EKONOMİ - 02 Eylül 2025 Salı 17:06

Konya yeşil sanayinin öncüsü olacak

A
A
A
Konya yeşil sanayinin öncüsü olacak

Konya Sanayi Odası tarafından, Ekonomi Gazetesi iş birliği ile düzenlenen 4. Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvesi, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.


Zirvenin açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, sürdürülebilir üretimin önemine vurgu yaparak, "Sadece üreten değil, sürdürülebilir şekilde üreten şehirler geleceğe yön verecek. Konya, bu geleceğin en güçlü aktörlerinden biri olmaya devam edecek" dedi. Bu yıl 4.’sü düzenlenen ve Türkiye’nin En Büyük Yeşil Sanayi Zirvesi olan, ‘4. Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvesi’, Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Büyükeğen’in ev sahipliğinde, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Baykan, Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Konya protokolü, sanayiciler ve davetlilerin yoğun katılımı ile gerçekleştirildi.



Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, Konya sanayisinin başarılarından övgü ile söz ederek, şehrin rekabet gücünü koruyabilmesi için, yeni dönemin dinamiklerine ayak uydurmasının önemine dikkat çekti. Yeşil dönüşüm sürecinin, yeni dönemin en önemli başlıklarından biri olduğunu aktaran Büyükeğen, "Ülkemizin toplam ihracatının yüzde 40’ını, Konya’mızın ise yüzde 37’sini gerçekleştirdiği Avrupa Birliği pazarlarında varlığımızı hem korumak hem de güçlendirmek için sanayimizin yeşil dönüşümü hayati önem taşıyor. Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak, sanayicilerimizi bu konuda sürekli bilgilendiriyor, farkındalık çalışmaları yapıyor, eğitim programları düzenliyoruz. Sanayicimizin bu süreçte ihtiyaç duyduğu bilgiye, desteğe ve yol haritasına ulaşabilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Bugün burada ortaya koyduğumuz irade ve iş birliği, yarının daha rekabetçi, daha temiz ve daha güçlü sanayisinin temelini atacaktır. Sadece üreten değil, sürdürülebilir şekilde üreten şehirler geleceğe yön verecek. Konya, bu geleceğin en güçlü aktörlerinden biri olmaya devam edecek" dedi.



KSO’dan, 223 milyon liralık enerji tasarrufu


Konya Sanayi Odası, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracının, Odanın yaptığı yeşil dönüşüm çalışmalarının en önemli ayağını oluşturduğunu kaydeden Başkan Büyükeğen, aracın Türkiye genelinde enerji etütleri yapmaya devam ettiğini vurguladı. Bugüne kadar 131 kurum ve sanayi işletmesinde ölçümler gerçekleştirildiği bilgisini paylaşan Büyükeğen, "Yaptığımız bu enerji etüt çalışmaları ile; yılda 51 bin ton karbon salınımının önüne geçtik. 8 bin 810 TEP enerji tasarrufu sağlayarak, milli ekonomiye 223 milyon liralık katkı sağladık. Ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızdan aldığımız ‘Enerji Verimliliği Danışmanlık’ yetkisiyle üyelerimize danışmanlık hizmeti sunuyor, TÜBİTAK ve MEVKA gibi kurumların desteklerinden faydalanmalarını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.


Oda olarak döküm ve savunma sanayine yönelik 15 milyon dolar bütçeli 3 ayrı UR-GE Projesi yürüttüklerini de kaydeden Büyükeğen, bu projelerle de 47 firmanın yeşil dönüşümüne destek verdiklerini, karbon ayak izlerini azaltarak ihracat kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade etti.



Konya OSB’den, Yeşil OSB atağı


Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin de yeşil dönüşümde örnek bir OSB olduğunun altını çizen Başkan Büyükeğen, "Konya OSB olarak; TSE tarafından belirlenen 4 başlıktaki 40 farklı kriteri eksiksiz yerine getirerek, Türkiye’de Yeşil OSB Sertifikası alan 21 OSB’den biri olmayı başardık. Konya Organize Sanayi Bölgemizde, günlük 7 bin metreküp atık suyu arıtarak, çıkan çamurun yüzde 90’ını bertaraf ediyoruz. Bölge müdürlüğümüze ait toplam 4,5 MW gücündeki GES yatırımlarımızla, hem kendi tesislerimizin, hem de sokak aydınlatmalarımızın enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Bu yatırımlarımızla 26 bin ton karbon salınımının önüne geçtik. Ayrıca bölge sanayicilerimizin çatı tipi GES yatırımları da 249 MW kurulu güce ulaştı. Böylece toplamda 286 bin ton karbon salınımı engellenmiş oldu. 1 milyon 310 bin metrekarelik yeşil alanımızla da, Türkiye’nin en yeşil OSB’lerinden biriyiz" dedi.



"Konya, yeşil sanayinin öncüsü olma yolunda ilerliyor"


Daha sonra Konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, dönüşümün sadece makinelerin değil, zihniyetin de devrimi olduğunu kaydetti. Yeşil dönüşümü teknolojinin ve ekonominin kalbine vicdanı yerleştirmek olarak tanımlayan Vali Akın, "Bu ufuk, çevreyi korumanın ötesinde; dünyanın dengesini ve nihayetinde insanlığı korumaktır. Bizler artık biliyoruz ki sürdürülebilir olmayan hiçbir büyüme, kalıcı değildir. Kalıcılığı sağlayacak olan; doğayla uyumlu üretim, yenilenebilir enerjiye dayalı yatırımlar, döngüsel ekonomi anlayışı ve gelecek kuşakların da hakkını gözeten sanayi politikalarıdır. Ülkemizin 2053 net sıfır hedefi; temiz hava, berrak su, sağlıklı toprak ve sürdürülebilir bir üretim düzenine dair taahhüdümüzdür. Sanayi, bu stratejik hedefin en önemli taşıyıcı gücüdür. Konya’mız, yeşil sanayinin ve sürdürülebilir kalkınmanın öncüsü olma yolunda ilerlemekte, tüm dünyaya şu mesajı vermektedir: Biz üretmek için olduğu kadar geleceği korumak için de çalışıyoruz; sanayi doğayı tüketerek değil, doğayla birlikte büyüyebilir" şeklinde konuştu.



"Sanayi, ülkenin kalkınmasında motor görevi görüyor"


AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi de, ülkenin kendini geliştirme ve dünya ölçeğinde yer bulabilmesi için yaptığı gayretli çalışmalarda sanayinin motor görevi gördüğünü, istihdam ve üretim ile ülkenin geleceğine önemli katkılar sunduğunu aktardı. Konya sanayisinin üretimde avantajlı bir durumda olduğunu aktaran Selvi, "Konya’mız artık hızla üretim kapasitesini bilgi teknolojileriyle donatarak geliştiriyor. Şehrimizin, Türkiye’deki yapılanmaları dikkate aldığımız zaman avantajlı olduğunu görüyoruz. Çünkü sanayimizin üretim merkezleri yerleşim alanlarını tehdit etmiyor daha çevreci ve daha yaşanabilir bir ortamda üretimini sürdürüyor bu da son derece kıymetli" ifadelerini kullandı.



Daha sonra konuşan AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, yeşil dönüşümün, yeşil sanayinin ve çevreye duyarlı üretimin son derece önemli olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Konya, şu anda 3,5 milyar dolar ihracatı geçmiş durumda. Sanayimizin geleceği adına, verimliliği adına yeşil dönüşümün, yeşil sanayinin çok önemli olduğunu idrak edebilmek durumundayız ve bunu çok güçlü bir şekilde destekliyoruz."



"Çok daha yaşanabilir Konya’yı hep birlikte inşa edeceğiz"


Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş da, üretimin geleceğinin çevresel hassasiyet ve sosyal sorumlulukla da ölçülen bir değer olduğunu aktardı. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak, ileri teknolojiye sahip atık su arıtma tesisleri, akıllı şehir uygulamalarıyla Konya’yı çevreye saygılı, iklime duyarlı modern bir şehir olarak geleceğe hazırladıklarını söyleyen Uzbaş, "İnanıyorum ki, sanayicilerimizle, iş dünyamızla, üniversitelerimizle ve tüm paydaşlarımızla el ele vererek çok daha yaşanabilir bir Konya’yı hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu.



"Sürdürülebilirlik, kısa mesafe değil, maratondur"


AB Türkiye Delegasyonu Yeşil Kalkınma ve Kapsayıcı Büyüme Program Yöneticisi Michele Pıerpaolı de, sürdürülebilirliğin kısa mesafe koşusu olmadığını, bir maraton olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar iklim nötr ilk kıta olmayı hedeflediğini ve bunu gerçekleştirmek için politikaları, düzenlemeleri ve finansman araçlarını uyumlu hale getirdiğini aktaran Pıerpaolı, "Ancak bir şeyi iyi biliyoruz, bunu tek başımıza başaramayız. AB, Türkiye’yi sadece bir komşu olarak değil, stratejik bir ortak olarak görüyor. Sektörleriniz, girişimcileriniz, yenilikçileriniz, tüm bu bölgenin yeşil dönüşümünde merkezi bir rol oynuyorlar. Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi, bu taahhüdün açık, iddialı ve ileriye dönük bir kanıtıdır. Bugünkü zirve, ortaklığımızın ne kadar ilerlediğini ve birlikte daha ne kadar ilerleyebileceğimizi gösteriyor. Elbette, önümüzdeki yolun her zaman kolay olmayacağını biliyoruz. Sürdürülebilirlik kısa mesafe koşusu değil bir maratondur. Zaman alır. Yatırım gerektirir" ifadelerini kullandı.



İki panelde, yeşil dönüşüm tüm yönleriyle ele alındı


Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panellerde alanında uzman isimler, sürdürülebilir üretim, yeşil finansman, teşvikler, proje destekleri ve yeşil dönüşüme dair bilgiler verdi.


Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘AB Politikaları Çerçevesinde Sanayide Sürdürülebilirlik Döngüsel Ekonomi: Yeşil Finansmana Erişim’ başlıklı panelde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Yönetici Yardımcısı Ebru Akyol Ergüner ile TÜBİTAK TEYDEP Bilimsel Programlar Kıdemli Uzmanı Nedim Altın Yılmaz, katılımcılara bilgiler verdiler.



Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Handan Sema Ceylan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ‘Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Hedefi ve Sanayinin Rolü’ Başlıklı ikinci oturumda da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Proje Destekleri Daire Başkanı Ersoy Metin, TSE Sürdürülebilir İklim Değişikliği Müdürü Mehmet Ergün ve Daxler Energy Genel Müdür Yardımcısı Burak Bağcı, sanayinin yeşil dönüşümüne ilişkin bilgiler paylaştı.



Konya yeşil sanayinin öncüsü olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.