GÜNDEM - 22 Ağustos 2025 Cuma 12:38

Konya’da Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası’ndan zam açıklaması

A
A
A

Konya’da Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası kamu mühendisleri ve teknik hizmetler çalışanları zam talebiyle basın açıklaması yaptı.

Basın açıklaması Anıt Alanında düzenlendi. Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası, memur ve memur emeklilerine sunulan zam teklifine, Meslek Kanunu’nun çıkarılmamasına karşı, bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirirken, sendika, "Sahada Kazandırıyor; Masada Kaybediyoruz" sloganıyla basın açıklaması düzenledi. Yapılan basın açıklamasında konuşan Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası Konya İl Temsilcisi Hatice Öksüz, "Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası olarak, bir günlük iş bırakma eylemimizle, kamu mühendislerine, mimarlara ve teknik hizmet sınıfı çalışanlarına yapılan haksızlığa karşı sesimizi duyurmak istiyoruz. Ülkemizin enerji, sanayi, madencilik ve teknik altyapısının yükünü omuzlayan bizler; emeğimizin karşılığını, mesleki saygınlığımızı ve hak ettiğimiz değeri görmek istiyoruz. Ancak hükümetin 8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde sunduğu zam teklifinin yetersiz kalması, Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılmaması bizi bu güçlü eyleme yöneltmiştir. Bu nedenle de ‘Sahada Kazandırıyor; Masada Kaybediyoruz’ diyerek, sesimizi tüm Türkiye’ye duyuruyoruz" dedi.

Konya’da Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası’ndan zam açıklaması

Hatice Öksüz sözlerine şu şekilde devam etti: "Hükümetin açıkladığı son zam teklifi, 2026 yılı için yüzde 11+7, 2027 yılı için yüzde 4+4 Bu da iki yıla yayılmış toplamda yalnızca yüzde 26’lık bir artış anlamına gelmektedir. Oysa biz, Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası olarak, çalışanların ekonomik şartlar karşısındaki kayıplarını telafi edecek gerçekçi talepler sunduk: 2026 için her altı ayda yüzde 30, 2027 içinse yüzde 25’er zam ve refah payı talep ettik. Bu, ne lütuf ne de ayrıcalık; insanca yaşamanın asgari şartıdır. Yüzde 26’lık teklif, bugünkü enflasyon ortamında kamu çalışanlarını yoksulluğa mahkum etmektedir. Bu oran, mevcut ekonomik tabloda geçimimizi kolaylaştırmak bir yana, var olan maddi sıkıntıları daha da derinleştirecektir. Ancak bize reva görülen, taban aylığa bin TL gibi trajikomik rakamlar eklenmesi, yani 1 kilo et parası. Bu yaklaşımı şiddetle reddediyoruz."

Konya’da Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası’ndan zam açıklaması

Emeklerin karşılıksız kaldığını özlük hakları, maaşlar ve çalışma şartlarının her geçen gün daha da geriye gittiğini belirten Öksüz, "Bu adaletsizliğin ortadan kalkması ve ekonomik şartlar karşısında maaşlarımızın korunması adına, Eşel-Mobil sistemine geçilmesi gerekmektedir. Enflasyonun yüksek olduğu bu dönemde, maaş artışlarının altı ayda bir yapılması yeterli değildir. Bu nedenle, her ay düzenli olarak enflasyon farkı ödemesi yapılmalıdır. Maaş zammı, taleplerimizin yalnızca bir parçasıdır. 1938 tarihli 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, günümüz ihtiyaçlarına yanıt vermemektedir. Çağın şartlarına uygun, mühendislik mesleğinin uzmanlık alanlarını, yetkilerini ve ekonomik güvencelerini tanımlayan bir Meslek Kanunu’nun ivedilikle yürürlüğe girmesi gerekmektedir. Ülkemizin çağın ilerisinde olması için durmaksızın çalışırken, yetkililerden hakkımız olan bu kanunu talep etmekteyiz. Masada konuşulan bu yetersiz teklifler, kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan oldukça uzaktır. Sendikal özgürlükler pazarlık konusu olamaz; teknik hizmetler sınıfının itibarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Filistin Politeknik üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü, öğrenci ve akademisyen değişimi ile ortak araştırmaları kapsayan yeni bir akademik ortaklık başlattı. Kıbrıs ve Filistin arasında kurulan bu akademik köprü filistinli gençlerin uluslararası eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. İki üniversite arasında kurulan bu stratejik ortaklık ile akademik personel ve öğrenci değişimi, ortak araştırma projeleri, bilimsel etkinlikler, konferanslar, seminerler ve çalıştayların hayata geçirilmesi planlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen imza töreni ile yürürlüğe giren protokol; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Mustafa Abusafa tarafından imzalandı. İmza töreninde ayrıca; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Kurt ve Prof. Dr. Umut Aksoy ile Filistin Politeknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmad Altamimi, Rektör Yardımcısı Dr. Ayman Sultan, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Nour Qawasmeh ve İdari Bilimler ve Bilişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Husam Rjoub katıldı. Protokol, özellikle Filistin’de yıllardır süren savaş ve abluka nedeni ile ağır biçimde etkilenen yaşam ve eğitim şartları dikkate alındığında ayrı bir önem taşıyor. Üniversitelerin ve eğitim altyapısının zarar gördüğü, akademik faaliyetlerin kesintiye uğradığı, gençlerin güvenli biçimde eğitimlerine devam etmekte zorlandığı ve yükseköğretime erişimin ciddi şekilde sınırlandığı bir ortamda hayata geçirilen öğrenci ve akademisyen değişim programlarının, Filistinli üniversite öğrencileri için önemli bir fırsat sunması bekleniyor. Bu kapsamda sağlanacak uluslararası akademik hareketlilik; gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmelerine, farklı bilimsel çevrelerle etkileşim kurmalarına ve mesleki gelişimlerini güçlendirmelerine güçlü bir destek sağlayacak. Filistin politeknik üniversitesi hakkında Filistin’in El-Halil (Hebron) kentinde bulunan Filistin Politeknik Üniversitesi, Filistin Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı mevzuatına bağlı kamu üniversitelerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Filistin Yükseköğretim Konseyi, Arap Üniversiteler Birliği, İslam Üniversiteleri Birliği ve Dünya Üniversiteler Federasyonu gibi uluslararası kuruluşlara üyeliği bulunan PPU, bölgesel ve küresel akademik iş birlikleriyle dikkat çekiyor. 1978 yılında teknik ve mühendislik odaklı bir yüksekokul olarak kurulan kurum, 1991 yılında lisans programları sunan bir üniversiteye dönüştü. 1999’dan itibaren diploma ve lisans programlarını genişleten PPU, 2006 yılında yüksek lisans, 2018 yılında ise doktora programlarını başlatarak akademik yapısını daha da güçlendirdi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: "İmzaladığımız iş birliği protokolü, yalnızca akademik bir ortaklık değil güçlü bir dayanışma iradesinin tezahürüdür." Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Filistin Politeknik Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolünün yalnızca akademik bir ortaklık olmadığını, aynı zamanda güçlü bir dayanışma iradesini yansıttığını vurguladı. Filistin’de yaşanan insanlık dışı şartların yükseköğretim süreçlerini de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle öğrenci değişim programlarının Filistinli gençler açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bugün imzaladığımız bu protokol, bilimsel iş birliğinin ötesinde güçlü bir akademik dayanışma mesajıdır. Filistinli gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri, uluslararası akademik ortamlara erişebilmeleri ve geleceklerini güvenle inşa edebilmeleri hepimiz için ortak bir sorumluluktur. Öğrenci ve akademisyen değişim programları, gençlerin yalnızca akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda umutlarını canlı tutmalarına da katkı sağlayacaktır" dedi. Üniversiteler arası iş birliklerinin zor zamanlarda daha da anlam kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilimsel üretimin paylaşılması, eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve uluslararası akademik dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Mustafa Abusafa: "Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz." Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Abusafa ise iş birliği protokolünden duydukları memnuniyeti dile getirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti. Prof. Dr. Abusafa, Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin güçlü akademik birikimi ve uluslararası saygınlığıyla öne çıkan bir kurum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. "Öncelikle bize bu fırsatı sunduğu, deneyimlerini paylaşma ve özellikle sağlık bilimleri eğitimi alanındaki zengin birikiminden yararlanma imkanı sağladığı için Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum" diyen Prof. Dr. Abusafa, "Yakın Doğu Üniversitesi dünya çapında tanınan ve saygın sıralamalarda yer alan güçlü bir üniversite. Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz. Bize sunulan bu değerli fırsat için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Muş Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa Muş’un Korkut Gençlik Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nde giydiği zırhı simgeleyen hediyelik ürünler üreterek tarihi mirası yaşatıyor. Korkut Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan’ın giydiği zırhtan esinlenerek hediyelik ürünler üretiyor. El sanatları usta öğreticisi Fatma Baba tarafından verilen kursta öğrenciler, Alparslan’ın zırhını simgeleyen objeleri kalıba dökerek taşlama ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Geçmişin izlerini el emeğiyle geleceğe taşıyan öğrenciler hem el becerilerini geliştiriyor hem de atalarını yad ediyor. Kursu ziyaret eden Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz da atölye çalışmalarına katıldı. Öğrencilerle birlikte Alparslan zırhını kalıba dökerek taşlama yapan Ayaz, gençlerle sohbet ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üretilen zırh figürleri, ilçeye gelen misafirlere hediyelik olarak takdim edilerek kentin tanıtımına da katkı sağlıyor. Kursa katılarak öğrencilerle güzel vakit geçiren Kaymakam Ayaz, Muş’un Sultan Alparslan’la özdeşleşmiş, tarihi ve kültürel açıdan son derece önemli, kadim bir şehir olduğunu belirtti. Kaymakam Ayaz, çocuklarla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getirdiklerini ifade ederek, "Korkut Gençlik Merkezi’nde hem öğrencilerimize hem de gençlerimize Sultan Alparslan kültürünü, ecdadımızın tarihini ve geleneklerimizi aktarmak amacıyla özel bir çalışma yürütüyoruz. Çocuklarımızla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getiriyoruz. Bu zırhları bizzat kendileri tasarlıyor, yapıyor ve emek veriyorlar. Böylece hem doğal bir şekilde tarih bilinci kazanıyorlar hem de el becerilerini ve el sanatlarını geliştiriyorlar. Bu faaliyet; dikkatlerini toplamalarına, el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine, dikkat dağınıklığını azaltmalarına ve daha birçok alanda olumlu katkı sağlamaktadır" dedi. Öğrencilerin çalışmalara büyük bir istekle katıldığını belirten Ayaz, hafta sonu kurslarıyla köylerdeki çocuklara ulaştıklarını ve çeşitli kurs ile atölyeler aracılığıyla onların kendilerini geliştirmelerine imkân sağladıklarını kaydederek, "Çocuklarımız burada büyük bir keyif alıyor, hepsi büyük bir istek ve arzuyla Sultan Alparslan zırhını tamamlamak için adeta bir mücadele veriyor. Katılımımız oldukça yüksek. Korkut’taki 53 okulumuzun neredeyse tamamından öğrencilerimizi buraya getiriyoruz. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Merkezin Her Yerde’ projesiyle bu çalışmaları Korkut’un yanı sıra diğer ilçelerimizdeki gençlik merkezlerine de yaygınlaştıracağız. Hafta sonu kurslarımızla köylerdeki çocuklarımıza ulaşıyor, onları merkezlerimize kazandırıyoruz. Böylece çeşitli kurs ve atölyelerde kendilerini geliştirme imkânı buluyorlar. Biz de bu süreçten son derece memnunuz ve inşallah bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Eğitim ve üretim faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Ayaz, çalışmanın kâr amaçlı olmadığının altını çizerek, "Eğitimlerimiz ve üretimlerimiz devam edecek. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, biz bu işi kâr amaçlı yapmıyoruz. Amacımız maddi kazanç elde etmek değil; çocuklarımıza Sultan Alparslan’ın kim olduğunu, tarihimizin ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu öğretmek ve onlara bu bilinçle yatırım yapmaktır. Bu kurs, bizim için bir amaç değil, bir araçtır" şeklinde konuştu. Zırhlarda tamamen doğal figürler ve tarihi motifler kullandıklarını ifade eden Ayaz, "Üniversitedeki akademisyen arkadaşlarımızın alan çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda belirlenen kalıplar üzerinden, Sultan Alparslan’ın kullandığı zırhın orijinal görünümlü bir yorumunu ortaya koyuyoruz. Kısacası, Muş’ta yaşayan çocuklarımız için Sultan Alparslan’ın taşıdığı büyük önemi, bu önemin nereden geldiğini ve neden bu kadar kıymetli olduğunu anlatmak üzere bu kursu açtık. Tamamen çocuklarımıza yatırım amacıyla, gönülden yürüttüğümüz bir çalışmadır" diye konuştu. Kursa katılan çocuklardan Nursima Sayılgan ise 75. Yıl Merkez İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, gençlik merkezine hem eğlenmek hem de eğlenceli oyunlar oynamak için geldiğini söyledi. Sayılgan, "Gençlik merkezine eğlenmeye ve eğlenceli oyunlar oynamaya geliyorum. Aynı zamanda burada Sultan Alparslan’ın zırhlarını yapıyor, kalkan ve kılıçlarını hazırlıyoruz. Hepsini kendimiz yapıyoruz. Taş tozundan evler yapıyor, kuş evleri hazırlıyoruz" dedi.
Erzurum Pasinler Belediyesi’nden metruk bina yıkımı Erzurum’un Pasinler ilçesinde belediye ekipleri, Yeni Mahalle semtinde çevre kirliliği ve güvenlik riski oluşturan metruk binalara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye Fen İşlerine bağlı ekiplerin yıkım çalışmasını yerinde takip eden Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, ’Pasinlerimizin her köşesine dokunuyoruz. İlçemizin gelişimine katkı sağlayacak, çehresini değiştirecek güzel çalışmalar yapıyoruz. ’’ dedi. Yıkım çalışmalarını yerinde takip etti Tahliye işlemlerinin ardından güvenlik riski oluşturan metruk binalar, Pasinler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince iş makineleriyle yıkıldı. Zabıta ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında yürütülen çalışmalarla bölgenin daha güvenli hale getirilmesi ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılması hedefleniyor. Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘Gerçek Belediyecilik’ anlayışı doğrultusunda Pasinler Belediyesi olarak Kentsel Dönüşümün önemli yıkım projesini gerçekleştiriyoruz. Güvenlik açısından risk taşıyan metruk binalara yönelik temizlik ve yıkım çalışmalarımız planlı şekilde devam edecek. Bu sayede hem güvenli yerler ortaya çıkıyor hem de çevre kirliliği ortadan kalkmış oluyor. Eski bina tapu sahipleri anlaşarak metruk binaları yıkıyor yerine yol, park gibi hizmetler yapıyoruz. İlçe merkezleri bizim evimizdeki misafir odası gibi olmalı yani düzenli, tertemiz ve güzel olması lazım. Bizimde bu yönde çalışmalarımız devam ediyor. Pasinler’imizin her köşesine dokunuyoruz. Güzel işler yapmaya çalışıyoruz. Pasinlerin İlçemizin gelişimine katkı sağlayacak, çehresini değiştirecek tüm bu yatırımların ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum’’ diye konuştu.