GÜNDEM - 18 Nisan 2026 Cumartesi 10:05

Konya’da SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’ndan öğrencilere 23 Nisan gösterisi

A
A
A
Konya’da SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’ndan öğrencilere 23 Nisan gösterisi

Konya 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini misafir etti. Öğrenciler, SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları tarafından hazırlanan gösterileri büyük bir ilgiyle izledi, sergilenen uçak ve helikopterleri yakından gördü.


Konya’nın tüm ilçelerindeki çeşitli okullardan 2 bin 188 öğrenci öğretmenleriyle birlikte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlik çerçevesinde Konya 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığına geldi. Üs içerisindeki Kartal Park Sahasına intikal eden öğrenciler statik uçak sergisi ve stantları dolaşarak burada fotoğraf çekildi. Öğrenciler, ardından SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’nın gösterisini izledi. Özel program kapsamında öğrenciler, Personel Kurtarma (PK) ile İleri Hava Kontrolör (İHK) Filo Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen gösteriyi izledi. Gösteride F16 pilotlarının atlamasını takiben düşman sahasından MAK paketleri olarak olabilecek en alçak irtifadan en hızlı şekilde kurtarma harekatı icra edildi. CN-235 uçakları ve F16 uçaklarını simüle ederek yakın hava desteği sağladı.


Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



Konya’da SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları’ndan öğrencilere 23 Nisan gösterisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Karsan Otonom e-ATAK İsveç’te turistleri kayak merkezlerine taşıdı Karsan Otonom e-ATAK, İsveç’in Malung-Sälen ve Älvdalen belediyeleri, yerel işletmeler ve Dalarna Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen Sälen–Idre Otonom Toplu Taşıma Projesi (SIKTA) kapsamında, dağlık bir turizm bölgesinde gerçek yol koşullarında yolcu taşıyan ilk otonom otobüs uygulamalarından biri oldu "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom araçlara dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, Otonom e-ATAK ile yeni bir ilki daha hayata geçirdi. Karsan Otonom e-ATAK, İsveç’in Malung-Sälen ve Älvdalen belediyeleri, yerel işletmeler ve Dalarna Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen Sälen–Idre Otonom Toplu Taşıma Projesi (SIKTA) kapsamında, dağlık bir turizm bölgesinde gerçek yol koşullarında yolcu taşıyan ilk otonom otobüs uygulamalarından biri oldu. Ocak 2026 itibarıyla Otonom e-ATAK; yoğun kar yağışı ve zorlu kış koşullarının yanı sıra, yayalar ve kayakçılarla sürekli etkileşim halinde olduğu trafik ve paylaşımlı yol senaryolarında kapsamlı testlerden geçti. Başarılı test sürecinin ardından, 9 Mart 2026’da İsveç Ulaştırma Otoritesi Transportstyrelsen’den yolcu taşıma onayı alarak ticari operasyona geçti. Araç, kayak turizminin yoğun olduğu dönemde yaklaşık bir ay boyunca turist taşımacılığı gerçekleştirerek gerçek operasyon koşullarında güvenli ve kesintisiz hizmet sundu. Proje kapsamında toplam 4,8 kilometrelik bir hat üzerinde hizmet veren araç, kayak merkezi alanları ile konaklama noktaları arasında aktif görev alarak yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve kapsayıcı mobilite çözümlerine katkısını da ortaya koymuş oldu. Bu uygulama ile otonom toplu taşıma araçlarının, dağ ve kayak turizmi gibi zorlu ortamlarda hayata geçirilen en kapsamlı uygulamalardan biri olduğunu söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "Sälen’de hayata geçirdiğimiz bu proje ile otonom mobilitenin en zorlu kullanım senaryolarından biri olan kış turizmi bölgelerinde dahi güvenli ve kesintisiz şekilde çalışabildiğini gösterdik. Bu uygulama, otonom toplu taşımanın artık pilot bir teknoloji olmaktan çıkıp gerçek hayatın bir parçası haline geldiğinin güçlü bir kanıtı. Bu yeni başarı, Karsan’ın otonom mobilite alanındaki liderliğini daha da pekiştiriyor" dedi. Sälen uygulaması, zorlu iklim koşulları ile yoğun insan etkileşiminin kesiştiği yüksek kompleksiteye sahip ortamlarda otonom toplu taşıma için global ölçekte referans gösterilen uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor. Bu vizyon doğrultusunda, projenin önemli çıktılarının değerlendirildiği ve aracın sahada test edildiği SIKTA Autonomous Transport Conference, 8 Nisan 2026 tarihinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Malung-Sälen Belediyesi, Sälen Buss, Dalarna Üniversitesi, Karsan yetkilileri, Applied Autonomy ekibi, ADASTEC ve uluslararası basın temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen etkinlik, projenin başarısını ve güçlü iş birliği modelini ortaya koyan önemli bir platform oldu. Ölçeklenebilir turizm mobilitesinde güçlü bir model Sälen–Idre Otonom Toplu Taşıma Projesi (SIKTA), Malung-Sälen Belediyesi liderliğinde; Älvdalen Belediyesi, yerel işletmeler ve Dalarna Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen önemli bir mobilite projesi olarak öne çıkıyor. Sälen’de hayata geçirilen bu uygulama, yalnızca tek seferlik bir proje olmanın ötesinde, turizm bölgelerinde otonom mobilitenin yaygınlaştırılmasına yönelik uzun vadeli bir dönüşümün güçlü bir adımını oluşturuyor. Elde edilen operasyonel başarı, otonom toplu taşımanın zorlu iklim ve coğrafi koşullarda dahi güvenli, sürdürülebilir ve uygulanabilir bir çözüm olduğunu ortaya koyuyor. Projenin ikinci fazında Karsan Otonom e-ATAK’ın İsveç’in bir diğer önemli kış turizm merkezi olan Idre’de hizmet vermesi planlanıyor. Bu kapsamda, Sälen’de elde edilen güçlü performans çıktılarının, daha geniş kapsamlı operasyonların önünü açması bekleniyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Okan Baş şunları söyledi: "Sälen’de elde ettiğimiz bu başarı, otonom toplu taşımanın turizm bölgeleri başta olmak üzere farklı kullanım alanlarında hızla yaygınlaşabileceğini gösteriyor. Bu modelin, sezonluk yoğun talep yaşayan destinasyonlarda sürdürülebilir ve verimli bir ulaşım çözümü sunacağına inanıyoruz.’’ Projenin arkasında güçlü bir koalisyon var Sälen–Idre Otonom Toplu Taşıma Projesi (SIKTA), kamu, akademi ve özel sektörün güçlü iş birliğiyle hayata geçirilen örnek bir mobilite projesi olarak öne çıkıyor. Malung-Sälen ve Älvdalen belediyeleri, Dalarna Üniversitesi, Applied Autonomy ekibi, ADASTEC, yerel işletmeler, Sälen Buss ve destinasyon yönetim kuruluşlarının aktif katkılarıyla şekillenen proje, otonom teknolojisinin gelişiminde iş birliklerinin de önemini vurgulayan bir örnek oldu. Projenin çıktılarının değerlendirildiği ve Karsan Otonom e-ATAK’ın sahada test edildiği SIKTA Autonomous Transport Conference, 8 Nisan 2026 tarihinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Malung-Sälen Belediyesi başta olmak üzere bölgedeki önemli paydaşlar, teknik ekipler ve uluslararası basın temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen etkinlik, projenin başarısını ve iş birliğinin gücünü ortaya koyan önemli bir platform oldu. SIKTA Proje Yöneticisi Tiina Ohlsson konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Bu proje, kış koşullarında otonom toplu taşıma araçlarının potansiyelini ortaya koyuyor. Hem teknolojiyi hem de projenin operasyonel süreçlerini iyileştirmek için şimdiden çok şey öğrendik." Malung-Sälen Belediye Başkanı Hans Unander ise, "Karsan ve ADASTEC ile gerçekleştirdiğimiz son derece verimli bir iş birliği ve proje oldu. Bu iş birliği sayesinde, büyük şehirlerden uzakta yaşayan bizler bile gelişmeleri yakından takip edebiliyoruz. Dağlık bölgelerde sürdürülebilir ulaşımı hayata geçirebilmek için, önümüzdeki kış sezonundan sonra da projenin devam etmesini umuyoruz. İsveç’te otobüs şoförü bulmak zor olduğundan, bu proje toplu ulaşımın geleceği olabilir" dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker de değerlendirmesinde, "Sälen, teknolojimizi bir kayak merkezi ortamında test etme ve kanıtlama yolunda önemli bir adımdır. Kış koşullarındaki deneyimlerimizi temel alarak gerçekleştirdiğimiz bu uygulama, sistemimizi kış turizminin kendine özgü dinamiklerine daha da uyarlamamızı sağlamıştır. Idre’deki faaliyetlerimizi sürdürürken, edindiğimiz bu bilgileri ileriye taşıyacak ve benzer operasyonel ortamlardaki deneyimlerimizi daha da genişleteceğiz" dedi. "2026’da hedefimiz güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına çıkarmak" Sälen’de hayata geçirilen bu proje ile Karsan, otonom teknolojisinin yalnızca belirli test alanlarında değil, zorlu iklim ve gerçek operasyon koşullarında da yüksek performansla çalışabildiğini bir kez daha net şekilde ortaya koydu. Elde edilen başarıyla birlikte Karsan, farklı coğrafyalar, değişken yol koşulları ve yoğun kullanım senaryolarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de sahada kanıtlamış oldu. Karsan CEO’su Okan Baş  konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Sälen’de elde ettiğimiz operasyonel deneyim, otonom mobilite yol haritamızda bir sonraki aşamaya geçişimizi hızlandırdı. Karsan olarak 2026 yılı içerisinde, güvenlik sürücüsünün tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modelini Norveç’in Stavanger şehrinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz.’’
Kocaeli "Değer yargıları zayıflamış bir gençlikle karşı karşıyayız" Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan olaylar sonrası değerlendirmelerde bulunan Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) Konfederasyonu Genel Başkanı Adil Kurban, eğitim sistemindeki rehberlik eksikliğine, çocukların dijital dünyaya bağımlılığına ve aile içi iletişim zayıflığına dikkat çekerek, erken yaşta davranış ve değer eğitiminin önemine vurgu yaptı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan ve kamuoyunda büyük infial oluşturan olaylar, eğitim sistemi, aile yapısı ve gençlerin ruhsal durumu üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle çocuk yaşta bireylerin karıştığı şiddet vakaları, toplumda derin bir endişe oluştururken, bu tür olayların arka planında yatan nedenler de sorgulanmaya başlandı. AL-KON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, yaşanan trajedilere ilişkin yaptığı değerlendirmede hem eğitim sistemine hem de aile içi iletişime dikkat çekerek çarpıcı tespitlerde bulundu. "Milli eğitimde kökten düzenleme gerekiyor" AL-KON Konfederasyonu olarak şiddeti kınadıklarını söyleyen Adil Kurban, "Bu aslında son yaşadığımız 2 olay taşan birikimin sonucudur. Yani uzun zamandan beri devam eden dejenerasyonun artık zirveye ulaşarak ortaya çıkması meselesidir. Kamufle olmuş, insanların çok iyi takip edemediği ve bilemediği bir durumun tamamen ortaya çıkmasıyla alakalıdır. Dolayısıyla bu durum, milli eğitimde kökten düzenlemeyi gerekli kılıyor. İlköğretimden, ortaöğretimden, lise eğitimine kadar bakış açısının sadece başarı odaklı olmaması gerekiyor. Sadece başarı odaklı sistem eğitim değildir; öğretim olabilir ama eğitim değildir. Eğitim ayrıdır, öğretim ayrıdır. Eğitimin tam anlamıyla verilebilmesi için kültürümüzün, değerlerimizin ve erdemlerimizin çocuklarımıza aktarılması gerekiyor. Ancak görüyoruz ki özellikle son yüzyılda yaşanan kültür emperyalizmi nedeniyle kendi çocuklarımıza kendi kültürümüzü yeterince veremiyoruz" diye konuştu. Dijital dünya ve gençlik üzerindeki etkisi Çocukların başka kültürlerden çok rahat etkilendiklerini belirten Kurban, "Bazen sadece oyunlar bile onların bir parçası haline gelebiliyor. Bu durum korkunç noktaya ulaşıyor. Gerçek ile sanalı karıştırmış zihin yapısı ortaya çıkıyor ve insanlar sanal dünyada yaşadığını zannediyor. Gerçeği algılayamıyor. Bu durum eğitim sistemiyle olduğu kadar bağımlılıkla da alakalıdır. Ülkemizde internet kullanımı çok yaygın ancak faydaya yönelik kullanım oldukça sınırlı. Belki de yüzde 5’i bile faydalı kullanım değildir. Çocuklar, toplumda göremedikleri şeyleri sanal ortamda görüyor ve bu da onlara cazip geliyor. Bu durum, onların hayatlarını ve kabiliyetlerini israf etmelerine neden oluyor" şeklinde konuştu. "Eğitimle ilgili önerilerimizi rapor halinde sunacağız" Bir insanın hayatta hedefi yoksa mutlu olması, verimli olması ve motive olmasının mümkün olmadığını belirten Kurban, "Bu nedenle çocuklarımızın doğru motivasyonunu sağlamak ve onlara hedef göstermek zorundayız. Ancak bu hedef sadece maddi olamaz. Sadece maddiyatla kim mutlu olabilir? Hayata bakış açısı, erdemler ve vicdan da en az maddiyat kadar önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşme talep ettik. İnşallah yakın zamanda bu görüşmeyi gerçekleştireceğiz. Eğitimle ilgili önerilerimizi rapor halinde sunacağız ve çocuklarımızı geliştirecek her türlü yeniliğin hayata geçirilmesi için çalışacağız. Eğitimin tamamen yenilenmesi lazım" ifadelerini kullandı. Adabı muaşeret ve temel eğitim eksikliği "Bugün gençlerin büyük bir kısmı insanlarla nasıl konuşması gerektiğini bilmiyor" diyen Adil Kurban, "Memura, büyüğüne ya da yolda karşılaştığı birine nasıl hitap edeceğini bilmiyor. Bu nedenle adabı muaşeret eğitimi çok küçük yaşlardan itibaren verilmelidir. Ana sınıfından itibaren tiyatrovari yöntemlerle çocuklara bu davranışlar öğretilmelidir. Çocukların zihninde oluşan her türlü soruya cevap verebilecek eğitim sistemi kurulmalıdır. Bu çağın insanı zorla değil ancak ikna ile yönlendirilebilir. Bu nedenle eğitim sistemi akla ve mantığa dayalı olmalıdır. Dogmatik yaklaşımlarla başarı sağlanamaz. Artık ne olduğu tam tanımlanamayan bir kuşakla karşı karşıyayız. Değer yargıları zayıflamış gençlikle karşı karşıyayız. Bu durum ileride ciddi güvenlik sorunu oluşturabilir. İnsanlar sokakta kendini güvende gezemeyecekler. Eğitim alamayan nesiller büyük bir risk oluşturur. Bu durum sadece bizim toplumumuz için değil, farklı topluluklar için de geçerlidir. Eğitimsiz nesillerin telafisi çok zordur ve bu durum toplumların geleceğini doğrudan etkiler" dedi. "Çocuklarımızın kabiliyetlerini doğru yönlendirmeli, onları israf etmemeliyiz" Ailelerin rolünün de önemli olduğunu ifade eden Kurban, "Toplum genel olarak belli bir yöne evrildiğinde bireysel çabalar yeterli olmayabiliyor. Çocuklar dış çevreden etkileniyor ve bu durum onların hayata bakış açısını değiştiriyor. Bugün ciddi dönüşüm yaşıyoruz. Bu dönüşüm, toplumumuzu istenmeyen noktaya götürebilir. Biz güvenli, birbirine güvenen bir toplumda yaşamak istiyoruz. Bu nedenle değerlerimize sahip çıkmalı ve eğitim sistemimizi yeniden yapılandırmalıyız. Biz insanız ve insanlığa örnek olmuş bir toplumuz. Bu nedenle bu seviyelere düşmemeliyiz. Çocuklarımızın kabiliyetlerini doğru yönlendirmeli, onları israf etmemeliyiz. Aksi halde hem bireysel hem toplumsal olarak büyük kayıplar yaşarız. Çocukların aile ilişkileri de zayıf. Zaten bugün birçok çocuk adeta odaya kapanmış durumda. Orada yanlış verilerle, yanlış bilgilerle donanıyorlar. Sonra dışarı çıktıklarında bakıyorsunuz, o çocuk artık sizin çocuğunuz değil" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve yardımcılarının da bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediyesi’ndeki ihale, imar ve iskân işlemlerinde “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” suçlarının işlendiği iddiaları üzerine yürüttüğü soruşturmada düğmeye bastı. 17 Nisan tarihinde 45 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda dijital materyale el konuldu. Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Oğuz Kaya ve Orhan Aydoğdu, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan ile yapı, ruhsat ve imar birimlerinden sorumlu müdürler Aysun Gökçen, Basri Onur Dedetaş, Nimet Karademir, Gülbin Ergünay ve Ezgi Nur Yılmaz yer aldı. Ayrıca belediye çalışanları, mimarlar ve rüşvet çarkına dahil olduğu iddia edilen firma sahiplerinin de gözaltına alınanlar arasında olduğu öğrenildi. 18 kişiden 5’i sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi.Gözaltına alınan isimlerden bazıları sağlık kontrolünden geçirildiÖte yandan gözaltına alınan 18 kişiden Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Zabıta Müdürü Mehmet Yılmaz, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın kayınbiraderi Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi. Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.Başsavcılıktan açıklamaOperasyonun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2025/256622 sayılı soruşturma kapsamında; Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personellerinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sürecinde; şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığına dair bulgulara ulaşılmıştır. Yapılan incelemelerde; Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen deliller doğrultusunda 17 Nisan 2026 tarihinde eş zamanlı arama, el koyma ve gözaltı işlemi gerçekleştirilmiş olup, toplamda 18 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır. 2 firari şahsın ise yakalama çalışması devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."Soruşturmanın detaylandırılarak sürdüğü bildirildi.
Kahramanmaraş Saldırganı karşı sınıfında okuyan öğrenci anlattı Kahramanmaraş’ta silahlı saldırının düzenlendiği okulda saldırganın karşı sınıfında okuyan N.S.O. (15), "Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim" dedi. Çarşamba günü merkez Onikişubat ilçesinin Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda 1’i öğretmen 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişi hayatını kaybederken yaralanan 8 öğrencinin tedavileri sürüyor. Saldırının yaşandığı okulda okuyan 8. sınıf öğrencisi N.S.O., saldırgan İsa Aras Mersinli ile karşılıklı sınıflarda okuduğunu belirterek, yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. "Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim" Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin dış görünüş ve karakter olarak farklı birisi olduğunu söyleyen N.S.O., "Saldırgan ile hiçbir konuşmuşluğum yok ama bahçede, koridorda görmüşlüğüm var. Saçma sapan hareketleri yapıyordu. Farklı bir görünüşü olduğunu herkes biliyordu. Otururken bir anda koşmaya başlayan veya değişik ses çıkartmaya başlayan bir çocuktu. Biraz farklıydı diğer insanlara göre. Kimse ondan şüphelenmemişti. Kimse, böyle bir olay olacağını düşünmemişti. Dikkat çekiyordu ama onun yapacağını hiç düşünmemiştim. Bu olaydan önce çocuğu hiç tanımıyordum sadece adını duyup görünüşünü biliyordum. Dış görünüşü veya hareketleri farklıydı ama böyle bir şey yapacağı hiç aklıma gelmemişti" ifadelerini kullandı. "Okulumu seviyordum" Aynı okulda okuyan ve saldırı anında okulda bulunan 6. sınıf öğrencisi B.P. (13), "Ben olay olduğunda bir üst kattaydım. Nöbetçi öğretmen geldi bütün sınıflara ’yere yatın’ dedi. Çok panik yapmaya çalışmadım ama yine de korktum. Okulumu seviyordum, hocaları seviyordum ama şimdi ne olacak bilmiyorum. Ben saldırganı tanımıyordum, hiç görmedim" diye konuştu. Vatandaşlar da tepkili Saldırıdan sonra okulun önüne gelip dua eden vatandaşlardan Nazife Daş, İsa Aras Mersinli’nin tutuklanan babası emniyet mensubu babası Uğur Mersinli’ye tepki göstererek, şunları söyledi: "Bu çocuklara içim parçalandı. Emniyet müdürü böyle olmaz. İnsan çocuğuna eğitim verir, atışa götürür mü? Emniyeti temsil eden adam çocuğunu atışa götürmez. Bu masumların ne suçu vardı. Analar, babalar ağlamasın. Benim 5 yaşındaki torunum okula gitmem diyor, ne yapacağım. Allah’tan korksunlar. Vicdan istiyorum millete, bütün pislikleri Cumhurbaşkanımız temizlesin."