ÇEVRE - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:38

Konya’da yaban domuzlarına sürek avı düzenlendi

A
A
A
Konya’da yaban domuzlarına sürek avı düzenlendi

Konya’nın Karapınar ilçesinde, tarım arazilerine büyük zarar veren yaban domuzlarına karşı sürek avı düzenlendi.


Karapınar Kaymakamlığı ile Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı öncülüğünde organize edilen av etkinliği, Erozyon Sahası’nda gerçekleştirildi. Sürek avı, son yıllarda artan domuz istilası nedeniyle çiftçilerin talebi üzerine yapıldı. Özellikle Yeşilyurt Mahallesi ve Erozyon Sahası’ndaki ekili alanların yaban domuzları tarafından ciddi şekilde tahrip edildiği belirtildi.


Karapınar Çiftçi Malları Koruma Başkanı Mehmet Tevfik Seçilmiş, bölgede domuz popülasyonunun oldukça arttığını vurgulayarak, "Karapınar’da çiftçilerimizin tarım arazilerine domuzların verdiği zararlardan dolayı çiftçilerimiz mağdur olmasın diye kaymakamlığımız ve çiftçi malları korumayla beraber dışarıdan gelen avcılar sayesinde bölgemizde bir çok domuz etkisiz hale getirilmiştir. Bu çalışmalar da devam edecek" dedi.


Yetkililer, tarım arazilerinin korunması ve çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla benzer çalışmaların ihtiyaç halinde devam edebileceğini ifade etti.


(FMK-İY-FM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Türkeli’de "Aile Eğitim Programı" Sinop’un Türkeli ilçesinde, Cumhuriyet Ortaokulu ve Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Aile Eğitim Programı" duygusal bir finalle tamamlandı. 100 saatlik eğitim maratonunu bitiren anneler, çocuklarının oturduğu sıralarda "farkındalık" sertifikalarını aldı. Cumhuriyet Ortaokulu Uzman Psikolojik Danışmanı Hasan Gülaç moderatörlüğünde, Türkeli Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle başlatılan "Aile Eğitim Programı Kursu" başarıyla tamamlandı. Kurs, kursiyerlerin gerçekleştirdiği sunumlar ve "Aynı Sofrada Yan Yana Olmak" temalı ürün çalışmasının ardından düzenlenen final programıyla sona erdi. İki buçuk ay süren ve toplam 100 saatlik eğitim programına katılan anneler, sorumluluklarını aksatmadan süreci tamamladı. Yıllar sonra yeniden öğrenci olmanın heyecanını yaşayan kursiyer anneler, çocuklarının eğitim gördüğü sınıflarda, onların okuldan ayrıldığı saatlerde sıralara oturarak anlamlı bir eğitim yolculuğuna adım attı. Yoğun, öğretici ve farkındalık kazandırıcı içeriklerle ilerleyen program, final sunumlarının ardından duygusal anlara sahne oldu. Uzman Psikolojik Danışman Hasan Gülaç, tamamlanan eğitimin bir son değil başlangıç olduğunu belirterek, kursun kapsamının giderek genişleyeceğini ifade etti. Gülaç, mevcut kursu bitiren annelerin kurulan "Canlar Köyü"nün ilk sakinleri olduğunu, bu yapının zamanla daha da kalabalıklaşacağını söyledi. Eğitimlerin, Cumhuriyet Ortaokulu idaresinin katkıları ve Türkeli Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle Ramazan ayında da devam edeceğini kaydetti. Öte yandan Gülaç, ilçedeki Meslek Yüksekokulu "Evde Hasta Bakımı" Bölümü birinci sınıf öğrencileriyle de 88 saatlik yeni bir eğitim maratonuna başlayacaklarını açıkladı. Bu süreçte öğrencilerin liderlik, ekip çalışması, iş ve sosyal yaşama uyum ile yetenek geliştirme alanlarında desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti. Ramazan sonrası için hazır olan iki yeni çalışma grubuyla aile eğitimlerine ara vermeden devam edileceği de müjdelendi. İlçenin coğrafi konumu ve çeşitli dezavantajları nedeniyle yetişkin eğitimine özel önem verdiklerini vurgulayan Gülaç, ilerleyen süreçte daha geniş ve profesyonel bir ekiple eğitim faaliyetlerini büyütmeyi planladıklarını dile getirdi. Eğitimin içeriğine ilişkin bilgi veren Gülaç, merkeze "can" olarak tanımladığı insanı aldıklarını ifade ederek, bireyin yaşam döngüsündeki kırılma noktalarını ele aldıklarını ve bu kırılmaların nasıl onarılabileceği üzerine çalıştıklarını belirtti. Eğitim sürecinde soyut konuların; eğlenceli oyunlar, psikodramalar, edebiyat eserleri, yarışmalar ve bilmecelerle somutlaştırıldığını aktardı. "Temel amacımız, günümüzde birer kültür robotuna dönüşmüş yetişkin insanı kendisine doğru bir farkındalık yolculuğuna çıkarmak" diyen Gülaç, bu sayede çocukların temel beslenme kaynağı olan aile sisteminin ve kültürünün yeniden sağlıklı bir zemine kavuşmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Van Van’da asırlık mukabele geleneği manevi atmosferde devam ediyor Van’daki camilerde Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okunması olarak bilinen mukabele geleneği manevi atmosferiyle devam ediyor. İslam dünyasında 14 asırdır süren mukabele geleneği, Van’da bu yıl yoğun katılımla gerçekleşiyor. Yukarı Norşin Camii Hatibi Yunus An’ın tilavetiyle vatandaşların büyük bir özlemle takip ettiği mukabele, Ramazan ayında her gün öğle ve ikindi namazından sonra gerçekleştiriliyor. Vatandaşın ilgisiyle devam eden mukabele geleneğinde cami imam hatipleri ile hafızların tilaveti, caminin kubbesinden hoş bir seda olarak yükseliyor. İHA muhabirine konuşan Yukarı Norşin Camii Hatibi Yunus An, mukabele geleneğinin Peygamber Efendimiz döneminden itibaren günümüze kadar yoğun ilgiyle devam ettiğini belirtti. Camii Hatibi An, "Mukabele, ilk olarak Hazreti Peygamber ile Hazreti Cebrail’in Kur’an-ı Hakîm’i karşılıklı olarak; birinin okuması, diğerinin dinlemesi ve ardından yer değiştirmesi suretiyle, istişare ederek okumaları şeklinde başlamıştır. Bu gelenek elhamdülillah asırlardır sürdürülmekte; bugün de camimizde, Türkiye’deki 90 bin camide ve dünyanın birçok Müslüman ülkesinde yaşatılmaya devam etmektedir. Cenab-ı Hak bu güzelliği ebediyete kadar, kıyamete dek yaşamayı cümlemize nasip eylesin inşallah" dedi. Yukarı Norşin Camii’nde hem öğle hem de ikindi namazlarından sonra mukabele yapıldığını ifade eden An, "Elhamdülillah cemaatimizin yoğunluğu ve katılımı bu konuda oldukça sevindiricidir. Özellikle bayan kardeşlerimiz de sabah ve öğleden sonra olmak üzere farklı bir mekânda bulunan Kur’an kursumuzun okuma salonunda günde iki kez tilavetlerini gerçekleştirmektedir. Bu Kur’an ayında Kur’an’la sürekli hemhâl olmak, onun ruhunu yaşamak; sadece tilavet etmekle kalmayıp anlamaya çalışarak hayatımıza tatbik etmek en büyük kazancımız olacaktır inşallah" diye konuştu.
Hatay Amik Ovası’nda şiddetli yağışla birlikte tarım arazileri ve evler günlerdir sular altında Hatay’da geçtiğimiz yıl etkili olan kuraklığın ardından 2026 yılında kendini gösteren yağışlı havayla birlikte Amik Ovası’nda tarım arazileri ve bazı evler sular altında kaldı. Taşkınlar nedeniyle evi su altında kalan vatandaş Mustafa Kaplan, taşkınlar nedeniyle 8 evin su altında kaldığını belirterek yetkililerden kesin çözüm beklediklerini söyledi. Meteoroloji verilerine göre, Hatay’da 2025 yılı son 65 yılın en kurak yılı olarak kayıtlara geçmişti. Kentte yaşanan kuraklıkla birlikte barajlar yüzde 10 seviyesinin altına düşmüştü. Yılbaşıyla birlikte kentte yağışlı hava etkili olmaya başladı ve 2026 yılı bereketiyle geldi. Ocak ve Şubat aylarında etkili olan yağışlarla birlikte Antakya ilçesi Aşağıoba Mahallesi’nde dere yataklarının taşmasıyla tarım arazileri ve bazı evler su altında kaldı. Geçen yıl kuraklıkla verimin düştüğü Amik Ovası, yağışla birlikte adeta suyla kaplandı. Taşkınlar nedeniyle evi su altında kalan vatandaş Mustafa Kaplan, taşkınlar nedeniyle 8 evin su altında kaldığını belirterek yetkililerden kesin çözüm beklediklerini söyledi. "Bu taşkınlar nedeniyle sular altında kalan 8 evler varken diğerleri de korku içerisinde kalıyor" Aşırı yağmur ve taşkınlar nedeniyle 8 evin sular altında kaldığını ifade eden vatandaş Mustafa Kaplan, "Her yıl olduğu gibi Asi Nehri temizlenmediği için taşkınlar köyümüze geldi. Burada kesin bir çözüm bekliyoruz. Asi Nehrinin temizlenmesi gerekiyor. Geçen yıl Allah rahmetini bize salmadığı için kuraklık oldu. Geçen yıl rahat uyuduk ama böyle olmaz. Bu taşkınlar nedeniyle sular altında kalan 8 evler varken diğerleri de korku içerisinde kalıyor. Köyün geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarım, bu şekilde sular devam ederse ne tarım ne de hayvancılık kalacak. Suların altında kalan tarlamda var. Tarlaya buğday ve yonca ekmiştim ama sular altında kaldı. Evimin merdivenlerine kadar sular dayandı. Bu soruna çözüm olunmazsa göç etmemiz gerekecek. Her yıl bu acıyı yaşamaktan ve çocuklarımız suda boğulmasından korkuyoruz" dedi. "Yağmurlar yağdı ve kanalların kapanmasıyla Asi Nehrinden gelen sular taşarak geldi, komşuların evlerin etrafında sular oldu" Taşkınlar nedeniyle buğday tarlası ve silajların sular altında kalarak zarar gördüğünü söyleyen vatandaş Osman Sönmez, "Bu sular 20 gün önce geldi. Sular gelince arkamda bulunan silajları çıkarmaya çalıştık. Burada 150 ton silajım öldü. Benim burada 80 dönüm buğday tarlam vardı ve sular altında kaldı. Bu silajları çıkarmak için yardım istiyorum. Yağmurlar yağdı ve kanalların kapanmasıyla ve Asi Nehrinden gelen sular taşarak geldi. Komşuların evlerin etrafında sular oldu. Köyde sular altında 8 ev var. Tarlaya buğday ekmiştim ama sular altında kaldı. Sular çekilirse ikinci ürün ekeceğim. Geçen yıl kuraklık olmuştu ve ekinlerimizi biçtik" ifadelerini kullandı.