KÜLTÜR SANAT
Bağımlılık Farkındalığı Tiyatro Oyunu Fethiye’de Öğrencilerle Buluştu 10 Aralık 2025 Çarşamba - 18:46:41 "Bağımlı Bir Bireyin Hayatını Anlatan Tiyatro Etkinliği"nin ilk durağı Fethiye oldu. Yaklaşık 500 öğrenci, bağımlılıkla mücadeleye dikkat çeken "Umut" adlı tiyatro oyununu ilgiyle izledi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın himayesinde, Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şubesi iş birliğinde düzenlenen "Bağımlı Bir Bireyin Hayatını Anlatan Tiyatro Etkinliği" Fethiye’de lise öğrencileriyle buluştu. Karaçulha 15 Temmuz Şehitleri Kur’an Kursu Salonu’nda sahnelenen "Umut" adlı tiyatro oyunu, yaklaşık 500 öğrenci tarafından ilgiyle izlendi. Kimi zaman güldüren, kimi zaman duygulandıran oyun öğrencilerden büyük beğeni topladı. Gösterinin ardından gençler, oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirirken salon girişinde hazırlanan anı defterine duygu ve düşüncelerini yazmayı da ihmal etmedi. Etkinlikte konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Fethiye Temsilcisi Bilal Selçuk konuşmasında bağımlılıkla mücadelenin önemine dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür konuşmasında günümüz gençlerinin teknoloji ve internetle iç içe bir çağda yaşadığını belirterek, "Gençlerin uzun nasihatleri dinlemekten sıkıldığını biliyoruz. Bu nedenle bağımlılığı sizlere en doğru şekilde anlatabilmek için gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan ‘Umut’ adlı tiyatro oyununu hazırladık. Bağımlı olma, özgür ol! Bizler, fikri hür, vicdanı hür bir gençlik istiyoruz" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 18:13 Asırlar önce kadınların giydiği kıyafetler defilede sergilendi Kastamonu’da ilk Türk kadın mitinginin 106’ncı yıldönümü dolayısıyla düzenlenen defilede, 100 ila 300 önce kadınların giydiği kıyafetler sergilendi. Kastamonu’da 10 Aralık 1919 tarihinde düşman işgaline karşı yapılan ilk Türk kadın mitinginin 106’ncı yıl dönümü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinlikler kapsamında Saray Hamamı Kültür Sanat Merkezinde "İstiklalden İstikbale Kadın Emeği" konulu sergi açıldı. Serginin açılış kurdelesini Vali Meftun Dallı, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğden Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci tarafından kesildi. Sergide; kadınların asırlardır taş baskı yöntemiyle yaptığı eserler vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Etkinlikler kapsamında, Kastamonu Halk Eğitim Merkezinde düzenlede Türk kadınlarının 300 yıldır giydiği geleneksel kıyafetler sergilendi. Defileyle ilgili katılımcılara bilgi veren Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ayten Canaslan, "Kastamonu’nun yöre yöre, köy köy, ocak ocak, sandıklarda saklanan 100 ila 300 yıllık geçmişe sahip bir devrin renklerini, bir yörenin ruhunu, bir annenin duasını taşıyan kıyafetler. Kimi bir gelinin çeyizinden çıkmış, kimi bir annenin kızına emanet ettiği sandıklarda saklanmış, kimi ise günlük yaşamın sade dokusunu, kimi de özel merasimlerin ihtişamını taşımaktadır. Anadolu kadının giyim kültürü yalnızca bir giyinme alışkanlığı değil, kimliğin, inancın, emeğin ve estetik anlayışın dışavurumudur. Bu nedenle Kastamonu kıyafetleri, halk sanatlarının en rafine biçimlerini barındırır" dedi. Konuşmanın ardından 100 ila 300 yıl öncesinde kadınların giydiği ve sandıklardan çıkan kıyafetlerden oluşan "Geleneksel Kadın Giysileri ile Köklerimize Yolculuk" defilesi davetlilerden büyük ilgi gördü. Kına gecesinin de canlandırıldığı defilenin sonunda Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de yöresel kıyafetle davetlileri selamladı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:52 BEUN’da Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları konuşuldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), "Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları: Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar" başlıklı konferans yoğun katılımla gerçekleşti. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Genel Sekreteri Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye gelen Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, ilmin bir hakikat yolculuğu olarak taşıdığı değerin ve sorumluluğun önemine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Prof. Dr. Özölçer, Prof. Dr. Şaban Doğan’ın Türkistan coğrafyasına gönülden bağlılığıyla yürüttüğü uzun soluklu çalışmalarını örneklerle aktardı; bu çalışmaların yüzyılları aşan bir hafızanın izini sürmek bakımından büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Ayrıca, programın Türkoloji camiasına değerli katkılar sunan, Moğolistan’dan Van’a uzanan kazılarıyla tanınan Prof. Dr. Şaban Doğan’ı konuk etmesi vesilesiyle, katılımcılara bu önemli şahsiyetin fikirlerini derinlemesine anlamaları için değerli bir fırsat sunulduğunu belirtti. Konuşmasının sonunda hocanın gönül adanmışlığıyla yürüttüğü çalışmaların öğrenciler için yeni ufuklar açacağına dair inancını ifade eden Prof. Dr. Özölçer, programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı. Konferansa davetli konuşmacı olarak katılan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan, "Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)" başlıklı sunumunda, Türk kültür varlıklarının yerinde korunması ve bütüncül şekilde ele alınmasının önemini vurguladı. Prof. Dr. Doğan, Moğolistan’ın hemen her bölgesinde belgelenen yaklaşık 200’e yakın yazıtın, kadim bozkır medeniyetinin izlerini taşıyan büyük bir kültürel miras olduğunu belirtti. Sunumunda, Şamanizm ritüellerinden çaput bağlama geleneğine, atalara kurban sunulmasından atın özgürleştirilmesine kadar bozkır inanç ve yaşam kültürünü örneklerle aktardı; bu kültürel uygulamaların günümüzde yapılan arkeolojik çalışmaların anlamlandırılmasına ışık tutmaya devam ettiğini ve her bir bulgunun büyük bir bütünün parçası olduğunu ifade etti. Ayrıca, Bugut Yazıtı, Tes Yazıtı, Anıt Külliyesi Yazıtı, Çoyr Yazıtı ve 2022’de tespit edilen İlteriş Kağan Yazıtı gibi önemli buluntulara fotoğraflarla yer vererek katılımcıların bu mirası hem bilimsel anlatımla hem de görsel materyallerle yakından tanımasına imkân sağladı. Doğan, yazıtların yerinde sergilenmesine yönelik oluşturulan müze projesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TİKA iş birliğinde yürütüldüğünü ve açılışın Mayıs ayında gerçekleştirileceğini belirtti. Ayrıca, Köktürk döneminde 800’e yakın taşbabanın var olduğuna, bozkırda çatı kiremitlerinden kemiklere kadar pek çok nesneye yazıların kazındığına, hatta taşa kazınan yazıların sadece yönetici, din adamları ve askerler gibi imtiyazlı sınıflar dışında sıradan halk tarafından da kazınabildiğine dikkat çekti. Müzenin koleksiyonunda yer alan 7. yüzyıla ait Altay Yatıg başta olmak üzere çeşitli geleneksel çalgıların Türk kültürünün çok yönlülüğünü gösterdiğini ifade etti. Prof. Dr. Doğan konuşmasını, programın düzenlenmesinde başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek sonlandırdı. BEUN ev sahipliğinde gerçekleşen Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları" (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)" başlıklı konferans, Prof. Dr. Şaban Doğan’a teşekkür belgesinin takdim edilmesiyle ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu. Program sonrasında BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında ziyaret eden Prof. Dr. Şaban Doğan "Moğolistan’daki Türk Kültür Varlıkları" (Yazıtlar, Şehir Harabeleri, Taşbabalar)" başlıklı etkinlikte konuk olarak yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı Rektör Prof. Dr. Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Doğan’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirten Rektör Prof. Dr. Özölçer ise Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan’ı BEUN’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:50 Hadrianopolis’te saray kompleksi ortaya çıktı: 4. yüzyıla ait eşsiz mozaikler bulundu Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu gün yüzüne çıkarıldı. Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazılarda ortaya çıkan yeni buluntular tarihe ışık tutmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın başkanlığında İç Kale olarak adlandırılan bölgede yapılan çalışmalarda literatürde bulunmayan motiflere sahip 4. yüzyıl mozaikleri ile bir saray kompleksinin kabul salonu ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, antik kentte 2025 yılı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, "2025 yılı içerisinde Geleceği Miras Projesi kapsamında çalışmalarımızı ‘İç Kale’ olarak adlandırdığımız bölgede yoğunlaştırdık. İç Kale’nin hemen önünde yapmış olduğumuz çalışmalarda geniş bir alan kapsayan tek odadan oluşan bir bölüm ortaya çıktı ve bu odanın zemininin mozaikle süslendiğini gördük" dedi. Çelikbaş, çalışmalarda buranın bir kabul salonu olduğunu tespit ettiklerini ve bu salonun Hadrianopolis’te aslında bir saray kalıntısına ait olduğunu söyledi. "Literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğunu belirtebiliriz" "Bölge için çok önemli bir buluntu olduğunu söyleyebiliriz" diyen Çelikbaş, "Gerçekten mozaik süslemelerde, literatürde olmayan bazı motiflerin de olduğu harika özelliklere ve stile sahip olduğunu belirtebiliriz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz değerlendirmelerde hem statigrafik hem de mozaiklerin stilistik açısından M.S. 4. yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Hem Karadeniz Bölgesi için hem de Anadolu arkeolojisi için böyle bir saray kalıntısının Hadrianopolis’te tespit edilmiş olması da gerçekten bizleri heyecanlandırdı. Çalışmalarımız bu yıl için tamamlandı. Fakat 2026 yılı içerisinde sarayın diğer bölümlerinde açma çalışmalarına devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Yüzde 80’lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş" Mozaiklerdeki motiflerden bahseden Çelikbaş, "Geometrik motifleri görmekteyiz. Mozaikli alanın tam merkezinde ise bir tavus kuşu sahnesi yer almakta. İki tavus kuşu antitetik duruşla resmedilmiş. Ortalarında bir su kabı ve bu su kabından su içerken görülmekte. Mozaiklerde yer yer noksanlar var ama önemli noksanlar değil. Mozaiğin yüzde 80’lik bölümü günümüze sağlam olarak ulaşabilmiş. Hadrianopolis’teki bu mozaik yelpazesini de yine genişletecek niteliğe sahip, özelliklere sahip mozaikler ilk defa ortaya çıktığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş" Çelikbaş, mozaiklerde tespit edilen desenlerle ilgili de şunları söyledi: "Şu ana kadar tespit ettiğimiz desenler, dalgalı kurdele motifi var. 8 kollu yıldız merkezinde işlemiş ve bu sekiz kollu yıldızın tam ortasına da bir antitetik duruşlu tavus kuşları sahnelenmiş. Yine çeşitli geometrik motifler işlenmiş burada. Süleyman düğümleri var panolar içerisinde. Aslında burada gerçekten mozaikler bir halı deseni gibi işlenmiş. Ve o hala canlılığını o rengini koruyarak da günümüze ulaşmış. Şu anda mozaiklerimizin geçici üstlerini korumaya da alacağız. Ama bu yılın sonuna kadar inşallah ziyaretçilerimizin görebileceği bir şekilde de burayı teşhire açacağız." Mozaiklerde ayrıca bir insan figürünün de bulunduğunu aktaran Çelikbaş, "Bu figürün büyük bir bölümü günümüze noksan olarak ulaşmış. Bu figürün bir mitolojik ya da bir dini motif, bir figür olup olmadığı konusunda net bir bilgiye sahip değiliz. Dediğim gibi gerçekten çok özel desenler, motifler bu mozaiklerde karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Çelikbaş son olarak, "Bulunan alan Anadolu arkeolojisi açısından da gerçekten çok önem arz ediyor. Anadolu arkeolojisinde görülmemiş motiflerin de ilk defa burada özellikle bir tanesinin tespit edildiğini söylememiz doğru olacaktır" dedi.
Unutulan "cacım" dokuma yeniden hayat buluyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:47 Unutulan "cacım" dokuma yeniden hayat buluyor Tunceli’nin Hozat ilçesinde kadınlar, Halk Eğitim Merkezi kurslarında unutulmaya yüz tutmuş "cacım" dokuma geleneğini sürdürerek hem üretime katılıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Tunceli’nin Hozat ilçesinde kadınlar, yöreye özgü el emeği ürünlerden biri olan "cacım" dokumasını yaşatıyor. Halk Eğitim Merkezine bağlı açılan cacım kursları sayesinde hem sosyalleşen hem de üretime katılan kadınlar, geleneksel motifleri gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Kurslar aracılığıyla çanta, cüzdan, heybe, yastık ve yolluk gibi ürünler hazırlayan kadınlar, yaptıkları el işlerini satarak ev ekonomilerine de destek sağlıyor. Yörelerine ait gelenekleri kaybetmek istemediklerini belirten Usta Öğretici Hanife Bozkurt, "Bizimki halı değil, cacımdır. Cacım çok eski bir dokumadır. Halalarımızdan, ninelerimizden kalma, bizim yöremize aittir. Kaybetmek istemiyoruz, yaşatmak istiyoruz. Burada cacım dokumasıyla çanta, cüzdan, sırt çantası, küçük halılar, büyük yolluklar, yastık, kırlent, heybe yapıyoruz. Motiflerimiz çizim falan değil, modeli kendi içgüdülerimizle kafamızdan değiştiririz" dedi. 52 yaşındaki kursiyer Neslişah Özcivan ise, "Hocamız Hanife Hanım’ın böyle bir girişimde bulunduğunu duyunca çok sevindik. Evde boş boş oturmaktansa gelip burada cacım öğrenmek daha iyi bir fikirdi. Annelerimizin, ninelerimizin el emeğidir. Onların kaybolan bir geleneğini tekrar yürütmeye başladık. En azından evde oturmuyoruz. Buraya geliyoruz, hem sosyal hayatımız oluyor hem de bir çanta da kilim satınca kendi evimize destek olmuş oluruz. En azından mutfak masrafımızı çıkartırız" şeklinde konuştu.
İznik’te erken Hristiyanlık dönemine ait benzersiz ’Çoban İsa’ figürü ortaya çıkarıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:11 İznik’te erken Hristiyanlık dönemine ait benzersiz ’Çoban İsa’ figürü ortaya çıkarıldı Bursa’nın İznik ilçesindeki Hisardere Nekropolü’nde yürütülen kazılarda, Anadolu’da şimdiye dek bilinen tek örnek olma ihtimali taşıyan ’Çoban İsa’ (Good Shepherd) figürü gün yüzüne çıkarıldı. Hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan eser, hipogee mezarın kuzey duvarında fresk halinde tespit edildi. Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle İznik Müzesi Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç’in bilimsel koordinatörlüğünde ve Dr. Gülşen Kutbay’ın da yer aldığı uzman ekip tarafından sürdürülüyor. M.S. 2.-5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü’nde, İznik’e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekti. Güney duvarı büyük ölçüde tahrip olan mezarın doğu, batı ve kuzey duvarları ile tavanı neredeyse tamamen sağlam kaldı. Bu duvarlarda yer alan insan figürleri, bölgedeki diğer örneklerden ayrılıyor. Mezarın kuzey duvarına bitişik klinein pişmiş toprak kare levhalarla kaplı olduğu, ölülerin bu levhaların üzerine yatırıldığı belirlendi. Klinein ardındaki kuzey duvarında ise nadir görülen ’Çoban İsa’ figürü dikkat çekti. Mezar içerisinde doğrudan tarihlendirmeye yarayacak bir buluntuya rastlanmadı. Ancak yapının mimari özelliklerinin aynı alandaki diğer örneklerle benzerlik göstermesi nedeniyle mezarın MS 3. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Eser, Erken Hristiyanlık döneminde Anadolu’daki en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkarken, Hisardere Nekropolü’nde tespit edilen ilk Hazreti İsa tasviri olma özelliğini de taşıyor.
Bayburt’ta öğretmenlerden türkü ziyafeti
10 Aralık 2025 Çarşamba - 00:38 Bayburt’ta öğretmenlerden türkü ziyafeti Bayburt İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen konserde, kentte farklı kademelerde ve okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşan Maarif Orkestrası ve Korosu sahne aldı. Konserde, çeşitli türküler söylendi. Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konserde, başta Bayburt türküleri olmak üzere Anadolu’nun çeşitli yörelerinden eserler seslendirildi. Salonu dolduran davetliler, öğretmenlerin seslendirdiği türkülere hep birlikte eşlik ederek, keyifli anlar yaşadı. Büyük beğeni toplayan konser, izleyenlerden tam not aldı. Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, konser sonrası yaptığı açıklamada kültürün gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, "Kültürümüzü diri tutmamız, gençlerle devam ettirmemiz lazım. Müziğimiz, şiirimiz, halk oyunlarımız, barımız, edebiyatımız kültürümüzün vazgeçilmez parçaları. Burası Dede Korkut şehri. Bizler küçükken Dede Korkut hikayeleriyle büyüdük. Türk milletinin okuduğu o hikâyelerin bir kısmı Bayburt Kalesi’nde yaşanmıştır. Konserde emeği geçen başta milli eğitim müdürümüz olmak üzere okul müdürlerimize ve öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman ise konserin büyük bir emekle hazırlandığını belirterek, "Çeşitli branşlardaki öğretmenlerimizden oluşturduğumuz maarif koromuzla tüm halkımıza açık, çok güzel bir konser gerçekleştirdik. Katılım sağlayan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Görev alan tüm öğretmenlerimizi gönülden kutluyorum" ifadelerini kullandı. Program, koroda yer alan öğretmenlere çiçek takdim edilmesinin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Düzceli Turizm İşletmeleri İzmir TTI Fuarında 200 B2B Görüşmesi Yaptı
09 Aralık 2025 Salı - 16:25 Düzceli Turizm İşletmeleri İzmir TTI Fuarında 200 B2B Görüşmesi Yaptı Düzce’de faaliyet gösteren turizm işletmeleri Ticaret ve Sanayi Odası koordinatörlüğünde Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresine Batı Karadeniz Otelleri çatısı altında katılarak toplamda 200 görüşme gerçekleştirdi. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) turizmi geliştirme ve ilin tanıtımı amacıyla yapmış olduğu çalışmalar ve geliştirdiği projeler kapsamında her yıl düzenli olarak katılınan fuarlardan biri olan İzmir Fuarı’na bu yıl da odaya kayıtlı 8 konaklama tesisi ile birlikte katılım sağlandı. Gerçekleşen fuar boyunca Düzce’de faaliyet gösteren konaklama tesisleri ulusal ve uluslararası isteklilerle 200’den fazla görüşme gerçekleştirdi. Fuarda Düzce’nin tanınan markası haline gelen Düzce’ye Gelsene platformunun detaylı tanıtım ve sunumları yapılırken, konaklama tesisleri ve turizme dair tüm detayların tek bir noktada toplandığı da fuar katılımcıları ile paylaşıldı. Fuar katılımcılarından tam not alan Düzce’ye Gelsene Platformu sadece TTI İzmir Fuarı boyunca 10 binlerce kez ziyaret edildi. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, yapılan tüm ikili görüşmelerin ve bağlantıların koordinasyonu yaparken, konaklama tesisleri yetkilileri, gerçekleşen B2B görüşmelerinden hayli verimli sonuçlar aldıklarını belirttiler. Konuyla alakalı görüşlerini dile getiren DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, "Düzce Belediyesi ile işbirliği halinde Türkiye’nin en önemli turizm fuarlarından biri olan TTİ İzmir Fuarına 8 konaklama tesisimizle birlikte katıldık. Düzce’nin doğal ve kültürel zenginliklerinin yanında konforlu konaklama tesislerimizin varlığını da fuar ziyaretçileriyle paylaşmış olduk. Turizmin bir bütün olduğunu düşünüyor ve bu konuda tüm paydaşlarımız ile koordine şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
KBÜ öğrencisi, HAK-İŞ Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda birinci oldu
09 Aralık 2025 Salı - 15:43 KBÜ öğrencisi, HAK-İŞ Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda birinci oldu Karabük Üniversitesi (KBÜ) Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Enes Sirkeci’nin yönettiği "Bozkırda Bir Adam Doğan" belgeseli, HAK-İŞ 14. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda "En İyi Film" ödülünü kazandı. Sirkeci’nin belgeseli, görme engelli çiftçi ve müzisyen Doğan Yurt’un yaşam mücadelesini konu alıyor. Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Enes Sirkeci’nin yönettiği "Bozkırda Bir Adam Doğan" belgeseli, "Birinci En İyi Film Ödülü"ne layık görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleştirilen ödül törenine Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Samir Abbasov, Sinema Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Bilge Kılıç Çakır, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile akademisyenler, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Yönetmen Enes Sirkeci’ye ödülü HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan tarafından verildi. Arslan’a Kültür ve Sanat Komite Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı eşlik etti. Belgesel, Çankırı’nın Kahyalı köyünde yaşayan doğuştan görme engelli Doğan Yurt’un tarım, hayvancılık ve müzikle iç içe geçen yaşamını konu alıyor. Yurt’un çocukluk dönemindeki zorluklara rağmen saz çalmayı öğrenmesi, düğünlerde sahne alması ve sonrasında çiftçiliğe yönelerek bölgesinde tanınan bir isim hâline gelmesi belgeselin merkezini oluşturuyor. Çalışmanın danışmanlığını KBÜ Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı ve Türker İnanoğlu Film Atölyesi (TİFA) Koordinatörü Doç. Dr. Burak Türten üstlendi.