Son Dakika
|
Rusya'dan Ukrayna'ya gece boyunca füzeli saldırı: 4 ölü
Van’da kuyumcunun altın ve paralarla kayıplara karıştı iddiası
İran’daki protestolarda ölü sayısı 646’ya yükseldi
Münevver Karabulut’un amcası ve yengesi hayatını kaybetti
Bebek Otel’deki kaçak yapılar yıkıldı
Balçova’daki hain saldırının iddianamesi hazır
Küba'dan Trump'a: "Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez"
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Durum tamamen kontrol altına alındı"
Şarkıcı Cansever'den sevindiren haber
Otobüs otomobili kağıt gibi ezdi: 3 ölü, 1 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Rusya'dan Ukrayna'ya gece boyunca füzeli saldırı: 4 ölü
Bursa’da 3 makak maymunu koruma altına alındı
Münevver Karabulut’un amcası ve yengesi hayatını kaybetti
Mesut Özil: "Fenerbahçe’nin mutluluğu bizim mutluluğumuz"
Selçuk Şahin: "Guendouzi için 30 milyon Euro bana yüksek geldi"
Adana’da silahlı saldırıya uğrayan baba yaralandı, 16 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti
Çatalca ve Başakşehir’de kar yağışı tekrar başladı
KÜLTÜR SANAT
Sahnenin yıldızları göz kamaştırdı
13 Ocak 2026 Salı - 11:01:07
Eskişehir Şehit Soner Özübek Okulları tarafından sahnelenen "Gülmek Serbest, Akıl Şart" adlı tiyatro oyunu, Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde ayakta alkışlandı. Şehit Soner Özübek Okulları tarafından hazırlanan "Sahnenin Yıldızları - Gülmek Serbest, Akıl Şart" adlı tiyatro oyunu, Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Düzenlenen tiyatro gecesine Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Faideci, Okul Müdürü Ayhan Yerli, öğretmenler, veliler ve davetliler katıldı. İzleyicilerden büyük beğeni topladı Yoğun ilgi gören gecede öğrenciler, sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Mizah ve düşündürücü unsurları bir araya getiren oyun, izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Oyun, ayakta alkışlandı Oyun sonunda Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, başta Okul Müdürü Ayhan Yerli ve Müdür Yardımcısı Murat Sargın olmak üzere, oyunun yazarı ve yönetmeni Dilek Emir’e, öğretmenler Musa Durgut ve Serpil Kuş’a çiçek takdim etti. Salonu dolduran seyirciler, başarılı performansı ayakta alkışlayarak takdirlerini dile getirdi. Program, emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilere teşekkür edilmesiyle sona erdi. Şehit Soner Özübek Okulları tarafından düzenlenen tiyatro gecesi, sanatın eğitici ve birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
13 Ocak 2026 Salı - 10:20
Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu
Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KADUM) hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ ipek iğne oyası sergisi ziyarete açıldı. KADUM tarafından hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ adlı ipek iğne oyası sergisi Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açıldı. Sergiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KADUM Direktörü Zeynep Karahan Uslu ve davetliler katıldı. Sergide, kadınların yaptığı halk sanatı ve kültür mirası ipek oyalarının seçkin örnekleri, oyadan yaptıkları takı malzemeleri, çantalara ve şallara işlenen iğne oyaları gibi el emeği ürünler yer aldı. Nallıhan işlemelerinden ilham aldıklarını ifade eden Bozay, dış politikadaki belirsizlikler ve çatışmalar arasında ülkenin refahını gözeterek diplomasiyi yürüttüklerini belirtti. Aynı zamanda Bakan Yardımcısı Bozay, bu noktada en büyük destekçilerinin, Anadolu’nun kadınları, anneleri, kızları ve gençleri olduğunu vurgulayarak, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. "Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası zenginliğimizin kıymetli bir parçası" ATO olarak yaklaşık 2 bin 100 iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve 170 bini aşan üyenin olduğunu belirten Baran, "Ticaretin temel amacı kazanç sağlamaktır. Bunun yolu da verimliliği ve sürdürülebilirliği devam ettirmeyi sağlamaktan geçer. Bu nedenle bir iş ya da proje söz konusu olduğunda ticaret erbapları olarak maddi ya da manevi bir değer üretip üretmediğine bakarız. Uslu’nun daveti geldiğinde baktım ki bu projeyle verimliliğin karşılığı, emeği, hakkı verilmiş. Bir değil birçok açıdan fayda sağlayan bir çalışma ortaya konmuş. Hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmış hem kadın üreticilere güç kazandırılması hedeflenmiş hem de doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçemiz Nallıhan’ın coğrafi işaretli ürünü Nallıhan oyası da görünür hale getirilmiş. Tüm bunların şehrimizin kıymetli üniversitelerinden, Çankaya Üniversitesi tarafından üstlenilen bir toplumsal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca takdire şayan Bir toplumun hafızasını oluşturan kültürel miras, toplumsal aidiyeti güçlendirdiği gibi geleceğe de güç veren bir ortak zenginliğimiz. İpek yolu üzerinde yer alan Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası da bu zenginliğimizin kıymetli ve önemli bir parçası. El emeği göz nuru bu oyaların, Nallıhan Kalkınma Vakfı tarafından yapılan başvuruyla coğrafi tescil almış olması, görünürlüğünün de artması ve ekonomik değer kazanması açısından da önemli bir kazanım olmuştur. Projenin kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen yönü de ayrıca son derece kıymetlidir" diye konuştu. "Kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir" Uslu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bu sadece göz değil yürek nuruyla üretilen bir sanat. Kendi kendime verdiğim bir söz verdim. İnsan emeğinin o en zarif halinin gelişmesine hakiki bir katkı sunacağım ve bunu mutlaka yapacağım. İşte o sözü bugün sizlerin huzurunda KADUM direktörü olarak tutabilmenin mutluluğuyla bu çalışmaları koordine ediyorum. Bugün aramızda bulunan, çok gönlü destek verdiğimiz kadın kooperatifimizin üretken üyeleri. Kendi hikayelerinin kahramanı kadınlar. Onlar bizim üreticilerimiz, bizim kadınlarımız. Hayatım içinde söylenen ve söylenmeyen, sözlerini fısıldayan, iğne oyalarında bilmeliyiz ki onların sadece emeği değil, aynı zamanda ihtişamlı bir zarafeti ve aynı zamanda ömürleri vardır. Ömürlerini verdikleri bir sanat var. Biliyoruz ki kültürel mirasın en önemli yapıcısı ve taşıyıcısı olan kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir, bir halkın değerleridir. Gelecek nesillere aktarılan hazineler aslında bunlardır." Sergi, 18 Ocak tarihine kadar Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.
13 Ocak 2026 Salı - 10:07
Asırlardır yaşatılan lezzet: Kavut unu sofralardan kültüre uzanan bir miras
Konya’nın Hadim ilçesinde, Türk mutfağının binlerce yıllık lezzetlerinden biri olan kavut unu, asırlık yöntemlerle hazırlanarak günümüze taşınıyor. Kor ateş üzerinde ince sacda uzun saatler boyunca kavrulan buğday, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mısır ve menengiç gibi doğal ürünlerden elde edilen kavut unu, zahmetli üretim sürecinin ardından sofralarda tatlı olarak yerini alıyor. Hadim ilçesine bağlı Bolat Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki İbrahim Çakar, unutulmaya yüz tutmuş bu kadim lezzeti yaşatan sayılı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Yıllar öncesinde neredeyse her evde yapılan, yaylaya çıkmadan önce mutlaka hazırlanan kavut unu, günümüzde ise Çakar’ın özverili çalışmalarıyla ayakta tutuluyor. Saatler süren emek, köz ateşinde kavurma Kavut ununun yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten Çakar, kullanılan malzemelerin tek tek seçildiğini ve odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavrulduğunu ifade etti. Yaklaşık 6-7 saat süren kavurma işlemi, kavut ununa kendine özgü aromasını kazandırıyor. Kavurma işleminin ardından soğutulan ürünler, geleneksel değirmenlerde undan biraz daha iri olacak şekilde öğütülüyor. Öğütme işlemi tamamlandıktan sonra kavut unu, genellikle pekmezle karıştırılarak tatlı olarak tüketiliyor. Bu yöntem, geçmişten günümüze değişmeden gelen bir sunum şekli olarak dikkat çekiyor. Evliya Çelebi de kavuttan bahsetti Tarihi kaynaklarda da yer alan kavut, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde de adı geçen lezzetler arasında bulunuyor. Bu yönüyle kavut unu, sadece bir yiyecek değil aynı zamanda kültürel bir miras olarak değerlendiriliyor. "Atalarımızdan kalan bir miras" Kavut ununun geçmişten günümüze taşınması için büyük çaba harcadığını belirten İbrahim Çakar, "Kavut bize atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir miras. Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek. Son 8-10 yıldır bu işi yapan neredeyse sadece ben kaldım. Kavut ununun içinde kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır, buğday, nohut ve menengiç bulunur. Bu malzemeleri odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavuruyoruz. Közde 6-7 saat kavrulması gerekir. Kavrulduktan sonra soğutur, değirmende undan biraz daha iri olacak şekilde öğütürüz. Sonra da pekmezle karıştırarak tatlı olarak yeriz" dedi. Kış aylarının vazgeçilmezi Kavut ununun özellikle kış aylarında yoğun olarak tüketildiğini ifade eden Çakar, besin değerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Protein ve lif açısından zengin olan kavut ununun, geçmişte soğuk kış şartlarında enerji kaynağı olarak kullanıldığını belirten Çakar, "Bunu yiyenlerde kolay kolay üşüme ve kansızlık olmaz. Kana kan katar, kan yapıcı özelliğe sahiptir" şeklinde konuştu. Eskiden Hadim ve çevre mahallelerde her evde kavut yapıldığını dile getiren Çakar, yaylaya gitmeden önce ailelerin mutlaka bu lezzeti hazırladığını anlattı. Günümüzde ise bu geleneğin neredeyse unutulduğunu söyledi. Kavut ununa olan ilginin son yıllarda yeniden arttığını belirten Çakar, Türkiye’nin birçok ilinden sipariş aldıklarını ifade etti. Taleplere yetişmekte zaman zaman zorlandıklarını dile getiren Çakar, imkanlar dahilinde gönderim yapmaya çalıştıklarını söyledi. "Bize her kesimden dua edenler var" diyen Çakar, özellikle yaşlı vatandaşlardan aldığı geri dönüşlerin kendisini duygulandırdığını belirtti. "60-70 yaşındaki teyzeler, ‘Çocukluğumuzu yaşattın’ diyerek teşekkür ediyor" dedi. İbrahim Çakar, ömrü ve gücü yettiği sürece bu geleneği sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti. Asırlardır Anadolu sofralarında yer alan kavut unu, Hadim’de bir kültür mirası olarak yeniden hayat bulurken, geçmişin izlerini bugünün sofralarına taşımaya devam ediyor.
13 Ocak 2026 Salı - 09:58
İflasla kapanan ticaret kapısı sanatla yeniden açıldı
Eskişehir’in simge mekanlarından Haller Gençlik Merkezi’nde çeyrek asırdır fırçasını elinden düşürmeyen ressam Münir Yeşil, çocukluk tutkusunu profesyonel hayatına nasıl taşıdığını anlattı. Eskişehir’in kültürel duraklarından biri olan Haller Gençlik Merkezi, 25 yıldır aynı köşede portreler çizen bir ustaya ev sahipliği yapıyor. Çocukluğundan beri resim çizen ve bir zamanlar hayatını ticaretle kazanan Münir Yeşil, iflasın ardından sığındığı sanat limanında 77 yaşında olmasına rağmen her gün aynı heyecanla tuvalinin başına geçiyor. Yapay zekaya karşı el emeğinin değerini savunurken, portre sanatının inceliklerini ve yarım asırlık tecrübesini paylaştı. "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım" Resim yapmaya ne zaman ve nasıl başladığını anlatan Münir Yeşil, "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım. Daha önce konfeksiyon, mobilya gibi işleri yaptım. Elektrikli ev eşyaları sattım. Daha sonra bu işe başlamak zorunda kaldım ve bu işe başladım" şeklinde konuştu. "El emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır" Yapay zekânın görüntü oluşturma ve resim çizme yeteneği hakkında konuşan Yeşil, "Hiç bilemiyorum ama yine de el sanatının yerinin başka olacağını düşünüyorum. Yani ne olursa olsun el emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır. Yapay zekâ nereye kadar gider bilmiyorum" dedi. "Onun portresini çizmeyi isterdim" En çok kimin resmini çizmek istediğinden bahseden Münir Yeşil, "Şener Şen’in yüz hatları portre çizimine çok uygun. Bir de çocukluktan beri inanılmaz saygı duyduğum bir sanatçı. Onun portresini çizmeyi isterdim" diye belirtti. "Daha huzur bulduğum bir iş olurdu" Ticarette risk almadan olmayacağını ifade eden Ressam, pişmanlığı ile ilgili şunları söyledi: "Daha önce konfeksiyon yaptım, biraz önce söylediğim gibi. Mobilya yaptım. Ama ticaret ve işler ters gidince bu işe mecbur kaldığım için başladım. Ama sonradan da şuna pişman oldum: Baştan beri keşke bu işi yapsaydım. Daha huzur bulduğum bir iş olurdu. "Meclise de pek çok Atatürk resmi yaptım" Atatürk resmi yapmaktan çok etkilendiğini ve insanların en çok Atatürk resmi sipariş ettiklerinden bahseden Münir Yeşil, "Atatürk resimlerini çok etkilenerek yapıyorum. Yani şöyle bir kere sipariş çok oluyor Atatürk resimlerine. Ben meclise de çok yaptım. Oradan da sipariş verenler oldu. Burada da hediyelik yaptırmak isteyenler. Yaptıklarımı görüp alanlar. Hazırda bulundurduğum resimler, en çok Atatürk resmi yaptım" diye açıkladı. "Elle yapılan şey bir başkadır" Kırılma noktasından ve yapay zekaya karşı son düşüncelerini paylaşan Münir Yeşil şu sözler ile konuşmasını sonlandırdı: "Kırılma noktası bu işi sanat için değil de iş olarak başladığım zamandı. Eskiden de resim çiziyordum. Sadece portre de değil, tablolar, değişik şeyler yapıyordum ama para kazanmaya buraya gelince başladım. Ayrıca insanların yapay zekâ ile el sanatının arasındaki farkı iyi takip etmeleri, görebilmeleri gerekiyor. İkisi ayrı şey. Yani çok benziyorsa ‘mesele yok’ dememek lazım. Elle yapılan şey bir başkadır."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Ocak 2026 Pazar- 14:44
Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nden yürüyüş yollarında temizlik
2
12 Ocak 2026 Pazartesi- 16:27
Fotoğraflar ile Ergani 2026 Projesi hayata geçiyor
3
17 Nisan 2019 Çarşamba- 11:05
ASO’da “Varolana Yeniden Bakış” sergisi
4
12 Ocak 2026 Pazartesi- 09:08
Oltu Stadyumu İbrahim Kara’ya emanet
5
12 Ocak 2026 Pazartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta nostalji durağı: Antikaların arasında zaman yolculuğu
18 Kasım 2025 Salı - 10:09
Kartal’da açılan "Atölye No 10 Karma Yağlı Boya Resim Sergisi" ziyaretçilerini bekliyor
Kartal Belediyesi, ‘Atölye No 10 Karma Yağlı Boya Resim Sergisi’ni açtı. Sanatseverler 17-22 Kasım tarihlerinde sergiyi ücretsiz gezebilecek. Belediye Hizmet Binası Fuaye Alanı’nda açılan ve sanatseverleri bir araya getiren sergide, yağlı boya tekniğiyle hazırlanan çalışmalardan oluşan doğa, dönüşüm ve mitoloji gibi temalar farklı anlatım biçimleriyle ele alınırken; Anka kuşu temalı eser ise özellikle ilgi gördü. 12 sanatçının yer aldığı karma seçki, her birinin özgün üslubunu yansıtan zengin bir içerikle hazırlandı. 6 gün boyunca Kartal Belediyesi fuaye alanında açık olacak sergiyi sanatseverler, 08.30-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilecek. Sergide sanatçılar Aliye Vardarlı, Bünyamin Gençaslan, Ceyhun Kılıç, Gönül Poyraz, Gülperi Gürol, Gülseren Köroğlu, Melahat Yiğit, Musa Özdemir, Nebahat Aydöner, Nuran Kalelioğlu, Sevinç Sarıçayır ve Zekiye Çankaya’nın eserleri bulunuyor. "Hayat damarlarımızdan beslenmek için buradayız" Açılışta konuşan Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Gül Altınöz, sanatın toplumsal hafızadaki yerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Sanat, bir milletin hafızası ve aynı zamanda vicdanıdır. Bu sergi de tam olarak geçmişimizle bugünümüzü buluşturuyor, yaşanmışlıklarımızı ve acılarımızı yorumluyor, umutlarımızı görünür kılıyor. Burada her eser, bir hikâye anlatıyor Ve o hikâyelerin her biri, aslında bizim hikâyemiz. Bu yüzden, bu sergiyi hazırlayan değerli sanatçılarımıza, küratörümüze, emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz. Sözlerimi bitirirken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o unutulmaz cümlesini tekrar etmek istiyorum: ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Biz, hayat damarlarımızdan beslenmek için buradayız." Serginin açılış programına Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Fatma Gül Altınöz, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Şahin ile sanatseverler katıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 10:05
Sultanhisar’da yurtta kalan öğrenciler, yeteneklerini keşfediyor
Aydın’da öğrenci yurtlarında kalan üniversite öğrencileri konaklamanın yanı sıra açılan çeşitli kurslarla da kendilerini geliştirirken, Sultanhisar ilçesinde kalan gençler de el sanatları kursuyla yeteneklerini keşfediyor. Aydın’da öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra gençlere yönelik açılan çeşitli kurslarla da kendilerini geliştirmesi sağlanıyor. Bu çerçevede Sultanhisar Yurdu’nda Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi işbirliğiyle açılan el sanatları kursu, gençlerin sanatsal yönlerini keşfetmelerini sağlıyor. Kurslara katılan gençle resimden ahşap boyamaya kadar birçok alanda teknikleri öğrenirken bir yandan da eğleniyor. Ayrıca gençlerin ürettiği el emeği ürünler de yıl sonu sergisiyle görücüye çıkacak.
18 Kasım 2025 Salı - 09:58
Kahramanmaraş’ta miniklere özel tiyatro
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ve Hollanda Büyükelçiliği iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, "Ronnie-Göldeki Fısıltı" adlı eser sahneye uyarlanarak Afşin ve Göksun’da minik izleyicilerle buluştu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda Büyükelçiliği iş birliğinde hayata geçirilen kültür sanat projesi kapsamında, çocuklar uluslararası bir tiyatro deneyimi yaşama fırsatı buldu. Hollandalı çocuk edebiyatı yazarı Arjan Dwarshuis’un kaleme aldığı "Ronnie - Göldeki Fısıltı" adlı eser, sahneye uyarlanarak Afşin ve Göksun’da minik izleyicilerle buluştu. Doğa bilinci, arkadaşlık ve dayanışma temalarını merkezine alan oyun; interaktif anlatım dili, canlı karakterleri ve renkli sahne tasarımıyla çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir atmosfer sundu. Çocukların sahneyle kurduğu etkileşim, oyunun akışına canlılık katarken, anlatılan hikâye onların çevre farkındalığını ve empati duygusunu güçlendirdi. Gösteri, yalnızca bir tiyatro oyunu değil, aynı zamanda bir öğrenme deneyimi niteliği taşıdı. Yapım, çocukların sosyal becerilerinin gelişimine, takım çalışması algısına ve çevre duyarlılığına önemli katkılar sağladı. "Ronnie - Göldeki Fısıltı" tiyatro gösterisinin, Afşin ve Göksun’daki buluşmaların ardından şimdi de şehir merkezinde minik izleyicilerini ağırlamaya hazırlandığı ifade edildi. Oyunun, 22 Kasım Cumartesi günü saat 13.00 ve 15.00 seanslarıyla Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde sahneleneceği, gösteriye tüm çocukların davetli olduğu belirtildi.
18 Kasım 2025 Salı - 09:34
Çat balı için tescil başvurusu
Sahip olduğu 61 coğrafi ürünle ülke sıralamasında ilk üçte bulunan Erzurum’da Çat Balı içinde başvuru yapıldı. 61 coğrafi işaretli ürünü ile dikkat çeken Erzurum’da 21 ürün de tescil için sırada bekliyor. Gaziantep ve Konya’dan sonra en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip olan Erzurum’da; gastronomi başta olmak üzere coğrafi tescilli ürün açısından ön sıralarda yer alıyor. Erzurum’dan halen Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan onay bekleyen ürünler şunlar; Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı ,Erzurum Ramazan Pidesi, Erzurum Ayak Paça Çorbas,ı Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci ,Pasinler Köfte, Erzurum Geven Balı, Narman Yeşil Mercimeğ,i Karayazı Balı ve Erzurum İspir Gobdini
18 Kasım 2025 Salı - 09:30
Edebiyatın kalbi Terme’de atıyor:
Samsun’un Terme Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen "Cumhuriyet’in Işığında 2. Terme Kitap Günleri", geniş katılımla Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda başladı. Terme Belediyesi tarafından kültür-sanat etkinlikleri kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Terme Kitap Günleri, kitapseverleri Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda bir araya getirdi. Açılış gününe, Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği’nin (EKOBİD) gerçekleştirdiği anlamlı sosyal sorumluluk projesi damga vurdu. "Terme’ye Pedalla, Kitapla Gelecek Aydınlansın" projesi kapsamında Samsun’un 17 ilçesinde toplanan kitaplar, bisikletliler tarafından fuar alanına taşındı. Açılış, Terme Kaymakamı Metin Maytalman, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, siyasi parti temsilcileri, ilçe protokol üyeleri, yazarlar, öğrenciler ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Başkan Şenol Kul, açılış konuşmasında kitapların toplumdaki birleştirici gücüne dikkat çekerek, "Bir eğitimci ve okur olarak, bilginin ve düşüncenin en temel kaynağının kitaplar olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Kitap Günleri, Terme’mizi dokuz gün boyunca bir kültür merkezine dönüştürecek. Terme Belediyesi olarak, eğitim ve kültürel gelişimi en üst düzeyde tutuyoruz. Kitaplar aracılığıyla bilginin sınırlarını hep birlikte genişleteceğiz" dedi. Açılış gününün onur konuğu, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy oldu. Şair-yazar ve TV programcısı Mehmet Hacı İsmailoğlu moderatörlüğünde düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğinde Argon Ersoy, "Dedem Mehmet Âkif" kitabındaki hatıralarını ve Milli Mücadeleye dair anılarını katılımcılarla paylaştı. Etkinlik kapsamında Tarkan Köylü tarafından gerçekleştirilen kum sanatı ve şiir dinletisinin yanı sıra, çocuk etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen kukla tiyatrosu da fuar alanına renk kattı. 2. Terme Kitap Günleri, 17–25 Kasım tarihleri arasında Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Etkinlik boyunca pek çok yazar, söyleşi, imza günü ve kültürel buluşma kitapseverleri bekliyor.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 17:18
CHP’li Başkan Akın, Zağnos Paşa meydanını resmileştirdi
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Zağnos Paşa Camii önünde bulunan meydanın ismine "İsmet İnönü Meydanı" verilmesine yönelik tartışmalara son noktayı koydu. Başkan Akın’ın girişimleriyle halk arasında Zağnos Paşa Meydanı olarak bilinen meydanın adı resmen ’Zağnos Paşa Meydanı’ olarak tescillendi. CHP’li meclis üyelerinin teklifine karşı Başkan Ahmet Akın’ın Zağnos Paşa Meydanı’nı resmileştirmesi dikkatlerden kaçmadı. Geçtiğimiz hafta Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım ayı oturumunda, CHP’li meclis üyelerinin Zağnos Paşa Camii önündeki meydana "İsmet İnönü Meydanı" adının verilmesi teklifi gündeme geldi. Yıllardır vatandaşların Zağnos Paşa Meydanı olarak bildiği alana İsmet İnönü Meydanı adının verilmesi teklifi eleştirilere neden oldu. Balıkesirliler, meydanın adının Zağnos Paşa Meydanı olarak kalması gerektiğini dile getirdi. İsim tartışmalarının gündeme gelmesiyle eleştiri oklarının en çok yöneltildiği Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise kendisinden beklenen bir adım attı. Başkan Akın’ın girişimiyle, yıllarca sadece halk arasında bu isimle anılan meydanın adının resmi olarak da Zağnos Paşa Meydanı olarak kalması kararlaştırıldı. Akın’ın, Balıkesirli hemşehrilerinin hassasiyetine önem vererek alanın adının resmi olarak da halkın istediği şekilde kalması gerektiğini ifade ettiği öğrenilirken, bu girişimi vatandaşlar tarafından büyük takdir topladı. Teklif, komisyondan oy birliğiyle geçti Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi Kent Estetiği Komisyonu konuyla ilgili 17.11.2025 tarihinde saat 11.00’de toplandı. Toplantıdan Başkan Akın’ın görüşüne destek veren bir karar çıktı. Yıllardır halk arasında "Zağnos Paşa Meydanı" olarak bilinen meydanının adı komisyondan oy birliğiyle geçen karara göre resmen Zağnos Paşa Meydanı oldu. Ahmet Akın’ın girişimleriyle kentin kalbi noktasında olan alanın adı bundan sonra sadece halk arasında değil resmi kaynaklarda da Zağnos Paşa Meydanı olarak geçecek. CHP ve Ahmet Akın Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılmasının akabinde CHP’li Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın da AK Parti saflarına katılacağı iddia edilmişti. CHP kongresinde konuşan Başkan Akın, partisinde göreve devam ettiğini ancak CHP’lilerin kendisine sahip çıkmadığını söyleyerek sitemde bulunmuştu. Aradan geçen haftalar sonrasında geçtiğimiz günlerde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur’u ve MHP lideri Devlet Bahçeli’yi makamlarında ziyaret eden Başkan Ahmet Akın’a özellikle sosyal medyada CHP grupları tarafından eleştiri yükselmişti. Bu arada Zağnospaşa Meydanı’nın adının İsmet İnönü Meydanı olarak değişmesi teklifi şehrin gündeminde yer işgal etmişti. CHP’li meclis üyelerinin tekliflerine aksi olarak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın tarafından meydanın isminin Zağnospşa Meydanı olarak resmileşmesi parti içinde yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:59
Çanakkale Gezici Müzesi Akşehir’de
Çanakkale Savaşı’nda verilen destansı mücadeleyi ve kahramanlıkları yeni nesillere anlatmak için Türkiye’yi gezen Çanakkale Gezici Müzesi; Akşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü katkıları ile Konya’nın Akşehir ilçesinde ziyarete açıldı. Akşehir Zekai Baloğlu Kapalı Spor Salonu’nda 21 Kasım’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak olan müze için bir açılış töreni yapıldı. Törende konuşan Akşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Barbaros Topaloğlu; bu müzeyi Akşehir’de ağırlamaktan şeref ve gurur duyduklarını belirterek, "Çanakkale Destanı hiçbir Türk vatandaşının unutmaması gereken bir konudur. Çünkü atalarımız dedelerimiz bu vatan, bayrak, millet ve ezanımız için kanlarını, canlarını feda etmişler, şehit olmuşlar, gazi olmuşlar ki bugün biz ülkemizde böyle huzurluca ve güvenli bir şekilde yaşıyoruz. Onlara çok şey borçluyuz. Onun için hiçbir zaman Çanakkale’yi unutmayacağız" dedi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından açılışa katılan protokol ve öğrenciler hep birlikte müzeyi gezdi. Müze yetkilileri tarafından sergilenen materyaller hakkında bilgiler verildi. 21 Kasım akşamına kadar açık kalacak müzeyi ilçe genelindeki tüm öğrencilerin gezeceği öğrenildi.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:08
Bodrum’un tarihine yolculuğuna yoğun ilgi
Bodrum Belediyesine bağlı Pedasa ve Leleg Uygarlığı Araştırma ve Uygulama Birimi tarafından düzenlenen kültür yürüyüşünüm son durağı Bodrum Kalesi ile Sualtı Arkeoloji Müzesi oldu. Etkinlik, 16 Kasım Pazar günü geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Bodrum Kalesinin tarihi dokusunu, mimari özelliklerini ve geçirdiği dönemsel değişimleri inceleme fırsatı bulan katılımcılar etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Program kapsamında ziyaret edilen Sualtı Arkeoloji Müzesi hakkında da katılımcılara kapsamlı bilgiler verildi. Dünyada bilimsel sualtı arkeoloji kazılarının ilk kez başlatıldığı yer olan müzenin, Türkiye’de sergilenen tek sualtı arkeoloji müzesi olması nedeniyle taşıdığı önem vurgulandı. Müze içinde yer alan batıklar, eserler ve sualtı buluntuları üzerinden bölgenin binlerce yıllık ticaret geçmişine dair detaylı bilgiler paylaşıldı. Etkinlikte, batıklarin yani sıra Bodrum’un tarihi sürecine ışık tutan kazılardan çıkan eserler ile "Antik Çağda Enflasyon ve Alim Gücü" adli süreli sergi de gezildi. Yapılan detaylı anlatımlar, Bodrumun kültürel mirasının ve tarihi zenginliklerinin daha yakından tanınmasını sağladı. Bodrum Belediyesi, "Rotamızda; Arkeolojiyi Keşfet, Kültürü Yasa, Hikayeni Paylaş" sloganıyla yıl boyunca kültürel ve doğal mirası halkla buluşturmaya devam edecek. Belediye, tüm vatandaşları kentin zengin kültürel dokusunu yakından tanımaya ve korunmasına katkı sağlamaya davet etti.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:58
McDonald’s Türkiye’den "Sekizinci Aile" dizisi ile iş birliği
McDonald’s Türkiye, Disney+’ta yayına başlayacak Sekizinci Aile dizisiyle iş birliğine imza attı. McDonald’s Türkiye, Disney+’ta 19 Kasım’da yayına başlayacak Sekizinci Aile dizisiyle iş birliğine imza attı. Marka, ürün yerleştirmeleriyle dizinin birden fazla bölümünde yer alacak. En komik sahnelerde yer aldı Tekstil sektöründen gelen Basmacıgil Ailesi’nin mütevazı başlangıcından dünyanın sayılı güçlü ailelerinden biri haline gelme yolculuğunu anlatan dizide McDonald’s Türkiye, birçok sahnede izleyiciyle buluşuyor. Ali Atay’ın yönetmenliğini üstlendiği ve kadrosunda Haluk Bilginer, Hazal Kaya, Çağlar Çorumlu, Serkan Keskin, Mehmet Özgür, Erdem Şenocak, Cihan Talay, Ali Atay, Melisa Döngel, Alper Baytekin ve Ercan Kesal’ın da bulunduğu Sekizinci Aile; drama, kara mizah ve güç oyunlarını bir araya getiren özgün atmosferiyle dikkat çekiyor. "Kültürel belleğe dokunan deneyimler oluşturuyoruz" McDonald’s Türkiye, ürünlerini Sekizinci Aile dizisinin İstanbul Boop Kuruçeşme’de düzenlenen lansman etkinliğinde de davetlilere sundu. Etkinliğin ardından Disney+ iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, "Gerçekleştirdiğimiz pazarlama faaliyetlerinin kültürel belleğe dokunan deneyimler oluşturmasına önem veriyoruz. Geçen yaz Disney+ ile kurduğumuz billboard diyaloğunda da ortak bir frekans yakalamıştık. McDonald’s’ın günlük hayattaki rolünü hikaye anlatımıyla bütünleştiren çalışmamızdan oldukça güzel geri dönüşler aldık. Sekizinci Aile iş birliğinde de aynı yaklaşımı sürdürüyoruz. Birbirinden eğlenceli sahnelerde kurulan doğal temasla, izleyicinin kalbinde yer eden tanıdık lezzet anlarına ortak olmayı hedefliyoruz" dedi. TV, sinema, müzik ve moda dünyasının popüler tercihlerinden biri olan McDonald’s, bugüne kadar birçok yapıtta yer aldı. Bazen bir sipariş sahnesi, bazen yemek sohbeti, bazen de logosu eşliğinde yapılan diyaloglarla kendini gösteren markanın dünya çapında yer aldığı dizi ve filmler arasında; Space Jam, Seinfeld, Hızlı ve Öfkeli, Friends, Richie Rich ve Beşinci Element bulunuyor.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:52
Ünlü şarkıcı Muazzez Abacı Ankara’da defnedildi
Türk Sanat Müziğinin duayenlerinden Muazzez Abacı, Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Türk Sanat Müziği’nin önde gelen isimlerinden Muazzez Abacı, 12 Kasım’da 78 yaşında ABD’de geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi Türkiye’ye getirilen sanatçı için dün Atatürk Kültür Merkezi’nde tören yapıldı. Sanatçının cenazesi Ankara Kocatepe Camii’nde bugün öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda defnedildi. "Bir çınarı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz" Muazzez Abacı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığını belirten amca kızı Pınar Altınok, "Çok değerli bir aile büyüğümüzü kaybetmenin derin acısı içerisindeyiz. Diğer taraftan da bir ses sanatçısı olarak halkımıza mal olmuş büyük dev Türk müzik hislerinin dev çınarı kendisi, yeri doldurulamaz. Çok değerli birisini, bir çınarı kaybetmenin üzüntüsünü bir arada yaşıyoruz. Atatürk Kültür Merkezi’nde İstanbul’da çok kıymetli bir tören yapıldı. Cumhurbaşkanımıza ailem adına teşekkürlerimi iletiyorum" diye konuştu. "Türk Sanat Müziği öksüz kaldı" Muazzez Abacı’nın gelmiş geçmiş en iyi sesler arasında yer aldığını ifade eden TRT spikeri Mehbare Çelik ise, "Türk Sanat Müziği öksüz kaldı. Gerçekten gelmiş geçmiş en büyük seslerden biridir. Türk Sanat Musikisi’ni 5 yıllık eğitimle son noktasına kadar icra eden ve o konuda asla taviz vermeyen çok büyük bir sanatçı. Çok önemli bir miras bıraktı. Bir daha gelmez. Türk Sanat Müziği’ne bu denli gönül vermiş kişiler onu dinleyerek onun yoluna gitmeye çalışabilirler" şeklinde konuştu. Klasik ve çok sesli Türk müziğinin popülerlik kazanmasını sağlayan isimlerden biri oldu Muazzez Abacı müzik kariyerine ilk olarak 1966 yılında Ankara Radyosu’nda başladı. 1973’te ilk plağı ‘Bir Sen Kaldın İçimde Kervan’ı çıkardı. Klasik ve çok sesli Türk müziğinin popülerlik kazanmasını sağlayan isimlerden biri oldu. Radyo yılları sonrasında İstanbul’daki gazinoların aranılan assolistlerinden biri olmakta gecikmedi ancak özel hayatı nedeniyle sahne ve plak çalışmaları kesintilere uğradı. ‘Şakayık’ ve ‘Vurgun’ adlı kendisiyle özdeşleşmiş eserleriyle tanındı. 1990 yılında Cemal Safi’nin sözlerini yazdığı Selçuk Tekay’ın bestelediği ‘Vurgun’ adlı şarkı ve albümle öne çıkan ünlü sanatçı, 2000’li yılların başlarında, Türk Sanat Müziği’ndeki genel durgunluğun ve gerilemenin de etkisiyle, kendini müzik gündeminden belirgin şekilde geri çekmiştir. 2007 yılında ‘Hayalin İçin Söyle’ TV programında jüri olarak yer aldı.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:04
17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Grafik Sanatlar Bölümü tarafından düzenlenen "17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Ekinliği" açılış konferansı ile Sinema Anadolu’da başladı. Etkinliğin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Bahadır Yanık, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur İstifçi, GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman, Dekan Yardımcıları Doç. Gülçin Karaca ve Doç. Remzi San ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Konuşmasında Grafik Bölümü’nün bu yıl 40. yılını kutladığını hatırlatan Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi’nin Grafik Bölümü, 40 yıldır yalnızca Eskişehir’e ve Türkiye’ye değil, dünyadaki grafik birikimine de önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Ayrıca 17 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği bugün dünya çapında yüzlerce sanatçının ve binlerce öğrencinin buluştuğu önemli bir etkinlik haline geldi. Bu etkinliğin ilham kaynağı ise Yunus Emre. Bu yıl eğitim öğretim dönemini ‘Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı’ ilan ettik. Grafik Bölümümüz de 17 yıldır Yunus Emre’nin sözlerini en estetik hâliyle görünür kılmanın çabasını sürdürüyor. Bugüne kadar 16 sergi açıldı. Yunus Emre’nin sevgi ve insanlık anlayışını merkeze alan, grafik sanatları aracılığıyla yeniden yorumlayan özgün eserleri Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde birlikte göreceğiz. Anadolu Üniversitesi olarak üretimi destekleyen, uluslararası iş birliklerini güçlendiren ve öğrencilerimizin sanatsal gelişimini önceleyen tüm çalışmalar bizim için stratejik öneme sahip. Bu etkinlik de bu vizyonun önemli bir parçasını ifade ediyor. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi Tipografi Etkinliğinin verimli ve ilham verici geçmesini diliyorum." dedi. Prof. Kahraman: "Yazının ruhla buluştuğu bir haftaya tanıklık edeceğiz" GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman konuşmasında yazının tarihi ve estetik önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Yazı, en eski iletişim sembollerinden biridir. Harfler yalnızca biçim değil, kendimizi anlamlandırma çabamızın en güçlü simgesidir. Kaligrafi, elin ritmiyle duygunun biçime dönüştüğü bir söylem; tipografi ise düşüncenin düzenle buluştuğu çağdaş iletişimin görsel dilidir. Gelenek ve teknolojinin aynı potada eritildiği, yazının ruhla buluştuğu bir haftayı 17. kez gerçekleştireceğiz. Etkinliğimizin teması olan Yunus Emre’nin sevgi ve aşk anlayışı, yazının estetiğiyle birleştiğinde ruhlara dokunan görsel bir şölene dönüşüyor. Birbirinden kıymetli ustalar bizlerle olacak, bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Öğrencilerimiz yazının farklı disiplinlerdeki estetik ve teknik yönlerini doğrudan deneyimleme fırsatı bulacaklar." Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz: "16 yıldır zorlukları aşarak bu yolu yürüdük" Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise öğrencilerin bu etkinliği eğitimlerinin bir parçası olarak görmesini istediklerini belirterek, "Yunus Emre’nin adıyla çıktığımız bu yolda 16 yıl boyunca pek çok zorluklarla karşılaşsak da üstesinden gelmeyi başardık. Bugün 17.’sini gerçekleştiriyor olmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Konferanslar, sergiler ve workshoplarla bir hafta sürecek olan etkinliğimizin bu ilk gününde bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz. Tüm bu çabalar öğrencilerimiz içindir. Bu konferansı eğitimin bir parçası olarak değerlendirmenizi istiyorum. Bizlere desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Rektörlüğümüze, Dekanlığımıza ve Üniversitemize teşekkür ederiz." diye anlattı. Açılış konuşmalarının ardından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim elemanları Prof. Çiğdem Demir ve Doç. Merve Ersan, sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh, Seyed Mohsen Moosavi, Natalia Toropitsyna ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Umut Südüak öğrencilerle buluşarak mesleki deneyimlerini paylaştı. "17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği", Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde açılacak Yunus Emre Sergisi ve 18-21 Kasım 2025 tarihlerinde GSF’de gerçekleştirilecek çalıştaylar ile devam edecek. Yunus Emre Sergisi, 28 Kasım 2025 Cuma gününe kadar Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
17 Kasım 2025 Pazartesi - 14:48
Rize’de atmacalar bıldırcın avında yarıştı
Rize’de bu yıl 3.’sü düzenlenen ‘Atmaca Salma Festivali’ renkli görüntülere sahne oldu. Rize’nin Pazar ilçesinde Atmaca Salma Festivali’nin bu yıl 3.’sü düzenlendi. Düzenlenen festivalde onlarca atmaca birbiriyle bıldırcın avı için yarıştı. İlk olarak önceden tutulan bıldırcınlar doğaya salındı, ardından atmacalar teker teker peşlerinden bırakıldı. Rize ile bütünleşen atmacacılık kültürünün gerçek amacının yansıtıldığı festivalde yarışan atmacaların yetenekleri herkesin beğenisini toplarken renkli görüntülere de sahne oldu. Atmacacılar Federasyonu Başkanı Yahya Terzi, gerçekleşen Atmaca Salma Festivali’nin kültürün yaşatılması için çok değerli olduğuna dikkat çekerek "Pazar’da ‘Atmaca Salım Festivali’nin’ bu yıl 3’üncüsünü düzenliyoruz. Hep güzellik yarışması oluyordu, bunu yapan başka kimse yoktu. 3 sene önce bunu yapmaya başladık ve Allah’ın izniyle bugün 3’üncüsünü gerçekleştirdik. Bu kültürümüzü yaşatmak istiyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder