Son Dakika
|
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Fransa’da aşırı sıcaklardan 7 kişi öldü
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı
Hamaney'den ABD mesajı!
ABD'li Bakan Rubio: "İran'la savaşı sona erdirecek anlaşma bugün sağlanabilir"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
ABD basınından Hamaney iddiası!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramı’nı kutladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü
Trump: "Sağlık kontrolümü az önce tamamladım, her şey mükemmel"
İran heyeti, Katar’daki temaslarını tamamladı
Milli Savunma Bakanı Güler Edirne’de
MHP Lideri Bahçeli, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti
İran: "ABD son 48 saat içinde ateşkesi ağır şekilde ihlal etti"
KÜLTÜR SANAT
Erzurum’da asırlık gelenek yaşatılıyor: Gelin adaylarına süslenmiş "Nişan Koçu" hediyesi
26 Mayıs 2026 Salı - 19:41:23
Erzurum’da asırlardır devam eden ve kültürel mirasın en renkli ögelerinden biri olan "Nişan Koçu" geleneği, Kurban Bayramı öncesinde bu yıl da büyük bir coşkuyla yaşatılıyor. Kentte nişanlı çiftlerin aileleri arasında köprü oluşturan gelenek kapsamında, damat tarafı bayram öncesinde özenle seçtikleri kurbanlık koçu gelin evi için hazırlıyor. Günler öncesinden alınan koçlar, yıkanıp temizlendikten sonra süsleniyor. Boynuzlarına altın, bilezik ya da eşarp bağlanan, üzerine rengarenk kurdeleler ve boncuklar takılan koçlar, adeta bir gelin gibi süslenerek gelin adayının evine götürülüyor. Erzurum merkez ve ilçelerinde yoğun şekilde sürdürülen bu gelenek, sadece bir kurbanlık hediyesi olmaktan öte iki aile arasındaki bağı güçlendiriyor. Süslenen nişan koçları, damat yakınları tarafından kimi zaman davul, zurna ve dualar eşliğinde gelin evine taşınıyor. Mahalle sakinlerinin de yoğun ilgi gösterdiği bu görsel şölen, renkli görüntülere sahne oluyor. Gelin evi ise bu jest karşılığında damat tarafına özel ikramlarda bulunarak misafirlerini ağırlıyor. Asırlık adetleri yaşatmaktan mutlu olduklarını belirten vatandaşlar, "Erzurum’da nişanlı kıza kurbanlık koç götürmek atalarımızdan kalan çok güzel bir gelenek. Koçumuzu en güzel şekilde süsleyip, üzerine hediyesini bırakarak gelinimizin evine götürüyoruz. Amacımız hem bu güzel adeti yaşatmak hem de aileler arasındaki birliği ve sevgiyi pekiştirmek" ifadelerini kullandı. Kurban Bayramı yaklaşırken Erzurum’daki hayvan pazarlarında ve süsleme dükkanlarında "Nişan Koçu" mesaisi tüm hızıyla devam ediyor.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:32
Kütahya Hisarcık’ta bayram arifelerinde "Holo" geleneği asırlardır yaşatılıyor
Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde çocuklar, Ramazan ve Kurban Bayramı arifelerinde sürdürülen asırlık "Holo" geleneğini yaşatmaya devam ediyor. İlçedeki mahalle muhtarlarının organizasyonuyla mahallelerde bir araya gelen çocuklar, ellerinde poşetlerle "Holo" diye bağırarak sokaklarda dolaştı. Vatandaşlar ise çocuklara şeker, çikolata, kek, dondurma ve para dağıtarak geleneğe destek verdi. Çocuklar daha sonra gruplar halinde ev ve iş yerlerini ziyaret ederek "Holo" nidaları eşliğinde bayramlık ikramlar toplamayı sürdürdü. Bayram coşkusunu artıran etkinlik, mahallelerde renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğe katılan Hisarcık Belediye Başkanı Mustafa Demirtaş, "Holo" geleneğinin ilçenin kadim kültürel miraslarından biri olduğunu belirtti. Başkan Demirtaş, "Holo’nun Ramazan ve Kurban Bayramı arifelerinde öğle ile ikindi namazları arasında gerçekleştirilen önemli bir gelenek olduğunu ifade ederek, hayırsever vatandaşların çocukları sevindirmek amacıyla etkinliğe katkı sunduğunu söyledi. Bazı çocukların ev ev dolaşarak geleneğin yaşatılmasına katkıda bulunduğunu kaydeden Demirtaş, amaçlarının bu kültürü unutturmadan gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu dile getirdi.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:31
Şehzadeler Belediyesinden karanfil dağıtımı
Şehzadeler Belediyesi, Kurban Bayramı arifesinde kaybettikleri yakınlarını dualarla anmak için Kırtık Mezarlığı’nı ziyaret eden vatandaşlara karanfil dağıttı. Şehzadeler Belediyesi, Kurban Bayramı arifesinde vatandaşların manevi duygularına ortak oldu. Kırtık Mezarlığı’nda gerçekleştirilen uygulamada belediye ekipleri, yakınlarını dualarla anmak için mezarlığa gelen vatandaşlara karanfil dağıttı. Duygusal anların yaşandığı ziyarette vatandaşlar yapılan jestten dolayı memnuniyetlerini dile getirerek Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Bayramların sadece sevinç değil, aynı zamanda vefa ve hatıraların da yoğun şekilde hissedildiği özel günler olduğunu ifade eden Başkan Şimşek, "Bayram arifelerinde hemşehrilerimizin acısını, duasını ve hatıralarını paylaşmayı çok kıymetli buluyoruz. Kabristan ziyaretine gelen vatandaşlarımızın yanında olmak, onlara küçük de olsa bir gönül dokunuşu sunmak istedik. Ebediyete uğurladığımız tüm yakınlarımızı rahmet ve özlemle anıyor, tüm hemşehrilerimizin Kurban Bayramı’nı sağlık, huzur ve bereket içerisinde geçirmesini diliyorum." dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 15:50
Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan: "Bayram paylaşmakla güzeldir"
Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Bayramların birlik, beraberlik ve paylaşma duygularının en üst düzeyde yaşandığı müstesna günler olduğunu belirten Başkan Arslan, tüm İslam aleminin ve Çamelili hemşehrilerinin bayramını kutladı. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, mesajında kardeşlik ve gönül birlikteliğine vurgu yaparak, "Birlik, beraberlik ve paylaşmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar; kardeşliğin güçlendiği, gönüllerin birleştiği, büyüklerimizin ziyaret edildiği, dostluk ve muhabbetin arttığı müstesna günlerdir. Bu vesileyle başta anne ve babalarımız olmak üzere tüm büyüklerimizi ziyaret etmeyi, akraba ve komşularımızla bayram sevincini paylaşmayı ihmal etmeyelim" ifadelerini kullandı. "Bayram, paylaşmakla güzeldir" Kurban ibadetinin paylaşma kültürünü pekiştirdiğini belirten Arslan, mesajını şöyle sürdürdü: "Kurban ibadetlerimizin Cenab-ı Allah katında kabul olmasını diliyor, kesmiş olduğumuz kurban etlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak bayramın bereketini hep birlikte yaşamayı temenni ediyorum. Çünkü bayram, paylaşmakla güzeldir." Yola çıkacak sürücülere hayati uyarı Bayram tatili nedeniyle trafiğe çıkacak olan vatandaşlara da önemli bir çağrıda bulunan Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, "Bayram yolculuğuna çıkacak olan tüm vatandaşlarımızdan özellikle trafik kurallarına riayet etmelerini rica ediyorum. Dikkatli olalım ki bayram sevincimiz hüzne dönüşmesin, hiçbir ocağa acı düşmesin. Bu duygu ve düşüncelerle; ilçemizde, ülkemizde ve tüm İslam âleminde dostluğun, huzurun, mutluluğun hâkim olduğu bir Kurban Bayramı geçirilmesini diliyor, tüm hemşehrilerinin Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:47
Uçurumun ucundaki türbenin kayalıklarında ıslah çalışmaları sürüyor
2
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:02
Türk Halk Müziği’nin usta ismi Buharkent’te ağırlandı
3
21 Mayıs 2026 Perşembe- 22:45
Burhaniyeli eğitmen eski zaman gelinliğini tanıttı
4
24 Mayıs 2026 Pazar- 09:36
Kanye West’in İstanbul’daki 100 bin kişilik konserine "Travis Scott" sürprizi
5
22 Mayıs 2026 Cuma- 10:53
Toprakkale kazılarında gün yüzüne çıkarılan eserler ilk kez sergilendi
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:53
Kütahya’da bayramın dinî ve kültürel boyutları masaya yatırıldı
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi. (EFE-
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:51
İki dev kazan dolusu keşkek 30 dakikada dağıtıldı
Amasya’da bir etkinlikte vatandaşlara iki dev kazan dolusu coğrafi işaret tescilli keşkek dağıtıldı. Yaklaşık 250 kilo ağırlığındaki besin deposu yemek 30 dakikada tüketildi. Geleneksel Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak değerlendirilip besleyici ve tok tutucu özelliği bulunan keşkek, Türk Mutfağı Haftası etkinliğinde vatandaşlara dağıtıldı. Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte hazırlanışında kuzu gerdan et, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağının kullanıldığı keşkek lezzetiyle beğeni topladı. "2 kazan dolusu keşkeği yedirdik" Keşkeğin tarihçesinin kentteki arkeolojik kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığını belirten Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün, "Keşkek şehrimizde en çok tüketilip beğenilen coğrafi işaretli yemeklerimizden bir tanesi. Yarım saat içinde 250 kiloya yakın ağırlıkta 2 kazan dolusu keşkeği yedirdik" dedi. Besin deposu yemekten tüketen vatandaşlardan İsmail Tuna, hazırlanışında emeği olan usta aşçılara teşekkür etti. Şehzadeler Gezi Yolu’nda MasterChef 2025 şampiyonu Sezer Dirican’ın memleketi Amasya’da usta şeflerle hazırladığı yemeğin ikram edildiği programa Amasya Valisi Önder Bakan, Kültür ve Turizm İl Müdürü Yaser Ergün ile diğer yetkililer de katıldı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 09:47
Anadolu’nun binlerce yıllık ezgileri Pamukkale’de yankılandı
Denizli’de düzenlenen "7’den 70’e Sanatın İzinde Hayat Boyu Öğrenme Folklor Rüzgârı" gecesinde Anadolu’nun farklı yörelerine ait halk oyunları sahnelendi. Binlerce yıllık kültürel mirasın dansla buluştuğu gece, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Denizli’de yıl boyunca açılan halk oyunları kurslarında eğitim alan kursiyerler ile çeşitli halk oyunları topluluklarının katkılarıyla düzenlenen "7’den 70’e Sanatın İzinde Hayat Boyu Öğrenme Folklor Rüzgârı" gecesi, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Anadolu’nun zengin kültürel mirasını sahneye taşıyan gösteriler, izleyenlerden büyük alkış aldı. Semazen gösterileriyle başlayan programda; çiftetelli, zeybek, Kafkas oyunları, Seymen gösterileri, Teke yöresi oyunları, Şaman dansı ile Âşuk ile Maşuk-Anamur gösterileri izleyicilerle buluştu. Her bir performans, farklı kültürlerin izlerini taşıyan kostümler ve müzikler eşliğinde sahnelendi. Özellikle Ege’nin yiğitlik simgesi olan zeybek gösterileri büyük ilgi görürken, Kafkas danslarının sert ve asil figürleri salonda heyecan dolu anlar yaşattı. Şaman danslarının ritmik ve mistik atmosferi ise izleyenleri adeta Orta Asya’nın kadim kültür yolculuğuna çıkardı. Semazenlerin manevi atmosferiyle birleşen gece, sanat ve kültürün birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Salonun tamamen dolduğu programda vatandaşlar gösterileri cep telefonlarıyla kaydederken, gece boyunca sık sık alkışlar yükseldi. Farklı yaş gruplarından kursiyerlerin aynı sahnede buluşması ise "Hayat B0oyu Öğrenme" anlayışının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecenin sonunda programa katkı sağlayan eğitmenlere, halk oyunları ekiplerine ve organizasyonda emeği geçenlere plaket ile çiçek takdim edildi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 08:22
Erzincan Gençlik Merkezlerinde gençlik konseri coşkusu
Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında Erzincan Gençlik Merkezi’nde gençlik konseri düzenlendi. Erzincan Gençlik Merkezleri tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikte gençler müzik eşliğinde keyifli vakit geçirdi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen konserde gençlerin enerjisi ve coşkusu dikkat çekti. Etkinlik sonunda organizasyona katılan gençlere teşekkür edildi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 02:44
Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı
Edirne’de ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla 23 ülkeden 213 sanatçıyı tarihi mekanlarda buluşturdu. Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, "Köprüler" temasıyla kapılarını sanatseverlere açtı. 23 ülkeden 213 sanatçının eserlerinin yer aldığı bienal, kentin tarihi mekanlarını çağdaş sanatla buluşturdu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde başlayan bienalin açılışı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda gerçekleştirildi. Açılışa sanatçılar, akademisyenler, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı. Bienal kapsamında fotoğraf, heykel, yeni medya, performans ve farklı disiplinlerde hazırlanan eserler, Edirne’nin tarihi mekanlarında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Açılış programında katılımcılar, Kervansaray’da sergilenen eserleri inceleyerek sanatçılardan çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Köprüler" teması etrafında şekillenen bienal, geçmiş ile bugün, gelenek ile çağdaş sanat arasında bağ kurmayı hedefliyor. Edirne’nin kültürel yaşamına hareket katacak bienal, 28 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek. Edirne Valisi Yunus Sezer, "Bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli" dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 22:52
Emine Erdoğan: "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir’’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatı olduğunu belirterek, "Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir" dedi. İstanbul’da, "Türk Mutfağı Haftası" kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Miras" programı gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi, büyükelçiler, konsoloslar, sektör temsilcileri katıldı. Yemekten önce etkinlik alanını gezen Emine Erdoğan "Birikim Mutfaktan", "AnadoludaKİLER", "Bereketli Hilal Sofrası", "Şark Sofrası", "Kardeşlik ve Birlik Sofrası", "Yörük Sofrası", "Karadeniz Sofrası", "Rumeli Sofrası", "Sıfır Atık Vakfı" ve "Milli Saraylar Başkanlığı" stantlarını ziyaret etti. Siirt, Bursa, İzmir, Kafkas ve Trabzon halk oyunları gösterisiyle başlayan programda Bakan Kacır ve Bakan Ersoy, Emine Erdoğan’ın ardından birer konuşma gerçekleştirdi. Programda konuşan Erdoğan, İstanbul’un, yeryüzünün en eski şahitlerinden biri, medeniyetlerin, halkların, tarihin buluştuğu bir insanlık sofrası olduğunu söyledi. Türk mutfağının güçlü bir medeniyet mirası olduğunun yeniden hatırlandığını kaydeden Erdoğan, bu mirasın Türkiye’nin sadece yemeklerini değil yerelden evrensele uzanan kültürel zenginliğini de temsil ettiğini belirtti. Yurtdışındaki etkinliklerle Türk Mutfağı Haftası’nı kutlayan dış temsilciliklere selam gönderen Erdoğan, "Mutfak, insanlık tarihinin en eski arşivlerinden biridir. Kurulan her sofrada bir toplumun inançlarını, kültürel kodlarını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi satır satır okumak mümkündür. Söz konusu Türk mutfak mirası olduğunda, yüzyıllarla ifade edilen bir medeniyet yürüyüşünden bahsederiz. Türk mutfağının kapısı, Türkistan’dan açılır, göçlerle Anadolu’ya uzanır, oradan Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar yayılır. Bu tarihsel hat boyunca, farklı kültürler birbirine temas eder, birbirinden öğrenir, birbirini, zenginleştirir" diye konuştu. "Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir" Çok kültürlülüğün Türk mutfağının en güçlü ve ayırt edici vasıflarından biri olduğunun altını çizen Erdoğan, Osmanlı medeniyetine bakıldığında farklı dinlerin, dillerin ve kimliklerin asırlar boyunca bir arada yaşayabildiği barış dolu bir kültür iklimi görüldüğünü, bunun en zarif tezahürlerinden birinin Anadolu mutfağı olduğunu anlattı. Anadolu’da, farklı kökenlerden insanların aynı mahallede kapı komşusu olduğunu kaydeden Erdoğan, "Haşlanmış buğday taneleri bir evde aşure olurken, yan komşuda ’koliva’, karşı komşuda, ’anuşabur’ diye pişmiş, birbirine ikram edilmiştir. Şam Tatlısı, arnavutciğeri, tatar böreği, Acem pilavı, çerkes tavuğu gibi yemekler isimleri değişmeden, sofrada yerini almıştır. Kürt tandır ekmeği, Laz böreği, Boşnak mantısı aynı sofrada buluşmuştur. Her kültür kendi kimliğini koruyarak ortak bir lezzete katkı sunuyor. Mesela dünyaca ünlü baklavamızın kat kat açılan yufkalarında, Türkistan’dan taşıdığımız hamur işi geleneğinin izleri vardır. Üzerine dökülen şerbet kökleri Romalılara uzanan, daha sonra Arap mutfağında geliştirilen, hamur işine bal şerbet dökme geleneğiyle doğrudan bağlantılıdır. Zaten, soframıza asıl tadını, tuzunu veren de işte bu birlikte yaşama kültürü ve birlikten doğan kuvvettir. Kaynayan tencereler, kültürlerarası etkileşimi ve diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dilidir. O nedenle Türk mutfağı, adeta insanlığın asırlara yayılan, gönül birliğinin en görünür olduğu vitrindir. Sadece ne yediğimizi değil nasıl yaşadığımızı, neye inandığımızı, hangi değerleri baş tacı yaptığımızı da anlatır" dedi. "Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum" Emine Erdoğan, "Bugün insanlık, farklılıkların çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olduğu bir dünyanın arayışı içinde ön yargılarla çoraklaşan insaniyet toprağını şifalandırmanın, bir arada yaşamayı başarmanın yollarını arıyor. Fakat ne yazık ki çok kültürlülük çoğu zaman, teorik bir kavram olarak kalıyor. Çünkü insanların yaşanmış örneklere, gerçek hayat tecrübelerine ihtiyacı var. Bu anlamda Türk sofralarının, içinde yaşadığımız çağa söyleyecek çok güçlü sözleri olduğuna inanıyorum. Çünkü buğdayın ilk kez ekmeğe dönüştüğü bu kadim topraklar insan odaklı bir yaşam tasavvurunu yüzyıllardır sofraya taşımaya devam ediyor. Çünkü Anadolu’da gönüller birbirine eklenir ve ortaya muhteşem bir insanlık zinciri çıkar. Hayatın yükü, omuz omuza veren insanların dayanışmasında kuş tüyü kadar hafifler. Nişan, düğün, sünnet gibi özel günlerde ve cenazelerde komşular hiçbir yardım talebi gelmesini beklemeden bir araya gelir, ev sahibinin işlerini sırtlanırlar. Kadınlar, kışlık hazırlığı, yaprak sarma, ekmek pişirme, Ramazan hazırlıkları gibi emek yoğun işleri imece usulü yaparlar" diye konuştu. Bunun en güzel örneklerinden birinin de, UNESCO’nun somut olmayan, kültürel miras listesinde yer alan "keşkek" olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türk mutfağı, lezzetlerinin yanında manevi bağlamı, aile bağları, paylaşım kültürü ve kolektif üretim gücüyle başlı başına bir yaşam sanatıdır. Türk mutfağı, Anadolu’nun ruhunu ve vicdanını dünyanın dört bir yanına taşıyan en latif kültür elçimizdir. Bize düşen görev ülkemizin gastronomi imajını dünyaca bilinen birkaç yemekle sınırlı olmaktan çıkarıp, ’anlam, kültür ve değer mutfağı’ olarak, dünyada hak ettiği konuma taşımaktır" ifadelerini kullandı. Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’ın, UNESCO Özgün Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer almasının gurur verici olduğun vurgulayan Erdoğan, "İnanıyoruz ki her şehrimiz dünya gastronomi haritasında güçlü bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Yeter ki mutfağımızı doğru bir gastronomi anlatısıyla buluşturalım. Atıksız, israfsız, sürdürülebilir, çevre dostu, sağlıklı ve her beslenme tercihine cevap verebilen yönlerini ön plana çıkaralım. İklim krizinden, yerel kimliklerin korunmasına kadar pek çok küresel mesele için ilham veren bir yaşam modeli olarak sunabilelim" değerlendirmesinde bulundu. "Mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira lira destek sağladık" Bakan Kacır ise, "Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisini, yerel lezzetlerini, geleneksel yöntemlerini ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak mirasını yansıtan tescilli bin 847 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Avrupa Birliği nezdinde tescilli 46 coğrafi işaretli ürünümüzle, Anadolu’nun lezzet hafızasını küresel ölçekte güçlü biçimde temsil ediyoruz. Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne dek mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1 milyar 400 milyon lira destek sağladık. Hanımefendinin öncülüğü ve himayelerinde yürüttüğümüz Anadoludakiler Projemizle de; yerel üreticimizin emeğini görünür kılmak, Anadolu’nun özgün değerlerini markalaştırmak ve kadim birikimimizi yeni nesillere bir kalkınma hikâyesi olarak aktarmak üzere adım attık" diye konuştu. "Türkiye, gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip" Bakan Ersoy da, "Bakanlık olarak, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanter Sistemi’nde ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ grup başlığı altında 87 adet yaşayan miras unsurunu kayıt altına almış bulunuyoruz. Ayrıca Mesir Macunu Festivali’nden İftar ve İftar ile İlgili Sosyo-Kültürel Gelenekler’e kadar 7 farklı mutfak kültürümüz UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirilmiştir. Bu yıl ‘Türk Mutfağında Geleneksel Sofra Kültürü: Sosyal Pratikler ve Ritüeller’ adlı aday dosyamızı da UNESCO’ya sunduk. 2028’de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedilmesini bekliyoruz. Türkiye; sahip olduğu eşsiz coğrafi çeşitlilik, dört mevsime yayılan tarımsal üretim kapasitesi, yerel ürün zenginliği, coğrafi işaretli değerleri, bölgesel mutfak kimlikleri ve binlerce yıllık mutfak geleneğiyle gastronomi turizminde dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahiptir" dedi. Türk ve Osmanlı Mutfağı yemeklerinin servis edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konseri ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 22:45
Burhaniyeli eğitmen eski zaman gelinliğini tanıttı
Burhaniye ilçesinde, Halk Eğitim Merkezinde kurs öğretmeni Nurşen Ertunç’un diktiği eski zaman gelinliği ilgi gördü. Ertunç, diktiği gelinliği Ören Meydanındaki Türk Mutfağı Haftası etkinliklerinde giydi. Burhaniye Halk Eğitimi Merkezinde tel kırma kursu veren Nurşen Ertunç’un hazırladığı Balıkesir eski zaman gelinliği ilgi gördü. Coğrafi işaretli somut olmayan kültür mirası gelinlik ilgi gördü. Annesinin sandığından çıkardığı gelinliği örnek aldığını kaydeden kurs eğitmeni Nurşen Ertunç, "Bu gelinliği hayat ağacı motifleri ile süsledim. Bugün de burada ilk defa giydim. İlgi gördü. Bunu gelinim için yaptım" dedi. Öte yandan Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Turan Fırat Algül de, Nurşen Ertunç’u tebrik etti.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 19:25
Tekirdağ’da Türk Mutfağı Haftası "Bir Sofrada Miras" temasıyla başladı
Tekirdağ’da, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Tekirdağ mutfağının kültürel mirası ve gastronomi potansiyeli ön plana çıkarıldı. 2022 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde hayata geçirilen "Türk Mutfağı Haftası", her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında Türkiye genelinde ve yurt dışında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" kitabından hareketle düzenlenen organizasyon kapsamında, yöresel mutfak kültürünün tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Program kapsamında, Emine Erdoğan’ın Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla yayımladığı video mesaj katılımcılara izletildi. Daha sonra açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Türk mutfağının köklü geçmişine ve Tekirdağ’ın gastronomik değerlerine ilişkin bilgiler verdi. Etkinlikte ayrıca, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hamide Salha moderatörlüğünde "Bir Sofrada Miras" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Türk mutfağının kültürel mirası, yöresel ürünlerin korunması ve gastronomi turizminin geliştirilmesi konuları ele alındı. Program sonunda katılımcılara Tekirdağ’a özgü yöresel ürünler ikram edilirken, Vali Recep Soytürk etkinlik alanında kurulan stantları ziyaret etti. Soytürk, Tekirdağ gastronomisinin gelişimine ve markalaşmasına katkı sunan üretici ve işletmelere teşekkür etti. Tekirdağ’da Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa; Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Nedim Tunçer, Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:43
Konya’da "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri başladı
Konya’da bu yıl beşincisi gerçekleştirilen "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri ‘Bir Sofrada Miras’ temasıyla başladı. İlk olarak Mevlana Müzesi’nde dua edilmesiyle başlayan program Ateşbaz-ı Veli Hazretleri Türbesi’nde tuz alma merasimiyle devam etti. Konya Valiliği himayelerinde; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve Meram Belediyesi iş birliğiyle Meram Şehir ve Yaşam Kültürü Müzesi’nde program düzenlendi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, Türk Mutfağı Haftası’nın Konya’ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da, Konya mutfağının, Türk mutfağında geniş bir yer kapladığını belirtti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Türk Mutfağı Haftası’nın bu yılki ‘Bir Sofrada Miras’ teması son derece önemlidir. Konya’mız bu mirasın en güçlü temsilcisi olan şehirlerin başındadır. Selçuklu Darülmülkü olan şehrimiz, asırlar boyunca ilmin, irfanın, sanatın ve ticaretin merkezi olduğu gibi aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle Anadolu’nun en müstasna şehirlerinden bir olmuştur" dedi. Konya’nın hem fiziki hem de sosyal olarak geliştiğini ifade eden AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, şehrin her köşesinde ayrı bir etkinlik düzenlendiğini belirtti. Konya’nın sahip olduğu coğrafi işaretli ürünlerle gastronomi dünyasında seçkin bir yere sahip olduğunu kaydeden Vali Akın, "Tescilli lezzetlerimizin sayısındaki artış, bu kadim mirasın korunarak yarınlara aktarılması noktasındaki kararlılığımızın en somut göstergesidir. Her yıl üzerine koyarak, içerik ve nitelik bakımından daha da zenginleştirdiğimiz etkinliklerimizin çeşitliliği, bu yıl da organizasyonun küresel vizyonuna yakışır bir seviyeye ulaştığını kanıtlamaktadır. Atölye çalışmalarından yarışmalara, ikramlardan kültürel programlara kadar uzanan bu geniş yelpaze, Konya mutfağının yaşayan ve sürekli yenilenen canlı bir miras olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:09
Türk Mutfağı Haftası’nda genç şefler hünerlerini sergiledi
Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor" yarışmasında öğrenciler, yaptıkları yemekle birinci gelebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı. 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, Türk mutfağının sağlıklı ve geleneksel yönlerini vurgulamak amacıyla düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor Yemek Yarışması", Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kastamonu genelindeki 3 ilçeden 9 lisenin katıldığı organizasyonda toplam 36 öğrenci; çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde kıyasıya mücadele etti. Etkinlik, Anadolu Yemekleri Fotoğraf Sergisi ile başladı. Serginin açılış konuşmasını yapan Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Çağdaş Aydın, Türk mutfağı temalı bir fotoğraf yarışması düzenlediklerini, bu yarışmanın üç farklı kategoride gerçekleştirildiğini ve bunlardan birinin öğrencilere yönelik olduğunu belirtti. Doç. Dr. Aydın, ayrıca fotoğraf yarışmasına ait serginin fakültede ziyaret edilebileceğini ifade ederek, ilgilileri davet etti. Serginin ardından yapılan açılış programında konuşan Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Serkan Çalışkan ise, "Her yıl düzenlemiş olduğumuz liseli şefler yarışmasını yine Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yılda düzenledik. Bu yıl yarışmamıza 3 farklı ilçeden, Taşköprü, Tosya ve Merkez ilçe olmak üzere 9 farklı lisemiz katıldı. Her liseden 4’er kişiden oluşan öğrencilerimiz çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde yarıştılar. Öğrencilerimize bu değerlendirmeleri sonucunda da ödülleri takdim edildi. Her bir kategoride birinci, ikinci, üçüncülük ödülleri verildi. Her yıl düzenlenen Türk Mutfağı Haftası kapsamında ‘Sofrada Miras’ temasıyla haftamızı kutluyoruz. Öğrencilerimizin yemek yapmalarını, mutfağı tanımalarını, Türk mutfağına olan ilgi ve alakanın artmasını devam etmesini sağlamayı amaçlıyoruz. Geçmiş yıllarda burada bizim yapmış olduğumuz yarışmaya katılan öğrencilerden gastronomi mutfak sanatları bölümümüzü tercih eden öğrencilerimiz var. Örneğin geçen sene Mustafa Kaya Anadolu Lisesi adına yarışmaya katılan öğrencilerimiz burada gastronomi mutfak sanatları bölümünde öğrenim görüyorlar. Bu durum yarışmanın da aslında amacına ulaştığının bir göstergesidir. Türk mutfak kültürünü yaşatma adına bu etkinliği yapmış olmaktan biz oldukça mutluluk duyuyoruz. Yarışma kapsamında öğrencilerimiz saat 9.30’da alana alındı. Yarışmamız saat 10’da başladı. İki saatlik süren yarışmamız saat 12.00 itibariyle sonlandı. Sonlanmanın akabinde ise jüri değerlendirmesi başladı. Beş kişiden oluşan jürimizin içerisinde yiyecek-içecek hizmetleri öğretmeni, bir otelimizin baş aşçısı, fakültemizden bir araştırma görevlisi iye sosyal medyada yemek üzerine oldukça yüksek takipçiye sahip sosyal medya fenomenleri bulunuyor. Onlar, öğrencilerimizin yapmış oldukları yemekleri değerlendirdiler. Bu değerlendirmeleri yaparken oldukça yapıcı konuşmalar gerçekleşti. Bu yapıcı konuşmalarda öğrencilerin Türk mutfağına olan ilgisini, alakasını arttıracak diyaloglar gerçekleşti. Bu yarışmayı biz, ilk olarak 2023 yılında yapmaya başladık. 2023 yılında oldukça geniş katılımlı, 36 okulun katılımı ile yapılan bir yarışmaydı. Yaklaşık 8 gün sürdü. 2024 yılında bu yarışmayı tekrarlamadık. Çok güzel bir yarışma olmuştu 2023’te ve 2024’te de neden tekrarlanmadığına ilişkin, özellikle lise öğrencilerimizden istekler geldi. 2024 yılında tekrar başladık ancak bu kez haftada 8 gün değil de 1 gün olarak yapıldı. Sadece tek bir gün yapıldı. Yine biz bu yıl dördüncüsünü düzenliyoruz bu yarışmanın" dedi. Doç. Dr. Çalışkan, etkinliğin uzun süren hazırlıkların ardından hayata geçirildiğini belirterek yarışmaya katılan öğrencilere teşekkür etti. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhan Sevim ise, Türk mutfağının dünya mutfakları arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Mutfağın yalnızca bir beslenme aracı değil; aynı zamanda tarih, coğrafya, kültür, inanç ve gelenekleri yansıtan bir hafıza olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sevim, Türk mutfağının Orta Asya’dan günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek tüm öğrencilere başarılar diledi. Kastamonu Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Zeynep Güntürk, "Yemeğimizde çökertme kebabı, Süleymaniye çorbası, dondurmalı irmik helvası yaptık. Buraya kazanmak için geldik, kazanıp da gideceğiz inşallah. İddialıyız. İki saat içinde yarıştık. Gerçekten çok zorluydu, çekişmeli geçti. Malzeme konusunda sıkıntımız yoktu aslında ama ortam çok geriyor bazen insanı. Eğlenceliydi gerçekten. Adrenalin gerçekten çok yüksekti ama çok eğlendik. Hep beraber vakit geçirdik, hem yarıştık hem yemek yaptık" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, çorba kategorisinde Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi "Son Tabak" takımı Kara Çorba ile üçüncü, Pervaneoğlu Ali Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi "Master PAMTAL" takımı Köfteli Şehriye Çorbası ile ikinci, Kastamonu Göl Anadolu Lisesi ise Karalahana Pancar Çorbası ile birinci oldu. Ana yemek kategorisinde, Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Ehl-i Lezzet" takımı bostan kebabı, pilav ve sumaklı salata ile üçüncülük elde etti. Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Lezzet-i Hümayun" takımı çökertme kebabı ile ikinci sırada yer alırken, Sevim Tokatlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mutancana yemeğiyle birincilik ödülünü kazandı. Tatlı kategorisinde ise Aytaç Eruz Anadolu Lisesi "Anadolu Ateşi" takımı damla sakızlı muhallebi ile üçüncü oldu. Mustafa Kaya Anadolu Lisesi "Kastramoni" takımı Üryani soslu siyez kıtırlı muhallebi ile ikinciliği elde ederken, 10 Aralık Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi keşkül ile birincilik ödülünün sahibi oldu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:55
Tatvan’da anlamlı sergi: Filistin için her çivi bir umut olacak
Bitlis’in Tatvan Gençlik Merkezi öğrencileri tarafından hazırlanan filografi sergisi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Tatvan Gençlik Merkezi bünyesinde eğitim gören öğrencilerin bir yıl boyunca büyük emek vererek hazırladığı filografi (çivi ve tel sanatı) tabloları, Tatvan Yaşam AVM’de düzenlenen sergiyle kapılarını açtı. Serginin açılışı Tatvan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hasan Sönmez, AK Parti Tatvan İlçe Başkanı Erhan Ayaz, Tatvan Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Refik Aydın ve çok sayıda davetlinin katılımıyla yapıldı. Eğitmen Gülhan Kara öncülüğünde yaşları 9 ile 29 arasında değişen yaklaşık 40 öğrencinin hazırladığı onlarca eser ziyaretçilerin beğenisini topladı. Üç gün sürecek sergide, Filistin yararına hazırlanacak anlamlı bir proje de yer alıyor. Eğitimde Yeni Yaklaşımlar (EYS) kapsamında eğitim veren Gülhan Kara, sergide yer alan eserlerin büyük sabır ve emeğin ürünü olduğunu söyledi. Kara, yaklaşık 40 öğrencinin bir yıl boyunca hazırladığı çalışmaların ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu belirtti. Sergide yaklaşık 70 filografi tablosunun yer aldığını ifade eden Kara, yoğunluk nedeniyle bazı eserlerin sergi alanına sığdırılamadığını da dile getirdi. Serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Filistin halkına destek amacıyla başlatılan interaktif tablo projesi oldu. Ziyaretçilerin bizzat çivi çakarak tamamlayacağı tablonun satışından elde edilecek gelirin tamamen Filistin’e bağışlanacağını belirten Gülhan Kara, şu ifadeleri kullandı: "Filistin adına bir proje yaptık. Burada halkımızın ve gençlerimizin elinden çıkacak bir tablo üretilecek. Her gelen bir çivi çakacak. Tablo tamamlandıktan sonra satışa sunacağız. Elde edilen geliri ise Diyanet aracılığıyla Filistin’e bağışlayacağız." Serginin üç gün boyunca açık kalacağını belirten Kara, tüm vatandaşları Tatvan Yaşam AVM’de düzenlenen etkinliğe davet etti. Özellikle Filistin’e destek olmak isteyen yardımseverlerin sergiye katılım göstermesini isteyen Kara, dayanışmanın önemine dikkat çekti.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:26
Samsun’da yöresel lezzetler tanıtıldı
Samsun’da Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikle yöresel lezzetler tanıtıldı. İlkadım ilçesi Kurtuluş Yolunda düzenlenen etkinlik Samsun Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlendi. Vatandaşlara ikram 21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası nedeniyle gerçekleştirilen etkinlikte belediyeler ve yerel kooperatifler yöresel ürün stantları açtı. Kavak tiridi, Terme pidesi, Çarşamba keşkeği, Salıpazarı düğün yahnisi ve birçok yöresel ürün stantlarda vatandaşlara ikram edildi. Programa Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, İlkadım Kaymakamı Abdulkadir Demir, Atakum Kaymakamı Murat Bulacak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş ile davetliler ve vatandaşlar katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder