Son Dakika
|
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
PFDK, Leroy Sane’ye 2 maç men cezası verdi
Büyükçekmece’de sahte alkol zehirledi
KÜLTÜR SANAT
İzmir’de restore edilen tarihi Asmalı Mescit Camii ibadete açıldı
13 Mart 2026 Cuma - 17:08:01
İzmir’in Konak ilçesindeki tarihi Asmalı Mescit Camii restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla yeniden kapılarını açtı. Camide restorasyon sonrası ilk cuma namazı kılındı. İkiçeşmelik semtinde 1894 yılında inşa edilen cami için 2024 yılında İzmir Valiliği tarafından ihale gerçekleştirildi. İhalenin ardından 31 Mart 2025 tarihinde restorasyon işlemlerine başlandı. Onaylı projeler doğrultusunda sonradan doldurulan bodrum kat ortaya çıkarıldı. Yapının güneybatı yönünde doldurulan alanlar temizlenerek yeniden imalatlar yapıldı. Güçlendirme işlemleri bitti Restorasyon kapsamında caminin beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Duvarlarda derz açma, sıva ve taş temizlikleri ile tamamlama işlemleri yapıldı. Cami içerisindeki tüm ahşap elemanlar yenilendi. Elektrik ve mekanik sistemlerin bakımı yapıldı. Şehitler için mevlit okundu Çalışmaların sona ermesiyle Asmalı Mescit Camii bugün kılınan cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı. Namaza İzmir Valisi Süleyman Elban ve cami cemaati katıldı. Namaz öncesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Şehitler Haftası sebebiyle mevlid-i şerif okundu.
13 Mart 2026 Cuma - 16:50
Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu hizmete açıldı
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualarla hizmete açıldı. Hayırsever Nizamettin Demirel’in katkılarıyla Muratpaşa ilçesi, Gebizli Mahallesi’nde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılım sağladığı tören ile hizmete açıldı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada camilerin ihtiyaç duyulan bölgelere inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Vali Şahin, "Kaymakamımız, Belediye Başkanımız ve Müftülüğümüz Muratpaşa’da örnek bir çalışma ortaya koyuyor. Daha önce de benzer açılışları birlikte gerçekleştirdik. Bu desteklerinden dolayı Muratpaşa Belediye Başkanımıza, Muratpaşa Kaymakamımıza, muhtarlarımıza, hayırseverlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buraya doğru bir yatırım yapılmış ve mahallemizin cami ihtiyacı karşılanmış oldu. Ayet-i kerime de ’Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a inanan kimseler imar eder’ ayetinde bahsi geçen imar sadece bina yapmak değil; aynı zamanda orayı ibadetle, iyilikle ve salih amellerle ihya etmektir. Bu da Gebizli Mahallesi’nin kıymetli sakinlerine düşüyor. Bu caminin güzel işlerin ve hayırlı faaliyetlerin merkezi olacağına gönülden inanıyor ve her zaman destek olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Vali Hulusi Şahin, Hacı Nizamettin Demirel Camii’nin inşasına sağladığı katkılardan dolayı hayırsever Nizamettin Demirel’e plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından, Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualar eşliğinde kesilen kurdeleyle hizmete açıldı. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Müftüsü Aydın Yığman, hayırsever Nizamettin Demirel ve ailesi, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 16:49
Merkezefendi Belediyesi Akkonak Mahallesi’nde iftar sofrası kurdu
Merkezefendi Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak amacıyla Akkonak Mahallesi’ndeki vatandaşları iftar sofrasında bir araya getirdi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Bizi yalnız bırakmadığınız için, bu gönül sofralarını birlikte kurduğumuz için hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi. Merkezefendi Belediyesi tarafından Akkonak Mahallesi’nde kurulan iftar sofralarında yüzlerce vatandaş aynı anda oruçlarını açarken, Ramazan ayının bereketi ve paylaşma kültürü hep birlikte yaşandı. Komşuluk ve dayanışma duygularının güçlendiği programda vatandaşlar, aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu paylaştı. Akkonak Açık Pazar Yeri’nde düzenlenen iftar programına mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. İftar programına katılan vatandaşlar, düzenlenen organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek Merkezefendi Belediyesi’ne teşekkür etti. "Ramazanın verdiği o maneviyatı birlikte yaşıyoruz" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Ramazanın ruhunu, maneviyatını, güzelliğini mahallelerimizde yaşatmaya devam ediyoruz. O birliği, Ramazanın verdiği o maneviyatı birlikte yaşıyoruz. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Mübarek Ramazan Bayramı’nda hem ülkemiz için hem bütün dünya için öncelikle sağlık, mutluluk, barış ve huzur getirmesini diliyorum" diye konuştu. "Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ederim" Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, "Sayın Başkanımıza, değerli personeline, hayırsever arkadaşlarımıza ve katılımınızdan dolayı sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 16:32
Büyükşehir’den Sarıçukur’da miniklere eğlence ve bilim dolu gün
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik markası Pusula Maraş ve Gençlik Meclisi, Onikişubat kırsalında Sarıçukur İlkokulu’nu ziyaret ederek miniklere çeşitli etkinliklerle unutulmaz bir gün yaşattı. Etkinliklerle doyasıya eğlenen çocuklar, Büyükşehir’in Bilim Otobüsü’nü de yakından görme imkanı buldu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik projeleri arasında yer alan Pusula Maraş ve Gençlik Meclisi, şehrin farklı noktalarında gerçekleştirdiği etkinliklerle çocuklar ve gençlerle buluşmaya devam ediyor. Sosyal, kültürel ve eğitici faaliyetlerle gençlerin gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan ekipler, bu kez Onikişubat’ın kırsal mahallelerinden Sarıçukur’da miniklere yönelik eğlence dolu bir program düzenledi. Pusula Maraş ve Gençlik Meclisi üyeleri, Sarıçukur İlkokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Gün boyunca süren etkinliklerde çocuklar hem eğlendi hem de sosyal aktivitelerle keyifli vakit geçirdi. Program kapsamında miniklere yönelik yüz boyama etkinlikleri düzenlenirken, sandalye kapmaca, mendil kapmaca ve balon yarışmalarıyla okul bahçesi adeta şenlik alanına dönüştü. Etkinliğe katılan çocuklar, arkadaşlarıyla birlikte oyunlar oynayarak doyasıya eğlenirken, geleneksel kültürün önemli unsurlarından olan Hacivat - Karagöz gösterisi ve kukla gösterileri de miniklerden büyük ilgi gördü. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşesi ve heyecanı dikkat çekti. Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Pusula Maraş’ın yürüyen bilim merkezi olan "Bilim Otobüsü" oldu. Sarıçukur’a gelen bilim otobüsünü yakından inceleme fırsatı bulan öğrenciler, içerisinde yer alan deney düzenekleri ve teknolojik materyaller sayesinde bilimle tanışma fırsatı buldu. Otobüsü gezen çocuklar, çeşitli bilimsel materyalleri inceleyerek teknoloji ve bilimin eğlenceli yönünü keşfetti. Bilimsel deneyler ve uygulamalarla desteklenen bu bölüm, miniklerin merak duygusunu artırırken öğrenmeyi de eğlenceli hale getirdi. Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Abdulvahap Dertli ve Gençlik Meclisi Başkanı Mert Kar, etkinliğe ilişkin yaptıkları değerlendirmede, gençlere ve çocuklara yönelik sosyal, kültürel ve eğitici faaliyetlerin şehir genelinde artarak devam edeceğini belirtti. Dertli ve Kar, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan çocukların bu tür etkinliklerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek Pusula Maraş ve Gençlik Meclisi olarak gençlere dokunan projeleri yaygınlaştırmayı hedeflediklerini ifade etti. Etkinlik sonunda çocuklara çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Etkinliğe katılan çocuklar, gün boyunca hem eğlendiklerini hem de yeni şeyler öğrendiklerini belirterek kendileri için düzenlenen programdan dolayı Pusula Maraş ve Gençlik Meclisi’ne teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 11:02
Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor
2
13 Mart 2026 Cuma- 09:27
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi
3
08 Mart 2026 Pazar- 14:22
Burhaniye’de iki mahallenin iftarı yüzlerce vatandaşı buluşturdu
4
12 Mart 2026 Perşembe- 11:13
Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi 3 Nisan’da düzenlenecek
5
12 Mart 2026 Perşembe- 12:56
Kızılcahamam’da Ramazan coşkusu fener alayı ile yaşandı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:38
Erzurum’da kadının sessiz anlatısı oyanın dilinde buluştu
Erzurum’da, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel ve sanatsal mirasının taşıyıcısı olan kadınların yaptığı iğne oyaları sergilendi. Anadolu’da kadınların iğne ve iplik kullanarak yaptığı, göz kamaştırıcı güzellikteki örnekleriyle günümüze taşınan iğne oyaları sergilendi. Erzurum Yakutiye Medresesi’nde düzenlenen "Kadının Sessiz Anlatısı Oyanın Dili" başlıklı fotoğraf ve oya sergisi, ziyaretçileri geçmişe yolculuğa çıkardı. Fotoğraf Sanatçısı Kübra Çetin, Folklor Araştırmacısı Türkan Oral ve Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek’in hazırladığı sergi, tarihi mekanda meraklılarının ilgisini çekti. "Çok anlamlı bir kültür buluşması" Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, bir oyanın ilmikle attığı düğümde kadınların sessizliğini, sabrını, güzelliğini ve Anadolu’nun bin yıllık kültürünü gördüklerini ifade ederek, "Bu sergi, Anadolu kadınının gözyaşını, gülüşünü, emeğini ve zarafetini dünyanın başka bir ülkesine taşıdığımız ilk adımımız. Her ilmikte bir dua, her nakışta bir hikâye, her karede bir ses var. Anadolu kadını, Yeşilçam sanatçısı Türkan Şoray’ı çok sevdiği için onun da adına bir oya örneği yapmış. ’Oyaların Diliyle: Kadının Sessiz Anlatısı’ sergisi, klasik bir serginin ötesinde Türk kadınının zamanı aşan estetik anlayışını, zarafetini ve ruhsal derinliğini gün yüzüne çıkaran anlamlı bir kültür buluşması olacak. Üç kadın olarak buna katkıda bulunmak istedik" dedi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:32
Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’
Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının, her yönüyle tasarım harikası olduğunu belirtti. Osmanlı Devletinin askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden birinin, Akıncıların, Yeniçerilerin belinden ayırmadığı, zarafetiyle büyüleyen yatağan kılıcı olduğu ifade ediliyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkanı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağan kılıçları hakkında önemli bilgiler verdi. Polat, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan bu eşsiz mirasın sırlarını, etkileyici özelliklerini anlattı. Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisli olması. Murat Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını ifade ederek, "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır" dedi. Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi Yatağan’ın en ikonik parçası olan ’kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat’a göre bu kulaklar, estetik bir tercihten çok daha fazlasını ifade ediyor. Polat, "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; o, sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir. Kılıçların üzerindeki işlemeler derin anlamlar taşır. Üzerinde ’Fetih’ ve ’Nadi Ali’ duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, Yatağan’ı bir takı kadar zarif kılar" diye konuştu. Yatağan’dan kasabasından dünyaya Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sistemindeki en sadık dostuydu. Murat Polat, bu kılıcın tarihsel yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir." Türk kılıç sanatının bu nadide parçası, bugün müze raflarında sadece bir antikayı değil, bir devletin disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil etmeye devam ediyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:30
Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’
Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının, her yönüyle tasarım harikası olduğunu belirtti. Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden birinin, Akıncıların, Yeniçerilerin belinden ayırmadığı, zarafetiyle büyüleyen yatağan kılıcı olduğu ifade ediliyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkanı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağan kılıçları hakkında önemli bilgiler verdi. Polat, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan bu eşsiz mirasın sırlarını, etkileyici özelliklerini anlattı. Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisli olması. Murat Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını ifade ederek, "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır." dedi. Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi Yatağan’ın en ikonik parçası olan ’kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat’a göre bu kulaklar, estetik bir tercihten çok daha fazlasını ifade ediyor. Polat, "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; o, sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir. Kılıçların üzerindeki işlemeler derin anlamlar taşır. Üzerinde ’Fetih’ ve ’Nadi Ali’ duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, Yatağan’ı bir takı kadar zarif kılar." diye konuştu. Yatağan’dan kasabasından dünyaya Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sistemindeki en sadık dostuydu. Murat Polat, bu kılıcın tarihsel yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir." Türk kılıç sanatının bu nadide parçası, bugün müze raflarında sadece bir antikayı değil, bir imparatorluğun disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil etmeye devam ediyor. (TK-ÖA-
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:23
Samsun’da müzeleri yarım milyondan fazla kişi gezdi
SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesine bağlı müzeleri 2025 yılında 517 bin 186 kişi ziyaret ederek kentin tarihi ve kültürel mirasına yoğun ilgi gösterdi. Tarihi ve kültürel müzeleriyle dikkat çeken Samsun’da müzeler, 2025 yılı boyunca vatandaşların yoğun ilgisini gördü. Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Bandırma Gemi Müzesi, Amazon Köyü, Samsun Kent Müzesi, Havza Atatürk Evi, Bafra Tütün Müzesi ve Alaçam Mübadele Müzesi, yıl boyunca ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer aldı. 2025 yılında en çok ziyaret edilen müze Bandırma Gemi Müzesi oldu. Müzeyi 323 bin 298 kişi gezdi. Amazon Köyünü 108 bin 509, Bafra Tütün Müzesini 31 bin 469, Samsun Kent Müzesini 28 bin 239, Havza Atatürk Evini 21 bin 254 ve Alaçam Mübadele Müzesini ise 4 bin 417 kişi ziyaret etti. Böylece Samsun’da Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen müzeleri 2025 yılında toplam 517 bin 186 kişi gezmiş oldu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:12
Hasköy’de 40 yıllık çay evi: Kağıt oyunu yok, satranç var
Muş’un Hasköy ilçesinde yaklaşık 40 yıldır hizmet veren tarihi çay evi, kağıt oyunu yerine satranç ve dama oynanan huzurlu ortamıyla dikkat çekiyor. İlçe halkının yanı sıra çevre illerden gelen ziyaretçilerin de ilgi gösterdiği çay evi, hem kültürü hem de nostaljik atmosferiyle geçmişi günümüze taşıyor. Hasköy’ün en eski çay evlerinden biri olan mekânda, kış aylarında odun ateşinde demlenen çay misafirlere ikram ediliyor. Odun ateşinden çıkan köz, çayın tadına ayrı bir aroma katarken, tarçın kokusu ve yıllardır kullanılan masa, sandalye ve demlikler ziyaretçilere nostaljik anlar yaşatıyor. Çay evinde sigara içilmesine izin verilmezken, kağıt oyunları yerine satranç ve dama tercih ediliyor. Özellikle gençlerin satranç ve dama oynayarak vakit geçirdiği çay evi, sakin ve huzurlu yapısıyla öne çıkıyor. Kötü alışkanlıklardan uzak bir ortam sunan mekân, ilçede adeta bir kültür merkezi görevi görüyor. Çay evinin dikkat çeken özelliklerinden biri de servis şekli oluyor. Çay evi sahibi Muhebettin Usta, yılların verdiği tecrübeyle yaklaşık 8 bardağı aynı anda eline alarak masalara servis yapıyor. Bu görüntü, çay evinin kendine özgü kültürünü gözler önüne seriyor. 54 yaşındaki çay evi sahibi Mühebettin Akdemir, mekânın Hasköy’ün kültürünü yaşatmak amacıyla korunduğunu belirterek, "Yaklaşık 40 yıldır bu işi yapıyorum. Çay başta olmak üzere nane limon, kahve gibi içeceklerimiz de var. Hasköy halkının maddi durumu çok iyi değil, aramızda fakir ve gariban insanlar var. Onlara hizmet etmek bizim için bir onur. Çayımız 5 TL, bir yıl da geçse iki yıl da geçse 5 TL olacak. Bizim kahvemizde satranç ve dama oynanır. Sigara ise kesinlikle yasak. Sağlık her şeyden önemlidir" dedi. Çay evinin müdavimlerinden Cevdet Akdemir ise "Bizim kahve kültürümüz çok güzeldir. Türkiye’de kapalı alanlarda sigara yasağı geldiğinde bunu ilk uygulayan yerlerden biri Hasköy oldu. Burada düğünde birlikte oynarız, taziyede birlikte ağlarız. İstanbul’dan geldim, en çok özlediğim şey bu ortam ve közde demlenen çaydı. Burada gençler sigaradan, alkolden uzak bir şekilde satranç ve dama oynayarak vakit geçiriyor. Allah bu huzurumuzu bozmasın" diye konuştu.
13 Ocak 2026 Salı - 19:48
Birbirinden ilginç kostümlerle Kalandar geleneği yaşatıldı
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde rumi takvime göre yeni yılın ilk günü kabul edilen 13 Ocak Kalandar için Trabzon’da renkli etkinlikler düzenlendi. Doğu Karadeniz’in geleneklerinden biri olan Kalandar kutlamaları kapsamında Atatürk Alanı’nda program gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte giyilen yöresel ve temsili kostümlerle ilgi çekti. "Geleneklerimizi Unutmuyoruz, Kalandar’ı Yaşatıyoruz" mottosuyla bu yıl ikinci kez düzenlenen Kalandar Kutlamaları’nda halk oyunları gösterileri de yer aldı. Etkinliğe katılan Erkan Köse, 15 yıldan beri Kalandar etkinliklerini yaptıklarını belirterek, "Kalandar, soğukların başlangıcı olan 13 Ocak akşamı insanların bolluk ve bereket getirsin diye yapılan bir ritüel. Bu geleneklerde maniler okunup evlere torbalar atılıyor fındık, fıstık ve portakal gibi yiyecekler veriliyor. O dönem köylerde evlerde ne varsa insanlar üzerlerine giyinip sokağa çıkmış. İşin kökünde tanınmamak var eğlenmek var" dedi. Kostümüyle etkinliğe katılan Emir Yalazan ise, "Kalandar etkinliğini yaklaşık 15 yıldır Trabzon’da duyurmaya, her 13 Ocak akşamı bu etkinliği yapmaya çalışıyoruz. Mahallelerde torba atma etkinliklerinde bulunuyoruz. Amacım bu geleneği yaşatmak. Trabzon’daki kurumlar bu etkinliği iyice kurumsallaştırdı. Yüzyıllardır kutlanan bir etkinlik aslında. Nasıl farklı medeniyetlerde, farklı etkinliklere insanlar katılıyorsa biz de Kalandar’ı dünya çağında duyurup yurt dışından ve yurt içinden insanları ağırlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
13 Ocak 2026 Salı - 17:03
Gazetelerle Kastamonu tarihine ışık tutan sergi kapılarını açtı
Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kastamonu tarihine ışık tutan gazeteler sergilendi. Kastamonu Valiliği tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, emekli akademisyen Dr. Mustafa Eski’nin katkılarıyla sergi açıldı. Kastamonu basın tarihinin alatıldığı sergide, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemi başta olmak üzere farklı tarihlerde yayımlanan gazeteler sergilendi. Sergi açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Kastamonu, Anadolu’da basının en erken geliştiği, gazetelerin ve dergilerin en erken yayımlandığı şehirlerden biridir. Bu yönüyle Kastamonu basın tarihi son derece kıymetli bir yere sahiptir. Basının en önemli görevi, kuşkusuz kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmektir. Ancak bunun yanında en az bu kadar önemli olan bir diğer görevi de tarihe not düşmektir. Kastamonu, özellikle İstiklal Savaşı döneminde bu anlamda çok önemli bir rol üstlenmiştir. O dönemde Kastamonu’da yayımlanan gazeteler ve dergiler, en zor şartlarda dahi kalemlerini bırakmamış, büyük bir cesaretle önemli hizmetler vermiştir. İstiklal Savaşı sürecinde bu istiklal yolunun Kastamonu üzerinden geçtiğini hepiniz biliyorsunuz. O dönemde çok sayıda yazar ve edebiyatçı burada görev almış, özellikle Abdurrahman Paşa Lisesi çevresinde şekillenen fikir ortamı büyük önem taşımıştır. İstiklal Savaşının başarıya ulaşmasında Kastamonu basınının çok ciddi katkıları olmuştur. Mehmet Akif Ersoy da bu isimlerden biridir. İstiklal Marşı, Kastamonu’da yayımlanan Açıksöz Gazetesi’nde ilk kez yayımlanmış, en azından bu niyetle buraya gönderilmiştir. Mustafa Eski hocamız, sayısını kendisinin bile tam olarak bilmediği, 30’un üzerinde eseriyle Kastamonu’ya adeta bir kütüphane kazandırmış, ilmi ve kültürel anlamda çok önemli hizmetler sunmuş bir hocamızdır. Son dönemde Kastamonu basın tarihi üzerine de kapsamlı bir çalışma yürütmektedir. İnşallah önümüzdeki bir ya da bir buçuk yıl içerisinde bu çalışmayı tamamladığında, sadece Kastamonu basın tarihine değil, Kastamonu’nun genel tarihine de çok önemli bir kapı aralamış olacaktır" dedi. Dr. Mustafa Eski ise 1869 yılında Kastamonu’da ilk matbaanın kurulmasından itibaren yayımlanan gazeteler ve gazetecilerle ilgili bilgiler verdi. Vali Meftun Dallı, beraberindeki heyet ile sergiyi gezdi. Kastamonu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hamdi Nalbant ve Mustafa Eski tarafından gazetelerle ilgili ziyaretçilere bilgi verildi. Kastamonu Valiliğinde açılan sergi, 15 Ocak Perşembe günü mesai bitimine kadar gezilebilecek.
13 Ocak 2026 Salı - 17:02
Atakum’da 10 binin üzerinde kitap öğrencilerle buluştu
Samsun Atakum Belediyesi’nin geçen yıl başlattığı ‘Kitabın Biletin Olsun’ kampanyasıyla bugüne kadar 10 binin üzerinde kitap, talep eden okullara dağıtıldı. Atakum’da düzenlenen ‘Kitabın Biletin Olsun’ kampanyası büyük ilgi gördü. Vatandaşlar, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi ile Ata Sahne Sanat Merkezi’nde düzenlenen ücretsiz etkinliklere kültür merkezlerinin kitap kumbaralarına birer kitap bağışında bulunarak katıldılar. Kumbaralarda toplanan binlerce kitap, okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak ve eğitime katkı sağlamak amacıyla talep eden okullara ve kütüphanelere teslim edildi. "Herkesi kampanyamıza davet ediyorum" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, kampanyaya yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Geçen yıl başlattığımız ‘Kitabın Biletin Olsun’ kampanyasına halkımızın gösterdiği ilgiden son derece mutluyuz. Kampanyamızın geniş kitlelere ulaşması, dayanışmamızın gittikçe büyümesinden büyük gurur duyduk. Ata Sahne’de, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde ve Atakum’un dört bir tarafında gerçekleştirdiğimiz ücretsiz etkinliklere okudukları kitapları getirerek katılan vatandaşlarımız bir öğrencinin, bir çocuğun, bir gencin hayatına dokundu. Kitap kumbaralarında toplanan binlerce kitap, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz tarafından talep eden okullara ve kütüphanelere teslim edildi. Ulusal ve uluslararası organizasyonların merkezi haline gelen kentimizde, el ele sanatla eğitime katkı vermeye devam edeceğiz. Daha çok etkinlik düzenleyeceğiz ve dayanışmamızla bağımızı daha da güçlendireceğiz. Kampanyamıza katılan herkese teşekkür ediyor ve tüm halkımızı ‘Kitabın Biletin Olsun’ kampanyasına katılmaya davet ediyorum" dedi. "Örnek proje" Belediyenin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç ise projenin örnek olması açısından da önemli olduğuna dikkat çekerek, "‘Kitabın Biletin Olsun’ projesi kapsamında, binlerce çocuğu kitapla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Ata Sahne Sanat Merkezinde ve Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilen ücretsiz etkinliklere, vatandaşlarımızın birer kitapla gelmelerini rica ediyoruz. Burada toplanan kitapları arzu eden, ihtiyacı olan okullara ulaştırmayı amaçlıyoruz. Bugüne kadar 10 binin üzerinde kitap ulaştırdık. Vatandaşlarımızın projeye ilgisi çok güzel. Bu konuda oldukça mutluyuz. Toplanan kitapları tasnifliyoruz. Kitapları götürdüğümüz okullarda, ilgili öğretmenler de tasniflemesini yaptıktan sonra çocuklarla buluşturuyorlar. Bu konuda vatandaşlarımızın evlerinde olan fazla kitaplar, çocuklarımızla buluşuyor. Biz de belediyemizde, ek bir kaynak gelir gerektirmeden vatandaşlarımızın elindeki kitapları çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aynı zamanda, tasarruf konusunda da örnek bir proje yaptığımızı düşünüyoruz" diye konuştu.
13 Ocak 2026 Salı - 16:46
Vefat eden oyuncu Koray Ergun son yolculuğuna uğurlandı
Tiyatro oyuncusu Orhan Koray Ergun, 68 yaşında Ankara’da hayatını kaybetti. Ergun, Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Beynindeki tümör sebebiyle son yıllarda sağlık sorunları yaşayan 68 yaşındaki Koray Ergun, geçen yıl başarılı mikro cerrahi operasyon geçirmiş olsa da sağlık mücadelesini kaybederek 12 Ocak tarihinde hayata gözlerini yumdu. Ergun için Ankara Yenimahalle’deki Karşıyaka Mezarlığı’nda yer alan Ahmet Efendi Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenazeye ünlü oyuncunun ailesi ve yakınları katıldı. Namazın ardından Ergun’un naaşı, gözyaşları içinde toprağa verilmek üzere uğurlandı. Oyuncu Koray Ergun Tiyatro sahnesinin yanı sıra birçok sinema filmi ve televizyon dizisinde de rol alan Koray Ergun, özellikle Teşkilat, Behzat Ç. ve Unutma Beni gibi dizilerde yer aldı. Sinema kariyerinde ise Ayla, Anadolu Leoparı ve Gölge Oyuncuları gibi yapımlarda da rol aldı.
13 Ocak 2026 Salı - 16:18
Çorum’un lezzetleri dünyaya açılıyor: Hedef gastronomi şehri olmak
Çorum’un zengin mutfak kültürünü UNESCO ağına taşımak için başlatılan "Gastro Çorum" projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. 30 coğrafi işaretli ürünün sergilendiği programda, Çorum’un gastronomi şehri olması için belirlenen yol haritası anlatıldı. Çorum’un köklü yemek kültürünü uluslararası alanda tescillemek ve şehri bir gastronomi şehri haline getirmek amacıyla hayata geçirilen "Gastro Çorum" projesinin tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde yapıldı. Protokol üyelerinden ilçe belediye başkanlarına, kurum müdürlerinden öğrencilere kadar geniş bir kitlenin katıldığı program, Çorum’un tescilli 30 coğrafi işaretli yiyeceği ile tescil aşamasında olan yöresel lezzetleri görücüye çıktı. Katılımcılar, sergilenen ürünler üzerinden Çorum mutfağının tarihi derinliğini inceleme fırsatı buldu. Programın açılış konuşmalarını Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk gerçekleştirdi. Protokol konuşmalarının ardından yemek yazarı ve mutfak kültürleri danışmanı Filiz Hösükoğlu, Çorum mutfağı ve gastronomi kültürü hakkında, UNESCO ağına katılmak için hazırlanan başvuru dosyasının aşamaları hakkında bilgi verirken, Yasemin Türkan Cerit Doğan ve Yöresel Mutfak Araştırmacısı ve Gastro Çorum Proje Danışmanı Adnan Şahin, Çorum gastronomisinin tarihi ve kültürel değerleri ile UNESCO sürecinde kurumlara düşen görevleri anlattı. Sunumların ardından Çorum ve ilçelerine özgü kültürel değer taşıyan yemekler, tatlılar ve yöresel ürünlerin detaylı tanıtımı yapıldı. Programın finalinde ise misafirlere kentin tescilli lezzeti İskilip dolması ikram edildi. "Aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz" Programda konuşan Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, "Çorum leblebimiz, İskilip dolmamız, Hititler’den aldığımız mutfağımız ve çok lezzetli hamur işlerimizle gastronomiye aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz. Bu değerlere sahip olmak, hepimize bir sorumluluk da yüklüyor. Bunların tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması, hepimizin görevleri arasında. Çorum olarak biz bunlara sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Gastronomi yerel kalkınmanın ve turizmin en önemli unsurlarından birisi. Biz bu yerel değerlerimizi dünyaya da tanıtırız diye ümit ediyorum" dedi. "Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir" Düzenlenen programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Şehrimizin tüm değerlerine güveniyoruz, ilçelerimize güveniyoruz. 14 ilçemiz, 2 beldemiz 750’yi aşkın köyümüzle bu işin arkasındayız, tüm şehir arkasında. Bir söz vardır, ’bir payitaht her zaman payitahttır.’ Bir başkent her zaman başkenttir. Bu anlamda Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir. Biz başardık, hep başardık. Yine başarırız, hep birlikte başardık. Yine hep beraber başarırız. Allah’ın izniyle, 2027 itibarıyla yapacağımız başvuru neticesinde gastronomi şehri olur" diye konuştu. "Anadolu’nun kültürünü aşıklarında mutfağına kadar taşımış bir Çorum" Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de Çorum’un kültürel değerlerine dikkat çekerek, "Hitit medeniyeti zaten dünyada adını koymuş, birçok farklı medeniyetlere de beşiklik etmiş bir coğrafya. En önemlisi de Hitit medeniyetinin başkenti Çorum’da. Anadolu irfanı deyince, Anadolu’nun özünde, ortasında ve Anadolu’nun kültürünü aşıklarından mutfağına kadar taşımış bir Çorum. Çorum’da yer alan Hitit Üniversitesi olarak master planda belirlediğiniz, altı alanın her birinde akademisyenlerimiz ve altyapımızla sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyacağımızı ifade etmek istiyorum. Çorum’umuzun geleceği ve Hitit medeniyetinden bugüne kadar Anadolu irfanıyla beraber, Anadolu harmonisini dünyaya tanıtımında Hitit Üniversitesi olarak yer almaktan büyük gurur duyacağınızı ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.
13 Ocak 2026 Salı - 16:08
Çorum’un lezzetleri dünyaya açılıyor: Hedef gastronomi şehri olmak
Çorum’un zengin mutfak kültürünü UNESCO ağına taşımak için başlatılan "Gastro Çorum" projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. 30 coğrafi işaretli ürünün sergilendiği programda, Çorum’un gastronomi şehri olması için belirlenen yol haritası anlatıldı. Çorum’un köklü yemek kültürünü uluslararası alanda tescillemek ve şehri bir gastronomi şrhti haline getirmek amacıyla hayata geçirilen "Gastro Çorum" projesinin tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde yapıldı. Protokol üyelerinden ilçe belediye başkanlarına, kurum müdürlerinden öğrencilere kadar geniş bir kitlenin katıldığı program, Çorum’un tescilli 30 coğrafi işaretli yiyeceği ile tescil aşamasında olan yöresel lezzetleri görücüye çıktı. Katılımcılar, sergilenen ürünler üzerinden Çorum mutfağının tarihi derinliğini inceleme fırsatı buldu. Programın açılış konuşmalarını Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk gerçekleştirdi. Protokol konuşmalarının ardından yemek yazarı ve mutfak kültürleri danışmanı Filiz Hösükoğlu, Çorum mutfağı ve gastronomi kültürü hakkında, UNESCO ağına katılmak için hazırlanan başvuru dosyasının aşamaları hakkında bilgi verirken, Yasemin Türkan Cerit Doğan ve Yöresel Mutfak Araştırmacısı ve Gastro Çorum Proje Danışmanı Adnan Şahin, Çorum gastronomisinin tarihi ve kültürel değerleri ile UNESCO sürecinde kurumlara düşen görevleri anlattı. Sunumların ardından Çorum ve ilçelerine özgü kültürel değer taşıyan yemekler, tatlılar ve yöresel ürünlerin detaylı tanıtımı yapıldı. Programın finalinde ise misafirlere kentin tescilli lezzeti İskilip dolması ikram edildi. "Aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz" Programda konuşan Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, "Çorum leblebimiz, İskilip dolmamız, Hititler’den aldığımız mutfağımız ve çok lezzetli hamur işlerimizle gastronomiye aday şehirler arasında ön planda olduğumuzu biliyoruz. Bu değerlere sahip olmak, hepimize bir sorumluluk da yüklüyor. Bunların tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması, hepimizin görevleri arasında. Çorum olarak biz bunlara sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Gastronomi yerel kalkınmanın ve turizmin en önemli unsurlarından birisi. Biz bu yerel değerlerimizi dünyaya da tanıtırız diye ümit ediyorum" dedi. "Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir" Düzenlenen programda konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Şehrimizin tüm değerlerine güveniyoruz, ilçelerimize güveniyoruz. 14 ilçemiz, 2 beldemiz 750’yi aşkın köyümüzle bu işin arkasındayız, tüm şehir arkasında. Bir söz vardır, ’bir payitaht her zaman payitahttır.’ Bir başkent her zaman başkenttir. Bu anlamda Çorum, Hititlerin başkenti olarak bizim için payitahttır, başkenttir. Biz başardık, hep başardık. Yine başarırız, hep birlikte başardık. Yine hep beraber başarırız. Allah’ın izniyle, 2027 itibarıyla yapacağımız başvuru neticesinde gastronomi şehri olur" diye konuştu. "Anadolu’nun kültürünü aşıklarında mutfağına kadar taşımış bir Çorum" Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de Çorum’un kültürel değerlerine dikkat çekerek, "Hitit medeniyeti zaten dünyada adını koymuş, birçok farklı medeniyetlere de beşiklik etmiş bir coğrafya. En önemlisi de Hitit medeniyetinin başkenti Çorum’da. Anadolu irfanı deyince, Anadolu’nun özünde, ortasında ve Anadolu’nun kültürünü aşıklarından mutfağına kadar taşımış bir Çorum. Çorum’da yer alan Hitit Üniversitesi olarak master planda belirlediğiniz, altı alanın her birinde akademisyenlerimiz ve altyapımızla sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyacağımızı ifade etmek istiyorum. Vunda Çorumumuzun geleceği ve Hitit medeniyetinden bugüne kadar Anadolu irfanıyla beraber, Anadolu harmonisini dünyaya tanıtımında Hitit Üniversitesi olarak yer almaktan büyük gurur duyacağınızı ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.
13 Ocak 2026 Salı - 16:01
Tanpınar’ın edebî mirası, roman ödülüyle yaşatılıyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa Tanpınar Yılı’ kapsamında verilecek ‘Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü’ için başvurular başladı. Geçtiğimiz yılı Nâzım Hikmet’e adayarak çeşitli kültür-sanat etkinlikleri düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2025 Temmuz-2026 Temmuz dönemini Ahmet Hamdi Tanpınar’a ithaf ederek bu süreci ‘Bursa Tanpınar Yılı’ ilan etti. Edebiyat dünyasına yeni ve nitelikli eserler kazandırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamda ‘Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülü’ yarışması düzenledi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın düşünce ve estetik dünyasından ilham alan romanların değerlendirileceği ödül için başvurular, 1 Mart 2026 tarihlerine kadar kabul edilecek. Hakan Akdoğan, Murat Cankara, Sibel Irkız, Nuri Sağlam ve Seval Şahin’den oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucunda belirlenecek eser, Tanpınar’ın güçlü edebî mirasına katkı sunması hedefleniyor. Belirlenecek eser sahibine ise 50 bin TL ödül verilecek. Ayrıntılı bilgi ve başvuru şartları: https://www.bursakultursanat.com/uploads/2026/01/ahmet-hamdi-tanpinar-roman-odulu-sartnamesi_7581767354419.pdf adresinden ulaşılabilir.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder