KÜLTÜR SANAT
Çocukların Ramazan gösterileri iftar sofrasına renk kattı 13 Mart 2026 Cuma - 21:47:48 Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Çimentepe Mahallesi’nde Çimentepe Celal Madan İlkokulu tarafından düzenlenen iftar programında öğrencilerin sergilediği Ramazan gösterileri büyük ilgi gördü. Ramazan davulcusu ve geleneksel kıyafetlerle mani okuyan öğrenciler, iftar öncesinde sergiledikleri gösterilerle hem Ramazan kültürünü yaşattı hem de davetlilerden büyük alkış aldı. Sarıgöl Çimentepe Celal Madan İlkokulu öğretmenleri ve velilerinin katkılarıyla mahalle düğün salonunda düzenlenen iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. İftar öncesinde sahne alan öğrencilerden biri Ramazan davulcusu kıyafetiyle davul çalarken, milli kıyafet giyen bir kız öğrenci ise Ramazan manileri okuyarak programa renk kattı. Öğrencilerin sergilediği geleneksel gösteriler davetliler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. Programın ardından katılımcılar hep birlikte iftar yaptı. İftar programına katılan Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, "İftar yemeğini düzenleyen okul velilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Ramazan geleneğini bizlere yaşatan öğrencilerimizi kutluyorum." dedi. Çimentepe Celal Madan İlkokulu tarafından düzenlenen iftar programına Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, Çimentepe Mahalle Muhtarı Kubilay Tanrıöver, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 16:50 Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu hizmete açıldı Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualarla hizmete açıldı. Hayırsever Nizamettin Demirel’in katkılarıyla Muratpaşa ilçesi, Gebizli Mahallesi’nde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılım sağladığı tören ile hizmete açıldı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada camilerin ihtiyaç duyulan bölgelere inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Vali Şahin, "Kaymakamımız, Belediye Başkanımız ve Müftülüğümüz Muratpaşa’da örnek bir çalışma ortaya koyuyor. Daha önce de benzer açılışları birlikte gerçekleştirdik. Bu desteklerinden dolayı Muratpaşa Belediye Başkanımıza, Muratpaşa Kaymakamımıza, muhtarlarımıza, hayırseverlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buraya doğru bir yatırım yapılmış ve mahallemizin cami ihtiyacı karşılanmış oldu. Ayet-i kerime de ’Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a inanan kimseler imar eder’ ayetinde bahsi geçen imar sadece bina yapmak değil; aynı zamanda orayı ibadetle, iyilikle ve salih amellerle ihya etmektir. Bu da Gebizli Mahallesi’nin kıymetli sakinlerine düşüyor. Bu caminin güzel işlerin ve hayırlı faaliyetlerin merkezi olacağına gönülden inanıyor ve her zaman destek olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Vali Hulusi Şahin, Hacı Nizamettin Demirel Camii’nin inşasına sağladığı katkılardan dolayı hayırsever Nizamettin Demirel’e plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından, Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualar eşliğinde kesilen kurdeleyle hizmete açıldı. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Müftüsü Aydın Yığman, hayırsever Nizamettin Demirel ve ailesi, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 16:49 Merkezefendi Belediyesi Akkonak Mahallesi’nde iftar sofrası kurdu Merkezefendi Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak amacıyla Akkonak Mahallesi’ndeki vatandaşları iftar sofrasında bir araya getirdi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Bizi yalnız bırakmadığınız için, bu gönül sofralarını birlikte kurduğumuz için hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi. Merkezefendi Belediyesi tarafından Akkonak Mahallesi’nde kurulan iftar sofralarında yüzlerce vatandaş aynı anda oruçlarını açarken, Ramazan ayının bereketi ve paylaşma kültürü hep birlikte yaşandı. Komşuluk ve dayanışma duygularının güçlendiği programda vatandaşlar, aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu paylaştı. Akkonak Açık Pazar Yeri’nde düzenlenen iftar programına mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. İftar programına katılan vatandaşlar, düzenlenen organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek Merkezefendi Belediyesi’ne teşekkür etti. "Ramazanın verdiği o maneviyatı birlikte yaşıyoruz" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Ramazanın ruhunu, maneviyatını, güzelliğini mahallelerimizde yaşatmaya devam ediyoruz. O birliği, Ramazanın verdiği o maneviyatı birlikte yaşıyoruz. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum. Mübarek Ramazan Bayramı’nda hem ülkemiz için hem bütün dünya için öncelikle sağlık, mutluluk, barış ve huzur getirmesini diliyorum" diye konuştu. "Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ederim" Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, "Sayın Başkanımıza, değerli personeline, hayırsever arkadaşlarımıza ve katılımınızdan dolayı sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
‘Anne Reçeteleri ile Türk Mutfağı’ Rize’de hayat buldu
13 Ocak 2026 Salı - 12:35 ‘Anne Reçeteleri ile Türk Mutfağı’ Rize’de hayat buldu Rize’de ‘Anne Reçeteleri ile Türk Mutfağı’ temalı uluslararası gastronomi yarışması gerçekleştirildi. Geleneksel Türk mutfağının köklü lezzetleri, "Anne Reçeteleri ile Türk Mutfağı" temasıyla düzenlenen Uluslararası Gastronomi Bölge Yarışması ile geleceğe taşındı. Rize’nin Ardeşen ilçesindeki Fırtına Vadisi İrfan Tufan Karaoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmada, öğrenciler kültürel mirası modern sunumlarla buluşturdu. Yarışma süresince, geçmişten günümüze aktarılan anne tarifleri, öğrencilerin emeği, ustalığı ve özgün yorumlarıyla yeniden hayat buldu. Yerel mutfak kültürünün yaşatılması, geleneksel tariflerin korunması ve mesleki eğitimin uygulamalı yönünün güçlendirilmesi açısından önemli katkılar sunması beklenen etkinlikte Rize’nin İyidere ilçesinde eğitim veren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi şampiyon oldu. Gümüş madalya ise Ardeşen Fırtına Vadisi İrfan Tufan Karaoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Yeşil Giresun Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Rize Gülbahar Hatun Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Çamlıhemşin Çok Programlı Anadolu Lisesi, Rize Ekrem Orhon Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gitti. Gümüşhane Zigana Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Vakfıkebir Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Trabzon Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Arsin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bulancak 19 Eylül Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ise bronz madalya ile ödüllendirildi.
Doğadan ilham alan hikaye yarışması sonuçlandı
13 Ocak 2026 Salı - 12:23 Doğadan ilham alan hikaye yarışması sonuçlandı Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, doğa sevgisini ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla düzenlenen ’Kestanenin Hikayesi-Yeşil Vatan’ın Sesi’ temalı hikaye yarışması, ödül töreniyle tamamlandı. Yarışma; Bor ilçesine bağlı Balcı köyü Koyungöleği mevkiinde bulunan ve yaklaşık 500 yıllık geçmişiyle dikkat çeken Kestane Anıt Ağacı’ndan ilham aldı. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 24 Kasım 2016 tarihli kararı doğrultusunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 7 Aralık 2016’da ’Anıt Ağaç’ olarak tescillenen Anadolu Kestanesi, yarışmanın ana temasını oluşturdu. Ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen yarışmada öğrenciler, 500 yıllık Kestane Anıt Ağacı etrafında kurguladıkları, doğa sevgisi ve çevre bilincini yansıtan özgün hikayeleriyle yarıştı. ’Yeşil Vatan’ vurgusuyla gerçekleştirilen yarışmanın ödül töreni, İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda yapıldı. Törene İl Kültür ve Turizm Müdürü Elif Belkıs Baştürk, İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek, Niğde Belediyesi Kültür Müdürü Burak Avcıoğlu, kurum yöneticileri, sponsor işletme sahibi Arif Yunus Coşkun ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Elif Belkıs Baştürk, "Öğrencilerimizin hayal güçlerini ortaya koymak anıt ağacının hikayesi konulu yarışma düzenledik ve gördük ki çok güzel hikayeler ortaya çıktı. Öğrencilerimizi tebrik ediyor, sponsorumuza teşekkür ediyoruz" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek ise şunları söyledi; "İlimiz tarihi ve kültürel değerleri, doğal güzellikleri ile öne çıkan medeniyetlerin şehri. Biz de bu tarihi ve kültürel zenginliği öğrencilerimizin yetenekleriyle buluşturmak ve doğaya karşı farkındalığı arttırmak istedik." Tarihi ve doğal zenginlik öğrencilerin yeteneğiyle buluştu Yarışmada 5 ve 6. sınıflar kategorisinde Sakarya Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Eslem Karpınar ’Ağacın Hikâyesi’, 23 Nisan Havacılar Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Eymen Safa Barut ’Kestanenin Mucizesi’ ve Abdülhamit Han Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Umut Kaan Durucan ’Köklerden Göklere Yolculuk’ adlı eserleriyle dereceye girdi. 7 ve 8. sınıflar kategorisinde ise Niğde Final Okulları 7. sınıf öğrencisi Zeynep Adem ’Kestanenin Gölgesinde’, Kanuni Sultan Süleyman Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Muhammed Murat Kaçar ’Anıt Ağaç Olmuşum’ ve 23 Nisan Havacılar Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Gül Nisa Çiçek ’Asırlık Emanet’ adlı hikâyeleriyle ödüle layık görüldü. Dereceye giren öğrencilere birincilik ödülü olarak elektrikli scooter, ikincilik ödülü olarak akıllı kol saati, üçüncülük ödülü olarak kablosuz kulak içi kulaklık hediye edildi. Ayrıca dereceye giren tüm öğrencilere başarı belgesi verilirken, öğrenciler ve ailelerine bir yıl boyunca Niğde İl Kültür Merkezi’nde düzenlenecek tiyatro etkinliklerine ücretsiz katılım hakkı tanındı.
Kocaeli Şehir Tiyatroları 2025’te 70 binin üzerinde seyirciye ulaştı
13 Ocak 2026 Salı - 12:18 Kocaeli Şehir Tiyatroları 2025’te 70 binin üzerinde seyirciye ulaştı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025 yılı boyunca sahnelediği 19 farklı oyun ve gerçekleştirdiği 189 temsille 70 bin 769 seyirciyi ağırladı. Genel Sanat Yönetmenliğini Aydın Sigalı’nın üstlendiği Şehir Tiyatroları, 2025-2026 sezonunda repertuvarına "Şebo Müzikali", "Kusursuz Dünyaya Yolculuk", "Sinan" ve "Unutmak" adlı 4 yeni oyunu ekledi. Sezon açılışı çocuklara ve ailelere yönelik "Kusursuz Dünya’ya Yolculuk" müzikaliyle yapılırken, Mimar Sinan’ın yaşamını konu alan ve 30 Ekim’de prömiyeri yapılan "Sinan" oyunu da sanatseverlerin ilgisine sunuldu. Yıl boyunca Süleyman Demirel Kültür Merkezi, Gebze Osman Hamdi Bey Sahnesi, Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi ve Gölcük Kervansaray Sahnesi’nde; "Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi?", "Masanın Altında", "Yoldan Çıkan Oyun", "Çöp Atlas", "Kılıçarslan", "Tamamen Doluyuz", "Radyo-yu Hümayun", "Radyo Tiyatrosu", "Üç Jokerli Konken", "Savaş ve Barış" ve "Hiç Kimsenin Öyküsü" gibi eserler sahnelendi. Uluslararası festivallerde Kocaeli imzası Şehir Tiyatroları, yurt içi ve yurt dışı turneleri kapsamında 6 farklı oyunla 24 temsil gerçekleştirdi ve bu turnelerde 10 bin 280 seyirciye ulaştı. Moskova Inspiration Festivali’nde "Savaş ve Barış", Bulgaristan Vratsa Oda Tiyatrosu Festivali’nde "Hiç Kimsenin Öyküsü" ve Berlin Türk-Alman Festivali’nde "Üç Jokerli Konken" oyunları sahnelendi. Ayrıca, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile yapılan iş birliği protokolü kapsamında İstanbul Devlet Tiyatrosu da Kocaeli’de sahne aldı. "Kapıların Dışında" oyunu 1855, "Profesyonel" adlı oyun ise 1421 tiyatrosever tarafından izlendi.
Yörük Çalıştayları’nın sekizincisi "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek
13 Ocak 2026 Salı - 11:36 Yörük Çalıştayları’nın sekizincisi "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek Antalya Muratpaşa Belediyesi, Yörük kültürünü bilimsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan Yörük Çalıştayları’nın sekizincisini, 17 Ocak Cumartesi günü gerçekleştiriyor. Bu yıl "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek çalıştay, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde yapılacak. Çalıştay, saat 10.00’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Açılışın ardından ilk oturum, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok’un moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Aksaçlılardan sözlü kültüre Birinci oturum, Prof. Dr. Turgut Tok’un "Oğuz Kültür Dünyasında Aksaçlılar" başlıklı sunumuyla açılacak. Oturumda Pamukkale Üniversitesi’nden Dr. Orhan Baldane "Dil ve Kültür Taşıyıcısı Olarak Türk Dünyasında Aksaçlılar", Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan ise "Göçebelik, Yörükler ve Yaşlılık" başlıklı sunumuyla yer alacak. Biyomühendis, belgeselci ve yazar Hüseyin Çağlar İnce "Aksaçlılardan Çocuğa: Yörük Masallarının Hafızası" konusunu ele alırken, oturum kapsamında "Köse - Bir Yörük Tesellisi" adlı kısa film de izleyiciyle buluşacak. Çocuk-Aksaçlı bağı masaya yatırılıyor Çalıştayın ikinci oturumu, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Bakır başkanlığında gerçekleştirilecek. Dr. Bakır, "Yörüklerde Aksaçlı-Çocuk İlişkilerinin Mekân Bağlamında Değerlendirilmesi" başlıklı sunumuyla katkı sunacak. Aynı oturumda Mimar Dr. Mukaddes Çırak Yılmaz "Çocuk ve Aksaçlı Arasındaki Bağı Güçlendirici Mevcut Uygulamalar", Pamukkale Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi’nden Dr. Mehmet Tolga Bakırtaş "Kıl Çadırdan Gökyüzüne: Obanın Küçük Mirasçıları ve Sözlü Gelenek", Geleneksel Yörük Oyunları Derleyicisi Sedat Çolak ise "Geleneksel Yörük Oyunları" başlıklı sunumlarıyla yer alacak. Serbest kürsüsü ve sergiler Çalıştay, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fatih Uslu başkanlığında yapılacak "Yörük Beyleri Serbest Kürsüsü" ile sona erecek. Etkinlik kapsamında ayrıca Rabia Tokat’ın "Toprağın Hafızası: Keçilerin İzinde" başlıklı seramik sergisi ile Mustafa Gümüş’ün Yörük kültürünü yansıtan fotoğraf sergisi, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Çeşme Halk Eğitim Merkezi’nde yeni yılın ilk sergisi açıldı
13 Ocak 2026 Salı - 11:29 Çeşme Halk Eğitim Merkezi’nde yeni yılın ilk sergisi açıldı Çeşme Halk Eğitim Merkezi Suluboya Atölyesi kursiyerleri, yeni yılın ilk sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Halk Eğitim Merkezi binasında açılan sergi, kursiyerlerin yıl boyunca ürettikleri suluboya çalışmalarından oluşuyor. Serginin açılışına Çeşme Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Rıza Doğruyol, Suluboya Atölyesi eğitmeni Deniz Deviren, Çeşme Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Nermin Ekinci, Türk Anneler Derneği Çeşme Şubesi Başkanı Suzan Çırağ ve Çeşme Rumeli Mübadilleri Derneği Başkanı Zarife Büyüksomalı katıldı. Açılış kurdelesi, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Rıza Doğruyol ile Suluboya Atölyesi eğitmeni Deniz Deviren tarafından kesildi. Açılışta konuşan Müdür Ali Rıza Doğruyol, Çeşme Halk Eğitim Merkezi’nin yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda sanatsal üretimin de önemli bir merkezi haline geldiğini vurguladı. Doğruyol, "Kursiyerlerimizin emek vererek ortaya koyduğu bu eserleri görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Halk Eğitim Merkezimizin bir sanatçı üretim merkezine dönüşmesi bizleri gururlandırıyor" ifadelerini kullandı. Eserler ilgiyle incelendi Konuşmaların ardından sergiyi gezen Ali Rıza Doğruyol, suluboya çalışmalarını tek tek inceleyerek, eğitmen Deniz Deviren’den eserler hakkında bilgi aldı. Sergide, farklı teknikler ve temalarla hazırlanan suluboya resimler ziyaretçilerden beğeni topladı. Sergi açılışı, kursiyerlerin hazırladığı ikramların sunulmasının ardından sona ererken, sanatseverlerin sergiyi 17 Ocak Cumartesi gününe kadar ziyaret edebileceği belirtildi.
RATEM, Bakan Ersoy’u ziyaret ederek sektördeki güncel gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin beklentileri konuştu
13 Ocak 2026 Salı - 11:25 RATEM, Bakan Ersoy’u ziyaret ederek sektördeki güncel gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin beklentileri konuştu Radyo ve Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Başkanı Vedat Gündoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u ziyaret etti. Görüşmede sektördeki güncel gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin beklentiler ele alındı. RATEM Başkanı Vedat Gündoğan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u makamında ziyaret etti. Bakanlık makamında yapılan görüşmede, radyo ve televizyon yayıncılığı alanında faaliyet gösteren kurumların genel yapısı, sektördeki güncel gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Gündoğan ziyarette yaptığı değerlendirmede, yeni dönemde sorunları ön plana çıkaran bir yaklaşım yerine çözüm odaklı bir anlayışı benimsediklerini ifade etti. Gündoğan, radyo ve televizyon yayıncılığının etkisi ve öneminden bahsederken, yayıncılık sektörünün kamu kurum kuruluşları, meslek birlikleri ve sektörün tüm bileşenleriyle uyumlu, yapıcı ve sürdürülebilir bir iletişim içinde ilerlemesinin hem sektör hem de kamu yararı açısından önem taşıdığını vurguladı. Görüşmede ayrıca, kültür ve sanat etkinliklerinin radyo ve televizyon aracılığıyla daha etkin duyurulması, turizmin tanıtımında radyo ve televizyon yayınlarının etkin kullanımı, yerel yayıncılığın güçlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliğinin artırılması gibi konulara değinildi. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Sahnenin yıldızları göz kamaştırdı
13 Ocak 2026 Salı - 11:01 Sahnenin yıldızları göz kamaştırdı Eskişehir Şehit Soner Özübek Okulları tarafından sahnelenen "Gülmek Serbest, Akıl Şart" adlı tiyatro oyunu, Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde ayakta alkışlandı. Şehit Soner Özübek Okulları tarafından hazırlanan "Sahnenin Yıldızları - Gülmek Serbest, Akıl Şart" adlı tiyatro oyunu, Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Düzenlenen tiyatro gecesine Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Faideci, Okul Müdürü Ayhan Yerli, öğretmenler, veliler ve davetliler katıldı. İzleyicilerden büyük beğeni topladı Yoğun ilgi gören gecede öğrenciler, sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Mizah ve düşündürücü unsurları bir araya getiren oyun, izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Oyun, ayakta alkışlandı Oyun sonunda Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, başta Okul Müdürü Ayhan Yerli ve Müdür Yardımcısı Murat Sargın olmak üzere, oyunun yazarı ve yönetmeni Dilek Emir’e, öğretmenler Musa Durgut ve Serpil Kuş’a çiçek takdim etti. Salonu dolduran seyirciler, başarılı performansı ayakta alkışlayarak takdirlerini dile getirdi. Program, emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilere teşekkür edilmesiyle sona erdi. Şehit Soner Özübek Okulları tarafından düzenlenen tiyatro gecesi, sanatın eğitici ve birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu
13 Ocak 2026 Salı - 10:20 Kadın emeği ve kültürel miras ‘Yüreğin Nuru’ sergisinde buluştu Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KADUM) hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ ipek iğne oyası sergisi ziyarete açıldı. KADUM tarafından hayata geçirilen ‘Yüreğin Nuru’ adlı ipek iğne oyası sergisi Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açıldı. Sergiye, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, KADUM Direktörü Zeynep Karahan Uslu ve davetliler katıldı. Sergide, kadınların yaptığı halk sanatı ve kültür mirası ipek oyalarının seçkin örnekleri, oyadan yaptıkları takı malzemeleri, çantalara ve şallara işlenen iğne oyaları gibi el emeği ürünler yer aldı. Nallıhan işlemelerinden ilham aldıklarını ifade eden Bozay, dış politikadaki belirsizlikler ve çatışmalar arasında ülkenin refahını gözeterek diplomasiyi yürüttüklerini belirtti. Aynı zamanda Bakan Yardımcısı Bozay, bu noktada en büyük destekçilerinin, Anadolu’nun kadınları, anneleri, kızları ve gençleri olduğunu vurgulayarak, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. "Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası zenginliğimizin kıymetli bir parçası" ATO olarak yaklaşık 2 bin 100 iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve 170 bini aşan üyenin olduğunu belirten Baran, "Ticaretin temel amacı kazanç sağlamaktır. Bunun yolu da verimliliği ve sürdürülebilirliği devam ettirmeyi sağlamaktan geçer. Bu nedenle bir iş ya da proje söz konusu olduğunda ticaret erbapları olarak maddi ya da manevi bir değer üretip üretmediğine bakarız. Uslu’nun daveti geldiğinde baktım ki bu projeyle verimliliğin karşılığı, emeği, hakkı verilmiş. Bir değil birçok açıdan fayda sağlayan bir çalışma ortaya konmuş. Hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanmış hem kadın üreticilere güç kazandırılması hedeflenmiş hem de doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçemiz Nallıhan’ın coğrafi işaretli ürünü Nallıhan oyası da görünür hale getirilmiş. Tüm bunların şehrimizin kıymetli üniversitelerinden, Çankaya Üniversitesi tarafından üstlenilen bir toplumsal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilmiş olması da ayrıca takdire şayan Bir toplumun hafızasını oluşturan kültürel miras, toplumsal aidiyeti güçlendirdiği gibi geleceğe de güç veren bir ortak zenginliğimiz. İpek yolu üzerinde yer alan Nallıhan’ın dillere destan iğne oyası da bu zenginliğimizin kıymetli ve önemli bir parçası. El emeği göz nuru bu oyaların, Nallıhan Kalkınma Vakfı tarafından yapılan başvuruyla coğrafi tescil almış olması, görünürlüğünün de artması ve ekonomik değer kazanması açısından da önemli bir kazanım olmuştur. Projenin kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen yönü de ayrıca son derece kıymetlidir" diye konuştu. "Kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir" Uslu ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Bu sadece göz değil yürek nuruyla üretilen bir sanat. Kendi kendime verdiğim bir söz verdim. İnsan emeğinin o en zarif halinin gelişmesine hakiki bir katkı sunacağım ve bunu mutlaka yapacağım. İşte o sözü bugün sizlerin huzurunda KADUM direktörü olarak tutabilmenin mutluluğuyla bu çalışmaları koordine ediyorum. Bugün aramızda bulunan, çok gönlü destek verdiğimiz kadın kooperatifimizin üretken üyeleri. Kendi hikayelerinin kahramanı kadınlar. Onlar bizim üreticilerimiz, bizim kadınlarımız. Hayatım içinde söylenen ve söylenmeyen, sözlerini fısıldayan, iğne oyalarında bilmeliyiz ki onların sadece emeği değil, aynı zamanda ihtişamlı bir zarafeti ve aynı zamanda ömürleri vardır. Ömürlerini verdikleri bir sanat var. Biliyoruz ki kültürel mirasın en önemli yapıcısı ve taşıyıcısı olan kadınlar, el sanatlarıyla ekonomik değer üretirken kültürel mirasa kattıkları bir halkın tarihidir, bir halkın değerleridir. Gelecek nesillere aktarılan hazineler aslında bunlardır." Sergi, 18 Ocak tarihine kadar Arı Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyarete açık olacak.
Asırlardır yaşatılan lezzet: Kavut unu sofralardan kültüre uzanan bir miras
13 Ocak 2026 Salı - 10:07 Asırlardır yaşatılan lezzet: Kavut unu sofralardan kültüre uzanan bir miras Konya’nın Hadim ilçesinde, Türk mutfağının binlerce yıllık lezzetlerinden biri olan kavut unu, asırlık yöntemlerle hazırlanarak günümüze taşınıyor. Kor ateş üzerinde ince sacda uzun saatler boyunca kavrulan buğday, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mısır ve menengiç gibi doğal ürünlerden elde edilen kavut unu, zahmetli üretim sürecinin ardından sofralarda tatlı olarak yerini alıyor. Hadim ilçesine bağlı Bolat Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki İbrahim Çakar, unutulmaya yüz tutmuş bu kadim lezzeti yaşatan sayılı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Yıllar öncesinde neredeyse her evde yapılan, yaylaya çıkmadan önce mutlaka hazırlanan kavut unu, günümüzde ise Çakar’ın özverili çalışmalarıyla ayakta tutuluyor. Saatler süren emek, köz ateşinde kavurma Kavut ununun yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten Çakar, kullanılan malzemelerin tek tek seçildiğini ve odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavrulduğunu ifade etti. Yaklaşık 6-7 saat süren kavurma işlemi, kavut ununa kendine özgü aromasını kazandırıyor. Kavurma işleminin ardından soğutulan ürünler, geleneksel değirmenlerde undan biraz daha iri olacak şekilde öğütülüyor. Öğütme işlemi tamamlandıktan sonra kavut unu, genellikle pekmezle karıştırılarak tatlı olarak tüketiliyor. Bu yöntem, geçmişten günümüze değişmeden gelen bir sunum şekli olarak dikkat çekiyor. Evliya Çelebi de kavuttan bahsetti Tarihi kaynaklarda da yer alan kavut, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde de adı geçen lezzetler arasında bulunuyor. Bu yönüyle kavut unu, sadece bir yiyecek değil aynı zamanda kültürel bir miras olarak değerlendiriliyor. "Atalarımızdan kalan bir miras" Kavut ununun geçmişten günümüze taşınması için büyük çaba harcadığını belirten İbrahim Çakar, "Kavut bize atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir miras. Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek. Son 8-10 yıldır bu işi yapan neredeyse sadece ben kaldım. Kavut ununun içinde kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır, buğday, nohut ve menengiç bulunur. Bu malzemeleri odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavuruyoruz. Közde 6-7 saat kavrulması gerekir. Kavrulduktan sonra soğutur, değirmende undan biraz daha iri olacak şekilde öğütürüz. Sonra da pekmezle karıştırarak tatlı olarak yeriz" dedi. Kış aylarının vazgeçilmezi Kavut ununun özellikle kış aylarında yoğun olarak tüketildiğini ifade eden Çakar, besin değerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Protein ve lif açısından zengin olan kavut ununun, geçmişte soğuk kış şartlarında enerji kaynağı olarak kullanıldığını belirten Çakar, "Bunu yiyenlerde kolay kolay üşüme ve kansızlık olmaz. Kana kan katar, kan yapıcı özelliğe sahiptir" şeklinde konuştu. Eskiden Hadim ve çevre mahallelerde her evde kavut yapıldığını dile getiren Çakar, yaylaya gitmeden önce ailelerin mutlaka bu lezzeti hazırladığını anlattı. Günümüzde ise bu geleneğin neredeyse unutulduğunu söyledi. Kavut ununa olan ilginin son yıllarda yeniden arttığını belirten Çakar, Türkiye’nin birçok ilinden sipariş aldıklarını ifade etti. Taleplere yetişmekte zaman zaman zorlandıklarını dile getiren Çakar, imkanlar dahilinde gönderim yapmaya çalıştıklarını söyledi. "Bize her kesimden dua edenler var" diyen Çakar, özellikle yaşlı vatandaşlardan aldığı geri dönüşlerin kendisini duygulandırdığını belirtti. "60-70 yaşındaki teyzeler, ‘Çocukluğumuzu yaşattın’ diyerek teşekkür ediyor" dedi. İbrahim Çakar, ömrü ve gücü yettiği sürece bu geleneği sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti. Asırlardır Anadolu sofralarında yer alan kavut unu, Hadim’de bir kültür mirası olarak yeniden hayat bulurken, geçmişin izlerini bugünün sofralarına taşımaya devam ediyor.
İflasla kapanan ticaret kapısı sanatla yeniden açıldı
13 Ocak 2026 Salı - 09:58 İflasla kapanan ticaret kapısı sanatla yeniden açıldı Eskişehir’in simge mekanlarından Haller Gençlik Merkezi’nde çeyrek asırdır fırçasını elinden düşürmeyen ressam Münir Yeşil, çocukluk tutkusunu profesyonel hayatına nasıl taşıdığını anlattı. Eskişehir’in kültürel duraklarından biri olan Haller Gençlik Merkezi, 25 yıldır aynı köşede portreler çizen bir ustaya ev sahipliği yapıyor. Çocukluğundan beri resim çizen ve bir zamanlar hayatını ticaretle kazanan Münir Yeşil, iflasın ardından sığındığı sanat limanında 77 yaşında olmasına rağmen her gün aynı heyecanla tuvalinin başına geçiyor. Yapay zekaya karşı el emeğinin değerini savunurken, portre sanatının inceliklerini ve yarım asırlık tecrübesini paylaştı. "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım" Resim yapmaya ne zaman ve nasıl başladığını anlatan Münir Yeşil, "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım. Daha önce konfeksiyon, mobilya gibi işleri yaptım. Elektrikli ev eşyaları sattım. Daha sonra bu işe başlamak zorunda kaldım ve bu işe başladım" şeklinde konuştu. "El emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır" Yapay zekânın görüntü oluşturma ve resim çizme yeteneği hakkında konuşan Yeşil, "Hiç bilemiyorum ama yine de el sanatının yerinin başka olacağını düşünüyorum. Yani ne olursa olsun el emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır. Yapay zekâ nereye kadar gider bilmiyorum" dedi. "Onun portresini çizmeyi isterdim" En çok kimin resmini çizmek istediğinden bahseden Münir Yeşil, "Şener Şen’in yüz hatları portre çizimine çok uygun. Bir de çocukluktan beri inanılmaz saygı duyduğum bir sanatçı. Onun portresini çizmeyi isterdim" diye belirtti. "Daha huzur bulduğum bir iş olurdu" Ticarette risk almadan olmayacağını ifade eden Ressam, pişmanlığı ile ilgili şunları söyledi: "Daha önce konfeksiyon yaptım, biraz önce söylediğim gibi. Mobilya yaptım. Ama ticaret ve işler ters gidince bu işe mecbur kaldığım için başladım. Ama sonradan da şuna pişman oldum: Baştan beri keşke bu işi yapsaydım. Daha huzur bulduğum bir iş olurdu. "Meclise de pek çok Atatürk resmi yaptım" Atatürk resmi yapmaktan çok etkilendiğini ve insanların en çok Atatürk resmi sipariş ettiklerinden bahseden Münir Yeşil, "Atatürk resimlerini çok etkilenerek yapıyorum. Yani şöyle bir kere sipariş çok oluyor Atatürk resimlerine. Ben meclise de çok yaptım. Oradan da sipariş verenler oldu. Burada da hediyelik yaptırmak isteyenler. Yaptıklarımı görüp alanlar. Hazırda bulundurduğum resimler, en çok Atatürk resmi yaptım" diye açıkladı. "Elle yapılan şey bir başkadır" Kırılma noktasından ve yapay zekaya karşı son düşüncelerini paylaşan Münir Yeşil şu sözler ile konuşmasını sonlandırdı: "Kırılma noktası bu işi sanat için değil de iş olarak başladığım zamandı. Eskiden de resim çiziyordum. Sadece portre de değil, tablolar, değişik şeyler yapıyordum ama para kazanmaya buraya gelince başladım. Ayrıca insanların yapay zekâ ile el sanatının arasındaki farkı iyi takip etmeleri, görebilmeleri gerekiyor. İkisi ayrı şey. Yani çok benziyorsa ‘mesele yok’ dememek lazım. Elle yapılan şey bir başkadır."