Son Dakika
|
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD ordusu: "B-2 bombardıman uçakları İran'a yönelik saldırılar için havalandı"
İran Devrim Muhafızları: "İsrail’deki hedeflere 1 ve 2 tonluk 30 ağır füze fırlattık"
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
KÜLTÜR SANAT
Selimiye’nin gölgesinde binlerce kişi iftarda buluştu
13 Mart 2026 Cuma - 23:58:44
Selimiye Camii avlusundaki iftar programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Ama biz fitneye zulme, her türlü kargaşaya, adaletsizliğe, bütün olumsuz duygu ve düşüncelere karşı inadına birlik, beraberlik, kardeşlik ve insanlık dersi veren birliktelikler yaşıyoruz" dedi. Edirne’de Balkan Şehirleri İşbirliği Platformu tarafından Selimiye Camii avlusunda binlerce vatandaşın katılımıyla iftar programı düzenlendi. Restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılan ve Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" dediği UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki Selimiye Camii’nin avlusunda gerçekleştirilen programda binlerce kişi aynı sofrada buluştu. Balkan ülkelerinden konuk misafirlerin ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un da katılımıyla Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ezanın okunmasıyla birlikte yaklaşık 6 bin kişi hep birlikte orucunu açtı. "Cenab-ı Hak bizleri yaratılışta eş ve kardeş kılmıştır" Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Cenab-ı Hak mükerrem varlık olarak yarattığı bizleri, yaratılışta eş ve kardeş kılmıştır. Bu akşam bu sofrada yaşanan, bu kardeşliğin, bu birlikteliğin tezahürüdür. Bizler için rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan bu güzel günlerde böyle bir ihtişamlı kalabalıkla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ulu mabet Selimiye Cami’miz bütün ihtişamıyla ortada. Bugün ikinci bir ihtişamı ise bizler birlik beraberlik içerisinde bu sevgi ve muhabbet noktasında bir araya gelerek ikinci bir büyük ihtişamı, kardeşliği, birliği ve beraberliği yaşıyoruz" dedi. "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz" Arpaguş, "Dünyanın zor zamanlar yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Ama biz fitneye zulme, her türlü kargaşaya, adaletsizliğe, bütün olumsuz duygu ve düşüncelere karşı inadına birlik, beraberlik, kardeşlik ve insanlık dersi veren birliktelikler yaşıyoruz. Cenabıhak birlikteliğimizi ilelebet daim eylesin, fitneye, kötülüklere fırsat vermesin. İnsan onurunu, insan haysiyetini ayaklar altına alan her türlü uygulamalara da Cenabıhak fırsat vermesin" ifadelerini kullandı. "Kadir Gecemizi ve Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum" Arpaguş, "Kutlu bir ayın nihayetine yaklaşmış bulunuyoruz. Şimdiden bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gece’mizi tebrik ediyor bir ömrü edebilecek bu güzel gecenin hepimiz için hayırlar getirmesini cenab-ı haktan diliyorum. Cenab-ı hak yaklaşmakta olan Ramazan-ı Şerif Bayramı’nı bizler, ülkemiz, milletlerimiz ve bütün insanlık için hayırlara vesile kılsın inşallah. Bizleri sağlık afiyetle daim ülkelerimizi, şehirlerimizi huzur ve mutluluk yurtları yapsın. Ve bizleri yaratılış gayemiz doğrultusunda insanlık şemsiyesi altında huzur, mutluluk, sulh ve selam içerisinde bir ve beraber eylesin" şeklinde konuştu. İftar programına Edirne Valisi Sezer, Karadağ Diaspora Bakanı Mirsad Azemovic, Bulgaristan Meclis Başkan Yardımcısı Hayri Recebov Sadıkov, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Kırklareli Valisi Uğur Turan, Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Gümülcine Seçilmiş İftar programına Müftüsü İbrahim Şerif, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı, Arnavutluk kanaat önderi Admir Salmani, Romanya Müslümanları Müftüsü Murat Yusuf, Sırbistan İslam Birliği Riyaseti Belgrad Müftüsü Muhammed Yusufpahiç, Sırbistan İslam Birliği Riyaseti Niş Müftüsü Eldin Asçeriç, Papaz Arhimandrit Haralambi Niçe, Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı Dimitri Yotef, Arnavutluktan Bektaşi dedeleri, konsoloslar, Balkan ülkelerinden konuklar ve vatandaşlar katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 21:47
Çocukların Ramazan gösterileri iftar sofrasına renk kattı
Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Çimentepe Mahallesi’nde Çimentepe Celal Madan İlkokulu tarafından düzenlenen iftar programında öğrencilerin sergilediği Ramazan gösterileri büyük ilgi gördü. Ramazan davulcusu ve geleneksel kıyafetlerle mani okuyan öğrenciler, iftar öncesinde sergiledikleri gösterilerle hem Ramazan kültürünü yaşattı hem de davetlilerden büyük alkış aldı. Sarıgöl Çimentepe Celal Madan İlkokulu öğretmenleri ve velilerinin katkılarıyla mahalle düğün salonunda düzenlenen iftar programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. İftar öncesinde sahne alan öğrencilerden biri Ramazan davulcusu kıyafetiyle davul çalarken, milli kıyafet giyen bir kız öğrenci ise Ramazan manileri okuyarak programa renk kattı. Öğrencilerin sergilediği geleneksel gösteriler davetliler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. Programın ardından katılımcılar hep birlikte iftar yaptı. İftar programına katılan Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, "İftar yemeğini düzenleyen okul velilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Ramazan geleneğini bizlere yaşatan öğrencilerimizi kutluyorum." dedi. Çimentepe Celal Madan İlkokulu tarafından düzenlenen iftar programına Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, Çimentepe Mahalle Muhtarı Kubilay Tanrıöver, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 17:08
İzmir’de restore edilen tarihi Asmalı Mescit Camii ibadete açıldı
İzmir’in Konak ilçesindeki tarihi Asmalı Mescit Camii restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla yeniden kapılarını açtı. Camide restorasyon sonrası ilk cuma namazı kılındı. İkiçeşmelik semtinde 1894 yılında inşa edilen cami için 2024 yılında İzmir Valiliği tarafından ihale gerçekleştirildi. İhalenin ardından 31 Mart 2025 tarihinde restorasyon işlemlerine başlandı. Onaylı projeler doğrultusunda sonradan doldurulan bodrum kat ortaya çıkarıldı. Yapının güneybatı yönünde doldurulan alanlar temizlenerek yeniden imalatlar yapıldı. Güçlendirme işlemleri bitti Restorasyon kapsamında caminin beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Duvarlarda derz açma, sıva ve taş temizlikleri ile tamamlama işlemleri yapıldı. Cami içerisindeki tüm ahşap elemanlar yenilendi. Elektrik ve mekanik sistemlerin bakımı yapıldı. Şehitler için mevlit okundu Çalışmaların sona ermesiyle Asmalı Mescit Camii bugün kılınan cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açıldı. Namaza İzmir Valisi Süleyman Elban ve cami cemaati katıldı. Namaz öncesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Şehitler Haftası sebebiyle mevlid-i şerif okundu.
13 Mart 2026 Cuma - 16:50
Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu hizmete açıldı
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualarla hizmete açıldı. Hayırsever Nizamettin Demirel’in katkılarıyla Muratpaşa ilçesi, Gebizli Mahallesi’nde inşası tamamlanan Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılım sağladığı tören ile hizmete açıldı. Açılış töreninde yaptığı konuşmada camilerin ihtiyaç duyulan bölgelere inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Vali Şahin, "Kaymakamımız, Belediye Başkanımız ve Müftülüğümüz Muratpaşa’da örnek bir çalışma ortaya koyuyor. Daha önce de benzer açılışları birlikte gerçekleştirdik. Bu desteklerinden dolayı Muratpaşa Belediye Başkanımıza, Muratpaşa Kaymakamımıza, muhtarlarımıza, hayırseverlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buraya doğru bir yatırım yapılmış ve mahallemizin cami ihtiyacı karşılanmış oldu. Ayet-i kerime de ’Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a inanan kimseler imar eder’ ayetinde bahsi geçen imar sadece bina yapmak değil; aynı zamanda orayı ibadetle, iyilikle ve salih amellerle ihya etmektir. Bu da Gebizli Mahallesi’nin kıymetli sakinlerine düşüyor. Bu caminin güzel işlerin ve hayırlı faaliyetlerin merkezi olacağına gönülden inanıyor ve her zaman destek olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Vali Hulusi Şahin, Hacı Nizamettin Demirel Camii’nin inşasına sağladığı katkılardan dolayı hayırsever Nizamettin Demirel’e plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından, Hacı Nizamettin Demirel Camii ve Hacı Rabiye Demirel Kur’an Kursu, dualar eşliğinde kesilen kurdeleyle hizmete açıldı. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Müftüsü Aydın Yığman, hayırsever Nizamettin Demirel ve ailesi, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 11:02
Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor
2
13 Mart 2026 Cuma- 09:27
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi
3
12 Mart 2026 Perşembe- 12:56
Kızılcahamam’da Ramazan coşkusu fener alayı ile yaşandı
4
13 Mart 2026 Cuma- 10:35
Dünyanın kapıları Bursa’daki hastanenin koridoruna açıldı
5
12 Mart 2026 Perşembe- 11:13
Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi 3 Nisan’da düzenlenecek
13 Ocak 2026 Salı - 10:07
Asırlardır yaşatılan lezzet: Kavut unu sofralardan kültüre uzanan bir miras
Konya’nın Hadim ilçesinde, Türk mutfağının binlerce yıllık lezzetlerinden biri olan kavut unu, asırlık yöntemlerle hazırlanarak günümüze taşınıyor. Kor ateş üzerinde ince sacda uzun saatler boyunca kavrulan buğday, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mısır ve menengiç gibi doğal ürünlerden elde edilen kavut unu, zahmetli üretim sürecinin ardından sofralarda tatlı olarak yerini alıyor. Hadim ilçesine bağlı Bolat Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki İbrahim Çakar, unutulmaya yüz tutmuş bu kadim lezzeti yaşatan sayılı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Yıllar öncesinde neredeyse her evde yapılan, yaylaya çıkmadan önce mutlaka hazırlanan kavut unu, günümüzde ise Çakar’ın özverili çalışmalarıyla ayakta tutuluyor. Saatler süren emek, köz ateşinde kavurma Kavut ununun yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten Çakar, kullanılan malzemelerin tek tek seçildiğini ve odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavrulduğunu ifade etti. Yaklaşık 6-7 saat süren kavurma işlemi, kavut ununa kendine özgü aromasını kazandırıyor. Kavurma işleminin ardından soğutulan ürünler, geleneksel değirmenlerde undan biraz daha iri olacak şekilde öğütülüyor. Öğütme işlemi tamamlandıktan sonra kavut unu, genellikle pekmezle karıştırılarak tatlı olarak tüketiliyor. Bu yöntem, geçmişten günümüze değişmeden gelen bir sunum şekli olarak dikkat çekiyor. Evliya Çelebi de kavuttan bahsetti Tarihi kaynaklarda da yer alan kavut, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde de adı geçen lezzetler arasında bulunuyor. Bu yönüyle kavut unu, sadece bir yiyecek değil aynı zamanda kültürel bir miras olarak değerlendiriliyor. "Atalarımızdan kalan bir miras" Kavut ununun geçmişten günümüze taşınması için büyük çaba harcadığını belirten İbrahim Çakar, "Kavut bize atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir miras. Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek. Son 8-10 yıldır bu işi yapan neredeyse sadece ben kaldım. Kavut ununun içinde kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır, buğday, nohut ve menengiç bulunur. Bu malzemeleri odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavuruyoruz. Közde 6-7 saat kavrulması gerekir. Kavrulduktan sonra soğutur, değirmende undan biraz daha iri olacak şekilde öğütürüz. Sonra da pekmezle karıştırarak tatlı olarak yeriz" dedi. Kış aylarının vazgeçilmezi Kavut ununun özellikle kış aylarında yoğun olarak tüketildiğini ifade eden Çakar, besin değerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Protein ve lif açısından zengin olan kavut ununun, geçmişte soğuk kış şartlarında enerji kaynağı olarak kullanıldığını belirten Çakar, "Bunu yiyenlerde kolay kolay üşüme ve kansızlık olmaz. Kana kan katar, kan yapıcı özelliğe sahiptir" şeklinde konuştu. Eskiden Hadim ve çevre mahallelerde her evde kavut yapıldığını dile getiren Çakar, yaylaya gitmeden önce ailelerin mutlaka bu lezzeti hazırladığını anlattı. Günümüzde ise bu geleneğin neredeyse unutulduğunu söyledi. Kavut ununa olan ilginin son yıllarda yeniden arttığını belirten Çakar, Türkiye’nin birçok ilinden sipariş aldıklarını ifade etti. Taleplere yetişmekte zaman zaman zorlandıklarını dile getiren Çakar, imkanlar dahilinde gönderim yapmaya çalıştıklarını söyledi. "Bize her kesimden dua edenler var" diyen Çakar, özellikle yaşlı vatandaşlardan aldığı geri dönüşlerin kendisini duygulandırdığını belirtti. "60-70 yaşındaki teyzeler, ‘Çocukluğumuzu yaşattın’ diyerek teşekkür ediyor" dedi. İbrahim Çakar, ömrü ve gücü yettiği sürece bu geleneği sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti. Asırlardır Anadolu sofralarında yer alan kavut unu, Hadim’de bir kültür mirası olarak yeniden hayat bulurken, geçmişin izlerini bugünün sofralarına taşımaya devam ediyor.
13 Ocak 2026 Salı - 09:58
İflasla kapanan ticaret kapısı sanatla yeniden açıldı
Eskişehir’in simge mekanlarından Haller Gençlik Merkezi’nde çeyrek asırdır fırçasını elinden düşürmeyen ressam Münir Yeşil, çocukluk tutkusunu profesyonel hayatına nasıl taşıdığını anlattı. Eskişehir’in kültürel duraklarından biri olan Haller Gençlik Merkezi, 25 yıldır aynı köşede portreler çizen bir ustaya ev sahipliği yapıyor. Çocukluğundan beri resim çizen ve bir zamanlar hayatını ticaretle kazanan Münir Yeşil, iflasın ardından sığındığı sanat limanında 77 yaşında olmasına rağmen her gün aynı heyecanla tuvalinin başına geçiyor. Yapay zekaya karşı el emeğinin değerini savunurken, portre sanatının inceliklerini ve yarım asırlık tecrübesini paylaştı. "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım" Resim yapmaya ne zaman ve nasıl başladığını anlatan Münir Yeşil, "Ticarette iflas ettim, aç kalınca resim yapmaya başladım. Daha önce konfeksiyon, mobilya gibi işleri yaptım. Elektrikli ev eşyaları sattım. Daha sonra bu işe başlamak zorunda kaldım ve bu işe başladım" şeklinde konuştu. "El emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır" Yapay zekânın görüntü oluşturma ve resim çizme yeteneği hakkında konuşan Yeşil, "Hiç bilemiyorum ama yine de el sanatının yerinin başka olacağını düşünüyorum. Yani ne olursa olsun el emeğiyle yapılan şey çok daha farklıdır. Yapay zekâ nereye kadar gider bilmiyorum" dedi. "Onun portresini çizmeyi isterdim" En çok kimin resmini çizmek istediğinden bahseden Münir Yeşil, "Şener Şen’in yüz hatları portre çizimine çok uygun. Bir de çocukluktan beri inanılmaz saygı duyduğum bir sanatçı. Onun portresini çizmeyi isterdim" diye belirtti. "Daha huzur bulduğum bir iş olurdu" Ticarette risk almadan olmayacağını ifade eden Ressam, pişmanlığı ile ilgili şunları söyledi: "Daha önce konfeksiyon yaptım, biraz önce söylediğim gibi. Mobilya yaptım. Ama ticaret ve işler ters gidince bu işe mecbur kaldığım için başladım. Ama sonradan da şuna pişman oldum: Baştan beri keşke bu işi yapsaydım. Daha huzur bulduğum bir iş olurdu. "Meclise de pek çok Atatürk resmi yaptım" Atatürk resmi yapmaktan çok etkilendiğini ve insanların en çok Atatürk resmi sipariş ettiklerinden bahseden Münir Yeşil, "Atatürk resimlerini çok etkilenerek yapıyorum. Yani şöyle bir kere sipariş çok oluyor Atatürk resimlerine. Ben meclise de çok yaptım. Oradan da sipariş verenler oldu. Burada da hediyelik yaptırmak isteyenler. Yaptıklarımı görüp alanlar. Hazırda bulundurduğum resimler, en çok Atatürk resmi yaptım" diye açıkladı. "Elle yapılan şey bir başkadır" Kırılma noktasından ve yapay zekaya karşı son düşüncelerini paylaşan Münir Yeşil şu sözler ile konuşmasını sonlandırdı: "Kırılma noktası bu işi sanat için değil de iş olarak başladığım zamandı. Eskiden de resim çiziyordum. Sadece portre de değil, tablolar, değişik şeyler yapıyordum ama para kazanmaya buraya gelince başladım. Ayrıca insanların yapay zekâ ile el sanatının arasındaki farkı iyi takip etmeleri, görebilmeleri gerekiyor. İkisi ayrı şey. Yani çok benziyorsa ‘mesele yok’ dememek lazım. Elle yapılan şey bir başkadır."
13 Ocak 2026 Salı - 09:55
Asırlardır yaşatılan lezzet: Kavut unu sofralardan kültüre uzanan bir miras
Konya’nın Hadim ilçesinde, Türk mutfağının binlerce yıllık lezzetlerinden biri olan kavut unu, asırlık yöntemlerle hazırlanarak günümüze taşınıyor. Kor ateş üzerinde ince sacda uzun saatler boyunca kavrulan buğday, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mısır ve menengiç gibi doğal ürünlerden elde edilen kavut unu, zahmetli üretim sürecinin ardından sofralarda tatlı olarak yerini alıyor. Hadim ilçesine bağlı Bolat Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki İbrahim Çakar, unutulmaya yüz tutmuş bu kadim lezzeti yaşatan sayılı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Yıllar öncesinde neredeyse her evde yapılan, yaylaya çıkmadan önce mutlaka hazırlanan kavut unu, günümüzde ise Çakar’ın özverili çalışmalarıyla ayakta tutuluyor. Saatler süren emek, köz ateşinde kavurma Kavut ununun yapım sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten Çakar, kullanılan malzemelerin tek tek seçildiğini ve odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavrulduğunu ifade etti. Yaklaşık 6-7 saat süren kavurma işlemi, kavut ununa kendine özgü aromasını kazandırıyor. Kavurma işleminin ardından soğutulan ürünler, geleneksel değirmenlerde undan biraz daha iri olacak şekilde öğütülüyor. Öğütme işlemi tamamlandıktan sonra kavut unu, genellikle pekmezle karıştırılarak tatlı olarak tüketiliyor. Bu yöntem, geçmişten günümüze değişmeden gelen bir sunum şekli olarak dikkat çekiyor. Evliya Çelebi de kavuttan bahsetti Tarihi kaynaklarda da yer alan kavut, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinde de adı geçen lezzetler arasında bulunuyor. Bu yönüyle kavut unu, sadece bir yiyecek değil; aynı zamanda kültürel bir miras olarak değerlendiriliyor. "Atalarımızdan kalan bir miras" Kavut ununun geçmişten günümüze taşınması için büyük çaba harcadığını belirten İbrahim Çakar, "Kavut bize atalarımızdan, dedelerimizden kalan bir miras. Unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek. Son 8-10 yıldır bu işi yapan neredeyse sadece ben kaldım. Kavut ununun içinde kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır, buğday, nohut ve menengiç bulunur. Bu malzemeleri odun ateşinde, köz üzerinde yavaş yavaş kavuruyoruz. Közde 6-7 saat kavrulması gerekir. Kavrulduktan sonra soğutur, değirmende undan biraz daha iri olacak şekilde öğütürüz. Sonra da pekmezle karıştırarak tatlı olarak yeriz" dedi. Kış aylarının vazgeçilmezi Kavut ununun özellikle kış aylarında yoğun olarak tüketildiğini ifade eden Çakar, besin değerinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Protein ve lif açısından zengin olan kavut ununun, geçmişte soğuk kış şartlarında enerji kaynağı olarak kullanıldığını belirten Çakar, "Bunu yiyenlerde kolay kolay üşüme ve kansızlık olmaz. Kana kan katar, kan yapıcı özelliğe sahiptir" şeklinde konuştu. Eskiden Hadim ve çevre mahallelerde her evde kavut yapıldığını dile getiren Çakar, yaylaya gitmeden önce ailelerin mutlaka bu lezzeti hazırladığını anlattı. Günümüzde ise bu geleneğin neredeyse unutulduğunu söyledi. Kavut ununa olan ilginin son yıllarda yeniden arttığını belirten Çakar, Türkiye’nin birçok ilinden sipariş aldıklarını ifade etti. Taleplere yetişmekte zaman zaman zorlandıklarını dile getiren Çakar, imkanlar dahilinde gönderim yapmaya çalıştıklarını söyledi. "Bize her kesimden dua edenler var" diyen Çakar, özellikle yaşlı vatandaşlardan aldığı geri dönüşlerin kendisini duygulandırdığını belirtti. "60-70 yaşındaki teyzeler, ‘Çocukluğumuzu yaşattın’ diyerek teşekkür ediyor" dedi. İbrahim Çakar, ömrü ve gücü yettiği sürece bu geleneği sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti. Asırlardır Anadolu sofralarında yer alan kavut unu, Hadim’de bir kültür mirası olarak yeniden hayat bulurken, geçmişin izlerini bugünün sofralarına taşımaya devam ediyor. (FÖB-FM-
13 Ocak 2026 Salı - 09:54
Kütahya’da "Geleneksel Kına" geleneği yeniden hayat buldu
Kütahya’da unutulmaya yüz tutan "Geleneksel Kütahya Kınası" geleneği, Kütahya Yüksek Kahve’de düzenlenen temsili etkinlikle yeniden canlandırıldı. Nostaljik ve renkli anlara sahne olan etkinlik, izleyicilere adeta zamanda yolculuk yaşattı. Şehrin simge yapılarından biri olan tarihi Kütahya Yüksek Kahve’de gerçekleştirilen etkinlikte, kentin köklü geçmişi ve zengin kültürel mirası ön plana çıkarıldı. Temsilde, katılımcılar yalnızca bir gösteriye değil, yaşayan bir kültür sunumuna tanıklık etti. Etkinlikte sahne alan katılımcılar, Kütahya’ya özgü geleneksel kıyafetlerle gecenin ruhunu tamamladı. El işçiliğiyle hazırlanan Tefebaşı ve Üç Etekler, renkleri ve detaylarıyla büyük beğeni toplarken, bu kıyafetlerin altına giyilen kırmızı şalvarlar sahnedeki görselliği daha da güçlendirdi. Kumaş dokuları, işlemeler ve renk uyumu izleyicilere görsel bir şölen sundu. Geleneksel kıyafetler, yalnızca birer giysi olmanın ötesinde Kütahya kültürünün taşıyıcısı olarak dikkat çekti. Asalet ve zarafeti simgeleyen bu parçalar, temsilde anlatılan hikâyeyle bütünleşerek iz bıraktı. Kıyafetlerdeki ince işçilik ve motifler, geçmişten günümüze taşınan kültürel kodları yansıtırken, kırmızı şalvarlar sahneye canlılık kattı. Tarihi Yüksek Kahve’nin taş duvarları ve geçmişi yansıtan mimarisi, sergilenen geleneksel kıyafetlerle birleşerek güçlü bir otantik atmosfer oluşturdu. Işıklandırma, müzik ve kostümlerin uyumu sayesinde izleyiciler kendilerini farklı bir dönemin içinde hissetti. Katılımcılar, etkinliğin her detayının titizlikle hazırlandığını ve kültürel kimliğe saygı gözetilerek sunulduğunu belirtti.
13 Ocak 2026 Salı - 09:52
Millitvekili Erbaş, "Kütahya tarih ve kültür turizminde hak ettiği yerde değil"
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, gazetecilerle bir araya gelerek Kütahya’nın tarih ve kültür turizmindeki potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Erbaş, kentin tarihi kimliğinin ön plana çıkarılması için somut ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. 2018 yılında yaptığı ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmasına değinen Erbaş, Dumlupınar’daki müzenin önünde 1964 model bir topun sergilendiğini hatırlattı. Bu durumu eleştiren Erbaş, "1964 model bir topla Kurtuluş Savaşı Müzesi yapılamaz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Son dönemde bölgede bir müzenin açılmasını olumlu bulduğunu ifade eden Erbaş, Dumlupınar’ın tanıtımının daha güçlü şekilde yapılması gerektiğini belirtti. Erbaş, "İkinci bir Çanakkale gibi oranın reklamını yapmamız, büyütmemiz gerekiyor" çağrısında bulundu. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yalnızca "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak anılmasına da itiraz ettiğini dile getiren Erbaş, bu konuyu Meclis’teki bütçe görüşmelerinde de sık sık gündeme getirdiğini söyledi. Erbaş, "30 Ağustos Gençlik ve Spor Bayramı değildir. Orası aynı zamanda askeri bir tören alanıdır" ifadelerini kullandı. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra Türk tarihindeki ikinci büyük meydan savaşının 30 Ağustos Büyük Taarruz olduğunu vurgulayan Erbaş, şehir içi çatışmaları bu kapsamda değerlendirmediğini belirtti. Bu nedenle Zafertepe Çalköy’ün tarihi açıdan çok büyük bir öneme sahip olduğunu kaydetti. Bu önem doğrultusunda 30 Ağustos alanına mutlaka bir askeri birliğin konuşlandırılması gerektiğini savunan Erbaş, subay ve astsubayların eğitim süreçlerinde Büyük Taarruz’un gerçekleştiği bu alanı yerinde görmelerinin faydalı olacağını ifade etti. Erbaş, "Sembolik de olsa burada bir kamp kurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum" dedi. Askeri birliklerin genellikle farklı bölgelerde kamp yaptığını hatırlatan Erbaş, "Bu topraklar başka bir meydan savaşı görmedi" diyerek Büyük Taarruz’un yaşandığı alanlarda askeri eğitim ve kampların düzenlenmesinin tarihi bilinci güçlendireceğini söyledi. Erbaş, söz konusu konunun Kütahya’nın tüm dinamiklerinin ortak meselesi olması gerektiğini vurgulayarak değerlendirmelerini tamamladı.
13 Ocak 2026 Salı - 09:15
Başkan Zencirci’den kitap bağışı çağrısı
Belediyeye ait kütüphaneye kitap bağışında bulunan Özbilgi çiftine teşekkür eden Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, "Dayanışmaya ortak olun" diyerek tüm vatandaşlara kitap bağışı çağrısı yaptı. Germencik Belediyesi bünyesinde hizmet veren Necmiye Ergör Kütüphanesi, özellikle gençlerin uğrak noktalarından biri olurken, ilçede yaşayan Suat ve Gönül Özbilgi çifti de kütüphaneye kitap bağışında bulundu. Çifte, örnek davranışlarından dolayı teşekkür eden Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, kitapların önemine dikkat çekti. Okuma kültürünün yaygınlaşması amacıyla kitap bağışlarının çok önemli bir adım olduğunu vurgulayan Başkan Zencirci; "Belediyemiz Necmiye Ergör Kütüphanesi’ne kıymetli kitap bağışlarıyla katkı sunan Suat & Gönül Özbilgi’ye gönülden teşekkür ediyorum. Bu anlamlı destek, bilgiye erişimi güçlendiren, okuma kültürünü yaygınlaştıran ve geleceğimiz olan çocuklarımıza ilham veren çok değerli bir adımdır. Tüm hemşehrilerimizi kütüphanemize kitap bağışlayarak, bu güzel dayanışmaya ortak olmaya, çocuklarımızı da kitap okumaya davet ediyorum" dedi.
13 Ocak 2026 Salı - 09:10
Yozgatlı Divan Şairi Mehmet Said Fenni Efendi Hat Müzesi, Cevizli Konak’ta açılıyor
Yozgat Belediyesi bünyesinde bulunan Cevizli Konak’ta Hattat Mehmet Said Fenni Efendi Müzesi açılıyor. Aşağınohutlu Mahallesi’nde bulunan, bakım ve onarımı Yozgat Belediyesi’nce yapılan Cevizli Konak, Yozgat’ın yetiştirdiği değerlerden Hat Sanatçısı Mehmet Said Fenni Efendi’nin eserlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara’da 1920 yılına kadar devlet kurumlarında, hüsnü hat-edebiyat öğretmeni ve katip olarak çalışan Yozgatlı Mehmet Said Fenni Efendi’nin adına bir müze yapılması fikri, 5 yıl önce bazı hat eserlerinin gün yüzüne çıkması ile oluştu. Divan Şairi Mehmet Said Fenni’nin ismi Ali Şakir Ergin’in araştırması ile duyulmaya başlandı. Avukat, Yazar Hayati İnanç’ın, son yıllarda Mehmet Said Fenni Efendi’nin beyitlerini konferanslarında sık sık dile getirmesi ile Anadolu’daki hattatlar da, 1850 yılında Yozgat’ta doğan şair ve sanatkarı araştırmaya başladılar. Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar Derneği Başkanı ve Kültür Bakanlığı Hat Sanatçısı Mahmut Şahin’in, Mehmet Said Fenni Efendi’nin 30 kadar, el yazma eserinin 2021 yılında Ankara’da satışa çıktığını duyması üzerine müze fikri doğdu. Yozgatlı İş Adamı Alpay Değerli, bu koleksiyonu, müzeye bağışlamak niyeti ile satın aldı. Bursa, Kocaeli, Eskişehir, İstanbul ve Kütahya başta olmak üzere Anadolu’dan yüzlerce hattat, Osmanlı hat yazısının geçmişini de anlatan, Yozgatlı bir sanatkârın şahsiyetinde, 6 asırlık yazı mektebinin nasıl geliştiğini gözler önüne serecek eserler hazırlamaya başladılar. Muhtelif hat nevilerinde orijinal, el çekme yazılar 357 adete ulaştı. Yozgat Belediye Başkanı Doktor Kazım Arslan’ın, Yozgat’taki sivil mimarlık örneği konakları ihya ettiği dönemde, Cevizli Konağı tahsis etmesi ile çabalar nihayete erdi. Yozgatlı iş adamı Galip Aykaç’ın malzeme destekleri, Yazar İbrahim Ethem Gören’in merhumun imzasını oluşturduğu orijinal çalışmasını bağışlaması ile müze kuruluşu tamamlandı. Hat Sanatçısı Mahmut Şahin, Amasya, Bursa, Kocaeli, Bayburt gibi şehirlerde açılan hat müzesinden yola çıkarak Yozgat’ta müze açılması fikrinin oluştuğunu söyledi. Şahin, "Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan Bey, destek verdiler ve Fenni Efendi özelinde Cevizli Konak’ı tahsis ettiler. Fenni Efendi çok büyük bir Divan şairi. 1918 yılında vefat etmiş. Yozgat’ta kalmış, diğer illerde görev yapmış. En son Ankara’da vefat etmiş. Bir ifadeye göre Cebeci Asri Mezarlığı’nda, bir ifadeye göre de Etnografya Müzesi’nin olduğu bölgede defnedilmiş. Şu an kabri bile bilinmiyor. Maalesef Yozgat’ta bile tanınmayan birisi. Müzeye gelen kişi önce Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi vesellem) zamanından kûfi yazı ile başlayıp hat sanatı serüvenini devam ettiriyor. Üç odamızda da Fenni Efendi özelinde, Fenni Efendi’nin divanından seçme beyitler var. Bu şekilde Fenni Efendi’yi Yozgat’ta anacak bir hizmete girdik. Çok güzel bir hizmet olacağına inanıyorum. Toplamda 330-340 eser fakat bizim öğrencilerimizin yazdığı 310 tane eser var" ifadelerini kullandı. Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, "Hat müzesini açarken Yozgat’ın yetişmiş değeri, geçmişte kalan en büyük değerlerinden, Divan edebiyatının ustalarından Mehmet Fenni Efendi’nin ismini yaşatmak istiyoruz. Yozgat’ın kültür hayatına çok büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşallah kısa süre içerisinde Hattat Mahmut Şahin’in öncülüğünde Yozgat’ta Cevizli Konakta bu hat müzesini bütün görselleriyle birlikte hizmete sunmuş olacağız" dedi. Mehmet Said Fenni Efendi’nin müzesinin 17 Ocak 2026 Cumartesi günü açılmasından sonra, Anadolu’daki koleksiyonerlerin elinde olan yazılarından, bağışların da gelmesi bekleniyor.
13 Ocak 2026 Salı - 09:01
Yozgatlı Divan Şairi Mehmet Said Fenni Efendi Hat Müzesi, Cevizli Konak’ta açılıyor
Yozgat Belediyesi bünyesinde bulunan Cevizli Konak’ta Hattat Mehmet Said Fenni Efendi Müzesi açılıyor. Aşağınohutlu Mahallesi’nde bulunan, bakım ve onarımı Yozgat Belediyesi’nce yapılan Cevizli Konak, Yozgat’ın yetiştirdiği değerlerden Hat Sanatçısı Mehmet Said Fenni Efendi’nin eserlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara’da 1920 yılına kadar devlet kurumlarında, hüsnü hat-edebiyat öğretmeni ve katip olarak çalışan Yozgatlı Mehmet Said Fenni Efendi’nin adına bir müze yapılması fikri, 5 yıl önce bazı hat eserlerinin gün yüzüne çıkması ile oluştu. Divan Şairi Mehmet Said Fenni’nin ismi Ali Şakir Ergin’in araştırması ile duyulmaya başlandı. Avukat, Yazar Hayati İnanç’ın, son yıllarda Mehmet Said Fenni Efendi’nin beyitlerini konferanslarında sık sık dile getirmesi ile Anadolu’daki hattatlar da, 1850 yılında Yozgat’ta doğan şair ve sanatkarı araştırmaya başladılar. Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar Derneği Başkanı ve Kültür Bakanlığı Hat Sanatçısı Mahmut Şahin’in, Mehmet Said Fenni Efendi’nin 30 kadar, el yazma eserinin 2021 yılında Ankara’da satışa çıktığını duyması üzerine müze fikri doğdu. Yozgatlı İş Adamı Alpay Değerli, bu koleksiyonu, müzeye bağışlamak niyeti ile satın aldı. Bursa, Kocaeli, Eskişehir, İstanbul ve Kütahya başta olmak üzere Anadolu’dan yüzlerce hattat, Osmanlı hat yazısının geçmişini de anlatan, Yozgatlı bir sanatkârın şahsiyetinde, 6 asırlık yazı mektebinin nasıl geliştiğini gözler önüne serecek eserler hazırlamaya başladılar. Muhtelif hat nevilerinde orijinal, el çekme yazılar 357 adete ulaştı. Yozgat Belediye Başkanı Doktor Kazım Arslan’ın, Yozgat’taki sivil mimarlık örneği konakları ihya ettiği dönemde, Cevizli Konağı tahsis etmesi ile çabalar nihayete erdi. Yozgatlı iş adamı Galip Aykaç’ın malzeme destekleri, Yazar İbrahim Ethem Gören’in merhumun imzasını oluşturduğu orijinal çalışmasını bağışlaması ile müze kuruluşu tamamlandı. Hat Sanatçısı Mahmut Şahin, Amasya, Bursa, Kocaeli, Bayburt gibi şehirlerde açılan hat müzesinden yola çıkarak Yozgat’ta müze açılması fikrinin oluştuğunu söyledi. Şahin, "Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan Bey, destek verdiler ve Fenni Efendi özelinde Cevizli Konak’ı tahsis ettiler. Fenni Efendi çok büyük bir Divan şairi. 1918 yılında vefat etmiş. Yozgat’ta kalmış, diğer illerde görev yapmış. En son Ankara’da vefat etmiş. Bir ifadeye göre Cebeci Asri Mezarlığı’nda, bir ifadeye göre de Etnografya Müzesi’nin olduğu bölgede defnedilmiş. Şu an kabri bile bilinmiyor. Maalesef Yozgat’ta bile tanınmayan birisi. Müzeye gelen kişi önce Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanından kûfi yazı ile başlayıp hat sanatı serüvenini devam ettiriyorlar. Üç odamızda da Fenni Efendi özelinde, Fenni Efendi’nin divanından seçme beyitler var. Bu şekilde Fenni Efendi’yi Yozgat’ta anacak bir hizmete girdik. Çok güzel bir hizmet olacağına inanıyorum. Toplamda 330-340 eser fakat bizim öğrencilerimizin yazdığı 310 tane eser var" ifadelerini kullandı. Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, "Hat müzesini açarken Yozgat’ın yetişmiş değeri, geçmişte kalan en büyük değerlerinden, Divan edebiyatının ustalarından Mehmet Fenni Efendi’nin ismini yaşatmak istiyoruz. Yozgat’ın kültür hayatına çok büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşallah kısa süre içerisinde Hattat Mahmut Şahin’in öncülüğünde Yozgat’ta Cevizli Konakta bu hat müzesini bütün görselleriyle birlikte hizmete sunmuş olacağız" dedi. Mehmet Said Fenni Efendi’nin müzesinin 17 Ocak 2026 Cumartesi günü açılmasından sonra, Anadolu’daki koleksiyonerlerin elinde olan yazılarından, bağışlar da gelmesi bekleniyor.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 19:03
755 yıllık Buruciye Medresesi restore edilecek
Sivas’ın simge yapılarından 755 yıllık Buruciye Medresesi, başlatılan proje ile kapsamlı bir restorasyona alınıyor. Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) aracılığıyla Sivas’ta uygulanacak 2025 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan projeler için imza töreni düzenlendi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halil İbrahim Yeşilyurt, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Özgür Kırmızıtaş, Buruciye A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Altun ve Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Gevher Gümüşer katıldı. Törende konuşan Vali Şimşek, kalkınmadan kültüre, üretimden turizme kadar her alanda güçlü projeler yürüttüklerini belirterek, finansman kaynaklarını etkin ve verimli kullandıklarını söyledi. Şimşek, "CMDP ve SOGEP programları kapsamında desteklenen iki projemizin toplam yatırım tutarı 143 milyon liradır. Bunun 62 milyon liralık kısmı hibe olarak karşılanmaktadır. Bu durum, proje üretme kapasitemizin ve kaynakları doğru kullanma becerimizin açık bir göstergesidir" dedi. "Stratejik bir adımdır" 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan, sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas’ın ve Anadolu’nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi’nin kapsamlı restorasyona alınacağını ifade eden Vali Şimşek, "Bu projelerden biri, şehrimizin gözbebeği, tarihi ve kültürel mirasımızın en nadide eserlerinden olan Buruciye Medresemizin restorasyon projesidir. Bu projeyle birlikte Buruciye Medresemizde restorasyon sürecini fiilen başlatmış bulunuyoruz. Restorasyon ihalesinin de yapılmış olması, sürecin planlı ve kararlı bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. Diğer taraftan Doğadan Sanata Kök Boya Atölyesi projemiz ile geleneksel üretim kültürümüzü yeniden canlandırmayı, yerel değerlerimizi koruyarak ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönüyle proje, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Değer katmaya devam edeceğiz" Projelerde emeği olanlara teşekkür eden Vali Şimşek, "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki böylesine kapsamlı ve nitelikli projelerin hayata geçirilmesinde kurumsal iş birlikleri, güçlü koordinasyon ve ortak akıl büyük önem taşımaktadır. İlimizde tüm kurumlarımızla uyum içerisinde hareket ediyor, kurumsal gücümüzü sahaya yansıtıyoruz. Sözlerimin sonunda bugün imzasını attığımız bu projelerin şehrimize, hemşehrilerimize ve kültürel mirasımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah Sivas’ımız için aynı kararlılıkla çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 18:37
Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyona alınıyor
Sivas’ın simge yapılarından Buruciye Medresesi, 2025 yılı CMDP ve SOGEP programları kapsamında hazırlanarak destek almaya hak kazanan proje ile kapsamlı restorasyona alınıyor. Toplam yatırım tutarı 143 milyon lirayı bulan projelerin 62 milyon lirası hibe olarak karşılanacak. Tarihî ve kültürel mirasın en önemli eserleri arasında yer alan Buruciye Medresesi, kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) aracılığıyla Sivas’ta uygulanacak 2025 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan projeler için imza töreni düzenlendi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halil İbrahim Yeşilyurt, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Özgür Kırmızıtaş, Buruciye A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Altun ve Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Gevher Gümüşer katıldı. Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, kalkınmadan kültüre, üretimden turizme kadar her alanda güçlü projeler yürüttüklerini belirterek, finansman kaynaklarını etkin ve verimli kullandıklarını söyledi. Şimşek, "CMDP ve SOGEP programları kapsamında desteklenen iki projemizin toplam yatırım tutarı 143 milyon liradır. Bunun 62 milyon liralık kısmı hibe olarak karşılanmaktadır. Bu durum, proje üretme kapasitemizin ve kaynakları doğru kullanma becerimizin açık bir göstergesidir" dedi. "Stratejik bir adımdır" 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas’ın ve Anadolu’nun en ünlü yapıları arasında yer alan Buruciye Medresesi’nin kapsamlı restorasyona alınacağını ifade eden Vali Şimşek, "Bu projelerden biri, şehrimizin gözbebeği, tarihî ve kültürel mirasımızın en nadide eserlerinden olan Buruciye Medresemizin restorasyon projesidir. Bu proje ile birlikte Buruciye Medresemizde restorasyon sürecini fiilen başlatmış bulunuyoruz. Restorasyon ihalesinin de yapılmış olması, sürecin planlı ve kararlı bir şekilde ilerlediğini göstermektedir. Diğer taraftan, Doğadan Sanata Kök Boya Atölyesi projemiz ile geleneksel üretim kültürümüzü yeniden canlandırmayı, yerel değerlerimizi koruyarak ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu yönüyle proje, geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyan stratejik bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Değer katmaya devam edeceğiz" Projelerde emeği olanlara teşekkür eden Vali Şimşek, "Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki böylesine kapsamlı ve nitelikli projelerin hayata geçirilmesinde kurumsal iş birlikleri, güçlü koordinasyon ve ortak akıl büyük önem taşımaktadır. İlimizde tüm kurumlarımızla uyum içerisinde hareket ediyor, kurumsal gücümüzü sahaya yansıtıyoruz. Sözlerimin sonunda, bugün imzasını attığımız bu projelerin şehrimize, hemşehrilerimize ve kültürel mirasımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah Sivas’ımız için aynı kararlılıkla çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:38
Fransa Muğla Fahri Konsolosu Berber gençlerle buluştu
Muğla Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen Diplomasi Sohbetleri programında Fransa Muğla Fahri Konsolosu Fidel Berber, gerçekleşen buluşmada gençlerin sorularını yanıtladı. Muğla Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen Diplomasi Sohbetleri programı, Fransa Muğla Fahri Konsolosu Fidel Berber’in katılımıyla Bodrum Nurol Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gören etkinlikte Berber, Türk diplomasisine ilişkin bilgi ve deneyimlerini gençlerle paylaştı. Programda diplomasi alanındaki kariyer süreci, uluslararası ilişkilerde izlenen stratejiler ve saha deneyimlerine değinen Berber, gençlerden gelen soruları da yanıtladı. Muğla Gençlik Meclisi Başkanı Muzaffer Cantekin, "Muğla Gençlik Meclisi olarak düzenlediğimiz Diplomasi Sohbetleri programında, dış politika ve diplomasi alanında önemli bir ismi gençlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Gençlerin uluslararası gelişmeleri doğrudan uzmanından dinleyebilmesi ve soru sorabilmesi, etkinliğin en kıymetli kazanımı oldu. Bu tür buluşmalarla gençlerin diplomasiye ve küresel meselelere olan ilgisini artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer nitelikte programları sürdürerek gençleri karar alma süreçlerine daha yakın kılmaya devam edeceğiz" dedi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:27
Fotoğraflar ile Ergani 2026 Projesi hayata geçiyor
FOTONO21 Fotoğraf Derneği, kültür mirasının belgelenmesi ve yerel hafızanın fotoğraf sanatı aracılığıyla kalıcı hale getirilmesi amacıyla yürüttüğü nitelikli çalışmalara 2026 yılında Ergani ilçesi ile devam ediyor. Daha önce gerçekleştirdiği alan odaklı projelerle dikkat çeken dernek, bu kez Ergani’nin çok katmanlı tarihini ve yasayan kültürünü uzun soluklu bir belgeleme çalışması ile ele almayı hedefliyor. 2026 Ergani Projesi, ilçenin tarihi yapıları, kültürel değerleri, gündelik yasamı, insan hikayelerini merkeze alan, kapsamlı bir fotoğraf ve belgesel anlatım çalışması olarak planlandı. Proje, yalnızca görüneni kayda almakla yetinmeyip, mekana sinmiş zaman duygusunu, toplumsal bellekte yer eden izleri ve değişim süreçlerini de görünür kılmayı amaçlıyor. Yıl geneline yayılarak aşamalı şekilde yürütülmesi planlanan çalışma kapsamında alan çekimleri, sistemli belgeleme süreçleri, arşivleme, seçici kurul değerlendirmeleri ve sosyal medya paylaşımlar yer alacak. Üretilecek fotoğrafların yalnızca bugünün tanığı değil, ayni zamanda gelecek kuşaklar için güvenilir bir görsel belge niteliği taşıması hedefleniyor. Projenin çıktıları arasında sergi çalışmaları, basılı ve dijital yayınlar, söyleşiler, arşiv niteliğinde dosyalar ve kamusal erişime açık paylaşımların yer alması öngörülüyor. Bu sayede Ergani’nin, fotoğraf sanatı aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşması ve kentin kültür tarihine kalıcı bir katkı sunulması amaçlanıyor. FOTONO21 Fotoğraf Derneği Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede Ergani’nin tarihsel sürekliliğini, kültürel çeşitliliğini ve insan odaklı yaşam pratiklerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı hedeflediklerini ifade etti. Kılıçoğlu, bu çalışmanın yalnızca bir fotoğraf projesi değil, aynı zamanda toplumsal bellek oluşturmaya yönelik sorumlu bir kültür çalışması olduğunu vurguladı. 2026 Ergani Projesi, yerel değerleri merkeze alan yaklaşımıyla ilçenin yalnızca fiziksel dokusunu değil, insan hikayelerini, gündelik yaşamı, kültürel sürekliliği ve dönüşümü de görünür kılmayı hedefliyor. Proje, Ergani’nin sahip olduğu çok katmanlı yapının sanatsal bir dil ile kayda alınmasına katkı sunarken, aynı zamanda fotoğrafın belgesel gücünü önceleyen kalıcı bir arşiv oluşturmayı amaçlıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder