Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
Trump: "İran'ı her açıdan yendik ve tamamen yerle bir ettik"
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
KÜLTÜR SANAT
Kadınlar atölyede hem üretiyor hem dayanışmayı büyütüyor
15 Mart 2026 Pazar - 10:46:27
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezi’nde düzenlediği Ahşap Boyama, Dönüşüm ve Tasarım Atölyesinde kadınlar farklı teknikler öğrenerek kullanılmayan eşyaları sanatsal ürünlere dönüştürüyor, üretim sürecinde hem el becerilerini geliştiriyor hem de kadın dayanışmasını büyütüyor. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı tarafından Koşuyolu Kadın Yaşam Merkezinde düzenlenen Ahşap Boyama, Dönüşüm ve Tasarım Atölyesi, kadınların üretimle ve sanatla buluşmasına olanak sağlıyor. 15 kadının katıldığı üç aylık atölye programı haftada üç gün gerçekleştiriliyor. Atölye kapsamında kadınlara temel ve ileri düzey ahşap boyama teknikleri, kullanılmayan eşyaları dönüştürme, yüzey hazırlığı, dekupaj, eskitme ve uygulama teknikleri öğretiliyor. Eğitim sürecinin sonunda ise geri dönüşüm malzemeleri kullanılarak farklı çalışmalar yapılıyor. Atölyede kadınlar yalnızca teknik öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda el becerilerini keşfetme fırsatı da buluyor. Basit bir ahşap parçası, bir tuval ya da kullanılmayan bir eşya, kadınların emeği ve hayal gücüyle yeniden hayat buluyor. Özellikle geri dönüşüm çalışmalarında eski eşyaların yeniden değerlendirilmesiyle hem doğaya katkı sağlanıyor hem de üretimin dönüştürücü gücü ortaya konuluyor. Atölyede yapılan çalışmaların ise ilerleyen dönemde düzenlenecek etkinliklerde sergilenerek kadınlara gelir olarak dönmesi planlanıyor. Atölyenin ilerleyen süreçte diğer kadın yaşam merkezlerinde de başlatılması planlanırken, atölyeye katılan kadınlar, öğrenerek gerçekleştirdikleri çalışmalardan memnun olduklarını dile getirdi. ‘’Çok güzel çalışmalar yaptık’’ Atölyeye katılan kadınlardan Ceren Nur Yüce, kursa katılma amacının eğitimden çok öğrenmek ve kendi yeteneğini keşfetmek olduğunu belirterek, "Burada çok güzel çalışmalar yaptık. Hocamız bize elinden geldiğince birçok şey öğretti. Zanaatı sanata dönüştürdük. Zamanla kendi yeteneğimi fark ettim. Ahşap boyamada renk tonlamalarını ve renklerin birbiriyle uyumunu öğreniyoruz. Tüm arkadaşlarımızla birlikte büyük emek verdik" dedi. Nevroz Dala ise atölyede ortaya çıkan tüm çalışmaların ortak emeğin ürünü olduğunu vurgulayarak, yapılan işlerin emek buluşmalarında sergileneceğini ifade etti. Dala, "Burada gördüğünüz bütün ürünler hepimizin ortak emeği. Birine ait değil, hepimizin ürünü. Satılan ürünler de eşit şekilde paylaştırılacak. Bu alan kadınlar için çok önemli. Sosyal olarak üretmek insana özgüven veriyor. Burada hem ürettik hem de kadın dayanışmasını güçlendirdik" diye konuştu. Narince Ermiş de atölye sayesinde yeni beceriler kazandıklarını dile getirerek, "Buraya gelmeden önce elimize fırça almayı bile bilmiyorduk. Hocamız sayesinde resim yapmayı, ahşap boyamayı ve farklı çalışmalar üretmeyi öğrendik. Kadınlara böyle bir kurs açtığı için Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyoruz. Farklı kursların da açılmasını isteriz. Evde dört duvar arasında kalmak yerine sosyal ortamlarda üretmek bizim için çok değerli" ifadelerini kullandı.
15 Mart 2026 Pazar - 09:49
Depremin ardından inşa edilen 123. cami ibadete açıldı
Hatay’da asrın felaketinin ardından inşa edilen 123’üncü cami olan ‘Gülcihan Camii’ Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Masatlı; depremin ardından inşası tamamlanan 123 caminin, 50 Kuran kursunun ve 12 Diyanet gençlik merkezinin hizmete alındığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 123’üncü cami Arsuz ilçesi Gülcihan Mahallesi’ne yapıldı. Gücihan Camii ismi verilen cami, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. "Bu zamana kadar 123 yeni cami, 50 yeni Kuran kursu ve 12 Diyanet gençlik merkezimizi hizmete aldık" Deprem sonrası kentte inşa edilen 123’üncü cami olan ‘Gülcihan Camii’ hizmete aldıklarını ifade eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı, ’’Asrın felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerde maalesef şehrimizin tamamının neredeyse yüzde 40’ı bina stoğumuz kullanılamaz hale geldi. Bunlar içerisinde bizim camilerimiz ve dini yapılarımız da vardı. 6 Şubat 2023 itibariyle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve başkanlığında dünyada eşi benzeri görülmemiş bir seferberlik hareketi olarak millet devlet dayanışması oldu. Bu millet - devlet dayanışması içerisinde de şu ana kadar 123 yeni camimizi inşa edip hizmete almış olduk. Burası da bizim şu an itibariyle 123. camimiz, Gülcihan Camii oldu. Bunun yanında 50 Kuran kursumuzu ve 12 Diyanet gençlik merkezini de açmış olduk. Rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan’ın bu Cuma gününde bu camimizi açmak da bize ayrıca büyük bir mutluluk veriyor. Ben Gülcihan Camii’mizin başta Arsuz ilçemiz olmak üzere Hatay ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
15 Mart 2026 Pazar - 09:35
MTB’den 4. Ananevi İftar
Erzurum Valisi Aydın Baruş, Milli Türk Talebe Birliği Erzurum İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 4. Ananevi İftar Programına katıldı. Programda gençlerle ve vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşan Vali Baruş, iftar sonrası yaptığı konuşmada Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. İftar sofralarının; kardeşliğin ve dostluğun pekiştiği, insanların birbirinin mutluluğunu yürekten hissettiği ve aynı sofra etrafında buluşmanın verdiği ruhla geleceğe güven ve emniyet içerisinde bakılabildiği sofralar olduğunu belirterek, bu mübarek sofralarda bir araya gelmenin büyük bir nimet olduğunu dile getirdi. Erzurum’da göreve başlayalı çok uzun bir süre olmadığını ifade eden Vali Baruş, bundan sonraki süreçte Erzurum’un gelişmesi, gençlerin daha iyi imkânlara kavuşması ve şehrin her alanda daha ileriye gitmesi için hep birlikte gayret göstereceklerini belirtti. Gençlerin bilinçli, şuurlu ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmesinin toplumun geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Konuşmasının sonunda yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı dolayısıyla tüm vatandaşların kandilini ve bayramını tebrik eden Vali Baruş, sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde nice Ramazanlara ve bayramlara ulaşılması temennisinde bulundu.
15 Mart 2026 Pazar - 08:10
Tercan’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü anıldı
Tercan ilçesinde, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Mercan Beldesi’ndeki Mercan Çok Programlı Anadolu Lisesi konferans salonunda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından öğrenciler tarafından "Çanakkale Destanı" oratoryosu, koro dinletisi, "Çanakkale Geçilmez" gösterisi ve "Kınalı Hasan" adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Programa Tercan Kaymakamı Neslihan Kısa Duman, Kaymakam adayı Nihal Özer, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Çağatay Öztürk, İlçe Emniyet Müdürü Muhammed Emin Şahiner, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kayhan Kalkan, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 09:27
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası gerçekleştirildi
2
14 Mart 2026 Cumartesi- 11:37
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarihine ışık tuttu
3
13 Mart 2026 Cuma- 11:02
Kadınlar dinleniyor, tüm köylü Ramazan boyunca aynı sofrada buluşuyor
4
13 Mart 2026 Cuma- 23:58
Selimiye’nin gölgesinde binlerce kişi iftarda buluştu
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 01:25
Elazığ’da yüzlerce kişi aynı anda halay çekti: O anlar böyle görüntülendi
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:30
Bingöl’de Karagöz ile bilim sahneye taşındı
Bingöl’ün Solhan ilçesinden sahnelenen "Karagöz Bilim Peşinde" adlı tiyatro oyunu büyük ilgi gördü. Solhan ilçesinde sahnelenen, "Karagöz Bilim Peşinde" adlı tiyatro oyunu, geleneksel Türk tiyatrosu ile bilimi bir araya getirerek izleyicilerden ilgi gördü. Kukla ve Karagöz Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Doç. Dr. Erdinç Öcal öncülüğünde sahnelenen oyun, çocuklara hem bilimi sevdirmeyi hem de unutulmaya yüz tutan geleneksel kültürel değerleri aktarmayı amaçlıyor. Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz üzerinden kurgulanan oyunda, Hezarfen Ahmet Çelebi, İbn-i Sina, Marie Curie ve Newton gibi bilim insanları eğlenceli bir anlatımla çocuklara tanıtıldı. Karagöz ve Hacivat karakterleri aracılığıyla sahneye taşınan bilimsel hikâyeler, izleyicilere eğlenerek öğrenme imkanı sundu. Oyunun amacına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Erdinç Öcal, "Kendi özümüz olan Karagöz kültürüyle hem kendi bilim insanlarımızı hem de dünya bilim tarihine yön veren isimleri çocuklarımıza anlatmayı hedefledik. Kuka Sahne olarak amacımız, eğlenerek öğrenmelerini sağlarken aynı zamanda geleneksel kültürümüzün yaşatılmasına katkı sunmak" dedi. "Karagöz Bilim Peşinde" adlı oyunun ilk gösteriminin Muş Kültür Merkezi’nde yapıldığını ifade eden Öcal, gösterimlerin çevre illerde ve ilerleyen süreçte Türkiye genelinde turne şeklinde devam etmesinin planlandığını da sözlerine ekledi.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:26
Bingöl’de Karagöz ile bilim sahneye taşındı
Bingöl’ün Solhan ilçesinden sahnelenen "Karagöz Bilim Peşinde" adlı tiyatro oyunu büyük ilgi gördü. Solhan ilçesinde sahnelenen "Karagöz Bilim Peşinde" adlı tiyatro oyunu, geleneksel Türk tiyatrosu ile bilimi bir araya getirerek izleyicilerden ilgi gördü. Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi, Kukla ve Karagöz Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Doç. Dr. Erdinç Öcal öncülüğünde sahnelenen oyun, çocuklara hem bilimi sevdirmeyi hem de unutulmaya yüz tutan geleneksel kültürel değerleri aktarmayı amaçlıyor. Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz üzerinden kurgulanan oyunda; Hezarfen Ahmet Çelebi, İbn-i Sina, Marie Curie ve Newton gibi bilim insanları eğlenceli bir anlatımla çocuklara tanıtıldı. Karagöz ve Hacivat karakterleri aracılığıyla sahneye taşınan bilimsel hikâyeler, izleyicilere eğlenerek öğrenme imkanı sundu. Oyunun amacına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Erdinç Öcal, "Kendi özümüz olan Karagöz kültürüyle hem kendi bilim insanlarımızı hem de dünya bilim tarihine yön veren isimleri çocuklarımıza anlatmayı hedefledik. Kuka Sahne olarak amacımız, eğlenerek öğrenmelerini sağlarken aynı zamanda geleneksel kültürümüzün yaşatılmasına katkı sunmak" dedi. "Karagöz Bilim Peşinde" adlı oyunun ilk gösteriminin Muş Kültür Merkezi’nde yapıldığını ifade eden Öcal, gösterimlerin çevre illerde ve ilerleyen süreçte Türkiye genelinde turne şeklinde devam etmesinin planlandığını da sözlerine ekledi.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:58
72. Sait Faik Hikâye Armağanı başvuruları başladı
Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve Kültür Yayınları iş birliğiyle her yıl bir öykü yazarına verilen Sait Faik Hikâye Armağanı’na başvurular başladı. Armağan ile birlikte ilk kez geçen sene verilmeye başlanan Doğan Hızlan Özel Ödülü de sahibini bulacak. Usta yazar Sait Faik Abasıyanık’ın anısını yaşatmak adına her yıl bir öykücüye verilen ve Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve Kültür Yayınları’nın iş birliğiyle düzenlenen 72. Sait Faik Hikâye Armağanı’na başvurular başladı. Yarışmaya katılacak yazarların, başvuru yapacakları hikâye kitabından on beş (15) nüshayı, 27 Şubat 2026 Cuma günü saat 17.00’ye kadar Darüşşafaka Cemiyeti’ne elden ya da posta yoluyla ulaştırması gerekiyor. Yarışmaya daha önce armağanı kazanmamış yazarların 2025 yılında yayımlanmış ve herhangi bir ödül almamış olan hikâye kitapları katılabiliyor. Ön jüri ve jürinin değerlendirme süreçlerinin ardından kısa liste nisanda, yarışmanın kazananı ise mayıs ayı içinde açıklanacak. Doğan Hızlan Özel Ödülü Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nın Onursal Jüri Başkanı Doğan Hızlan adına ilk kez geçtiğimiz sene verilen "Doğan Hızlan Özel Ödülü", bu yıl da yeni sahibini bulacak. Kısa listeye kalan yazarlardan birine takdim edilecek bu özel ödül, Armağan’ın nihai sonucuyla birlikte duyurulacak. 72. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Doğan Hızlan Özel Ödülü’nün ön jürisi, Emrah Kolukısa’nın koordinatörlüğünde toplanacak. Ön jüride Seray Şahinler Demir, Eray Ak ve Ali Bulunmaz yer alıyor. Jüri ise İhsan Yılmaz, Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Nazan Aksoy, Seval Şahin, Darüşşafaka Cemiyeti eski Başkan Vekili Beşir Özmen ve Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali’den oluşuyor. Bugüne kadar Haldun Taner, Orhan Kemal, Necati Cumalı, Adalet Ağaoğlu, Ayşe Kulin, Selim İleri, Oya Baydar, Bilge Karasu, Mehmet Günsür, Yekta Kopan, Melisa Kesmez, Şermin Yaşar ve Ayşegül Devecioğlu gibi yazarların kazandığı Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı, geçtiğimiz yıl "Şimdi Dönecek Dünya" adlı hikâye kitabıyla Burçe Bahadır’a verildi. Doğan Hızlan Ödülü’nü ise "Öteki Hayvanlar" adlı eseriyle Derya Sönmez aldı. İş Bankası Kültür Yayınları’nın Darüşşafaka’ya bağışı sürüyor Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinin 2011 yılından itibaren Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın uhdesinde bulunan telif hakları, 1 Ocak 2025 tarihinde serbest kaldı. Kültür Yayınları, bu tarihten sonra da Türk edebiyatının köşe taşlarından Abasıyanık’ın anısına saygı amacıyla, satışı yapılacak tüm kitaplarından elde edilecek gelirden, yazarın vasiyetine uygun bir biçimde Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağış yapmaya devam ediyor. Sait Faik Hikâye Armağanı 1955 yılında yazarın annesi Makbule Abasıyanık tarafından hayata geçirilen Sait Faik Hikâye Armağanı, Makbule Hanım’ın 1964 yılındaki vefatının ardından Darüşşafaka Cemiyeti tarafından sürdürülüyor. Sait Faik’in annesi Makbule Abasıyanık’ın vasiyeti doğrultusunda her yıl, dönemin önde gelen edebiyat ustalarından oluşan jüri, o yıl içinde yazılmış en iyi öyküyü seçerek yazara Sait Faik Hikâye Armağanı’nı takdim ediyor. 2012 yılından itibaren Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından sunulan, geçtiğimiz yıl itibarıyla da Kültür Yayınları’nın yanı sıra Türkiye İş Bankası’nın iş birliğiyle verilen Sait Faik Hikâye Armağanı, Türk edebiyatının en önemli ödülleri arasında yer alıyor.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:55
Osmanlı dizilerinden etkilendi, 48 yaşında okçuluğa başladı
Turgut, izlediği bir Osmanlı dizisinden etkilenerek okçuluk kursuna başladı. Turgut’un hedefi Bilecik’i uluslararası bir müsabakada temsil etmek.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:38
Tavşanlı esnafının bereket sofrası kültürü
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bir araya gelen esnaflar, yıllardır sürdürdükleri gelenekle haftanın birkaç günü aynı sofrada buluşuyor. Yanlarında getirdikleri veya bakkaldan aldıkları ürünlerle kahvaltı yapan esnaflar, bu sayede hem dayanışmayı artırıyor hem de güne moralli başlıyor. Tahsin Buruk Caddesi’nde giyim ve çeşitli sektörlerde hizmet veren işletmeciler, sabahın erken saatlerinde dükkanlarını açtıktan sonra bir araya gelerek kurdukları mini soba ile kahvaltı geleneğini sürdürüyor. Giyim üzerine işletmesi bulunan esnaflardan Cavit Şaşmaz, bu geleneğin sadece yemek yemek olmadığını, aynı zamanda bir dertleşme kültürü olduğunu ifade etti. Şaşmaz, "Bu tür birlikte kahvaltı yapmak dayanışma ve birbirimize hal hatır sorma imkanı doğuruyor. Komşuluğumuzu pekiştiriyoruz." dedi. Esnaflardan Taner Gök ise kahvaltı buluşmalarının uzun yıllardır devam ettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Yıllardır haftanın en az üç günü birlikte kahvaltı yapıyoruz. İş yerlerimizi erken saatlerde açarak halkımıza hizmet sunuyoruz. Erken kalkan yol alır mantığıyla hem işimizin başındayız hem de komşularımızla bir aradayız. " Kendi imkanlarıyla hazırladıkları sofrada taze ekmek, simit ve çay eşliğinde sohbet eden esnaflar, kahvaltının ardından dualarla işlerinin başına dönerek müşterilerini karşılamaya başlıyor.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:15
Gaziantep Büyükşehir, 2025 yılında kültür ve sanatta rekor katılım gördü
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda kültür, sanat, bilim ve eğitim alanında hayata geçirdiği çalışmalarla 2025 yılında da geniş kitlelere ulaştı. Kent genelinde hizmet veren kültür merkezleri, tiyatrolar, müzeler, kütüphaneler ve bilim merkezleri, her yaştan vatandaşı kültür ve sanatla buluşturdu. Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi, 2014-2025 yılları arasında 443 bin 962 ziyaretçiyi ağırladı. Merkez, yalnızca 2025 yılında 16 sergi, 5 çalıştay ve 9 etkinlikle toplam 14 bin 149 kişiye ev sahipliği yaptı. Çocuk Sanat Merkezi, 2014-2025 döneminde 8 bin 779 atölyede 379 bin 369 çocuğu sanatla buluşturdu. 2025 yılında ise 4 bin 893 atölye, 542 okul ve 73 etkinlikte 83 bin 341 çocuk merkez faaliyetlerinden faydalandı. Jale Tekinalp Yücel Kültür, Sanat Mozaik Merkezi, 2018-2025 yılları arasında 134 bin 928 ziyaretçiye ulaştı. 2025 yılında bin 392 kursiyer, bin 118 atölye katılımcısı ve 6 bin 375 ziyaretçi olmak üzere toplam 8 bin 885 kişi merkez etkinliklerine katıldı. Nizip Kültür Merkezi ise 2024-2025 döneminde 168 bin 487 ziyaretçi ağırlarken, yalnızca 2025 yılında 36 etkinlik ve 76 salon tahsisiyle 140 bin 518 kişiye hizmet verdi. Şehir tiyatrosu perdeyi doldurdu Gaziantep Şehir Tiyatrosu, 2021-2025 yılları arasında 12 oyun, 498 seans sahneleyerek 133 bin 957 izleyiciye ulaştı. 2025 yılında ise 7 oyun, 218 seansla 57 bin 441 sanatsever tiyatro salonlarını doldurdu. Yıl boyunca sahnelenen oyunlar arasında "Uçtu Uçtu Hezarfen", "Toprak Dostları", "Kuvayi Milliye Destanı", "Güvercin Çocuklar", "Keşanlı Ali", "12 Öfkeli" gibi yapımlar yer aldı. Özellikle "Uçtu Uçtu Hezarfen", 119 seans ve 51 bin 707 izleyiciyle en çok izlenen oyun oldu. Kent arşivi kültürel hafızayı yaşatıyor Gaziantep Kent Arşivi, 2 bin 778 basılı eser, 89 bin 704 dijital belge, fotoğraf ve video ile kentin kültürel hafızasını kayıt altına aldı. Ayrıca 526 kişilik sözlü tarih çalışması gerçekleştirildi. Arşivden online olarak 38 bin 275 kişi, fiziki olarak ise 896 kullanıcı yararlandı. Bilim merkezi ve atölyeleriyle geleceğe yatırım Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi, 2022-2025 yılları arasında 1 milyon 188 bin ziyaretçiyi, yalnızca 2025 yılında ise 378 bin 63 kişiyi ağırladı. 2025 yılı boyunca bilim etkinlikleri kapsamında 12 söyleşi, 20 eğitim, 111 etkinlik ve 8 bin 695 atölyede 118 bin 367 katılımcıya ulaşıldı. Bilim Gaziantep Atölyeleri, 2020-2025 döneminde 20 bin atölyede 368 bin 825 öğrenciye, 2025 yılında ise 2 bin 750 atölyede 43 bin 475 kişiye eğitim verdi. Bilim Filmleri Günleri kapsamında 2025 yılında 350 film gösterimiyle 14 bin 677 katılımcıya ulaşılırken; Deneyap Atölyeleri, Bilim Tırı ve Teknogaraj projeleriyle on binlerce öğrenci bilimle buluşturuldu. TEKNOFEST kapsamında 38 takıma destek sağlandı, 14 takım finale yükselme başarısı gösterdi. Müzelerde 1 yılda 1 milyonun üzerinde ziyaretçi Gaziantep’teki müzeler, 2014-2025 yılları arasında 9 milyon 283 bin ziyaretçiyi ağırladı. 2025 yılında ise 1 milyon 10 bin 37 kişi müzeleri gezdi. Panorama 25 Aralık Müzesi 371 bin 955 ziyaretçiyle ilk sırada yer alırken; Oyun ve Oyuncak Müzesi, Hamam Müzesi, Atatürk Anı Müzesi, Emine Göğüş Mutfak Müzesi ve Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi de yoğun ilgi gördü. "Müzelerimi Geziyorum" etkinliğiyle 2025 yılında 13 bin 815 öğrenci, "Yaşayan Müze" etkinlikleriyle ise 3 bin 936 öğrenci müzelerle buluşturuldu. Kütüphanelerde okuma kültürü güçleniyor Kent genelindeki kütüphaneler, 2014-2025 döneminde 3 milyon 27 bin kullanıcıya, yalnızca 2025 yılında ise 634 bin 534 kişiye hizmet verdi. Dijital/Sanal Kütüphane, 2025 yılında 6 milyon 672 bin 532 kullanıcıya ulaşırken; çocuk kütüphanelerinde düzenlenen 38 farklı atölyede 120 bin 823 çocuk etkinliklere katıldı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:04
Denizlili kadın umreciler Ravza’daki dualarla buluştu
Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla Medine’de umre grubundaki kadın umreciler, sabah namazının ardından Ravza-i Mutahhara’yı ziyaret ederek duygu dolu anlar yaşadı. Denizli İl Müftülüğü ’nün organizasyonuyla kutsal topraklarda bulunan umre kafilesinde yer alan kadın umreciler, Medine’de manevi değeri son derece yüksek bir ziyareti huşu içinde gerçekleştirdi. Umre grubundaki kadınlar, kadın irşat görevlisi öncülüğünde sabah namazının hemen ardından alınan randevu sonrasında Ravza-i Mutahhara ziyaretine katıldı. İslam âleminin en müstesna mekânlarından biri olarak kabul edilen Ravza, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kabri ile minberi arasında yer alması sebebiyle "Cennet Bahçesi" olarak anılıyor. Bu kutlu mekânda bulunmanın heyecanını yaşayan Denizlili kadın umreciler, gözyaşları ve dualarla ziyaretlerini gerçekleştirdi. Ziyaret öncesinde Kadın İrşat Görevlisi Sümeyye Sucuoğlu, Ravza’nın fazileti, ziyaret adabı ve bu mübarek mekânda yapılacak duaların önemi hakkında bilgilendirmede bulundu. Sabahın erken saatlerinde gerçekleşen ziyaret sırasında kadın umreciler, hem kendileri hem de aileleri ve tüm İslam âlemi için dua etti. Sessizlik, huşu ve derin bir maneviyat içinde geçen ziyaret, umrecilerin hafızalarında unutulmaz bir hatıra olarak yerini aldı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:59
Türkiye’de öğrendikleri katmeri Suriye’ye taşıyacaklar
Bir zamanlar Halep’ten Kilis’e gelen katmer ustalığı, aradan geçen yılların ardından tersine dönerek bu kez Kilis’ten Halep’e uzanıyor. 1940’lı yıllarda Halep’ten Kilis’e gelen bir ustanın bir aileye öğrettiği katmer yapımı, yıllar sonra tersine döndü. Dededen toruna aktarılan meslek, bu kez Suriyeli bir sığınmacıya öğretildi. Genç kalfanın, okulunu tamamladıktan sonra Türkiye’de öğrendiği mesleği Halep’te sürdürmesi hedefleniyor. Kilis’te uzun yıllardır katmer ustalığı yapan mesleğin ailelerindeki yolculuğunu anlatan, Sinan Gözüuykulu, "1940 yılında Halep’ten gelen bir usta, Kilis’te dedeme bu mesleği öğretiyor. Dedem babama, babam da bana aktarıyor. Şimdi ise ben Ahmet kardeşimize öğrettim. Devir tam tersine döndü. Artık biz Suriye’ye usta göndereceğiz. Ahmet, orada Kilis katmerini, Kilis cennet çamurunu, Kilis’in kültürünü ve damak zevkini tanıtacak. 11 yaşından beri bu mesleğe çok yatkın bir çocuk" dedi. "Herkesin bu lezzeti tatmasını isterim" İşletmeye gelen müşteriler de Kilis katmerine övgüde bulundu. Müşterilerden Servet Çelikbaş, "Katmer çok güzel. Vatandaşlara tavsiye ederim. Herkesin bu lezzeti tatmasını isterim" ifadelerini kullandı. Kilis katmerinin Gaziantep katmerinden farklı olduğuna dikkat çeken bir diğer müşteri Metin Karakuş, "Bizim Kilis katmeri meşhurdur ve coğrafi işareti Kilis’e aittir. Gaziantep’te de katmer var ama bizimki farklıdır. Gaziantep katmeri genellikle kahvaltıda yenir, irmik konur. Kilis katmeri ise süt kaymağıyla yapılır, tatlı olarak tüketilir ve ağır değildir. Herkesin denemesini tavsiye ederim. Yediklerinde farkı göreceklerdir" şeklinde konuştu. "Ahmet’in orada Kilis katmeri yapması, bu kültürel bağların pekişmesine vesile olacaktır" Karakuş, bölge mutfağının ortak kökenlerine de değinerek, "Hatay’dan Silopi’ye kadar sınır hattındaki illerin mutfağının büyük bir kısmı Halep mutfağı kökenlidir. Buralar geçmişte Osmanlı toprağıydı. Kültürümüz iç içe. Ahmet’in orada Kilis katmeri yapması, bu kültürel bağların pekişmesine vesile olacaktır" dedi. "Suriye’de tanıtacağım" 15 yaşındaki Suriyeli Ahmet ise duygularını Türk bayrağını öperek dile getirdi. Ahmet El Hulu, "1 yaşındayken Suriye’den geldim. Burada katmer ve künefe yapmayı öğrendim. Birçok tatlıyı yapabiliyorum. Okulum bittikten sonra Halep’in Azez kentinde Türkiye’de öğrendiğim tatlıları ve Kilis katmerini Suriye’de tanıtacağım" diye konuştu.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:54
Çinli turistlere vize muafiyeti Denizli turizmi hızlandıracak
Denizli’de Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Bayram, Çin vatandaşlarına getirilen vize muafiyetinin Türkiye ve kent turizmi açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, Pamukkale ve çevresiyle öne çıkan Denizli’nin bu fırsatı doğru stratejilerle avantaja çevirebileceğini vurguladı. Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik vize uygulamasında yapılan değişiklik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte Çin vatandaşları, turistik amaçlı seyahatler ve transit geçişlerde Türkiye’ye vizesiz olarak giriş yapabilecek. Bu kararın, özellikle son yıllarda ivme kazanan Çin pazarında Türkiye’ye olan ilgiyi daha da artırması bekleniyor. Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Bayram, vize muafiyetinin Türkiye ve özelde Denizli için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Bayram, Çin’in en büyük çevrimiçi seyahat platformlarından biri olan Qunar verilerine dikkat çekerek, kararın ardından Türkiye’ye yönelik uçuş aramalarının kısa sürede üç kata kadar arttığını belirtti. Yaklaşan 15-23 Şubat 2026 tarihleri arasındaki Çin Bahar Bayramı tatilinin bu ilgiyi daha da güçlendireceğini söyleyen Prof. Dr. Bayram, "Çin Yeni Yılı olarak da bilinen Bahar Bayramı bu yıl toplam dokuz gün sürecek ve tarihteki en uzun tatil olacak. Bu süreçte Türkiye, Çinli turistler için en cazip yurt dışı destinasyonlardan biri haline gelmiş durumda" dedi. Aramalar arttı Yayımlanan uluslararası verilere göre, Çin şehirlerinden İstanbul’a yapılan uçuş aramalarının bir haftada 3,2 kat arttığını belirten Prof. Dr. Bayram, Antalya ve İzmir’e yönelik aramalarda da ciddi yükselişler yaşandığını aktardı. Aynı zamanda Türkiye’yi Yunanistan ve Mısır ile birleştiren kombine tur paketlerine olan ilginin yüzde 100’ün üzerinde büyüme gösterdiğini vurguladı. Çinli ziyaretçi sayısındaki artışın somut verilerle de desteklendiğini ifade eden Prof. Dr. Murat Bayram, "2024 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 65 artarak yaklaşık 410 bine ulaştı. Bu rakam, pandemi öncesi 2019 yılında kaydedilen 430 bin seviyesine oldukça yakın. Bu tablo, Türkiye’nin Çin pazarı açısından kalıcı bir cazibe merkezi olmaya devam edeceğini gösteriyor" dedi. Denizli için büyük fırsat Prof. Dr. Bayram’a göre, Pamukkale, Hierapolis ve termal turizm imkanlarıyla zaten Çinli turistlerin ilgisini çeken Denizli, vize muafiyetiyle birlikte bu ilgiyi daha nitelikli ve sürdürülebilir hale getirebilir. Bunun için ise planlı ve hedef odaklı bir yaklaşım gerektiğini vurguladı. Bayram, Denizli’nin Çin turizm pazarındaki payını artırmak adına öncelikle Çinli turist profilinin ve seyahat alışkanlıklarının iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Pamukkale travertenlerinde özel fotoğraf noktaları, antik tiyatrolarda "golden hour" çekimleri, gece müzeciliği uygulamaları ve termal turizmin Çin pazarına uygun şekilde konumlandırılmasının kenti öne çıkaracağını söyledi. Dijital pazarlamanın önemine de değinen Prof. Dr. Bayram, WeChat, Weibo, Douyin ve Xiaohongshu gibi Çin’e özgü sosyal medya ve iletişim platformlarında Denizli’nin daha görünür hale gelmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca altyapı ve hizmet kalitesinin Çinli turistlerin beklentilerine uyarlanmasının altını çizerek, Çince bilgilendirme ve yönlendirmeler ile WeChat Pay ve Alipay gibi ödeme sistemlerinin entegrasyonunun artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Denizli Çinli turist akınına uğrayabilir Son olarak iş birliği modellerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayram, Türk ve Çinli tur operatörleri arasında ortak çalışmalar yapılması, Çin’deki turizm fuarlarına aktif katılım sağlanması ve Trip.com, Fliggy, Klook gibi online seyahat acentelerinde Denizli’nin daha görünür hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Murat Bayram, "Doğru strateji, doğru tanıtım ve kültürel hassasiyetlere uygun deneyim tasarımıyla Denizli, Çinli turistler için Türkiye’deki en önemli duraklardan biri haline gelebilir" şeklinde konuştu
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:50
Denizli umre kafilesi Medine’de manevi dolu bir gün yaşadı
Denizli İl Müftülüğü umre organizasyonuyla kutsal topraklara giden kafile Medine’deki iç ziyaret programını tamamladı. Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla kutsal topraklarda bulunan Denizli umre gurubu, Medine’deki programlarını iç ziyaretlerle sürdürdü. Umreciler, Peygamber Efendimiz’in izlerini taşıyan mekânlarda dualarla dolu bir gün geçirdi. Program, sabahın erken saatlerinde Medine çevresindeki hurma bahçeleri ziyareti ile başladı. Umreciler, Medine hurmalarının yetiştiği bahçelerde hem bilgilendirildi hem de bu toprakların İslam tarihi açısından taşıdığı önemi yakından hissetme fırsatı buldu. Öğleden sonra ise ziyaret programı, İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan Gamame Mescidi ile devam etti. Halk arasında Bulut Mescidi olarak da bilinen bu mübarek mekânın, Peygamber Efendimizin yağmur duası yaptığı ve bayram namazı kıldığı yer olması umreciler üzerinde derin bir etki bıraktı. Denizlili umreciler, Medine’deki bu kapsamlı ve anlamlı ziyaretlerin ardından hem bilgiyle hem de manevi huzurla dolu bir günü geride bırakmanın mutluluğunu yaşadı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:30
58 yaşındaki Dilek Mutlu’nun deriyle yazılan başarı hikayesi
Eskişehir’de yaşayan 58 yaşındaki Dilek Mutlu, üç yıl önce Halk Eğitim Merkezi’nde başladığı deri sanatını tutkuya dönüştürdü. Makine kullanmadan, her bir ürünü el iğnesiyle ilmek ilmek işleyen Mutlu, lise diploması engeline rağmen usta öğreticilere taş çıkartan eserler üretiyor. Halk Eğitimi merkezinde aldığı eğitimle deri sanatına adım atan Dilek Mutlu, bugün evindeki mütevazı imkanlarla deri yakma, kabartma (vaketa) ve renklendirme tekniklerini ustalıkla uyguluyor. Hazır deri kullanmak yerine "vaketa" adı verilen ham deriyi kendi elleriyle boyayan ve şekillendiren Mutlu, çantadan cüzdana, kartlıktan gözlük kılıfına kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor. "Asla makine kullanmıyorum, her bir parçayı puzzle gibi birleştiriyorum" Deri işleme sürecinin sadece bir hobi değil, büyük bir sabır sınavı olduğunu belirten Dilek Mutlu, üretim aşamalarındaki titizliğini şu sözlerle ifade etti: "Deri ürünleri oluştururken beni zorlayan hiçbir aşama yok çünkü bu işi çok büyük bir sevda ile yapıyorum. Bir ürünü daha bitirmeden zihnimde bir sonrakinin tasarımını yapıyorum. Benim için en kıymetlisi, hazır boyanmış deri kullanmak yerine ’vaketa’ dediğimiz ham deriyi alıp onu kendi ellerimle renklendirmek ve desen çıkarmaktır. Özellikle kabartma ve yakma teknikleriyle uğraşmak bana büyük keyif veriyor. Çantalarımın kalitesini artıran en önemli unsur ise dikişlerimdir; asla makine kullanmıyorum. Bütün ürünleri elde, tek tek delerek ve iki iğne kullanarak dikiyorum. Bir kartlık deyip geçmeyin; o küçük parçayı oluşturmak için bazen onlarca parçayı bir puzzle gibi bir araya getirip milim şaşmadan birleştiriyorum." "Marka takıntısı el işçiliğinin değerini gölgeliyor" Piyasadaki tüketim alışkanlıklarının el emeği sanatçılarını zorladığına dikkat çeken Mutlu, "Fiyatlarımız aslında yurt dışı piyasasına ve harcanan emeğe bakıldığında oldukça makul. Ancak günümüzde insanların ciddi bir marka takıntısı var. Sürekli bilindik logoların ve seri üretim markaların peşinden gidildiği için bizler gibi butik ve el yapımı üretim yapanların emeği bazen hak ettiği değeri göremiyor. Eskişehir bir öğrenci şehri olduğu için genellikle kartlık gibi daha küçük ve ekonomik ürünler tercih ediliyor. Biz de gençlerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz; hem spor hem de laptop çantalarından gözlük kılıflarına kadar her yaşa ve zevke hitap edecek tasarımlar yapıyorum. Her şeyini, boyasından cilasına kadar kendim yaptığım için bu ürünler aslında birer sanat eseri değerinde" şeklinde konuştu. "Sanatın sertifikası el becerisidir, diploma değil" Eğitim hayatı ve usta öğreticilik konusundaki bürokratik engellere de değinen Dilek Mutlu, sanatın sadece kağıt üzerinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak sözlerini şöyle sonlandırdı: "Halk eğitiminde çok kaliteli bir eğitim aldım; derinin cinsinden, nerede nasıl kullanılacağına kadar her şeyi uygulamalı ve yazılı sınavlarla öğrendik. Aslında bu birikimimle usta öğreticilik yapabilirim ancak önüme lise diploması şartı çıkıyor. 60 yaşına gelmiş, deriyi her türlü işleyebilen biri olarak, lise diplomam yok diye bu bilgiyi resmi yollardan aktaramıyorum. Etrafımda liseyi bitirip birkaç ay eğitimle ustalık belgesi alanlar var ama öğretebilecekleri şeyler çok sınırlı. Bence el sanatlarında kişinin lise diplomasına değil, elinin ustalığına, işinin kalitesine ve üretimindeki zenginliğine bakılmalı. Sanatın gerçek diploması, o elin becerisidir."
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:29
Çerkeslerden "Kültür Neferleri Onur Gecesi"
Samsun’da düzenlenen "Kültür Neferleri Onur Gecesi"nde, kültür ve toplumsal hafızaya emek veren isimler onur ödülleriyle anıldı. Adige Kültür Derneği tarafından kültüre ve toplumsal hafızaya katkı sunan isimleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen "Kültür Neferleri Onur Gecesi" Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde yapıldı. Programa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, sanatçılar ve davetliler katıldı. Etkinlikte, farklı alanlarda uzun yıllar kültürel çalışmalar yürüten isimlere onur ödülleri verildi. Adige Kültür Derneği yetkilileri, programın ilerleyen yıllarda geleneksel hale getirilmesinin planlandığını belirtti. Onur ödülü ve anma bölümler yer aldı Program kapsamında müzik, folklor, akademi, el sanatları, tarih ve sivil toplum alanlarında çalışmaları bulunan dokuz kişiye onur ödülü takdim edildi. Gecede, kültür alanındaki çalışmalarıyla tanınan merhum Fevzi Güven, Yusuf Suat Neğuç ve Miraç Duğ için anma bölümleri düzenlendi. Ayrıca Kurtuluş Savaşı döneminde Maraş ve Antep direnişlerinde yer alan Toğuzata Arslan Bey, program kapsamında özel bir sunumla anıldı. Dans ve müzik gösterileri sunuldu Programın sunuculuğunu sanatçı İshak Akbay yaptı. Etkinlikte Samsun Büyükşehir Belediyesi Kafkas Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Mahalli danslar ve geleneksel müzik dinletileri programda yer aldı. 2008 yılında kurulan Adige Kültür Derneği’nin; anadil eğitimi, halk dansları, müzik çalışmaları, el sanatları, folklorik ve tarihsel araştırmalar ile sosyal dayanışma faaliyetleri yürüttüğü belirtildi. Etkinlik, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirildi. Geceye katılan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Kültürümüz, ülkemizin en kıymetli kültürlerindendir. Maalesef görüyoruz ki her toplumda olduğu gibi her geçen gün dilimizi kaybediyoruz. Kültürümüzü kaybediyoruz. Toplumları geliştiren, tarihi değerlerini öne çıkaran o ülkenin kültüründen ibarettir" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Cihan Güller, "Samsun farklı kültürlerin bir arada yaşadığı muhteşem bir şehir. Samsun tüm dünyanın buluşma noktası. Biz Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı olarak bu mottoyu işaret ettik. Bu akşamda bunu görüyoruz. Farklı coğrafyalardan, Türkiye dışından misafirlerimiz var. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Adige Kültür Derneği Başkanı Kadir Özyılmaz, "Kültür neferi olmak sadece müzik yapmak, dans etmek, konuşmak, yazmak değildi. Kültür neferi olmak asimilasyonun sessizliğine karşı kimliği ayakta tutmaktır. Unutmanın sıradanlaştığı çağlarda kimliği hatırlatmaktır. 1864 yılında sürgün yollarında kaybettiklerimizi unutmamak unutturmak için çabalamaktır" diye konuştu. Gecede ödül alan kültür neferleri arasında ise şu isimler bulundu: Toğuzata Aslan Bozkurt (Müzisyen), Şaguj Faysal Şakuç (Ahşap Sanatlar Ustası), Guser Kenan Güser (Geleneksel Kıyafet Ustası), Koblı Murat Kubilay (STK Aktivisti), Nehuşe Nuri Tandoğgu (Medya Temsilcisi), Mefeşuko Şengül Eyigün (Anavatan Dönüşçüsü ve Aktivist), Berzeg Sefer Ersin (Tarihçi-Yazar), Keref Yalçın Karadaş (Yazar ve Aktivist) ve Doç. Dr. Tıjın Çurey (Akademik Folklor Araştırmacısı)
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder