KÜLTÜR SANAT
17 Mart 2026 Salı - 00:12 Vakfiye geleneği Ramazan boyunca yaşatıldı İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Manisa’da Ramazan ayı boyunca yürütülen vakıf hayır hizmetleri kapsamında kurulan iftar sofralarında her gün 500 kişiye yemek verildi. Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde teravih namazı sonrası yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı boyunca Manisa’da çeşitli hayır programları gerçekleştirildi. Vakıf hayır şartları doğrultusunda Elginkan Vakfı’nın katkılarıyla Manisa Vakıf İş Hanı’nda kurulan iftar sofrasında her gün 500 kişilik iftar yemeği verildi. Kurulan iftar sofralarında vatandaşlar aynı sofrada buluşarak Ramazan ayının bereketini ve paylaşma kültürünü birlikte yaşadı. Asırlardır süregelen vakıf geleneğinin yardımlaşma ve dayanışma ruhunu yaşatan etkinlikler, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kadir Gecesi’nde 2 bin kişiye salep ikramı Ramazan ayının en önemli gecelerinden biri olan Kadir Gecesi dolayısıyla Hatuniye Camii ve Yunusemre ilçesindeki 662 yıllık Haki Baba Veli Camii’nde özel programlar düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından teravih namazı sonrası iki camide yaklaşık 2 bin kişiye sıcak salep ikram edildi. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Haki Baba Veli Camii’nde gerçekleştirilen programda yaklaşık bin kişiye salep dağıtıldı. Çocuklara hediyeler, lokma hayrı yapıldı Mahallede yaşayan yaklaşık 50 kadından oluşan ve herhangi bir dernek ya da vakfa bağlı olmadan faaliyet gösteren "İyilik Peşinde Koş" adlı iyilik grubu üyeleri de cami yönetimiyle iş birliği yaparak etkinliğe katkı sağladı. Teravih namazı öncesinde camiye gelen çocuklara çeşitli hediyeler verilirken, namaz çıkışında ise lokma hayrı gerçekleştirildi. 662 yıllık Haki Baba Veli Camii Yunusemre ilçesinde bulunan ve 662 yıl önce Osmanlı Beyliği döneminde inşa edilen Haki Baba Veli Camii, Manisa’nın en eski vakıf camilerinden biri olarak biliniyor. Fakir ve yolcuların konakladığı bir yapı olarak kullanılan cami, aynı zamanda bölgede din eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biri oldu. Haki Baba ve dervişleri tarafından sürdürülen mukabele geleneği günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor. Camide her sabah ezandan yaklaşık yarım saat sonra görevliler tarafından mukabele okunurken, son üç yıldır kandil gecelerinde yatsı namazı sonrası tesbih namazı kılınması da gelenek haline getirildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 22:03 Dicle’de Kadir gecesi dualarla idrak edildi Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ve "bin aydan hayırlı" olarak kabul edilen Kadir gecesi, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde dualarla idrak edildi. Camilere gelen vatandaşlar, gecenin manevi zenginliğini yaşadı. Yatsı ve teravih namazı akabinde camilerde idrak edilen Kadir gecesinde Kur’an- Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Dicle İlçe Müftüsü Hüsamettin Ünver, "Yüce Rabbimizin sonsuz rahmet, bereket ve mağfiretin tecelli ettiği Ramazan-ı Şerif’in son günlerine yaklaşırken Kur’an’da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen mübarek Kadir gecesine erişmenin sevincini yaşıyoruz. Bizleri böyle kıymetli bir geceye ulaştıran yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Kadir gecesi, kadrini ve kıymetini Kur’an’dan alan müstesna bir zaman dilimidir. Kadir Gecesi’nin fazileti ve önemi, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen Kur’an-ı Kerim’in bu gece indirilmeye başlamış olmasındandır. Yüce Allah bu gecenin değerini Kadir Suresi’nde ‘Biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik. Bilir misin nedir Kadir gecesi? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.’ beyanıyla bizlere haber vermektedir. Sevgili Peygamberimiz (sav) de ‘Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.’ hadis-i şerifiyle, Cenab-ı Hakk’ın bir ömre bedel addettiği bu kutlu geceyi hakkıyla ihya edenleri af ve mağfiretle müjdelemektedir. Kadir gecesinin ihyası, kuşkusuz kalplere huzur ve zihinlere berraklık veren, hayata istikamet kazandıran yüce kitabımız Kur’an’ın kadr u kıymetini hakkıyla idrak etmekle mümkündür. Bu gece yapılacak en büyük amel, Kur’an’ı okumak, anlamaya çalışmak, onun ayetleri üzerinde tefekkür etmek ve ahkâmını hayata taşıma azmini kuşanmaktır. Biliyoruz ki Cenab-ı Hakk’ın yeryüzüne rahmetinin bir tecellisi olan Kur’an, insana hakkı ve hakikati öğreten, adalet, merhamet ve hikmet yolunu gösteren en büyük rehberdir. Onun rehberliğine sarılanlar mutlaka huzura kavuşur. Onun aydınlığında yürüyenler mutlaka selamete ulaşır. Dolayısıyla vahyin nüzulüyle bereketlenen bu gecede bizler, samimiyetle ve kararlılıkla gönlümüzü Kur’an’a açarsak, Rabbimiz bizlere rahmet kapılarını açacak, dünya ve ahiret selameti bahşedecektir. Kadir gecesi, aynı zamanda af ve mağfiret gecesidir. Peygamber Efendimiz (sav), ‘Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet’ duasını bizlere öğreterek bu gecenin bağışlanmak için bir fırsat gecesi olduğuna işaret buyurmuştur. O halde bu kutlu gecede öncelikle hayatımızın kapsamlı bir muhasebesini yaparak ellerimizi Cenab-ı Hakk’ın sonsuz rahmetine açıp nasuh bir tevbe ile hatalarımız için af dileyelim. Bir daha aynı hatalara düşmemek için içtenlikle Allah’ın inayetine sığınıp bu geceyi yeni bir başlangıç için milat kılalım. Rabbimizle, kendimizle ve bütün varlık alemiyle ilişkilerimizi tevhid, adalet, merhamet, emanet, sorumluluk ve güzel ahlak üzere şekillendirmeye söz verelim. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alem-i İslam’ın Kadir gecesini tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin hürmetine başta Gazze ve Filistin olmak üzere bölgemizde ve dünyanın pek çok yerinde zor ve sıkıntılı günler yaşayan kardeşlerimiz için bir kurtuluş imkanı bahşetmesini ve bizleri de buna vesile kılmasını Yyüce Rabbimizden niyaz ediyorum" dedi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 22:00 Anadolu’nun El Hamrası Kadir Gecesi’nde doldu taştı Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan yaklaşık 800 yıllık Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nda Kadir Gecesi dolayısıyla program düzenlendi. Programa çok sayıda vatandaş katılarak mübarek geceyi ibadet ve dualarla ihya etti. 1228 yılında Mengücek Beyliği döneminde inşasına başlanan ve mimar Ahlatlı Hürrem Şah tarafından inşa edilen cami, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla dikkat çekiyor. Cami ve darüşşifa bölümlerinden oluşan ve 1243 yılında tamamlanan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, ‘Anadolu’nun El Hamrası’ olarak da anılıyor. Türkiye’de UNESCO tarafından tescil edilen ilk kültürel miras olma özelliğini taşıyan camii, yaklaşık 9 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından geçtiğimiz yıl yeniden ziyarete açıldı. Tarihi camide, Kadir Gecesi dolayısıyla İlçe Müftülüğü tarafından program düzenlendi. Program, teravih namazı öncesinde okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından okunan Mevlid-i Şerif ve ilahilerle camide manevi bir atmosfer oluştu. Tarihi camiyi dolduran vatandaşlar, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin huzur ve bereketini birlikte yaşadı. Yoğun katılımın olduğu program, teravih namazının kılınmasının ardından cami çıkışında vatandaşlara tatlı ikram edilmesiyle devam etti. "Bugün günahların bağışlanma günü" Bir vatandaş ise "Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi günahların bağışlanan gündür. Biz de bu vesile ile Mengücekliler’den kalma Divriği Ulu Camisi’nde kandil gecesini ifa ettik. Rabbim nice kandillere ulaşmayı nasip etsin" dedi.
Denizlililer 2026’yı umutla bekliyor
31 Aralık 2025 Çarşamba - 10:58 Denizlililer 2026’yı umutla bekliyor Denizli’de 2026 yılına sayılı saatler kala, düzenlenen organizasyonlar vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Yeni yılın mutlu ve güzel geçmesini dileyen vatandaşlar; "Yeni yıl umarım hepimiz için güzel geçer" diyor. 2026 yılına sayılı saatler kala Denizli’de düzenlenen yeni yıl organizasyonları vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Organizasyon alanlarında ışık şovları ve süslemeler görsel bir şölen sunarken, vatandaşlar yeni yıl için sevdikleriyle bir araya geliyor. Şehrin dört bir yanındaki kutlama noktalarında bir araya gelen kalabalıklar, hazırlanan özel programlarla eğlencenin tadını çıkardı. Vatandaşlar, yeni yıla dair temennilerini paylaştı. Huzur, sağlık ve mutluluk dilekleri ön plana çıkarken; özellikle gençler yeni yıldan başarı ve yeni fırsatlar beklediklerini ifade etti. "2026’dan beklentilerimiz çok" 2026’dan çok şey beklediğini ve herkes için güzel geçmesini dile getiren Ümit Çakır, "Normalde Malatya’da yaşıyorduk ama depremden sonra buraya geldik. Burada da yılbaşı için güzel bir organizasyon varmış. 2025 güzel hatıralarla geçti. Hem güzel hem kötü hatıralarla birlikte geçti desek daha iyi olur. Güzel hatıralara sebep olanlara da Allah razı olsun. Kötüye sebep olanlardan da Allah razı olsun. 2026’dan beklentilerimiz çok. Daha da güzel olmasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, devletimizin daha da güçlenmesini istiyoruz" dedi. "Yeni yıl umarım hepimiz için güzel geçer" Yasemin Ayyıldız, "2025 bizim için biraz yorucu geçti. Ama genel olarak bakarsak iyi geçti. 2026’da tamamen kendime odaklıyım. Kendi işimi kurmayı düşünüyorum. Yavaş yavaş ilerledim az kaldı. Umarım olur. Yeni yıl umarım hepimiz için güzel geçer" diye konuştu.
’Ege’nin Sesi’ yarışmasının kazananı Arben Özgeçer oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 10:49 ’Ege’nin Sesi’ yarışmasının kazananı Arben Özgeçer oldu Ege Üniversitesi (EÜ) Ege Müzik Topluluğu tarafından düzenlenen "Ege’nin Sesi" ses yarışması, MÖTBE Kültür Merkezi’nde müzikseverleri bir araya getirdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği ve kıyasıya rekabete sahne olan yarışmanın galibi, "Wicked Game" performansıyla Arben Özgeçer oldu. Gecede, 15 yetenekli öğrenci jüri karşısına çıkarak performanslarını sergiledi. Yarışmanın jüri koltuğunda EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK) mezunu müzisyen Yılmaz Demirtaş ile EÜ DTMK Öğr. Gör. Serdar Kastelli yer aldı. Yarışmacılara eşlik eden orkestrada ise basgitarda Kuzey Erdoğan, bateride Ege Aslan Demiröz, saksafonda Akgül Şahin, elektrogitarda Rümeyya Nur Toksoy ve klavyede Uğur Melih Aka performans sergiledi. Zirvenin Sahibi "Wicked Game" ile Arben Özgeçer Sahne performanslarının ardından jürinin değerlendirmesiyle dereceye giren isimler belirlendi. Chris Isaak’ın klasikleşmiş eseri "Wicked Game"i seslendiren Arben Özgeçer, jüriden tam not alarak yarışmanın birincisi oldu. Duman grubunun "Belki Alışman Lazım" şarkısıyla sahne alan Murat Yılmaz ikinciliği elde ederken; üçüncülük kürsüsünü iki isim paylaştı. Billie Eilish’in "Wildflower" şarkısını seslendiren Tolga Arıcı ile Pilli Bebek’in "Bak" adlı parçasını yorumlayan Fatih Aytaç üçüncü oldu. "Bu yarışmalar öğrencilere önemli fırsatlar sunuyor" Ödül töreni öncesinde sahneye çıkan geçen yılın birincisi İlayda Sayman, yarışmanın öğrencilerin kariyer yolculuğundaki önemine değindi. Sayman, "Bu yarışmalar öğrencilere önemli fırsatlar sunuyor. Bu yarışma sayesinde sahne alma imkânı buldum ve çok değerli müzisyenlerle tanıştım. Bu yıl yarışmaya katılan arkadaşlarımın da benzer fırsatlarla karşılaşmasını diliyorum" diye konuştu. Konuşmasının ardından Sayman, birincilik ödülünü yeni şampiyon Arben Özgeçer’e takdim etti. Yarışma sonunda bir teşekkür konuşması yapan Ege Müzik Topluluğu Başkanı Eda Çakaldere ise, "Geçen yıl başlatılan bu etkinliği sürdürmek istedik. Yarışmada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, orkestraya ve yarışmacılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi Yarışmada birinci olan Arben Özgeçer, istediği bir konsere çift kişilik bilet kazanma şansı yakalarken; ikinci ve üçüncü olan yarışmacılar ise Ege Müzik Festivali’nde sahne alma hakkı elde etti. Etkinlik, yarışmaya katılan tüm öğrencilere katılım sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.
Vali Coşkun: "Yeni yılın üretmenin ve başarıların yılı olacağına yürekten inanıyorum"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 10:48 Vali Coşkun: "Yeni yılın üretmenin ve başarıların yılı olacağına yürekten inanıyorum" Yeni yıl kutlama mesajı yayımlayan Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Yeni yılın birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, kardeşliğimizi daha güçlü hale getirdiğimiz, küresel ve bölgesel ölçekte ülkemizin yıldızının parlayacağı bir yıl olmasını; tüm insanlığa, sağlık, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, yeni yıl kapsamında bir kutlama mesajı yayımladı. Vali Coşkun kutlama mesajında, "Ege’nin incisi Denizli’mizde sizlerle yepyeni bir yılı umutlarımız ve hedeflerimiz ile karşılayacak olmanın sevinci ve heyecanı içindeyim. 2026 yılının ilimiz, ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Zamanın kıymetini bilmenin, hayatın kıymetini bilmek olduğunun bilinciyle takvim yaprakları yeni bir yılı karşılarken vaktimizi değerli işlere ayırmalı, zamanın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için gayret göstermeliyiz. Başladığımız her işte başarıya ulaşmanın temel anahtarı; her anın, doğru kullanıldığında berekete ve kalıcı kazanımlara dönüşeceğini unutmamaktır. Ancak bu anlayışla bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ bırakabiliriz. Tarihi birikimimiz, kültürel mirasımız ve bizi biz yapan değerlerimizin ışığında yeni yılın; gelişmenin, üretmenin ve başarıların yılı olacağına yürekten inanıyorum. Devletimiz, milletimizin birlik ve beraberliğinden aldığı güçle; 2026 yılında da bölgesel huzurun tesisi için insanlık vicdanının sesi olmaya devam edecektir. En büyük gayemiz, mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlerin son bulmasıdır. Yeni yılın birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, kardeşliğimizi daha güçlü hale getirdiğimiz, küresel ve bölgesel ölçekte ülkemizin yıldızının parlayacağı bir yıl olmasını; tüm insanlığa, sağlık, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Denizli’mizi daha ileriye taşıma azim ve kararlılığıyla tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte, uyum içinde en iyisini başarmak için çalışacağımızı ifade etmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Valiliğimizce, vatandaşlarımızın yeni yılı huzur ve güven içerisinde karşılayabilmeleri için gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirterek görev başındaki tüm personelimize kolaylıklar diliyor; bütün Denizlili hemşehrilerimin yeni yılını tebrik ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Aydın’ın antik kentleri Nazilli’de konuşuldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:40 Aydın’ın antik kentleri Nazilli’de konuşuldu Aydın’ın Nazilli ilçesinde 19 yıl önce amatör fotoğraf tutkunlarınca kurulan Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği (NAFOD) ses getiren etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Aydın’ın antik kentlerinin anlatıldığı etkinlikte fotoğraf sanatçılarının da bilime katkılarının önemi dile getirildi. Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği (NAFOD) ve Aydın Fotoğraf Sanatı Derneği (AYFOD) işbirliğinde düzenlenen etkinliğe konuşmacı olarak katılan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Doktora Programı Öğrencisi Gül Tuğçe Toprak Söylemez, Aydın’ın antik kentleri hakkında sunum yaptı. Afrodisias’tan Miletos’a, Nysa’dan Acharaka’ya kadar Aydın’ın dünyaca ünlü antik kentlerinde yapılan çalışmalar ve bu çalışmalara fotoğraf sanatçılarının yapacağı katkılar konuşuldu. "Taşların hafızası silinmez" "İonia’nın kalbi, Karia’nın ruhu, Aydın’ın antik dünyası" sloganı ile sunumunu gerçekleştiren Gül Tuğçe Toprak Söylemez, "Taşların hafızası silinmez" sözleriyle antik çağlardan güzümüze kadar gelen tarihin izlerini gelecek nesillere aktarmada fotoğraf sanatçılarının gözünden daha da etkili olacağını belirtti. Arkeoloji ile fotoğraf sanatının ayrılmaz bir bütün olduğunu ifade eden Toprak Söylemez, "Sahadaki kazılarda bulunan arkeolojik eserlerin çok iyi fotoğraflanması, onların hafızasını geleceğe aktarmadaki en önemli unsurdur" dedi. "Bilimle sanatın buluşması" Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Refik Karacaoğlu, derneklerinin kurulduğu günden bu yana bilime, sanata ve eğitime katkı sağlamak amacıyla projeler ürettiğini ve proje işbirlikleri ile fotoğraf sanatını sevdirmeye çalıştıklarını ifade etti. Özellikle Adnan Menderes Üniversitesi ile yaptıkları işbirlikleri ile fotoğraf sanatının eğitime ve bilime olan katkısının daha da çoğaldığını söyledi. Karacaoğlu, konuşmasının sonunda "Bilimle sanatın buluştuğu ana noktayı Aydın’da canlandırmaya çalışıyoruz. Antik kentlerde fotoğraf çekmenin zorluğunu biliyoruz. Bu nedenle projemize destek veren Aydın İl Kültür Müdürlüğüne, Adnan Menderes Üniversitemize ve destek veren herkes çok teşekkür ediyoruz" dedi.
Antalya’da 2025 kazı sezonu: Tapınaklardan heykellere, mozaiklerden insanlık tarihinin en eski izlerine uzanan keşifler
30 Aralık 2025 Salı - 18:32 Antalya’da 2025 kazı sezonu: Tapınaklardan heykellere, mozaiklerden insanlık tarihinin en eski izlerine uzanan keşifler Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesi kapsamında Antalya genelinde 20’den fazla noktada yürütülen kazı ve araştırmalar, 2025 sezonunda kentin arkeoloji haritasını baştan yazdı. Phaselis’te kişisel korunma amaçlı tılsımlardan Aspendos’ta Hermes’e, Limyra’da kayıp Zeus Tapınağı’ndan Karain’de Türkiye’nin en eski insan dişlerine kadar uzanan buluntular, Antalya’nın katmanlı tarihini gözler önüne serdi. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından paylaşılan bilgilere göre, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesi kapsamında 2025 yılında Antalya genelinde 20’den fazla merkezde sürdürülen kazı ve araştırmalar, kentin geçmişine dair önemli boşlukları dolduran nitelikli buluntular ortaya koydu. Kemer kıyılarından Finike vadisine, Serik platosundan Alanya yamaçlarına uzanan geniş coğrafyada tapınaklar, heykeller, mozaikler ve gündelik yaşama ait izler gün yüzüne çıkarıldı. Phaselis’te günlük yaşam ve inanç izleri Denizcilerin kenti Phaselis’te, Domitianus Agorası ve Arkaik Apollon sunağı çevresinde yürütülen çalışmalarda Roma Dönemi’ne ait dikkat çekici küçük buluntular ele geçirildi. Bronz muhafaza içinde rulo halinde saklanan lamella muska; üzerindeki işaretler, harfler, cam/obsidyen parçası ve organik kalıntılarıyla kişisel korunma amacıyla taşınan tılsımların neredeyse eksiksiz bir örneği olarak değerlendirildi. Aynı alanda bulunan silindirik asma kilit ve zincirler, bronz yazı kalemi, bezemeli bronz pergel ve küçük kaide üzerindeki bronz fare figürü, kentte güvenlikten yazışmaya, zanaatten sembolik inanç dünyasına uzanan zengin bir tabloyu ortaya koydu. Side’de kapsamlı dönüşüm Side Antik Kenti’nde yıl boyunca süren kazı ve restorasyonlar, kentin mekânsal bütünlüğünü yeniden görünür kıldı. Anıtsal çeşme çevresi, mozaik ve fresklerle bezeli mekânlar, su kemerleri ve kamusal alanlar ortaya çıkarılırken; Helenistik ve Roma dönemlerine uzanan şehircilik anlayışı daha net okunur hale geldi. Uzun süredir kapalı olan mahalleler ile piskoposluk bölgesinin ziyarete açılması, arkeopark düzenlemeleri ve gece müzeciliği kapsamında gerçekleştirilen aydınlatmalar, Side’nin kültürel mirasını günün her saatinde deneyimlenebilir kılmayı hedefledi. Aspendos’ta tiyatro caddesinin doğusundaki anıtsal çeşme yıkıntıları arasında mermer bir Hermes heykeli gün yüzüne çıkarıldı. Kitabeli kaidesiyle 1,65 metreye ulaşan ve MS 2-3. yüzyıla tarihlenen heykelde Hermes’in para kesesi, asa ve peleriniyle betimlenmesi; kentin giriş aksında ticaret, yollar ve haberleşmenin sembolik önemini vurguladı. Forum alanında ayrıca yaklaşık 2,5 metre boyunda olduğu anlaşılan bir imparator başı ile "esir figürü" olduğu düşünülen sakallı erkek başı ele geçirildi. Limyra’da kayıp Zeus Tapınağı Finike’deki Limyra Antik Kenti’nde, uzun süredir yazılı kaynaklardan bilinen ancak yeri kesinleşmeyen Zeus Tapınağı’na ait mimari kalıntılar tespit edildi. Tapınağın doğu cephesine ait ana giriş düzenlemesi ve çevreleyen unsurların belirlenmesi, kentin dini topografyasının ilk kez somut arkeolojik verilerle değerlendirilmesine imkan sağladı. Syedra’da üretim ve yaşam Syedra’da ortaya çıkarılan onlarca zeytinyağı işliği, üretim, ticaret ve gündelik yaşamın aynı yapı adaları içinde iç içe örgütlendiğini gösterdi. Bronz mobilya ayağı, kapı aksamları, Hermes Kriophoros heykeli, kemik toka, bronz çan ve cımbız gibi küçük eserlerin yanı sıra gümüş karışımlı lanet tableti (defixio), kentin inanç ve ritüel dünyasına da ışık tuttu. Olympos’ta anıtsal gömüler ve mozaikler Olympos’ta denize açılan doğu girişte ortaya çıkarılan tonoz örtülü anıt mezar, seçkinlere ait gömülerin kentin bu aksında konumlandığını gösterdi. Kent içindeki kilisede ise zeminlerin tamamının mozaiklerle kaplı olduğu belirlendi; adak ve dua kitabeleri, Hristiyanlık dönemine ait ibadet yaşamını görünür kıldı. Patara’da kapı çevresinde ticaret Patara kent kapısı çevresindeki kazılar, alanın yalnızca anıtsal bir geçiş noktası değil, aynı zamanda dükkân ve depolarla kentin en hareketli gündelik yaşam merkezlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Sikkelerden amphoralara uzanan buluntular, ticaretin yoğunluğunu gösterdi. Myra-Andriake hattında liman ve ekonomi Andriake’de liman yapıları çevresinde belirlenen atölye ve depolama alanları, yerleşimin Roma ve Bizans dönemlerinde çok işlevli bir merkez olduğunu gösterdi. Myra-Andriake arasında, doğal su kaynağıyla ilişkili ve şifalı su kullanımına işaret eden özgün bir yapı da gün yüzüne çıkarıldı. Perge’de Afrodit ve kentli kadın Perge’de MS 2-3. yüzyıla tarihlenen Aphrodite-Eros kompozisyonu ile MS 3-4. yüzyıla ait bir rahibe ya da soylu kentli kadını betimleyen heykel bulundu. Ayrıca MS 582-602 dönemine ait Konstantinopolis basımı altın sikke, kentin geç antik çağdaki ekonomik bağlarını belgeledi. Termessos’ta dağ kentinin kadını Termessos E1 Nekropolü’nde ele geçen, neredeyse gerçek boyutlardaki oturan kadın heykeli; duruşu ve giysi özellikleriyle toplumda "iffetli ve itibarlı kadın" idealinin anıtsal bir yansıması olarak değerlendirildi. Sillyon’da savaş ve yönetim izleri Sillyon’da Orta Çağ’a tarihlenen pişmiş toprak el bombası ile MS 223 tarihli Yunanca kitabeli blok, kentin askeri ve idari açıdan farklı dönemlerde taşıdığı stratejik önemi ortaya koydu. Kızılin’de MÖ 13.500’e tarihlenen tabakada belirlenen yapı izleri, Neolitik’e geçişin erken evrelerine işaret ederken; Karain Mağarası’nda 370-350 bin yıl öncesine tarihlenen iki insan dişi, Türkiye’de stratigrafik meyanda tespit edilen en eski örnekler olarak kayda geçti. Katmanlı bir tarihten geleceğe 2025 sezonu boyunca Antalya genelinde ortaya çıkarılan bu buluntular, kentin yüzeyde görünenin ötesinde katman katman açılan zengin bir arkeolojik mirasa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen kazı, koruma ve restorasyon çalışmalarıyla bu mirasın bilimsel yöntemlerle güvence altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması ve turizmle dengeli biçimde buluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Başiskele, 2026’ya kültür ve sanatla "merhaba" diyecek
30 Aralık 2025 Salı - 17:52 Başiskele, 2026’ya kültür ve sanatla "merhaba" diyecek Başiskele Belediyesi, tiyatrodan konsere, çocuk etkinliklerinden söyleşilere kadar birçok programın yer aldığı 2026 yılı ocak ayı kültür sanat takvimini açıkladı. Ocak ayı boyunca Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi başta olmak üzere ilçenin farklı noktalarında gerçekleştirilecek etkinlikler, yetişkinlerden çocuklara kadar geniş bir kitleyi sanatla buluşturacak. Program kapsamında yetişkin tiyatroları, müzik konserleri, çocuklara özel etkinlikler, müzikaller, kültür söyleşileri ve film gösterimleri yer alıyor. Kültür sanat sezonu, 9 Ocak Cuma günü sahnelenecek "Sevgili Doktor" adlı yetişkin tiyatro oyunuyla başlayacak. Ay boyunca "Masanın Altında" adlı oyun tiyatroseverlerle buluşurken, Türk Halk ve Sanat Müziği Koro Konseri düzenlenecek. Birçoğunun ücretsiz olacağı etkinliklerde çocuklar için de birbirinden renkli gösteriler yer alacak. İllüzyon ve sahne şovlarının yer aldığı çocuk etkinliği ile "Kuzucuk Müzikali", minik izleyicilere eğlenceli anlar sunacak. Ayrıca ay sonunda düzenlenecek animasyon film gösterimiyle çocuklar ve aileler sinema keyfi yaşayacak. Ocak ayı etkinlikleri kapsamında "Evlilik Okulu" söyleşisi ile ailelere yönelik farkındalık çalışmaları da yer alırken, Kitaphane kültür söyleşileri ise edebiyat, tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan vatandaşları bir araya getirecek. Biletli tiyatro oyunlarını izlemek isteyen tiyatroseverler, Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın resmi web sitesi üzerinden online bilet satın alabilecek.
Seyyid Ahmet Arvasi Balıkesir’de anıldı
30 Aralık 2025 Salı - 15:50 Seyyid Ahmet Arvasi Balıkesir’de anıldı Balıkesir’de 13 yıl görev yapan eğitimci, fikir adamı, yazar ve sosyolog Seyyid Ahmet Arvasi, görev yaptığı Necatibey Eğitim Fakültesi’nde (NEF) anıldı. Seyyid Ahmet Arvasi, Necatibey Eğitim Fakültesi kültür, sanat, eğitim etkinlikleri kapsamında Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın Konferans Salonu’nda anıldı. Anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Necatibey Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Yıldırım katılımcılara ve anma programına katılan misafirlere hoş geldiniz konuşması sonrası, Ahmet Arvasi’nin biyografisini okudu. Arvasi Hoca’yı tanıyan öğrencileri ve Balıkesir’de yaşarken tanıyanlar da Ahmet Arvasi’yi dinleyicilere anlattı. Oturum Başkanı Prof. Dr. Bilal Yıldırım, Arvasi Hoca’nın günümüz gençliğine misyonu ve insan sevgisini anlattı. Uzman Dr. Mehmet Çalışkan da Arvasi’nin Balıkesir günlerini, öğrencileri ile yaptığı konuşmaları, ilk kitabının Balıkesir’de basıldığını ve günlük hayatını anlattı. Necatibey Eğitim Fakültesi’nde yapılan anma programına Rektör Yücel Oğurlu, Vali Yardımcısı Mustafa Özsoy, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Memur Sen Balıkesir İl Başkanı Ercan Kurter, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fatih Satıl, Prof. Dr. Murat Doğdubay, STK temsilcileri, Ahmet Arvasi’nin öğrencileri, öğretim üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program sonrası katılımcılara Vali Yardımcısı Mustafa Özsoy ve Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, plaket ve çiçek takdim etti.