KÜLTÜR SANAT
18 Mart 2026 Çarşamba - 21:37 Mardin’de 7 bin kişi kardeşlik iftarında buluştu Mardin’de farklı inanç gruplarının temsilcileri, düzenlenen "Kardeşlik İftarı" programında bir araya gelirken, iftar sofrasına yaklaşık 7 bin kişi katıldı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Artuklu Kaymakamlığı tarafından Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen programa Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, İl Müftüsü Enver Türkmen, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ile farklı inanç gruplarının temsilcileri katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi. Programda konuşan Vali Akkoyun, Ramazan ayı boyunca kentin 10 ilçesinde kardeşlik sofraları kurduklarını belirterek, Artuklu’da yaklaşık 7 bin kişinin katılımıyla birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini söyledi. Mardin’in farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı özel şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Akkoyun, bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Vali Akkoyun, "Önemli olan bir araya gelmek ve farklılıklarımızı zenginlik olarak görmektir. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın temsilcilerinin aynı sofrada buluşması bizleri memnun etti. Birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmek için çalışmalarımız sürecek" dedi. AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç da iftar programında oluşan tablonun birlik ve beraberliğin en güzel göstergesi olduğunu belirterek, "Farklı dil ve inançlara mensup vatandaşların aynı sofrada huzur içinde buluşması, Mardin’in örnek yapısını ortaya koymaktadır. Bu tabloyu tüm dünyaya örnek olarak sunuyoruz" diye konuştu. Metropolit Saliba Özmen ise Mardin’de farklı inançların bir arada barış içinde yaşadığına dikkat çekerek, "Ramazan ve Paskalya öncesi oruçların aynı döneme denk gelmesi, Mardin’deki kardeşliğin en güzel göstergelerindendir" ifadelerini kullandı. İl Müftüsü Enver Türkmen de Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirdiğini belirterek, "Bu mübarek ayın ve Ramazan Bayramı’nın İslam dünyasındaki acıların sona ermesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Programda, Mardin Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi korosu ile çocuklardan oluşan Mardin Diller ve Dinler Korosu tarafından 3 dilde ilahi ve türküler seslendirildi. Programa çok sayıda kurum temsilcisi, sivil toplum kuruluşu üyesi ve vatandaş katıldı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 21:01 Ziyanlar Mahallesi şehitlerini unutmadı Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Ziyanlar Mahallesi, 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen mahalle büyüklerini unutmadı. Mahallede yıllar önce yaptırılan anıt, hem geçmişin hatırasını yaşatıyor hem de yeni nesillere tarih bilinci aşılıyor. SPOT: Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde anıt başında toplanan mahalle sakinleri, şehitlerini dualarla andı. Ziyanlar Mahallesi’nde, dönemin muhtarı Ahmet Horasan tarafından yaptırılan ve mahalleden savaşlara katılarak şehit olanların isimlerinin yer aldığı anıt, aradan geçen yıllara rağmen önemini koruyor. Mahalle halkı, bu anıt sayesinde atalarının hatırasını yaşatmayı sürdürüyor. Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla anıt önünde düzenlenen programda mahalle sakinleri bir araya geldi. Program kapsamında saygı duruşunda bulunulurken, şehitler için dualar edildi. Ziyanlar Mahallesi Muhtarı Kamil Horasan, şehitlerin hatırasını yaşatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Bizden önceki muhtarımız Ahmet Horasan tarafından mahallemizden 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda şehit olanlar için bir anıt yaptırıldı. Biz de bu anıtın bakımını yaparak şehitlerimizin isimlerini gelecek kuşaklara aktarmaya devam ediyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun." dedi.
Osmangazi’de Cengiz Aytmatov’un "Elveda Gülsarı" eseri kolektif okumayla ele alındı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 17:04 Osmangazi’de Cengiz Aytmatov’un "Elveda Gülsarı" eseri kolektif okumayla ele alındı Sanata ve edebiyata gösterdiği değer ile birçok projeye imza atan Osmangazi Belediyesi, sanatseverlerin katılımıyla Türk dünyasının usta kalemi Cengiz Aytmatov’un ‘Elveda Gülsarı’ adlı kitabının kolektif okumasını gerçekleştirdi. Türk dünyasında iz bırakan isimlere ışık tutan Osmangazi Belediyesi, eserleriyle tüm dünyayı etkileyen Kırgız edebiyatçı, gazeteci ve diplomat Cengiz Aytmatov’a ithafen hayata geçirdiği ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ kapsamında usta edebiyatçının ‘Elveda Gülsarı’ adlı kitabının kolektif okumasını düzenledi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’nin katkılarıyla gerçekleşen etkinlikte Aytmatov’un, ‘Elveda Gülsarı’ adlı kitabı üzerine çözüm yapılırken, Kırgız edebiyatçının hayata dair kattığı anlam ve eserlerindeki bütünlük istişare edildi. Cengiz Aytmatov’un Türk dünyası için edebiyatta önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Ayşe Energin, "Sanatlararası Sergisi’nde Cengiz Aytmatov dedik, bozkırdan dünyaya uzanan el, bozkırın sesi, bozkırın bilgesi dedik. Tam da buradan hareketle sergimizin kapanışını bir kolektif okumayla gerçekleştirdik. Burada kitapsever dostlarımızla birlikte Aytmatov’un ‘Elveda Gülsarı’ adlı kitabını inceledik." diye konuştu. Amaç farkındalık Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Elif Kamacı Efe ise, kolektif okuma ile birlikte amaçlarının farkındalık olduğunu belirterek, "Atölyemizdeki kitapları Osmangazi Belediyesi’nin ‘Yılın Son Nağmeleri’ konserinde bir liseye bağışlayacağız, bunun için ayrıca mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Ayşe Energin ve Elif Kamacı Efe, ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ kapsamında gerçekleşen etkinlikler ve destekleri sebebiyle Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’e teşekkürlerini iletti.
Trabzon Film Festivali başladı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 16:55 Trabzon Film Festivali başladı Trabzon Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Trabzon Film Festivali başladı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen Trabzon Film Festivali’nin açılışı Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Açılışa Vali Yardımcısı Hacı Osman Hökelekli, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Kanca, Ortahisar Kaymakamı Gürkan Demirkale, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Festival Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Selim, Festival Direktörü Çağrı Şimşek, festival kurulu üyeleri, sinemaseverler ve çok sayıda kişi katıldı. Açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Kanca, Ankara’da olduğu için törene katılamayan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in selamlarını ileterek, "Trabzon’umuz kadim bir şehir. Aynı zamanda sanat, spor, tarih ve kültür şehri. Son yıllarda doğamız, denizimiz ve lojistik imkanlarımızdan dolayı özellikle Orta Doğu coğrafyamızdan gelen kardeşlerimiz turizmi canlandırdı. Dolayısıyla artık aynı zamanda turizm şehriyiz. Trabzon tarihine baktığımızda sanat adına hasır, bıçak sanatı, bakırcılık, ahşap sanatları, kuyumculuk, telkâri ve kazaziye gibi birçok sanat dalı var. Trabzon, Cumhuriyet tarihinde sinema ile en erken tanışan şehirlerden biridir. Trabzon’da sinema faaliyetlerimiz her zaman artarak devam etti, dolayısıyla sinemaya yabancı bir şehir değiliz. Sadece salon değil; temsil, yönetme, oyuncu anlamında da önemli birçok ismi yetiştirmiş bir şehiriz. Yönetmen Ertem Eğilmez, Tanju Gürsu, Hayati Hamzaoğlu, Erol Günaydın gibi sanatçılarımız rahmetli oldular. Vefat eden sanatçılarımızı rahmetle yad ediyoruz. Günümüzde de sanat dünyasında Trabzon parlamaya devam ediyor. Bu kültürü biz bir marka haline getirmek ve gelecek yıllarda geleneksel bir şekilde devam ettirmek için böyle bir festivali düzenlemeye karar verdik. Şehrimize hayırlı olur inşallah" diye konuştu. "Çok kıymetli bir buluşma" Vali Yardımcısı Hacı Osman Hökelekli ise, "Sinema yalnızca bir sanat dalı değil aynı zamanda toplumların hafızası, duyguların ortak dili ve kültürler arası güçlü bir köprüdür. Perdede izlediğimiz her hikaye, bize farklı hayatları, farklı coğrafyaları ve farklı bakış açılarını tanıma imkanı sunar. Bu yönüyle sinema empati kurmanın, birlikte düşünmenin en etkili yollarından biridir. Trabzon; tarihi, kültürü, doğal güzellikleri ve köklü medeniyet birikimi ile sanata ve sanatçıya her zaman ilham veren bir şehir olmuştur. İşte bu festival, Trabzon’un bu birikimini sinema aracılığı ile daha geniş kitlelere ulaştıran çok kıymetli bir buluşmadır" dedi. "Uzun soluklu bir vizyonun ilk adımıdır" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Festival Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Selim de, "Bu festival Trabzon’un kültürel zenginliğini sinemanın evrensel dili ile buluşturmayı amaçlayan uzun soluklu bir vizyonun ilk adımıdır. Bu yıl ilkini düzenlediğimiz festivalimizi, önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir sinema platformu haline getirmeyi hedefliyoruz. Genç sinemacıları destekleyen, nitelikli yapımları izleyicilerle buluşturan ve Trabzon’u kültür-sanat alanında ülkemizin önemli merkezlerinden biri haline getiren bir festival kimliği oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu anlamlı sürecin gerçekleşmesinde, sanata ve kültüre her zaman destek veren Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç’e, Festival Direktörümüz Çağrı Şimşek’e, festival koordinasyonu ekibimize, sürece destek veren tüm paydaşlarımıza, sponsorlarımıza ve personelimize teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki Trabzon’un tarihi, doğası ve insan hikayeleri ile beslenen bu festival, sinema dünyası için ilham verici bir buluşma noktası, izleyicilerimiz için ise unutulmaz kültür ve sanat deneyimi olacaktır" şeklinde konuştu. "Bugün geldiği nokta bambaşka" Festival Direktörü Çağrı Şimşek ise projenin bu yıl ilk kez düzenlendiğine ve Trabzon halkının projeye sahip çıktığına vurgu yaparak, "Bu işi hayal ettiğimizde bu kadar olur mu diye düşünüyorduk. Bir proje dosyasıydı. Bugün geldiği nokta bambaşka. Destek veren herkese çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Tüm etkinlikler ücretsiz Festival süresince gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ve film gösterimleri ücretsiz olarak izleyicilerle buluşacak. Festival, her sabah Lara Sinema Salonu’nda saat 10.00’da pedagojik açıdan uzmanlar tarafından onaylanmış çocuk filmleriyle başlayacak. İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle ilkokul öğrencileri sinema salonlarına getirilerek film gösterimlerine katılacak, gösterimlerin ardından okullarına ulaştırılacak. Ayrıca film gösterimleriyle eş zamanlı olarak Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde söyleşi ve atölye çalışmaları düzenlenecek. Trabzon Film Festivali 28 Aralık’ta sona erecek.
Dostları ‘Ahmet Arvasi’yi andı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 14:01 Dostları ‘Ahmet Arvasi’yi andı Gazeteci Mehmet Nuri Yardım’ın düzenleyip sunduğu Eyüpsultan’ın Ebedî Sakinleri programında Türk fikir adamlarından S. Ahmet Arvasi anıldı. Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, Ahmet Arvasi’nin kitaplarında anlattığı insan tahlilleri hakkında bilgi verdi Büyük Türk milliyetçisi ve Türk-İslâm Ülküsü’nün âbide şahsiyetlerinden Ahmet Arvasi, vefatının 37. yıldönümünde Eyüpsultan’daki Yeni Dünya Vakfı’nın salonunda yâd edildi. Yurtsever bir neslin yetişmesinde emeği olan Arvasi’yi, sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, öğrencilerinden Dr. Semih Uşaklıoğlu, merhumun oğlu Murat Arvasi ile gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur anlattı. Ahmet Yenilmez, Ahmet Arvasi’nin büyük bir düşünür olduğunu, bazılarının görmezden geldiğini belirterek, "Hocayla ilgili bir belgesel yapacağız. Doğu Anadolu Gerçeği adlı kitabı Doğu’da dağıtıldı ama kendisi Mamak zindanlarında yattı" dedi. "İslâm, ırkları ve töreyi inkâr etmez" Dr. Semih Uşaklıoğlu ise konuşmasında, son birkaç yıldır tüm dünyada milliyetçiliğin yükseldiğini, bunun iyi bir gelişme olduğunu ama bazı tehlikeleri beraber getirdiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Bu defa birileri bizim karşımıza ‘light’ ya da radikal milliyetçilik çıkarabilir. Unutmayın Müslüman olan kavim ve cemiyetler bazılarının sandığı gibi asla yok olmamış asla çökmemişlerdir. Aksine Müslüman olduktan sonra büyük medeniyetler kurmuşlardır. İslâmiyet, töreyi inkâr etmez. Allah istese idi tüm insanları aynı ırktan yaratır aynı dili konuşurduk. Tüm bunların çözümü Arvasi hocadır. ‘Yüzde yüz Türk, yüzde yüz Müslüman yüzde yüz çağdaş olun’ derdi." "Arvasi’ye göre üç tip insan var" Hüdâvendigâr Onur da Ahmet Arvasi’nin eğitimci, pedagog olduğunu belirterek kitaplarından ikisinin "Kendini Arayan İnsan" ve "İnsan ve İnsan Ötesi" adlı eserleri olduğunu söyledi. Arvasi’nin insanı üçe ayırdığını, bunları hayvan insan, dramatik insan ve ideal insan olarak sınıflara ayırdığını belirten Onur, şöyle konuştu: "Hayvan insan, dünyaya yaşamak için geldiğini, ne yaparsa kâr olduğunu, sonra da yok olacağını düşünür. Bunlar günümüzde de var. Hayvan insanlar bu yüzden sorumluluktan kaçarlar. Yalnız kalmak istemez kalabalıklardan hoşlanırlar. Çünkü yalnız kalırsa bu iç muhasebeyi gerektirir. Bu da hayvan insanı rahatsız eder." Arvasi hocaya göre bir de ‘dramatik insan’ olduğunu belirten Onur, "Dramatik insan bazen zalim bazen merhametli olur. İyi işler yapınca sevinir, zararlı bir faaliyet içine girerse üzülür. İkili bir periyot içindedir, bir alçalır bir de yükselir. Ne hayvan ne de ideal insandır. Arvasi burada Mevlana’nın bir sözünü hatırlatır. Mevlana’ya göre, ‘insan insanlığıyla melek melekliğiyle kurtuldu. İnsan ise ikisi arasında yalpalayıp duruyor.’ Buna rağmen insan ideal insan olmayı özlemektedir." Onur, Ahmet Arvasi’ye göre ‘ideal insanı’ ise şöyle anlattı: "İdeal insanlar ahlak kahramanıdır. Peygamberimiz başta olmak üzere tüm peygamberler en ön sıradadır. Bunları yakınlığıyla Ashab-ı Kiram ve İslâm büyükleri takip eder." Oğlu Mehmet Murat Arvasi de babasıyla ilgili anılarını anlattı, babasının her zaman ‘Türk ve Müslüman olmakla iftihar ettiğini, ömrünü Türk milletine hizmete adadığını’ söyledi.
Topkapı Sarayı’nda bir ilk: Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi ziyarete açıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 13:32 Topkapı Sarayı’nda bir ilk: Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi ziyarete açıldı Topkapı Sarayı’nda saray içi güvenlik, mahremiyet ve protokol açısından özel bir işleve sahip olan Mabeyn Yolu, kapsamlı bir hazırlık sürecinin ardından Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi olarak ziyarete açıldı. Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, "Çiniler gerçekten Topkapı Sarayı başta olmak üzere Milli Saraylar Koleksiyonunun çok önemli bir parçası. Burada yaklaşık ilk etapta 250 parça çiniyi sergiliyoruz" dedi. Topkapı Sarayı’nda saray içi güvenlik, mahremiyet ve protokol açısından özel bir işleve sahip olan Mabeyn Yolu, çalışmaların tamamlanmasının ardından Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi olarak ziyarete açıldı. Sergi, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından ilk etapta basın mensuplarına tanıtıldı. Topkapı Sarayı’nın Harem bölümü ile Mabeyn’i birleştiren koridor, tarihi işlevine sadık kalınarak galeri düzeninde ele alındı. Tematik yerleşim sayesinde ziyaretçiler, saray mimarisindeki kullanım bağlamını ve çini üslubundaki değişimi adım adım takip edebilecek. Modern depolama, titiz tasnif ve belgelemeyle özenle düzenlendi Topkapı Sarayı çinilerinin önemli bir bölümü, 2018’e kadar Harem’de dağınık depolarda saklanıyordu. Milli Saraylar, 2 bini aşkın kasada muhafaza edilen çinileri, Aziziye yapılarında kurduğu iki depoya taşıyarak saklama alanını 700 metrekareye çıkardı. 2021’de kurulan Çini Restorasyon Atölyesi ile tasnif ve belgeleme çalışmaları başlatıldı. 9 bin 486 fotoğrafla belgeleme yapıldı, 800 farklı desen envantere alındı Çalışmalar kapsamında 9 bin 486 fotoğrafla belgeleme yapıldı, 800 farklı desen envantere alındı. Çini galerisi seçkisi de bu çalışmaların sonucunda oluşturuldu. Restorasyon ihtiyaçları için depolarda eşleşen parçaların tespiti ise sürdürülüyor. Eserler, 3 farklı yüzyıla ait çinilerden oluşuyor Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi; 16. yüzyılın İznik merkezli klasik üslubundan 17. yüzyıldaki dönüşüm ve çeşitlenmeye, 18. yüzyılda Avrupa etkilerinin belirginleştiği Kütahya üretimine uzanan çizgiyi bir arada sunuyor. Lale, karanfil, sümbül, hatâî gibi motifler ile dönemsel manzara ve figüratif sahneler, estetik evrim ve kültürel etkileşim perspektifiyle izlenebiliyor. "Çiniler gerçekten Topkapı Sarayı başta olmak üzere Milli Saraylar Koleksiyonunun çok önemli bir parçası" Galeriyle ile ilgili bilgi veren Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, çini koleksiyonun Milli Saraylar Başkanlığının önemli parçası olduğunu söyleyerek, "Burası görmüş olduğunuz gibi Topkapı Sarayı’nın gizemli kalmış köşelerinden bir tanesi. Aslında sarayın tarihi içerisinde çok önemli bir yeri var. Burası Mabeyn Yolu olarak bilinen padişahın özel kullandığı dairelerle, haremi birbirine bağlayan çok önemli bir koridor. Ama daha sonraki yüzyıllarda kullanım dışında kalmış. Ve uzun yıllar unutulmuş bir mekandı. Mabeyn ile ilgili restorasyon projelerimiz çerçevesinde bu ara geçiş güzergahını da mekanda bulunan çinilere de atıfta bulunmak amacıyla bir çini galerisi olarak düzenledik. Çiniler gerçekten Topkapı Sarayı başta olmak üzere Milli Saraylar Koleksiyonunun çok önemli bir parçası. Buradaki çinilerden kastımız dekoratif olarak mekanlarda kullanılmış olan çinileri kapsıyor" dedi. "İznik çinileri zaten koleksiyonun çok önemli bir parçasını oluşturuyor" Topkapı Sarayı’nın oldukça zengin bir çini koleksiyonuna sahip olduğunu söyleyen Yıldız, "Bilhassa inşa edildiği dönemlerde ve 16. yüzyıldaki yeniden yapılanmasında Türk çini sanatının en zirve dönemi olduğu düşünülürse, bu çeşitlilik daha iyi anlaşılabilir. Bu noktada İznik çinileri zaten koleksiyonun çok önemli bir parçasını oluşturuyor. Bununla birlikte daha sonraki yüzyıllarda devreye giren Kütahya çiniciliğini çok özel örnekleri de var. Bunlarla ilgili tabi daha sonraki yüzyıllarda kullanım gereği bazı mekanlardan kaldırılmış çiniler, depolarımızda bulunuyordu. Bu çinileri ziyaretçilerin görme şansı pek fazla bulunmuyordu. Bu galeride bu çinileri bir bütün halinde bir seçki halinde ziyaretçiyle buluşturmayı hedefledik. Çünkü sarayın tarihinin ve koleksiyonlarının bu önemli parçası görülmeden bu saraya bir bütün olarak anlamak çok mümkün olmayacaktı" şeklinde konuştu. "Burada Osman Gazi’den Sultan 2. Selim’e kadar yaşamış olan Osmanlı Sultanlarının isimlerinin olduğu çini eserleri var" Serginin galeri duvarlarında padişahların isimlerinin olduğu çinilerin olduğunu söyleyen Başkan Yasin Yıldız, "Yer olarak buranın seçilmesinin önemi de buradan kaynaklanıyor. Bu içinde bulunduğumuz Mabeyn Yolunda hemen kameraların arkasındaki duvarda görmüş olduğunuz uzun bir yazı dizisi var. Burada Osman Gazi’den Sultan İkinci Selim’e kadar yaşamış olan Osmanlı Sultanlarının isimleri bir bütün halinde dolayısıyla bir 16. yüzyıl çinisinde yazılmış olduğunu görüyoruz. Bütün bu boyutlarıyla ziyaretçilerimize özellikle harem bölümüyle mabeyni bir araya bağlayan bu önemli noktada böyle bir gazeleyi kazandırmış olmaktan dolayı fevkalade mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Çalışmalar, bir bütün olarak yaklaşık 3 yılımızı aldı" Mabeyn Yolundaki restorasyon çalışmalarının 3 yılda yapıldığını söyleyen Başkan Yasin Yıldız, "Restorasyon çalışmaları oldukça uzun sürüyor. Mabeyndeki padişah daireleriyle ilgili çalışmalarımızda sona geldik. Padişahın kullanmış olduğu Aynalı Oda, Valide Sultan Dairesi bunların hepsi yakın zamanda ziyarete hazır hale gelecek. Burayı haremle bağlayan bu içinde bulunmuş olduğumuz galeri haline dönüştürdüğümüz koridor ise bugünden itibaren ziyaretçi tarafından gezilebilecek. Çalışmaların bir bütün olarak yaklaşık 3 yılımızı aldığını söyleyebilirim" dedi. Sergide ilk etapta 250 eser sergileniyor Açılışı gerçekleştirilen sergide 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar ait eserlerden ilk etapta 250 eserin sergilendiğini söyleyen Başkan Yasin Yıldız, "Belki eser sayısından önce özellikle giriş bölümünde Nahvin’in yazmış olduğu ve 19. yüzyıl çinilerine işlenen çok önemli bir kaside var. Bu koleksiyonumuzun çok müstesna bir parçasıdır. Bir bütün halinde burada sergileyebiliyoruz, çok sayıda çiniden oluşuyor. Burada yaklaşık ilk etapta biz 250 parça çiniyi sergiliyoruz. Çiniler yaklaşık söylemiş olduğum gibi 16. yüzyıl ve 19. yüzyıl arasını kapsıyor. Dolayısıyla 19. yüzyıla varması nedeniyle bunların içinde bir miktar saraya ithal çinilerin geldiği dönemi de kapsadığını düşünürsek aslında Osmanlı sarayında kullanılmış olan bir bütün çini geleneğini burada yerli olsun yabancı olsun göstermiş oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Hatıralar Yolu": Kitabeler ve Panolar Serginin galeri duvarlarında Osman Gazi’den Sultan 2. Selim’e uzanan padişah adlarının sıralandığı iri yazılı çiniler bulunuyor. "Mihrabiye" motifli üç pano arasında görülen "Soffa-i ali" ve "Hamam-ı âli" ifadeleri, bu panoların vaktiyle Hünkâr Sofası ve Hünkâr Hamamı’ndan taşındığını düşündürüyor. Böylece Mâbeyn Yolu, bir sergileme alanının ötesinde, saray hafızasını taşıyan bir "hatıra galerisi" işlevi de üstleniyor. "Kaside-İ Münferice" Çinileri de galeride yer alacak Ziyaretçiler, Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi boyunca Kaside-i Münferice’den seçilmiş beyitlerin işlendiği çinileri de görebilecek. 11. yüzyılda Tunuslu şair İbnü’n Nahvi tarafından kaleme alınan kaside, her sıkıntının ardından bir ferahlığın geleceğini vurgulayan mesajıyla tanınıyor. Halk arasında "kurtuluş getiren" bir metin olarak ün kazanan kaside, yüzyıllar boyunca zor zamanlarda dua niyetiyle okunmuş. Osmanlı döneminde de sevilen kasidenin Türkçe tercümeleri arasında 18. yüzyıl şairi Ebubekir Kani’nin manzum çevirisi öne çıkıyor. Çini Sanat Galerisi, Topkapı Sarayı’nın kapalı olduğu salı hariç, haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Ziyaretçiler, Harem bölümünde yer alan Mabeyn Taşlığı’ndan Mabeyn Yolu’na girdikten sonra Topkapı Sarayı çinilerini ve Tekfur Sarayı’ndan günümüze ulaşan bazı çini örneklerini; bir sonraki bölümde ise "Kaside-i Münferice" çinilerini görebilecek. Galeri, Harem bölümü bileti ile gezilebilecek, ilave ücret ödemek gerekmeyecek.
Tokat’ta Kızık kilimi özel ihtiyaçlı çocuklarla yeniden hayat buldu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 13:26 Tokat’ta Kızık kilimi özel ihtiyaçlı çocuklarla yeniden hayat buldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) öncülüğünde hayata geçirilen "Özel Eğitimin Elinden Tarih Dokunuyor, Kızık kilimi" projesiyle özel ihtiyaçlı çocuklar Tokat’ın coğrafi işaretli kültürel mirasına dokunarak hem sosyal hayata katılıyor hem de geleneksel kilim dokuma geleneğini yaşatıyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde hayata geçirilen "Özel Eğitimin Elinden Tarih Dokunuyor: Kızık kilimi" projesinin açılışı gerçekleştirildi. Tokat’ın önemli kültürel değerlerinden biri olan Kızık kiliminin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan proje, özel eğitim öğrencilerinin aktif katılımıyla dikkat çekti. TOGÜ Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Toplumsal Katkı ve Sosyal İnovasyon Koordinatörlüğü, Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Tokat Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde hazırlanan projenin açılışı, TOGÜSEM Binası Taşlıçiftlik Kampüsü’nde düzenlendi. Proje kapsamında özel ihtiyaçlı bireyler, geleneksel el sanatlarından biri olan Kızık kilimi dokuma sürecine dâhil edilerek hem mesleki hem de kültürel kazanımlar elde etti. Etkinlikte, kilim dokuma tezgâhlarında yapılan çalışmalar katılımcıların beğenisine sunuldu. "Özel ihtiyaçlı çocuklar kültürel mirasa dokunuyor" Projenin özel eğitim alanında farkındalık oluşturduğunu belirten TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Tokat’a özgü Kızık kilimi geleneğinin yaşatılmasına önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Biliyorsunuz coğrafi işaretli Tokat’ın kültürel mirası olan Kızık kilimini sosyal sorumluluk vizyonumuz özelinde birleştirerek Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile iş birliği halinde bir projeye dönüştürdük. Burada başta unutulmaya yüz tutmuş somut olmayan kültürel mirasımız olan Kızık kilimini tekrar canlandırmak ve gün yüzüne çıkartmak amacıyla özel öğretim bölümü öğrencilerimizin de desteğiyle özel ihtiyaçlı çocuklarımıza burada eğitimler veriliyor. Kızık kilimi dokuma ustaları sınırlı. Bu alanda da bir ihtiyaç var. Geleneğimizin yaşatılması gerekiyor. Bunu daha önemli kılan özel ihtiyaçlı çocuklarımızın eliyle yapmaları oldu. Özel ihtiyaçlı çocuklarımız okullarını bitirdikten sonra sosyal yaşamdan uzaklaşıyorlar. Bunların sosyal yaşama katılmaları açısından bu projeyi çok kıymetli buluyorum" dedi.
Tokat’ta Kızık kilimi özel ihtiyaçlı çocuklarla yeniden hayat buldu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 13:18 Tokat’ta Kızık kilimi özel ihtiyaçlı çocuklarla yeniden hayat buldu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde hayata geçirilen "Özel Eğitimin Elinden Tarih Dokunuyor, Kızık Kilimi" projesiyle özel ihtiyaçlı çocuklar Tokat’ın coğrafi işaretli kültürel mirasına dokunarak hem sosyal hayata katılıyor hem de geleneksel kilim dokuma geleneğini yaşatıyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi öncülüğünde hayata geçirilen "Özel Eğitimin Elinden Tarih Dokunuyor: Kızık Kilimi" projesinin açılışı gerçekleştirildi. Tokat’ın önemli kültürel değerlerinden biri olan Kızık Kilimi’nin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan proje, özel eğitim öğrencilerinin aktif katılımıyla dikkat çekti. TOGÜ Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Toplumsal Katkı ve Sosyal İnovasyon Koordinatörlüğü, Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Tokat Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde hazırlanan projenin açılışı, TOGÜSEM Binası Taşlıçiftlik Kampüsü’nde düzenlendi. Proje kapsamında özel ihtiyaçlı bireyler, geleneksel el sanatlarından biri olan Kızık Kilimi dokuma sürecine dâhil edilerek hem mesleki hem de kültürel kazanımlar elde etti. Etkinlikte, kilim dokuma tezgâhlarında yapılan çalışmalar katılımcıların beğenisine sunuldu. "Özel ihtiyaçlı çocuklar kültürel mirasa dokunuyor" Projenin özel eğitim alanında farkındalık oluşturduğunu belirten TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Tokat’a özgü Kızık Kilimi geleneğinin yaşatılmasına önemli katkı sağladığını ifade ederek; "Biliyorsunuz coğrafi işaretli Tokat’ın kültürel mirası olan Kızık kilimini sosyal sorumluluk vizyonumuz özelinde birleştirerek Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile iş birliği halinde bir projeye dönüştürdük. Burada başta unutulmaya yüz tutmuş somut olmayan kültürel mirasımız olan Kızık kilimini tekrar canlandırmak ve gün yüzüne çıkartmak amacıyla özel öğretim bölümü öğrencilerimizin de desteğiyle özel ihtiyaçlı çocuklarımıza burada eğitimler veriliyor. Kızık kilimi dokuma ustaları sınırlı. Bu alanda da bir ihtiyaç var. Geleneğimizin yaşatılması gerekiyor. Bunu daha önemli kılan özel ihtiyaçlı çocuklarımızın eliyle yapmaları oldu. Özel ihtiyaçlı çocuklarımız okullarını bitirdikten sonra sosyal yaşamdan uzaklaşıyorlar. Bunların sosyal yaşama katılmaları açısından bu projeyi çok kıymetli buluyorum" dedi. (YK-RM-