Son Dakika
|
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Beykoz’da İETT otobüsü kaldırıma çarptı: 4 yaralı
Trump’tan İran’a Güney Pars doğalgaz sahası uyarısı
İşgal altındaki Batı Şeria’ya füze saldırısı: 3 ölü, 13 yaralı
İsrail’e balistik füze saldırısı: 1 ölü
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Bakan Fidan, Azerbaycanlı ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla görüştü
KÜLTÜR SANAT
Osmanlı Devleti’nden kalma 205 yıllık gelenek yaşatılıyor
19 Mart 2026 Perşembe - 11:58:22
Osmanlı Devleti’nin kurulduğu topraklar olan Bilecik’te 205 yıldır süren her arifede 6 pare top atışı yapılması geleneği bu yıl da devam etti. 1821 yılında Anadolu Hisarı’ndaki bir topun ateşlenmesiyle başlayan iftar topu geleneği Bilecik’te hala yaşatılırken, arife günleri 6 pare top atışı geleneği de Bilecik Belediyesi tarafından 31 yıldır yaşatılıyor. Emekli olan Mehmet Gezer, 31 yıldır hiçbir ücret almadan Ramazan ayı ve arife günlerinde 6 pare top atışı yapıyor. "Bu işi gönüllü olarak yapıyorum ve çok seviyorum’’ 31 yıldır her iftar vakti topu ateşleyen Mehmet Gezer, "Bu işi 1995’ten beri yapıyorum ve yapmaktan da gurur duyuyorum, severek yapıyorum. Hiçbir ücret karşılığı da yapmıyorum. Demek istediğim bu işi gönüllü olarak ve severek yapıyorum. Ben burada işte top atarken çocuklar etrafıma toplanıyor. ’Amca ne zaman patlatacaksın? Nasıl oluyor?’ gibi sorular soruyor. Ben işte ’3 dakika, 5 dakika falan var’ diyorum. Onlar saymaya başlıyorlar. Bu da insana bir sevinç ve gurur veriyor. Yani bu işi herkes yapmaz. Ben bu işi severek yapıyorum" dedi. ‘’Eskiden tekerlekli Ramazan topuyla patlatıyorduk’’ Eski yıllarda tekerlekli Ramazan topunun kullanıldığını anlatan Gezer, "Eskiden tekerlekli Ramazan topu vardı. Onun meşakkati vardı. Yani yapması zordu. Çaput dolduruyorsun, iki metrelik tokmağı vardı. Doldurduğun çaputun içine iki kilogram barut dolduruyorsun. Yarım metreye yakın fitil takıyorsun. Bunun için çok meşakkati vardı. Onu bıraktık. Şimdi o dediğim Ramazan topu belediyenin müzesinde sergileniyor. Ondan önce Semerci Mustafa amca vardı. O bıraktıktan sonra görev bana kaldı. Şimdiki Ramazan topu daha kolay ve hafif. Atışı ve taşıması da kolay ve basit" ifadelerine yer verdi. "31 yıl önce beni izlemeye gelenler, şimdi çocukları ve torunlarıyla geliyorlar’’ İftar vaktine yakın zamanda Bilecik’e hakim bir tepe olan Kırklar Tepesi’nde top atışı yaptığını anlatan Gezer, "1995 yılında beni izleyen çocuklar şimdi çoluk çocuğa karıştı. Şimdi onlar kendileri çocuklarını getiriyor. Hatta torunlarını getirenler var. Bu da bana ayrı bir mutluluk veriyor" dedi. Bilecik’te Ramazan topu geleneğinin sürmesi için elinden geleni yapacağını kaydeden Gezer, ‘’Allah bana ne kadar ömür verir bilmiyorum. Ömrüm olduğunca bu geleneği sürdürmek istiyorum. İki oğlum var. Onların da bu geleneği sürdürmelerini istiyorum. Sağ olsunlar onlar da kabul etti bu isteğimi" dedi.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:57
Vatandaşları eğlendirmek için köpek balığı kostümüyle Manavgat sokaklarında dolaşıyor
Antalya’nın Manavgat ilçesinde üzerindeki köpek balığı kostümüyle Manavgat sokaklarında dolaşan genç, vatandaşların ilgisini çekerken, gençler kostümlü genç ile bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Manavgat’ın ana caddelerinde üzerinde köpek balığı kostümü giyerek dolaşan genç dikkatleri üzerinde topladı. Köpek balığı kostümüyle dolaşan genç, insanları eğlendirmek amacıyla kostüm giyerek sokaklarda dolaştığını, insanları eğlendirmenin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Manavgat Irmak kenarına inerek ırmak kenarında oturan gençlerle şakalaşan Harun isimli genç, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin isteğini geri çevirmedi. Zaman zaman çalan müzik eşliğinde oynayan genç, elektrikçi olduğunu ve staj yaptığını belirterek "bugün insanları eğlendirmek, onlarla fotoğraf çektirip hoşça vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla böyle bir işe koyuldum. Bunu da başardığıma inanıyorum" diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:26
"Görünmeyen Engellilik" karikatür yarışması başlıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Senin çizgin, onların sesi olsun" sloganıyla ödüllü karikatür yarışmasını başlattı. 10 Nisan’a kadar başvuruların kabul edileceği yarışmada, görünmeyen engelliliklere dikkat çeken eserler yarışacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Senin çizgin, onların sesi olsun" sloganıyla "Görünmeyen Engellilik" karikatür yarışması düzenledi. Epilepsi, MS, kronik ağrı ve ruhsal sağlık sorunları gibi görünmeyen engelliliklere karşı önyargıları görünür kılmayı amaçlayan yarışmanın son başvuru tarihi 10 Nisan olarak belirlendi. Uluslararası katılımlı yarışmaya 18 yaş üstü herkes katılabilecek ve en fazla beş eserle başvuru yapılabilecek. Para ödülü verilecek Başvurular, newcartoonizmir@gmail.com adresine gönderilecek. Yapay zekâ ile üretilen eserler kabul edilmeyecek. Yarışma 24 Nisan’da sonuçlanacak. Birinciye 60 bin TL, ikinciye 45 bin TL, üçüncüye 30 bin TL ödül verilecek; ayrıca üç mansiyon ödülü 20 bin TL olacak. Jüri üyeleri Yarışmanın asil jüri üyeleri, karikatüristler Eray Özbek, Cemalettin Güzeloğlu, Ömer Çam ve Kutay Bilgihan Atabay ile KEDİ Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen ve sosyolog Buse Yücel Kaba’dan oluşuyor. Yedek jüri üyesi el sanatları öğretmeni Zeynep Dalmış olacak. Yarışmanın raportörlüğünü ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nden Tolga Uçar üstlenecek.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:03
Yozgatlı kadınlar bir araya geliyor, bayram sofraları imece usulü tatlanıyor
Yozgat’ta Ramazan Bayramı öncesi evlerde geleneksel tatlı mesaisi başladı. Yozgatlı kadınlar, bayram sofralarını en lezzetli şekilde donatmak için kollarını sıvadı. İmece usulü yöreye özgü gazete tatlısı, kadayıflı tatlı ve burma tatlısı yapan kadınların mesaisi görüntülendi. Komşularıyla toplanarak tatlı yaptıklarını söyleyen Ayşe Kartal, "Kadayıf, gazete tatlısı, burma tatlısı yaptık. Tatlıyı yapmak bir gün sürüyor. Bir gün börek, bir gün tatlı yapıyoruz. Bayramda ikram etmek için yapıyoruz, bizim evlerimiz bayramda kalabalık olur. Bayramlarımız iyi olur çok güzel geçer. Dolma, tatlı yaparız hepsinden koyarız. Evde yapılan tatlı başka olur. Hazır da alınır ama evde yapılan daha iyi olur. 50 yıldır tatlı yaparım, annemden komşularımızdan büyüklerden öğrendim" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2024 Çarşamba- 09:30
Atatürk’ün Çanakkale Cephesinde fotoğrafını çeken makine Çanakkale’de sergileniyor
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:50
Kutsal emanetlere rekor ziyaret
3
17 Mart 2026 Salı- 11:22
Burhaniye’ de Pazar günü deve güreşi yapılacak
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 11:38
Tarihin izinde kılıçlar çarpıştı
5
17 Mart 2026 Salı- 22:53
Atatürk’ün taarruzu değil ölmeyi emrettiği "57. Alay" yeniden kuruldu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:33
Ümraniye Müzik Akademisi eğitimlerine aralıksız devam ediyor
Ümraniye Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki projelerinden biri olan Müzik Akademisi, her yaştan vatandaşa yönelik eğitimlerini yıl boyunca aralıksız şekilde sürdürüyor. Akademinin 22 farklı branşta verdiği eğitimlerden, dönem itibarıyla 784 öğrenci faydalanıyor. Ümraniye Müzik Akademisi’nde yürütülen kurslar, öğrencilerin müzikal bilgi ve becerilerini sistemli bir şekilde geliştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir eğitim programı çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Eğitimler kapsamında solfej dersi, müzikal altyapının güçlendirilmesi amacıyla zorunlu tutuluyor ve tüm enstrüman branşlarında eğitim alan öğrencilerin bu derslere katılımı sağlanıyor. Akademide; piyano, keman, gitar, bağlama, ud, kanun, ney, çello, vurmalı çalgılar başta olmak üzere birçok farklı enstrüman branşında eğitim veriliyor. Türk tasavvuf musikisi derslerinden Türk sanat müziği koro çalışmalarına kadar, ses ve teori alanlarını kapsayan derslerle de öğrencilerin çok yönlü bir müzik eğitimi almaları hedefleniyor. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı (TMDK) ile imzalanan protokol kapsamında sürdürülen eğitimler; akademik alanda 4 yıl, hobi alanında ise 2 yıl olarak planlanıyor. Bu iş birliği sayesinde öğrenciler, akademik disiplin içinde, uzun soluklu ve nitelikli bir müzik eğitimi alma imkânı buluyor. Ümraniye Belediyesi’nin web sayfası üzerinden duyurulan kayıtlar, her yıl ağustos ve eylül aylarında gerçekleştiriliyor. Kültür ve sanata verilen önem doğrultusunda hayata geçirilen Müzik Akademisi; hem profesyonel müzik kariyerine adım atmak hem de müziği yaşamının bir parçası haline getirmek isteyen vatandaşlara önemli fırsatlar sunuyor. Ümraniye Belediyesi, sanatın birleştirici gücünden hareketle kültürel yaşamı zenginleştirmeye ve müziği toplumun her kesimine ulaştırmaya devam ediyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:08
Antik kentin kalbine ‘Yaşayan Osmanlı Köyü’
Dünyanın en büyük mermer antik kenti olmasının yanında aşkın ve gladyatörlerin kenti olarak bilinen Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kentinin köy meydanı, ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında 19. Yüzyılda hizmet veren mesleklerin yeniden canlandırılması amacıyla düzenleme çalışması devam ediyor. Köy meydanının giriş ve çıkış bölümleri tamamlanırken, düzenleme tamamen bittiğinde, berber, nalbant, kalaycı, terzi, bakırcı, fırın, ayakkabı ve zeytinyağı satan meslekler tekrar günümüz şartlarında hizmet verecek. Helenistik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar tüm medeniyetleri içinde barındıran Stratonikeia antik kenti, içinde hala yaşamın devam etiği ender antik kentler birisi olması ile dikkat çekiyor. 3 bin 500 yıldır kesintisiz olarak yaşamın devam ettiği Stratonikeia antik kentine girişte bulunan Selçuklu hamamı ve Menteşe Beyliği döneminden kalma Şaban Ağa Camii’nin restorasyonu ile başlayan çalışmalarda Semerci Ömer Evi ve Ali Aydın Evleri’nin restorasyonu tamamlandı. Köy meydanında bulunan kahvenin yanında antik kente ziyaret için gelen yerli ve yabancı turistler oturup çay kahve ve kahvaltı gibi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Stratonikeia Antik Kenti’nin girişindeki köy meydanında yapılacak düzenlemeler sonrası 19. Yüzyılda bu alanda hizmet veren iş kolları tekrar günümüz şartlarına uyarlanarak hizmete sunulacak. ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında devam eden çalışmalar hakkında bilgi veren Stratonikeia ve Lagina Antik Kentleri Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, meydanını Menteşe Beyliği, Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine dükkânları kendi özgün halleri ile ayağa kaldıracaklarını açıkladı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Söğüt, "Gelece Miras projesi kapsamında o köy meydanındaki çalışmalarımızı da biz yürütüyoruz. O Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemine ait o dükkânların hepsini kendi özgün halleriyle ayağa kaldırıyoruz. Ve bunların hepsini tek tek en ince pencerelerine varıncaya kadar eski fotoğraflardan, eski bilgilerden, o evde yaşayan insanlarla sohbetlerden çıkardığımız sonuçlara bağlı olarak birebir bunları çiziyoruz. Ve gelecekte de bu Osmanlı dönemindeki o köy meydanının tamamını tekrar yaşatıyor olacağız. Ama ne yapacağız? Osmanlı döneminde yaşayan o köy meydanını günümüzün şartlarına uygun olarak tekrar düzenleyeceğiz. Yani siz oraya girdiğinizde işte demircisiyle, bakırcısıyla, fırınıyla, ayakkabıcısıyla, sandalyecisiyle, zeytinyağı satan yerlerine varıncaya kadar bunları göreceksiniz. İnşallah aşama aşama devam ediyor. Çok da güzel gidiyor. Köy meydanının giriş ve son kısmını şimdi tamamladık. Orta bölümdeki dükkânları da tamamladığımızda bence Antik kentin kalbinde böyle yaşayan bir Osmanlı köyü olacak" dedi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:50
Tavşanlı’da minik ellerden sanat eseri meyve tabakları
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi Arslanbey İlkokulu’nda Yerli Malı Haftası kapsamında düzenlenen "Bu Benim Eserim-Meyve Tabağı Sunum Yarışması" renkli görüntülere sahne oldu. Öğrenciler ve velilerin birlikte hazırladığı farklı ürün tabaklar büyük beğeni topladı. Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası etkinlikleri Arslanbey İlkokulu’nda farklı bir boyut kazandı. 2-A sınıf öğretmeni Mefküre Çakır tarafından organize edilen etkinlikte, öğrencilerin yerli mallarına olan ilgisini artırmak ve aile bağlarını güçlendirmek amacıyla "En İyi Meyve Tabağı" yarışması düzenlendi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulamaları ve 2025 Aile Yılı ilan edilmesi dolayısıyla velilerin de aktif katılım sağladığı etkinlikte, sınıflar adeta birer sanat atölyesine dönüştü. Çeşitli meyve ve sebzeleri kullanarak hayal güçlerini sergileyen öğrenci ve veliler; hayvan figürlerinden doğa manzaralarına kadar birbirinden ilginç ve estetik sunumlar hazırladı. Hazırlanan muhteşem sunumlar arasından seçim yapmakta zorlanan jüri değerlendirmesi sonucunda, en iyi üç meyve tabağı şampiyon ilan edildi. Yarışmada dereceye giren öğrenciler, sınıf öğretmeni Mefküre Çakır tarafından çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Etkinliğin amacına değinen sınıf öğretmeni Mefküre Çakır, yerli malı kullanımının önemine vurgu yaparak, "Öğrencilerimize tutumlu olmayı ve yerli ürünlerimizi kullanmayı aşılamak istedik. 2025 Aile Yılı kapsamında velilerimizi de bu sürece dahil ederek okul-aile iş birliğini güçlendirdik. Çocuklarımızın heyecanı ve ortaya çıkan eserler bizleri çok mutlu etti" dedi. Yerli Malı Haftası kutlamaları, yarışmanın ardından hazırlanan meyvelerin hep birlikte afiyetle yenmesiyle sona erdi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:42
Antik kentin kalbine ‘Yaşayan Osmanlı Köyü’
Dünyanın en büyük mermer antik kenti olmasının yanında aşkın ve gladyatörlerin kenti olarak bilinen Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kentinin köy meydanı, ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında 19. Yüzyılda hizmet veren mesleklerin yeniden canlandırılması amacıyla düzenleme çalışması devam ediyor. Köy meydanının giriş ve çıkış bölümleri tamamlanırken, düzenleme tamamen bittiğinde, berber, nalbant, kalaycı, terzi, bakırcı, fırın, ayakkabı ve zeytinyağı satan meslekler tekrar günümüz şartlarında hizmet verecek. Helenistik dönemden Cumhuriyet dönemine kadar tüm medeniyetleri içinde barındıran Stratonikeia antik kenti, içinde hala yaşamın devam etiği ender antik kentler birisi olması ile dikkat çekiyor. 3 bin 500 yıldır kesintisiz olarak yaşamın devam ettiği Stratonikeia antik kentine girişte bulunan Selçuklu hamamı ve Menteşe Beyliği döneminden kalma Şaban Ağa Camii’nin restorasyonu ile başlayan çalışmalarda Semerci Ömer Evi ve Ali Aydın Evleri’nin restorasyonu tamamlandı. Köy meydanında bulunan kahvenin yanında antik kente ziyaret için gelen yerli ve yabancı turistler oturup çay kahve ve kahvaltı gibi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Stratonikeia Antik Kenti’nin girişindeki köy meydanında yapılacak düzenlemeler sonrası 19. Yüzyılda bu alanda hizmet veren iş kolları tekrar günümüz şartlarına uyarlanarak hizmete sunulacak. ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında devam eden çalışmalar hakkında bilgi veren Stratonikeia ve Lagina Antik Kentleri Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, meydanını Menteşe Beyliği, Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine dükkânları kendi özgün halleri ile ayağa kaldıracaklarını açıkladı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Söğüt, "Gelece Miras projesi kapsamında o köy meydanındaki çalışmalarımızı da biz yürütüyoruz. O Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemine ait o dükkânların hepsini kendi özgün halleriyle ayağa kaldırıyoruz. Ve bunların hepsini tek tek en ince pencerelerine varıncaya kadar eski fotoğraflardan, eski bilgilerden, o evde yaşayan insanlarla sohbetlerden çıkardığımız sonuçlara bağlı olarak birebir bunları çiziyoruz. Ve gelecekte de bu Osmanlı dönemindeki o köy meydanının tamamını tekrar yaşatıyor olacağız. Ama ne yapacağız? Osmanlı döneminde yaşayan o köy meydanını günümüzün şartlarına uygun olarak tekrar düzenleyeceğiz. Yani siz oraya girdiğinizde işte demircisiyle, bakırcısıyla, fırınıyla, ayakkabıcısıyla, sandalyecisiyle, zeytinyağı satan yerlerine varıncaya kadar bunları göreceksiniz. İnşallah aşama aşama devam ediyor. Çok da güzel gidiyor. Köy meydanının giriş ve son kısmını şimdi tamamladık. Orta bölümdeki dükkânları da tamamladığımızda bence Antik kentin kalbinde böyle yaşayan bir Osmanlı köyü olacak" dedi. (BT-Y)
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:32
Hepsiburada yılın kitap verilerini açıkladı
Hepsiburada, 2025 yılına ait kitap satış verilerini paylaşarak ülkenin güncel okuma alışkanlıklarını ortaya koydu. ‘Türkiye 2025’te ne okudu?’ sorusuna yanıt veren veriler; toplam 15 milyon kitap siparişi ve 325 binden fazla farklı eserle, okurların tercihlerini gözler önüne serdi. E-ticaret platformu Hepsiburada’nın 2025 yılına dair kitap satış verileri, okurların yıl boyunca şekillenen tercihlerini ortaya koydu. Platform üzerinden 15 milyon kitap siparişi verilirken, en yüksek satış hacmi çocuk kitapları kategorisinde gerçekleşti. 325 binden fazla farklı kitabın yer aldığı platformda yapılan alışverişler, Türkiye’deki kitap okuma eğilimlerini gösterdi. Veriler, 2025’te okuma alışkanlıklarının yalnızca çok satanlar etrafında değil; arama ve favorilere ekleme gibi davranışlarla birlikte şekillendiğini gösterdi. 2025’in en çok tercih edilenleri belirlendi 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da en fazla ilgi gören kategori çocuk kitapları oldu. Okurların yoğun ilgi gösterdiği bu kategoride ilk sırayı Constanze Von Kitzing’in "Uykusu Gelmeyen Porsuk" adlı kitabı aldı. Listenin devamında ise Çağrı Odabaşı’nın "Genel Kültür Kitabım - Konuşuyorum" adlı eseri ile Saniye Bencik Kangal’ın "Zorbalığa Karşı Taktiklerim Var" adlı eseri yer aldı. Yazar bazında değerlendirildiğinde ise yılın en çok satan yazarları arasında birinci sırayı Çağrı Odabaşı aldı. Çağrı Odabaşı’nın "Genel Kültür Kitabım - Konuşuyorum" adlı kitabı yıl boyunca en çok sipariş verilen eseri olurken, onu Zülfü Livaneli, "Bekle Beni" adlı kitabı ve Saniye Bencik Kangal, "Sınır Var Sinir Yok" adlı eseriyle izledi. Yıl içinde kitap siparişi veren kullanıcılarının cinsiyet dağılımına bakıldığında ise, siparişlerin yüzde 55’ini kadınların, yüzde 45’ini ise erkeklerin verdiği görüldü. Arama ve favori verileri 2025’in okuma alışkanlıklarını gösterdi Yıl boyunca Hepsiburada’da kitap alışverişine eşlik eden arama ve favori verileri, okurların ilgi alanlarına dair önemli ipuçları sundu. 2025 genelinde en çok aranan kitap Çağrı Odabaşı’nın "Bebek Üniversitesi Seti 1: Hikayeli İlk Kavramlarım" eseri olurken, en çok aranan yazar Saniye Bencik Kangal oldu. Favorilere ekleme davranışları incelendiğinde ise Çağrı Odabaşı’nın "Genel Kültür Kitabım - Konuşuyorum" adlı kitabının, 2025 yılında en çok favorilere alınan eser olduğu görüldü. Yeni çıkan kitaplar okuma tercihlerini şekillendirdi 2025 yılında ilk kez raflara çıkan kitaplar arasında Dan Brown’un "Sırların Sırrı", Zülfü Livaneli’nin "Bekle Beni" ve Zeynep Cihangir Çankaya & Serdar Çankaya’nın "Bir Aile Meselesi" adlı kitapları, kısa süre içerisinde yüksek ilgi görerek öne çıkan yeni eserler arasında kendine yer buldu. Dan Brown’un "Sırların Sırrı" kitabı ilk hafta 3 bin adetten fazla sipariş aldı. Veriler, okurların yeni çıkan ve merak uyandıran eserlere de güçlü bir ilgi duyduğunu ortaya koydu. 2025 yılında en çok satan yayınevleri şöyle açıklandı: Çocuk Kitapları: İş Bankası Kültür Yayınları, Sincap Kitap, Timaş Çocuk, Doğan Çocuk, Bir Kutu Oyun, Yapı Kredi Yayınları, Beta Kids, Yükselen Zeka, İndigo Çocuk, Domingo Yayınevi Edebiyat Kitapları: İş Bankası Kültür Yayınları, Can Yayınları, Yapı Kredi Yayınları, Doğan Kitap, Timaş Yayınları, Altın Kitaplar, İndigo Kitap, Epsilon Yayınevi, Kronik Kitap, Koridor Yayıncılık Eğitim Kitapları: Fenomen Yayınları, Ankara Yayıncılık, Hız Yayınları, Tonguç Akademi, Bilgi Sarmal Yayınları, Yediiklim Yayınları, Kr akademi yayınları, Benim Hocam Yayınları, Ata Yayıncılık, Sinan Kuzucu Yayınları 2025 yılına ait türlere göre yapılan kırılımlarda en çok satan kitap kategorileri ve popüler kitapları ise aşağıdaki gibi sıralandı: En çok satan 5 kategorinin popüler 5 kitabı Çocuk Uykusu Gelmeyen Porsuk - Constanze Von Kitzing Genel Kültür Kitabım - Konuşuyorum - Çağrı Odabaşı Zorbalığa Karşı Taktiklerim Var - Saniye Bencik Kangal Kayıp Çileğin Sırrı - Masumiyet Karinesi - Ergün Kazanır Hapı Yuttuk Eczanesi - Mert Arık Yerli edebiyat Bekle Beni - Zülfü Livaneli Altı Harfli Bir Tatlı - Şermin Yaşar Yırtıcı Kuşlar Zamanı - Ahmet Ümit Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali Annemin Uyurgezer Geceleri - Ayfer Tunç Yabancı edebiyat Sırların Sırrı - Dan Brown Gece Yarısı Kütüphanesi - Matt Haig Algernon’a Çiçekler - Daniel Keyes Mutlu Yaşam Üzerine: Yaşamın Kısalığı Üzerine - Seneca Suç ve Ceza - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Kişisel gelişim Rezonans Kanunu - Pierre Franckh Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi - Güçlü Bir Psikolojiye Sahip Olmanın Yolları - Beyhan Budak Bir Aile Meselesi - Zeynep Cihangir Çankaya & Serdar Çankaya Kalk Bi Dopamin Demle - Serkan Karaismailoğlu Düşüncenin Gücü - James Allen Eğitim ÜçDörtBeş Yayınları - TYT Matematik Soru Bankası Fenomen Yayıncılık - 8. Sınıf LGS Matematik A Soru Bankası Hız Yayınları - 8. Sınıf LGS Türkçe Paragraf Okula Destek Soru Bankası Yediiklim Yayınları - Tüm Adaylar İçin Yedi Adımda Temel Matematik Video Konu Anlatımlı Video Çözümlü Soru Bankası Ankara Yayıncılık - 8.Sınıf Güçlendiren Matematik Nesil Sorularla Soru Bankası
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:25
Kahramanmaraş’ta halıdan tuvale uzanan sergi yolculuğu
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde, şehitlerin karakalem portrelerini çizerek ailelerine hediye etmesiyle "Şehitlerin Ressamı" olarak tanınan ressam Ülger Gülbahar, halıları tuval olarak kullanarak özgün eserler ortaya koyduğu ilk kişisel sergisini açtı. Ortaokul yıllarında verilen bir resim ödeviyle sanat yolculuğuna başlayan Ülger Gülbahar, pandemi döneminde çalışmalarını yoğunlaştırarak yeteneğini geliştirdi. Bir ev hanımıyken resme yeniden yönelen Gülbahar, halıları tuval olarak kullanarak özgün eserler ortaya koydu. Şehitlerin karakalem portrelerini çizerek ailelerine hediye eden Gülbahar, bu yönüyle ilçede dikkat çekti. Gülbahar’ın ilk kişisel sergisi ise İlçe Halk Kütüphanesi içerisinde açıldı.Açılışa, Afşin Kaymakamı Muammer Sarıdoğan ile ilçe protokolü ve bir çok sanat sever katıldı. Serginin açılışında konuşan Kaymakam Muammer Sarıdoğan, Afşin’in kültür, sanat ve edebiyat alanında önemli bir birikime sahip olduğunu belirterek, "Afşin’de kültür ve sanat alanında gün yüzüne çıkmamış birçok sanatkârımız var. Bunlardan biri de Ülger Gülbahar’dır. Halı üzerine yapılan bu çalışmalar büyük emek ve özverinin ürünüdür. Kendisine başarılar diliyorum" dedi. Ressam Ülger Gülbahar ise resimle tanışmasının ortaokul yıllarına dayandığını ifade ederek, pandemi döneminde bu yeteneğini yeniden keşfettiğini söyledi. Şehitlerin portrelerini çizmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Gülbahar, çizdiği eserleri şehit ailelerine teslim etmenin manevi huzurunu yaşadığını kaydetti. İlk kişisel sergisini açmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Gülbahar, serginin açılışına katılan protokol üyelerine ve ziyaretçilere teşekkür etti. Serginin hafta sonuna kadar ziyaret edilebileceği bildirildi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:42
‘Bisküvi Adam’ sahneye çıktı, minik seyirciler kahkahaya boğuldu
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonu kapsamında çocuklara yönelik sahnelediği ’Bisküvi Adam’ adlı oyunun prömiyerini gerçekleştirdi. Renkli dünyası ve eğlenceli anlatımıyla dikkat çeken oyun, minik seyircilerden tam not aldı. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu, çocukların hayal gücünü geliştirmeye yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi. Kongre ve Sergi Sarayında sahnelenen ’Bisküvi Adam’ adlı çocuk oyununun prömiyerinde salonu dolduran minikler, kahkaha dolu anlar yaşadı. 6 yaş ve üzeri çocuklara yönelik sahnelenen oyunu, Mersin’deki okullardan gelen öğrenciler ilgiyle izledi. Küçük hanımlar ve küçük beylerin yoğun katılım gösterdiği prömiyerde, Şehir Tiyatrosu ekibi minik seyircilerden büyük alkış aldı. Oyunu, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü ve Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger de çocuklarla birlikte izledi. 48 bin 321 çocuğa ulaşıldı Mersin Büyükşehir Belediyesinin ’Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesi kapsamında sahnelenen oyunla bugüne kadar 269 seans düzenlenirken, toplam 48 bin 321 çocuğa ulaşıldığı bildirildi. Proje kapsamında okullardan salonlara getirilen çocuklar, Belediye Ana Hizmet Binasında yer alan Şehir Tiyatrosu Çocuk Sahnesinde de tiyatro ile buluşturuluyor. "Çocuklarımızla buluşturduğumuz için mutluyuz" Mersin Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, prömiyere ilişkin yaptığı açıklamada, "25. Sanat Sezonumuzda, David Wood’un yazdığı ve Esin Eden’in çevirisiyle sahneye taşıdığımız ‘Bisküvi Adam’ oyununun prömiyerini gerçekleştirdik. Bu oyunu, yıllardır sürdürdüğümüz ‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’ projesi kapsamında çocuklarımızla buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk" dedi. Minik seyircilerden tam not Oyunu izleyen çocuklardan Ahmet İnce, oyunun çok eğlenceli olduğunu belirterek, "Çok beğendim, herkes gelip izlemeli" ifadelerini kullanırken, Kılıç Miraç ise oyundan dostluk mesajı aldığını ifade ederek, "Bisküvi Adam’ın arkadaşları için yaptıkları çok güzeldi" diye konuştu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:31
Mitoloji ve Açık Atölye Sergisi-2 sanatseverleri bekliyor
Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü tarafından düzenlenen Mitoloji ve Açık Atölye Sergisi-2 Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müfide Kadri Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Mitoloji ve Açık Atölye Sergisi-2, mitolojiyi yalnızca geçmişe ait anlatılar bütünü olarak ele almayan; onu güncel kimlikler, bireysel deneyimler ve çağdaş sanat pratikleriyle yeniden düşünen bir üretim alanı öneriyor. Sergi, Düzce Üniversitesi Resim bölümü öğrencilerinin 2024 Bahar – 2025 Güz döneminde, Arş Gör. Dr. Merve Altın Akkaya’nın Mitoloji ve Açık Atölye derslerinde yürüttükleri atölye sürecini, son ürünlerden ziyade düşünce, sorgulama ve dönüşüm ekseninde görünür kılmayı amaçlıyor. Arş Gör. Dr. Merve Altın Akkaya, yaptığı açıklamada "Mitoloji, yeniden yazılabilen, dönüştürülebilen ve kişisel deneyimlerle genişleyebilen bir ifade alanı olarak ele alınmıştır. Öğrenciler, tarihi mitolojik hikaye ve karakterleri çağdaş bireysel kimliklerle ilişkilendirirken, kendi içe yolculuklarını da bu anlatıların içine dâhil etmişlerdir. Böylece ortaya çıkan çalışmalar, yalnızca mitleri yeniden temsil etmekle kalmamış; yeni mitlerin, kişisel anlatıların ve güncel meselelerin üretildiği bir alan açmıştır. Açık atölye yaklaşımı, üretimi kapalı ve sonuç odaklı bir süreç olmaktan çıkararak; denemeye, yanılmaya, yeniden düşünmeye ve paylaşmaya dayalı kolektif bir deneyime dönüştürmüştür. Atölye içinde gelişen fikirler, öğrencilerin bazen kendi yaşam öykülerinden beslenen kişisel mitlere, bazen de ele aldıkları sanatsal ve toplumsal probleme odaklanan temsillere evrilmiştir. Bu süreç, sanatın yalnızca estetik bir ifade değil; aynı zamanda fikir, duygusal ve eleştirel bir alan olduğunu hatırlatan bir üretim pratiği sunar" ifadelerini kullandı. Sergi, izleyiciyi tamamlanmış anlatılarla karşı karşıya bırakmaktan ziyade, açık uçlu bir okuma alanına davet ediyor. Her çalışma hem bireysel bir iç sesin hem de kolektif bir düşünce ortamının izlerini taşıyor. 30 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaretçilere açık olan Mitoloji ve Açık Atölye Sergisi-2, geçmiş ile bugün, bireysel olan ile kolektif olan, mit ile gerçeklik arasındaki sınırları yeniden düşünmeye çağıran bir karşılaşma alanı sunuyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:20
Bergamalı kadınlardan tarihi arastada panayır
İzmir’in Bergama ilçesinde Tarihi Osmanlı Arastası’nda 2023 yılında kurulan Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği yeni yıl öncesi Arasta Panayırı etkinliği düzenledi. Etkinlik; Bergamalı Müzisyenlerden oluşan Akropol Band’ın Arasta içerisindeki konseri ve kortej yürüyüşü ile başladı. Ardından katılımcılar, Panayırda Bergamalı kadınların emeklerinin sergilendiği stantları ziyaret ederek alışveriş yaptılar. Panayır dolayısıyla arastadaki her sokakta Andante Müzik Okulunun Bergamalı Genç müzisyenleri Piyano, Keman ve Gitar çalarak katılımcıları coşturdular. İki gün süren panayırda Bergamalılar, havanın da güzel olmasını fırsat bilerek Tarihi Osmanlı Arastasında alışveriş yapıp dinlenme fırsatı buldular. Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği Başkanı Ahu Rubacı, 1Arasta, kökleri yüzyıllarca öncesine dayanan çok katmanlı bir alan. Burada tükenmekte olan Kültür Mirası temsilcileri, Sanatçılar ve Zanaatkarlar bulunuyor. Tarihi dokusunun yanında aslında sosyal kültürel ve sanatsal zenginliği ile önemli bir alan. Arasta kendine ait bir kimliği, duruşu olan ve kendisi gibi olmakta direnen bir alan. Derneğimiz 2023 yılında kuruldu ve amacımız Arastanın sosyal, kültürel ve sanatsal zenginliğini görünür kılmak ve kent ile olan bağını güçlendirmek. Bu etkinliği de bu yüzden düzenledik." dedi. Somut Olmayan Kültür Mirası taşıyıcısı, sanatçısı aynı zamanda parşömen ustası Hazel Aymaz ise, "Bergama Arastasında 14 yıllık bir esnaflık geçmişim var. Parşömen sanatçısıyım, zanaatkarıyım. Böylesine köklü geçmişi olan arastada zanaatkarların günden güne azaldığı bir bölgede tekrar bu sanatı ve zanaatı yaşatarak derneğimiz ile böylesine güçlü bir organizasyonda bulunmaktan çok mutluluk duydum. Daim olmasını diliyorum ‘’ dedi. Seramik Üreticisi Hande Akçıl de, 2023 yılından beri bu dernekteyim. Seramik üreticisiyim ve aynı zamanda kadın girişimciyim. Çok büyük bir heyecanla bu panayıra hazırlandık. Bu etkinliklerin tek bir kurumun değil aslında dayanışmanın başarısı olduğunu düşünüyoruz. Burası tarihi bir çarşı. Ve bizler buranın bir alışveriş alanı değil de aslında bir kültür alanı olduğunu düşünüyoruz. Andante Müzik Okulu ile bu vizyonu çok güzel tamamladığımıza inanıyoruz. Bergama’nın Genç Müzisyenleri ve Eğitmenleri ile Arasta tekrardan nefes aldı’’ diye konuştu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:09
Muğla’da gençler seramik atölyesinde hünerlerini sergiledi
Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün "Renkli Rotam Fethiye" projesi kapsamında düzenlenen seramik atölyesinde, gençler ilk kez çamurla tanışarak hayallerini sanata dönüştürdü. Fethiye Gençlik Merkezi tarafından yürütülen ve gençlerin kişisel gelişimine büyük katkı sağlayan "Renkli Rotam Fethiye" projesi, ikinci etabıyla sanat dolu anlara sahne oldu. Proje çerçevesinde Muğla Uluslararası Gençlik Merkezi’nde bir araya gelen gençler, düzenlenen seramik atölyesi ile el sanatlarının dünyasına adım attı. Atölyeye katılan gençlerin büyük bir bölümü hayatlarında ilk kez profesyonel anlamda çamurla çalışma deneyimi yaşadı. Uzman eğitmenlerin rehberliğinde tezgah başına geçen gençler; hayal güçlerini, duygu ve düşüncelerini çamura şekil vererek yansıttı. Her katılımcının kendi karakterini ve tarzını yansıtan özgün objeler tasarladığı etkinlikte, ortaya birbirinden renkli eserler çıktı. Fethiye Gençlik Merkezi yetkilileri, projenin başarısından duydukları memnuniyeti dile getirerek; "‘Renkli Rotam Fethiye’ projemiz ile gençlerimizin sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemeyi hedefliyoruz. Bu atölyelerle onların içindeki cevheri ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Gençlerimizi üretim odaklı faaliyetlerle buluşturmaya ve projemizin farklı etaplarıyla yeni rotalar çizmeye devam edeceğiz" ifadesi kullanıldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:48
Demirci’nin köklü halıcılığı tarihi okulda yaşatılacak
Manisa’nın Demirci ilçesinde, 120 yıllık tarihi okul binası halı müzesi ve halı dokuma deneyimleme atölyesine dönüştürülüyor. El dokuma halıcılık ve cami halıcılığında önemli bir merkez olan Demirci ilçesi Ayasofya, Selimiye, Sultan Ahmet Camileri, Sivas Divriği Ulu Cami ve Japonya Tokyo Camii gibi mabetlerin halılarını dokuyarak döşedi. Demirci el dokuma halıları ise Amerika, Almanya ve Uzak Doğu pazarına gönderiliyor. Demirci’nin 120 yıllık okul binası yeniden hayat buluyor Manisa’nın Demirci ilçesinde 1905 yılında Osmanlı döneminde inşa edilen, 1970’teki depremde üst katının zarar görüp yıkılmasıyla 2005 yılına kadar tek katlı okul olarak hizmet veren tarihi bina halı müzesi ve halı dokuma atölyeleri ile yeniden hayata kazandırılıyor. Demirci Belediyesi’nce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2025 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hazırlanan, Demirci Kaymakamlığı ile Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ortak olduğu "Demirci Halısı Dokuma ve Deneyimleme Atölyesi" projesi destek almaya hak kazandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca onaylanan ve Zafer Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülecek proje kapsamında, Osmanlı Devleti döneminde 1905 yılında okul olarak inşa edilen ve geçmişte Abdurrahman Şerefbey İlkokulu olarak kullanılan tarihi bina, bakım ve onarım çalışmalarının ardından "Demirci Halı Merkezi" olarak ilçeye kazandırılacak. Toplam 4 milyon 607 bin TL bütçeye sahip projede Demirci Belediyesi de eş finansman sağlayacak. Proje doğrultusunda merkez bünyesinde geleneksel el halı tezgâhları kurulacak. 348 metrekare kapalı alana sahip tarihi binada; karşılama ve el sanatları satış merkezi odası, kültürel sergi odası, showroom odası ve halı dokuma deneyimleme atölyesi yer alacak. Merkez, dokuma atölyesi, deneyimleme alanı ve showroom bölümleriyle hem üretim hem de tanıtım işlevi görecek. Proje ile Demirci’nin köklü halıcılık geleneğinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedeflenirken, merkezde özellikle kadınlara yönelik halı dokuma ve yöresel halı deseni çizimi eğitimleri verilecek. Eğitimlerin ardından kadınların el halısı dokuyarak ekonomik kazanç elde etmeleri, üretime ve istihdama aktif katkı sağlamaları amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca Demirci Halısı’nın tarihçesini ve kültürel değerini anlatan profesyonel bir tanıtım filmi hazırlanacak. Merkez bünyesinde kurulacak Yöresel El Sanatları Satış Merkezi ile kadınların el emeği göz nuru ürünlerini sergileyip satabilecekleri satış stantları oluşturulacak. Demirci Halı Merkezi’nin tamamlanmasıyla ilçenin kültürel mirasının tanıtımına ve yerel kalkınmaya önemli katkı sunması bekleniyor. "Demirci Halısını her yönüyle tanıtarak istihdam oluşturmayı hedefliyoruz" Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Eski Abdurrahman Şeref Bey İlkokulu tarihi bir yapımız. Yaklaşık 120 yıllık bir geçmişi var. Osmanlı Devleti eseri. Yapmış olduğumuz proje ile proje paydaşlarımız Manisa Valiliği YİKOP, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Belediyemiz ile beraber önümüzdeki günlerde geçmişten geleceğe Demirci Halıcılığı ile müze haline dönüştürüyoruz. Bu müzede dokuma atölyesi, eski tarihi halılarımız sergilenecek. Demirci cami ve otel halıcığında önemli bir merkez. Bu proje SOGEP destekli bir proje. Yaklaşık 5 milyon değerinde bir yatırım olacak. Çok özel mabetlerin halılarını dokuyan bir ilçe olmamıza rağmen sergileyecek bir yerimiz yoktu. Ayasofya, Selimiye camileri gibi tarihi mabetlerin halıları ilçemizde dokundu. Amacımız şehrimize gelen misafirlerimize bu müzede Demirci Halısını her yönüyle tanıtacak ve istihdam oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Fotoğrafçı Ali Özkahraman ise, "1969-1974 yılları arasında Abdurrahman Şeref Bey İlkokulunda okudum. 1969 ve 1970 depremlerinde binanın 2. katı zarar gördü. Burası atıl vaziyette dururken üzülüyorduk. Burada fotoğraflar çekiyordum doğal plato olarak kullanıyordum. Şimdi el sanatları ve halıcılık müzesi olması için adım atıldı. İnsanlarımız burada ziyaret edecekler ve halıcılık konusunda bilgi edinecekler" ifadelerini kullandı. Abdurrahman Şeref Bey İlkokulu öğretmenlerinden İhsan Kaygısız ise, "El halıcılığı eskiden her evde halı tezgâhları vardı. Kadınlar kimisi kendi adına okurdu, kimisi tüccarlardan ilme alıp dokurlardır. Kadınların burada el halısı dokuması gurur verici. 1966 ile 1993 yılları arasında 27 yıl öğretmen ve müdür yardımcısı olarak görev yaptım. Bu proje ile el halıcılığı ivme kazanacak. 5 öğretmen görev yaptık. Buranın üst katı ve meydanda havuz vardı. 1969 yılında deprem olsa da 1970 yılında daha kuvvetli oldu. 23 Nisan’da bayram yerindeydik geldik baktık içeriye tozdan girilmiyordu. Böyle bir projenin tarihi okulumuza yapılması bizi mutlu etti" şeklinde konuştu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:44
Hind Rajab’ın Sesi Düzce’de özel gösterimle izleyiciyle buluştu
DÜZCE(İHA) – Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesinin tüm dünyaya duyurulmasını amaçlayan "Hind Rajab’ın Sesi" filmi Düzcelilerle buluştu. Hind Rajab’ın Sesi filmi Düzceli sinemaseverlerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Düzce Valiliği iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Vali Selçuk Aslan, protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Gazze’de İsrail ateşi altında kalan bir araçtan yükselen ancak saldırılar dolayısıyla cevapsız kalan Hind Rajab’ın yardım çığlığının konu alındığı film izleyicilere yoğun duygular yaşattı. Gösterim boyunca salonda derin bir sessizlik hakim olurken, film insanlığın vicdanına bir kez daha dokundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder