KÜLTÜR SANAT
19 Mart 2026 Perşembe - 20:32 Samsun’da 75 yıllık "Arife Bayramı" geleneği Samsun’da 75 yıldır aralıksız sürdürülen "Arife Bayramı" bu yıl da çocuk eğlenceleriyle yaşatıldı. Samsun’un Terme ilçesinde geleneksel Arife Bayramı bu yıl da çocuklar için unutulmaz hale geldi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği Gökçeağaç Mahallesi’nde düzenlenen bayram kutlamasında Aileler gelenek değerlerini hissederken, gösterilerle de çocuklar unutulmaz anlar yaşadı.Mahalle sakinleri tarafından hazır edilen şeker ve çikolatalar tepsilerle çocukların sepet ve poşetlerine dolduruldu. Gelenek ve göreneklerin nesillere aktarılmasında Arife Bayramının büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "75 yıl önce Fadime ninemizin çocuklara yufka dağıtarak başlattığı bugün ise şeker ve çikolatalarla devam eden bu bayram çocuklarımıza 2 bayram yaşatıyor. Tabi ki çocuklarımız çok sevinçli, geleneklerimizin geçmişten geleceğe taşınması çok önemli. Burada emeği geçen, başlatan ve bugüne taşıyan herkese çok teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’de bayramların coşkuyla yaşandığını ancak dünyada bayram sevincini yaşayamayan çocuklara da değinen Başkan Şenol Kul, "Bu arada unutmamamız gereken bir şey daha var. Biz iki bayram kutluyoruz ama dünyadaki çocuklarımızın hepsi aynı bayramı kutlayamıyor. Buradan o çocuklarımıza da dualar ediyoruz. İnşallah onlarda bayramlarını kutlayacakları günlere en kısa sürede kavuşurlar. Özellikle Gazze’de, Filistin’de, dünyanın her tarafında çocukların ve müslümanların mübarek Ramazan Bayramını da kutluyorum" şeklinde konuştu. Ailesiyle birlikte Ankara’da yaşayan ve Terme’deki Arife Bayramına katılan 11 yaşındaki Zeynep Kılıç, "Bu bayram burada çok mutlu oldum. Oyunlara katıldım, şeker dağıttılar, belediye başkanıyla görüştüm. Oyunları çok güzeldi, çok mutlu oldum" dedi. Etkinlik sonunda mahalleli Ramazanın son iftarını açmak için hep birlikte sofraya oturdu.
AKM’de engelleri aşan ‘Erişilebilir Tiyatro’ yeni sezonda da devam ediyor
23 Aralık 2025 Salı - 11:07 AKM’de engelleri aşan ‘Erişilebilir Tiyatro’ yeni sezonda da devam ediyor Herkes için erişilebilir bir yaşam amacıyla kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiren Türk Telekom; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Atatürk Kültür Merkezi (AKM) iş birliğiyle yürüttüğü "Erişilebilir Tiyatro" projesine yeni sezonda da devam ediyor. Görme ve işitme engelli bireylerin kültür ve sanat etkinliklerine katılımını artırmayı amaçlayan proje, yeni sezon açılışını Ekim ayında "Rumuz Goncagül" oyunu ile yaptı. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını "Türkiye’ye Değer" anlayışıyla sürdüren Türk Telekom, engelli sanatseverlerin kültürel etkinliklere eşit katılımını desteklemeye devam ediyor. AKM ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu iş birliğiyle yürütülen "Erişilebilir Tiyatro" projesi, 3’üncü sezonunda da sanatseverlerle buluşmayı sürdürüyor. Proje kapsamında yeni sezonun ilk erişilebilir oyunu ekim ayında sahnelenen "Rumuz Goncagül" oldu. Proje; kasım ayında engelli sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği "Kapıların Dışında", "Suçsuzlar Çağı Suçlular Çağı" ve "Gergedanlar" oyunları ile devam etti. Sahne turu, sesli betimleme ve üst yazı uygulamalarına ek olarak proje kapsamında ilk defa "Gergedanlar" oyununda kullanılan "işaret dili" ile oyun daha kapsayıcı bir hale getirildi. 27 Aralık’ta ise "Vanya Dayı" isimli devlet tiyatrosu oyunu seyircilerle buluşacak. Proje ile devlet tiyatrosu oyunları görme ve işitme engelli sanatseverlere görsel, işitsel ve fiziksel engelleri aşan bir sanat deneyimi yaşatmaya devam edecek. Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, "Şirket olarak, teknolojiyi toplum yararına sunma vizyonumuzla kültür sanatta erişilebilirliği desteklemeyi sürdürüyoruz. Sunduğumuz teknolojilerle AKM’nin engelleri aşan, herkes için erişilebilir bir kültür merkezi haline gelmesinden memnuniyet duyuyoruz. Büyük ilgi gören ve hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden gösterimlerle öne çıkan "Erişilebilir Tiyatro" projemiz, ana destekçisi olduğumuz AKM’de bu sezon da devam ediyor. Herkes için erişilebilir bir yaşam hedefi doğrultusunda sosyal sorumluluk projelerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. "Erişilebilir Tiyatro" projesi kapsamında sahnelenen oyunlarda, görme engelli sanatseverler mekân, zaman, karakterler ve sessizce gelişen olaylar gibi sesli olmayan görsel öğeleri, diyalog aralarında aktarılan sesli betimleme uygulamasıyla detayları kaçırmadan takip edebiliyor. Ayrıca oyun öncesinde gerçekleştirilen özel sahne turları sayesinde görme engelli sanatseverler, obje, dekor ve kostümlere dokunarak sahneyle önceden tanışma fırsatı buluyor. Oyunda kullanılan üst yazı uygulamasıyla ise diyaloglar anlık olarak yazılı şekilde aktarılıyor; böylece işitme engelli sanatseverler için de tiyatro deneyimi erişilebilir hale getiriliyor.
Mersin’de ’Yörük Göçer Kültür Kalır’ şöleni
23 Aralık 2025 Salı - 10:22 Mersin’de ’Yörük Göçer Kültür Kalır’ şöleni Mersin’de ’Yörük Göçer Kültür Kalır’ şöleni çerçevesinde yaşam tarzı, gelenekler, el sanatları ve kültürel değerler tanıtıldı. Yörük kültürüne özgü çadırların kurulduğu, geleneksel objeler ve günlük yaşam görsellerinin sergilendiği şölende yapılan defile de nostaljik bir kültürel yolculuğa sunuldu. Akdeniz Mesleki Eğitim Merkezi ev sahipliğinde Mersin Halk Eğitim Merkezi desteğiyle Yörük kültürünü tanıtmak amacıyla ’Yörük Göçer Kültür Kalır’ şöleni düzenlendi. Okulun bahçesinde kurulan kıl çadırında yer aldığı şölende Yörük kıyafetlerinin sergilendiği defile düzenlendi. Yörük kültürüne özgü kıyafetler, el emeği ürünler ve yöresel unsurlar tanıtıldı. Halk oyunları ekiplerinin gösterileri ve kurulan stantlar ilgi görürken geleneksel objeler de tanıtıldı. Yörük poşusunun da katılımcılara hatıra olarak verildiği program, öğrenciler ve velilerin de katılımıyla yoğun ilgi gördü. "Bu kültürü yaşatabilmenin en güzel yolu da usta öğreticilerimize düşüyor" Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürü Saim Demir, Yörük kültürünün korunmasının önemine dikkat çekti. Demir, "Günümüzde neredeyse dağlarda ve köylerde Yörükler kalmadı. Herkes büyükşehirlere indi. Bu kültürü yaşatabilmenin en güzel yolu da usta öğreticilerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize düşüyor. Bu çalışmaları okullarımızın ve halk eğitimlerimizin içerisine taşıyabilirsek, kültürümüzü yok olmaktan kurtarabiliriz. Yörük deyince akla sürekli göç eden bir topluluk geliyor, oysa bizim de köylerimiz var. Yörükler yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için yüksek dağlara çıkar, kıl çadırlar kurarak yaşamlarını sürdürürler" dedi. "Yörük kültürünü tanıttık" Öğrencilerin sadece mesleki becerilerle değil kültürel değerlerle de donatılmasının önemine vurgu yapan Akdeniz Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Mete Harun ise, "Bugün burada öğrencilerimize sadece mesleki beceri kazandırmakla kalmayıp, aynı zamanda kendi millî kültürlerini ve geleneklerini tanımaları amacıyla bir etkinlik düzenledik. Bu kapsamda öğrencilerimize Yörük kültürünü tanıttık. Yörük kültürü, Türk milletinin en eski ve köklü kültürlerinden biridir. Amacımız, öğrencilerimizin hem mesleki anlamda gelişmelerini sağlamak hem de kültürlerini tanıyarak vatanına ve milletine faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmaktır. Güzel ve anlamlı bir etkinliğe imza attığımızı düşünüyoruz" diye konuştu.
‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisi çıkıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:18 ‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisi çıkıyor Muğla Valiliği koordinesinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ortaklığıyla ve değişik kurum ve kuruluşların destekleriyle ilk kitabı çıkan ‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisinin hazırlıkları devam ediyor. Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkan Yardımcısı ve Marka İletişim Uzmanı Ebru Koralı, MSKÜ Ortaca MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Atabey, Valilik AB ve Dış İliskiler Bürosundan Doç.Dr. Buket Ballıel Ünal ile Kapurcuk Akademi sahibi Av. S. Ece Baysal Güngör Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı ziyaret ederek kitap hakkında bilgi verdiler. Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı adlı ilk eser; Antik döneme ait 35, Osmanlı dönemine ait 6, yöresel ve günümüze ait 25 yemek tarifi olmak üzere toplam 66 özgün tariften oluşuyor. Kitap, Muğla mutfağının binlerce yıla yayılan tarihi birikimini kapsamlı ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Eser; Muğla ve çevresinde yürütülen arkeolojik kazılarda görev alan kazı başkanlarının, kendi bölgelerine ait yemek kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ilişkin sunduğu bilimsel veriler doğrultusunda hazırlandı. Bölüm yazarları tarafından kaleme alınan ilçelerin coğrafi konumu, demografik yapısı ve tarihi süreçleri, kazı alanlarında tespit edilen arkeolojik keşifler ile desteklendı. Editörlerce hazırlanan ürün bazlı bölümler, Muğla mutfağını yüz yıllardır zenginleştiren tarımsal ve doğal ürünleri ele alırken, bu ürünlerle şekillenen yemek tarifleri aracılığıyla tarihten günümüze uzanan güçlü bir gastronomi hafızası sunuyor. Sağlık alanında da büyük önem taşıyan ikinci kitap, ilk eserde yer alan 66 tarifte kullanılan ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında ele aldığı açıklandı. Uzman akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve editörlerin katkılarıyla başlatılan bu çalışma; geleneksel mutfağın yalnızca kültürel değil, aynı zamanda koruyucu ve destekleyici sağlık boyutunu da ortaya koymayı hedefliyor.
Anadolu’nun kadim gelenekleri İnegöl’de yaşatılıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:13 Anadolu’nun kadim gelenekleri İnegöl’de yaşatılıyor İnegöl Belediyesi, 21 Aralık kış gündönümünde Gündüzlü Mahallesi’nde düzenlediği "Toprağın Uykusu" etkinliği ile Anadolu’nun kadim geleneklerini günümüze taşıdı. Bereket, paylaşma ve dayanışma mesajları verilen etkinlik, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasını ve doğayla kurulan kadim bağı yeniden hatırlattı. İnegöl Belediyesi tarafından Kırsal Gündüzlü Mahallesi’nde gerçekleştirilen "Toprağın Uykusu" etkinliği, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasını günümüze taşıdı. Kış gündönümüne denk gelen 21 Aralık’ta düzenlenen programa ilgi yoğun oldu. Anadolu’da toprağın dinlenme ve yenilenme dönemi olarak kabul edilen kış mevsiminin başlangıcını simgeleyen etkinlikte, doğayla kurulan kadim bağ bir kez daha hatırlatıldı. Atalardan miras kalan geleneklerin yaşatıldığı programda bereket, birlik ve dayanışma motifleri ön plana çıktı. Kış, toprağın dinlendiği ve kendini yenilediği zaman dilimidir Kış; toprağın dinlendiği, kendini yenilediği, bahara hazırlandığı bir zaman dilimidir. Doğanın sessiz nefesi ve yeni başlangıçların habercisi olan mevsimde, insanın ve toprağın kendi bedeni içinde istirahate çekildiği bu dönemi kadim Anadolu kültüründe atalarımız boş geçirmemiş. Geçmişte bu zaman diliminde; dualar edilmiş, dilekler tutulmuş, bir araya gelinmiş, paylaşılmış ve bu birlikteliklerle bereket aranmış. İnegöl Belediyesi de bugün bu geleneği Kırsal Gündüzlü Mahallesinde düzenlenen "Toprağın Uykusu" programıyla sürdürdü. Köy seyirlik oyunları gerçekleştirildi Etkinlik kapsamında Anadolu’nun köy seyirlik oyunlarının en önemli örneklerinden biri olan Deve Oyunu, İnegöl Belediyesi Halk Dansları Ekibi tarafından sahnelendi. Büyük beğeni toplayan gösteri, izleyicilere keyifli anlar yaşatırken kültürel bir mirasa da ışık tuttu. Köy evlerini tek tek gezip maniler ve eğlencelerle erzak ve ikramlar toplandı. Bu etkinlikle paylaşma kültürü de unutulmamış oldu. Gastro İnegöl ekibi tarafından da katılımcılara çorba ikram edilirken, Gündüzlü Mahallesi sakinlerinin hazırladığı şipitler ve yöresel lezzetler de sofralarda yerini aldı. Kurulan sofralar, komşuluk ve gönül birliğinin en güzel örneklerinden biri oldu. İnegöl; geleneklerine de sahip çıkıyor 21 Aralık’ın Anadolu’da "kışın doruğu" ve "toprağın uykuya geçtiği zaman" olarak kabul edildiğine dikkat çekilen etkinlikte, kışın bereketli geçmesi, kar yağışının bol olması ve toprağın suya doyması için temenniler dile getirildi. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve su sıkıntılarına da vurgu yapıldı. İnegöl’ün sanayisi, tarımı ve ticareti kadar geleneklerine sahip çıkan yapısıyla da güçlü bir şehir olduğunun altı çizilirken, bu tür etkinliklerle kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının hedeflendiği ifade edildi. Etkinlik, katılımcıların memnuniyetiyle sona ererken, organizasyonda emeği geçenlere ve Gündüzlü Mahallesi halkına teşekkür edildi.
Geri dönüşümle hazırlanan yeni yıl süslemeleri Mersin’i renklendirdi
23 Aralık 2025 Salı - 10:05 Geri dönüşümle hazırlanan yeni yıl süslemeleri Mersin’i renklendirdi Mersin Büyükşehir Belediyesi, yeni yıl öncesinde kentin ana arterleri ve kavşaklarında gerçekleştirdiği süsleme ve ışıklandırma çalışmalarıyla Mersin’i yeni yıla hazırladı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından refüjlerde yapılan peyzaj düzenlemeleriyle kentte yeni yıl atmosferi oluşturuldu. Yeni yıl konulu süslemelerde çam ağaçları, geyik figürleri ve hediye paketleri gibi çeşitli objeler kullanıldı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Proje Şube Müdürlüğünde peyzaj mimarı olarak görev yapan Görkem Arkan, her yıl olduğu gibi bu yıl da Mersin’in yeni yıla rengarenk hazırlandığını söyledi. Arkan, yeni yıl konulu süsleme objelerinin Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığına bağlı atölyelerde, belediyenin kendi ustaları tarafından üretildiğini belirtti. Kullanılan malzemelerin büyük bölümünün geri dönüşüm kapsamında değerlendirildiğine dikkat çeken Arkan, "Yeni yıl konulu süsleme objeleri, daha önce farklı amaçlarla kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamlamış ürünlerden oluşuyor. Bu malzemeleri marangoz ve kaynak atölyelerimizde yeniden değerlendirerek boyuyor, yeni bir görünüme kavuşturuyoruz" dedi. Yapılan çalışmalarla yeni yılın coşkusunu kentin dört bir yanına taşımayı amaçladıklarını ifade eden Arkan, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yeni yılın neşesini tüm kente yaymaya devam ediyoruz" diye konuştu. 2026 yılı hedeflerine de değinen Arkan, Mersin’i peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım alanında yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da örnek gösterilen kentler arasına taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Çalışmalarımızı sevgiyle, özveriyle sürdürüyoruz. Tüm vatandaşlarımıza mutlu yıllar diliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yeşilçam efsanesinin evi "yılan hikayesine" döndü
23 Aralık 2025 Salı - 10:00 Yeşilçam efsanesinin evi "yılan hikayesine" döndü KOCAELİ (İHA) – Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Hulusi Kentmen’in Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki evinde başlatılan restorasyon çalışmalarının 5 yıldır tamamlanamaması tepkilere sebep oldu. İzmit Belediyesi’nce aradan geçen yıllara ve düzenlenen çok sayıda ihaleye rağmen bir türlü tamamlanamayan projeyi eleştiren MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, "Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir proje yapılmış gibi bunun reklamı yapılıyor. Hulusi Kentmen’in bile bu kadar haberi olmamıştır. Fatma Başkan her sene yılda 5 kez burayı haber yaptırarak gündemde tutuyor" dedi. Veliahmet Mahallesinde bulunan ve Türk sinemasının "babacan" karakteri Hulusi Kentmen’in çocukluğunun geçtiği evin restorasyonu için İzmit Belediyesi’nce 2020 yılında başlatılan süreç, aradan geçen yıllara rağmen tamamlanamadı. Sanat evi ve müze olarak kente kazandırılması hedeflenen projenin son durumunu eleştiren MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, yapının defalarca ihaleye çıkılmasına rağmen bitirilememesine tepki gösterdi. "Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir projeymiş gibi bunun reklamı yapılıyor" Yarım kalan restorasyon alanında incelemelerde bulunan Kazan, sürecin 2019 yılında kendi meclis üyeliği döneminde gündeme geldiğini, 2020 yılında ise İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet döneminde ilk ihalenin yapıldığını hatırlattı. Söz konusu yapının 2020 yılından bu yana her yıl birçok kez ihaleye çıkarıldığını söyleyerek, yapının yıllardır aynı noktada tutulduğuna dikkati çekti. İlker Kazan, "Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir proje yapılmış gibi bunun reklamı yapılıyor. Gördüğünüz üzere yapıldı deniliyor ama her yıl, yılda 5 kere bunun reklamı yapılıyor. Ben her seferinde yapılanın değil, yapılmayanın hesabını soruyorum" dedi. "Aynı yer için belki de 10’uncu kez ihaleye çıkılıyor" Belediye yönetiminin sürekli "engelleniyoruz" söylemiyle kamuoyunu meşgul ettiğini ifade eden Kazan, İzmit’e değer katacak işlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu yıl görev süresinin ikinci yılını doldurmuş bir belediye başkanından bahsediyoruz. Buna rağmen aynı yer için belki de 10’uncu kez ihaleye çıkılıyor. Kendisini, yapılmayan işleri reklamlarla anlatmak yerine İzmit’e gerçekten değer katacak işleri hayata geçirmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Hulusi Kentmen’in bile bu kadar filmi olmamıştır" Restorasyon sürecinin sürekli reklam malzemesi yapıldığını kaydeden MHP İlçe Başkanı Kazan, şöyle konuştu: "Hulusi Kentmen’in bile bu kadar haberi olmamıştır ya da bu kadar filmi olmamıştır. Fatma Başkan her sene yılda 5 kez burayı haber yaptırarak gündemde tutuyor. Yılda 5 kere ihaleye çıkıyor. Yapmak mı istemiyor, yoksa sürekli gündemde kalmak için mi bunu yapıyor bilemiyorum. Ama demek ki isteyince yapabiliyor. Yapabiliyorsa da buyursun, bir an önce yapsın." "Camlar takılı değil, bina açık" Yapının fiziki durumuna da değinen Kazan, binanın dış etkenlere karşı korumasız olduğunu belirtti. Restorasyon alanında bilgilendirme tabelasının bulunmadığını ve teslim tarihinin belirsiz olduğunu aktaran Kazan, "Bugün de görüyorsunuz, camlar takılı değil, bina açık durumda. Herkes rahatlıkla içeri girebilir. Yağmurlu havalarda yapılan bütün emekler boşa gidecek. Sonra yeniden aynı ihaleye çıkılacak. İzmitlinin hakkı bir kez daha gasp edilecek. Ne zaman teslim edilecek, ne olacak, buna dair hiçbir açıklama yok. Ruhsatın da bildiğim kadarıyla o dönemde iptal edildiğini ve yeniden ruhsat alınması gerektiğini düşünüyorum. Ancak alanda yetkili kimse olmadığı için net bilgi alınamıyor. Tabelalar da yırtık ve kullanılamaz halde" şeklinde konuştu. "Sanata ve sanatçıya verilen değer ortada" Kazan, Hulusi Kentmen gibi Türk sinemasına damga vurmuş bir ismin adını taşıyan yapının yıllardır atıl vaziyette bekletilmesinin sanata verilen değeri gösterdiğini sözlerine ekleyerek, "Sanata ve sanatçıya verilen değer maalesef burada çok net bir şekilde ortada. Yapının yıllardır bu halde bekletilmesi kabul edilebilir değil" dedi.
"Deliler Koğuşu" Keçiören’de izleyicinin yüreğine dokundu
23 Aralık 2025 Salı - 09:57 "Deliler Koğuşu" Keçiören’de izleyicinin yüreğine dokundu Keçiören Belediyesi Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelenen ve iki perdeden oluşan "Deliler Koğuşu" tiyatro oyunu, izleyicilere hem düşündüren hem de derinden duygulandıran anlar yaşattı. Keçiören Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye taşınan oyun, gerçek yaşanmışlıklardan ilham alan çarpıcı hikâyesiyle izleyicilerin kalbine dokundu. Zaman zaman gülümseten sahneleriyle dikkat çeken Deliler Koğuşu, özellikle dramatik anlatımıyla salondaki birçok izleyiciyi gözyaşlarına boğdu. Oyun boyunca ve finalde yükselen alkışlar, izleyicilerin sahnedeki performansa duyduğu beğeniyi ortaya koydu. Hayatın görünmeyen yönleri üzerine düşündürüyor Yazarlığını ve yönetmenliğini Orhan Şeref Ayça’nın üstlendiği oyun, 17 yıl boyunca ruh ve sinir hastanesinde kalan Mümtaz’ın yaşamı üzerinden, aynı koğuşu paylaştığı insanların hikâyelerini güçlü bir anlatımla sahneye taşıyor. İnsan ruhunun derinliklerine inen oyun, izleyicileri hayatın görünmeyen yönleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Sahnedeki performanslar büyük beğeni topladı Oyunda; Orhan Şeref Ayça, Tugay Tekeci, Başak Ayverdi, Selçuk Emiroğlu, Berra Akbağ, Damla Haylaz, Barış Savaşçı ve Nuray Tuncel rol aldı. Sahnedeki etkileyici performansları izleyicilerden tam not alan oyuncular, uzun süre ayakta alkışlandı. Oyunu büyük bir beğeniyle izlediklerini belirten sanatseverler, Deliler Koğuşu’nun kendilerini derinden etkilediğini dile getirdi. İzleyiciler, oyunun hem gülümsettiğini hem de insanın iç dünyasına dokunan yönüyle yoğun duygular yaşattığını ifade etti. Oyun sırasında gözyaşlarını tutamadıklarını belirten izleyiciler, sahnelenen hikâyenin uzun süre hafızalarından silinmeyeceğini söyledi. Başkan Özarslan’a teşekkür Keçiören Belediyesi’nin kültür ve sanata verdiği önemden duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti. Sanatseverler, böylesine etkileyici bir oyunu ücretsiz izleyebilmenin kendileri için çok kıymetli olduğunu vurgularken, emeği geçen tüm sanatçılara teşekkürlerini iletti.
Dünya halıları bu koleksiyonda
23 Aralık 2025 Salı - 09:15 Dünya halıları bu koleksiyonda Samsun’da görev yapan bir öğretmen, 25 farklı ülkeden topladığı 150 duvar halısından oluşan koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Müzik öğretmeni olarak görev yapan Seçkin Esen (55), şimdiye kadar edindiği kazanımını farklı bir amaç uğrunda kullanıyor. Dünyanın birçok kıtasına giderek kültürel değeri olan duvar halılarını toplayan Esen, 25 farklı ülkeden onlarca halı satın aldı. Halıları koleksiyon hâline getiren Seçkin Esen, yurt içi ve yurt dışından topladığı 150 halıdan 40’ına hikâye yazarak proje oluşturdu. Geçen yıl 120 halısını Mersin’de sergileyen Esen, koleksiyonuna dünyadan birçok halı daha ekledi. Esen ayrıca göz bebeği olarak gördüğü halıların satılık olmadığını ancak sürekli olarak koleksiyonunu genişlettiğini sözlerine ekledi. Müzik Öğretmeni Seçkin Esen, "Koleksiyonumuzu imkânlar dâhilinde genişletmeye çalıştık. Yine yurt dışından bulduk, yurt içinden bulduk, yurt dışından gelenleri bulduk ve koleksiyonumuz genişledi. 25 tane daha koleksiyonumuza halı kattık. 150’ye yakın halımız var. Çok değerli duvar halılarımız mevcut. Bu halıları ülkemize yakışan bir şekilde sergiye çıkaracağız. Koleksiyonu gelecek kuşaklara aktarılacak bir miras olarak değerlendiriyoruz. Yani bir araba olsa, ev olsa, tarla olsa değer verebiliriz. Bizim için ülkemizde böyle bir çeşitliliğin olması, böyle bir koleksiyonun olması her şeyden daha değerli" dedi. "Japonya’dan Almanya’ya, Çin’den İspanya’ya birçok ülkenin halısı bu koleksiyonda" Doğudan başlayarak birçok kıtadan o yöreye ait duvar halılarını topladığını dile getiren Esen, "Halı koleksiyonuna doğudan başladık biz. Öncelikle Türk cumhuriyetlerinden, Çin’den, Japonya’dan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan oralardan duvar halıları aldık. Daha sonra İran, Irak kısmından aldık. Savaştan önce gittiğimizde Ukrayna’dan aldık. İtalya’dan var, İspanya’dan var, Hindistan’dan var, Almanya’dan var. Yaklaşık 25 ülkeden halı topladık. Koleksiyondaki halılarda değişik güzellikte ve ender olan halılar var. Türkmenistan’dan ipek dokuma halılar ender halılardır. Bizi bilenler çeşitli ülkelerden önce halının fotoğrafını atıyor. Kriterlerimize uyuyor mu, ender mi bunlara bakıp sonra da gidip alıyoruz" diye konuştu. "Koleksiyondaki tüm halılar benim göz bebeğim" Tüm halılarını göz bebeği olarak gördüğünü de sözlerine ekleyen Esen, "Tüm halılar benim göz bebeğim. Oğlum da tüm bu eserlere, mirasıma sahip çıkacak" dedi. Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda lisans, İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nde de yüksek lisans yapan Seçkin Esen, en büyük hobisinin duvar halılarını izlemek olduğunu sözlerine ekledi.