KÜLTÜR SANAT
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:57 Ahlat’ta bayram geleneği yaşatılıyor: Halise yemeği aynı sofrada buluşturuyor Bitlis’in Ahlat ilçesinde yıllardır yaşatılan bayram geleneği, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. İmece usulüyle hazırlanan geleneksel "Halise yemeği", bayram günü tüm köylüleri aynı sofrada buluşturuyor. Ahlat ilçesine bağlı Cemalettin köyünde yıllardır yaşatılan bayram geleneği, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Köyde her bayram imece usulüyle hazırlanan geleneksel "Halise yemeği", bayram günü tüm köylüleri aynı sofrada buluşturuyor. Yörede "döğme" adı verilen aşurelik buğday ile tavuk etinden yapılan halise, uzun süren pişirme sürecinin ardından üzerine eklenen doğal eritilmiş tereyağıyla servis ediliyor. Birçok bölgede "tavuk etli keşkek" olarak da bilinen bu özel yemek, Cemalettin Köyü’nde bayram sofralarının vazgeçilmezi olarak öne çıkıyor. Bayram sabahı hazırlanan halise, köy halkının imece usulü katkısıyla yapılıyor. Ardından köyde yaşayan vatandaşlar bir araya gelerek hem bayramlaşıyor hem de geleneksel lezzeti aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Cemalettin Köyü Muhtarı Abdullah Cebe, köyde bayramların dayanışma ve kaynaşma içerisinde geçtiğini belirterek, tüm köylülerin bayram günü bir araya geldiğini söyledi. Cebe, geleneksel olarak hazırlanan Halise yemeğinin hep birlikte yenildiğini ve bu kültürün nesilden nesile aktarılmaya devam ettiğini ifade etti.
"Çoban İsa" figürünün keşfedildiği lahit tarlası gece gündüz korunuyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 12:36 "Çoban İsa" figürünün keşfedildiği lahit tarlası gece gündüz korunuyor Papa 14. Leo’nun ziyaret ettiği dünyaca ünlü tarihi kent İznik’te yeni önemli bir eser daha keşfedildi. Bursa’daki Hisardere Nekropolü’nde yürütülen kazılarda, Anadolu’da şimdiye dek bilinen tek örnek olma ihtimali taşıyan "Çoban İsa" figürü gün yüzüne çıkarıldı. Figürün çıkarıldığı alan olan lahit tarlası gece gündüz yüksek güvenlikle korunuyor. Bursa’nın İznik ilçesinde lahit tarlası olarak bilinen Hisardere Nekropolü’nde önemli bir eser daha keşfedilmişti. Hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan ’Çoban İsa’ (Good Shepherd) figürü, hipogee mezarın kuzey duvarında fresk halinde tespit edildi. M.S. 2. ve 5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü’nde, İznik’e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. Çevresinde kuş uçurtulmuyor 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekerken, ’Çoban İsa’ figürünün bulunduğu alan havadan ve karadan 7/24 korunuyor. Alana bir insanın yakınlaşması durumunda ise alarm devreye giriyor. Nekropol alanı yüksek teknolojili ve gece görüş özelliği bulunan 6 kamerayla gece ve gündüz izleniyor. Sanat Tarihçisi Hüseyin Acarol, "Hipojenin çıktığı nekropol alanına hipojenin yapılması gerçekten çok özel bir şey ve hipojenin duvarlarında bulunan ’Çoban İsa’ özellikle Yuhanna 10, 11 ve 18. ayetlerde Çoban İsa geçer ve Çoban İsa 1800’lü yıllarda Roma’da açılan hipojede ilk defa bulundu. Çoban İsa çizimi olan hipojeler medeniyetin yoğun yaşandığı yerlerde olur. İznik daha öncelerden Nicea, Helikore gibi isimlerle de tarihte yerini almıştır. Hâla İznik bir ’altınşehir’dir ve Çoban İsa çiziminde betimleme olarak rehberlik, önderlik, koruma, güvenlik ve fedakârlık vardır. Aynı zamanda koyunları uğruna can veren ve bütün fedakârlığı ile Çoban İsa omuzlarında koyun taşır. Özellikle Papa’nın gelişi ile ilgili ben ortaya yeni çıkan taban mozaiklerini de önemsiyorum. İznik çok önemli, mesela Roma Tiyatrosu diyeceksiniz, neden İznik tercih ediliyor? Mesela Osmanlı zamanına döndüğümüzde Divan Edebiyatına kayıtlı yedi tane şair vardır. İznik hep merkez olmuş ve onun için İznik’in önemi çok büyük. İzmit depremi M.S. 325 yılları arasında dokuz ve dokuzun üstünde üç büyük deprem sonrasında İznik toprak altında kalmıştır. İznik’in surlarının içi açılmış olsa ve tamamen kazılıp bir cam yapılsa dünyanın en büyük antik kenti var diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Söke’de Priene Antik Kenti için önemli adım
20 Aralık 2025 Cumartesi - 12:06 Söke’de Priene Antik Kenti için önemli adım UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi yolunda önemli bir süreç başlatan Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı Danışma Kurulu, ilk toplantısını Söke’de gerçekleştirdi. Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı Danışma Kurulu toplantısı, Söke Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkındaki Yönetmeliği" kapsamında oluşturulan Danışma Kurulu, alan yönetiminde kilit rol üstlenen yapılardan biri olarak ilk kez Söke’de bir araya geldi. Alan yönetiminin iki ana yapısından biri olan Danışma Kurulu’nun ilk gününde, Priene Antik Kenti’nde inceleme gezisi gerçekleştirildi. Kurul üyeleri, antik kentteki mevcut durum ve yürütülen çalışmalar hakkında yerinde değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ikinci günü ise Söke Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan oturumlarla devam etti. Toplantıya, Priene Antik Kenti Alan Başkanı Mine Aşçı başkanlığında, Priene Kazı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert, farklı üniversitelerden akademisyenler, mimarlar, şehir plancıları, koruma uzmanları, turizm temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri katıldı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de toplantıda yer aldı. Toplantıda konuşan Alan Başkanı Mine Aşçı, Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi’ne girme yolunda somut adımların atıldığını belirterek, "Alan Başkanlığının oluşumunun ardından paydaşlarla yapılan ara toplantılar çok kıymetliydi. Danışma Kurulu üyelerimizin görüş, öneri ve değerlendirmeleri sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor" dedi. Toplantının ilk oturumunda, Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert tarafından kazı çalışmalarının geçmişi ve önümüzdeki döneme ilişkin kazı programı hakkında bir sunum yapıldı. Ardından Danışma Kurulu üyelerinin görüş ve önerileri dinlendi. İkinci oturumda yapılan oylama sonucunda, Danışma Kurulu Başkanlığı’na Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert, Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu üyeliklerine ise Dr. Ahmet Ali Altın ve Söke Ticaret Odası Başkanı Metin Sakalar seçildi. Priene Antik Kenti için tarihi bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirilen toplantı, kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir yönetimi ve uluslararası tanınırlığın artırılması adına önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.
Samsun’da coğrafi işaretli ürün sayısı artıyor
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:29 Samsun’da coğrafi işaretli ürün sayısı artıyor Doğası, tarihi ve kültürel birikimiyle Karadeniz’in öne çıkan şehirlerinden Samsun’da, coğrafi işaretli ürünlere yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Samsun’da tescilli ürün sayısı 17’ye ulaştı, 6 ürünün de coğrafi işaret başvuru süreci devam ediyor. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, kentin sahip olduğu yerel değerlerin korunması, tescilli ürün sayısının artırılması ve ekonomik katma değerin güçlendirilmesine yönelik süreçler ele alındı. Toplantıda, Samsun’un coğrafi işaretli ürünlerinin tanıtımı ve sürdürülebilirliği konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Valilikten yapılan değerlendirmede, Samsun’da coğrafi işaret sürecinin 2005 yılında Bafra Pidesi ile başladığı hatırlatılarak, 2025 yılı itibarıyla Samsun kaz tiridi, Samsun simidi, Bafra kaymaklı lokumu, Bafra nokulu, Bafra zembili, Çarşamba pidesi, Çarşamba keşkeği, Çarşamba kıvratması, Çarşamba sekiz köşe kasketi, yumurta topuk Çarşamba ayakkabısı, Terme pidesi, Salıpazarı kestane balı, Yakakent mantısı, Vezirköprü semaveri, Vezirköprü susuz bezi ve Vezirköprü Tahtaköprü kilimi ile birlikte tescilli ürün sayısının 17’ye ulaştığı belirtildi. Ayrıca 6 ürünün de coğrafi işaret başvuru sürecinin devam ettiği ifade edildi. Toplantıda; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Selahattin Altunsoy, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ile İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Muhammet Meclis hazır bulundu.
Türk dünyası Samsun’da buluştu: 9 ülkeden kültür şöleni
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:14 Türk dünyası Samsun’da buluştu: 9 ülkeden kültür şöleni "Dünya Türk Dili Ailesi Günü", Samsun’da uluslararası nitelikte düzenlenen renkli bir kültür programıyla kutlandı. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin(OMÜ) katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Türk dili ailesine mensup 9 ülkeden gelen katılımcılar kültürlerini Samsunlularla buluşturdu. SBB Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen programda Azerbaycan, Kazakistan, Güney Türkistan gibi birçok Türk dünyası ülkesinin kültürel değerleri tanıtıldı. Halk oyunları gösterileri, geleneksel müzik dinletileri ve yöresel lezzetlerin sunulduğu etkinlik izleyicilerden büyük ilgi gördü. Türk dünyasının ortak dili, kültürü ve tarihine dikkat çekilen programda, sahnelenen gösteriler salondakilere görsel bir şölen yaşattı. Farklı coğrafyalardan gelen sanatçılar, sergiledikleri performanslarla kültürel bağların gücünü bir kez daha ortaya koydu. Program, Türk dünyasının zengin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi. "Kimliksizleştirme çağrısına kollarımızı makas gibi açıyoruz" Programda protokol konuşmaları da yapıldı. Organizasyonun tertip komitesi adına konuşan Emre Başoğlu, "Maalesef kimliksizleşen, köksüzleşen, mazisini ve tarihini unutan bu anlamda küresel güçler tarafından propaganda yapılan bir çağda yaşıyoruz. Biz bu programı bu yüzden çok önemsiyoruz. Diyoruz ki küresel sistemin köksüzleştirme ve kimliksizleştirme çağrısına kollarımızı makas gibi açıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bundan yarım asır önce böyle bir manzarayı nesiller belki de hayal edemezdi" OMÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serkan Şen, "Türklük artık dünyanın yükselen yıldızı olarak söylenen değil, söyleyen olma hürriyetine doğru hızla ilerliyor. Samsun ilk adımın şehridir. Samsun başlangıçların şehridir. Bu şehirde böylesinde anlamlı bir günü kutlamanın, dünyanın dört bir tarafından gelen öğrencilerle buluşmanın hazzını yaşıyoruz. Bundan yarım asır önce böyle bir manzarayı nesiller belki de hayal edemezdi" dedi. "Bunun sonuçlarını çok güzel yaşayacağız ve hissedeceğiz" Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, "Belki 1940 yıllarda Türklük kelimesini ifade ettiğimiz zaman, Türk dünyasını ifade ettiğimiz zaman zindanlara atılan büyüklerimizden, bugün salonları dolduran gençlerimize selam olsun. 300 milyonluk bir nüfus. Hangisine giderseniz gidin kendinizi yabancı hissetmeyeceğiniz ülkeler. Bunların bir araya geldiği, diri olduğu, iri olduğu zaman dilimi çok yakın. Bu zaman dilimi müjdesini karşımda görüyorum. Bunun sonuçlarını çok güzel yaşayacağız ve hissedeceğiz" şeklinde konuştu. "Düşmanın ülkesi viran olacak, Türkiye büyüyecek, Turan olacak" AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Ziya Gökalp, ‘Düşmanın ülkesi viran olacak, Türkiye büyüyecek, Turan olacak’ demişti. Hasret ve vuslat duyguları vardır; biz bütün hasreti vuslat için yaşarız. Bugün burada görüyorum ki, çok büyük bir hasret artık vuslata ermiş durumda. Ancak buna rağmen hasret duygusu hâlâ canlılığını koruyor." Programa katılan öğrencilere verilen teşekkür belgesi ile organizasyon sona erdi.
"Üç Jokerli Konken" Almanya’da beğeni topladı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 10:05 "Üç Jokerli Konken" Almanya’da beğeni topladı Kocaeli Şehir Tiyatroları, Almanya’da düzenlenen 10. Türk-Alman Tiyatro Festivali’ne bu yıl sevilen oyunu "Üç Jokerli Konken" ile damgasını vurdu. Tek perde olarak sahnelenen komedi oyunu festival programının öne çıkan yapımlarından biri olurken, seyirciler oyunu dakikalarca ayakta alkışladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Şehir Tiyatroları, 10. Türk-Alman Tiyatro Festivali için gittiği Almanya’da büyük beğeni topladı. Şehir Tiyatroları’nın hem güldüren hem de düşündüren oyunu "Üç Jokerli Konken" bu kez yurtdışında izleyicisiyle buluştu. Festivalde salonu dolduran tiyatroseverler, oyunun hem güçlü oyunculuklarına hem de sahne üzerinde kurduğu samimi ve eğlenceli atmosfere adeta hayran kaldı. Almanya’da büyük ilgiyle karşılanan "Üç Jokerli Konken" özellikle konusuyla dikkat çekti. Oyun, üç yakın arkadaşın yıllardır süren konken buluşmalarında beklenmedik sırlar, kırılmalar ve komik çatışmalarla dolu yüzleşmeye dönüşmesini konu alıyor. Bu üç arkadaşın evrensel dostlukları da bu yanıyla izleyiciyi hem güldürdü hem de duygu dolu anlar yaşattı. İzleyiciden özgü dolu yorumlar Oyun sonunda yapılan söyleşide seyirciler, özellikle karakterlerin içtenlikli performansları ile oyunun ritmi ve sahneleme dili hakkında övgü dolu yorumlarda bulundu. Festival yetkilileri, Kocaeli Şehir Tiyatroları’nı Türk tiyatrosunun Almanya’da güçlü temsilcisi olmayı sürdürmesinden dolayı tebrik etti. Kocaeli Şehir Tiyatroları, uluslararası festivallerde yer almaya devam ederek hem Türkiye’yi hem de kentin kültür sanat vizyonunu gururla temsil etmeyi sürdürüyor.
Gümüşhane’de Endonezya rüzgârı esti
20 Aralık 2025 Cumartesi - 09:46 Gümüşhane’de Endonezya rüzgârı esti Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrenim gören Endonezyalı öğrenciler, ülkelerinin kültürünü tanıtmak amacıyla ’Endonezya Festivali’ düzenledi. Gümüşhane Üniversitesi Dr. Mustafa Çalık Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlen etkinlikte Endonezyalı öğrenciler yöresel kıyafetleriyle birlikte, ülkelerine özgü geleneksel dansları, Batik sanatı ile Ebru sanatı ve yöresel yemekleri katılımcıların beğenisine sundu. Özellikle sergilenen dans gösterileri izleyicilerden büyük ilgi görürken, programa katılan protokol üyeleri ve vatandaşlar etkinliği ilgiyle takip etti. Kültürel etkileşimin ön plana çıktığı programda katılımcılar Endonezya kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. "Uluslararası öğrenciler sayesinde farklı dünyalarla tanışıyoruz" Dünyadaki insanların kültür noktasında birbirilerini tanımanın en önemli yolunun eğitim olduğunu vurgulayan Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, "Bugün Türkiye dünyanın dört bir tarafından gelen yüzbinlerce uluslararası öğrenci sayesinde artık farklı dünyalarla tanışıyor. Gümüşhane Üniversitesi’nin çatısı altında 70’in üzerinde ülkeden gelen kardeşlerimiz olmasa Gümüşhaneli bir insanın bir Endonezyalı ile tanışma ihtimali yüzde kaçtı. Gümüşhane Üniversitesi çatısı bu imkânı bize sağladı ki dünyanın Türkiye’den belki de 10 binlerce kilometre uzağında olan ülkelerden kardeşlerimizin yaşam kültürü, anlayışları ve hayatı nasıl kavradıklarını bugün öğrenebiliyoruz ki öğrendikçe de hepsini çok seviyoruz" dedi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız da, "Bizim Endonezya’yla aramızda çok kadim bir kültürel bağ var. Özellikle Kanuni zamanında Endonezyalı dindaşlarımız Kanuni Sultan Süleyman’dan bir yardım talebinde bulunmuş ve o günkü şartlarda giden kadırgalarla o ülkeyle aramızda bir bağ kurulmuştur. Her ne kadar bugün modern dünyanın haritalarında iki ayrı coğrafya oldukça mesafeler göstermiş olsa bile kültürel olarak oldukça yakın bir coğrafyadan, oldukça yakın iki insan grubundan bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. Gümüşhane Üniversitesi’nde eğitim gören Endonezyalı Muhammed Refaldy ise, "Bu etkinliği Gümüşhane’de Endonezya’daki kültürünü tanıtmak için yaptık. Türkiye ile bizim kültürümüz arasında bağlantı da var bence, bizde Batik ve Ebru sanatı kültürü var. Batik kültüründe sadece kumaşlar farklı. Bence Türkiye ve Endonezya arasında eskiden beri bir bağ var" diye konuştu. "Kültürümüzü tanıtabildiğimiz için çok mutluyuz" Ülkelerini tanıtmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Aqilah Şurahman 26, "Biz ülkemizi herkese tanıtmak istiyoruz. Çok mutluyuz, biz aslında az kişinin katılacağını düşünüyorduk ama Maşallah insanlar çok fazla ilgi gösterdi. Bu yüzden çok mutluyuz kültürümüzü tanıtabildik" ifadelerini kullandı. Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Cansu Güldoğan da "İnsanlar burada Endonezya kültürünü tanıma fırsatı buldu. Dans gösterileri çok hoşuma gitti ve Türkçe konuşmaları, bizim kültürümüzü de tanımaya çalışmaları da ayrıca hoşuma gitti" dedi. "Bayburt’ta çok Endonezyalı yok, buraya vatandaşlarımı görmeye geldim" Bayburt’a gelin olarak giden ve Bayburt’ta kendisi ve bebeği dışında çok az Endonezyalı olduğunu ifade eden Delyma Okur, "Burada olduğum için çok mutluyum çünkü Bayburt’ta sadece ben ve bebeğim var. Diğer Endonezyalı vatandaşlarım ile buluşmak için buraya geldim. Onlarla kendi dilimizde konuştum kendi dilimi konuşmayı özlemişim. Endonezya yemeklerini de tekrar tatmak çok güzel oldu. Burada gerçekten evimde hissettim" diye konuştu. Gümüşhane Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Doç. Dr. İsmail Çalık ise, "Öğrencilerimiz bu festival için çok büyük emek sarf ettiler. Kendi yörelerindeki kıyafetleri, oyunları bizlere izlettirdiler. Bizim temel görevimiz Gümüşhane’ye gelen öğrencilerimizin uyum süreçlerini daha da kolaylaştırmak, onlara destek olmak. Gümüşhane’deki tüm paydaşlarla bir araya gelerek bu etkinliği düzenlemek için katkı sunduk" ifadelerini kullandı.