Son Dakika
|
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran, Tel Aviv’i vurdu: 6 yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Irak’ta Haşdi Şabi'ye ABD-İsrail saldırılarına karşılık verme yetkisi
’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi
Kaan Kundakçı cinayetinde Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun gözaltına alındığı anlar kamerada
İran Milli Takımı kamp için Antalya’ya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazak mevkidaşı Tokayev ile görüştü
MSB: Ağrı’da 1 asker şehit oldu
Pakistan Başbakanı Şerif: "ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırız"
KÜLTÜR SANAT
OMÜ’de Aşık Veysel anıldı
24 Mart 2026 Salı - 20:59:27
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (OMÜSEM) ile Türk Halk Müziği Topluluğu iş birliğinde, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) "Aşık Veysel Anma Etkinliği" gerçekleştirildi. Programda, Türk halk ozanlığının en güçlü temsilcilerinden Aşık Veysel’in unutulmaz eserleri ve derin anlam dünyası yeniden hayat buldu. Türk halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun Türk halk müziğine kazandırdığı eserleri ve kültürel mirasını anmak amacıyla düzenlenen etkinlikte ilk olarak Prof. Dr. Bekir Şişman, Aşık Veysel’in hayatı, sanat anlayışı, kaleme aldığı şiirlerin hikayelerini ve Türk kültürüne katkıları üzerine bir konuşma yaptı. Etkinliğin devamında, Öğr. Gör. Dr. Oğuz Yılmaz şefliğinde OMÜSEM ve Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından Aşık Veysel’e ait eserler seslendirildi. Konserde "Ben Gidersem Sazım Sen Kal", "Dünyada Tükenmez Murat Var İmiş", "Güzelliğin On Para Etmez", "Derdimi Dökersem Derin Dereye", "Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana", "Gelmez Yola Gidiyorum", "Beni Hor Görme Gardaşım" ve "Uzun İnce Bir Yoldayım" gibi unutulmaz türküler yer aldı. Program, sanatçının kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekilmesiyle sona erdi.
24 Mart 2026 Salı - 19:01
Çorum’da 3. Puduhepa Kadın Kültür Festivali başladı
Çorum’da bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Hitit İmparatorluğu’nun güçlü kadın figürlerinden Puduhepa adına gerçekleştirilen kültür festivali yoğun katılımla başladı. Kortej yürüyüşü ve sahne gösterileriyle devam eden program, katılımcılardan ilgi gördü. Çorum Belediyesi tarafından organize edilen festival için Hürriyet Meydanı’nda toplanan kadınlar, belediye bandosu eşliğinde Bedesten’e kadar yürüdü. Festivalde sahne alan halk oyunları ekibi, sergilediği gösteriyle izleyicilerden beğeni topladı. Kadınların toplumsal hayattaki yerini anlatan koreografi de katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Programda konuşan Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, kadınların kültürü geleceğe taşıyan en önemli unsur olduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin toplumsal farkındalığa katkı sağladığını ifade etti. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ise festivalin daha geniş kapsamlı hale getirildiğini belirterek, "Bu yıl daha neşeli yapıyoruz. Daha fazla etkinlikle yapıyoruz. Allah’ın izni ile kadının gücünü, kadının enerjisini tüm şehre yansıtacağız. Bundan sonra da geleneksel hale gelecek ve devam edecek" dedi.
24 Mart 2026 Salı - 17:38
Bayburt’ta Nevruz coşkusu: Bayram ateşi yakıldı, örste demir dövüldü
Bayburt’ta Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası kapsamında düzenlenen Nevruz Bayramı programında şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sahnelendi, örste demir dövülüp nevruz ateşinin üzerinden atlandı. Bayburt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen programda, baharın gelişiyle birlikte yeniden dirilişi, birlik ve beraberliği simgeleyen Nevruz, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan etkinliklerle kutlandı. Kutlama programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Etkinlikte 17 Türk devletini temsil eden bayraklarla geçiş gerçekleştirilirken, bayrak, Nevruz Bayramı bugün ve esenlik muştusu adlı şiirler seslendirildi, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Program kapsamında Dede Korkut ve Bamsı Beyrek temsili sahnelendi. Türk dünyasının bilge atası Dede Korkut’u Kurban Çil, Bamsı Beyrek’i ise Samet Erdaş canlandırdı. Programda ayrıca izleyenlere Bamsı Beyrek Okçuluk Kulübü tarafından okçuluk gösterisi sunuldu. Türk kültüründe geçmişi eskiye dayanan, denge, kuvvet ve beceriye dayalı geleneksel spor dallarından biri olan mas güreşi, öğrenciler tarafından sergilenen gösteriyle tanıtıldı. Bayburt barlarının oynandığı kutlamalarda, nevruz geleneğinin simgeleri arasında yer alan örste demir dövme ve ateşten atlama etkinlikleri gerçekleştirildi. Programda konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, "Nevruz, aziz milletimizin köklü tarihinden süzülerek günümüze ulaşan birlik ve beraberlik, kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürlerinden birisidir. Ortak geçmişimizin izlerini taşıyan bu kadim bayram, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören anlayışımızın ve ortak değerler etrafında kenetlenme irademizin anlamlı bir ifadesidir. Orta Asya’dan Anadolu’ya, Kafkaslar’dan Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir gönül coğrafyasında yüzyıllardır yaşatılan Nevruz, bizlere dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte güç olmayı hatırlatan köklü bir mirastır" dedi. Renkli görüntülere sahne kutlamalar, at binme, ok atma, geleneksel oyunlar, ikramlar ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
24 Mart 2026 Salı - 16:44
Çorum’da nevruz coşkusu
Baharın müjdecisi Nevruz, Çorum’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Valilik ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde Hasanpaşa Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki kutlama programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mehter ve halk oyunları gösterileri sonrası günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı ve şiirlerin okunduğu etkinlikte, yumurta tokuşturma, ip çekme, çuval ve yumurta taşıma yarışmaları düzenlendi. Ardından geleneksel nevruz ateşi yakıldı. Temsili demir dövme etkinliği sonrası katılımcılara çeşitli ikramlar yapıldı. "Nevruz, kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak kültürümüzün güçlü bir ifadesidir" Programda konuşan Vali Yardımcısı Cengiz Nayman, "Nevruz, kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak kültürümüzün güçlü bir ifadesidir. Bu anlamlı gün bizlere geçmişten aldığımız değerleri geleceğe taşıma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Kadim medeniyetimizin beşiği olan bu topraklarda kültürel çeşitliliğimizi zenginlik olarak gören bir anlayışla birlik ve beraberliğimizi her daim korumak en büyük görevimizdir" dedi. "Esas olan bahardır ve o bahar bir gün mutlaka gelecektir" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Nevruz’un en önemli özelliği, kışın karanlığı, kışın soğuğu, kışın pusu ve isi eşiğidir. Esas olan bahardır ve o bahar bir gün mutlaka gelecektir. Nevruz’un en önemli anlamı umuttur" diye konuştu. "Zamanla Anadolu’nun köklü birikimiyle Nevruz olarak yaşatılmaya devam etmiştir" Nevruzun geçmiş kökenine değinen İl Kültür Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş da, "Bu topraklarda yaklaşık 3 bin 500 yıl önce Hitit çivi yazılı tabletlerinde Purulya Bayramı olarak anılan ve Hititlerin başkenti Hattuşa’da Bahar Bayramı olarak kutlanan Nevruz, zamanla Anadolu’nun köklü birikimiyle Nevruz olarak yaşatılmaya devam etmiştir" dedi. "Yüzyıllardan beri kutlanan doğanın uyanışı, baharın başlangıcı" Birlik ve beraberlik kavramlarından bahseden Hasanpaşa Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Güneysu ise, "Yüzyıllardan beri kutlanan doğanın uyanışı, baharın başlangıcı olan Nevruz’un Türkiye yüzyılı hedefinde yürüyen ülkemizde daha nicelerinin barış, kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde kutlanması dileğiyle tekrar hoş geldiniz diyorum" ifadelerine yer verdi. Programa Vali Yardımcısı Cengiz Nayman’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, İl Kültür Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Mart 2026 Pazar- 21:33
Bolu’daki tarihi konağa tatilcilerden yoğun ilgi
2
24 Mart 2026 Salı- 12:39
İstanbul’da zamanın 400 yıllık hikayesi sergileniyor
3
24 Mart 2026 Salı- 10:38
İncir uyutması, adını 2-3 saat uykuya bırakılmasından alıyor, geleneksel tadıyla sofraları süslüyor
4
24 Mart 2026 Salı- 09:31
İsmail Sarıçay’ın 15. kitabı "Hasret" raflarda
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 12:17
Hisarcık’taki tarihi Roma hamamı bakımsızlıktan yok oluyor
13 Aralık 2025 Cumartesi - 09:30
Vali Çiftçi’den esnafa ahde vefa
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, kentin köklü ticaret geleneğinin yaşatıldığı Bat Pazarı Çarşısı’nda esnafla bir araya geldi. Vali Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet; şehrin hafızasını taşıyan çarşıda tam 52 yıldır aynı dükkânda dikiş makinelerine yeniden hayat veren Metin Demiryumruk Usta ile sohbet etti. Bahadır Esnaf Çayevinde limonlu çay eşliğinde vatandaşları dinleyen Vali Çiftçi, Bilgi Kuyumcu Atölyesinde, ustalar Sefa Bilgi ve Fatih Bilgi tarafından özenle imal edilen Erzurum Burma Altın Bilezik’in ince işçiliğini yerinde gördü. Yarım asırdır Bat Pazarı’nda terzilik mesleğini sürdüren Mahmut Öztürk’ün dükkânında, el emeğinin zarafeti ve meslek aşkının izlerine şahit olan Vali Çiftçi, perde ve ev tekstili mesleğini dededen toruna taşıyan Seha Yaşarbaş ile geleneğin yüzyıllık yolculuğu üzerine konuştu. Tam 60 yıldır yorgancılık yapan, çarşının en eski ustalarından Şaban Tığcı’ya ve diğer tüm esnafa bol bereketli kazançlar dileyen Vali Mustafa Çiftçi’nin ziyaretine Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat, Terziler ve Ev Tekstili Odası Başkanı Mehmet Kazanç, Taşmağazaları Koruma, El Sanatları, Değerli Metallerin Tanıtma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hakan Tazegül de katıldı.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 09:21
Depremlerle ağır hasar alan Kahramanmaraş’ın tarihi yeniden ayağa kalkıyor
Kahramanmaraş Ulu Camii’nde restorasyon çalışmalarında sona gelindiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Ramazan ayı içerisinde ibadete açmayı hedefliyoruz. Tarihi Kahramanmaraş Kale’mizin restorasyonuna başlandı. Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi’nde de aslına uygun yeniden inşa süreci başladı" dedi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, şehir merkezinde restorasyon çalışmaları devam eden Ulu Camii, Tarihi Kahramanmaraş Kalesi ve Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi’nde incelemelerde bulundu. Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Rölöve Anıtlar Bölge Müdürü Kemal Yenmez, İl Kültür ve Turizm Müdürü Eshabil Yıldız ve basın mensupları da saha ziyaretlerinde Başkan Görgel’e eşlik etti. Tarihi mekanlarda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Görgel, son duruma ilişkin de ekiplerden bilgiler aldı. Başkan Görgel, incelemelerin ardından tarihi mekanlarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Ulu Camii’miz, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar aldı" Başkan Görgel, "Ulu Camii, bölgenin ve şehrimizin en önemli tarihi yapılarından biri. Şehrimiz ve hemşehrilerimiz için manevi bir öneme sahip. Yaklaşık 580 yıllık mazisiyle bölgedeki Türk İslam mimarisinin en önemli örneklerinden olan Ulu Cami’miz, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından hızlıca başlatılan projelendirme çalışmalarının ardından 2 yıla yakın zamandır çok kapsamlı ve nitelikli bir çalışma yürütülüyor. Güçlendirme, askılama, ahşap kirişlerin aslına uygun bir şekilde yenilenmesi gibi yaklaşık 400 kalem işi barındıran gerçekten büyük ve nitelikli bir çalışma. Duvarlardan arındırılmış, meydanla bütünleşmiş bir yapı olacak. Artık son aşamalara gelmiş durumdayız. İnşallah Ramazan ayı içerisinde Ulu Camii’mizi ibadete açmayı hedefliyoruz. Millî Mücadelemizin şahidi, bayram sevinçlerimizin ev sahibi Ulu Camii’miz özgün mimarisiyle yeniden şehrimizin manevi iklimini beslemeye devam edecek" dedi. Arasa Camii’nde yürütülen süreçler hakkında da bilgi veren Başkan Görgel, "Arasa Camii’miz de 6 Şubat depremlerinde çok ciddi zarar gördü. Camiimizin sadece bir kısmı tescilli bir yapıydı. Bunu koruyarak inşallah camiimizi aynı bölgede aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edeceğiz" cümlelerini kaydetti. "Kalemizin restorasyonuna başlandı" Açıklamalarında Tarihi Kahramanmaraş Kalesi’ndeki çalışmalara da değinen Başkan Görgel, "Şehrimizin sembol mekanlarından biri de Tarihi Kahramanmaraş Kalesi. 6 Şubat depremleri Tarihi Kale’mizde de ciddi hasara sebep oldu. İç surlarında ve sosyal alanlarında yıkımlar meydana geldi. Restorasyon projesinin hazırlanmasının ardından bu ay itibariyle kalemizin restorasyonuna başlandı. Sur duvarlarının iyileştirilmesi ve sağlamlaştırılması, çıkış yolundaki şevde meydana gelen kaymanın giderilmesi, bayrak anıtı ve etrafının düzenlenmesi, sosyal tesis ve çevre düzenini kapsayan nitelikli bir çalışma gerçekleştiriliyor. 360 günlük bir takvim belirlendi. İnşallah önümüzdeki yıl bu zamanlarda tarihi Kahramanmaraş kalemizi tekrar ziyarete açmayı hedefliyoruz. Tabi burası bölgenin en eski savunma yapısı olmasının yanı sıra bizim için direnişin de bir sembolü. Bu vesileyle Maraş’ı Kahraman kılan tüm ecdadımıza bir kez daha rahmet diliyorum. İnşallah restorasyon süreçlerinin ardından tarihi Kahramanmaraş kalemiz şehir turizmine tekrar açılacak ve bölgenin önemli turizm destinasyonlarından biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yedi Güzel Adam Kütüphanesi ve Deneyim Müzesi konseptinde turizme açılacak" Başkan Görgel, Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi’nde sürdürülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, "Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzemiz, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan tarihi yapılarımızdan biri. Proje süreçlerinin ardından bu yapımızda aslına uygun yeniden inşa süreci başladı. Şu anda taban ve radye temel çalışmaları yapılıyor. Ardından da binamız yeniden aslına uygun bir şekilde yükselecek. Buradaki çalışmanın da 2026’nın Aralık ayında tamamlanmasını hedefliyoruz. Tarihi yapımız çok daha fonksiyonel ve estetik bir halde Yedi Güzel Adam Kütüphanesi ve Deneyim Müzesi konseptinde turizme açılacak. Kütüphaneler Genel Müdürlüğümüz binanın projesini de bitirdi. Çok nitelikli bir çalışma ortaya çıktı. Kahramanmaraş olarak Türkiye’nin ilk yapay zekâ destekli Şiir Kütüphanesi ve Deneyim Müzesi’ne sahip oluyoruz. Kütüphanesi, çalışma salonları, etkinlik ve sergi alanları, yapay zekâ destekli deneyim alanları, kafeterya ve sosyal imkanlarıyla Türkiye’de eşsiz bir müze olacak. Yıllardır yetiştirdiği söz insanlarıyla Şiir ve Edebiyatın başkenti olarak anılan şehrimiz artık UNESCO Edebiyat Şehri. Türkiye’nin ilk ve tek edebiyat şehriyiz. Kahramanmaraş söz varlığını artık dünyaya açmış bir şehir. Bu anlamda da bu yapıyı gerçekten çok önemsiyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Fırat Görgel konuşmasını,"Ulu Camii’miz,Tarihi Kahramanmaraş Kalemiz, Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzemiz ve tüm tarihi yapılarımızın yeniden ayağa kaldırılma sürecinde bizlere verdiği destekler için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, milletvekillerimize ve yapımda emeği geçen işçi kardeşlerime, mesai arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum"diyerek tamamladı.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 09:21
Tarhana kokusu sokağı doldurdu
Sındırgı’da imece kültürünün en lezzetli örneklerinden biri olan Tarhana Bezdirmesi yapımı için Kocakonak Mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Kış aylarının vazgeçilmez, adeta "ilaç gibi" kabul edilen bu yöresel yemek, odun ateşinde pişirilerek sofraları şenlendiriyor. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde kadınlar, geleneksel tarhana bezdirmesi için bir araya geldi. Hamurlar imece usulü açıldı, küçük kareler halinde hazırlandı ve odun ateşinde kaynayan büyük kazanlara aktarıldı. Mahalleye yayılan koku yıllardır süren geleneğin sıcaklığını hatırlattı. Bezdirmede kullanılan malzemeler özenle hazırlandı. Soğan, patates, biber ve nohudun kavrulmasıyla başlayan süreç; hamurların kaynar suya bırakılmasıyla devam etti. Baharatlarıyla lezzeti katlanan yemek, tepside ortasına yoğurt eklenerek servis edildi. Mahalle sakinleri, özellikle soba başında yenildiğinde lezzetin katlandığını belirtti. Hazırlıklara katılan Selma Yalçın, bezdirmenin yöredeki önemini şu sözlerle anlattı: "Tarhana bezdirmesi Sındırgı’mızın geleneksel yemeklerinden biri. İmece usulü yapıyoruz, herkes elinden geleni yapıyor. Günün sonunda oturup hep beraber yiyoruz. Hem doyurucu hem şifa deposu." Yaşiye Baytar ise kavanozlayıp vakumlayarak daha uzun sürede de tüketilebileceğini, ilaç niteliğinde bir yemek olduğunu belirtti. Gelecek nesillere aktarmak için büyüklerinden tarhana ve tarhana bezdirmesi yapımı öğrendiğini belirten Saliha Akkuş " Gelecekte çocuklarımıza da aktaracağız inşallah" dedi. Tarhana bezdirmesi ilçede yalnızca bir yemek olmadığını, aynı zamanda ortak kültürü yaşatan önemli bir imece geleneği olduğunu vurguladı.
12 Aralık 2025 Cuma - 21:56
Şanlıurfa’da doğa tutkunları tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü
Şanlıurfa’da doğa tutukunları, Göbeklitepe’ye yaklaşık 5 kilometre mesafedeki Ermeni kültürüne ait tarihi Germuş Kilisesi’nin korunması ve onarılması için farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdi. Kentte kamp ve dağcılık da yapan 45 kişilik grup yer yer sisli ve soğuk havaya rağmen sabah 09.30’da bir araya geldi. Yaklaşık 13 kilometrelik zorlu parkuru 6 saatin ardından saat 15.30’da tamamlayan grup, ilk olarak Haliliye ilçesine bağlı Dağyanı kırsal Mahallesindeki tarihi Germuş Kilisesini ziyaret etti. Kilise çevresinde sembolik bir "can kalkanı" oluşturan yürüyüşçüler, "Germuş’u koruyalım, Germuş’u yaşatalım" sloganlarıyla tarihi yapıya dikkat çekti. Zorlu parkuru başarıyla tamamlayan doğaseverler, etkinliği geleneksel Urfa halayıyla sonlandırdı. Soğuk havaya rağmen etkinlikte neşeli anlar yaşandı. Katılımcılar, hem Urfa’nın doğal güzelliklerini keşfetmenin hem de tarihi Germuş Kilisesine dikkat çekmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Düzenlenen yürüyüşün amacı ilgili açıklamada bulunan Türkiye Dağcılık Federasyonu Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Halil Parmaksız, "Germuş Kilisesi biraz terk edilmiş bir durumdadır. Biz oranın tekrar restore edilip turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bugün bunun için bir etkinlik yaptık. Umarım büyüklerimize mesajımız iletilir" dedi. Yürüyüşe katılan Peyruze Olcay, "Kilise çok bakımsız, tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Buraya bir tabela yapılsa, etrafı temizlense, belki restore edilse dışardan da çok daha fazla ziyaretçi gelir. Çok eski bir kilise ama bilinmediği için kimse gelmiyor. Şu anda da kapıları kapalı. Bir yetkili de yoktu en azından kapıda bir yetkili olsa kapıları açsa, içeriyi tanıtsa turizm açısından çok faydalı olur" şeklinde konuştu. Farkındalık oluşturmak adına düzenlenen etkinliğe katıldığını belirten Münevver Merve Taşçı, "Bir farkındalık oluşturmak adına doğa yürüyüşü düzenledik. Burası mükemmel bir yer. Ben yetkilileri burayı restore etmeye davet ediyorum" dedi. Ayşe Demirel Uyandı ise "Maalesef duvarlarının tahrip edildiğini gördük, duvarların çizildiğini gördük, hiç güzel bakılmamış. Tarihimize gerçekten sahip çıkmıyoruz. Bazı kısımlarına beton dahi atılmıştı. Restore edilmesini isteriz" ifadelerini kullandı. Tarihi Germuş Kilisesi Haliliye ilçesi Dağeteği kırsal Mahallesinde bulunan kilisenin, 19. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Taş mimarisiyle bölgenin önemli yapılarından biri olan kilise 1900’lü yılların ilk çeyreğine kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadethane olarak kullanıldı. Uzun süre kullanılmayan kilisenin 1881 yılında Hagop Ardvisyan tarafından restore edildiği belirtildi.
12 Aralık 2025 Cuma - 21:55
Pul Müzesinde "PTT 185 Yaşında Pul Sergisi"
Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) ve Türkiye Filateli Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle "PTT 185 Yaşında Pul Sergisi" açıldı. PTT ve Türkiye Filateli Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle hazırlanan ‘PTT 185 Yaşında Pul Sergisi’nin açılışı PTT Pul Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sergi, 19 Aralık’a kadar misafirlerine ev sahipliği yapacak. Sergide, milli ve uluslararası yarışmalarda altın madalya kazanmış ve filatelistler tarafından yıllarca uğraşılarak hazırlanan koleksiyonlar yer aldı. Serginin açılışına PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, Türkiye Filateli Dernekleri Federasyonu Başkanı Ziya Ağaoğulları ve davetliler katıldı. "Koleksiyonlarını vatandaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz" Sergide konuşan PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, "Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden günümüze kadar uzanan süreçte tedavüle sunulmuş binlerce pulun yer aldığı müzemizde sergimiz aracılığıyla milli ve uluslararası yarışmalarla altın madalyaya layık görülmüş ve filatelistlerimizin yıllarca uğraşarak hazırladıkları değerli koleksiyonlarını vatandaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz" dedi. "Pullar bir ülkenin tarihini, doğasını ve değerlerini anlatan sessiz birer elçidir" İlk posta okullarının filateli birikinin temel taşı olduğunu söyleyen Gülten, "Şüphesiz her pul içinde bulunduğu dönemi betimleyen bir sanat eseri, her koleksiyon ise bir milletin geçmişini ve kültürel birikimini gözler önüne seren kıymetli bir belgedir. Pullar bir ülkenin tarihini, doğasını ve değerlerini anlatan sessiz birer elçidir. PTT ailesi olarak bizler de hem yurt içinde hem de uluslararası alanda milyonlarca insana ulaşan geniş hizmet yelpazemiz içerisinde tarihimize, kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz. Filateli hizmetlerimiz de bu noktada PTT’mizin kurumsal hafızasını, milli kimliğini ve kültürel misyonunu en güçlü şekilde yansıtan alanların başında yer alıyoruz" ifadelerini kullandı. "PTT’nin 185 yılı geçmişinde biriktiren bir ruhu var" Filatelistlerin PTT ve Posta idarelerinin özünü ve ruhunu oluşturduğunu ifade eden Gülten, "Sadece yaptığımız dağıtım işlemleri, mektupların dağıtımı ve devlet hizmetlerinden araçlara ulaştırmak değil. Bu şirketin bir ruhu var. 185 yıldır yaşayan, gelişen ve 185 yılı da geçmişinde biriktiren bir ruhu var. Bu ruhun da tamamını, özünü filatelisler oluşturuyor. Ve filatelistlerle tanıştıkça ve vakit geçirdikçe her seferinde daha iyi anlıyorum ki bu şirketin ruhunda ve özünde çok naif, emanetçi, güvenilir insanlar var. Bu sadece bir hobi kültürü değil. Bu bir sanat ve ülkenin değerlerine değer vermektir" diye konuştu.
12 Aralık 2025 Cuma - 20:58
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan sağlıklı bir asgari ücret çıkmaz"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Hangi konfederasyon, hangi sendika olduğuna bakmaksızın Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 70’li yıllardan bu yana serencamına itiraz ediyoruz. Diyoruz ki, bu yapıdan sağlıklı bir asgari ücret çıkaramayız" dedi. HİZMET-İŞ Sendikası tarafından Emek Konukevi’nde "Görünmeyen Emeğin Hikayesine Kayıtsız Kalma" konulu Ev İşçileri Hikaye Yarışması’nın ödül töreni gerçekleştirildi. Evde çalışan kadınların haklarını savunmak ve hikayelerini duyurmak amacıyla düzenlenen yarışmanın ödül törenine HAK-İŞ VE HİZMET-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve davetliler katıldı. Törende ev işçilerini konu alan ve törene özel hazırlanan kısa film gösterildi. İzletilen kısa filmin ardından ödül töreni İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende konuşan HAK-İŞ VE HİZMET-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Ön değerlendirmeleri incelediğimde birbirinden özgün hikayeler var. Bunun için birkaç tespitte bulunmak istiyorum. Yazmak çok zordur, konuşmak daha kolaydır. Konuşmak için de yazmak gerekiyor" diye konuştu. "Ev işçileri hor görülüyor" Ev işçilerinin haklarını savunacaklarını söyleyen Arslan, "Ev işçilerinin sorunlarını da biz anlatırız. Meydanlarda ev işçileri ne istiyor diye soracaklar. Onları herkes biliyor ama tanımıyor. Evini temizletiyor. Ona bir kölelik muamelesi yapıp aşağılıyor ve hor görülüyorlar. Son derece incitici tavırlarla karşı karşıyasınız. Örgütünüz olduğu zaman insanlar sizi tanıyacak" ifadelerinde bulundu. "Yıllardır Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na itiraz ediyoruz" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin konuşan Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile ilgili konfederasyonumuz 50 yıldır Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına itiraz ediyor. Orada kimin olduğuna bakmaksızın hangi konfederasyon, hangi sendika olduğuna bakmaksızın Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 70’li yıllardan bu yana serencamına itiraz ediyoruz. Diyoruz ki, bu yapıdan sağlıklı bir asgari ücret çıkaramayız" dedi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na itiraz ettiklerini ifade eden Arslan, "Asgari ücret nasıl belirlenmeli, hangi şartlar, hangi kriterler, dünya örnekleri nedir, bizim ülkemizdeki olup biten nedir, bunların hepsini masada tartıştık. Maalesef 1 yıl geçmesine rağmen ne yazık ki bakanlığımız, Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığımız, ilgili bürokrasi, çalışma hayatının muhatapları bizim bu söylediklerimizi duydular ama gereğini yapmadılar" diye belirtti. "İşsizlik ödeneğinin taban ve tavanını asgari ücret belirliyor" Arslan, "Maliye Bakanlığı asgari ücrette karşımızda en güçlü direnişi gösteren bakanlık. Çünkü asgari ücret sadece asgari ücret değil bu ülkede. Yaklaşık 50’den fazla düzenleme var asgari ücrete atıfta bulunan. İşsizlik ödeneğinin taban ve tavanını asgari ücret belirliyor. Cezalar, sosyal yardımlar, bir kısım engelli yardımları ve pek çoğu asgari ücretle ilgili" diye konuştu. "Komisyonun yapısında konfederasyonlar üye sayısınca temsil edilsin" Asgari ücret komisyonun yapısının düzenlenmesi gerektiğinden bahseden Arslan, "Çünkü bizim ülkemizde asgari ücretliler özel sektörde çalışıyor. O zaman kamunun düzenleyici rolünün olması gerekiyor. Kriterleri ona göre oluşturacaksak, komisyonun yapısında konfederasyonlar üye sayısınca temsil edilsin. Biz olalım, başkası olmasın demiyorum. Orada ekonomik ve sosyal konfederasyonlar yer alsın. Üye sayısı oranında da temsil edilsin. Kimseyi dışlamıyoruz. Hükümet dışarda kalsın. Kriterleri biz belirleyelim" şeklinde konuştu. Arslan’ın konuşmalarının ardından "Ben Sendikalı Ev İşçisi" adlı hikayesiyle yarışmanın birincisi olan Esra Nur Tatar‘a ve dereceye giren yarışmacılara hediyeleri verildi. Hediyeler verildikten sonra ödül töreni sona erdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 18:54
Binlerce kitapseveri yazarlarıyla buluşturacak "8. Isparta Kitap Fuarı" açıldı
Isparta Belediyesi tarafından ‘Kitaplar Gül Açıyor’ temasıyla düzenlenen 8. Isparta Kitap Fuarı, Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. 8. Isparta Kitap Fuarı’nın açılışı Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Isparta Belediyesi tarafından bu yıl "Kitaplar Gül Açıyor" temasıyla organize edilen fuar, 12–21 Aralık tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Yoğun katılımla kapılarını açan fuarda çok sayıda yayınevi yer alırken, fuara katılan yazarlar 9 gün boyunca kitapseverlerle bir araya gelip kitaplarını imzalayacak ve söyleşiler gerçekleştirecek. Teknoloji çağında okumanın önemi vurgulandı Açılışta konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Bugün burada birlik ve beraberlik içinde gerçekleştirdiğimiz bu kitap fuarının Isparta’mıza çok güzel sonuçlar kazandıracağına inanıyoruz. Çocuklarımızın buradan aldıkları kitaplarla kendilerini geliştirmesi bizleri de mutlu ediyor. Günümüz maalesef bilgisayar ve teknoloji çağı. Teknolojinin faydalı yönlerini kullanırsak elbette büyük avantaj sağlar ancak okumayı ikinci plana atan, bilgiyi ezbere dayandıran ve her bilgiye tek tuşla ulaşıldığı için kalıcılığı zayıflatan bir anlayışın çok faydalı olmadığı da açıktır. Yapılan çalışmalar da bunu gösteriyor. Umarım bu fuar, gençliğimize önemli katkılar sağlar" dedi. "Dijital çağ değişse de kitabın yeri dolmaz" AK Parti Grup Başkanvekili, Manisa Milletvekili, yazar ve aktör Bahadır Yenişehirlioğlu konuşmasında, "Beni bu açılışa davet eden Belediye Başkanımız Başdeğirmen’e teşekkür ediyorum. Bu tür organizasyonlar tek bir kişinin yapabileceği işler değildir; sizlerin ve ekibinizin emeği çok büyük. Isparta gerçekten çok nasipli bir şehir. Gül kokulu Isparta, iki beyefendiye sahip: Biri Belediye Başkanımız, diğeri Valimiz. Her ikisine de bu güzel faaliyetlere vesile oldukları için saygılarımı sunuyorum. Kitabın hayatımızdaki önemi tartışılmaz. Bir insanı överken ‘gözü kitaba değmiş, kitap ehli’ deriz. Eleştirmek istediğimizde ise ‘bırak o kitapsızı, gözü kitaba değmemiş’ gibi ifadeler kullanırız. Bu nedenle kitap bizim kültürümüzde çok değerlidir. Kitap fuarlarının da sürekli düzenlenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu kadar öğrencinin buraya gelip kitaba dokunması, velilerin çocuklarını fuara getirmesi, insanların yazarlarla birebir temas kurması son derece kıymetli. Dijital dünya ne kadar gelişirse gelişsin, insanlar internet üzerinden istedikleri kadar okusun; fiziki kitapların yerini hiçbir şey tutmayacaktır. Böyle güzel bir organizasyonu hayata geçirdiğiniz için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Keşke İzmir’de de böyle etkinlikler olsa" İzmir’den fuara gelen Nimetullah Sancak, "Fuar gerçekten çok güzel. Aydınlatıcı kitaplar var. Merak ettiğimiz konuları araştırıyoruz. İmkan buldukça bazı kitapları almaya çalışacağız. Torunlarımla birlikte geldim, onların işine yarayacak kitaplara da bakıyoruz. Keşke İzmir’de de böyle etkinlikler olsa. Burasını çok beğendik, aradığımız her şey burada var. Herkes için hayırlı olsun. Fuarı düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından protokol ve çocuklar tarafından 8. Isparta Kitap Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Kurdele kesiminin ardından Vali Abdullah Erin, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen ile katılımcılar stantları ziyaret ederek, kitapları inceledi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, eşi Şadiye Başdeğirmen ve Vali Abdullah Erin fuarda çocuklarla sohbet ederek, onlara kitap alabilmeleri için hediye çeki verdi. Başdeğirmen çifti yerel yazarlar ile yayınevlerinin stantlarını da ziyaret etti.
12 Aralık 2025 Cuma - 17:10
14’üncüsü düzenlenen GAGİAD Ödülleri sahibini buldu
Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) tarafından Gaziantep’in öncü isimlerini ve kurumlarını ödüllendirmek, teşekkür etmek ve topluma ilham veren başarı öykülerini kutlamak amacıyla düzenlenen GAGİAD Ödülleri’nin 14’üncüsü gerçekleşti. GAGİAD 14’üncü Ödül Töreni’nde 12 kategoride 14 ödül sahiplerini buldu. GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yiğitcan Konukoğlu, ödül alan herkesin GAGİAD için bir gurur ve mutluluk vesilesi olduğunu vurgulayarak, "Bugün 14’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu tören; istikrarımızın, birlik ruhumuzun ve toplumsal faydaya olan bağlılığımızın önemli bir göstergesidir. Bu anlamlı organizasyona katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. GAGİAD, sorumluluk sahibi bir dernek olarak toplumsal faydayı, sürdürülebilirliği ve insana verilen değeri temel misyonlarının merkezine koymaktadır. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz kültür-sanat festivalleri, sosyal dayanışma etkinlikleri, eğitim programları ve iş dünyasına yönelik projelerimizle şehrimize değer katmayı hedefledik. Bu bakımdan ödül törenimiz, şehrimize katkı sunan kıymetli insanları bir araya getirmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bugün burada ödül alan herkes, hem GAGİAD’ın hem de Gaziantep’in gurur kaynağıdır. Her başarı; şehrimizin gelişimine güç veren yeni bir motivasyon, topluma ilham veren örnek bir değerdir. Bu noktada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere yol gösteren sözünü anmak isterim. ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.’ Bu anlayışla, bugün ödül alarak şehrimize ve ülkemize değer katan tüm katılımcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu özel organizasyonu titizlikle yürüten tüm çalışma arkadaşlarıma, ödül komisyonu üyelerimize, Ödül Komisyonu Başkanımız Sayın Onur Konukoğlu’na ve nazik ev sahiplikleri için GAİB ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı günde bizlerle olduğunuz için teşekkür ediyor, Ödül alan tüm değerli isimleri tebrik ediyorum" diye konuştu. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:26
Kara Musa Külliyatı yayımlandı
Çorum Belediyesi Kültür Yayınları tarafından kültür dünyasına kazandırılan "Aşık Kara Musa Külliyatı" yayımlandı. Çorum Belediyesi, şehrin kültürel mirasını yaşatmaya yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Çorum’un yaşayan sözlü kültür hazinelerinden, 91 yaşındaki halk ozanı Aşık Musa Yıldız’ın (Aşık Kara Musa) zengin birikimi, ilk kez kapsamlı bir çalışmayla yazılı bir kaynağa dönüştürüldü. aşığın hafızasında yer alan binlerce ifade, Çorum Belediyesi Kültür Yayınları tarafından "Aşık Kara Musa Külliyatı" adıyla kitaplaştırılarak kültür dünyasına kazandırıldı. Prof. Dr. Caner Işık ve Ali Onar’ın titiz çalışmasıyla hazırlanan külliyat, araştırmacıların daha önce yürüttüğü yüksek lisans tezinden hareketle geliştirilerek, Çorum Belediyesi’nin kültürel yayıncılık vizyonunu yansıtan akademik nitelikli bir esere dönüştürüldü. 1934 yılında Çorum’un Acıpınar köyünde doğan ve "Kara Musa" lakabıyla tanınan Aşık Musa Yıldız, Alevi aşıklık geleneğinin yaşayan en güçlü temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Aşık Kara Musa’nın sözlü mirası, ilk kez Çorum Belediyesi Kültür Yayınlarının öncülüğünde bu denli kapsamlı şekilde kayıt altına alınmış oldu.
12 Aralık 2025 Cuma - 15:02
‘Tarihi Kentin Umutlu Çocukları’ Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı’nda buluştu
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen "Tarihi Kentin Umutlu Çocukları" projesi kapsamında gençler, Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı’nı ziyaret etti. Etkinlik kapsamında öğrenciler; Salihli Sardes Antik Kenti, Kula Peribacaları, Jeopark alanı ve Tarihi Kula Evleri’ni uzman rehberler eşliğinde gezerek bölgenin tarihi, kültürel ve jeolojik zenginlikleri hakkında bilgilendirildi. Gençler, milyonlarca yıllık jeolojik mirasın izlerini taşıyan bu benzersiz coğrafyada hem eğitici hem de keyifli bir gün geçirirken doğa, kültür ve bilimin buluştuğu Jeopark’ın önemini yakından görme fırsatı buldu. Yetkililer, bu değerli mirası geleceğe taşıyacak olan gençleri Jeopark’ta ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
12 Aralık 2025 Cuma - 14:51
Karacahisar’da Orta Çağ kalelerindeki en büyük sarnıçlardan birini ortaya çıkarıldı
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı ve Karacahisar Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Karacahisar’da 2019’da başlatılan ve 2024’te tamamlanan sarnıç kazılarında 7 destek ayağı olan ve tonozla örtülü, Orta Çağ kalelerindeki en büyük sarnıçlardan birini ortaya çıkarıldığını belirtti. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nce "Karacahisar Kalesi Örneğinde Arkeoloji ve Tarih Bağlamı" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Taciser Tüfekçi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı, Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı ve Karacahisar Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar oldu. Etkinliğe Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Bedia Yelda Uçkan, Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp, Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Erol Altınsapan, akademisyen ve öğrenciler katıldı. "Karacahisar Kalesi 14. yüzyıl Osmanlı tarihinde arkeolojinin kilit rol oynadığı bir alandır" Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Karacahisar Kalesi’nin arkeolojik ve tarihi açıdan taşıdığı öneme dikkati çekerek, "Karacahisar Kalesi 14. yüzyıl Osmanlı tarihi için yazılı kaynakların azlığı nedeniyle arkeolojinin kilit rol oynadığı bir alan olmasıyla dikkat çekmektedir. Osmanlı’nın kuruluşunun 700. yılı münasebetiyle başlatılan çalışmalar, Osmanlı arkeolojisi alanında önemli bir farkındalık oluşturmuştur. 2019’da başlatılan ve 2024’te tamamlanan sarnıç kazıları 7 destek ayağı olan ve tonozla örtülü, Orta Çağ kalelerindeki en büyük sarnıçlardan birini ortaya çıkarmıştır. Sarnıçta binin üzerinde seramik parçası ve yoğun keşifler tespit edilmiştir. Kalelerde yaşamın devamı için suyun hayati önemi göz önüne alındığında, sarnıç ve iç surdaki su yapılarının ortaya çıkarılması da oldukça kritik bir öneme sahiptir" dedi. "Keşiflerin çoğu Karacahisar’ın erken Osmanlı ve öncesindeki stratejik önemini gösterir" Arkeolojik kronoloji ve sikke buluntularından da bahseden Edebiyat Fakültesi Yılmazyaşar şunları aktardı: "Karacahisar, Osmanlı Beyliği’nin ilk fetih yeri olarak kabul edilir. Burada ilk hutbe okunmuş ilk sikke basılmış, ilk vergi uygulaması hayata geçmiş ve ilk kadı atanmıştır. Aşılmazade ve Neşri gibi kroniklere göre Osmanlı’nın bağımsızlığını ilan ettiği yerdir. Bu Osmanlı’nın kuruluş sorunu olarak bilinen tartışmada Karacahisar’ı merkezi bir konuma getirmektedir. Son dönemde Yalova’nın kuruluş yeri olarak kabul edilmesi gibi gelişmeler de bu tartışmayı canlı tutmakta. Ayrıca Bizans kroniklerinde geçen Dorylaion Kalesi’nin Şarhöyük yerine Karacahisar olabileceği fikri ortaya atılmıştır. Karacahisar’ın yüksek kayalık üzerindeki konumu, Bizans kaynaklarındaki tanımlamalara daha uygun görülmektedir. Kazılarda çıkan verilerin yüzde doksanından fazlasının Fatih dönemine kadar olan süreci yansıtması Karacahisar’ın erken Osmanlı ve öncesindeki stratejik önemini açıkça ortaya koyar. Arkeolojik çalışmaların Osmanlı kroniklerinin güvenirliği ve tarihi anlatıların revize edilmesi de kritik bir role sahiptir." Etkinlik, soru cevap bölümüyle sona erdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 14:46
Bilim Kafe etkinlikleri: "Geçmişten Günümüze Halk İnançları"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bilim İletişimi Ofisi (BİO) tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinliklerinin dokuzuncusu, "Geçmişten Günümüze Halk İnançları" başlığıyla OMÜ İlim Sanat ve Kültür Evi’nde gerçekleştirildi. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Kızıldağ, halk inançlarının tarihsel yolculuğunu, inanç kavramının çağlar içerisinde nasıl değiştiği ve dönüştüğünü, kültürümüzdeki izlerini ve günümüze yansımalarını katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin açılışında, Bilim Kafe’lerin tarihî gelişimi ve içeriği hakkında kısa bilgi sunan OMÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, "Hasan Hocamızın davetimizi kabul etmesi bizim için çok değerli. Kendisi, hem saha çalışmalarını yoğun bir şekilde tamamlamış hem de bilgi birikimi muazzam düzeyde olan bir hocamızdır. Sohbet ederken o kadar ilginç şeyler söylüyor ki, eminim sizler de hoş sohbetten çok faydalanacaksınız" diyerek sözü Doç. Dr. Hasan Kızıldağ’a bıraktı. Doç. Dr. Kızıldağ, halk inançlarının tarihsel yolculuğunu, inanç kavramının çağlar içerisinde nasıl değiştiğini ve dönüştüğünü, halk inançlarının toplumsal hafızadaki yerini, ritüellerle ilişkisi ele alındı. Türkoloji, halk bilimi ve kültürel miras alanlarında uzman olan Kızıldağ, "Sibirya Sahası Türk Destanlarında Şamanizm’in İzleri" başlıklı doktora tezi ve bu alandaki yayınlarıyla bilinen bir akademisyen olarak katılımcılara halk inançlarına bilimsel bir çerçeveden bakma imkânı sundu. Etkinlikte halk inançlarının değişen toplumsal yapı içerisindeki karşılığı, modern bireyin kadim kültürel öğelerle ilişkisi ve geleceğe yönelik kültürel projeksiyonlar gibi sorular tartışıldı. Katılımcılar, interaktif bir ortamda sunuma eşlik ederek konuya dair merak ettikleri noktaları uzmanıyla değerlendirme fırsatı buldu. Bilim Kafe etkinliği, toplumun farklı kesimlerini bilim, kültür ve gündelik yaşamın ortak paydasında buluşturarak keyifli ve öğretici bir atmosfer sundu. Dokuzuncu Bilim Kafe buluşmasında OMÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur’un yanı sıra Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Öğr. Gör. Mürsel Kan ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk İnal, Dr. Öğr. Gör. Elif Şefik İnal OMÜTürkçe’de eğitim alan başta Türk dünyası ülkeleri olmak üzere farklı ülkelerden uluslararası öğrenciler, lisansüstü ve İletişim Fakültesi öğrencileri de yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder