Son Dakika
|
Kadıköy’de metruk binada çıkan yangın korkuttu
İstanbul'da korkunç iddia: 2 aylık bebek açlıktan öldü, aile üyeleri gözaltında!
Türkiye kara büründü: Tatil haberleri peş peşe geldi
Fenerbahçe sezon sonu seçime gidecek
İstanbul Valiliğinden ‘Kar’ uyarısı!
Bolu Dağı’nda kar yağışı yeniden başladı
İstanbul’da DEAŞ operasyonu: 29 şüpheli yakalandı
Bursa’da köprü altında şüpheli ölüm
DEAŞ operasyonunda şehit olan polis memuru memleketinde toprağa verildi
Aradan 10 yıl geçmesine rağmen kayıp çocuğun izine rastlanılmadı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Radon Thermal Springs Near Bishkek Attract Visitors Year-Round
Kadıköy’de metruk binada çıkan yangın korkuttu
Damda kar temizlerken üzerlerine çığ düştü
Fatih’te 5 katlı binada yangın: 6 kişi dumandan etkilendi
TEM Otoyolu’nun Bolu geçişi 7 saat sonra ulaşıma açıldı
Karadağ’daki yılbaşı gösterisinde yaklaşık 600 dron yere düştü
Uludağ eteklerindeki ev küle döndü
ABD’den uyuşturucu taşıdığı öne sürülen 2 tekneye saldırı: 5 ölü
KÜLTÜR SANAT
Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip"
01 Ocak 2026 Perşembe - 17:44:50
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 16:09
Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor
Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:14
Mersin’de 2026 coşkusu sokaklara taştı
Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılını karşılamak amacıyla Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlediği ’Yılbaşı Sokak Partisi’, Mersinlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Rengarenk ışıklar, müzik ve dans gösterileriyle adeta festival havasında geçen etkinlikte, 7’den 70’e binlerce vatandaş yeni yıla coşku içinde girdi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen etkinlikte Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını birbirinden renkli organizasyonlarla uğurlarken, 2026 yılına da büyük bir heyecanla "merhaba" dedi. Aralık ayı boyunca Yılbaşı Pazarı, sokak etkinlikleri ve konserlerle kent genelinde yılbaşı atmosferi oluşturan Büyükşehir Belediyesi, yılın son gecesinde de Mersinlilerin hafızalarında iz bırakacak bir organizasyona imza attı. Mersinlilerden yeni yıla coşkulu ‘merhaba’ Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlenen ’Yılbaşı Sokak Partisi’nde DJ Mustafa Cengiz performansıyla eğlence başlarken, DetoxBand sahne alarak coşkuyu zirveye taşıdı. Latife Güler Dans Grubunun gösterileriyle 2025’e veda eden vatandaşlar, gecenin finalinde Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası etkinliğiyle geçmişe keyifli bir yolculuk yaptı. Saatler boyunca yerli ve yabancı şarkılar eşliğinde dans eden Mersinliler, yeni yılın ilk dakikalarını meydanı dolduran coşkulu kalabalıkla birlikte karşıladı. Büyükşehir ekipleri yılbaşı gecesi sahadaydı Mersin Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içerisinde girebilmesi için tüm birimleriyle yılbaşı gecesi görev başında yer aldı. Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri olası olumsuzluklara karşı sahada hazır beklerken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından toplu taşımada ek seferler düzenlendi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri ise acil durumlara karşı müdahale için hazır bulundu. Belediyenin tüm birimlerinin koordineli çalışmasıyla yılbaşı gecesi sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Vatandaşlardan teşekkür Etkinliğe katılan vatandaşlardan Güzin Türkmen, "Harika bir etkinlik, Vahap Seçer Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Yeni yılda sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum" derken, ilk kez bu tür bir etkinliğe katıldığını belirten Evin Dolma ise "Etkinliği çok beğendim, güvenlik mükemmeldi. Huzurlu bir yaşam istiyorum" ifadelerini kullandı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:04
Akçadağ’da Levent Vadisi ve höyük alanı için proje değerlendirme toplantısı
Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Kültür ve Turizm İl Müdürü ile Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri’nin katılımıyla, Levent Vadisi ve ilçe merkezinde bulunan höyük alanına yönelik projelerin ele alındığı değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, Levent Vadisi’nde planlanan yeni alanlar ve projelerle bölgenin turizm potansiyelinin artırılması hedeflenirken, ilçe merkezinde yer alan höyük alanının mesire alanına dönüştürülmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, doğal ve tarihi değerlere büyük önem verdiklerini belirterek, "Levent Vadisi’nde planladığımız yeni alanlar ve projelerle bölgemizin turizm değerini daha da ileriye taşımayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda ilçe merkezimizde bulunan höyük alanında, hemşerilerimizin keyifle vakit geçirebileceği bir mesire alanı oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Projelerin, bölgenin tarihi dokusu korunarak hayata geçirileceğini kaydeden Başkan Ulutaş, "Doğal ve tarihi zenginliklerimizi koruyarak, ilçemize değer katacak projeleri adım adım hayata geçirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mart 2016 Salı- 11:57
Usta çizer Tan Oral, çizgileriyle İKÜSAG’da
2
31 Aralık 2025 Çarşamba- 09:40
Aydın’ın antik kentleri Nazilli’de konuşuldu
3
29 Temmuz 2025 Salı- 10:23
Terme’de bin 350 çocuk yaz okullarında hem eğleniyor hem öğreniyor
4
30 Aralık 2025 Salı- 14:30
Karacabey’de 2025 yılı asfalt seferberliği ile tamamlandı
5
31 Aralık 2025 Çarşamba- 11:12
Duyguların ortak rengi: İki akademisyen yazardan şiirin "Bam teli" üzerine
30 Eylül 2025 Salı - 16:01
Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde program gerçekleştirildi. Programa, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen programa, TYB İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu. "Şehirli Bir Entelektüel: Fethi Gemuhluoğlu" başlıklı konuşmasında Bıyıklı, Gemuhluoğlu’nun Türkiye’nin son yüzyılındaki öncü şahsiyetler arasında özgün bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu dünyadan göçeli onlarca yıl olmasına rağmen, onu tanıyan herkesin üzerinde hâlâ hayattaymışçasına etkisi olan bir isim Fethi Gemuhluoğlu. Hatta onunla yeni tanışanları bile hayattaymışçasına etkileyen bir insan. Türkiye’ye kazandırdığı sayısız akademisyen, edebiyatçı, ilim ve bilim insanıyla siyasetçinin üzerinde öyle derin izler bırakmış ki adı anıldığında insanların ona duyduğu derin saygıyı ve sevgiyi hemen hissediyorsunuz." Gemuhluoğlu’nun hikâyesinin 1923 yılına, İstanbul’un Göztepe semtine uzandığını hatırlatan Bıyıklı, doğduğu evin Göztepe İstasyonu’na açılan cadde üzerinde, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’ne bakan tek katlı mütevazı bir bina olduğunu söyledi. Çocukluğunu eski İstanbul efendilerinin arasında geçirdi. Türkçesindeki sadelik ve inceliğin kaynağı da bu çevre oldu. Bugünlerin tanığı Muharrem Ergin’in yıllar sonra yaptığı şu değerlendirmeyi aktardı: "Göztepe’deki ev Fethi’yi Fethi yapan unsurlardan biridir. Bu küçük ev, bir cadde kenarındadır. Öyle ki duvarı doğrudan doğruya yola bitişiktir. Arada en küçük bir mesafe yoktur. Duvarın bir tarafında kalabalık ve gürültü, öte tarafında inanılmaz bir sükûn vardı. Bu, adeta Fethi’nin hayatının aynasıdır. Ev ile bahçe iç içeydi. Bu duvarın ve bahçenin içinde tarihi Türk ailesinin faziletlerini bütün unsurlarıyla taşıyan bir ana ve baba vardı. Gerçekten Fethi gibi bir evlat doğuracak bir anneydi Fethi’nin annesi. Babası ise Türk insanının en güzel örneklerinden birisiydi." Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan ancak mezun olmayan Gemuhluoğlu’nun, Gelibolu’da adliye subayı olarak askerlik yaptıktan sonra İstanbul’da öğretmenlik ve Spor-Sergi Sarayı Müdürlüğü gibi görevlerde bulunduğunu anlatan Mahmut Bıyıklı, tasavvuftan siyasete, iktisattan Türk dünyasına kadar pek çok sahada derin bilgi sahibi olduğunu İslam’ın estetik boyutunu sık sık vurguladığını belirtti. Gemuhluoğlu’nun hayatını insan yetiştirmeye adadığına dikkat çeken Bıyıklı, burslar ve sohbetlerle etrafına topladığı gençleri geleceğe hazırladığını söyledi. "Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun Türk Petrol Vakfı’nı kurmaktaki en önemli amaçlarından biri, İstanbul’a üniversiteyi okumaya gelen Anadolu irfanıyla yetişmiş gençlere maddi ve manevi destek sağlayarak, İstanbul burjuvazisine alternatif bir elit sınıf oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Gemuhluoğlu’nun gençleri yalnızca maddi açıdan desteklemekle kalmadığını, bilgi, zekâ, cesaret ve sanat kabiliyeti taşıyanları da yetenekleri doğrultusunda yönlendirdiğini aktaran Bıyıklı, bu yönlendirmelerin yalnızca akademik hayatta değil, Türk düşünce, sanat ve kültür hayatının gelişmesinde de önemli rol oynadığını sözlerine ekledi. "Sen bakan olacaksın, sen dekan olacaksın, sen roman yazacaksın" diyerek gençlere yol gösterdiğini kaydeden Mahmut Bıyıklı, onun gençlere "Cebinizde kalan son lirayla simit alıp karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir tiyatro yahut film seyredin" tavsiyesinde bulunduğunu ifade etti. Fethi Gemuhluoğlu’nun 23 Kasım 1975’te İstanbul Aydınlar Ocağı’nda yaptığı ve sonradan kitaplaşan ’Dostluk’ konuşmasının efsaneleştiğini dile getiren Bıyıklı, bu konuşmanın milyonlarca insana ulaştığını söyledi. Gemuhluoğlu’nun 5 Ekim 1977’de 55 yaşında vefat ettiğini, Sahra-yı Cedid Mezarlığı’nda annesinin kabrine defnedildiğini belirten Bıyıklı, onun bugünün Türkiye’sinin kültürel ve toplumsal hayatında derin izler bıraktığını vurguladı. Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören söyleşi programı Yazar Mahmut Bıyıklı’nın TDV Yayınlarından çıkan Dostluk Rehberi isimli eserini okuyucularına imzalamasıyla sona erdi.
30 Eylül 2025 Salı - 15:37
Teslim Abdal Sultan Türbesi tepkilerin ardından temizlendi
Denizli’de 4. Murat döneminde yaşamış ve Yeniçeri Ocağının halife babası olarak bilinen Teslim Abdal Sultan Türbesinin aylardır bakım yapılmayan çevresi, gelen tepkilerin ardından Pamukkale Belediyesi ekipleri tarafından temizlendi. Pamukkale sınırları içindeki Cankurtaran Mahallesi’nde bulunan Teslim Abdal Türbesi, aynı zamanda "Ceddin deden, neslin baban; hep kahraman Türk milleti" sözleriyle bilinen ünlü Mehter Marşı’nın yazarı olduğu rivayet edilen Teslim Abdal Sultan’a ait olması sebebiyle büyük bir manevi öneme sahip. Hacı Bektaş-ı Veli dervişlerinden olan Teslim Abdal Sultan’ın 1638 yılındaki Bağdat kuşatmasına bile katıldığı rivayet ediliyor. Dua etmek ve manevi huzura ermek isteyenlerin durak noktası olan Teslim Abdal Türbesinin çatısı neredeyse göçme aşamasına gelmesi ve duvarlarında da derin çatlaklar oluşması ziyaretçiler tarafından sosyal medyada paylaşıldı. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescillenmiş olmasına rağmen sıvaları dökülmeye başlayan türbe ve içerisinde bulunduğu Çukurköy Höyüğünün otların arasında kalması ve yollarının neredeyse kapanacak hale gelmesi tepkilere yol açtı. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerin ardından geçtiğimiz günlerde Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ederek, bakımsız kalan çevre için gerekli çalışmaların yapılacağı sözünü veren Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, bu sözünü kısa sürede yerine getirdi. Pamukkale Belediyesi ekipleri, türbenin çevresinde detaylı bir peyzaj düzenlemesi ve genel temizlik çalışması yaparak mekanı ziyaretçilere yakışır, manevi atmosferine uygun bir hale getirdi. Bu çalışma ile tarihi şahsiyetin anısı yaşatılırken, bölgenin kültürel turizmine de katkı sağlanması hedefleniyor.
30 Eylül 2025 Salı - 15:12
Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor
Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basım ’Cemile’ romanının tanıtımı MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirildi. Türkçeye ve alfabenin önemine vurgu yapan Topsakal, "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü’nün hazırladığı Cengiz Aytmatov’un ünlendiği eseri ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile özel basımının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cengiz Aytmatov Enstitüsü Başkanı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirilen başyapıt ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basımının tanıtım toplantısı MHP Genel Merkezi’nde düzenlendi. Milletleri ayakta tutan gücün onların kültürleri olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk milleti binlerce yıllık tarihi boyunca kültürel değerlerine sarılarak varlığını korumuş, destanlarıyla, sanat eserleriyle, edebiyatıyla geleceğe yürümüştür. Bugün bu büyük miras, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıyla daha da kurumsallaşarak gönül köprüleriyle geleceğe taşınmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır" Türk edebiyatının ortak geçmişinin hafızası ve ortak geleceğin teminatı ve tüm insanlığın evrensel yazarı Cengiz Aytmatov’un başyapıtı ’Cemile’nin Türk milletini aynı satırlarda buluşturan kültür köprüsü olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk toplulukları arasında gönül bağlarını daha da kenetlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde düzenlenen toplantılarla ortak alfabe çalışmaları resmen başlatılmış, kısa süre içerisinde 34 harften oluşan Latin esaslı Türk alfabesi üzerinde mutabakata varılmıştır. Ortak alfabe her lehçenin ses ihtiyaçlarına göre belirlenmiş ve akabinde; Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan alfabelerini kendileri ses karşılıklarına göre oluşturmuş, bu kapsamda Kırgızistan da 29 harfi kabul etmiştir. Ortak alfabe düşüncesi, aslında çok daha köklü bir geçmişe dayanmaktadır. 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği sınırları içinde yaşayan Türk halkları için Latin esaslı ’Yaalif’ adı verilen bir alfabe hazırlanmış, bu dönem Türk dünyasının ortak bir yazı sistemi arayışındaki en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. 1 Kasım 1928 tarihinde Türkiye’nin Latin harflerine geçişi, bu sürecin Türk dünyası genelinde yaygınlaşması için güçlü bir örnek teşkil etmiştir. Ne var ki, 1930’ların sonlarına doğru Sovyet yönetiminin uyguladığı baskılar sonucunda Türk topluluklarına farklı Kiril alfabeleri dayatılmış, böylece ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır. Bu gelişme, Türk dünyasının kültürel bütünlüğüne vurulmuş en ağır darbelerden biri olmuştur" dedi. "Cemile, Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır" Türk alfabesinin sadece bir yazı sistemi değil, yüzyılı aşan bir kültürel idealin vücut bulmuş hali olduğunu dile getiren Topsakal, "Türk milletinin farklı coğrafyalarda yaşayan evlatlarını aynı kelimelerde buluşturacak, ortak edebiyatın ve ortak bilimin zeminini oluşturacak, sanatta ve kültürde tek bir yürek gibi atmamızı sağlayacaktır. Bugün gelinen noktada ortak alfabe, sadece harfleri değil; geçmişin mirasını, bugünün birliğini ve yarının ortak geleceğini birleştiren bir kültürel köprü haline gelmiştir. Bu köprünün ilk somut adımı ise, Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’ adlı ölümsüz eseriyle atılmıştır. Cemile, yalnızca Kırgız edebiyatının değil, bütün Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır. Bugün Cemile’nin ortak Türk alfabesiyle yayımlanması, yalnızca kültürel bir yayın değil; Türk halklarının birlikte okuduğu, birlikte hissettiği ve aynı geleceğe omuz omuza yürüdüğü bir dönüm noktasıdır. Cemile’nin aynı eserde hem Türkiye Türkçesi hem de Kırgız Türkçesinde belirlenen ortak alfabeyle yayımlanması geleceğe dair büyük bir anlam taşımaktadır. Bu adım, genç nesillerin ortak bir yazı üzerinden birbirini daha iyi anlamasına, ortak kimlik bilincinin güçlenmesine, eğitim ve bilim alanında iş birliklerinin artmasına ve kültürel mirasın tek bir ortak dille gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet edecektir" diye konuştu. "Sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz" Ortak Türk Alfabesi ve Cemile’nin buluşturduğu bu tarihi adımın Bozkır ruhunun yeniden dirilişi olduğuna dikkati çeken Topsakal, şu ifadeleri kullandı: "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz. Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin himayelerinde; ’Ulu Bozkırın Ruhu - Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor’ adlı uluslararası resim sergimizin açılışını büyük bir gururla 3 Kasım tarihinde saat 19.00’da İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde (Zorlu PSM) gerçekleştireceğiz. Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; gelenek ile geleceğin, söz ile imgenin, kelime ile fırçanın aynı zeminde buluştuğu bir kültür şölenidir. Türk dünyasının seçkin ressamları, Aytmatov’un felsefesini ve eserlerini tuvale taşıyarak Ulu Bozkırın ruhunu yeniden yaşatacaktır. Katılımınızla bu özel etkinlik, sadece bir anma değil; köklerimizdeki ortaklığın sanatla taçlandığı bir kardeşlik şöleni olacaktır." Türk Dünyası’nın ortak alfabe kullanımının önemini vurgulayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal, Türkiye’nin Latin Alfabesi’ne geçtiği dönemde Kırgız Türklerinin Manas Destanı’nı Latin Alfabesi ile yeniden yazarak Anadolu’daki Türklerden kopmamayı amaçladıklarını kaydetti. "Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar" Alanında uzman akademisyenlerle kısa sürede eseri hazırladıklarını aktaran Topsakal, devlet kurumları ve STK’lara çağrıda bulunarak, "Buradan YÖK’e çağrım, her üniversitenin Türk Dünyası Araştırma Merkezleri var. Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar. Orada bizim yüzlerce hocamız Türkistan’a gitti, Rusya’ya gitti geldi. Onlar bu konuda uzmanlar, proje yaptırsınlar. İkincisi Diyanet İşleri Başkanlığı’mız. Bu işler camilerde başlar ve oradaki eğitimlerde devam eder. Üçüncüsü STK’lar. STK’lar, vakıflar, dernekler artık boş iş yapmasınlar. İnsanlara hizmet ederken vatanına ve milletine faydalı iş yapsınlar. Dördüncüsü en son devlet kurumları Kültür Turizm Bakanlığı vasıtasıyla ister yapsınlar ister yapamasınlar. Devlet umurunda kültürel işler insana ve özgürlüğe aittir. Devletten her şey beklenmez, biz yapacağız onlar bizi takip edecekler" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 15:12
Yeni oyuncular arıyor
Düzce Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu, temel oyunculuk eğitimiyle tiyatroya gönül veren herkese kapılarını açıyor. Oyunculuk hayali kuran, sahneye adım atmak isteyen ve yeteneklerini geliştirmeyi hedefleyen 18 yaş ve üzeri katılımcılar için büyük bir fırsat sunuluyor. Alanında deneyimli, tiyatro ve sinema oyuncusu Necmettin Görgün tarafından verilecek eğitimlerde; sahne disiplini, temel oyunculuk teknikleri, diksiyon, doğaçlama ve beden dili üzerine kapsamlı çalışmalar yapılacak. Katılımcılar hem teorik hem de pratik derslerle sahne sanatlarının büyülü dünyasını yakından tanıyacak. Eğitim sonunda başarılı olan kursiyerlere sertifika verilecek. Ayrıca Düzce Belediyesi Şehir Tiyatrosu kadrosunda yer alma şansı yakalayacak. Eğitimi almak isteyenler başvurularını 20 Ekim Pazartesi gününe kadar Düzce Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü’ne yapılabilecek.
30 Eylül 2025 Salı - 14:26
Başiskele’de ekim ayı kültür sanat etkinlikleriyle dolu geçecek
Başiskele Belediyesi, ekim ayı boyunca çocuk ve yetişkin tiyatroları, atölye çalışmaları, söyleşiler ve özel gün programlarından oluşan bir dizi etkinliği sanatseverlerle buluşturacak. Başiskele Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hazırlanan program, her yaştan vatandaşa hitap eden etkinlikler içeriyor. Takvime göre, ay boyunca "Aynalar", "3 Jokerli Konken" ve "Mükemmel Partner" adlı oyunlar yetişkinler için sahnelenecek. Çocuklar için ise "Orman Koruyucuları" ve "Çöp Atlas" adlı tiyatro oyunları gösterilecek. Programda ayrıca Dünya Yaşlılar Günü ve Cumhuriyet Bayramı için özel kutlamalar da yer alıyor. Kadın ve ailelere yönelik "Ruhuma İyi Bak Atölyesi", "Aromaterapi Eğitimi", "Evlilik Okulu" gibi atölye ve eğitimlerin yanı sıra "Adım Adım Başiskele" adıyla bir yürüyüş programı da düzenlenecek.
30 Eylül 2025 Salı - 13:57
Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin tescilli lezzetlerini ve unutulmaya yüz tutmuş tatlarını tüm Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, 3 günde yüzbinlerce lezzet tutkununu ağırlayarak lezzetli ve keyifli vakit geçirmelerini sağladı. Gastronomi şöleni yaşandı Bursa’nın sahip olduğu köklü gastronomi ve mutfak kültürü, Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nde yeniden vitrine çıktı. Birçok ülkeden ve şehirden getirilen malzemelerle hazırlanan, Bursa Aşçılar Derneği tarafından organize edilen ‘Dostluk Çorbası’ ateşinin yakılması ve ardından gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ile başlayan festival, üç gün boyunca panel ve söyleşilerden lezzet atölyelerine, yarışmalardan gastro sahnelere, film gösterimlerinden konserlere kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Festival, Bursalı ziyaretçilerin yanı sıra şehir dışından ve farklı ülkelerden gelen yüzbinlerce kişiyi ağırladı. 145 konuşmacının ve şefin katıldığı 100’e yakın etkinlikte, gastronomi kültürü tüm yönleriyle ele alındı. Kültürlerarası gastronomi köprüsü kuruldu Etkinlikler; Ana Sahne, Gastro Söyleşi Alanı, Yarışma Alanı, Lezzet Atölyesi, Alternatif Sahne ve Çocuk Sahne olmak üzere birçok alanda eş zamanlı olarak organize edildi. Yarışmalara katılarak hünerlerini sergileyen katılımcılar, tadım ve lezzet atölyelerinde damak şöleni yaşadı. Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ukrayna, Belarus, Tataristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Moldova gibi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Kardeş Sofralar Bursa’da Buluşuyor’ etkinliği, festival boyunca kültürlerarası bir gastronomi köprüsü kurdu. 11’i gastronomi alanında olmak üzere 40 sivil toplum kuruluşunun de yer aldığı festival, 50 restoran ve işletmenin kendi markasını daha da fazla tanıtmasına imkan sağladı. 7 farklı üniversiteden akademisyen ve öğrencilerin de destek verdiği programlar, 6 farklı etkinlik sahnesinde gerçekleştirildi. Bursa’nın gastronomi vizyonu konuşuldu 1. Bursa Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin de düzenlendiği festivalde, ‘Rotam Bursa Lezzetleri Ulusal Fotoğraf Yarışması’, ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabının lansmanı ve iki fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Gastro sahnede yer alan yerel, ulusal ve uluslararası şefler, Bursa’nın yerel ürünlerini kullanarak hazırladıkları Keles kuzusundan kestane şekerine, Gürsu bamyasından Gedelek turşusuna, İnegöl köftesinden tahinli pide ve cevizli tokuma kadar birçok lezzeti katılımcıların beğenisine sundu. ‘Bursa’nın Gastronomi Vizyonu’ konulu oturuma konuk olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın gastronomi yolculuğuna dair vizyonunu ve hedeflerini paylaştı. Bursa mutfağını geleneksel tarifleri koruyarak, modern sunumlarla harmanlayıp dünyaya taşımak istediklerini belirten Başkan Bozbey, Bursa’yı dünya gastronomi rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri yapmak istediklerini dile getirdi. Mutfak mirasına sahip çıkıldı Bursa’nın geçmişi ile geleceği arasında bir köprü oluşturan 650 yıllık Gezek kültürünün yaşatıldığı festivalde, ‘Kadının Gücü: Mutfağın Değişen Dengeleri’ paneli ile kadın şeflerin görünürlüğü ve ilham verici deneyimleri de paylaşılırken, panel ve söyleşilerde gastronominin her disiplini konunun uzmanlarınca mercek altına alındı. Festival öncesinde İzmir, Antalya, Hatay ve Bursa’dan akademisyen ve gastronomi öğrencileri, ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık!’ projesi ile köylerde kayıp reçetelerin peşine düştü ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri kayıt altına aldı. Usta şefler yerel lezzetleri yorumladı Bursa’nın cantık, tahinli pide, cevizli lokum, Gedelek turşusu, süt helvası gibi yerel lezzetleri üzerine atölyeler gerçekleştirilirken, kadın kooperatiflerinin de etkin rol aldığı birçok atölyede ustalar yerel lezzetleri baştan hazırladı. Farklı sahne ve mekânlarda düzenlenen yemek sunumları, gastro sahneler, yarışmalar, atölyeler, gastronomi temalı film gösterimleri, yönetmen-yapımcı katılımlı sohbetler ve konserlerle ziyaretçiler dopdolu ve eğlenceli bir organizasyon yaşadı. Festival süresince katılımcıların İstanbul-Bursa arası transferleri, İDO ve BUDO tarafından karşılanırken; ziyaretçilere İDO tarafından yüzde 15, BUDO tarafından ise yüzde 16 indirim uygulandı. "Seneye daha fazla yabancı turisti ağırlamak istiyoruz" Festivalin düzenlemesinde emeği geçenlere ve katılan herkese teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şeflerden tam not alan festivalin ülke sınırlarını aşarak dünyada yer edinen bir düzeye geldiğini belirtti. 3 gün boyunca birbirinden önemli etkinliklerin düzenlendiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Merinos Parkı’nda ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’ni 3 günde yüzbinlerce kişi ziyaret etti. Festivale gösterilen ilgi bizleri çok mutlu etti. Önümüzdeki sene daha iyisini yapmak için çalışmalara başlıyoruz. Bursa’nın, gastronomi turizminden hak ettiği payı alabilmesi izin yurt içinde ve yurt dışında gerekli tanıtımları yapacağız. Seneye daha fazla yabancı turisti Bursa’da ağırlamak istiyoruz. 8 bin 500 yıllık tarihi ile birçok kültürel ve turistik değere, köklü gastronomi ve mutfak kültürüne sahip olan Bursa, dünya gastronomi rotasına girecektir" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 13:07
Avrupa Miras Günleri Beyoğlu’nun çok kültürlü yapısına ışık tuttu
Beyoğlu’nda devam eden Avrupa Miras Günleri kapsamında "Beyoğlu’nun Maneviyat Durakları Turu" düzenlendi. Tura katılan vatandaşlar, bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimleme fırsatı buldu. Beyoğlu Belediyesi’nce bu yıl 2’incisi düzenlenen Avrupa Miras Günleri dolu dolu etkinliklerle devam ediyor. Avrupa Miras Günleri kent turu programları kapsamında düzenlenen "Beyoğlu’nun Maneviyat Durakları Turu", rehber Hayri Fehmi Yılmaz eşliğinde gerçekleştirildi. Katılımcılar, semtin farklı inanç yapılarını ziyaret ederek Beyoğlu’nun çok kültürlü geçmişini yakından tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimledi Taksim-Galata güzergahında gerçekleştirilen turda Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi, Hüseyin Ağa Camii, Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi, Üç Horan Ermeni Kilisesi, Saint Antuan Kilisesi, Santa Maria Draperis Kilisesi, Neve Şalom Sinagogu, Kırım Anglikan Kilisesi ve Arap Camii ziyaret edildi. Katılımcılar, farklı dinlere ait ibadethanelerin bir arada var olduğu Beyoğlu’nun eşsiz dokusunu keşfederek, bölgenin hoşgörü ve kültürel çeşitlilik mirasını deneyimledi.
30 Eylül 2025 Salı - 12:33
Halk danslarının kalbi Konyaaltı’nda attı
Konyaaltı Belediyesi, Türkiye ile beraber farklı ülkelerin de yer aldığı ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. HayatPark’ta düzenlenen etkinlik, çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konyaaltı Belediyesi, Başkan Cem Kotan’ın sanata verdiği önem doğrultusundaki etkinliklerini halkla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda birçok etkinlik planlayan Konyaaltı Belediyesi son olarak HayatPark’ta ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. Etkinlikte, Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun yanı sıra Sakarya, Estonya, Romanya ve Makedonya’dan gelen dans grupları hünerlerini sergiledi. HayatPark’ta gerçekleşen gösterilerde vatandaşların keyifli anları ve beğenileri gözlerden kaçmadı. Öte yandan ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği için Türkiye’ye farklı ülkelerden gelen dans grupları temsilcileri, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ı ziyaret etti. Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti aktaran Başkan Kotan, "Bizler, sanata ve sanatçıya olan saygımız ile çalışmalarımıza yön veriyoruz. Halkımızı sürekli olarak sanat etkinlikleriyle buluşturuyoruz. Sanatın toplumumuz için ne kadar değerli olduğunun farkındayız. Sanata olan katkılarınız için sizlere çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Gerçekleştirilen etkinlik ve misafirperverliği için Başkan Kotan’a teşekkürlerini ileten temsilciler, Konyaaltı ilçesinin Antalya ve Türkiye için ayrı bir yere sahip olduğunu bildiklerini vurguladı.
30 Eylül 2025 Salı - 12:17
Kocaeli Kitap Fuarı’nda "ebeveynle kitap okuma" rekoru denenecek
Kocaeli’de 15’incisi 4-12 Ekim’de düzenlenecek Uluslararası Kitap Fuarı’nda, 4 bin 100 ebeveynin aynı anda çocuğuna kitap okumasıyla dünya rekoru kırılması hedefleniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenecek Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Maide Kafe’de düzenlenen toplantıda, 4-12 Ekim’de Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuara ilişkin bilgi verdi. Fuarın teması "Anadolu mayası" Baraçlı, geçen yıl 1 milyon 23 bin 514 olan ziyaretçi sayısının bu yıl üzerine çıkacaklarını vurguladı. 28 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuara 515 yayınevi, sahaf ve sivil toplum kuruluşunun katılacağını ifade eden Hayri Baraçlı, fuarın temasının "Anadolu mayası" olduğunu ve Ahilik kültürüyle aile kavramını birleştirdiğini aktardı. Baraçlı, "Tabii ki Anadolu mayası bizler için çok önemli. Geçen hafta biliyorsunuz Ahilik Haftası başlamıştı. Ahilik kavramı anadan babadan başlar. Anne-baba, evlatlarına bilgi tecrübesi aktardığı zaman bir ailelik festivali ortaya çıkar. Bu Anadolu mayası kavramı içerisinde de bu anlayışı hep beraber ortaya çıkaracağız" dedi. Uluslararası fuara bu yıl 515 yayınevi, sivil toplum kuruluşu ve sahafların katılacağını bildiren Genel Sekreter Baraçlı, ayrıca bin 50 söyleşi-panel ve imza etkinliğinin de düzenleneceğini aktardı. Onur konuğu Prof. Dr. Kemal Sayar Fuarın bu yılki onur konuğunun Prof. Dr. Kemal Sayar olacağını kaydeden Baraçlı, "Kendisinin bir açılış konuşması olacak. Biz de onun bilgilerinden faydalanacağız ve hayatımızda da örnek alacağımız buluşmaları olacak. Özel oturumlarımız da olacak. Aynı zamanda kıymetli yazarlarımız ve düşünce insanlarımızın olduğu oturumlar gerçekleşecek" diye konuştu. Rekor denemesi yapılacak Baraçlı, fuar kapsamında 7 Ekim’de 4 bin 100 ebeveynin aynı anda çocuklarına kitap okuyacağı bir rekor denemesi yapılacağını açıkladı. Bu çalışmayla yeni bir dünya rekoruna Kocaeli’de imza atacaklarını belirten Baraçlı, şu bilgileri verdi: "Önümüzdeki süreç içerisinde bununla ilgili bilgileri sizlerle de paylaşacağız. Bu çalışmayla da yeni bir dünya rekorunu şehrimizde sağlamış olacağız. Bu noktada da sizlerin gayretleri ve destekleri bizler için çok önemli. Çünkü biliyorsunuz 2023 yılında Hindistan’da 3 bin 6 kişiyle böyle bir rekor kırılmıştır. Bizim hedefimiz 4 bin 100 anne baba ve çocuklarıyla beraber böyle bir rekor denemesidir. Amacımız farkındalık oluşturmak ve kitap sevgisinin evde en güzel yerde olmasını sağlayabilmektir."
30 Eylül 2025 Salı - 12:08
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan: "Fatih, UNESCO mirasının kalbidir"
İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabulünün 40’ıncı yılı Fatih’te kutlandı. Fatih Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda konuşan Başkan Turan, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz" dedi. İstanbul’un tarihi alanlarının UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 40. yılı dolayısıyla Fatih Belediyesi’nin ev sahipliğinde program düzenlendi. Programa, UNESCO Dünya Miras Komitesi üye ülke temsilcilerinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul Tarihi Alanlar Alan Başkanı M. Mustafa Tural, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve kamu kurum temsilcileri katıldı. "Ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz" Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan dört koruma alanının tamamının Fatih ilçesi sınırlarında bulunduğuna dikkat çekerek, "Kadim İstanbul’umuzun kalbi Fatih’te, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişimizin 40. yıl dönümü gibi özel ve anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu buluşmayı yalnızca bir yıldönümü kutlaması değil; tarihe karşı sorumluluğumuzun, geçmişin mirasına, ecdadın asil emanetine sahip çıkma isteğimizin yeniden ikrarı olarak kabul ediyor, etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" Başkan Turan konuşmasında, Fatih Sultan Mehmed’in fethin ardından Ayasofya’yı vakıflaştırarak koruma altına almasını hatırlatarak, "Ecdadımızın ihya edici misyonunu bugünün şartlarında sürdürmeyi iftihar vesilesi sayıyoruz. Her adımımızı tarihi sorumluluğun ciddiyetiyle atıyoruz" şeklinde konuştu. "Bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı" Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler hakkında bilgi veren Turan, "Kara Surları Millet Bahçesi ile 200 yıllık bir kentsel sorunun çözülmesi, Yedikule Hisarı restorasyonu ile yapının uluslararası bir sanat ve turizm merkezi haline getirilmesi, Zeyrek ve Cibali’deki ahşap sivil mimari örneklerinin, tarihi çeşmelerin, hazirelerin, türbelerin ve eğitim yapılarının onarılması. Bugüne kadar 814 eserin, cephe yenileme çalışmalarıyla birlikte bin 100’ü geçen eser restorasyon, bakım ve onarım kapsamında ele alındı. Fatih’teki yaklaşık 11 bin tescilli kültür varlığının yüzde 10’unda belediye tarafından çalışma yürütüldü" diye konuştu. "İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" Etkinliğe katılan tüm davetlilere teşekkür eden Başkan Turan, "Eşsiz hazinemiz kültür mirasımızın korunması, yaşatılması ve geleceğe taşınması yolundaki hedeflerimizi gerçekleştirirken tüm paydaşlarımızla iş birliği, güç birliği içinde olmaya, müşterek sorumluluk duygusuyla, hepimizin, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getireceğimizden asla kuşku duymuyoruz. Miras alanlarımızın şehrimize ve ülkemize sağladığı avantajları sürdürülebilir kılmak için de azim ve gayretle çalışmaya ve İstanbul’un köklü tarihini ve derin hafızasını gelecek nesillere aktarmak için tüm gücümüzle gayret etmeye devam edeceğiz" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 11:55
Cumhuriyetin ilk spor mirası: Erzurum Lisesi ve olimpiyat talebi
Cumhuriyetin ilk yıllarına ait önemli bir belge, Erzurum’da yapılan arşiv çalışmalarıyla gün yüzüne çıktı. Erzurum Lisesi Beden Eğitimi öğretmeni Hayri Raşid Bey’in 1928 yılında olimpiyatlara katılma talebine dair yazışmalar, dönemin spor tarihine ışık tuttu. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir’in titiz araştırmalarıyla ulaşılan belge, bir yandan Cumhuriyet’in idealizmini, diğer yandan ise imkânsızlıklarını ortaya koyuyor. Öğretmenin katılım talebi ve olimpiyat heyecanı 9 Nisan 1928 tarihinde yazdığı dilekçeyle Amsterdam’da düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na katılma isteğini ileten Hayri Raşid Bey, 25 Nisan 1928’de gelen yanıtla hayal kırıklığına uğradı. Resmi yazıda, "Bu sene ödenek yetersizliği sebebiyle olimpiyatlara iştirakiniz mümkün değildir. Çalışmalarınızdan memnunuz. İlk fırsat doğduğunda bu konudaki isteğinizin gerçekleşmesine yardımcı olunacaktır" ifadeleri yer aldı. Bu yanıt, genç Cumhuriyet’in spor alanında duyduğu büyük heyecanı, fakat aynı zamanda maddi imkânların kısıtlılığını net bir şekilde göstermesi açısından önemli bulunuyor. Hayri Raşid Bey’in katılmak istediği organizasyon, tarihe "IX. Olimpiyat Oyunları" olarak geçen 1928 Amsterdam Yaz Olimpiyatları idi. 28 Temmuz - 12 Ağustos 1928 tarihleri arasında düzenlenen bu oyunlar, olimpiyat tarihine birçok ilkle geçti. Kadın atletler ilk kez resmi olarak yarıştı, olimpiyat ateşi uygulaması başlatıldı ve modern olimpiyat anlayışı yeni bir boyut kazandı. Türkiye ise bu oyunlarda güreş branşında temsil edilmişti. Erzurum’dan bir öğretmenin katılma talebi, Anadolu’nun uzak bir köşesinden yükselen olimpiyat heyecanını yansıtan dikkat çekici bir ayrıntı olarak spor tarihimizde yerini almış oldu. Doğu’daki bir öğretmenin olimpiyat hayali Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzurum Lisesi, yalnızca akademik eğitim veren bir kurum değil; aynı zamanda kültürel, sosyal ve sportif hayatın da merkeziydi. İdealist öğretmenler, öğrencileri spora yönlendiriyor, beden eğitiminin ülke çapında yaygınlaşması için büyük emek sarf ediyorlardı. Hayri Raşid Bey’in olimpiyat hayali, Erzurum Lisesi’nin bu vizyonunu en iyi şekilde ortaya koyuyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Taner Özdemir, ortaya çıkarılan belgenin önemine değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu yazışma, bir öğretmenin olimpiyat idealini ve dönemin kısıtlı imkânlarını belgeliyor. Erzurum’dan yükselen bu olimpiyat heyecanı, aslında Cumhuriyetin genç kuşaklara bıraktığı spor mirasının da işaretidir. Bugün bizler, bu idealizmi geleceğe taşımakla mükellefiz." Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolü Aradan geçen yaklaşık bir asırda Türkiye, sporda büyük bir dönüşüm yaşadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında ödenek yetersizliği sebebiyle gerçekleştirilemeyen uluslararası katılımlar, bugün devletin ve özel sektörün desteğiyle güçlü bir şekilde yürütülüyor. Modern tesisler Anadolu’nun dört bir yanında inşa edildi. Olimpiyat sporcuları artık sistematik bir altyapı ile yetiştiriliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projeleriyle amatör sporlara teşvik sağlanıyor. Türk sporcuları, olimpiyatlardan dünya şampiyonalarına kadar pek çok branşta tarihî başarılar elde ediyor. Bugün Türkiye, yalnızca futbol değil; güreşten boksa, halterden voleybola, atletizmden yüzmeye kadar pek çok branşta dünya sahnesinde adından söz ettiriyor. 1928’de Erzurum’dan yükselen olimpiyat talebi, bugün için bir ders niteliğinde. Bir öğretmenin idealizmi, dönemin imkânsızlıklarına rağmen resmi kayıtlara geçmiş ve bize bir miras bırakmıştır. Bu belge, Erzurum Lisesi’nin spor tarihindeki rolünü ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki azmi hatırlatırken; günümüzde spora verilen önemin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
30 Eylül 2025 Salı - 11:31
Akdeniz Belediyesi Kültür Sanat Evleri kurs başvuruları başladı
Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, bünyesinde bulunan 10 kültür ve sanat evinde yeni dönem kurs kayıtlarının başladığını duyurdu. Bu yıl içerisinde toplam bin 54 kadın ve çocuğa kurs imkanı sağlayan kültür ve sanat evleri, mahallelerde yoğun ilgi görüyor. Kurslar sayesinde kadınlar meslek öğrenirken, kent merkezinde düzenlenen etkinliklerde açılan stantlarda ürettikleri el emeği ürünleri satışa sunarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, kursların kadınların ve çocukların gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kültür ve sanat evlerimiz, kadınların meslek edinmesi ve sosyal hayata katılması, çocukların ise yeteneklerini keşfedip geliştirmesi için çok önemli bir merkez haline geldi. Bizler, her yaştan vatandaşımızın hayatına dokunan hizmetler üretmeye devam edeceğiz. Kadınların el emeği ürünlerini sergileyip ekonomik kazanca dönüştürmesi, çocukların da sanat ve kültürle büyümesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır" dedi. Kültür ve sanat evleri; Huzurkent, Adanalıoğlu, Kazanlı, Karaduvar, Güneş, Bekirde, Yeşilçimen, Çilek, Çay ve Turgutreis mahallelerinde faaliyet gösteriyor. Kadınlara yönelik açılan kurslar; el sanatları, dikiş-nakış, kuaförlük, ahşap boyama, takı tasarımı, seramik, pilates ve kişisel gelişimden oluşurken, çocuklara yönelik kurslar ise resim, drama, İngilizce, müzik, zeka oyunları ve halk oyunları olarak belirlendi. Kurslara katılmak isteyen vatandaşların, mahallelerindeki kültür ve sanat evine şahsen başvuru yapabilecekleri ya da 0324 502 09 72 numaralı telefonu arayarak detaylı bilgi alabilecekleri bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder