KÜLTÜR SANAT
24 Mart 2026 Salı - 17:38 Bayburt’ta Nevruz coşkusu: Bayram ateşi yakıldı, örste demir dövüldü Bayburt’ta Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası kapsamında düzenlenen Nevruz Bayramı programında şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sahnelendi, örste demir dövülüp nevruz ateşinin üzerinden atlandı. Bayburt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen programda, baharın gelişiyle birlikte yeniden dirilişi, birlik ve beraberliği simgeleyen Nevruz, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan etkinliklerle kutlandı. Kutlama programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Etkinlikte 17 Türk devletini temsil eden bayraklarla geçiş gerçekleştirilirken, bayrak, Nevruz Bayramı bugün ve esenlik muştusu adlı şiirler seslendirildi, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Program kapsamında Dede Korkut ve Bamsı Beyrek temsili sahnelendi. Türk dünyasının bilge atası Dede Korkut’u Kurban Çil, Bamsı Beyrek’i ise Samet Erdaş canlandırdı. Programda ayrıca izleyenlere Bamsı Beyrek Okçuluk Kulübü tarafından okçuluk gösterisi sunuldu. Türk kültüründe geçmişi eskiye dayanan, denge, kuvvet ve beceriye dayalı geleneksel spor dallarından biri olan mas güreşi, öğrenciler tarafından sergilenen gösteriyle tanıtıldı. Bayburt barlarının oynandığı kutlamalarda, nevruz geleneğinin simgeleri arasında yer alan örste demir dövme ve ateşten atlama etkinlikleri gerçekleştirildi. Programda konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, "Nevruz, aziz milletimizin köklü tarihinden süzülerek günümüze ulaşan birlik ve beraberlik, kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürlerinden birisidir. Ortak geçmişimizin izlerini taşıyan bu kadim bayram, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören anlayışımızın ve ortak değerler etrafında kenetlenme irademizin anlamlı bir ifadesidir. Orta Asya’dan Anadolu’ya, Kafkaslar’dan Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir gönül coğrafyasında yüzyıllardır yaşatılan Nevruz, bizlere dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte güç olmayı hatırlatan köklü bir mirastır" dedi. Renkli görüntülere sahne kutlamalar, at binme, ok atma, geleneksel oyunlar, ikramlar ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
24 Mart 2026 Salı - 16:44 Çorum’da nevruz coşkusu Baharın müjdecisi Nevruz, Çorum’da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Valilik ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde Hasanpaşa Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki kutlama programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mehter ve halk oyunları gösterileri sonrası günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı ve şiirlerin okunduğu etkinlikte, yumurta tokuşturma, ip çekme, çuval ve yumurta taşıma yarışmaları düzenlendi. Ardından geleneksel nevruz ateşi yakıldı. Temsili demir dövme etkinliği sonrası katılımcılara çeşitli ikramlar yapıldı. "Nevruz, kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak kültürümüzün güçlü bir ifadesidir" Programda konuşan Vali Yardımcısı Cengiz Nayman, "Nevruz, kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak kültürümüzün güçlü bir ifadesidir. Bu anlamlı gün bizlere geçmişten aldığımız değerleri geleceğe taşıma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Kadim medeniyetimizin beşiği olan bu topraklarda kültürel çeşitliliğimizi zenginlik olarak gören bir anlayışla birlik ve beraberliğimizi her daim korumak en büyük görevimizdir" dedi. "Esas olan bahardır ve o bahar bir gün mutlaka gelecektir" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Nevruz’un en önemli özelliği, kışın karanlığı, kışın soğuğu, kışın pusu ve isi eşiğidir. Esas olan bahardır ve o bahar bir gün mutlaka gelecektir. Nevruz’un en önemli anlamı umuttur" diye konuştu. "Zamanla Anadolu’nun köklü birikimiyle Nevruz olarak yaşatılmaya devam etmiştir" Nevruzun geçmiş kökenine değinen İl Kültür Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş da, "Bu topraklarda yaklaşık 3 bin 500 yıl önce Hitit çivi yazılı tabletlerinde Purulya Bayramı olarak anılan ve Hititlerin başkenti Hattuşa’da Bahar Bayramı olarak kutlanan Nevruz, zamanla Anadolu’nun köklü birikimiyle Nevruz olarak yaşatılmaya devam etmiştir" dedi. "Yüzyıllardan beri kutlanan doğanın uyanışı, baharın başlangıcı" Birlik ve beraberlik kavramlarından bahseden Hasanpaşa Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Güneysu ise, "Yüzyıllardan beri kutlanan doğanın uyanışı, baharın başlangıcı olan Nevruz’un Türkiye yüzyılı hedefinde yürüyen ülkemizde daha nicelerinin barış, kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde kutlanması dileğiyle tekrar hoş geldiniz diyorum" ifadelerine yer verdi. Programa Vali Yardımcısı Cengiz Nayman’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, İl Kültür Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
3. Dünya Kültürleri Festivali’nde Guinness Dünya Rekoru kırıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 14:09 3. Dünya Kültürleri Festivali’nde Guinness Dünya Rekoru kırıldı ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Dünya Rekorları tarafından resmi aday ilan edilen 3. Dünya Kültürleri Festivali Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da gerçekleştirildi. 3. Dünya Kültürleri Festivali; Sirus Vakfı ve Ebrişem tarafından Uluslararası Gayrimenkul, İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Fuarı XRE Fair tarafından XRE Gayrimenkul sponsorluğunda ve TEDB çözüm ortaklığında Ankara ATO Congresium’da gerçekleşti. ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Dünya Rekorları tarafından resmi aday ilan edilen 3. Dünya Kültürleri Festivali ve Uluslararası Gayrimenkul ve İnşaat Malzemeleri Fuarı halka açık ve tamamen ücretsiz etkinliklerden oluşuyor. Festival programında 70’e yakın ülkeden geleneksel danslar, müzik dinletileri, geleneksel yemekler, kültürel söyleşiler ve ülkesel tanıtıcı videolar yer aldı. Festival bölümü Sirus Vakfı ve Ebrişem tarafından, fuar bölümü ise XRE Fair tarafından düzenlenen 3. Dünya Kültürleri Festivali, 12-13 Aralık tarihlerinde ziyaretçilerini bekliyor. Fuar kapsamında birçok ülkede gayrimenkul yatırımları ve inşaat sektörüne dair detaylı bilgilerin yer alacağı da belirtildi. Bunun yanı sıra stantlarda dünyanın birçok yerinde gayrimenkul projelerinin de bulunacağı açıklandı. "Festivalimizin içeriğinde geleneksel danslar, geleneksel müzik dinletileri gibi birbirinden farklı etkinlikler yer alıyor" Festivalin açılış konuşmasın yapan Sirus Vakfı Başkanı Serap Gürkan Firdevsi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmenin mutluluk verici olduğunu ve bundan dolayı tüm ülkelere teşekkürlerini ileterek, "İlkinde 30, ikincisinde 55 ve bugün de 63 farklı büyükelçiyi stant ve sahne etkinlikleriyle ağırlıyoruz. Ben gösterilen bu itimat için çok teşekkür ediyorum. Bu hiç şüphesiz benim şahsım için çok büyük bir şeref ve aynı zamanda çok büyük bir sorumluluk. Layık gördüğünüz için teşekkür ederim. Festivalimizin içeriğinde geleneksel danslar, geleneksel müzik dinletileri, geleneksel gastronomi workshopları, geleneksel kıyafetler gibi birbirinden farklı etkinlikler yer alıyor ve bu etkinliklere güç vermek için yurt dışından ve yurt içinden katılan kıymetli misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Bu yıl festival sahnemizde Gürcistan’ı kendi Eurovision yarışmasında temsil eden grubu ağırlıyoruz. İtalya’dan gelen Perulu dostlarımız var. Hiç şüphesiz Birinci Dünya Kültürleri Festivali’nden bugüne daima bize fikirleriyle destek olan Dışişleri Bakanlığımıza şükranlarımı arz ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığımız her festivalimizde birbirinden güçlü etkinliklerle yanımızda oldular. Kendilerine şükranlarımı arz ediyorum" diye konuştu. "Sirus Vakfı, kültür ve sanat alanında organizasyonlar gerçekleştiren bir kurum" Sirus Vakfı’nın geçmişte de bu tarz etkinliklerle kültür birliğine ev sahipliği yaptığını ifade eden Sirus Vakfı Başkanı Serap Gürkan Firdevsi, "Bugün 63 farklı ülkeyi temsil eden stant ve sahne etkinlikleriyle ağırlamanın gururunu yaşıyoruz ve bu haklı gururu bütün misafirlerimizle paylaşıyoruz. Sirüs Vakfı; kültür ve sanat alanında, aynı zamanda ekonomi alanında, uluslararası kurum ve kuruluşlarla, büyükelçilerle organizasyonlar gerçekleştiren bir kurum. Bu üçüncü festivalimiz. İlk festivalimizde 30 büyükelçilik yer aldı. İkincisinde 55 büyükelçiyi misafir ettik ve bu yıl 63 büyükelçiyi misafir etmiş bulunuyoruz. Sirüs Vakfı; büyükelçilikler, uluslararası kurum ve kuruluşlarla kültür, sanat ve ekonomi alanında etkili ve çoklu işbirlikleri kurmak üzere yola çıkmış olan bir kurum. Bu sadece Türkiye için değil, bütün dünya için de bir birlik günü oldu. Sirüs Vakfı’nın da temel misyonu ve ruhunu yansıtıyor aslında. Ben inanıyorum ki bugün herhangi bir ülkenin standında küçük hatıra yaşayan bir çocuk, bir yetişkin olduğunda bile bugünleri muhakkak hatırlayacak ve kalbinde buna ilişkin bir hatırası olacak. Bizim sevgi ektiğimiz bu süreç, barış olarak geri dönecek" şeklinde konuştu. "Gürcistan köklü tarihe sahiptir" Bu festivalde Gürcistan’ın geleneksel ürünlerini ve kültürünü tanıtmaktan mutluluk duyduğunu vurgulayan Gürcistan’ın Türkiye Büyükelçisi Archil Kalandia ise "Öncelikle bu güzel etkinliği organize eden herkese teşekkür ediyoruz. Gürcistan olarak ülkemizi tanıtma fırsatı sundukları için teşekkür ediyorum. Bugün Gürcistan standında geleneksel Gürcü kıyafetleri, el yapımı eserler yer alıyor. Gürcistan aslında sanat ülkesi diyebiliriz. Gürcistan’a özel geleneksel hediyelik eşyalar sergilenmiştir. Gürcistan köklü tarihe sahiptir. Gürcistan olarak komşu ülkenin başkentinde kültürümüzü tanıtmaktan gurur duyuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Savaşlar bitsin" Festivalde Ukrayna standında yer alan ve dünyaya barış mesajı veren Ankara Ukrayna Derneği Başkanı Irina Barktukov ise "Burada bulunmaktan mutluluk ve huzur duyuyoruz. Burada herkes bizi seviyor. Rusya burada yok. Bu bizim için önemli bir olay. Rusya her gün çocuklarımızı öldürüyor. Böyle büyük bir etkinlikte onlar yok ama bizim olmamız çok iyi. Savaşlar bitsin. 4 senedir her gün ölüm izliyoruz. Suriye, Filistin ve Ukrayna’da her gün çocukların ölümünü görüyoruz" cümlelerini kullandı. "Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye adayız" ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olduklarını ve bu durumdu tüm organizasyon ekibiyle birlikte başardıklarını ifade eden XRE Başkanı Gülşah Artukoğlu ise, "3. Dünya Kültürleri Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan çok mutluyuz. Burada 63 ülkenin büyükelçileri ile birlikte organizasyon yaptık. Amacımız kültürleri dünyaya tanıtmak. Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye adayız. Festival güzel ve verimli geçiyor. Hepimiz sevgi, barış ve anlayış içinde yaşamak istiyoruz" cümlelerini kullandı.
Şanlıurfa’da doğa yürüyüşçüleri tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü
12 Aralık 2025 Cuma - 13:59 Şanlıurfa’da doğa yürüyüşçüleri tarihi Germuş Kilisesi için yürüdü Şanlıurfa’da her hafta farklı rotalarda yürüyüşler düzenleyen doğa yürüyüşçüleri, bu hafta tarihi mirasa dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. Göbeklitepe’ye yaklaşık 5 kilometre mesafede bulunan, Ermeni kültürüne ait tarihi Germuş Kilisesi’nin korunması ve onarılması için farkındalık oluşturmak isteyen 45 kişilik grup özel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Şanlıurfa kamp ve dağcılık da yapan grup tarafından düzenlenen etkinlik sabah 09.30’da başladı. Yaklaşık 13 kilometrelik zorlu parkur, yer yer sisli ve soğuk havaya rağmen 6 saatin ardından saat 15.30’da tamamlandı. Yürüyüşçüler, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların çay ikramı ve anıt ağaçların altında verilen molalarla parkurda ilerledi. Grup, ilk olarak Haliliye ilçesine bağlı Dağyanı kırsal Mahallesinde bulunan tarihi Germuş Kilisesini ziyaret etti. Kilise çevresinde sembolik bir "can kalkanı" oluşturan yürüyüşçüler, "Germuş’u koruyalım, Germuş’u yaşatalım" sloganlarıyla tarihi yapıya dikkat çekti. Halayla son buldu Zorlu parkuru başarıyla tamamlayan doğaseverler, etkinliği geleneksel Urfa halayıyla sonlandırdı. Soğuk havaya rağmen etkinlikte neşeli anlar yaşandı. Katılımcılar, hem Urfa’nın doğal güzelliklerini keşfetmenin hem de tarihi Germuş Kilisesine dikkat çekmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Tarihi Germuş Kilisesi Haliliye ilçesine bağlı Dağeteği kırsal Mahallesinde bulunan kilisenin, 19. yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Taş mimarisiyle bölgenin önemli yapılarından biri olan kilise 1900’lü yılların ilk çeyreğine kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadethane olarak kullanıldı. Uzun süre kullanılmayan kilisenin 1881 yılında Hagop Ardvisyan tarafından restore edildiği belirtildi. Düzenlenen yürüyüşün amacı ilgili açıklamada bulunan Türkiye Dağcılık Federasyonu Şanlıurfa İl Temsilcisi İbrahim Halil Parmaksız, "Germuş Kilisesi biraz terk edilmiş bir durumdadır. Biz oranın tekrar restore edilip turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bugün bunun için bir etkinlik yaptık. Umarım büyüklerimize mesajımız iletilir" dedi. Yürüyüşe katılan Peyruze Olcay, "Kilise çok bakımsız, tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Buraya bir tabela yapılsa, etrafı temizlense, belki restore edilse dışardan da çok daha fazla ziyaretçi gelir. Çok eski bir kilise ama bilinmediği için kimse gelmiyor. Şu anda da kapıları kapalı. Bir yetkili de yoktu en azından kapıda bir yetkili olsa kapıları açsa, içeriyi tanıtsa turizm açısından çok faydalı olur" şeklinde konuştu. Farkındalık oluşturmak adına düzenlenen etkinliğe katıldığını belirten Münevver Merve Taşçı, "Bir farkındalık oluşturmak adına doğa yürüyüşü düzenledik. Burası mükemmel bir yer. Ben yetkilileri burayı restore etmeye davet ediyorum" dedi. Ayşe Demirel Uyandı ise, "Maalesef duvarlarının tahrip edildiğini gördük, duvarların çizildiğini gördük, hiç güzel bakılmamış. Tarihimize gerçekten sahip çıkmıyoruz. Bazı kısımlarına beton dahi atılmıştı. Restore edilmesini isteriz" ifadelerini kullandı.
Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi
12 Aralık 2025 Cuma - 12:48 Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu’da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Aynı aile üç kuşaktır lezzeti müşterileriyle buluşturuyor Kastamonu’da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu’daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti. "Lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık" 1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi. "Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyor" Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu. "Türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor" Kastamonu’da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta ’Tiridine Bandım’ gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu. Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.
Düşünen Şehir Dergisi okurlarıyla buluştu
12 Aralık 2025 Cuma - 12:45 Düşünen Şehir Dergisi okurlarıyla buluştu Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 6 ayda bir okurlarıyla buluşan kapsamlı ve sevilen süreli yayını Düşünen Şehir Dergisi, yeni sayısı ile dijital ortamda vatandaşların karşısına çıktı. Şehrin altyapı ve imar çalışmalarının yanı sıra kadim kentin sosyal anlamda da imarını gerçekleştiren çalışmalara devam eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, birbirinden dolu içerikleri ile okurlarına sunulan dergilerini kaleme almayı sürdürüyor. Bu çerçevede Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları tarafından 6 ayda bir yayımlanan, kültür, düşünce ve şehircilik eksenli içerikleriyle dikkat çeken Düşünen Şehir Dergisi 23’üncü sayıya ulaştı. Birbirinden güzel makalelerle modern yaşamın içinde kaybolan derin anlamları yeniden görünür kılmayı amaçlayan ve özgün bir yayın olarak okurlarıyla buluşan Düşünen Şehir, her sayısında şehre dair bilgileri, felsefeden sosyolojiye, mimariden edebiyata uzanan geniş bir fikri yelpaze sunuyor. 23. sayısında ’Şehir ve Metafizik’ teması işleniyor 23. sayısında dergi, dosya konusu olarak ’Şehir ve Metafizik’ temasını işliyor. Şehrin yalnızca binalar, yollar ve altyapıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda kolektif hafızanın, inancın, kimliğin ve ruhun vücut bulduğu bir anlam mekânı olduğunu ortaya koyan yazılar, söyleşiler ve akademik değerlendirmelerle zenginleşiyor. Düşünen Şehir, metafizik ile gündelik yaşamın kesiştiği noktalarda, modern kentleşmenin felsefi sınavını sorgularken, geçmişten aldığı mirası geleceğe taşımanın yollarını arıyor. Mimarlığın sembolik dili, şehirde varoluşun ontolojik derinliği, mekânın insan ruhundaki karşılığı ve modern dünyanın hızla tükettiği anlam evreni üzerine düşünmeye çağırıyor. Dikkatle hazırlanmış tasarımı, nitelikli yazar kadrosu ve konulara bütüncül yaklaşımıyla Düşünen Şehir, şehir üzerine düşünenleri, yaşayanları, yönetenleri ve geleceği inşa edenleri aynı masada buluşturan özel bir kaynak niteliği taşıyor. Dergiye dijital ortamda ’https://www.kayseri.bel.tr/e-dergiler-dusunen-sehir’ adresinden ulaşılabiliyor.
Kötekli Gençlik Merkezi’nde "Ünides" projesi
12 Aralık 2025 Cuma - 12:43 Kötekli Gençlik Merkezi’nde "Ünides" projesi Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Kötekli Gençlik Merkezi Genç Ofis koordinasyonunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli "ÜNİDES" projesi başarıyla gerçekleştirildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Kültürel Miras Topluluğu tarafından hayata geçirilen proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı Ünides Programı tarafından destekleniyor. "Dünden Yarına Kültürel Miras" başlıklı projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Aslı Çandarlı üstlenirken, koordinasyonu ise topluluk başkanı Emir Can Alpavut tarafından yürütülüyor. Proje, gençlerin kültürel değerleri deneyimleyerek öğrenmelerini sağlamayı ve onlarla kültürel miras arasında bir bağ kurmayı amaçlıyor. Proje kapsamında Genç Ofis’te gerçekleştirilen ilk etkinliklerden biri Geleneksel Motif Baskı Atölyesi oldu. Katılımcılar, özellikle halı ve kilim desenlerinde sıklıkla karşılaşılan motiflerin sadece görsel unsurlar olmadığını, aynı zamanda derin anlamlar ve kültürel mesajlar taşıdığını öğrendiler. Atölyede kendi motif baskılarını tasarlayan gençler, bu el sanatıyla kültürel mirasımızın zenginliğini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Projenin bir diğer etkinliği olan Seramik Boyama Atölyesi, katılımcıların keyifli vakit geçirerek hayal güçlerini seramik objelere aktarmalarını sağladı. Eğitmenler rehberliğinde gerçekleşen bu renkli çalışmalarda, tarihi ve kültürel birer sembol özelliği taşıyan biblolar kullanıldı. Gençler, kendi tasarladıkları şekillerde boyadıkları bu biblolarla, güne dair kalıcı ve anlamlı hatıraları kendi elleriyle hazırlamış oldu.
BEUN’da Âşık Veysel anıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 11:54 BEUN’da Âşık Veysel anıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) "Âşık Veysel’den Gönül Dünyamıza Akanlar" adlı programda, büyük halk ozanı Âşık Veysel’in sazı, sözü ve irfanı ele alındı. Âşık Veysel’in şiirleri, düşünce dünyası ve kültürel mirası konuşulurken program sonunda seslendirilen türküler salonda duygusal anlar yaşattı. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirilen etkinliğe; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer kürsüye çıktı. Rektör Özölçer konuşmasında, Anadolu irfanının bilge sesi Âşık Veysel’i anmak ve anlamak için bir araya gelmenin önemine vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün, gönül ve kültür dünyamızda derin izler bırakmış Anadolu irfanının mütevazı ve bilge kişiliği Âşık Veysel’i anmak için burada toplandık. O yalnızca bir saz âşığı ya da söz ustası değildir; gönül gözüyle gören, gönülden söyleyen, gönüllere hitap eden bir yolcudur. Yaşadıklarıyla efsaneleşmiş, eserleriyle ölümsüzleşmiştir. Onun dizelerinde vatan sevdası, hasret, vuslat, doğa, ana sevgisi, sabır ve şükür vardır. ‘İki kapılı bir handa gündüz gece yürüyen bir yolcu’ olarak kendi yolculuğunu tamamlamış olsa da türküleriyle Dedem Korkut’un dediği gibi ‘ölümlü gidimli’ dünyada bize yoldaş olmaya devam etmektedir. Gönül kelamının usta nefesi, âşıklık geleneğimizin güçlü temsilcisi adına bu anlamlı programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Açılış konuşmasının ardından program, BEUN İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyfullah Kara ve Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Muhittin Turan tarafından gerçekleştirilen sunumlarla devam etti. Doç. Dr. Muhittin Turan, sunumunda Türk halk ozanı Âşık Veysel’in eserlerini derinlemesine ele alarak, şiirlerinin muhteva ve mana açısından taşıdığı değeri anlattı. Veysel’in mezhepsel bir ayrım gözetmediğini, Allah’a yönelttiği sitemlerin hakka duyduğu aşktan kaynaklandığını dile getirdi. Ayrıca zıtlıkların Veysel’in yansımalarını ele alarak Mehmet Âkif Ersoy ve Mehmet Âkif İnan’dan yaptığı alıntılarla ozanın şiir evrenini zengin bir perspektifle değerlendirdi. Doç. Dr. Turan’ın ardından söz alan Prof. Dr. Seyfullah Kara ise Âşık Veysel’i anlama çabasının kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, ozanın zengin kültürel dünyasının kapsamlı şekilde analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Seyfullah Kara, Âşık Veysel’in iki türküsünü saz eşliğinde icra ederek salona duygu dolu anlar yaşattı. Türkülerin ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. Özölçer, programda sunum yapan akademisyenlere teşekkür belgelerini takdim etti. Program toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
"Renklerini Duydunuz mu?" kitabının imza günü Galeri Deniz’de gerçekleşti
12 Aralık 2025 Cuma - 11:49 "Renklerini Duydunuz mu?" kitabının imza günü Galeri Deniz’de gerçekleşti Ressam Akın Ekici’nin yaşamı, sanatsal üretimleri ve birikimini farklı perspektiflerle ele alan; yazar Meltem Kurtulan’ın kaleme aldığı "Renklerini Duydunuz mu?" kitabının imza günü ve söyleşisi, DenizBank’ın kültür sanat mekânı Galeri Deniz’de gerçekleşti. Ressam Akın Ekici’nin "Renklerini Duydunuz mu?" kitabının imza günü Galeri Deniz’de gerçekleşti. İş ve kültür-sanat camiasından önemli isimlerin katıldığı etkinlikte Akın Ekici, kitabın ortaya çıkış hikayesi ve resim sanatının yaşamındaki dönüştürücü etkisini katılımcılarla paylaştı. DenizBank Genel Müdür Yardımcısı ve Hukuk Başmüşaviri Akın Ekici, imza gününde yaptığı konuşmada, "DenizBank uzun yıllardır kültür sanatın farklı disiplinlerini herkes için erişilebilir hale gelmesi vizyonuyla destekleyen, Galeri Deniz bünyesinde de gençler başta olmak üzere pek çok sanatçıya ev sahipliği yapan bir kurum. "Renklerini Duydunuz mu?" kitabını, Hukuk Başmüşavirliği görevini yürüttüğüm bu çatı altında sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum. Hukukun da sanatın da özünde topluma hizmet etme, insan yaşamına değer katma anlayışı bulunuyor. Meltem Kurtulan’ın kaleminden şekillenen bu çalışma da benim sanatçı ve hukukçu kimliğimin kesiştiği noktaları görünür kılıyor. Kitabımızın, özellikle resim sanatına ilgi duyan yetenekli gençlerimize ilham vermesini diliyorum". Yazar Meltem Kurtulan, imza töreninde şöyle konuştu: "Sanatın bütün dallarında olduğu gibi resimde de dünya insanlarına bir sesleniş var. Ressam Akın Ekici de renkleriyle oluşturduğu büyülü bir dille izleyicisine mesajlar veriyor. Bunu fark ettiğim an kitabın ismini koydum. "Renklerini Duydunuz mu?" aynı zamanda Ressam Akın Ekici’nin sanat yolculuğunu ve hukukçu kimliğinin sanatını nasıl şekillendirdiğini irdeleyen bir kitap. Bu yönüyle bu alanda yazılmış tüm kitaplardan ayrılıyor. Onun gibi hukukçu biri olarak bende oluşturduğu etkiyi yorumlarken, resme ilgi duyan herkesin dikkatini, muhakemeyle şekillenen bir ifade biçimini görmeye, duymaya, sevmeye davet ediyorum."
Niğde Belediyesi’nin dizilerdeki yüzü Niğde’nin adını ulusalda duyuruyor
12 Aralık 2025 Cuma - 11:45 Niğde Belediyesi’nin dizilerdeki yüzü Niğde’nin adını ulusalda duyuruyor Niğde Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Şehir Tiyatrosu’nun Yönetmeni Ertuğrul Aslan; hem sahnedeki başarıları hem de ulusal televizyon ekranlarında canlandırdığı karakterler ile Niğde’nin adını ülke genelinde duyurmaya devam ediyor. Oyunculuk performansı, disiplinli çalışması ve güçlü sahne duruşuyla dikkat çeken Aslan; hem ekip arkadaşlarına ilham kaynağı oluyor hem de bu meslekte ilerlemek isteyen gençlere yol gösteriyor. Ertuğrul Aslan, son yıllarda yer aldığı yapımlarla izleyicinin hafızasında güçlü bir yer edindi. Ünlü yapımlardan Gönül Dağı dizisinde ’Taci’, Kara Tahta dizisinde ’Musti’, Ateş Kuşları dizisinde ’Halil’, Kara Ağaç dizisinde ’Kamil’, Arka Sokaklar dizisinde ’Asım’, Veliaht dizisinde ’Mevlüt Kaptan’ karakterlerini başarıyla canlandıran Aslan, sinema alanında da ’Bergen’ filminde canlandırdığı ’Ciğerci Ökkeş’ rolüyle de dikkat çekmişti. Ayrıca festival filmi Dumandan Sonrada ’Kazım’ karakteriyle yer alırken, Mor Işıklar dizisinde ’Mürsel’ rolüyle de yakında ekranlarda olacak. Şimdilerde ise Eşref Rüya dizisindeki yeni rolü 10 Aralık Çarşamba günü izleyicilerle buluştu. 300 aktif öğrenci eğitim alıyor Aslan; Niğde Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Şehir Tiyatrosu bünyesindeki birçok oyuncunun ulusal çaptaki yapımlarda rol almasına imkan sağlayarak şehrin kültürel hayatına yeni kapılar açtı. Şehir Tiyatrosu öğrencilerinden Yasin Hacıbekiroğlu Uzak Şehir ve Bereketli Topraklar dizilerinde, Dilara Altınoluk Siyah Kalp dizisi, Mert Can Özbek Kara Ağaç dizisi ve Dumandan Sonra filminde, Barış Sabırlar Kara Ağaç dizisinde, Emre Sakarya Kara Ağaç dizisinde, Serap Erelli Kara Ağaç dizisinde, Emin Aytekin Siyah Bere dizisinde yer aldı. Bugüne kadar 150 yetişkin ve 150 çocuk olmak üzere toplam 300 öğrencinin tiyatro yolculuğunun desteklendiği söyleyen Aslan; bu imkanların sağlanmasında Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir’in önemli bir payı olduğunu belirtirken, başkanın konuyla ilgili öncülüğü ve hayata geçmesindeki rolü ve destekleri sayesinde yalnızca oyuncuların değil, ailelerin ve gençlerin de hayatlarına dokunulduğunu ifade etti. Yılda on beş bin seyirciye ulaşıldı Dört yıldır aktif şekilde çalışmalarını sürdüren Niğde Belediyesi Şehir Tiyatrosu, geçen yıl gerçekleştirdiği 30 gösteriyle 15 bin seyirciye ulaşarak şehrin kültür sanat hayatında önemli bir eşiği geride bıraktı. Geleneksel ve klasik tiyatro oyunlarının yanı sıra Niğde’nin tarihi ve kültürel değerlerinden olan Hüdavend Hatun gibi önemli şahsiyetleri sahneye taşıyarak kentin kimliğine katkı sağlayan oyunlara da imza attılar. Sanatı bir köprü olarak gören Ertuğrul Aslan hem oyunculuk kariyeri hem de şehir tiyatrosu yöneticiliğiyle Niğde’nin adını Türkiye çapında gururla temsil etmeyi sürdürüyor.
Mevlana’nın 752. Vuslat yıl dönümünde Türk Kültüründe Şehadet ve Vuslat ele alındı
12 Aralık 2025 Cuma - 11:30 Mevlana’nın 752. Vuslat yıl dönümünde Türk Kültüründe Şehadet ve Vuslat ele alındı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), Hz. Mevlana’nın 752. Vuslat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "Türk Kültüründe Şehadet ve Vuslat" başlıklı konferansla Türk kültüründe şehadet anlayışı ve vuslat düşüncesi farklı yönleriyle ele alındı. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve eşi Seran Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, akademik ve idari personel, Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş ile öğrenciler katıldı. "Mevlana’nın Sözleri Asırlardır Gönüllerimize Yol Gösteriyor" Program, aziz şehitlerin anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Rektör Özölçer konuşmasında, iki üniversite öğrencisinin vefat ettiğini hatırlatarak üzüntülerini şu sözlerle dile getirdi: "Değerli öğrencimiz Arif Aykanat ile dün akşam ani bir şekilde aramızdan ayrılan kıymetli öğrencimiz İrem Gül Karakuş’un vefatı bizleri derinden üzmüştür. Huzurlarınızda iki evladımızı rahmetle anıyorum. Rabbim mekânlarını cennet eylesin; ailelerine, yakınlarına ve Üniversitemiz camiasına sabrıcemil ihsan eylesin." Konuşmasının devamında Hz. Mevlana’nın hikmet yüklü sözlerinden örnekler veren Rektör Özölçer, Mevlana’nın sevgi, hoşgörü ve teslimiyet merkezli tasavvuf anlayışının asırlardır yol gösterici olduğuna dikkat çekti: "Allah’a ulaşacak birçok yol var; ben aşkı seçtim." diyen Hz. Mevlana’nın aşk ateşi, aradan yedi buçuk asır geçmesine rağmen hâlâ gönüllerimizi ısıtıyor. Dünya telaşıyla çoraklaşan gönüller, Mesnevî’den süzülen hikmet damlalarıyla diriliyor. Onun ‘Bizim dergâhımız umutsuzluk dergâhı değildir’ sözü, umudun ve irfanın en güçlü ifadesidir." Rektör Özölçer; Mevlana’nın imtihan, sabır ve tevekkül anlayışını anlatan sözlerine de dikkat çekerek konuşmasının sonunda, konferansa katkı sunan Dr. Sait Başer’e, programa katılan tüm misafirlere ve öğrencilere teşekkür etti. Açılış konuşmasının ardından konferansın konuşmacısı yazar Dr. Sait Başer kürsüye çıktı. Türk kültürü üzerine derinlikli bir perspektif sunan Başer, Mevlana’dan Dede Korkut’a uzanan köklü geleneğin bugün dahi yol göstericiliğini sürdürdüğünü ifade etti. Başer; "Tanrı kelimesinin çoğulu olmaz, kültürümüz buna müsaade etmez. Kültür; bir milletin yüzyıllar boyunca yoğurduğu tecrübenin adıdır. Türk kültürü köleliği tanımaz; adalet duygusuyla var olmuş bir medeniyetin ürünüdür." sözleriyle kültür kavramının Türk-İslam düşüncesindeki yerine vurgu yaptı. Adaletin yalnızca hukuk değil, hayatın tamamını kuşatan bir denge ölçüsü olduğunu belirten Başer, Türkçenin köklü yapısının bu kavramla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Başer, konuşmasının sonunda Hz. Mevlana’nın özlü sözlerinden örnekler vererek vuslatının 752. yıl dönümü münasebetiyle Mevlana’yı rahmetle anıp sözlerini sonlandırdı. Program, Dr. Sait Başer’e teşekkür belgesinin takdim edilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Atık kumaşlar kadınların emeğiyle yılbaşı maskotlarına dönüştü
12 Aralık 2025 Cuma - 11:11 Atık kumaşlar kadınların emeğiyle yılbaşı maskotlarına dönüştü Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi, yılbaşı öncesinde renkli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Merkezde düzenlenen atölyede, kullanılmayan kumaş parçaları kadınların elinde yılbaşı maskotlarına dönüştü. Sıfır atık yaklaşımını temel alan etkinlik hem eğlenceli hem de öğretici içeriğiyle dikkat çekti. Küçük bir kumaş parçasının çöpe gitmek yerine el yapımı bir yeni yıl süsüne dönüşmesi, katılımcılara hem çevre bilinci hem de üretmenin mutluluğunu yaşattı. Atölyeye katılan kadınlar, kumaş artıklarını değerlendirme tekniklerinden temel dikiş yöntemlerine kadar pek çok bilgiyi uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Eğitmenler, farklı dokulardaki kumaşların nasıl şekillendirilebileceğini, bir maskotun tasarım sürecinin hangi aşamalardan geçtiğini adım adım anlattı. Katılımcılar, kendi yılbaşı maskotlarını tasarlayarak kişisel dokunuşlarını ekledi. Kimi küçük bir kardan adam yaptı, kimi minik bir palyaço, kimi de tamamen kendi hayal gücünden çıkan yeni yıl figürleri tasarladı. Yılbaşı öncesinde düzenlenen atölye sıcak ve neşeli bir atmosferde gerçekleşti. "Atmayalım, dönüştürelim" Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde gönüllü olarak "Atık Kumaş Parçalarından Yılbaşı Maskotu Atölyesi’nde" gönüllü eğitmen olan Meltem Ertekin "Atmayalım, Dönüştürelim. İşe Yarasın" mottosu ile yola çıktıklarını belirtti. Ertekin: "Evimizde kullanılmayan atıl kumaşlardan ve kullanılmayan malzemelerden yılbaşına uygun materyaller üretmek için geldik. Kullanılmayan kumaşları bir araya getirerek, küçük objeler yapıyoruz. Benim bildiğimi herkes bilsin istiyorum. Hanımların ilgisinden de çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. Kadınlardan yoğun ilgi Atölyeye katılım sağlayan Banu Kapıkıran "Bu etkinliği Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabından görerek katıldım. Bu belediyenin katıldığım ikinci etkinliği. İyi ki de yapmışlar. İlk önce belediyeye, sonra da kendime buraya geldiğim için teşekkür ediyorum. Atıklardan yeni yıl için süsleme yapacağız" dedi. Bir diğer katılımcı Ayşen Gümüş ise "Etkinlik çok keyifli geçiyor. Gerçekten çok güzel ve çok eğlenceli. Yeni teknikler öğreniyoruz. Bende yılbaşına özel olarak yoyo bebek yapıyorum. Bittikten sonra kızıma hediye edeceğim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Ordu’nun kültürü ve lezzetleri Keçiören’de halkla buluştu
12 Aralık 2025 Cuma - 11:09 Ordu’nun kültürü ve lezzetleri Keçiören’de halkla buluştu Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Anadolu Ordulular Federasyonu tarafından düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali’ başladı. 14 Aralık’a kadar devam edecek olan festivalde Ordu’nun kültürel değerleri ve yöresel lezzetleri, Ankaralılarla buluşturulacak. Renkli ve eğlenceli görüntülere sahne olan açılış törenine; Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, İYİ Parti Adana Milletvekili ve Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Ayyüce Türkeş Taş, Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Atila Zorlu ve Av. Serkan Bedirhanoğlu, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, Anadolu Ordulular Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Duman, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyon Başkanı Erdoğan Yıldırım, çok sayıda milletvekili, Ordu’nun ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve vatandaş katıldı. "Gurbetteki Ordululara Ordu’yu da hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor" Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, yaptığı konuşmada, "Gurbetteki Ordululara Ordu’yu hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor. Ben burada stant açmış olanlara, belediyelerimize hayırlı kazançlar diliyor ve bu çabalarının devamını temenni ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Ordulu hemşehrilerimizle aile oluyoruz" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ı temsilen katılımcılara hitap eden Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, şu mesajları paylaştı: "Bugün burada Ordulularla Keçiörenli hemşerilerimizin bir araya gelmesine vesile olan Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a çok teşekkür ediyoruz. Ordu günlerinin yapılması için gerekli emeğin, çabanın ve mücadelenin verilmesinde pay sahibi olan herkese ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bizler Keçiören’de çok sayıda Ordulu hemşehrimizi ağırlıyoruz, onlarla kapı komşuluğu yapıyoruz, dostluk yapıyoruz, aile oluyoruz. Ben Erzurumlu bir hemşehriniz olarak burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Hem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş adına hem de Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan adına sizlere saygılar, sevgiler sunuyorum." "Ordu bizim için çok önemli bir şehir" İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş ise Ordu’nun öneminden bahsettiği konuşmasında, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun selamını ileterek şunları söyledi: "Ordu bizim için çok önemli bir şehir. Çünkü biz Ordu’nun yiğit evladı, Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’na sahibiz. Bugün buraya Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun size en kalbi selamlarını iletmek üzere geldik. Ankara’nın Keçiören sentimde Keçiören Belediye Başkanımızın ve Anadolu Ordular Derneği’nin önderliğinde düzenlenen bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz." Keçiören’de Ordu rüzgârı esti Protokol üyelerinin yaptıkları konuşmaların ardından yöresel halk oyunlarının sahnelendiği alanda renkli görüntüler oluştu. Gösterilerin ardından stantları gezen protokol üyeleri, Ordu kültürüne yakından şahit oldu. Vatandaşların da ziyaretine açılan etkinlik alanında Ordu’nun yöresel lezzetleri, el sanatları ve tanıtım stantları büyük ilgi gördü. ‘Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali’ 14 Aralık’a kadar Keçiören Fatih Stadı’nda devam edecek.