KÜLTÜR SANAT
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:16 Denizli’de ’2025 Altın Ok’ ödülü Vali Coşkun’a verildi 1176 Derneği tarafından Denizli’nin tarihine ve kültürel mirasına katkı sunan isimlere verilen ’Altın Ok’ ödülü, bu yıl Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’a verildi. Denizli’nin tarihi ve kültürel değerlerinin yaşatılmasına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken 1176 Derneği’nin her yıl geleneksel olarak verdiği Altın Ok Ödülü, bu yıl anlamlı bir törenle sahiplerini buldu. Denizli Diyanet Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen törende, kamu yönetimi alanında Denizli’ye sunduğu katkılar dolayısıyla Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Altın Ok Ödülü’ne layık görüldü. Törende ayrıca Denizli tarihi ve coğrafyası üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Coğrafya Öğretmeni Münir Sayhan, bilim insanı ve araştırmacı kimliğiyle ödüllendirildi. Programa Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen tören, Denizli’nin tarih bilincine verilen önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Ödül takdiminde, Öğretmen Münir Sayhan’a ödülünü Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım ile 1176 Derneği Sekreteri Prof. Dr. Hasan Kara birlikte verdi. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’un ödülü ise 1176 Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Balık tarafından takdim edildi. Ödülünü aldıktan sonra konuşan Vali Ömer Faruk Coşkun, 1176 Derneği’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, "Derneğin Denizli’nin tarihi ve kültürel hafızasını canlı tutmaya yönelik özgün ve nitelikli faaliyetleri büyük takdiri hak ediyor. Bu çalışmalar, şehrimizin geçmişiyle bağ kurmasına ve gelecek nesillere güçlü bir miras bırakılmasına önemli katkı sağlıyor" dedi. Tören, ödül takdimlerinin ardından düzenlenen "Selçuklular, Haçlılar ve Denizli’deki Mücadeleleri" başlıklı konferansla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Hasan Kara’nın yaptığı konferansta, Doç. Dr. Gencal Şenyayla ve Doç. Dr. İbrahim Balık konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcıların büyük ilgiyle takip ettiği konferansta, Selçuklu döneminde Denizli’nin stratejik önemi, Haçlı seferlerinin bölgeye etkileri ve Anadolu’daki siyasi-militarist mücadeleler detaylı şekilde ele alındı. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona ererken, 1176 Derneği’nin Denizli’nin tarihine ışık tutan çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:11 Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı Sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandıran bir köy hikayesi, bu kez İstanbul’un ortasında gerçeğe dönüştü. Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde çocukların kardan yaptığı Kız Kulesi, Türkiye’nin en çok konuşulan görüntülerinden biri olmuştu. O samimi kareler, şimdi unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Görüntüler Bakan Ersoy’u harekete geçirdi Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde yaşayan Adem Soylu’nun köydeki çocuklarla birlikte kardan inşa ettiği Kız Kulesi ve karşısında içilen çayın görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi görmüş, binlerce kişi tarafından paylaşılmıştı. İstanbul’a hiç gelmemiş çocukların hayal gücüyle ortaya çıkan o görüntüler kısa sürede adeta Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da bu içten hikayeye karşılıksız kalmadı. Ersoy, sosyal medyada herkesi gülümseten o karelerin kahramanlarını İstanbul’a davet etti. Sivaslı çocuklar ve Adem Soylu, bu kez kardan değil, gerçek Kız Kulesi’nin karşısında Bakan Ersoy ile bir araya geldi. Boğaz’ın ortasında, İstanbul’un simgelerinden biri olan Kız Kulesi’nde ağırlanan çocuklar, ilk kez geldikleri İstanbul’u gezme fırsatı da buldu. Galata Kulesinden Atatürk Kültür Merkezine, Dolmabahçe Sarayından Atlas Sinema Müzesine adım adım şehri keşfeden çocuklar, hayallerini süsleyen Kız Kulesini tüm ihtişamıyla yakından görmenin heyecanını yaşadı. "Sosyal medyada gördük, davet ettik" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyada paylaşılan görüntüleri gördüklerini belirterek çocukların kardan Kız Kulesi yaptıklarını, karşısına geçip çay içtiklerini ve "İnşallah İstanbul’da da bize nasip olur" dileğinde bulunduklarını söyledi. Bu görüntülerin ardından çocukları İstanbul’a davet ettiklerini ifade eden Ersoy, "Biz de onları davet ettik; İstanbul’da ağırladık. Hem Kız Kulesi’ni hem Galata Kulesi’ni hem de Bakanlığımıza bağlı diğer kültür noktalarını gezme fırsatını sağladık" dedi. "Çocuklarımızın Anadolu’yu tanıması çok kıymetli" Bakan Ersoy, bakanlık olarak çocukların Anadolu’yu, kültürü ve kültürel değerleri tanımalarına büyük önem verdiklerini vurgulayarak bu tür faaliyetleri her fırsatta değerlendirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda yapılan çalışmaların çocuklara bırakılacak kültürel miras açısından çok değerli olduğunu belirten Ersoy, çocukların geleceğe bırakacakları mirası tanımaları noktasında bu buluşmanın güzel bir çalışma olduğunu dile getirdi. Ersoy, Bakanlık bünyesinde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Türkiye genelinde yaklaşık 260 noktada arkeolojik kazı ve kültürel miras çalışmasının sürdüğünü söyledi. Bunun yanında Yaşayan Miras Okulu Projesi’ne de değinen Ersoy, geleneksel sanatların ustalar ve Bakanlık sanatçıları tarafından çocuklara aktarılması için yeni bir çalışma başlatıldığını, bu projenin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İlk etapta bu yıl 12 şehirde, etnografya müzeleri bünyesinde Yaşayan Miras Okullarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, çocukların bu merkezlere düzenli olarak gelerek geleneksel kültürü öğrenmelerinin amaçlandığını söyledi. O hikaye Türkiye’nin kalbine dokundu Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medyada başlayan bu hikayeyi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Kardan bir kulenin etrafında başlayan hayal, İstanbul’un kalbinde gerçek oldu. Köyden çıkan bir fikir Türkiye’nin ortak tebessümüne dönüştü. Tarihi Kız Kulesi’ndeki bu buluşma küçük bir fikrin ne kadar büyük bir mutluluğa dönüşebileceğinin en sıcak örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:10 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ‘Gazeteciliğin Yolculuğu Fotoğraf Sergisi’ düzenlendi İletişim Başkanlığı tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ‘Gazeteciliğin Yolculuğu Fotoğraf Sergisi’ düzenlendi. İletişim Başkanlığı, gazeteciliğin tarihi serüvenini görsel bir anlatımla sunmak, gelecek nesillere aktarmak ve basın emekçilerinin hafızalarda yer eden anlarını görünür kılmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Sergi Salonu’nda ‘Gazeteciliğin Yolculuğu Fotoğraf Sergisi’ düzenledi. Basın tarihinin önemli anlarını belgeleyen fotoğraflarla ziyaretçilerini geçmişten bugüne uzanan bir zaman yolculuğuna çıkaran sergide 1923-2024 yılları arasındaki gazetecilik faaliyetlerine ve Türkiye’nin siyasi hafızasına ışık tutan toplam 59 fotoğraf karesi yer alıyor. Türk basın tarihini ve Türkiye’nin siyasi geçmişini fotoğraf kareleriyle anlatan sergide Tasvir-i Efkâr, Hâkimiyet-i Milliye, İleri gibi dönemin önde gelen gazetelerine ait küpürlerle, Türkiye tarihine dair önemli olayların manşetlere nasıl yansıdığı da gözler önüne seriliyor. Sergide, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gazetecilere açıklama yaptığı anlara ait fotoğrafların yanı sıra Adnan Menderes, Necmettin Erbakan, Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi Türk siyasi hayatında iz bırakmış birçok liderin basın mensuplarıyla bir araya geldiği anları yansıtan tarihi kareler de ziyaretçilerle buluşuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık döneminden günümüze kadar uzanan süreçte gazetecilerle birlikte olduğu anları belgeleyen fotoğraflar da bu seçkin koleksiyonda yer alıyor. ‘Gazeteciliğin Yolculuğu Fotoğraf Sergisi’, gazetecilik mesleğinin fedakarlık, sorumluluk ve etik değerler temelinde şekillenen yolculuğunu, basın emekçilerinin hafızalarda yer eden anlarını görünür kılarken, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal geçmişine de güçlü bir görsel tanıklık sunuyor. Serginin ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
15. Antalya Kitap Fuarı 3 Ekim’de başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:47 15. Antalya Kitap Fuarı 3 Ekim’de başlıyor Antalya Kitap Fuarı, 3 Ekim Cuma günü 15’inci kez kapılarını açacak. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, 3-12 Ekim tarihleri arasında Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 15. Antalya Kitap Fuarı’na tüm kitapseverleri davet etti. Antalya Büyükşehir tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenecek olan Antalya Kitap Fuarı, 3 Ekim Cuma günü saat 15.00’te düzenlenecek törenin ardından kapılarını kitapseverlere açacak. Edebiyatın ve müziğin usta ismi, sayısız roman, şiir ve düşünce eserlerinin yazarı Zülfü Livaneli, onur konuğu olduğu fuarda açılış töreninin ardından AKM Aspendos Salonu’nda saat 17.00’de Serhat Kaya moderatörlüğünde gerçekleşecek "Edebiyatın Toplumu Değiştirme Etkisi" başlıklı söyleşide okurları ile buluşacak. Yazarlar okurları ile buluşacak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, 3-12 Ekim tarihleri arasında Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek fuarı "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe" temasıyla gerçekleştireceklerini söyledi. Özdemir, bu yıl 15’inci kez kitapseverlerle buluşacak fuara tüm Antalyalıları davet ederek, "Fuarımızda bu yıl 260 yazar ve 220 ulusal ve uluslararası yayınevi yer alacak. Antalyalı yerel yazarlar da açılacak stantta okurlarıyla bir araya gelecek. Edebiyat dünyasının sevilen isimleri söyleşiler, imza günleri ve sohbetlerle okurlarıyla buluşma fırsatı bulacak" dedi. Her yaştan kitapsever buluşacak Fuar, 3-12 Ekim tarihleri arasında 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak. Fuara bu yıl da her yaştan okurun ilgiyle ve severek okuduğu 260 yazar katılacak. Ahmet Ümit, Mustafa Balbay, Tuna Kiremitçi, Saygı Öztürk, Buket Arbatlı, Nasuh Mahruki, İsmail Küçükkaya, Engin Alan, Hidayet Karakuş ve Erol Mütercimler gibi yazarlar imza günleri ve söyleşilerle okurlarıyla buluşacak.
İnegöl’de ahilik haftası paneli gerçekleştirildi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:36 İnegöl’de ahilik haftası paneli gerçekleştirildi Ahilik Haftası İnegöl’de İnegöl Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Esnaf Odaları iş birliğinde düzenlenen panel ile kutlandı. Programda İnegöl’deki 11 esnaf odasının en eski ve en yeni üyelerine de plaket takdimi yapıldı. Yüzyıllardır esnaf teşkilatları aracılığıyla toplumda ticaret ahlakını, dürüstlük ve kardeşlik ilkelerini benimseten Ahilik kültürünün hatırlatıldığı ve yaşatıldığı Ahilik Haftası, İnegöl’de İnegöl Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Esnaf Odaları iş birliğinde düzenlenen "Devlet, Millet ve Esnaf Gözünden Ahilik" konulu panel ile kutlandı. Kent Müzesi çok amaçlı salonunda düzenlenen etkinlik Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak ise Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Eray Acar, Ticaret Bakanlığı Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar ile Eğitimci ve Emekli Bürokrat İzzet Çevik katıldı. Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit, İnegöl Esnaf Oda Başkanları ile çok sayıda davetlinin katıldığı Ahilik Haftası programında, ahilik kültürüne ilişkin anlatımlar yapıldı. Programda konuşan Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Fahrettin Bilgit, "Ahilik bizim özümüzdür. Özellikle esnaflık Dürüstlük, sözünde durmak, kendini ve işini geliştirmek. Yaşadığımız toplumlara da değer katmaktır. Bizim düsturumuz budur" dedi. Bu kültürü hayatımızın tamamına tatbik etmeliyiz İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise "İnsan tertemiz gelmiş dünyaya. Cenabı Allah bizleri tertemiz buraya koymuş, tertemiz de geri çağırıyor. Temiz gidemediğimiz zaman da bu işin bir hesabı var. Elbette kurallar var, yasalar var, devletimizin kanunları var. Ancak insan cenabı Allah’ın koyduğu kuralları yerine getirdiğinde, zaten tertemiz geriye döner. Yani Bunu sadece ticari alana, ekonomik alana da indirgemiyorum. Yaşama indirgiyorum. Aile hayatımızda, beşeri ilişkilerde Ahi Evran’ın öğütleri ya da değerli büyüklerimizin geçmişteki öğütlerini kendimize indirgememiz lazım. Yine dönüyor dolaşıyorum benim dinim bütün kuralları koymuş diyorum. Cenabı Allah Kuran-ı Keriminde, Peygamber efendimizi örnek olarak, rehber olarak önümüze koyarak aslında bütün meseleyi aydınlatmış. Dolayısıyla bugün Gazze’de yaşanan hadiseleri değerlendirdiğimizde, karşıda insanlığını kaybetmiş bir cani görüyoruz. Ticarette, ekonomide de yanlış yapan biri varsa, meseleyi anlayamadığını görüyoruz. Birine kontrolsüz güç kullanan biri varsa hadiseyi, işin özünü kavrayamadığını görüyoruz. Bunun için ben Ahilik Haftasının sadece bir haftadan ibaret olmadığını buradan bir mesaj olarak paylaşmak isterim. Hayatın her anında, doğumdan ölüme kadar tüm aşamalarda bunu zihnimizde canlı tutmalıyız. Hayatımızda tatbik etmeliyiz" diye konuştu. Kaymakam Eren Arslan da Ahilik Haftasını böyle güzel ve anlamlı bir programla kutlamanın önemine dikkat çekerek "Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizler tarih var olduğundan beri devlet olmuş, medeniyet olmuş bir milletiz. Bunun tesadüfi olmadığının en güzel kanıtlarından biri de Ahilik müessesesinin anlayışı" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından Ahilik Haftası kapsamında İnegöl’deki 11 esnaf odasının tamamının en eski ve en yeni üyelerine plaket takdimleri yapıldı.
Osmangazi’de kadın girişimciden gençlere bal tadında hikaye
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:35 Osmangazi’de kadın girişimciden gençlere bal tadında hikaye Osmangazi Belediyesi, fikirleriyle fark oluşturmak isteyenler için her hafta düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ ile gençlerin kariyer yolculuğuna ışık tutmaya devam ediyor. Serinin bu haftaki konuğu, özgün girişimi ve başarılı marka hikayesiyle dikkat çeken House of Hunny kurucusu Balca Alper Picht oldu. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide House of Hunny kurucusu Balca Alper Picht, markasını kurma sürecinden karşılaştığı zorluklara, üretim aşamalarından başarıya giden yolda edindiği deneyimlere kadar birçok konuyu gençlere anlattı. Sosyolog Mürvet Özçelik Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda katılımcılar, girişimciliğin temel prensiplerini ve sürdürülebilir bir marka oluşturmanın püf noktalarını birinci ağızdan dinleme fırsatı buldu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide soru-cevap bölümü ise etkinliğe ayrı bir zenginlik kattı. Söyleşi yalnızca bir tecrübe aktarımı olmanın ötesine geçerek, gençlerin girişimcilik vizyonlarını geliştiren, özgüvenlerini pekiştiren ve geleceğe dair hedeflerini daha net belirlemelerine katkı sağlayan bir ortam oluşturdu. "İnanmak çok önemli" Gençlerin sosyal, kültürel ve mesleki gelişimine katkı sağlayan programda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Balca Alper Picht, "Bilgisayar mühendisi olarak kurumsal bir hayatta çalışıyordum. Pandeminin hayatımıza girmesiyle beraber doğayla olan bağımı sorgulamaya başladım. İsmimin Balca olmasıyla yola çıkarak, arıcılığı araştırdım. O dönemde Dubai’de yaşadığım için önce arılarla orada çalışmaya başladım. Bu kadar kurak bir yerde arıların var olmasından oldukça etkilendim. Ülkeme dönerek, İznik’in Derbent köyünde yer alan aile çiftliğimizde bu işi sürdürmeye karar verdim. Hayatımızın çoğu çalışmak ve üretmekle geçiyor. O yüzden inanmak çok önemli. Hedeflerimize sıkı sıkı sarılmanın ve onu bırakmamanın, başarıya giden yolda en önemli unsur olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Girişimcilik satranç oyununa benzer" Girişimcilikte hataların da yapılabileceğine dikkat çeken Picht, "Girişimciliği satranç oyunu gibi düşünmeliyiz. Hatayı gördüğümüz anda müdahale için harekete geçmeliyiz. Verilen kararların işlemeye yansıması, o geminin dönmesi ve manevra yapabilme yeteneği biraz zaman alabiliyor. Ama siz girişimci olduğunuzda, zaten bir şeyi kendiniz inşa ettiğiniz için oradaki kararları çok daha rahat alabiliyorsunuz. Bu, işin en güzel yanı. Arılarla yolculuğa çıktığımda hiçbir zaman ne kadar bal yapacağız düşüncesine girmedim. Benim en büyük hedefim çok iyi arı bakmalıyız oldu. Ben balımızı ilk aldığımda meşe balı olduğunu bilmiyordum. Doğa bize en güzelini verdi. Daha sonra ise balımız uluslararası platformlarda altın ödüle layık görüldü. Umarım, bu hikaye herkese umut olur. Hayallerinizin peşini asla bırakmayın" ifadelerini kullandı.
Yaşlılar gençlere taş çıkarttı ’yaşlı dostu Kepez’ projesi start aldı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:33 Yaşlılar gençlere taş çıkarttı ’yaşlı dostu Kepez’ projesi start aldı ANTALYA (İHA) Kepez Belediyesi tarafından, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Dokuma Park’ta ‘Yaşlı Dostu Kepez’ projesi kapsamında renkli etkinlikler düzenledi. Yaşlılar dans etti, oyun oynadı ve çanta boyadı. Başkan Mesut Kocagöz, etkinlikte yaşlıların her gün değerli olduğunu vurguladı. Antalya’nın Kepez ilçesinde Kepez Belediyesi tarafından yaşlı vatandaşlara yönelik etkinlik düzenlendi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte oyunlar oynandı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bizim mottumuz mutlu yaşlı, mutlu Kepez. Hedefimiz de bu. Kepez Meclisimizden ‘Yaşlı Dostu Kepez’ kararını geçirdik. Tüm çalışmalarımızı sözde değil, icraatta hayata geçiriyoruz. Bugün Dünya Yaşlılar Günü’nü kutlamaya başlıyoruz, ancak bizim için sadece 1 Ekim değil; her gün yaşlılar günü. Çünkü yaşlılarımız bizim için çok değerli" dedi. Başkan Kocaöz ayrıca, "Yaşlı Dostu Kepez kapsamında koordinasyon merkezlerimiz, Alzheimer merkezlerimiz, evde bakım hizmetlerimiz ve buna benzer birçok etkinliğimiz olacak. İnsanlarımızın mutlu olması için buradayız. Yaşlılarımızın hem psikolojik hem de fiziksel olarak desteklenmesi bizim önceliğimiz. Bu süreçte bize yol gösteren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Yaşlılarımızın ellerinden öpüyoruz" ifadelerini kullandı. Proje insanlığa hizmet edecek Etkinlikte konuşan Tazelenme Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. Bismail Tufan, projeyi nesiller arası köprü olarak nitelendirerek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz proje, nesiller arası çok önemli bir niteliğe sahip. Kepez sınırları içinde hayata geçireceğimiz projeler, Türkiye’ye örnek olacak ve insanlık için büyük bir hizmet sağlayacak. Başkanımıza ve gerontologlara bu imkânı verdikleri için teşekkür ediyorum. Kepezli ve Antalyalı hemşerilerimizi de projeden yararlanmaya davet ediyoruz" dedi. Genç gerontologlardan destek Projede yer alan Nihal Ersu, "Bu projenin içinde birkaç arkadaşımızla yer aldık ve süreç harikaydı. Önce genç gerontolog öğrencilerimizle hazırlıklarımızı yaptık, ardından arkadaşlarımızı ve hocalarımızı davet ettik. Gördüğünüz gibi bugün burada hepsi bir arada. Katılımlarıyla bizleri onurlandıran herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Bunu başarıyla yapıyoruz" Erdal Türker, etkinlikte yaptığı açıklamada, "Bu Dünya Yaşlılar Günü’nü biz her sene kutluyoruz. Bugün de burada, Kepez Belediyesi sınırları içindeki Dokuma Park’tayız. Burası gerçekten çok güzel; adeta doğanın göbeğindeyiz. Ülkemizde 60 yaş üstü 20 milyon insanımız bulunuyor. Bizim amacımız, yaşlılarımızın hem zihinsel hem de fiziksel olarak aktif kalmasını sağlamak. Beyinlerini şaşırtıp yeni bilgiler öğrenmelerine destek olarak Alzheimer gibi çağdaş sağlık sorunlarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Ve bunu şu anda başarıyla yapıyoruz" şeklinde konuştu. Dans, oyun ve çanta boyama etkinliği Etkinlikte yaşlılar, dans ederek ve "Ben Kimim?" oyununu oynayarak doyasıya eğlendi. Katılımcılar ayrıca çanta boyama etkinliğiyle hem el becerilerini geliştirdi hem de keyifli vakit geçirdi.
Şehir tiyatrosu sezonu üç oyunla açıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:56 Şehir tiyatrosu sezonu üç oyunla açıyor Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ekim ayında ikisi yeni olmak üzere toplam üç oyunla perdelerini açıyor. Yaz sezonu boyunca yoğun bir prova süreci geçiren Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezonda seyircisiyle buluşmaya hazır. Sezonun ilk oyunu, 17 Ekim Cuma günü sahnelenecek. Oyunlar her cuma akşamı saat 20.30’da tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek. Geçtiğimiz sezon mart ayında sahnelenmeye başlanan, Aziz Nesin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Gül Yalçınkaya’nın rol aldığı "Çiçu" oyunu, 17 Ekim Cuma günü, saat 20.30’da sezonun açılışını yapacak. İki yeni oyun seyirciyle buluşuyor Sezonun ikinci oyunu olan "Cambazın Cenazesi", 24 Ekim Cuma akşamı prömiyer yapacak. Firuze Engin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Sertaç Aydın’ın rol aldığı bu tek perdelik güldürü, geleneksel tiyatrodan ilham alınarak günümüze uygun olacak şekilde sahnelenecek. Güncel mesajlar, taşlamalar ve eleştiriler ışığında bu eğlenceli yapım, izleyicilere keyifli anlar yaşatacak. 31 Ekim Cuma akşamı ise; Peter Quilter’ın yazdığı, Ziba Türk Ateş’in yönettiği, Sertaç Aydın, Oğulcan Çelik ve Cansın Türkdoğan’ın rol aldığı "Bir Film Yıldızının Dilemması" adlı oyun prömiyer yapacak. Ünlü bir Hollywood yıldızının hayatı üzerinden insanların bulundukları yeri korumak adına ne kadar ileri gidebileceklerini inceleyen bu enerjik, modern ve eğlenceli yapım da sezonun dikkat çeken oyunları arasında yer alacak. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sekizinci tiyatro sezonunda tüm sanatseverleri salonları doldurmaya ve sanatı birlikte paylaşmaya davet ediyor.
‘Muhafızlar: Gizli Proje’ dizisi Tivibu’da ekrana geliyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:29 ‘Muhafızlar: Gizli Proje’ dizisi Tivibu’da ekrana geliyor Tivibu, ekim ayında Fransız yapımı yeni dizi ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yi ekrana getiriyor. 1’inci Dünya Savaşı’nda ‘Süper askerler’ üretme çabasını konu alan ve 30’dan fazla ülkeyle beraber yayına girecek bilim kurgu dizisi, Türkçe alt yazı ve dublaj seçenekleriyle platformda yerini alıyor. Son dönemde Kod Adı: Paris, Kasparov ve Deep Blue: Rövanş, Sherlock ve Kızı, 80 Günde Devriâlem gibi başarılı yapımları dizi seçkisinde toplayan Tivibu, tarih ve bilim kurgu temalarıyla öne çıkan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yle izleyicilere farklı bir deneyim sunuyor. Sinema ve Süper Paket aboneleri, beğenilen yerli ve yabancı dizilere diledikleri zaman erişebiliyor. Tarihsel gerçeklik ile bilim kurguyu bir araya getiren dizi, 1’inci Dünya Savaşı döneminde geçen Fransız ordusunun gizli bir deneyle ‘süper askerler’ üretme çabasını konu alıyor. Savaşta ağır yaralanan Fransız asker Gabriel Ferraud’un gizemli bir şekilde yeniden cepheye dönmesiyle başlayan hikâye, insanlık ile canavarlık arasındaki çizgiyi sorgulatan sürükleyici bir anlatım sunuyor. 1 Ekim itibarıyla Tivibu platformunda olacak dizi, açılışını ilk iki bölümüyle yapacak. Toplam 8 bölümden oluşan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’, takip eden haftalarda global yayının hemen ardından yeni bölümleriyle platform izleyicileriyle buluşmaya devam edecek. Dizi, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle platform ekranlarında izlenebilecek.
Türk sineması Balkanlarda: Belgrad Türk Film Günleri başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26 Türk sineması Balkanlarda: Belgrad Türk Film Günleri başlıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve T.C. Belgrad Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen Belgrad Türk Film Günleri, 2-5 Ekim tarihleri arasında Belgrad’da gerçekleştirilecek. Güncel Türk sinemasının tematik ve estetik çeşitliliğini güçlü bir şekilde yansıtan seçkisiyle Sırbistan seyircisine hitap etmeyi amaçlayan etkinlik kapsamında dört gün boyunca "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri", "Ölü Mevsim", "Hakkı" ve "Akıldan Kalbe" filmleri Belgrad’daki Kinoteka salonlarında ücretsiz olarak izlenebilecek. 2 Ekim’deki resepsiyonla başlayacak etkinliğin ardından Türkiye’nin 2026 Oscar adayı "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" gösterilecek. Yönetmen Murat Fıratoğlu film sonrası izleyiciyle buluşacak. 3 Ekim’de, yönetmen Doğuş Algün’ün imzasını taşıyan "Ölü Mevsim" filmi seyirciyle buluşacak. Gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Ece Yaşar ve yönetmen Doğuş Algün, filmin ortaya çıkış sürecine dair deneyimlerini seyircilerle paylaşacak. Etkinliğin üçüncü gününde, yönetmen Hikmet Kerem Özcan’ın yönettiği "Hakkı" filmi Belgradlı izleyicilerle buluşacak. Film gösteriminin ardından yönetmen Hikmet Kerem Özcan, katılımcıların sorularını yanıtlayacak. 5 Ekim’de ise Özer Feyzioğlu’nun "Akıldan Kalbe" filmiyle birlikte "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" yeniden gösterilecek ve etkinlik sona erecek. Belgrad Türk Film Günleri, Türk sinemasının Balkanlardaki görünürlüğünü artırmayı ve kültürel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Hatay’da 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi keşfedildi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:06 Hatay’da 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi keşfedildi Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Karahüyük Mahallesi’ndeki Tell Kurdu Höyüğünde yürütülen kazılarda, günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Kazı Başkanı Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ölçülebilir nitelikte olan ayak izlerinden birinin 38 numara olduğunu ve diğerinin daha büyük olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 2022 yılında Tell Kurdu Höyüğü’nde başlatılan kazı çalışmaları Arkeolog Doçent Rana Özbal öncülüğünde devam ediyor. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Amik Ovası’ndaki kazı çalışmalarında M.Ö. 5 bin 200 yılına uzanan tabaklarda 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle 7 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edilen ayak izlerinin 3 boyutlu taramaları yapıldı. 3 yıldır ekibiyle birlikte yaptıkları kazılar ardından ayak izlerini keşfeden Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ayak izlerinin çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildiğini ve o tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğunu tespit ettiklerini söyledi. "Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi" Bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Dr. Rana Özbal, "Tell Kurdu Höyüğünde kazı çalışmaları 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle başladı. Cumhurbaşkanlığının onayıyla üçüncü nesil olarak kazı çalışmalarını yürütüyoruz. Burası daha önce 1930’lu ve 1990’yılının ortalarında kazılmıştı. Ben de üçüncü nesil olarak yapılan çalışmaların başındayım. Tarih öncesi dönemleri özelliklede M.Ö. 5 ila 6 bin yıl öncesini araştırmaktayız. Ayak izleri bu yılki kazılarımızda gün yüzüne çıktı. Bu ayak izlerinden ilk önce birini bulduk ve aynı dolgu içerisinde 5 farklı ayak izi olduğunu tespit ettik. Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi. O tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğu radyokarbon tarihlemeyle tespit ettik. Bunların hepsinin 3 boyutlu taramalarını yaptık. Ayak izlerinden bir tanesi 38 numara ebadında diğeri daha büyüktü. Öğrencilik yıllarım Hatay’da geçti. Doktora tezimi de bu höyüğün üzerine yazdım. Hatay’da yıllar sonra tekrar kazı yapma imkanı buldum. Böyle bir şey bulmakta gerçekten onur ve gurur verici oldu. Burayı da dikkatli kazıyoruz ve bulmuş olmak gerçekten mutluluk vericiydi. Bu sene Temmuz ayında başlayan kazilarımız bir kaç hafta daha devam edecek. Burada ‘Geç Neolitik’ dediğimiz, insanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemin son dönemleri ve ‘Erken Kalkolitik’ ise devletleşmeye gidilen dönemlerin ilk aşamalarını araştırmaktayız. İnşallah daha güzel şeyler de çıkacak" ifadelerini kullandı.
Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:02 Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu Elazığ’ın Baskil ilçesinde, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı zirvesinde yer alan bin yıllık olduğu tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. ELDAK üyeleri, zorlu 7-8 kilometrelik bir yürüyüşle manastıra ulaştı ve çevresindeki su sarnıçları ile mezarları fotoğrafladı. Elazığ’ın Baskil ilçesinde, 10. yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edildiği tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Suyatağı Köyü Işıklar mezrası sınırlarında, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı’nın zirvesinde yer alan manastır, çevresindeki su sarnıçları, mezar ve kalıntılarıyla bin yıllık geçmişin izlerini koruyor. Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri, düzenledikleri yürüyüşle manastıra ulaştı. Yaklaşık 8 kilometrelik ve zorlu bir parkurdan geçilerek ulaşılan manastır, hem doğa hem de tarih tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Katılımcılar, yapının görkemli kalıntılarını ve çevresindeki doğal manzarayı fotoğraflayarak belgeledi. Doğa ve tarih tutkunları, Mor Ahron Manastırı gibi tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Tomisa Kalesi ve Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret eden kafile, tarihi ve dini mekan bölgelerinin bakımsız ve ulaşım noktalarında eksikliklere dikkat çekerek ilgili kurumların gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini vurguladı. "Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri" Kulüp olarak önemli ve anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini ifade eden ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, "Bugün, Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü üyeleri olarak Baskil ilçesi Işıklar mezrasına, Mor Ahron Manastırı’nı ziyaret etmek için geldik. Öncesinde Kömürhan Köprüsü civarındaki Tomisa Kalesi’ni de gördük. Urartu döneminden kalma bir uç kale olduğu belirtiliyor. Tarihi yerleri görebilmek amacıyla bu geziye çıktık. Bakımsız ve yol olmamasına rağmen orayı gördük ve burayı fotoğrafladık. Daha sonra Şeyh Hasan Köyü’ndeki Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ettik, bölgeyi inceledik. Ardından Işıklar mezrasında yaklaşık 2 saatlik yürüyüşle, 400 metre kadar irtifa kazanarak manastıra ulaştık. Manastırın tarihi eski süreçlerden gelmekte ve bu bölge kutsal bir dağ olarak biliniyor. Bu nedenle manastırın buraya yapıldığına dair bilgiler mevcut. Manevi atmosferi, manzarası ve Fırat Nehri’ne yakınlığıyla burası özel ve güzel bir yer. Ancak ulaşım ve işaretlemeler açısından geliştirilmesi gerekiyor. Başlangıçta tabelalar ve işaretlemeler yapılırsa daha geniş kitleler burayı rahatlıkla görebilir. Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri. Biz de kulüp olarak buraya gelip insanlara Elazığ’ın tarihi ve doğal güzelliklerini göstermeye çalışıyoruz" dedi. "Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur" Yürüyüşe katılanlardan Murat Karakoç ise "Öncelikle Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü ekibine böyle bir etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bekar memurların hayatı bellidir. Dolayısıyla evde oturup reels kaydırmaktansa böyle bir etkinliğe katılmayı tercih ettim. Çünkü doğayla iç içe olmayı seviyorum. Bugün burada bin 696 yıllık mabedin içindeyiz. Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur. Şunu da belirteyim ki burası Elazığ’ın Baskil ilçesinde bulunan bir manastır ve bin 696 yılı önce yapılmıştır. Ben bir Elazığlı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, gerek memleketlerim olsun gerek Türkiye Cumhuriyeti halkını gelip görmeleri için buraya davet ediyorum. Çünkü böyle tarihi eserlere bizim millet olarak sahip çıkmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Bölgenin en büyük müzesi Cizre’de açılıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:30 Bölgenin en büyük müzesi Cizre’de açılıyor Şırnak’ın Cizre ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan Hamidiye Kışlası, Cizre Müzesi olarak hizmete açılıyor. Sultan II. Abdülhamid döneminde 1890-1909 yılları arasında Dicle Nehri kenarında inşa edilen Hamidiye Kışlası, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından müze olarak kapılarını açacak. Toplam 35 dönümlük alana yayılan müze, Şırnak’ın en büyük müzesi olacak. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile müze yetkilileri, sahada eserlerin teşhir ve tanzim çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede farklı zamanlarda çıkartılan, bulunan ve İstanbul, Ankara, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Kilis müzelerinde sergilenen birçok eser de Cizre’ye getirildi. Bu eserler Cizre Müzesi’nde halka açık olarak arkeolojik, etnografik, Ebu’l-iz El Cezerî ve Mem u Zin olarak dört ayrı salonda sergilenecek. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürü Celal Baz, "Hamidiye Kışlası, II. Abdülhamit döneminde yapılan tarihi bir yapı olup, bugün Cizre Müzesi binası olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Müzenin içerisinde etnografik ve arkeolojik eserler yer almakta, açılış çalışmaları ise devam etmektedir. Birkaç teknik eksikliğin kısa sürede tamamlanması planlanıp, müzenin en yakın zamanda hizmete açılması hedefleniyor. Bugüne kadar bölgemizden çıkarılan etnografik ve arkeolojik eserler Batman, Mardin, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Ankara ve İstanbul’daki müzelerde korunuyordu. Ancak bu eserlerin büyük bölümü geri getirilerek, Cizre Müzesi’ne yerleştirildi. Şu an yaklaşık bin 800 civarında etnografik ve arkeolojik eser sergilenmeye hazır durumda bulunuyor. Tefrişat çalışmaları sona yaklaşırken, peyzaj düzenlemelerinde de son aşamaya gelindi. Müzenin çok yakında halkın ziyaretine açılması bekleniyor" dedi.