KÜLTÜR SANAT
TÜRGEV standına 8. Etnospor Kültür Festivali’nde yoğun ilgi 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:17:31 Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İstanbul’daki 8. Etnospor Kültür Festivali’nde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. TÜRGEV, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde gerçekleştirdiği geleneksel sanat atölyeleri, kültürel etkinlikler ve GİF müzik konserleriyle binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Dört gün süren festival boyunca TÜRGEV standı, özellikle gençler ve uluslararası öğrencilerin katılımıyla festival alanının yoğun ilgi gören noktaları arasında yer aldı. 21-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında kurulan TÜRGEV standında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, uygulamalı geleneksel sanat atölyeleri gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. "Geleneksel sanat atölyeleri ilgi odağı oldu" Festival alanında düzenlenen etkinliklerde hat sanatı, geleneksel motif çalışmaları ve etnik resim atölyeleri öne çıktı. Katılımcılar Türk kültürüne ait geleneksel sanat dallarını uygulamalı çalışmalarla yakından tanıma fırsatı buldu. Festival boyunca gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar ve gençler geleneksel sanatlarla birebir etkileşim kurdu. TÜRGEV yurtlarında kalan uluslararası öğrenciler de festival programlarında aktif rol aldı. Kırgız ve Uygur kökenli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen geleneksel sanat çalışmaları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Etkinliklerde farklı coğrafyalara ait kültürel miras unsurları tanıtılırken ortak medeniyet kültürüne ilişkin örnekler paylaşıldı. GİF müzik konserleri festivale renk kattı GİF müzik konserleri festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Geleneksel ezgilerin modern yorumlarla buluştuğu performanslar renkli görüntüler oluşturdu. Festival süresince TÜRGEV standını Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da ziyaret etti. "Gençlerin kültürel üretimin içinde olması çok kıymetli" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede gençlerin kültürel mirasla bağ kurmasının önemine işaret etti. Yılmaz, "Etnospor Kültür Festivali gençlerin kendi kültürünü tanıması, geleneksel sanatlarla bağ kurması açısından çok kıymetli bir buluşma oldu. Standımızda dört gün boyunca yoğun bir ilgi vardı. Gençlerin atölyelerde üretimin içinde yer alması, farklı kültürlerden öğrencilerin kendi birikimlerini paylaşması bizim için son derece anlamlıydı" ifadelerini kullandı. Uluslararası öğrencilerin etkinliklerde aktif görev üstlenmesinin kültürel etkileşimi güçlendirdiğini belirten Yılmaz, "Kırgız ve Uygur öğrencilerimizin kendi kültürlerini ziyaretçilerle paylaşması çok kıymetliydi. Bu tür buluşmalar ortak kültürel hafızanın yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. TÜRGEV kültür ve sanat çalışmalarını sürdürüyor Festival boyunca özellikle çocuklar ve gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiği gözlemlenirken, TÜRGEV’in kültür, sanat ve gençlik odaklı çalışmalarını yıl boyunca sürdürmesinin planlandığı belirtildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:25 Mersin Şehir Tiyatrosu, Ordu ve Artvin’den tam not aldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, mayıs ayındaki turne programı kapsamında Ordu ve Artvin’de sahnelediği oyunlarla yüzlerce sanatseverle buluşarak, sanatın birleştirici gücüyle kentler arasında kültür köprüsü kurdu. Ordu ve Artvin’de sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ ve ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ oyunları izleyicilerden yoğun ilgi görürken sahne performansları büyük beğeni kazandı. 12-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ‘3. Ordu Şehir Tiyatroları Festivali’ kapsamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi, Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu Sahnesinde ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Ordulu sanatseverlerin karşısına çıktı. Festival izleyicilerinden tam not alan oyunun ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Şube Müdürü Ahmet Duran Borlu, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ve Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Artvin’de hem yetişkinler hem minikler sanatla buluştu Ordu’nun ardından Şehir Tiyatrosunun bir diğer durağı ise Artvin oldu. 12-19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Haftası etkinlikleri kapsamında 19 Mayıs’ta Artvin Belediyesi ev sahipliğinde sahne alan tiyatro ekibi, hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik oyunlarıyla Artvinli vatandaşlarla buluştu. Kentte, ‘Dünyanın Eski Zamanlarında’ isimli çocuk oyunu ile minik izleyicilere keyifli anlar yaşatan ekip, akşam saatlerinde ise Ahmet Hamdi Tanpınar Sahnesinde sahnelenen ‘Eyvah Nadir’ oyunuyla Artvinli sanatseverlerle buluştu. Büyük ilgi gören oyunların ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen ile Sanatçı Mehmet Naci İdişci’ye Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Oyun sonunda sahnelenen performanslardan övgü ile söz eden Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, kurulan sanat köprüleri adına Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini iletti.
Üniversiteli gençlere, 19 Mayıs’ta kilometrelerce yürüdükten sonra Göce çorbası ikram edildi
19 Mayıs 2026 Salı - 14:46 Üniversiteli gençlere, 19 Mayıs’ta kilometrelerce yürüdükten sonra Göce çorbası ikram edildi Kastamonu’nun Araç ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde bir araya gelen gençler, 7 kilometre yol yürüyerek, İntaş mağarasını gezdi. Yürüyüşün sonunda gençlere, Yörük kültüründen günümüze kadar ulaşan Coğrafi İşaretli Akdene Göce Çorbası ikram edildi. Kastamonu’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi tarafından öğrencilere yönelik tanıtıcı etkinlikler düzenleniyor. Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü, Kastamonu Üniversitesi Eko Turizm ve Çevre Topluluğu ile Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu’nun organizasyonuyla Kastamonu’nun Araç ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı farklı bir etkinlikle kutlandı. Araç Kaymakamlığı, Araç Belediyesi, Kastamonu Belediyesi, Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Araç Orman İşletme Müdürlüğü’nün destekleriyle ilçedeki Fındıklı, Gölcük, Mınay, Kirazlı ve Uğur Yaylalarında yürüyüş düzenlendi. Yaklaşık 7 kilometrelik güzergahta yürüyüş yapan öğrencilere, aynı zamanda doğa sevgisi, çevre bilinci ve bölgenin flora ve fauna çeşitliliği anlatıldı. Yüzlerce gencin katıldığı etkinlikte öğrenciler, İntaş Mağarasına indi. Sahip olduğu doğal oluşumlar ve yılın her döneminde sunduğu farklı atmosferiyle turizme kazandırılmayı bekleyen İntaş Mağarası, kış aylarında mağara içinde oluşan buz sarkıtları eşsiz bir manzara sunarken, yaz dönemlerinde de su akışıyla bambaşka bir doğal güzellik ortaya çıkartıyor. Beş giriş ağzına sahip olan mağara, zemin bölümünde basketbol sahası büyüklüğünde geniş bir boşluk içeriyor. Öğrenciler, mağara hakkında bilgiler aldıktan sonra yürüyerek Araç’ın Kirazlı Yaylasına ulaştı. Burada Kastamonu’ya özgü coğrafi işaret tescil belgesine sahip Araç Akdene Göce Çorbası ile yanında yine tescilli lezzet kül çöreği gençlere ikram edildi. Yörük kültüründün günümüze kadar ulaşan, yüzyıllardır tüketilen ve geleneksel olarak su değirmeninde öğütülen "akdane" arpasından yoğurt ve tereyağı ile birleştirilerek hazırlanan oldukça besleyici özelliği sahip Akdene Göce Çorbası ile yanında kül çöreği gençlere dağıtıldı. Etkinlik sonunda öğrenciler, müzik eşliğinde halay çekerek 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramını farklı bir şekilde eğlenceli hale getirerek kutladı. "Toplamda 7 kilometrelik güzergahta yürüyüş gerçekleştirdik" Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan Fındıklı, Gölcük, Mınay, Uğur ve Kirazlı yaylalarına geldiklerini belirterek, "Kastamonu Üniversitesi Eko Turizm ve Çevre Topluluğu ile Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu öğrencilerimizle birlikte yaylalara geldik. Bölgenin önemli destinasyonları arasında yer alan İntaş Mağarası, Araç ilçesinde Mınay, Fındıklı ve Gölcük yaylaları arasında yer alıyor" dedi. Kentin yöresel lezzetlerinden coğrafi işaretli Akdene Göce Çorbası ile kül çöreğinin yürüyüşe katılan gençlere ikram edildiğini belirten Haberal, "Ardından 3,5 kilometrelik bir yürüyüş ile bölgenin tabiat kaynak değerleri açısından önemli olan İntaş Mağarasına yürüyüş gerçekleştirdik. Bu yürüyüş sırasında çevremizde gördüğümüz flora-fauna çeşitliliğini öğrencilerimize yerinde görselleriyle birlikte anlattık. Yaban hayatını göremesek de öğrencilerimize bilgiler verdik. Toplam 7 kilometrelik bir yürüyüşün ardından yaylaya geldik. Burada da öğrencilerimiz, birçok yerel ve sportif faaliyetlerde bulunuyor. Müzik eşliğinde eğlencemiz oluyor. Öğrencilerimiz mutlu, bizlerde mutluyuz. Destek olan kurumlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Her yıl 19 Mayıs’ta Gençlik ve Spor Bayramı Haftasında bu tür faaliyetleri geleneksel hale getirmeyi planladıklarını söyleyen Haberal, amaçlarının bundan sonra bu faaliyetlerin sürdürebilirliğini sağlamak olduğunu kaydetti. "İntaş mağarasını insanlar barınma amaçlı olarak kullanmışlardır" İntaş Mağarasına araç ile rahatlıkla gelinebildiğini anlatan Haberal, "Mağaranın yakınına 750 metre kalana kadar araçla geliniyor. Burada aracımızı bırakıp mağaraya doğru yürüdüğümüzde zorlu patika yolda inişli çıkışlı bir yol kat ediyoruz. Mağaraya indikten sonra bizi 5 tane giriş ve çıkışı var. Mağaranın içinden su geçiyor. Bu su Sarmaşık Şelalesine ve akabinde Soğanlı Çayına dökülüyor. Burası flora çeşitliliği açısından önemli bir yer. Mağara, Paflagonya rotası üzerinde bulunuyor. 1,5 milyon yıl öncesinden başlayan bir oluşum. Burada eskiden insanlar yaşamlarını sürdürmüşler. Burası korunaklı bir yer. İnsanlar gelip burada saklanabiliyordu. Şu anda Mayıs ayındayız. Ama aynı derecede bile bu sıcaklığı bulabiliyorsunuz. Koruma amaçlı yer olarak insanlar tarafından bu mağara barınma olarak kullanılmış. Bizlerde her gelişimizde üniversiteli öğrencilerimizi bu mağaraya getiriyoruz. Yayla ziyaretlerimizden sonra bu mağaraya trekking yürüyüşü yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Herkesi Göce çorbasından içmeyi tavsiye ediyorum" Van’dan Kastamonu Üniversitesine okumaya geldiğini söyleyen Peyzaj Mimarlık Bölümü öğrencisi Serhat Akkoyun ise, "Karadeniz’i çok merak ediyordum, özellikle Kastamonu’yu. Çünkü Türkiye’nin en iyi ormanlarına sahip bir şehir. Şu anda da Araç’ın Gölcük Yaylasında bulunuyoruz. Yayla bizlere hem doğanın harikasını hem de yaban hayatını sunuyor. Burada muazzam bir orman gücü var. Aynı şeklide yaban hayatı var. Kastamonu’nun ayısını burada görmemiz mümkün. Şu anda yaylada olduğumuzdan görmemiz belki de mümkün olmayabilir. Elimde de şu anda Kastamonu’nun yöresel lezzeti olan Göce çorbasından içiyorum. Kastamonu’nun ünlü bir çorbası, içerisinde bin bir çeşit ot, baharat, tahıl gibi ürünler bulunuyor. Herkese bu çorbadan içmelerini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "Mağara muhteşem ve devasa boyutlarda" Yaklaşık 7 kilometrelik zorlu bir yürüyüşün ardından İntaş Mağarasına ulaştıklarını söyleyen Samet Epcin de, "Mağara muhteşem, gayet güzel, 100 milyon yıllık bir oluşumdan geldiği söylendi. Gerçekten mağara muhteşem, mantar şeklinde bir mağara, devasa boyutlarda. Mağaradan akan bir su var, nehir su galiba, mağarayı çok beğendim. Bizi buraya getirdiği için Hikmet Haberal hocamıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğe, Araç Kaymakamı Ali Emre Tekin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürü Ali Bozkurt, Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürü Yalçın Uyanık, Araç Rafet Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Miraç Aydın, Araç Orman İşletme Müdürü Beytullah Çiftci, Coğrafya Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Evren Atış ile akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar da katıldı.
19 Mayıs, İnegöl’de coşkuyla kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 14:42 19 Mayıs, İnegöl’de coşkuyla kutlandı İnegöl’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen törenler yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı’ndaki çelenk sunma programının ardından kutlamalar İlçe Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. İnegöl’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla çeşitli tören ve etkinlikler düzenlendi. Tüm yurtta olduğu gibi kutlama programı sabah saat 09.30’da Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı. İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Cumhuriyet Başsavcısı Veli Ecir, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü ile birlikte siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşın katıldığı törende, İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü çelengi anıta bırakıldı. Çelenk töreni sonrası kutlamalar saat 10.30’da İlçe Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. Düzenlenen kutlama programına İnegöl protokolüyle birlikte vatandaşlar da yoğun şekilde katılım gösterdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Yusuf Şevki Yücel günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. "Bugün, büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. yıldönümü... Hikaye uzun, mücadele zor ve çetin" sözleriyle konuşmasına başlan Yücel, şöyle devam etti; "Özeti şu: bütün şer güçler toplandı, Türk’ü yok etmek üzere birleşti, toplarıyla, tüfekleriyle, en mücehhez ordularıyla her cenahtan geldiler, yenildiler ve gittiler. Ordumuz yoktu, silahımız yoktu, açtık, yorgunduk ama dağ gibi yüreğimiz taş gibi imanımız vardı. Çekildi gittiler. Biz gazi olduk, biz öldük, biz şehit olduk, milyonlarımızı verdik şu kara toprağa, kızıl kanımızla sulandı, dağımız, taşımız, yaylamız, ovamız, toprağımız lakin vermedik bir karışını. Yine geldiler, geliyorlar, gelecekler, emelleri var çünkü. Bitmeyen entrikaları var, türlü hileleri var biliyoruz. Pes etmiyorlar etmeyecekler belli. Gelsinler, tekmil birden gelsin korkmadık, korkmuyoruz. Ordumuz dünyanın en güçlü ordusu, silahlarımız, savunma teknolojilerimiz hepsinin fevkinde artık. Ve asil kanımızdan gelen cesaretimiz, mangal gibi yüreğimiz, sarsılmaz imanımız misliyle duruyor." Konuşmaların ardından program Spor Lisesi öğrencileri ile İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından hazırlanan gösterilerle devam etti. Öğrencilerin performansları büyük beğeni topladı. Sportif ve kültürel gösteriler, izleyicilerden alkış aldı. Bayram coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği program, gençlerin hazırladığı gösterilerin ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi
19 Mayıs 2026 Salı - 14:41 Adnan Tönel’den Akdamar Adası’nda ezber bozan sergi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, dünyanın farklı ülkelerinde objektifine yansıyan rögar kapağı fotoğraflarından oluşan sıra dışı sergisini Akdamar Adası’nda sanatseverlerin beğenisine sundu. Akademisyen kimliğinin yanı sıra yönetmen ve fotoğrafçı yönüyle de tanınan Prof. Dr. Adnan Tönel, herkesin günlük yaşamda fark etmeden üzerinden geçtiği rögar kapaklarını "bilinmeyen dünyanın kapısı" olarak tanımlıyor. Tönel’e göre farklı ülke ve kültürlere ait olsalar da kapakların altındaki dünya "eşitliği" temsil ediyor. Bu bakış açısı, sanatçının Akdamar Adası’nda açtığı serginin de temelini oluşturuyor. Projenin ortaya çıkış hikâyesinin 1997 yılına dayandığını belirten Tönel, bir öğrencisinin kendisine hediye ettiği rögar kapağı fotoğrafının bu süreci başlattığını söyledi. Daha sonra farklı ülkelerde gördüğü rögar kapaklarını fotoğraflamaya başlayan Tönel, yıllar içinde farklı kıtalardan çok sayıda kareyi arşivine ekledi. Zamanla büyüyen koleksiyon; İstanbul Nişantaşı’ndaki eGale’de, TBMM Beylerbeyi Sarayı’nda, İFSAK’ta ve Bursa’daki 17. Fotoğraf Günleri’nde sanatseverlerle buluştu. Akdamar Adası’nda açılan son sergide ise yeni ülkelerden örnekler de yer aldı. Fotoğrafların yalnızca estetik yönüyle değil, tarihi ve toplumsal izleriyle de dikkat çektiğini ifade eden Tönel, "Antik Yunan’dan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte rögar kapakları yalnızca teknik bir nesne değil, aynı zamanda günlük yaşamın tanığı olmuş. Antik dönemde benzer kapakların, insan yaşamını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı biliniyor" dedi. Rögar kapaklarının toplumların kültürel hafızasını taşıyan objeler olduğunu kaydeden Tönel, şunları söyledi: "Rögar kapaklar benim için; alt ve üstün, kayboluşun, pandoranın, ötekinin, geleceğin, büyünün, gizemin geri dönüştürülmüş haldeki kapıları gibi. Bu eserler gerçekten çığır açıcı olabilir. Rögar kapakları yalnızca mühendislik ürünü değil, aynı zamanda toplumların sosyal yapısını da yansıtan objeler. Farklı şehirlerdeki rögar kapaklarının çeşitliliğine rağmen ‘altındaki dünyanın eşit’ olduğunu söyleyebiliriz. Kapaklar, üzerindeki semboller, yazılar ve işaretlerle de şehirlerin kimliğini taşıyor." Türkiye’de eski dönemlere ait rögar kapaklarının önemli bir kültürel değer taşıdığına dikkat çeken Tönel, 1930’lu yıllardan kalan bazı örneklerin müzayedelerde satıldığını belirtti. Osmanlı döneminden kalan rögar kapaklarının Topkapı Sarayı’nda bulunduğunu ifade eden Tönel, günümüzde ise standartlaşmanın ön plana çıktığını söyledi. Yurt dışında rögar kapaklarının bir statü unsuru olarak görüldüğünü belirten Tönel, "Prag’da Saray bölgesindeki rögarla Franz Kafka’nın evinin sokağındaki rögar kapakları aynı değerde ve tasarımda değil. Saray için üretilmiş olanlar aristokrasiyi göstermek adına özenle oluşturulmuş" diye konuştu. Kıbrıs’ta çektiği fotoğraflardan da örnek veren Tönel, Rum tarafındaki kapaklarda Yunan harfleri ve sembollerin, Türk tarafında ise farklı işaretlerin yer aldığını kaydetti. Bu ayrışmanın sembolik anlam taşıdığını ifade eden Tönel, "Ama bu çeşitliliğin altında aynı su, aynı kanalizasyon sistemi bulunuyor" dedi. Tönel ayrıca Almanya’nın Münih kentinde rögar kapaklarının reklam amacıyla kullanıldığını ve pazarlama aracı haline getirildiğini söyledi. Rögar kapaklarının geçmişinin Antik Yunan’a kadar uzandığını dile getiren Tönel, bu yapıların yalnızca şehir düzeni için değil, bazı dönemlerde savunma amacıyla da kullanıldığını anlattı. Fransız Devrimi sırasında sokak çatışmaları ve barikatlarda rögar kapaklarının savunma aracı olarak kullanıldığını belirten Tönel, bu yönüyle kapakların siyasi tarihte de iz bıraktığını ifade etti. Bazı rögar kapaklarının adeta bir sanat eseri gibi tasarlandığını söyleyen Tönel, özellikle Avrupa şehirlerinde desenli ve özgün kapakların kent kimliğine katkı sunduğunu belirtti. Türkiye’de ise kapakların genellikle standart üretildiğini kaydeden Tönel, artan metal fiyatları nedeniyle yaşanan rögar kapağı hırsızlıklarının da geçmişin estetik mirası ile günümüz ekonomik gerçekleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu söyledi. Rögar kapaklarının yazarlara, yönetmenlere ve farklı sanat dallarına ilham verecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tönel, "Rögar kapaklarının hem geçmişe tanıklık eden hem de günümüzün sıradanlığı içinde gözden kaçan ayrıntılar olduğunu düşünüyorum. Unutulmamalı ki rögarlar bölünmüş bir dünyayı birleştiriyor" dedi.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Uşak’ta coşkuyla kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 14:35 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Uşak’ta coşkuyla kutlandı Uşak’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, düzenlenen tören ve gösterilerle büyük bir coşku içerisinde kutlandı. Uşak’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının adresi her yıl olduğu gibi 15 Temmuz Şehitleri Meydanı oldu. Uşak Valisi Serdar Kartal ile Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, törene katılan öğrenci, öğretmen ve vatandaşların bayramını kutladı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Hacı Tevfik Özdemir, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından öğrenciler ve sporcular tarafından hazırlanan halk oyunları, jimnastik, karate, güreş ve basketbol gösterileri sergilendi. Renkli görüntülere sahne olan gösteriler, vatandaşlardan büyük alkış aldı. Program kapsamında ayrıca çeşitli branşlarda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ve sporculara ödülleri, Uşak Valisi Serdar Kartal ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Kutlama programına Uşak Valisi Serdar Kartal’ın yanı sıra AK Parti Uşak Milletvekili Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Çınar, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Dicle ve Çermik’te 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı
19 Mayıs 2026 Salı - 13:48 Dicle ve Çermik’te 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı Diyarbakır’ın Dicle ve Çermik ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, bir dizi etkinliklerle kutlandı. Program, Dicle Hükümet Konağı bahçesinde, kamu kurum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla Gençlik ve Spor Müdürlüğü çelenginin Atatürk anıtına sunulmasıyla başladı. Çelek Sunma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sona erdi. Daha sonra kamu kurum amirlerinin, öğretmen ve öğrencilerin katıldığı gençlik yürüyüşü yapıldı. Dicle Saat Kulesi mevkiinde başlayan gençlik yürüyüşü, ilçe stadyumuna yapıldı. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nde görevli Halime Kaya, günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptı. Necati Ceylan Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırlamış oldukları gösteriler sunuldu. Birçok öğrenci tarafından şiir okundu. Şehit Bilal Dicle Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin gösterileri sahnelendi. Etkinlikler kapsamında sportif ve kültürel faaliyetlerde dereceye giren sporculara ödülleri verildi. Kutlama programına Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, Dicle Cumhuriyet Savcısı Gökhan Erdem, İlçe Emniyet Amir Vekili Nedim Baran, İlçe Jandarma Komutanı Salih Yahya Koca ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Cihan Selçuk katıldı. Çermik’te ise ilçe kapalı spor salonunda yapılan kutlamalara Kaymakam Adem Karataş, Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Celalettin karayılan, kurum amirleri ve öğrenciler katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından öğrencilerin hazırlamış oldukları gösteriler yapıldı. Akabinde etkinlikler kapsamında dereceye giren öğrencilere kupa ve madalyaları takdim edildi.
Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer
19 Mayıs 2026 Salı - 13:45 Gaziantep’in 500 yıllık tescilli lezzeti: Katmer Gaziantep’in 500 yıllık lezzeti katmer, hem tarihi hem de eşsiz tadıyla damakları şenlendirmeye devam ediyor. Özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan katmer, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlılardan biri haline geldi. Özellikle sabah kahvaltılarında tüketilen katmer, Gaziantep’te "güne tatlı başlamak" anlamına geliyor. İncecik açılan hamurun ustalıkla tezgahta döndürülmesi, katmer ustalarının yıllar süren emeğini ve maharetini gözler önüne seriyor. Hamurun içerisine yöreye özgü sade yağ, taze manda kaymağı ve coğrafi işaretli Antep fıstığı eklenerek hazırlanan katmer, taş fırında kısa sürede pişirilerek çıtır çıtır bir kıvama ulaştırılıyor. Katmeri özel yapan en önemli özelliklerden biri ise hamurunun kağıt inceliğinde açılması. Ustalar, iyi bir katmerin "ışığı geçirecek kadar ince" olması gerektiğini söylüyor. Piştikten sonra dışı hafif çıtır, iç kısmı ise kaymak sayesinde yumuşacık kalan katmer, ağızda dağılan dokusuyla büyük beğeni topluyor. Gaziantep’te yıllardır devam eden geleneklerden biri de düğün sabahlarında yeni evlenen çiftlere katmer ikram edilmesi. Bereketi, mutluluğu ve tatlı bir hayatı simgeleyen bu gelenek, katmerin şehir kültüründeki yerini daha da anlamlı hale getiriyor. Gaziantep’te uzun yıllardır katmer ustası olan Mehmet Özen, yıllardır sürdürdükleri katmer geleneğini anlattı. 34 yaşındaki Mehmet Özen, bu işe küçük yaşlarda ustasının yanında başladığını belirterek, "2000 yılından beri bu işi yapıyoruz. Ustamızın yanında başladık, şimdi kendi işletmemizi kurduk ve aynı şekilde devam ediyoruz" dedi. "Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği" Katmerin Gaziantep kültüründeki yerinin çok özel olduğunu ifade eden Özen, "Katmer yaklaşık 500 yıllık bir tatlı geleneği. Gaziantep’te aslında kahvaltılık olarak tüketilir. Sabah saat 06.00’da başlar, öğlen 11.00 gibi biterdi. Ama artık şehrimize gelen yabancı misafirlerin artmasıyla birlikte günün ilerleyen saatlerinde de tüketiliyor. Şimdi kahvaltılığın yanında tatlı olarak da tercih ediliyor" dedi. "Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir" Katmerin geçmişten günümüze uzanan önemli bir gelenek olduğunu vurgulayan Özen, özellikle düğün kültüründeki yerine dikkat çekti. Özen, "Bu aslında gelin-damat yiyeceğidir. Düğünden bir gün sonra kız tarafına katmer gönderilir. Gaziantep’in genel kültürüdür bu. Evlenen kişinin yakınları katmer alır, gelinle damada ve kız tarafına götürür. ‘Ağzımız tatlansın’ anlamı taşır. Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor" Katmerin en önemli özelliğinin kullanılan malzemelerin kalitesi olduğunu söyleyen Mehmet Özen, "Katmer tam bir enerji deposu. İçerisinde süt kaymağı, Antep fıstığı ve pancar şekeri bulunur. Özellikle süt kaymağı olması gerekiyor. Kullanılan ürünlerin hepsi birinci sınıf olmalı. Hamurumuzu bir gün önceden yoğuruyoruz. Yaklaşık 7-8 saat dinlendikten sonra kesip yağlıyoruz ve fitil haline getiriyoruz. Ardından incecik açıp hazırlıyoruz. Bir katmer yaklaşık 3 dakikada hazırlanır, 3 dakikada da pişer. Toplamda 10 dakika içerisinde müşterimize servis ediyoruz. Talebimiz çok güzel. Şehrimize çok sayıda yabancı misafir geliyor. Gaziantep halkı zaten sabahları gelip katmer yemeyi seviyor. Ayrıca kurye aracılığıyla şehir dışına da gönderiyoruz. Özellikle gençlerden yoğun talep görüyoruz" şeklinde konuştu. Fiyatlarla ilgili de bilgi veren Mehmet Özen, "Klasik katmerimizin fiyatı 450 TL. Simit katmer ve burma katmer çeşitlerimiz ise 650 ile 750 TL arasında değişiyor" diye konuştu.
Yeşilyurt’ta 21 Mayıs’ta "Linç Kültürü ve Psikolojisi" çalıştayı düzenlenecek
19 Mayıs 2026 Salı - 13:45 Yeşilyurt’ta 21 Mayıs’ta "Linç Kültürü ve Psikolojisi" çalıştayı düzenlenecek Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle; dijital çağın önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelen linç kültürünü geniş kapsamlı boyutlarıyla ele almak amacıyla 21 Mayıs 2026 tarihinde saat 10:00’da Gedik Kültür Merkezi’nde "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı düzenlenecek. Alanında uzman akademisyenler, iletişim uzmanları, psikologlar, hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştayda, sosyal medyada nefret dili, dijital zorbalık, toplumsal kutuplaşma, bireysel travmalar, algı yönetimi ve linç kültürünün toplumsal etkileri kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Çalıştay kapsamında alanında uzman isimlerin sunumları, değerlendirme oturumları ve masa çalışmaları gerçekleştirilecek. Oturumlarda özellikle gençlerin dijital mecralarda karşı karşıya kaldığı psikolojik baskılar, sosyal medya kullanıcılarının sorumlulukları ve dijital etik konuları üzerinde durulacak. Programda ayrıca dijital çağın iletişim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği, sosyal medyada hızla yayılan bilgi kirliliğinin bireyler üzerindeki etkileri ve toplumsal yargı mekanizmalarının sanal ortamlarda nasıl şekillendiği konusunda bilimsel sunumlar yapılacak. Katılımcılar, linç kültürünün sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal huzuru ve sosyal birlikteliği tehdit eden önemli bir sorun olduğuna dikkat çekecek. Çalıştayın ana hedefleri arasında; toplumsal farkındalık oluşturmak, dijital iletişimde etik bilincini artırmak, özellikle genç kuşaklarda sağlıklı sosyal medya kullanımına yönelik bilinç geliştirmek ve çözüm önerileri ortaya koymak yer alıyor. Gün boyunca sürecek panel, sunum ve değerlendirme oturumlarında katılımcılar, dijital dünyada karşılaşılan psikolojik şiddet biçimlerine karşı ortak mücadele yöntemlerini de tartışacak. Toplumsal huzuru ve sosyal iletişim kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan çalıştaya, gençlik temsilcileri, STK üyeleri, akademisyenler ve vatandaşların yoğun katılım göstermesi bekleniyor. "Linç Kültürü ve Psikolojisi" Çalıştayı’nın, dijital çağda toplumsal bilinç oluşturulması ve sağlıklı iletişim kültürünün geliştirilmesi adına önemli çıktılar sunması bekleniyor. Özellikle gençlerin dijital medya kullanımı, sosyal medya dili, toplumsal duyarlılık ve iletişim bilinci konularında farkındalık oluşturulması hedefleniyor.