Son Dakika
|
Marmaris’te güçlendirme çalışması yapılan apart otel çöktü
Trump: "Grönland, inşa etmekte olduğumuz ‘Altın Kubbe’ savunma sistemi için hayati öneme sahip"
ATM’de kameralar önündeki cinayette karar çıktı: Katillere 16 yıl 4’er ay hapis
Trump: "(İran'da) Ölümlerle ilgili doğru rakamları alacağız, ona göre hareket edeceğiz"
Fransa’dan Grönland’da konsolosluk adımı
Bocavirüs alarmı: 2 yaş altı çocuklar risk altında
Beşiktaş’ta korkutan yangın: Müştemilat alev alev yandı
İran’daki protestolarda ölü sayısı 2 bin 571’e, tutuklu sayısı 18 bin 434’e yükseldi
Vali Gül: ''İstanbul’da bir su krizi yok''
İstanbul’da asayiş olayları geçen sene yüzde 25.8 azaldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Pakistan’da yasa dışı altın madeninde çökme: 8 ölü, 1 yaralı
ABD’nin 21 Ocak’tan itibaren 75 ülkenin vize işlemlerini askıya alacağı iddiası
Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na geniş bir heyetle katılacak
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "İsrail, her zaman ABD’yi kendi adına savaşa sürüklemeye çalışmıştır"
Bakan Kacır: "3 yeni Organize Sanayi Bölgemiz şehirlerimize, milletimize hayırlı olsun"
Marmaris’te güçlendirme çalışması yapılan apart otel çöktü
Almanya'da vicdani retçilerin sayısında artış
KÜLTÜR SANAT
Bulanık’ta "Bin Umut Turnası" projesi: Filistinli çocuklar için gönüller birleşti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:53:18
Muş’un Bulanık ilçesinde "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen fuar ve resim sergisiyle Filistinli çocuklara destek için gönüller birleşti. Bulanık ilçesinde, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve özellikle savaşın en ağır yükünü taşıyan çocuklara umut olmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. "Bin Umut Turnası" projesi kapsamında düzenlenen Filistin’e destek fuara ve resim sergisi, ilçe genelinde büyük yankı uyandırdı. Bulanık Kaymakamlığı öncülüğünde; Bulanık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Gençlik Merkezi Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçirilen organizasyon, toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneğini ortaya koydu. İsrail’in zulüm ve soykırımına maruz kalan mazlum Filistin halkına ve özellikle çocuklara destek olmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, Bulanık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesindeki kurslarda eğitim alan kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri sergilendi. Ayrıca ilçedeki okullarda öğrenciler tarafından hazırlanan resimler ile Bulanık Turgut Özal Ortaokulu, hayırseverler ve ADEM kursiyerlerinin katkılarıyla hazırlanan çeşitli yiyecekler ise fuarda satışa sunuldu. Fuarın açılışında konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, "Bugün burada sadece bir hayır faaliyeti değil, aynı zamanda Filistinli çocuklara uzanan bir vicdan elini temsil eden bir organizasyondayız. Dünyanın bir yerinde çocuklar oyun oynayamıyorsa, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan mahrum kalıyorsa bu sadece o bölgenin değil, tüm insanlığın meselesidir. Biz de bugün imkanlarımız ölçüsünde Filistin’deki çocukların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 17:12
Merkezefendi’de 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali başvuruları başladı
Merkezefendi Belediyesi tarafından, Assitej Türkiye Merkezi’nin sanatsal desteğiyle düzenlenecek 2. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali için başvurular başladı. Festival, 23-30 Nisan 2026 tarihleri arasında Merkezefendi’de gerçekleştirilecek. Kültür ve sanata önem veren Merkezefendi Belediyesi çalışmalarına devam ediyor. Çocuk ve gençlere tiyatroyu çok yönlü bir biçimde deneyimleme imkânı sunmayı amaçlayan festivale, yerli ve yabancı profesyonel ve amatör tiyatro ekipleri başvuru yapabilecek. Başvurular, Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu ve Assitaj Türkiye Merkezi tarafından oluşturulan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda festivale katılmaya hak kazanan ekiplerle ayrıca iletişime geçilecek. Festival kapsamında kent genelindeki farklı sahnelerde tiyatro gösterimlerinin yanı sıra atölye çalışmaları ve söyleşiler de yer alacak. Festival programı ile çocuklar ve gençler, yalnızca izleyici olarak değil, süreçlerin aktif bir parçası olarak tiyatro ile buluşma fırsatı yakalayacak. Uluslararası nitelik taşıyan festivalin; gençlerin sanatsal ifade alanlarını genişletmesi, kültürel etkileşimi güçlendirmesi ve tiyatro aracılığıyla kalıcı bir paylaşım ortamı oluşturacak. Festivale katılmaya hak kazanan gruplar, festival süresince en az iki, en fazla dört gösterim gerçekleştirecek. Festivale başvurmak isteyen tiyatro ekiplerinin, 15 Şubat 2026 Pazar gününe kadar başvuru formunu eksiksiz doldurarak, oyunlarına ait tam kayıt video linki ve tanıtım linki ile birlikte başvurularını iletmeleri gerekiyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:38
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Özenle çalıştık, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandık"
Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitabının tanıtım toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir" dedi. Bakan Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nca hazırlanan Mehmed Şevki Efendi’ye ait Mushaf-ı Şerif Kitap Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. "Bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte" Burada konuşan Bakan Ersoy, en gelişmiş baskı tekniklerini kullandıklarını ifade ederek, "Şevki Efendi, hat tarihçilerimiz ve büyük hattatlarımız tarafından Osmanlı hat sanatında, sülüs ve nesih hatlarının zirvesi kabul edilmektedir. Bu büyük usta aynı zamanda Mushaf yazımında kendisinden sonraki hattatları derinden etkilemiş, günümüzde ise Mushaf yazımında hattatların tamamının takip ettiği yegane üslubun sahibi haline gelmiştir. Biz, Şevki Efendi’nin yazmış olduğu 25 Mushaf arasından 1878’de yazdığı Mushaf’ı seçerek basımını yaptık. Zira bu Mushaf alanın uzmanları tarafından mükemmelliğe örnek gösterilmekte; büyük sanatkarın nesih hattında ve hat tarihindeki konumunun şahidi olarak değerlendirilmektedir. Sultan Mehmed Reşat tarafından şehzadeliğinde hocasına yazdırdığı Mushaf’ın müzehhibi ise yine dönemin önde gelen sanatkarlarından Hüseyin Hüsnü Efendi’dir. Bizler, Şevki Efendi gibi sahasında çığır açan bir sanatkarımızın, bir tane eserinin dahi basılmamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak gördük ve bunu gidermek adına çalışmalarımızı başlattık. Bu sadece bizim değil, hemen her hattatın ve önde gelen hat uzmanlarının bir beklentisi, arzusuydu. Öyle ki TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız tarafından Şevki Efendi Mushafı’nın basılacağı haberi ciddi bir heyecan vesilesi olmuş; aldığımız geri dönüşler, duyulan memnuniyet bizlerin de şevkini ve gayretini beslemiştir. Çalışmamızın her aşamasında son kararın, Mushaf’ı yayına hazırlayan ve günümüzde hat sanatımızın dünyadaki en önde gelen temsilcilerinden olan Mehmet Özçay tarafından verildiğini burada vurgulamak isterim. Zira bu çalışmanın sancaktarı da odur. Hocamız, 2013’ün ocak ayında Topkapı Sarayı’nda bir hafta boyunca tarama yaparak bu yolu açmış, bugüne ulaşana kadar her menzilde emek sarfetmiştir. Çok şükür ehil ellerin bu emeğini, bu hasretini vuslata dönüştürmek bugüne nasip olmuştur" dedi. "Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" Bu çalışma TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığının neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçtiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir Mushaf basmanın manevi hassasiyetine ve Şevki Efendi gibi çok önemli bir insan hazinemizin mirasını bugüne ve yarınlara taşımanın getirdiği sorumluluğa yakışır şekilde, özenle çalıştık. En gelişmiş baskı tekniklerini kullandık; kağıdından cildine, kutusuna verengine varıncaya kadar kaliteden, estetik ve zarafetten ödün vermedik. Arzu edilen baskı kalitesini yakalamak için tekrar tekrar baskı gerçekleştirdik. Hemen her sayfanın birden fazla basılmış olması, çalışmalarımızda gösterdiğimiz titizliğin bir sonucudur. Bu Mushaf sadece hattatı ve hattıyla değil, tezhibi ve cildi ile de muhteşem bir sanat eseridir. TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı, bu neşriyle yaklaşık 150 senelik özlemi sonlandırmış, Şevki Efendi’ye olan vefa borcumuzun bir nebze olsun ödenmesine vesile olmuştur. Şevki Efendi’yi ve onun şahsında Türk milletinin milli ve manevi benliğini yaşatmak uğruna sanatını, ilmini, ömrünü vakfetmiş; eserler ve hizmetler üretmiş cümle geçmişlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. Bu çalışma aynı zamanda TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımızın neşrettiği ilk eser olarak da tarihe geçmiştir" şeklinde konuştu. "Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır" Yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlığın işe dahil olduğuna değinen Bakan Ersoy, "Unutmamak gerekir ki yazma eserler söz konusu olduğunda çok fazla bilim dalı ve uzmanlık işe dahil olmaktadır. Kodikoloji, konservasyon ve restorasyon uygulamaları, Karbon-14 testi ile tarihlendirme, malzeme özelliklerinin tespiti, kataloglama ve veri tabanı oluşturma gibi başlıklarla uzayıp giden bir listeden bahsediyoruz. Hal böyle olunca bilimsel araştırma laboratuvarları, teknolojik ekipmanlar, Mushaf tarihi ve yazma eser uzmanları, restoratör, kimyager ve biyologlardan oluşan çalışma grupları da araştırmaların bilimselliği ve sürekliliği açısından belirleyici bir öneme sahip oluyor. Bütün bu zaruretlerin bir an önce yerine getirilmesi için gereken adımı atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuş, zatıalilerinin talimatları ile TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. Bütün yazma eserlerin, doğal olarak Mushafların da TÜYEK çatısı altında toplanması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Başkanlığımız bu konuda gerekli girişimleri başlatmıştır. Biz Bakanlık olarak müzelerimizdeki bütün yazma eserleri zaten TÜYEK’e devrettik. Aynı şekilde TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığımız da belirlenen program ve planlar doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. Bu alanın önde gelen uzmanlarından Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı hocamızın başkanlığında, Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Hafız Osman Şahin ile değerli Hocamız Hattat Mehmet Özçay’ın da yer aldığı çekirdek bir ilim heyeti oluşturduk. Başkanlığımız, TÜYEK’in yazma eserler konusundaki tecrübesini arkasına alarak, ülkemizdeki ve dünyadaki ilgili kurum ve kişilerin katkısıyla önemli hizmetlere imza atacaktır" ifadelerini kullandı. İstanbul Valisi Davut Gül ise, "İstanbul’da güzel bir ana şahitlik ediyoruz. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Daha da önemlisi bugün bu güzelliğe gelen her birinize, gelerek şahitlik eden her birinize aylığa teşekkür ediyorum. İnşallah Coşkun Hocamızın gayretleriyle, çalışmasıyla, hocalarımızın destekleriyle bu çalışmalar daha da artar. İstanbul’umuza bu anlamda değer kazandıran herkese tekrardan teşekkür ediyor. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çekilerek hediye takdimi yapıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, Hat Sanatçısı Mehmet Özçay ve davetliler katıldı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34
"Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda hazırlanan, şehrin turizm potansiyelini sürdürülebilir ekonomiye dönüştürmeyi hedefleyen 36 politika ve 85 eylemden oluşan "Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030" tanıtıldı. Kentin tarihi, kültürel, gastronomik ve üretim gücünü turizm aracılığıyla güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir planlama çalışması olarak hayata geçirilecek yol haritası Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıyla anlatıldı. Turizm tüm paydaşlarla ele alındı Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmaların çıktıları doğrultusunda şekillenen yol haritası, Gaziantep’in turizm ekosistemi, arz-talep dengesi, yönetişim, altyapı, tanıtım, insan kaynağı ve ziyaretçi deneyimi başlıkları altında kapsamlı şekilde ele alındı. Nitelikli bir turizm modeli hedefleniyor Oluşturulan stratejik çerçeve, turizmin yalnızca ziyaretçi sayısına değil, kişi başı harcamanın artırılmasına, yerel üretimin desteklenmesine, istihdamın güçlendirilmesine ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesine odaklanan nitelikli bir büyüme modelini benimsiyor. "Bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş" Toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in dünya şehirleriyle rekabet gücünü arttırmak için bilimsel çalışmalarla ön plana çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Herkes kendi işinde uzman ve çok iyi bir çalışma var. Birçok kafamızdaki soru işaretin cevabını burada buluyoruz ama biz zamanla yarışıyoruz. Zaman hız zaman. Artık büyük balık, küçük balığı da yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Dolayısıyla hızlı balık olabilmemiz için hızlanmamız lazım. Kendi şehrimizdeki insanlar kendi şehrimizi tanımıyor. Dolayısıyla şu eylem planında, bize iş akış şeması lazım. Bunu kiminle yapacağız? Ne kadar sürede yapacağız? Yapmayanla ne yapacağız? Aldığım bu eylem planı bana göre gerçekten çok doğru bir plan olmuş. Gücümüz en zayıf halka kadar. Bizim bu yılın sonundaki hedef sayıyı belirlememiz gerekir. Bu mesele o kadar hayati bir mesele ki. Bu eylem planında somut, zaman planı, iş akışı. Bu derinleşme, bu kümeleşme, bu tematik çalışma" dedi. "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var" Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise eylem planına hızlı bir şekilde ilerletileceğini belirterek, "Yolu gösterecek bütüncül bir şema elimizde var. Gaziantep olarak biz ne yapacağız artık bunu görüyoruz. Politikalar ve eylem planıyla ilgili iş bölümü hazırlayacağız. En kısa zamanda bu maddeler içerisinde yapacaklarımızı düşünüyoruz, hemen çalışmaya başlıyoruz" diye konuştu. Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030 ile ilgili sunumu ise Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planı Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan tarafından yapıldı. Gülcan sunumunda Gazi şehrin turizm potansiyeline, geçmiş dönemlerdeki sayılardan bahsetti. Sunumunun devamında gelecekte yapılacak çalışmalara değinerek yol haritasında yapılan planlamaları paylaştı. Turizmde öncelikli alanlar belirlendi Yol haritasında gastronomi turizmi başta olmak üzere kültür ve inanç turizmi, müze ve ören yeri yönetimi, kent içi ve çevresel turizm rotaları, kırsal ve ekoturizm ile sağlık ve kongre turizmi stratejik öncelikli alanlar olarak belirlendi. UNESCO tescilli gastronomi kimliği, yerel üretim ve coğrafi işaretli ürünlerle bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Destinasyon yönetimi ve yönetişim modeli, kurumlar arası koordinasyon, veri temelli karar alma, tanıtım ve markalaşma stratejileri ile dijitalleşme ve akıllı turizm uygulamaları yol haritasının temel bileşenleri arasında yer aldı. Turizm sektöründe insan kaynağının geliştirilmesi ve mesleki kapasitenin artırılması da öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı Çocuk ve aile dostu turizm anlayışı, erişilebilirlik ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri yol haritasının yatay bileşenleri olarak belirlendi. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda hazırlanan eylem planları; ölçülebilir performans göstergeleri ve izleme mekanizmalarıyla desteklendi. Gerçekleştirilen lansmanla birlikte Gaziantep Turizm Ekonomisi Geliştirme ve Yol Haritası 2030, ilgili paydaşlarla paylaşılarak ortak sahiplenmenin güçlendirilmesi ve uygulama sürecinin koordinasyon içinde yürütülmesi hedefleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Ocak 2026 Pazartesi- 16:27
Fotoğraflar ile Ergani 2026 Projesi hayata geçiyor
2
14 Ocak 2026 Çarşamba- 09:12
Hasköy’de 40 yıllık çay evi: Kağıt oyunu yok, satranç var
3
11 Ocak 2026 Pazar- 14:44
Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nden yürüyüş yollarında temizlik
4
22 Haziran 2022 Çarşamba- 09:04
Milli Mücadele ruhu bu müze-kütüphanede
5
12 Ocak 2026 Pazartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta nostalji durağı: Antikaların arasında zaman yolculuğu
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:23
Hataylı ressam, YouTube’dan video izleyerek öğrendiği soğuk porselen sanatıyla resmi birleştiriyor
Hatay’ın Arsuz ilçesinde yaşayan ressam, çocuk yaşta başladığı resim tutkusunu Youtube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatıyla buluşturarak farklı çalışmalara imza atıyor. Babası Hataylı ve annesi Lübnanlı olan 48 yaşındaki ressam Hilda Gezgin, 6 yaşından itibaren resim yapmaya merak duymaya başladı. Çocukluğunda sürekli duvarlara resim çizdiğini ifade eden Gezgin, kendini geliştirdiği resim sanatıyla YouTube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatını birleştirdi. Çalışmalarıyla ortaya çıkardığı eserleriyle dikkat çeken Gezgin, ilerleyen dönemde soğuk porselen sanatını daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediğini söyledi. Soğuk porselen sanatını YouTube’daki Rus kanallarından öğrendiğini söyleyen Gezgin, "Ben altı yaşından beri resim çizen bir insanım. Çocukken sürekli duvarlara resim çizdiğim için çok tepki alırdım. O dönem sanata bakış farklıydı ama bugün insanlar daha bilinçli. 2015-2017 yıllarında Türkiye’ye giren Rus sanatı soğuk porseleni resimle birleştirdim. Gülleri duvarlara dikme fikrini ilk kez ben hayata geçirmeyi düşünüyorum. Hatta bunun patentini almak istiyorum" dedi. Soğuk porselenin nişasta, tutkal ve çeşitli malzemelerle hamur haline getirilerek şekillendirildiğini aktaran Gezgin, 2-3 gün içinde kuruyan bu sanatın istediği gibi boyanabildiğini söyledi. Bugüne kadar birçok farklı çiçek tasarladığını belirten Gezgin, "Yoncaları, yaseminleri, karanfilleri ve papatyaları bu sanatla şekillendiriyorum. Ben bir ressamım, kendi çabalarımla Rus sanatını bugünün sanatıyla harmanlayıp Hatay’da yaşatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 05:46
"Üzümlü’de Yaşam" temalı fotoğraf yarışması düzenlenecek
"Üzümlü’de Yaşam" temalı 2. Geleneksel Fotoğraf Yarışması başlıyor. 7-29 yaş arası gençlerin katılabileceği yarışmada toplam 10 bin TL ödül dağıtılacak. Üzümlü Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Fotoğraf Yarışması, bu yıl "Üzümlü’de Yaşam" temasıyla gerçekleştiriliyor. Yarışma, 7-29 yaş arası katılımcılara açık olacak. Yarışmanın başlangıç tarihi 10 Eylül 2025, son başvuru tarihi ise 10 Ekim 2025 olarak belirlendi. Yarışma sonuçları ise 29 Ekim 2025 tarihinde açıklanacak.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:33
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:07
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 20:57
Bakan Ersoy: "Dünyanın dört bir yanına yayılmış 7 milyon Türk diasporası var"
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) 15’inci yıl dönümü programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına yayılmış 7 milyona yaklaşan nüfusuyla muazzam bir Türk diasporası var. Çok genel hatlarıyla bahsettiğim çalışmalar, bu muazzam Türk varlığının olması gereken etki ve etkinliğe kavuşması amacıyla aralıksız sürdürülüyor" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 20:54
Havadan görüntülendi!
Avrupa’dan yola çıkan Orient Express İstanbul’a geldi. Bakırköy Marmaray durağına yanaşan tren havadan görüntülendi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:57
BARÜ’nün bilim kafe etkinliğinde ahşap gemiciliğin tarihçesi anlatıldı
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kurucaşile ilçesinde bilim kafe etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte ahşap gemi ustalığının önemi ve işçiliğin tarihçesi anlatıldı. BARÜ Bilim İletişimi Ofisi çalışmaları kapsamında Kurucaşile’de bilim kafe etkinliği düzenlendi. "Osmanlı’dan Günümüze Kadim Bir Gelenek: Ahşap Gemi Yapımı" isimli etkinliğe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ve Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, BARÜ akademisyenleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. BARÜ Öğretim Görevlisi Necati Yıldız, ahşap gemiciliğin tarihçesi ve önemi hakkında bilgilendirme yaptı. Akademisyen Yıldız, Kurucaşile’deki ahşap gemi işçiliğinin alıcılar için büyük bir önem taşıdığını ve satın aldıkları ürünlerin "Kurucaşile ahşap gemisi" olup olmadığını sorguladıklarını belirtti. Vali Nurtaç Arslan ise, "Kurucaşile’mizin yüzyıllar öncesine dayanan tarihi 14’üncü yüzyıla kadar giden ahşap tekne yapımı konusundaki geleneklerini ve çalışmalarını geleceğe taşıma anlamında hem tarihini hem de mesleğin iieriye nasıl taşınacağını bilim kafe etkinliğinde bir aradayız. Kurucaşile’miz ahşap tekne yapımında sadece Bartın’ın değil ülkemizin önde gelen ilçelerinden birisi. Bu önemli mesleği ileriye taşımak için de öğrencilerimiz burada eğitim almaya devam ediyor" dedi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya da, "14. yüzyılda Dede Korkut’a dahi konu olan Karadeniz’in en güzel yerlerinden biri Kurucaşile’deyiz. Burada yapılan gemiler ve tekneler buradan İstanbul’a gider ve buradaki insanlar baba-oğul olarak usta-çırak ilişkisi ile tekne işiyle uğraşırlardı. Buradaki insanlar halen boş zamanlarında tekne yapımıyla uğraşıyor ve bu Türkiye’de ender görülen bir durum. Bizde bu duruma farkındalık oluşturmak için bilim kafe etkinliğimizi Kurucaşile’de yapmaya karar verdik. Hepinize istifadesi bol olan bir bilim kafe etkinliği diliyorum" diye konuştu. Belediye Başkanı Uğur Güneş ise yeni nesillerin bu mesleğe daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini söylerek, "Geçmişte babadan oğula geçen bir meslekti fakat şimdilerde geçmişe nazaran giderek kan kaybediyoruz. Ustalarımıza sahip çıkamıyoruz. Çırak yetişmiyor. Sanayileşme anlamında ustalarımıza destek sağlayabildiğimizi de söyleyemiyoruz. Tekleönünde ustalarımız bir araya geldi. Birlikte sanayi bölgesi oluşturdular. İnşallah bu sanayileşmenin ilçemizde de gerçekleşmesi için uğraşacağız. İlçemizde gemi yapımı ile ilgili bir lisemiz var. Lisedeki öğrencilerimiz haftada bir gün okula gidiyor 4 gün staj yapıyorlar. Aynı zamanda Meslek Yüksek Okulumuz da açıldı. Rektör hocamıza teşekkür ediyorum. Bu zanaate sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:22
Çayönü Tepesi’nde 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan ve dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen 2025 yılı kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ÇOMÜ Müzecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında; Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal koordinasyonunda, 2025 Mayıs ayından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle saha çalışmaları sürdürülüyor. Çalışmalar, alanında uzman arkeolog ve antropologların katılımıyla gerçekleştiriyor. Dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Kazı çalışmaları sonucunda tespit edilen mezarlardan 1’inin Neolitik Dönem, 7’sinin ise İlk Tunç Çağı II tarihlerine ait olduğunu belirten Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, "Neolitik Dönem’e ait mezar, Kanallı Yapılar Evresi’ne ait bir yapının batı kenarında basit bir gömü şeklinde ortaya çıkarılmıştır. İlk Tunç Çağı II dönemine tarihlenen diğer mezarlar ise gömü biçimleri açısından farklılık göstermektedir. 3’ü basit toprak, 2’si küp, diğer 2’si ise taş kapaklı ve sandık tipi mezar olarak belgelenmiştir. Mezarlar içerisinde ölü hediyesi olarak bırakılmış 9 adet tüm kap bulunmuş; ayrıca mezarların çevresinde, mimari olarak mezarları taklit eden ve sembolik anlam taşıyan 2 adet ‘hediye çukuru’ tespit edilmiştir. Çukurlardan biri boşken, diğerinde dış mezar hediyesi olarak 5 adet tüm kap yerleştirilmiştir. Elde edilen yeni veriler ile Çayönü Tepesi’nin yalnızca Neolitik Dönem’de değil, İlk Tunç Çağı’nda da ritüel ve gömü uygulamaları açısından önemini koruduğunu ortaya koymaktadır. Söz konusu mezarlar, dönemin inanç sistemi, ölü gömme gelenekleri ve toplumsal yapısına ilişkin önemli bilimsel veriler sunmaktadır" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 16:53
Yüksekova’da gizemli buluntu heyecanı: Esnaf tarihçilere çağrı yaptı
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yürütülen kazı çalışmaları ve ardından etkili olan yağışlardan dolayı ortaya gizemli bir buluntu çıktı. Esnaf, bir sıra halinde dizilmiş taşlardan oluşan kalıntının tarihi duvar olabileceği şüphesiyle incelenmesini istedi. Tarihi İpekyolu üzerindeki sanayi sitesinde yeni dükkanlar için yapılan kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan ve yağışlarla daha belirgin hale gelen gizemli kalıntı, bölge esnafı arasında büyük bir merak ve heyecan uyandırdı. Kalıntının sıralı ve düzenli bir şekilde dizilmiş taşlardan oluşması, bunun sıradan bir moloz yığını yerine, gerçek bir yerleşim yerine veya geçmişe ait önemli bir mimari iz olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Sanayi sitesinin ilk kurucularından ve ilk esnafından olan Mehmet Doğma (79), ortaya çıkan buluntunun önemini vurgulayarak, "79 yaşındayım, burada daha önce böyle bir durumla karşılaşmadık. 45 yıl önce sanayiyi kurduğumuzda burada ne yerleşim ne de başka bir şey vardı. Ancak son iki sene içinde yeni dükkanlar için yapılan kazı çalışmaları sonrası bu duvar ortaya çıktı. Biz burada tarihçilere sesleniyoruz. Eğer bu, eski medeniyetlere ait bir durumsa, bunu tarihe ve Yüksekova’ya kazandıralım" şeklinde konuştu. İpekyolu gibi kritik bir güzergahta yer almanın kalıntının tarihi değerini artırdığını belirten sanayi esnafı, ortaya çıkan duvarın kesin olarak neye ait olduğunun belirlenmesi amacıyla yetkililere ve bilim insanlarına çağrıda bulundu. Esnaf, kalıntının tarihi önem taşıyıp taşımadığının aydınlatılması ve geçmiş medeniyetlere ait bir yapı parçası olması durumunda bölgenin kültürel mirasına katkı sağlanması için tarihçilerin ve arkeologların bölgede detaylı bir inceleme yapmasını talep etti.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 16:19
Zeytinin wellness yolculuğu Hapimag’ta başlıyor
Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un bu yıl 7’ncisini Türk Hava Yolları sponsorluğunda düzenleyeceği ‘Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’ zeytin ve zeytinyağının yalnızca mutfakta değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da ne kadar değerli olduğuna vurgu yapacak. Hapimag Sea Garden Resort, 10-11 Ekim tarihlerinde ‘Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’nin 7’ncisini Türk Hava Yolları sponsorluğunda düzenliyor. Bu yılın zirve temasını ‘Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ oluştururken; zeytin ve zeytinyağının wellness alanındaki kullanımları, zeytinyağının yalnızca mutfaktaki değerini değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da taşıdığı önemi ortaya koyacak. Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol etkinlik ilgili yaptığı açıklamada, "Zeytin ve zeytinyağı, sadece sofralarımızın değil, yaşam kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası. Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri ile bu değerli ürünü wellness bakış açısıyla ele alarak hem sağlığa hem de sürdürülebilirliğe olan katkılarını öne çıkarmayı amaçlıyoruz. Yerel üreticilerimizi desteklerken, zeytinyağının farklı alanlardaki kullanımını daha geniş kitlelerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu. ‘Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ temalı zirvenin moderatörlüğünü Pelin Omuroğlu üstlenirken; akademisyenler, sağlık uzmanları, ekolojistler ve şefler zeytinyağının farklı kullanım alanlarını ele alan panellerde buluşacak. Zeytinyağı tadımları, doğal bakım atölyeleri, sağlıklı yaşam uygulamaları ve atıksız mutfak çalışmalarıyla katılımcılar çok yönlü bir deneyim yaşayacak. Wellness odaklı yaklaşım, Ege’nin bereketli topraklarında yetişen zeytinlerin hem kültürel hem de sağlık açısından değerini görünür kılacak. Uluslararası bir perspektif kazandırılmak amacıyla Türk uzmanların yanı sıra yabancı panelistler de zirvede yer alacak. Zirvenin açılış konuşmasını sağlık ve wellness, Akdeniz diyeti yaşam tarzı ve zeytinyağı beslenmesi alanlarında uluslararası alanda tanınan, İngiltere’den onur konuğu olarak etkinlikte yer alan Dr. Simon Poole yapacak. Aynı zamanda İtalya’dan Emanuela Tamburini, aile mirası zeytin üretimi konusundaki birikim ve deneyimlerini aktaracak. Etkinlikte aynı zamanda Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Dr. Gökçe Açıkel, Prof. Dr. Özge Samancı, Elif Edes, Dr. Pınar Nacak, Dr. Şahnur Irmak ve otelin Executive Şefi Orhan Demirok da konuşma yapacak.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 16:13
Küçük Sidra’nın talebi yerine getirildi, konferans salonu tiyatro sahnesine dönüştü
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ilkokul öğrencisi Sidra Topçuoğlu’nun tiyatro sevgisine kayıtsız kalmayan yetkililer, okulun konferans salonunu sahneye dönüştürdü. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı, Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Cahit Sıtkı Tarancı İlkokulu öğrencisi Sidra Topçuoğlu’nun yazdığı, tiyatro sevgisini ve okulundaki eksikleri bulunan, konferans salonuna dair dileklerini ilettiği mektup üzerine harekete geçerek, bir çocuğun tiyatroyla ilgili hayalini gerçeğe dönüştürdü. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, Cahit Sıtkı Tarancı İlkokulunun, eksikleri bulunan konferans salonu, Devlet Tiyatrolarının ve Diyarbakır Valiliğinin imkanlarıyla baştan aşağı yenilenerek teknik donanımlı modern bir sahneye dönüştürüldü ve okul yönetiminin kararıyla "Tamer Karadağlı Salonu" adı verildi. Salon, 2 Ekim Perşembe günü, saat 14.00’te, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Sayın Tamer Karadağlı’yla birlikte Cahit Sıtkı Tarancı İlkokulu yöneticileri ve öğrencilerinin katılımlarıyla gerçekleştirilecek törenle açılacak.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:39
Malatya Kültür yolu festivali coşkusu 4 Ekim’de başlıyor
Türkiye Kültür Yolu Festivali ilk kez Malatya’da yaşanacak. Malatya, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, 4-12 Ekim tarihleri arasında, tam 9 gün boyunca, 42 farklı noktada yaklaşık 350 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve bir yandan kültürümüzü uluslararası sanat formlarıyla buluştururken, diğer yandan şehirlerimizin marka değerini artırmayı hedefleyen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki on altıncı durağı Malatya olacak. İlk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan, Fırat’ın serinliğiyle Nemrut’un gölgesini birleştiren büyülü şehir, Doğunun incisi, tarihin izinde bir kültür hazinesi Malatya’da festival süresince, konserlerden sergilere, söyleşilerden tiyatrolara uzanan her yaşa uygun etkinlikler sanatseverlerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin şehrin tarihi ve kültürel dokusunu sanatsal bir bakış açısıyla buluşturduğunu vurgulayarak, "Malatya Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü tarihini sanata ve kültüre olan evrensel yaklaşımıyla harmanlayarak ziyaretçilerine hem geçmişin izini sürme hem de çağdaş sanatla buluşma imkânı sunuyor. Tarihi, doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Malatya, 4-12 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek festival ile adeta bambaşka bir atmosfere bürünecek. Festival, hem şehrin geçmişine ışık tutacak hem de çağdaş eserlerle buluşturacağı sanatseverleri zengin bir programla ağırlayacak" dedi. Şehrin dört bir yanı sergi alanı Festival kapsamında, şehrin dört bir yanında yayılan farklı disiplinlerden sergiler kenti adeta yaşayan bir sanat galerisine dönüştürecek. Ziyaretçiler, "Kuş Dünyası" sergisi ile yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş’in objektifinden kuşların büyüleyici dünyasına Sanat Merkezi Sergi Alanı’da tanıklık edecek. 15 yıllık kuş gözlemcisi Tüydeş, onlarca kuş türünü kayıt altına aldığı bu önemli sergide doğanın zengin mirasını gözler önüne seriyor. Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi, adalet temasını içeren hat ve tezhip sanatından örneklerin yer aldığı "Adil-i Mutlak" hat sergisine ev sahipliği yapacak. Sergide: 13 usta hattatın Kur’an-ı Kerim’de yer alan adalet temalı ayet-i kerimeleri kaleme aldıkları 13 eser yer alıyor. Ebru ile minyatür sanatçılarını bir araya getiren "Zuhurat" sergisi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’da ziyarete açılacak. Sergide, ebru sanatının usta ismi Hikmet Barutçugil’in sergiye özel hazırladığı barut ebru zeminler üzerine, farklı disiplinlerden 11 sanatçının yorumladığı 70 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Yaşayan Miras , Damuscus çeliği Yusuf Bayyiğit’in, Şam Çeliği Damascus tekniği ile ürettiği eserler Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda görülebilecek. Bu özel sergi ile geleneksel Şam Çeliği işçiliğini yaşatarak kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Gökyüzünden Türkiye", Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Güzel Sanatlar Galerisi’nde "Boğaz’a Nazır Camiler", Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda "Türkiye’nin Minyatürleri", "Dijital Hareketli Minyatür Uygulaması", Türkiye’nin Ustaları Belgesel Gösterimi, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Sergi Alanı’nda "Bir Sevdadır İpek", "Paranın Yüzünde Anadolu Danişmentlilerden Selçuklulara", "Kutnu Kumaş", Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda "Yıldızların Altında Türkiye", Malatya Müzesi Arslantepe Karşılama Merkezi’nde "Arslantepe’nin Işığında Eser Sergisi", İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda ise "Hep Birlikte Karma Sergi" de ziyaretçilerle buluşacak. Malatya konserlerle şenlenecek Festival süresince şehrin dört bir yanında düzenlenecek konserlerle Malatyalılar doyasıya eğlenecek. Ünlü sanatçılar Ebru Yaşar, Sinan Akçıl, Altay, Resul Dindar, Sagopa Kajmer, Haluk Levent, Aydilge, Murat Boz ve Alişan Malatya 100.Yıl Kent Parkı’nda kurulacak ana sahnede sevenleriyle buluşacak. Ubeydullah Sezikli, Elif Avcı, Ahmet Çalışır, Ufuk Yürüç, Resul Aydemir, Özgür Babacan, Bekir Köse, Eşref Ziya, Murat Belet, Murat Doğru ve İncesaz müzik grubunun Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’ndaki performanslarıyla taçlanacak festivalde; Antalya Devlet Opera ve Balesi "Anadolu’nun Renkleri" ve "Operadaki Türk Karakterler", "Aspendos Ensemble" konserleriyle unutulmaz anlar yaşatacak. Malatyalı sanatçı Fahri Kayahan’a bir saygı duruşu niteliği taşıyan "Sarı Kurdelam Sarı Malatyalı Fahri Anısına" konseri de festival kapsamında düzenlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin, Türkiye’nin çeşitli illerindeki ceza ve tevkifevlerinde bulunan mahkum vatandaşlara da sanatı ulaştırma vizyonu kapsamında, Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki tutuklu ve hükümlüler, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sanatçılarının vereceği konserle moral bulacak. Tiyatrondan atölyelere , söyleşilerden sinemaya Ankara Devlet Tiyatrosu "Öteki", Bursa Devlet Tiyatrosu "Hayaletlerle Dans" oyunlarıyla Malatya’da kültür sanat şöleni yaşatacak. Nurdan Albamya İnce’nin tek kişilik performansıyla sahnelenen "Filistin Hakkında Konuşmalıyız" da Filistin mücadelesine bir saygı duruşu sunacak. Tufan Gündüz, Osman Doğan, Osman Engin, Nihat Hatipoğlu, Koray Şerbetçi gibi alanında uzman isimler Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda Malatyalılarla bir araya gelecek. Battalgazi Ne Söyledi? "Türk Edebiyatında Battalname Geleneği" söyleşisi de festival kapsamında katılımcılarını ağırlayacak. Fotoğraf tutkunları için düzenlenen "FotoMaraton Malatya" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinliklerinde, her yaştan onlarca fotoğrafçı festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Etkinlik kapsamında "Tahsin Aydoğmuş Söyleşisi ve Fotomaraton Ödül Töreni" Malatya Sanat Sokağı Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleşecek."Arslantepe’de 65 Yıllık Araştırma: Orduzu’dan UNESCO’ya ve Ötesine Bir Yolculuk" konferansı ile Malatya’da yer alan ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Arslantepe Höyüğü’nde yürütülen kazı çalışmalarının dünü ve bugünü masaya yatırılacak. Şehit İbrahim Tanrıverdi Sanat Sokağı Sanat Merkezi Tespih Atölyesi, Malatya Kongre Kültür Merkezi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Atölyesi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu ve Ancar Köyü Sağlık Ocağı Halk Eğitim Halı Kursu’nda düzenlenecek atölyelerde; tespih, deri işlemeciliği, dokuma, ahşap yakma, çarpana, mozaik, seramik, halı dokuma çalışmalarıyla katılımcılar, kültürel mirasın ışığında el becerilerini geliştirecek. Festivalin mobil tırı "Sinema Yollarda", Malatya’nın ilçelerini gezerek açık hava sineması keyfini oradaki vatandaşlara yaşatacak. Çocukların festivali başlıyor Malatya 100.Yıl Kent Parkı’nda kurulacak olan birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı "Çocuk Köyü" miniklerin buluşma noktası olacak. Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca çocuk köyünde olacak. "Seramik" ve "halı dokuma" atölyelerinde geleneksel el sanatları deneyimleri kazanacak olan minikler, "Rapunzel" operası ve "Sihirli Ayna" gibi çocuk oyunlarıyla sahne sanatlarının büyülü atmosferinde keyifli bir yolculuğa çıkacak. Sanat sokağı taşacak Festival kapsamında Malatya Park AVM’ye yerleştirilecek piyanolarda gençler, "Sen de Çal" projesi kapsamında yeteneklerini sergilerken "Sen de Söyle" kabininde ise Malatya’nın yeni yıldızı olabilmek için ilk adımlarını atabilecekler. Sanat Sokağı ve Kernek Meydanı’nda kurulacak sokak sahnede genç müzisyenler performanslarını dinleyicilerle buluşturacak. Lezzet noktaları Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin düzenlendiği şehirlerde, o kente özgü mutfak kültürünü yaşatacak restoranlar "Lezzet Noktası" olarak belirleniyor. Türk Mutfak Sanatları Uzmanı Şef Ramazan Bingöl önderliğinde, Türkiye’nin en değerli şefleri o şehrin kaybolmaya yüz tutmuş lezzetlerini araştırıyor, reçetelerini yazıyor ve bu yemekleri "Lezzet Noktası" olarak seçilen restoranlarda birlikte hazırlayıp menülere dâhil ediyor. Malatya Kültür Yolu Festivali’nde gastronomi değerlerini tanıtmak amacıyla, ünlü şefler Malatya‘da belirlenen 10 "Lezzet Noktası" restoranında yöresel yemekler yapacak. Coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere, Malatya‘da unutulmaya yüz tutmuş birçok geleneksel lezzet de misafirlerle buluşacak. Girişlerine özel olarak tasarlanmış "Lezzet Noktası" logoları yerleştirilen restoranlar, Malatyalıların yanı sıra turistlerin de uğrak noktası olacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder