KÜLTÜR SANAT
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:35 Kepez’de Antalya’nın en iyi ev kütüphaneleri ödüllendirildi Kepez Belediyesi, "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez" programı kapsamında kitap kültürünü teşvik etmeye yönelik hayata geçirdiği projeyle ‘Antalya’nın En İyi Ev Kütüphanesi’ni seçti. Dereceye giren katılımcılar ödüllerini Kepez Kitap Fuarı’nın açılış töreninde alırken, yarışma katılımcısı 5 yaşındaki Zeynep Keleş ve 12 yaşındaki Verda Pakize Balcı okuma heyecanları ve yaşlarıyla dikkat çekti. "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez" vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen proje kapsamında, Antalya genelinde kitapseverlerin evlerinde oluşturdukları kütüphaneler jüri tarafından yerinde incelenerek değerlendirildi. En az 500 basılı kitaba sahip olma şartının arandığı yarışmada; koleksiyonun niteliği, tematik bütünlüğü, kullanım sıklığı ve kütüphanenin oluşum hikayesi gibi kriterler ön planda tutuldu. Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen kütüphanelerin sahipleri, Kepez Kitap Fuarı’nın açılışında düzenlenen törenle ödüllendirildi. Yarışmanın jüri üyesi Mustafa Akyurt, törende yaptığı konuşmada, "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez iddiasıyla yola çıktığımız bu projede birbirinden güzel çalışmalara imza atıyoruz. Bunlardan biri Kepez Kitap Fuarı, bir diğeri ise En İyi Ev Kütüphanesi Yarışması Birbirinden değerli vatandaşlarımız, okurlarımız ve kütüphanecilerimiz başvurdu. Kütüphaneleri gezip jüri üyelerimizle değerlendirdik ve hepsi birbirinden kıymetli hazinelerdi" dedi. Ödül töreninde ilk olarak yaşlarıyla dikkat çeken iki genç okur özel olarak onurlandırıldı. 5 yaşındaki Zeynep Keleş ve 12 yaşındaki Verda Pakize Balcı’nın oluşturdukları kütüphaneler jüri tarafından takdir toplarken, yarışma dışı değerlendirilerek "Umut Vadeden Kütüphaneci" ödülüne layık görüldüler. Genç okurların ödülleri, fuarın onur konuğu eğitimci-yazar Ahmet Şerif İzgören tarafından takdim edildi. Mansiyon ödülüne layık görülen Nilgün Sever’e, ödülünü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı verdi. Üçüncülük ödülünün sahibi Savaş Yıldız’ın ödülünü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz takdim etti. Jüri, ikincilik konusunda kararsız kalınca, bu derece Ceyda Baykan ile Kubilay Küşüm arasında paylaştırıldı. İkinciler ödüllerini CHP Parti Meclisi Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın elinden aldı. Birincilik ödülü ise Mustafa Şanlı’ya Antalya Vali Vekili Mustafa Hulusi Arat tarafından takdim edildi.
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:31 Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu 9 yaşında Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında Firuze Engin’in kaleme aldığı ’Cambazın Cenazesi’ adlı oyunu tiyatroseverlerle buluşturdu. Dünya Tiyatro Günü ile birlikte Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu da 9’uncu yaşını kutladı. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sahnesi’nde sahnelenen oyun, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi temsilen Belediye Meclis Üyesi Emel Çakaloğlu da geceye katılarak izleyiciler arasında yer aldı. Oğulcan Çelik ve Sertaç Aydın sahnedeki performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Oyun sonunda sahneye çıkan Bodrum Belediyesi Meclis Üyesi Emel Çakaloğlu, tüm ekiple birlikte izleyicileri selamlayarak oyunculara ve tiyatroseverlere teşekkür etti. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, dokuz yıllık süreçte sahnelediği birbirinden farklı oyunlarla kentin kültür ve sanat yaşamına katkı sunmaya devam ediyor. Oyun Hakkında Firuze Engin’in yazdığı oyunun yönetmenliğini Cansın Türkdoğan üstlendi. Oyunun yardımcı yönetmenliğini Ziba Türk Ateş, süpervizörlüğünü Tarık Pabuççuoğlu gerçekleştirirken; ışık tasarımı Coşkun Yel, ses tasarımı ve sahne amirliği Hüseyin Durmaz, müzik koordinatörlüğü de Burcu Girgin tarafından yürütüldü. Dramaturg görevini ise Oğulcan Çelik üstlendi. Afiş tasarımı Demircan Türkdoğan ve Cansu Türkdoğan Şimşek imzası taşırken, afişte yer alan karikatür Demircan Türkdoğan tarafından hazırlandı.
Diyarbakır İçkale Müzesi’nde kurulan çocuk atölyesinde çocuklar kendi eserlerini yapıp sergiliyor
07 Aralık 2025 Pazar - 10:24 Diyarbakır İçkale Müzesi’nde kurulan çocuk atölyesinde çocuklar kendi eserlerini yapıp sergiliyor Diyarbakır’daki İçkale Müzesi’nde bulunan çocuk atölyesinde çocuklar kilden kendi eserlerini oluşturup sergileme fırsatı buluyor. Sur ilçesindeki İçkale Müzesi’ni ziyaret eden çocuklar, önce müzeyi geziyor, daha sonra ise kurulan çocuk atölyesinde kilden kendi eserlerini yapıp sergiliyor. Eğitimin sadece okul ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan müze yetkilileri, eğitimcilerin istedikleri zaman müzeyi ziyaret edip, atölyeyi kullanabileceklerini söyledi. Özel bir kreş sorumlusu ve müdürü olan Halime Özbek, tarihi anlatmak adına 0-3 ve 0-5 yaş aralığındaki çocuklarla birlikte müzeyi ziyaret ederek, onların gelişimleri ve kültürlerini tanımaları açısından anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini söyledi. Özbek, "Bu anlamda bizleri burada ağırladıkları için Müze Müdürü Sayın Müjdat Gizligöl’e teşekkür ediyoruz. Bugün 20 çocuğumuzla müzeyi gezmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aynı zamanda çocuklarımız burada daha önce hiç deneyimlemedikleri bir şeyi deneyimliyorlar. Bugün yaptıkları çalışmalar gelişimleri açısından çok kıymetli. Yaptıkları eserlerin müzede sergilenmesi de onlar için son derece değerli. İleride bu görüntüleri gördüklerinde çok mutlu olacaklarına, gelişimlerine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu süreç onlar için hem heyecan verici hem de unutulmaz bir deneyim oldu" dedi. Müzedeki çocuk atölyesinin sorumlularından Helin Çetin, en büyük amaçlarının eğitimin sadece okulda olmadığını, aynı zamanda müzelerde de çocuklara bir etkinlik alanı oluşturmak olduğunu göstermek istediklerini ifade etti. Çetin, "Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde bir çocuk atölyesi kurduk. Çocuklar müzeye ilk geldiklerinde öncelikle bir müze gezisi yapılıyor. Müze gezisinden sonra çocuklara tarihi eserin ne olduğu, müzelerde neler bulunduğu ve tarihi eserlerin öneminin ne olduğunu anlatıyoruz. Bu anlatımın ardından çocukları atölyeye getiriyoruz. Burada çocukların sadece görerek değil, dokunarak da tarihi eserleri anlamalarını sağlıyoruz. Çocuklar buraya geliyor, onlarla birebir ilgileniyoruz ve birlikte kil çalışması yapıyoruz. Kil çalışması sayesinde çocukların tarihi eserlerin anlamını daha iyi kavramalarını sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Çocuk atölyesi sorumlusu Nuran Candan ise çocuklara öncelikle müzede kültürel miras bilincini aşılamak adına hem müze gezisi yaptırdıklarını hem de çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini aktardı. Candan, "Bu etkinliklerle amacımız, çocukların eserlerin ne olduğunu bilmelerini sağlamak, müze bilincini uyandırmak ve eserlerin nasıl korunması gerektiğini öğretmek. Ayrıca bu durumda neler yapılabileceği konusunda da bilgilendirme yapıyoruz. Kil ile yapılan çalışmalarda ise çocukların kendi eserlerini oluşturarak, bu eserlerin nasıl korunacağını ve nasıl teşhir edileceğini öğrenmelerine katkı sağlıyoruz. Gördüğünüz gibi bu kil çalışmalarıyla çocuklarda kültürel miras bilincini uyandırmaya çalışıyoruz. Etkinliklerimiz belirli aralıklarla devam edecektir" ifadelerini kullandı. Öte yandan, etkinliğe katılan tüm çocuklara rozet ve takdir belgesi veriliyor.
Rize’de gençlerin sosyal medya bağımlılığı araştırılıyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:44 Rize’de gençlerin sosyal medya bağımlılığı araştırılıyor Rize’de faaliyet gösteren Genç Düşünce Derneği, kentte yaşayan 18-30 yaş aralığındaki gençlerin sosyal medya bağımlılığını inceleyen bir araştırma başlattı. Avrupa Birliği ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ‘Wifisiz Hayat Mis Gibi Hayat’ adlı proje Rize’de uygulanmaya başladı. Projenin ilk aşamasında Çayeli ilçesinde ‘Dijital Bağımlılıkla Mücadele Eğitmen Eğitimi’ gerçekleştirildi. Beş gün süren program boyunca katılımcılar sosyal medya bağımlılığına ilişkin atölyelere, çalıştaylara ve uzman isimlerin katıldığı seminerlere iştirak etti. Eğitim programında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Taner Erol, dijital çağda ikna süreçleri ve zihin yönetimi üzerine sunum yaptı. Öğr. Gör. Barış Tüzüner dijital toplumda gerçeklik algısının oluşumunu, Öğr. Gör. Mehmet Çakır dijital dünyada popüler kültürün etkilerini, Öğr. Gör. Süleyman Kandemir ise dijital dünyanın hukuki boyutlarını ele aldı. Mehmet Özkan, Turkuvaz Medya bünyesinde gazeteci olarak edindiği tecrübelerle sosyal medya okuryazarlığı ve bilinçli dijital kullanım konularında bilgi aktardı. Rize’de bir medya gurubunun İmtiyaz Sahibi olan Aytekin Kalender, yerel medya perspektifinden dijitalleşme ve saha deneyimlerini paylaştı. Rize Sivil Toplum Gönüllüleri Platformu Başkanı Vatan Karakaş ise sivil toplum ve gençlik çalışmalarının dijital dönüşümdeki rolüne değindi. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, proje kapsamında ‘temsilci’ olarak görevlendirildi. Temsilciler, sosyal medya bağımlılığına yönelik hazırlanan anketi Rize’de yaşayan 18-30 yaş aralığındaki gençlere uygulayarak, saha verilerini derneğe ulaştırmayı hedefliyor. Elde edilen verilerin analiz edilmesiyle hazırlanacak rapor, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Etik Kurulu’na sunulacak ve akademik çalışmalara kaynak oluşturmuş olacak. Genç Düşünce Derneği Başkanı Halil İbrahim Aydın, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Gençlerin dijitalleşme sürecinde karşılaştığı risklerin doğru analiz edilmesi ve bu alanda bilimsel temelli politikalar geliştirilmesi artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp zorunluluk hâline gelmiştir. Dernek olarak gençlik çalışmalarını yalnızca sosyal faaliyetlerle sınırlı görmüyor; gençlerin davranış, alışkanlık ve dijital etkileşim biçimlerine yönelik kapsamlı araştırmalar yapmayı görevimiz kabul ediyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz proje, gençlerin dijital mecralarla ilişkisini objektif verilerle ortaya koymayı ve elde edilen bulguları karar vericilerle paylaşarak çözüm odaklı bir yol haritası oluşturmayı hedeflemektedir. Gençlerin dijital dünyada karşılaştığı sorunları yalnızca bir bağımlılık meselesi olarak değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir konu olarak ele alıyoruz. Bu nedenle proje sürecinde hem akademik dünyadan hem de sahada aktif çalışan uzmanlardan destek alınması bizim için büyük önem taşımaktadır. Elde edeceğimiz verilerin hem yerel düzeyde hem de ulusal ölçekte gençlik alanında yürütülecek çalışmalara katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu projeyi hayata geçirirken gençlerin fikirlerini merkeze almaya, katılımcılığı ve iş birliğini ön planda tutmaya özen gösteriyoruz. Proje çıktılarının gençlerin dijital farkındalığını artırmanın yanı sıra ailelere, eğitim kurumlarına ve kamu karar vericilerine de yol gösterici olacağına inanıyoruz. Destek veren tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyor, projemizin gençlerimize ve ilimize değer katmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor
07 Aralık 2025 Pazar - 09:15 Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor Alanya’nın önemli turizm noktalarından biri olan Damlataş Mağarası, 2025 yılı boyunca yaklaşık 270 bin yerli ve yabancı turist ağırlayarak bölge turizmine güçlü bir katkı sağladı. Sıcak ve nemli havasıyla bilinen mağara, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği yönündeki bilimsel çalışmalarla da ilgi çekiyor. Doğal oluşumunun yüzlerce yıl sürdüğü düşünülen Alanya’nın bilinen en eski mağarası olan Damlataş Mağarası, yaklaşık 15-20 derece sıcaklık, yüksek nem ve düşük seviyedeki radyoaktivite özellikleriyle özellikle solunum rahatsızlıkları bulunan ziyaretçilerin tercih ettiği bir nokta haline geldi. Damlataş Mağarası, hem doğal güzelliği hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla 2025 yılında da Alanya’nın en çok ilgi çeken turistik değerlerinden biri olmayı sürdürdü. Doğal güzellikleri ve sağlık açısından faydalı olan mağaraya geçen sene 250 bin kişi ziyaret ederken, bu sene ise 270 bin kişi ziyaret etti. Damlataş mağarasınının girişinde esnaflık yapan Halil Tamuroğlu ‘’Damlataş Mağarası Alanya’nın kültürel miraslarından birisi. Damlataş Mağarasında astım ve KOAH hastalarına mağara şifa oluyor. Mağarada 15 gün boyunca yarım saat kalan hastalara şifa olduğu söyleniyor. Astım ve KOAH hastalığının geçtiği biliniyor. Sene boyunca yerli ve yabancı misafirleri bu mağara ağırlıyor. Birçok misafir burada şifa buluyor. Alanyamızın görülmesi gereken güzide bir yeridir’’ dedi.
’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:18 ’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı Muhabirler Derneği üyesi 42 gazeteci tarafından yazılan ’Son Dakika-Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı Ankara’da tanıtıldı. Ankara merkezli olarak 29 Ağustos tarihinde faaliyete geçen Muhabirler Derneği (MUHABİR-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Berrin Yücesan önderliğinde bir araya gelen 42 gazeteci kendi hikayelerini kaleme aldı. Gazetecilerin haberde yaşadığı hikayeleri anlattığı ’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı. Programa, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Etimesgut Kaymakamı Özlem Bozkurt, Emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hasan Yücesan, MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, MUHABİR-DER Başkanvekili Demet Keser Soyuçok, MUHABİR-DER Başkan Yardımcıları Beyazıt Cebeci, Oya Armutçu, Erden Karaoğlu, Hülya Keklik, Selçuk Böke, MUHABİR-DER Genel Sekreteri Seyit Taşdelen, MUHABİR-DER Saymanı Yeliz Uslu Aslan, MUHABİR-DER İletişim Koordinatörü Dilek Acar, MUHABİR-DER Yönetim Kurulu Üyeleri Sevim Taşdelen, Teoman Korkmaz, İlknur Atalay Özdemir, MUHABİR-DER üyeleri ve davetliler katıldı. Ankara Valisi Vasip Şahin ise etkinliğe, kitabı ve MUHABİR-DER’i tebrik eden yazılı mesaj ile katıldı. "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir" Yalnızca bir kitabı tanıtmadıklarını, bu mesleğe adanmış hayatları, sahadaki acıları, umutları ve gerçeğin peşinde verilen mücadeleyi geleceğe taşıdıklarını ifade eden MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir. Yağmurun, karın altında, enkazın başında, savaş alanlarında, kimi zaman hayatı pahasına gerçeğin izini süren meslektaşlarımızın kaleminden dökülen hakikatin sesidir. Çünkü sahada attığımız her adım yalnızca bir haber değil, aynı zamanda bir insanlık görebilir bu geceyi özellikle Filistin’de gerçeği dünyaya duyurmaya çalışırken şehit olan, yaralanan tüm gazeteci meslektaşlarımıza adıyoruz. Onların cesareti bize bu mesleğin kutsallığını ve ağırlığını bir kez daha hatırlatıyor" diye konuştu. "Kitabı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ise muhabirliğin çok zor bir meslek olduğuna değinerek, "Muhabirler, bizi haberle buluşturmak için hayatlarını ortaya koyuyorlar. Savaş alanlarında, Gazze’de yapılan soykırımı haberleştirirken Allah onların yardımcısı olsun. Görevi başında şehit olanlara Cenab-ı Hak rahmet etsin. Bu görevi en zor şartlarda yürüten bütün arkadaşlarımıza Allah yardımcı olsun. Biliyorsunuz biz yazıyı bulan ilk milletlerden biriyiz. Yani bugün dünyanın sahibi olduğunu iddia edenler, daha dünya tarihinde yerleri yokken biz devletimizin manifestosunu taşlara yazı olarak yazmışız. 40 küsur arkadaşın meydana getirdiği bu eser okuyucularla buluştukları zaman muhabirliği gerçekten ne kadar çetin ama bir o kadar şerefli bir görev olduğunu görmüş olacaklar. Bu kitap geleceğe de onların yaşadıklarını kendi meslektaşlarına da aktarmış olacak, topluma da aktarmış olacak. ’Söz unutulur, yazı kalır’ sözünden hareketle böyle bir eseri meydana getiren arkadaşlara da çok teşekkür ediyorum. İnşallah kitabın bir tanesini alacağım. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız. Bir tanesini de beyefendiye arz edeceğiz" ifadelerini kullandı. "STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazırız" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ise muhabirliği doktorluk gibi gördüğünü dile getirdi. Mumcu, şöyle konuştu: "Bugün buraya gelme sebebimiz birbirinden kıymetli üstatlarımızın yaşadığı olayları ve gördüğü gerçeklikleri kaleme alması. ’Söz uçar yazı kalır’ bu anlamda çok kıymetli bir konu olduğunu da hepinizin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu tarz STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazır olduğumuzu bakanımızın da selamlarını ileterek sizlere söylemek istiyorum." "Muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zeka karşılayamaz" İnsanları haberden bihaber yapmayan muhabirlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu aktaran İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise şu şekilde konuştu: "Gerçeğin peşinde koşan, dertleşen, büyük mesai harcayan özel bir mesleğin mensuplarıyla bir aradayız. Eski dönemlerde gezginler vardı. Köy köy, şehir şehir gezer. Gördüğünü yazar, kitap hazırlardı. Fakat sadece kitap yazmak, anı yazmak değil. Gittiği yere geldiği yerin de haberini götürüp bir anlamda habercilik yapan seyyahlar vardı. O günlerden bugünlere gelindi. Şimdi de daha ötesi acaba ’o gezginlerin görevi bitti, muhabirlerin de bitecek. Yapay zeka bu görevi alacak’ tarzı söylemler başladı. Fakat kim ne derse desin tabii ki yapay zekaya veri yükleyeceğiz. Sonuç alacağız, metin alacağız ama muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zekanın karşılamasının imkanı olmadığını iddia ediyoruz. Çünkü yapay zeka ne yazarsa yazsın, bir muhabirimizin savaş alanındaki heyecanını, bir yangın ortamındaki terini, bir toplantının saatlerce sürüp heyecanla anlatılmasını yapay zekanın yapma ihtimali yok. Yani zekanın adı ne olursa olsun muhabirlik yok olmayacak." Etkinlikte, hatıralarını kitaba yazan 42 gazeteciye plaket verildi.
Karacasu’da öğrenciler tiyatroyla buluştu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 17:03 Karacasu’da öğrenciler tiyatroyla buluştu Karacasu Kaymakamlığı ordinesinde yürütülen "İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında öğrenciler, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu izleyerek kültür ve sanatla iç içe bir gün geçirdi. Karacasu Kaymakamlığı koordinesinde, öğrencilerin kültür ve sanatla buluşmasını teşvik etmek, sanatsal farkındalıklarını artırmak ve tiyatro kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın" projesi devam ediyor. Proje kapsamında Belediye Başkanı, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu birlikte izledi. Etkinlik sayesinde öğrenciler hem sahne sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu hem de tiyatro deneyimi yaşadı. Çocukların ve gençlerin kültür-sanat etkinliklerine katılımını artırmayı hedefleyen projenin önümüzdeki süreçte farklı etkinliklerle sürdürüleceğini ifade eden Karacasu Kaymakamlığı yaptığı açıklamada "Kaymakamlığımız koordinesinde, öğrencilerimizin kültür ve sanatla buluşmasını teşvik etmek; çocuklarımızın sanatsal farkındalığını artırmak ve tiyatro kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen ’İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın’ projesi kapsamında öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu izledi" ifadeleri yer aldı.
Kaybolan tarihi saat kulesi yeniden inşa edildi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:50 Kaybolan tarihi saat kulesi yeniden inşa edildi Sivas Belediyesi, 1803 yılından itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren tarihi saat kulesini Sivas Kalesi’nde aslına uygun şekilde yeniden inşa ederek hizmete açtı. Sivas’ın tarihi ve kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan ve 1803’ten itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren Tarihi Saat Kulesi, Sivas Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Sivas Kalesi’nde düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas Vali Yardımcısı İlhami Doğan, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından açılış konuşmasını yapan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, yapılan çalışmayla şehrin önemli bir kültürel mirasının yeniden hayat bulduğunu söyledi. Uzun konuşmasında, "Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize yeniden kazandırdık" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek saat kulesinin açılışı gerçekleştirildi. Açılış sonrası protokol üyeleri ve vatandaşlar kuleyi gezerek inceledi. Belediye Başkanı Adem Uzun, Vali Yardımcısı İlhami Doğan’a saat kulesinin minyatürünü hediye etti. "Tarihi hafızayı şehre kazandırıyoruz" Adem Uzun, saat kulesinin içerisinde o döneme ait fotoğraflar olduğunu söyleyerek, "Birçok şehirde Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. Yılında saat kuleleri yapılmış. Tokat, Kayseri gibi birçok şehirde var. Sivas’ta yapılmamış ve bunun nedeni burada var olan saat kulesinden kaynaklanıyor. Bu saat kulesine dijital bir saat koyduk fakat böyle bir şey yoktu. Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat kulesinin içinde de göreceğiz, arkadaşlarımız düzenlediler o döneme ait fotoğraflara yer verdik. Hemen saat kulesinin yanında da bir çekim ağırlığı adı verilen bir taş görüyorsunuz. Baktığımız zaman saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Aşağı düştüğü zaman saatin de ilerlediğini görüyoruz ve sürekli bir ayarlama yapılmış. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize kazandırıyoruz. Bir şehirde baktığımız zaman turistlerin de geldikleri zaman karşılaşacakları hikayeler olması gerekiyor. Biz aslında bir hikâyeyi yeniden oluşturmuş oluyoruz. Öncelikle bu çalışmanın gerçekleşmesinde emeği geçen ekip arkadaşlarımın hepsine teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle de plan ve proje müdürümüze ve ekibindeki arkadaşlarıma, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve ekip arkadaşlarıma, herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bu çalışmamız şehrimize hayırlı uğurlu olsun. Aynı zamanda da şehre sahip çıktığımızın da net bir göstergesi. İnşallah ilerleyen zamanlarda güzel açılışları hep birlikte gerçekleştireceğiz. Hepinize katılımlarınız için teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerine yer verdi.
"Bir Başka Antalya 3" sergisi ziyarete açıldı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 14:39 "Bir Başka Antalya 3" sergisi ziyarete açıldı ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, üç yıllık süreçte Bir Başka Antalya çalıştayı sonucunda çıkan eserlerin kente yeni bir perspektif kazandırdığını ve üç yıllık sürecin sonunda koleksiyon ile katalog çalışması yapılacağını ifade etti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Antalya Kültür Sanat (AKS), kentin tarihi ve kültürel mirasını çağdaş sanatla buluşturan "Bir Başka Antalya 3" sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Açılış törenine ATSO Yönetim Kurulu Başkanı ve ATSO Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı Başkanı Yusuf Hacısüleyman ev sahipliği yaptı. Ustalar yine Antalya için üretimde "Bir Başka Antalya 3" sergisinde, çalıştay çerçevesinde hazırlanan eserlerde kentin tarihi, kültürel ve geleneksel yapısı çağdaş sanat diliyle yorumlandı. Bu yılki seçkide Yalçın Gökçebağ, Mahir Güven, Hasan Pekmezci, Şükran Pekmezci, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Hayri Esmer, Gülten İmamoğlu, Rahmi Atalay, Barkın Coşkun ve Furkan Depeli gibi usta sanatçıların eserleri yer aldı. Sergi, tuval çalışmalarından heykel üretimlerine uzanan geniş bir yelpazede ziyaretçilerine Antalya’ya dair yeni bir bakış sunmayı hedefliyor. "Antalya’nın bilinen yüzlerinin ötesine geçen bir bakış sunuyor" Açılış töreninde konuşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, serginin kültür ve sanat alanında merhum Ali Bahar’ın vizyonu doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Hacısüleyman, "Bir Başka Antalya Sergileri sayesinde hem burada yaşayanların hem de şehre dışarıdan bakan sanatçıların Antalya’yı nasıl gördüklerine tanıklık ediyoruz. Usta sanatçılarımızın heykel ve resim alanındaki değerli eserleri, Antalya’nın bilinen yüzlerinin ötesine geçen; bazen eleştirel, bazen romantik ama her zaman kıymetli bir bakış açısı sunuyor" dedi. Konuşmasında serginin üç yıllık emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, "Sanatçılarımıza emekleri ve bu çalışmaları bizlere kazandırdıkları için teşekkür ediyorum. Üç yıllık yolculuğumuzun sonunda ortaya çıkan eserleri toplu bir koleksiyon ve katalog çalışmasıyla kalıcı hale getireceğimizi de belirtmek isterim. Sergimizin kent kültürüne, sanat yaşamına ve Antalya’nın geleceğini birlikte düşünme çabamıza katkı sağlamasını diliyorum" şeklinde konuştu. Mirası geleceğe taşımak Küratör Prof. Mustafa Ağatekin, serginin kent belleği açısından önemine dikkat çekerek, şehirlerin tarihi ve kültürel mirasının geleceğe taşınmasında sanatın en güçlü ifade biçimlerinden biri olduğunu söyledi. Ağatekin, "Bir Başka Antalya" çalıştayları çerçevesinde üretilen eserlerin, Antalya’nın sahip olduğu değerleri görünür kıldığını belirterek, sergide yer alan seçkin üretimlerin kentin kültür-sanat birikimine katkı sunacağına inandığını ifade etti. Sergiye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Sayman Üye Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Kasapoğlu ve Behçet Ülker, Meclis Başkan Yardımcısı Mızrab Cihangir Deniz, ATSO Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı Başkan Yardımcısı ve 26. Grup (Kuyumculuk, Mücevher ve Saat) Meclis Üyesi Ömer Gilan, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Antalya Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu Başkanı Onur Özer, 3. Grup (Madencilik) Meclis Üyesi ve Natureltaş kurucusu Süreyya Demirtaş, 22. Grup (Bilişim) Meclis Üyesi Canan Başer, Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı ve 36. Grup (Oteller ve Benzer Konaklama Yerleri) Meclis Üyesi Emir Gündal ile sanatseverler katıldı.
BEUN’da Türkiye Sakatlar Derneği Türk Halk Müziği Topluluğu’ndan Unutulmaz Konser
06 Aralık 2025 Cumartesi - 13:56 BEUN’da Türkiye Sakatlar Derneği Türk Halk Müziği Topluluğu’ndan Unutulmaz Konser Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ev sahipliğinde, Türkiye Sakatlar Derneği Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından düzenlenen konser, yoğun katılımla gerçekleşti. Türk halk müziğinin eşsiz eserlerinin seslendirildiği gece, duygu dolu anlara sahne oldu. Farabi Kampüsü Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen konsere; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi Güney Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, il ve ilçe protokol üyeleri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. Program, Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin’in 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşma ile başladı. Şirin, bu özel günde böylesine anlamlı bir organizasyon düzenlemekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek programa teşrif eden Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na ve etkinliğe ev sahipliği yapan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkür etti. Ayrıca salonda bulunan tüm misafirlere katılımlarından dolayı şükranlarını sundu. Konuşmaların ardından sahne alan Türkiye Sakatlar Derneği Türk Halk Müziği Topluluğu, Türk halk müziği repertuvarının seçkin eserlerini icra etti. Performanslar, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Gecenin sonunda, Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin tarafından, engelli bireylere yönelik çalışmalara destek sunan Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve hayırseverlere plaket takdim edildi. Konser, çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Aralık ayının ilk konserinde keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırladı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 12:58 İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Aralık ayının ilk konserinde keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırladı DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), Aralık ayının ilk konserinde romantik dönemin güçlü senfonik mirasını sahneye taşıdı. 5 Aralık Cuma akşamı Sırp kemancı Robert Lakatos’u İstanbul’da müzikseverlerle buluşturan konser, İtalyan şef Alfonso Scarano yönetiminde dinleyicilere özel bir sanat deneyimi sundu. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 5 Aralık Cuma akşamı klasik müzik dünyasının dikkat çeken isimlerinden ünlü Sırp keman virtüözü Robert Lakatos’u Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşturdu. Kemandaki ustalığı ve teknik hâkimiyetiyle tanınan Lakatos, keman repertuvarının en zorlu eserlerinden biri kabul edilen Henryk Wieniawski’nin Birinci Keman Konçertosu’nu yorumladı. Sanatçı, özel sahne enerjisi ve yorumları ile unutulmaz bir müzikal deneyim yaşattı. Konserin ikinci bölümünde ise uluslararası başarıları ile tanınan ünlü İtalyan şef Alfonso Scarano, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nı yönetti. Orkestra, Felix Mendelssohn’un Edinburgh’daki Holyrood Şapeli’nden aldığı ilhamla bestelediği, klasik müziğin en kendine özgü ve etkileyici eserlerinden biri olan İskoç başlıklı Üçüncü Senfoni’yi yorumladı.