KÜLTÜR SANAT
"Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası İstanbul’da yapıldı 28 Mart 2026 Cumartesi - 19:45:49 Türkiye’de yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, İstanbul’daki Atlas Sineması’nda yapıldı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesini anlatan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda yapıldı. Türkiye’de bir ilçenin tanıtımı için ilk kez yapay zeka desteğiyle hazırlanan filmin galasına önceki dönem İçişleri Bakanı olan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ve çok sayıda ünlü isim katıldı. "Böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi" Galada söz alan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Doğrusu böyle tarihi bir mekanda, Türkiye’nin, dünyanın merkezi konumunda bu kadar birbirinden özel şahsiyetlerin arasında, böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi. Tabii ki biz belediye başkanı olarak sadece yerel yönetimde yol, temizlik işleri, kanalizasyon gibi işlerle uğraşmayacağız. Bizim gençlerimiz için, gelecek nesillerimiz için geçmiş kültürümüzü, tarihi değerlerimizi gelecek nesillere aktarma noktasında da bir sorumluluğumuz var. Dolayısıyla sanat ve sanatçı bizim için çok kıymetli. Bunu son derece önemli buluyorum" şeklinde konuştu. Filmin yapımcısı Zeynep Kahraman ise, "Başkanımdan aldığım, oradaki uyarıdan bir genç nesil olarak tarihimizi günümüze taşıma konusunda başkanımızın fikriyle beraber ve ekibinin verdiği bilgilerle yola çıktık. Filmimizde hiçbir şekilde kurgu yoktur, hepsi yüzde yüz gerçekliğe dayanır" dedi. "Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler" Galaya katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, "Taşköprü Belediyesi’nin muazzam işlerle birlikte organize ettiği ve hayata geçirdiği 14 dakikalık çok güzel bir belgesel kalmış tadında. 7 ayrı zaman dilimi 14 dakikaya sığdırılmış ve aynı zamanda da bu zaman dilimlerinin içerisindeki geçişkenliği ve tarihi o kadar iyi işleyebilmek ve işleyenlere de, zihnini ortaya koyanlara da, bunu yapanlara da koskoca bir teşekkür gerektirir. Biz de teşekkür ediyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, sadece yedi ayrı zamanı değil, bir taraftan geçmiş, bir taraftan gelecek kendi içerisinde bütünleşmiş. İzlerken bize başka bir şey daha düşündürttü. O da şu; gelecek yedi zaman veya 14 zaman acaba bu yedi kemerli köprünün içerisine nasıl sığacak ve gelecekte de neler olacak? Filmin diğer bir özelliği de altını çizerek söylemek gerekirse yapay zekayla yapılmış olması. Yani belki bir filmin yapay zekayla yapılması bize normal zamanları yaşayan insanlar olarak farklı gelebilir ama dört dörtlük bir eser ortaya koymuşlar duygusuyla ve bütün yapımıyla birlikte. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Pompeipolis’e de, Taşköprü’ye hem Pompeipolis dönemini hem de bugünkü dönemi, hem kurtuluş mücadelesi dönemini, hem Bizans’tan Türklere geçişi, hem de Şeyh Şaban-ı Veli’yi, her birini bir arada bir yapay zeka örgüsüyle birleştirebilmek de ancak bir sanat anlayışıyla olur. Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler. Gösterenlere teşekkür ediyoruz. Taşköprü Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:35 Kepez’de Antalya’nın en iyi ev kütüphaneleri ödüllendirildi Kepez Belediyesi, "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez" programı kapsamında kitap kültürünü teşvik etmeye yönelik hayata geçirdiği projeyle ‘Antalya’nın En İyi Ev Kütüphanesi’ni seçti. Dereceye giren katılımcılar ödüllerini Kepez Kitap Fuarı’nın açılış töreninde alırken, yarışma katılımcısı 5 yaşındaki Zeynep Keleş ve 12 yaşındaki Verda Pakize Balcı okuma heyecanları ve yaşlarıyla dikkat çekti. "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez" vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen proje kapsamında, Antalya genelinde kitapseverlerin evlerinde oluşturdukları kütüphaneler jüri tarafından yerinde incelenerek değerlendirildi. En az 500 basılı kitaba sahip olma şartının arandığı yarışmada; koleksiyonun niteliği, tematik bütünlüğü, kullanım sıklığı ve kütüphanenin oluşum hikayesi gibi kriterler ön planda tutuldu. Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen kütüphanelerin sahipleri, Kepez Kitap Fuarı’nın açılışında düzenlenen törenle ödüllendirildi. Yarışmanın jüri üyesi Mustafa Akyurt, törende yaptığı konuşmada, "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez iddiasıyla yola çıktığımız bu projede birbirinden güzel çalışmalara imza atıyoruz. Bunlardan biri Kepez Kitap Fuarı, bir diğeri ise En İyi Ev Kütüphanesi Yarışması Birbirinden değerli vatandaşlarımız, okurlarımız ve kütüphanecilerimiz başvurdu. Kütüphaneleri gezip jüri üyelerimizle değerlendirdik ve hepsi birbirinden kıymetli hazinelerdi" dedi. Ödül töreninde ilk olarak yaşlarıyla dikkat çeken iki genç okur özel olarak onurlandırıldı. 5 yaşındaki Zeynep Keleş ve 12 yaşındaki Verda Pakize Balcı’nın oluşturdukları kütüphaneler jüri tarafından takdir toplarken, yarışma dışı değerlendirilerek "Umut Vadeden Kütüphaneci" ödülüne layık görüldüler. Genç okurların ödülleri, fuarın onur konuğu eğitimci-yazar Ahmet Şerif İzgören tarafından takdim edildi. Mansiyon ödülüne layık görülen Nilgün Sever’e, ödülünü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı verdi. Üçüncülük ödülünün sahibi Savaş Yıldız’ın ödülünü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz takdim etti. Jüri, ikincilik konusunda kararsız kalınca, bu derece Ceyda Baykan ile Kubilay Küşüm arasında paylaştırıldı. İkinciler ödüllerini CHP Parti Meclisi Üyesi ve Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın elinden aldı. Birincilik ödülü ise Mustafa Şanlı’ya Antalya Vali Vekili Mustafa Hulusi Arat tarafından takdim edildi.
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:31 Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu 9 yaşında Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında Firuze Engin’in kaleme aldığı ’Cambazın Cenazesi’ adlı oyunu tiyatroseverlerle buluşturdu. Dünya Tiyatro Günü ile birlikte Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu da 9’uncu yaşını kutladı. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sahnesi’nde sahnelenen oyun, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi temsilen Belediye Meclis Üyesi Emel Çakaloğlu da geceye katılarak izleyiciler arasında yer aldı. Oğulcan Çelik ve Sertaç Aydın sahnedeki performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Oyun sonunda sahneye çıkan Bodrum Belediyesi Meclis Üyesi Emel Çakaloğlu, tüm ekiple birlikte izleyicileri selamlayarak oyunculara ve tiyatroseverlere teşekkür etti. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, dokuz yıllık süreçte sahnelediği birbirinden farklı oyunlarla kentin kültür ve sanat yaşamına katkı sunmaya devam ediyor. Oyun Hakkında Firuze Engin’in yazdığı oyunun yönetmenliğini Cansın Türkdoğan üstlendi. Oyunun yardımcı yönetmenliğini Ziba Türk Ateş, süpervizörlüğünü Tarık Pabuççuoğlu gerçekleştirirken; ışık tasarımı Coşkun Yel, ses tasarımı ve sahne amirliği Hüseyin Durmaz, müzik koordinatörlüğü de Burcu Girgin tarafından yürütüldü. Dramaturg görevini ise Oğulcan Çelik üstlendi. Afiş tasarımı Demircan Türkdoğan ve Cansu Türkdoğan Şimşek imzası taşırken, afişte yer alan karikatür Demircan Türkdoğan tarafından hazırlandı.
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Aralık ayının ilk konserinde keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırladı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 12:58 İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Aralık ayının ilk konserinde keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırladı DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), Aralık ayının ilk konserinde romantik dönemin güçlü senfonik mirasını sahneye taşıdı. 5 Aralık Cuma akşamı Sırp kemancı Robert Lakatos’u İstanbul’da müzikseverlerle buluşturan konser, İtalyan şef Alfonso Scarano yönetiminde dinleyicilere özel bir sanat deneyimi sundu. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 5 Aralık Cuma akşamı klasik müzik dünyasının dikkat çeken isimlerinden ünlü Sırp keman virtüözü Robert Lakatos’u Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşturdu. Kemandaki ustalığı ve teknik hâkimiyetiyle tanınan Lakatos, keman repertuvarının en zorlu eserlerinden biri kabul edilen Henryk Wieniawski’nin Birinci Keman Konçertosu’nu yorumladı. Sanatçı, özel sahne enerjisi ve yorumları ile unutulmaz bir müzikal deneyim yaşattı. Konserin ikinci bölümünde ise uluslararası başarıları ile tanınan ünlü İtalyan şef Alfonso Scarano, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nı yönetti. Orkestra, Felix Mendelssohn’un Edinburgh’daki Holyrood Şapeli’nden aldığı ilhamla bestelediği, klasik müziğin en kendine özgü ve etkileyici eserlerinden biri olan İskoç başlıklı Üçüncü Senfoni’yi yorumladı.
Papa’dan sonra İznik’e turizim müjdesi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:36 Papa’dan sonra İznik’e turizim müjdesi TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Balta, Papa’nın İznik ziyareti sonrası ilçede beklenen turizm hareketliliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Balta, hem Türkiye’de hem de dünya basınında geniş yankı bulan ziyaretin İznik turizmine büyük ivme kazandıracağını söyledi. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta; " Papa’nın İznik ziyareti sadece ülke içinde değil dünya basınında çok büyük yer aldı. Ben bir İznik’li olarak ve TÜRSAB Güney Marmara Bölge Başkanı olarak İznik’e dünyanın her yerinden çok sayıda turist gelmesini bekliyorum. Özellikle görüştüğümüz yurt dışındaki tur firmaları İznik turu paketlerini hazırlamışlar ve satışa sunmuşlar bunun yanı sıra bir çok acente bizimle iletişime geçti. "İznik’te nerede yemek yiyebiliriz, nerede konaklayabiliriz ve hangi firmalarla çalışabiliriz" diye sordular. Bizler de referans olarak bilgilendirmemizi yaptık. Önümüzdeki ilk üç aylık sürede İznik’te turistleri görmeye başlayacağız ve bir yıllık sürede İznik sokaklarında,caddelerinde ve İznik sahilinde hatta tarım bölgelerinde örneğin zeytin bahçelerinde turistleri görebiliriz. Ekonomik anlamda İznik halkına ve esnafına büyük şekilde katkısı olacaktır. " ifadelerini kullandı. Papa’nın tarihi ziyaretiyle uluslararası dikkat çeken İznik 2026 yılında turizmde en hareketli dönemlerinden birine hazırlanıyor.
Nilüfer’de gönüllülük ve dayanışma buluşması
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:14 Nilüfer’de gönüllülük ve dayanışma buluşması Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü’nü "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" temasıyla kutluyor. İki gün sürecek etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’deki sivil toplum modelinin Türkiye’ye örnek olduğunu vurgulayarak, "Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, gönüllülerin sorumluluk duygusuyla var olur" dedi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü etkinlikleri, açılış programıyla Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde başladı. Aynı zamanda Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin kuruluş yıl dönümünün de kutlandığı program, sivil toplum kuruluşları temsilcilerini, yerel yöneticileri ve gönüllüleri bir araya getirdi. "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" temasıyla gerçekleştirilen programın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ile çok sayıda STK temsilcisi katıldı. "adalet, dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" Etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’de gönüllülüğün ve örgütlü yurttaşlığın köklü bir kültüre dönüştüğünü belirtti. Bu yılki temanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Biliyoruz ki adalet sadece mahkeme salonlarında aranmaz. Adalet; gönüllünün sorumluluk duygusuyla, yurttaşın cesaretiyle ve dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediyesi’nin sivil toplumu sadece destekleyen bir kurum değil, onlarla birlikte üreten ve karar veren bir paydaş olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Sivil toplumu güçlendirmek, demokrasiyi güçlendirmektir. Yıllardır sivil katılımı artırmak ve gönüllülüğün güvenle var olduğu bir kent oluşturmak için çalışıyoruz" dedi. "Nilüfer modeli Türkiye’ye referans oluyor" Konuşmasında Nilüfer Dernekler Yerleşkesi’nin 13 yıllık çalışmalarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, projenin bugün Türkiye genelinde referans gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: "13 yıl önce bir ihtiyaç olarak başladığımız bu yolda, bugüne kadar 37 binden fazla etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 580 bin katılımcıya kapılarımızı açtık. Şu an hizmetlerimizden 469 sivil toplum kuruluşu faydalanıyor ve memnuniyet oranı yüzde 97’ye yaklaşıyor. Şişli’den Bornova’ya, Muratpaşa’dan Kadıköy’e kadar pek çok belediye, demokratik katılımı kurumsallaştıran ‘Nilüfer Modeli’ni örnek alıyor." "Gönüllük görünmez bir köprüdür" Etkinlikte söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel ise gönüllülük kültürünün Bursa’da insanları birbirine bağlayan görünmez bir köprü olduğunu ifade etti. Tunçel, "Adalet olmadan ortak yaşamı güçlendirmek mümkün değildir. Bizler Bursa’da dayanışmanın büyüdüğü, kapsayıcılığın temel ilke olduğu adil bir yerel yönetim anlayışını birlikte var ediyoruz" diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın da yoğun katılımın Nilüfer’deki sivil toplumun gücünü gösterdiğini belirterek, etkinlik boyunca toplumsal adalet kavramı üzerine fikir alışverişinde bulunacaklarını kaydetti. Panel ve atölyelerle devam ediyor Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" başlıklı panelle devam etti. Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın’ın yönettiği oturumda; Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nden Hakan Ataman, Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan Av. Gökçiçek Ayata, Alternatif Yaşam Derneği’nden Ercan Tutal ve gazeteci Hazal Sipahi görüş ve deneyimlerini paylaştı. İlk gün, Planet Müzik Kulübü’nün konseriyle sona erdi. Etkinlikler, 6 Aralık Cumartesi günü Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenecek eş zamanlı atölye çalışmaları ve panellerle devam edecek.
Cumhuriyetin Eğitimci İlk Kadın Milletvekilleri Osmangazi’de Konuşuldu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:01 Cumhuriyetin Eğitimci İlk Kadın Milletvekilleri Osmangazi’de Konuşuldu Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Osmangazi Belediyesi, Cumhuriyetin eğitimci öncü kadınlarının yaşamı ve bıraktıkları mirasa odaklanan anlamlı bir buluşma gerçekleştirdi. Tarihi Şadırvanlı Han’da Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve STK’lar işbirliğinde düzenlenen ‘Cumhuriyetin Çalıkuşları’ adlı panelde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eğitimci ilk kadın milletvekilleri konuşuldu. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar, 5 Aralık’ın aynı zamanda Atatürk’ün ufkunu yansıtan bir simge niteliğinde olduğunu belirterek, "İlk kadın milletvekilleri 8 Şubat 1935’te seçildi, ilk yemin ettikleri gün ise 1 Mart 1935. 18 kadın milletvekilimiz var, 13 tanesi eğitimcidir, her biri bu yurdun evlatlarının yetişmesi için fedakarlıklar yapmıştır, hiçbirinin hayatı tesadüflerle meclise taşınmamıştır, her birinin izi vardır, alın teri vardır." diye konuştu. İlk Kadın Milletvekilleri Anlatıldı Akabinde panel konuşmacıları Bursa Kadın Kuruluşları Birliği Dönem Koordinatörü ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Bursa Şube Başkanı Sibel Özbudak, Bursa Kız Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Serap Erzen, Bursa Kadın Ressamlar Derneği’nden Banu Durgunlu ve Türk Anneler Derneği’nden Gizay Tanca Çolpan, Türk kadınlarının mücadelesini anlattı. Afyonkarahisar milletvekili olarak 1935 yılında meclise giren Mebrure Gönenç’ten bahseden ve kendisinin ilk yemin eden kadın milletvekili olduğunu kaydeden Sibel Özbudak, "Bu göreviyle sadece kendi dönemine değil, kendinden sonraki dönemine de yol açan bir figür haline gelmiştir. Milletvekilliği süresince reform hareketleri, yasama çalışmalarında aktif rol almıştır. Gönenç, sadece bir siyasetçi değil, eğitimin ve kadın haklarının da savunucusudur." şeklinde konuştu. "Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Sağlamak İçin Her Çabayı Göstereceğiz" Katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne de teşekkür eden Özbudak, "18 kadın milletvekilimiz meclise giriyor ama bugün meclise baktığınızda aynı yüzdelik oranı göremiyoruz. Hepimiz aynı Türkiye’de yaşıyoruz ama maalesef kadının önündeki engeller hiçbir şekilde kaldırılmıyor. Biz toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için elimizden gelen her çabayı göstereceğiz. Biz, Bursa Kadın Kuruluşları Birliği olarak kısıtlı imkanlarla bu işleri yapmaya çalışıyoruz, bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi ilk günden beridir bize çok destek veriyor, yaptığımız çalışmalarda ön ayak oluyor, o yüzden birlikteliğimiz çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Çok Büyük Bir Gurur Yaşadık" Bursa Kız Lisesi Mezunlar Derneği Başkanı Serap Erzen de Fakihe Öymen’in hayatını anlatarak, "Fakihe Öymen bizim müdürümüz, 1931 yılında okulumuza Atatürk tarafından müdür olarak atanmış. Tabii bizler onun izinden gidiyoruz, onun aydınlattığı, açtığı yoldan ilerliyoruz. 2001 yılı mezunumuz Fatma Deniz, Berlin Üniversitesi’ne rektör olarak atandı, böyle bir günde bu haberi alarak çok büyük bir gurur yaşadık." sözlerine yer verdi. Bursa Kadın Ressamlar Derneği’nden Banu Durgunlu da, aynı zamanda bir resim öğretmeni olan ilk kadın milletvekillerinden Bahire Bediz Morova Aydilek’in hayatını aktardı. Durgunlu, "Seçme ve Seçilme Hakkı ile beraber kadın sanatçılar kültür ve sanatsal alanda daha görünür oldular." yorumunu yaptı. Türk Anneler Derneği’nden Gizay Tanca Çolpan ise, eğitimci ve çevirmen olan ilk kadın milletvekillerinden Fatma Esma Nayman’ı hayatını anlatarak, şunları söyledi; "Kadınlarımız toplumda çok ciddi yerlerde, bunun temeli tabii ki o gün yapılan devrimler. Seçme hakkı ile atılan temeller sayesinde bugün buradayız. Osmangazi Belediyesi’ne bu söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, kadın yürürse ülke yürür, kadın eşitse demokrasi tam olur." Panelin ardından Mutlu Çınar, konuşmacılara teşekkür sertifikası verdi.
Gastronomide gözde olacak: Baklavası tescillendi, sırada dört yeni lezzet var
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:59 Gastronomide gözde olacak: Baklavası tescillendi, sırada dört yeni lezzet var Türkiye’nin önemli gastronomi şehirleri arasında yer alan Çorum’un yöresel lezzeti baklava, coğrafi işaret belgesiyle tescillendi. Coğrafi işaretli ürün sayısı 28’e yükselen Çorum’da 4 lezzet için tescil çalışması sürüyor. Zengin mutfak kültürüyle Türkiye’nin önde gelen gastronomi duraklarından biri olan Çorum’daki yöresel lezzetler tescillenerek koruma altına alınıyor. Çorum Belediyesi tarafından 23 Şubat 2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvurunun neticelenmesiyle şehrin geleneksel lezzetlerinden "Çorum Baklavası", Coğrafi İşaretli ürünler arasına girdi. Alınan tescille Çorum’un tescilli ürün sayısı da 28’e ulaştı. Kentin yöresel lezzetleri için çalışmalarına devam eden Çorum Belediyesi, Çorum şekerlemesi, Çorum tandırı, Çorum simidi ve Çorum su böreğinin tescil işlemlerini kısa sürede tamamlamayı amaçlıyor. "Çorum mutfağının bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" Çorum baklavasının tescil süreci ile ilgili bilgi veren Çorum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Eray Çetinkaya, "Türkiye’nin en önemli baklava çeşitlerinden biri olan Çorum baklavasının tescil süreci, coğrafi işaret başvurusunun yapılmasının ardından yaklaşık bir yıl içinde tamamlandı. Şubat 2024’te başlattığımız Çorum baklavası coğrafi işaret başvurusunu, kapsamlı bir çalışma sonucunda neticelendirdik. Bu süreçte il genelinde çok sayıda kişiyle görüştük, gerçek ve doğru tariflere ulaşabilmek için kapsamlı kayıtlar tuttuk ve incelemeler gerçekleştirdik. Köylerdeki ve merkezdeki ustalarla yaptığımız görüşmelerle en doğru tarifi belirleyerek patent sürecini yürüttük. Böylece Çorum baklavası, ilimizin 28. coğrafi işaretli ürünü olarak tescillendi. Çorum baklavası, has baklava, gül burma ve sıkma baklava şeklinde çeşitlendirilebilmektedir" dedi. "Bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" Çorum mutfağına ait 4 lezzet için coğrafi işaret çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Çetinkaya, "Çorum Belediyesi olarak coğrafi işaret çalışmalarımız devam ediyor. Çorum şekerlemesi, Çorum tandırı, Çorum simidi ve Çorum su böreğinin coğrafi işaret başvuruları ise şu anda askıda bulunuyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde bu ürünlerin de tescil işlemlerini tamamlamayı hedefliyoruz. Gastronomi alanının önemli temsilcileri tarafından Türkiye’nin en iyi mutfaklarından biri olarak gösterilen Çorum mutfağının bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" diye konuştu. "Aşkla yoğurduğumuz ve tescille taçlandırdığımız bu lezzetli has baklavalarımızı denemeniz için sizleri tesislerimize bekliyoruz" Çorum Belediyesi Veli Paşa Hanı’nda baklava yapım ustası olarak görev yapan Fatma Kılıç ise baklavanın yapım sürecini anlatarak, "Tescilli baklavalarımızın hamurunda süt, yoğurt, sıvı yağ, sirke, yumurta, un ve kabartma tozu bulunuyor. Üretim aşamasına geçmeden önce mutlaka nişastamızı bir gün önceden çıkarıp eleyerek dinlendirmemiz gerekiyor. Hamurumuzu özenle yoğuruyoruz, yoğurma aşamasının iyi yapılması hamurun pürüzsüz olması açısından büyük önem taşıyor. Yoğurma işleminin ardından bezeleme aşamasına geçiyoruz. Bu aşamada hamurun en az yarım saat bezelenmiş halde dinlenmesi gerekiyor. Hamur ne kadar iyi dinlenirse açma sırasında o kadar rahat çalışılır ve yırtılma gibi sorunlarla karşılaşılmaz. İnce tabaka halinde açtığımız hamurları tepsinin boyutuna göre kesiyoruz. Tepsiye döşeme aşamasında katların arasına mutlaka tuzsuz yağ ekliyoruz. Her beş katta bir yağlama ve cevizleme işlemi uyguluyoruz. Ardından kesme aşamasına geçiliyor. Biz, tereyağının tüm katlara eşit şekilde yayılmasını sağlamak için önce dilimleme ardından yağlama işlemi yapıyoruz. Bu yöntem, baklavanın daha iyi kabarmasını ve kıtır bir doku kazanmasını sağlıyor.Has baklavamızın en önemli özelliği ise diğer baklavalardan farklı olarak hamurunda sirke kullanmamız. Sirke, hamura özel bir kıtırlık ve çıtırlık kazandırıyor. Tesisimizde has baklava, gül baklava ve sıkma baklava olmak üzere üç çeşit baklava üretiyoruz. Aşkla yoğurduğumuz ve tescille taçlandırdığımız bu lezzetli has baklavalarımızı denemeniz için sizleri tesislerimize bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Gastronomide gözde olacak: Baklavası tescillendi, sırada dört yeni lezzet var
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:52 Gastronomide gözde olacak: Baklavası tescillendi, sırada dört yeni lezzet var Türkiye’nin önemli gastronomi şehirleri arasında yer alan Çorum’un yöresel lezzeti baklava, coğrafi işaret belgesiyle tescillendi. Coğrafi işaretli ürün sayısı 28’e yükselen Çorum’da 4 lezzet için tescil çalışması sürüyor. Zengin mutfak kültürüyle Türkiye’nin önde gelen gastronomi duraklarından biri olan Çorum’daki yöresel lezzetler tescillenerek koruma altına alınıyor. Çorum Belediyesi tarafından 23 Şubat 2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvurunun neticelenmesiyle şehrin geleneksel lezzetlerinden "Çorum Baklavası", Coğrafi İşaretli ürünler arasına girdi. Alınan tescille Çorum’un tescilli ürün sayısı da 28’e ulaştı. Kentin yöresel lezzetleri için çalışmalarına devam eden Çorum Belediyesi, Çorum şekerlemesi, Çorum tandırı, Çorum simidi ve Çorum su böreğinin tescil işlemlerini kısa sürede tamamlamayı amaçlıyor. "Çorum mutfağının bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" Çorum baklavasının tescil süreci ile ilgili bilgi veren Çorum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Eray Çetinkaya, "Türkiye’nin en önemli baklava çeşitlerinden biri olan Çorum baklavasının tescil süreci, coğrafi işaret başvurusunun yapılmasının ardından yaklaşık bir yıl içinde tamamlandı. Şubat 2024’te başlattığımız Çorum baklavası coğrafi işaret başvurusunu, kapsamlı bir çalışma sonucunda neticelendirdik. Bu süreçte il genelinde çok sayıda kişiyle görüştük, gerçek ve doğru tariflere ulaşabilmek için kapsamlı kayıtlar tuttuk ve incelemeler gerçekleştirdik. Köylerdeki ve merkezdeki ustalarla yaptığımız görüşmelerle en doğru tarifi belirleyerek patent sürecini yürüttük. Böylece Çorum baklavası, ilimizin 28. coğrafi işaretli ürünü olarak tescillendi. Çorum baklavası, has baklava, gül burma ve sıkma baklava şeklinde çeşitlendirilebilmektedir" dedi. "Bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" Çorum mutfağına ait 4 lezzet için coğrafi işaret çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Çetinkaya, "Çorum Belediyesi olarak coğrafi işaret çalışmalarımız devam ediyor. Çorum şekerlemesi, Çorum tandırı, Çorum simidi ve Çorum su böreğinin coğrafi işaret başvuruları ise şu anda askıda bulunuyor. Önümüzdeki birkaç ay içinde bu ürünlerin de tescil işlemlerini tamamlamayı hedefliyoruz. Gastronomi alanının önemli temsilcileri tarafından Türkiye’nin en iyi mutfaklarından biri olarak gösterilen Çorum mutfağının bu özgün lezzetlerini tatmaya herkesi davet ediyoruz" diye konuştu. "Aşkla yoğurduğumuz ve tescille taçlandırdığımız bu lezzetli has baklavalarımızı denemeniz için sizleri tesislerimize bekliyoruz" Çorum Belediyesi Veli Paşa Hanı’nda baklava yapım ustası olarak görev yapan Fatma Kılıç ise baklavanın yapım sürecini anlatarak, "Tescilli baklavalarımızın hamurunda süt, yoğurt, sıvı yağ, sirke, yumurta, un ve kabartma tozu bulunuyor. Üretim aşamasına geçmeden önce mutlaka nişastamızı bir gün önceden çıkarıp eleyerek dinlendirmemiz gerekiyor. Hamurumuzu özenle yoğuruyoruz, yoğurma aşamasının iyi yapılması hamurun pürüzsüz olması açısından büyük önem taşıyor. Yoğurma işleminin ardından bezeleme aşamasına geçiyoruz. Bu aşamada hamurun en az yarım saat bezelenmiş halde dinlenmesi gerekiyor. Hamur ne kadar iyi dinlenirse açma sırasında o kadar rahat çalışılır ve yırtılma gibi sorunlarla karşılaşılmaz. İnce tabaka halinde açtığımız hamurları tepsinin boyutuna göre kesiyoruz. Tepsiye döşeme aşamasında katların arasına mutlaka tuzsuz yağ ekliyoruz. Her beş katta bir yağlama ve cevizleme işlemi uyguluyoruz. Ardından kesme aşamasına geçiliyor. Biz, tereyağının tüm katlara eşit şekilde yayılmasını sağlamak için önce dilimleme ardından yağlama işlemi yapıyoruz. Bu yöntem, baklavanın daha iyi kabarmasını ve kıtır bir doku kazanmasını sağlıyor.Has baklavamızın en önemli özelliği ise diğer baklavalardan farklı olarak hamurunda sirke kullanmamız. Sirke, hamura özel bir kıtırlık ve çıtırlık kazandırıyor. Tesisimizde has baklava, gül baklava ve sıkma baklava olmak üzere üç çeşit baklava üretiyoruz. Aşkla yoğurduğumuz ve tescille taçlandırdığımız bu lezzetli has baklavalarımızı denemeniz için sizleri tesislerimize bekliyoruz" şeklinde konuştu. (MCK-MK-
Amasya’nın dünya mirası Harşena Dağı ve Yalıboyu Evleri’ne yeni sistem ışıklandırma: "En güzelini yapacağız"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:47 Amasya’nın dünya mirası Harşena Dağı ve Yalıboyu Evleri’ne yeni sistem ışıklandırma: "En güzelini yapacağız" Amasya’daki dünya mirası Harşena Dağı ile Yeşilırmak’ın kıyısında sıralanan Yalıboyu Evleri’nin aydınlatma sistemi tamamen yenilenecek. Planlanan projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Amasya Valisi Önder Bakan, "Amasya turizminin değerine daha fazla değer katacak bir iş olacak. En güzelini yapacağız" dedi. Büyük Amasya Otelinde gerçekleşen proje tanıtım toplantısında 13 yıldır kullanımda olan aydınlatma sisteminin eskimesiyle beraberindeki güvenlik sorunları oluşturduğunu belirten Vali Bakan, "Yalıboyu Evleri ahşap binalar olduğu için yangında korumak amacıyla teknolojiyi yenilememiz gerekiyordu. Amasya turizminin değerine daha fazla değer katacak bir iş olacak. Biz iddialıyız, en güzelini yapacağız" diye konuştu. 29 bin metrekare alanda yapılan aydınlatma projesinin dünyada gerçekleştirilen en büyük aydınlatma projeleri arasında gösterildiğini anlatan Amasya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Erdin Acar da, "Amasya’nın açık hava müzesi olarak nitelendirilmesine vesile olan, Harşena Dağı üzerinde yer alan Kral Kaya Mezarları, Kızlar Sarayı, Amasya Kalesi, sur duvarları ve o duvarlarının üzerine yapılan tarihi Yalıboyu Evleri ile Yeşilırmak üzerinde bulunan tarihi köprülerin bulunduğu bu alanın güzelliğini gece karanlığında da gözler önüne sermeyi amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek ise 2015 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Harşena Dağı ile Pontus Kral Kaya Mezarları’nın daimi listeye alınması için girişimlerde bulunduklarına değindi. Tarihi Hatuniye Mahallesi’nde bulunan boş ve metruk binaların da kamulaştırılmasının öngörüldüğüne işaret eden İpek, "Kültür ve Turizm Bakanlığımız bütçe imkanları çerçevesinde çalışma başlattı. Teknik ekiplerini göndermeye başladılar. Boş veya metruk olan yerleri kamulaştırarak çok güzel hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye küresel etkinlik üssü oluyor: Kongre ve fuar turizminde rekor dönem
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:40 Türkiye küresel etkinlik üssü oluyor: Kongre ve fuar turizminde rekor dönem Türkiye, son yıllarda yalnızca bir tatil merkezi olmanın ötesine geçerek, uluslararası kongreler, dev fuarlar, diplomatik zirveler ve mega etkinliklerin buluşma noktası hâline geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "12 ay turizm" ve "nitelikli turist" stratejisi doğrultusunda Türkiye, dünyanın önde gelen etkinlik merkezleri arasında hızla yükseliyor. 2023-2024 döneminde Türkiye genelindeki fuar ve kongrelerde 20 milyonu aşkın ziyaretçi ağırlandı. İş amacıyla gelen bu ziyaretçilerin kişi başı harcaması, tatil turistine kıyasla 3-4 kat daha yüksek gerçekleşti. İstanbul, ICCA verilerinde kongre şehirleri arasında güçlü bir yükseliş gösterirken; Antalya, kış aylarında bile yüksek doluluk oranlarıyla "kongre şehri" kimliğini pekiştirdi. Dünya çapında prestij: Türkiye en büyük organizasyonlara ev sahipliği yapıyor Türkiye’nin uluslararası etkinlik trafiğini güçlendiren başlıca organizasyonlar şöyle sıralanıyor: "Antalya Diplomasi Forumu (ADF): Dünya liderlerinin ve küresel aktörlerin buluştuğu diplomasi zirvesi. Gastromasa (İstanbul): Michelin yıldızlı şefleri buluşturan uluslararası gastronomi platformu. Lüks Düğün Kongreleri: Hint, Arap ve Avrupa lüks düğün pazarının Türkiye tercihini güçlendiren dev organizasyon. Uluslararası Tıp Kongreleri: Estetik cerrahi, göz ve diş hekimliği alanlarında Türkiye’yi küresel merkez hâline getiriyor. Türkiye Dünya Devleri Arasında: Büyük Fuarlar İlk 5’te Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı fuarlardan bazıları, dünya sıralamalarında üst sıralarda yer alıyor: EMITT: Dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri. IDEF: Türkiye’nin savunma sanayiindeki gücünü yansıtan uluslararası fuar. Istanbul Jewelry Show: Lüks tüketim ve mücevher sektörünün gözde etkinliği. Marble İzmir: Dünyanın en büyük doğal taş fuarlarından biri. Growtech, Automechanika, UNICERA gibi Sektörlerinde küresel referans niteliğinde organizasyonlar". Genç ve teknoloji odaklı Türkiye: TEKNOFEST ve dijital etkinlikler öne çıkıyor Türkiye, geleceğin teknolojilerine yön veren büyük organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. TEKNOFEST, dünyanın en büyük teknoloji festivallerinden biri olarak milyonlarca genci ağırlıyor. GameX ve GIST gibi dijital etkinlikler, Türkiye’nin genç, dinamik ve yenilikçi kimliğini uluslararası alanda pekiştiriyor. Ekonomiye güçlü katkı: Turizm 12 aya yayılıyor Fuar ve kongre ziyaretçilerinin otelden restorana, ulaşımdan alışverişe kadar geniş bir alanda yaptığı harcamalar: Yerel ekonomiyi canlandırıyor, Döviz girdisini artırıyor, Turizmi 12 aya yayıyor ve Türkiye’nin marka değerini önemli ölçüde yükseltiyor. Türkiye artık küresel bir sahne Ev sahipliği yaptığı dev organizasyonlar sayesinde Türkiye artık Güvenli, Modern, Küresel ölçekte etkili ve Diplomasi ile ticaretin buluşma merkezi bir ülke olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü stratejik vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin kongre ve fuar turizmindeki yükselişinin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanması bekleniyor.
Batman’da Gömek Yaylası’nda yeraltında cami bulundu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:01 Batman’da Gömek Yaylası’nda yeraltında cami bulundu Batman’ın Sason ilçesine bağlı Karameşe köyü Gömek Yaylası’nda köylüler tarafından tesadüfen yeraltı camisi bulundu. Cehennem Deresi yakınlarında bulunan yapının içindeki mimari detaylar, bilinmeyen bir tarihe işaret ediyor. Kayalık bir yamacın altında açılan küçük bir oyuktan girilen yeraltı yapısında mihrap, duvarlara gömülü ses yalıtımı amacıyla kullanıldığı değerlendirilen onlarca küp ve kimliği bilinmeyen büyük bir mezar bulunuyor. Yapının bulunduğu alanda yapılan yüzey incelemesinde, aralarında çocuk mezarlarının da yer aldığı çok sayıda uzun mezar tespit edildi. Daha önce Batman Valiliğince bölgede yapılan araştırmalarda elde edilen eserlerin Batman Kültür Envanteri’ne işlendiği bilinirken, bu yeraltı camiine dair herhangi bir kayıt bulunmaması dikkat çekti. Caminin keşfine tanıklık eden doğa yürüyüşçüsü Sabahattin Atalay, Cehennem Deresi’nden geçtikten sonra karşılaştıkları manzara karşısında şaşkına döndüklerini ifade ederek, "Gömek Yaylası’nda doğa yürüyüşü yaparken köylüler bir oyuk gösterdi. İçeri girince karşılaştığımız manzara gerçekten şaşırtıcıydı. Mihrap tamamen sağlamdı. Duvarların içine gömülü çok sayıda küp vardı, bunların akustik için kullanıldığı öğrendim. İçeride büyükçe bir mezar bulunuyor. Dışarı çıktığımızda da onlarca mezarın yaylaya yayıldığını gördük. Tarihin derinliklerinden çıkmış gibi bir yapı. Dönemi bilinmiyor, uzman incelemesi gerekiyor. Yaptığım araştırmada uzmanlar, yapının mimarisinin ilk bulgularla Orta Çağ - erken İslam dönemi veya daha eski bir kültüre işaret edebileceğini, ancak net tarihlemenin ancak kapsamlı bir arkeolojik çalışma ile yapılabileceğini belirttiler" dedi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişi canlandırıldı
05 Aralık 2025 Cuma - 20:06 Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişi canlandırıldı Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişinin ve tarihe ’Bilecik Mülakatı’ olarak geçen tarihi görüşmenin 105. yıl dönümü düzenlenen anlamlı etkinliklerle kutlanırken, Mustafa Kemal Atatürk o gün kentte geldiği kara tren ile gelişi yeniden canlandırıldı. 1920 tarihinde TBMM ve Hükümet Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul (Osmanlı) Hükümeti tarafından görevlendirilen Dahiliye Nazırı A. İzzet Paşa başkanlığındaki temsilcilerin Bilecik Mülakatı’nın yapıldığı tarihi İstasyon Binasını bir araya geldi. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi görüşmenin 105. yıl dönümü, Bilecik’te düzenlenen anlamlı etkinliklerle kutlandı. Programa Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Bilecik Cumhuriyet Başsavcısı Burak Olgun, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Kurt, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Seda Bayrakçı, kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Milli Mücadele tarihimizin bu kritik dönüm noktasını bir kez daha hatırlatarak geleceğe taşıdı. Programda, Bilecik’in Kurtuluş Savaşı’ndaki stratejik rolü ve Cumhuriyetin temellerini oluşturan bu mirasın korunmasının önemine vurgu yapıldı. Tiyatral canlandırmalar büyük ilgi gördü Etkinlik kapsamında okunan milli mücadele temalı şiirler okunmasının ardından, geleneksel halk oyunlarından oluşan folklor gösterisi izleyicilerden tam not aldı. En dikkat çeken bölümü ise, Atatürk’ün Bilecik ziyareti ve Bilecik Mülakatı’nın temsili olarak sahnelendiği tiyatral gösteri oldu. Bu canlandırma, tarihi bir atmosfer oluşturarak, katılımcıları adeta o günlere götürdü. Tarihi günlere ışık tutan sergi açıldı Etkinlikler çerçevesinde ayrıca, ’5 Aralık 2025 Atatürk’ün Bilecik’e Teşrifleri ve Bilecik Mülakatı’nın 105. Yıldönümü’ konulu sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide, Atatürk’ün Bilecik ziyaretiyle ilgili fotoğraflar, belgeler ve döneme ait çeşitli materyaller yer aldı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişi canlandırıldı
05 Aralık 2025 Cuma - 19:59 Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişi canlandırıldı Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişinin ve tarihe ’Bilecik Mülakatı’ olarak geçen tarihi görüşmenin 105. yıl dönümü düzenlenen anlamlı etkinliklerle kutlanırken, Mustafa Kemal Atatürk o gün kentte geldiği kara tren ile gelişi yeniden canlandırıldı. 1920 tarihinde TBMM ve Hükümet Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ile İstanbul (Osmanlı) Hükümeti tarafından görevlendirilen Dahiliye Nazırı A. İzzet Paşa başkanlığındaki temsilcilerin Bilecik Mülakatı’nın yapıldığı tarihi İstasyon Binasını bir araya geldi. Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi görüşmenin 105. yıl dönümü, Bilecik’te düzenlenen anlamlı etkinliklerle kutlandı. Programa Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Bilecik Cumhuriyet Başsavcısı Burak Olgun, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Kurt, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Seda Bayrakçı, kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Milli Mücadele tarihimizin bu kritik dönüm noktasını bir kez daha hatırlatarak geleceğe taşıdı. Programda, Bilecik’in Kurtuluş Savaşı’ndaki stratejik rolü ve Cumhuriyetin temellerini oluşturan bu mirasın korunmasının önemine vurgu yapıldı. Tiyatral canlandırmalar büyük ilgi gördü Etkinlik kapsamında okunan milli mücadele temalı şiirler okunmasının ardından, geleneksel halk oyunlarından oluşan folklor gösterisi izleyicilerden tam not aldı. En dikkat çeken bölümü ise, Atatürk’ün Bilecik ziyareti ve Bilecik Mülakatı’nın temsili olarak sahnelendiği tiyatral gösteri oldu. Bu canlandırma, tarihi bir atmosfer oluşturarak, katılımcıları adeta o günlere götürdü. Tarihi günlere ışık tutan sergi açıldı Etkinlikler çerçevesinde ayrıca, ’5 Aralık 2025 Atatürk’ün Bilecik’e Teşrifleri ve Bilecik Mülakatı’nın 105. Yıldönümü’ konulu sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergide, Atatürk’ün Bilecik ziyaretiyle ilgili fotoğraflar, belgeler ve döneme ait çeşitli materyaller yer aldı. (CKT-ÖK-Y)