KÜLTÜR SANAT
Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu 28 Mart 2026 Cumartesi - 22:37:00 Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), DenizBank Konserleri kapsamında Johannes Brahms’ın "Ein deutsches Requiem" eserini Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, romantik dönem repertuvarının en derinlikli ve etkileyici eserlerinden biri olan Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da şef Jan Schumacher’in yönettiği konserde, soprano Ceren Aydın ve bariton Kartal Karagedik solist olarak sahne aldı. Piyanoda Gülce Sevgen ve Filiz Peker, timpanide ise Can Kıyıcı yer aldı. "Benim için çok özel bir şehir Ankara" Konser öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan müzik direktörü Jan Schumacher, "Frankfurt Üniversitesi müzik direktörüyüm ve tüm dünyada şeflik yapıyorum. Bu akşam çok özel bir konserimiz var. Yohannes Brahms’ın Requiem’ini seyrediyoruz. Bu harika bir konser. Burada olduğum ve Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları ile çalışmaktan çok mutluyum. İki harika piyanistimiz var. Onlar, Filiz ve Gülçin, her zaman Requiem’le çalışıyorlar. Ve iki mükemmel solistleri var: Ceren ve Kartal. Daha önce de Ankara’daydım ama hiç bu kadar harika bir alanda olmadım. Konser için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel bir şehir Ankara. Ankara’da daha önce birçok kez bulundum ama bu salonda ilk kez konser yapıyorum" diye konuştu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 21:13 TDED Erzurum Şubesi’nde Murat Ertaş yeniden başkan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi 4. olağan genel kurulunu Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük, dernek üyeliği ve aidiyeti, görev sorumluluğu ve kurumsal kimlik konusunun önemli olduğunu, kurumsal disiplin ve nitelikli kadroların olması halinde çalışmaların başarıya ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ertaş: "Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir" TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş konuşmasına şöyle devam etti: "Dokuz yıl evvel ilk genel kurulumuzu da bu salonda yapmıştık. Bugün seçilecek yönetim şubemizin 10. yılına damga vuracak çalışmalara imza atacaktır. Dil şuuru bir milli güvenlik meselesidir. Silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz vatanı korur münevverlerimiz ve mütefekkirlerimiz ise yurdu Bu nedenledir ki diğer milletleri ve Türk milletini yok etmek isteyen Stalin 1937’de Sovyetlerdeki Türk şair ve yazarları kurşuna dizdirerek idam etmiştir. Vatan ve yurt kavramlarını en iyi anlatan metin İstiklâl Marşı’dır. Şubemizin geçmişten bugüne ne yaptığını bu salondaki herkes çok iyi biliyor. Sadece bugün size üç güzel haberim olacak, şehrimize üç sürprizimiz. İlki Aşık Kerem Atlası, ikincisi bir Erzurum türküsü olup gönül coğrafyamızı gösteren ‘Nasıl Methedeyim Sevdiğim Seni’ türküsünün haritasının yer aldığı atlas, üçüncüsü ise 1918’den 1921’e ilk mecliste İstiklal Marşı’nın kabulüne kadar Erzurum’da törenlerde, okullarda, toplantılarda okunan Erzurum Marşı’nın sesli kaydının 108 yıl sonra yeniden yapılması Mutluyuz gururluyuz. Bugüne kadar TDED Erzurum çatısı altında emek veren tüm üyelerimize, genel başkanımız Ekrem Erdem hocamıza, TDED Erzurum’un en büyük destekçisi Mehmet Sekmen başkanımıza, proje ve etkinliklerimizde şubemize paydaş olup destekleyen Erzurum valiliğimize, üniversitelerimize ve STK’lerimize şükranlarımızı arz ediyorum." "Erzurum Şubesi başarılarıyla dikkat çekiyor" Başkan Ertaş’tan sonra mikrofona gelen TDED Genel Başkan Vekili Doç. Dr. Orhan Albayrak da Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği genel merkezinin yaptığı faaliyetlerden ve dernek yayınlarından bahsetti ve Erzurum Şubesinin en başarılı şubelerden biri olduğunu söyleyerek TDED Erzurum şube başkanı Murat Ertaş’ın yerel kültürel değerleri ulusal ve evrensele taşıyabilen başarılı bir başkan olduğunu belirtti. Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner de milletlerin kültürel varlığının ve benliğinin bağımsızlık şuurunda çok değerli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından oylama ile divan başkanlığına Fevzi Polat, divan üyeliğine Taner Atıcı ve divan kâtipliğine Ahmet Karakaş seçildi. Önder Cellat’ın okuduğu faaliyet raporu ve gelir-gider tablosu oy birliğiyle kabul edildi. Divan Başkanı Fevzi Polat yönetimin, faaliyetlerin ve gelir-gider tablosunun ibrasını oylama sundu ve oy birliğiyle ibra edildi. Sonra yapılan oylamada oy birliğiyle yeni yönetim belirlendi. Geniş katılımla genel kurul yapıldı TDED Erzurum Şubesinin 4.Olağan genel kuruluna EBB Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz, EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, MHP Yakutiye İlçe Başkanı Sinan Demir, Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Türk Kızılay Erzurum Şube Başkanı Hüseyin Bekmez, Yeşilay Erzurum Şube Başkanı Emirhan Tanay, A.Ü. Ziraat Fakültesi Dekanı Önder Çalmaşur, MHP İl Başkan Yardımcısı Ömer Metin, Adalet Bakanlığı Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Başkanı Cumhuriyet Savcısı İrfan Alper, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, ERSANDER Başkanı Ümit Gergit, STK temsilcileri, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ayrıca başka programları nedeniyle genel kurula katılamayan TRT Müdürü Ayça Alemdar, Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, BORSA Başkanı Hakan Oral da çiçek gönderdi. İşte TDED Erzurum Şubesinin yeni yönetimi Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesinin oluşan yeni yönetimi asıl listesi: Murat Ertaş (Başkan), Ednan Yazıcı, Vedat Eğilmez, Mustafa Uğurlu, Nihat Kılıçoğulları, Dilaver Canlar, Muhammed İkbal Çiçek, Ümmet İlhan, Doğan Durna, Filiz Günderen ve Önder Cellat şeklinde oldu. Yedek yönetim kurulu üyeleri; Muhammed Emin Kaptan, Selma Uygur, Taner Özdemir, Ayhan Özsağlıcak, Selim Adım, Esin Altun, Birgül Akıncı, Hatice Nur Ertaş, Emel Çakır, Kenan Gülerci ve Rümeysa Bedir’den oluştu. Denetim Asıl; Erkin Tokgöz, Erdal Deligöz ve Ahmet Kaya olurken, denetim yedek; Hanifi Karadağ, Taner Atıcı ve Bülent Ademi oldu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 19:45 "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası İstanbul’da yapıldı Türkiye’de yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, İstanbul’daki Atlas Sineması’nda yapıldı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesini anlatan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin galası, Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda yapıldı. Türkiye’de bir ilçenin tanıtımı için ilk kez yapay zeka desteğiyle hazırlanan filmin galasına önceki dönem İçişleri Bakanı olan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan ve çok sayıda ünlü isim katıldı. "Böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi" Galada söz alan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Doğrusu böyle tarihi bir mekanda, Türkiye’nin, dünyanın merkezi konumunda bu kadar birbirinden özel şahsiyetlerin arasında, böyle bir filmin prömiyerini yapmak şeref verdi. Tabii ki biz belediye başkanı olarak sadece yerel yönetimde yol, temizlik işleri, kanalizasyon gibi işlerle uğraşmayacağız. Bizim gençlerimiz için, gelecek nesillerimiz için geçmiş kültürümüzü, tarihi değerlerimizi gelecek nesillere aktarma noktasında da bir sorumluluğumuz var. Dolayısıyla sanat ve sanatçı bizim için çok kıymetli. Bunu son derece önemli buluyorum" şeklinde konuştu. Filmin yapımcısı Zeynep Kahraman ise, "Başkanımdan aldığım, oradaki uyarıdan bir genç nesil olarak tarihimizi günümüze taşıma konusunda başkanımızın fikriyle beraber ve ekibinin verdiği bilgilerle yola çıktık. Filmimizde hiçbir şekilde kurgu yoktur, hepsi yüzde yüz gerçekliğe dayanır" dedi. "Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler" Galaya katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, "Taşköprü Belediyesi’nin muazzam işlerle birlikte organize ettiği ve hayata geçirdiği 14 dakikalık çok güzel bir belgesel kalmış tadında. 7 ayrı zaman dilimi 14 dakikaya sığdırılmış ve aynı zamanda da bu zaman dilimlerinin içerisindeki geçişkenliği ve tarihi o kadar iyi işleyebilmek ve işleyenlere de, zihnini ortaya koyanlara da, bunu yapanlara da koskoca bir teşekkür gerektirir. Biz de teşekkür ediyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, sadece yedi ayrı zamanı değil, bir taraftan geçmiş, bir taraftan gelecek kendi içerisinde bütünleşmiş. İzlerken bize başka bir şey daha düşündürttü. O da şu; gelecek yedi zaman veya 14 zaman acaba bu yedi kemerli köprünün içerisine nasıl sığacak ve gelecekte de neler olacak? Filmin diğer bir özelliği de altını çizerek söylemek gerekirse yapay zekayla yapılmış olması. Yani belki bir filmin yapay zekayla yapılması bize normal zamanları yaşayan insanlar olarak farklı gelebilir ama dört dörtlük bir eser ortaya koymuşlar duygusuyla ve bütün yapımıyla birlikte. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Pompeipolis’e de, Taşköprü’ye hem Pompeipolis dönemini hem de bugünkü dönemi, hem kurtuluş mücadelesi dönemini, hem Bizans’tan Türklere geçişi, hem de Şeyh Şaban-ı Veli’yi, her birini bir arada bir yapay zeka örgüsüyle birleştirebilmek de ancak bir sanat anlayışıyla olur. Sanat anlayışının her türlü inceliğini burada gördük, gösterdiler. Gösterenlere teşekkür ediyoruz. Taşköprü Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Tahtalı Hamam Müzesi’nde "Bir Kent, Bir Tarih, Bir Kadraj" fotoğraf sergisi açıldı
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:35 Tahtalı Hamam Müzesi’nde "Bir Kent, Bir Tarih, Bir Kadraj" fotoğraf sergisi açıldı Battalgazi Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Bir Kent, Bir Tarih, Bir Kadraj" temalı fotoğraf yarışması sonuçlandı ve yarışmaya seçilen eserlerin sergisi açıldı. Sergi, 12 Aralık 2025’e kadar ziyaretçilere açık olacak. "Bir Kent, Bir Tarih, Bir Kadraj" başlıklı fotoğraf yarışmasının sergi açılışı ve ödül töreni, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Yener Oba ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla Tahtalı Hamam Müzesi’nde gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye giren eserler ile finale kalan fotoğraflar, 12 Aralık 2025 tarihine kadar müzede sergilenmeye devam edecek. Programda, kentin tarihi kimliğini ve kültürel değerlerini fotoğraf sanatıyla yorumlayan eserler ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Açılışta yapılan değerlendirmelerde, Battalgazi’nin tarihi dokusunun fotoğraflar aracılığıyla görünür hale gelmesinin önemine vurgu yapıldı. Yarışmada birincilik ödülü Nurgül Aytaş, ikincilik ödülü Yasin Övüt, üçüncülük ödülü ise Mahmut Göğüs tarafından kazanıldı. Fotoğraflarıyla Battalgazi’nin sokaklarını, kültürel mekânlarını ve gün ışığıyla değişen estetik unsurlarını yansıtan yarışmacılar, sergiye farklı bakış açıları kazandırdı. Battalgazi Belediyesi, kültürel mirası sanatsal üretimle destekleyen bu tür etkinliklerin sürdürüleceğini belirterek yarışmaya katılan tüm fotoğrafçılara teşekkür etti. "Bir Kent, Bir Tarih, Bir Kadraj" sergisi, Tahtalı Hamam Müzesi’nde 12 Aralık 2025’e kadar ziyaretçilere açık olacak.
Elazığ mutfağı ulusal arenaya taşınıyor: 40 kadın geleneksel tariflerle yarıştı
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:08 Elazığ mutfağı ulusal arenaya taşınıyor: 40 kadın geleneksel tariflerle yarıştı Elazığ’da düzenlenen Kadın Elinden Yöresel Yemek Yarışması’nda 40 kadın, üç kategoride yöresel lezzetleriyle jüri karşısına çıktı. Yarışmada dereceye girenler, önümüzdeki hafta yapılacak törenle ödüllerini alacak. Elazığ Belediyesi Kültür Müdürlüğü Kadın Yaşam Merkezi ve Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği iş birliğinde düzenlenen "Kadın Elinden Yöresel Yemek Yarışması", Şehit Mehmet Öter Turizm Mesleki ve Anadolu Lisesinde gerçekleştirildi. Üç farklı kategoride toplam 40 kadın yarışmacının katıldığı etkinlikte Elazığ mutfağına ait yöresel tatlar jüri tarafından değerlendirildi. Maş çorbası, Harput köftesi ve kalbur tatlısının yapıldığı yarışmanın ilk etabı renkli görüntülere sahne oldu. Yarışma sonunda dereceye giren isimler belirlenirken, ödüllerin önümüzdeki hafta düzenlenecek törenle sahiplerine verileceği bildirildi. Elazığ gastronomisinin yaşatılması ve tanıtılması adına düzenlenen etkinliği anlamlı bulduklarını ifade eden Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, ’’Ulusal bazda tanıtılması, yaşatılması ve bu lezzeti bütün insanlarımıza tanıtmayı amaçlamış bir yarışmanın başlangıcındayız. Bu yarışmaya özellikle kadınlarımızın çok sayıda, çok büyük bir şekilde ilgi gösterdiğini görüyoruz. Ve gerçekten büyük bir heyecanla yarışmamız da başlamış vaziyette. Bu yapılacak ilk yarışmamızda maş çorbası, Harput köftesi ve kalbur tatlısıyla ilk finalimiz yapılıyor şu anda. Tekrar ikinci aşaması da yapılacak. Dediğimiz gibi buradaki amacımız bir yarışmadan öte kadınlarımızın elinden Türkiye’de ilk üç sırada yer alan Elazığ mutfağımızın hem yöresel anlamda, Elazığ’ımız anlamında hem de ülkemiz anlamında tanıtılması" dedi. Üniversite olarak bu tür etkinliklere destek verdiklerini belirten Fırat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Doğru ise, "Bu tür yarışmaların özellikle elimizdeki yemeklerin tanıtılmasına, gastronominin tanıtılmasına bir katkısı olduğunu düşünüyoruz. Bizler üniversite olarak da bu tür yarışmaları hem kendimiz birlikte bu işle ilgili olan kişilerle, insanlarla beraber yapıyoruz hem de bu tür yarışmalara da elimizden geldiği kadarıyla destek veriyoruz. Bu yarışmaların ilimizin gastronomi ve kültürünün tanıtımında çok etkili olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Yarışmanın jüri heyetinde yer alan Elazığ Turizm, Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Bulut, ’’Bugün Elazığ Belediyesinin öncülüğünde Gastronomi Derneği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa yapmış olduğu projede Elazığ’da son zamanda gündeme çok gelen, öne çıkmaya çalışan gastronomi turizmine katkı sağlamak amacıyla, ev kadınları arası bir yöresel yemek yarışması düzenleniyor. Tabii bunun bir de geçmişi vardır. İlki 1994’te yapılan Ev Kadınları Yöresel Yemek Yarışması’nın böyle devam etmesi bizi gerçekten mutlu etti. Ben de tabii gastronomiyle ilgili geçmişte iki kitap yazmıştım. Bugün lütfettiler bizi çağırdılar jüri olarak. Yemeklerin yapımına nezaret edeceğiz, aslına uygunluğuna bakacağız. Çünkü bunların yaşatılması gerekiyor. Farklı malzemelerin girmemesi gerekiyor. Doğallığını korumamız gerekiyor. Ama görüyorum ki bayanlar gayet başarılılar bu konuda. İnşallah bu tip yarışmalar sürekli yapılır ve ilimizin gastronomisi de bu şekilde gündeme gelir" şeklinde konuştu. Harput köfte ile yarışmaya katılan Nuriye Aslan, ’’Belediye başkanımız bu fırsatı bize verdiği için çok teşekkür ediyorum. Gastronomi çiftlerimize çok teşekkür ediyorum. Elazığ’ın yöresel yemeğini tanıtmaya çalıştık. Elazığ’ın Harput köftesinin tanıtımını yapmaya çalıştık. Eğer başardıysak ne mutlu bize" dedi. Elazığ Gastronomi, Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Harun Seyran da, "Bu yemek yarışmasının amacı hem sosyal olguyu arttırmak, aynı zamanda yapılacak coğrafi işaretleme çalışmalarında belgeleri kazandırmak. Belediyemiz de güzel bir yemek yarışmasına sahne oluyor. İnşallah bu organizasyonların devamını diliyoruz. Elazığ gastronomisini ulusal arenaya taşıma aşamasında bunların hepsinin birer basamak olduğunu düşünüyoruz. Bugün yarışmamızda Elazığ elemelerini yapıyoruz. Nasip olursa ayın 12’sinde de finalini yapacağız. Ödüllü bir yarışmamız. İnşallah şehrimize hayırlı olur" ifadelerini kullandı.
Elazığ mutfağı ulusal arenaya taşınıyor: 40 kadın geleneksel tariflerle yarıştı
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:04 Elazığ mutfağı ulusal arenaya taşınıyor: 40 kadın geleneksel tariflerle yarıştı Elazığ’da düzenlenen Kadın Elinden Yöresel Yemek Yarışmasında 40 kadın, üç kategoride yöresel lezzetleriyle jüri karşısına çıktı. Yarışmada dereceye girenler önümüzdeki hafta yapılacak törenle ödüllerini alacak. Elazığ Belediyesi Kültür Müdürlüğü Kadın Yaşam Merkezi ve Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği iş birliğinde düzenlenen "Kadın Elinden Yöresel Yemek Yarışması", Şehit Mehmet Öter Turizm Mesleki ve Anadolu Lisesinde gerçekleştirildi. Üç farklı kategoride toplam 40 kadın yarışmacının katıldığı etkinlikte Elazığ mutfağına ait yöresel tatlar jüri tarafından değerlendirildi. Maş çorbası, Harput köftesi ve kalbur tatlısının ilk etapta yarıştığı organizasyon, renkli görüntülere sahne oldu. Yarışma sonunda dereceye giren isimler belirlenirken, ödüller önümüzdeki hafta düzenlenecek törenle sahiplerine verileceği bildirildi. Elazığ gastronomisinin yaşatılması ve tanıtılması adına düzenlenen etkinliği anlamlı bulduklarını ifade eden Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, ’’Ulusal bazda tanıtılması, yaşatılması ve bu lezzetin bütün insanlarımıza tanıtmaya amaçlamış bir yarışmanın başlangıcındayız. Bu yarışmaya özellikle kadınlarımızın çok sayıda, çok büyük bir şekilde ilgi gösterdiğini görüyoruz. Ve gerçekten büyük bir heyecanla yarışmamızda başlamış vaziyette. Bu yapılacak ilk yarışmamızda maş çorbası, Harput köftesi ve kalbur tatlısıyla ilk finalimiz yapılıyor şu anda. Tekrar ikinci aşaması da yapılacak. Dediğimiz gibi buradaki amacımız bir yarışmadan öte kadınlarımızın elinden Türkiye’de ilk üç sırada yer alan Elazığ mutfağımızın hem yöresel anlamda, Elazığ’ımız anlamında hem de ülkemiz anlamında tanıtılması" dedi. Üniversite olarak bu tür etkinliklere destek verdiklerini belirten Fırat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Doğru, "Bu tür yarışmalar özellikle elimizdeki yemeklerin tanıtılması, gastronominin tanıtılmasının bir katkısı olduğunu düşünüyoruz. Bizler üniversite olarak da bu tür yarışmaları hem kendimiz birlikte bu işle ilgili olan kişilerle, insanlarla beraber yapıyoruz, hem de bu tür yarışmalara da elimizden geldiği kadarıyla destek veriyoruz. Bu yarışmaların çoğalması, bu tür yarışmaların daha sıklıkla yapılması, ilimizin gastronomide ve kültüründe tanıtımında çok etkili olacağını da düşünüyoruz" diye konuştu. Yarışmada jüri olarak yer alan Elazığ Turizm, Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Bulut da ’’Bugün Elazığ Belediyesinin öncülüğünde, Gastronomi Derneği, bir Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa yapmış olduğu projede, Elazığ’da son zamanda gündeme çok gelen, öne çıkmaya çalışan gastronomi turizmine katkı sağlamak amacıyla, ev kadınlar arası bir yöresel yemek yarışması düzenleniyor. Tabii bunun bir de geçmişi vardır. İlki 1994’te yapılan Ev Kadınları Yöresel Yemek Yarışmasının böyle devam etmesi bizi gerçekten mutlu etti. Ben de tabii gastronomiyle ilgili geçmişte iki kitap yazmıştım. Bugün lütfettiler bizi çağırdılar jüri olarak. Yemeklerin yapımına nezaret edeceğiz. Aslına uygunluğuna bakacağız. Çünkü bunların yaşatılması gerekiyor. Farklı malzemelerin girmemesi gerekiyor. Doğallığını korumamız gerekiyor. Ama görüyorum ki bayanlar gayet başarılılar bu konuda. İnşallah bu tip yarışmalar sürekli yapılır ve ilimizin gastronomisi de bu şekilde gündeme gelir" şeklinde konuştu. Yaptığı Harput köfte yemeği ile yarışmaya katılan Nuriye Aslan ise ’’Belediye Başkanımızın bu fırsatı bize verildiği için çok teşekkür ediyorum. Gastronomi çiftlerimize çok teşekkür ediyorum. Elazığ’ın yöresel yemeğini tanıtmaya çalıştık. Harput’un genellikle Elazığ’ın Harput köftesi tanıtmanı yapmaya çalıştık. Eğer başardıysak ne mutlu bize" dedi. Elazığ Gastronomi, Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Harun Seyran da "Bu yemek yarışmasının amacı hem sosyal olguyu arttırmak, aynı zamanda yapılacak olan coğrafi işaretleme çalışmalarında belgeleri kazandırmak. Belediyemiz de bir türde güzel bir yemek yarışmasına sahne oluyor. İnşallah bu organizasyonların devamını diliyoruz. Elazığ gastronomisini ulusal arenaya tanışma aşamasında bunların hepsinin birer basamak olduğunu düşünüyoruz. Bugün yarışmamızda Elazığ elemelerini yapıyoruz. Nasip olursa ayın 12’sinde de finalini yapacağız. Ödüllü bir yarışmamız. İnşallah şehrimize hayırlı olur" ifadelerini kullandı. (RY-YRT
Merkezefendi Kent Tiyatrosunun Aralık ayı oyun takvimi yayınlandı
04 Aralık 2025 Perşembe - 14:00 Merkezefendi Kent Tiyatrosunun Aralık ayı oyun takvimi yayınlandı Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu, 5-10-11-14-17-24-25-26 Aralık tarihlerinde sahne alacak. Aralık ayının ilk oyunu "Nisan’ın Dokuma Tezgâhı" 5 Aralık Cuma günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de oynanacak. Kültür ve sanat alanındaki etkinliklerini sürdüren Merkezefendi Kent Tiyatrosu oyunlarına kaldığı yerden devam ediyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Aralık ayındaki oyun takvimi açıklandı. Tiyatro ekibi Aralık ayının ilk oyununu yarın oynayacak. Merkez Kütüphane’de sergilenecek olan "Nisan’ın Dokuma Tezgâhı" oyunu saat 10.30’da başlayacak. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun, Aralık ayı oyun takvimi Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun, Aralık ayındaki oyun takvimi ise şöyle; Tiyatro ekibi ardından ‘Bir Evlenme Teklifi - Ayı’ oyununu 10 Aralık Çarşamba günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 11 Aralık Perşembe günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik Merkezi’nde, ‘Piyonlar’ oyununu 14 Aralık Pazar günü 15.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi, ‘Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyununu 17 Aralık Çarşamba günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de, ‘Piyonlar’ oyununu 24 Aralık Çarşamba günü saat 10.30 ve 13.30 da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 25 Aralık Perşembe günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik ve Yaşam Merkezi’nde ve Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyununu 26 Aralık Cuma günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de gerçekleştirilecek. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Aralık ayı oyun takvimi belediyenin resmi internet sitesi üzerinden paylaşıldı. Vatandaşlar, toplu rezervasyonlu oyunlar için online rezervasyon için sistem 5 gün açık olup, Merkezefendi Belediyesi’nin internet sitesi adresinden rezervasyon yapabileceği duyurdu.
Antalya Piyano Festivali’nde heyecan sürüyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:34 Antalya Piyano Festivali’nde heyecan sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin üçüncü konserinde ünlü sanatçılar Jamal Aliyev ve Ece Dağıstan Antalyalılarla buluştu. Ünlü ikili, Antalyalılara, müziğin büyülü dünyasında gezindikleri muhteşem bir konser sundu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kültür sanat etkinliklerinden olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 25 yıldan bu yana Antalya’nın sanat hayatına katkı sunmaya devam ediyor. Her yıl yerli ve yabancı birçok ünlü sanatçıyı sanatseverlerle buluşturan festivalde ünlü sanatçılar Jamal Aliyev ve Ece Dağıstan sahne aldı. Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nu dolduran yüzlerce Antalyalının ilgiyle takip ettiği konserde sanatçılar birbirinden değerli eserleri sundu. Piyano ve Çello’nun muhteşem uyumu Konser boyunca sahnedeki uyumlarıyla dikkat çeken Aliyev ve Dağıstan, klasik müziğin seçkin eserlerini kendilerine özgü zarafet ve teknikle yorumladılar. İkilinin performansı, salonu dolduran seyircilere unutulmaz bir gece yaşattı. Aliyev’in çellosundan yükselen duygu dolu ezgiler ve Dağıstan’ın piyanosuna olan zarif hakimiyeti, sanatseverlerden uzun süre alkış aldı. Klasik müziğin büyülü dünyasında gezinen müzikseverler, bu muhteşem geceden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Çiçek ve plaket takdim edildi Konserin ardından, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, sanatçılara çiçek ve plaket takdim etti. Cavit Arı konuşmasında, "Antalya Büyükşehir Belediyesi bizi sanatla buluşturdu. Bildiğiniz üzere Antalya, turizmin ve tarımın başkenti ancak aynı zamanda Altın Portakal ve Piyano Festivali gibi etkinliklerle birlikte de bir sanat şehri. Bu organizasyon ve etkinliklerde emeği geçen Büyükşehir Belediyemizi kutluyorum. Buraya gelmeden önce ziyaret ettiğim Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek başkanımızın, siz sanatsever dostlarımıza, hemşerilerimize gönderdiği selamlarını iletiyorum. Aynı zamanda bu salondan, biz de başkanımıza selamlarımızı gönderiyoruz. Gerçekten güzel bir akşam oldu, güzel parçalar dinledik. Sanatçılarımıza teşekkür ederiz. İyi ki Antalya’mıza geldiniz, hoş geldiniz" dedi.
Talas’ta kültür ve sanata yeni dokunuşlar
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:17 Talas’ta kültür ve sanata yeni dokunuşlar Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas’ın kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının merkezi haline gelen Osmanlı Kültür Sokağında incelemelerde bulundu. Başkan Yalçın’a, ziyarette küratör Ahmet Taner Özer, başkan yardımcısı ve birim müdürleri de eşlik etti. Klasik Sanatlar Akademisi, Kağıt Atölyesi ve Musiki Cemiyeti’ne ziyaret Kiçiköy Mahallesi Gölbaşı Meydanı’ndaki ziyaret kapsamında Klasik Sanatlar Akademisi, Kağıt Atölyesi ve Musiki Cemiyeti gezilerek sürdürülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler alındı. Geleneksel sanatların yaşatıldığı atölyelerdeki üretim süreci, kursiyer faaliyetleri, eğitim içerikleri ve sanatçıların yürüttüğü projeler yerinde incelendi. Talas’ın kültürel mirasını geleceğe taşıyan bu merkezlerde hem sanatsal gelişim hem de sosyal katılımı artırmayı hedefleyen yeni projeler üzerine değerlendirmeler yapıldı. "Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" Gezinin ardından açıklama yapan Başkan Mustafa Yalçın, kültür ve sanatın toplumun ruhunu besleyen en önemli değerlerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Küratör Ahmet Taner Özer, başkan yardımcımız ve birim müdürlerimizle birlikte Osmanlı Kültür Sokağımızda bulunan Klasik Sanatlar Akademisi, Kağıt Atölyesi ve Musiki Cemiyetini gezerek yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldık, yeni projeleri değerlendirdik. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılar diliyorum." Talas, kültür ve sanatın yeni çekim merkezi Osmanlı Kültür Sokağı, bünyesinde barındırdığı müzeler, sanat akademileri ve atölyelerle Talas’ın kültürel kimliğini güçlendirirken geleneksel sanatların yaşatılması, gençlerin üretime katılması ve ilçenin sosyal yaşamının zenginleşmesi açısından önemli rol üstleniyor. Başkan Yalçın’ın yaptığı incelemeler, Talas Belediyesi’nin kültür ve sanata verdiği önemin yeni projelerle daha da büyüyeceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Assan Alüminyum’da sürdürülebilirlik sanatla buluştu
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:13 Assan Alüminyum’da sürdürülebilirlik sanatla buluştu Assan Alüminyum’un üretim tesislerinden çıkan hurda alüminyumlar, ‘Yeniden + Sanat’ isimli sergide genç sanatçılar Sanem Tufan ve Ada Uzundede’nin dünyalarında, Anadolu’nun kadim hafızasından doğanın şiirsel diline uzanan iki farklı arayışın ortak bir anlatıya dönüşmesini sağlıyor. Sergi, 8 Aralık tarihine kadar Galeri Selvin’de ziyarete açık olacak. Kibar Holding çatısı altında faaliyet gösteren Assan Alüminyum, sürdürülebilirlik vizyonunu sanatla buluşturan ‘Yeniden + Sanat’ sergisiyle, üretim süreçlerinde ortaya çıkan alüminyum hurdaları bir anlatıya dönüştürdü. Sergide yer alan eserler, genç sanatçılar Sanem Tufan ve Ada Uzundede tarafından yorumlanarak, alüminyumun yalnızca endüstriyel bir malzeme değil, aynı zamanda kültürel bir ifade aracı olabileceğini ortaya koyuyor. Genç sanatçıların üretim gücünü odağına alan ve alüminyumun döngüsel doğasını sanatsal bir dile taşıyan ’Yeniden + Sanat’ sergisi, Assan Alüminyum’un sürdürülebilirlik yaklaşımını kültür-sanat alanında görünür kılıyor. Proje, alüminyumun yüzde 100 ve sonsuz kez dönüştürülebilir yapısından ilham alarak; döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim ilkelerini sanatsal bir bakış açısıyla yeniden okunur hale getiriyor. Assan Alüminyum’un üretim tesislerinden çıkan hurdalar heykel formlarına dönüşürken, şirketin "Geleceği tüketmeden üretmek" yaklaşımı da kültür-sanat alanına taşıyor. Sergi aynı zamanda genç sanatçıların üretim alanlarını desteklemeyi de hedefliyor. Endüstriyel bir sektörde faaliyet gösteren bir şirketin, sanatçıların üretimlerini odağına alan bir projeye imza atması, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil, toplumsal boyutuna da dikkat çekiyor. "Üretim süreçlerimizden çıkan hurdalar sanata dönüşüyor" Assan Alüminyum Genel Müdürü Göksal Güngör, sanatla kurulan bu iş birliğinin şirketin üretim kültürüyle birebir örtüştüğünü vurgulayarak, "Biz sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizde bütünsel bir dönüşüm anlayışıyla ele alıyoruz. Üretim süreçlerimizden çıkan hurdaların sanatsal bir form kazanması, alüminyumun teknik değerinin ötesine geçen kültürel gücünü de ortaya koyuyor" dedi. Atıklardan sanata Doğa ve malzeme arasında kurduğu ilişkiden bahseden Serginin sanatçılarından Sanem Tufan, "Kendine has yapısı, işleniş ve biçimlendirme yöntemleriyle alüminyum, atölye sürecinde heykele dönüşürken formun olanaklarını farklı sınırlarda sorgulatan, duyumsamayı, direnci ve poetik vurguyu biçimde hedefleyen bir izleyişle oluşa geldi" şeklinde konuştu. Tarihsel hafıza üzerinden kurduğu üretim diline dikkat çeken Ada Uzundede, "Bu projede, unutulmuş hikâyeleri alüminyumun yeniden biçimlenebilir yapısıyla buluşturmak istedim. Malzemenin dönüşümü ile insan hafızasının yenilenmesi arasında güçlü bir bağ var" dedi. Sergi, 8 Aralık 2025 tarihine dek Galeri Selvin’de ziyarete açık olacak.
Bakan Ersoy: "Taş Tepeler, Anadolu’nun 12 bin yıl önceki dünyasını görünür kılmaya devam edecek"
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:01 Bakan Ersoy: "Taş Tepeler, Anadolu’nun 12 bin yıl önceki dünyasını görünür kılmaya devam edecek" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Taş Tepeler, Anadolu’nun 12 bin yıl önceki dünyasını benzersiz ayrıntılarla görünür kılmaya devam edecek" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından Taş Tepeler bulgularına ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Taş Tepeler Projesi’nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem’e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor. Sayburç’taki ağzı dikili yüz tasviri, Sefertepe’de farklı üsluplarla işlenmiş kabartmalar ve Göbeklitepe’deki adak heykeli, bölgedeki yaşamın ritüellerine ve sembolik dünyasına dair önemli ipuçları sunuyor. Bölgenin Neolitik mirasına ışık tutan buluntular, yürüttüğümüz çalışmaların her sezon nasıl yeni bir kapı araladığını bir kez daha gösteriyor. Taş Tepeler’in bilimsel yolculuğu kazı ekiplerimizin özverili çalışmaları, akademik paydaşlarımızın katkıları ve bölgedeki tüm kurumlarımızın güçlü desteğiyle kararlılıkla ilerliyor. Neolitik Çağ’ın kapılarını aralayan Şanlıurfa’daki süreçlere sağladığı destek ve yakın iş birliğiyle çalışmalarımıza ivme kazandıran Valimiz Sayın Hasan Şıldak ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’a hassaten teşekkür ediyorum. Şanlıurfa’mızın turizm ve kültür alanındaki gelişimine sağladıkları katkılar bu sürecin önemli bir tamamlayıcısıdır. Küresel tanıtım çalışmalarımız ile Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın bu değerli katkılarıyla Şanlıurfa’mızı önce ülkemiz turizminde ardından da dünya turizminde hak ettiği yere ulaştıracağız. Taş Tepeler, Anadolu’nun 12 bin yıl önceki dünyasını benzersiz ayrıntılarla görünür kılmaya devam edecek".
Sincan Belediyesi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlandı
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:00 Sincan Belediyesi 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlandı Sincan Belediyesi ‘Umudun Kanatları’ özel eğitim grubu ile gerçekleştirilen tiyatro oyunuyla 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutladı. Sincan Belediyesi ‘Umudun Kanatları’ özel eğitim grubu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde bir tiyatro oyunuyla izleyici karşısına çıktı. Lale Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Tepetaklak Bir Dünya’ isimli oyun ve sema gösterisiyle büyük alkış alan ‘Umudun Kanatları’ hem duygu dolu anlar yaşattı, hem de azim ve emekle tüm zorlukların aşılabileceğini bir kez daha gösterdi. Etkinliğe Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, ve ilgili kurum ve kuruluştan yetkililer katıldı. Salon tıklım tıklım doldu İyiliğin hakim olduğu, kötülüğün bulunmadığı bir dünya temasını işleyen tiyatro oyunuyla ‘Umudun Kanatları’, azim ve emekle neleri başarabileceklerini bir kez daha gösterdi. Filistin’de yaşanan zulme de dikkat çekilen tiyatro oyununun ardından ‘Umudun Kanatları’ sema gösterisi gerçekleştirdi, izleyicinin büyük beğenisini toplayan özel bireyler ayakta alkışlandı. "Onların dünyasında şiddet yok" Tiyatro oyunu ve sema gösterisini izleyen Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Kardeşlerimiz tiyatro oyunuyla çok güzel bir mesaj verdiler. Kalpleri sevgi ve mutluluk dolu. Onların dünyasında şiddet yok, sömürü yok, güçlünün zayıfı ezdiği bir düzen yok. Onlar böyle güzel bir dünyanın insanları. Bu oyundan çıkan mesaj her şeyi çok güzel bir şekilde gösteriyor. Ben her birine çok teşekkür ediyorum sağ olsunlar, var olsunlar" ifadelerini kullandı.