Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
KÜLTÜR SANAT
Marmarisli öğrenciler uluslararası gastronomi yarışmasında madalyaları topladı
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:47:50
Marmarisli öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda bireysel ve takım kategorilerinde elde ettikleri altın ve gümüş madalyalarla Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Muğla’nın Marmaris ilçesinde eğitim gören öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle önemli bir başarıya imza attı. 26 ülkeden çok sayıda okulun katıldığı organizasyonda, Halit Narin Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri hem bireysel hem de takım kategorilerinde yarışarak Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Yarışmada bireysel ana yemek kategorisinde Hümeyra Karayiğit ve Betül Yaşar gümüş madalya kazandı. Bireysel makarna kategorisinde Emre Yeşil altın, Nilay Tosun ise gümüş madalya elde etti. Bireysel tatlı kategorisinde Kerem Akan ile Yağmur Dündar altın madalyanın sahibi oldu. Takım kategorisinde ise başlangıç, ana yemek ve tatlı menüsünden oluşan değerlendirmede; Yağmur Dündar, Emre Yeşil ve Hümeyra Karayiğit’ten oluşan ekip altın madalya kazanırken, Nilay Tosun, Kerem Akan ve Betül Yaşar’dan oluşan takım gümüş madalya elde etti. Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, uluslararası düzeyde prestij taşıyan organizasyonda elde edilen başarıların Türk mutfağının genç temsilciler aracılığıyla dünyada daha güçlü şekilde tanıtılmasına katkı sağladığını belirterek, öğrencileri ve öğretmenlerini tebrik etti.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:31
Bakan Ersoy’dan 2026 turizmi için kritik toplantı
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörünün mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin adımlar ele alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörüne ilişkin adımlar masaya yatırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantılarda, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, Türkiye’nin turizmdeki güçlü konumunu koruyacak ve ileri taşıyacak yol haritası belirlendi. Toplantıda sektörün mevcut görünümü, pazarlama stratejileri ve hedef pazarlar doğrultusunda atılacak adımlar değerlendirilirken; turizm çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirecek politikalar üzerinde durulduğu belirtildi. Sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler değerlendirildi TGA Yönetim Kurulu toplantısının ardından, yine Bakan Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısında sektör paydaşlarının görüş ve önerileri ele alındı. Toplantılarda; turizmde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek uygulamalar, yeni iş birlikleri ve sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin turizm hareketliliği üzerindeki muhtelif etkileri her iki toplantının da önemli gündem maddeleri arasında yer aldığı ifade edildi. Bu kapsamda Türkiye’nin turizmde istikrarını koruyacak, risklere karşı dayanıklılığını artıracak ve sektörün dinamizmini sürdürecek adımların atılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TGA Yönetim Kurulu toplantısına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Bakan Başdanışmanı A. Tayfun Topal ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler’in yanı sıra sektörün farklı alanlarını temsil eden isimler katıldı. Yönetim kurulu üyeleri arasında; THY Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih Özgür, Havalimanları ve Terminal İşletmeleri temsilcisi Serkan Kaptan, Akdeniz Bölgesi temsilcileri Cengiz Haydar Barut, Hüseyin Gümrükçüler ve Ece Tonbul, Ege Bölgesi temsilcisi Ercan Torunoğulları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisi Deniz Güler, İç Anadolu Bölgesi temsilcisi Murat Yavuz, Marmara Bölgesi temsilcileri Mahir Özbek, Murat Başer ve Hediye Güral, Seyahat Acentaları temsilcisi Hüseyin Kurt ile Yeme İçme ve Eğlence Tesisleri temsilcisi Mehmet Akdağ yer aldı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:24
"Ahşabın Cazibesi" belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu
Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan "Ahşabın Cazibesi" belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı. Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti. Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı. Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu. İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu. Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti. Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. "İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz" diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi. Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, "Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor" dedi. Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:12
Çanakkale ruhu türkülerle yaşatıldı
Yıldırım Belediyesi, ‘18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Haftası’ sebebiyle Çanakkale Şehirlerini Anma Konseri düzenledi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde, Şef Sadullah Öztürk yönetimindeki Yıldırım Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu tarafından verilen konsere Bursalılar yoğun ilgi gösterdi. Duygusal anların yaşandığı konserde, koro birbirinden çok sevilen kahramanlık ve zafer türkülerini seslendirdi. Çanakkale ruhunun milletin birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Çanakkale Zaferi, aziz milletimizin bağımsızlık uğruna neleri göze alabileceğinin en büyük göstergesidir. Bu toprakları bizlere vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların emanetine sahip çıkmanın yolu, tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmaktan geçiyor. Bu noktada kültür ve sanat faaliyetleri, hem geçmişimizi hatırlamak hem de gelecek nesillere aktarmak adına çok kıymetlidir. Yıldırım Belediyesi olarak, Çanakkale ruhunu yaşatmaya ve kültür sanatla güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Mart 2026 Pazar- 19:33
Saruhanlı’da deve güreşlerine binlerce vatandaş akın etti
2
27 Mart 2026 Cuma- 17:32
Kütahya’da sanatçılardan yeni Müdür Ali Yılmaz’a ziyaret
3
28 Mart 2026 Cumartesi- 21:13
TDED Erzurum Şubesi’nde Murat Ertaş yeniden başkan
4
27 Mart 2026 Cuma- 12:18
İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi, Pancar Deposu’nda konuşuldu
5
29 Mart 2026 Pazar- 20:58
Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi gençlerin buluşma merkezi oldu
02 Aralık 2025 Salı - 14:12
Öğrencilerin gözünden çekilen fotoğraflar sergilendi
Samsun Vezirköprü Mehmet Paşa İlkokulu öğrencileri, kendi objektiflerinden yansıyan karelerle hazırladıkları fotoğraf sergisini açtı. "Benim Gözümden Vezirköprü" temalı serginin açılış törenine Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, okul müdürü Fazıl Engin, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Fotoğraf yarışmasında dereceye giren öğrenciler ödüllerini Kaymakam Kaya’nın elinden aldı. Dereceye giren öğrenciler şöyle sıralandı: 1. Selim Kayra Zengin, 2. İsmail Yasin Şen, 3. Betül Turan. Açılışın ardından Kaymakam Kaya ve protokol üyeleri sergiyi gezerek öğrencilerin çektiği fotoğrafları inceledi.
02 Aralık 2025 Salı - 14:12
Yeşilyurt Belediyesi’nden kültür gezisi
Yeşilyurt Belediyesi, 40 rehber öğretmen ve aileleri için Diyarbakır, Mardin ve Midyat’a kültür gezisi programı düzenledi. Yeşilyurt Belediyesi ile (DEHADER) Değerli Hayatlar Eğitim Derneği tarafından yürütülen ve Malatya Valiliği ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nin de katkı sunduğu "365 Gün Aile" projesi kapsamında gerçekleştirilen "Aile Mentorluğu" eğitimlerine katılan 40 rehber öğretmen ve aileleri, Diyarbakır, Mardin ve Midyat’a düzenlenen kültür gezisine katıldı. Toplumun temel taşı olan aile kurumunu güçlendirmek amacıyla Türkiye’de ilk kez Yeşilyurt Belediyes’inin ev sahipliğinde, (DEHADER) Değerli Hayatlar Eğitim Derneğinin destekleriyle Yeşilyurt İlçesinde "Aile Mentorluğu" eğitimleri düzenlendi. Alanında uzman psikologlar ve akademisyenler tarafından verilen eğitimlere katılan 40 Rehber Öğretmenin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlamak amacıyla Diyarbakır, Mardin ve Midyat’ı kapsayan kültür gezisi düzenlendi. Öğretmenlerin aileleriyle birlikte katıldıkları gezi kapsamında Diyarbakır surları, İçkale, Ulu Camii, Dört Ayaklı Minare ve Hasanpaşa Hanı ile Mardin Kasimiye Medresesi, Dara Antik Kenti ve Mardin Ulu Camiinin yanı sıra Eski Mardin’in taş sokaklarıyla birlikte gümüş atölyeleri, tarihi sokaklar ve kültürel miras alanları ziyaret edildi. Program boyunca çeşitli etkinliklerle bir araya gelen rehber öğretmenler, hem mesleki dayanışmayı güçlendirdi hem de aileleriyle birlikte farklı şehirlerin kültürünü yerinde tanıma fırsatı yakaladı. Yeşilyurt Belediyesi ve DEHADER koordinasyonunda gerçekleşen gezinin, "365 Gün Aile- Aile Mentorluğu" projesinin hedefleriyle örtüşen önemli bir sosyal buluşma olduğuna dikkat çekildi. Geziyle ilgili bilgiler paylaşan Değerli Hayatlar Eğitim Derneği Başkanı Mine Yeter, "Yeşilyurt Belediyemizle ortaklaşa hayata geçirdiğimiz ’365 Gün Aile’ projesi, Malatya Valiliğimizin himayelerinde ve paydaş kurumlarımızın güçlü desteğiyle yürüttüğümüz kıymetli bir aile odaklı sosyal inovasyon modelidir. Öğretmenlerimiz ve ailelerimizle oluşturduğumuz bu gönül bağı, düzenlediğimiz gezide bir kez daha güçlendi. Öğretmenler Günü’nü böyle anlamlı bir kültür yolculuğuyla kutlamak hepimiz için çok özel oldu. Etkinliklerimize desteklerini eksik etmeyen Yeşilyurt Belediyemize ayrıca teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 13:53
Niğde 8. Kitap Fuarı tamamlandı
"Okuyan Şehir" kimliğini güçlendiren ve bu yıl 8’incisi düzenlenen Niğde Kitap Fuarı, on gün boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak tamamlandı. Niğde Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen fuar, 21-30 Kasım 2025 tarihleri arasında milyonlarca kitabı, yüzlerce yayınevini ve Türkiye’nin sevilen yazarlarını Niğdelilerle buluşturdu. Kayseri firması Sun Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Hazım Tepeyran Kültür Merkezi yanındaki alanda gerçekleştirilen fuar, özellikle gençlerin ve çocukların yoğun ilgisiyle dikkat çekerken, söyleşiler ve imza günleri şehrin kültürel hayatına büyük bir canlılık kattı. Başkan Özdemir: "Niğde, Türkiye’nin kültür şehirlerinden biri olmaya devam ediyor" Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, fuarın kapanışıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Bu yıl 8’incisini gerçekleştirdiğimiz Kitap Fuarımız, her geçen yıl artan bir ilgiyle büyümeye devam ediyor. On gün boyunca şehrimizin dört bir yanından gelen hemşehrilerimiz, kıymetli yazarlarımızla buluştu, binlerce kitapla tanıştı. Özellikle gençlerimizin fuara gösterdiği yoğun ilgi bizleri son derece mutlu etti. Niğde artık sadece altyapı ve üstyapı yatırımlarıyla değil, kültür ve sanat alanındaki yükselişiyle de Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline geliyor." Fuar boyunca Şermin Yaşar, Bahadır Yenişehirlioğlu, Oytun Erbaş, Sinan Yağmur, Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Serhat Yabancı gibi çok sayıda ünlü isim Niğdelilerle buluştu. Düzenlenen söyleşi ve imza programları büyük ilgi gördü. Başkan Özdemir, şehrin okuma kültürüne yönelik çalışmalara da değinerek, "Son 6 yılda şehrimize kazandırdığımız 5 kütüphane ile gençlerimizi ve çocuklarımızı bilgiyle buluşturmaya devam ediyoruz. Kütüphanelerimize olan yoğun ilgi, bu alanda doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. ’Her mahalleye bir kütüphane’ hedefimiz için çalışmalarımız kararlılıkla sürecek" ifadelerine yer verdi.
02 Aralık 2025 Salı - 13:52
Evrensel dil olan müzikle hem geziyor hem de geçimlerini sağlıyorlar
Yaklaşık dört aydır Balkanlar ve Türkiye’yi dolaşan Avrupalı iki gezgin, turlarının son durağı olan Edirne’de mini bir konser verdi. Makedon ve Hollanda asıllı Martin ve Naomi isimli iki arkadaş, Saraçlar Caddesi’nde yaklaşık 30 dakika boyunca sokak müziği yaparak Edirnelilerin ilgisini toplamaya çalıştı. Üniversiteden mezun olduktan sonra dünyayı gezme hayaliyle yola çıkan ikili, Balkan ülkelerini dolaştıktan sonra otostopla Türkiye’ye giriş yaptı. Antalya, Kaş, Marmaris, İzmir, Çanakkale ve İstanbul gibi turistik bölgeleri gezerek kilometrelerce yol kat eden genç gezginler, geçimlerini yanlarında taşıdıkları müzik aletleriyle verdikleri mini konserlerden sağlıyor. Edirne’de ud, darbuka ve tef eşliğinde Türk ezgileri de seslendiren Martin ve Naomi, gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını dile getirdi. Türkiye’yi çok sevdiklerini söyleyen genç gezginler, "Müzik evrensel bir dil. Bu sayede hem insanlarla iletişim kuruyor hem de yolculuğumuzu sürdürebiliyoruz" dedi. Martin ve Naomi isimli iki arkadaş, Edirne’den sonraki rotalarının ise otostopla Bulgaristan’ın başkenti Sofya olacağını söylediler.
02 Aralık 2025 Salı - 13:28
BlackBox’ın Aralık ayı programı belli oldu
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, BlackBox’ta birçok içeriği sanatseverlere sunmayı sürdürüyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, öğrenme programlarının ana mekânı BlackBox’ta birçok içeriği sanatseverlere sunmaya devam ediyor. Mücevherin tuvaldeki ışıltısından edebiyatın başyapıtlarına ve modern sanatın öncülerine, pek çok konunun ele alınacağı etkinlikler sanatın farklı disiplinlerine ilgi duyan herkese hitap edecek. Gül İrepoğlu Anlatıyor konferanslarının aralık etkinliğinde mücevherlere odaklanılacak. 6 Aralık Cumartesi 14.00’teki "Resimde Işıldayan Mücevher" başlıklı konferansta, tarih boyunca derin anlamlar ileten, her dönemde sanatın ve beğeninin en incelikli ifade aracı olan mücevherin resimdeki yansımaları dünyadan ve ülkemizden örneklerle incelenecek. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin koleksiyonundaki kadın sanatçılara odaklanan "Kadınların Gözünden" seminerlerinin 18 Aralık Perşembe 18.00’de düzenlenecek etkinliğinde dönemin ileri gelenlerinden Şakir Paşa ailesinin kızı olarak İstanbul’da doğan ressam Fahrünissa Zeid konuşulacak. Hem Türkiye’nin hem de Orta Doğu’nun modern sanatında özel bir yere sahip ressamın yaşamını Doç. Dr. Seda Yavuz anlatacak. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin süreli sergisinden hareketle hazırlanan "Yan Yana Konferansları", serginin odağındaki sanatçı çiftler Melahat-Eşref Üren ile Eren-Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hayatları ve eserlerinin Türk sanat tarihindeki yansımaları ele alıyor. 17 Aralık Çarşamba 18.00’deki "Aramızda Bir Şey Var" başlıklı etkinlikte Eşref Üren ve eserlerini, serginin küratörü Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp anlatacak. 23 Aralık Salı 14.30’daki "Sanatın İzinde Ernestine’den Eren’e" başlıklı konferansta ise Eren Eyüboğlu’nun hayatını ve sanatını Prof. Dr. Aydın Ayan anlatacak. Işıl Kasapoğlu’nun yazıp yönettiği, Serkan Keskin, Taner Ölmez, Nilüfer Alptekin ve Sibel Altan’ın rol aldığı, pratik zekâsı, hazırcevaplığı ve keskin mizahıyla Türk kültürünün unutulmaz halk kahramanlarından olan Nasreddin Hoca’nın eğlence dolu macerası 14 Aralık Pazar günü 12.00 ve 15.00’te iki seans ile çocuklarla buluşacak. İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Âli Yücel Klasikleri’nden seçilen başyapıtların, Türk edebiyatının değerli kalemleriyle yeniden hayat bulduğu Edebiyat Rotası sohbetlerinde 16 Aralık Salı 18.00’de Madam Bovary konuşulacak. Moderatörlüğünü gazeteci-yazar Seray Şahinler’in üstlendiği sohbetin konuğu yazar Defne Suman, Gustave Flaubert’in ünlü romanını kendi penceresinden anlatacak. Opera yönetmeni Figen Ayhan ile Sanatın Başka Tarihi konuşmaları, her bölümde dünya sanat tarihinin klasik dönemsel sınıflandırmasını takip ederek, sanatçının üretimleri aracılığıyla insana ve hayata bakışını tartışıyor. 21 Aralık Pazar 14.00’teki etkinlik, klasik dönemde Figaro’yu ele alacak. Sanat ve hayat bir arada Ayşegül 20. yüzyılda serisinde, yazar ve sanat eleştirmeni Ayşegül Sönmez her ay farklı bir dönemin etkili sanat akımlarını, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ndeki eserlerle birlikte ele almayı sürdürüyor. 1940’ların dansı tango performansıyla renklenecek etkinlik, 7 Aralık Pazar 14.00’te düzenlenecek. Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ayşe Köksal ile "Görmenin Halleri" etkinliği Aralık’ta "Sanatta Tasarım" temasını ele alacak. 24 Aralık Çarşamba 18.00’deki etkinlikte güzel sanatlar ile tasarım arasındaki oluşturulmuş ayrım üzerine düşünülecek. Seza Sinanlar Uslu ile İz Sürüyoruz serisi aralık ayının konusu Mario Prassinos olacak. 1916’da İstanbul’da dünyaya gelen Mario, 1922’de ailesiyle Fransa’ya göç eder. İkinci Dünya Savaşı’nın tüm yıkıcılığına rağmen çalışmaları tuval resminden kostüm tasarımına, dokumalardan gravüre, geniş yelpazeye yayılır. Belleğinde saklı kalmış olanların etkisi ise özellikle yazmaya başladığında belirginleşir. 26 Aralık Cuma 18.00’de düzenlenecek etkinlikle, çocukken ayrıldığı evine geri dönmeyi hayal eden Prassinos’un hayat öyküsü mercek altına alınacak.
02 Aralık 2025 Salı - 12:48
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırlıyor
DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), Aralık ayının ilk konserinde romantik dönemin güçlü senfonik mirasını sahneye taşıyor. 5 Aralık Cuma akşamı Sırp kemancı Robert Lakatos’u İstanbul’da müzikseverlerle buluşturacak konser, İtalyan şef Alfonso Scarano yönetiminde dinleyicilere etkileyici bir sanat deneyimi sunacak. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 5 Aralık Cuma akşamı saat 20.00’de klasik müzik dünyasının dikkat çeken isimlerinden ünlü Sırp keman virtüözü Robert Lakatos’u Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşturuyor. Kemandaki ustalığı ve teknik hâkimiyetiyle tanınan Lakatos, keman repertuvarının en zorlu eserlerinden biri kabul edilen Henryk Wieniawski’nin Birinci Keman Konçertosu’nu yorumlayacak. Sanatçı, etkileyici sahne enerjisi ve yorumları ile unutulmaz bir müzikal deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. Konserin ikinci bölümünde ise uluslararası başarıları ile tanınan ünlü İtalyan şef Alfonso Scarano, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nı yönetecek. Orkestra, Felix Mendelssohn’un Edinburgh’daki Holyrood Şapeli’nden aldığı ilhamla bestelediği, klasik müziğin en kendine özgü ve etkileyici eserlerinden biri olan İskoç başlıklı Üçüncü Senfoni’yi yorumlayacak. Şef: Alfonso Scarano Solist: Robert Lakatos (Keman) Program: Henryk Wieniawski, Keman Konçertosu No.1 Fa Diyez Minor Op.14 Ara Felix Mendelssohn Senfoni No.3 La Minor Op.56 ‘İskoç’2
02 Aralık 2025 Salı - 11:59
Ertaş: "Dil birliği için coğrafya, halk, ülke ayrımı yapmadan "Büyük Türk Lügati" yazılmalı"
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş Türk Devletler Teşkilatı’nın 34 harflik ortak alfabe çalışmasını desteklediğini belirterek coğrafyalardan, ülkelerden, halklardan bağımsız, büyük Türkçe lügatin tek eser olarak ortaya konması gerektiğini ifade ederek dil birliğini sadece alfabe birliği olarak ele almanın Türk birliğine beklenen faydayı sağlamayacağını söyledi. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Köklü tarihiyle, İslamla ve diliyle barışık dilbilimcilerin bir an evvel, Türkçemizin büyük lügatini yazması gerekmektedir. Kuran’ın terbiye ettiği Türkçe maalesef 19. ve 20. asırda dünya siyasî tarihinde yaşanan olaylar nedeniyle bir parçalanmışlık yaşamıştır. Terminoloji kaosuna sürüklenen Türkçe dilim dilim doğranmıştır: Anadolu Türkçesi, Rumeli Türkçesi, İstanbul Türkçesi, Osmanlı Türkçesi, Türkistan Türkçesi, Türk Lehçeleri, Türk Ağızları... Türk devletlerinde ve halklarında son yüz yılda sıkça yapılan elifba/alfabe değişiklikleri ve arayışlar bu kaosu derinleştirmiştir. Kiril ve Latin alfabeleri gibi alfabeler ve harf sayıları "ses bayrağımız" dediğimiz Türkçenin seslerini eksiksiz göstermekten uzak kalmıştır. Türkün ruhuna, mana ve hikmetine güncel alfabeler dar gelmektedir. Büyük Türk milletinin zengin söz varlığı güncel sözlük, derleme sözlüğü, ağızlar sözlüğü, lehçeler sözlüğü vb gibi çalışmalarla derlenip toplanmaya çalışılırken aslında iyice parçalanmıştır" Gaspıralı İsmail Bey’in "Dilde, fikirde, işte birlik" ideali İstanbul’da 20 asrın başında çıkan başta "Sebilürreşad" olmak üzere tarihi, siyasi ve edebî mecmuaların Kuzey Afrika’dan, Balkanlara, Anadolu’dan Türkistan’a tüm Türk coğrafyasında kolayca okunabildiğini hatırlatan Ertaş, " Gaspıralı İsmail Bey’in "dilde, fikirde, işte birlik" ideali bu bütünlüğün bozulmaya başladığı dönemde bir toparlanma ve kadim medeniyeti hatırlama refleksiydi. O vakit, ne yapılmalı? Türkçemize yeni libaslar, isimler bulma arayışını kenara koyup asrın başındaki kelime ve ses varlığımızı, günümüzdeki kelimeleri ekleyerek Kaşgarlı Mahmud’un 11. asırda yaptığı gibi "BÜYÜK TÜRKÇE LÜGÂT"i bir an evvel hazırlamalıyız. Bunun için: Latin alfabemize, ses varlığımızı eksiksiz gösterecek harfler eklenmeli ve derleme/tarama sözlüklerine kovulan kelimeler bu lügate taşınmalıdır. Türkçenin Afrika, Balkanlar, Anadolu, Kafkasya, Türkistan’daki söz ve ses varlığı tek bir lügatte toplanmalıdır. Bugün bize "dünya dili, bilim dili" dayatılan ve buna inanmamızı bekleyen cahil aydınlarımıza şunu sormak isterim: İngilizce neden bölük pörçük değil! Dünyanın her yerinde İngilizce ses ve kelime varlığı büyük oranda aynı. İngilizce sözlükler aynı... İngilizce dünyada Türkçe gibi ağız, lehçe, yerel, bölgesel gibi kelimelerin prangalarına vurulmuş mudur?" şeklinde konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 11:53
Diyarbakır’da Dünya Engelliler Günü etkinlikleri
Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında "Farklıyız, Harikayız, Engel Tanımayız" etkinliği gerçekleştirildi. Koşuyolu Parkında bulunan Özel Çocuk Yaşam Merkezinde düzenlenen programa; İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu, il ve ilçe yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve aileler katıldı. Etkinlik kapsamında özel gereksinimli öğrenciler için hazırlanan 15 farklı atölyede hem eğitici hem eğlenceli faaliyetler yürütüldü. Öğrencilerin keyifli vakit geçirdiği etkinliklerde, toplumsal farkındalık ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesi amaçlandı. Program, öğrencilerin katıldığı atölyeler, ailelerin destekleyici etkinliklere dahil olması ve farkındalık çalışmalarının gerçekleştirilmesiyle tamamlandı.
02 Aralık 2025 Salı - 11:51
Başiskele’de kadınlar geleneksel sanatları öğreniyor
Başiskele Belediyesi Meslek Edindirme ve Hobi Kursları (BAŞ-MEK) bünyesinde açılan atölyede kadınlar, geleneksel el sanatlarından çini ve seramik eğitimi alıyor. Başiskele Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile İlçe Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde Mahmutpaşa Mahallesi’ndeki kurs merkezinde düzenlenen eğitimler, vatandaşlardan ilgi görüyor. Uzman eğitmenler gözetiminde gerçekleştirilen atölye çalışmalarına katılan kursiyerler, çini ve seramik sanatının temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor. Eğitimlerde şekillendirme, boyama, motif çizimi ve sırlama gibi aşamaları tecrübe eden kadınlar, geleneksel motiflerin yanı sıra kendi özgün tasarımlarını da oluşturuyor. Kurslar sayesinde el becerilerini geliştiren kursiyerler, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de mesleki gelişim sağlayarak üretime katılıyor.
02 Aralık 2025 Salı - 11:19
Aydın’ın ‘Beybaba’sının mezarı 105 yıl sonra açığa çıktı
Aydın’da halk arasında ‘Beybaba’ olarak tanınan ‘Kerimi’ mahlaslı Mustafa Asım Efendi’nin mezarı, ölümünden 105 yıl sonra ortaya çıkarıldı. Aydın’da uzun yıllardır mezarının yeri tam olarak bilinmeyen ve halk arasında "Beybaba" olarak tanınan Mustafa Asım Efendi’nin mezarı, yapılan araştırmalar sonucu gün yüzüne çıktı. 1851’de İstanbul’da doğan Kerimi, Osmanlı döneminde üst düzey memur olarak görev yaptı ve yaşamının son 20 yılını Aydın’da geçirdi. Aynı zamanda şair olarak da tanınan Kerimi, çok sayıda da divan eseri bırakmıştı. Yunan işgali sırasında Aydın’daki konağı yakılan ve birçok eseri kaybolan Kerimi’nin bugüne kadar 180’e yakın eseri toplandı. Bu zamana kadar birçok araştırmacı yazarın yaptığı araştırma ve yazılarında Kerimi’nin şairliği ve eserlerine yönelik çalışmalar yaptığı bilinirken, yıllardır mezarının yerine yönelik detaylı bir çalışma yapılmadı. Bugüne kadar elde edilen bilgilere göre Kerimi’nin mezarının, yaşadığı evin bahçesindeki bir incir ağacının altında olduğu söylenirken, tam anlamında tespit çalışmaları ve evin konumu bilinmiyordu. Araştırmacı Yazar Selman Giritoğlu ve Tarihçi Dr. Hilmi Anaç, yollarının kesişmesinin ardından yaptıkları araştırmalar sonrasında Mustafa Asım Efendi’nin (Kerimi) evinin konumunu tespit ederek mezarını 105 yıl sonra ortaya çıkardı. Kerimi’nin 3. kuşaktan torununa ulaşılan Anaç ve Giritoğlu, Aydın’ın Beybabası olarak tanınan Asım Kerimi’nin mezarının tescillenmesini istiyor. "Kendi köklerimi ararken böyle bir yolculuğum başladı " Asım Kerimi’ye kadar uzanan yolculuğunu anlatan araştırmacı yazar Selman Giritoğlu; "Kendi ailemin seceresini araştırıyordum ve Denizli’deki büyük dedemizin mezarını bulduktan sonra da en büyük dedemizin kim olduğunu öğrendik. Dedemi araştırırken de tevafuk olarak Asım Kerimi Baba’yı öğrendik. Benim büyük dedemin adının da Asım Baba olduğunu öğrenince merak ettim. Büyük dedem Asım Baba 1900 yılında doğmuş, Asım Kerimi Baba da 1900 yıllarına kadar hem Denizli’de ikamet etmiş hem de hem de memuriyetini burada devam ettiriyor. Bunun üzerine ben de Asım Kerimi Baba’yı araştırmaya başladım ve mezarının Aydın’da olduğunu öğrendim. Ama mezarın da nerede olduğu tam bilinmiyor. Sadece bir evinin bahçesinde olduğundan bahsediliyordu. Aydın’da da benim tanıdığım yoktu. Bunun üzerine sosyal medyanın gücünü kullandım ve araştırırken Hilmi Hocam ile karşılaştım. Daha sonra irtibata geçerek durumu anlattım kendisine. O da sağ olsun ilgilendi ve yaptığı araştırmalar sonucunda mezarın yerini tespit etti. Aydın’ın sevilen isimlerinden olan Dr. Bedri Noyan da zamanında Asım Kerimi’nin hayatını araştırmış, birçok eserini bir araya getirmiş. Asım Kerimi’nin 180’e yakın divanı oluşturuldu. Ben de bu eserleri bir araya getirebilmek, birkaç elle tutulur belgeyi bulmak için Aydın’a geldim. Hilmi Hocamızın desteğiyle aile büyükleri ile irtibat kurduk. Kerimi babanın 3. kuşaktan torunu Nusret Özkan Anıl Amca’ya ulaştık. Onunla görüştük ve mezarı yerinde gördük. Asım Kerimi’nin vefatında Aydın, Yunan işgali altındaymış. 1920’de vefat etmiş. O dönemde buralar tam bir karmaşa içerisindeymiş ve evinin bahçesinin de müsait olması sonucunda oraya defnetmişler. Bizler de bu mirası kendimize misyon edindik. Resmi kaynaklara göre şu an orada bir mezar yok. Amacımız da Asım Kerimi Baba’nın mezarının tescillenmesi. Aydın’da da çok bilinmiyor Asım Kerimi. Bu zat Aydın’da yaşamış ve birçok kişiye yardımcı olmuş. Aydın’ın kültürünü yaşatmak için de çok yardımcı olan bir kişi. O dönemde de Aydın’da ‘Beybaba’ olarak sevilen kanaat önderi bir kişiymiş Mustafa Asım Efendi. ‘Kerimi’ ise onun mahlası. İstanbul’da 1851 yılında doğmuş ve çok genç yaşta memurluğa atanmış. Sırasıyla bir çok ilde görev yapmış. Denizli’de görev yaptığı esnada Denizli’nin önde gelen ailelerinden olan Saraçzade’lerin kızı Fitnat Hanımla evlenerek hayatını kuruyor. Son görev yeri Aydın’da da ömrünün son 20 yılını tamamlıyor. Kendi köklerimi ararken böyle bir yolculuğum başladı ve çok anlamlı bir amaca hizmet edeceğimizi düşünüyorum. Aydın’ın Beybabası’nın mezarının tescillenmesini istiyoruz" dedi. "Bizi defineci zannettiler" Mezarın bulunmasına yönelik yaptığı araştırma sürecinden bahseden Tarihçi Dr. Hilmi Anaç ise "Aydın üzerine çalışırken Selman Bey ile yollarımız kesişti ve durumu anlattı. Daha önce de Asım Kerimi’yi sormuşlardı bana fakat saha araştırması yapmamıştım. Selman Bey’in de anlatması üzerine saha araştırmasına başladım. Mahallenin kanaat önderi isimlerle görüştüm, büyüklerimizle görüştüm. Hatta ilk başlarda bizi defineci zannettiler. Ulaştığımız yaşlı bir amcamız ile konuştuk. O da mezarın bahçedeki incir ağacının altında olduğunu söyledi. Oraya gidince biz şok olduk. İki tane mezarın, yan yana ve incir ağacının altında olduğunu görünce ve eldeki verilerle de uyuşunca tespit etmiş olduk. Daha sonra Selman Bey ile irtibata geçtim. Bir ev buldum ve anlatılanlara uyuyor, gel dedim. Hocam gelene kadar ben de daha detaylı araştırdım ve Asım Kerimi Baba hakkında devasa bir geçmiş ile karşılaştım. Çünkü Aydın’da çok sevilen bir adammış. Daha detaylı araştırmalar yaparken Sicill-i Osmanî Zeyli’de kaydını buldum. Burada Osmanlı’daki memurların biyografileri bulunur. Bir baktık ki, karşımızda İstanbul beyefendisi, Fransızca bilen ve doğu-batı dillerine hakim bir insan. Böyle bir insanın Aydın’a gelip, Aydın’da tutulması bence çok önemli. Ben tabi çalışmalarıma devam ettim. Daha sonra teyit etmek amacıyla devlet yıllıklarına baktım ve 1910 yılında Devlet Salnâmesi’nde ismini buldum. Telgraf ve Posta Müdürü Mustafa Asım Efendi diye ismi Aydın Sancağı’nda geçiyor, memur listesinde. Araştırdığımda Mustafa Asım Efendi’nin ismi devlet yıllıklarında geçiyor. 1895’ten 1910 yıllarına kadar Aydın’da faal, tanınan sevilen birisiymiş. Sonra araştırmalara devam ettim. Kemal Özkaynak’ın Aydın Şairleri ve Müellifleri kitabı ile karşılaştım. Burada Asım Kerimi Baba ile ilgili bilgi var mı diye baktım ve ciddi bilgilere ulaştım. 1944 yılında basılan bu kitapta da biyografi bilgileri vardı. Benim ulaştığım bilgilerle de örtüşüyordu" dedi. "Tescillenmezse mezarın izleri sonsuza kadar yok olur" Mustafa Asım Efendi’nin Aydın’da şair olarak da olgun dönemlerini geçirdiğini ifade eden Dr. Anaç; "En güzel divanlarını Aydın’da yazıyor. Ama bu divanlarının Büyük Aydın Yangını’nda yandığı kaynaklara geçiyor. Asım Baba’nın Aydın’da çok sevildiğini, kendisinin Beybaba olarak tanındığını öğrendik. Yani taşradaki halkın, O’nu bir abi, bir kanaat önderi gibi sevip saydığını da öğrenmiş olduk. Bahsettiğimiz zat, Aydın’ın Beybabası. O kadar sevilen bir insan. Bu arada Selman Bey ile evi kontrol ettiğimizde aileye de ulaştık. Üçüncü kuşaktan torunu Nusret Beyefendi’ye de ulaştık, görüştük. Bu mezarın tescil edilmesi gerektiğini kendisine de söyledik. Çünkü bu mezar tescil edilmez ise yarın bir gün buraya bir beton dökülür, yol geçer ve bu mezarın izleri sonsuza kadar yok olur. Selman Bey ile birlikte yaptığımız bu araştırmalar neticesinde Asım Kerimi Baba’nın mezarını 105 yıl sonra net olarak ortaya çıkarmış olduk ve tescillenmesini istiyoruz" dedi.
02 Aralık 2025 Salı - 11:04
Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nin 10 bin kitaplık mirası bilim dünyasına kazandırıldı
Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nde yer alan yaklaşık 10 bin eser, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından desteklenen proje kapsamında bilimsel yöntemlerle incelenerek literatüre kazandırıldı. Proje, hem kapsamlı bir akademik kitap ortaya çıkardı hem de binlerce eserin araştırmacılara dijital erişime açılmasını sağladı. OMÜ tarafından desteklenen "Kültürel Miras Değerinde Olan Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesinin Sosyal Bilimler Literatürüne ve Samsun’a Kazandırılması" başlıklı proje başarıyla tamamlanmış ve iki önemli çıktı kamuoyuyla paylaşıldı. Proje, OMÜ Bölgesel Kalkınma ve Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Ladik Akpınar Fen Lisesi Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütüldü. Projenin yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Cuma Yıldırım üstlenmiş; Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin, Prof. Dr. Ahmet Mutlu, Doç. Dr. İlyas Sucu, Doç. Dr. Aslı Yönten Balaban ve Doç. Dr. Hakkı Göker Önen araştırmacı olarak görev aldı. Kataloglama çalışmalarına OMÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığından Nagehan Sarıoğlu uzmanlık desteği vermiş; araştırma Ladik Akpınar Fen Lisesi’nde yürütüldü. Eser, Köy Enstitüleri’nin düşünsel mirasını günümüze taşıyan nitelikli bir kaynak Proje kapsamında Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nde yer alan yaklaşık 10 bin eser bilimsel yöntemlerle incelenmiş ve bu çalışma sonucunda kapsamlı bir akademik eser kitap olarak yayımlandı. Kitap, Akpınar Kütüphanesi’nin raflarından yola çıkarak Cumhuriyet’in bilgiyle kurduğu ilişkiyi, köy enstitülerinin eğitim vizyonunu ve bu vizyonun tarım, çevre, sanat, sosyoloji, siyaset bilimi, kalkınma ve modernleşme gibi alanlara uzanan çok katmanlı etkilerini ele alıyor. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser, köy enstitülerinin düşünsel mirasını günümüze taşıyan nitelikli bir kaynak niteliği taşıyor. 9 bin 479 eser, araştırmacıların kullanımına sunulmak üzere erişime açıldı. Projenin ikinci çıktısı olarak kütüphane koleksiyonunun ayrıntılı biçimde kataloglanması tamamlanmış ve toplam 9 bin 479 eser, araştırmacıların kullanımına sunulmak üzere Ladik Akpınar Fen Lisesi’nin web sayfası üzerinden erişime açıldı. Bu proje ile köy enstitülerinin bilgi birikiminin görünür kılınması, Samsun’un kültürel mirasına katkı sunulması ve sosyal bilimler alanında yeni araştırmalara ilham verilmesi amaçlanıyor.
02 Aralık 2025 Salı - 10:53
"Hançer Havası"na yoğun ilgi
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu "Hançer Havası" oyunu ilk gününde yoğun ilgi gördü. Mafyatik Komedi türündeki "Hançer Havası"nın yönetmeni Yakup Çağlayan oyunla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Erzurumlu delikanlı Hançer İsmail, gençliğinde uğradığı haksızlıkların gölgesinde raconuyla nam salmış bir kabadayıya dönüşür. Ta ki yıllar sonra kapısına, onu hiç tanımadan büyüyen oğlu Kıtlama Ali çıkana kadar! Bir mektubun açtığı kapı, baba-oğul kavuşmasını beklenenin çok ötesine taşır, mafya hesaplaşmaları, yanlış intikam planları ve tamamen Ali’nin saflığından doğan birbirinden komik hatalar mafyanın hesaplarını karıştırır" dedi. İsmail Hocaoğlu’nun yazdığı ve trajedinin içinden fışkıran mizahıyla, sertlikten doğan komedisiyle ve şaşırtıcı finaliyle izleyiciyi hem güldüren hem de "Bu da mı olacaktı?" dedirten bir tiyatro şöleni sunan "Hançer Havası", İbrahim Erkal Dadaş Kültür Ve Sanat Merkezi’nde sergilendiği ilk gününde seyircinin yoğun ilgisi karşılaştı, koltuklar tamamen doldu. Yakup Çağlayan, Emrah Çılgı, Yıldız Yiğit Kuzey, Sencer Torun, Yakup Abdullahoğlu Ferhan Önal ve Selçuk Ağırman’ın oynadığı oyunun müziklerini Orhan Pullu, Memet Aksakallı, Burak Maral ve Aydın Sırma yaptı. Oyunun reji asistanları: Sudenaz Aytekin, Ayçelen Özcan, dekorda Sinan Candan ve Evren Örs, koreografi/kostüm tasarımda Ferhan Önal, sahne aAmiri: Fatih Tekin, ışıkta Yusufcan Korkmaz, teknikte Rahmi Çubukçu ve Yavuz Sürmeli görev alırken, Genel Sanat Yönetmenliğini Emrah Çılgı yaptı. İbrahim Erkal Dadaş Kültür Ve Sanat Merkezi’nde sahneye konulan "Hançer Havası" sezon sonuna kadar her hafta Pazartesi ve Salı günleri tiyatro severlerle b uluşacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder