Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İstanbul’dan yarışmadan dönen öğrencileri taşıyan midibüs şarampole devrildi: 9’u öğrenci 15 yaralı
ABD ve İsrail saldırıları İran’da şiddetli patlamalara yol açtı
ABD basını: "Trump, Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile İran harekatını sona erdirmeye hazır"
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
KÜLTÜR SANAT
Tarihi "Erzurum Marşı"nın yeniden seslendirilmesine rekor beğeni geldi
31 Mart 2026 Salı - 09:05:34
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin 4. Olağan Genel Kurulu’nda Erzurum’a müjdesini verdiği 3 hediyeden biri olan tarihi Erzurum Marşı’nın yeniden seslendirilmesi, kaydının oluşturulması ve sosyal medya platformlarda paylaşılması şehirde büyük bir ilgiyle, beğeniyle ve heyecanla karşılandı. Facebook, X ve instagram hesaplarında, şehir portallarında ve platformlarında paylaşılan milli marş iki günde yaklaşık 500 bin kez izlendi. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesinin Erzurum’a 10. Yıl armağanlarından olan "Erzurum Marşı" hakkında bir açıklama yapan TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş "Erzurum Marşı yeniden yaşatma projemiz şehrin hafızasını, tarihini, milli kültürünü yeni nesillere taşımayı amaçlamaktadır. Erzurum’un 12 Mart 1918’de düşman işgalinden kuruluşundan 50 yıl öncesine kadar okullarda öğrenciler tarafından ezberlenen, bazı milli gün törenlerinde okutulan Erzurum Marşı’nın maalesef tarihi kaydı bugün elimizde bulunmaktadır. Dernek olarak yaptığımız araştırmalarda ve dönemin tanıklarından dinlediğimize göre Erzurum Marşı ile Kafkas İslam Ordusunun Marşı aynı besteyle söylenmiştir. Biz de aynı besteyle dijital teknolojiden de yararlanarak ses kaydını oluşturduk. Sözleri Müştak Sıdkı Dursunoğlu’na (1 Temmuz 1891-5 Nisan1975) ait Erzurum Marşı’nın müzik düzenlemesini TDED Erzurum Yönetim Kurulu Üyemiz eğitimci Mustafa Uğurlu, görsel düzenlemesini de yine derneğimizin yönetim kurulu üyesi Hatice Nur Ertaş yaptı. Bu marş 1918’den İstiklâl Marşı’nın kabul edildiği 12 Mart 1921’e kadar Erzurum’da ve doğuda milli marş olarak okutulmuştur. Şehrimize, hemşehrimize armağanımızdır. Mutluyuz gururluyuz" şeklinde konuştu. Erzurum Marşı nedir? ERZURUM MARŞI 12 Mart 1918’de Erzurum’un işgalden kurtuluşundan 12 Mart 1921’de TBMM’nin Mehmed Âkif Ersoy’un yazdığı İstiklâl Marşı’nı kabul etmesine kadar Erzurum’da okullarda, toplantılarda, törenlerde "milli marş" olarak okundu. Erzurum Marşı 108 yıl evvel de bu besteyle okunurdu. Marşın bestesi, Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun marşıyla aynıdır. Türk ordusu Erzurum’u kurtardıktan sonra Kafkas İslam ordusuyla birleşmiş ve Bakü’yü de kurtarmıştır. Erzurum’un kurtuluşu Azerbaycan’ın kurtuluş müjdesidir. Erzurum’un kurtuluş günü 12 Mart 1918, Azerbaycan ise iki ay sonra 28 Mayıs 1918’dir. Kafkasya yollarının iki merkezi Erzurum ve Gence dil, musiki, kültür ve birçok konuda aynılık gösterir. Erzurum işgal olduğunda Müslüman ahali Gence’den, Bakü’den lojistik destek görmüştür. Kafkasya/Bakü İslam Hayriye Cemiyeti, 1918 yılında Bakü ve çevresinde, Erzurum ve Kars bölgesinde Bolşevik-Taşnak güçlerinin Türk nüfusa yönelik katliamları sırasında Müslümanlara insanî yardım sağlamak ve Kafkas İslam Ordusu’na destek olmak amacıyla kurulan, yardım faaliyetleri yürüten bir teşkilattır. Nuri Paşa komutasındaki ordunun Bakü’nün kurtuluşu operasyonuna lojistik ve moral desteğiyle katkı sağlamıştır. Ordunun Bakü’yü kurtaran taburunun komutanı da Erzurumlu Mürsel Paşa’dır. Kafkas İslam Ordusu’nun ve Erzurum Marşı’nın bestesi daha sonraki yıllarda İzmir Marşı’nın da bestesi oldu. Bu konuda Murat Ertaş’ın 2012’de Beyazşehir Palandöken dergisinde yayımlanan bir makalesi vardır. ERZURUM MARŞI Tarihler ağlar vatan yanarken Eller öz vatanda nâra atarken Ufukta ümidin nuru batarken İlk sesi haykıran yüce Erzurum Vatanı kurtaran yüce Erzurum Bir küçük depreniş bir atlayışla Ümitler aşlayan bir şahlanışla Altıbin senelik bir yaşayışla Canavar ağzını yırtan Erzurum Kahramanlıklara vatan Erzurum Vatana ümitsin, bayrağa rehber Tarihin bağrında sesin inilder Milli vicdan doğar, senden alır fer İlk sesi haykıran yüce Erzurum Vatanı kurtaran yüce Erzurum
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:47
Marmarisli öğrenciler uluslararası gastronomi yarışmasında madalyaları topladı
Marmarisli öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda bireysel ve takım kategorilerinde elde ettikleri altın ve gümüş madalyalarla Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Muğla’nın Marmaris ilçesinde eğitim gören öğrenciler, Gastro Erasmus 2026 Uluslararası Yemek Yapma Yarışması’nda farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle önemli bir başarıya imza attı. 26 ülkeden çok sayıda okulun katıldığı organizasyonda, Halit Narin Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri hem bireysel hem de takım kategorilerinde yarışarak Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Yarışmada bireysel ana yemek kategorisinde Hümeyra Karayiğit ve Betül Yaşar gümüş madalya kazandı. Bireysel makarna kategorisinde Emre Yeşil altın, Nilay Tosun ise gümüş madalya elde etti. Bireysel tatlı kategorisinde Kerem Akan ile Yağmur Dündar altın madalyanın sahibi oldu. Takım kategorisinde ise başlangıç, ana yemek ve tatlı menüsünden oluşan değerlendirmede; Yağmur Dündar, Emre Yeşil ve Hümeyra Karayiğit’ten oluşan ekip altın madalya kazanırken, Nilay Tosun, Kerem Akan ve Betül Yaşar’dan oluşan takım gümüş madalya elde etti. Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, uluslararası düzeyde prestij taşıyan organizasyonda elde edilen başarıların Türk mutfağının genç temsilciler aracılığıyla dünyada daha güçlü şekilde tanıtılmasına katkı sağladığını belirterek, öğrencileri ve öğretmenlerini tebrik etti.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:31
Bakan Ersoy’dan 2026 turizmi için kritik toplantı
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörünün mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin adımlar ele alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörüne ilişkin adımlar masaya yatırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantılarda, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, Türkiye’nin turizmdeki güçlü konumunu koruyacak ve ileri taşıyacak yol haritası belirlendi. Toplantıda sektörün mevcut görünümü, pazarlama stratejileri ve hedef pazarlar doğrultusunda atılacak adımlar değerlendirilirken; turizm çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirecek politikalar üzerinde durulduğu belirtildi. Sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler değerlendirildi TGA Yönetim Kurulu toplantısının ardından, yine Bakan Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısında sektör paydaşlarının görüş ve önerileri ele alındı. Toplantılarda; turizmde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek uygulamalar, yeni iş birlikleri ve sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin turizm hareketliliği üzerindeki muhtelif etkileri her iki toplantının da önemli gündem maddeleri arasında yer aldığı ifade edildi. Bu kapsamda Türkiye’nin turizmde istikrarını koruyacak, risklere karşı dayanıklılığını artıracak ve sektörün dinamizmini sürdürecek adımların atılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TGA Yönetim Kurulu toplantısına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Bakan Başdanışmanı A. Tayfun Topal ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler’in yanı sıra sektörün farklı alanlarını temsil eden isimler katıldı. Yönetim kurulu üyeleri arasında; THY Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih Özgür, Havalimanları ve Terminal İşletmeleri temsilcisi Serkan Kaptan, Akdeniz Bölgesi temsilcileri Cengiz Haydar Barut, Hüseyin Gümrükçüler ve Ece Tonbul, Ege Bölgesi temsilcisi Ercan Torunoğulları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisi Deniz Güler, İç Anadolu Bölgesi temsilcisi Murat Yavuz, Marmara Bölgesi temsilcileri Mahir Özbek, Murat Başer ve Hediye Güral, Seyahat Acentaları temsilcisi Hüseyin Kurt ile Yeme İçme ve Eğlence Tesisleri temsilcisi Mehmet Akdağ yer aldı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:24
"Ahşabın Cazibesi" belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu
Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan "Ahşabın Cazibesi" belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı. Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti. Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı. Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu. İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu. Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti. Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. "İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz" diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi. Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, "Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor" dedi. Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Mart 2026 Pazar- 19:33
Saruhanlı’da deve güreşlerine binlerce vatandaş akın etti
2
27 Mart 2026 Cuma- 17:32
Kütahya’da sanatçılardan yeni Müdür Ali Yılmaz’a ziyaret
3
28 Mart 2026 Cumartesi- 21:13
TDED Erzurum Şubesi’nde Murat Ertaş yeniden başkan
4
27 Mart 2026 Cuma- 12:18
İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi, Pancar Deposu’nda konuşuldu
5
29 Mart 2026 Pazar- 20:58
Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi gençlerin buluşma merkezi oldu
02 Aralık 2025 Salı - 10:53
"Hançer Havası"na yoğun ilgi
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu "Hançer Havası" oyunu ilk gününde yoğun ilgi gördü. Mafyatik Komedi türündeki "Hançer Havası"nın yönetmeni Yakup Çağlayan oyunla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Erzurumlu delikanlı Hançer İsmail, gençliğinde uğradığı haksızlıkların gölgesinde raconuyla nam salmış bir kabadayıya dönüşür. Ta ki yıllar sonra kapısına, onu hiç tanımadan büyüyen oğlu Kıtlama Ali çıkana kadar! Bir mektubun açtığı kapı, baba-oğul kavuşmasını beklenenin çok ötesine taşır, mafya hesaplaşmaları, yanlış intikam planları ve tamamen Ali’nin saflığından doğan birbirinden komik hatalar mafyanın hesaplarını karıştırır" dedi. İsmail Hocaoğlu’nun yazdığı ve trajedinin içinden fışkıran mizahıyla, sertlikten doğan komedisiyle ve şaşırtıcı finaliyle izleyiciyi hem güldüren hem de "Bu da mı olacaktı?" dedirten bir tiyatro şöleni sunan "Hançer Havası", İbrahim Erkal Dadaş Kültür Ve Sanat Merkezi’nde sergilendiği ilk gününde seyircinin yoğun ilgisi karşılaştı, koltuklar tamamen doldu. Yakup Çağlayan, Emrah Çılgı, Yıldız Yiğit Kuzey, Sencer Torun, Yakup Abdullahoğlu Ferhan Önal ve Selçuk Ağırman’ın oynadığı oyunun müziklerini Orhan Pullu, Memet Aksakallı, Burak Maral ve Aydın Sırma yaptı. Oyunun reji asistanları: Sudenaz Aytekin, Ayçelen Özcan, dekorda Sinan Candan ve Evren Örs, koreografi/kostüm tasarımda Ferhan Önal, sahne aAmiri: Fatih Tekin, ışıkta Yusufcan Korkmaz, teknikte Rahmi Çubukçu ve Yavuz Sürmeli görev alırken, Genel Sanat Yönetmenliğini Emrah Çılgı yaptı. İbrahim Erkal Dadaş Kültür Ve Sanat Merkezi’nde sahneye konulan "Hançer Havası" sezon sonuna kadar her hafta Pazartesi ve Salı günleri tiyatro severlerle b uluşacak.
02 Aralık 2025 Salı - 10:37
Kocagöz: "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz"
Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez Çalıştayı", Antalya’nın kültür ve edebiyat yolculuğuna yön verecek kapsamlı bir vizyon ortaya koydu. Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve gazeteci–TV programcısı Cem Seymen’in katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay; yazarlar, akademisyenler, araştırmacılar ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Antalya’yı Akdeniz’in kültür ve edebiyat üssü hâline getirmeyi amaçlayan çalıştayda, UNESCO Dünya Kitap Başkenti hedefi doğrultusunda uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir politikalar belirlendi. Kültür ve edebiyat başlıkları; Gençlik, Yapay Zekâ ve Dijital Okuryazarlık, Süreç ve Organizasyon, Sponsorluk ve Tanıtım, Kent Belleği ve Antalya Koleksiyonu ile Veri ve İstatistik olmak üzere altı tematik masada detaylı biçimde ele alındı. Çalıştayda çıkan önerilerle Kepez Belediyesi; okuma kültürünü bilimsel yöntemlerle ölçen, veri temelli, herkesi kapsayıcı ve UNESCO kriterleriyle uyumlu bir kültür modeli inşa etmeye hazırlanıyor. Bu doğrultuda gençlerin, engelli ve dezavantajlı bireylerin sürece katılımını artıran projeler, dijitalleşme odaklı uygulamalar ve kent belleğini görünür kılan çalışmalar ön plana çıktı. "Antalya’nın kültür yolculuğu Kepez’den başlıyor" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya’nın kültürel hafızasını güçlendiren bu çalıştayın şehrin geleceğine ışık tuttuğunu belirterek, "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz. Kitabın ‘fuarlaşmasının’ önüne geçerek etkinlikleri tüm yıla yaymak ve şehri kültürel bir üretim merkezi hâline getirmek öncelikli hedeflerimiz arasında" dedi. Başkan Kocagöz, çalıştayın vizyonunu "Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap Başkenti yapmak istiyoruz. Bir şehir okuyorsa değişir, düşünüyorsa büyür, üretiyorsa dünyaya açılır" sözleriyle özetledi. Çalıştaydan çıkan fikirlerin kayıt altına alınmakla kalmayacağını, uygulamaya geçirilip ölçüleceğini de vurguladı. Altı tematik masada ortak hedef: güçlü kültür politikası Çalıştayda yer alan altı masa; sponsorluktan gençliğe, yapay zekâdan kent belleğine kadar pek çok alanda detaylı öneriler sundu. Dijital kütüphanelerden yazarlık atölyelerine, antika ve sahaf pazarlarından okuma kültürü endeksine kadar birçok yenilikçi proje gündeme taşındı. Kepez Belediyesi, çalıştay sonuç raporuyla birlikte Antalya’yı "okuyan, düşünen, üreten şehir" kimliğiyle UNESCO sürecine hazırlayacak güçlü bir kültür politikası ortaya koymayı hedefliyor.
02 Aralık 2025 Salı - 10:33
Tunceli’de 621 yıllık tarihi cami ve denge sütunları görselliğiyle göz kamaştırıyor
Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde 1404 yılında yapılan Selçuklu eseri Yelmaniye Camii ve denge sütunları, sanatsal motifleriyle dikkat çekiyor. Çemişgezek ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde bulunan ve Timur döneminde Emir Taceddin Yelman Bin Keykubat tarafından 1404 yılında yaptırılan tarihi cami, giriş kapısının her iki yanında bulunan denge sütunlarıyla görenlerin ilgisini çekiyor. 621 yıldır ayakta kalan Yelmaniye Camisi’nin en ayrıcalıklı özelliği, giriş kapısının her iki tarafında bulunan denge sütunları. Bu sütunlar, caminin statik dengesini ve geçirdiği depremlerde herhangi bir hasar alıp almadığını gösteriyor. Yaşanan bir afet sonrasında sütunlar dönmezse, caminin temelinde veya dengesinde bir bozukluk olduğu anlaşılıyor. Halen ibadete açık olan tarihi cami, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. Cami hakkında bilgiler aktaran yöre sakinlerinden İbrahim Köse, "Bu cami aslında bir medresenin mescididir. Miladi takvime göre 1404 yılında dönemin Çemişgezek Beyi Emir Taceddin Yelman Bin Keykubat tarafından yapılmış. Bu caminin en büyük özelliklerinden biri sekizgen sütunlara sahip olmasıdır. Kapının her iki yanındaki bu sekizgen sütunlar, yapının depreme olan mukavemetini anlayabilmek için yapılmış. Herhangi bir göçük veya çökme oluştuğunda varlık sebebini gösteriyor. Bu sütunlar kendi ekseni etrafında dönebilme özelliğine sahip. Cami günümüzde hala ibadete açıktır ve Çemişgezek ilçemizin çok kıymetli eserlerinden biridir. Osmanlı ve Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır. Cami girişinde bulunan her iki sütun da çok güzel bir işçilikle yapılmış. Üzerindeki işlemeler taşa adeta bir ruh katmış. Depremin oluşturabileceği herhangi bir yapısal bozukluğu anlayabilmek için kendi ekseni etrafında dönebilen sütunlardır. Bu sütunların en önemli özelliklerinden biri de, Türkiye’de bu örneklerin çok nadir bulunmasıdır. Türkiye’deki birçok camide bu sütunlar yoktur. Tunceli’nin Çemişgezek gibi küçük bir ilçesinde bulunması buraya büyük bir önem katıyor"
02 Aralık 2025 Salı - 10:33
Üç asırlık kayıp sancak hurda çuvallarının içinden çıktı
Denizli’nin Acıpayam ilçesinde, Hacı Ömer Ağa Camisinin restorasyonu sırasında bulunup 2015 yılında kaybolan 300 yıllık Yazır Sancağı, belediyeye ait kademe binasında hurda araç plakaları aranırken çuvalların içinde bulundu. Denizli’nin Acıpayam ilçesinde 2010 yılında Hacı Ömer Ağa Camisi’nin restorasyonu sırasında ortaya çıkarılan Yazır Sancağı, yıllar önce kaybolmasının ardından yeniden bulundu. Cami duvarına gizlenmiş halde atlas kumaş bulundu. Yapılan bilirkişi incelemesinin ardından yeşil atlas kumaş üzerine el işlemesi kılıç motifi ve Arapça "La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah" yazısı bulunduğu, Yazır Türklerine ait olduğu ve 300 yıllık olduğu tespit edilmişti. Bulunan sancak, Acıpayam Kütüphanesi’nde saklanmaya alınmıştı. Sancak belediyeye alınmış ve kaybolmuştu İddiaya göre, sancak ve beraberindeki flamalar bir süre kütüphanede muhafaza edildikten sonra, dönemin Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan’ın talebi üzerine belediyeye götürüldü. Burada saklandığı belirtilen sancak bir süre sonra kayboldu. Şevkan’ın aramalara rağmen bulunamadığını söylemesi üzerine Yazır Mahallesi sakinleri konuyu mahkemeye taşıdı ancak dava takipsizlikle sonuçlandı. Hurda araç plakaları aranırken ortaya çıktı Kaybolduğu düşünülen tarihi sancak, Akalan Mahallesi’ndeki kademe binasında, ilçede hurdaya ayrılmış araçların plakaları aranırken eski çuvallar ve kolilerin içinde bulundu. Sancağın muhafaza edildiği ancak zaman içinde deforme olduğu görüldü. Tarihi sancağın müze müdürlüğüne teslim edeceklerini söyleyen Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, "Kademe binamızda temizlik yaparken bulduk. Eski belde belediyelerinden kalan ve hurdaya ayrılan araçların plakalarını arıyorduk. Kolilerin ve çuvalların içinde ortaya çıktı. Hep mi oradaydı yoksa sonradan mı konuldu bilmiyoruz. Biz onu aramıyorduk ama bulmak bize nasip oldu. Bulduğumuzda deforme olmuştu. Tutanak tuttuk, müze müdürlüğüne haber verdik. Teslim almalarını bekliyoruz" dedi. Bulunan sancağın, müze yetkililerine teslim edilerek koruma altına alınacağı bildirildi.
02 Aralık 2025 Salı - 10:29
"Yapıdan Çizgiye" başlıklı çevrim içi sergi yayında
Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Örs’e ait "Yapıdan Çizgiye" başlıklı çevrim içi kişisel sergi, Düzce Üniversitesi web sanat galerisinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. "Çağdaş Mimaride Yapısal İzlenimlerle Çizginin Peşinde" temalı sergi, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Örs’ ün son dönem fotoğraf üzerine müdahalelerinden oluşan 15 özgün çalışmasını içeriyor. İnsan üretimi olan yapılar, doğanın insan üzerinde bıraktığı etkilerden çok daha farklı etkilere sahiptir. Üretime odaklanmış bir sanatçının gözü; insan yapımının formlarındaki etkilenimleri keşfederken, insanın var olma macerası gibi total öykülere olduğu kadar, mekanların kendi öyküleri gibi lokal bilgilere de odaklanmaktadır. Bunu Mehmet Örs’ün Yapıdan Çizgiye başlığı altında toplanan eserlerinde açıkça görmek mümkündür. Örs’ün, yapıların varlık gösterdiği formlar aracılığıyla yaşamın izlerini çizgiler aracılığıyla takip ettiği çalışmaları "Yapıdan Çizgiye" adlı sergide izleyiciyle buluşuyor. "Yapıdan Çizgiye", başlıklı kişisel sergi, 12 Aralık 2025 tarihine kadar https://sanalsergi.duzce.edu.tr/ internet adresi üzerinden ziyaretçilere açık olacak.
02 Aralık 2025 Salı - 10:27
Çocuklar geleceğin robotik hayvanlarını resimledi
Eskişehir Özel Ümit Hastaneleri tarafından her yıl düzenlenen resim yarışmasının 13’üncüsünde bu yıl ’Geleceğin Robotik Hayvan Dostları’ konulu eserler yarıştı. Resim yarışmasında dereceye girenler Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde gerçekleşen törenle ödüllerini aldı. Yarışmacı öğrenciler, öğretmenler ve veliler törene katılım sağladı katıldı. Program, Halkla İlişkiler Müdürü Gülay Özler’in açılış konuşması ile başladı. "Pırıl pırıl çocuklarımızdan harika eserler aldık" Yarışmaya katılan çocuklara teşekkür eden Özler, "Adı yarışma olsa da çocuklarımızı yarıştırmayı değil, onları geliştirmeyi ve onları sosyalleştirmeyi amaçlıyoruz. Pırıl pırıl çocuklarımızdan harika eserler aldık. Tüm çocuklarımızı kutluyorum" dedi. "Resimler yeni yıl takvimini süsleyecek" Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Bozoğlu ise, "Bugün dereceye giren öğrencilerimizi tebrik ediyoruz ama şunu unutmadan söylemek istiyorum: Burada bulunan her öğrencimiz bu yarışmanın gerçek kazananıdır. Çünkü bir hayali kâğıda dökebilmek, bir fikri cesaretle paylaşabilmek her şeyin başlangıcıdır. Hem öğrencilerimize hem de organizasyonda emeği geçen tüm öğretmenlere, jüriye ve velilere teşekkür ediyorum. Bilimle, sanatla ve hayallerinizle dolu bir gelecek diliyorum" diye konuştu. Öğrencilere birbirinden güzel ödüller Yarışmada 1’inci Nil Candemir, 2’nci Nurseli Emirler, 3’üncü Elif Ada Özcan oldu. Mansiyon ödüllerinin sahipleri ise İnci Kasap, Öykü Yerlikaya ve Duru Özkardeş oldu. Törende 1’inciye tablet, 2’nciye akıllı saat, 3’üncüye ise fotoğraf makinesi hediye edildi. Mansiyon 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı yarışmacılara ise 2 bin 500 TL değerinde alışveriş çeki verildi. Yarışmaya katılan ve sergilenmeye değer görülen tüm eserlerin 2 hafta boyunca hastanede sergilenmeye devam edeceği belirtildi. Bu resimlerin aynı zamanda Özel Ümit Hastaneleri’nin yeni yıl takviminde de yer alacağı ifade edildi.
02 Aralık 2025 Salı - 10:04
Meslek lisesi ‘Köklerden Geleceğe Öğretmen’i anlattı
Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sahnelediği "Köklerden Geleceğe Öğretmen" adlı eseriyle beğeni topladı. Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında TÜBİTAK 4006 A Projesi, Stem Etiketli Okul Projesi, E Twinning Okulu, Erasmus Projesi gibi birçok başarılı çalışmada adını daha sık duyurmaya başlayan Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Eylül ayında elde ettiği Dünya Şampiyonluğu ile kamuoyunun dikkatini çekmişti. Güney Kore’de yapılan Dünya Genç Kızlar Dart Şampiyonasında Dünya Şampiyonu olan 15 yaşındaki 10. Sınıf öğrencisi Ayşegül Karagöz’le yeni eğitim öğretim yılına büyük bir başarı haberiyle başlayan okul, 10 Kasım’da öğretmen ve öğrencilerin katkılarıyla gerçekleştirdikleri Sembolik Anıtkabir’le çok farklı bir yaparak yaşayarak öğrenme örneğini paylaşmıştı. Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son olarak Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayesinde Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonunda düzenlenen Öğretmenler Günü İl Kutlama Programında muhteşem bir gösteriyle ses getirdi. Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli Meltem Aydoğmuş’un metnini hazırladığı "Köklerden Geleceğe Öğretmen" adlı eser, okulun Türk Dili ve Edebiyatı ve Müzik zümrelerinin yoğun gayretleriyle sahnelendi. Türk Dili Edebiyatı öğretmeni Gülistan Turhan Özdemir ve öğretmen arkadaşlarının destekleriyle hazırlıkları tamamlanan oyunda Okul Müdürü Şahin Taşkın ile birlikte Edebiyat Öğretmenleri Selçuk Karan, Ayşe Komşal, Elif Şentürk, Gamze Çalışkan aktif rol aldılar. Müzik öğretmenleri Ümit Öztürk ve Kerem Keleş enstrumanlarıyla oyuna eşlik ettiler. Okulun 70 kişilik korosunu ise Müzik Öğretmeni Hatice Fulya Donat yönetti. Birçok öğrencinin aktif rol aldığı oyunun görsellerini okulun Bilişim teknolojileri Alanı öğretmeni Kenan İpek hazırladı. Sahnede Selçuk Karan bir öğretmeni canlandırırken, Ayşe Komşal görevde tecrübeli bir öğretmeni Elif Şentürk ise onun yıllarca önce görev yaptığı okulda öğrencisi olan ve yıllar sonra yeni atandığı okulda karşılaştığı Elif öğretmeni dile getirdi. Gerçek hayatta Ayşe Komşal’ın yıllar önce Elif Şentürk’ün gerçekten öğretmeni olması oyundaki duygusallığı daha da artırdı. Oyunda bir öğrencisiyle "Yeşil Vatan" Temasını işleyen bir sahnede rol alan Okul Müdürü Şahin Taşkın, baba rolünde sahne aldı. Salondaki 1500 e yakın seyircinin alkışlarıyla sahneye çıkan Şahin Taşkın oğlu rolündeki öğrencisiyle sahnede birlikte çam ağacı diktiler. Köklerden geleceğe mesajını baba oğul birlikte verdiler. Oyunda zilsiz eğitim, köklerden geleceğe öğretmen, şehit öğretmenler, hatıran yeter, yeşil vatan gibi birçok mesaj farklı şekillerde dile getirirken sahnedeki performans seyirciler tarafından bol bol alkışlarla karşılık gördü. 1961 yılında Denizli Ticaret Lisesi olarak eğitim öğretime başlayan okul 2018 yılından itibaren yeni binasında Denizli Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak eğitim öğretime devam ediyor. Adeta Köklerden Geleceğe eğitim öğretim hayatını sürdüren Denizli’nin lider meslek liselerinden biri olan okul "Hayata Bizimle Hazırlanın" vizyonuyla sadece akademik ve mesleki alanda değil müzik, spor, edebiyat, görsel sanatlar gibi hayatın birçok alanında öğrencilerini yetiştirmeye devam ediyor. Okul Müdürü Şahin Taşkın; yapılan bu çalışmaların önemiyle ilgili görüşlerini şu sözlerle belirterek; "Öğrencilerimizin, okulumuzun adının ilk harfleri olan NEA harflerini içerdiği şekilde Nitelikli, Erdemli ve Atılgan bir kişiliğe sahip olmalarını arzu ediyoruz. Ekip çalışmasına uyumlu, doğru öz güven sahibi, etkin iletişim kurabilen, zamanı doğru kullanıp yönetebilen, dürüst, güvenilir, sorumluluk sahibi gençler olmaları doğrultusunda çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Yaptığımız çalışmaların, öğrencilerimizin devamsızlıklarının azalmasına, doğru öz güven sahibi olmalarına, daha çok sorumluluk almalarına, akran zorbalığının gittikçe dostluğa dönüşmesine ve yaptığı çalışmalardan zevk alan ve gurur duyan bir kitlenin oluşmasına ciddi katkıları bulunmaktadır. Ülkemizde üretim sektörü kadar hizmet sektöründe de kalifiye eleman ihtiyacımız artarak devam etmektedir. Hizmet sektöründe kalitenin artması ülkemizin medeniyet seviyesini yukarıya taşıyacak bir unsurdur. Özellikle Ticaret, Turizm, Pazarlama, Büro Hizmetleri, Ulaştırma, Sigortacılık, Bankacılık gibi sektörlerde en çok karşılaştığımız sorunlardan birisi müşteri memnuniyetinin sadece sözde kalmasıdır. Bu kapsamda hizmet sektörüne kalifiye eleman yetiştiren bizim gibi okullarımızın hayata kattıkları değer zamanla anlaşılacaktır. Soru çözmeye değil sorun çözmeye odaklı meslek lisesi mezunu bireyler hayatımızda ne kadar yer bulurlarsa hayatımız o derece daha mutluluk ve huzura kavuşacaktır. Öğrencilerimizi sadece mesleki ve akademik alanlarda değil sporla, sanatla, edebiyatla sosyal ve kültürel yönden fark oluşturan bireyler olması için var gücümüzle çalışmaya sürdüreceğiz. Meslek liselerinin üzerinde var olduğu iddia edilen tüm algıları hep birlikte yok etmeye devam edeceğiz. İyi ki meslek liseliyiz" diye konuştu.
02 Aralık 2025 Salı - 10:01
Hisarcık MYO’da "Bologna Bilgi Paketi ve Ders Tanım Formu Hazırlama" konulu eğitim
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Hisarcık Meslek Yüksek Okulunda (MYO) eğitim-öğretim süreçlerinin kalite güvencesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında "Bologna Bilgi Paketi Ders Uygulamaları ve Ders Tanım Bilgileri Formlarının Hazırlanması" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Meslek Yüksekokulu Kütüphanesi’nde Öğr. Gör. Nuri Uslu tarafından verilen eğitimde, Bologna sürecinin yükseköğretimdeki yeri, ders tanım bilgileri formlarının doğru hazırlanması, öğrenme çıktıları ve ölçme-değerlendirme uyumu gibi konular ele alındı. Akademik personelin aktif katılım gösterdiği programda, örnek uygulamalar üzerinden süreç adımları detaylı biçimde incelendi. Katılımcılar, ders bilgi paketlerinin güncel, tutarlı ve Bologna kriterlerine uygun şekilde hazırlanmasına yönelik önemli bilgiler edindi. Eğitim, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
02 Aralık 2025 Salı - 09:55
Anadolu’nun ezgileri Mersin’de yankılandı
Mersin Büyükşehir Belediyesi, ’Anadolu’dan Ezgiler’ konseriyle kentteki sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Türk Müziği Topluluğu ile Türk Halk Oyunları Topluluğunun ortak sahne aldığı konser, Kongre ve Sergi Sarayında yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Türk Müziği Orkestrası Şefi Erman Talşık yönetimindeki konser, halk oyunlarının sevilen figürlerinden Kerimoğlu Zeybeği ile başladı. Program, Kütahya, Isparta, Erzincan ve Ankara yörelerinden seçilen türkülerle devam etti. ’Elif dedim be dedim, evlerinin önü Mersin, ervah-ı ezelde levh-i kalemde ve hayde yarim’ eserlerinin seslendirildiği gece, ’Su gelir meste gider’ halayıyla coşkulu bir finale sahne oldu. İzleyicilerin de katılımıyla oluşturulan halay, salonun en renkli anları arasında yer aldı. "Türkiye’nin birçok yöresinden ezgilere yer verdik" Konser sonrası değerlendirmelerde bulunan Şef Erman Talşık, seyircinin enerjisinin kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, "Gümbür gümbür bir konser oldu. Çok güzel bir etkileşim aldık. Umarım herkesin gönlüne dokunmuşuzdur" dedi. Repertuvarı oluştururken Türkiye’nin farklı yörelerinin ezgilerini bir araya getirdiklerini vurgulayan Talşık, Türk Müziği Topluluğu ile Türk Halk Oyunları Topluluğunun bu konser için ortak bir proje geliştirdiğini ifade ederek, "Semahlarımızı, deyişlerimizi, türkülerimizi ve zeybeklerimizi halk danslarıyla aynı sahnede buluşturmak istedik. Bizim için çok kıymetli bir çalışma oldu" diye konuştu. Sanatseverlerden tam not Konseri izleyen vatandaşlar da programdan büyük keyif aldıklarını dile getirdi. Almanya’dan gelen öğretmen Veli Kaya, konseri çok beğendiğini belirterek, "Bu güzelliği yurtdışında herkese anlatacağım. Başkan Vahap Seçer’e teşekkür ederim" dedi. Aynı zamanda çeşitli korolarda yer aldığını söyleyen Mehmet Fedai ise "Müziği ve türküyü seven herkes bugün buradaydı. Mükemmel bir konserdi" ifadelerini kullandı.
02 Aralık 2025 Salı - 09:49
Muğla’da gençler sanat atölyelerinde yeteneklerini keşfediyor
Muğla’nın Menteşe ilçesinde faaliyet gösteren Kötekli Gençlik Merkezi, üniversiteli gönüllü gençlerin katılımıyla sanat dolu bir eğitim programına ev sahipliği yapıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne bağlı merkezde yürütülen atölyeler, gençlerin hem yeteneklerini keşfetmesine hem de farklı sanat dallarında kendilerini geliştirmelerine imkan sağlıyor. Merkezde düzenlenen eğitimler; temel çizim teknikleri, resim çalışmaları, seramik uygulamaları ve geleneksel ebru sanatı olmak üzere dört ana başlıkta gerçekleştiriliyor. Sanat eğitmenleri ve gönüllü gençler eşliğinde ilerleyen programda katılımcılara hem teorik bilgi hem de uygulamalı çalışma imkanı sunuluyor. Temel çizim teknikleri atölyesinde oran-orantı, perspektif, ışık-gölge ve desen çalışmaları yapılırken; resim atölyesinde renk bilgisi, kompozisyon oluşturma ve farklı boya teknikleri üzerine uygulamalar devam ediyor. Seramik atölyesinde gençler şekillendirme, form oluşturma ve sırlama süreçlerini deneyimlerken, ebru atölyesinde ise geleneksel yöntemlerle özgün desenler ortaya çıkarıyor. Kötekli Gençlik Merkezi yönetimi, gençlerin sanatla buluşmasının önemine dikkat çekerek bu tür faaliyetlerin özgüveni, el becerilerini ve kültürel farkındalığı artırdığını vurguladı. Eğitimlere katılan gönüllü gençler ise yeni beceriler kazanmanın yanı sıra üretmenin verdiği mutluluk ve sosyal ortamın kendilerine kattığı değerlerden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Sanat odaklı atölye çalışmalarının dönem boyunca devam edeceği belirtilirken, etkinliklere katılmak isteyen tüm gençlerin merkeze başvurarak ücretsiz şekilde kayıt yaptırabileceği bildirildi. Kötekli Gençlik Merkezi, gençlerin üretim becerilerini destekleyen, ilgi alanlarına yön veren ve sanatsal gelişimlerine katkı sunan projelerle çalışmalarını sürdürüyor.
02 Aralık 2025 Salı - 09:37
Smyrna Tiyatrosu gün yüzüne çıkıyor
İzmir’in merkezinde yer alan Smyrna Antik Kenti, 2007’den bu yana yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserlerle kentin tarihine ışık tutuyor. Smyrna Antik Kenti’nde, 20 bin kişilik kapasitesiyle Efes Antik Tiyatrosu büyüklüğündeki Antik Smyrna Tiyatrosu ve Smyrna Agorası’ndaki Roma dönemi hamamının gymnasium bölümünün gün yüzüne çıkarılması için yoğun bir çaba sarf ediliyor. İzmir kent merkezindeki tarihi aksı ayağa kaldırarak turizme kazandırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, Prof. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığında yürütülen Smyrna Antik Kenti kazılarına destek veriyor. 2025-2027 yılları arasında kazıya toplam 34,5 milyon lira kaynak ayırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent sınırları içindeki birçok kazı çalışmasına da sponsor olmaya devam ediyor. Büyükşehir, 2025-2027 yılları arasında kazıya toplam 34,5 milyon lira kaynak ayıracak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Antik Smyrna Tiyatrosu ile Smyrna Agorası’ndaki Roma dönemi hamamının gymnasium bölümünü gün yüzüne çıkarmak için yoğun bir çalışma yürüten Prof. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığındaki ekibi ziyaret ederek destek mesajı verdi. Prof. Dr. Akın Ersoy, bölgede yaptıkları kazı çalışmaları hakkında Başkan Tugay’a bilgi vererek burada düzenlenecek etkinliklerin alana ilgiyi artıracağını söyledi. Ziyaretçilerin kentin geçmişi ile ilişki kurmalarına aracılık edecek Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012 yılında devreye alınan "Arkeolojik Kazılar Maddi Destek Programı" aracılığıyla İzmir’de yer alan 16 kazı alanına maddi destek sağlanıyor. Program kapsamında yer alan Antik Smyrna Kenti kazılarında çalışmalar günümüzde büyük oranda Roma Tiyatrosu’nun ortaya çıkarılmasına odaklandı. Kadifekale’nin kuzey yamacında inşa edilmiş olan tiyatro, İzmir Körfezi’ni izleyen bir konuma sahip. Tiyatronun M.Ö. 1. yüzyıldan beri var olduğu biliniyor. Tiyatronun 152 metre çapında üç kademeli bir oturma alanı olduğu biliniyor ve seyirci kapasitesinin yaklaşık 20 bin kişi olduğu düşünülüyor. Destek programı sayesinde bilimsel kazı çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması ve ziyarete açılması hedefleniyor. Tiyatro alanının kent ile ilişkisinin kurulması ve bağlantılarının güçlendirilmesi amacıyla çevre sokaklarda sağlıklaştırma projeleri hazırlanıyor. Tiyatro ve Kadifekale arasında kalan bölge bir Arkeoloji ve Tarih Parkı olarak dönüşecek. Bu alanlar çeşitli düzenlemeler ve etkinlikler aracılığıyla ziyaretçilerin kentin geçmişi ile ilişki kurmalarına aracılık edecek.
02 Aralık 2025 Salı - 09:33
Bülent Eczacıbaşı Vakfı Fotoğraf Araştırma Merkezi hayata geçti
İş insanı Bülent Eczacıbaşı, fotoğraf kültürünü ve Türkiye’nin görsel hafızasını geleceğe taşıyacak özel bir girişimi hayata geçirdi. Bülent Eczacıbaşı Vakfı bünyesinde 1 Ekim 2023’te kurulan Fotoğraf Araştırma Merkezi (BEVFAM), fotoğraf arşivlerinin korunması, dijitalleştirilmesi ve araştırmacılarla buluşturulması konusunda Türkiye’deki önemli merkezlerden biri olarak açıldı. Temel amacı, "Türkiye’de risk altında olan çeşitli fotoğraf arşivi ve koleksiyonlarını toplamak, muhafaza etmek, dijital ortama aktarmak ve bunları araştırmacıların yanı sıra kamuoyunun hizmetine sunmak" olan BEVFAM, belgesel ve basın fotoğrafçılarından sanatçılara, özel gün stüdyolarından amatör arşivlere, ticari fotoğrafçılardan devlet kurumlarınca görevlendirilen fotoğrafçılara kadar uzanan geniş bir üretim alanına odaklanıyor. İstanbul Modern Sanat Müzesi çatısı altında yer alan, ancak yönetim ve işleyiş açısından özerk bir yapıya sahip olan BEVFAM, Kasım 2025 itibarıyla Mehmet Bayhan, Tuğrul Çakar, Nusret Elgin, Nusret Nurdan Eren, Sinan Koçaslan, Robert John Marshall, Mert Rüstem, Gülnur Sözmen ve Sinan Turan arşivlerini bünyesine kazandırdı. Ayrıca, hazırlanan protokoller kapsamında İstanbul Modern Sanat Müzesi Fotoğraf Koleksiyonu’nda yer alan bazı arşivlerden ve İKSV’nin İstanbul Bienali arşivinden bir seçki de merkezin kendine ait veri tabanına bağlı web sitesi üzerinden kamuya açılacak. Uzun vadede, sadece statik bir arşiv arayüzü olmanın ötesine geçerek yayınlar, çalıştaylar, etkileşimli sergiler, diğer arşiv projeleriyle ortak çalışmalar da BEVFAM’ın hedefleri arasında yer alıyor. BEVFAM’ın açılış toplantısında konuşan Bülent Eczacıbaşı, merkezin görevinin sadece arşivleri korumak değil; aynı zamanda araştırmacıların, akademisyenlerin ve kamunun erişimine açarak bu malzemeleri yaşayan bir bilgi kaynağına dönüştürmek olduğunu vurgulayarak, "Tarihçilerden sosyal bilimcilere, sanatçılardan öğrencilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için bu arşivlerin yeni araştırma ve üretimlere esin kaynağı olmasını önemsiyoruz. Genç kuşakların bu görsel mirasla ilişki kurması, sorgulaması ve yeniden yorumlaması da merkezin asli görevleri arasında" diye konuştu. Proje Danışmanlığını fotoğrafçı, yazar ve öğretim görevlisi Orhan Cem Çetin’in, Koordinatörlük görevini İstanbul Modern Sanat Müzesi küratörü ve Fotoğraf Bölüm Yöneticisi Demet Yıldız Dinçer’in üstlendiği BEVFAM’ın Danışma Kurulu’nda ise Amsterdam Üniversitesi Kültürel Analiz Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Özge B. Calafato, Mimar ve Mimari Fotoğrafçı Cemal Emden, BEK Tasarım ve Danışmanlık kurucu yöneticisi Bülent Erkmen, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Ersoy ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Toksoy yer alıyor. BEVFAM Koleksiyonu’na bevfam.org adresi üzerinden çevrimiçi olarak ulaşılabiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder