KÜLTÜR SANAT
Aydın Kültür ve Sanat Şenliği başladı 31 Mart 2026 Salı - 20:55:25 Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği başladı. Etkinliklerin ilk adresi Yenipazar ilçesi oldu. Mine Artu’nun kaleme aldığı, sevilen oyuncular Necmi Yapıcı ve Nihan Durukan’ın sahnelediği tek perdelik komedi oyunu ‘İyi Delirdik’, Yenipazar’da vatandaşlarla buluştu. İzleyiciler, oyun boyunca keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. ‘İyi Delirdik’ oyunu 31 Mart Salı günü Efeler’de, 1 Nisan Çarşamba günü Karacasu’da, 2 Nisan Perşembe günü İncirliova’da, 3 Nisan Cuma günü Koçarlı’da, 4 Nisan Cumartesi günü Didim’de ve 5 Nisan Pazar günü Nazilli’de sahnelenecek. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği etkinlikleri kapsamında 31 Mart Salı günü Yenipazar’da ‘Klasik Müzik’ konseri, 1 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Anadolu’dan Türküler’ konseri, 2 Nisan Perşembe günü Yenipazar’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu, 6 Nisan Pazartesi günü Yenipazar’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 7 Nisan Salı günü Efeler’de ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 8 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 9 Nisan Perşembe günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu ve Karacasu’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu sahnelenecek. Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör - Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.
31 Mart 2026 Salı - 17:49 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Kütüphaneler bir hayat merkezi haline geldi" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Kütüphaneler sadece gidip bir eser okuma yeri olmaktan çıktı, bir hayat merkezi haline geldi" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesinde ‘Kütüphane Haftası’na ilişkin açıklamalarda bulunan Yayman, eser bakımından dünyanın üçüncü büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin 6 yılda 9 milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini ifade etti. "Kütüphaneler bir hayat merkezi haline geldi" AK Parti döneminde otoyol, havalimanları, şehir hastaneleri ve üniversiteler olmak üzere çok sayıda eser yapıldığı ama bu eserler içerinde en fazla dikkat çeken yapılardan bir tanesinin de kültür sanat alanında yapılan çalışmalar olduğunu kaydeden Genel Başkan Yardımcısı Yayman, "Türkiye her alanda olduğu gibi kütüphaneler meselesinde de çok büyük bir devrim yaşamıştır. Bizler kütüphanelere 09.00’da girerdik, 17.00’de çıkardık. Oralar sanki bir kitapla buluşma yeri değil, oradaki arkadaşlarımızın bir an önce mesai bitsin de evimize gidelim dedikleri bizler için zor mekanlardı. Hepimiz şunu söylerdik; ‘Avrupa’da 24 saat açık olan kütüphaneler var, keşke Türkiye’de de 24 saat açık olan kütüphaneler olsun.’ Bugün biz Türkiye’de 24 saat açık olan kütüphaneleri görüyoruz. Türkiye’nin yüz akı olan eserler, Türkiye’nin yüz akı olan kütüphaneler inşa edildi. Kitap kokusuyla çocuk sesinin, kitap kokusuyla kahve kokusunun yan yana geldiği yaşayan mekanları görüyoruz. Artık kütüphaneler sadece sıkıcı mekanlar olmaktan çıktı. Kütüphaneler sadece gidip bir eser okuma yeri olmaktan çıktı, bir hayat merkezi haline geldi" dedi. "Türkiye’deki kütüphanelerin kullanıcı sayısı bugün 40 milyona varmıştır" Türkiye’de 2002 yılında kütüphane sayısının bin 275 olduğunu kaydeden Yayman, "Bugün bin 302 sayısına ulaşılmıştır. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kütüphaneleri sadece bir çoğaltan değil kütüphaneleri dönüştüren bir ülke haline gelmiştir. Koleksiyonlar sayısı bakımından da 2002 yılında yaklaşık 12 milyon 400 bin kitap vardı. Bugün bu sayı 26 milyonu geçmiş durumdadır. Yüzde 100’ün üzerinde bir artış görülmüştür. 2002 yılında Türkiye’deki kütüphanelerin kullanıcı sayısı 23 milyondu, bugün 40 milyona varmıştır. Bu yüzde 70 oranında büyük bir artıştır" ifadelerine yer verdi. Kütüphaneleri Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sembol eserlerinden birisi olarak gördüklerini aktaran Yayman, vatandaşları Türkiye’deki kütüphaneleri daha fazla kullanmaya davet etmeyi de ihmal etmedi.
31 Mart 2026 Salı - 15:42 Tokat Belediyesi’nden sanata güçlü destek Tokat Belediyesi BELMEK kursiyerlerinin hazırladığı filografi ve rölyef sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Tokat Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (BELMEK) "Sanat Günleri Filografi ve Rölyef Sergisi", Şehir Müzesi’nde düzenlenen törenle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu tarafından açılışı yapılan sergi 31 Mart -7 Nisan tarihlerinde her gün 10.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Sergide, kursiyerlerin el emeğiyle hazırladığı filografi ve rölyef eserler yer aldı. Tokat Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının önemli bir parçası olan BELMEK kursları, üretken belediyecilik anlayışı doğrultusunda hem sanatsal üretimi teşvik ediyor hem de sosyal hayata katkı sunuyor. Başkan Yazıcıoğlu: "BELMEK, hemşerilerimizin yeteneklerini ortaya çıkarmaya imkan sağlıyor" Sergi açılışında konuşan Başkan Yazıcıoğlu, BELMEK kurslarının Tokat için önemli bir değer olduğunu vurgulayarak, "Daha önce de BELMEK kapsamında düzenlenen farklı sergilerde bir araya gelmiştik. Bugün de yine kıymetli eserlerin yer aldığı anlamlı bir sergide buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. BELMEK kurslarımız, sadece sanatsal ve kültürel faaliyetlerin icra edildiği bir alan değil; aynı zamanda hanımefendilerimizin sosyalleştiği, kendilerini ifade ettiği ve günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşarak nefes aldığı önemli bir ortamdır. Üretken belediyecilik anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olan bu çalışmalarla, hemşerilerimizin yeteneklerini ortaya çıkarmasına imkân sağlıyoruz. Kursiyerlerimizin ortaya koyduğu eserler gerçekten takdire şayan. Bizler de bu kıymetli çalışmaları yalnızca Tokat’ta değil, şehrimizin tanıtımına katkı sunacak şekilde farklı platformlara taşıyoruz. Şahsım adına BELMEK bünyesinde üretilen birçok eseri satın alarak Ankara’da çeşitli kurum amirlerine, bakanlara ve üst düzey bürokratlara takdim ediyoruz. Bu sayede hem Tokat’ımızı tanıtıyor hem de sizlerin emeğini daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Bu anlamlı üretim için tüm kursiyerlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 15:41 Kütüphane Haftası’na özel Yazar-Okur Buluşmaları Kayseri Büyükşehir Belediyesi; 62’nci Kütüphane Haftası dolayısıyla Yazar-Okur Buluşmaları etkinliğinde yazar ve okurları buluşturdu. Yazar Derya Şafak ve Eğitimci Yazar Dr. Halit Ertuğrul, katıldıkları iki farklı etkinlik kapsamında Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerindeki programlarda okurları ile bir araya geldi. Okuyan ve okutan şehir Kayseri’de 15 kütüphanesi ile kitapseverlere hizmet veren Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart-5 Nisan Kütüphane Haftası kapsamında düzenlediği Yazar-Okur Buluşması etkinliği düzenledi. Etkinlik kapsamında Kütüphane Haftası’nın ilk gününde Yazar Derya Şafak Büyükşehir Belediyesi Merkez Kütüphanesi ve Şehir Kütüphanesi’nde kitapseverlerle bir araya geldi. Şafak, öğrencilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştirirken, okullarda düzenlenen kitap okuma yarışmasında kitap kurdu seçilen öğrenciler etkinliğe katılarak Yazar Şafak’a kitap imzalatıp, hediye alma mutluluğunu yaşadı. Etkinliğe, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş ile öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Kütüphane Haftası’nın ikinci gününde ise Eğitimci Yazar Dr. Halit Ertuğrul, Millet Bahçesi İl Halk Kütüphanesi ve Altınoluk Sosyal Yaşam Merkezi Kütüphanesi’nde okurlarıyla buluştu. Ertuğrul, öğrencilerle keyifli ve verimli bir söyleşi gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yeşilay Kayseri Şubesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen etkinliklerde Dr. Öğretim Üyesi Osman Utkan da bağımlılıkla mücadele konulu seminer verdi. Altınoluk Sosyal Yaşam Merkezi Kütüphanesi’ndeki etkinliğe Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Yeşilay Kayseri Şube Başkanı Mustafa Demir, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Eker Sipariş Elemanları Günü kutlandı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:55 Eker Sipariş Elemanları Günü kutlandı Eker Süt Ürünleri tarafından 26 Kasım’da düzenlenen Eker Sipariş Elemanları Günü’nde, sipariş elemanlarının markanın başarısındaki kritik rolüne dikkat çekildi. Eker, sevilen ürünlerinin tüketiciye en taze ve en doğru şekilde ulaşmasını sağlayan sipariş elemanlarını onurlandırmak amacıyla bu yıl da "Eker Sipariş Elemanları Günü"nü kutladı. 26 Kasım 2025 Çarşamba günü gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Türkiye genelindeki perakende kanallarında görev yapan sipariş elemanlarıyla bir araya gelinirken, şirketin farklı birimlerinden yöneticiler ve çalışanlar da sahaya çıkarak bu özel güne ortak oldu. Bu yılki kutlamalarda, markanın yıllardır sürdürdüğü dayanışma kültürü ve ekip ruhuna dikkat çekildi. Şirketin farklı departmanlarından katılımla ekipler arasında birliktelik örneği sergilendi. Üst yönetim de dahil olmak üzere birçok ekip üyesi, sipariş elemanlarıyla birlikte satış noktalarını ziyaret ederek hem onların günlük çalışmalarına eşlik etti hem de sahadaki operasyonlara doğrudan destek verdi. "Eker’deki her başarının ardında bir ekip ruhu var" Eker Sipariş Elemanları Günü vesilesiyle bir mesaj paylaşan Eker Süt Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker, sipariş elemanlarının markanın tüketici gözündeki algısında kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Eker’deki her başarının ardında bir ekip ruhu var. Sipariş elemanlarımızın emeği, bu ruhun sahadaki en güçlü ifadesi. Onların azmi ve emeği, markamızın büyümesine eşsiz bir katkı sağlıyor. Tüm ekibimiz adına, verdikleri emek ve kattıkları değer için sipariş elemanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum." Bu anlamlı günde kendilerine verilen destekten memnuniyet duyan sipariş elemanları ise Eker ekibine teşekkür ederek, birlikte atılan her adımın markayı daha da güçlendirdiğini ifade etti.
İzmit’in su medeniyeti zamana direniyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:27 İzmit’in su medeniyeti zamana direniyor Anadolu’da Roma’ya başkentlik yapmış tek şehir olan İzmit, İmparator Trajan döneminde inşa edilen mühendislik harikası su kemerlerinden, Osmanlı döneminin ince işçilikli hayratlarına uzanan zengin su yapılarıyla tarihe tanıklık ediyor. Tarih boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapan geçmişiyle "katmanlı şehir" özelliği taşıyan İzmit (Nikomedia), tarihi su yapılarıyla dikkati çekiyor. Roma döneminde kente hayat veren devasa su kemerlerinden, Osmanlı döneminde mahalle kültürünün merkezi haline gelen zarif çeşmelere kadar uzanan "su medeniyeti", kentin sokaklarında varlığını sürdürüyor. Özellikle Orhan, Akçakoca ve Hacı Hasan mahallelerinde yoğunlaşan tarihi yapılar, yıkıcı depremlere rağmen ayakta kalarak geçmişi bugüne taşıyor. Roma İmparatorluğu’na 46 yıl başkentlik yapan kent Art Nicomedia Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akın Ülkü Sevinç, kentin su mimarisinin köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. İzmit’in Roma İmparatorluğu’na 46 yıl başkentlik yaptığını hatırlatan Sevinç, kentin su ihtiyacının o dönemde kurulan mühendislik harikası sistemlerle karşılandığını anlattı. "İzmit’in yaklaşık 2700 yıllık bir tarihi geçmişi bulunuyor" Zaman içinde yaşanan büyük depremlerin kenti yerle bir ettiğini dile getiren Sevinç, bugün Nikomedia döneminden çok az yapının günümüze ulaşabildiğini vurguladı. Sevinç, "İzmit’in yaklaşık 2700 yıllık bir tarihi geçmişi bulunuyor. İlk yerleşim, Astakos denilen yerleşimle başlıyor. Milattan önce 8. yüzyılda Yunanistan’dan göç eden Megaralılar tarafından kurulan koloni, bölgede ilk yaşam izlerini oluşturuyor. Zaman içinde kent gelişiyor ve büyüyor. I. Nikomedes döneminde, Milattan önce 3. yüzyılda, Nikomedes’in kararıyla karşı tarafta başlayan ilk yerleşim bu bölgeye taşınıyor. Nicomedia olarak bilinen kent, bu alanda inşa edilmeye başlıyor. İmar faaliyetleri kapsamında çeşitli yapılar, kamu binaları ve kompleksler burada kuruluyor. Milattan sonra 284 yılında ise Roma İmparatoru Diocletianus tarafından Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan ediliyor" dedi. "Roma döneminde kentin su ihtiyacı, Paşasuyundan gelen suyla karşılanıyordu" Roma döneminde Bithynia Valisi Plinius’un girişimleriyle kente su getirildiğini ifade eden Sevinç, şu bilgileri paylaştı: "Bithynia Valisi Plinius, milattan sonra 2. yüzyılda İmparator Trajan’a yazdığı mektuplar sonucunda aldığı maddi desteklerle Paşasuyu bölgesinden şehir merkezine kilometrelerce uzunlukta bir antik su kemeri sistemi kurulmasını sağladı. Dünyadaki birçok antik kentte olduğu gibi bu sistem de su kaynağından merkeze su taşıyordu. Günümüzde bazı parçaları depremler nedeniyle yıkılmış durumda. Roma döneminde kentin su ihtiyacı, Paşasuyundan gelen suyla karşılanıyordu. Bu sistem, hem içme ve temiz su ihtiyacını hem de hamam ve tuvaletlerde hijyen amaçlı kullanım ihtiyacını karşılıyordu. Benzer sistemler o dönemde dünyadaki birçok kentte bulunuyordu." Saraylı kadınların imzası Roma’nın kitlesel su yapılarının ardından, Osmanlı döneminde suyun "hayrat" kültürüyle estetik bir hal aldığını vurgulayan Sevinç, özellikle Orhan, Akçakoca ve Hacı Hasan mahallelerinde çok sayıda tarihi çeşme bulunduğunu kaydetti. Akın Ülkü Sevinç, "İzmit’in özellikle Orhan, Akçakoca ve Hacı Hasan mahallelerinde çok sayıda hayrat çeşme bulunuyor. Şu anda bulunduğumuz Orhan Camisinin karşısında, 16. yüzyılda yapılmış Canfeda Ketuda Hatun Çeşmesi yer alıyor. III. Murat’ın annesi Nurbanu Sultan’ın cariyelerinden, sarayda görevli Canfeda Hatun tarafından yaptırılan bu çeşmeler hayrat olarak biliniyor. Canfeda Hatun’un bu bölgede birçok su hayratı bulunuyor. Sadece İzmit’te değil, Doğu Marmara bölgesi kapsamında Düzce, Sakarya ve Bolu gibi illerde de birçok çeşme yaptırmış. İzmit’te bu tür hayrat çeşmelerden onun üzerinde bulunuyor" diye konuştu.
Türkiye’nin en kapsamlı ’sahte eser sergisi’ Diyarbakır’da açıldı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:04 Türkiye’nin en kapsamlı ’sahte eser sergisi’ Diyarbakır’da açıldı Diyarbakır İçkale Müzesi’nde, jandarma ve polis ekiplerinin farklı dönemlerde gerçekleştirdikleri operasyonlarda ele geçirilen 593 adet ’sahte tarihi eser’, özel olarak hazırlanan tematik sergi alanında ziyarete açıldı. Türkiye’nin şu ana kadar hazırlanan en kapsamlı ’sahte eserler sergisi’ olma özelliğini taşıyan sergi, ziyaretçilere sahte ile gerçeği ayırt etmenin ne kadar güç olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Müzenin tematik sergi salonunun alt katında oluşturulan alanda, para, heykel, çanak çömlek, boncuk gibi birçok kategoriden sahte eserler yer alıyor. Farklı dönemlere ve çeşitli medeniyetlere ait örneklerin bulunduğu sergide hem küçük hem büyük boyutlu eserler geniş bir yelpazede sunuluyor. Eserler, güvenlik birimlerince müsadere edildikten sonra müze uzmanları ve restoratörler tarafından incelenerek sergiye uygun hale getirildi. Birçoğunun geçmişte dolandırıcılık amacıyla kullanıldığı bilinen ’sahte’ eserler, vatandaşların bu alandaki farkındalığını artırmayı hedefliyor. Sergi, öğrenci grupları ve tüm ziyaretçilere açık olurken, kültür varlıklarının korunması ile sahte ve kaçak eser sorununa dikkat çekmeyi amaçlıyor. Ziyaretçiler, sergi sayesinde yalnızca uzmanların ayırt edebildiği sahte-gerçek ayrımını yerinde görme fırsatı buluyor. "Amacımız sahte eser kaçakçılığı konusunda erken yaşta farkındalık oluşturmak" Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır İçkale’de bulunan müzede 14 yapının yer adlığı bu yapılardan birinin de tematik sergi salonu olarak kullandığını söyledi. Burada öğrencilere ve çocuklara yönelik bir eğitim atölyesi ile eğitim salonunun olduğunu dile getiren Gizligöl, "Çocuklar bu salonda zaman zaman çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Amacımız, çocuklara kültür varlıklarını bilinçli şekilde tanıtmak, tarihi eser kaçakçılığı ve sahte eser kaçakçılığı konularında erken yaşlarda farkındalık kazandırmak. Bu amaçla salonumuzda çok güzel niş alanları oluşturduk. Bu nişlerde, jandarma ve polisin farklı zamanlarda müsadere yoluyla müzemize getirdiği 593 adet sahte eser tematik sergi salonumuzun alt katındaki eğitim atölyesinde sergilenmeye başlandı. Eğitime gelen çocuklarımız bu sahte eserler sergisini gezebilecekler. Türkiye’nin en kapsamlı ve en geniş sahte eserler sergisi olma özelliğini taşıyan bu alanda, toplam 593 eserin kopyaları yer alıyor. Bu eserlerin büyük bölümünün geçmişte dolandırıcılık amacıyla kullanıldığı ve defalarca aynı amaçla el değiştirdiği biliniyor. Müsadere yoluyla müzeye kazandırılan bu eserlerin işlemleri tamamlandıktan sonra restoratörlerimiz ve müze personelimiz tarafından titizlikle hazırlanarak sergiye uygun hale getirildi. Artık eğitime katılan çocuklarımız, okullardan gelen öğrenci grupları ve tüm ziyaretçiler bu sergiyi gezebilecek" dedi. Sergide, müzede bulunan eserlerin neredeyse birebir benzeri olan çok geniş bir yelpaze olduğunu aktaran Gizligöl, şu ifadeleri kullandı: "Paradan heykellere, çanak çömlekten boncuklara kadar hem küçük hem büyük boyutlu sahte eserler sergileniyor. Farklı dönemlere ve çeşitli medeniyetlere ait sahte eserlerin yer aldığı bu sergi, ziyaretçilere sahte ile gerçeği ayırt etmenin ne kadar güç olduğunu da gösteriyor. Bu ayrımı ancak uzmanların yapabileceği açık bir şekilde görülüyor. Dolayısıyla vatandaşlarımızın bu sergiyi gezerek sahte eser ve tarihi eser kaçakçılığına karşı daha duyarlı ve bilinçli hale gelmeleri büyük önem taşıyor. Çünkü ülkemizde ne yazık ki hem sahte eser kaçakçılığı hem de tarihi eser kaçakçılığı oldukça yaygın. Bu sergi, toplumun bu konuda farkındalık kazanmasına önemli bir katkı sunuyor."
Haho Manastırı (Taş Camii) asırlardır ilk günkü gibi ayakta
01 Aralık 2025 Pazartesi - 09:30 Haho Manastırı (Taş Camii) asırlardır ilk günkü gibi ayakta Erzurum’un Tortum ilçesinde yer alan 19. yüzyılda camiye çevrilen Haho Manastırı, diğer adıyla Meryem Ana Kilisesi, asırlardır ayakta duruyor. İlçeye bağlı Bağbaşı Mahallesi’nde tarihi dokusu ve mimarisiyle dikkat çeken Haho Manastırı, özellikle Gürcistan’dan gelen turistlerin ilgi odağı oluyor. Restorasyon çalışmaları devam eden yapı, 2026 yılı turizm sezonuna hazırlanıyor. Merkez Camii imamı Ömer Faruk Umut, restorasyon alanında yaptığı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile yapının muazzam akustiğini gözler önüne serdi. Tarihi yapının korunması ve turizme kazandırılması, bölge için büyük önem taşıyor. Orta Çağ’da önemli bir dini ve eğitim merkeziydi Erzurum’un en önemli kültürel miraslarından birisi olan Bağbaşı Taş Camisi’nin güney girişindeki paye üzerine kazınarak yazılmış kitabesinden, yapının Meryem Ana’ya ithafen 976-1001 yılları arasında Gürcü Bagrat Kralı III. David tarafından inşa edildiği anlaşılıyor. Orta Çağ’da önemli bir dini ve eğitim merkezi olan manastırda; 16. yüzyılın ortalarına kadar edebiyat, şiir ve felsefe alanlarında eserler üretildiği, tercümeler yapıldığı biliniyor. Mimari açıdan yapının sahip olduğu yüksek kasnaklı kubbe ve konik külah örtü, binaya hâkim bir görünüm kazandırıyor. Kırmızı ve lacivert sırlı kiremitlerle kaplı kubbe estetik etkinin yanısıra yapıya mimari koruma da sağlıyor. Kilisenin duvarlarında arslan, boğa, kartal ve grifon gibi figürlerin kabartmaları dikkat çekerken, iç mekânda freskler bulunuyor. Apsis kısmının kule şeklindeki yükseltilmiş yapısı, özgün mimarisiyle görenleri etkiliyor. 19. yüzyılda camiye dönüştürülen yapı, günümüzde Bağbaşı Taş Camii olarak bölgenin kültürel zenginliklerinin temsilcisi olarak ifade ediliyor.