KÜLTÜR SANAT
Türkiye’de ilk: Uçan sinema vatandaşların ayağını yerden kesti 01 Nisan 2026 Çarşamba - 17:02:09 Samsun Büyükşehir Belediyesince Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Flying Theater projesi "Astorya" (uçan sinema), vatandaşların seyir zevkini tavana çıkartıyor. İlk günden beri yoğun ilgi gören sinema, vatandaşların ayağını yerden kesiyor. Kente yeni sosyal alanlar kazandırmak, gençlerin, çocukların ve ailelerin sosyal hayatına renk katmak ve etkinlik alanlarını artırmak adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilk olarak Flying Theater projesi "Astorya"yı Samsun’a kazandırdı. Tamamı yerli mühendislik imkânlarıyla DOF Robotics firması tarafından geliştirilen projeyi şehre kazandıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, dünyanın farklı şehirlerinde kullanılan uçuş simülasyonu konseptini Astorya ile Samsun’a taşıyor. İlkadım ilçesindeki Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi bünyesinde kurulan Astorya’da kullanılan yüksek çözünürlüklü kubbe ekran ve hareketli platform sisteminin yanı sıra rüzgâr, koku ve su buharı gibi çoklu duyusal efektlerle de ziyaretçiler, kendilerini gökyüzünde süzülen bir yolculuğun içinde hissediyor. Sinemayı aşan gerçek bir uçuş deneyimini vatandaşlara yaşatan Astorya’da şu anda 2 salonda aynı anda 3 film gösteriliyor. Her gün açık olan Astorya’da 20 dakikada bir grup olmak üzere 6 dakika uzunluğundaki Uzay Savaşları, Kurtuluş 1919 ve 80 Günde Devri Âlem filmleri gösteriliyor. Filmler 1 saatte bir değişiyor. İnternetten ve fiziki olarak bilet alınabilen Astorya’da 27 Mart’tan itibaren gösterimler ’kapalı gişe’ ve ilgi yoğun. İnternette son 3 güne kadar rezervasyonların dolu olduğu belirtiliyor. "Astorya’nın açıldığını duyunca hemen geldim" İlk kez uçan sinema deneyimi yaşayan Edanur Özdemir, "İyi bir aktivite oldu. Daha önce de başka bir yerde denemiştim. Ben 80 Günde Devri Âlem’i izledim. Merkez, bütün olarak çok güzel olmuş. Sinemaya girene kadar resim sergisini gördük ve bilgiler edindik. Bu merkezin eski hâline gelmemiştim. O zaman ilgimi çekmemişti. Astorya yeni açıldı, yoğun ilgi var. Ben de açıldığını duyunca arkadaşlarımla birlikte hemen gelmek istedim. Daha önce hiç bu sinemayı deneyimlemeyen kişilerin gelmesini tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu" dedi. Uçan sinema deneyimini ilk kez yaşayan diğer vatandaşlar da Astorya’nın daha önce gittikleri hiçbir sinemaya benzemediğini, birçok çeşitli simülasyon ile gerçekten uçuyormuş hissine kapıldıklarını ve herkesin en az bir kere bu deneyimi yaşaması gerektiğini söylediler. Astorya’da bir seans ücreti yetişkinlerde 400 TL, öğrencilerde ise 300 TL olarak fiyatlandırılıyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:56 Tiyatro tutkunları Atakum’da buluştu Samsun’un Atakum Belediyesi ve Karadeniz Tiyatrolar Birliği iş birliği ile Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla düzenlenen tiyatro günleri, unutulmaz anlara sahne oldu. Ata Sahne Sanat Merkezi’nde Türkiye’nin önde gelen sanatçılarının ve tiyatro topluluklarının ağırlandığı organizasyon, küçük-büyük tiyatro tutkunlarının buluşma noktası oldu. 26-31 Mart tarihleri arasında çocuklara ve yetişkinlere yönelik sahnelenen birbirinden özel eserler, merkezde sanat şöleni yaşattı. Çocuklara yönelik Mutluluğa Giden Son Tren, Anneler Firarda, Renkli Bavullar Ülkesi minik tiyatroseverlere renkli sanat yolculuğu sunarken Albayın Karısı, Dedem Korkut, Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu, Renkli Bavullar Ülkesi, Öp Babanın Elini adlı eserler seyirciler tarafından ilgiyle izlendi. Festival tadında geçen tiyatro günlerinde sanatçıların performansları büyük beğeni toplarken, eserler seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı. "Emeklerinize sağlık" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, Atakum Belediyesi Tiyatro Topluluğunun programın son gününde sahnelediği ’Öp Babanın Elini’ adlı oyunu seyircilerle izledi. Gösteri sonrası konuşma yapan Başkan Türkel, Atakum’un Türkiye’nin önde gelen sanat ve kültür merkezi haline geldiğine dikkat çekerek, "Büyük kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ’Sanatsız kalan bir toplumun, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Ben bir belediye başkanı olarak sanatın, sanatçının peşinden hiç ayrılmayacağıma ve her zaman en büyük destekçisi olacağıma söz veriyorum. Tiyatroya ve sanatçılarımıza sahip çıktığınız için kendinizi de, koca yürekli sanatçılarımızı da alkışlayın. Emeklerinize sağlık. İyi ki, Atakum Belediyesinde buluştuk. Bugün sizleri izliyor olmak, bizleri çok mutlu etti" dedi. Sanata tam destek Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız ise "Ata Sahne’de bütün tiyatro kulüplerini, gruplarını ağırlamak Atakum halkına zevk veriyor. Büyük mutluluk duyuyoruz. Merkezimizde sahnelenecek daha fazla tiyatro eseriyle, hep bir arada olacağız" derken, Atakum Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç de desteğinden ötürü Başkan Türkel’e teşekkür ederek, "Düşünmek, yapmak güzel ama arkamızda duran bir yönetimin olması çok güzel. Bu anlamda Başkanımız Serhat Türkel’e, bir kez daha teşekkür ediyorum. Şükranlarımızı sunuyoruz. Müzik, tiyatro ve tüm sanatsal çalışmalarımızda her zaman destek oldunuz" ifadelerini kullandı. Sanatseverlerden eğitime katkı Tiyatroseverler, her gösteri için bir kitap getirerek hem muhteşem tiyatro eserlerini izledi hem de Atakum Belediyesinin düzenlediği ’Kitabın Biletin Olsun’ kampanyasına destek oldu. ’Kitabını Getir Biletini Al’, ’Kitaplar Yeni Okuyucusuyla Buluşurken Sanat da İzleyicisiyle Buluşuyor’ sloganlarıyla düzenlenen organizasyona, yoğun katılım gerçekleşirken öğrencilerin eğitim hayatına da katkı sağlandı. Kitap kumbaralarında toplanan kitaplar, kent sınırları içerisindeki talep eden okullara ve kütüphanelere teslim ediliyor. Atakum Belediyesi kampanyayla, okullara ve kütüphanelere bugüne kadar on binlerce kitap desteğinde bulundu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:35 Fatih Belediyesi kültürel miras çalışmalarıyla Heritage İstanbul’da yerini aldı Kültürel miras alanında Türkiye’nin en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 9. Heritage İstanbul Fuarı, İstanbul’da kapılarını ziyaretçilere açtı. 1-4 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar; kültürel mirasın korunması, restorasyon teknolojileri ve tarihi yapıların geleceğe taşınmasına yönelik projelerin ele alındığı önemli bir platform olarak dikkat çekiyor. Fatih Belediyesi de tarihi yarımadada yürüttüğü kültürel miras çalışmalarıyla fuarda yer alırken, açılış programına katılan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İstanbul’un tarihi mirasının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Fatih adeta yaşayan bir müze" Açılış programında konuşan Başkan Turan, İstanbul’un kültürel mirasının önemli bir bölümünün tarihi yarımadada bulunduğuna dikkat çekti. Fatih’in yalnızca bir ilçe değil, aynı zamanda dünyanın en önemli tarih merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Turan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünya miras şehirleri arasında özel bir yere sahip olan İstanbul’un muazzam kültürel zenginliği büyük ölçüde tarihi yarımada üzerinde yoğunlaşmaktadır. Fatih ilçemiz, kadim İstanbul’un binlerce yıllık geçmişinden günümüze ulaşan yaklaşık 36 bin tarihi eserin üçte birini bünyesinde barındırmaktadır. 10 bini aşkın tescilli kültür varlığıyla Fatih adeta yaşayan bir müzedir." "Kültürel miras hepimizin ortak emaneti" Fatih’in aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan dört koruma alanının tamamına ev sahipliği yaptığını hatırlatan Turan, bu mirasın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Turan, "Elimizde fevkalade kıymetli bir medeniyet envanteri bulunuyor. Bu kıymetli emaneti aslına uygun şekilde onarmak, ayağa kaldırmak ve gelecek nesillere eksiksiz biçimde aktarmak hepimizin ortak görevidir" dedi. "Restorasyon yalnızca teknik bir çalışma değildir" Şehirlerin yalnızca fiziki yapılardan ibaret olmadığını vurgulayan Turan, kültürel mirasın korunmasının aynı zamanda şehirlerin hafızasını yaşatmak anlamına geldiğini ifade etti. Bir belediye başkanı olarak restorasyon çalışmalarını yalnızca teknik faaliyetler olarak görmediğini dile getiren Turan, şöyle konuştu: "İstanbul gibi kadim şehirler hafızasıyla nefes alır. Hafızasını kaybeden şehirler ruhunu da kimliğini de kaybeder. Bu nedenle restorasyon şantiyelerini yalnızca teknik bir faaliyet alanı olarak görmüyorum. Her bir restorasyon çalışması bu şehrin kimliğini ve hayatiyetini müdafaa etmek anlamına gelir." Kültürel miras için bilgi ve tecrübe paylaşımı Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir platform olduğunu ifade eden Turan, fuarın Türkiye’nin sahip olduğu birikimi bir araya getirdiğini belirtti. Turan, "Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında çalışan akademisyenleri, uzmanları ve kurumları bir araya getirmesini son derece kıymetli buluyorum. Bu platformun tarihimiz ile geleceğimiz arasında güçlü köprüler kuracağına inanıyorum" dedi. Kültürel mirasın korunmasına yönelik teknolojiler, restorasyon projeleri ve akademik çalışmaların ele alındığı 9. Heritage İstanbul Fuarı, 4 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:24 Tiyatro yarışmasında ipi Demir Ateşi göğüsledi Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen ve bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen Gençler Arası Tiyatro Yarışması il birinciliğini Demir Ateşi kazandı. Yönetmen Ferhat Raşit Kına’nın yaptığı ekip, Erzurum’u Bölge Birinciliği Yarışmalarında temsil edecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı 11. Geleneksel Gençler Arası Kültür Sanat Yarışmaları kapsamında yapılan Tiyatro İl Birinciliğinde dereceye giren ekipler belli oldu. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde yapılan Tiyatro yarışması büyük bir ilgi gördü. Şiir Yarışması İl Birinciliğinde Arş. gör. Dr. Fatih Yarşı, Öğr. Gör. Erdoğan Göğebakan ve Yıldız Gözde Muratoğlu jüri olarak görev yaptı. İbrahim Hakkı Akpınar, Ümran Öztürk, Ahmet Korkmaz ve Muhammet Yakut Değerlendirme kurulunu oluşturdu. Tiyatro yarışmasını Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, Yakutiye Gençlik Merkezi Müdürü Yunus Kumbasar, Aziziye Gençlik Merkezi Müdürü Zülküf Yılmaz ve Erzurum Gençlik Merkezi Müdürü Memet Gözütok, Adnan Menderes Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Yanık, Gençlik liderleri, gönüllü gençler ve çok sayıda davetli ile tiyatro severler izledi. Demir Ateşi birinci oldu GSB Tiyatro Yarışmalarında İl birinciliğini Ferhat Raşit Kına’nın yönetmenliğini yaptığı "Demir Ateşi" kazandı. İkinciliği "İlkin Yoktu Aynalar" elde etti. "Mar tılar Düşler" üçüncü oldu. Dereceye giren ekipler ödüllendirdi. Gençlik Hizmetleri Müdürümüz Metin Günay, jüri üyelerine plaket verdi. Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, Tiyatro Yarışmasına katılan tüm ekiplere teşekkür ederek, "Burada bir ekip birinci olacaktı, çünkü bölge şampiyonasında ilimizi temsil edecek. Ancak bize göre katılan bütün ekipler birinci. Jüriyi ve yarışmacıları kutluyorum" dedi.
Antandros kazıları tüm hızıyla sürüyor
28 Kasım 2025 Cuma - 17:23 Antandros kazıları tüm hızıyla sürüyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Antandros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Çalışmaları yakından takip eden ve Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneğini ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkıyor, şehrimizin hafızasını yaşatıyoruz" dedi. Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Kaz Dağları eteklerinde yer alan Antandros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek vermesiyle kentin tarihi ve kültürel hazinelerini gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın mihmandarlığında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Müzeler Şube Müdürlüğü ile Antandros Kazı Başkanlığı arasında yapılan ‘Bilimsel kazı çalışmalarına destek protokolü kapsamında, kazılara finansal destek sağlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri sayesinde Antandros’un tarihi ve kültürel değerleri, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için keşfedilmeyi bekliyor. Akın: "Şehrimizin hafızasını birlikte yaşatacağız" Antandros Kenti’ndeki kazı çalışmalarını yakından takip eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, geçtiğimiz günlerde Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma, Koruma ve Yaşatma Derneği’ni ziyaret etti. Dernek çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Akın, Balıkesir’in zengin tarihi ve kültürel değerleriyle eşsiz bir şehir olduğunu dile getirdi. Başkan Akın; "Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmak, şehrimizin hafızasını korumaktır. Bu hafızayı birlikte yaşatacağız" ifadelerini kullandı. Roma Villası Antandros’un en önemli yapısı Balıkesir’in tarih ve kültür hazinelerinin gün yüzüne çıkarıldığı kazılarda, Antandros Kazı Başkanlığı’nı yürüten Prof. Dr. Gürcan Polat, kent tarihinin M.Ö. 6600’lere kadar uzandığını söyledi ve kazılarda ortaya çıkan Roma Villası, nekropol alanı, mozaikler ve duvar resimleriyle Antandros’un tarih boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olduğunu vurguladı. 25 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkan en önemli yapının Roma Villası olduğunu belirten Prof. Dr. Polat, "Kaz Dağları’nın eteklerinde, Edremit Körfezi’nin en özel noktalarından birinde yükselen Antandros’un, binlerce yıllık tarihi gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. Deniz manzarasını görebilmesi için sıralı odalardan oluşan bu özel yapı; duvar resimleri, mermer plakalar, mozaikler ve kendine ait hamamıyla dönemin ileri gelenlerinden birine ait olduğunu gösteriyor" dedi. Nekropol alanı 750-800 yıl kesintisiz kullanılmış "Antandros’un bir diğer zenginliği ise yaklaşık 750-800 yıl kesintisiz kullanılmış olan nekropol alanı." İfadesini kullanan Prof. Dr. Gürcan Polat, "Burada, ölü gömme geleneklerinin yüzyıllar içindeki değişimi tüm açıklığıyla izlenebiliyor. Yapılan sondajlarda ise kentin tarihinin neolitik döneme, yani M.Ö. 6600’lere kadar uzandığı tespit edilmiş durumda. Kent, iki limanıyla Kaz Dağları’ndan elde edilen kerestenin taşındığı önemli bir ticaret noktasıydı. Bunun yanında Antandros; İda Dağı’nda geçen mitosların, dünyanın ilk güzellik yarışmasının ve Aeneas’ın yolculuğunun başlangıç noktası olarak da kültürel bir miras taşıyor. Bu değerleriyle Antandros, Balıkesir’in kültürel zenginliğini gözler önüne seren ve tarih, kültür ile arkeoloji açısından kentin en güçlü hazinelerinden biri" diyen Polat, antik kenti keşfetmek isteyenler için en doğru zamanın Sonbahar ayları olduğunu dile getirdi.
’21. Yüzyılda Türk Dünyası Vizyonu ve Ortak Alfabe’ hakkında konuşuldu
28 Kasım 2025 Cuma - 16:38 ’21. Yüzyılda Türk Dünyası Vizyonu ve Ortak Alfabe’ hakkında konuşuldu Eskişehir Türk Ocağı’nda ’21. Yüzyılda Türk Dünyası Vizyonu ve Ortak Alfabe’ hakkında konuşan Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Orhun Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, "Türk Devletleri Teşkilatının kurulması ve Ortak Türk Alfabesine geçiş iradesinin beyanı, son 2000 yıllık tarihimizin en stratejik kararı olarak kabul edilmelidir" dedi. Tarihin en köklü milletlerinden biri olan Türklerin özellikle son 2 yüzyıllık süreçte dağılmalar, parçalanmalar ve bölünmeler yaşayarak günümüze geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, "Yaklaşık 300 milyonluk nüfusu, bulunduğu coğrafyalardaki stratejik konumu ve tarihi misyonu ile Türk milleti, 21. Yüzyılda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve yeni dünya konjoktürü Türklerin sosyal, kültürel ve siyasal anlamda yakınlaşmasına uygun bir zemin oluşturmuştur. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması ve Ortak Türk Alfabesine geçiş iradesinin beyanı, son 2000 yıllık tarihimizin en stratejik kararı olarak kabul edilmelidir. Farklı coğrafya, devlet ve iklimlerde yaşayan 300 milyonluk Türk halkları, artık Ortak Alfabeye geçerek ortak bir zeminde buluşma iradesini ortaya koymuştur. Böylece İsmail Gaspıralı’nın dilde, fikirde ve işte birlik şiarının en önemli aşaması gerçek olmuştur. Şimdi sıra fikirde ve işte birlik olmaktır" şeklinde konuştu. "Latin Kökenli Ortak Türk Alfabesi Nde birleşme kararı alınması tarihi bir başarıdır" Prof. Dr. Korkmaz, konuşmasının devamında, "Sömürgeci devletlerin sık sık alfabelerini değiştirerek bilinçlerini silmek istedikleri Türk milleti, tam da yıkılmak istendikleri noktadan yeniden ayağa kalkmaya çalışmaktadır. Ortak Alfabe sadece bir yazı birliği değil, ortak bir dünya görüşünün inşasına duyulan özlemin gerçekleşmesidir. Tarih boyunca pek çok alfabe kullanan Türkler, 21. Yüzyılda Türkçenin ses yapısına en uygun olan Latin Kökenli Ortak Türk Alfabesinde birleşme kararı almışlardır. Bu tarihi bir başarıdır. Türk Dil Kurumu (TDK) ve Uluslararası Türk Akademisinin öncülüğünde kurulan Ortak Alfabe Komisyonu, 2026 yılında kullanılacak olan 34 harfli Ortak Türk Alfabesinin yaranmasında büyük pay sahibidir. Değerli kurumlarımızı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "34 harfli Ortak Türk Alfabesi, milletimize hayırlı olsun" Konuşurken anlaşan ama yazarken anlaşamayan 300 milyona yakın bir kitle olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "7 Ekim 2025 günü Azerbaycan’ın Qebele kentinde toplanan Türk Devletleri Teşkilatının açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ’Ortak alfabe hususunda Türkiye olarak ilk adımı atıyor, Cengiz Aytmatov’u anlatan bir eser ile Oğuznameleri ortak alfabeyle basıyoruz’ dedi. Bu beyan, 2000 yıllık tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Kısmi olarak konuşurken anlaşan ama yazarken anlaşamayan 300 milyona yakın bir kitle, artık yazarken de anlaşabilecek. Ortak vicdanın gelişmesi ve ortak bir dünyanın inşasına katkı sağlayacak bu bildirim, Türk Dünyası’nın yeniden diriliş beyannamesi sayılmalıdır. Türkiye’de kullanılan alfabeye X, , Q, , Û harflerinin ilavesiyle oluşan 34 harfli Ortak Türk Alfabesi, milletimize hayırlı olsun. Türklerin birliği kimseye tehdit değil aksine dünya barış ve huzurunun teminatıdır. Orhun Abidelerindeki, ’Titre ve kendine dön!’ hitabı mucibince Türk milleti köklerinin çağrısında buluşmaya, iri olmaya, diri olmaya yönelmiştir. Hayırlı olsun..." Program, soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Orhun Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a şükran beratı takdim etmesi ile sonlandı.
Uygulamalı Yörük Oyunları Çalıştayı düzenlendi
28 Kasım 2025 Cuma - 16:09 Uygulamalı Yörük Oyunları Çalıştayı düzenlendi Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (YÖRKAM) tarafından Uygulamalı Yörük Oyunları Çalıştayı düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayda konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Yörük kültürünün tarihi derinliklerinden alınıp gelecek nesillere aktarılması sürecine katkı sunan çalıştayda yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen bir hikayeyi paylaşan Özen, "Toroslar’da tüten duman bu ülkenin teminatıdır" dedi. Kendisinin de birinci nesil Yörük hayatını yaşamış biri olduğunu belirten Özen, Yörük kültürünün temel değerlerine dikkat çekerek, "Yörük kültürü denince doğayı koruyan, çevresinin değerini, kıymetini bilen bir kültür aklımıza gelir. Özgürlük akla gelir, bağımsızlığına çok düşkündür Yörükler. Onun için vatan mevzu olunca, iş başa düşünce akla gelmeden yola çıkar Yörükler vatanın savunulması noktasında" dedi. Akademik çalışmaların önemi Yörüklüğün sadece Toroslarla sınırlı kalmadığını, imparatorluk döneminde Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan bölgelerine giden Yörük boyları olduğunu hatırlatan Özen, akademik camianın kültüre sunduğu katkının kıymetli olduğunu belirterek, "Üniversitelerde Yörük kültürünün, Cumhuriyetin kazandırdığı nitelikli eğitim görmüş kadrolar tarafından irdeleniyor olması, kayıt altına alınıyor olması da çok kıymetli" değerlendirmesinde bulundu. Özen, üniversitelerin araştırma merkezleri aracılığıyla bu sürece destek verdiğini, yerel yönetimlerin ve derneklerin de etkinliklerle kültürü yaygınlaştırdığını ifade etti. Oyunlar temelinde tarihsel kodlar aktarılacak Prof. Dr. Şükrü Özen, Yörük analarının misafir ağırlama törenlerindeki olgunluğunun çocukluğunda şahit olduğu değerler olduğunu dile getirerek, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Çalıştayın ana temasını oluşturan oyunlara değinen Özen, "Bu çalıştayda da merkezimizin organize ettiği oyunlar temelinde bu tarihsel kodlara, kültürel değerlere gidip, onları yaşatarak gelecek nesillere aktarmak istiyoruz" dedi. Özen, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen YÖRKAM Müdürü ve yönetim kurulu üyelerine, ayrıca katılım sağlayanlara teşekkür etti. İlk Yörük kültürü uygulama ve araştırma merkezi Akdeniz’de Akdeniz Üniversitesi’nin yaklaşık 10 yıldır YÖRKAM’ın ilkini kurarak hizmet verdiğini hatırlatan Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatih Uslu, Akdeniz Üniversitesi haricinde İzmir, Muğla, Isparta, Alanya ve Mersin’de de YÖRKAM’ların bulunduğunu, Konya ve Denizli’de ise açılması için çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Uslu, dernekçilik faaliyetlerinin bugünkü çalıştayların gerçekleşmesinde büyük katkısı olduğunu vurgulayarak, yaklaşık 8 ulusal ve 3 bin yerel Yörük Türkmen derneğinin emeğine minnet duyduklarını söyledi. Tematik çalıştaylar Uslu, başlangıçta genel konularla gidilen çalıştayların zamanla "Yörük ve Doğa", "Yörük ve Yemek", "Yörük Kültüründe Kadın2 gibi tematik konulara odaklanmaya başladığını ifade ederek, bu yılki temanın "Yörük Oyunları" olarak belirlendiğini söyledi. Oyunların kökeninin temel olarak savaş oyunu pratiğinden geldiğini ifade eden Uslu, Türklerin at üstünde yaptıkları yolculuklarda kendilerini dinamik tutmaları ve kıvrak zekalı olmaları gerektiği için cirit ve aksi gibi dayanıklılık, isabet ve güç içeren oyunları tercih ettiklerini belirtti. Uslu, kurt-kuzu gibi Yörük hayatının içerisinden çıkan orijinal oyunların da çalıştayda yer alacağını kaydetti. YÖRSİAD Yönetim Kurulu Başkan Av. Mustafa Alper Oral da etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Programa Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatih Uslu, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, YÖRSİAD Yönetim Kurulu Başkan Av. Mustafa Alper Oral, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştay sonrası Turizm Fakültesi önündeki etkinlikte börü, gübüdük, kös, aksir ve güreş gibi Yörük oyunları uygulamaları olarak katılımcılara gösterildi.
Sezai Karakoç, vefatının 4’üncü yılında anıldı
28 Kasım 2025 Cuma - 16:07 Sezai Karakoç, vefatının 4’üncü yılında anıldı Türk edebiyatının önemli isimlerinden şair, yazar ve mütefekkir Sezai Karakoç, Ordu’da vefatının 4’üncü yılında anıldı. Son dönem Türk şiir ve düşünce dünyasının öncü isimlerinden Sezai Karakoç, vefatının 4’üncü yılında Altınordu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla anıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilerin kültürel ve edebi birikimlerini artırmayı hedefleyen ‘Sezai Karakoç’u Ne Kadar Tanıyoruz?’ konulu söyleşinin konuşmacı konuğu, Akademisyen-Yazar Sıddık Akbayır oldu. Programın açılış konuşmasını yapan Altınordu İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Erkuvum, Karakoç’un Türk edebiyatı ve düşünce dünyasına kazandırdığı değerleri vurgulayarak, onun diriliş medeniyet tasavvurunun çağdaş dünyada önemli bir rehber niteliği taşıdığını söyledi. Karakoç’un yalnızca bir şair değil, aynı zamanda bir fikir adamı, bir medeniyet öncüsü ve diriliş idealinin temsilcisi olduğunu belirten Erkuvum, eserlerinin her dönemin ruhuna hitap ettiğini kaydetti. Söyleşide konuşan Akademisyen-Yazar Sıddık Akbayır ise büyük düşünürün hayatından kesitler, poetik yaklaşımı ve edebiyata kattığı değerler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Öğrencilerin sorularıyla zenginleşen programda Karakoç’un edebi yönü, fikir dünyası ve Türk şiirindeki özel yeri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Program sonunda Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Sıddık Akbayır’a teşekkür ederek günün anısına plaket ve çiçek takdim etti.
‘Camiler ve Cami Eksenli Din Hizmetleri’ fotoğraf sergisi ziyarete açıldı
28 Kasım 2025 Cuma - 15:52 ‘Camiler ve Cami Eksenli Din Hizmetleri’ fotoğraf sergisi ziyarete açıldı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Uluslararası Müslüman Topluluklarla Dayanışma Vakfı (MÜSDAV) tarafından düzenlenen ‘Camiler ve Cami Eksenli Din Hizmetleri’ temalı fotoğraf sergisinin açılışını yaptı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, MÜSDAV tarafından Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camii sergi salonunda düzenlenen Camiler ve Cami Eksenli Din Hizmetleri MÜSDAV 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması sergisinin açılışında yaptığı konuşmada İslam’ın temsili noktasında sanattan istifade edilmesi gerektiğini belirtti. "Gözlerden gönüllere bir kadrajla baktığımızda sanatın bize sağlayacağı güzellikleri de kazanmış oluruz" Etkinliğe katılan tüm eser sahiplerini tebrik eden Arpaguş, Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Sanat Allah’ı aramakmış’ sözünü hatırlatarak, "Gözlerden gönüllere bir kadrajla baktığımızda, zahiri gözümüzden manevi gözümüze bir yol bulabilirsek, kadrajımızı ona göre ayarlayabilirsek, maddeden manaya ciddi bir geçişle dinimizin gönül boyutunu yakalayabilirsek, o kadrajımızdan neyi görebiliyorsak, amaçladığımız din, iman adına gönlümüze o kadrajın iz olarak düşürdüğü hakikatleri sanat vesilesiyle göreceksek, işte o zaman sanatın bize sağlayacağı güzellikleri de kazanmış oluruz" dedi. ‘İbadet’ başlıklı fotoğrafa birincilik ödülü MÜSDAV 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması’nda Emrah Ildız ‘İbadet’ başlıklı fotoğrafıyla birincilik, Uğur Bulut ‘İbadet Aşkı Engel Tanımaz’ başlıklı fotoğrafıyla ikincilik, İbrahim Aysündü ‘Yansıma’ başlıklı fotoğrafıyla üçüncülük ödülüne layık görüldü. Mehmet Özdemir’in ‘İmam ve Kartopu’ başlıklı fotoğrafı mansiyon ödülünü aldı. Serginin açılışına Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticileri, eser sahipleri ve davetliler katıldı. 33 fotoğrafın yer aldığı sergi, 8 Aralık Pazartesi gününe kadar Ahmet Hamdi Akseki Camii sergi salonunda ziyaret edilebilecek.
Diyarbakır Tanıtım Günleri İstanbul’da kültür şölenine dönüştü
28 Kasım 2025 Cuma - 15:46 Diyarbakır Tanıtım Günleri İstanbul’da kültür şölenine dönüştü Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı (DİTAV) ile Diyarbakır Valiliği tarafından düzenlenen, "Diyarbakır Tanıtım Günleri", İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Etkinlik, kentin kültürü, gastronomisi ve tarihi mirasının tanıtıldığı büyük bir kültür şölenine dönüştü. DİTAV İstanbul Başkanı Aydoğan Ahıakın, tanıtım günlerinin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kardeşlik rüzgârını estirmeyi hedefleyen önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Ahıakın, etkinlikte Diyarbakır’ın yazarlarının, şairlerinin, musikisinin ve yöresel lezzetlerinin yer aldığını belirterek, "İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde Diyarbakır Tanıtım Günlerimizi gerçekleştiriyoruz. Tanıtım günlerimiz, kültür ve sanatın buluştuğu, Diyarbakır’ın tüm değerlerinin tanıtıldığı bir şölen niteliğinde" dedi. Diyarbakır’ın Türkiye’nin birlik ve huzur ortamına katkı sunan önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Ahıakın, şunları söyledi: "Ülkemizin bu önemli sürecinde kardeşlik rüzgarının lokomotifi olarak Diyarbakır’ın öncü bir şehir olması gerektiğine inanıyoruz. Terörsüz bir Türkiye hedefinin gerçekleşmesine katkı sunacak önemli şehirlerden biridir. Bu etkinliklerin Diyarbakır’ın turizmine, kalkınmasına ve marka değerine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Diyarbakır bir açık hava müzesi" Diyarbakır’ın tarihsel derinliğine dikkat çeken Ahıakın, kentin sahip olduğu kültürel mirasa da değindi. Ahıakın, ’’Diyarbakır bir kitaba sığdırılamayacak kadar büyük bir hazineye sahip. Sur içi başlı başına bir açık hava müzesidir. UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri, Zerzevan kalesi, Mithras tapınağı ve daha ismini sayamadığımız yüzlerce tarihi eserle Türkiye’nin en kadim şehirlerinden biridir’’ diye konuştu. Diyarbakır’ın turizm potansiyelinin ortaya çıkması için bu tür organizasyonların büyük önem taşıdığını kaydeden Ahıakın, "Pazar akşamına kadar tüm hemşehrilerimizi ve İstanbulluları, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ndeki Diyarbakır Tanıtım Günleri’ne davet ediyoruz" çağrısında bulundu.
Cizre’de IV. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu başladı
28 Kasım 2025 Cuma - 15:44 Cizre’de IV. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu başladı Şırnak Valiliği, Şırnak Üniversitesi, Cizre Kaymakamlığı ve Cizre Belediyesinin birlikte organize ettiği IV. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu "Melaye Ciziri’nin Ahlak Anlayışı" teması ile başladı. 16. ve 17. yüzyılda yaşamış olan Kürt alim, şair ve edebiyatçı Molla Ahmed El-Cezeri’nin hayatını, divanını ve kasidelerini konu alan ve iki gün sürecek olan IV. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu Şırnak’ın Cizre ilçesinde geniş bir katılım ve yoğun bir ilgi ile başladı. Bu yıl " Melaye Ciziri’nin Ahlak Anlayışı" teması ile başlayan sempozyuma katılan yerli ve yabancı 111 akademisyen katılımcılara geniş bir biçimde sunum yapacak. Sempozyumun açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı okundu, Melaye Ciziri’nin yaşamını anlatan video gösterimi yapıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sempozyuma ilişkin mesajı okundu. Bir otelde düzenlenen sempozyumda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, bir mekanın kıymeti o mekanın ilim, irfan ve hikmetle güzelleştiren şahıslardan kaynaklandığını söyledi. Yılmaz, "Melaye Ciziri’nin bugün burada konuşuluyor olması ve anılması onun görüşü etrafında müzekkere aslında bir ilmin geleneğin devamını da sağlamaktadır ve bu insanlar bu toplumdaki hem milli kimliği hem manevi kimliği muhafaza etmiş ve insanlara hizmet etmişlerdir’’ dedi. Geçen yıl düzenlenen sempozyumda Malaye Ciziri’nin birlik anlayışını bu yılda daha çok derin konu olan ahlak anlayışının tartışılacağını ifade eden Şırnak Valisi Birol Ekici, Ciziri’nin aradığı ahlakın İslam ahlakı olduğunu ifade ederek, ‘’Hepimizin aradığı ahlak aslında güzel ahlaktır ve güzel ahlakı Ciziri’nin bakış açısıyla bu yıl hep birlikte değerlendireceğiz. Ahlaki olarak kardeşin kardeşe Müslümanın Müslümana pusu kurduğu dönemler oldu, karanlık dönemler yaşadık. Bu dönemleri Cumhurbaşkanımız liderliğinde birlik, beraberlik ve kardeşlik projesi olan Türkiye Yüz yılını kurarken bunların hepsini birlikte aşacağımıza inancım sonsuz. Bu konuda hepimiz gayret göstereceğiz. Bu konuda hemşirelerime çok teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’da Melaye Ciziri’nin bir şair değil, sözün inceliğini hikmetle buluşturan, varlığı anlamlandırmayı sanatın merkezine koyan büyüm bir mütefekkir olduğunu söyledi. Sempozyuma gösterilen yoğun ilginin büyük bir memnuniyet kaynağı olduğunu anlatan Orhan, ‘’Bu ilgi, Melaye Ciziri’nin düşünce hazinesinin hala ne kadar diri, ne kadar bereketli ve aynı zamanda ne denli ihtiyaç duyulan bir kaynak olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Yüze yakın bilim ve ilim insanının, Ciziri’nin ahlak anlayışını, insan tasavvurunu ve dünyayı anlamlandırma biçimini farklı yönleriyle ele alacak olması, bizleri hem zenginleştirecek hem de derinlikli bir şekilde aydınlatacaktır’’ şeklinde konuştu. Sempozyumun Ciziri’nin mirasının günümüz insanına nasıl rehberlik edeceğine dair veri sunacağına inandığını aktaran Orhan, şöyle dedi: "Genç araştırmacıların bu büyük geleneğin izini sürmesi, yeni yorumlar geliştirmesi ve Ciziri’nin düşüncesini çağın diliyle yeniden buluşturması hepimiz adına umut vericidir. Bu çalışmalar yalnızca akademik bir zenginlik üretmekle kalmayacak; aynı zamanda Cizre’nin bu önemli mirasının daha geniş kitlelere ulaşmasına, kültürel hafızamızın diri tutulmasına vesile olacaktır." Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ise sempozyumun akademik bir toplantı olmanın yanında Cizre’nin manevi dünyasını ve kültürel zenginliğini ile ilmi mirasını hatırlatan önemli bir buluşma olacağını kaydetti. Sempozyumun düzenleme kurulu başkanı Doç. Dr. Ahmet Özdemir de "Konya’ya Mevlana Celalettin-i Rumu, Bursa’ya Orhan ve Osman Gazi, İstanbul’a Eyyub el Ensari, şahsiyetler bulundukları şehirlere adeta manevi bir kimlik kazandırmışlardır. İşte Cizre ve çevresine de farklı ruh ve kimlik manevi bir atmosfer kazandıran Melaye Ciziri ve onun gibi ilim ve irfan ehli olan alimlerimizdir "dedi. Özdemir, Suriye, Almanya, İran ve Irak’tan da akademisyenlerin katıldığı Sempozyumun, Melaye Ciziri’nin ulusal ve uluslararası platformlarda daha iyi tanınmasına katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı. Melaye Ciziri’nin parçalarının seslendirildiği sempozyumda daha sonra oturumlara geçildi. Açılışa, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak AK Parti Milletvekili Arslan Tatar, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş, kanaat önderleri, STK Temsilcileri, kurum müdürleri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.
Çatalhöyük’ün izleri Nilüfer’e taşındı
28 Kasım 2025 Cuma - 15:16 Çatalhöyük’ün izleri Nilüfer’e taşındı Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu. Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı. Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan örnekler oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran "Ekmek" buluntusuna ayrı bir parantez açtı. Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Rize’de gazeteci Yavuzer Tarlan anısına ödül töreni düzenlendi
28 Kasım 2025 Cuma - 14:12 Rize’de gazeteci Yavuzer Tarlan anısına ödül töreni düzenlendi Rize Aktif Gazeteciler Derneği (RAGDER), 2023 yılında vefat eden gazeteci ve öğretmen Yavuzer Tarlan’ın anısına özel bir ödül töreni düzenledi. Öğretmen Evi’nde gerçekleştirilen törene Tarlan’ın ailesi, kurum müdürleri, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve iş insanları katıldı. Program, Yavuzer Tarlan’ın hayatını ve mesleki yolculuğunu anlatan slayt gösterisiyle başladı. Gösterinin ardından RAGDER Başkanı Mustafa Bayrak, Tarlan’ın Rize basınına ve eğitim camiasına bıraktığı güçlü mirası hatırlatan bir konuşma yaptı. Konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başlayan RAGDER Başkanı Mustafa Bayrak, "Daha önce hayatını kaybeden meslektaşlarımız için ödül törenleri düzenlemiştik. Bu üçüncü ödül törenimiz. Bu seneki törenimizi rahmetli Yavuzer Tarlan üstadımız adına gerçekleştiriyoruz. Yavuzer abi yıllarca bu mesleğe emek verdi. Aynı zamanda bir öğretmendi. Hem bize bu mesleği öğretti hem de binlerce çocuk yetiştirdi. Maddi değeri olmasa da manevi olarak vereceğimiz ödüllerle meslektaşlarımızı Yavuzer abinin anısına onurlandıracağız. Ayrıca başarılı iş insanlarına da mansiyon ödüllerimiz olacak. Bu törene emek veren ve katılan herkese teşekkür ediyorum. Yavuzer abiyi bir kez daha rahmetle anıyorum" dedi Konuşmaların ardından çeşitli kategorilerde ödüller sahiplerine takdim edildi. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törende İhlas Haber Ajansı muhabirlerine 5 haber kategorisinde 5 ödül takdim edildi.