KÜLTÜR SANAT
Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:20:08 Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:20 Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anısına anlamlı sergi: "Unutulmadığınız zaman ölmemiş oluyorsunuz" Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı emekli hakim Ahmet Güler tarafından, şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın hatırasına atfettiği 8. kişisel resim sergisi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan şehit babası Hakkı Kiraz, "Şehit aileleri olarak ihtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır" dedi. 31 Mart 2015’te terör örgütü mensuplarınca şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz, şehadetinin 11’inci yıl dönümünde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde düzenlenen anlamlı bir sergiyle anıldı. Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı emekli hakim Ahmet Güler, yargı camiasını duygulandıran vefa dolu sanat yolculuğuna devam ederek 8. kişisel resim sergisini Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anısına gerçekleştirdi. Daha önceki 7 sergisinde olduğu gibi bu sergisini de şehit meslektaşının hatırasına adayan Güler’in eserleri, yargı camiası ve sanatseverlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin ev sahipliği yaptığı sergi, 1-15 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. "İhtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır" Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, oğlunun hiçbir zaman unutulmayacak olmasının verdiği gururu dile getirerek, "İnsan ölür gider birkaç gün sonra unutulur, ama unutulmamak çok güzel bir şeydir. Aslında unutulmadığınız zaman ölmemiş oluyorsunuz; yaşıyorsunuz. Bu vesileyle bu sergiyi düzenleyen Ahmet Başkanıma ve bu fırsatı verip burada sergi açtıran çok kıymetli Başsavcıma, Komisyon Başkanlarıma ve bütün adliye teşkilatına çok çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bizi unutmamışlar, oğlumu unutmamışlar. Oğlumun adına böyle bir sergi açılması beni çok mutlu etti. Her yerde görüyorum; bu bizim Türk milletimizin duyarlılığında vardır, asaletinde vardır, kanında vardır. Türk milleti çok asil bir millettir. Hem oğlumun hem de diğer bütün şehitlerin adına diyebilirim ki her bir şehidimizin adı Türkiye’nin en ücra köşesinde bile ya bir ormana, ya bir okula ya da bir çeşmeye adı verilmiş. Tabii bu Türk milletinin asaletinin ve büyüklüğünün eseridir. Bu da biz şehit ailelerini çok mutlu ediyor. Şehit ailelerinin tamamının adına da konuşabilirim ki; hiçbirimizin maddiyata ihtiyacı yoktur. Fakat ihtiyacımız olan, milletimiz ve devletimiz tarafından unutulmamaktır. Bakıyoruz ki bu millet öyle yüce bir millettir ki hem ölüsüne hem dirisine saygısı vardır. Oğlumuz burada şehit olmuştur fakat Türkiye’nin her yerinde adı vardır. Ahmet Başkanıma çok çok teşekkür ediyorum, böyle bir eser yapmış ve bırakmış. Bu bizim için unutulmaz bir eserdir. Gördüğümde kendi kendime dedim ki, ’Oğlum, Allah’a çok şükür ki demek ki biz de sana haram lokma yedirmemişiz’. Oğlum gerçekten de hala bizimle yaşıyor, fiziken yanımızda olmasa bile manen ve ruhen yanımızdadır. Emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum" dedi. "Yargı olarak barıştan, adaletten ve hukuktan yanayız" Eski İstanbul 4. Vergi Mahkemesi Başkanı Ahmet Güler, yargının tüm birimleri olarak terörle mücadeleden hiçbir şekilde vazgeçilmeyeceğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Değerli savcımızı şehadetinin 11’inci yıl dönümünde saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz. Terörün her türlüsüne karşı olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz. Yargı olarak barıştan, adaletten ve hukuktan yanayız. Bu vesileyle aziz şehidimize Allah’tan rahmetler diliyoruz, mekanı cennet olsun. Terör ister kişisel ister bireysel olsun, basit insanların kullandığı bir araçtır. Rabbim devletimize ve milletimize zeval vermesin. Biz yargı olarak her zaman savunduğumuz ilkelerle kararlı bir şekilde yürümeye ve her zamankinden çok daha fazla sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. Bu konuda azimliyiz, kararlıyız ve ilkeli duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz." Resim sergisine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Hazar Turan Alim, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Metin Sarıhan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Üyesi Ömer Özgür Ercan, İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanı Veysel Bülbül, Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Başsavcı Vekilleri, Daire Başkanları, Hakimler, Cumhuriyet Savcıları ve sayıda personel katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 17:02 Türkiye’de ilk: Uçan sinema vatandaşların ayağını yerden kesti Samsun Büyükşehir Belediyesince Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Flying Theater projesi "Astorya" (uçan sinema), vatandaşların seyir zevkini tavana çıkartıyor. İlk günden beri yoğun ilgi gören sinema, vatandaşların ayağını yerden kesiyor. Kente yeni sosyal alanlar kazandırmak, gençlerin, çocukların ve ailelerin sosyal hayatına renk katmak ve etkinlik alanlarını artırmak adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilk olarak Flying Theater projesi "Astorya"yı Samsun’a kazandırdı. Tamamı yerli mühendislik imkânlarıyla DOF Robotics firması tarafından geliştirilen projeyi şehre kazandıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, dünyanın farklı şehirlerinde kullanılan uçuş simülasyonu konseptini Astorya ile Samsun’a taşıyor. İlkadım ilçesindeki Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi bünyesinde kurulan Astorya’da kullanılan yüksek çözünürlüklü kubbe ekran ve hareketli platform sisteminin yanı sıra rüzgâr, koku ve su buharı gibi çoklu duyusal efektlerle de ziyaretçiler, kendilerini gökyüzünde süzülen bir yolculuğun içinde hissediyor. Sinemayı aşan gerçek bir uçuş deneyimini vatandaşlara yaşatan Astorya’da şu anda 2 salonda aynı anda 3 film gösteriliyor. Her gün açık olan Astorya’da 20 dakikada bir grup olmak üzere 6 dakika uzunluğundaki Uzay Savaşları, Kurtuluş 1919 ve 80 Günde Devri Âlem filmleri gösteriliyor. Filmler 1 saatte bir değişiyor. İnternetten ve fiziki olarak bilet alınabilen Astorya’da 27 Mart’tan itibaren gösterimler ’kapalı gişe’ ve ilgi yoğun. İnternette son 3 güne kadar rezervasyonların dolu olduğu belirtiliyor. "Astorya’nın açıldığını duyunca hemen geldim" İlk kez uçan sinema deneyimi yaşayan Edanur Özdemir, "İyi bir aktivite oldu. Daha önce de başka bir yerde denemiştim. Ben 80 Günde Devri Âlem’i izledim. Merkez, bütün olarak çok güzel olmuş. Sinemaya girene kadar resim sergisini gördük ve bilgiler edindik. Bu merkezin eski hâline gelmemiştim. O zaman ilgimi çekmemişti. Astorya yeni açıldı, yoğun ilgi var. Ben de açıldığını duyunca arkadaşlarımla birlikte hemen gelmek istedim. Daha önce hiç bu sinemayı deneyimlemeyen kişilerin gelmesini tavsiye ederim. Çok güzel bir duygu" dedi. Uçan sinema deneyimini ilk kez yaşayan diğer vatandaşlar da Astorya’nın daha önce gittikleri hiçbir sinemaya benzemediğini, birçok çeşitli simülasyon ile gerçekten uçuyormuş hissine kapıldıklarını ve herkesin en az bir kere bu deneyimi yaşaması gerektiğini söylediler. Astorya’da bir seans ücreti yetişkinlerde 400 TL, öğrencilerde ise 300 TL olarak fiyatlandırılıyor.
Kahta’da açılan ilk kitap fuarına yoğun ilgi
28 Kasım 2025 Cuma - 10:09 Kahta’da açılan ilk kitap fuarına yoğun ilgi Adıyaman’ın Kahta ilçesinde ilk defa açılan kitap fuarı vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Fuara giden vatandaşlar, kitap alıp yazarlarla buluştu. Adıyaman’ın Kahta ilçesi tarihinde ilk defa bir kitap fuarına ev sahipliği yapıyor. Kahta Belediyesinin girişimleri sonucu Ramazan Çarşısında açılan fuara Türkiye’nin ünlü yayınevleri katılıyor. Fuara giden vatandaşlar kitapları uygun fiyata alma imkanı buldu. Yazarlarla da buluşan vatandaşlar, kitap alıp imzalattı. Yazarlarla fotoğraf çekmeyi de unutmayan vatandaşlar, sohbet edip kitapları hakkında bilgi aldı. "Sosyal medya bağımlılığından dolayı kimse artık kitaba erişmiyor" Fuarın yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, "Geçen hafta cumartesi gününden beri fuarımız açık. Halkın muazzam bir ilgisi var. Biz de bu kadar beklemiyorduk. Kahta’nın bir kitap fuarına ne kadar ihtiyacı olduğunu biz burada gördük. 75’ten fazla yayınevi burada kitaplarını sergiliyor. Ayrıca 70’ten fazla yazar da kitaplarını imzalıyor. Bizim Adıyamanlı 30 civarında yazarımız da burada kitaplarını imzalıyor. Aynı kitapseverlerle tanışıp söyleşiler de yapıyorlar, konferanslar veriyorlar. Kahta’da bir kütür haftası olmuş oldu. Hemen hemen bütün öğrencilerimiz bu kitap fuarını gezdi, kitaplara dokundu, kitaplar aldı. Bize çok önemli dönüşler oldu. Anne ve babalar bizi arayarak çocuklarının ilk defa televizyonu kapatıp, tablet bilgisayarlarını kapatıp kitap okuduğunu söylediler. Bu da bizim için çok sevindirici, çok gurur verici bir şey. Milletimiz, gençlerimiz, çocuklarımı artık kitap almayı, kitaplara dokunmayı unutmuş. Bu sosyal medya bağımlılığından dolayı kimse artık kitaba erişmiyor. Bu kitap fuarı da buna bir vesile oldu. Artık gençlerimiz burada kitaba dokundu, kitap aldı. Biz belediye olarak da yaklaşık 3 bin öğrenciye hediye çeki verdik. Buradan kitap aldılar. Ayrıca 24 Kasım Öğretmenler Gününde de öğretmenlerimiz için aynısını yaptık. Buradan kitap almaları için bir miktar hediye çeki verdik. Dolu dolu bir hafta geçti. İnşallah biz bunu gelenekselleştirip seneye 21’ncisini, diğer sene ise 3’üncüsünü devam ettireceğiz" dedi. "Önemli anlara tanıklık ettik" Fuara katılarak okurlarıyla buluşan Yazar Dr. Hikmet Kızıl, "Kahta’da uzun süredir özlemini duyduğumuz bir kitap fuarı açıldı, ilk defa bir kültür ortamı oluştu. Halkın yoğun ilgisi var. Bu vesile ile uzun süredir görüşmediğimiz dostlarımızı, arkadaşlarımızı da gördük. Kitaplara olun yoğun ilgi bizi mutlu etti. Kıymetli yazar arkadaşlarımızın okurlarıyla buluşması da çok önemli anlara tanıklık etmemizi sağladı" ifadelerini kullandı. "Bu kadar ilgi beklemiyorduk" Bu tür etkinliklerin devamının gelmesini istediklerini söyleyen Yazar Yahya Çiçek ise "İlgi çok iyi. Biz yazarlar olarak bu kadar ilginin olacağını düşünmüyorduk. Gerçekten çok güzel bir etkinlik oldu. İnşallah bunun devamı gelir" şeklinde konuştu. Fuarı düzenleyenlere teşekkür eden Yazar Ahmet Tepe de, "Kahta’da ilk defa böyle bir etkinlik ve organizasyon oluyor. Muazzam bir ilgi var. Çok memnunuz. Vesile olanlardan Allah razı olsun" diye konuştu. Toplam 50 standın olduğu, 75 yayınevi ve 70’ten fazla yazarın katıldığı fuarın,30 Kasım tarihine kadar açık kalacağı belirtildi.
Samsun Olgunlaşma Enstitüsü’nde kenevir lifinden geleneksel kağıt yapımı eğitimi
28 Kasım 2025 Cuma - 10:04 Samsun Olgunlaşma Enstitüsü’nde kenevir lifinden geleneksel kağıt yapımı eğitimi Samsun Olgunlaşma Enstitüsü, kültürel üretim kapasitesini artırmak ve geleneksel el sanatlarını yaşatmak amacıyla önemli bir projesini Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı(OKA) teknik desteğiyle hayata geçirdi. Enstitü personeline yönelik üç günlük uygulamalı eğitimde, geleneksel kâğıt yapımı teknikleri ve özellikle kenevir lifi kullanımı ele alındı. Kenevir lifiyle üretilen asitsiz el yapımı kâğıtların, hat ve ebru başta olmak üzere Türk-İslam sanatlarında değerlendirilerek enstitünün kültür turizmine dönük faaliyetlerine katkı sunması hedefleniyor. "Geleneksel Kâğıt Yapımı Eğitimi", Düzce Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölüm Başkanı ve Kültür Bakanlığı Ebrû ve Kâğıt Sanatçısı Doç. Dr. Yusuf Parlak tarafından verildi. Eğitime 10 enstitü personeli katıldı. Uygulamalı eğitim, katılımcıların mesleki gelişimlerine bilimsel ve pratik açıdan önemli katkılar sağladı. Eğitimde edinilen bilgi ve becerilerin kurumun üretim süreçlerine entegre edilerek ürün çeşitliliği ve kalitesinin artırılması bekleniyor. Personelin sanatsal ve teknik yeterliliklerini geliştirmeyi amaçlayan eğitim sonrasında, devam edecek danışmanlık desteğiyle katılımcıların öğrendikleri teknikleri bireysel üretimlerine aktarmaları ve kalıcı öğrenmenin sağlanması hedefleniyor. Projenin, enstitünün kurumsal kapasitesini güçlendirmenin yanı sıra kadın çalışanların mesleki uzmanlığını pekiştirerek sürdürülebilir bir kültürel üretim altyapısı oluşturulmasına katkı sunduğu değerlendirildi. Samsun’un kenevir üretimindeki öncü konumu ise yerel hammaddenin sanatsal üretime entegre edilerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine imkân tanıyor.
Çemişgezek’te ilk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:15 Çemişgezek’te ilk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi, kültür sanat tarihinde ilk kez sahnelenen opera ve bale ile bir ilke tanıklık etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen "2. Anadolu Opera ve Bale Festivali" çerçevesinde, ilçede ilk kez opera ve bale gösterisi sahnelendi. Çemişgezek Kültür Merkezi’nde hem yetişkinlere hem de minik izleyicilere özel olarak sahnelenen gösteri salonu dolduran sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Geleneksel Anadolu motiflerinin modern sahne sanatlarıyla buluşturulduğu gösteri, büyük beğeni toplandı. Etkinliğe; Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, Mazgirt Kaymakamı Emrah Karaduman, Pülümür Kaymakamı Mehmet Anıl Çolak, Tunceli İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya, ilçe adliyesinde görevli savcı ve hakimler, kamu kurumlarının yöneticileri ile farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş katıldı. İlk defa opera izlediğini dile getiren vatandaşlardan Neslihan Kaycı, "İlk defa Çemişgezek’te bugün opera dinledim. Çok güzeldi. Çok keyif aldım. Sanal alemde görüyordum, televizyonda izliyordum. İnternette görüyordum ama ilk defa canlı dinledim. Çok güzeldi, bu kadar güzel olduğunu bilseydim daha önceden de izlemeye giderdim. Opera ve balenin Çemişgezek’e gelmesi bizim için bir ayrıcalık oldu. Ben keyif alarak dinledim. Bundan sonra operaya sık sık gideceğim" dedi. Etkinliği düzenleyenler ve sanat ekibine teşekkür eden Ahmet Eren Özen, "Tunceli Çemişgezek’te böyle bir etkinliğin yapılmasından son derece mutluyum. İlçemizde ilk defa olan bu program için Devlet Opera Balesi’ne teşekkür ediyoruz. Gerçekten opera gibi sahne sanatları herkesin izlemesi gereken, dinlemesi gereken özel programlardır. Bu program için son derece mutluyum, son derece müteşekkirim. İzmir’de Istanbul’da, Ankara’da operayı izliyordum. Ama ilk defa Çemişgezek’te böyle bir etkinlik yapılmasından özel bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" şeklinde konuştu. Çemişgezek’te opera sayesinde özel bir an yaşadıklarını aktaran Serap Altuntaş ise, "Heyecanla beklediğim bir konserdi. Duyduğum zaman gerçekten çok heyecanlanmıştım. Harika bir konser oldu. Çok özlemişim böyle ortamları diye düşündüm. Gerçekten sanatçılarımızın ellerine, emeklerine, yüreklerine sağlık. Performansları çok güzeldi. İlçemiz için de çok güzel bir anı bıraktılar diye düşünüyorum. Özellikle opera, bale gibi sanat etkinlikleri sanıyorum Çemişkezek’te ilk defa oluyor. Anadolu şehirleri bunlardan biraz daha mahrum kaldılar. İlçemiz insanlarına da çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Daha fazla, daha sık gelmelerini, daha uzun konserler vermelerini istiyorum. Bana çok kısa geldi mesela bu konser. Göz açıp kapayıncaya kadar bitti diye düşünüyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın, hanımlarımızın çok memnun kalacağını düşünüyorum. Çok güzel bir örnekti. Umarım daha sık gelirler" diye konuştu.
Çemişgezek’te İlk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:11 Çemişgezek’te İlk kez sahnelenen opera ve baleye yoğun ilgi Tunceli’nin Çemişgezek ilçesi, kültür sanat tarihinde ilk kez sahnelenen opera ve bale ile bir ilke tanıklık etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen "2. Anadolu Opera ve Bale Festivali" çerçevesinde, ilçede ilk kez opera ve bale gösterisi sahnelendi. Çemişgezek Kültür Merkezi’nde hem yetişkinlere hem de minik izleyicilere özel olarak sahnelenen gösteri salonu dolduran sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Geleneksel Anadolu motiflerinin modern sahne sanatlarıyla buluşturulduğu gösteri, büyük beğeni toplandı. Etkinliğe; Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, Mazgirt Kaymakamı Emrah Karaduman, Pülümür Kaymakamı Mehmet Anıl Çolak, Tunceli İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya, ilçe adliyesinde görevli savcı ve hakimler, kamu kurumlarının yöneticileri ile farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş katıldı. İlk defa opera izlediğini dile getiren vatandaşlardan Neslihan Kaycı, "İlk defa Çemişgezek’te bugün opera dinledim. Çok güzeldi. Çok keyif aldım. Sanal alemde görüyordum, televizyonda izliyordum. İnternette görüyordum ama ilk defa canlı dinledim. Çok güzeldi, bu kadar güzel olduğunu bilseydim daha önceden de izlemeye giderdim. Opera ve balenin Çemişgezek’e gelmesi bizim için bir ayrıcalık oldu. Ben keyif alarak dinledim. Bundan sonra operaya sık sık gideceğim" dedi. Etkinliği düzenleyenler ve sanat ekibine teşekkür eden Ahmet Eren Özen, "Tunceli Çemişgezek’te böyle bir etkinliğin yapılmasından son derece mutluyum. İlçemizde ilk defa olan bu program için Devlet Opera Balesi’ne teşekkür ediyoruz. Gerçekten opera gibi sahne sanatları herkesin izlemesi gereken, dinlemesi gereken özel programlardır. Bu program için son derece mutluyum, son derece müteşekkirim. İzmir’de İstanbul’da, Ankara’da operayı izliyordum. Ama ilk defa Çemişgezek’te böyle bir etkinlik yapılmasından özel bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" şeklinde konuştu. Çemişgezek’te opera sayesinde özel bir an yaşadıklarını aktaran Serap Altuntaş ise ’Heyecanla beklediğim bir konserdi. Duyduğum zaman gerçekten çok heyecanlanmıştım. Harika bir konser oldu. Çok özlemişim böyle ortamları diye düşündüm. Gerçekten sanatçılarımızın ellerine, emeklerine, yüreklerine sağlık. Performansları çok güzeldi. İlçemiz için de çok güzel bir anı bıraktılar diye düşünüyorum. Özellikle opera, bale gibi sanat etkinlikleri sanıyorum Çemişkezek’te ilk defa oluyor. Anadolu şehirleri bunlardan biraz daha mahrum kaldılar. İlçemiz insanlarına da çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Daha fazla, daha sık gelmelerini, daha uzun konserler vermelerini istiyorum. Bana çok kısa geldi mesela bu konser. Göz açıp kapayıncaya kadar bitti diye düşünüyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın, hanımlarımızın çok memnun kalacağını düşünüyorum. Çok güzel bir örnekti. Umarım daha sık gelirler" diye konuştu.
Sultan Alaeddin Keykubad’ın iki başkentini birleştiren kadim kervan yolu için imzalar atıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:54 Sultan Alaeddin Keykubad’ın iki başkentini birleştiren kadim kervan yolu için imzalar atıldı Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın iki başkentini birleştiren kadim kervan yolu, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Alanya Belediyesi arasında imzalanan iş birliği protokolüyle yeniden hayat buluyor. 405 kilometrelik Keykubad Göç ve Kervan Yolu’nun uluslararası kültür ve turizm rotasına dönüştürülmesi hedefleniyor. Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini ve Torosların eşsiz doğasını içinde barındıran Keykubad Göç ve Kervan Yolu projesinde önemli bir aşama geçildi. Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu ve Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak’ın katıldığı törende projeye yönelik kapsamlı iş birliği protokolü imzalandı. "Anadolu’nun ruhuna açılan bir kapı" Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, projenin önemine değinerek, "Bu proje ile iki kadim başkenti yeniden birbirine bağlıyor, tarihin ayak izlerini geleceğin adımlarıyla buluşturuyoruz. Bu yol, Anadolu’nun ruhuna açılan bir kapı olacaktır" dedi. "Dönemsel köklerimiz kuvvetlidir" Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, iki Selçuklu şehrinin tarihi bağlarına vurgu yaptı. Koçak, "Alanya dönem dönem Konya vilayetine bağlanmış, dönemsel köklerimiz bizi birbirimizden ayırmayacak derecede kuvvetlidir. Bugün de Yörüklerimizin önemli bir kısmı yaylak için Konya’ya göç etmektedir. Bu proje hem tarihimizi yaşatacak hem de doğa sporları ve turizmini bölgemizde canlandıracaktır. Her iki şehrimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Medeniyetlerin buluştuğu kadim koridor Keykubad Göç ve Kervan Yolu, Sultan Alaeddin Keykubad’ın vizyonunu yansıtan çok katmanlı bir rota niteliği taşıyor. 1221’de Alanya’nın fethine uzanan bu güzergah, Anadolu’nun iç kesimleri ile Akdeniz limanlarını birbirine bağlayan önemli bir ticaret yolu olarak biliniyor. Tarihte Alanya’dan getirilen susam ve kereste gibi değerli ürünler kervanlarla Konya’ya taşınırken, Konya’nın tuzu ve bozkır mahsulleri de Akdeniz’e ulaştırılarak dünya ticaretine açılıyordu. Ayrıca rota, Sarıkeçili Yörüklerinin yüzyıllardır kullandığı bir göç yolu olarak kültürel sürekliliğe ev sahipliği yapıyor. Keykubad’ın mirasına saygı Projenin, Sultan Alaeddin Keykubad’ın ismini taşıması, büyük devlet adamının mirasına bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Keykubad döneminde kurulan erken sigorta sistemleri, yenilenen yol ağları ve ticaret güvenliği, Anadolu’yu bir "dârü’l-huzur", yani huzur yurduna dönüştürmüştü. Yeni proje ise bu yönetim ve medeniyet anlayışını günümüzde yeniden yorumlamayı amaçlıyor. Çok yönlü iş birliği Söz konusu proje, güçlü bir ortak aklın ürünü olarak hayata geçiyor. Konya Büyükşehir Belediyesi ve Alanya Belediyeleri ile Valiliklerin himayesinde yürütülen çalışmalara Orman Bölge Müdürlükleri destek verirken, bilimsel altyapı Prof. Dr. Hasan Bahar, Prof. Dr. Necmi Uyanık, Prof. Dr. Mehmet Hacıgökmen ve Prof. Dr. Osman Doğanay gibi akademisyenler tarafından oluşturuldu. Ayrıca ADDK Başkanı Tuncer Koç ve Arkeolog Osman Yılmaz’ın yoğun saha çalışmaları ise unutulmuş patikaları gün yüzüne çıkardı. 1000 kilometrelik kültür ağı İmzalanan protokol sonrası projenin yeni bir aşamaya geçtiği belirtildi. Mevcut 405 kilometrelik rota, Manavgat-Kubadabad Sarayı, Taşatan ve Akdağ gibi güzergâhlarla 1000 kilometreye çıkarılacak. Öte yandan bölgede yürüyüşçülerin yanı sıra bisiklet, off-road ve doğa sporları meraklıları için de özel parkurlar planlanıyor. Doğa tarih ve turizmi buluşturan büyük adım Tarihi iş birliğinin, sürdürülebilir turizmden kırsal kalkınmaya, kültürel mirasın korunmasından bölgesel tanıtıma kadar pek çok alanda önemli katkılar sunması bekleniyor. Keykubad Göç ve Kervan Yolu tarih, kültür ve doğa tutkunlarını medeniyetlerin buluştuğu bu eşsiz yolculuğu keşfetmeye davet ediyor.
Kayseri Büyükşehir, ‘2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti’ için resmen aday
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:03 Kayseri Büyükşehir, ‘2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti’ için resmen aday Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kültür ve turizmde yürüttüğü güçlü hamleler doğrultusunda 2027 yılı ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ unvanı için adaylık başvurusunu gerçekleştirdi. ‘Anadolu’nun Önsözü’ olarak nitelendirilen ve Anadolu’da yazının ilk kullanıldığı Kültepe’nin 6 bin yıllık kesintisiz birikimiyle Kayseri, tarihi ve stratejik önemini güçlendirerek yaşatmayı sürdüren bir şehir durumunda. Kayseri, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, bu zenginliklerin kültür hayatına ve turizme kazandırılması çalışmalarıyla sadece ülkenin değil Türk dünyasının da gündeminde. Bu kapsamda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2027 yılında Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) düzenleyeceği Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinliklerine ev sahipliği yapmak için adaylık başvurusunu gerçekleştirdi. Kayseri, geçmişin izlerini taşıyan tarihi yapıları ve kültürel mirasın yaşatılması adına yapılan restorasyonlar ile dikkatleri üzerine çekiyor. Kayseri’nin zengin kültür envanteri ve stratejik önemi, bu başvuruyu daha da anlamlı kılıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde, şehrin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması adına büyük bir seferberlik başlatıldı. Kayseri Turizm Master Planı kapsamında kültür ve turizm alanındaki projeler ve gastronomi, spor, sanat ve kültür alanlarında yapılan yenilikçi çalışmalarla Kayseri, 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olma yolunda önemli bir ivme kazandı. Bu süreçte, Kayseri’nin ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla tanınması, Türk dünyasının kültürel mirasının daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimler, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütülen projeler, şehri sadece bir kültür başkenti yapmayı değil, aynı zamanda Türk dünyasının kültürel buluşma noktası hâline getirmeyi hedefliyor. Büyükşehir’den Kayseri’yi dünyanın cazibe merkezi yapacak çalışmalar Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olma yolundaki adaylık süreci, Türk dünyası ile olan kültürel bağları güçlendirme ve bu bağları daha da derinleştirme adına büyük bir fırsat sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Türkiye’nin önemli şehirlerinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nin 2025 yılından itibaren Kayseri’de de gerçekleştirilirken, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile yapılan Turizm Master Planı toplantısında, UNESCO Kreatif Şehirler Ağı’nda bulunan Kayseri’nin daimi listeye girmesi için talepler iletildi. Ayrıca Avrupa Parlamentosu tarafından akredite edilen ACESS Europe’ye "Dünya Spor Başkenti" unvanı için başvuruda bulunulurken, görüşmeler ise sağlıklı bir şekilde sürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Türkiye’nin her bölgesinin eşsiz değerlere sahip olduğu vurgulanarak, başvuru yapan tüm şehirlerin kıymeti hatırlatıldı ve sürecin ülkeye yüksek kazanımlar getirmesi temenni edildi.
Manisa’nın Turizm Master Planı hazırlanıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:46 Manisa’nın Turizm Master Planı hazırlanıyor Manisa’nın tarihi, kültürel ve doğal değerlerini turizmde daha görünür kılmayı amaçlayan Turizm Master Planı için ilk değerlendirme toplantıları yapıldı. Tarihi değerleri, doğal güzellikleri ve kültürel özellikleri ile öne çıkan Şehzadeler Şehri Manisa’da, Turizm Master Planı hazırlıkları başladı. Manisa Valiliği koordinasyonunda, Zafer Kalkınma Ajansı iş birliğiyle yürütülen Manisa Turizm Master Planı kapsamında odak grup toplantıları düzenlendi. Vali Vahdettin Özkan başkanlığındaki Turizm Master Planı Toplantısı, Polisevi’nde gerçekleştirildi. Farklı kurum ve kuruluşlardan uzman personelin görevlendirilmesiyle oluşturulan çalışma ekibi, kentin turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir plan hazırlamak amacıyla ilk değerlendirmelerini gerçekleştirdi. Gün boyu devam eden toplantılarda, 12 ayrı tema altında oturumlar yapılarak Manisa’nın turizm geleceğine ilişkin görüş, öneri ve proje fikirleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşma yapan Vali Vahdettin Özkan, Manisa’nın kültürel, tarihi ve doğal değerlerinin sürdürülebilir bir anlayışla turizme kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Vali Özkan, Manisa için ulusal ve bölgesel kalkınma planlarına uygun, ülkemizdeki ve dünyadaki turizm hedefleri ve trendleri ile oluşan değişikliklerin referans alınarak, sayısal ve ölçülebilir turizm hedefleri çerçevesinde, sürdürülebilirlik ve rekabetçilik odaklı, makro düzeyde bir turizm planı hazırlamak için çalışıldığını ifade etti. Manisa’nın turizm potansiyeli artırılacak Şehzadeler şehri unvanı taşıyan Manisa’nın pek çok kültürel değere ve doğal güzelliğe de ev sahipliği yaptığını hatırlatan Vali Özkan, tarihi ve coğrafi değerlerini koruma-kullanma dengesi içinde ve turizm alternatiflerini geliştirerek Manisa’nın ülke turizminden alacağı payın arttırmak istediklerini söyledi. Hizmet sektörünü iyileştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Vali Vahdettin Özkan, "Şehrimiz sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleri, tarihi mirası ve kültürel değerleri ile turizmin farklı alanlarında güçlü bir potansiyele sahiptir. Bugün başlattığımız Turizm Master Planı, bu potansiyelin korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması için kritik öneme sahiptir. Tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde, Manisa’nın turizm gelirini artıracak, marka değerini yükseltecek ve şehrimizi ulusal-uluslararası ölçekte daha görünür kılacak stratejiler geliştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Sürdürülebilir turizm yol haritası oluşturuluyor Toplantılarda ayrıca Manisa’nın turizmden aldığı payı artırmaya yönelik somut proje fikirleri üzerine istişarelerde bulunuldu. Çalışmanın sonunda önerilecek projelerin hayata geçirilmesiyle; bölgeyi ziyaret eden kişi sayısının, konaklama tesislerinin doluluk oranının ve ortalama geceleme süresinin artırılması, 4 ve 5 yıldızlı otel sayısının yükselmesi, alternatif turizm projelerinin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin turizme kazandırılmasına yönelik yatırımların artması hedefleniyor. Hazırlanmakta olan Manisa Turizm Master Planı; ulusal ve bölgesel kalkınma planlarına uyumlu, sürdürülebilirlik ve rekabetçilik temelli bir turizm yol haritası oluşturmayı amaçlıyor. Çalışma kapsamında; Manisa için turist sayısı ve turizm geliri hedeflerinin belirlenmesi, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve kapasite artırım stratejilerinin geliştirilmesi, farklı turizm türlerine yönelik strateji oluşturulması, rakip şehir analizlerinin yapılması, ulaştırma, dijital tanıtım ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesi, ilde etkili bir turizm yönetim sistemi oluşturulmasına yönelik model önerilerinin geliştirilmesi planlanıyor.