Son Dakika
|
İzmir’de zincirleme trafik kazası: Çin uyruklu 2 kişi yaralandı
Trump: "Umarım İran çabucak masaya gelir"
İstanbul’da uyuşturucu operasyonları: 37 tutuklama
Başakşehir’de şantiyede korkutan yangın: İşçiler çatıya sığındı
Diyarbakır’da kayıp kadın 480 kişilik ekiple aranıyor
ABD’de kar fırtınasında can kaybı 30’a yükseldi
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri: "İran’da 6 bin 126 kişi öldü"
İstanbul’da yasadışı bahis operasyonu: 14 gözaltı
Şişli’de cesedi bulunan kadının komşusu konuştu: "İyi, kendi halinde bir insandı"
Mersin’de 10 milyarlık suç örgütü operasyonu: 17 tutuklama
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Precision Metal Through the Hands of a Pakistani Craftsman
En düşük emekli maaşı ve atama kararları Resmi Gazete’de
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "ABD'nin Venezuela'da herhangi bir askeri harekat yürütme niyeti yok"
İran'dan ABD'ye gözdağı: Silahlı kuvvetlerimiz elleri tetikte bekliyor
Almanya Başbakanı Merz:'Halkına şiddet uygulayarak iktidarda tutunabilen rejimin günleri sayılıdır'
Yasin Özcan, resmen Beşiktaş’ta
Irak’taki Koordinasyon Çerçevesi: "Trump'ın açıklaması egemenlik ihlali"
Migros, 7 bin 875 personelin kadroya alındığını duyurdu
KÜLTÜR SANAT
Yerli turistler Çankırı’yı gezdi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 20:11:34
Samsun’dan Çankırı’yı ziyaret eden yerli turist kafilesi, kentin tarihi ve kültürel güzelliklerine hayran kaldı. Samsun’dan Çankırı’ya gelen yerli turist kafilesi, kentin tarihi ve doğal güzelliklerine hayran kaldı. Kafile, ilk olarak Kurşunlu ilçesinde bulunan kaplıcayı ziyaret etti. Daha sonra müzeleri kentin köklü tarihine tanıklık etti. Ardından dünyanın en büyük tuz mağaralarından biri olan Tuz Mağarasını ziyaret eden vatandaşlar, şehrin ibadet yerlerini gezip yöresel lezzetlerini tattı. "Çankırı’nın yöresel yemeklerini tattık gerçekten çok güzeldi" Çankırı’yı beğendiğini ifade eden Filiz Manyaz, "Kaldığımız termal otel çok güzeldi. Tuz mağarasını da gezdik gerçekten görmeye değer bir mağara. Daha sonra tarihi müzeleri, eski Çankırı evlerini gezdik. Dönüşte de bir restoranda Çankırı’nın yöresel yemeklerini tattık gerçekten çok güzeldi" dedi. Çankırı’dan memnun kaldığını söyleyen Özlem Tanrıverdi ise, "Çankırı’ya üçüncü gelişim her seferinde memnun olarak ayrılıyorum. Halkı çok yardımsever şehir olarak ta Samsun’dan hiçbir farkı yok. Çankırı’dan olumlu düşünceler ile ayrılıyoruz" diye konuştu.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:33
Syedra Antik kenti kazılarına uluslararası destek
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) tarafından Syedra Antik Kenti’nde yürütülen çalışmalar TÜBİTAK ile Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülen 2509 – İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında uluslararası alanda destek alırken aynı zamanda ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayda geçti. Türk ve Fransız arkeologlar arasındaki akademik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan TÜBİTAK–Fransa Dışişleri Bakanlığı 2509 İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında yapılan başvuruların sonuçları açıklandı. Desteklenmesine karar verilen toplam 8 proje arasında, Alanya’nın önemli antik kentlerinden Syedra’yı konu alan çalışma da yer aldı. ALKÜ Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer ile Fransa’daki cole Normale Supérieure PSL Üniversitesinden Dr. Jeanne Capelle ortaklığında yürütülen "Kilikia’da Syedra (Seki, Alanya, Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu" başlıklı proje, Bosphorus Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Programın açıklanmasıyla birlikte proje, ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayıtlara geçti. Antalya’nın Alanya ilçesinde yer alan Syedra Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle devam ediyor. Çalışmalar, Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında desteklenen kazılar, Türkiye’den ve yurt dışından alanında uzman araştırmacıların katılımıyla çok disiplinli bir yapıya ulaştı. Antik kentin tiyatrosunda sürdürülen kazı ve araştırmalar ise Küçük Asya (Eski Anadolu) tiyatroları üzerine yaptığı doktora çalışmalarıyla tanınan Dr. Jeanne Capelle tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen uluslararası iş birliğiyle, Syedra Antik Kenti’ne ilişkin bilimsel verilerin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Bilimsel yayın ve araştırmalar hedefleniyor Projenin temel hedefi, Syedra Antik Kenti tiyatrosunun tarihsel gelişimi, kullanım evreleri ve mimari özelliklerini ele alan; kazılar sırasında elde edilen tüm buluntuları içeren kapsamlı bir bilimsel kitaba dönüşecek. Uzun vadede ise arkeobotanik çalışmalar kapsamında eski polen ve tohum analizleri ile Antik Yunanca yazıtlar üzerine yapılacak araştırmalar sayesinde, tiyatro yapısının ötesine geçen yeni bilimsel verilerin ortaya konulması amaçlanıyor. Rektör Türkdoğan:" Syedra Alanya’nın turizm ve tarih merkezi olacak" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Syedra Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyerek şu ana kadar gelen süreç içinde önemli bir noktaya ulaştıklarını belirtti. Syedra’daki kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla ülkemizin önemli bir merkeze kavuşacağını söyleyen Rektör Türkdoğan, "ALKÜ ve Alanya olarak Syedra’ya özel bir ilgi duyuyoruz. Bosphorus projesi kapsamında desteklenmeye hak kazanan Syedra, bu vesile ile uluslararası alanda da tanınırlığını artırmış olacak. Çok önem verdiğimiz kazı çalışmaları devam ederken böyle bir başarının gelmesi de bizleri gururlandırdı. Syedra Alanya’mızın ülkemizin önemli bir turizm ve tarih şehri olacak. Kazı Başkanımız Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer’e ve Dr. Jeanne Capelle’ye yoğun emeklerinden dolayı teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." dedi. Türkiye ve Fransa’dan üniversitelerin yürütücü olduğu Bosphorus projesinde, 8 işbirlikli çalışma destek almaya hak kazandı. Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloj Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri listede yer aldı. ALKÜ ile Ecole Normale Superieure PSL Üniversitesi tarafından yürütülecek Kilikia’da Syedra (Seki,Alanya,Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu projesi de uluslararası bilim camiası tarafından yakından takip edilecek.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:20
Kadınlara özel "Unutulmayan Şarkılar" konserine yoğun ilgi
Sakarya’da kadınlara özel düzenlenen "Unutulmayan Şarkılar" konseri yoğun ilgi gördü. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen gecede, Şef Ayşegül Başar yönetimindeki 13 kişilik Vefa Müzik Topluluğu dinleyicilerle buluştu. 6 saz ve 6 ses sanatçısının yer aldığı konserde; Nihavend, Acemkürdi ve Saba makamlarından Türk Sanat Müziği eserleri seslendirildi. Konserin solo bölümlerinde topluluk üyeleri, farklı makamlardan seçilen klasik eserleri yorumladı. SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’ni dolduran kadın izleyiciler, yer yer koro eşliğinde seslendirilen şarkılara eşlik etti. Programın sonunda dinleyiciler, sanatçıların performansını alkışlarla karşıladı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:16
Komedyen Cem İşçiler "Açık Konuşuyorum" ile Türkiye turnesine çıkıyor
Stand-up komedyeni Cem İşçiler, günlük yaşamdan tespitleri ve gözlemleriyle hazırladığı "Açık Konuşuyorum" adlı yeni tek kişilik gösterisiyle Türkiye turnesine çıkıyor. Günlük yaşamdan tespitleri ve gözlemleriyle tanınan Cem İşçiler, yeni sezon gösterisinde sıradan olayları mizahi bir dille sahneye taşıyacak. Biletleri etkinlik platformu Biletinial üzerinden satışa sunulan gösterinin turne programı, 30 Ocak’ta Düzce K.M. Celil Yağız Sahnesi’ndeki performansla başlayacak. İşçiler, turne kapsamında sırasıyla 1 Şubat’ta İzmir Performance Hall, 3 Şubat’ta Kocaeli Alternatif Tiyatro, 5 Şubat’ta Tekirdağ Çorlu Memduh Şevket Esendal Sahnesi, 8 Şubat’ta Antalya Türkan Şoray Kültür Merkezi, 9 Şubat’ta Alanya Kültür Merkezi, 10 Şubat’ta Bolu Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi, 12 Şubat’ta Bartın Kültür Merkezi, 14 Şubat’ta İstanbul Safire Sahne, 16 Şubat’ta Sinop Kültür Merkezi, 17 Şubat’ta Samsun COOL Chicken’s Sahnesi ve 6 Nisan’da Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nde izleyici karşısına çıkacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Ocak 2026 Salı- 14:37
Yüzyılın soykırımı ilk kez kayda geçirildi
2
25 Ocak 2026 Pazar- 08:59
Nörolog Dr. Mehmet Yavuz’un ilk romanı: "Madalyonun Sırrı"
3
27 Ocak 2026 Salı- 10:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan ödüllendirmişti...680 yıllık mesleğin son temsilcisi
4
28 Ocak 2026 Çarşamba- 11:04
286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı
5
27 Ocak 2026 Salı- 10:39
Tuzla köprüsü, Selçuklu’dan günümüze hizmet vermeye devam ediyor
28 Eylül 2025 Pazar - 09:26
Kepez Kent Tiyatrosu’na ’En İyi Komedi Oyunu’ ödülü
Kepez Kent Tiyatrosu, 25. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’nde sahnelenen "Medyum" oyunuyla "En İyi Komedi Oyunu" ödülünü kazanarak Antalya’ya büyük bir gurur yaşattı. Kepez Kent Tiyatrosu, Türkiye tiyatro dünyasının prestijli organizasyonlarından biri olan 25. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’nde önemli bir başarıya imza attı. Tiyatro ekibinin sahneye koyduğu "Medyum" adlı oyun, jüri tarafından "En İyi Komedi Oyunu" seçilerek Kepez’e ve Antalya’ya büyük bir gurur yaşattı. Ödül töreninde sahne alan "Medyum", güldürürken düşündüren yapısıyla tiyatro severlerin büyük beğenisini kazanmıştı. Oyun, dedektif romanları yazan ancak geçim sıkıntısı nedeniyle medyumluk yapmaya başlayan Adam’ın, kendini karmaşık ilişkiler içinde bulmasını konu alıyor. 25 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde tiyatro topluluklarının ve sanatçıların ödüllendirildiği Direklerarası Seyircileri Ödülleri, tiyatro camiasında önemli bir motivasyon kaynağı olarak kabul ediliyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun aldığı bu ödül, tiyatro ekibine olduğu kadar, ilçede kültür ve sanatın gelişimine katkı sağlayan tüm çalışmalara da moral verdi. Kepez Kent Tiyatrosu’nun elde ettiği bu ödülün Antalya’nın sanat yaşamı açısından da son derece değerli olduğunu belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz "Kepez olarak sanat ve kültürü desteklemeye devam ediyoruz. Kent Tiyatromuzun aldığı bu değerli ödül, hem oyuncularımızın emeğinin hem de şehrimizin kültürel birikiminin bir göstergesidir. Sanata ve sanatçılarımıza olan desteğimiz sürecek" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:21
Kursiyerler çini sanatlarıyla mest ettiler
Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığının yaygın kültürel eğitim planı kapsamında Altıeylül Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Çini İşlemeciliği Kursu"nun sergisi açıldı. Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı Hacer Çağlayan’ın öğrencilerinin eserlerinin yer aldığı sergide, kursiyerlerin el emeği göz nuru çalışmaları beğeniye sunuldu. Genç-yaşlı birçok kursiyerin yaptığı çini eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Eserler, ziyaretçilerden tam not aldı. Serginin açılışını Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş ve Balıkesir Vali Yardımcısı Dr. Mustafa İlhan ile katılımcılar yaptı. Sergiyi gezen protokol üyeleri yapılan çini sanatları hakkında kursiyerlerden bilgi aldı. Düzenlenen sergi ile ilgili bilgi veren Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı Hacer Çağlayan, çini sanatının geçmişten gelen kültürü geleceğe taşımak açısından önemli bir değer olduğunu vurguladı. Çağlayan, "Burada Baba Nakkaş, Hatayiler, bahar dalları, bitkisel motifler, Selçuklu ve modern tasarımlar sergileniyor. Çini öğrenmek hem zor hem kolay. Eğer insan seviyorsa, fırçayla adım adım toprağın üzerine desen çizmek, onu sırlamak keyifli oluyor. Bir kere çiniye dokunan herkes bu sanattan kopamıyor. Çini aslında insan ruhunu yansıtan bir sanat. Mutluluğunu, huzurunu, bazen de mutsuzluğunu çini üzerinde görebiliyorsunuz" dedi. Kursiyerlerden Şükran Erkoyuncu ise hayatının dönüm noktasını bu kursla yakaladığını söyledi. İki çocuk annesi Erkoyuncu, Piri Reis’in 1513 tarihli haritasını çini üzerine işlediğini belirterek, "940 derecede fırınladık, sıraltı bir çalışma oldu. Haritayı çalışırken öğrendiğim bir detay beni çok etkiledi. Mustafa Kemal Atatürk, bu haritayı duyunca Ankara’ya getirtiyor ve bizzat inceliyor. Bu ayrıntı bana ilham verdi. Çalışmam yaklaşık bir buçuk ay sürdü" ifadelerini kullandı. Yaklaşık iki yıldır çini eğitimi aldığını belirten Şule Boncuk ise, Selçuklu çinilerinden esinlendiğini dile getirdi. Boncuk, "Kubadabad Sarayı’nın çinilerinde yer alan çeşitli hayvan figürlerini çalıştım. İki aşamalı bir süreçten geçiyor. Önce figürler hazırlanıp pişiriliyor, ardından turkuaz renkli sırla kaplanıp tekrar fırınlanıyor. Bu sanat insana büyük bir sakinlik veriyor. Hem dinlendiriyor hem de kültürel bir değer olarak yaşatılması gerekiyor" dedi.
28 Eylül 2025 Pazar - 09:17
Kursiyerlerin Çini sanat sergisi
Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığının yaygın kültürel eğitim planı kapsamında Altıeylül Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Çini İşlemeciliği Kursu"nun sergisi açıldı. Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı Hacer Çağlayan’ın öğrencilerinin eserlerinin yer aldığı sergide, kursiyerlerin el emeği göz nuru çalışmaları beğeniye sunuldu. Genç-yaşlı birçok kursiyerin yaptığı çini eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Eserler, ziyaretçilerden tam not aldı. Serginin açılışını Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş ve Balıkesir Vali Yardımcısı Dr. Mustafa İlhan ile katılımcılar yaptı. Sergiyi gezen protokol üyeleri yapılan çini sanatlarının hakkında kursiyerlerden bilgi aldı. Düzenlenen sergi ile ilgili bilgi veren Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı Hacer Çağlayan, çini sanatının geçmişten gelen kültürü geleceğe taşımak açısından önemli bir değer olduğunu vurguladı. Çağlayan, "Burada Baba Nakkaş, Hatayiler, bahar dalları, bitkisel motifler, Selçuklu ve modern tasarımlar sergileniyor. Çini öğrenmek hem zor hem kolay. Eğer insan seviyorsa, fırçayla adım adım toprağın üzerine desen çizmek, onu sırlamak keyifli oluyor. Bir kere çiniye dokunan herkes bu sanattan kopamıyor. Çini aslında insan ruhunu yansıtan bir sanat. Mutluluğunu, huzurunu, bazen de mutsuzluğunu çini üzerinde görebiliyorsunuz" dedi. Kursiyerlerden Şükran Erkoyuncu ise hayatının dönüm noktasını bu kursla yakaladığını söyledi. İki çocuk annesi Erkoyuncu, Piri Reis’in 1513 tarihli haritasını çini üzerine işlediğini belirterek, "940 derecede fırınladık, sıraltı bir çalışma oldu. Haritayı çalışırken öğrendiğim bir detay beni çok etkiledi. Mustafa Kemal Atatürk, bu haritayı duyunca Ankara’ya getirtiyor ve bizzat inceliyor. Bu ayrıntı bana ilham verdi. Çalışmam yaklaşık bir buçuk ay sürdü" ifadelerini kullandı. Yaklaşık iki yıldır çini eğitimi aldığını belirten Şule Boncuk ise, Selçuklu çinilerinden esinlendiğini dile getirdi. Boncuk, "Kubadabad Sarayı’nın çinilerinde yer alan çeşitli hayvan figürlerini çalıştım. İki aşamalı bir süreçten geçiyor. Önce figürler hazırlanıp pişiriliyor, ardından turkuaz renkli sırla kaplanıp tekrar fırınlanıyor. Bu sanat insana büyük bir sakinlik veriyor. Hem dinlendiriyor hem de kültürel bir değer olarak yaşatılması gerekiyor" dedi.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 23:49
Kibyra Antik Kenti’nde Anjelika Akbar’ın piyano resitali
Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti, tarihi atmosferinde kültür ve sanatseverleri buluşturan unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Burdur Valiliği koordinasyonunda ve Antalya Olgunlaşma Enstitüsü katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, Burdur’un kadim çeyiz kültürü ve el nakışları sergilenirken, İbecik ve alaca dokumalar sergilendi. Kibyra Antik Kenti’nin Medusa mozaiğinde düzenlenen Anjelika Akbar’ın piyano resitali izleyicilerden tam not aldı. "41 farklı geleneksel kıyafeti araştırarak bu defilede sunduk" Sergi için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "38 yıldır Teke bölgesinin kültürel mirasını araştırıyor, ortaya çıkardığımız eserleri hem Türkiye’de hem de yurt dışında sergiliyoruz. İlk kez Burdur’da böyle bir organizasyonda yer almaktan onur duyuyoruz. Burdur yöresine ait 41 farklı geleneksel kıyafeti araştırarak bu defilede sunduk. 1800’lerin sonu ve 1900’lerin başına tarihlenen Burdur gelinliği de orijinal haliyle sergilendi. Nakış ve gümüş işleme atölyelerimizdeki ürünler, bölgenin kültürel mirasını gözler önüne seriyor" dedi. "Sanatseverleri buluşturma noktasında bir etkinlik düzenlemiş olduk" Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ise tarih tutkunlarıyla bir araya geldiklerini belirterek, "Hem bir piyano resitali hem Gölhisar’ın bütün aynı zamanda zenginliklerini görsellerle, resimlerle, aynı zamanda defilelerle, izleyicilerle buraya gelen sanatseverlerle buluşturma noktasında bir etkinlik düzenlemiş olduk. Tabii ki yaz boyunca düzenlediğimiz pek çok etkinlik vardı. Sanatsal etkinlikler, doğa turizmine dönük etkinlikler. Gölhisar ve Kibyra bizim için ayrıca çok anlamlı. Dolayısıyla bu etkinliklerin içerisinde burayı atlamak olmazdı. Bu akşam çok güzel bir piyano resitali dinleyeceğiz. İnşallah devamı gelsin, etkinliklerimiz devam etsin. Bugün alanımız kapasite dolayısıyla belki herkesi kucaklamaya yetmedi. Gönlümüz herkese açık. İnşallah önümüzdeki sene stadyumdaki, aynı zamanda arenadaki çalışmalarla, inşallah daha çok izleyiciyi daha çok tarih severleri burada ağırlama imkanımız olacak. Bütün herkese katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 23:34
‘O Da Bir Şey Mi’ Altın Koza’ya damga vurdu: 8 ödül birden aldı
Bu yıl 32’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nü ‘O Da Bir Şey Mi’ aldı. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü ‘Uçan Köfteci’ filmindeki performansıyla ‘Nazmi Kırık’ alırken, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü ise ‘Perde’ filmiyle ‘Tülin Özen’ ile ‘Buradayım, İyiyim’ filmiyle ‘Bige Ünal’ aldı. Pelin Esmer’in yönetmenliğini üstlendiği ‘O Da Bir Şey Mi’ filmi 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’ne damga vurarak 8 ödül birden aldı. 32. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin büyük ödül töreni, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde yaklaşık 2 bin davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Ödül töreni, birbirinden ünlü sanatçıların kırmızı halıdan geçerek, törenin yapılacağı salona gelmesiyle başladı. Törene, kent protokolü, sanatçılar ve çok sayıda izleyici katıldı. Sunuculuğunu Oylum Talu ve Yekta Kopan’ın yaptığı gecede Adana Altın Koza Film Festivali Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar, açılış konuşmasını yaptı. Samancılar, "Bu yıl 32’ncisini düzenlediğimiz film festivalimiz istediğimiz güzellikte yoluna devam etti. Bu günler de geçecek, yine aydınlık yarınlara, güzel günlere birlikte yürüyeceğiz" dedi. "Aynı perdeye birlikte baktık" Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ise, "Geride bıraktığımız son 1 haftada Adana, sinemanın merkezi oldu. On binlerce insanımız filmlerle buluştu, aynı perdeye birlikte baktık. Sinemanın yüzünü yalnızca sinema salonlarında değil mahallelerde de yaşattık. Bu yıl festivalimizde ‘Barış, özgürlük ve umut’ temasıyla buluştuk. Gazze’de yaşanan insanlık dramını, orman yangınlarını görmezden gelemezdik. Büyük ödüller yalnızca bir filme değil, emekleriyle sinemaya yön verenlere verilen bir değerdir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından tören, ödüllerin takdim edilmesiyle sürdü. 32. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nü ‘O Da Bir Şey Mi’ filmi aldı. Festivalde, ödüle layık görülen sanatçı ve eserler şöyle: En İyi Film: O Da Bir Şey Mi Yılmaz Güney Ödülü: Ev Adana İzleyici Ödülü: O Da Bir Şey Mi En İyi Yönetmen: Pelin Esmer (O Da Bir Şey Mi) Senaryo: Özcan Çelik-Cem Zeynel Kılıç (Perde) En İyi Kadın Oyuncu: Tülin Özen (Perde), Bige Ünal (Buradayım, İyiyim) En İyi Erkek Oyuncu: Nazmi Kırık (Uçan Köfteci) Müzik: Barış Diri (Gündüz Apollon Gece Athena) Görüntü Yönetmeni: Barbu Balasoıu (O Da Bir Şey Mi) Sanat Yönetmeni: Elif Taşçıoğlu (O Da Bir Şey Mi) Kurgu: Erhan Örs (Ev) Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu: Merve Asya Özgür (O Da Bir Şey Mi) Umut Veren Genç Kadın: Merve Asya Özgür (O Da Bir Şey Mi) Umut Veren Genç Erkek: Mazlum Sümer (Cinema Jazireh) FİLMYÖN En İyi Yönetmen Ödülü: Pelin Esmer (O Da Bir Şey Mi) SİYAD Cüneyt Cebenoyan Özel Ödülü: O Da Bir Şey Mi Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü: Gündüz ApollonGece Athena
27 Eylül 2025 Cumartesi - 21:51
Türkiye’nin en büyük tenceresinde 6 ton pilav pişirildi
Edirne’de düzenlenen festivalde Türkiye’nin en büyük tenceresinde pişirilen 6 ton rekor miktardaki pirinç pilavı, vatandaşlara ikram edildi.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 21:37
2. Kabak Çekirdeği Festivali yapıldı
Türkiye’nin en önemli çerezlik kabak üretim merkezi Nevşehir’de, Belediye Başkanı Rasim Arı’nın katılımıyla kabak çekirdeği hasadı yapıldı. Nevşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Kabak Çekirdeği Festivali kapsamında Nevşehir’in Acıgöl ilçesine bağlı Tepeköyü’nde kabak tarlasında hasat gerçekleştirildi. Hasat etkinliğine Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, siyasi parti temsilcileri, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Arı ve misafirler çerezlik kabak çekirdeğini Tepeköylü kadınlarla birlikte ayıklayıp, daha sonra traktörle tarladaki kabakların hasadına başladı. Belediye Başkanı Rasim Arı, "2024 yılında Türkiye geneli 70 bin 891 ton kabak çekirdeği üretimi yapılırken toplam 221 bin 350 dekar alanda 23 bin 670 ton ve yüzde 34 oranıyla Nevşehir, Türkiye’de üretimde birinci sırada yer aldı. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz ve geleneksel hale gelen 2. Kabak Çekirdeği Festivali ile bu ürünü markalaştırma kararlılığımız her yıl devam edecek. Her yıl üretimin daha da çok arttığını görüyoruz. Kabak çekirdeği Nevşehir’in tarımsal ihracatının yüzde 2’sini oluşturuyor. Coğrafi işaret tescili alan bölgemizin en kıymetli ürünlerinden birisi olan kabak çekirdeği hasadımızın hayırlı olmasını diliyor, bütün üreticilerimize bol kazançlı günler diliyorum" diye konuştu.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 20:42
Koçarlı’da çam fıstığının en iyisi seçilecek
Aydın’ın Koçarlı ilçesinde düzenlenecek olan 15. Geleneksel Çam Fıstığı ve Yöresel Ürünleri Festivali kapsamında üreticiler arasında "En İyi Çam Fıstığı" yarışması yapılacak, dereceye girenler festivalin kapanış gününde açıklanacak. 7-12 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek olan Koçarlı 15. Geleneksel Çam Fıstığı ve Yöresel Ürünleri Festivali kapsamında, ilçede faaliyet gösteren üreticiler arasında en iyi çam fıstığı yarışması düzenleniyor. Festival’in açılış programında konuklar huzurunda gerçekleşecek tadım ve puanlama testine tüm üreticiler katılım sağlayabilecek. Aynı gün dereceye girenlerin açıklanacağı yarışmanın ödül töreni ise Festival’in kapanış gününde gerçekleşecek. Konu ile ilgili açıklama yapan Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı; "Koçarlılı üreticilerimizden gelen talepler doğrultusunda, festivalimizin dokusuna uygun gerçekleştireceğimiz yarışmamıza katılan tüm üreticilerimize başarılar dilerim. İlçemizde her üreticinin elinden çıkan Çam Fıstığı şüphesiz en kalitelisidir. Bu yarışma ile en iyinin iyisini seçeceğiz. Yarışmamız Esentepe Muhtarımız Mehmet Çoban koordinatörlüğünde gerçekleşecek. Dereceye giren üreticilerimizi süpriz ödüller bekliyor" dedi.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 18:58
Akçaşehir Sosyal Tesisleri açıldı
Düzce’nin denize kıyısı olan ilçesi Akçakoca’da Akçaşehir Sosyal Tesisleri düzenlenen programla açıldı. Denize sıfır açılan tesiste bungolov ve apart daireler vatandaşların hizmetine sunuldu. Düzce Valiliği il genelindeki turizm çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bir yandan altyapı bir yandan üstyapı çalışmalarını yapan İl Özel İdaresi kentin denize açılan kapısı olan Akçakoca’da sosyal tesis yaptı. Bungolov ve apart odaların yer aldığı Akçaşehir sosyal tesisleri düzenlenen törenle hizmete alındı. Yaz ve kış sezonunda vatandaşların kullanımında olacak tesisler denize sıfır konsepti ile dikkat çekiyor. "Güçlü bir tanıtım içerisindeyiz" Açılış programına katılan Düzce Valisi Selçuk Aslan, "Düzce her sektörde yükselen konuma geldi. 81 vilayet içerisinde sosyo ekonomik veriler içerisinde ilk 20’deyiz. Ama coğrafyasının yüzde 60’ı orman olup onlarca yaylası, onlarca şelalesi, onlarca göleti ve 30 kilometre sahil bandı bulunan bir vilayette turizmde istenilen noktada değildik. Geldiğimiz noktada artık güçlü bir tanıtma faaliyeti içerisindeyiz. Düzce artık turizm noktasında da potansiyeli duyulur hale geldi. Günden güne gelecek turistlere hizmet etme noktasında yeterli altyapı çalışmalarını yapıyoruz. Akçaşehir sosyal tesisleri şehrimize hayırlı olsun" dedi. "2 proje birden yürütüyoruz" Turizm planı hazırladıklarını dile getiren Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, "2 proje daha yürütüyoruz. Bunlardan birisi Düzce’nin turizm master planıdır. Buna başladık. İlimizin Akçakoca dahil turizm master planını yapıyoruz. İkincisi sadece Düzce’nin değil bulunduğumuz bölgenin yanı Batı Kardeniz bölgesinin master turizm planını yapıyoruz. Bizim içinde bulunduğumuz bölgenin doğal turizm sınırları Düzce, Zonguldak, Bartın, Safranbolu, Amasra, Kastamonu ve Bolu’dan oluşuyor. Dolayısıyla bu 6 ilimizi kapsayan bölgenin turizm master planını yapıyoruz. Biliyorsunuz bir birlik var Batı Karadeniz Kalkınma Birliği o birliğin başkanı benim bu birliği inşallah önümüzdeki günlerde Batı Karadeniz Turizm Birliği’ne dönüştüreceğiz ve bölgenin turizm planını yapıcağız" ifadelerini kullandı. Programda Düzce milletvekilleri Ercan Öztürk ve Ayşe Keşir ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nuri Çelik ve İl Genel Meclis Başkanı Fazlı Koç’un tesislerin hayırlı olmasını dilemesinin ardından tesis açılışı gerçekleştirildi.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:59
Troya’da 4 bin 500 yıllık altın broş ve yeşim taşı bulundu
Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nde yürütülen kazı çalışmalarında Troya’da 4 bin 500 yıllık altın broş ve yeşim taşı gün ışığına çıkarıldı. Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, yapmış olduğu açıklamada, "Bu tipolojik buluntuyla biraz tarihlendirme sorununu da çözmüş olacağız" ifadeleri yer aldı. Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nde Tevfikiye köyü sınırlarında yer alan 5 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Ören Yeri Kazılar 2025 yılı çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar sırasında 4 bin 500 yıllık altın broş ve yeşim taşı gün ışığına çıkarıldı. Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Körpe buluntular hakkında açıklama yaptı. ‘Troya’da çıkması ayrı bir önem taşıyor’ Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi’ çerçevesinde Prof. Dr. Rüstem Aslan başkanlığında yapılan kazılarda bulunan altın broş ve yeşim taşı hakkında açıklamalarda bulanan Kazı Başkanı Arslan; "Yaklaşık M.Ö. 2500 yılına tarihlenen küçük bir hazine buluntusu keşfedildi. Bu buluntunun önemine özellikle 19’uncu yüzyıldaki Heinrich Schliemann’ın bulup yasa dışı yollarla kaçırdığı hazinelerle birlikte değerlendirmek gerekiyor. O hazine buluntularının içinde bizim bulduğumuz altın iğne broş ve diğer yeşim taşı ve diğer bronz iğne tipolojisinde buluntular da var fakat altın broş tipindeki buluntunun 2-3 örneği söz konusu. Bir kere bu birçok tartışmayı birinci açıdan özellikle eserlerin çıktığı yerde sergilenmesi ilkesinin yani Troya Müzesi’nde sergilenmesi ilkesinin en somut örneğini oluşturuyor. İkincisi, özellikle kronolojik yani 19’uncu yüzyıldan itibaren kronolojik açıdan tam tarihlenememişti bunlar yani tartışılıyordu. Burada hem bu tipolojik buluntuyla biraz tarihlendirme sorununu da çözmüş olacağız. Gerçekten ender bir buluntu. Tabi Troya’da çıkması ayrı bir önem taşıyor diğer hazine buluntularıyla beraber. Bundan sonra da zaten yapılacak kazı ve çalışmalarda bu buluntuları destekeleyecek mimari ve diğer çanak çömlek gibi arkeolojik konteksiyle beraber diğer buluntularla beraber yayına hazırlayıp Troya Müzesi’nde sergilenecektir" ifadelerine yer verdi. ‘Troya’nın dünyanın Tunç çağlarında önemli bir ticaret merkezi’ Troya Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Körpe ise "Yaklaşık 160 yıldan bu yana devam eden Troya kazılarının en önemli buluntularından biri bu sene 2025 yılı kazılarında ele geçirildi. Bu sene ‘6M’ sarayının önündeki dolguda yapılan çalışmalarda bir adet altın broş, yeşim taşı ve çeşitli kemik aletler ortaya çıkartıldı. Özellikle bulunan bu altın broş, iğne, örneklerini Schliemann’ın 19’uncu yüzyılda yaptığı kazılarda bulduğu ve Troya Hazinesi olarak bilinen hazine buluntularından birine çok fazla benzemesi bu eserin Schliemann’dan sonra Troya’da bulunan en önemli buluntu olduğunu ortaya koymaktadır. Schliemann’ın bulduğu Troya Hazinesi içerisindeki altınlar uzun yıllar boyunca gerçekliği tartışılmış ama daha sonra yapılan çalışmalarda bu altınların Çanakkale bölgesindeki madenlerde çıkartılan altınlardan yapıldığı anlaşılmıştı. Bu seneki kazılarda bulunan bu broş, bu eserler içerisindeki eserler kadar kaliteli ve artistik bir yapıya, dokunuşa sahip. Ayrıca bu hazinenin gerçekten Troya’da yapılmış olduğunu gösteriyor. Diğer bulunan yeşim taşı ise Troya’ya yaklaşık binlerce kilometre doğudan, Çin’den, Afganistan’dan gelmiş bir taş. Bu da Troya’nın dünyanın Tunç çağlarında önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösteriyor. Troya kazıları 2014yılından bu yana Prof. Dr. Rüstem Aslan başkanlığında ve benim onun yardımcılığımda devam etmekte. Bu kazılarda bu sene bulduğumuz bu broş, yeşim taşı ve çeşitli kemik aletler, Troya’nın hala sırlarını sakladığını, verecek şeylerinin hâlâ olduğunu bize göstermesi bakımından oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:28
Tokat gastronomi haritasındaki yerini güçlendiriyor
Tokat’ta başlayan "Tarladan sofraya insan" paneli, kentin tarımsal üretim gücü ile gastronomi mirasını buluşturarak sürdürülebilir vizyonunu öne çıkarıyor. Tokat, gastronomi mirasını ve yerel lezzetlerini tanıtmak üzere önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Tokat Valiliği, Tokat Belediyesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Tarladan sofraya insan: Tokat gastronomi paneli" etkinlikleri başladı. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen gastronomi derneklerinin başkanları ve sektör temsilcileri, TOGÜ Mutfak’ta incelemelerde bulundu. Üniversite mutfağında üretim ve afet planı TOGÜ Mutfak’ta yürütülen çalışmaları inceleyen davetliler, üretilen ürünlerin tadına bakarak bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversite mutfağında öğrenci ve personelin yanı sıra hastane hasta ve yakınlarına da yemek üretildiğini, ayrıca çölyak hastaları için glutensiz ekmek üretiminin yapıldığını açıkladı. Yılmaz, muhtemel afet durumunda mutfakta günde 40-45 bin ekmek üretilebileceğini de vurguladı. Kurutma tesisi ve Karakaya kuzusu Protokol üyeleri TOGÜ Kurutma Tesisi’nde de incelemelerde bulundu. Rektör Yılmaz, günlük 1 ton kurutma kapasitesine sahip tesiste Tokat biberi, domates, patlıcan, çilek, elma ve kavun gibi ürünlerin işlendiğini belirtti. Heyet, Karakaya Kuzusu Islah Tesisi’nde de çalışmalar hakkında bilgi aldı. Katılımcılar, üniversitenin gastronomi ve tarımsal üretime yönelik projelerinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Panel 28 Eylül’de Tokat’ın tarımsal üretim potansiyelini, mutfak kültürünü ve sürdürülebilir gastronomi vizyonunu öne çıkarmayı amaçlayan etkinlikler, 28 Eylül 2025’te TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi’nde yapılacak panelle devam edecek. Panelde gastronomi, tarım ekonomisi, sürdürülebilir üretim ve kadın emeği gibi başlıklar, alanında uzman isimler tarafından ele alınacak. Tokat, bu panel sayesinde yalnızca lezzetleriyle değil, üretimden tüketime uzanan vizyonuyla da Türkiye’nin gastronomi haritasındaki yerini güçlendirmeyi hedefliyor.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:00
Sonsuz Desenlerde Altın İzler Hat ve Tezhip Sergisi Dolmabahçe Sarayı’nda sanatseverler ile buluştu
Dört yıl boyunca 40 öğrenciyle yürütülen çalışmalarda "Sonsuz Desenlerde Altın İzler" başlıklı hat ve tezhip sergisi Dolmabahçe Sarayı Saray Koleksiyonları Müzesi’nde açıldı. 10 gün boyunca açık olacak olan sergi sanatseverler ile buluşacak. Dolmabahçe Sarayı Saray Koleksiyonları Müzesi’nde, Seyhun Sanat Stüdyosu’nun gerçekleştirdiği, hat ve tezhip sanatı sanatseverlere sunulmaya başladı. Sergide hocaların ve öğrencilerin eserlerinin bulunduğu toplamda 110’dan fazla hat ve tezhip çalışmaları yer alıyor. Gerçekleşen sergi, sanatseverler ile 10 gün buluşmaya devam edecek. Seyhun Sanat Stüdyonun Kurucusu ve Serginin kreatörü Zeynep Seyhun, gurur duydukları çocuk öğrencilerinin olduğunu belirterek, "Bugün sonsuz desenlerde altın izler sergisini açılışındayız. Seyhan Sanat Stüdyosu’nun dört hocasıyla birlikte Esra Ülter sahibi hocalarımız İlknur Karakılıç hocamız ve benim eşliğinde kırk öğrenciyle hazırladığımız birçok tekniği, birçok dönemi barındıran yüz yirmi beş eserli bugün birlikteyiz. Kırk öğrencimizin içerisinde en çok da gurur duyduğum üç tane çocuk öğrencimiz var. 10-15 yaş arasında. Bugün hep birlikte bu dört yıllık emeğimizi muhabbetle, sevgiyle burada açılışını yapacağız inşallah" dedi. Öte yandan, "Kâbe Kapı Örtüsü" eseri sanatseverler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Sergiye gelen vatandaşlar, eserin önünde fotoğraf çektirdi. Yoğun ilgi gören eser, 1916 yılında Sultan V. Mehmet Reşad döneminde İstanbul’da dokunup işlenen Osmanlı dönemi son Kâbe Kapı Örtüsü olduğu belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder