KÜLTÜR SANAT
Samsun kitapla büyüyen şehir: 1 milyonu aşkın okuyucuya ulaşıldı 02 Nisan 2026 Perşembe - 21:52:19 Samsun’da Kütüphane Haftası kapsamında yapılan değerlendirmede ortaya çıkan rakamlar, kentte okuma kültürünün geldiği noktayı gözler önüne serdi. 1 milyonu aşan okuyucu sayısı ve yüz binlerce kitapla Samsun, adeta ’kitapla büyüyen bir şehir’ haline geldi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, beraberindeki heyetle birlikte Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı ziyaret ederek, 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında "İyileştiren Kütüphane" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler ve kütüphane faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bilgi sundu. Ziyarette, özellikle çocuklardan başlayarak toplumun her kesimine kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasının önemine vurgu yapılırken, kütüphanelerin yalnızca bilgiye erişim noktası değil aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın merkezlerinden biri haline geldiği ifade edildi. Açıklanan verilere göre 2025 yılı itibarıyla Samsun genelindeki kütüphanelerde 437 bin kitap, 155 bin üye ve 172 bin ödünç verilen materyal bulunurken, toplam okuyucu sayısı 1 milyon 51 bine ulaştı. Aynı yıl içinde düzenlenen bin 445 kültürel etkinliğe ise 129 bin 350 kişi katılım sağladı. Öte yandan, Atakum’da yapımı süren Samsun Şehir Kütüphanesi’nin tamamlanmasıyla birlikte, kentte okuma oranlarının ve kütüphane kullanımının daha da artması hedefleniyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:28 Minik kalplerden Kütüphaneler Haftası’na örnek proje Onikişubat Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine aralıksız devam eden Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören minik öğrenciler, Kütüphaneler Haftası kapsamında hayata geçirdiği Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi ile hayal dünyalarını edebiyatla buluşturan örnek bir çalışmaya imza attı. Hanifi Toptaş başkanlığındaki Onikişubat Belediyesi’nin çocuk odaklı sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yansıması olan Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi, ‘Minik Kalpler Bize Emanet’ anlayışı doğrultusunda çocukların yalnızca kitap okuyan bireyler değil; aynı zamanda düşünen, üreten ve yazan bireyler olarak yetişebileceğini ortaya koymaya devam ediyor. Bakımevi’nde eğitim gören minikler, Kütüphaneler Haftası kapsamında başlattığı Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi’ni, yaklaşık 6 ay süren titiz ve planlı bir sürecin ardından başarıyla tamamlandı. Eğitimde uygulamalı ve katılımcı modeli esas alan proje, erken yaşta yazma becerisinin kazandırılması ve çocukların hayal gücünün desteklenmesi açısından örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında gündüz bakımevinde eğitim gören 10 sınıfın her biri, kendi hikâye kitabını hazırlayarak önemli bir başarıya ulaştı. Kahramanmaraş’ın UNESCO tarafından "Edebiyat Şehri" olarak anılmasından ilham alınarak kurgulanan çalışma neticesinde, minik yazarların kaleminden çıkan toplam 10 özgün eser edebiyat dünyasına kazandırıldı. Her bir eser, çocukların bireysel hayal dünyalarının ve sınıf içi ortak üretim süreçlerinin bir ürünü olarak dikkat çekerken, proje çocukların üretken bireyler olarak gelişimine önemli katkı sağladı. Yaklaşık yarım yıl süren proje boyunca çocuklar; öğretmenlerinin rehberliğinde fikir üretmeden karakter oluşturmaya, olay örgüsü kurmaktan hikâyeleri resimlendirmeye kadar kitap hazırlama sürecinin tüm aşamalarında aktif rol aldı. Bu süreçte çocuklar yalnızca bir hikâye yazmakla kalmadı; aynı zamanda planlama, kurgulama ve anlatım becerilerini geliştirerek çok yönlü bir öğrenme deneyimi yaşadı. Proje sayesinde çocukların dil gelişimi, düzeyi, özgüveni ve kendini ifade etme becerileri gözle görülür şekilde ilerleme kaydetti. Hazırlanan hikâye kitaplarında; sevgi, arkadaşlık, yardımlaşma, doğa sevgisi, merak, keşif, meslekler, yöresel değerler, geri dönüşüm, geleneksel oyunlar ve günlük yaşam becerileri gibi pek çok tema ele alındı. Her sınıf, kendi yaş grubuna ve ilgi alanlarına uygun olarak özgün karakterler oluşturdu ve bu karakterler üzerinden değer temelli anlatılar ortaya koydu. Çocukların gündelik yaşamdan ilham alarak oluşturduğu hikâyeler, hem eğitici hem de duygusal yönü güçlü içerikleriyle öne çıktı. Kütüphaneler Haftası’na özel olarak hazırlanan hikâye kitapları, düzenlenen etkinlikte ailelerin beğenisine sunuldu. Minik yazarların kendi kaleme aldıkları eserleri ellerinde taşıdığı anlar, programın en dikkat çeken ve duygu yüklü anları arasında yer aldı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocukların ortaya koyduğu eserler büyük takdir toplarken, çocukların mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Minik kalplerin büyük hayallerle kaleme aldığı bu eserler; sevgiyle şekillenen, emekle büyüyen ve özgün fikirlerle zenginleşen hikâyelerden oluşuyor. Her satırında çocukların içten dünyasını yansıtan bu kitaplar, onların yazarlık yolculuğunda attıkları ilk adımın en kıymetli hatırası olarak geleceğe ışık tutacak nitelik taşıyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:12 Çivril Milli Mücadele Şehitliğinde 105 yıllık acı anıldı Denizli’nin Çivril ilçesi Cabar mahallesinde bulunan Milli Mücadele Şehitliğinde düzenlenen program ile 105 yıl önce katledilen 83 vatandaş anıldı. Çivrilli Milli mücadele şehitleri Cabar Bileşe mezarlığında düzenlenen program ile yâd edildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Çivril belediyesi tarafından düzenlenen anma programına Denizli Büyükşehir Belediye başkanvekili Ali Marım ve Semih Dere ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Cabar katliamının 105. Yıldönümü münasebetiyle şehitleri anma programı yapıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Çivril Belediyesinin ortaklaşa düzenlemiş olduğu program, 105 yıl önce Yunan ordusu tarafından çoluk çocuk demeden katledilen 83 şehidin anısına yapılan Milli Mücadele Şehitliği ve anıtında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başlayan program çelenk sunumu ve muhtar Besim Yaşar’ın yaptığı açılış konuşması ile devam etti. Muhtar Yaşar konuşmasında anma programına katılanlara teşekkür ederek 105 yıl önce yaşanan acının halen taze olduğunu söyledi. Muhtar Besim Yaşar’ın ardından Cabar katliamı hakkında bilgi veren yerel tarih uzmanı Münir Sayhan Yunan işgali sırasında Cabar köyünde yaşananları anlattı. Sayhan konuşmasında Yunan askerleri tarafından katledilen Cabar’lı genç kızlar için yakılan ağıtların bugün türkü olarak derlendiğini ifade etti. Sayhan konuşmasını Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerlemenin bir vazife olduğunu belirterek "hepimiz birer Mustafa Kemal Atatürk’üz" diyerek tamamladı. Programda konuşan Çivril Belediye Başkanı Semih Dere ise milli mücadele ve birlik vurgusu yaparak 105 yıl önce yaşanan katliamın acısını unutmanın mümkün olmadığını söyledi. Programda konuşma yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım da Yunan işgalinde katledilen kadın erkek ve çocukların ülkenin bağımsızlığı için hiç korkmadan ve çekinmeden canını verdiğini belirtti. Konuşmaların ardından programa katılanlara muhtar Besim Yaşar tarafından plaket takdimi yapıldı. Program okunan dua ve şehit mezarlarına karanfil bırakılmasının ardından sona erdi. Programda Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yemek ikramı yapıldı, şehitlerin ruhları için lokma döktürüldü.
Bolu, Katar’daki turizm fuarında Türkiye’yi temsil etti
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:29 Bolu, Katar’daki turizm fuarında Türkiye’yi temsil etti Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen uluslararası turizm fuarında Türkiye’yi Bolu ve Rize temsil etti. Bolu standına yoğun ilgi gösteren farklı ülkelerden çok sayıda yabancı turizm acentesi Bolu ile çalışma yürütmek için girişimde bulundu. Katar’ın Başkenti Doha’da 24-25-26 Kasım tarihleri arasında düzenlenen uluslararası turizm fuarında Bolu ve Rize Türkiye’yi temsil etti. Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde, Bolu’daki turizm tesislerinin desteğiyle açılan stat fuarın gözdesi oldu. Bolu görsellerinin dev ekranlarda yayınlandığı stantta, ziyaretçilere sanal gerçeklik VR gözlüklerle Bolu’nun güzellikleri izletildi. Bolu’nun doğal güzelliklerine hayran kalan ziyaretçiler, en yakın zamanda Bolu’yu ziyaret etmek istediklerini belirtti. Bolu’daki turizm firmalarıyla iş birliği kurmak istediklerini belirten acente yetkilileri, yapılacak çalışmalarla gelecekte Bolu’nun global anlamda adından söz edilir bir turizm destinasyonu olacağını ifade etti. "Çok güzel dönüşler alıyoruz" Bolu açısından fuarın çok verimli geçtiğini belirten Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy, "Bolu olarak fuarda yerimizi aldık. Çok güzel dönüşler alıyoruz burada. Yoğun bir ilgi var standımıza. Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda acente ile buluşma fırsatı yakaladık. İnşallah Bolu’ya güzel haberlerle döneceğiz" dedi.
Sivas’ın ağırlama halayı meclis toplantısında tartışma konusu oldu
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:26 Sivas’ın ağırlama halayı meclis toplantısında tartışma konusu oldu Dizilere ve filmlere konu olan Sivas’ın ağırlama halayı İl Genel Meclisi’nde tartışma konusu oldu, Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, dayanışmayı simgeleyen oyunun yanlış oynandığını iddia edince uzmanlarından açıklama gecikmedi. Sivas İl Genel Meclisi Başkanı, birçok dizi ve filme konu olan, dayanışmayı simgeleyen figürleriyle dikkat çeken ‘Sivas ağırlama halayını’ meclis gündemine taşıdı. Şarkışla, önemli bir kültür olan bu oyunun son zamanlarda yanlış oynandığını ileri sürüp, "Sivas ağırlaması açık havada davul zurna ile oynanır, kapalı alanda ise tef ile sazla oynanır. Bir husus da şudur; Sivas ağırlamasında dayanışmayı sembolize eden harekette başkişinin ayakkabısının tabanını göstermesi çok ayıptır. Sivas halayında böyle bir kültür yoktur, insanlara taban gösterilmez. Saçma sapan şeyler yapılıyor. Bu ekiplerin hocaları kimse uyarsınlar. Bizim kültürümüzde kimseye ayak tabanı uzatılmaz. Bu hareket dayanışmadır. Sivas halayının özü budur, dayanışmadır, yardımlaşmayı sembolize eder" ifadelerine yer vermişti. Konuyla ilgili açıklama yapan Eğitim Sanat Folklor Akademisi Dernek Başkanı Özcan Keskin, Şarkışla’nın iddialarını destekleyerek abes figürlerde kültüre zarar verildiğini ifade edip, "Günümüzde oldukça abes ve yanlış hareketler yapılıyor. Bayılmada ayak attığımız kısım oyunun genetiğinde özellikle denge konusunda bize çok yardımcı olan bir unsurdur. Asla bizi izleyenlere ve kültürümüze karşı yanlış bir adım atmayız, attırmamak için de elimizden gelen her şeyi de yapıyoruz. Bayılmadaki ayak atmanın düzgün haliyle yanlış halini gösterdik. Şu anda günümüzde düğünlerde yapılan figürlerde aşırı abes ve yanlış hareketler var. Bu halk oyunları camiasının ve özellikle kültürümüzün kanayan yarasıdır. Sayın Meclis Başkanımızın da vurgulamak istediği kısmı da bu şekilde algılamak istiyoruz. Diğer türlü algılarsak eğer şahsi olaya girdiği için üzüntü duymuş oluyorum. Mehmet Hocam yıllardır Sivas’ın kültürüyle ilgilenen bir hocamızdır. Bizim halk oyuncuları olarak asla kimseye yanlış bir hareketle oyunumuzu sergileme lüksümüz olamaz" dedi. Halk Oyunları Araştırmacısı Ziya Soybayraktar ise açıklamasında filmlerde oyunun özüne uyulmadığına dikkat çekip, "Mehmet Şarkışla Hocamın belirttiği gibi ağırlamada ki bayılma, ayağı bükme, karşıya uzatma gibi figürler yoktur. Bu karşıdaki insanlara saygısızlıktır. Kendisinin bu eleştiriyi bir film sahnesindeki oyunla ilgili söylediğini düşünüyorum. Sivas halayında ve köy ağırlamasında bayılma formu, dans uzmanlarına göre denge şaheseridir. Dansın mihenk noktası budur. Sivaslıların doğal süreçleri içerisinde dansa o bölümü yerleştirmeleri dansın önemli bir yeridir. Bayılmada da hocam öğrencilerine hem doğru hem yanlış olanı gösterdi. Aslında bu format Cezayir ve Arnavut danslarında bulunur. Mehmet Şarkışla Hocamın kastettiği tavrın bunlar olduğunu düşünüyorum. Kelkit Vadisi bölgesinde oynanan Dik Halayı ve Üç Ayakta da bu forma yakın bayılma kısımları vardır ama abartı yoktur. Bu bölüm yok diyemeyiz ama hocamızın ifade ettiği abartı olmaması lazım. Zira bu hareketi yapan ekip başının da vücudunu dengeye getirmeye çalıştığı ritmik harekettir. Abartısı da zaten dans, müzik ve ölçüden de çıkar" şeklinde konuştu. Uzmanları Sivas ağırlamasındaki doğru ve yanlış figürleri uygulamalı olarak gösterdi.
‘Aşık Veysel’ Kuşadası’nda anıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:56 ‘Aşık Veysel’ Kuşadası’nda anıldı İbramaki Sanat Galerisi’nde, Kuşadası Belediyesi ve Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Devlet Konservatuvarı iş birliğiyle "Şu Geniş Dünyaya Sığmayan Aşık Veysel" konulu panel düzenlendi. Anadolu’nun sazı ve sözüyle gönüllerde taht kuran halk ozanı Aşık Veysel, yaşamı, şiirleri ve kültürümüze bıraktığı eşsiz miras üzerinden Kuşadası’nda bir kez daha anıldı. Panel boyunca ozanın derin dünyasına doğru yapılan yolculuk, dinleyicileri hem hüzünlendirdi hem de gururlandırdı. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan ADÜ Devlet Konservatuvarı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Sıtkı Bahadır Tutu ile Dr. Hanife Devrim Küçükebe, Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşam öyküsünü bütün yönleriyle anlattı. Ustanın doğduğu topraklardan, çocukluk yıllarında geçirdiği talihsiz kazaya; sazla tanışmasından, şiirlerinin halkın sesine dönüşmesine kadar pek çok önemli dönemeç, katılımcılara etkileyici bir dille aktarıldı. Aşık Veysel’in yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen umudunu hiç kaybetmeyişi, panelin en çarpıcı başlıkları arasında yer aldı. Panel boyunca Öğretim Görevlisi Dr. Ali Hikmet Göçen de bağlamasıyla ozanın gönüllerde iz bırakan şiir ve ezgilerini yorumlayıp, salonda bulunan dinleyicilere duygusal anlar yaşattı. Dr. Ali Hikmet Göçen, mızrapla bağlamasının tellerine her vurduğunda, Anadolu’nun sesi Aşık Veysel’in yalın ama derin dünyası salonda yankılandı. Sanat ve edebiyatın harmanlandığı etkinliğe, ADÜ Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda Kuşadalı katıldı. İbramaki Sanat Galerisi’ni dolduranlar, halk ozanının eserlerine kulak verirken geçmişle bugün arasında kurulan kültürel bağın bir parçası olmanın mutluluğunu yaşadı.
Milli Mücadele’nin tanığı 150 yıllık taş köprü zamana meydan okuyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:35 Milli Mücadele’nin tanığı 150 yıllık taş köprü zamana meydan okuyor Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde 19. yüzyılda iki köyü birbirine bağlamak amacıyla inşa edilen ve Milli Mücadele yıllarında işgal güçlerine karşı direnişin simgelerinden biri olan Servetiye Taş Köprüsü, tarihi dokusuyla dikkati çekiyor. Kiraz Deresi üzerinde bulunan ve yaklaşık 150 yıl önce Servetiye Cami ile Servetiye Karşı köylerini birbirine bağlamak için yapılan köprü, bölgenin tarihi mirasında önemli bir yer tutuyor. Milli Mücadele döneminde İzmit’in güney yakasındaki en büyük yerleşim yerlerinden Bahçecik nahiyesine bağlı Servetiye köyü, işgal güçlerine karşı ilk direnişin başladığı noktalardan biri olarak biliniyor. O dönemde vatan savunması için örgütlenen halk, çevre köylerle birleşerek milli kuvvetlere destek verdi. Servetiye Taş Köprüsü de bu süreçte Servetiye Karşı ve Servetiye Cami köyleri arasında ulaşımı sağlayarak direnişin lojistiğinde önemli bir rol oynadı. Günümüzde araç trafiğine kapalı olan ve sadece yayaların kullanımına sunulan tarihi yapı, Yuvacık Barajı havzasındaki doğal güzelliklerle bütünleşerek ziyaretçilerini ağırlıyor. "Köprü, tek kemere sahiptir" Araştırmacı yazar Emin Öztürk, köprünün 19. yüzyılda inşa edildiğini ve Yuvacık Barajı’na su sağlayan Kiraz Deresi üzerinde yer aldığını belirtti. Köprünün mimari özellikleri ve tarihçesi hakkında bilgi veren Öztürk, şunları kaydetti: "Servetiye Cami ve Servetiye Karşı köylerini birbirine bağlayan bu köprü, Doğu ve Batı örüntülü olarak inşa edilmiştir ve tek kemere sahiptir. Uzunluğu 15 metre, genişliği 2 metre, yüksekliği ise 6 metredir. Yapı, 2008 yılında Kültür Varlıkları ve Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiştir. 2012 yılında ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilmiş, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından da restorasyonu tamamlanmıştır." Öztürk, köprünün orijinal kitabesinin kaybolduğunu ifade ederek, "Günümüzde orijinal kitabe yerine, restorasyon sonrası Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından konulan kitabe bulunmaktadır" bilgisini paylaştı.
Türkiye, 43. Fecr Film Festivali’nde odak ülke olarak yer alıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:19 Türkiye, 43. Fecr Film Festivali’nde odak ülke olarak yer alıyor İran’ın Şiraz kentindeki 43. Fecr Film Festivali, Türkiye-İran Kültür Yılı kapsamında Türkiye’yi odak ülke olarak ağırlıyor. Bu yıl, 26 Kasım - 3 Aralık tarihleri arasında yaklaşık 30 ülkeden 45 filmin katılacağı Fecr Film Festivali’nde Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen üç filmle temsil edilecek. Bu kapsamda seçkide yer alan bazı filmler aynı zamanda festivalin çeşitli yarışma bölümlerinde değerlendirilecek. Kültür Yılı çerçevesinde hazırlanan ‘Çağdaş Türk Sineması’ bölümü, önde gelen Türk yönetmenlerin eserlerini bir araya getirerek Türk sinemasının güncel üretimlerini İranlı izleyicilerle buluşturacak. Bir Adam Yaratmak Murat Çeri’nin yönettiği, Necip Fazıl Kısakürek’in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan ve başrolünde Engin Altan Düzyatan’ın yer aldığı ‘Bir Adam Yaratmak’, festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde Türkiye’yi temsil edecek. Döngü ve Rayların Ötesinde Yönetmen Erkan Tahhuşoğlu’nun ‘Döngü’ adlı filmi, festivalin Doğu Ufku (Eastern Vista) bölümünde; genç sinemacılara ve yeni üretici seslere odaklanan Future Frame bölümünde ise Ceng İzgören’in ‘Rayların Ötesinde’ filmi Türkiye adına yarışacak. Kuru Otlar Üstüne Festival kapsamında ayrıca Nuri Bilge Ceylan’ın uluslararası alanda geniş yankı uyandıran filmi ‘Kuru Otlar Üstüne’, özel bir gösterimle İranlı izleyicilerin beğenisine sunulacak. 1-3 Aralık tarihleri arasında festival programı içinde Kültür Bakanlıkları ve Sinema Otoriteleri Buluşması gerçekleştirilecek. Bu çerçevede katılımcı ülke heyetleri arasında ikili teknik toplantılar düzenlenecek ve ülkelerin ortak yapım modellerine ilişkin uygulamalar ele alınacak. Fecr Film Festivali, sinema profesyonelleri ve uluslararası konukların katılımıyla 2 Aralık Salı günü düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.
Tekke Arapdede Camii asırlık tarihiyle ziyaretçilere ve cemaate kapısını açıyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 11:03 Tekke Arapdede Camii asırlık tarihiyle ziyaretçilere ve cemaate kapısını açıyor Yozgat’ta Tekke Mahallesinde yer alan Tekke Arapdede Camii asırlık geçmişiyle ayakta duruyor. Çamlık Caddesi ve Seyfi Ağa Caddesi’nin kesiştiği noktada bulunan caminin tarihinin vakfiyesinden yola çıkarak 1842’ye kadar uzandığı tahmin ediliyor. Caminin etrafını çeviren iki mezar taşlarından birinin İsmail Ağanın eşine diğerinin de Abdullah Efendinin eşine ait olduğu bilgisi bulunuyor. Etrafı duvarla çevrili olan caminin çatısı kırma, üzeri oluklu kiremit örtülü geniş saçaklı biçimiyle göze çarpıyor. Sarı kesme taşlı minaresi, tavan ve taban ahşap döşemeli cami, varlığını günümüzde de muhafaza ediyor. Tekke Arapdede Camii’nde 8 yıldır görev yapan Ahmet Başer, "1860’lı yıllardan itibaren cami, görev yapmaya devam ediyor. Arapdede isimli bir şahıs tarafından burası dergah olarak yapılmış daha sonra camiye çevrilmiş. Küçük şirin bir camimiz. Tarihi olmasından dolayı ister istemez yerli ve yabancı turistlerimiz geliyor. Genellikle üniversiteden de öğrenciler araştırma yapmak amacıyla geliyor. Bu da bir katkıdır, değerdir diye düşünüyorum" dedi. Üniversite öğrencisi Furkan Atıcı "Boş zamanlarımda Yozgat’ın tarihi yerlerini arkadaşlarımla beraber görüyoruz. Bugün de yolumuz Tekke Arapdede Camii’ne düştü. Çok eski bir cami olduğunu anladık, inceliyoruz. Yozgat’ın farklı değerlerinden bir yer" ifadelerini kullandı.
Kütahya’nın şaheseri: Yeşil Camii
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:31 Kütahya’nın şaheseri: Yeşil Camii Kütahya’da Osmanlı’nın son döneminde inşa edilen tarihi Yeşil Camii, adını aldığı yeşil ve altın sarısı ağırlıklı iç süslemeleriyle dikkat çekiyor. Saray Mahallesi’nde yer alan cami, 1905 yılında dönemin Kütahya Mutasarrıfı Ahmed Fuad Paşa tarafından, hayırseverlerin desteğiyle yaptırıldı. Caminin iç süslemeleri, Osmanlı döneminde Kütahya’da görev yapan saray ressamı Rıza Bey tarafından özenle hazırlandı. Yapının içi, zeminden tavana kadar kalem işi, kabartma, yağlı boya bezemeler, bitkisel motifler ve geometrik şekillerle donatılmış durumda. Abdülhamid Han’ın emriyle Ahmet Fuat Paşa tarafından yaptırıldı Yeşil Camii’nin mimari özellikleri hakkında bilgi veren cami imam hatibi Ahmet Türk, caminin benzersiz detaylarla süslendiğini belirtti. Türk, "Camimiz 1905 yılında Abdülhamid Han’ın emriyle Ahmet Fuat Paşa tarafından yaptırılmıştır. Devlet ve halk el ele vererek bu camiyi inşa etmiştir. Sekiz direk üzerine kurulu kubbemsi bir yapıya sahiptir. Dışarıdan küçük görünür ancak içi adeta bir çeyiz gibi işlemelidir. Süslemeleri, dönemin Yıldız Sarayı’nın baş mimarı ve tezyinat ustası Rıza Bey tarafından yapılmıştır. İçeride dört farklı kalemle yazılmış dua ayetleri ve hat yazıları bulunur. Yıldız Sarayı’na özgü motifler ağırlıktadır. Caminin kendine has bir mihrabı ve minberi vardır. Altın yaldız, yeşil ve gümüş tonlarında işlemeler dikkat çeker. Kapıdan girildiğinde, tam karşıda tavana kadar uzanan süslemeler göze çarpar. Girişte ve karşı duvarda iki ‘helal’ bulunmaktadır. Bunlardan birinde Fetih Suresi’nin başlangıcı, diğerinde küfi yazıyla Besmele-i Şerif yer alır. Bu helallerde ayrıca o dönemin tarikatlarına ait on dört tâci-i şerif bulunmaktadır. ‘Hepsi helalimizin gölgesi altındadır’ mesajı verilmiştir. Cami, dönemin süsleme sanatını ve hat geleneğini yansıtan eşsiz örneklerle doludur. Yapanlardan Allah razı olsun. Görmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Kütahya’nın kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan Yeşil Camii, Osmanlı tezyinat sanatının özgün izlerini taşıyan nadide yapılar arasında yer alıyor. Yaklaşık 120 yıllık tarihi ile ayakta duran Yeşil Camii, aynı anda 250 kişiyi ağırlayabilme kapasitesine sahip.
Kütahya’nın şaheseri: Yeşil Camii
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:20 Kütahya’nın şaheseri: Yeşil Camii Kütahya’da Osmanlı’nın son döneminde inşa edilen tarihi Yeşil Camii, adını aldığı yeşil ve altın sarısı ağırlıklı iç süslemeleriyle dikkat çekiyor. Saray Mahallesi’nde yer alan cami, 1905 yılında dönemin Kütahya Mutasarrıfı Ahmed Fuad Paşa tarafından, hayırseverlerin desteğiyle yaptırıldı. Caminin iç süslemeleri, Osmanlı döneminde Kütahya’da görev yapan saray ressamı Rıza Bey tarafından özenle hazırlandı. Yapının içi, zeminden tavana kadar kalem işi, kabartma, yağlı boya bezemeler, bitkisel motifler ve geometrik şekillerle donatılmış durumda. Abdülhamid Han’ın emriyle Ahmet Fuat Paşa tarafından yaptırıldı Yeşil Camii’nin mimari özellikleri hakkında bilgi veren cami imam hatibi Ahmet Türk, caminin benzersiz detaylarla süslendiğini belirtti. Türk, "Camimiz 1905 yılında Abdülhamid Han’ın emriyle Ahmet Fuat Paşa tarafından yaptırılmıştır. Devlet ve halk el ele vererek bu camiyi inşa etmiştir. Sekiz direk üzerine kurulu kubbemsiz bir yapıya sahiptir. Dışarıdan küçük görünür ancak içi adeta bir çeyiz gibi işlemelidir. Süslemeleri, dönemin Yıldız Sarayı’nın baş mimarı ve tezyinat ustası Rıza Bey tarafından yapılmıştır. İçeride dört farklı kalemle yazılmış dua ayetleri ve hat yazıları bulunur. Yıldız Sarayı’na özgü motifler ağırlıktadır. Caminin kendine has bir mihrabı ve minberi vardır. Altın yıldız, yeşil ve gümüş tonlarında işlemeler dikkat çeker. Kapıdan girildiğinde, tam karşıda tavana kadar uzanan süslemeler göze çarpar. Girişte ve karşı duvarda iki ‘helal’ bulunmaktadır. Bunlardan birinde Fetih Suresi’nin başlangıcı, diğerinde küfi yazıyla Besmele-i Şerif yer alır. Bu helallerde ayrıca o dönemin tarikatlarına ait on dört tâci-i şerif bulunmaktadır. ‘Hepsi helalimizin gölgesi altındadır’ mesajı verilmiştir. Cami, dönemin süsleme sanatını ve hat geleneğini yansıtan eşsiz örneklerle doludur. Yapanlardan Allah razı olsun. Görmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Kütahya’nın kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan Yeşil Camii, Osmanlı tezyinat sanatının özgün izlerini taşıyan nadide yapılar arasında yer alıyor. Yaklaşık 120 yıllık tarihi ile ayakta duran Yeşil Camii, aynı anda 250 kişiyi ağırlayabilme kapasitesine sahip. (EFE-