KÜLTÜR SANAT
Başkan Yalçın’ın çocuklara hediyesi devam ediyor 29 Ocak 2026 Perşembe - 13:18:46 Talas Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi-Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, sevilen karakter Garfield ile coşkuyla devam etti. ’Garfield Trafikte’ adlı çocuk tiyatrosu, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenerek minik izleyicilere unutulmaz bir tatil günü yaşattı. Renkli sahneleri, eğlenceli diyalogları ve müzikle harmanlanan akışıyla dikkat çeken oyun, çocuklara hem keyifli anlar sundu hem de trafik kuralları konusunda farkındalık oluşturdu. Şarkılar ve interaktif bölümlerle oyuna dahil olan çocuklar, kahkahalarıyla salonu doldurdu. Etkinlik, yalnızca çocuklardan değil, ailelerden de tam not aldı. Küçükler Garfield’ın maceralarıyla doyasıya eğlenirken, anne ve babalar da çocuklarıyla birlikte tiyatro keyfi yaşadı. Büyüklerin de en az çocuklar kadar eğlendiği oyun, yarıyıl tatilinin en renkli etkinliklerinden biri oldu. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, çocuklara yönelik kültür ve sanat faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirterek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal gelişimine katkı sunduğunu ve ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesine vesile olduğunu vurguladı. Talas Belediyesi, yarıyıl tatili boyunca çocukları sanatla buluşturan etkinlikleriyle tatil sevincini paylaşmayı sürdürüyor. Yarıyıl tatiline renk katan ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi - Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, ’Ormanlar Kralı Ağustos Böceği’ adlı oyunla sona erecek. 31 Ocak Cumartesi günü saat 14.00’te, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenecek olan oyun eğlenceli anlatımı, müzikli yapısı ve verdiği mesajlarla çocuklara keyifli bir tiyatro deneyimi daha sunacak. Minik izleyicilerin yanı sıra ailelerin de ilgi göstermesi beklenen oyun, tatilin finaline neşe katacak.
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:59 Yılkı atları fotoğrafçıların gözdesi oldu Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyündeki tarihi varlıklarının yanı sıra sunduğu doğa güzellikleri, yılkı atlarına da ev sahipliği yapıyor. Gabar Dağında yaşayan yılkı atları, bölgede karın beyaza bürüdüğü alanda dörtnala koşarken görüntülendi. Gabar Dağının eteklerinde yaşayan ve kış mevsiminin gelmesiyle ayrı bir görsel güzelliğe bürünen yılkı atları, fotoğraf severler tarafından büyük ilgi görüyor. Şırnak’ta göçerlerin yazın göçer işlerinde kullandıkları, kışın ise yem vermemek için doğaya saldıkları yılkı atları, kışın da fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez temalarından oluyor. Sayıları 100’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. İnsanların yanına yaklaşmaktan korkan ve dörtnala koşan yılkı atlarını kar üstünde fotoğraflayabilmek isteyen fotoğrafçılar hünerlerini sergiliyor. Kendilerine hayranlık uyandıracak şekilde hareket eden ve sürü halinde koşan atlar, bölgeye gelen fotoğrafçıların yakaladığı renkli karelerle turizme katkı sağlıyor. Doğa fotoğrafçısı Mecit Çevrim, "Fotoğraf ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Biz Mağara köyündeyiz. Şu anda Şırnak’ın ilçesinde bağlı tarihi bir köydür. Genellikle baharda veya yaz aylarına ziyaretçi akımına uğrayan köyde yıllar sonra ilk defa karlı fotoğraf çekme fırsatı bulduk. Şansımızı arkada gördüğümüz yılkı atları ve tarihi yerleri bir arada görmek bizim için çok keyifli bir fotoğrafa dönüştü. Bu fotoğraflarımızı da genellikle Şırnak ve ilçelerin tanıtımına vesile olacak eşlide kullanıyoruz. Fotoğrafçı arkadaşlarımızı da karlı anda da fotoğraf çekmeye buraya davet ediyoruz. Hepimizin sevdiği bir tarihi alanla birlikte fotoğraflamak çok güzel geliyor kar içinde. Keyif aldığımız güzel bir gün oldu. Sadece baharda görülen bu yerin kar içinde çekilmesi enteresan oldu. Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu alanı keşfetmesi, bu alanda fotoğraf çekmesini büyük bir umutla bekliyoruz. Bununla ilgili çalışmalarda da ön ayak olacak planlama yapmak istiyoruz. Bununla ilgili proje geliştirip, Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu güzel, bakir, daha önce fotoğraflanmamış, fotoğraflanması için ön ayak olacağız. Aynı zamanda biz İdil Fotoğraf Kulübü olarak bu etkinlikleri yapıyoruz. Kulübümüzde yaklaşık 70 arkadaşımızla birlikte bölgedeki bütün tarihi turistlik ve gezilebilecek alanları fotoğraflayarak her kesin göreceği şekilde paylaşımlar yapıyoruz" dedi. Doğa fotoğrafçısı Enes Akkuş da "bir doğasever olarak İdil Mağara köyünü ziyarete geldik, açıkçası muazzam bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Yılkı atlarını gördük burada, dron ve fotoğraf çekimlerimizi yaptık. Daha önce bahar ayın da gelmiştik buraya, kışın ilk defa geldik, beyaz bu köye çok yakışıyor. Mağara köyündeki bu muhteşem manzarayı fotoğrafladık. Açıkçası büyülendik. Kışın burası çok ayrı güzel, beyazın çok güzel yakıştığını görüyoruz bu köye. Yılki atlarını da gördük, ilk defa bu atları görüyorum. Onları da çektik, hayran kaldık" diye konuştu.
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:33 Barış Manço, annesiyle bir dönem yaşadığı evin önünde anıldı Adana’nın Kozan ilçesinde, Barış Manço’nun annesi Rikkat Uyanık ile birlikte 3 yaşına kadar yaşadığı bilinen evin önünde düzenlenen etkinlikte, gençler usta sanatçıyı "Gülpembe" şarkısıyla andı. Barış Manço’nun vefatının 27. yıl dönümünde, Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediyesi Ebulfez Elçibey Kültür ve Sanat Merkezi kursiyerleri birlikte Barış Manço şarkıları ile anıldı. Tarihi Hamam Sokak’ta bulunan ve sanatçının annesi Rikkat Uyanık’ın yaşadığı, Barış Manço’nun da küçük yaşlarda bir süre kaldığı bilinen evin önünde düzenlenen etkinlikte usta sanatçının hafızalara kazınan Gülpembe eseri seslendirdi. Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü Serhat Kaya, Barış Manço’yu ölüm yıl dönümünde Kozan’da anmak istediklerini belirterek, "Çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte, bir döneme damga vurmuş eserleri seslendirmek istedik. Barış Manço’nun annesinin evinin burada olduğunu biliyoruz. Kendisi de bir dönem burada yaşamış. Evrensel müzik anlayışıyla her kuşağa hitap eden bir sanatçı. Bu şekilde anmak istedik. Desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya da teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Sanat Merkezi ritim öğretmeni Mustafa Güleç ise, "Barış Manço, Aşık Veysel ve Neşet Ertaş gibi toplumun her kesimine hitap eden çok değerli bir sanatçıydı. Annesinin yaşadığı bu binanın önünde onu anmak bizim için çok anlamlı" dedi. Öğrencilerinden Zeliha Buğlem Gültekin de, "Barış Manço’nun adının Kozan’la anılması çok güzel. Şarkılarını çok seviyoruz, onu saygıyla anıyoruz" derken Ada Zümra Kılavuz da"Onu çok seviyoruz, şarkılarıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Fatma Nur Alptekin ise "Burada hatıralarının olması bizi çok mutlu ediyor" diye konuştu.
Sonsuz Desenlerde Altın İzler Hat ve Tezhip Sergisi Dolmabahçe Sarayı’nda sanatseverler ile buluştu
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:00 Sonsuz Desenlerde Altın İzler Hat ve Tezhip Sergisi Dolmabahçe Sarayı’nda sanatseverler ile buluştu Dört yıl boyunca 40 öğrenciyle yürütülen çalışmalarda "Sonsuz Desenlerde Altın İzler" başlıklı hat ve tezhip sergisi Dolmabahçe Sarayı Saray Koleksiyonları Müzesi’nde açıldı. 10 gün boyunca açık olacak olan sergi sanatseverler ile buluşacak. Dolmabahçe Sarayı Saray Koleksiyonları Müzesi’nde, Seyhun Sanat Stüdyosu’nun gerçekleştirdiği, hat ve tezhip sanatı sanatseverlere sunulmaya başladı. Sergide hocaların ve öğrencilerin eserlerinin bulunduğu toplamda 110’dan fazla hat ve tezhip çalışmaları yer alıyor. Gerçekleşen sergi, sanatseverler ile 10 gün buluşmaya devam edecek. Seyhun Sanat Stüdyonun Kurucusu ve Serginin kreatörü Zeynep Seyhun, gurur duydukları çocuk öğrencilerinin olduğunu belirterek, "Bugün sonsuz desenlerde altın izler sergisini açılışındayız. Seyhan Sanat Stüdyosu’nun dört hocasıyla birlikte Esra Ülter sahibi hocalarımız İlknur Karakılıç hocamız ve benim eşliğinde kırk öğrenciyle hazırladığımız birçok tekniği, birçok dönemi barındıran yüz yirmi beş eserli bugün birlikteyiz. Kırk öğrencimizin içerisinde en çok da gurur duyduğum üç tane çocuk öğrencimiz var. 10-15 yaş arasında. Bugün hep birlikte bu dört yıllık emeğimizi muhabbetle, sevgiyle burada açılışını yapacağız inşallah" dedi. Öte yandan, "Kâbe Kapı Örtüsü" eseri sanatseverler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Sergiye gelen vatandaşlar, eserin önünde fotoğraf çektirdi. Yoğun ilgi gören eser, 1916 yılında Sultan V. Mehmet Reşad döneminde İstanbul’da dokunup işlenen Osmanlı dönemi son Kâbe Kapı Örtüsü olduğu belirtildi.
Ali Kayıkçı: "Gazze Destanı emsalsiz"
27 Eylül 2025 Cumartesi - 15:26 Ali Kayıkçı: "Gazze Destanı emsalsiz" Gazeteci-Araştırmacı Yazar ve Halk Şâiri Ali Kayıkçı (Âşık Derebahçeli), Filistin-İsrail çatışmalarını destanlaştırdığı "Asrın Soykırımı (Gazze Destanı)" isimli eserinin 4’üncü baskısını yayımlayarak ülkenin dört bir yanına ücretsiz dağıttı. Kayıkçı, kitabın ilk baskısını Nisan 2024’te, ikinci baskısını Eylül 2024’te, üçüncü baskısını Ocak 2025’te, dördüncü baskısını ise Ağustos 2025’te gerçekleştirdiğini belirterek, çalışmasının "dünya edebiyat tarihinde emsalsiz" olduğunu söyledi. 20 aylık sürecin destanı "Gazze Destanı"nı diğerlerinden ayıran en önemli özelliğin, günbegün kaydedilerek destanlaştırılması olduğunu ifade eden Kayıkçı, "İlk baskı 111 köşe yazısı-destan ve 344 sayfadan oluşuyordu. İkinci baskıda bu sayı 155 destan ile 380 sayfaya çıktı. Üçüncü baskı 520 sayfaydı. Dördüncü baskıda ise 7 Ekim 2023’ten 6 Haziran 2025’e kadar süren 20 aylık dönemi 255 destanla anlattık. 632 sayfalık eserde, 600 günü bulan çatışma süreci hece vezniyle mısralara döküldü" diye konuştu. "Manas Destanı’nın küçük bir numunesi" Kayıkçı, çalışmasını dünyanın en uzun destanı olan Manas Destanı ile kıyaslayarak, "200 bin sözcük ve yaklaşık 8 bin 750 mısradan oluşan Gazze Destanı, Filistin-İsrail çatışmalarının edebî özeti gibidir. Bir bakıma ‘Manas Destanı’nın küçük bir numunesi sayılabilir. Bu yönüyle edebiyat tarihinde eşi benzeri yoktur" şeklinde konuştu. Yüzlerce kaynak, yüzlerce görsel Kitabın hazırlanış sürecinde yoğun bir araştırma yaptığını belirten Kayıkçı, "Yaklaşık 300 kitaptan, 400’ün üzerinde gazeteden, 222 önemli şahsın açıklamalarından ve 300’den fazla köşe yazarının makalelerinden yararlandık. Ayrıca 307 resim ve 25 harita ile çalışmaya görsel bir boyut kazandırdık. Eser, yalnızca edebî değil kültürel ve görsel bir kaynak olma niteliği de taşıyor" açıklamasında bulundu. Beşinci baskı da hazır Kayıkçı, 5’inci baskının da tamamlandığını belirterek, "Her bir baskı bir öncekinden daha kapsamlı hale geliyor. Filistin meselesini hem tarihî hem de edebî boyutuyla kayıt altına almak istiyoruz. İki yıllık bir çalışmanın sonunda dizgisi ve sayfa düzenlemesi dâhil, basıma hazır hâle getirilmiş bu eserin 5’inci baskısı için biz herhangi bir telif ücreti vesair talep etmiyoruz. Yayınlamak isteyenlere ’bu defa da siz kazanın’ diyoruz" ifadelerini kullandı.
Göktepe Dayanışma ve Kültür festivali kortej yürüyüşüyle başladı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 15:07 Göktepe Dayanışma ve Kültür festivali kortej yürüyüşüyle başladı Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı kırsal Göktepe Mahallesi’nde, geleneksel hale gelen 11. Göktepe Dayanışma ve Kültür Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı. 11. Göktepe Kültür ve Dayanışma Festivali’nde mahalle sakinlerinin açtığı stantlarda yöresel ürünler sergilenirken, Göktepeli kadınlar halk oyunlarını sergiledi. Festivalde çeşitli sanatçıların sahne aldığı etkinlik gün boyu devam etti. Menteşe Belediye Başkanı Köksal Aras: "Birlik ve beraberlik için geleneğimizi sürdüreceğiz" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Göktepe’nin eşsiz doğasını ve festivalin kültürel önemini vurguladı. "Evet, bu mis gibi sonbahar havasında, bir hafta sonu, hepimiz çıkıp geldik Göktepe’ye. Gerçekten bambaşka bir doğası, mis gibi havası, yemyeşil etrafında ormanları, tertemiz suyu, bizim göz bebeğimiz Göktepe" diyen Aras, şunları ekledi: "Bu yıl 11’incisini yapıyoruz. Peki acaba niye biz defalarca, her sene bu şenlikleri düzenli bir biçimde gerçekleştiriyoruz? Öncelikle kendi özümüzü, geleneğimizi, göreneğimizi, mutfağımızı, folklorümüzü, davulumuzu, zurnamızı, halk oyunlarımızı niye korumak, bunu sürdürmek niye bu kadar önemli? Birliğimiz için, beraberliğimiz için. Mutlaka geçmişimizi bilip evlatlarımıza anlatacağız ki daha aydınlık bir geleceği birlikte kuracağız" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras: "Göktepe elbirliğiyle sahip çıkıyor" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise Muğla’nın kültürel zenginliğine dikkat çekti. "Özellikle kültürel açıdan, Türkiye’nin, Anadolu’nun en önemli merkezlerinden de bir tanesi. Çünkü hem Akdeniz ve Ege Kültürü, hem de bir taraftan Orta Asya’dan kopup gelen Yörüklerin, Türkmenlerin, Oğuz Türklerinin kültürü burada harmanlanmış durumda" dedi. Aras, asıl kıymetin yerel halkın sahip çıkmasında olduğunu belirterek, "Hele bu bölgede, kültürümüz tam olarak yaşatılıyor. Tabii, Sayın Valimizin, bizlerin de gayretleri var ama asıl kıymetli olan o köyde yaşayan insanların buna el vermesi, buna sahip çıkması. Ben bunu en güzel Göktepe’de görüyorum. Şu koca Muğla’da dolaşıyorum. Bu Göktepeliler kadar birbirine bağlı, bu güzel şenlikleri hep beraber elbirliğiyle gönül gönüle yapan daha başka bir köye görmedim. Hepinizi kutluyorum arkadaşlar," ifadelerini kullandı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık: "Nüfus azalması Milli Güvenlik sorunu" Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, organizasyonun başarısından dolayı emeği geçenleri tebrik etti. Vali Akbıyık, "Kesinlikle çok iyi organize edilmiş, çok güzel bir etkinlik. Başta Dernek Başkanımızı, üyelerini, Büyükşehir Belediyemizi, Kaymakamlığımızı, Menteşe Belediyemizi, özellikle de Göktepe Köylülerini tebrik ediyorum" dedi. Vali Akbıyık, konuşmasının sonunda, Göktepe’deki nüfus azalmasına dikkat çekerek uyarıda bulundu. Köyün nüfusunun 379 olduğunu ve okuldaki öğrenci sayısının azlığını belirten Vali Akbıyık, Cumhurbaşkanı’nın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesine değindi.
Karadeniz 10. Kitap Fuarı açıldı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 15:00 Karadeniz 10. Kitap Fuarı açıldı Samsun’da "Karadeniz 10. Kitap Fuarı" düzenlenen törenle açıldı. Fuarda 300’ün üzerinde yazar, şair ve eleştirmen, Samsun’da sevenleriyle buluşacak. Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle ziyaretçilerini kapılarına açan 10. Karadeniz Kitap Fuarı’na ilk günden ilgi yoğun oldu. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden, özel yayın evlerine kadar 100’ün üzerinde kurum stant açtı. 5 Ekim tarihine kadar misafirlerini ağırlayacak fuarda bu süreçte 75 etkinlik olacak. 300’ün üzerinde yazar, şair ve eleştirmen, Samsun’da sevenleriyle buluşacak. "Bilginin ve düşüncenin destekçisi olmaya devam edeceğiz" Fuarında açılışında konuşan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Yazarların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve kitapseverlerin buluştuğu bu platform, Samsun’un kültürel kimliğini daha da güçlendirmekte, geleceğin fikir dünyasına yön verecek gençlerimize ilham olmaktadır. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler, üretimin, ticaretin ve girişimciliğin yanında, bilginin ve düşüncenin de destekçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kitaplar; yalnızca raflarda duran ciltli sayfalar değil, toplumların yolunu aydınlatan en güçlü ışıklardır" dedi. "Her şehirde o şehre ait kitaplık bulunmalı" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ise fuarın özellikle gençler için büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, "Karadeniz’in en büyük şehrinde kitap fuarının düzenlenmesi son derece önemli. Bilginin en çok kirlendiği bir dönemde gençlerimizin doğru bilgiye ulaşabilmesi için akademisyenlerin doğru bilgi üretmesi gerekiyor. Okul kütüphaneleri başta olmak üzere her şehirde mutlaka o şehre ait bir kitaplık bölümü bulunmalı. Samsun’da da mutlaka Samsun kitaplığı oluşturulmalı" diye konuştu. "Bağımsız yayıncılık dünya standartlarına ulaştı" Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Nazlı Berivan Ak ise yayıncılığın önemine dikkat çekerek, "Geçmişte düzenlediğimiz panellerde PISA’da en başarılı ülkelerden Estonya, Finlandiya ve Singapur’dan yayıncılarla bir araya gelmiştik. Hepsinin ortak noktası bağımsız yayıncılık ortamı ve kitap seçme özgürlüğüydü. Öğretmenlerin kendi ihtiyaçlarına uygun materyali seçebilmesi, yayınevlerinin kalite üzerinden rekabet etmesi öğrencilerin ufkunu genişletiyor. Bugün bağımsız yayıncılığımız dünya standartlarında eserler üretmektedir. Çocuk, gençlik ve yetişkin kitaplarında nitelikli içeriklerimiz yalnızca ülkemizde değil, dünyada da ilgi görmektedir" ifadelerini kullandı. Fuarın açılışına ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, OMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Samsun Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar ve kurum temsilcileri katıldı.
EMŞAV’dan 261. anma programı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:35 EMŞAV’dan 261. anma programı Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Karadeniz Bölge Başkanlığı tarafından her ayın son haftası şehitler için düzenlenen anma programının 261’incisi yapıldı. EMŞAV tarafından yapılan şehitleri anma programları devam ediyor. Bugün düzenlenen programda eylül ayı şehitleri Burak Zor, Alahattin Pergel, Korhan Ekiz, Murat Çalışkan, Tuncay Karataş, Arslan Çalık, Bekir Ferhat Kaya, Erol Güler, Ahmet Kovancı anıldı. 261’incisi yapılan program şehitlerin özgeçmişlerinin okunması ile başladı. Ardından okunan dualarla icra edildi. EMŞAV Karadeniz Bölge Başkanı Bilal Erim yaptığı açıklamada, "Her ayın son haftası cumartesi günleri burada şehit ailelerimiz, EMŞAV gönüllülerimiz ve emniyet teşkilatımızla birlikte şehitlerimizi anıyoruz. 261 aydan yani 22 yıldan beri bu programlarımız devam ettiriyoruz ve bu devam edecek" dedi. Programa katılan AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ise "Emniyet teşkilatı bizim göz bebeğimiz. Bütün Türkiye’de Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz emniyet teşkilatımıza her türlü desteği ve imkanı sağlıyor. Ama şehrimizde de valimiz tabii ama zikretmeden geçersek eksik kalır, değerleri bakanımız Mehmet Muş ve milletvekillerimizle emniyet teşkilatımızın araç, gereç, teknoloji aynı zamanda ilçe ve ildeki emniyet binaları ve sosyal tesisleriyle büyük bir katkı verilmekte. Emniyet teşkilatımız bunu fazlasıyla hak ediyor" diye konuştu. Köse, şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına uzun ömürler diledi.
Kursiyerler geleneksel motifleri deri üzerine işledi
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:25 Kursiyerler geleneksel motifleri deri üzerine işledi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş. (KAYMEK) tarafından düzenlenen Edirnekari Workshop çalışmasına katılan kursiyerler, geleneksel motifleri deri üzerine işledi. KAYMEK Kent Atölyeleri’nde düzenlenen çalışmaya katılan kursiyerler, tezhip sanatının da yan alanı olan Edirnekari ile geleneksel Türk süsleme sanatı yaparak motifleri deri üzerine işledi. Çalışma hakkında bilgiler veren KAYMEK Kent Atölyeleri Tesis Sorumlusu Burcu Kara, "KAYMEK, çeşitli kurs ve Workshop’lar ile Kayseri genelinde faaliyetlerine devam ediyor. Bugün de KAYMEK Kent Atölyeleri Şubesi’nde bulunuyoruz. Deri üzerine Edirnekari Workshop uygulaması yapacağız burada tezhip eğitmenimiz rehberliğinde. Edirnekari; tezhipin de bir yan alanı olan geleneksel Türk süsleme sanatlarından bir tanesidir. Bugün de katılımcılarımız deri üzerine geleneksel çini ve tezhip motiflerinden bazılarını boyayarak süsleyecekler. Bunu da daha sonra tablo haline getirebilecekler. Tüm yıl boyunca aralıksız yaz dönemi de dahil olmak üzere çeşitli sosyal etkinliklerle yediden yetmişe faaliyetlerimiz devam ediyor. Tüm Kayseri halkına yönelik bu etkinlikleri düzenleyerek bu etkinliklere davet eden Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a da gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. Workshop çalışmasına katılan Nedime Canan Şahin ise "Şu an Edirnekari Workshop çalışmasındayız. Ben zaten tezhip öğrencisiyim. Genellikle Türk-İslam sanat dallarına ilgim vardı benim. Bu konuda da kurslar açılınca değerlendirdim. 4 senedir devam ediyorum, pandemiden önce başlamıştım. Mutluyum, memnunum. İşlerimi yapıp eserlerimi sergilemek, aslında eser üretmek beni mutlu ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin bu hizmetinde bolca istifade eden biriyim. Başkanımız Memduh beye de teşekkürlerimi iletiyorum. Bizim gibi boş zamanlarını kaliteli uğraşlarla değerlendirmek isteyen vatandaşlarımıza tavsiye ederek, yeniden belediyemize teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
"UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" fotoğraf sergisi açıldı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:17 "UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" fotoğraf sergisi açıldı Tarihin izlerini taşıyan zengin eserlerle tüm dünyanın dikkat çeken Antalya’nın kültürel mirası ‘Avrupa Miras Günleri’ ile bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Avrupa Konseyi’nin Eğitim-Kültür, Miras-Gençlik ve Spor Bölümü’nce yürütülen "Avrupa Miras Günleri" etkinlikleri kapsamında Antalya’da iki farklı noktada sergi açıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı sergilerde Antalya’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan güzellikleri ve mimari eserleri sergileniyor. "UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" isimli fotoğraf sergisi açıldı. Cumhuriyet Meydanı açık hava sergi alanında ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde eş zamanlı açılan sergide UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve adaylık sürecinde bulunan Antalya’daki kültürel varlıkların etkileyici fotoğrafları yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla açılan sergide yer alan ve Antalya’nın tarihi değerlerini farklı açılardan belgeleyen bu fotoğraflar, ziyaretçilere kentin kültürel kimliğini daha yakından tanıma imkânı sağlıyor. "Kültürel mirasa ışık tutuyor" Sergide UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bekleyen Alanya Kalesi ve Tersanesi, Karain Mağarası, St. Nicholas Kilisesi, Perge Arkeolojik Alanı, Kekova gibi güzellikler hem fotoğrafları hem de aydınlatıcı metinlerle yer alıyor. UNESCO Dünya Miras Listesinde Antalya’nın öneminden bahseden Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı İsmail Oskay "Antalya’da hem geçici hem de kalıcı listede yer alan kültürel mirasımızın tanıtımını yapmak ve bu sürece katkı sağlamak amacıyla bu sergiyi düzenledik. Bir turizm kenti olan Antalya’mızı doğru tanımak ve tanıtmak bizim için çok önemli. Kendimizi doğru tanırsak, dış dünyaya da kendimizi daha doğru anlatabiliriz" dedi.
Dünyaca ünlü camiden etkilendi, unutulmaya yüz tutmuş kili yeniden gün yüzüne çıkarttı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:47 Dünyaca ünlü camiden etkilendi, unutulmaya yüz tutmuş kili yeniden gün yüzüne çıkarttı Sivas’ta yaşayan Yıldıray Aluç, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii’nde gördüğü geleneksel şifa yöntemlerinden etkilenerek kile merak saldı. Aluç, kaybolmaya yüz tutmuş değerli mineralleri yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Türkiye, zengin kil çeşitleriyle dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Sivas’ta bulunan kalsiyum bentonit ve kilermeni, endüstride kedi kumu üretiminden kozmetiğe, tekstilden alternatif tıbba kadar geniş kullanım alanına sahip. Kalsiyum bentonit saç bakımında gözenekleri temizleyip kan dolaşımını hızlandırmasıyla bilinirken, kilermeni damar büzüştürücü özelliği nedeniyle tarih boyunca tıpta kullanıldı. Jeoloji Mühendisliği mezunu Yıldıray Aluç ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii’nde görev yaptığı yıllarda karşılaştığı geleneksel şifa yöntemlerinden etkilenerek kil üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Uzun yıllardır doğayla iç içe olan Aluç, Sivas’ın zengin kil kaynaklarını inceleyerek kaybolmaya yüz tutmuş bu mirası yeniden değerlendirmeye yöneldi. Hem bilimsel hem de geleneksel yöntemlerle bu doğal mineralleri yeniden ekonomiye kazandırmak için çalışmalarını sürdüren Aluç, çevresinden de takdir görüyor. "Sivas’ta birçok kil çeşidi var" Yıldıray Aluç, bulduğu killeri kendisinin de kullandığını belirterek, "Kil, mikro boyutlarda çeşitli kayaçların sıcaklık ve basınç altında metamorfizmaya uğrayarak belli bir mikro değere düşmesiyle oluşan alüminyum silikat mineralleridir. Her kilin farklı bir özelliği vardır. Türkiye’de birçok kil çeşidi bulunmakta olup bunların fazlası Sivas’ta yer almaktadır. Ben de bulduğum killeri buraya getirip eşe dosta veriyorum, kendim de kullanıyorum. Getirdiğim killer kalsiyum bentonit ve kilermeni’dir. Bu killer endüstriyel alanlarda kullanılmakta, kedi kumu olarak değerlendirilmektedir. Kozmetik alanda ise saç yıkamada kullanılır. Saçın gözeneklerine girerek orada oluşan kir ve pisliği çeker. Gözenekler temizlendiği için kan dolaşımı hızlanır" dedi. "İsteyenler oluyor" Aluç, kilin alternatif tıpta da tercih edildiğin söyleyerek, "Şu dönemde popülerliği azalsa da hâlâ arayan, soran, isteyen oluyor. Son zamanlarda özellikle saç kili talebi artmaya başladı. Kilermeni adı verilen bir kilimiz var. Osmanlı döneminde eczacılık alanında kullanılıyordu. Bu kilin damar büzüştürücü özelliği vardır. Bu yüzden varis hastaları tarafından kullanılmaktadır. Pakistan ve Hindistan’da alternatif tıpta tercih edilmektedir. Ayrıca tekstil alanında da çok kullanılan bir ürün haline geldi. Pantolon ve benzeri imalat yapan üreticiler, kimyasal boyalar yerine kildeki doğal boya pigmentlerini tercih ederek kendi doğal boyalarını üretmektedir. Ayrıca tekstil alanında da çok kullanılan bir ürün haline geldi. Pantolon ve benzeri imalat yapan üreticiler, kimyasal boyalar yerine kildeki doğal boya pigmentlerini tercih ederek kendi doğal boyalarını üretmektedir" diye konuştu. "Divriği Ulu Cami dikkatimi çekti" Kaybolan değerleri gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını ifade eden Aluç, "Divriği’de 5 yıl çalıştım. Divriği Ulu cami benim çok dikkatimi çekti. Camide ki şifa yöntemleri ilgimi çekti. İnsanların bitkiler ve killerle nasıl tedavi edildiğini gördüm. Daha sonra ben de bu işe yöneldim. Osmanlı ve Selçuklu döneminde killer sağlık alanında kullanılan önemli materyallerdi. Biz de Sivas’ın bu değerli materyallerini getirip analiz ettik, inceledik. Kaybolan değerlerimizi gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Yurt dışından da teklifler geliyor. Kozmetik alanında veya kedi kumu sektöründe ve sanayide kullanılmak üzere bizimle iletişime geçen iş insanları var. Kil alanında yatırım yapsak destek verir misiniz diye soruyorlar. Önceliğimiz yurt içindeki yatırımcılarımızla görüşmek ve gerekli desteği vererek bu doğal değerlerimizi tekrar canlandırmak. Kimi zaman kan değerleri düşünce vücut taş ve kil yemeye yöneliyor. Bana ulaşıp kil yenir mi diye soranlar oluyor. Ben sağlıkçı olmadığım için bu konuda kesin bir şey diyemem. Ancak eskiden köylerde kilin tüketildiği biliniyor" şeklinde konuştu.