KÜLTÜR SANAT
25. yıla notalarla görkemli kutlama 03 Nisan 2026 Cuma - 09:23:25 Yaşar Üniversitesi, 25’inci kuruluş yıl dönümünü sanatla kutladı. Devlet sanatçısı Rengim Gökmen yönetimindeki Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası ve piyanist Salih Can Gevrek, İzmirli sanatseverlere notaların sihirli dünyasında unutulmaz bir konser yaşattı. Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası, üniversitenin ‘25’inci Kuruluş Yıl Dönümü Konseri’nde sanatseverlerle buluştu. İzmir’de vakıf üniversitelerinin müziğe desteğinin ilk örneğini oluşturan ve Selçuk Yaşar’ın fikriyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi Oda Orkestrası, 2019 yılında farklı kurumlarda görev yapan sanatçıların katılımıyla Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası’na dönüştü. Bu sene 20’nci yılını kutlayan orkestranın Yaşar Üniversitesi’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü onuruna düzenlenen konseri Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Konsere, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Başkanı ve Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ile çok sayıda İzmirli sanatseverler katıldı. Salih Can Gevrek’ten iz bırakan yorum Konserin ilk yarısında Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası’na, birçok uluslararası ödülün sahibi, çalışmalarını Brüksel Kraliçe Elisabeth Müzik Şapeli’nde sürdüren Piyanist Salih Can Gevrek solist olarak eşlik etti. Şef Devlet Sanatçısı Rengim Gökmen yönetiminde gerçekleşen konserde; seslendirilen S. Rachmaninoff’un Piano Concerto No. 2 in C minor eseri izleyicilere büyülü anlar yaşattı. İkinci yarıda ise P. I. Tchaikovsky’den Fantasy Overture "Romeo and Juliet" ve Italian Capriccio eserleri seslendirildi. Orkestra ve solistin performansı, dinleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. "Orkestramız kültürel belleğe silinmez izler bıraktı" Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, yaptığı konuşmada duygu ve düşüncelerini şu sözlerle ifade etti ‘’ Üniversitemizin temellerini atarken en büyük gayemiz; topluma değer katan, özgür düşünen ve sanatı yaşamın merkezine koyan nesiller yetiştirmekti. Temelleri 2006 yılında bir "oda orkestrası" olarak atılan Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestramız, Kurucumuz ve Ebedi Onursal Başkanımız Sayın Selçuk Yaşar’ın sanata olan büyük inancı ve vizyoner girişimiyle hayat bulmuştur. Bu vesileyle, kendisini bir kez daha şükran ve saygıyla anıyoruz. 20. yıl dönümünü kutladığımız Senfoni Orkestramız, İzmir’in ve Türkiye’nin kültürel belleğinde silinmez izler bırakmış; şehrimizin sanat hayatında vazgeçilmez bir buluşma noktası haline gelmiştir. Bu sahne, bugüne kadar pek çok dev ismi ağırladı. Suna Kan, İdil Biret, Ruşen Güneş, Gülsin Onay, Alexander Rudin, Şefika Kutluer ve Kerem Görsev gibi nice kıymetli sanatçının notaları bu salonda yankılandı. Bu akşam da senfoni orkestramız, çok değerli şefimiz Sayın Rengim Gökmen’in yönetiminde sahnede. Piyanoda ise genç kuşağın parlak isimlerinden Salih Can Gevreği ağırlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bilimin ve sanatın ışığında geçen 25 yılımızı selamlarken, Senfoni Orkestramıza da başarılarla dolu nice 20 yıllar diliyorum. Sanata verdikleri kesintisiz destek için İzmir Büyükşehir Belediyesine ve Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne en içten teşekkürlerimi sunuyorum." "Ahmed Adnan Saygun’un öğrencisi sanatçı" Ankara Devlet Konservatuvarı’nda eğitim gördüğü yıllarda Ahmed Adnan Saygun’un öğrencisi olan duayen Şef Rengim Gökmen, Yaşar Üniversitesi’nin 25’inci yılı anısına yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Yaşar Üniversitesi’nin konserine 3’üncü defa konuk oluyorum. Benim için her zaman unutulmaz, güzel deneyimler oldu. Bir üniversitenin doğmasının, yaşatılmasının ve geliştirilmesinin ne demek olduğunu en iyi bilenlerdenim. Özellikle müzik ve sanata yatırım yapan, müzik öğrencilerini yetiştiren üniversitelerin işi hiç kolay değil. Yaşar Üniversitesi’nin bugün varmış olduğu noktayı büyük takdirle karşılıyorum. Çeyrek yüzyıl boyunca, tüm eğitim hayatında pozitif anılarla anılan, sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan ve Sayın Kurucu Selçuk Yaşar’ın da çok önemsediği şekilde müzik bölümünü yaşatmak için her türlü çabayı gösteren bir üniversite. Gerçekten bir üniversitenin 25’inci yılında bu noktada olması çok önemli ve büyük bir başarı. Ülkemiz ve İzmir için çok büyük bir gurur kaynağı. Nice 25 yıllara ulaşmasını diliyorum."
02 Nisan 2026 Perşembe - 21:52 Samsun kitapla büyüyen şehir: 1 milyonu aşkın okuyucuya ulaşıldı Samsun’da Kütüphane Haftası kapsamında yapılan değerlendirmede ortaya çıkan rakamlar, kentte okuma kültürünün geldiği noktayı gözler önüne serdi. 1 milyonu aşan okuyucu sayısı ve yüz binlerce kitapla Samsun, adeta ’kitapla büyüyen bir şehir’ haline geldi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, beraberindeki heyetle birlikte Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı ziyaret ederek, 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında "İyileştiren Kütüphane" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler ve kütüphane faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bilgi sundu. Ziyarette, özellikle çocuklardan başlayarak toplumun her kesimine kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasının önemine vurgu yapılırken, kütüphanelerin yalnızca bilgiye erişim noktası değil aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın merkezlerinden biri haline geldiği ifade edildi. Açıklanan verilere göre 2025 yılı itibarıyla Samsun genelindeki kütüphanelerde 437 bin kitap, 155 bin üye ve 172 bin ödünç verilen materyal bulunurken, toplam okuyucu sayısı 1 milyon 51 bine ulaştı. Aynı yıl içinde düzenlenen bin 445 kültürel etkinliğe ise 129 bin 350 kişi katılım sağladı. Öte yandan, Atakum’da yapımı süren Samsun Şehir Kütüphanesi’nin tamamlanmasıyla birlikte, kentte okuma oranlarının ve kütüphane kullanımının daha da artması hedefleniyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:28 Minik kalplerden Kütüphaneler Haftası’na örnek proje Onikişubat Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine aralıksız devam eden Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören minik öğrenciler, Kütüphaneler Haftası kapsamında hayata geçirdiği Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi ile hayal dünyalarını edebiyatla buluşturan örnek bir çalışmaya imza attı. Hanifi Toptaş başkanlığındaki Onikişubat Belediyesi’nin çocuk odaklı sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir yansıması olan Şehit Hakan Akdere Gündüz Bakımevi, ‘Minik Kalpler Bize Emanet’ anlayışı doğrultusunda çocukların yalnızca kitap okuyan bireyler değil; aynı zamanda düşünen, üreten ve yazan bireyler olarak yetişebileceğini ortaya koymaya devam ediyor. Bakımevi’nde eğitim gören minikler, Kütüphaneler Haftası kapsamında başlattığı Minik Kalpler Yazarlık Atölyesi Projesi’ni, yaklaşık 6 ay süren titiz ve planlı bir sürecin ardından başarıyla tamamlandı. Eğitimde uygulamalı ve katılımcı modeli esas alan proje, erken yaşta yazma becerisinin kazandırılması ve çocukların hayal gücünün desteklenmesi açısından örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında gündüz bakımevinde eğitim gören 10 sınıfın her biri, kendi hikâye kitabını hazırlayarak önemli bir başarıya ulaştı. Kahramanmaraş’ın UNESCO tarafından "Edebiyat Şehri" olarak anılmasından ilham alınarak kurgulanan çalışma neticesinde, minik yazarların kaleminden çıkan toplam 10 özgün eser edebiyat dünyasına kazandırıldı. Her bir eser, çocukların bireysel hayal dünyalarının ve sınıf içi ortak üretim süreçlerinin bir ürünü olarak dikkat çekerken, proje çocukların üretken bireyler olarak gelişimine önemli katkı sağladı. Yaklaşık yarım yıl süren proje boyunca çocuklar; öğretmenlerinin rehberliğinde fikir üretmeden karakter oluşturmaya, olay örgüsü kurmaktan hikâyeleri resimlendirmeye kadar kitap hazırlama sürecinin tüm aşamalarında aktif rol aldı. Bu süreçte çocuklar yalnızca bir hikâye yazmakla kalmadı; aynı zamanda planlama, kurgulama ve anlatım becerilerini geliştirerek çok yönlü bir öğrenme deneyimi yaşadı. Proje sayesinde çocukların dil gelişimi, düzeyi, özgüveni ve kendini ifade etme becerileri gözle görülür şekilde ilerleme kaydetti. Hazırlanan hikâye kitaplarında; sevgi, arkadaşlık, yardımlaşma, doğa sevgisi, merak, keşif, meslekler, yöresel değerler, geri dönüşüm, geleneksel oyunlar ve günlük yaşam becerileri gibi pek çok tema ele alındı. Her sınıf, kendi yaş grubuna ve ilgi alanlarına uygun olarak özgün karakterler oluşturdu ve bu karakterler üzerinden değer temelli anlatılar ortaya koydu. Çocukların gündelik yaşamdan ilham alarak oluşturduğu hikâyeler, hem eğitici hem de duygusal yönü güçlü içerikleriyle öne çıktı. Kütüphaneler Haftası’na özel olarak hazırlanan hikâye kitapları, düzenlenen etkinlikte ailelerin beğenisine sunuldu. Minik yazarların kendi kaleme aldıkları eserleri ellerinde taşıdığı anlar, programın en dikkat çeken ve duygu yüklü anları arasında yer aldı. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocukların ortaya koyduğu eserler büyük takdir toplarken, çocukların mutluluğu ve heyecanı gözlerden kaçmadı. Minik kalplerin büyük hayallerle kaleme aldığı bu eserler; sevgiyle şekillenen, emekle büyüyen ve özgün fikirlerle zenginleşen hikâyelerden oluşuyor. Her satırında çocukların içten dünyasını yansıtan bu kitaplar, onların yazarlık yolculuğunda attıkları ilk adımın en kıymetli hatırası olarak geleceğe ışık tutacak nitelik taşıyor.
Nazilli’de ‘Geçmişin Yansımaları’ sergisi açıldı
25 Kasım 2025 Salı - 17:12 Nazilli’de ‘Geçmişin Yansımaları’ sergisi açıldı Nazilli Belediyesi El Sanatları Kursiyerleri tarafından hazırlanan el emeği eserler görücüye çıktı. ‘Geçmişin yansımaları’ ismiyle görücüye çıkan eserler büyük beğeni topladı. Nazilli Belediyesi tarafından ilçedeki kadınların boş vakitlerini değerlendirmeleri ve ev ekonomilerine katkı sağlamaları amacıyla belediye bünyesinde açılan el sanatları kursiyerleri yeni bir sergi ile bir kez daha görücüye çıktı. Hurda malzemeler kullanılarak geçmişin kaybolan izlerini yeniden hayata tutunduran kursiyer kadınlar, el emeği göz nuru eserlerini sergiledi. Haftalarca emek vererek hazırladıkları heykelden bibloya, resimden koltuk ve masalara kadar yüzlerce eser büyük beğeni ile izlendi. Kursiyer kadınlar, sergiyi gezen Nazilli Belediye Başkanı Dr.Ertuğrul Tetik başta olmak üzere tüm davetlilere eserlerin yeniden doğuş hikayelerini anlattı. Nazilli Belediyesi Lütfi Selek Kültür ve Sergi Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen ve 6 Aralık 2025 tarihine kadar açık kalacak olan sergideki eserlerin Aydın başta olmak üzere İzmir gibi büyük kentlerde de mutlaka sergilenmesi gerektiğini ifade eden Başkan Tetik, "Kadınlarımızın becerilerini bir kez daha görmekten dolayı çok mutluyum. Burada eşimin de olması beni daha da mutlu etti. Arkadaşlarla beraber çok güzel bir sergi ortaya koydular. Gerçekten güzel işler başardılar. Herkesin gelip bu sergiyi gezmesini tavsiye ederim. Filiz hocamızın öncülüğünde bu sanatı daha da üstlere çıkaracağımızı ümit ediyorum. Tüm Nazilli halkını da sergiye davet ediyorum" dedi. Kursiyerler de yaptıkları konuşmalarda mutluluklarını dile getirerek kursların kendileri açısından faydalarını anlattılar. Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik’in eşi Ayşin Tetik de konuşmasında yaptığı eserlerden söz ederek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bursa’dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı
25 Kasım 2025 Salı - 16:30 Bursa’dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı Bursa’dan Senfonik Tınılar, 3 Ocak 2024’ten bu yana dinleyicilere ulaştırdığı senfonik müzik deneyimiyle önemli bir kilometre taşını geride bırakıyor. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın canlı konser kayıtlarından oluşan program, 26 Kasım 2025 sabahı 100. bölümüyle dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Uludağ Premium, kültür ve sanatın gelişimine uzun yıllardır verdiği kesintisiz destekle bu özel projeye değer katıyor ve "Sanatın Daima Yanında" duruşunu güçlendirmeye devam ediyor. BBDSO’nun ulusal ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan bu iş birliği, yüksek teknik standartlarda hazırlanan konser kayıtlarıyla Türkiye’de benzeri az bulunan bir radyo programının yaşamasına imkân tanıyor. Programda kullanılan kayıtlar, Londra ve İstanbul’da eğitim almış, ülkemizin önemli ses mühendislerinden Ali Kamruz tarafından gelişmiş teknik altyapıyla hazırlanıyor. Bu yüksek nitelikli kayıtlar, yalnızca Türkiye’de değil dünyanın önde gelen konser salonlarında rastlayacağımız kaliteyi yansıtıyor. Programın prodüksiyonu ve sunumu ise hem BBDSO’nun köklü sanatçılarından olan hem de TRT dâhil pek çok kurumda 16 yıllık yayıncılık deneyimine sahip Burç Balcı tarafından gerçekleştiriliyor. Balcı’nın hem sahne hem yayıncılık birikimini iç içe geçiren bu yaklaşımı, programı benzersiz kılan unsurlardan birini oluşturuyor. 100. bölümde, programın gelişim süreci ve konser kayıtlarının arka planı, Bursa Filarmoni Derneği Başkanı Mehdi Kamruz, Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, BBDSO Keman Sanatçısı ve Müdürü Gökçe Özler ile keman sanatçısı ve programın fikir kaynağı Umut Çanakçı tarafından değerlendirilecek. Orkestra, destekçileri ve Uludağ Premium’un ortak katkılarıyla büyüyen bu proje, Türkiye’de bir senfoni orkestrasına ait profesyonel konser kayıtlarının düzenli olarak radyo programına taşındığı ender örneklerden biri olmasıyla dikkat çekiyor. "Bursa’dan Senfonik Tınılar", 100 haftadır kesintisiz sürdürdüğü yayın yolculuğunu 2026 yılında da TRT Radyo 3 yayın döneminde devam ettirecek. Proje, hem orkestranın sanatsal üretimini daha geniş kitlelere ulaştırması hem de Uludağ Premium’un kültür ve sanat alanındaki kalıcı desteğini güçlendirmesi açısından özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.
Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasımda başlıyor
25 Kasım 2025 Salı - 15:31 Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasımda başlıyor Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Diyarbakır Tanıtım Günleri 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında düzenlenecek. Resmi açılış töreni 27 Kasım 2025 Perşembe saat 16.00’da Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleşecek. Diyarbakır Tanıtım Günlerine tüm vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Diyarbakır Tanıtım günlerinde kültürel etkinliklerde Diyarbakırlı önemli yazarlar ve şairlerle söyleşiler düzenlenecek, Diyarbakır mutfağından yöresel lezzetler İstanbul’a taşınacak, folklor gösterileri, konserler Diyarbakır musikisi, Diyarbakır’ın değerleri her yönüyle tanıtılacak. Medeniyetlerin beşiği, kültürlerin buluşma noktası Diyarbakır, 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında İstanbullularla buluşmuş olacak. Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi Başkanı Av. Aydoğan Ahıakın, ’’Diyarbakır Tanıtım Günlerimizi Diyarbakır Valiliği ile 27-30 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleştireceğiz. Tarihin, kültürün ve kardeşliğin sesi bu yıl da İstanbul’da gündemde olacak. Diyarbakır’ın sıcaklığını ve misafirperverliğini yaşamak isteyen tüm hemşehrilerimizi ve İstanbulluları davet ediyoruz. Diyarbakır’ımızın tarih, kültür, medeniyetler şehridir aynı zamanda peygamberler ve sahabeler şehridir. Biz tüm değerlerimizi tanıtacağız. Yazarlarımız, sanatçılarımız, folklorumuz, gastronomimiz ve tüm kültürel zenginliğimizi İstanbullularla buluşturacağız. 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında Diyarbakır Tanıtım Günlerindeyiz’’ diyerek tüm İstanbulluları etkinliğe davet etti. İstanbul’da gerçekleşecek olan Diyarbakır Tanıtım Günleri aynı zamanda İstanbul’da yaşayan Diyarbakırlıların buluşma, bir araya gelme noktası olarak büyük önem taşıyor.
BASE 2025 kapılarını Trendyol Sanat ana partnerliğinde açtı
25 Kasım 2025 Salı - 14:38 BASE 2025 kapılarını Trendyol Sanat ana partnerliğinde açtı Türkiye’nin önde gelen sanat etkinliklerinden BASE’in 2025 edisyonu, bu yıl bir kez daha Trendyol Sanat’ın ana sponsorluğunda ziyarete açıldı. Konuk Ülke Programı kapsamında bu yıl Romanya’yı ağırlayan etkinlik, 26-30 Kasım tarihlerinde İstanbul’da ziyaretçilerini ağırlayacak. Genç sanatçılara sürdürülebilir destek sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren Trendyol Sanat, bu yıl da BASE 2025’in ana sponsoru oldu. Dijital olanaklarla sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen platform, yeni mezun sanatçıların üretimlerini görünür kılmayı amaçlayan BASE iş birliğini güçlendirerek devam ettiriyor. Dört yıldır destek veren kurum, son üç yıldır üstlendiği ana sponsorlukla genç yeteneklere hem dijital hem de fiziksel mecralarda alan açma vizyonunu benimsiyor. Trendyol Grubu Kurumsal İletişim Direktörü İrem Poyraz etkinlikte açıklamalarda bulunarak, "Trendyol Sanat olarak, genç sanatçıların seslerini duyurabilmelerini ve üretimlerini daha geniş kitlelerle buluşturabilmelerini sağlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Teknolojinin olanaklarını kullanarak zaman ve mekandan bağımsız olarak sanatın daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Genç yeteneklerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken, Türkiye’nin çağdaş sanat ekosistemine katkı sağlamaya çalışıyoruz. BASE ile olan iş birliğimiz de Trendyol Sanat’ın misyonunu somutlaştıran önemli bir örnek. Türkiye’deki genç sanatçıların üretimlerini yalnızca ulusal değil, uluslararası bir buluşmanın da parçası haline getiren BASE’in destekçisi olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. BASE Kurucularından Aslı Boduroğlu ise yaptığı açıklamada, "BASE bu sene yeni mezun sanatçıları bir araya getiriyor. 36 farklı şehirden, 43 üniversiteden 150 yeni mezun sanatçının eserleri sanatseverler ile buluşuyor. Konuk ülke Romanya programında ise 13 sanatçımızın 80’e yakın eseri sergileniyor olacak. 26-30 Kasım tarihlerinde sergi ziyarete açık olacak. Tüm sanatseverleri BASE’e bekliyoruz" diye konuştu. Trendyol Sanat katkılarıyla genç sanatçılar arasında kültürlerarası köprüler kuruluyor BASE, bu yıl "Konuk Ülke: Romanya Çağdaş Sanatına Bir Bakış" sergisine de ev sahipliği yapıyor. Trendyol Sanat’ın desteğiyle bu yıl BASE’in uluslararası diyaloğunu güçlendiren özel seçkide, Romanya’dan 13 genç sanatçının 80 eseri Derya Yücel küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye ile Romanya’daki genç kuşak sanatçıların aynı platformda görünürlük kazandığı bu buluşma; resim, heykel, seramik, yerleştirme, video-performans ve fotoğraf gibi pek çok disiplini kapsayan üretimlerin izini sürüyor ve çağdaş sanatın genç bakış açısıyla nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Trendyol Sanat, Türk çağdaş sanatının gelişimine katkı sunarak genç sanatçılara daha geniş bir görünürlük kazandırmayı amaç ediniyor. Bu yılki seçki, farklı coğrafyalardan genç üreticileri bir araya getirip birbirlerinden ilham alabilecekleri ortak bir buluşma zemini kurmayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Trendyol Sanat, pozitif etkiyi artırarak Türkiye’deki sanat ekosistemine uluslararası bir bakış açısı kazandırmayı önceliklendiriyor. Genç sanatçılar destekleniyor Trendyol Sanat, yeni mezun sanatçıları desteklemek, üretim motivasyonlarını güçlendirmek ve sanat profesyonelleriyle kuracakları diyaloğu geliştirme misyonuyla düzenlenen BASE’e dört yıldır destek verirken, bu yıl üçüncü kez ana sponsor olarak BASE’de yer aldı. Türkiye’nin tek kapsamlı yeni mezun sanatçı sergisi olan BASE’in 9’uncu edisyonunun küratöryel çerçevesi "Sınırlar ve Olasılıklar" etrafında şekillendi. BASE 2025’te Türkiye’deki üniversitelerin resim, heykel, fotoğraf, video, baskı, geleneksel Türk sanatları, grafik tasarım, görsel iletişim tasarımı, animasyon, cam ve seramik, tekstil, mimarlık, iç mimarlık bölümlerinden mezun olan 150’yi aşkın genç sanatçının eserleri sergileniyor. Farklı disiplinlerdeki eserlerden oluşan seçki; kimlik, bellek, aidiyet ve dijital çağın algısal dönüşümü gibi temaları merkezine alarak, kişisel deneyim ile toplumsal belleğin kesişimini görünür kılan zengin bir anlatı sunuyor.
Balık sevdası ‘Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nde hayat buldu
25 Kasım 2025 Salı - 14:35 Balık sevdası ‘Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nde hayat buldu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, nadir görülen ve nesli tehlike altında olan balıklarında aralarında bulunduğu 400’ü aşkın deniz canlısını tahnit yöntemiyle sergileniyor. Memelilerden omurgasızlara kadar uzanan geniş yelpazede sergilenen canlılar, deniz ekosisteminin zenginliğini gözler önüne seriyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’ndeki Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi, Türkiye’de benzeri bulunmayan nadir deniz canlısı türlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. 2015 yılında bir araya getirilen örneklerle müze niteliğinde ziyarete açılan merkezde, kılıç dişli yılan balığı, köpek balığı, koruma altındaki caretta carettalar ve nano balığı gibi özel türlerin de yer aldığı 400’ün üzerinde canlı örneği sergileniyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki birçok tür, tahnit (bozulmayı önlemek için ilaçlama) yöntemiyle koleksiyona kazandırılırken, tüm örnekler Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Erhan Irmak’ın yaklaşık 30 yıllık birikiminin ürünü olarak balıkçılardan ve balık hallerinden temin edilip titizlikle hazırlanıyor. Irmak tarafından tek tek temizlenip işlenen canlılar, son hallerine getirilerek ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Koleksiyon Merkezi, hafta içi 09.00-16.00 saatleri arasında, rektörlük tarafından verilen izin doğrultusunda tüm ziyaretçilere açık şekilde hizmet veriyor. Denizden müzeye yolculuk Deniz Canlıları Koleksiyon Merkezi’nin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde proje neticesinde kurulduğunu aktaran Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Erhan Irmak, "İçerideki malzemelerin oluşturulması ve toplanması ise çocukluk dönemime, yaklaşık 35-40 yıl öncesine uzanan bir süreç. Kumsalda dalarak kabuk ve deniz kabukları toplamakla başlayan bu ilgi, amatör balık avcılığı sayesinde daha da arttı. Üniversiteye girişle birlikte bilgi birikimi devam etti; ardından bilimsel ekspedisyonlar gerçekleştirildi, örneklemeler yapıldı, balık hallerine gidildi ve balıkçılarla kurulan iletişim sayesinde müzemiz bugünkü haline ulaştı. Müzemizde denizlerde yer alan memelilerden omurgasızlara kadar pek çok canlı grubu bulunmakta. Ağırlığı kemikli ve kıkırdaklı balıklar oluşturmakta. Bunun yanı sıra midye, salyangoz, yengeç, karides ve kafadan bacaklılar gibi omurgasız türleri de koleksiyonumuzda yer almakta. Hamsi ve sardalya gibi herkesin bildiği ticari türlerin yanı sıra lüfer ve levrek gibi türler ile adını bile bilmediğimiz pek çok balık da burada sergilenmekte. Özellikle bazı köpek balığı türleri ile mersin balıkları gibi nesli tehdit altında olan türlerin sayısı oldukça azalmış. Akdeniz gibi balıkçılığın yoğun olduğu bir bölgede bile artık nadiren rastlanan beyaz köpek balığının müzemizde bulunan örneği yaklaşık 20 yıllık. Omurgasız türlerinde de artık göremediğimiz canlılar mevcut" dedi. Hafta içi ziyarete açık Deniz Canlıları Koleksiyon Merkez yalnızca ülkemiz denizlerine ait canlılar bulunduğunu ifade eden Irmak, "Tatlı su türleri yer almamakta, tüm örnekler kendi sularımızdan elde edilmiş canlılardan oluşmakta. Çoğu türü kendimiz topladık, büyük bir kısmını ise balıkçılardan temin ettik. Hafta içi mesai saatlerinde merkezde sürekli bulunuyoruz ve dışarıdan randevusuz gelen ziyaretçileri de geri çevirmiyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarıyla yaptığımız protokol kapsamında okullar belirlenen gün ve saatlerde randevu alarak koleksiyon merkezimizi ziyaret edebilmekte. Randevular ilgili birim üzerinden alınmakta olup gerekli bilgilere üniversitemizin internet sayfasından ulaşılabilmekte." ifadelerini kullandı.
Başkan Yıldırımkaya, Sultanhisar için Nysa’nın önemine dikkat çekti
25 Kasım 2025 Salı - 11:30 Başkan Yıldırımkaya, Sultanhisar için Nysa’nın önemine dikkat çekti Nysa Antik Kenti’nde incelemelerde bulunan Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, ortaya çıkarılan yeni buluntuların ilçenin tarihi mirasına ışık tuttuğunu söyledi. Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde bulunan Nysa Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan yeni buluntular, bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, kazı alanında yapılan incelemelerin ardından değerlendirmelerde bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Hakan Öztaner’den çalışmalar hakkında bilgi aldığını belirten Yıldırımkaya, Nysa’da her yeni keşfin geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir köprünün parçası olduğunu söyledi. Başkan Yıldırımkaya, antik kentin taşıdığı köklü uygarlık mirasına dikkat çekerek "İlçemizin kalbinde yer alan bu kadim şehirde gün yüzüne çıkan her yeni buluntu, Nysa’nın uygarlık tarihindeki yerini bir kez daha hatırlatıyor. Bu toprakların binlerce yıldır taşıdığı kültür, sanat ve yaşam izleri, geleceğe bırakacağımız en kıymetli miraslarımızdan biridir. Tarih yeniden nefes alıyor, Nysa’nın sessiz taşları bizlere bugün yeniden konuşuyor" dedi. Sultanhisar Belediyesi olarak eşsiz mirası korumaya, tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Yıldırımkaya, kazı çalışmalarının ilçenin kültürel kimliğini güçlendirdiğini ifade etti.
Endülüs’ün son günleri Kılıçaslan’ın romanında
25 Kasım 2025 Salı - 11:29 Endülüs’ün son günleri Kılıçaslan’ın romanında Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan’ın son Endülüs meliki Ebu Abbullah Es Sağir’in gözünden Endülüs Emevi Devleti’nin son günlerini anlattığı "Savunmak Zordur Ağlamaktan" adlı roman okuyucularla buluştu. Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan, İslam medeniyetinin en gözde devletlerinden olan Endülüs Emevi Devleti’nin son günlerini "Savunmak Zordur Ağlamaktan" romanında anlattı. Son Endülüs meliki Ebu Abbullah Es Sağir’in gözünden Endülüs Emevi Devleti’nin son günleri okuyucuyla buluştu. Kılıçaslan, Barselona ve Madrid deyince aklına futbolcular ve futbol takımları gelenlere şöyle seslendi: "Barselona’nın yaklaşık 100 sene Müslüman hakimiyetinde kaldığını, Madrid diye bir şehrin, Müslümanlar onu kurana kadar var olmadığını bilin. Evet, bugünkü İspanya’nın başkentinin sıfırdan Müslümanlar tarafından kurulduğunu, hatta ve hatta isminin Müslümanlar tarafından konduğunu (Mecrit) iyi bilin." Kılıçaslan eserini şu ifadelerle okuyucuya sundu: "Yitik cennetin serencamını hatırlamak; Müslümanların hiç bilmedikleri topraklarda tutunma, hakimiyet kurma ve sonunda İslam medeniyetinin Batı yakasında yıldız gibi parlayan bir düzen kurma hikayesinin izini sürmek isteyenler için. Endülüs; Avrupa’ya ilim kapısını açan, kütüphaneleriyle, eşsiz mimari yapıtları ve ’öteki’ne karşı takındığı merhametli tavrıyla emsalsiz medeniyet. Tarık bin Ziyad’ın binbir zahmetle geçtiği, kalıcı olabilmek için gemileri yaktırdığı bir rüya." Yazar Muhammed Fatih Kılıçaslan kimdir? Aslen Kırşehirli olan Muhammed Fatih Kılıçaslan, 1983 yılında Ankara’da doğdu. Kılıçaslan’ın "Savunmak Zordur Ağlamaktan" adlı romanı, ulusal bir roman yarışmasında mansiyon ödülüne ve Kültür ve Turizm Bakanlığığının İlk Eserler Ödülü’ne layık görüldü. Sarı Saltuk Sultan’dan Gönül Aynama Yansıyanlar adlı hikayesiyle yine ulusal bir hikaye yarışmasında üçüncülük ödülü alan yazar, evli ve üç çocuk babası. Yazarın hikâye ve denemeleri başta Kurgan ve Genç Okur dergileri olmak üzere çeşitli dergilerde da yayınlandı.