KÜLTÜR SANAT
Atakum Belediyesi Hasan Ali Yücel 2. Öykü Yarışması’nın başvuru süresi uzatıldı 03 Nisan 2026 Cuma - 14:19:18 Samsun Atakum Belediyesi Hasan Ali Yücel 2. Öykü Yarışması’nın başvuru süresi, yoğun talep üzerine güncellenerek 1 Mayıs 2026 Cuma olarak açıklandı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel öncülüğünde geçen yıl ilki düzenlenen, serbest konulu Hasan Ali Yücel Öykü Yarışması’nın başvuru süresi uzatıldı. Daha önce 1 Nisan 2026 Çarşamba olarak açıklanan son başvuru tarihi, yarışmaya yoğun talep olması nedeniyle güncellenerek 1 Mayıs 2026 Cuma günü olarak bildirildi. Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i anısına düzenlenen organizasyon, edebiyatın genç kalemlerini buluşturacak. Yarışmaya, Samsun sınırları içerisindeki okullarda ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören öğrenciler başvurabiliyor. Finalistlere özel ödüllerin verileceği yarışmada ortaokul ve lise kategorilerinde birincilik ödülü 4 bin TL, ikincilik ödülü 3 bin TL, üçüncülük ödülü 2 bin TL, mansiyon ödülü bin 500 TL olarak açıklandı. Yarışmaya katılmak isteyen öğrencilerin, başvuru şartnamesine uygun olarak kaleme aldıkları eserlerini ve başvuru evraklarını yarisma.atakum.bel.tr web adresine 1 Mayıs Cuma gününe kadar e-mail olarak göndermesi gerekiyor. "Yoğun talep olması mutluluk verici" Atakum Belediyesinden yapılan açıklamada yarışmaya gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğu belirtilerek, "Hayatını Türk eğitim sisteminin gelişmesine adayan büyük düşünür, devlet adamı ve yazar Hasan Ali Yücel’in anısına bu yıl ikinci kez düzenlediğimiz yarışmamıza yoğun talep olmasından son derece mutluyuz. Eski Milli Eğitim Bakanımız Hasan Ali Yücel’in değerli eserlerini genç kuşaklara tanıtacak ve edebiyat dünyasına yeni yetenekler kazandıracak yarışmamız için başvuru süresi 1 Mayıs olarak güncellendi. Edebiyata ilgi duyan gençlerimizi organizasyonumuza bekliyoruz" denildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:55 Muş’ta 62. Kütüphane Haftası etkinlikleri törenle başladı Muş’ta okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak ve kitapların önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen 62. Kütüphane Haftası etkinlikleri, "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla başladı. Muş İl Halk Kütüphanesi konferans salonunda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla düzenlenen etkinlikte, kütüphanelerin bireysel ve toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekildi. Programda konuşan Muş Valisi Avni Çakır, kitap okuma alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının önemi vurgulayarak, kütüphanelerin sadece bilgiye erişim noktası değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel gelişime katkı sunan önemli yaşam alanları olduğu ifade etti. Vali Çakır, kütüphanelerin sadece ders çalışılan mekanlar olmadığını vurgulayarak, bu alanların gençlerin çok yönlü gelişimine katkı sunan merkezler haline geldiğini ifade etti. Kütüphanelerin bir okul, gençlik merkezi ya da halk eğitim kursu gibi işlev gördüğünü belirten Çakır, çocukların burada hem akademik hem de sosyal anlamda kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu dile getirdi. Vali Çakır, "Kütüphanelerimiz aslında sadece bir ders çalışma yeri değil. Aynen bir okul gibi, aynen bir gençlik merkezi gibi, bir halk eğitim kursu gibi gençlerimizin, çocuklarımızın sadece bilgiyi araştırma, ödevini yapma, kitap okuma yeri değil, hoş bir vakit geçirme, varsa belli alanlarda yetenekleri onu ilerletme, almış olduğu buradaki destekler sayesinde kendisini her bakımdan çok daha güçlü ve nitelikli hale getirmesi için uygun ortamlar. Dijital etkinliklerden sportif faaliyetlere, el becerilerinden boyama kurslarına, diğer birçok faaliyetlere kadar buralar aynı zamanda birer okul hüviyetinde, kurs hüviyetinde. O yüzden buradaki kapasitenin, imkanın tam olarak kullanılması için İl Halk Kütüphanesindeki arkadaşlarımızı, yetkililerimizi, diğer kurum ve kuruluşlar olarak ve veliler olarak bizleri desteklemesi lazım. Çocuklarımızın, kütüphane ortamlarına daha fazla gelmesi için özellikle öğretmenlerimizin bu konuda çok güzel organizasyonlar yapmaları lazım. Özellikle ilkokul çağında biz bu yavrularımızı kütüphane ortamlarına alıştırabilirsek onların geleceğini kurtarma adına da hem çok başarılı bir öncelik hayatı olması hem ama kamuda ama özelde ne işi yaparsa yaparsın çok daha kültürlü, çok daha donanımlı ve çok daha mutlu olmasının yolunu açmış oluruz" dedi. Kütüphaneye düzenli giden çocukların daha özgüvenli, mutlu ve sosyal ilişkilerinde daha dengeli bireyler olduğuna işaret eden Çakır, kendisinin de iki çocuk babası olarak çocuklarını uzun yıllar kütüphanelere götürdüğünü, bunun zahmetli gibi görünse de oldukça verimli ve keyifli bir süreç olduğunu aktararak, "Vaktinin büyük bir kısmını kütüphanede geçiren çocukların velilerinin gözlemlerine dikkat edin. Mutlaka onlarda böyle bir mutluluk, onlarda kendine böyle bir güven, çevresiyle ilişkilerinde çok daha sağlıklı, dengeli bir ilişki göreceksiniz. Çocuklarım kütüphane ortamı sayesinde evdeki çalışma ortamından çok daha fazla bir şekilde daha uzun süreli derslerine çalışıyorlar. Çünkü çocuk evde çalıştığı zaman 2 saat çalışırsa sanıyor ki ben çok çalıştım. Ama kütüphane ortamına geldiğinde bakıyor ki kendisi gibi yüzlerce, onlarca öğrenci en az kendisi kadar hatta daha fazla çalışıyor ve orada ekstra bir motivasyon haline geçiyor. Yani birbirlerini motive ediyorlar. Tatlı bir rekabet de oluşuyor ve ders çalışma süreleri ciddi bir şekilde uzuyor. Onun ötesinde kütüphaneler sadece üniversite sınavlarına, liselere geçiş sınavlarına hazırlanma yerleri değil ya da KPSS sınavlarında hazırlanma yerleri değil. Aynı zamanda grup ödevlerini yapma, öğretmeninin verdiği ödevleri çok daha geniş, çok daha farklı kaynaklardan, imkanlardan en iyi bir şekilde hazırlamak için de uygun mekanlar" şeklinde konuştu. İl genelinde kütüphane sayısının yeterli olduğunu belirten Çakır, okullarda ve belediyeler bünyesinde de kütüphanelerin hizmet verdiğini söyledi. Vali Çakır, "İlimiz genelinde her ilçede yeteri kadar kütüphanemiz var. Okullarımızda var. Belediyelerin işletmiş olduğu kütüphaneler var. Yeter ki yavrularımız bize gelsin. Buraların açık tutulma noktasında da arkadaşlarımızın bizden talepleri olmuştu. Bunları da biz seri bir şekilde karşıladık. Artık buradaki açılış saatlerimiz ve kapanış saatlerimiz de öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda da personel eksikliklerimizi tamam ederek genişlettik. Dolayısıyla çok daha erişilebilir, ulaşılabilir bir kütüphane ortamları meydana getirdik. Zaten bakanlığımızın destekleri de haddinden fazla. O yüzden gençlerimizi çok daha böyle takım oyuncusu yapmak yani böyle grup halinde hareket etmeye sevk etmek, araştırmak, verilen görevi ödevi en iyi şekilde hazırlama bilincini kendilerine geliştirmek, artı yarınlara güçlü bir şekilde hazırlanması için de hem okuması hem de çok ders çalışmasını sağlamak için buraları daha çok teşvik etmek zorundayız. Çocuklarımızı güçlü bir birey, ayaklarının üzerinde durabilen, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olabilen, ailesine, çevresine, akrabalarına, ülkesine, milletine, devletine hayırlı bir evlat yetiştirmek için bu tür mekanlarımızı daima canlı tutmamız lazım. Bu bizim gençlere de aynı zamanda da borcumuz. Onları teşvik etmemiz lazım. Buradaki faydaları da kendilerine çok iyi anlatmamız lazım" ifadelerini kullandı. Program, konuşmaların ardından en çok kitap okuyan öğrenci ve vatandaşlara ödüllerin verilmesiyle devam etti. Daha sonra fotoğraf sanatçısı Sezgin Hatipoğlu tarafından hazırlanan fotoğraf sergisi gezildi. Törene Muş Valisi Avni Çakır’ın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Vali Yardımcısı Muhammed Fatih Aydın, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Hava Meydan Komutanı Serhat Baydemir, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:45 Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez, savaşta mezun veremeyen okulun öğrencileri ile buluştu Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Çanakkale Savaşı’nda mezun veremeyen, kentin sembolü Sivas Lisesi’nde öğrencileriyle bir araya gelerek, "Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk Milleti’nin refleksidir" dedi. Tiyatro ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, Anadolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini aktardığı etkinlikler kapsamında Sivas’ın önemli simgelerinden biri olan Sivas Lisesi’nde öğrenciler ile buluştu. Program sonrası açıklamalarda bulunan Ahmet Yenilmez, Sivas’ın yalnızca Çanakkale’de değil, milli mücadelenin birçok kritik döneminde ön plana çıktığını belirtti. Yenilmez, Çanakkale Savaşı yıllarında Sivas Lisesi’nin hiç mezun veremediğini ve Sivas Kongresi’nin de şehrin sembol olaylarından biri olduğunu ifade etti. " Sivas Lisesi bizim onurumuzdur" Her şehrin sembol hikayesi olduğunu söyleyen Ahmet Yenilmez, "Bizim Anadolu’da başarı hikayesi yazmış insanlarımız var. Bu insanları yetiştiren köklü okullarımızda var. Bu okulları mezunları ve şimdiki öğrenciler ile buluşturmak istedik. Her şehrin sembol hikayeleri var. Bu hikayeleri meddah tarzında kayıt altına alsak güzel olur dedik. 18. yüzyılın sonundan başlayıp yüz yıl boyunca çeşitli savaşlarda hep şehitler vermişiz. 1927 yılında nüfus sayımı yapıldığında 13 buçuk milyon nüfusumuz çıkıyor. Bunlardan yarısı kadın ve çocuk iken diğer kalan ise savaş gazileri ve yaşlılar çıkıyor. Çanakkale Savaşı çok önemliydi. Böyle bir var oluş ve yok oluş savaşında Sivas hiç durmadı. Kadını, yaşlısı ve çocuğu ile cepheye koşmuş. Birçok vilayette olduğu gibi Sivas Lisesi de o dönem hiç mezun verememiş. Bazı acı olaylar, o şehrin onuru olur. Sivas Lisesi de bizim onurumuzdur. Sivas’ın şehit vermemiş ilçesi ve köyü yoktur. Sivas asil Türk Milleti’nin refleksidir" diye konuştu.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:28 Kepez’de Akdeniz Üniversitesi mezunu genç sanatçıların objektifinden hayat sergisi Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel hale gelen karma fotoğraf sergisi, Dokumaparak Modern Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Genç sanatçılarımızın bu üretimleri, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bu şehirde sanat üreten, düşünen ve sorgulayan her gencin yanında yanındayız" dedi. Kepez Belediyesi’nin Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi, 10 Nisan tarihlerine kadar çok anlamlı bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel karma sergisi, bu yıl 20. dönem mezunlarının çalışmalarını sanatseverlerle buluşturdu. Kasım 2025’te hayatını kaybeden fotoğraf bölümü öğrencisi Ömer Özer’in eserlerinin de sergilenmesi, sergiye ayrı bir anlam ve duygusal derinlik kattı. Serginin açılışına Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, AÜ.Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol ve Akdeniz Üniversitesi öğrencileri katıldı. "Her kare bir duygu" Serginin açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol, serginin her yıl düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirterek, bu yılki seçkinin mezun öğrencilerin özgün çalışmalarından oluştuğunu ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir görüntü kaydetmekten ibaret olmadığını vurgulayan Büyükkol, her karenin bir duyguyu, bir hikayeyi ve çoğu zaman görünmeyeni görünür kılma çabasını yansıttığını dile getirdi. Sergide yer alan eserlerin önemli bir kısmının Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen teknik gezi sırasında üretildiğini belirtti. "Sanat düşünmek ve anlamaktır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasında, geçmişin izleriyle geleceğin imkanlarını aynı çatı altında buluşturan bu serginin önemine dikkat çekti. Serginin Dokumapark gibi özel bir mekanda düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün 20. dönem mezunlarını ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Sergide yer alan çalışmaların İbradı Ormana’nın düğmeli evlerinden günümüz teknolojisinin sunduğu yeni anlatım biçimlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Başkan Kocagöz, her bir karede bir bakış açısı, bir yorum ve bir arayışın hissedildiğini ifade etti. Genç sanatçıların üretimlerinin, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu hatırlattığını vurgulayan Başkan Kocagöz, serginin bir vefa duygusunu da barındırdığını belirterek Ömer Özer’i rahmetle andı. Sanat üreten gençlerin her zaman yanında olacaklarını ifade eden Kocagöz, katkı sunan herkese teşekkür ederek mezun öğrencilere başarılar diledi. "Sanat ve edebiyat daha çok desteklenmeli" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da konuşmasında, sanatın insan hayatındaki yerinin her geçen gün daha da önemli hale geldiğine dikkat çekti. Günlük hayatın yoğun temposu içinde sanatın bireye nefes aldıran, onu durup düşünmeye sevk eden özel bir alan açtığını belirten Özkan, sergide yer alan eserlerin bu anlamda büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir kare değil; aynı zamanda bir tanıklık, bir duygunun yansıması ve bir kentin hafızası olduğunu vurgulayan Özkan, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların bu yönüyle dikkat çekici olduğunu söyledi. Üniversitelerin farklı düşüncelerin, renklerin ve bakış açılarının bir araya geldiği yerler olduğunu dile getiren Özkan, genç sanatçıların üretimlerinin bu çeşitliliği yansıttığını belirtti. Özellikle İbradı’nın Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen çalışmaların hem kültürel mirası hem de yerel dokuyu görünür kıldığını ifade etti. Günümüzde sanat ve edebiyatın daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, bu tür etkinliklerin toplumun estetik ve düşünsel gelişimine katkı sunduğunu söyledi. Sergideki her eserin ayrı bir emek, sabır ve dikkat gerektirdiğini belirterek, gençlerin üretimlerinin sadece sanatsal değil, aynı zamanda düşünsel bir derinlik taşıdığını dile getirdi. Özkan, konuşmasının sonunda sanata verdiği destekten dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve sergiye emeği geçen herkese teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından, hayatını kaybeden öğrenci Ömer Özer anısına hazırlanan başarı belgesi ve plaket, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından ailesine takdim edildi. Açılışta ayrıca, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da, sanata verdiği desteklerinden dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür ederek, plaket takdiminde bulundu. Kurdele kesimiyle kapılarını açan sergi, 10 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.
Termessos’ta ilk kazıda dans eden kadınlar mezarı, Antiochis’in anıt mezarı ve figürlü lahit parçaları ortaya çıkarıldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:12 Termessos’ta ilk kazıda dans eden kadınlar mezarı, Antiochis’in anıt mezarı ve figürlü lahit parçaları ortaya çıkarıldı Antalya’daki Termessos Antik Kenti’nde bu yıl ilk kez yapılan kazılarda dans eden kadınlar kabartmalı mezar, Antiochis adlı bir kadının yaptırdığı anıt mezar ve figürlü lahit parçaları gün yüzüne çıkarılırken, nekropolde geç antik döneme ait tahribat izleri de belirlendi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçak, "Çok sayıda kireç ocağı keşfettik. Figürlü lahit parçalarının önemli kısmının kireç ocaklarına doldurularak yakıldığını gördük. Bu durum bizi şaşırttı ve üzdü" dedi. Antalya Bilim Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Termessos Antik Kenti’nde bu yıl nisan ayında ilk kez sistemli arkeolojik kazılar başlatıldı. Kazı çalışmalarını yürüten Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçak liderliğindeki ekip, ilk kazı dönemini ekim ayında tamamladı. Kazı çalışmalarında dans eden kadınlar kabartmalarıyla süslü mezar yapısı, Antiochis’e adlı bir kadının inşa ettirdiği figürlü lahit parçaları, bir heykel başı, bir oturan kadın heykeli ve sikkeler gün yüzüne çıkarıldı. Dans eden kadınlar mezarı gün yüzüne çıkarıldı Kazıların ana odağını Termessos’un geniş nekropol alanı oluşturdu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçak, ilk sezonda "E1 Nekropolü" olarak adlandırılan bölümde yaptıkları çalışmalarda yüksek kabartmalarla bezenmiş benzersiz bir mezar yapısıyla karşılaştıklarını belirterek, "Bu alanda taş döşemeli yolu, lahitleri, lahit podyumları ve anıt mezarlarıyla birlikte kısa bir bölümü ortaya çıkarmayı hedefledik. Bir anıt mezarın kapı girişinde iki tarafta dans eden kadınlar betimlenmiş durumda. Bu figürler ellerinde tiyatro maskeleri taşıyor. Kabartmalar arasında asma yaprakları ve masklar gibi tiyatroya dair pek çok unsur var. Dans eden kadınlardan birinin başını bulduk ve müzeye gönderdik" dedi. Koçak, mezarın yaklaşık 14–15 metre yüksekliğinde olduğunu ve gelecek dönemde üst yapısının da ayağa kaldırılmasının planlandığını sözlerine ekledi. Antiochis’in silah kabartmalı anıt mezarı Kazı sezonunun bir diğer önemli çalışması, çevresine dağılmış yüzlerce mimari bloğun arasında yer alan anıt mezar podyumunun ayağa kaldırılması oldu. Koçak, yapının sahibinin yazıtlardan bilindiğini belirterek, "Bu mezar Antiochis adında bir kadın tarafından kendisi, eşi ve eşinin kardeşi için yaptırılmış. Podyumun dört yanında silah kabartmaları yer alıyor. Kalkanlar, mızraklar, oklar, yaylar, zırhlar. Bir aslan kabartması, bir yunus ve gemi pruvası da bulunuyor. Hem o dönemde kullanılan gerçek silahları hem de efsanevi anlatılardaki silah tiplerini görmek mümkün. Amazonlara ait olduğuna inanılan kabartmalı bir zırh bile var. Termessos’ta silah kabartmalı mezarlar çok sayıda ama en kapsamlısı bu" diye konuştu. Koçak, ayrıca kazı ekibinin çalışma kapsamında 500’den fazla mimari bloğu belgeleyerek kaldırdığını kaydetti. Figürlü lahit ve heykel parçaları ile sikkeler bulundu Kazı çalışmalarında çok sayıda figürlü lahit parçası da bulduklarını belirten Doç. Dr. Koçak, buluntulara dair şu bilgileri verdi: "Termessos çok yoğun bir mimari dokuya sahip ve yapılar son derece büyük taş bloklarla inşa edilmiş. Mezarlar da diğer yapılar gibi oldukça iri bloklardan oluşuyor. Bu nedenle buluntularımız, başka kazılarla karşılaştırıldığında müzeye gönderdiğimiz örnek sayısı açısından çok fazla değil. Çünkü kabartmaların büyük bölümü yapıya ait ve yerinden kaldırılması mümkün değil. Ancak figürlü lahit parçaları, bir oturan kadın heykeli ve bulduğumuz sikkeleri müzeye teslim ettik." Koçak, nekropolde geç antik döneme ait tahribat izleri belirlediklerini söyleyerek, "Termessos el değmemiş bir yer olarak bilinirdi ama geç antik dönemde herhalde biraz dokunmuşlar. Çünkü çok fazla kireç ocağı keşfettik, çok sayıda figürlü lahit parçası da bulduk ama büyük oranda bunlar geç antik dönemde kireç ocaklarına doldurulup yakılmışlar, onu keşfettik. Buna şaşırdım ve üzüldüm" dedi. Zorlu topografya ve artan ziyaretçi ilgisi Antik kentin topoğrafik yapısının kazı çalışmalarını güçleştirdiğini vurgulayan Koçak, Termessos’un ziyaretçi yoğunluğu hakkında, "Sonbahar, kış ve ilkbahar dönemleri en yoğun olduğumuz zaman. Otopark neredeyse yetmemeye başladı. Termessos’a gelenler tarih bilincine sahip ziyaretçiler, çok nitelikli sorularla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Termessos çiğdemi: Endemik bir tür Akdeniz Üniversitesi Botanik Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İsmail Gökhan Deniz ise, Termessos’un yalnızca arkeolojik yapılarıyla değil, biyolojik çeşitliliğiyle de Türkiye’nin en özel bölgelerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Termessos Antik Kenti, arkeolojik öğelerinin yanında ekolojik ve özellikle biyolojik açıdan çok öne çıkan bir bölge. Antalya’da, dünyada başka hiçbir bölgede yayılış göstermeyen yaklaşık 250 bitki türü bulunuyor. Bu türlerin bir bölümü oldukça hassas ekolojilerde gelişiyor. Termessos çiğdemi de bunlardan biri. Dünyadaki çiğdem türleri arasında yalnızca Termessos ve yakın çevresinde yayılış gösteren son derece nadir bir bitki. Bunun önemli nedenleri var. Antalya’nın ve özellikle Termessos’un bulunduğu topografya çok hızlı biçimde iklimsel ve jeomorfolojik değişimler gösteriyor. Bu değişimlere ayak uydurmak isteyen bitkiler, kendi içlerinde anatomik, fizyolojik, edafik ve genetik bazı uyum mekanizmaları geliştirmek zorunda kalıyor. Bu süreçte o kadar özel türlerle karşılaşıyoruz ki, dünyada yalnızca çok dar bir alanda yayılış gösteren bu bitkileri ‘endemik tür’ olarak tanımlıyoruz. Termessos çiğdeminin yakın akrabaları bile bu coğrafyada yayılış göstermiyor; bu açıdan hem morfolojik hem ekolojik olarak son derece izole bir tür. Renklerin solduğu, doğanın sarıya döndüğü sonbahar döneminde mor çiçekleriyle ortaya çıkması da onu zamansal olarak diğer türlerden ayırıyor. Hem arkeolojik zenginlik hem de bu hassas ekolojik yapı bir araya geldiğinde Termessos bizim için adeta bir biyolojik hazine niteliğinde" dedi. Termesos hakkında Termessos Antik Kenti, Pisidia Bölgesi’nin Milyas olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün Güllük adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide Anadolu’nun en eski halklarından Luvilerin soyundan gelme Solymler tarafından kurulmuş önemli bir antik kenttir. Termessos, Büyük İskender’in doğal savunma yapısı nedeniyle kuşatmak istemediği bir dağ kenti olarak da biliniyor. Orman içinde korunan ören yerlerinin en çarpıcılarından biri olup, aynı adı taşıyan Milli Park içinde yer alır. Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı, zengin bitki örtüsünün yanı sıra nesli tehlike altında olan hayvanları da barındıran bir bölgedir. Antalya-Korkuteli karayolunun 24’üncü kilometresinden sola tırmanan özel yolla Güllük Dağı’ndaki kalıntılara ulaşılabiliyor.
Efsane müzikal ’Hisseli Harikalar Kumpanyası’na İzmir’de yoğun ilgi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:28 Efsane müzikal ’Hisseli Harikalar Kumpanyası’na İzmir’de yoğun ilgi İzmir’de ekim ayında perdelerini açan Hisseli Harikalar Kumpanyası, şehrin kültür-sanat gündeminde adeta benzersiz bir prodüksiyon olarak görülüyor. Türk tiyatrosunun efsane eserlerinden olan müzikal, yıllar sonra yeniden usta yönetmen Haldun Dormen’in rejisiyle sahnelendi ve İzmir’de adeta bir fenomene dönüştü. Sahne Tozu Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören, oyuna gösterilen yoğun ilginin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, "Seyircinin ilgisi gerçekten olağanüstü. Fuayede oyunu ikinci, hatta üçüncü kez izlemeye gelen seyircilerle karşılaşıyoruz. Selamlama anına gelmeden önce salonun ayağa kalktığını görmek tarifsiz bir duygu. Oyunun sonunda dakikalarca süren ayakta alkışlar, o içten coşku ve beğeni çığlıkları bizim için büyük bir mutluluk kaynağı." dedi. Oyun sonunda seyirciler ise oyunun etkisini kelimelere dökmekte zorlanıyor. "Oyun boyunca çok içten kahkahalar attık, böyle bir enerji beklemiyorduk", "Perde kapandı ama kimse salondan çıkmadı. Dakikalarca ayakta kaldık, elimiz acıyana kadar alkışladık.", "İzmir’de bu sezon mutlaka görülmesi gereken oyun" şeklinde izleyici yorumları, Hisseli Harikalar Kumpanyası’nın neden bu kadar konuşulduğunu açıkça ortaya koyuyor. "Bu oyunu kaçıran gerçekten bir şey kaçırır" 98 yaşında sahneye yeniden hayat veren Haldun Dormen ve veliahtı Çağlar İşgören, Türk tiyatrosunun hafızasına kazınacak bir prodüksiyon ortaya koydu. Fuayede oluşan uzun kuyruklar, oyuna tekrar tekrar gelen seyirciler ve oyun bitiminde kulis kapısında bekleyen izleyiciler Tüm bu tablo tek bir soruyu akla getiriyor: Bu oyunda ne var da herkes bir kez daha görmek istiyor? Perde arkasındaki titiz hazırlıklar, kostümlerden dekorlara, müziklerden, dans koreografilerine kadar her detayda hissediliyor. Oyuncuların sahnedeki enerjisi,seyirciyle kurduğu bağ ve her sahnede yükselen coşku, salonu adeta tek bir nefes gibi birleştiriyor. İzleyenler, oyundan çıkarken hem şaşkın hem de büyülenmiş bir şekilde salonu terk ediyor; ve tek bir düşünceyi paylaşıyorlar: "Bunu tekrar görmek şart." Hisseli Harikalar Kumpanyası aralık ayında da Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde seyirci ile buluşmaya devam edecek.
Seyfettin Aslan Aksoy, vefatının 5. yılında kitapla anıldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:15 Seyfettin Aslan Aksoy, vefatının 5. yılında kitapla anıldı Trabzon’un Köprübaşı ilçesinin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden Seyfettin Aslan Aksoy vefatının 5. yıl dönümünde "Trabzon’un Sembol İsimlerinden Köprübaşılı Bir Bilge: Seyfettin Aslan Aksoy" adlı kitabın tanıtım programı ile birlikte anıldı. Programa Seyfettin Aslan Aksoy’un eşi Hatice Aksoy, çocukları Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi Başkanı Fatih Aksoy, Danıştay Üyesi Esma Aksoy, Avukat Yavuz Aksoy, mühendis Halil Aksoy, mühendis Salih Aksoy, Dr. Hamit Zafer Aksoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Müşaviri Zehra İmamoğlu, KTÜ İç Denetçisi Hasibe Usta ve Nurten Baba ile Eski Bakanlar Faruk Özak ve Cahit Turhan, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, önceki dönem Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Babam, eğitimin önündeki tüm engelleri aşmamız için bize yol gösterdi. Babam, bizleri küçük yaşlardan itibaren Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlere götürerek ufuklarını genişletmeye çalıştı. Babam Aslan Aksoy, hayatı boyunca dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insan sevgisiyle tanınmış biriydi. Onun değerlerini yeni nesillere aktarmak bizlerin en büyük sorumluluğudur. Bu kitap ve bu program, onun bıraktığı izleri geleceğe taşıyan çok kıymetli bir adımdır. Programda bizleri katılımlarıyla onurlandıran tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Vali Hüseyin Aksoy, Köprübaşı’nın bilinmeyen bir cevher olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin yakın tarihine imzalarını atan Recep Yazıcıoğlu ve Adnan Kahveci gibi isimlerin ilçelerinden yetiştiğini hatırlattı.
Çocuklara kooperatif bilinci: "Bir Kooperatif Macerası" sahnelendi
25 Kasım 2025 Salı - 17:51 Çocuklara kooperatif bilinci: "Bir Kooperatif Macerası" sahnelendi Samsun’da, "Bir Kooperatif Macerası" adlı çocuk oyununun ilk gösterimi Vezirköprü ilçesinde sahnelendi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret İl Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ve Karadeniz Tiyatro Kooperatifi tarafından sahneye konan oyun, Vezirköprü Belediye Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Karadeniz Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Ünlü, Türkiye’deki ilk sanat kooperatiflerinden biri olduklarını belirterek, "Yaklaşık 11 tiyatrodan oluşan ve sanatı yaymayı amaçlayan bir kooperatifiz. 2025’in ‘Uluslararası Kooperatif Yılı’ ilan edilmesi kapsamında, çocuklara paylaşmayı, dayanışmayı ve takım ruhunu anlatan ‘Bir Kooperatif Macerası’ oyununu hazırladık. Bu proje ile kooperatifçiliği çocuklara eğlenceli bir dille aktarmayı hedefliyoruz" dedi. Gösteri sonunda konuşan Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu ise uzun süredir hayalini kurduğu bu etkinliği hayata geçirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "2025, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kooperatif Yılı ilan edildi. Biz de bu kapsamda çeşitli etkinlikler planladık. Bu tiyatro da bunlardan biri. İlk gösterimizi Vezirköprü’de yaptık; yarın Çarşamba’da, ertesi gün Bafra’da, ardından Samsun merkezde sahnelemeye devam edeceğiz" diye konuştu. Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya da kooperatifçiliğin önemine değinerek, "Gençlere hizmet kooperatifi kurmak için çalışıyoruz. Bugün burada kooperatifçiliği anlatmaya gayret ettik" ifadelerini kullandı. Gösteri, yoğun katılım ve alkış aldı. Etkinliğe ayrıca Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resul Özata ve çocuklar katıldı.
Nazilli’de ‘Geçmişin Yansımaları’ sergisi açıldı
25 Kasım 2025 Salı - 17:12 Nazilli’de ‘Geçmişin Yansımaları’ sergisi açıldı Nazilli Belediyesi El Sanatları Kursiyerleri tarafından hazırlanan el emeği eserler görücüye çıktı. ‘Geçmişin yansımaları’ ismiyle görücüye çıkan eserler büyük beğeni topladı. Nazilli Belediyesi tarafından ilçedeki kadınların boş vakitlerini değerlendirmeleri ve ev ekonomilerine katkı sağlamaları amacıyla belediye bünyesinde açılan el sanatları kursiyerleri yeni bir sergi ile bir kez daha görücüye çıktı. Hurda malzemeler kullanılarak geçmişin kaybolan izlerini yeniden hayata tutunduran kursiyer kadınlar, el emeği göz nuru eserlerini sergiledi. Haftalarca emek vererek hazırladıkları heykelden bibloya, resimden koltuk ve masalara kadar yüzlerce eser büyük beğeni ile izlendi. Kursiyer kadınlar, sergiyi gezen Nazilli Belediye Başkanı Dr.Ertuğrul Tetik başta olmak üzere tüm davetlilere eserlerin yeniden doğuş hikayelerini anlattı. Nazilli Belediyesi Lütfi Selek Kültür ve Sergi Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilen ve 6 Aralık 2025 tarihine kadar açık kalacak olan sergideki eserlerin Aydın başta olmak üzere İzmir gibi büyük kentlerde de mutlaka sergilenmesi gerektiğini ifade eden Başkan Tetik, "Kadınlarımızın becerilerini bir kez daha görmekten dolayı çok mutluyum. Burada eşimin de olması beni daha da mutlu etti. Arkadaşlarla beraber çok güzel bir sergi ortaya koydular. Gerçekten güzel işler başardılar. Herkesin gelip bu sergiyi gezmesini tavsiye ederim. Filiz hocamızın öncülüğünde bu sanatı daha da üstlere çıkaracağımızı ümit ediyorum. Tüm Nazilli halkını da sergiye davet ediyorum" dedi. Kursiyerler de yaptıkları konuşmalarda mutluluklarını dile getirerek kursların kendileri açısından faydalarını anlattılar. Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik’in eşi Ayşin Tetik de konuşmasında yaptığı eserlerden söz ederek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bursa’dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı
25 Kasım 2025 Salı - 16:30 Bursa’dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı Bursa’dan Senfonik Tınılar, 3 Ocak 2024’ten bu yana dinleyicilere ulaştırdığı senfonik müzik deneyimiyle önemli bir kilometre taşını geride bırakıyor. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın canlı konser kayıtlarından oluşan program, 26 Kasım 2025 sabahı 100. bölümüyle dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Uludağ Premium, kültür ve sanatın gelişimine uzun yıllardır verdiği kesintisiz destekle bu özel projeye değer katıyor ve "Sanatın Daima Yanında" duruşunu güçlendirmeye devam ediyor. BBDSO’nun ulusal ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan bu iş birliği, yüksek teknik standartlarda hazırlanan konser kayıtlarıyla Türkiye’de benzeri az bulunan bir radyo programının yaşamasına imkân tanıyor. Programda kullanılan kayıtlar, Londra ve İstanbul’da eğitim almış, ülkemizin önemli ses mühendislerinden Ali Kamruz tarafından gelişmiş teknik altyapıyla hazırlanıyor. Bu yüksek nitelikli kayıtlar, yalnızca Türkiye’de değil dünyanın önde gelen konser salonlarında rastlayacağımız kaliteyi yansıtıyor. Programın prodüksiyonu ve sunumu ise hem BBDSO’nun köklü sanatçılarından olan hem de TRT dâhil pek çok kurumda 16 yıllık yayıncılık deneyimine sahip Burç Balcı tarafından gerçekleştiriliyor. Balcı’nın hem sahne hem yayıncılık birikimini iç içe geçiren bu yaklaşımı, programı benzersiz kılan unsurlardan birini oluşturuyor. 100. bölümde, programın gelişim süreci ve konser kayıtlarının arka planı, Bursa Filarmoni Derneği Başkanı Mehdi Kamruz, Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, BBDSO Keman Sanatçısı ve Müdürü Gökçe Özler ile keman sanatçısı ve programın fikir kaynağı Umut Çanakçı tarafından değerlendirilecek. Orkestra, destekçileri ve Uludağ Premium’un ortak katkılarıyla büyüyen bu proje, Türkiye’de bir senfoni orkestrasına ait profesyonel konser kayıtlarının düzenli olarak radyo programına taşındığı ender örneklerden biri olmasıyla dikkat çekiyor. "Bursa’dan Senfonik Tınılar", 100 haftadır kesintisiz sürdürdüğü yayın yolculuğunu 2026 yılında da TRT Radyo 3 yayın döneminde devam ettirecek. Proje, hem orkestranın sanatsal üretimini daha geniş kitlelere ulaştırması hem de Uludağ Premium’un kültür ve sanat alanındaki kalıcı desteğini güçlendirmesi açısından özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.
Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasımda başlıyor
25 Kasım 2025 Salı - 15:31 Diyarbakır Tanıtım Günleri 27 Kasımda başlıyor Diyarbakır Valiliği ve Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Diyarbakır Tanıtım Günleri 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında düzenlenecek. Resmi açılış töreni 27 Kasım 2025 Perşembe saat 16.00’da Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleşecek. Diyarbakır Tanıtım Günlerine tüm vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Diyarbakır Tanıtım günlerinde kültürel etkinliklerde Diyarbakırlı önemli yazarlar ve şairlerle söyleşiler düzenlenecek, Diyarbakır mutfağından yöresel lezzetler İstanbul’a taşınacak, folklor gösterileri, konserler Diyarbakır musikisi, Diyarbakır’ın değerleri her yönüyle tanıtılacak. Medeniyetlerin beşiği, kültürlerin buluşma noktası Diyarbakır, 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında İstanbullularla buluşmuş olacak. Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı İstanbul Şubesi Başkanı Av. Aydoğan Ahıakın, ’’Diyarbakır Tanıtım Günlerimizi Diyarbakır Valiliği ile 27-30 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında gerçekleştireceğiz. Tarihin, kültürün ve kardeşliğin sesi bu yıl da İstanbul’da gündemde olacak. Diyarbakır’ın sıcaklığını ve misafirperverliğini yaşamak isteyen tüm hemşehrilerimizi ve İstanbulluları davet ediyoruz. Diyarbakır’ımızın tarih, kültür, medeniyetler şehridir aynı zamanda peygamberler ve sahabeler şehridir. Biz tüm değerlerimizi tanıtacağız. Yazarlarımız, sanatçılarımız, folklorumuz, gastronomimiz ve tüm kültürel zenginliğimizi İstanbullularla buluşturacağız. 27-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında Diyarbakır Tanıtım Günlerindeyiz’’ diyerek tüm İstanbulluları etkinliğe davet etti. İstanbul’da gerçekleşecek olan Diyarbakır Tanıtım Günleri aynı zamanda İstanbul’da yaşayan Diyarbakırlıların buluşma, bir araya gelme noktası olarak büyük önem taşıyor.