Son Dakika
|
Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti
PFDK’dan bahis sebebiyle 314 antrenöre ceza!
Konyaspor U-19 futbol takımını taşıyan otobüs kaza yaptı: 3 yaralı
Gaziantep’teki feci kazaya ‘U’ dönüşü yapmaya çalışan tır neden olmuş
Beşiktaş’ın yeni transferi Kristjan Asllani, İstanbul’a geldi
Adana’da şiddetli yağış yolları göle çevirdi, apartmanları su bastı
Trump’tan Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergisi
Eyüpsultan’da torun vahşeti!
Bakan Fidan, ABD’nin Suriye Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
İzmir’de zincirleme trafik kazası: Çin uyruklu 2 kişi yaralandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Precision Metal Through the Hands of a Pakistani Craftsman
Şarampole uçan otomobil alev aldı: Canlarını son anda kurtardılar
Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Erakçi’yi kabul etti
Adana’da sağanak: Göle dönen caddelerde araçlar mahsur kaldı
Konyaspor U-19 futbol takımını taşıyan otobüs kaza yaptı: 3 yaralı
Muğla Akyaka’da denizin rengi kahverengiye döndü
Trump’tan Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergisi
KÜLTÜR SANAT
Bakan Göktaş: "Aileyi değersiz kılan programlardan vatandaş çok şikayetçi"
30 Ocak 2026 Cuma - 22:05:12
Sultanbeyli Belediyesinin ev sahipliğinde, Tiyatro Akademisi tarafından hazırlanan ’Bizim Evin Hikayesi Gala Programı’na katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aileyi değersiz kılan söylemlerden, programlardan her bir vatandaş çok şikayetçi. Bunun yanında aileyi merkeze alan, aile ve nüfus vizyonunuza destek çıkacak kültür yapımızı, medeniyetimizi, güçlü aile kavramımıza sahip çıkacak eser sayımız maalesef az" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sultanbeyli Belediyesinin ev sahipliğinde, Tiyatro Akademisi tarafından hazırlanan ’Bizim Evin Hikayesi Gala Programı’na katıldı. Sultanbeyli’den çağrıda bulunan Bakan Göktaş, "Kültüre, sanata, değerlerimizi yaşatan konulara önem verelim. Buna yatırım yapalım. Vatandaşımız bunu istiyor. İnsanımız bunu istiyor. İnsanımız izlediğinde kendini görmek istiyor. Entrikaları, yalanı dolanı, gayri ahlaki konuların işlenmesini istemiyor. Kendini temsil eden, kendi değerlerini temsil eden, ailesini, komşuluk ilişkilerini, birliğimizi, beraberliğimizi yansıtan görseller görmek istiyor. İşte biz de bu akşam tam da böyle bir oyunu hep beraber İzleyeceğiz. Hepimiz çok heyecanlıyız. Burada emek veren her birinize sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum" diye konuştu. Sultanbeyli Belediyesi’nin ortaya koyduğu vizyonun önemine değinenen Bakan Göktaş, "Herkes pek çok şeye yatırım yapar ama insana yatırım yapmak kültüre, sanata yapmak herkesin üstünden gelebileceği bir şey değil. Burada siz bir vizyon çizdiniz. Bir tiyatro grubu kurdunuz. Aynı zamanda danışmanlık aldınız. Nihayetinde burada gerçekten Sultanbeyli Belediyesi’nin tiyatro grubunda, tiyatro akademisinin bir yıl boyunca sabırla, azimle, kararlılıkla ortaya koyduğu ve aslında disiplinle çalıştığı ama aynı zamanda aileye değer veren, insana değer veren ve devletimizin politikasına, güçlü vizyonuna destek veren, sanatla destek veren, kültürle destek veren, çok kıymetli bir eseri izleyeceğiz" ifadelerine yer verdi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ilan edilen "Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında aileyi merkeze alan çalışmaları önemsediklerini belirtti. Tombaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı çerçevesinde aileyi baş tacı eden, içimizden bir hikayeyi sahneye taşıyan bu anlamlı gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Biz de bu vizyonu sözde bırakmıyor; sahada karşılığı olan, hayata dokunan ve gündelik yaşamda hissedilen somut adımlarla destekliyoruz. Elbette şehri imar ederken, nesli ihmal etmemek gerekir. Biz, kültür ve sanatı şehrin bir süsü olarak değil; o şehri ayakta tutan ruhun kendisi olarak görüyoruz. Bizler; aileyi merkeze alan, sanatı toplumla buluşturan ve gençlerimizin önünü açan çalışmalarımıza ilk günkü aşkla devam edeceğiz. Oyunumuzun izleyicisi bol, alkışı gür olsun. ’Bizim Evin Hikayesi’ gönüllerimizde hoş bir seda bıraksın" dedi.
30 Ocak 2026 Cuma - 20:19
"Ailem" dizisinin ikinci sezonu Bakan Tekin ve Bakan Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul-aile iş birliğini güçlendirmeyi ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan "Ailem" dizisinin ikinci sezonu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Velivizyon platformu için hazırlanan "Ailem" dizisinin ikinci sezon tanıtımı Kabataş Erkek Lisesi’nde gerçekleşti. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve dizide yer alan oyuncular katıldı. "Ailem" dizisinde öğretmenlerin görüş ve önerilerine de yer verildi İlk sezonda yayımlanan 27 bölümü veliler ve öğrencilerden yoğun ilgi gören yapım, yeni sezonda farklı bir hikaye örgüsüyle yoluna devam ediyor. İkinci sezon, Karadeniz’de çekilen dizinin yeni sezonda ele alınan konular, yaklaşık 1500 öğretmenin görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenerek senaryo sürecine dahil edildi. Bu sayede okul-aile iş birliğini güçlendiren, sorumluluk bilincini pekiştiren ve toplumsal değerleri öne çıkaran hikâyeler, eğitimcilerin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Dizinin ikinci sezonu, 13 bölümden oluşacak şekilde planlandı. Sloganı "Kökeninde bilgi, odağında beceri, hedefinde gelecek olan yeni nesiller için" olarak belirlendi. "Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız" Dizinin ikinci sezonu için düzenlenen tanıtımda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yaklaşık iki yıldır Milli Eğitim Bakanlığının yürüttüğü işlerde bir perspektif farklılaşması yapmaya çalışıyoruz. Bir taraftan, biraz önce içerideki konuşmamda da söyledim, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin, birleştirici bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız. Bu anlamda bütün enstrümanlardan da faydalanmak istiyoruz. Sanat bizim açımızdan çok önemli bir enstrüman ve biz; hem etkinliklerimizi, yaptığımız şeylerin daha nitelikli hale kavuşması, daha yaygın bir katma değer oluşturması açısından hem de toplumda sanatsal etkinliklerin hak ettiği değere ulaşması, toplumun sanat konusunda duyarlılığının, farkındalığının artırılması açısından üstümüze düşen roller olduğunun farkındayız" dedi. Öğretmenlerin talepleri doğrultusunda dizinin yapıldığını belirten Bakan Tekin, "Bu anlamda biz, okullarımızda geçtiğimiz eğitim öğretim yılında, yani 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulamaya başladığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde çocuklarımızın estetik zevklerini ve sanatla barışık olmalarını önemsedik. Programın odağına bunu yerleştirdik. Bunu da okullarımızda her dersin içerisinde yapacağımız etkinliklerle; çocuklarımızın hem geçmiş tarihi birikimlerimizi, tarihi üretimlerimiz anlamındaki sanatsal değeri daha doğru okuyabilmeleri, hem sanatsal yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilip onlara göre uygun eğitim alabilmeleri, hem de dersler esnasında sanatın birleştirici ve öğretici gücünden faydalanabilmeleri açısından müfredatın odağına koymuştuk zaten. Bir başka şey daha yapmaya çaba sarf ediyoruz. Eğitim öğretim süreçlerinin içerisinde ailelerin rolünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu minvalde de geçtiğimiz yıl sevgili dostlarım Ahmet Yenilmez, Volkan ve Bora Severcan’la beraber başlattığımız bir proje oldu. Çocuklarımız aileleriyle birlikte eğitim yolculuğunu yürütebilsinler diye, ailelerimizi bu anlamda sürecin içerisine dahil ettiğimizin görünmesi açısından mini bir dizi projesine başlamıştık geçen yıl. Tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak, dediğim gibi sevgili dostlarımızın sürecin içerisindeki katkılarıyla geçtiğimiz yıl 27 bölüm kısa dizi olarak, mini dizi olarak yayınlandı. 130 milyon adet görüntülendi, bu diziler izlendi. Sonra öğretmen arkadaşlarımızın talepleri ve katkılarıyla senaryo revize edildi ve ikinci bölüm, ikinci dönem, ikinci sezonu çekelim dedik ve hem de bu dizi ile muradımızın ne olduğunu paylaşmak istedik" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi. "Değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı" Tanıtıma katılan Bakan Göktaş, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi.
30 Ocak 2026 Cuma - 19:46
Sömestr tatili Atakum’da etkinliklerle geçti
Sömestr tatilinde Atakum’da çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Atakum Belediyesi tarafından yarıyıl tatiline özel hazırlanan programlar kapsamında öğrenciler, sanatla, bilimle ve farkındalık çalışmalarıyla dolu günler yaşadı. Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi ile Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikler, yoğun katılımla tamamlandı.Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezinde "Tatilde Anılar Biriktiriyoruz" başlığıyla düzenlenen etkinlikler serisi, İngilizce atölyesiyle başladı. Öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde eğlenceli aktiviteler yaparak yabancı dil becerilerini geliştirme imkânı buldu. Çini atölyesinde ata mirası sanatla tanışan çocuklar, uygulama bölümünde kendi tasarımlarını hazırladı. Ortaya çıkan çalışmalar büyük beğeni topladı. Drama ve yüz boyama atölyesinde oyunlar ve etkinliklerle keyifli vakit geçiren çocuklar, tuval boyama etkinliğinde hayal güçlerini renklere yansıttı. Programın ikinci haftasında çevre bilincine dikkat çekildi. İleri Dönüşüm Atölyesinde Atakum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri, öğrencilere sıfır atığın önemi hakkında bilgiler verdi. Çocuklar plastik şişe ve kapak gibi atık malzemeleri süs eşyası ve saksıya dönüştürerek hem çevre bilinci kazandı hem de yeni eserler ortaya koydu. Masal atölyesinde Türk ve dünya edebiyatının sevilen kahramanlarını canlandıran minik tiyatrocular, performanslarıyla alkış aldı. Tatil programı resim baskı atölyesi, tasarım ve beceri çalışmaları ile devam etti. Farkındalık seminerinde akran zorbalığı konusu ele alınarak öğrencilere önemli bilgiler aktarıldı. Film gösteriminde animasyon dünyasına yolculuk yapan çocuklar keyifli anlar yaşadı. Çini atölyesinde hazırlanan eserler ise ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinliklerde de çocuklar eğlenceli ve öğretici anlar yaşadı. "Renklerle Nefes Al" başlığıyla düzenlenen yoga atölyesinde nefes egzersizleri ve temel yoga hareketleri uygulandı. Taş tozuyla heykel yapımı atölyesinde öğrenciler, hazırladıkları heykel ve bibloları boyayarak sanatsal yeteneklerini sergiledi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşleri Müdürü Deniz Gömeç, etkinliklere 500’ün üzerinde öğrencinin katıldığını belirterek, yarıyıl tatilinde çocukların eğlenerek öğrenmesini hedeflediklerini ifade etti. Gömeç, Başkan Serhat Türkel’in desteğiyle çocuklara yönelik kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerini yıl boyunca sürdüreceklerini vurguladı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ise öğrencilerin tatillerini verimli ve keyifli geçirmesi için özel bir program hazırladıklarını belirterek, çocukların sanat, spor ve bilimle iç içe, kendilerini ifade edebilen bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Türkel, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin öğrencilere, öğretmenlere ve velilere hayırlı olmasını diledi.
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39
Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Eskişehir Türk Ocağı’nın gelenekselleşen "Perşembe Sohbetleri" kapsamında yaptığı "İmparatorluk’tan Ulus Devlete Geçişin Sancılı Mirası: Nüfus Mübadelesi" başlıklı konuşmasında, zorunlu göçün hukuki, tarihi ve sosyal boyutlarını dinleyicilerle paylaştı. Mübadelenin, yakın tarihte Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki kitlesel nüfus değişimini ifade ettiğini belirten Marttin, bu sürecin sadece 1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile sınırlı kalmadığını, 1913 İstanbul Antlaşması ile Osmanlı ve Bulgaristan arasında gerçekleşen ilk organize nüfus değişiminin de bu sürecin bir öncülü olduğunu vurguladı. Lozan ve zorunlu göç Konuşmanda, 1923 Türk-Yunan Mübadelesi hakkında çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Marttin, Lozan Barış Antlaşması’na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan’ın kendi yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tuttuğunu hatırlattı. Marttin, bu anlaşma ile Anadolu’dan yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan’un Rum Yunanistan’a; Yunanistan’dan ise 500 bin Müslüman Türk’ün, Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldığını anlatan Marttin, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türklerinin bu uygulamanın dışında tutulduğu belirtti. Devletin iskân politikası ve mülkiyet sorunu Yeni kurulan Cumhuriyetin bu devasa nüfus hareketini yönetmek için 13 Ekim 1923’te "Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti"ni kurduğunu belirten Marttin, gelen mübadillerin Samsun, Adana, Balıkesir, İzmir ve Manisa gibi illere yerleştirildiğini ifade etti. Konuşmada, mübadillerin geride bıraktıkları malların tasfiyesi ve tazminat sorunlarının yıllarca sürdüğü, bu krizin ancak 1930 yılında imzalanan Ankara Sözleşmesi ile taşınmazların bulundukları ülkenin mülkiyetine geçmesi kararıyla aşılabildiği vurgulandı. Kaçınılmaz bir cerrahi müdahale Mübadelenin sosyal ve ekonomik etkilerine de değinen Prof. Dr. Marttin, Türkiye’ye gelen nüfusun ekserisinin tarım sektöründen olmasının tarımsal işgücüne katkı sağladığını, ancak giden Rum nüfusun sanayi ve zanaat alanında bıraktığı boşluğun uzun süre doldurulamadığını belirtti. Konuşmasını, mübadelenin her iki toplumda derin yaralar açmasına rağmen dönemin şartlarında kaçınılmaz olduğunu belirterek sonlandıran Marttin, bir Rum mübadilin yıllar sonra sarf ettiği, "Atatürk ve Venizelos iyi yaptı. Yoksa şimdi Bosna gibi olabilirdik. Bir yerden patlak verirdi" sözleri hatırlattı. Soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı tarafından Prof. Dr. Volkan Marttin’e şükran beratı takdim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2025 Pazar- 00:19
Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde en iyiler ödüllerini aldı
2
07 Ocak 2026 Çarşamba- 15:21
Çanakkale’de Türklerin Balkanlara geçişindeki ilk mezarlık keşfedildi
3
28 Ocak 2026 Çarşamba- 11:39
Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz tiyatro hizmeti
4
28 Ocak 2026 Çarşamba- 20:11
Yerli turistler Çankırı’yı gezdi
5
30 Ocak 2026 Cuma- 12:51
Başkan Tatık, Almanyada yaşayan gurbetçilerle bir araya geldi
26 Eylül 2025 Cuma - 18:58
Mardin’de Mor Dimet etkinliği ve Turizm Çalıştay’ı düzenlendi
Mardin’in Savur ilçesinde, Hristiyanlığın üç mezhebine ev sahipliği yapan Dereiçi (Kıllıt) Mahallesi Mor Dimet Kilisesinde, Geleneksel Mor Dimet Anma Günü etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe, daha önce yurtdışına göç eden 300 Süryani kökenli aile köylerine geri dönerek katılım sağladı. Etkinlik kapsamında, geri dönen ailelerin ve kamu kurumlarının katılımıyla ilçenin turizm potansiyelini değerlendirmek amacıyla bir turizm çalıştayı da düzenlendi. Program, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Mardin Büyükşehir Belediyesi, Savur Belediyesi ve Savur Kaymakamlığı iş birliğinde, GAP Bölge Kalkınma İdaresi koordinasyonunda gerçekleştirildi. Programa, DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran, Savur Belediye Başkanı Engin Uğur Hamidi, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu ve Süryani vatandaşlar katıldı. Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran da köyün kimliğini ve kültürünü korumanın önemine değinerek, Güzel Dereiçi köyünde bugün düzenleyeceğimiz çalıştay, inşallah bize ilerisi için rehberlik edecektir. GAP’tan buraya yaptığımız 1. ve 2. etap çalışmaları tamamlandı, yakında üçüncü etap da başlayacak. Ancak biz bunları yaparken sadece üstyapı ve altyapı projeleri olarak görmüyoruz. Valimizin ve Belediye Başkanımızın ciddi destekleri var. Nihai amacımız buranın kimliğini, kültürünü ve geleneğini korumaktır. Bunu sağlayabilmemiz için sizlere ihtiyacımız var. Sizlerin buraya dönmesi gerekiyor. Bu işler sadece devlet harcamaları veya özel sektör katılımıyla değil, vatandaş desteğiyle gerçekleşir. Sizlerin de desteğiyle, Dereiçi köyümüzü çok güzel bir turizm destinasyonu haline getireceğiz" dedi. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, etkinlikte yaptığı konuşmada, DİKA Mardin’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, "Baktığınız zaman burası bir turizm cazibe bölgesi ve medeniyetlerin beşiği içerisinde yer alıyor. Ancak müstakilen de muazzam bir potansiyele sahip. Biz ilçenin potansiyelinin gerçeğe dönüştürülmesi ve bütüncül bir yaklaşımla yüksek katma değerli hâle getirilmesini, buranın tekrar daha geniş ölçekli bir yaşam alanına dönüştürmeyi önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Bunu sağlamak amacıyla yatırım destek ofisimiz bulunmaktadır. Özel sektör temsilcilerine burada yapacakları yatırımlar konusunda destek sağlıyoruz. Yatırım destek ofisindeki arkadaşlarımız burada. Destek sağladığımız programların bir geliştirme süreci var ve bu süreci yürüten birimimiz program yönetim birimidir. Program yönetim biriminden arkadaşlarımız burada. Bu altyapıyı geliştirmek noktasında çalışmalar yürütüyoruz ve bunu yürütecek birimimiz var. Ayrıca araştırma ve strateji geliştirme birimimizden temsilcilerimiz de burada. Bu arkadaşlarımız aynı zamanda yabancı projeler yürüttü, uluslararası proje tecrübeleri bulunuyor ve yatırımla ilgili süreçlerden haberdarlar. Biz böyle bir ortamı kendimiz adına bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Buradaki iş fikirlerini not alıp, bir sonraki adımda nasıl projelendiririz, ajans olarak nasıl destek sağlayabiliriz diye çaba göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
26 Eylül 2025 Cuma - 17:30
Mudurnu’da 38. Ahilik Haftası kutlandı
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 38. Ahilik Haftası kapsamında düzenlenen programda yılın Ahisi, kalfası ve çırağına ödül verildi. 38. Ahilik Haftası kapsamında Mudurnu’da çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. İlçe merkezinde düzenlenen programa Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, il protokolü, esnaf ve vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Vali Aydın, Ahi Evran-ı Veli başta olmak üzere Ahilik kültürünün oluşmasına vesile olan büyükleri rahmet ve minnetle andı. Ahiliğin sadece bir meslek teşkilatı değil, aynı zamanda ahlak nizamı, irfan ve fazilet mektebi olduğunu vurgulayan Aydın, "Helal kazanç, dürüstlük, kul hakkı gözetmek, meslekte ehliyet ve liyakat, komşuya, müşteriye ve çalışanına merhamet esastır. Rabbim bu güzel hasletleri daim eylesin" dedi. Etkinlikler kapsamında kalfalıktan ustalığa geçişi simgeleyen geleneksel şed kuşanma töreni gerçekleştirilirken, Ahilik ödülleri de sahiplerini buldu. Yılın Ahisi seçilen Orhan Kara, Yılın Kalfası Osman Berkay Baykara ve Yılın Çırağı Minel Sarı ödüllerini alırken, Yılın Ahisi Orhan Kara’ya Vali Aydın plaket takdim etti.
26 Eylül 2025 Cuma - 17:14
Sorgun’da yılın esnaflarına Ahi ödülü
Sorgun Belediyesi ve Sorgun Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından Ahilik Haftası Anma Programı düzenlendi. Programa ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı. Program Sorgun Müftüsü İsa Yaykın’ın açılış duasıyla başladı. Sorgun Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Erdal Kaygusuz "Esnafımızın bu kutlu haftasında bizleri onurlandırarak aramızda bulunan siz değerli misafirlerimize hoş geldiniz diyor, Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak en kalbi duygularımızla teşekkür ediyoruz. Ahilik 13’ncü yüzyılda Anadolu’da doğmuş kökü derinlere uzanan bir esnaf teşkilatıdır. ‘Ahi’ kelimesi eli açık, kardeş, yiğit ve delikanlı gibi anlamlar taşırken aynı zamanda yüzlerce yıllık bir değerler sistemini ifade eder" diyerek ahilik kavramının önemini vurguladı. Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci programda yaptığı konuşmasında Ahilik etkinliğini birkaç yıldır gerçekleştirdiklerini söyledi. Ekinci, "Sorgun’daki esnaflık müessesesi bölgede ciddi manada ilerlemiş hem esnafımızın kalitesi hem ticaret anlayışı hem müşteriye yaklaşımı noktasında değerlendirildiğinde kendinden söz ettiren, ticari olarak ciddi kazançlar elde edilebilecek hem de ahlak boyutunda da vatandaşın takdir ettiği bir esnaf teşkilatımız var" ifadelerini kullandı. Sorgun Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat ise "Ahilik müessesesi Anadolu’nun Türklere açıldığı Malazgirt’ten bu tarafa Türk-İslam sentezinin, esnaflık müessesesinin, ticaretin temelini oluşturarak bugünlere gelmiştir. Tarihi bağlarında bize bu müessesenin çok büyük katkıları olmuştur" dedi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından seçilen esnaflar Ahmet Arslan ve Abdullah Kocatepe ile Şed Kuşatma merasimi gerçekleştirildi. Ahmet Arslan "45 yıldır demir ticareti üzerine hizmet veriyorum. Çok heyecanlandım ve duygulandım. Yeni yetişen genç esnafların dürüst olmalarını isterim. Biz bu dürüstlükle kazandık. Müşterilerine karşı saygılı olmalarını isterim" dedi. Abdullah Kocatepe ise "1981’den beri sanayideyim. Baba mesleği olarak devam ediyorum. Demir doğrama ve ziraat aletleri üzerine hizmet veriyoruz. Yeni yetişen esnaflara da Allah kolaylık versin" cümlelerini kullandı. Ziyaretçilerin el emeği ürünlerin bulunduğu stantları gezmesinin ardından program sona erdi.
26 Eylül 2025 Cuma - 16:03
Demirci’de yılın ahisi seçildi
Manisa’nın Demirci ilçesinde 38. Ahilik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ahilik programında ilçede yılın ahisi olarak 39 yıldır ilçe sanayisinde esnaf olarak çalışan 64 yaşındaki radyatör ustası Burhan Bilgin seçildi. Demirci Kaymakamlığı ve Demirci Belediyesi işbirliği ile düzenlenen Ahilik Haftası kutlama etkinlikleri Gevher Nesibe ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen programla kutlandı. Okul bahçesinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Fatih Bayram, Belediye Başkanı Erkan Kara, İlçe protokolü, esnaflar ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Erkan Kara, "Ahilik ecdadımızdan kalan çok kıymetli bir miras, Dünyada benzeri bulunmayan bir kültür ve medeniyet hazinesidir. Ahilik teşkilatı, tüm insanlığın özlemle aradığı dürüst ticaretin ve karşılıklı güvenin somutlaşmış halidir. Bu kadim geleneğin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Demirci Kaymakamı Fatih Bayram ise, "Ahi Evran ticarette ahlakı öncelemiş bir toplum önderidir. Ahi Evran’ın 3 ilkesi vardır. Elini açık tut, kapını açık tut ve dilini ve gözünü kapalı tut demiştir. Bu üç ilkeyi temel alan esnaflarımız ülkemizin dört bir tarafında ticari hayatımıza yön vermektedirler. Bu vesile ile ahilik haftamız kutlu olsun" dedi. Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından Ahilik nedir isimli tiyatro gösterisi sahnelendi. Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine yeni başlayan öğrencilere de temsili önlük giyim töreni yapıldı. Programda ilçedeki meslek odaları tarafından belirlenen genç girişimci, kadın girişimci ve mesleğinde 25 yılını tamamlayan esnaflara da teşekkür belgesi verildi. 2025 yılı ahisi seçilen 39 yıllık radyatör ustası Burhan Bilgin’e ahilik kıyafeti, belgesi ve plaketi de Kaymakam Fatih Bayram ve Belediye Başkanı Erkan Kara tarafından verildi.
26 Eylül 2025 Cuma - 15:45
Kilis yorgancılığı uluslararası vitrine taşındı
Kilis yorgancılığı, New York Türkevi’nde "Anadoludakiler Projesi" kapsamında düzenlenen "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisinde uluslararası vitrine taşındı. Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında düzenlenen "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi bu kez New York Türkevi’nde gerçekleştirildi. İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın koordinasyonunda geleneksel Kilis Yorgancılığı uluslararası vitrine taşındı. Türkiye’nin dört bir yanından özenle seçilmiş kültürel miras ürünlerinin sergilendiği etkinlikte, Kilis yorgancılığı da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü ve büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Anadolu’nun köklü el sanatları ve kültürel değerleri dünyaya tanıtılarak, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
26 Eylül 2025 Cuma - 15:37
"Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" Sergisi New York’ta açıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında hazırlanan "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi, ABD’nin New York kentindeki Türkevi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışına Emine Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katıldı. Açılışta Emine Erdoğan ve Bakan Kacır, sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Türkiye’nin dört bir yanından özenle seçilen geleneksel el sanatları ve kültürel miras ürünlerinin yer aldığı sergide Tokat Baskı, Adana’dan Sarı Pamuk, Denizli’den Buldan Kumaşı, Bayburt’tan Ehram Dokuma, Ankara’dan Sof Kumaşı, Bursa’dan İpek, Mersin’den Muz Lifi Ayakkabı, Samsun’dan Kenevir Kumaşı, Elazığ’dan Sekiz Köşe Kasket, Hatay’dan Cimem, Van’dan Kilim, Konya’dan Gelin Aynası, Kilis’ten Yorgancılık, Tekirdağ’dan Dimi Dokuma, Mardin’den Telkari, Kahramanmaraş’tan Ceviz Sandık, Edirne’den Edirnekari ve Kütahya’dan Çini gibi eserler yer aldı. Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin dünyaya tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyan sergi, Türkiye’nin zengin kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sunarken, yerel değerlerin çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanarak evrensel bir kimlik kazanmasına da vesile oldu. Sekiz Köşe Kasket New York’ta büyük ilgi gördü Sergide Elazığ’a özgü Sekiz Köşe Kasket de yer aldı. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda sergilenen kasket, geleneksel motifleri modern dokunuşlarla bir araya getirerek ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Elazığ’ın ve bölgenin kültürel mirasını temsil eden kasket, Türk el sanatlarının uluslararası alanda tanıtımına önemli katkı sağladı.
26 Eylül 2025 Cuma - 14:38
Mahir Ünal’dan Kocaeli’nin kültür ve sanat hayatına övgü: "Ciddi ilerleme var"
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen "Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu" başladı. Sempozyumun onur konuğu AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, "Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür ve sanat anlamında ilerleme var" dedi. Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen "Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu", Kazıklı Kervansarayı’nda başladı. Akademisyenleri ve düşünce insanlarını bir araya getiren sempozyumun onur konuğu ise AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal oldu. "Amacımız geçmişi anmak değil, geleceğe ışık tutacak fikirleri yeniden gündeme taşımak" Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajını okudu. Dergilerin, Cemil Meriç’in ifadesiyle "hür tefekkürün kaleleri" olduğunu belirten Sezer, "Her büyük fikir ve kültürel hareketin arkasında muhakkak bir dergi bulunmaktadır. Bizde ülkemizin kültürel hafızasında derin izler bırakan dergileri merkeze alarak bir sempozyumlar serisi düzenledik. Amacımız geçmişi anmak değil, geleceğe ışık tutacak fikirleri yeniden gündeme taşımak ve bunların görüşülmesini sağlamaktır" dedi. "Sanat üzerine yoğunlaşabilmek ruhumuza iyi gelir" AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu da fikir ve sanatın toplumun önemli bir ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, "Kendimde yaşıyorum. Bu ihtiyacı dünyevi dediğimiz; elbiseydi, ayakkabıydı, marka ürünlerdi derken bir takım şeylerle bu açlığı gidermeye çalışırız ama esas ruhumuzun maneviyatımızın ihtiyacı olan; düşünmek, güzel ahlakla yaşayabilmek, bir sanat üzerine yoğunlaşabilmek ruhumuza iyi gelecek olan şeylerdir" diye konuştu. Katırcıoğlu, sempozyumu düzenleyen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’e ve emeği geçenlere teşekkür etti. "Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür ve sanat anlamında ilerleme var" AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal ise Kocaeli’de kültür ve sanat alanında ciddi bir ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Ünal, "Etkinliklerinizi uzunca bir zamandır izliyordum ama katılmaktan büyük onur duydum. Sadece Gölcük Belediyesi değil, Kocaeli’de ciddi bir şekilde kültür sanat anlamında ilerleme var. Kocaeli Kitap Fuarı da bu kapsamda çok önemli ve kıymetli. Neyi kıymetlendirdiğimiz çok önemli" şeklinde konuştu. "Kendi kıymetinizi keşfedin" Gençlere tavsiyelerde bulunan Ünal, şunları kaydetti: "Fikir, değerlendirmeye tabiidir. Bir fikri değerlendiremiyorsan o fikir ve düşünce donmuş göle döner. Cumhuriyet, kazanımlarıyla ve değerlerle berrak bir şekilde akan yeni bir nehir ama bunun bu şekilde akışını sürdürebilmesi değerlendirmeye tabiidir. Neyi korumanız gerektiği fikrine ilk çarptığımda neye uğradığımı şaşırmıştım. ’Bilgi toplumu, tarım toplumu, sanayi toplumu’ dediler. Sonra bir anda pandemyle beraber dijital çağa düştük. Şimdi siber dünyadan bahsediliyor, yapay zekadan bahsediliyor. Toplam 5 saniye içerisinde bir sürü cevap alabildiğiniz yerler oluyor Chat Gpt gibi. Büyük medeniyet mirasını aktarabilmek için verilen mücadeleyi hep birlikte görüyoruz. Bugün her zamankinden daha önemli olan şey, her birinizin kendi kıymetini keşfetmeniz, kendi bilginize ulaşmanız. Düşünce tarihinde karşımıza çıkan bir cümle var; ’Kendini tanı’. Bugün her zamankinden daha çok bu öne çıkıyor. Kendiliğimizin bilgisinin kıymeti öne çıkıyor. Bütün konuştuğumuz kişilerin her birinin bize söyleyeceği deneyimleri var. Biz sadece onların deneyimlerinden istifade edebiliriz. Onlar bize kendimizle ilgili kendi deneyimlerini ve yol hikayelerini anlatabilirler, bu yüzden çok kıymetli"
26 Eylül 2025 Cuma - 14:04
Diyarbakır’da 5 ve 11 bin yıllık 6 mezar bulundu
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Çayönü Tepesi kazılarında 5 ve 11 bin yıllık Tunç Çağı ve Neolitik döneme ait 6 mezar bulundu. Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunan Çayönü Tepesi’ndeki kazılar, 1964’ten bu yana devam ediyor. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkarılması için Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülen arkeolojik kazılarda bu yıl 5’i 5 bin, 1’i 11 bin yıllık 6 adet mezar bulundu. Kazı Başkanı Sarıaltun, bu yılki kazı çalışmalarına mayıs ayında başladıklarını, 5 aylık kazı sezonunda çok sayıda buluntu ve veriyi açığa çıkarttıklarını söyledi. Bu sene bu anlamda şanslı olduklarını belirten Sarıaltun, bugün de ilk Tunç Çağı mezarlarını kazdıklarını kaydetti. ’’Bireylerin yanına kap kacak hediye olarak gömülmüş’’ Sarıaltun, daha önce tespit ettikleri mezarların da olduğuna değinerek, "Ama bu sene için mezar sayısı 6. 6 mezar kazdık, 3 tanesi şu an kaldırıldı. 3’ünde yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. İlk Tunç Çağı verileri için önemli. Çünkü Neolitiğin başından beri yerleşik yaşama geçmiş Çayönü ahalisi ya da toplumunun en azından ilk Tunç Çağı ilk aşamasına kadar geldiklerini ve birçok mimari veriyle de mezarları, ölü kültürleri, ritüelleriyle burayı yaşam olarak edindiklerini biliyoruz. MÖ. 10 bin yılından MÖ. 3 bin yılına kadar yaklaşık 7 bin yıllık bir süreçte birçok veriye sahibiz. Bu da bunlardan bir tanesi. Bu sene 6 mezar tespit ettik" dedi. Bu mezarların 2 tanesinin basit gömü olduğunu bildiren Sarıaltıun, ’’Yani toprağa bir çukur kazıp içine bireyleri gömmüşler. Onların mezar hediyeleri yoktu. Bir tanesi de çok tahrip olmuş küp mezar. Tahrip olmasının sebebi yüzeye çok yakın olması. Arkamda görmüş olduğunuz sandık tipi mezarlarda yoğun bir buluntu da var. Bireylerin yanına kap kacaklar hediye olarak konmuş. Bununla beraber çevresinde iki tane bildiğimiz bir hediye çukuru da var. Bunlar içinde mezar olmayan, sadece gömü hediye konulan mezar görünümlü çukurlardır. Hem tüm kaplar açısından hem de iskeletlerin verisi açısından bu sene biraz daha şanslıyız" diye konuştu. Tam 11 bin yıl öncesine ait mezar bulundu İskeletlerin verisinin çok önemli olduğunu aktaran Sarıaltun, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bireylerin mekanlarını buluyoruz. Ama hangi bireyler ne yemiş, nasıl bir hastalığa sahip olmuşlar, nasıl ölmüşler, bunları anlamamız için de iskeletleri buluyor olmamız önemlidir. Bu açıdan bu sene hem mekanları bulmamız hem de onların buluntularıyla birlikte iskeletleri bulmamız, topluluğu anlamak için çok daha nitelikli veriler sağlıyor. Şu anda kazı yaptığımız mezarlar günümüzden 5 bin yıl önce, 6 mezarın 5’i ilk Tunç Çağı’na ait. 1 tane mezar ise Neolitik döneme, 11 bin yıl önceye ait." Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümünden Ömür Dilek Erdal ise, 6 mezarın gün ışığına çıkartıldığını ifade etti. Bunlardan bir tanesinin Neolitik dönem, diğerlerinin Erken Tunç Çağı mezarları olduğunu anlatan Erdal, "Erken Tunç Çağı mezarları hemen yanda gördüğünüz gibi taş sanduka şeklinde yapılıyor ve üzerine bir blok taşla kapatılıyor. Burada gördüğünüz mezar, basit bir çukur kazılmış. Çukur kazıldıktan sonra ölü sağ tarafına yan yatırılmış. Üzerine hediyeleri bırakıldıktan sonra killi bir tabaka örtülmüş ve onun üzerine iki tane ağır blok taş kapatılmış. Bizim için ilginç mezar oldu. Şimdilik 6 tane kabıyla birlikte gömülmüş" şeklinde konuştu. Cinsiyeti hakkında erkek olabileceği yönünde tahmin yürüttüklerini belirten Erdal, "Çünkü hepsi daha açığa çıkmadı. İskeletler, analiz için Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Laboratuvarı’na götürülüyor. Orada ne yediler, ne içtiler, nasıl yaşadılar, yaşam biçimleri nasıldı. Bunlarla ilgili genel bilgiler elde edilmekle birlikte DNA’ları da çalışılıyor. Şimdiye kadar 600’ün üzerinde iskelet çıkartıldı. Bunların büyük bir çoğunluğu Neolitik döneme ait olmakla birlikte Erken Tunç Çağı iskeletlerini de içeriyor. Neolitik dönemi iskeletlerinin ise hem antropolojik açıdan hem de DNA molekülleri açısından analizleri devam ediyor. Biten analizler bize şunu gösteriyor; Neolitik dönem insanı hem Mezopotamya hem İran, Irak ve Kafkasya ile iletişim halinde bir topluluk. Burada heterojen bir kültür oluşturmuşlar. Bu kültürü de Erken Tunç Çağı’yla birlikte devam ettirerek Anadolu’ya aktarmışlar. Dolayısıyla Çayönü, heterojen yapısının bize gösterdiği önemli bir merkez olmasıdır. Uzun süreli kazılar aslında ileride de devam ettiği takdirde nasıl bir değişimin olduğuna işaret edecektir. İskeletlerin analizleri şimdiye kadar bunların tarımcı olduklarını ve ağır işler ile yoğun aktiviteler yaptıklarını işaret ediyor’’ dedi.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:35
Prof. Dr. Varlı ’Müziğin Sessiz Siyaseti’ni anlattı
Nilüfer Belediyesi’nin Tematik Buluşmalar söyleşisinde "Müzik, bazen iktidarın sesi olur, bazen de sessizlerin çığlığı" diyen Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, müziğin toplumsal normları ve sessizliği bile siyasete dönüştüren gücüne dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar" söyleşisine konuk olan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türk Müziği Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, müziğin sadece bir sanat formu olmadığını, aynı zamanda toplumsal normları, kimlikleri ve iktidar ilişkilerini şekillendiren politik bir araç olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Tematik Buluşmalar" söyleşilerinin bu ayki konuğu BUÜ Türk Müziği Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen "Müziğin Sessiz Siyaseti" başlıklı söyleşiye, sanatseverler ve akademisyenlerin yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da katıldı. Prof. Dr. Varlı söyleşide, müziğin duyulmayan yönlerini ve toplumsal etkilerini anlattı. "Müziğin salt ses sanatı olarak görülmesi, onun toplumsal etkisini gölgede bırakıyor" diyen Prof. Dr. Varlı, müziğin tarih boyunca politik bir araç olduğunu belirtti. Varlı, müziğin toplumsal norm oluşturma, kültürel hafızayı taşıma ve kimlik inşasında kritik bir rol oynadığını dile getirdi. Müziğin sadece bireysel bir ifade biçimi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Varlı, "Müzik, bir toplumun düşünce biçimini, değerlerini, hatta iktidar ilişkilerini şekillendiren bir güce sahiptir. Bir ezgi, farkında olmadan bizi belirli bir düşünceye yaklaştırabilir. Bu nedenle müzik, toplumsal normların üretimi, dolaşımı ve meşrulaştırılmasında güçlü bir araçtır" dedi. Söyleşide sessizlik kavramına da değinen Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, sessizliğin hem olumlu hem olumsuz yönlerine dikkat çekti. "Sessizlik, insanın kendinin farkına varması gibi olumlu durumları içerirken, Gazze’de yaşananlara sessiz kalınması gibi durumlarda suç haline dönüşebiliyor" diyen Varlı, sessizliğin bazen güçsüzlere dayatılan bir konuşma eksikliği, bazen de tahakküme karşı bir direniş biçimi olabileceğini ifade etti. Müziğin hegomanya üretmesi konusuna Gramsci, Adorno gibi düşünürlerin bu konudaki çalışmalarına atıfta bulunarak açıklamalarda bulunan Varlı, yerli ve yabancı parçalarla müzikle üretilen toplumsal normları açıkladı. Prof. Dr. Varlı, müziğin toplumsal dinamiklerle olan ilişkisi hakkında ise şunları söyledi: "Müzik, sesin sanatıdır ama bazen en derin anlam sessizlikte saklıdır. Toplumda da tıpkı müzikte olduğu gibi ses ve sessizlik yan yanadır. Bazı sesler duyulur, bazıları bastırılır. Bu durum rastgele değildir. Her sessizlik bir politik tercihin, iktidar ilişkisinin sonucudur. Müzik ise bu sessizlikle bazen uzlaşır, bazen çatışır, bazen de onu fark ettirmeden deşifre eder." Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’ya söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin günün anısına hediye verdi.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:27
Ahi Evran’ın emaneti tehlikede: Camide bakımsızlık alarm veriyor
Kırşehir’de 38. Ahilik Haftası kutlanırken Ahi Evran’ın kabrinin bulunduğu camide dökülen sıvalar ve rutubet izleri vatandaşın tepkisini çekti. Ahilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde binlerce kişi Ahi Evran Veli’yi anmak üzere şehre akın ederken, Ahi Evran’ın türbesinin de bulunduğu Ahi Evran Camii’ndeki bakımsızlık görenleri hayrete çevirdi. Cumhuriyet tarihinin ilk külliye alanı içerisinde yer alan camide dökülen sıvalar, rutubetin etkisiyle duvarlardan akan boyalar ve alçılar ile süslemelerin bozulmuş hali dikkat çekiyor. Caminin iç kısmında ciddi oranda dökülme ve yıpranma olduğunu belirten vatandaşlardan Nuri Tekin, her geçen yıl sıvaların döküldüğünü ifade ederek yetkililere çağrıda bulundu. Tekin; "Yıllardır buraya gelirim. Her gelişimde caminin duvarlarının biraz daha döküldüğünü görüyorum. Hiçbir bakım yok. Ahi Evran’ın adını yaşatıyoruz diyoruz ama cami sıvaları dökülüyor. Yetkililerden bu tarihi mekana sahip çıkmalarını istiyoruz" dedi. Tarihi ve kültürel açıdan büyük öneme sahip olan caminin restore edilerek koruma altına alınması gerektiği gün yüzüne çıkarken; Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında Ahi Evran Külliyesi’nde düzenlenen törenlere çok sayıda yerli ve yabancı turistin katılım sağladığı gözlemlendi. Ahi Evran Veli; Anadolu’da Ahilik teşkilatının kurucusu olarak bilinir. Hem bir mutasavvıf, hem bilgin, hem de zanaatkarlar piri olarak tanınır. Özellikle esnaf ahlakı, dayanışma ve sosyal adalet üzerine kurulu ’Ahilik Felsefesi’, onun liderliğinde şekillenir.
26 Eylül 2025 Cuma - 13:01
Deniz kültürü ve ege mutfağı Bodrum’da buluşuyor: "Balık festivali başlıyor"
Bodrum, 28 Eylül Pazar günü Karaincir Sahili’nde düzenlenecek Uluslararası Bodrum Balık Festivali ile deniz kültürünü ve Ege mutfağını kutlamaya hazırlanıyor. Festival, Tarım ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi’nin yanı sıra çok sayıda kurum ve kuruluşun desteğiyle gerçekleştirilecek. Ege mutfağı ve deniz kültürü ön planda Festival, balıkçılık geleneğini yaşatmayı, deniz ürünlerini tanıtmayı ve Ege mutfağının zenginliğini öne çıkarmayı hedefliyor. Sabah saatlerinde balık bırakma töreni ve balıkçı teknelerinin kortejiyle başlayacak etkinlikler gün boyu sürecek. Ziyaretçilere dolu dolu program Yerel üretici stantları, balık ve meze atölyeleri, çocuk etkinlikleri, sanat sergileri, söyleşiler, belgesel gösterimleri ve müzik performanslarıyla festival katılımcılara renkli anlar yaşatacak. Organizasyon komitesi, festivalin Bodrum’un kültürel mirasına sahip çıkarken, gastronomi turizmini geliştirmeyi ve yerel üreticilere katkı sağlamayı amaçladığını belirtti. Ayrıca festivalin kentin geleceğine yatırım niteliği taşıdığı vurgulandı.
26 Eylül 2025 Cuma - 12:46
Mersinli sanatçının ’doğadan sanata’ çalışması büyük ilgi gördü
Adana’da düzenlenen Çağdaş Sanatlar Fuarı’nda Mersinli sanatçı Aynur Başdemir’in muz liflerini sanata dönüştürdüğü çalışması büyük ilgi gördü. Başdemir, Türkiye’de ilk kez denenen ’doğadan sanata’ adlı tekniğiyle sanatseverlerin büyük beğenisini kazandı. Mersin Olgunlaşma Enstitüsü’nde öğretmenlik yapan Başdemir, muz liflerini tuvaline taşıyarak kendi ürettiği kök boyalarla doğanın renk hafızasını yeniden canlandırıyor. Eserlerinde yer alan amonit fosilleri yaşamın sürekliliğini simgelerken, kare formlar ise Türk kültüründe dört elementi çağdaş bir anlatımla izleyiciye aktarıyor. Sanatçı, geri dönüştürülmüş muz liflerini kullanarak resim sanatında yenilikçi bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu yönüyle eserleri yalnızca estetik bir beğeni sunmakla kalmıyor; çevre duyarlılığı, kültürel bellek ve toplumsal sorumluluk gibi temaları da öne çıkarıyor. Başdemir’in eserlerini inceleyen Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, sanatın dönüştürücü gücünü görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder