KÜLTÜR SANAT
Örenşehir’in ’ören yeri’ ilan edilmesi için çalışma başlatıldı 06 Şubat 2026 Cuma - 13:20:35 Kayseri’nin İncesu ilçesi Örenşehir Mahallesi’nde kazı çalışmaları devam ederken İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısının yer aldığı bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak" dedi. İncesu’ya bağlı Örenşehir Mahallesi Köy İçi mevkiinde büyükşehir belediyesinin desteğiyle Kayseri Müze Müdürlüğü’nün denetiminde arkeolojik kazılar sürerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, alanda 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanının bulunduğunu belirterek, "İncesu ilçemizdeki Örenşehir’de yapılan kazı çalışmaları; Müze Müdürlüğümüz başkanlığında devam ediyor. Devam eden kazılarda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. İlk başladığımızda mozaiklerin bir kısmı biliniyordu. Her yıl yapılan yeni çalışmalarla, bu mozaiklerin ne kadar daha geniş bir alana yayıldığını görmüş olduk. Burada 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanından bahsediyoruz. Özellikle baktığımızda, buradaki mozaiklerin Geç Roma-Erken Bizans Dönemi’ne tarihlendirildiğini görüyoruz. Döneminin çok ilerisinde bir sunumu yansıtıyor. Oldukça nitelikli ve çoğu sağlam şekilde açığa çıkarıldı. Kazı çalışmaları yapılırken, bir yandan da bulunan mozaiklerin restorasyonu gerçekleştiriliyor. Alanında uzman kişiler tarafından temizleme çalışmaları yapılıyor. Tabii ki nihayetinde devam eden bir bilimsel kazı çalışması söz konusu. Biz burada sınırları net olarak görebilmek için bekledik. Buranın, döneminin yöneticisinin idari noktalarından biri olduğu düşünülüyor. Hatta ortaya çıkan kitabelerden, o dönemin imparatorunun burada konaklamış olabileceğine dair hocalarımızın da görüşleri mevcut" dedi. Bakanlık tarafından süreç başlatıldı Bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için bakanlık tarafından gerekli sürecin başlatıldığını aktaran Dursun, "Mozaikler ilk gün yapılmış gibi görünüyor. Burayı ziyaretçilerin gelip görebilmesi için bazı düzenlemeler gerekiyordu. Bu yılki çalışmaların ardından bakanlığımız tarafından gerekli süreçler başlatıldı. Gerekli belgeleri gönderdik, şu anda buranın ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. Bu çalışmalar tamamlandıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra, mozaiklerin yerinde korunarak ziyaretçilere açılması planlanıyor. Şu anda proje aşamasındayız. Projelerin onaylanmasının ardından, mozaikler yerinde muhafaza edilerek bir üst örtü sistemi kurulacak ve sonrasında ziyaretçilere açılacak. Elbette alanda yürütülmesi gereken bilimsel kazı çalışmaları devam ediyor. İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak. Örenşehir’de tüm planlama ve çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:16 "Amazonların başkenti" Terme’den turizmde dünya markası hedefi Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bütün dünyada amazon dediğinizde bakın neresi çıkıyor. Bizim elimizde bir dünya markası var. Bunların üzerine giderek görünür bilinir haline getirerek biz buradayız, dememiz lazım" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ilçe ve Samsun turizmine yönelik açıklamalarda bulundu. Terme’nin birçok kaynakta yer alan bir dünya markası olduğunu ancak bunun turizm açısından yeterince kullanılamadığını söyleyen Başkan Şenol Kul, "Terme Amazonların başkenti. Bunu biz söylemiyoruz milattan önce 800’de Homerosun İlyada’sında, Heredot tarihinde, Strabon’un coğrafyasında hepsinde Terme geçiyor. İsmi de zaten orada Termidon ırmağından geliyor. Bu bir dünya markası ama biz bu markayı kullanamıyoruz" diye konuştu. "Görünür bilinir hale getirmemiz lazım" Turizme ve Amazonlara yönelik bilimsel çalışmalarla bunun daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Kul, "İşte bunların üzerine giderek bunları görünür bilinir hale getirerek bilimsel çalışmalarla sunarak görünür hale geliriz. O zaman işte oraya gelirler. Terme’ye Samsun’a Vezirköprü’ye her yere giderler. Biz bunu hep beraber yapmalıyız. Bütün dünyada Amazon dediğinizde bakın bakalım neresi çıkıyor. Bizim elimizde bir dünya markası var" ifadelerini kullandı. "Her yıl 40 milyon insan geçiyor" Terme’nin doğal bir mola noktası olduğunu bu nedenle de turizmde avantajlı olduğunu söyleyen Başkan Şenol Kul, şöyle devam etti: "Terme’nin diğer yerlere göre avantajı her yıl Terme’den karayolları rakamı ile 40 milyon insan geçiyor ve Terme doğal bir durma noktası mola noktası olduğu için büyük avantajımız var. Orada turistlere sunabileceğimiz şeyler çok değerli. Hikayeleri oluşturduğumuz ürünleri satmak daha kolay. Termenin en büyük değeri ulaşılabilir olması. Bizim insanlara gel dememize gerek yok zaten insanlar buradan geçiyor. Bizim ’bak biz buradayız’ dememiz lazım. Turizmin en önemli ve avantajlı unsuru tanıtım unsurudur. Bunu kullanmamız lazım." "Samsun herkes tarafından bilinen bir yer olacak" Samsun’un potansiyelinin farkına vararak kullanması gerektiğini söyleyen Kul, "Samsun ekoloji, gastronomi ve tarih açısından çok önemli bir nokta. Ama önemli olan bir şey var. Maalesef bu potansiyeli kullanmak bir yana farkında bile değiliz. Bunu kullanmaya başladığımızda emin olun Samsun herkes tarafından bilinen bir yer olacak" açıklamasında bulundu. "Bunlar hep Samsun’un bir değeri" Samsun’daki pide çeşitlerine değinerek hepsini Samsun’un bir değeri olarak gördüğünü dile getiren Kul, açıklamasını şöyle tamamladı: "Pide her yerde var. Bafra, Terme, Çarşamba hepsi birbirinden farklı. Bunları beraber yediğinizde görüyorsunuz ki Bafra pidesi ince kıtır, Terme pidesi yumuşak ve güzel açık pide. Farklı lezzetleri var. Tabii ki Termeli Terme pidesini, Bafralı Bafra pidesini tutacak. Ama bunlar hep Samsun’un bir değeri."
Kula’da Bağdatlı Sultan Anma Etkinlikleri binlerce kişiyi buluşturdu
21 Eylül 2025 Pazar - 21:22 Kula’da Bağdatlı Sultan Anma Etkinlikleri binlerce kişiyi buluşturdu Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Encekler Mahallesi’nde Horasan Erenlerinden Bağdatlı Sultan’ı anma etkinlikleri binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Etkinlik kapsamında önce Bağdatlı Sultan’ın türbesi ziyaret edilerek dualar okundu. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Encekler Mahallesi Muhtarı Tuncay Demir’in konuşmasıyla başladı. Muhtar Demir konuşmasında, "Bugün burada bu etkinliği yapabiliyorsak kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve Kula Belediye Başkanımız Hikmet Dönmez sayesindedir. Kendilerine huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum" dedi. Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Ferhat Bakan, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yağız Kaya da birer konuşma yaptı. Kaya, "Burada olmaktan son derece mutluyum. Besim Başkanımızın hepinize selamı var" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Salihli Türkü Dostları grubu konser verdi, Menderes Cemevi Semah Ekibi semah gösterisi sundu. Türk Halk Müziği Sanatçısı Nilüfer Sarıtaş da sahne alarak söylediği türkülerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Dev bakır kazanlarda pişirilen kavurma, pilav ve helva misafirlere ikram edilirken, Dede Erdem Sünbül’ün okuduğu gülbenk ile şükür niyazında bulunuldu. Gece geç saatlere kadar süren etkinliğe Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yağız Kaya, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi daire başkanları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve binlerce vatandaş katıldı.
Kuşadası İlim Meclisi’nde Fransız izleri ve kapitülasyonlar konuşuldu
21 Eylül 2025 Pazar - 19:15 Kuşadası İlim Meclisi’nde Fransız izleri ve kapitülasyonlar konuşuldu Kuşadası İlim Meclisi’nin 10. toplantısında, Marmara Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Gümüş konuk oldu. Prof. Dr. Gümüş, "Kapitülasyonlar, Yabancı Diller Karşısında Türkçe ve Kuşadası’nda Fransız İzleri" başlıklı sunumunda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Fransız etkilerini ve dil meselesini ele aldı. Sunumun ilk bölümünde Fransızca’nın Fransa’nın resmi dili oluş sürecine değinen Prof. Dr. Hüseyin Gümüş, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Fransa’ya verilen kapitülasyonların Osmanlı limanlarında ticarete yön verdiğini belirtti. Gümüş, Fransız bayrağı taşıyan gemilerin imtiyazlı konuma sahip olduğunu, Rum, Ermeni ve Musevi tebaanın ise gümrük memuru, tercüman ve tüccar olarak önemli görevler üstlendiğini aktardı. 17. yüzyılda Arapça, Farsça, Osmanlıca ve Fransızca’nın diplomasi, edebiyat ve ticaret dili olduğunu vurgulayan Gümüş, Tanzimat Fermanı sonrası Fransızca’nın Osmanlı topraklarında hızla yaygınlaştığını, 19. yüzyılda Fransız kültürünün adeta bir moda haline geldiğini ifade etti. Sunumunun son bölümünde Kuşadası’ndaki Fransız izlerini anlatan Prof. Dr. Gümüş, Katolik Kilisesi, Levanten evleri, taş konaklar ve mezarlıklardan örnekler verdi. Türkçe’nin yabancı dillerin baskısına rağmen ayakta kaldığına dikkat çeken Gümüş, Türkçe’nin matematiksel yapısına vurgu yaptı.
Alzheimer gününde, asırlık çınarlar unutmadıkları böyle kanıtladı
21 Eylül 2025 Pazar - 14:48 Alzheimer gününde, asırlık çınarlar unutmadıkları böyle kanıtladı Osmangazi Belediyesi, çağımızın en yaygın hastalıklarından biri olan Alzheimer’a karşı farkındalık oluşturmak ve Alzheimer hastalarının sosyal hayata katılmalarını sağlamak adına ’21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde birtakım etkinlikler düzenledi. Düzenlenen etkinlikte, asırlık çınarlar unutmadıklarını seslendirdikleri şarkılarla ortaya koydu. Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Osmangazi Belediyesi Engelli Bakım Merkezi’ndeki engelli bireyler unutamayacakları keyifli bir gün geçirdi. Osmangazi Belediyesi Alzheimer Bakım Merkezi’ndeki (ALBAM) yaşlılar, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’ne özel bir birinden özel gösteriler hazırlayarak sahneledi. ALBAM üyelerinden oluşan koronun seslendirdiği şarkılara programa katılanlar hep birlikte eşlik ederek 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nü coşkuyla kutladı. Etkinlikte bir gülüşün bin kelimeden güçlü olduğu Alzheimer’ın kalbin diliyle konuşmayı öğrettiği hatırlatıldı. Asırlık çınarların hep bir ağızdan söylediği şarkılara salondakiler de eşlik etti. Şarkıları içtenlikle söyleyen ve eşlik eden yaşlılar, yıllar geçse de hiçbir şeyi unutmadıklarını ortaya koydu. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nü kutlamak için bir arada olduklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, "Alzheimer bir sağlık meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık, sabır, sevgi ve paylaşım yolculuğudur. Unutkanlığın gölgesinde kaybolan hatıraları, sevgiyle, anlayışla ve sabırla aydınlatmak bizlerin en büyük görevidir. Dünya Sağlık Örgütü, verilerine göre bugün dünyada yaklaşık 55 milyon insan Alzheimer ve demans ile yaşamaktadır. Türkiye’de ise 600 binden fazla hasta bulunmaktadır. Bugün bizlere düşen görev Alzheimer’lı bireylerimizin yaşam kalitesini yükseltmek, ailelerine destek olmak ve toplum olarak dayanışmayı güçlendirmektir. Bu yolculukta sevgi ve sabır en büyük ilacımızdır" dedi.
Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Heykel çocukların oldu
21 Eylül 2025 Pazar - 14:00 Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Heykel çocukların oldu Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri kapsamında araç trafiğine kapatılan Heykel Atatürk Caddesi’nde buluşan yüzlerce çocuk, birbirinden renkli oyunlar oynayıp caddeyi gülüşleriyle şenlendirdi. Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında Atatürk Caddesi (Heykel), saat 09.00 ile 13.00 saatleri arasında trafiğe kapatıldı. 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi iş birliğiyle hazırlanan etkinliklerle Bursa’da da dolu dolu kutlandı. Sabah yürüyüşlerinden güvenli bisiklet eğitimlerine, çadır kampı ve doğa yürüyüşlerinden bisiklet turlarına kadar birçok aktivitenin yapıldığı haftanın son günü Heykel, minikler için unutulmaz anlara sahne oldu. Araba sesleri değil, çocuk gülüşleri Ulu Cami ile Valilik Binası arasında yapılan programa çocuklarıyla birlikte gelen aileler, unutulmaz bir gün geçirdi. Bisiklet sürüş eğitimlerinin yanı sıra çocuk ve görsel sanat atölyesi, saksı tasarımı ve çiçek ekme atölyesi gibi etkinliklere katılan çocuklar gün boyu hem eğlendi hem de yeni bilgiler öğrenme imkanı buldu. Alanı dolduran çocuklar, ip atlama, yakar top, don ateş, istop, kuyruk kapmaca, yağ satarım bal satarım, kutu kutu pense, körebe, davul zurna, seksek gibi sokak oyunlarını anne ve babalarıyla birlikte oynayarak güzel hatıralar biriktirdi. Heykel Atatürk Caddesi, yaklaşık 4 saat boyunca araba sesleri ile değil, çocukların gülüşleri ile dolarken, Bursalılar eğlence dolu bir gün geçirdi. Bando takımının ritimleri eşliğinde voleybol oynayan çocuklar, telefonlarıyla sisteme bağlanarak ekrandan soruları cevapladıkları bilgi yarışmasında da yarıştı. Yarışmanın sonunda dereceye giren ilk üç katılımcıya Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız tarafından ödülleri takdim edildi. Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, "Heykel’de araba sesleri değil, çocuk kahkahaları yankılanıyor. Ailelerimiz çocuklarıyla keyifli bir gün geçirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in vizyonu doğrultusunda tek amacımız, çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm Bursalıları gülümsetmek. Etkinliğe katılan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğe katılan vatandaşlar ise her gün trafikte araçlarıyla geçtikleri Atatürk Caddesi’nde çocuklarıyla birlikte eğlenmenin keyfini yaşadıklarını belirleterek, unutulmaz bu etkinlikten dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ettiler. Etkinliğe katılan Aslı Gündüz isimli vatandaş ise bu etkinlikle Hanlar Bölgesi’nin güzelliğini karmaşadan uzak çocuklarıyla birlikte yaşamanın mutluluğunu dile getirdi ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Mitolojik öğelerin sanatla buluştuğu sergiye büyük ilgi
21 Eylül 2025 Pazar - 12:58 Mitolojik öğelerin sanatla buluştuğu sergiye büyük ilgi Kastamonu’da düzenlenen sergide, eski dünyanın mitolojik öğelerini konu alan baskı eserleri büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Elif Tarlakazan’ın eserlerinden oluşan "Zamansız Suretler" isimli özgün baskı sergisi, ziyaretçilerine kapılarını açtı. 30 Eylül’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak olan sergide, mitolojik öğelerle ilgili suretlerin yer aldığı baskı eserleri yer alıyor. Sergi açılışına Vali Yardımcısı Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Doç. Dr. Elif Tarlakazan ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışın ardından sergiyi gezen sanatseverler eserlere büyük ilgi gösterdi. "Geçmişi bugüne taşıyarak sanatın estetiğiyle buluşturma çabamın bir ürünü" Sergiyle ilgili bilgi veren Doç. Dr. Elif Tarlakazan, "Çağlar ötesinden kurguladığım ve özgün baskının estetiğiyle buluşturduğum zamansız suretler, geçmişi bugüne taşıyarak sanatın estetiğiyle buluşturma çabamın bir ürünü" dedi. "Yerelde atılan her adım, evrensel sesin ilk halkasını oluşturur" Müzenin birinci mottosunun yerel olmasını hedeflediklerini dile getiren Kent Tarihi Müzesi Müdürü Dr. Murat Karasalihoğlu, "Kent müzesi olarak birinci moddamız yerel olmaktır. Yerelde atılan her adım, evrensel sesin ilk halkasını oluşturur. Eski dünyanın bütün mitolojik öğeleri bu sergide vücut bulmuş durumda" diye konuştu. "Son iki yılda 43 sanat sergisi düzenledik" Kastamonu’nun Anadolu’nun kuzeyinde parlayan bir mücevher olduğunu belirten Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da, "Sanat özgürlüktür, tarihtir, felsefedir. Kastamonu, Anadolu’nun kuzeyinde parlayan mücevher taşıdır. Son iki yılda 43 sanat sergisi düzenledik, genç sanatçıların her zaman yanındayız" diye konuştu.
Tuzcu’nun Erzurum’un inanç kültüründeki yeri ve Yunus Emre
21 Eylül 2025 Pazar - 12:07 Tuzcu’nun Erzurum’un inanç kültüründeki yeri ve Yunus Emre Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda düzenlediği "Cumartesi Buluşmaları" devam ediyor. Cumartesi Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu AÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Müdahir Özgül oldu. Müdahir Özgül Hoca Tuzcu Mahallesi’nin Erzurum coğrafyasında, inanç kültüründeki yerinden bahsederek burada Yunus Emre ve Tapduk Emre kabirlerinin olmasının muhtemel sebepleri üzerine değerlendirmelerde bulunarak şöyle dedi: "Tuzcu (Dutçu) Mahallesi Hicaz, Kudüs, Şam, Halep, Urfa, Diyarbekir taraflarından gelen ticaret ve Hac yolunun Harput üzerinden Erzurum’a bağlandığı tarihi Harputkapı’nın hemen bitişiğindeki bir kervan mahalidir, köyüdür. Burası Tuzcu adını bu ticaret ve seyahat kervanlarının dinlenme merkezi olmasından dolayı alır. Köy etrafı zengin gözelerle çevrili, Erzurum ovasına hakim bir tepeyle Eğerli dağ arasında koltuk gibi bir coğrafi zemine kuruludur. Tarihi Tuzcu, Pasin Ovası’ndan başlayıp Palandöken’in kuzey yamaçları boyunca devam eden Alperenlerin, "Baba"ların en yoğun yaşandığı sırlı bir yerdir. Dolayısıyla burada Yunus Emre, Tapduk Emre, Pir Ali Baba gibi nice Allah dostunun kabrinin olması boş bir tesadüf değildir. Tuzcu Kabristanı derviş yatağıdır. Türkiye’de Yunus Emre, Derviş Yunus, Aşık Yunus adıyla birçok şehirde Yunus’un makamı veya kabri vardır. Ancak hem köyümüzde ve Erzurum’daki dil ve ağız özelliklerinin Yunus’un şiirlerindeki kelimelerle örtüşmesi, hem Erzurum’da binlerce yıldır halk arasında devam eden gazel, hikmetli söz ve ilahi söyleme geleneği, zikir meclisleri göstermektedir ki bu şehir bir mutasavvıflar şehri olmakla beraber bu şehrin caddesinde, sokağında, çarşısında ve hemen her insanında dinî-tasavvufi şiirin insanın ruh inşasında ve terbiyesinde mühim yer tuttuğu açıktır. Erzurum küçük Türkistan’dır ve şehrin manevi iklimine tesir eden birçok hakikat Tuzcu’da sırlanmıştır." Programda Müdahir Özgül Hoca ezberinden Yunus Emre şiirleri okuyarak şiirlerdeki dil özelliklerinin Erzurum ağzındaki kelimelerle yakınlığına dikkat çekti. Program sonunda Gazelhan İsmail Tataroğlu bir inanç kültürü olarak Erzurum gazel söyleme geleneğindeki Yunus şiirlerinden örnekler okudu.
Gastro Afyon Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor
21 Eylül 2025 Pazar - 11:39 Gastro Afyon Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor Afyonkarahisar’da bu yıl 7’ncisi düzenlenen Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, ikinci gününde de dopdolu etkinlikleriyle ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. Sabah saatlerinde başlayan yarışmalardan GastroShow sahnesindeki özel sunumlara, panellerden konserlere kadar zengin program gün boyunca büyük ilgi gördü. Gastro Afyon festivalinin önemli duraklarından Afyon Culinary Cup sahnesinde gün boyu süren yarışmalarda yöresel lezzetler ve güzel tabaklar jüri karşısına çıktı. Kadınana Yöresel Yemek Yarışması’nın iki kategorisi, üniversite ve lise öğrencilerinin hünerlerini sergilediği yarışmalar, influencerların katıldığı özel yarışma ve Engelsiz Bireyler Yemek Yarışması’nın ödül töreni günün heyecanına damgasını vurdu. GastroShow sahnesinde ise gastronomi dünyasının birbirinden değerli isimleri ziyaretçilerle buluştu. Ünlü şefler Hazer Amani, Yağız İzgül, Battal Yıldırım, Remzi Güçlü, Jan Duda, Emrah Köksal Sezgin, Ceyda Özdemirli, Sinan Korkmaz, Ali Polat ve Sevil Karaca, Afyon mutfağının zenginliğini uluslararası mutfaklarla harmanlayarak sahnede keyifli sunumlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin birbirinden ünlü sevilen şefleri festival katılımcılarının yoğun ilgisini gördü. Ünlü şef Mehmet Yalçınkaya paneline yoğun ilgi Anadolu’nun saklı lezzetlerinden geleceğin gastronomisine, yöresel mutfakların markalaşmasından unutulan tatların izine uzanan paneller, akademisyenler, şefler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla yoğun ilgi gördü. Günün öne çıkan oturumlarından biri ise ünlü şef Mehmet Yalçınkaya ile gerçekleştirilen özel söyleşi oldu. Yalçınkaya’nın panelinde festival katılımcıları yoğun ilgi gösterdi. Festivalin ikinci gününde ilk olarak Afyonkarahisar Belediyesi Kent Orkestrası sahne alırken, sonrasında ünlü sanatçı Soner Sarıkabadayı muhteşem performansıyla festivale müzik dolu bir kapanış yaptı. Öte yandan, Belediye Başkanı Burcu Köksal da festivalin ikinci gününde alanı gezerek katılımcılarla bir araya geldi.
SANKO Sanat galerisinde anneanne-torun sergisi
21 Eylül 2025 Pazar - 11:33 SANKO Sanat galerisinde anneanne-torun sergisi Gaziantepli ressam Mizyal Karabiber Nacaroğlu ve torunu Ferit Özdeş, SANKO Sanat Galerisinde, "Biz Birlikte 2." temalı sergi açtı. Gaziantep’te yaşayan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, sanatı yaygınlaştırmak ve topluma mal etmek için çeşitli etkinlikler düzenlediğini, kendisine ait Mizyal Sanat Evi’nde ilk ve orta yaş grubu çocuklarla resim çalışmaları yaptığını söyledi. Kentte sanatın gelişimi için çeşitli projeler gerçekleştirdiğini belirten Karabiber, sanatla ilgilenen öğrencilerin diğer öğrencilerden daha başarılı olmasının tesadüf olmadığına dikkat çekti. Sanat Merkezi Derneği, Akdeniz Ülkeleri Kadın Sanatçılar Birliği ve Uluslararası Sanatçılar Birliği üyesi olduğuna vurgu yapan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, "Sanatı geniş perspektiften irdelemek amacıyla sanatın olduğu her yerde var olmaya özen gösteriyorum" dedi. Doğadaki hareketleri, olayları ve renkleri kendine özgü yorumlarıyla tuvaline aktararak iç mutluluğunu diğer insanlarla paylaşırken, ulusal ve uluslararası sanat etkinliklerinin yaşadığı kentte de olabilmesi için diğer sanatçılarla sürekli iletişim içerisinde olmayı amaçladığını anlatan Mizyal Karabiber Nacaroğlu, torunu Ferit Özdeş’i de aynı düşünceden hareketle küçük yaşlardan itibaren resme yönelttiğini kaydetti. SANKO Okulları 6’ncı sınıf öğrencisi olan ve resim çalışmalarını anneannesinin Mizyal Sanat Merkezinde sürdüren Özdeş ise genellikle suluboya, linolyum baskı ve karışık teknik ile resim yaptığını bildirdi. Özdeş, anneannesi ile gezdiği, gördüğü yerleri çizdiğini, birlikte geçirdikleri zamanlarda resim yapmanın kendileri için zevkli geçtiğinin altını çizdi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hakan Aslansoy da sanatı ile örnek çalışmalar yapan Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun, torunu ile sergi açarak farklı bir çalışmaya imza attığını ifade etti. Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nun torununu resim sanatına yönlendirerek rol modeli olduğunu söyleyen Aslansoy, anneanne ve torunu başarılı çalışmalarından dolayı kutladığını sözlerine ekledi. Sanatı topluma taşıyan bir ruh Mizyal Karabiber Nacaroğlu’nu, "Sanatı Topluma Taşıyan Bir Ruh" olarak tanımlayan İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mehmet Aykanat, düşüncelerini şöyle özetledi: "1992 yılından bu yana tanıdığım, tanımakla da onur duyduğum değerli sanat insanı Mizyal Karabiber Nacaroğlu, yalnızca bir ressam değil; aynı zamanda sanatın vicdanı, toplumun ruhuna dokunan bir kültür neferidir. Gıda mühendisliğinin disiplininden gelen hassasiyetle, iş dünyasındaki zarif kararlılıkla ve en önemlisi sanatın renkleriyle beslenmiş bir gönül insanıdır o. Sanat aktivisti kimliğiyle yıllardır çocukları sanatın büyülü dünyasında bir araya getiren, onların hayal gücüne rehberlik eden Mizyal Hanım; uluslararası çocuk resim yarışmalarıyla hem yerelden evrensele açılan bir pencere aralamış, hem de dünya çocuklarının duygularını çizgilere ve renklere dökme imkânı sunmuştur. Bu yarışmalarda kültür insanı kimliğimle ben de jüri üyesi olarak bulunmaktan her zaman derin bir gurur duydum. Mizyal Karabiber Nacaroğlu, sanatın yalnızca göze değil, insana hitap etmesi gerektiğine inananlardan. Gaziantep’in sanat belleğinde yer etmiş, adı saygıyla anılan bu duayen isim, kentimizin kültürel dokusuna sadece eserleriyle değil, oluşturduğu sanat iklimiyle de katkı sunmuştur. Sanat onun elinde bir ifade aracı değil, bir yaşam biçimi; toplumla kurulan en zarif iletişim şeklidir." Konuşmaların ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hakan Aslansoy ile İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat, Mizyal Karabiber Nacaroğlu ve Ferit Özdeş’e SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını takdim ettiler. Toplam 125 eserin yer aldığı"Biz Birlikte 2." temalı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 3 Ekim 2025’e kadar gezilebilecek.
CNC teknolojilerine inat el oymacılığını yaşatmaya çalışıyor
21 Eylül 2025 Pazar - 11:19 CNC teknolojilerine inat el oymacılığını yaşatmaya çalışıyor Sivas’ta bir caminin mihrabı, teknolojik makineler yerine tamamen el emeğiyle hazırlanıyor. CNC makineleriyle 1 ayda tamamlanabilecek minber, daha kıymetli olduğu için el oymasıyla yaklaşık 7 ayda tamamlanacak. Neolitik çağlardan bu yana yaşayan ahşap oymacılığı, gelişen CNC teknolojilerine rağmen yaşatılmaya çalışılıyor. Sivas’ta 20 yıldır ahşap oyma ustalığı yapan Süleyman Daştan’ın, CNC teknolojilerine inat mesleğini daha kıymetli olduğunu düşündüğü el işçiliğiyle sürdürüyor. CNC makineleriyle 1 ayda tamamlanacak bir iş 7 ay sürse de el işçiliğinden vazgeçmiyor. Daştan şu günlerde 3 buçuk metre yüksekliğe 2.5 metre de genişliğe bir cami mihrabı üzerinde çalışıyor. Daştan, mihrapta kullanılacak ithal çam üzerine yazdığı Kur’an harfli yazı ve desenleri tek tek elleriyle işliyor. Mihrapta işlenen her detay, geleneksel ahşap oyma sanatının inceliklerini taşıyor. "Geleneksel dokuyu korumak için özenle yaptığım bir mihrap" Süleyman Daştan, CNC ile 1 ayda tamamlanabilecek iş için 7 ay zaman harcadığını belirterek, "Sivas’ta bulunan bir caminin mihrabını yapıyorum. Şu anda ana gövdesini yapıyorum. Dünya genelinde sanat, kiliseler, katedraller ve kütüphanelerde zirve yapmıştır. Bizde de; ibadethanelerin ve camilerin dışındaki sanat pek de gelişmemiştir. Ben de ahşap oyma sanatıyla ilgili bugüne kadar edindiğim birikimimle, ibadethanelerimizde sanatı daha da zirveye ulaştırmak için çeşitli çalışmalar yapıyorum. Bu mihrapla yaklaşık 5 aydır uğraşıyorum. Şu anda birkaç ay kadar daha sürecek eksikleri var. Ben işlemlerini tamamen el oyması yapmıyorum, teknolojik lazerli CNC makineleri kullanmıyorum. Burada yapılmış bütün yazıları tek tek elimle işledim, yazdım. Teknolojik cihazlar kullanmadığımızda bitmesi zaman alıyor. Geleneksel dokuyu korumak için özenle yaptığım bir mihrap. Tamamen bitmesi yaklaşık 7 ayımızı alıyor. CNC makinelerle 1 ay kadar süren işi biz el oyması yaptığımız için 7 ay kadar sürüyor" diye konuştu. "Ahşapla duygusal bağ kuruyoruz" Daştan, son yıllarda el işi ürünlerin daha çok rağbet gördüğünü ifade ederek, "Ahşabın kendine has bir sıcaklığı var. Mermer, polyester veya döküm gibi değil. El işi yapılmasının esere kattığı daha estetik bir görüntü var. Bu el işi oyma da ahşabın üzerine koyarak yaptığımız her desen işin güzelliğini artırıyor. İnsanların ilgisi bizim yaptığımız el oyması işlere daha çok. Son yıllarda da el oyması, el işi ürünlere daha çok rağbet görüyor. Ahşapla duygusal bağ kuruyoruz. Eser, onu yapan kişiyle bağımsız değildir. Onu yapan kişi ruh halini, duygularını, hüznünü ve sevincini mutlaka esere yansıtır" dedi.
Dünyanın en büyük 2. kanyon vadisi ziyaretçilerini ağırlıyor
21 Eylül 2025 Pazar - 11:17 Dünyanın en büyük 2. kanyon vadisi ziyaretçilerini ağırlıyor Dünyanın en büyük 2. kanyonu olan Ihlara Vadisi doğal güzelliğiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Tarihi ve kültürel mirasıyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde bulunan Ihlara Vadisi yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Dünyanın en büyük 2. kanyonu olan Ihlara Vadisi doğa harikası güzellikleriyle yoğun ilgi görüyor. Tektonik yükselmeler ve Hasandağı volkanının püskürmesinin ardından çöküntüye uğrayan alan üzerinde ilerleyen Melendiz Çayı’nın binlerce yılık aşındırması sonucu oluşan Ihlara Vadisi ziyaretçilerine eşsiz bir doğa harikasını sergiliyor. 14 kilometre uzunluğunda olan ve 382 basamaklı merdivenle inilen Ihlara Vadisi yerli-yabancı turistlerin ilgi odağı olurken, vadi doğal güzelliğinin yanı sıra bünyesinde barındırdığı onlarca kilise ve tarihi yapısıyla da dikkat çekiyor. Vadide 105 kilise ve yaklaşık 10 bin adet mağara bulunuyor. İçerisinden geçen Melendiz Çayı ile adeta tüm doğal güzellikleri barındıran Ihlara Vadisi yerli ve yabancı turistleri cezbediyor. Ihlara Vadisini gezmeye gelen yabancı turistler Ihlara Vadisinin eşsiz bir doğa harikası olduğunu belirtirken, Denizli’den Ihlara Vadisine gelen Meryem Azra Ongun, "Ihlara Vadisi tüm doğal güzellikleri içerisinde barındıran bir yer. Ihlara Vadisini çok güzel bulduk. Biz Denizli’den geldik Aksaray’a. Burada çok fazla yeşillik yoktu ama bu vadi de hem nehir var hem de su var. Kiliseleri gezdik" dedi. Ayşen Ongun ise "Ihlara Vadisi çok güzel, gezmesi epey bir zordu ama çok güzel bir yer" diye konuştu.