KÜLTÜR SANAT
‘Kul Dilemma’ filminin galası ilgiyle karşılandı 07 Nisan 2026 Salı - 23:55:41 Beyoğlu’ndaki Tarihi Atlas Sineması’nda ‘Kul Dilemma’ filminin galası yapıldı. 10 Nisan’da vizyona girecek filmin galasını oyuncular ve davetliler birlikte izledi, film ilgiyle karşılandı. Beyoğlu’nda bulunan Tarihi Atlas Sineması içerisinde 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ve izleyenlere farklı türden gerilim yaşatmayı hedefleyen "Kul Dilemma" filminin galası gerçekleşti. Galaya filmin Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, Yapımcı Tufan Şengül, filmin oyuncularından Mustafa Konak, Yiğit Çelebi, Gürkan Öz, Özlem Çınar, Sadi Celil Cengiz, Tayfun Sav ve çok sayıda davetli katıldı. 3 gün sonra vizyonda olacak film, gösterimde katılımcılardan büyük beğeni aldı. "Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" Mehmet Fetihler Sultanı dizisiyle ekranlarda bilinen genç ve yetenekli oyuncu Mustafa Konak, filmdeki oynadığı karaktere ve film sürecine değindi. Konak, "Karakter güzel bir karakterdi yani hiç konuşmamasına rağmen o sahnedeki derinlikleriyle beni etkileyen bir karakter oldu. Bu role uygun görüldüm, bu sayede şu an buradayım. Böyle bir filmde yer almak benim için çok kıymetli bir deneyim. Yani Kemal karakterinden bahsedecek olursam konuşmayan, filmde de hiç konuşmuyor zaten, daha böyle kendi kafasında hayat yaşayan bir karakter. Ekipteki herkes çok güzeldi. Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekibe, yönetmenimize, yapımcımıza herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Mehmet Fetihler Sultanı dizisi hakkında kendisine yöneltilen soruya ise Konak, "Orası hakkında konuşmasak daha iyi olur çünkü şu an Kul filmine geldik madem, burayla konuşalım o zaman hiç oraya girmeyelim" yanıtını verdi. Sanatçı Tayfun Sav ise oynadığı karaktere ve filmin diğer projelerden farklı olduğuna değinerek, "Bu rol gerçekten benim arzu ettiğim bir karakterdi ve kasta uygun bir rol. Okuma provasında baktığımız zaman gerçekten insanlar kendi karakterlerin içindeki rollere cuk oturuyordu. Küçük oyuncumuz da çok şekerdi, çok sevimliydi. Bir de sürpriz oyuncularımız var. Hayatın parçasında olan renklerden bir tanesi. Rolüm biraz müzik gibiydi. O müziğin içinde şartlar ve koşullar insanı olduğu için performansımız daha da güzel oldu. Takdir seyircinin. Korku ve gerilim filmi Türkiye’de korku üzerine kuruluyor. Bu bir tık üstü, gerilimin daha farklı bir versiyonu. Seyirci gerilime yönelirse aralanan hikayeler çok daha farklı oluyor. Gizemli, ihtiyacı olan bir film bu ve benim düşünceme göre biz bir ilki başlattık. Devamı da gelir başka yapımcılar tarafından" dedi. "Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz" Farklı türden işler ortaya koymak istediğini dile getiren filmin yapımcısı Tufan Şengül, "Bu bizim ilk projemiz, heyecan doluyuz. Amacımız sektörde yetenekli işler yapmak. Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz ve kendimizi sektöre farklılıklar getireceğiz. Birincil amacımız bu" dedi. "Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" Genç oyuncu Mustafa Konak’ın içerisinde bulunduğu projeyi desteklemek amacıyla galada bulunduğunu söyleyen oyuncu Mustafa Kaya ise, "Vallahi biz şu an Şehzade Mustafa’nın yeni çektiği projeye destek amaçlı buradayız. İzlemedik, inşallah güzel bir iş çıkmıştır. Yani herkese emeğine sağlık. Gerçekten inanıyorum, güzel bir proje olmuştur. Mustafa bizim canımız. İnşallah iyi bir izlenim bırakır. Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" şeklinde konuştu. "Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır" Mustafa Konak’a desteğini belirten oyuncu Ümit Çırak ise, "Ben bugüne kadar Mustafa’nın bir sürü projesinde kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu projede birlikte çalışmadık ama bundan önceki bir sürü projesinde birlikte çalıştık. Kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu yıllardır devam eden birliktelik, epey bir yıldır birlikte devam ediyoruz. Biliyorum ki Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Umarım bütün seyirciler de onun yeteneğini ve oyunculuğunu beğenirler. İyi seyirler diliyorum" dedi. "Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum" Son olarak konuşan filmin yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, "Bu projenin en önemli özelliği Türkiye’de gerilim yapmaya çalışmak. Tam korku değil, dramatik anlatı yapısını kullanıyorum ama birilerini korkutmaya da çalışmıyorum. Arada böyle gerginlik oluşturarak Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Bence en büyük farkı bu. Mustafa çok yakışıklı bir çocuk. Yüzü çok güzel. İki tane farklı ifadeyi kullanabilir. Hem güzel yüzlülüğü yakışıklı, kastına uygun hem de isterseniz onun gözlerini büyük gösterip daha iyi bir oyunculukla korku ve gerilim filmlerinde oynatabilirsiniz. Dramatik anlatıyı istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir yüze sahip. Ayrıca iyi bir oyuncu. Bizim filmimizde oynadığı için çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Bence güzel iş yaptık" dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 20:58 "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.
07 Nisan 2026 Salı - 19:05 Kozan’da 52 karede "Güven ve Fedakârlık" sergisi Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde fotoğraf sergisi açıldı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen sergide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Beril Solmuşgül’ün ve Kozanlı Fotoğraf Sanatçısı Sebahattin Elbüken’in objektifine yansıyan, polislerin görev anları ile kentin tarihi ve doğal dokusunu buluşturan, 52 kare fotoğrafseverlerle buluştu. Kozan İlçe Emniyet Müdürlü önünde açılışı yapılan serginin açılışına; Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Emniyet Müdürü Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Coşkun Sel, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslan Köylü, Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık katıldı. Vali Mustafa Yavuz burada yaptığı konuşmasında il genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, "İlçe emniyet müdürlüğümüzü ve jandarmamızı ziyaret ederek Kozan’ın huzur ve güvenliği için yapılan çalışmaları değerlendirdik. 10 Nisan Polis Haftamızı kutluyorum. Emniyet teşkilatımız fedakârca görev yapıyor. Tüm güvenlik güçlerimizin Allah ayaklarını taşa değdirmesin. Onlar bu ülkenin huzuru ve güvenliği için çalışıyorlar" dedi. Sergiyi gezen şehit babası Ünlen Çabuk ise duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Polis Haftası kapsamında açılan bu sergide şehitlerimizin de yer aldığı kareleri görünce çok duygulandım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Güvende olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozanlılar da sergide yer alan fotoğrafların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, polislerin fedakârlığını yansıtan karelerin gurur verici olduğunu dile getirdi. İHA Muhabiri Beril Solmuşgül ise, polislerin sadece güvenliği sağlayan yönünü değil, aynı zamanda kentin kültürel ve sanatsal dokusuna kattığı değerin de ortaya konulduğunu ifade ederek, "Polislerimizin sahadaki zorlu görevlerini, çocukların gülüşünden tarihi sokaklara kadar birçok farklı açıdan yansıtmaya çalıştık. Bu sergide vatan sevgisini, fedakârlığı ve huzuru bir arada anlatmak istedik. İlçemizde ilk kez açılan Kozan ve bu serginin gün yüzüne çıkması için büyük emek veren ve sergiye ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürümüz Fatih Alptekin ve polislerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Sergide, operasyon anlarından günlük devriyelere, vatandaşla kurulan sıcak diyaloglardan tarihi mekânlarda görev yapan polislerin görüntülerine kadar birçok kare yer aldı. Sergi, ilçe emniyet müdürlüğü önünde Polis Haftası boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Mehmet H. Doğan Ödülleri 9’uncu kez sahiplerini buluyor
16 Kasım 2025 Pazar - 14:06 Mehmet H. Doğan Ödülleri 9’uncu kez sahiplerini buluyor Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenecek Mehmet H. Doğan Ödül Töreni’nde, şiir eleştirisi alanındaki çalışmalar ödüllendirilecek. Türk şiirinin önemli eleştirmenlerinden Mehmet H. Doğan anısına düzenlenen törende, altı önemli şair de kendi seslerinden şiirlerini sunacak. Nilüfer Belediyesi, Türk edebiyatına katkı sunan etkinliklerini sürdürüyor. Çağdaş Türk şiirinin önemli eleştirmenlerinden Mehmet H. Doğan’ın anısını yaşatmak ve Türkçe yayımlanmış şiir eleştirilerini görünür kılmak amacıyla düzenlenen Mehmet H. Doğan Ödül Töreni, 18 Kasım 2025 Salı günü saat 19.00’da Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilecek. Nilüfer Belediyesi tarafından 2017 yılından bugüne 9 senedir düzenlenen ödüller için bu yıl da titiz bir ön çalışma yürütüldü. Metin Celal’in jüri başkanlığını üstlendiği seçici kurulda Asuman Susam, Gültekin Emre, Haydar Ergülen, Nilay Özer, Orhan Alkaya ve Orhan Tekelioğlu yer aldı. Kurulun değerlendirmeleri sonucunda, "Metapolitika" isimli kitabıyla Ersun Çıplak, 2025 yılı Mehmet H. Doğan Ödülü’nün kazananı oldu. Bu yıl ödüllerde jüri üyelerini kararıyla ilk defa Jüri Özel Ödülü de verilecek. Ödüller, Salı günü düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Ödül töreninin ardından jüri başkanı Mehmet Celal, birincilik ödülü sahibi Ersun Çıplak ile bir söyleşi gerçekleştirecek. Gecede ayrıca "Sesli Şiir Antolojisi" bölümü de yer alacak. Orhan Alkaya, Müesser Yeniay, Ömer Erdem, Bengü Özsoy, Bülent Elitok ve Deniz Durukan, Trio Aurora’nın müzikleri eşliğinde kendi seslerinden şiirlerini okuyacaklar. Bu kayıtlar, daha sonra Nilüfer Belediyesi Şiir Kütüphanesi arşivine de eklenecek. Mehmet H. Doğan Ödülleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Kentleri güzelleştiren binalar değil, o binaların içindeki hikayelerdir. Şehirleri onaran şey asfalt değil, şairlerin sesidir. Herkesin sesi, hepimizin Nilüfer’idir. Emeğiyle, katkısıyla, sözüyle bu sesi yükselten herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Balıkesir’de amatörlerin oyunu ayakta alkışlandı
16 Kasım 2025 Pazar - 13:43 Balıkesir’de amatörlerin oyunu ayakta alkışlandı Burhaniye ilçesinde, Belediye Kent Tiyatrosunun sahnelediği ’Bizden Değilsin’ adlı oyun yoğun ilgi gördü. Oyunda rol alan Berk Yıldız, Onur Cebeci, İrem Başkan ve Tevfik Can Bal profesyonelleri aratmazken, ayakta alkışlandı. Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosu, Nedim Buğral’ın yazdığı ve Ender Kurt’un yönettiğini Bizden Değilsin adlı oyunu 14. Kez Reha Yurdakul Kültür Merkezinde sahneledi. Salonu dolduran çocuklar büyük mutluluk yaşarken, oyuncuları alkış yağmuruna tuttu. Oyunu izleyen çocuklar mutluluklarını dile getirirken, oyunların tekrarını istedi. Oyunun ilgi gördüğünü kaydeden yönetmen Ender Kurt da, çocuk oyunlarına ağırlık verdiklerini söyledi. Oyunu sevdiğini kaydeden 7.Sınıf öğrencisi Zeynep Başaran, "Ben böyle oyunları sevdim. Bu oyunu da beğendim zaten. Daha fazla olmasını tercih ederim. Oyuncularında başarısını tebrik ediyorum. Güzeldi yani" diye konuştu. 6.Sınıf öğrencisi Yasin Yıldırım da, "Ben bu oyunu çok beğendim. Yapanlara teşekkür ederim. Daha fazla yapılmasını isterim. Eğlenceliydi komikti" dedi Oyunların devam edeceğini anlatan yönetmen Ender Kurt ise, "Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosunun Bizden Değilsin adlı çocuk oyununu sergiledik. Sağ olsun seyircilerimiz çok güzeldi. Çocuklarımız salonu doldurdular. Bu oyun 14.gösterimiz. Biz çocuk oyunlarını çok önemsiyoruz. Çocuk oyunları ile birlikte köylerle ilgili projelerimiz de vardı. Daha çok çocuk oyunlarımızı çalışıyoruz. Yeni oyunlarımız da var. Oynamaya devam edeceğiz. Başta Belediye başkanımıza ben çok teşekkür etmek istiyorum. Onun sayesinde birçok yere gidip oyunlarımızı sergiliyoruz. O yüzden bizi takip etmeye devam edin" şeklinde konuştu.
Balıkesir 3. Kent sempozyumu başladı
16 Kasım 2025 Pazar - 13:40 Balıkesir 3. Kent sempozyumu başladı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir 3. Kent Sempozyumu’nda şehrin geleceği için ortak akıl ve iş birliğinin önemine değindi. Akın, Balıkesir’in gelişimi için ortak aklı güçlendiren her adımı önemsediklerini dile getirdi. Balıkesir Valiliği himayesinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir Üniversitesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Akademik Odalar Birliği ve Balıkesir Kent Konseyi tarafından düzenlenen Balıkesir 3. Kent Sempozyumunun açılış törenine katıldı. Sempozyumun herkes için hayırlı olmasını dileyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Biz, "Birlikte yöneteceğiz" diyerek yola çıktık. Balıkesir’i yalnızca belediye binalarında değil; halk meclislerinde, köy kahvelerinde, mahalle buluşmalarında ve özellikle, sizin gibi değerli akademisyenlerimizin tecrübesi ve görüşleriyle yönetmek istiyoruz. Bu nedenle 3 gün boyunca sürecek ve Kentsel Politikaların Mekânsal ve Toplumsal Etkileri ana temalı sempozyumumuzda sunulacak 95’e yakın bildirinin her biri bizim için çok kıymetlidir. Burada verilecek emek ve her bir görüş bizim için çok değerlidir." diye konuştu. "Birlikte yöneteceğiz" Sempozyumun şehrin gelişimine ve değişimine önemli katkılar sağlayacağını belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, sempozyumun üç gün süreceğini ve bu süre içerisinde farklı konularda çok sayıda etkinlik düzenleneceğini söyledi. "Biz, "Birlikte yöneteceğiz" diyerek yola çıktık." diyen Akın, "Biz, köklerini geçmişten alan, bağları kuvvetli, birlik ve beraberlik içinde geleceğe emin adımlarla yürüyen büyük bir aileyiz. Çünkü biz, birlik ve dayanışmanın en güzel örneğini bu topraklara sunan Kuvayımilliyecilerin torunlarıyız. Çünkü biz Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığıyla aydınlanmış bir kuşağız. Bu şehrin 60 yıldır ihmal edilmiş bir altyapı sorunu var. Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Körfez Bölgemizde arıtmamız yok. Bu sorunları Büyükşehir Belediyesinin tek başına çözmesine imkan yok. Balıkesir’de her partiden vatandaşlarımız var. Ben elimden gelenin en iyisini yapmak için çabalıyorum. Yeter ki memleketimiz hak ettiği konuma ulaşsın." diye konuştu. "Balıkesir’in vizyonuna değer katacak" Balıkesir’de yıllardır yapılmayan projeleri hayata geçirdiklerine vurgu yapan Akın, "Ayvalık’ın altyapısı yüzde 80 yenilendi. En sıkıntılı yerdi. 20 ilçemizdeki asbestli boruları değiştiriyoruz. Bu sempozyumda ortaya çıkacak hızlı, ekonomik ve akademi dünyasının da içerisinde yer aldığı çözüm öneri bizim çok önemli. Sempozyuma konu olan kent hukuku, spor ve kentsel yaşam, doğal kaynakların yönetimi ve çevre kirliliği, afet riski ve kentsel dönüşüm gibi başlıklar; Balıkesir’imizi yönetirken esas aldığımız konuların başında geliyor. Bu konularla ilgili, katılımcılarımızın kıymetli görüşleri ışığında Balıkesir vizyonumuza değer katacağımızdan hiç şüphem yok." şeklinde konuştu. CHP Milletvekili Serkan Sarı ise şöyle konuştu: "Sempozyumda çok değerli hocalarımız, odalarımız, bu kente gönül vermiş herkes bu salonda toplanacaktır. Buradan da sağlıklı bir yol haritası çıkacağından hiç şüphem yok. Bir günde kentin tüm sorunlarını çözemeyiz. Önceliklerini belirleyerek hareket etmeye çalışıyoruz. Güzel işler yapacağız, emeğinize sağlık." dedi. "Kentler dinamik yaşam alanlarıdır" Kentlerin sadece binaların, yolların, meydanların değil aynı zamanda insanların, kültürün, bilginin ve üretimin kesiştiği dinamik yaşam alanları olduğunu belirten Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl, "Sempozyum Balıkesir’in kimliğini, geleceğini ve sürdürülebilir gelişme vizyonunu bilimsel olarak değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını düşünüyorum. BAÜN olarak şehrimizin sorunlarını bilimsel yöntemlerle analiz etmek, potansiyelleri belirlemek ve karar vericilere ışık tutacak çözümler üretmek en temek görevlerimizden birisidir. Balıkesir güçlü tarımı, turizmi, gastronomisi, iki denize açılan jeostratejik konumu, milli parkları ve kültürel birikimiyle Türkiye’nin yükselen şehirlerinden bir tanesidir. Bu sempozyumun akademi, yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir kent aklı oluşturmasını biliyorum" şeklinde konuştu. "Sempozyuma katılım fazla" Kuvayımilliye Hareketi’nin ilk kıvılcımının ateşlendiği Balıkesir’in pek çok doğal güzelliği de içinde barındıran bir şehir olduğunu söyleyen Balıkesir Tabipler Odası Başkanı ve Balıkesir Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Doç. Dr. Muhammet Can, sempozyumun amacının Balıkesir’in sahip olduğu imkanlarından yeterince yararlanabilmesi ve kentsel gelişimine katkı sunmak olduğunu söyledi. Sempozyuma katılımın yüksek olduğunu ifade eden Can, bunun çok memnun edici olduğunu belirtti. Açılış konuşmalarının ardından Balıkesir 3. Kent Sempozyumu’nun ilk oturumu gerçekleştirildi. İlk oturumda BAÜN İİBF İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Bolat "Balıkesir Kamuoyu Nabzı: Siyasi, Sosyal ve Ekonomik Eğilimler" konusunda, TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap "Türkiye ve Balıkesir İçin Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkündür" konusunda, DEÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir "Tüm Afetlere karşı Dirençli Bir Kent İçin Balıkesir Master Planı" konusunda, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan "Balıkesir’in Deprem Kaynaklı Risklerinin Azaltılması İçin Öneriler" konusunda TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Genel Sekreteri İsmail Küçük ise "Değişen İklimin Ardındaki Gerçekler" konusunda bildirilerini sundu. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek Sempozyumunun açılış törenine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl, Balıkesir Tabipler Odası Başkanı ve Balıkesir Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcüsü Doç. Dr. Muhammet Can, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, BBB Genel Sekreter Yardımcısı Aytekin Durmaz, BBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Refik Gündoğan, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı.
’Gözlerimin Önündesin’ sanatseverleri ağırlıyor
16 Kasım 2025 Pazar - 13:38 ’Gözlerimin Önündesin’ sanatseverleri ağırlıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Türk sanatının öncü isimleri Nasip ve Nuri İyem’in eserlerini 21 yıl sonra bir araya getirerek hazırladığı ‘Gözlerimin Önündesin’ sergisi, sanatseverlerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tayyare Kültür Merkezi’ndeki ‘Gözlerimin Önündesin’ sergisiyle Nasip İyem’in seramik ve pişmiş toprak eserlerini, Nuri İyem’in resimlerini ve çiftin yaşamlarına ışık tutan aile fotoğraflarını 10 Ekim’den bu yana Bursalılarla buluşturuyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de 21 yıl sonra sanatçıların eserlerini bir araya getiren sergiyi ziyaret etti. CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala’nın da yer aldığı ziyarette, Sergi Küratörü Yasemin Bay tarafından katılımcılara eserlerin üretim süreci ve ana fikirleri hakkında bilgi verildi. Sergi, 30 Kasım 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. İyem ailesinin Türk sanat tarihinde çok özel bir yere sahip olduğuna belirten Başkan Mustafa Bozbey, seramik eserler ile resimlerin sergiye etkileyici bir bütündük kazandırdığını söyledi. Değerli koleksiyonu Bursalılarla buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Başkan Bozbey, herkesi özel sergiyi görmeye davet etti. Ziyaretin sonunda Başkan Mustafa Bozbey, sergiye katkılarından dolayı Küratör Yasemin Bay’a hediye verdi.
Diyarbakır’da şalvar defilesi
16 Kasım 2025 Pazar - 12:08 Diyarbakır’da şalvar defilesi Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi tarafından düzenlenen "Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesi, kadın emeğini, yerel kültürü ve dayanışma ruhunu sahneye taşıdı. Etkinlikte farklı bölgelerin şalvarları sergilenirken arbane gösterisi defileye renk kattı. Yenişehir Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi, kadın emeğini ve geleneksel kültürü modern dokunuşlarla buluşturan Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesine ev sahipliği yaptı. Yenişehir Rabiatül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen etkinliğe İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat, ADEM-2 Koordinatörü Lale Işık, kursiyerler ve çocukları katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ADEM-2 Koordinatörü Serap Lale Işık, bugün burada yalnızca bir defile izlemeye değil, aynı zamanda kadın emeğini, yerel kültürü ve geçmişten geleceğe uzanan dayanışma ruhunu kutlamaya geldiklerini ifade etti. Işık, "Şalvar, sadece bir giyim parçası değil kadınların özgürlüğünü, üretkenliğine ve köklerine olan bağlılığını simgeleyen bir kültür mirasıdır. Bizler de bu mirası modern bir yaklaşımla yeniden yorumlarken, kadınlarımızın emeğini ve özverisini bu etkinlik ile gözler önüne sermek istedik" dedi. Şalvar gösteri yapan Asiye Aksucu, etkinliğin eğlenceli ve çok güzel geçtiğini aktardı. Aksucu, "Şalvar etkinliğimiz vardı grup halinde. Gayet güzel bir etkinlikti. Günlerce hazırlanan bir etkinlik. Gayet güzel ve başarılı geçti. Benim giydiğim şalvar Şanlıurfa yöresine ait bir şalvardı" diye konuştu. Şalvar gösterisini izlemeye gelen seyircilerden Özlem Pehlivan ise keyifli bir zaman geçirdiklerini dile getirdi. Pehlivan, "Hem oynadık hem güldük hem de her yörenin farklı şalvarlarını öğrenmiş olduk. Güzel bir etkinlikti. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Diyarbakır, Adana, İzmir, Mardin, Elazığ ve Şanlıurfa’nın da içinde bulunduğu 7 bölgeye ait özgün şalvar tasarımları podyumda sergilendi. Geleneksel dokuların modern kesimlerle buluştuğu defile izleyicilerden tam not aldı. Etkinlikte ayrıca arbane gösterisi sahnelenerek atmosfere ritim ve coşku katıldı. Kadınların hazırladığı özel tasarımların sunulduğu defile renkli görüntülere sahne olurken, katılımcılar doyasıya eğlendi. Program, kadınların ve kursiyerlerin birlikte çektiği hatıra fotoğrafları ile sona erdi.
Diyarbakır’da "Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesi" düzenlendi
16 Kasım 2025 Pazar - 12:02 Diyarbakır’da "Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesi" düzenlendi Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi tarafından düzenlenen "Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesi, kadın emeğini, yerel kültürü ve dayanışma ruhunu sahneye taşıdı. Etkinlikte farklı bölgelerin şalvarları sergilenirken arbane gösterisi defileye renk kattı. Yenişehir Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi, kadın emeğini ve geleneksel kültürü modern dokunuşlarla buluşturan Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesine ev sahipliği yaptı. Yenişehir Rabiatül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen etkinliğe İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat, ADEM-2 Koordinatörü Lale Işık, kursiyerler ve çocukları katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ADEM-2 Koordinatörü Serap Lale Işık, bugün burada yalnızca bir defile izlemeye değil, aynı zamanda kadın emeğini, yerel kültürü ve geçmişten geleceğe uzanan dayanışma ruhunu kutlamaya geldiklerini ifade etti. Işık, "Şalvar, sadece bir giyim parçası değil kadınların özgürlüğünü, üretkenliğine ve köklerine olan bağlılığını simgeleyen bir kültür mirasıdır. Bizler de bu mirası modern bir yaklaşımla yeniden yorumlarken, kadınlarımızın emeğini ve özverisini bu etkinlik ile gözler önüne sermek istedik" dedi. Şalvar gösteri yapan Asiye Aksucu, etkinliğin eğlenceli ve çok güzel geçtiğini aktardı. Aksucu, "Şalvar etkinliğimiz vardı grup halinde. Gayet güzel bir etkinlikti. Günlerce hazırlanan bir etkinlik. Gayet güzel ve başarılı geçti. Benim giydiğim şalvar Şanlıurfa yöresine ait bir şalvardı" diye konuştu. Şalvar gösterisini izlemeye gelen seyircilerden Özlem Pehlivan ise keyifli bir zaman geçirdiklerini dile getirdi. Pehlivan, "Hem oynadık hem güldük hem de her yörenin farklı şalvarlarını öğrenmiş olduk. Güzel bir etkinlikti. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Diyarbakır, Adana, İzmir, Mardin, Elazığ ve Şanlıurfa’nın da içinde bulunduğu 7 bölgeye ait özgün şalvar tasarımları podyumda sergilendi. Geleneksel dokuların modern kesimlerle buluştuğu defile izleyicilerden tam not aldı. Etkinlikte ayrıca arbane gösterisi sahnelenerek atmosfere ritim ve coşku katıldı. Kadınların hazırladığı özel tasarımların sunulduğu defile renkli görüntülere sahne olurken, katılımcılar doyasıya eğlendi. Program, kadınların ve kursiyerlerin birlikte çektiği hatıra fotoğrafları ile sona erdi.
DBB Mezopotamya Gurme Fuarında Diyarbakır mutfağını tanıtacak
16 Kasım 2025 Pazar - 11:39 DBB Mezopotamya Gurme Fuarında Diyarbakır mutfağını tanıtacak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 18-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 7. Mezopotamya Gurme Fuarında Diyarbakır mutfağını tanıtacak. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 7. Mezopotamya Gurme Fuarı için dolu dolu bir etkinlik takvimi hazırladı. Belediyenin standında gerçekleştirilecek programlarda şefler, gastronomi uzmanları, akademisyenler ve araştırmacılar Diyarbakır’ın zengin mutfak kültürünü ziyaretçilere tanıtacak. Fuarın ilk gününde Mezopotamya Şefleri saat 13.00’te Büyükşehir Belediyesi standında bir araya gelecek. Ardından danuk ve coğrafi işaretli yemeklerin sunumu yapılacak. Gastronomist Alaaddin Kılıç, 14.00’te yemek sunumu ve ikram gerçekleştirecek. Kılıç, 15.00’te "Sıfır Atık Mutfağı" başlıklı söyleşi ve performansla da ziyaretçilerle buluşacak. Günün son etkinliğinde Şükran Güneş, Karacadağ pirincinin kültürel mirastaki yerini anlatacak. Etkinlikler 19 ve 20 Kasımda da danuk ikramıyla başlayacak. 19 Kasımda saat 15.00’te araştırmacı-yazar İsa Tekin ve gastronomist Alaaddin Kılıç, "Parhraç Kültürü" performansı yapacak. 20 Kasımda ise Cüneyt Ateş, Diyarbakır’ın coğrafi işaretli ürünleri üzerine söyleşi gerçekleştirecek. Saat 15.00’te Şef Şeymus Doğan, "Nardan Aşı Kültürü" başlığıyla performanslı bir sunum yapacak. 21 Kasım etkinlikleri 13.00 Danuk ikramının ardından coğrafi işaretli yemek sunumuyla sürecek. Saat 14.00’te Karacadağ pirincinin yapım özellikleri üzerine bir panel düzenlenecek. Panelde Ergül Kanik, Osman Keskin ve aşçılık öğretmenleri yer alacak. Saat 16.00’da ise çiğköfteci Hasan Eski, Diyarbakır lokantacılık geleneğini anlatacak. 22 Kasımda şef Ayten Ekinci ve şef Lale Uzar, Diyarbakır’ın meşhur örgü peynirinin yapımını performans eşliğinde tanıtacak. 23 Kasımda gastronomi yazarı Filiz Parlak, hem Diyarbakır mutfağı üzerine söyleşi yapacak hem de "Siyah ve Yeşil Zeytin Kurma" performansı gerçekleştirecek.
Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans
16 Kasım 2025 Pazar - 10:10 Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans Gümüşhaneli müzik öğretmeni ve besteci Avşar Şahinkaya, memleketinin tarihi ve doğal güzelliklerini şehrin sevilen yöresel türkülerinden "Atımı Bağladım Bir Kotana" ile buluşturan etkileyici bir müzik projesine imza attı. Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu olan ve Van’da müzik öğretmeni olarak görev yapan Şahinkaya, projesi için Gümüşhane’nin simgesel mekanlarını seçti. Görüntü yönetmeni Özden Yalçın ile sosyal medya üzerinden tanışarak hayata geçirdikleri projede Gümüşhane’nin tanıtımına sanatsal bir katkı sunmak hedeflendi. Çekimler, Torul’da bulunan ve yerden 240 metre yükseklikte yer alan Torul Kalesi Cam Seyir Teras’ın nefes kesen manzarasında başladı. Ardından ekip, Yeşildere köyündeki tarihi konakların mistik atmosferinde kayıtlara devam etti. Projenin bir sonraki durağı ise şehrin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesindeki tarihi yapılar ve şehrin zirvesindeki Canca Kalesi oldu. Şahinkaya, bu özel mekanlarda Gümüşhane türküsünü viyolonseli ile icra etti. Başarılı müzisyen, enstrümanını sadece melodik bir unsur olarak değil, aynı zamanda ritim aleti olarak da kullanarak performansa farklı bir boyut kazandırdı. Uzun yıllar Manisa’da yaşayan ve anne-babasını kaybettikten sonra Gümüşhane ile olan bağının daha da kuvvetlendiğini belirten Avşar Şahinkaya, bu projenin kendisi için manevi bir anlam taşıdığını belirterek, "Bir bağ beni buraya sevk etti. Bir iletişim yolu olarak Gümüşhane’yi görüyorum" diyen Şahinkaya, memleketine her gelişinde çocukluğuna dair anıları yeniden yaşadığını belirtti. Şehirdeki değişime de dikkat çeken sanatçı, "Bahçelerin yerine rezidanslar oluşmuş, apartmanlar dikilmiş. Türkiye’nin geneli değişiyor, Gümüşhane de bu değişimin bir ayağı olmuş" diye konuştu. Van’daki bir lisede müzik öğretmenliği görevini sürdüren ve bestecilikle de uğraşan Avşar Şahinkaya, Gümüşhane için yeni projelerinin de olduğunu belirtti. Sanatçı, özellikle Gümüşhane’nin yerleşmiş destansı hikayelerinden birini orkestral bir düzenleme ile bestelemeyi hedeflediğini belirtti.
Ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş öğrencilerine 3 günde resim yapmayı öğretiyor
16 Kasım 2025 Pazar - 10:04 Ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş öğrencilerine 3 günde resim yapmayı öğretiyor Yaptığı dev mısır heykeli için söylediği "Ben de beğenmedim" sözleriyle sosyal medyada gündem olan ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş, yaklaşık 2 yıl önce Şişli’de kurduğu atölyede öğrencilerinde resim yapmayı öğretiyor. 3 gün süren 45 dakikalık eğitimle öğrenci yetiştiren Albaş, "İnsanoğlu her konuda yeteneklidir. İklim ve şartlar insanları bir şey yapar. Benim iklimime gelenler nasipli insanlar diye düşünüyorum. Çabuk öğretiyorum çünkü teferruatları sevmiyorum. Ne kadar çalıştıysam o tecrübeyi bir an evvel insanlara öğretmek istiyorum" dedi. Yaptığı dev mısır heykeli için söylediği "Ben de beğenmedim" sözleriyle sosyal medyada gündem olan ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş, yaklaşık 2 yıl önce Şişli Halaskargazi Caddesi’nde bir atölye kurdu. Albaş, kendisine ulaşan öğrencilere 3 gün süren 45’er dakikalık dersler veriyor. Bu süreçte teferruat öğretmediğini iddia eden Albaş, öğrencilerini ilk ders itibarıyla resim yapmaya başlıyor. Albaş, bilgi birikimini öğrencilerine aktarırken, tuvalin başına oturan öğrenciler 3 günün ardından dünya standartlarına uygun eserler ortaya çıkartabiliyor. "Birçok kişi atölye açıyor, birçok kişi öğrenci yetiştirir duruma geliyor" Resim derslerinin ardından öğrencilerinin hayatlarının değiştiğini belirten Ressam Orhan Albaş, "Dünyanın her yerinde, hemen hemen 16 ülkede eserlerim var. İstanbul’un meydanlarında 100 tane heykelim var. 2 atölyemde sadece birisi devlet büyüklerine açık. Yaklaşık 2 yıldır da halka açtım. 200’den fazla kadın öğrencim var, erkekleri ortamı bozmasınlar diye almıyorum. Öğrencilerime 3 günde resim öğretiyorum. Çabuk öğretiyorum çünkü teferruatları sevmiyorum. Ne kadar çalıştıysam o tecrübeyi bir an evvel insanlara öğretmek istiyorum. Onlar da teferruatlara uğraşmasınlar diye. Gelenlere değil, gidenlere seviniyorum öğrettiğim için. Birçok kişi ekmek parası kazanıyor, birçok kişi yurtdışına gidiyor. Birçok kişi atölye açıyor, birçok kişi öğrenci yetiştirir duruma geliyor. Teferruatsız 45 dakikada insanlara resim öğretiyorum. İnsanoğlu her konuda yeteneklidir. İklim ve şartlar insanları ‘bir şey’ yapar. Benim iklimime gelenler nasipli insanlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Toplam 45 dakika tamamlanmadan oturup resim yapmaya başlıyorlar" 45 dakika içinde öğrencilerinin resim yaptığını ifade eden Albaş, "İlk ders 5 dakika sürüyor, tonlama dersi. Okulda bize 2 yılda öğrettiler. Hala da 2 yılda öğretiyorlar. Anatomi dersini ben 4 yılda öğrendim. Ben şimdi 5 dakika da öğretiyorum ve öğrencilerime sorduğumda çok iyi anladıklarını söylüyorlar. Üçüncü ders fon dersi, dördüncü ders aktarma dersi. Toplam 45 dakika tamamlanmadan oturup resim yapmaya başlıyorlar. Dünyanın her yerinden geliyorlar. İsviçre’den davet aldım resim yapmam için ancak ülkemi çok seviyorum, ülkemdeki insanlar da beni çok seviyorlar. Hayatımın her döneminde başka işleri bile resim gibi yaptım. Çizerek makine yaptım, çizerek fabrika kurdum ama en sonunda doğru olan şey benim akademik olarak resme dönmemdi. Çok hızlı bir insanım, birkaç insanın yaşadığı hayatı yaşadım. Ortaya çok büyük değerler koydum. İnsanların kalplerinde bir an önce bir umut, bir ateş yakmak istiyorum. Hayaller kursunlar" diye konuştu. "Bu süreçte 20’ye yakın tablo ürettim" Yaklaşık 4 aydır Ressam Orhan Albaş ile resim yapıp tablolarını sattığını kaydeden Zehra Nur Karaman, "İnstagram reklamlarında Orhan Hoca’yı görerek geldim. Yaklaşık 4 ay gibi bir süreci tamamladık. Orhan Hoca teferruatla uğraştırmadan ilk günden tuval başına oturtuyor. Bu süreçte 20’ye yakın tablo ürettim ben. Direkt yağlı boya tablo yapmayı öğreniyoruz. Fon, aktarma, tonlama dersleri İlk 3 gün aslında yanı dersleri görüyoruz. 45 dakikanın totalinde. Sonrasında ise direkt resim yapmaya başlıyoruz. Buraya her gün yeni öğrenciler geliyor. Sadece bu resim dersini görmek için yurtdışından 3 günlüğüne gelenler bile var. 200’ye yakın öğrencisi var. Tabloları satıyoruz, internet üzerinden sipariş alıyoruz. Bize gayet katkısı oldu" şeklinde konuştu.
Ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş öğrencilerine 3 günde resim yapmayı öğretiyor
16 Kasım 2025 Pazar - 10:03 Ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş öğrencilerine 3 günde resim yapmayı öğretiyor Yaptığı dev mısır heykeli için söylediği "Ben de beğenmedim" sözleriyle sosyal medyada gündem olan ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş, yaklaşık 2 yıl önce Şişli’de kurduğu atölyede öğrencilerinde resim yapmayı öğretiyor. 3 gün süren 45 dakikalık eğitimle öğrenci yetiştiren Albaş, "İnsanoğlu her konuda yeteneklidir. İklim ve şartlar insanları bir şey yapar. Benim iklimime gelenler nasipli insanlar diye düşünüyorum. Çabuk öğretiyorum çünkü teferruatları sevmiyorum. Ne kadar çalıştıysam o tecrübeyi bir an evvel insanlara öğretmek istiyorum" dedi. Yaptığı dev mısır heykeli için söylediği "Ben de beğenmedim" sözleriyle sosyal medyada gündem olan ressam ve heykeltıraş Orhan Albaş, yaklaşık 2 yıl önce Şişli Halaskargazi Caddesi’nde bir atölye kurdu. Albaş, kendisine ulaşan öğrencilere 3 gün süren 45’er dakikalık dersler veriyor. Bu süreçte teferruat öğretmediğini iddia eden Albaş, öğrencilerini ilk ders itibarıyla resim yapmaya başlıyor. Albaş, bilgi birikimini öğrencilerine aktarırken, tuvalin başına oturan öğrenciler 3 günün ardından dünya standartlarına uygun eserler ortaya çıkartabiliyor. "Birçok kişi atölye açıyor, birçok kişi öğrenci yetiştirir duruma geliyor" Resim derslerinin ardından öğrencilerinin hayatlarının değiştiğini belirten Ressam Orhan Albaş, "Dünyanın her yerinde, hemen hemen 16 ülkede eserlerim var. İstanbul’un meydanlarında 100 tane heykelim var. 2 atölyemde sadece birisi devlet büyüklerine açık. Yaklaşık 2 yıldır da halka açtım. 200’den fazla kadın öğrencim var, erkekleri ortamı bozmasınlar diye almıyorum. Öğrencilerime 3 günde resim öğretiyorum. Çabuk öğretiyorum çünkü teferruatları sevmiyorum. Ne kadar çalıştıysam o tecrübeyi bir an evvel insanlara öğretmek istiyorum. Onlar da teferruatlara uğraşmasınlar diye. Gelenlere değil, gidenlere seviniyorum öğrettiğim için. Birçok kişi ekmek parası kazanıyor, birçok kişi yurtdışına gidiyor. Birçok kişi atölye açıyor, birçok kişi öğrenci yetiştirir duruma geliyor. Teferruatsız 45 dakikada insanlara resim öğretiyorum. İnsanoğlu her konuda yeteneklidir. İklim ve şartlar insanları ‘bir şey’ yapar. Benim iklimime gelenler nasipli insanlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Toplam 45 dakika tamamlanmadan oturup resim yapmaya başlıyorlar" 45 dakika içinde öğrencilerinin resim yaptığını ifade eden Albaş, "İlk ders 5 dakika sürüyor, tonlama dersi. Okulda bize 2 yılda öğrettiler. Hala da 2 yılda öğretiyorlar. Anatomi dersini ben 4 yılda öğrendim. Ben şimdi 5 dakika da öğretiyorum ve öğrencilerime sorduğumda çok iyi anladıklarını söylüyorlar. Üçüncü ders fon dersi, dördüncü ders aktarma dersi. Toplam 45 dakika tamamlanmadan oturup resim yapmaya başlıyorlar. Dünyanın her yerinden geliyorlar. İsviçre’den davet aldım resim yapmam için ancak ülkemi çok seviyorum, ülkemdeki insanlar da beni çok seviyorlar. Hayatımın her döneminde başka işleri bile resim gibi yaptım. Çizerek makine yaptım, çizerek fabrika kurdum ama en sonunda doğru olan şey benim akademik olarak resme dönmemdi. Çok hızlı bir insanım, birkaç insanın yaşadığı hayatı yaşadım. Ortaya çok büyük değerler koydum. İnsanların kalplerinde bir an önce bir umut, bir ateş yakmak istiyorum. Hayaller kursunlar" diye konuştu. "Bu süreçte 20’ye yakın tablo ürettim" Yaklaşık 4 aydır Ressam Orhan Albaş ile resim yapıp tablolarını sattığını kaydeden Zehra Nur Karaman, "İnstagram reklamlarında Orhan Hoca’yı görerek geldim. Yaklaşık 4 ay gibi bir süreci tamamladık. Orhan Hoca teferruatla uğraştırmadan ilk günden tuval başına oturtuyor. Bu süreçte 20’ye yakın tablo ürettim ben. Direkt yağlı boya tablo yapmayı öğreniyoruz. Fon, aktarma, tonlama dersleri İlk 3 gün aslında yanı dersleri görüyoruz. 45 dakikanın totalinde. Sonrasında ise direkt resim yapmaya başlıyoruz. Buraya her gün yeni öğrenciler geliyor. Sadece bu resim dersini görmek için yurtdışından 3 günlüğüne gelenler bile var. 200’ye yakın öğrencisi var. Tabloları satıyoruz, internet üzerinden sipariş alıyoruz. Bize gayet katkısı oldu" şeklinde konuştu.
Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans
16 Kasım 2025 Pazar - 10:01 Gümüşhaneli müzisyenden tarihi mekanlarda viyolonsel ile eşsiz performans Gümüşhaneli müzik öğretmeni ve besteci Avşar Şahinkaya, memleketinin tarihi ve doğal güzelliklerini şehrin sevilen yöresel türkülerinden "Atımı Bağladım Bir Kotana" ile buluşturan etkileyici bir müzik projesine imza attı. Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu olan ve Van’da müzik öğretmeni olarak görev yapan Şahinkaya, projesi için Gümüşhane’nin simgesel mekanlarını seçti. Görüntü yönetmeni Özden Yalçın ile sosyal medya üzerinden tanışarak hayata geçirdikleri projede Gümüşhane’nin tanıtımına sanatsal bir katkı sunmak hedeflendi. Çekimler, Torul’da bulunan ve yerden 240 metre yükseklikte yer alan Torul Kalesi Cam Seyir Teras’ın nefes kesen manzarasında başladı. Ardından ekip, Yeşildere köyündeki tarihi konakların mistik atmosferinde kayıtlara devam etti. Projenin bir sonraki durağı ise şehrin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesindeki tarihi yapılar ve şehrin zirvesindeki Canca Kalesi oldu. Şahinkaya, bu özel mekanlarda Gümüşhane türküsünü viyolonseli ile icra etti. Başarılı müzisyen, enstrümanını sadece melodik bir unsur olarak değil, aynı zamanda ritim aleti olarak da kullanarak performansa farklı bir boyut kazandırdı. Uzun yıllar Manisa’da yaşayan ve anne-babasını kaybettikten sonra Gümüşhane ile olan bağının daha da kuvvetlendiğini belirten Avşar Şahinkaya, bu projenin kendisi için manevi bir anlam taşıdığını belirterek, "Bir bağ beni buraya sevk etti. Bir iletişim yolu olarak Gümüşhane’yi görüyorum" diyen Şahinkaya, memleketine her gelişinde çocukluğuna dair anıları yeniden yaşadığını belirtti. Şehirdeki değişime de dikkat çeken sanatçı, "Bahçelerin yerine rezidanslar oluşmuş, apartmanlar dikilmiş. Türkiye’nin geneli değişiyor, Gümüşhane de bu değişimin bir ayağı olmuş" diye konuştu. Van’daki bir lisede müzik öğretmenliği görevini sürdüren ve bestecilikle de uğraşan Avşar Şahinkaya, Gümüşhane için yeni projelerinin de olduğunu belirtti. Sanatçı, özellikle Gümüşhane’nin yerleşmiş destansı hikayelerinden birini orkestral bir düzenleme ile bestelemeyi hedeflediğini belirtti.
Ege’nin tarihi hazinesi Kadıkalesi, ziyaretçilerini bekliyor
15 Kasım 2025 Cumartesi - 16:25 Ege’nin tarihi hazinesi Kadıkalesi, ziyaretçilerini bekliyor Binlerce yıllık tarihi ve Ege’nin eşsiz manzarasını bir araya getiren Kadıkalesi, Neolitik dönemden Bizans’a uzanan izleriyle ziyaretçilerini tarihe yolculuğa davet ediyor. Geçmişinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve kültürel mirasları ile açık hava müzesi olan Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Kadıkalesi, muhteşem manzarasının yanı sıra binlerce yıllık tarihin katmanlarını barındırırken, arkeolojik bir hazine olarak öne çıkıyor. Birçok tarihseverin rotalarında yer alan Kadıkalesi’nde kazı çalışmaları da bir yandan devam ederken, tarihi alan ziyaretçilerini bekliyor. Bölgenin önemine dikkat çeken Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada Kadıkalesi’ndeki ilk yerleşim izlerinin M.Ö. 6 binlere, yani Neolitik ve Kalkolitik dönemlere kadar uzandığını vurguladı. Ege kıyılarının en eski yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çeken bölgenin, Bizans İmparatorluğu döneminde "Anaia" adıyla anılan kale ile önemli bir savunma noktası haline geldiğini belirten İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yaptığı açıklamada "Burası, sadece muhteşem bir manzaraya sahip bir Orta Çağ kalesi değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir tarihin katmanlarını barındıran paha biçilmez bir arkeolojik hazinedir. Kadıkalesi’ndeki ilk yerleşimin izleri, şaşırtıcı bir şekilde M.Ö. 6 binlere kadar uzanmaktadır. Bu, onu Ege kıyılarındaki en eski yerleşim alanlarından biri yapar. Kale, Bizans İmparatorluğu döneminde 8. yüzyıldan itibaren Ege’yi tehdit eden akınlara karşı önemli bir savunma üssü olmuştur. Özellikle 12. ve 13. yüzyıllarda Anaia, Batı Anadolu’nun en stratejik liman kentlerinden ve ticaret merkezlerinden biriydi. İtalyan denizci cumhuriyetleri (Venedik ve Ceneviz) için kilit bir durak olan bu limandan, zeytinyağı gibi bölgesel ürünler tüm Akdeniz’e yayılıyordu" ifadeleri yer aldı.