KÜLTÜR SANAT
Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi 11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:05:33 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya getirildi. Sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992’de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri, doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’da ilk defa sergilendi. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonunda düzenlenen "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, koleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Serginin açılışının ardından koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Dallı da sergiye katkı veren koleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim etti. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek, eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri bir araya getirdi. İstanbullu koleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi sürecinde Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya’nın koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eser de emanet alındı. Sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘Laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eseri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nın ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonulu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesi’nde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eseri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla sayın valimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonu’muzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış, ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize geldikleri ve bu sergimize bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizde hem hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonundan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde Reis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel, keyifli bir şey. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi, Kastamonu’nun kendi sanat ruhuna tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp, hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:30 Hikayeni Anlatma Zamanı: Ulusal Erenler Film Festivali başvuruları başladı Anadolu’nun kadim hafızasından beslenen, inançla yoğrulan, kültürle derinleşen ve insan sevgisiyle anlam kazanan hikâyeler bu yıl sinemanın evrensel diliyle buluşuyor. Alevi Vakıfları Federasyonu tarafından her yıl gerçekleştirilen Sinema Günleri, büyüyen vizyonu ve artan uluslararası ilgisiyle bu yıl yeni bir kimliğe kavuşarak, Ulusal Erenler Film Festivali adıyla yoluna devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hayata geçirilen Ulusal Erenler Film Festivali, 19-23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Alevi-Bektaşi inancının hoşgörü, eşitlik ve hakikat arayışı üzerine kurulu felsefesinden ilham alan festival, insanı merkeze alan, vicdana dokunan ve kültürel belleği geleceğe taşıyan anlatıları bir araya getiriyor. Festival, kadim mirası çağdaş anlatılarla buluşturarak yeni bir ifade alanı açmayı hedefliyor. Kurmaca, belgesel ve animasyon olmak üzere üç ana kategoride düzenlenecek festivale başvurular başladı. İlk günden yoğun ilgi gören festivale 52 başvuru yapıldı. Festival başkanlığını Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Baki Doğan üstlenirken, festival direktörlüğünü akademisyen ve ödüllü yönetmen Ahmet Bikiç yürütüyor. Alanında yetkin isimlerden oluşan jürisi ve çok katmanlı programıyla festivalde film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, paneller ve paralel etkinlikler yer alacak. Film gösterimleri, Türkiye’nin farklı noktalarındaki cemevlerinde eş zamanlı gerçekleştirilecek. Festivale başvurular https://avfueff.com.tr/basvuru.html sitesi üzerinden yapılabiliyor.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:15 Köyceğiz’de Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde kaymakamlık tarafından organize edilen baharın gelişi, birlik ve beraberliğin en güzel hali, Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı. Köyceğiz Toparlar Mahallesi Kazancı Mesire Alanı’nda düzenlenen Nevruz Bayramı Şenliği, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı. Açılış konuşmasının ardından mehteran gösterisi gerçekleşti. Program çerçevesinde, yumurta tokuşturma, kartal dansı, yağlı güreş, Kafkas gösterisi, atlı gösteri, örste demir dövme, Nevruz ateşinin yakılması ve ateşten atlama gibi etkinlikler yapıldı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından ilan edilen 2026 Gençlik Yılı kapsamında şenlikte çeşitli sportif ve geleneksel yarışmalar düzenlendi. Nevruz Bayramı Şenliği’nde birbirinden heyecanlı halat çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı, mas güreş yarışması ve bilek güreşi gibi ödüllü yarışmalar gerçekleştirildi. Geleneksel okçuluk, at binme, spor stantları, Türk otağında hatıra fotoğrafı çektirme, çocuklar için yüz boyama, pamuklu şeker, fidan dağıtımı ve Gençlik Merkezi etkinlikleri gün boyu devam etti. Nevruz Bayramı Şenliği’nde Orta Asya Ezgileriyle "Grup Mesai" sahne aldı. Sevilen müziklerin sunulduğu, unutulmaz konserde coşku dolu anlar yaşandı. Ayrıca keşkek, Özbek pilavı, gözleme, ayran ve çay ikramında bulunuldu. Müziğin, oyunların, yarışmaların ve dostluğun bir araya geldiği bu coşkulu günde Köyceğizliler Nevruz’un sevincine ortak oldu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:08 Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayanHattat Emrullah Demirkaya’nın, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya gelen 73 eseri Kastamonu’da sergiye açıldı. 1 ay açık kalacak sergi ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atanHattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992 de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’d ailk defa gün yüzüne çıktı. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonu ile "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, kolleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Sergi açılışının ardından Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Meftun Dallı tarafından da sergiye katkı veren kolleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim edildi. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat edenHattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden, günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri ilk defa güçlü bir organizasyon oldu. İstanbullu kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi fikri, Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eserleri de emanet alınarak açıldı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasikhatsanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini KastamonuluHattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriliyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eserleri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nı ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesinde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eserleri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla Sayın Valimiz’e teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sergi açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonumuzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii, özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize ve geldikleri bu sergimizi bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizle hem sanatı hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Sergide konuşan Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonlanan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemdeReis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel bir, keyifli bir şey. Allah nasip ederse burada Kastamonu’da bir müze niyetimiz var. İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş’le geçen geldiğimizde, Valimizle görüştük. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi de düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi Kastamonu’nun kendi sanat rununa tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Osmangazi’de ara tatil şenlendi
14 Kasım 2025 Cuma - 12:19 Osmangazi’de ara tatil şenlendi Osmangazi Belediyesi, miniklerin ara tatil sevincini sanatla zenginleştirmek amacıyla ‘Toprak Ana’ tiyatro gösterisi sahneledi. Ara tatili renklendirmek için harekete geçen Osmangazi Belediyesi, çocuklara özel ‘Toprak Ana’ tiyatro gösterisini sahneledi. Macera Bursa’nın masalsı atmosferinde düzenlenen oyuna, çocukların yanı sıra aileleri de yoğun ilgi gösterdi. Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın tarafından yazıp yönetilen ‘Toprak Ana’ adlı tiyatro oyununda, çocuklara doğayla daha fazla iç içe olup, ona sahip çıktıklarında kendi yaşadıkları alanı daha da güzelleştirecekleri öğretildi. Oyun sonunda minikler, doğaya dair her bir unsurun yaşam döngümüzde ne kadar hayati bir yere sahip olduğunu fark ederek bilinçlendi. Oyunda çocuklara doğa sevgisine sahip çıkmaları gerektiğini anlattığını söyleyen Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın, "Bu çalışmayı, çocukların doğayla bütünleştiğini ve toprağın bir parçası olduklarını unutmamaları için hazırladım. Mitolojik öğelerle zenginleşen anlatıya çocuklar da interaktif biçimde katılıyor. Böylece hikayeyi hep birlikte yaşıyoruz. Bulunduğumuz mekanın güzelliği beni gerçekten etkiledi. Yaz aylarında dışarıda da etkinlik yapılabilecek alanların olması ayrı bir mutluluk. Zeytin ağaçlarıyla çevrili bu atmosfer için Erkan Aydın’a özellikle teşekkür ediyoruz. Bu imkanları sunmak çok kıymetli. Çocuklarla bir şeyler paylaşmak, onlara toprağı, doğayı, kokuyu ve yaşamın özünü hatırlatmak bence çok önemli. Hayatımın bu döneminde onları her şeyden çok önemsediğimi fark ediyorum. Bu nedenle onlar için çalışıyor, emek veriyor, üretiyorum" dedi. Toprak Ana tiyatro oyununu aileleriyle birlikte büyük bir keyifle izleyen çocuklar ise ara tatillerini güzelleştiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Denizli’nin antik kentlerinde çalışmalar sürüyor
14 Kasım 2025 Cuma - 12:18 Denizli’nin antik kentlerinde çalışmalar sürüyor Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İncecikoz Denizli’de Hierapolis ve Loadikya Antik Kentlerinde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi aldı. Çalışmaların yalnızca arkeolojik alanda yapılmadığını ifade eden İncecikoz, antik kentlerde restorasyon ve temizlik çalışmalarının da titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. "Geleceğe Miras" Projesi kapsamında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İncecikoz Denizli’de bulunan Hierapolis ve Loadikya Antik Kentlerinde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Pamukakale-Hierapolis ve Loadikya Antik Kentlerinde çalışmaların güçlüm bir vizyonla devam ettiğini ifade eden Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İncecikoz, çalışmaların sadece arkeolojik kazılarla sınırlı kalmadığını söyledi. İki antik kentte devam eden çalışmaları anlatan İncecikoz, "Restorasyon, muhafaza etme, müzecilik faaliyetleri gibi ziyaretçi deneyimini zenginleştirecek birçok alanı kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ilerliyor. Hierapolis’in Kuzey Nekropolü ile Ploutonion’un güneyinde yer alan kutsal yapıdaki muhafaza etme, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları tüm hızıyla sürerken; Leodikeia Antik Kenti Bouleuterion’daki restorasyon ve temizlik çalışmaları ile Güney Agora’daki ve Batı Tiyatro sahne binasındaki çalışmalar da titizlikle devam etmektedir" dedi.
Onikişubat’ın 14 bin yıllık kültürel mirası ortaya çıkartılıyor
14 Kasım 2025 Cuma - 10:27 Onikişubat’ın 14 bin yıllık kültürel mirası ortaya çıkartılıyor Onikişubat Belediyesi, ilçenin binlerce yıllık kadim geçmişini ve kültürel zenginliğini ortaya koymak amacıyla "Suçatı’ndan Kurucaova’ya Onikişubat’ın Kültürel Mirası" başlıklı bir konferans düzenledi. Onikişubat Belediyesi konferans salonunda gerçekleştirilen programda, Onikişubat’ın geniş coğrafyasında yer alan arkeolojik değerler ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını Onikişubat Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Muhammet Kılıçsallayan yaptı. Ardından yıllardır bölge üzerine bilimsel araştırmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Cevdet Merih, Onikişubat’ın 14 bin yıllık yerleşim geçmişine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Bölgedeki kazı çalışmalarının Anadolu arkeolojisine katkı sunduğunu belirten Merih, kültürel mirasın yalnızca geçmişin kalıntılarından ibaret olmadığını, insani değerlerin ve yaşam biçimlerinin de bu mirasın bir parçası olduğunu ifade etti. Onikişubat’ın Neolitik dönemden günümüze kesintisiz bir yerleşim alanı olduğunu aktaran Merih, Suçatı, Püren Geçidi ve Kurucaova çevresinde keşfedilenlerin bölgenin tarihi önemini pekiştirdiğini belirtti. İlk insan yerleşimlerinden günümüze uzanan süreç hakkında değerlendirmelerde bulunan Merih, kazı çalışmalarının kültürel potansiyeli ortaya çıkarmak adına büyük önem taşıdığını söyledi. Kültürel mirasın ekonomik, sosyal ve eğitim açıdan değerlendirilebilir bir kaynak olduğunu ifade eden Merih, depremle birlikte kaybolan tarihi dokuların yeniden canlandırılmasının da şehir kimliği açısından önemli olduğunu vurguladı. Konferansın sonunda Onikişubat Meclis Başkanvekili Ayşe Cesur tarafından Prof. Dr. Merih’e günün anısına hediye takdim edildi.
Antep lahmacunu tescilli tarifiyle pişirildi
14 Kasım 2025 Cuma - 09:55 Antep lahmacunu tescilli tarifiyle pişirildi Gaziantep Ticaret Borsası’nın girişimleriyle Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret (PGI) tescili alan Antep lahmacunu, düzenlenen etkinlikte tescilde belirtilen geleneksel tarifi, malzeme oranı ve pişirme yöntemine göre yeniden pişirildi. Yüzyıllardır Gaziantep mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Antep lahmacununun aslına uygun üretim süreci, Gaziantep’in gastronomi mirasının uluslararası alanda tescillenen değerlerinden biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından düzenlenen etkinlikte, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis Başkanlık Divanı üyeleri, Avrupa Birliği’nden tescil alan Antep lahmacununun tescilde tanımlanan özgün üretim kriterlerine uygun olarak taş fırında pişirilme sürecini inceledi. Etkinlikte Gaziantep’in yüzyıllardır yaşattığı mutfak geleneğinin en özgün örneklerinden biri olan Antep lahmacununun zırhla kıyılmış kuzu eti, sarımsak, taze biber, domates, maydanoz ve baharatlardan oluşan geleneksel iç harcıyla soğansız ve taş fırında pişirilme aşamaları uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılar, AB tescilinde kayıt altına alınan bu üretim yönteminin Gaziantep’in gastronomi kimliğini korumadaki önemine dikkat çekti. "Gaziantep’in lezzetleri, sadece sofralarda değil, uluslararası platformlarda da marka değeridir" Gaziantep Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Antep lahmacunun Avrupa Birliği tarafından tescillenmesinin Gaziantep’in gastronomi alanındaki öncü kimliğini bir kez daha dünyaya gösterdiğini belirtti. Antep lahmacunun tescil serüveninin 2018 yılında başladığını hatırlatan Tiryakioğlu, "Gaziantep’in lezzet yolculuğunu Türkiye sınırlarının dışına, dünyanın en büyük coğrafyalarından biri olan Avrupa Birliği’ne taşımış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 10 yıl önce başladığımız lezzet yolculuğunda attığımız tohumlar bugün meyvesini vermeye başladı. Bu bizim için gerçekten duygusal bir an. Artık Avrupa’da herhangi bir yerde kimse ’Gaziantep lahmacunu’ ismini yazamayacak. Yazarsa bizim standartlarımıza göre üretim yapmadan bunu kullanamayacak ve bizden izin almak zorunda kalacak. Gaziantep, gastronomi alanında dünyada önde gelen şehirlerden biri. Dünyadaki ilk dokuz şehir arasında yer alıyor. Bu başarımızı lahmacunla da taçlandırmış olduk. Biz 2013 yılında bu işe başladığımızda Gaziantep’te sadece 5 tescilli ürün vardı. 2013 ile 2018 yılları arasında yalnızca Gaziantep Ticaret Borsası olarak 20’ye yakın ürüne tescil kazandırdık. Bu süreçte büyük bir emek ve çaba harcandı. Bu başarıda çalışan arkadaşlarımızın, özellikle de genel sekreterimizin büyük payı var. Gaziantep Ticaret Borsası olarak bizler, meclis üyelerimizle birlikte bir vizyon ortaya koyduk ve bugün o vizyonun güzel sonuçlarını alıyoruz" dedi. "Antep lahmacunu kökeni, üretim yöntemi ve kültürel bağlarıyla Gaziantep’in değeridir" Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise, AB tescilinin yalnızca bir gastronomi başarısı olmadığını, aynı zamanda Gaziantep’in kültürel mirasının dünyaya tanıtılması anlamına geldiğini vurguladı. Akıncı, "Gastronomi şehrimize hayırlı olsun. Antep lahmacununun elbette kendine özgü özellikleri var. Önce ulusal coğrafi işaretini aldık, ardından yaklaşık üç yıl süren çalışmalar sonucunda Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilini de elde ettik. Böylece bu lezzet, Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş ve dünyaya kanıtlanmış oldu. Gazi şehrimize hayırlı olsun" diye konuştu.
İzmir’in 8 bin 500 yıllık kalbinde yeni keşifler
14 Kasım 2025 Cuma - 09:54 İzmir’in 8 bin 500 yıllık kalbinde yeni keşifler Yeşilova ve Yassıtepe Höyükleri’nde sürdürülen kazılarda, İzmir’in 8 bin 500 yıllık geçmişine ışık tutan yeni bulgulara ulaşıldı. Bu yıl özellikle Yassıtepe’de yapılan çalışmalarda, üzerinde gerdanlık kabartmaları bulunan 5 bin yıllık özel kaplar ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, bu buluntuların dönemin toplumsal yaşamında kadının önemini ve İzmir’de kentleşmenin başlangıcını gösterdiğini vurguladı. Çıkarılan eserler Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde Bornova Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Geleneksel Kazı Sezonu Kapanış Kahvaltı’nda tanıtıldı. İzmir’in bilinen tarihini 8 bin 500 yıl öncesine taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe Höyükleri’nde bu yılki kazı sezonu tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesinin destekleriyle yürütülen çalışmalarda, üzerinde gerdanlık kabartmaları bulunan 5 bin yıllık özel kaplar bulundu. Arkeologlar, bu eserlerin kadın figürleri ve ritüelleriyle ilişkili olduğunu belirledi. "Kadın, Yassıtepe’de çok önemli" Kazı Başkanı Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zafer Derin, Yeşilova Höyüğü Ziyaret Merkezi’nde düzenlenen Kazı Kapanış Kahvaltısında 2025 sezonunun dikkat çeken buluntularını tanıttı. Derin, "Bu aslında 2025 yılı için bir ayrılış ama 2026 için de yeni başlangıçları oluşturacak bir kapanış. Hedefimiz, kente turizm ve bilim açısından yeni bilgiler kazandırmak. İzmir’in hem ilk köy yerleşimini hem de ilk kent yerleşimini kazıyoruz" dedi. Bu yılki kazılarda özellikle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Yassıtepe’de yürütülen çalışmalara odaklandıklarını belirten Derin, "Milattan Önce 2800 yıllarında depremle yıkıldığı düşünülen Erken Tunç Çağı yerleşiminde, yüzlerce çanak çömlek bulduk. Bunların büyük kısmı kadınlara adanmış özel kaplardan oluşuyor. Kadını anımsatan gerdanlık kabartmalı kaplar, dönemin inanç ve toplumsal yapısına ışık tutuyor." diye konuştu. İzmir’in ilk kent yaşamı Yassıtepe’de başladı Yassıtepe’de ortaya çıkarılan buluntuların, İzmir’in kentleşme sürecinin 5 bin yıl öncesine dayandığını kanıtladığını vurgulayan Derin, "Bu kaplar, kentin ticari ve kültürel yaşamının başladığı dönemi temsil ediyor. Bazı eserler tamamen sağlam, bazıları ise özenle restore edildi. Çoğu sıvı madde koymak amacıyla yapılmış. Bu, o dönemdeki yaşam tarzı hakkında önemli ipuçları veriyor." ifadelerini kullandı. Derin, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nin yıl içinde 20 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, "Türkiye’de ziyaretçiyi birebir arkeologlar eşliğinde karşılayan ve anlatım yapan tek merkez burası. Zor ama örnek bir model" dedi. "Yerel yönetimlerin kültürel sorumluluğu çok büyük" Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Duygu Bölük, Bornova Belediyesi’nin kazılara verdiği desteğin önemine dikkat çekerek,"Ülkemizde tarihi mirasa sahip çıkmak konusunda kimi zaman eksikler yaşanabiliyor. Ancak Bornova Belediyesi olarak bu değerin farkında olmak ve koruma bilincini sürdürmek bizim için çok kıymetli" ifadelerini kullandı. KAYED Başkanı Halil İbrahim Aktaş ise, "Bu höyükler, burnumuzun dibindeki büyük bir hazine. Bugün gelinen noktada Bornova, Homeros gibi bir değeriyle birlikte, Ege’nin değil dünyanın incisi olma yolunda ilerliyor" dedi. Geçmişin izinde, geleceğe ışık tutan höyükler Konuşmaların ardından katılımcılar, yeni keşfedilen eserlerin sergilendiği alanı gezdi. Ziyaretçiler, pişmiş topraktan yapılmış, libasyon (adak) kapları ve gerdanlık motifli çanaklarla binlerce yıl öncesinin İzmir’ine tanıklık etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi, Ege Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen kazılar, 2026 yılında da devam edecek.
Antep lahmacunu, tescilli tarifiyle pişirildi
14 Kasım 2025 Cuma - 09:54 Antep lahmacunu, tescilli tarifiyle pişirildi Gaziantep Ticaret Borsası’nın girişimleriyle Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret (PGI) tescili alan Antep Lahmacunu, tescilde belirtilen geleneksel tarifi, malzeme oranı ve pişirme yöntemiyle fırında yeniden hayat buldu. Yüzyıllardır Gaziantep mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Antep Lahmacunu’nun aslına uygun üretim süreci, Gaziantep’in gastronomi mirasının uluslararası alanda tescillenen değerlerinden biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından düzenlenen etkinlikte, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri, Avrupa Birliği’nden tescil alan Antep Lahmacunu’nun tescilde tanımlanan özgün üretim kriterlerine uygun olarak taş fırında pişirilme sürecini inceledi. Etkinlikte, Gaziantep’in yüzyıllardır yaşattığı mutfak geleneğinin en özgün örneklerinden biri olan Antep Lahmacunu’nun, zırhla kıyılmış kuzu eti, sarımsak, taze biber, domates, maydanoz ve baharatlardan oluşan geleneksel iç harcıyla, soğansız ve taş fırında pişirilme aşamaları uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılar, AB tescilinde kayıt altına alınan bu üretim yönteminin Gaziantep’in gastronomi kimliğini korumadaki önemine dikkat çekti. "Gaziantep’in lezzetleri, sadece sofralarda değil, uluslararası platformlarda da marka değeridir" Gaziantep Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Antep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tarafından tescillenmesinin, Gaziantep’in gastronomi alanındaki öncü kimliğini bir kez daha dünyaya gösterdiğini belirtti. Antep Lahmacunu’nun tescil serüveninin 2018 yılında başladığını hatırlatan Tiryakioğlu, "Gaziantep’in lezzet yolculuğunu Türkiye sınırlarının dışına, dünyanın en büyük coğrafyalarından biri olan Avrupa Birliği’ne taşımış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 10 yıl önce başladığımız lezzet yolculuğunda attığımız tohumlar bugün meyvesini vermeye başladı. Bu bizim için gerçekten duygusal bir an. Artık Avrupa’da herhangi bir yerde kimse ’Gaziantep Lahmacunu’ ismini yazamayacak. Yazarsa, bizim standartlarımıza göre üretim yapmadan bunu kullanamayacak ve bizden izin almak zorunda kalacak. Gaziantep, gastronomi alanında dünyada önde gelen şehirlerden biri. Dünyadaki ilk dokuz şehir arasında yer alıyor. Bu başarımızı lahmacunla da taçlandırmış olduk. Biz 2013 yılında bu işe başladığımızda Gaziantep’te sadece 5 tescilli ürün vardı. 2013 ile 2018 yılları arasında yalnızca Gaziantep Ticaret Borsası olarak yirmiye yakın ürüne tescil kazandırdık. Bu süreçte büyük bir emek ve çaba harcandı. Bu başarıda çalışan arkadaşlarımızın, özellikle de genel sekreterimizin büyük payı var. Gaziantep Ticaret Borsası olarak bizler, meclis üyelerimizle birlikte bir vizyon ortaya koyduk ve bugün o vizyonun güzel sonuçlarını alıyoruz" dedi. "Antep Lahmacunu, kökeni, üretim yöntemi ve kültürel bağlarıyla Gaziantep’in değeridir" Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, AB tescilinin yalnızca bir gastronomi başarısı olmadığını, aynı zamanda Gaziantep’in kültürel mirasının dünyaya tanıtılması anlamına geldiğini vurguladı. Akıncı, "Gastronomi şehrimize hayırlı olsun. Antep Lahmacunu’nun elbette kendine özgü özellikleri var. Önce ulusal coğrafi işaretini aldık, ardından yaklaşık üç yıl süren çalışmalar sonucunda Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilini de elde ettik. Böylece bu lezzet, Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş ve dünyaya kanıtlanmış oldu. Gazi şehrimize hayırlı olsun" diye konuştu.
Kuşadası’nda mermer bloklar adalet temasıyla yontuldu
13 Kasım 2025 Perşembe - 21:42 Kuşadası’nda mermer bloklar adalet temasıyla yontuldu Türkiye’nin turizm başkenti Kuşadası’nda bu yıl 5’inci kez düzenlenen Uluslararası Kuşadası Neopolis Heykel Sempozyumu sona erdi. Kapanış töreninde konuşan Başkan Ömer Günel, "Dünyanın dört bir yanından gelen heykeltıraşlarımız bir ay boyunca emek harcayarak mermer blokları adalet temasıyla birer sanat eserine dönüştürdü. Kuşadası’nı sanatla buluşturmaya devam ettiğimiz için çok mutluyuz" dedi. Kuşadası Belediyesi ve Mehmet Nuri Göçen Vakfı (MN Göçen Vakfı) iş birliği ve Marmara Adalar Belediyesi’nin katkılarıyla Kuşadası’nda bu yıl 5’inci Uluslararası Kuşadası Neopolis Heykel Sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma Türkiye, Estonya, İran, İtalya, Japonya, Ukrayna ve Bulgaristan’dan 9 heykeltıraş katıldı. Heykeltıraşlar yaklaşık 1 ay boyunca Kuştur Mevkii’nde bulunan eski deve güreşi alanında 30 ton mermer bloğu ‘adalet’ temasıyla yonttu. Sempozyumda ayrıca çocukların da heykel sanatıyla tanışmaları için kil atölyeleri gerçekleştirildi. Sempozyum için düzenlenen kapanış törenine Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri, Mehmet Nuri Göçen Vakfı temsilcisi Ebru Gökçe, Neopolis Heykel Sempozyumu Küratörü Özlem Şengönül ile sanatseverler katıldı. Kapanış töreninde Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve Neopolis Heykel Sempozyumu Küratörü Özlem Şengönül tarafından sempozyuma sponsor olan firma ve kuruluşlar ile katılan heykeltıraşlara teşekkür plaketi verildi. Daha sonra Kaymakam İbrahim Keklik ve Başkan Ömer Günel, sanatçılarla birlikte alanı dolaşıp, heykelleri inceledi. 5’inci Uluslararası Kuşadası Neopolis Heykel sempozyumu sonunda ortaya çıkan kalıcı sanat eserleri, Türkiye’nin turizm başkenti Kuşadası’nın farklı noktalarında sergilenecek. Böylece kentin kültür ve sanat hayatına yine önemli bir katkı sunulacak. Kapanış töreninde konuşan Kuşadası Neopolis Heykel Sempozyumu Küratörü Özlem Şengönül, "Bu yılki temamız insanlığın ortak vicdanı olan adaletti. Adalet, yaşamın dengesidir. Biz sanatçılar için de adalet bazen bir terazinin ağırlığında, bazen bir zeytin dalının kıvrımında, bazen de bir taşın yüzeyinde yankılanan evrensel bir değerdir. Yaklaşık 30 gün boyunca farklı ülkelerden gelen sanatçılar, düşüncelerini, kültürlerini ve duygularını Kuşadası’nın rüzgarına, taşına ve toprağına kattılar. Her biri adaleti kendi diliyle derin bir şekilde yeniden yorumladı. Ortaya çıkan eserler yalnızca bir heykel değil, çağımıza bırakılan birer vicdan ve özgürlük çağrısıdır. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde büyük emeği olan, sanata ve sanatçıya değer veren Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e, Mehmet Nuri Göçen Vakfı’na ve Marmara Adalar Belediyesi’ne şükranlarımı sunarım" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise, "Sanatla iç içe olmazsak, sanatın anlattıklarını kavramazsak sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilemeyeceğimize inanıyorum. Bu nedenle göreve geldiğim ilk günden itibaren özellikle heykel sanatı üzerine eğilmeyi önemsedim. Çünkü sanatla buluşan bir kent kültürel anlamda çok zenginleşiyor. Kuşadası’nın sanatla anılması bizim için çok önemli. Çünkü turizm kentleri kültür ve sanat faaliyetlerine yatırım yapmak zorunda. Bu sempozyum, düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklarımızı heykel sanatıyla da tanıştırdı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Anadolu Üniversitesi’nde Seramik Çalıştayı
13 Kasım 2025 Perşembe - 15:55 Anadolu Üniversitesi’nde Seramik Çalıştayı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü tarafından seramik çalıştayı gerçekleştirildi. Etkinliğe, seramik sanatçısı İbrahim Yıldızbaş konuk olarak katıldı. "Zanaat’tan Sanata, Sanat’tan Piyasa’ya: Seramiğin Dönüşen Rolü" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya gelen Yıldızbaş, ardından Seramik Bölümü öğrencileriyle uygulamalı bir çalıştay gerçekleştirdi. Etkinlikte GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman, GSF öğretim elemanları Öğretim Görevlisi Özgür Kaptan, Araştırma Görevlisi İlyas Arapoğlu, Araş. Gör. Özge Tan ve öğrenciler yer aldı. "Seramiği sevdiğimi okuldan sonra fark ettim" Sunumunda eğitim ve mesleki yolculuğuna değinen İbrahim Yıldızbaş, üniversite döneminden stüdyo sürecine uzanan deneyimlerini paylaştı. Yıldızbaş, "Grafiğe geçmek için bu bölümü seçmiştim, okurken de hiç sevmedim. Askere gittiğimde bu işi sevdiğimi fark ettim ve yapmaya karar verdim. İki yıl hocamın atölyesinde çalıştım ve 2017’de kendi stüdyomu açmaya karar verdim" dedi. "Para kazanmak için seri üretim yaptım" Sosyal medyanın meslek hayatındaki önemine vurgu yapan Yıldızbaş, "İlk başta direkt seramik yapamadım. Taslak almak, çizim yapmak, iğne iplik yardımıyla dikiş yapmak gibi işlerle hayatımı idame ettirdim. Google’a reklam verdim ve bu sayede ilk işimi aldım. Kazandığım gelirle ilk fırınımı satın aldım. Sosyal medyayı iyi kullanırsanız fark edilir, iş alırsınız. Sosyal medya sayesinde çok fazla iş aldım." ifadelerini kullandı. Uygulamalı çalıştayda öğrencilerle bir araya geldi Sunumunun ardından Yıldızbaş, öğrencilerin sorularını yanıtlayarak malzeme ve ekipman seçimi, müşteri ilişkileri ve üretim süreçleri üzerine önerilerde bulundu. Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Döküm Atölyesi’nde uygulamalı seramik çalıştayıyla devam eden etkinlikte Yıldızbaş kendi üretim sürecini öğrencilere göstererek, teknik ipuçları ve sanatsal yaklaşımlarını paylaştı.