KÜLTÜR SANAT
Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı 08 Şubat 2026 Pazar - 18:50:13 Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı "Kuantum İstihbarat 2071" adlı kitap, diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından önemli isimlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. İstihbarat anlayışına yeni bir soluk kazandıran Kuantum İstihbarat 2071 kitabının tanıtımı, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı kitabın tanıtımında diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından çok sayıda önemli isim bir araya geldi. Programa Pakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Cumhuriyet Savcısı Yusuf Çakar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği adına Muhammed Mustafa Şimşek, STM Savunma Teknolojileri Kıdemli Mühendisi Reha Biçer, sanatçı Ahmet Şafak ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Programda konuşan yazarlar Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar, kitapta geleceğin istihbarat anlayışını, kuantum teknolojilerinin güvenlik ve devlet yönetimine etkilerini ele aldıklarını belirtti. Biçer ve Alemdar, çalışmanın akademik ve stratejik alanda önemli bir referans kaynağı olmasını hedeflediklerini ifade etti. Dr. Eda Alemdar, "Bu kıymetli etkinlikle tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Kuantum İstihbarat 2071; yapay zekâyı, bilinci ve güvenliği ayrı ayrı değil, aynı denklem içerisinde ele alan, geleceği yalnızca tahmin etmeye değil, bilimsel veriler ışığında anlamaya ve yönlendirmeye çalışan bir perspektif sunmaktadır. Bu nedenle ülkemizin bilinç araştırmaları ve kuantum yapay zekâ çalışmalarında bir araştırma merkezi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlara yapılacak yatırımlar yalnızca akademik ilerleme sağlamayacak, aynı zamanda güvenlik, teknoloji ve insanlık geleceği açısından kritik katkılar sunacaktır. Bugün atılan bu adımın yarının dünyasında bilimi yönlendiren ve geleceği okuyabilen ülkeler arasında yer almamıza katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" dedi. Kitabın özgün bir çalışma olduğunu belirten Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer, "Mevlana’nın ifadesiyle söylenenleri söylenmiş yeni bir şeyler söylemek lazım ilkesinden hareket ettik. Bize göre de özgün bir çalışma oldu. Bu çalışma geniş boyutta insanlığa yönelik bir katkı, aynı zamanda devletimize yönelik ve bilim dünyasında yeni ufuklar verir. Yeni düşüncelere kapı açma mahiyetinde bu çalışmamızı gerçekleştirdik. Daha geniş çaplı düşünebilmek, interdisipliner bir alanda fikir üretebilmek amacıyla bu çalışma sadece bir alana yönelik değil. Yapay zeka vardır, teoloji vardır, metafizik vardır ama onun yanında da fütürist yaklaşımla bu çalışma ele alındığı için okuyucularımızın hemen hemen her kesimi ve her kitleye hitap edebilecek bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Pakistan’la ilgili çalışma Pakistanlı bir yazar bizim editörümüz oldu. Dolayısıyla kitabı tamamen gözden geçirdik. Çalışmanın daha ileriye yönelik Pakistan-Türkiye arasındaki stratejik işbirliklerine yol açabilecek bir mahiyet ve yapıda olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Sanatçı Ahmet Şafak, Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca teknik ya da akademik bir çalışma olmadığını vurgulayarak, "Daha önce kaleme aldıkları kuantum boyutundaki istihbarat kitabını çok daha geniş bir perspektifle bu defa Kuantum İstihbarat 2071’i yazdılar. Vizyonu biraz daha artık 2071’lere taşındı. Nöroscience dediğimiz nörobilimin sınırları içerisinde aslında Türk insanına yeni bir vizyon anlatmak ve tüm dünyaya bunu anlatmak noktasında çok önemli bir kitap ele aldılar" şeklinde konuştu. Katılımcılar da yaptıkları değerlendirmelerde, eserin Türkiye’nin gelecekteki güvenlik ve teknoloji vizyonuna katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ve kitap imza programının ardından sona erdi.
08 Şubat 2026 Pazar - 17:18 Kars Çıldır Gölü’nde buz üstünde muhteşem şölen Kars Çıldır Gölü Buz Şenliği renkli görüntülere sahne oldu. Doğal buz üzerinde Short Track ’Sürat Pateni’ ekibinin hız denemeleri nefes keserken, artistik buz pateni solo gösterisi ve senkronize takımı, gölün aynasında adeta süzülerek izleyenleri mest etti. Buz üzerinde yapılan kıran kırana buz hokeyi gösteri maçı ise seyircilerden büyük alkış topladı. Kars Çıldır Gölü’nün uçsuz bucaksız beyazlığı, tarihinin en renkli günlerinden birine şahitlik etti. Kars Valiliği koordinesinde düzenlenen "Çıldır Gölü Buz Şenliği" soğuk havada binlerce vatandaşın katılımıyla adeta iç ısıtan bir festivale dönüştü. Kars’ın kış turizmi potansiyelini dünyaya duyurmak ve bölgenin saklı değerlerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, kristal buz tabakasının üzerinde görsel şölene sahne oldu. Buzun üstünde estetik ve hız Şenlik programı, buzun sadece bir kış dekoru değil, aynı zamanda devasa bir sahne olduğunu kanıtladı. İzleyiciler, modern kış sporları ve geleneksel motiflerin harmanlandığı etkinliklerde unutulmaz anlar yaşadı. Kafkas folklor ekibi ve yöresel folklor ekibinin gösterisiyle başlayan etkinlikte, sürat pateni ekibinin hız denemeleri nefes kesti, artistik buz pateni solo gösterisi ve senkronize takımının gösterisi ise izleyenleri büyüledi. Çıldır Gölü’nün buz tabakasının üzerinde oynanan buz hokeyi karşılaşması kıran kırana geçti. Buz hokeyi karşılaşmasının ardından Çıldır Gölü’nün sembolü haline gelen atlı kızakların yarışlarıyla festival adeta izleyenleri kendinden geçirdi. Festival daha sonra sona erdi. Öte yandan, festivale katılan milli sporcular ise buz üzerinde farklı bir deneyim yaşadıklarını kaydettiler.
08 Şubat 2026 Pazar - 17:15 Aliağa’da Türk Halk Müziği rüzgârı esti Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu (THM), Anadolu’nun farklı bölgelerinden seçilen birbirinden güzel eserlerle sahne alarak izleyenlere sanat dolu bir gece yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sergiledikleri sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Türk Halk Müziği eserlerinin yanı sıra Azerbaycan halk müziğinden seçkilere de yer verilen konserde 22 parça, solo ve koro performanslarla seslendirildi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Şefi Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında koristlere, saz sanatçılarına, Şef Ali Hikmet Gökçen’e ve geceye katılan tüm sanatseverlere teşekkürlerini iletti. ASEV THM Korosu yeni konserlere hazırlanıyor Final performansı öncesinde konuşan Şef Ali Hikmet Gökçen, emeği geçenlere teşekkür ederek koronun yeni konser programlarını da duyurdu. Gökçen, "Ekim ayından bu yana sizler için hazırladığımız bir konserdi. Yaza kadar yeni konserlerimiz olacak, hepinizi bekliyoruz. Başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere, Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu akşam buradaki kalabalık, belediyemizin doğru ve akılcı kültür çalışmaları sayesindedir. Bizleri yalnız bırakmayan herkese arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum" dedi. Aliağa sanatseverleri buluşturan konser büyük alkış aldı "Felek Şad Olacak Günün Görmedim" ve "Ötme Bülbül Ötme" eserleriyle başlayan ve yaklaşık iki saat süren THM konseri, "Kavurma Koydum Tasa" ve "Sabunu Koydum Leğene" isimli eserlerle coşkulu bir final yaptı. Konser sırasında eserlere eşlik eden yöresel dans performansları ise izleyicilerden büyük alkış aldı.
Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur"
16 Eylül 2025 Salı - 12:20 Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur" Sivas köy düğünlerinde kadın kıyafeti giyen erkeklerin eğlenceleri tepki çekti, Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yapılanların Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını söyledi. Sivas ve Tokat bölgesinde son günlerde köy düğünlerindeki garip eğlenceler dikkat çekmeye başladı. Özellikle kadın kıyafetleri giyerek erkeklerin bu şekilde halaya girmesi, davetlileri eğlendirmeye çalışması tepkilere neden oldu. Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yaptığı değerlendirmede tepki çeken bu eğlencelerin Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını belirtip, "Sivas kültüründe kendine özgü düğün geleneklerimiz, adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz vardır. Akşamları yapılan sıra gezmelerimiz vardır. Sivas’ta geçmişte iki türlü düğün olurdu. Bir kadınlara özel gündüz düğünü bir de gece düğünü olurdu. Bu düğünlerde Sivas halayı ve ağırlaması mutlaka çalınan ince sazla oynanırdı. Günümüzde maalesef farklı bölgelerin türküleriyle de oynanıyor. Sivas’ta asla, kesinlikle erkeklerin giydiği kadın kıyafetiyle oynanan halaylarımız, düğün eğlencelerimiz yoktur. Sadece bazı köy ve beldelerimizde erkek erkeğe oynanan orta oyunlarında genç arkadaşlarımız kadın kıyafeti giyip oyun oynanabiliyordu. Bu da sadece bir iki köy ve beldenin kültüründe olan bir uygulama" dedi. "Sivaslı yiğidodur" Türkmenoğlu, Sivaslıların ’yiğido’ olduklarının altını çizerek, "Sivaslı yiğidodur. Yiğidoların olduğu bölgede de yapılan tüm halaylar Sivas’ı temsil edecek türdendir. Sivas kültüründe asla erkeklerin kadın kıyafeti giyerek gerçekleştirdikleri bir eğlence yoktur. 68 yaşındayım böyle bir oyunu hiç görmedim. Ne mahalle kültürümüzde ne de şehir kültürümüzde yeri yoktur. Bu görüntülerinde sadece bir iki köyde ortaya çıktığını düşünüyorum. Mesela deve kılığına girilir, orta oyunu şeklinde sergilenir. Bu da erkeklerin kendi aralarında olan bir eğlence kültürüdür" şeklinde konuştu. "Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmayalım" Türkmenoğlu özellikle gençlere kendi gelenek ve göreneklerinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulunarak şunları ifade etti: "Eskiden düğünlerimizde batari cinsi, Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve pop müziğiyle oyunlar oynanırdı. Artık arabesk müziğiyle de oyunlar oynanıyor. Mesela ‘hey on beşli’ ile oyunlar oynanıyor. Bu asla oyun değildir. Bu Çanakkale savaşında Çanakkale cephesine giden gençler için yapılmış bir ağıttır. Maalesef bilinmediği için bununla da oyun oynanıyor. Bu da acı bir şeydir. Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmadan, köklerimizdeki kültürümüze dayalı oynayalım. Sivas halk oyunları kıyafetleri ile Doğu oyunları oynanıyor. Bu da doğru değildir. Sivas kentimizde kendi gelenek ve göreneklerimizle yaşamaktan mutluluk duyarız."
Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı
16 Eylül 2025 Salı - 11:58 Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanat alanında geleceğe kazandırdığı Mimar Sinan Akademi’nin, 2025-2026 dönemi seçme başvuruları başladı. Son başvuru tarihi 10 Ekim olarak açıklandı. Antalya’nın sanat eğitimine katkı sunan Mimar Sinan Akademi, 2025-2026 akademi döneminde yine yüzlerce sanatseveri ücretsiz eğitimlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren akademide, yeni dönem için seçme başvuruları başladı. Başvurular, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ne 10 Ekim tarihine kadar yapılabilecek. Eğitimler ise Mimar Sinan Kongre Merkezi, Sütçüler Müzik Okulları ve Orhangazi Semt Konağı’nda gerçekleştirilecek. Bu sayede kursiyerler, kendilerine en yakın merkezde sanat eğitimine katılma imkanı bulacak. Bu dönem akademide; müzik, dans, görsel sanatlar ve yabancı dil olmak üzere yine birçok alanda eğitimler verilecek. Tamamen ücretsiz olarak sunulan bu eğitimlerle, Antalya’da sanata ilgi duyan her yaştan bireyin yetenekleri keşfedilerek profesyonel bir çerçevede geliştirilmesi sağlanacak. Sanatla iç içe, dolu dolu bir eğitim dönemine adım atmak isteyenler, (0242) 346 67 56 numaralı telefon hattından başvurularla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Mimar Sinan Akademi’nin çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden geniş eğitim yelpazesiyle Antalya’nın kültür ve sanat hayatına değer kattığını söyledi.
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
16 Eylül 2025 Salı - 11:14 Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor Kars Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü’nün içler acısı halini gören ziyaretçiler ise köşkün restore edilmesini talep ediyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. 1968 yılında çekimleri yapılan Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmen koltuğunda Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen’ın oturduğu ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Katerina Köşkü yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan 1896 yılında yapılmış. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması da bu kolonlardaki "peç" adı verilen ısıtma sistemi ile sağlanıyor. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmış. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinse de 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmakta. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmış ve Çar’ın Av Köşkü olarak da bilinmekte.
Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı
16 Eylül 2025 Salı - 11:05 Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı Aydın’da incir hasat sezonunu tamamlayan çiftçiler bağ bozumuna başladı. Tamamen organik olarak Aydın dağlarında yetişen üzümler, geleneksel yöntemlerle sıkılıp kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor. Besin değeri yüksek olmasına rağmen özellikle soğuk kış günlerinde şifa niyetine tüketilen pekmezin kilosunun 500 TL olduğu belirtildi. Çay dışında tüm tarımsal ürünlerin üretildiği Aydın’da yılın 12 ayı tarımsal faaliyetler devam ediyor. Yaklaşık 2 aydır incir hasadı ile uğraşan Aydınlı çiftçiler şimdi de üzümleri toplayarak pekmez yapımına başladı. Bu yıl etkili olan kuraklık nedeniyle üzüm rekoltesinin az olduğunu belirten çiftçiler, rekoltenin geçen yıllara oranla düşük olduğunu belirttiler. Bir gün önceden asmalardan toplanan üzümler suyu sıkılarak şıra elde ediliyor. Daha sonra bakır kazanların içinde usulüne uygun olarak kaynatılan üzüm suyundan pekmez elde ediliyor. Pekmez yapımının oldukça zor bir uğraş olduğunu ve bu işi geleneksel yöntemlerle sürdürdüklerini belirten Ömer Elbey, "Aydın ili sıcak bir şehir olduğu için üzümlerin tat oranı oldukça yüksektir. Ve pekmez için de elverişlidir. Üzümün suyu sıkılarak elde edilen şıralar kaynatılarak pekmeze dönüştürülür. Kaynama sürecinde üstte biriken tortular dikkatlice alınarak pekmezin berraklaşması sağlanır" diyerek hem pekmez yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutan bir kültürü devam ettirdiklerini belirtti. Geleneksel pekmez yapımının, sabır ve emek isteyen bir uğraş olduğunu belirten Elbey, "Pekmezi atalarımız nasıl yaptıysa biz de aynı yöntemlerle sürdürüyoruz. Pekmez yapımının püf noktası, şırayı yavaş yavaş kaynatmak" diye konuştu.
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
16 Eylül 2025 Salı - 11:00 Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. Her geçen gün biraz daha yıkılan köşkün son durumu ise içler acısı. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü hayvan barınağı olarak kullanılıyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. Başrollerini Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmenliği Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen yaptığı1968 yılında çekimleri yapılan ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki 1896 yılında yapılmış köşk. Yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan oluşturulmuş şu an hala özelliğini koruyan köşk, yukarı Sarıkamış bölgesinde bulunmaktadır. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşur. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması bu kolonlar içerisinden sağlanan ısı ile sağlanmaktadır. Bu ısıtma sistemine "peç" adı verilir. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmıştır. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinmektedir. Ancak 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmaktadır. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon Merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmıştır. Bu Köşk, Çar’ın Av Köşü olarak bilinmektedir. (IÇ-AT)
Kadınların el emeği Çeşme’nin tarihi kalesinde sergileniyor
16 Eylül 2025 Salı - 10:19 Kadınların el emeği Çeşme’nin tarihi kalesinde sergileniyor Çeşme Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi (ÇEŞKA) ile Çeşme Müze Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Geleneksel El Sanatları Sergisi", Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Ebru, oya, telkâri, gümüş, porselen, çini gibi el sanatlarının öne çıktığı serginin alışı törenle gerçekleşti. Çok sayıda davetlinin katıldığı açılışta, ÇEŞKA Başkanı Berna Güler hem faaliyetleri hem de sergiyle ilgili bilgi verdi. Hem gıda üretiminde hem de el sanatları alanında son derece güzel işlere imza attıklarını belirten Güler, "Bu birlikteliğimizden büyük mutluluk duyuyoruz. Amacımız, kadınların istihdamını artırmak; onların sosyal hayatta, toplumda ve hatta aile içinde daha güçlü bir statü kazanmalarını sağlamak. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri ve karşılaştıkları zorlukları aşmaları bizim için en önemli hedef. Bu konuda önemli bir yol kat ettiğimize inanıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız sergi, bu çalışmaların bir parçası. Müze Müdürlüğü ile ortaklaşa hazırladığımız sergide, geleneksel sanatlarımızı tanıtıyoruz. Arkadaşlarımızın el emeğiyle ortaya çıkan bu eserler son derece kaliteli. Hem bu sanatları gelecek nesillere aktarmak hem de gençleri bu alanlara özendirmek bizi çok mutlu ediyor. On yıl, uzun bir süre. Ancak biz bu süreci, ortaklarımız ve yönetimimizle hiçbir sorun yaşamadan, tamamen dayanışma ve güven içinde yürüttük. İyi ki bu yola çıkmışız, iyi ki bu çalışmaları birlikte gerçekleştirmişiz." dedi. "Çalışmalarımız kalıcı bir değer oluşturacak" Sergide porselen dekor çalışmalarıyla dikkat çeken Arzu Dinçalp ise hazırlık sürecine değinerek şunları söyledi: "Yaklaşık üç aylık bir hazırlık sürecimizin ardından bu sergiyi ortaya çıkardık. Hep birlikte resim, ebru, porselen dekor gibi farklı sanat dallarında çalışmalar yürütüyoruz. Tüm ürünlerin altyapısını da kendimiz hazırlıyoruz. Ben modernize edilmiş porselen dekor üzerine yoğunlaştım. Bunun yanında seramik alanında üretim yapan arkadaşlarımız da eserleriyle sergide yer alıyor. Hepimizin emeğinin, güzel ve kalıcı bir değer oluşturacağına inanıyorum. Ayrıca sergimizin, Çeşme’nin simgelerinden biri olan Kale’deki sergi salonunda açılmış olması da bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Burada sanatseverlerle buluşmak mutluluk verici. Hepinize teşekkür ediyorum." 24 Eylül Çarşamba gününe kadar her gün 10.00-23.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Körüklü çizme giyen damat, üç etekli gelinini atıyla aldı
16 Eylül 2025 Salı - 10:18 Körüklü çizme giyen damat, üç etekli gelinini atıyla aldı Denizli’nin Kale ilçesinde yöresel adetlerle gerçekleştirilen düğün zamanda yolculuk yaptırdı. Damat körüklü çizmesini giyip gelini almaya beyaz atı ile giderken, İstanbullu gelin ve ailesi, ilçenin üç etek isimli geleneksel kıyafetini giydi. Denizli’nin Kale İlçesinde gerçekleşen geleneksel düğünde genç çift gelenekleri yaşattı. Gelin alayı ilk olarak damadın sağdıçlarını almak için yola çıktı. Davulla zurnayla alınan sağdıçlar damadın evine bir tepsi meşhur Kale baklavası ile geldi. Beyaz atına binen damat Fevzi Alperen Ersoy ve gelin alayı, davul zurna eşliğinde gelini almak için yola çıktı. İlçenin geleneksel üç etek isimli kıyafetini giyen gelin, oğlan evine geldi. Burada gelin Ceren Yılmaz testi oyununu oynadı ve testiyi kırdı. Adetleri öğrenen gelin çok sevdi İstanbul’dan Denizli’nin Kale İlçesine gelin gelen 27 yaşındaki Ceren, ilk kez karşılaştığı bu adetlere uyum sağladı. Geleneklerin yaşatılması gerektiğini belirten Ceren Yılmaz, düğünü için özel olarak üç etek isimli kıyafeti diktirdiğini söyledi. Kıyafetinden ve ilçenin geleneklerinden bahseden Yılmaz, "Denizli’nin Kale ilçesine gelin geldi. Buranın yöresel kıyafeti olan üç eteği giydim. Üç katmanlı bir kıyafet olduğu için üç etek deniyor. Gelinlerin kafasına fes takılıyor. Fesimi istediğim gibi süsleyebileceğimi söylediler, bende çiçeklerimi seçtim" dedi. İstanbullu gelin ilçenin adetlerini önce öğrendi sonra yaşattı İlk kez eşinin kuzeni Kayra Kapukıran’ın düğününde bu geleneğe şahit olduğundan söz eden Ceren Yılmaz "Kayra abla eşi ile bu geleneği yaşatmak istediler, belgeselini çektiler. Aile büyüklerine danışarak bu geleneklerinin neler olduğu araştırdılar. Ben onların düğününde ilk kez bu adetlere şahitlik ettim. Çok güzel, çok eğlenceli görünüyordu. Bana da düğünümde bu geleneği yaşatmak isteyip istemediğimi sordular ben de istediğimi söyledim. Ve bugün düğümüzde biz de bu gelenekleri yaşattık" ifadelerini kullandı.
Deep Tales, Hapimag’da sanatseverlerle buluşuyor
16 Eylül 2025 Salı - 09:51 Deep Tales, Hapimag’da sanatseverlerle buluşuyor Hapimag Sea Garden Resort, fotoğraf sanatçısı Ahmet Çağlar’ın sualtı fotoğraflarından oluşan ’Deep Tales’ sergisine ev sahipliği yapıyor. 8-20 Eylül 20225 tarihleri arasında Hall 30’da düzenlenecek sergi, dünyanın değişik köşelerindeki denizlerin renklerini, ışık oyunlarını ve gizemli canlılarını sanatın diliyle buluşturuyor. Bodrum’da sanatın buluşma adresleri arasında yer alan Hapimag Sea Garden Resort Bodrum, 8-20 Eylül 2025 tarihleri arasında Ahmet Çağlar’ın ’Deep Tales’ isimli sualtı fotoğraf sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Hall 30’da düzenlenecek olan sergide, denizlerin büyüleyici renkleri, ışık oyunları ve derinliklerin gizemli canlıları, Çağlar’ın objektifinde masalsı bir dille izleyiciye sunuluyor. Sergi, otelin doğadan ilham alan yaşam anlayışı ile sualtının estetik dünyasını bir araya getiriyor. Deep Tales, 25 yılı aşkın süredir sualtı fotoğrafçılığı yapan Ahmet Çağlar’ın 11’inci kişisel sergisi. Çağlar, fotoğraflarını yalnızca bir belgeleme yöntemi olarak değil, aynı zamanda estetik ve hayal gücünün kaynağı olarak gördüğünü belirtiyor. Çağlar, yeni sergisiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Sualtı çoğu zaman yaşamı kaydetmek için görülüyor. Benim içinse derinlikler hayalin ve estetiğin kaynağı. Bu sergi ile her izleyicinin kendi içsel masalını keşfetmesini amaçlıyorum" dedi. Otelin doğal mimarisi ve ’Inspired by the Nature’ mottosu ile uyumlu sergi, ziyaretçilere hem görsel hem de ruhsal bir keşif yolculuğu sunacak.
Rübeyda Erman’ın "Renkli Portal" sergisi yoğun ilgi gördü
16 Eylül 2025 Salı - 08:55 Rübeyda Erman’ın "Renkli Portal" sergisi yoğun ilgi gördü Bulgaristan doğumlu sanatçı Rübeyda Erman, dördüncü kişisel sergisi "Renkli Portal" ile sanatseverlerin karşısına çıktı. Bursa’da gerçekleştirilen sergi açılışına sanatçının sevenleri ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Açılış, kurdele kesimiyle başladı. Etkinlikte konuşan Bursa Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mestaniye Efe, sanatın toplumun gelişmesindeki önemine vurgu yaptı. Mestaniye Efe, "Sanat, toplumun gelişmesinde kültür düzeyini gösteren bir çalışmadır. Sanatçılarımız ne kadar çalışmalarını topluma sergileyebilirlerse, o toplum o kadar kültür seviyesi yüksek bir hale gelir. Bütün sanatçılarımızı ve Rübeyda Hanım’ı içtenlikle kutluyor ve tebrik ediyorum" dedi. Rübeyda Erman da konuşmasında duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Bu sergi sanatsal yolculuğumda benim için özel bir adım. Sizlerle birlikte burada olmaktan dolayı çok mutluyum, hepinize teşekkür ederim. Bugün bu sergi kendi iç yolculuğumun bir yansımasını sanatla birleştirdiğim bir sergi. Her eserimde bir felsefe, bir düşünce, bir hikaye var. Bunları bulabilirseniz belki kendi iç yolculuğunuzda da bir şeyler bulabilirsiniz. Tekrar teşekkür ederim" Bursa’da sanatseverleri bir araya getiren "Renkli Portal" sergisi, Erman’ın akrilik ve suluboya teknikleriyle ürettiği eserlerden oluşuyor ve ziyarete açık olacak.