KÜLTÜR SANAT
Motosiklet tutkunları Çamlık Milli Parkı’nda buluştu 15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:16:54 Yozgat’ta Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında bir araya gelen motosiklet tutkunları, şehrin doğal güzelliklerine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir sürüş gerçekleştirdi. Valilik binası önünden hareket eden onlarca motosikletli, Türkiye’nin ilk milli parkı olma özelliğini taşıyan Yozgat Çamlık Milli Parkı’na kadar konvoy ile ilerledi. Turizm Haftası etkinlikleri Yozgat Valiliği önünde kurulan kortej ile başladı. Çevredeki vatandaşların da ilgi gösterdiği törende motor sesleri şehir merkezinde yankılandı. Güvenlik önlemleri eşliğinde harekete geçen konvoy, şehir merkezini boydan boya geçerek rotasını doğa harikası Çamlık Milli Parkı’na çevirdi. Çamlık Milli Parkta konuşma yapan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan "Yozgat; tarım kenti, sanayi kenti olurken bir yandan da turizm kenti olmaya da adım adım yürüyor. Bu tür faaliyetler ilimizin tanıtımı ilimizin anlatımı açısından son derece önemli. İnşallah altyapıda, tarımda, sanayide aldığımız yolu turizmde de hep beraber kat edeceğiz" dedi. Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi motorculuğun farklı özelliklerini göstermek ve Yozgat’ın turistik güzelliklerini ön plana çıkarmak amacıyla etkinliğin düzenlendiğini söyledi. Çiftçi, "Yaptığımız turla Türkiye’nin ilk milli parkı olan Çamlık’ımızı ön plana çıkarıp tanıtmak istedik. Hafta boyunca etkinliklerimiz olacak. Turizmin bileşenlerini, otellerimizi ziyaret edeceğiz. Diğer kurumlarımızla ortak çalışmalarımız var" ifadelerini kullandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:05 Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri başladı Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri düzenlenen törenle başladı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program kapsamında, Halk Eğitimi Merkezi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kursiyerleri tarafından hazırlanan Karma El Sanatları Sergisi açıldı. Açılış törenine katılan Vali Vekili Soner Divli, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, kültürlerin buluşmasına ve şehirlerin tanıtılmasına katkı sağlayan önemli bir köprü olduğunu ifade etti. Turizmin şehirlerin kalkınmasında ve ülkelerin uluslararası ilişkilerinde stratejik bir rol üstlendiğini belirten Divli, kadim bir geçmişe ve zengin kültürel mirasa sahip olan Niğde’nin, Anadolu’nun önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Niğde’nin turizm potansiyeline dikkat çeken Divli, Aladağlar’ın eşsiz doğal güzellikleri, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti, Niğde Kalesi ile Selçuklu döneminden günümüze ulaşan cami, han ve türbelerin kentin önemli değerleri arasında yer aldığını belirtti. Divli amaçlarının bu değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Niğde’nin turizmden aldığı payı artırmak olduğunu kaydetti. İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Tecimer ise turizmin son yıllarda hızla gelişen bir sektör haline geldiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım stratejileri ve projeleriyle bu gelişimin desteklendiğini ifade etti. Tecimer, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 60 milyonu aşkın turist ve 63 milyar doların üzerinde turizm geliri hedeflerine ulaşıldığını söyledi. Niğde Turizm ve Gastronomi Derneği Başkanı Bahar Şahiner Öke de Niğde’nin önemli bir turizm hazinesi olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti ve Aladağlar Milli Parkı gibi değerlerin kentin öne çıkan zenginlikleri arasında bulunduğunu belirterek bu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilemediğini, yeterince görünür olmaması ile konaklama ve turistik tesis çeşitliliğinin sınırlı olmasının başlıca sorunlar arasında yer aldığını dile getirdi. Programda konuşmaların ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ekiz, ’Niğde’deki Hıristiyan Türk Eserleri ve Mimar Sinan’ın Menşei Hakkında Bazı Mülahazalar’ başlıklı sunum gerçekleştirdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:59 Vatandaş bulmuştu, Hititler’in en küçük boyutlu "Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergileniyor Çorum’da bir vatandaş tarafından tesadüfen bulunarak Boğazköy Müzesi’ne teslim edilen ve arkeoloji dünyasında büyük ilgi çeken 3 bin 500 yıllık "Genç Fırtına Tanrısı" heykelciği ilk kez sergilenmeye başlandı. Hitit İmparatorluğu’nun kalbi Boğazköy’de, yaklaşık 3 bin 500 yıl öncesine tarihlenen ve kendi türünün en küçük örneği olma özelliğini taşıyan "Genç Fırtına Tanrısı" heykelciği, ilk kez ziyaretçileriyle buluşuyor. Tesadüfen bir vatandaş tarafından bulunup müzeye kazandırılan eser, Hititler’in maden işleme sanatındaki ustalığını günümüze taşıyor. Çorum’un Alaca ilçesi Büyükdona köyünde bulunan Genç Fırtına Tanrısı heykelciği, arkeoloji dünyasında büyük ilgi çekti. Milattan önce 15-14. yüzyıllara (Hitit Krallık Dönemi) tarihlendirilen eser, konservasyon ve belgeleme işlemlerinin ardından müze koleksiyonundaki yerini aldı. Arsenikli bakırdan döküm tekniğiyle üretilen heykelcik, 7,65 santimetrelik boyuyla dikkat çekiyor. Eseri benzerlerinden ayıran en önemli özellik ise Hititler tarafından geliştirilen "perçinli kol ve bacak tekniği" ile yapılmış olması. Omuz ve etek kısmındaki zıvana yuvaları ile pim delikleri, heykelciğin kollarının ve bacaklarının gövdeye sonradan eklendiğini gösteriyor. Bu karmaşık teknikle üretilen en küçük boyutlu heykelcik olması, eseri dünya üzerindeki Hitit bronz heykelcikleri arasında "eşsiz" kılıyor. "Hatti’nin Bin Tanrısı" arasında bir kral Hititler’in çok tanrılı inanç sisteminde "Tanrıların Kralı" olarak kabul edilen Fırtına Tanrısı, bereketi, yağmuru ve gökyüzünün gücünü temsil ediyor. Metinlerde Hattilerce "Taru", "Luwilerce Tarhunza", Hurrilerce "Tesup" ve Hititlerce "Tarhuna" olarak adlandırılan figür, genellikle insan ya da boğa suretinde tasvir ediliyor. Bulunan figür, sadece sanatsal bir obje değil, aynı zamanda Hitit kült hayatına dair nadir bir somut veri niteliği taşıyor. Turizm Haftası kapsamında müzede düzenlenen törende, kurdele kesilerek heykelcik sergilenmeye başlandı. Törene Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Çorum İl Jandarma Komutanlığı’na J.Kd.Alb. Kubilay Ayvaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Sümeyra Bektaş, Boğazköy Müzesi Müdürü Resul İbiş, davetliler ve vatandaşlar katıldı. "3 bin 500 sene önce bu topraklarda yapılmış bir heykelcik" Törende eserle ilgili konuşan Vali Çalgan, "Bugün Boğazkale ilçemizdeki Boğazköy Müzemizdeyiz. Bu sene 50. Turizm Haftası’nı Boğazköy Müzemizde kutluyoruz. Bu sene bu kutlamayı burada yapmamızın en önemli sebebi ilk defa ziyaretçilerle buluşacak olan çok önemli bir eserin ilk defa sergileniyor olması. Arkamda duran heykelcik, müze uzmanlarımızın arkeolog arkadaşlarımızın ifadelerine göre ünik, çok kıymetli bir eser, türünün en iyi örneklerinden. 7,65 santimetre ebatında olan bakır bir heykelcik. Çok tanrılı bir dine mensup olan Hititler’de bu Genç Fırtına Tanrısı olarak arkadaşlarımız tarafından nitelendirildiler. Yaklaşık 3 bin 500 sene önce bu topraklarda yapılmış bir heykelcik. İlimiz Alaca ilçesinin Karadona köyümüzde bir vatandaşımız tarafından tesadüfen bulunmuş ve sorumluluk anlayışıyla vatandaşımız getirip müzemize teslim etmiştir. Buradan kendisine teşekkür ediyoruz, aynı duyarlılığı bu topraklar üzerinde yaşayan herkesten beklediğimizi de bu vesileyle söylemiş olalım. Sanıyorum ki çok büyük rağbet görecek. Biz Turizm Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında bir kaç deneyimlemede bulunduk. İlk defa çivi yazısıyla yazdık, ilk defa bir animasyonla arkadaşlarımız Hitiler’i anime etti, çocuklarımız için bir çalışma atölyesi hazırlanmış. Güzel bir açılış oldu. Yerli, yabancı bütün misafirlerimizi ilçemize, müzemize davet ediyoruz" dedi. "El ele vererek önümüze bir hedef koyduk" Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ise Çorum Belediyesi olarak kentin turizm potansiyelinin arttırılması için restorasyon çalışmaları ve gastronomi projelerini hayata geçirdiklerini kaydederek, "Valiliğimiz, Turizm ve Kültür Müdürlüğümüz ve belediyemizle el ele vererek önümüze bir hedef koyduk. UNESCO şehirler ağına gastronomi alanında girmek. Bize, ‘buraya girmekte samimiyseniz, Berlin’deki dünyanın en büyük fuarında gastronomizi temsil etmeniz lazım, bu kadar da masraf etmeniz lazım’ dediler. Bunu yaptık ve dünyanın en büyük turizm festivalinde, Türkiye’den 5-6 şehrin olduğu bir yerde Çorum’un gastronomisini taşıdık. İspanya’da gastronomi alanındaki dünyanın en büyük fuarından bahsedildi. Siz müracaat edemiyorsunuz, davetle gidiliyor. Davetimiz inşallah gelecek ve yazın inşallah orada Çorum’u temsil edeceğiz. Çalışmalarımızdan sadece küçük örnekler veriyorum. Biz bu konuda samimiyiz, sonuna kadar takip edeceğiz, tuttuğumuzu kopartıyoruz, Allah’ın izniyle bunu da kopartacağız. Boğazkalemizde, diğer ilçelerimizde de turizmin gelişmesi noktasında üstün desteklerimiz devam edecek" diye konuştu. Heykelcikle ilgili bilgi veren Boğazköy Müzesi Müdürü Resul İbiş de, "Kollektif bir çalışmayla Güney Kore’de bir Hititler sergisi yaptık. İlk kez bu eserimizin görselini orada bilim dünyasına sunduk. Daha sonra 8. Çorum Kazı Araştırmalar Sempozyumunda bunu bilim dünyasına tanıtmış olduk" şeklinde konuştu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:48 Bitlis’te Turizm Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı Bitlis’te Turizm Haftası düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) merkezi konferans salonunda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, ülkenin sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleri, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasını tanıtmak ve turizm bilincini arttırmak amacıyla Turizm Haftası’nın kutlandığını söyledi. Kadim medeniyetleri taşıyan Bitlis’in, Urartulardan Selçuklulara, Osmanlı’dan günümüze uzanan zengin tarihiyle adeta bir açık hava müzesi hüviyetinde olduğunu belirten Karakaya, "UNESCO Dünya Mirası Geçici Lisesi’nde yer alan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, Bitlis Kalesi ve tarihi yapılarımızın yanı sıra Nemrut Kalderası eşsiz güzelliğe sahip bir doğa harikasını bünyesinde barındırmaktadır. Turizm sadece ekonomik tür faaliyet olmanın ötesinde şehirlerin tanıtımına katkı sağlayan kültürlerarası etkileşimi artıran ve toplumsal kalkınmayı destekleyen çok önemli bir alandır. Bu anlayışla turizm altyapısını güçlendirmek, sahip olduğumuz değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve ilimizi daha geniş kitlelere tanıtmak adına çalışmalarımızı bütün paydaşlarımızla sürdürüyoruz" dedi. Kentteki anıt eserlerin ve sivil mimarilerin restorasyonunu ve işlevlendirilmesini önemsediklerini vurgulayan Karakaya, anıt eserlerinin restorasyonunu bu yıl tamamlayacaklarını, sivil mimarilerin restorasyonlarının da başlamasının kentte çığır açacağını aktardı. Karakaya, "Bunlara nitelikli işlemler kazandırıldığı takdirde inanıyorum ki Bitlis özellikle kültür turizmi açısından hem bölgede hem ülkemizde aranan turizm restorasyonları arasına gelecek. Nemrut Kalderası’nın da milli parkı olması için çalışmalarımız son aşamaya geldi. Valilik koordinesinden birçok paydaşımızla çalışıyoruz. Jeotermal konusunu da önemli görüyoruz. Bitlis jeotermal kaynak karşısında nitelikli bir şehir. İl Özel İdaresi olarak 20’nin üzerinde alanı yatırımcılara tahsis ettik" diye konuştu. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş ise turizmin Bitlis’in kalkınmasında öncü olacak en önemli sektör olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 yıl önce turizm alanında İktisat Üniversitesi olduklarını hatırlatan Elmastaş, "Turizm İktisat Üniversitesi olduktan sonra özellikle akademik noktada yaptığımız çalışmalar var. Öncelikle turizm ve hizmet sektöründe insan yüzüne ihtiyaç olduğunu biliyorduk ve bunu karşılamak üzere gastronomi, turizm işletme ve aşçılık programlarını canlandırdık. Mezun vermeye başladık" ifadelerini kullandı. Bitlis Kültür ve Turizm Müdürü Osman Fadıl Üner, 7 bin yıllık tarihiyle Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden olan Bitlis için gurur verici çalışmalar yaptıklarını söyledi. Cazibe unsurlarıyla Bitlis’in zengin bir turizm potansiyeli taşıdığını belirten Üner, "Valimiz önderliğinde yürüttüğümüz altyapı, restorasyon ve tanıtım faaliyetleri ildeki turizm hareketliliğinin artmasına katkı sağlamayı ve oluşturacağı katma değerle turizmin yöre halkı için önemli bir sektör haline gelmesini, bunun sonucu ilimizdeki turizm gelirlerine artış sağlamasını hedeflemekteyiz" diye konuştu. Programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Gaziantep’in tarihi mekanlarında adım atacak yer kalmadı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:32 Gaziantep’in tarihi mekanlarında adım atacak yer kalmadı Tarihi mekanları ve gastronomisiyle turistlerin vazgeçilmez rotası arasında yer alan Gaziantep’te ara tatil nedeniyle turizm yoğunluğu yaşanıyor. Ara tatilin başlamasıyla birlikte turistlerden yoğun ilgi gören Gaziantep’in tarihi mekanları, çarşıları ve müzeleri ziyaretçi akınına uğradı. Dünyanın en eski 10 şehri arasında bulunan, tarihi camileri, hanları, bedesten ve çarşılarının yanı sıra müzeleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir gezi yaşatan Gaziantep 9 günlük ara tatilde de turistlerden ilgi görüyor. Tatilciler dinlenmek ve yeni yerler keşfetmek amacıyla farklı destinasyonlara yönelirken, Gaziantep’te büyük ilgi gören illerden biri oldu. Ara tatilde özellikle yerli turistlerin ve öğrencilerin ilgi odağı haline gelen Gaziantep, ziyaretçi akınına uğruyor. Çeşitli illerden gelen tatilciler ve turistler, tarihi mekanlarda ve çarşılarda vakit geçirip tatilin keyfini çıkarıyor. Tarihi Gaziantep Kalesi ve çevresi ile Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, Zincirli Bedesten ve müzeler gibi çok sayıda tarihi, turistik ve kültürel mekanları ziyaret eden turistler, Gaziantep’e hayran kalıyor. Tatilin ilk gününden itibaren gösterilen büyük ilgi nedeniyle adeta ziyaretçi akınına uğrayan ve tarihi mekanlarında adım atacak yer kalmayan Gaziantep’i gezen turistler, kentin Antep fıstığı, baklava ve katmer gibi lezzetlerini tatmak için ise lokanta, restoran ve yöresel ürünler satan iş yerlerinin yolunu tuttu. Havanın da güzel olmasını fırsat bilen yerli turistler, güzel vakit geçirmek üzere tatillerini Gaziantep’te geçirmeyi tercih ettiklerini dile getirdi. Türkiye’nin en önemli turizm merkezleri arasında yer alan Gaziantep’e hayran kaldıklarını dile getiren turistler, Gaziantep’in mutlaka görülmesi, gezilmesi ve lezzetlerinin tadına bakılması gerektiğini ifade etti. Tur rehberi Hatice Taşpınar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi turuna çıkan yerli turistlerin ve öğrencilerin Gaziantep’i görmeden ve gezmeden memleketlerine dönmediğini belirterek, "İki gece üç günlük bir turdayız. Programımıza Diyarbakır’dan başladık. Diyarbakır, Midyat, Mardin, Şanlıurfa Göbeklitepe ve artık son olarak Gaziantep’teyiz. Tarihi çarşıların ne kadar kalabalık olduğunu hepimiz görüyoruz. Ara tatilin vermiş olduğu bir yoğunluk var. Rehber arkadaşlarımız ve turizm acenteleri için biraz zor bir durum ama esnaf için gerçekten çok güzel bir durum var. Hem bölgenin kalkınması hem de insanların yöreyi tanıması için çok güzel bir ortam oluşuyor" dedi. Ara tatil nedeniyle Gaziantep’te ciddi bir yoğunluğun olduğunu belirten acente yetkilisi Kaan Sağlam ise "Ara tatilden dolayı inanılmaz bir yoğunluk var ve bu yoğunluk buradaki esnafın çok işine geliyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesi çok rağbet görüyor ve bizler de turizmci olarak bu durumdan memnunuz. Çünkü her hafta 3-4 otobüs tur getiriyoruz. Getirdiğimiz insanlar da gerçekten memnun kalıyor" şeklinde konuştu. Ara tatil nedeniyle ailece Tokat’tan Gaziantep’e gezmeye geldiklerini belirten Ümmü Gülsüm Aydın da, "Gaziantep’in hem yöresel lezzetlerini hem meşhur yemeklerini yemeye geldik hem de çarşılarını gezmek istedik. Gezimiz bayağı güzel geçti. Gaziantep’i çok beğendik. İnşallah yine gelmek nasip olur" diye konuştu.
İstanbul’da kasım ayı tiyatro takviminden öne çıkanlar
11 Kasım 2025 Salı - 17:20 İstanbul’da kasım ayı tiyatro takviminden öne çıkanlar Kültür-sanat takvimi kapsamında, kasım ayında çeşitli tiyatro oyunları seyirciyle buluşacak. John Steinbeck’in "Fareler ve İnsanlar" eseri ile Enver Aysever’in yazıp yönettiği "Makul Şüpheli" oyunu, İstanbul’da sahnelenecek oyunlar arasında yer alıyor. Biletlere, Biletinial üzerinden ulaşabilecek. John Steinbeck’in "Fareler ve İnsanlar" adlı eseri, Gösteri İstanbul prodüksiyonuyla sahneleniyor. Aydın Sigalı’nın yönettiği oyun, yalnızlık, umut ve dostluk temalarını konu alıyor. Oyunda Erdem Irmak, Volkan Dinç ve Erkan Taşdöğen rol alıyor. Oyunun sahne tasarımı Behlüldane Tor’a, kostüm tasarımı ise Emine Kaynak Yıldırım’a ait. "Fareler ve İnsanlar", 16 ve 26 Kasım’da Fişekhane’de, 25 Kasım’da ise DasDas’ta sahnelenecek. Gazeteci ve yazar Enver Aysever’in yazıp yönettiği "Makul Şüpheli", Aykırı Kumpanya prodüksiyonuyla izleyiciyle buluşuyor. Adalet, özgürlük ve vicdan kavramlarını hiciv türünde ele alan oyunda, müzikler Haluk Polat imzası taşıyor. Piyanoda Haluk Polat, klarnette Tarçın Çelebi, gitarda Nurevşan Kırçiçek ve vokalde Nisan Aysever yer alıyor. Oyunun kadrosunda Gamze Uçar, Gülden Güney, İlkem Ulugün, Tarkan Koç ve Tuba Erdem bulunuyor. "Makul Şüpheli", 21 Kasım’da CKM Büyük Salon’da ve 26 Kasım’da Leyla Gencer Sahnesi’nde sahnelenecek. Türkiye’nin önde gelen etkinlik biletleme platformu Biletinial, sanatseverleri derinlikli deneyimlere davet ediyor.
"Bursa’nın Tınısı" kulakların pasını sildi
11 Kasım 2025 Salı - 14:44 "Bursa’nın Tınısı" kulakların pasını sildi Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Planlama Ajansı tarafından, 2050 Vizyonlu Çevre Düzeni Planı kapsamında hazırlanan "Bursa’nın Tınısı ve Enstalasyonu" etkinliği gerçekleştirildi. Bursa’nın çok katmanlı kültürel ve mekânsal hafızasından ilham alan etkinlikte kent, sanat aracılığıyla yeniden yorumlandı. Etkinlikte, atölye çalışmalarında ortaya çıkan fikirlerin, seslerin ve duyguların birleşimiyle oluşturulan "Bursa’nın Tınısı" adlı eser, Bursa Oda Orkestrası tarafından ilk kez seslendirildi. Programa sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. "Kentimizin ruhunu ve tınısını da planlıyoruz" Etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın geleceğini bilimin, sanatın ve katılımın ışığında şekillendirdiklerini söyledi. Bozbey, "Bursa’mızı doğal, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısıyla daha sürdürülebilir, dirençli ve yaşanabilir bir kent haline getirmek amacıyla hep beraber yola çıktık. Bu hedef doğrultusunda yürüttüğümüz 2050 Bursa Çevre Düzeni Planı sürecinin ilk yılını geride bırakıyoruz. Kasım 2024’te başlattığımız bu süreçte, kentimizin geleceğine yön verecek temaları ve katılımcılık anlayışını birlikte belirledik. Ocak ayında planlama sürecini tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. Sürecin yalnızca teknik bir çalışma olmadığını vurgulayan Bozbey, "Bu plan bilimin, sanatın ve katılımın birleştiği bir vizyonun ürünüdür. 2050 vizyonumuz, küresel iklim krizinin etkilerinden pandemiye kadar birçok güncel soruna karşı çözüm üreten bir kent anayasası niteliğindedir" ifadelerini kullandı. Bozbey, Bursa’nın geleceğini halkın, gençlerin, kadınların, sanatçıların ve akademisyenlerin katkılarıyla inşa ettiklerini belirterek, "Yeni kenti planlamak yalnızca yolları ve binalarıyla değil, o kentin ruhunu ve tınısını da planlamak gerekir. ‘Bursa’nın Tınısı’ projesi bu anlayışın sanatsal bir yansımasıdır" diye konuştu. Bilim, sanat ve katılımın buluştuğu vizyon 25 Nisan - 6 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen atölyelerde gençler, akademisyenler, meslek odaları, sanatçılar ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Atölyelerde Bursa’nın bugünü ve geleceği tartışılarak kent için yeni fikirler geliştirildi. Gençlerin doğaçlama seslendirmeleriyle oluşan melodiler "Bursa’nın Tınısı" enstalasyonunun temelini oluşturdu. Çalışmalara Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, meslek odaları, akademik odalar ve çok sayıda sanatçı katkı sundu. Bursa Oda Orkestrası’nın yanı sıra sanatçılar Görkemli Ziya Özçekmenler, Sercan Peşan, Çağdaş Çakmak ve Alp Yılmaz etkinlikte yer aldı. Bozbey, "Sanatı, bilimi ve katılımı bir araya getiren bu özgün çalışma, Bursa 2050 vizyonunun duygusal ve estetik yüzünü oluşturuyor. Bu güzel eseri Bursa’nın geleceğine imza atarak ortaya koyan herkese gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Merkezefendi Belediyesi Atatürk’ü anlamlı bir konserle yad etti
11 Kasım 2025 Salı - 14:05 Merkezefendi Belediyesi Atatürk’ü anlamlı bir konserle yad etti Merkezefendi Belediyesi, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının yıldönümünde anlamlı bir konserle andı. Merkezefendi Belediyesi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 87. yılını anlamlı bir etkinlikle andı. Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Bir Ulusa Adanmış Ömrün Ezgileri’ adlı anma konserinde, Şef Sevgi Utma yönetimindeki Merkezefendi Belediyesi Çok Sesli Korosu, Atatürk’e duyulan sevgi, saygı ve minneti yansıtan eserleri seslendirdi. Katılımcılar bu duygu dolu günde, coşku ve hüzün dolu dakikalar yaşadı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan da sahneye çıkarak koro ile beraber şarkılara eşlik etti. Anma konserine yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, etkinliğin sonunda uzun süre ayakta alkışlandı. "Atamızı hiç unutmuyoruz, unutmayacağız" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç unutmuyoruz. Fikirleri hiç aklımızdan, gönlümüzden çıkmıyor. Bugün ilçemizde Atamızın ölüm yıldönümünü her zamankinden daha farklı daha anlamlı bir şekilde andık. Bunu akşamki konserimizle taçlandırdık. Onun fikriler ve vizyonu ile biz buralardayız. O bir dâhiydi, o bir devlet adamıydı, o hepimizin babasıydı ama o aynı zamanda ülkesinin sanat ve sporda da ilerlemesini istiyordu. Birçok ülkeden önce bizi sanatla tanıştırdı. Nesiller geçiyor, ömürler geçiyor hepimiz bir gün bu ölümü tadacağız. Ama o hiçbir zaman unutulmayacak. Onun fikirleri hiçbir zaman unutulmayacak. Bizler de gelecek kuşaklara bu çocuklarımıza onun izinden gitmeyi, onun devrimlerinin, eylemlerinin ne kadar önemli olduğunu aktarmamız gerekiyor. Her türlü olumsuzluğa, yıpratmaya karşı sonuna kadar Atamızın izinden gideceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğumuz sonsuz sevgi, saygı ve minnetle dolu bu özel gecede, bizleri duygulandıran koromuza ve bu anlamlı etkinlikte bizleri yalnız bırakmayan tüm hemşerilerimize teşekkür ediyorum" dedi.
TV+ ve Warner Bros. Discovery’den iş birliği
11 Kasım 2025 Salı - 13:29 TV+ ve Warner Bros. Discovery’den iş birliği TV+, Warner Bros. Discovery ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında, HBO Max (Standart Paket) artık platformda da yer alıyor. 11 Kasım’dan itibaren platform aboneleri, HBO Max’e özel paketler ile erişebiliyor. Türkiye’nin içerik platformu TV+, Warner Bros. Discovery ile yaptığı stratejik iş birliğini genişletti. Bu kapsamda HBO Max artık platformda izlenebiliyor. Platform aboneleri, HBO Max’in dünya çapında beğeni toplayan ödüllü dizilerine, gişe rekorları kıran filmlerine ve orijinal yapımlarına 11 Kasım tarihi itibarıyla erişebiliyor. Ayrıca gelecek dönemde HBO Max’te yayınlanacak yeni içerikler de aynı anda platformda olacak. 11 Kasım tarihinden itibaren, ilk 12 ay içinde HBO Max’i etkinleştiren tüm mevcut ve yeni TV+ kullanıcıları, abonelikleri kapsamında başlangıç promosyon teklifinden yararlanabiliyor. "Kapsamlı bir dijital yayıncılık deneyimi sunmaya devam edeceğiz" Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, iş birliğine ilişkin olarak şöyle konuştu: "TV+’ın yayın anlayışının odağında, ilgiyle izlenen içerikleri, çeşitlilik yaklaşımıyla tek bir platformda sunmak var. HBO Max ile genişlettiğimiz iş birliği bu bakımdan çok değerli. Diziden filme, belgeselden spora, çocuk programlarından canlı TV kanallarına kadar uzanan içerik dünyamızı, ‘TV+ sana yeter’ diyerek izleyicilerimizle buluşturuyoruz. Artık HBO Max kütüphanesi de eş zamanlı olarak platformumuzda yer alıyor. Bundan dolayı son derece mutluyuz. Kullanıcılarımıza kapsamlı bir dijital yayıncılık deneyimi sunmaya devam edeceğiz." "TV+ ile birlikte büyümekten heyecan duyuyoruz" Warner Bros. Discovery Orta ve Doğu Avrupa ve Türkiye Genel Müdürü Jamie Cooke iş birliğine dair şu ifadelerde bulundu: "TV+ ile ortaklığımızı genişletmekten ve HBO Max’in imzası hâline gelen benzersiz yapımları platforma taşımaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, küresel ölçekte gişe rekorları kıran filmler, orijinal diziler ve sevilen dizilerden oluşan eşsiz içerik yelpazemizle daha fazla Türk izleyicisiyle buluşmamızı sağlıyor. Birinci sınıf hikâye anlatımına olan tutkumuzu paylaşan platform ile bu önemli pazarda birlikte büyümekten heyecan duyuyoruz." Zengin içerik seçkisi HBO Max’e erişim sağlayan platform kullanıcıları, dizi tarihinin vazgeçilmezlerinden olan Friends, The Big Bang Theory, Game of Thrones, The Sopranos, Task, The Last of Us, House of the Dragon ve The White Lotus gibi dünya çapında beğeni toplayan yapımları izleyebiliyor. Ayrıca HBO Max dünyasında yakın zaman önce yayınlanan IT: Welcome to Derry de izleyicilere sunulurken merakla beklenen A Knight of the Seven Kingdoms ve yeni Harry Potter dizisi gibi yapımlar da platform ekranlarında yerini alacak. Platformun en sevilen ve beklenen yerli içerikleri de TV+ izleyicisiyle buluşuyor Platformun TV+’taki seçkisinde uluslararası yapımların yanı sıra Kaosun Anatomisi, Magarsus, Prens, gibi yerli diziler de yer alıyor. Yakın zamanda izleyiciyle buluşacak olan Türkiye yapımı HBO Originals ve Max Originals dizilerinden Feride, Jasmine, İlk ve Son 3. Sezon ve İlk Göktürk de platform üzerinden TV+’ta izleyicilerle buluşacak.