Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır"
Erzurumspor FK oyuncuları basın toplantısını basıp kutlama yaptı
Almanya’da şampiyon Bayern Münih
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bursaspor’a tebrik mesajı
Netanyahu: "Her an yeni gelişmeler yaşanabilir"
MEB: "Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır"
Bursaspor, Trendyol 1. Lig’de
KÜLTÜR SANAT
‘Dondurmak Gaymak’ 20 yıl aradan sonra yeni bir hikâyeyle izleyicilerle buluşacak
19 Nisan 2026 Pazar - 18:37:49
Muğlalı yönetmen ve senarist Yüksel Aksu’ya ait Dondurmam Gaymak filminin 20 yıl aradan sonra devam filmi izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. ‘Dondurmam Gaymak Gapital’ adıyla çekilecek devam filminin yerel oyuncu kadrosu için okuma provaları başladı. Yönetmen ve senarist Yüksel Aksu’nun çalışmaları arasında önemli bir yere sahip olan Dondurmam Gaymak filmi, 20 yıl aradan sonra yeni bir hikâyeyle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. ‘Dondurmam Gaymak Gapital’ adıyla çekilecek devam filminin yerel oyuncu kadrosu için okuma provaları başladı. Aksu’nun ‘Akdeniz yüzlü sinema’ anlayışının ilk örneklerinden biri olarak kabul edilen yapımın yeni filmi, özgün atmosferini koruyarak günümüzle bağ kurmayı hedefliyor. Senaryosu Eyüp Boz ve Melik Saraçoğlu imzası taşıyan proje, UNİK Film tarafından hayata geçirilecek. Görüntü yönetmenliği koltuğunda ise Uğur İçbak’ın yer alması bekleniyor. Filmde profesyonel oyuncuların yanı sıra bölgeden birçok yerel isim de kamera karşısına geçecek. Kadroda Gülnihal Demir, Erdinç Özal, Tünay Ürper, Metin Yıldız, Muhammet Kıyak, Nejat Altınsoy, Hülya Kocabıçak, Oğuz Aykan Uyanık, Ozan Kıyak, Nazmi Şentürk, Taylan Kaya, Oral Günüç ve Murat Özarslan gibi isimler bulunuyor. Bu tercih, ilk filmde olduğu gibi yerel dokunun ve doğal oyunculuğun ön planda tutulacağının işareti olarak değerlendiriliyor. 2006 yılında Muğla’nın Ula, Yatağan ve Akyaka gibi farklı noktalarında çekilen ilk film, kırsal yaşamın içinden beslenen anlatımı ve amatör oyuncularla kurduğu sahici dünya sayesinde Türk sinemasında kendine özgü bir yer edinmişti. Uluslararası alanda da dikkat çeken yapım, başarılarıyla adından söz ettirmişti. ‘Dondurmam Gaymak Gapital’, yalnızca nostaljik bir geri dönüş değil aynı zamanda yerel hikâyelerin evrensel anlatılarla buluşabileceğini hatırlatan bir devam projesi olarak şimdiden merak uyandırıyor. Okuma provalarıyla birlikte üretim sürecine giren film, Akdeniz’in sıcaklığını ve taşra hikâyelerinin incelikli mizahını yeniden perdeye taşımaya hazırlanıyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 16:14
’Sen İstanbul’dan güzelsin’ oyunu Manisalıları büyüledi
Manisa’da düzenlenen Uluslararası Mesir Tiyatro Festivali’nde sahnelenen "Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin" adlı oyun, üç kuşak kadının hikayesi üzerinden izleyicilere unutulmaz ve sarsıcı anlar yaşattı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Mesir Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen "Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin" adlı tiyatro oyunu, sanatseverlerle buluştu. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde sahnelenen dram türündeki eser, izleyicilerden tam not aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye taşınan oyun, Manisalı tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Murat Mahmutyazıcıoğlu tarafından 2016 yılında kaleme alınan ve yönetilen eser, aynı aileden üç kuşak kadının hayatına odaklanıyor. Tek perdelik ve 80 dakika süren oyunda; Esin Umulu, Şebnem Köstem ve Yeliz Şatıroğlu sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Oyuncular, anneanne, anne ve torun karakterleri üzerinden; bastırılmış duyguları, itiraf edilemeyen gerçekleri ve var olma mücadelesini etkileyici bir anlatımla sahneye taşıdı. Oyunda karakterlerin iç sesleri ve diyalogları üzerinden ilerleyen anlatımda, kuşaklar arası bağlar ve değişim süreci çarpıcı bir şekilde ele alındı. Her kadının, kendinden önceki neslin izlerini taşıyarak kendi yolunu bulma çabası, izleyicilere düşündürücü anlar yaşattı. Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleşen gösterime Manisalı sanatseverler yoğun katılım sağladı. İzleyiciler arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu da yer aldı. Festival kapsamında düzenlenen etkinliklerin, Manisa’nın kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunmaya devam edeceği ifade edildi.
19 Nisan 2026 Pazar - 15:28
Bursa’nın mahalle kültürü kitap fuarında
Bursa’nın tarihi katmanları ve mahalle kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü’nü kazanan araştırmacılar Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Bursa’nın geçmişine ve toplumsal hafızasına ışık tutan çalışmalarını düzenlenen söyleşide paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği "Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü"nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. Bu zenginliği geleceğe taşımalıyız İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, "İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: "İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız." Mahalle kültürü zayıfladı Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, "Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz" dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, "Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 15:06
Burhaniye’de sabah namazı buluşması Börezli Camiinde yapıldı
Burhaniye’de Müftülüğün başlattığı Sabah Namazı Buluşmaları devam ederken, bu haftaki Sabah Namazı Buluşması Börezli Caminde yapıldı. Börezli köyündeki Sabah Namazı Buluşması çok sayıda vatandaşı buluşturdu. Börezli Camiinde Kocacami müezzini İsmail Baydemir’in kıldırdığı namasın ardından başlayan program çok sayıda vatandaşı buluşturdu. Namaz sonrası zikirler çekilirken, vaiz Mahmut Vanlıoğlu, hadislerden örnekler verirken, çocuk yetiştirme konusu üzerinde durdu. Çocuk yetiştirmenin Müslümanlar için bir ibadet olduğunu kaydeden Vanlıoğıu, anne ve babaların çocuklarına iyi birer örnek olması gerektiğini söyledi. Cami çıkışında köy muhtarı Güler Yavuz ve imam Hamdi Girgin tarafından hazırlatılan çorba, simit, peynir ve zeytin ikramı yapıldı. Sabah Namazı Buluşmasına katılan vatandaşlar Muhtar Güler Yavuz ile imam Hamdi Girgin’e teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
2
19 Nisan 2026 Pazar- 09:11
Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı
3
17 Nisan 2026 Cuma- 15:17
Yunusemre Belediyesinden Aigai kazısına destek
4
17 Nisan 2026 Cuma- 10:53
Kırşehir’de gençler 88 saatlik eğitimin ardından müzede rehberlik yapıyor
5
13 Nisan 2026 Pazartesi- 09:28
Şırnak’ta "Mezopotamya’nın Ruhunda Baharı Kitaplarla Karşılıyoruz" Kitap Fuarı ve Kültür Şöleni sona erdi
02 Kasım 2025 Pazar - 10:56
12. Yüzyılda inşa edilen Bezirhane görenleri hayran bırakıyor
12-13’üncü yüzyıllarda Aksaray’da yaşayan insanların aydınlatmada yaktığı yağ yapımı için kurduğu ve bezir yağının üretildiği Bezirhane, günümüzde hala diriliğini korurken, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Tarihi ve kültürel açıdan birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve Kapadokya’nın giriş kapısı olan Aksaray’daki Bezirhane yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Güzelyurt ilçesine bağlı Belisırma köyünde bulunan ve 12.-13. yüzyıllarda yaşayan insanlar tarafından yapılan Bezirhane hala diriliğini korurken, turistler Bezirhane içinde bulunan ve yağ yapımında kullanılan o günün teknolojisini merakla inceliyor. Kayalara oyularak yapılmış olan Bezirhane’ye, kemerli bir girişle ulaşılıyor. Bezirhane içerisinde ahşap malzemeden yapılmış bezir yağı havuz teşkilatı bulunurken, 12. ve 13’üncü yüzyıllar arasına tarihlenen Bezirhane, tek nefli uzunlamasına dikdörtgen planda inşa edilmiş. Yapının tavan ve duvarlarında yer alan Vaftiz, Metamorfosis, Fırında Üç İbrani Genci, Deesis, Aziz ve Martirler sahnesinin bulunduğu freskolar aşırı nem sonucu tahrip olurken, Bezirhane yapıldığı dönemde bölge halkının aydınlatmada kullandığı bezir yağı üretimi yeri olarak kullanılmış. Izgın adı verilen bir ot türünün Bezirhanede ezilip işlenmesinin ardından ottan çıkarılan yağın işlenmesi sonucunda bezir yağı elde edilmiş. Ürettikleri yağı hem kullanıp hem de ticaret yapıp satıyorlarmış Bölge halkından Birol Tezer (53) bölge halkının geçmişine ışık tutan Bezirhane’nin aydınlatmada kullanılan yağ üretimi için inşa edildiğini belirterek, "Bezirhane, bizim dedelerimiz burada Izgın otundan yağ çıkartmışlar. Bunların birinci kalitesini yemişler, ikinci kalitesini gaz lambası gibi aydınlatmada kullanılan ürünlerde kullanmışlar. Dışarıda kağnılar yürüdükçe bu alet dönüyormuş. Döndükten sonra da yağ ortaya çıkıyormuş. Yağları da buradan katırlarla Aksaray veya köylerinde satıyorlarmış" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:55
Diyarbakır Müzesinde ‘Medeniyetler Yolu’ tamamlandı
Diyarbakır İçkale müzesinde ‘Medeniyetler Yolu’ tamamlandı. 22 sütün ve 9 heykel olmak üzere 31 eser İçkale Müzesi bahçesinde sergileniyor. Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesinin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu söyledi. Gizligöl, "1934 yılında kurulan müzemiz, 2015 yılında yeni yeri olan İçkale’ye taşınmıştır. Burada, toplam 36 bin 352 eserimizden, bin 600 tanesini sergiliyoruz. Elbette bunların çok azını sergileyebildiğimizin farkındayız. Bu nedenle, özellikle müzemizin depolarında bulunan ve ’taş eseri’ olarak nitelendirdiğimiz, büyük boyutlu eserleri bahçeye çıkarmayı düşündük. Daha önce duyurusunu yaptığımız ’Medeniyetler Yolu’ adlı yol projemiz de bu düşünceden doğdu. Amacımız, Roma döneminde Diyarbakır’ın önemli bir Roma kenti olması nedeniyle, o dönemin şehir dokusunu yeniden canlandırmaktı. Roma döneminde bugünkü Melikahmet Caddesi ve Gazi Caddesi olarak adlandırdığımız caddelerin kenarlarında sütunlar ve bu sütunların yanında heykeller bulunurdu. Bu durum, büyük Roma kentlerinde yaygın bir mimari unsurdu. Müzemizin envanterinde Roma döneminden kalma çok sayıda taş heykel, sütun, sütun başlığı ve sütun altlığı bulunuyor. Biz de bu eserleri müze bahçemize taşıyarak sergilemeye karar verdik. Çünkü vatandaşlarımız, güzel bahçemizde vakit geçirmeyi çok seviyorlar. Bu sayede hem 2000 yıl önceki Diyarbakır’ın Roma dönemindeki ihtişamını göstermek hem de depolarda bulunan eserlerin bir kısmını halkımızın beğenisine sunmak istedik. ’Medeniyetler Yolu’ projesi kapsamında, bahçemizde 22 adet Roma dönemine ait sütun, sütun başlıkları ve altlıklarıyla birlikte ve 9 adet heykel yerleştirdik. Bu heykelleri yerleştirirken hem kronolojik sıralamaya dikkat ettik hem de Diyarbakır’da uzun süre hüküm sürmüş imparatorluklara yer verdik’’ dedi. Akat, Asur, Helenistik, Roma ve bölgesel imparatorluklar dönemine ait, bazısı bazalt taşından, bazısı kireç taşından yapılmış toplam 9 heykelin de bu yolda sergilendiğini aktaran Gizligöl, "Medeniyetler Yolu Projemiz tamamlanmış durumda. Vatandaşlarımız gelip bu güzellikleri yerinde gezebilir ve görebilirler. Yolumuz, adeta bir medeniyetler şeridi gibi, bu yoldan geçen ziyaretçiler hem tarihi kronolojiyi hissedebilir hem de Diyarbakır’ın binlerce yıllık kültürel zenginliğini yakından deneyimleyebilirler’’ diye konuştu.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:54
12. Yüzyılda inşa edilen Bezirhane görenleri hayran bırakıyor
12-13’üncü yüzyıllarda Aksaray’da yaşayan insanların aydınlatmada yaktığı yağ yapımı için kurduğu ve bezir yağının üretildiği Bezirhane, günümüzde hala diriliğini korurken, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Tarihi ve kültürel açıdan birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve Kapadokya’nın giriş kapısı olan Aksaray’daki Bezirhane yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Güzelyurt ilçesine bağlı Belisırma köyünde bulunan ve 12.-13. yüzyıllarda yaşayan insanlar tarafından yapılan Bezirhane hala diriliğini korurken, turistler Bezirhane içinde bulunan ve yağ yapımında kullanılan o günün teknolojisini merakla inceliyor. Kayalara oyularak yapılmış olan Bezirhane’ye, kemerli bir girişle ulaşılıyor. Bezirhane içerisinde ahşap malzemeden yapılmış bezir yağı havuz teşkilatı bulunurken, 12. ve 13’üncü yüzyıllar arasına tarihlenen Bezirhane, tek nefli uzunlamasına dikdörtgen planda inşa edilmiş. Yapının tavan ve duvarlarında yer alan Vaftiz, Metamorfosis, Fırında Üç İbrani Genci, Deesis, Aziz ve Martirler sahnesinin bulunduğu freskolar aşırı nem sonucu tahrip olurken, Bezirhane yapıldığı dönemde bölge halkının aydınlatmada kullandığı bezir yağı üretimi yeri olarak kullanılmış. Izgın adı verilen bir ot türünün Bezirhanede ezilip işlenmesinin ardından ottan çıkarılan yağın işlenmesi sonucunda bezir yağı elde edilmiş. Ürettikleri yağı hem kullanıp hem de ticaret yapıp satıyorlarmış Bölge halkından Birol Tezer (53) bölge halkının geçmişine ışık tutan Bezirhane’nin aydınlatmada kullanılan yağ üretimi için inşa edildiğini belirterek, "Bezirhane, bizim dedelerimiz burada Izgın otundan yağ çıkartmışlar. Bunların birinci kalitesini yemişler, ikinci kalitesini gaz lambası gibi aydınlatmada kullanılan ürünlerde kullanmışlar. Dışarıda kağnılar yürüdükçe bu alet dönüyormuş. Döndükten sonra da yağ ortaya çıkıyormuş. Yağları da buradan katırlarla Aksaray veya köylerinde satıyorlarmış" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:35
‘Edebiyat koridoru’ öğrencilere ilham oldu
Diyarbakır’da eğitim veren Adnan Menderes Anadolu Lisesinde öğretmenler tarafından oluşturulan ‘Edebiyat koridoru’ öğrencilere de ilham oldu. Okulun bu bölümünde edebiyat tarihine damga vuran yazar ve şairlerin resim ile eserleri bulunurken, öğrenciler sınavlarda çıkması muhtemel sorulara yaşayarak hazırlanıyor. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan Adnan Menderes Anadolu Lisesi, öğrencilerin görsel hafızalarına da dokunmak için önemli bir çalışmaya imza attı. Okulun salonlarının bir bölümünü ‘Edebiyat koridoruna’ çeviren okul yönetimi burada edebiyat tarihine damgasını vuran isimlerin resimlerini ve şiirleri ile romanlarının bir bölümünü duvarlara işledi. Koridorda gezinirken edebiyatın içinde bir yolculuğa çıkan öğrenciler tarihi karakterleri yaşayarak öğreniyor. Ders aralarında soluğu edebiyat salonunda alan öğrenciler sınavlarda çıkması muhtemel sorulara yaşayarak hazırlanıyor. Koridorda 1800’lü yıllardan günümüze edebiyatın duayenleri yer alıyor Adnan Menderes Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Serap Atay, ‘Edebiyat koridoru’ çalışmasını geçen yıl tayini çıkan edebiyat öğretmeni Emine Daysal’ın yaptığını hatırlattı. Atay, ‘’Fikir gerçekten çok güzeldi. Okulumuza ilk geldiğimizde, o zaman geniş koridorları görünce böyle bir çalışmanın olması gerektiğini düşündük. Ders kitaplarında yer alan kişilerin öğrencilerin görsel hafızasında yer etmesi, görerek öğrenmeyi desteklemek amacıyla böyle bir koridor hazırladık. Çalışmayı geniş bir yelpazede tuttuk. 1800’lü yıllardan başlayarak cumhuriyet dönemine kadar getirdik. Çağdaş edebiyat şairleri ve yazarlarını da görsel olarak öğrencilerimize sunmak istedik. Böylece büyük koridorlarımız boş kalmasın, sanatla dolsun dedik. Özellikle 12’nci sınıf öğrencilerimizin TYT-AYT sürecinde bu konularla ilgili sorular çıkıyor. En azından görsel olarak hafızalarında kalması bizim için önemliydi. Öğrencilerimiz okuldan mezun olduktan sonra bile Ahmet Arif’i, Leyla Erbil’i, Cahit Sıtkı’yı, Süleyman Nazif’i, Orhan Veli’yi, Orhan Pamuk’u tanıyor olması bizim için kıymetli bir dokunuştu öğrenciye. Bu sebeple bu bizim için önemliydi. Yani görsel hafızanın öğrenmede çok etkili olduğunu biliyoruz. Bazen öğrencilerimi teneffüslerde görüyorum; bir arkadaşının koluna girip ‘Bak, bu Ahmet Arif’miş’ diyor ya da sınıfta ‘Hocam, ben bu şiiri koridorda okumuştum, dersten sonra 5 dakika kalıp şiiri okuyabilir miyim?’ diye soruyorlar. Böyle geri dönüşler alınca doğru bir amaca hizmet ettiğimizi görüyoruz. Bu da öğrenci, eğitim, öğretmen ve öğrenme adına gerçekten mutluluk verici bir şey. Doğru dokunuşlarda bulunduğumuza ve emeğimizin karşılığını aldığımıza inanıyorum. İnşallah öğrencilerimizde de karşılığı vardır diye düşünüyorum’’ dedi. 12’nci sınıf öğrencisi Kayra Gülmüş ise ’’Okulumuzda ‘Edebiyat koridorunun’ bulunması, öğrenme sürecimizde bizlere büyük katkı sağlıyor. Koridora geldiğimizde, özellikle sınav sürecinde buradaki görselleri ve bilgileri incelediğimizde, konuların aklımızda kalmasına yardımcı oluyor. Görsel olarak desteklenmiş bu ortam hem etkili hem de akılda kalıcı bir öğrenme sağlıyor’’ diye konuştu.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:32
İzmir’in sokakları ‘tabloya’ dönüştü
İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencileri, kentin çok kültürlü dokusunu ve tarihi zenginliğini empresyonist bir bakışla yeniden yorumladı. Yapay zeka destekli dijital araçlarla oluşturulan eserler, İzmir’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, kentin tarihi dokusunu ve çok kültürlü yapısını sanatın diliyle yeniden anlattı. ‘Kent ve Empresyonizm’ projesi kapsamında Kemeraltı, Havra, Agora ve Basmane hattında yer alan tarihi bölgeleri gezen öğrenciler, İzmir’in zenginliklerini fotoğraflarla belgeledi; ardından bu kareleri yapay zeka destekli dijital araçlar kullanarak tablolara dönüştürdü. Proje yürütücüsü Dr. Utkan Boyacıoğlu, "Bu sanat akımının en önemli özelliği, hayatın içinden manzaraları özgün bakış açılarıyla resmetmek. Öğrencilerimiz de İzmir’in dinamik ve çok kültürlü dokusunu kendi izlenimleriyle yansıttı" dedi. İEÜ Mikro-Yeterlilikler Ofisi paydaşlığında gerçekleştirilen çalışma, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ODAK İzmir-Ortak, Dayanışmacı, Aktif, Kapsayıcı İzmir Projesi kapsamında düzenlenen ‘Bir Arada Yaşam Rotası’ etkinliğiyle birleşti. 41 öğrenci yer aldı Anafartalar Caddesi, Kadı Hamamı, Mavi Kortejo, Hatuniye Camii, Dönertaş Sebili, Kadın Müzesi&Sanathane, Fettah Camii&Mısri Dergahı, Altınpark kazı alanı, Kumrulu Mescit, Aziz Vukolos Kilisesi, Bıçakçı Han&Yıldız Sineması, Basmane Garı gibi kentin tarihi noktalarını gezen 41 öğrenci, bu bölgelerdeki yaşamı gözlemleyip fotoğrafladı. İzmir Ekonomili gençler, ardından da bu fotoğrafları yapay zeka destekli sanat araçlarıyla tabloya dönüştürerek birer özgün sanat eserine imza attı. Kente dair kalıcı bir ifade ‘Paris, Moda ve Empresyonist Resim’ dersini veren, proje yürütücüsü Dr. Utkan Boyacıoğlu, "Kent ve Empresyonizm projemizde, öğrencilerimizin şehri yalnızca gözlemlemelerini değil, aynı zamanda anlamlandırmalarını ve yorumlamalarını istiyoruz. ODAK İzmir iş birliğiyle yapılan bu çalışma, sanatın kente ve toplumsal yaşama dair bir ifade aracı olabileceğini somut biçimde gösterdi" ifadelerini kullandı. Hayattan manzaralar Empresyonizm (izlenimcilik) akımının temelinde günlük yaşamdan kesitler, şehir atmosferi ve ışık-gölge oyunlarının bulunduğunu belirten Dr. Boyacıoğlu, "Bu sanat akımının en önemli özelliği, hayatın içinden manzaraları özgün bakış açılarıyla resmetmek. Biz de bu derste, İzmir’in çok katmanlı yapısını ele aldık. Öğrencilerimiz, kentimizin dinamik ve çok kültürlü dokusunu kendi izlenimleriyle yansıttı" diye konuştu. Eserler sergilenecek Dr. Boyacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortaya çıkan eserler, başta Elhamra Sahnesi olmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belirlediği alanlarda sergilenecek. Öğrenciler ayrıca, bu karelerin onlarda uyandırdığı duyguları kısa metinlerle ifade edecek; bu metinler de eserlerin altında yer alacak." Dijital rozet verilecek Gençlerin kent hakkı, ortak yaşam ve kültürel miras konularında farkındalığını artırmayı amaçlayan proje kapsamında; öğrencilerin etkinlik süresince ürettikleri fotoğraf, çizim ve kısa videolar, önümüzdeki dönemde İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde açılacak ‘Bir Arada Yaşamın İzleri’ adlı sergide de sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca, mikro-yeterlilik olarak yapılandırılan etkinlikte şartları sağlayan öğrencilere, İEÜ Mikro-Yeterlilikler Ofisi tarafından dijital rozet verilecek.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:14
Küçükçekmece’de Atilla İlhan Kültür ve Sanat sezonu açıldı
Küçükçekmece Belediyesi, vefat eden usta şair Attila İlhan’ın ismini yeni kültür sanat sezonunda yaşatacak. Usta şairin anısına "Ben Sana Mecburum" isimi verilen Küçükçekmece Kültür ve Sanat sezonunun açılışı gerçekleştirildi. Sezonun açılışı kapsamında "Atilla İlhan 100 Yaşında" sergisi gerçekleştirilirken, programda davetliler İlhan’ın unutulmaz dizeleriyle dolu duygusal bir akşam yaşadı. Küçükçekmece Belediyesi tarafından vefat eden usta şair ve yazar Attila İlhan’ın 100. doğum yılına özel "Ben Sana Mecburum" adlı kültür ve sanat sezonu açılış programı düzenlendi. Kültür ve sanat sezonunun açılışı kapsamında Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde "Atilla İlhan 100 Yaşında" sergisi gerçekleştirildi. Sergiye, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin yanı sıra usta oyuncu Salih Kalyon, ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, şair ve yazar Adnan Özer ile çok sayıda davetli katıldı. Sergi açılışının ardından Atilla İlhan’ın yaşamı, düşünce dünyası ve eserlerinden kesitlerin yer aldığı belgesel gösterimi yapıldı. Program kapsamında ayrıca şiir dinletisi ve söyleşi gerçekleştirilirken, katılımcılar Atilla İlhan’ın unutulmaz dizeleriyle dolu duygusal bir akşam yaşadı. "Küçükçekmece’de yapmış olduğumuz bu programların tamamı çok anlamlı oldu" Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, yaptığı konuşmada Atilla İlhan’ın Türk edebiyatına kazandırdığı eserlerle birçok kuşağa ilham olduğunu belirterek, "Ülkemiz gerçekten çok önemli sanatçılar yetiştirdi. Bunların bir kısmı vefat etti, bir kısmı hala yaşıyorlar. Yani vefat eden sanatçılarımızın kıymetini, değerini bize bıraktıklarını, bu ülkenin kültürüne, sanatına, edebiyatına bıraktıklarının farkında olmamız gerekiyor. Ve bunları nesilden nesille taşımamız gerekiyor. Yani öldü gitti, hayır onlar ölmediler. Bunların birçok eserleri var. Hala bizim onlarla çocuklarımızı buluşturduğumuz birçok eserleri var. Dolayısıyla bu anlayışla, bu yılı da Atilla İlhan’ın doğumunun 100. yılı olması münasebetiyle, kültür ve sanat sezonumuzu Atilla İlhan’a atfederek onunla birlikte yaşamayı, bir yıl onunla birlikte yaşamayı Atilla İlhan’ın bütün özellikleriyle, bütün sanat, kültür özelliklerini yeni nesillere aktarmak istiyoruz. İşte bu sergiler onun içindir. Bununla ilgili gelecekte, tabi yıl içerisinde başka programlarımız da olacak. Küçükçekmece’de bununla ilgili, sanatla ilgili biz çok programlar yapıyoruz. Sadece Atilla İlhan değil, ülkemizde yaşamış olan bütün çok kıymetli değerli sanatçıları yaşatmaya, onların eserlerini yeniden tanıtmaya ve insanlarla onları buluşturmaya çalışıyoruz" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:03
Likya Yolu, dünyanın en güzel yürüyüş rotası seçildi
Dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasının sıralandığı listede antik kentleri birbirine bağlayan patikaları, dağ ve deniz manzaralarıyla Likya Yolu, dünyanın en güzel rotası olarak gösterildi. İngiltere merkezli Time Out dergisi, dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasını sıraladığı listesinde Likya Yolu’nu ilk sıraya taşıdı. Time Out’un değerlendirmesinde Likya Yolu, "antik kalıntılar arasında uzanan patikaları, uçsuz bucaksız dağ manzaraları ve turkuaz lagünleriyle" öne çıkan bir rota olarak tanımlandı. Türkiye’nin en önemli uzun mesafe yürüyüş parkurlarından biri olan Likya Yolu, Antalya’dan başlayarak Akdeniz kıyılarını takip ediyor. Patara, Xanthos, Olympos, Kayaköy, Faralya ve Kabak Koyu gibi duraklarıyla antik Likya medeniyetinin izlerini taşıyan parkur, her yıl dünyanın dört bir yanından yürüyüşçüleri ağırlıyor. Uzmanlar, yürüyüş için en uygun dönemin Eylül-Kasım ayları olduğunu belirtirken, Sonbahar döneminde gerçekleştirilen yürüyüşlerin hem iklim şartları açısından avantaj sağladığını hem de bölgedeki sürdürülebilir turizmi desteklediğini ifade etti.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:02
Dağcılar, Sarıgöl’ün gizli tarihini keşfetti
Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, 3 bin yıllık tarım teraslarından Herodot’un su içtiği çeşmeye uzanan kültürel yolculukta Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerini keşfetti. Sarıgöl ilçesini 50 kişilik bir ekiple ziyaret eden Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, ilçenin kültürel mirasını yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, Sarıgöl Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne (SADER) ait Etnografya Müzesi’nde yapılan kahvaltı ile başladı. Dernek Başkanı Harita Mühendisi Salih Yapıcı, misafirlere Sarıgöl’ün tarihi geçmişi, kültürel değerleri ve doğal zenginlikleri hakkında bilgi verdi. Kahvaltının ardından Baharlar Köyü’nün doğu sınırını oluşturan Derbent Boğazı’na giden grup, koruma altına alınmış 3 bin yıllık Tarım Terasları’nı gezdi. Ardından üzüm bağları arasında yürüyüş yapan dağcılar, güzergah üzerindeki 1000 yıllık Pırnal ağacının önünde fotoğraf çektirdi. Yürüyüş rotasının bir sonraki durağı, "Tarihin Babası" olarak bilinen Herodot’un su içtiği Dola Çeşmesi oldu. Bölgede yer alan Kallatebos Antik Kenti ve Pers Kralı I. Serhas’ın MÖ 470 yılında çeşmenin yanındaki çınar ağacına altın tacını asmasıyla ilgili tarihi bilgilerin paylaşılmasının ardından Baharlar Köyü’ne kadar yürüyen kulüp üyeleri, daha sonra otobüsle Sarıgöl merkezine dönerek ilçenin meşhur kesikli pidelerini tattı ve Sarıgöl Kadın Kooperatifi’nden yöresel ürünlerinden satın aldı. Doktor, mühendis, bankacı, profesör ve farklı meslek gruplarından oluşan kulüp üyeleri, Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerinden etkilendiklerini belirterek, "Etkileyici bir program oldu, Sarıgöl hakkında çok şey öğrendik. Kaliteli ihracatlık üzümün merkezi olduğunu yerinde gördük." ifadelerini kullandı. SADER Başkanı Salih Yapıcı ise, "Misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Karşılıklı fikir alışverişiyle ilçemizin kültürüne yeni değerler kattık." dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 00:08
62. Altın Portakal’a ‘Tavşan İmparatorluğu’ 7 ödülle damga vurdu
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Cam Piramit’te gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 21:34
Altın Portakal’ın kapanışında sinemanın yıldızları kırmızı halıda buluştu
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ödül töreni öncesi kırmızı halı geçişiyle sona yaklaştı. Festivalde yarışan filmlerin ekipleri ve sinema dünyasının ünlü isimleri hem heyecanlarını hem de duygularını paylaştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 62’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, kapanış galası ve ödül töreni öncesinde kırmızı halı geçişiyle sinema dünyasını yeniden bir araya getirdi. Ulusal ve uluslararası seçkide yarışan filmlerin ekipleri, oyuncular, yönetmenler ile Antalyalı sinemaseverler kapanış töreninde buluştu. Ulusal Film Yarışması Jüri Başkanı yönetmen Ömer Vargı, festivalin sinema için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Festival yaşadık, güzeldi. Filmleri tek tek izleyip değerlendirdik. Festival, filmciliğin bir parçasıdır ve filmlerin izleniyor olmasının önemi çok yüksek. Bu yıl öğrenci filmleri ve farklı bölümler de vardı. Uygulama açısından izlenebilirliği yüksek bir festival olduğunu düşünüyorum" dedi. "Yeni yetenekler keşfedilecek" Jüri üyesi oyuncu Beren Saat, salonlarda izleyiciyle buluşmanın verdiği heyecana vurgu yaparak, "Katılım çok yüksekti, aynı salonda seyirciyle birlikte izledik. Ödüllere dair içim çok rahat. Çok iyi performanslar vardı. Bu festivalden yeni yetenekler de çıkacaktır. Herkesi tebrik ediyorum" diye konuştu. Kanto ekibinden iddialı mesaj Ulusal seçkide yarışan "Kanto" filminin yönetmeni Ensar Altay, filme olan güvenini şu sözlerle dile getirdi: "Festivalde izlediğim en iyi performans bizim oyunculardı. 2025 yılında Türkiye’de çekilmiş en iyi filmleri izledik. Kanto’nun o filmler arasında yer alması gurur verici. Çok başarılı yapımlar vardı, tüm kazananları tebrik ederim." Filmin oyuncularından Sinan Albayrak ise, "Filmimizde, sıradan başlayan bir hikaye, sıradışı bir boyuta taşınıyor. Biz bile izlerken hangi dünyanın içinde olduğumuzu hayretle fark ediyoruz" dedi. "Sinemanın nöbeti tutuluyor" Oyuncu Mehmet Aslantuğ, festivalin kültürel misyonuna dikkat çekarak, "Türkiye’de ve uluslararası alanda 62 yıllık bir festival geleneği çok kıymetli. Bütün zorluklara rağmen sanatın nöbeti tutuluyor. Film, toplumun dilini geleceğe taşıyan bir eylemdir. Bu yüzden festivaller yalnızca bir eğlence değildir; kültürel hafızanın da ev sahipliğidir" şeklinde konuştu. "Her genç oyuncunun hayalidir Antalya" Ulusal seçkide yarışan Erken Kış filminde rol alan Leyla Tanlar ise, "Filmi çekeli bir buçuk yıl oldu ve hep aklımdaydı. Antalya’da olmak her genç oyuncunun hayalidir. Karadeniz kültürü çok besleyici, benim için çok özel bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. "Kim ödül alsa hak ettiği bir seçki" Ulusal yarışmada "Sahibinden Rahmet" filminin yönetmeni Emre Sert, "Güzel bir hafta geçirdik. Birbirine yakın kalitede filmler vardı. Kim ödül alsa hak etti diyeceğimiz bir seçki oldu. Emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi. Kırmızı halı geçişinin ardından davetliler, Cam Piramit’te düzenlenen ödül törenine geçti. Festivalde ödül alan yapımlar, gecenin ilerleyen saatlerinde açıklandı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 17:47
Edebiyatın kalbi Bursa’da atıyor
Bursa’nın kültürel hayatına yeni bir soluk getiren Osmangazi Kitap Fuarı, Osmangazi Meydanı’nda kitapseverlerle buluştu. Osmangazi Belediyesi ve Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle düzenlenen fuar, 9 Kasım’a kadar sürecek. Açılış törenine Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ile Selçuk Türkoğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yerel yöneticiler, yazarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, fuarın edebiyatı, sanatı ve özgür düşünceyi destekleyen bir platform olacağını vurguladı. Açılış gününde sevilen yazar Tuna Kiremitçi’nin katılımıyla gerçekleşen söyleşi büyük ilgi gördü. Katılımcılar, yazarla sohbet etme ve kitaplarını imzalatma fırsatı buldu. Yüzlerce vatandaş hayranı oldukları yazarlara kitap imzalatabilmek için stantların önünde kuyruk oldu. Açılışın ardından söyleşiler, imza günleri, çocuk atölyeleri ve müzikli etkinlikler gibi birçok kültürel aktivite kitapseverlere keyifli dakikalar yaşattı. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden fuarın, Bursa’nın edebiyatla buluştuğu önemli bir merkez haline geldi. Kurdele kesimi sonrası tek tek kitap stantlarını gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Belediye tarafından yapılan Bursa’ya özgü süt helvası tepsilerinin başına geçip açılışa gelen kitapseverlere süt helvası ikram etti. Vatandaşlarla bol bol sohbet eden Aydın, fuara katılan bir karikatüriste kendisinin resmini çizdirdi. Birincisi düzenlenen kitap fuarını geleneksel hale getireceklerinin altını çizen başkan Aydın, "Bundan sonra artık devamlı burada Osmangazi’de 1 milyona yakın vatandaşlarımızı, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapla buluşturmak istiyoruz. Konjonktürel olarak hem ülkemize hem de dünyamıza baktığımızda cehaleti yenmenin bir tek yolu var kitap ve eğitim. Bu yol çocuklarımızı ve gençlerimizi çok küçük yaşlarda buna alıştırmaktan geçiyor. Kelimelerin gücü bilginin aydınlığı ve edebiyatın birleştirici ruhu bizi daha adil daha bilinçli daha umutlu bir dünyaya taşır ve benliğimize nefes olur" dedi. Başkan Aydın kitap fuarı boyunca 80 den fazla yayın evi, 156 yayın evi markası, 60 yazar, 40 keyifli söyleşiyle vatandaşların keyifli zaman geçirmesi için her türlü organizasyonu hazırladıklarını sözlerine ekledi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 17:21
Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi!
1 Kasım Çorlu’nun düşman işgalinden kuruluşunun 103. yıldönümü kutlamaları kapsamında Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde kurulan yedinci ve son akrotim ekibi Türk Yıldızları Çorlu şemalarında gösteri uçuşu gerçekleştirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder