Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Hamaney: "Halk arasındaki birlik nedeniyle düşman saflarında kırılma meydana geldi"
THY uçağı 55 gün sonra Türkiye'ye döndü
ABD Orta Doğu'ya 3'üncü uçak gemisini konuşlandırdı
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
İsrail’den Lübnan’a saldırı: 3 ölü
Ahmet Minguzzi’nin ailesi, doğum gününde çocuklarının mezarını ziyaret etti
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Aslantepe Vadisi’nin temel atma töreni yapıldı
KÜLTÜR SANAT
57. Alay Birliği, 111 yıl sonra yeniden kuruldu
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:56:01
Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay’ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi’nde ve 7. Tümen’den alınan bölüklerle Gelibolu’da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi’nin Çanakkale’de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu’da Gelibolu’da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul’a geldiğinde ilk olarak İstanbul’a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu’daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu’ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, ’yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim’ dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu’da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay’ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:28
Başkan Çerçioğlu’ndan çocuklara 23 Nisan hediyesi
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Tekstil Park Fuar Aydın’da düzenlenen 23 Nisan etkinliklerinde çocuklar, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bayram sevincini doyasıya yaşadı. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın Tekstil Park Fuar Aydın’da gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, hem öğrenmelerine katkı sağlayan hem de sosyal becerilerini geliştiren aktivitelerle buluşuyor. 23 Nisan’da da çocukları unutmayana Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, miniklere bayram hediyesi verdi. Aileleriyle birlikte etkinlik alanına gelen çocuklar, gün boyunca eğitici ve geliştirici etkinlikler ile bayram sevincini yaşadı. Fuar Aydın alanında kurulan etkinlik alanlarında çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunan oyunlar ve atölyeler yer alırken, şenlik kapsamında çocuklar, interaktif spor etkinlikleri, beceri geliştiren oyun alanları, atölye çalışmaları ve sahne performansları ile buluştu. Etkinliklerde yer alan gösteriler ve aktiviteler, çocukların eğlenirken öğrenmelerine katkı sağlarken, etkinlik alanında çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yapıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de 12.00 ile 20.00 saatleri arasında çocuklarla buluşacak. Etkinliklerden memnuniyet duyduklarını ifade eden aileler ve çocuklar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 20:16
Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor
Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:57
Ereğli’de 23 Nisan iki ayrı törenle kutlandı
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenen iki ayrı programla kutlandı. Kutlamalar, sabah saat 10.30’da Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreni ile başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül tarafından anıta çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, yapılan protokol düzeninin ardından sona erdi. Programın ikinci bölümü ise saat 11.00’de Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İlkokulu tarafından hazırlanan program, Ereğli İmam Hatip Lisesi öğrencisi Beytullah Özkan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan İlkokul Müdürü İlker Kıbrıs, 23 Nisan’ın milli iradenin simgesi olduğunu belirterek, "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tüm dünyaya ilan edildiği bu anlamlı günün 106’ncı yıl dönümünü kutluyoruz" dedi. Konuşmasında son dönemde yaşanan üzücü olaylara da değinen Kıbrıs, çocukların güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan ve hepimizi derinden etkileyen hadiseler, çocuklarımızın huzur ve güvenliğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda özgürlük ve milli iradenin simgesi olduğunu ifade eden Kıbrıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Program, öğrenciler tarafından şiirlerin okunması ve çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi. Törenlere, ilçe protokolü, eğitim camiası, öğrenciler ve veliler katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 20:51
Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu
2
21 Nisan 2026 Salı- 10:18
Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi
3
20 Nisan 2026 Pazartesi- 10:30
111 yıl önce Atatürk’ün o tarihi fotoğrafının çekildiği alan tarihe tanıklı ediyor
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 13:25
Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Akbulut makamını 23 Nisan için öğrenciye emanet etti
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
02 Kasım 2025 Pazar - 10:55
Diyarbakır Müzesinde ‘Medeniyetler Yolu’ tamamlandı
Diyarbakır İçkale müzesinde ‘Medeniyetler Yolu’ tamamlandı. 22 sütün ve 9 heykel olmak üzere 31 eser İçkale Müzesi bahçesinde sergileniyor. Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesinin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu söyledi. Gizligöl, "1934 yılında kurulan müzemiz, 2015 yılında yeni yeri olan İçkale’ye taşınmıştır. Burada, toplam 36 bin 352 eserimizden, bin 600 tanesini sergiliyoruz. Elbette bunların çok azını sergileyebildiğimizin farkındayız. Bu nedenle, özellikle müzemizin depolarında bulunan ve ’taş eseri’ olarak nitelendirdiğimiz, büyük boyutlu eserleri bahçeye çıkarmayı düşündük. Daha önce duyurusunu yaptığımız ’Medeniyetler Yolu’ adlı yol projemiz de bu düşünceden doğdu. Amacımız, Roma döneminde Diyarbakır’ın önemli bir Roma kenti olması nedeniyle, o dönemin şehir dokusunu yeniden canlandırmaktı. Roma döneminde bugünkü Melikahmet Caddesi ve Gazi Caddesi olarak adlandırdığımız caddelerin kenarlarında sütunlar ve bu sütunların yanında heykeller bulunurdu. Bu durum, büyük Roma kentlerinde yaygın bir mimari unsurdu. Müzemizin envanterinde Roma döneminden kalma çok sayıda taş heykel, sütun, sütun başlığı ve sütun altlığı bulunuyor. Biz de bu eserleri müze bahçemize taşıyarak sergilemeye karar verdik. Çünkü vatandaşlarımız, güzel bahçemizde vakit geçirmeyi çok seviyorlar. Bu sayede hem 2000 yıl önceki Diyarbakır’ın Roma dönemindeki ihtişamını göstermek hem de depolarda bulunan eserlerin bir kısmını halkımızın beğenisine sunmak istedik. ’Medeniyetler Yolu’ projesi kapsamında, bahçemizde 22 adet Roma dönemine ait sütun, sütun başlıkları ve altlıklarıyla birlikte ve 9 adet heykel yerleştirdik. Bu heykelleri yerleştirirken hem kronolojik sıralamaya dikkat ettik hem de Diyarbakır’da uzun süre hüküm sürmüş imparatorluklara yer verdik’’ dedi. Akat, Asur, Helenistik, Roma ve bölgesel imparatorluklar dönemine ait, bazısı bazalt taşından, bazısı kireç taşından yapılmış toplam 9 heykelin de bu yolda sergilendiğini aktaran Gizligöl, "Medeniyetler Yolu Projemiz tamamlanmış durumda. Vatandaşlarımız gelip bu güzellikleri yerinde gezebilir ve görebilirler. Yolumuz, adeta bir medeniyetler şeridi gibi, bu yoldan geçen ziyaretçiler hem tarihi kronolojiyi hissedebilir hem de Diyarbakır’ın binlerce yıllık kültürel zenginliğini yakından deneyimleyebilirler’’ diye konuştu.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:54
12. Yüzyılda inşa edilen Bezirhane görenleri hayran bırakıyor
12-13’üncü yüzyıllarda Aksaray’da yaşayan insanların aydınlatmada yaktığı yağ yapımı için kurduğu ve bezir yağının üretildiği Bezirhane, günümüzde hala diriliğini korurken, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Tarihi ve kültürel açıdan birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve Kapadokya’nın giriş kapısı olan Aksaray’daki Bezirhane yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Güzelyurt ilçesine bağlı Belisırma köyünde bulunan ve 12.-13. yüzyıllarda yaşayan insanlar tarafından yapılan Bezirhane hala diriliğini korurken, turistler Bezirhane içinde bulunan ve yağ yapımında kullanılan o günün teknolojisini merakla inceliyor. Kayalara oyularak yapılmış olan Bezirhane’ye, kemerli bir girişle ulaşılıyor. Bezirhane içerisinde ahşap malzemeden yapılmış bezir yağı havuz teşkilatı bulunurken, 12. ve 13’üncü yüzyıllar arasına tarihlenen Bezirhane, tek nefli uzunlamasına dikdörtgen planda inşa edilmiş. Yapının tavan ve duvarlarında yer alan Vaftiz, Metamorfosis, Fırında Üç İbrani Genci, Deesis, Aziz ve Martirler sahnesinin bulunduğu freskolar aşırı nem sonucu tahrip olurken, Bezirhane yapıldığı dönemde bölge halkının aydınlatmada kullandığı bezir yağı üretimi yeri olarak kullanılmış. Izgın adı verilen bir ot türünün Bezirhanede ezilip işlenmesinin ardından ottan çıkarılan yağın işlenmesi sonucunda bezir yağı elde edilmiş. Ürettikleri yağı hem kullanıp hem de ticaret yapıp satıyorlarmış Bölge halkından Birol Tezer (53) bölge halkının geçmişine ışık tutan Bezirhane’nin aydınlatmada kullanılan yağ üretimi için inşa edildiğini belirterek, "Bezirhane, bizim dedelerimiz burada Izgın otundan yağ çıkartmışlar. Bunların birinci kalitesini yemişler, ikinci kalitesini gaz lambası gibi aydınlatmada kullanılan ürünlerde kullanmışlar. Dışarıda kağnılar yürüdükçe bu alet dönüyormuş. Döndükten sonra da yağ ortaya çıkıyormuş. Yağları da buradan katırlarla Aksaray veya köylerinde satıyorlarmış" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:35
‘Edebiyat koridoru’ öğrencilere ilham oldu
Diyarbakır’da eğitim veren Adnan Menderes Anadolu Lisesinde öğretmenler tarafından oluşturulan ‘Edebiyat koridoru’ öğrencilere de ilham oldu. Okulun bu bölümünde edebiyat tarihine damga vuran yazar ve şairlerin resim ile eserleri bulunurken, öğrenciler sınavlarda çıkması muhtemel sorulara yaşayarak hazırlanıyor. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan Adnan Menderes Anadolu Lisesi, öğrencilerin görsel hafızalarına da dokunmak için önemli bir çalışmaya imza attı. Okulun salonlarının bir bölümünü ‘Edebiyat koridoruna’ çeviren okul yönetimi burada edebiyat tarihine damgasını vuran isimlerin resimlerini ve şiirleri ile romanlarının bir bölümünü duvarlara işledi. Koridorda gezinirken edebiyatın içinde bir yolculuğa çıkan öğrenciler tarihi karakterleri yaşayarak öğreniyor. Ders aralarında soluğu edebiyat salonunda alan öğrenciler sınavlarda çıkması muhtemel sorulara yaşayarak hazırlanıyor. Koridorda 1800’lü yıllardan günümüze edebiyatın duayenleri yer alıyor Adnan Menderes Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Serap Atay, ‘Edebiyat koridoru’ çalışmasını geçen yıl tayini çıkan edebiyat öğretmeni Emine Daysal’ın yaptığını hatırlattı. Atay, ‘’Fikir gerçekten çok güzeldi. Okulumuza ilk geldiğimizde, o zaman geniş koridorları görünce böyle bir çalışmanın olması gerektiğini düşündük. Ders kitaplarında yer alan kişilerin öğrencilerin görsel hafızasında yer etmesi, görerek öğrenmeyi desteklemek amacıyla böyle bir koridor hazırladık. Çalışmayı geniş bir yelpazede tuttuk. 1800’lü yıllardan başlayarak cumhuriyet dönemine kadar getirdik. Çağdaş edebiyat şairleri ve yazarlarını da görsel olarak öğrencilerimize sunmak istedik. Böylece büyük koridorlarımız boş kalmasın, sanatla dolsun dedik. Özellikle 12’nci sınıf öğrencilerimizin TYT-AYT sürecinde bu konularla ilgili sorular çıkıyor. En azından görsel olarak hafızalarında kalması bizim için önemliydi. Öğrencilerimiz okuldan mezun olduktan sonra bile Ahmet Arif’i, Leyla Erbil’i, Cahit Sıtkı’yı, Süleyman Nazif’i, Orhan Veli’yi, Orhan Pamuk’u tanıyor olması bizim için kıymetli bir dokunuştu öğrenciye. Bu sebeple bu bizim için önemliydi. Yani görsel hafızanın öğrenmede çok etkili olduğunu biliyoruz. Bazen öğrencilerimi teneffüslerde görüyorum; bir arkadaşının koluna girip ‘Bak, bu Ahmet Arif’miş’ diyor ya da sınıfta ‘Hocam, ben bu şiiri koridorda okumuştum, dersten sonra 5 dakika kalıp şiiri okuyabilir miyim?’ diye soruyorlar. Böyle geri dönüşler alınca doğru bir amaca hizmet ettiğimizi görüyoruz. Bu da öğrenci, eğitim, öğretmen ve öğrenme adına gerçekten mutluluk verici bir şey. Doğru dokunuşlarda bulunduğumuza ve emeğimizin karşılığını aldığımıza inanıyorum. İnşallah öğrencilerimizde de karşılığı vardır diye düşünüyorum’’ dedi. 12’nci sınıf öğrencisi Kayra Gülmüş ise ’’Okulumuzda ‘Edebiyat koridorunun’ bulunması, öğrenme sürecimizde bizlere büyük katkı sağlıyor. Koridora geldiğimizde, özellikle sınav sürecinde buradaki görselleri ve bilgileri incelediğimizde, konuların aklımızda kalmasına yardımcı oluyor. Görsel olarak desteklenmiş bu ortam hem etkili hem de akılda kalıcı bir öğrenme sağlıyor’’ diye konuştu.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:32
İzmir’in sokakları ‘tabloya’ dönüştü
İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencileri, kentin çok kültürlü dokusunu ve tarihi zenginliğini empresyonist bir bakışla yeniden yorumladı. Yapay zeka destekli dijital araçlarla oluşturulan eserler, İzmir’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, kentin tarihi dokusunu ve çok kültürlü yapısını sanatın diliyle yeniden anlattı. ‘Kent ve Empresyonizm’ projesi kapsamında Kemeraltı, Havra, Agora ve Basmane hattında yer alan tarihi bölgeleri gezen öğrenciler, İzmir’in zenginliklerini fotoğraflarla belgeledi; ardından bu kareleri yapay zeka destekli dijital araçlar kullanarak tablolara dönüştürdü. Proje yürütücüsü Dr. Utkan Boyacıoğlu, "Bu sanat akımının en önemli özelliği, hayatın içinden manzaraları özgün bakış açılarıyla resmetmek. Öğrencilerimiz de İzmir’in dinamik ve çok kültürlü dokusunu kendi izlenimleriyle yansıttı" dedi. İEÜ Mikro-Yeterlilikler Ofisi paydaşlığında gerçekleştirilen çalışma, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ODAK İzmir-Ortak, Dayanışmacı, Aktif, Kapsayıcı İzmir Projesi kapsamında düzenlenen ‘Bir Arada Yaşam Rotası’ etkinliğiyle birleşti. 41 öğrenci yer aldı Anafartalar Caddesi, Kadı Hamamı, Mavi Kortejo, Hatuniye Camii, Dönertaş Sebili, Kadın Müzesi&Sanathane, Fettah Camii&Mısri Dergahı, Altınpark kazı alanı, Kumrulu Mescit, Aziz Vukolos Kilisesi, Bıçakçı Han&Yıldız Sineması, Basmane Garı gibi kentin tarihi noktalarını gezen 41 öğrenci, bu bölgelerdeki yaşamı gözlemleyip fotoğrafladı. İzmir Ekonomili gençler, ardından da bu fotoğrafları yapay zeka destekli sanat araçlarıyla tabloya dönüştürerek birer özgün sanat eserine imza attı. Kente dair kalıcı bir ifade ‘Paris, Moda ve Empresyonist Resim’ dersini veren, proje yürütücüsü Dr. Utkan Boyacıoğlu, "Kent ve Empresyonizm projemizde, öğrencilerimizin şehri yalnızca gözlemlemelerini değil, aynı zamanda anlamlandırmalarını ve yorumlamalarını istiyoruz. ODAK İzmir iş birliğiyle yapılan bu çalışma, sanatın kente ve toplumsal yaşama dair bir ifade aracı olabileceğini somut biçimde gösterdi" ifadelerini kullandı. Hayattan manzaralar Empresyonizm (izlenimcilik) akımının temelinde günlük yaşamdan kesitler, şehir atmosferi ve ışık-gölge oyunlarının bulunduğunu belirten Dr. Boyacıoğlu, "Bu sanat akımının en önemli özelliği, hayatın içinden manzaraları özgün bakış açılarıyla resmetmek. Biz de bu derste, İzmir’in çok katmanlı yapısını ele aldık. Öğrencilerimiz, kentimizin dinamik ve çok kültürlü dokusunu kendi izlenimleriyle yansıttı" diye konuştu. Eserler sergilenecek Dr. Boyacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortaya çıkan eserler, başta Elhamra Sahnesi olmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belirlediği alanlarda sergilenecek. Öğrenciler ayrıca, bu karelerin onlarda uyandırdığı duyguları kısa metinlerle ifade edecek; bu metinler de eserlerin altında yer alacak." Dijital rozet verilecek Gençlerin kent hakkı, ortak yaşam ve kültürel miras konularında farkındalığını artırmayı amaçlayan proje kapsamında; öğrencilerin etkinlik süresince ürettikleri fotoğraf, çizim ve kısa videolar, önümüzdeki dönemde İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde açılacak ‘Bir Arada Yaşamın İzleri’ adlı sergide de sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca, mikro-yeterlilik olarak yapılandırılan etkinlikte şartları sağlayan öğrencilere, İEÜ Mikro-Yeterlilikler Ofisi tarafından dijital rozet verilecek.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:14
Küçükçekmece’de Atilla İlhan Kültür ve Sanat sezonu açıldı
Küçükçekmece Belediyesi, vefat eden usta şair Attila İlhan’ın ismini yeni kültür sanat sezonunda yaşatacak. Usta şairin anısına "Ben Sana Mecburum" isimi verilen Küçükçekmece Kültür ve Sanat sezonunun açılışı gerçekleştirildi. Sezonun açılışı kapsamında "Atilla İlhan 100 Yaşında" sergisi gerçekleştirilirken, programda davetliler İlhan’ın unutulmaz dizeleriyle dolu duygusal bir akşam yaşadı. Küçükçekmece Belediyesi tarafından vefat eden usta şair ve yazar Attila İlhan’ın 100. doğum yılına özel "Ben Sana Mecburum" adlı kültür ve sanat sezonu açılış programı düzenlendi. Kültür ve sanat sezonunun açılışı kapsamında Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde "Atilla İlhan 100 Yaşında" sergisi gerçekleştirildi. Sergiye, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin yanı sıra usta oyuncu Salih Kalyon, ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, şair ve yazar Adnan Özer ile çok sayıda davetli katıldı. Sergi açılışının ardından Atilla İlhan’ın yaşamı, düşünce dünyası ve eserlerinden kesitlerin yer aldığı belgesel gösterimi yapıldı. Program kapsamında ayrıca şiir dinletisi ve söyleşi gerçekleştirilirken, katılımcılar Atilla İlhan’ın unutulmaz dizeleriyle dolu duygusal bir akşam yaşadı. "Küçükçekmece’de yapmış olduğumuz bu programların tamamı çok anlamlı oldu" Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, yaptığı konuşmada Atilla İlhan’ın Türk edebiyatına kazandırdığı eserlerle birçok kuşağa ilham olduğunu belirterek, "Ülkemiz gerçekten çok önemli sanatçılar yetiştirdi. Bunların bir kısmı vefat etti, bir kısmı hala yaşıyorlar. Yani vefat eden sanatçılarımızın kıymetini, değerini bize bıraktıklarını, bu ülkenin kültürüne, sanatına, edebiyatına bıraktıklarının farkında olmamız gerekiyor. Ve bunları nesilden nesille taşımamız gerekiyor. Yani öldü gitti, hayır onlar ölmediler. Bunların birçok eserleri var. Hala bizim onlarla çocuklarımızı buluşturduğumuz birçok eserleri var. Dolayısıyla bu anlayışla, bu yılı da Atilla İlhan’ın doğumunun 100. yılı olması münasebetiyle, kültür ve sanat sezonumuzu Atilla İlhan’a atfederek onunla birlikte yaşamayı, bir yıl onunla birlikte yaşamayı Atilla İlhan’ın bütün özellikleriyle, bütün sanat, kültür özelliklerini yeni nesillere aktarmak istiyoruz. İşte bu sergiler onun içindir. Bununla ilgili gelecekte, tabi yıl içerisinde başka programlarımız da olacak. Küçükçekmece’de bununla ilgili, sanatla ilgili biz çok programlar yapıyoruz. Sadece Atilla İlhan değil, ülkemizde yaşamış olan bütün çok kıymetli değerli sanatçıları yaşatmaya, onların eserlerini yeniden tanıtmaya ve insanlarla onları buluşturmaya çalışıyoruz" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:03
Likya Yolu, dünyanın en güzel yürüyüş rotası seçildi
Dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasının sıralandığı listede antik kentleri birbirine bağlayan patikaları, dağ ve deniz manzaralarıyla Likya Yolu, dünyanın en güzel rotası olarak gösterildi. İngiltere merkezli Time Out dergisi, dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasını sıraladığı listesinde Likya Yolu’nu ilk sıraya taşıdı. Time Out’un değerlendirmesinde Likya Yolu, "antik kalıntılar arasında uzanan patikaları, uçsuz bucaksız dağ manzaraları ve turkuaz lagünleriyle" öne çıkan bir rota olarak tanımlandı. Türkiye’nin en önemli uzun mesafe yürüyüş parkurlarından biri olan Likya Yolu, Antalya’dan başlayarak Akdeniz kıyılarını takip ediyor. Patara, Xanthos, Olympos, Kayaköy, Faralya ve Kabak Koyu gibi duraklarıyla antik Likya medeniyetinin izlerini taşıyan parkur, her yıl dünyanın dört bir yanından yürüyüşçüleri ağırlıyor. Uzmanlar, yürüyüş için en uygun dönemin Eylül-Kasım ayları olduğunu belirtirken, Sonbahar döneminde gerçekleştirilen yürüyüşlerin hem iklim şartları açısından avantaj sağladığını hem de bölgedeki sürdürülebilir turizmi desteklediğini ifade etti.
02 Kasım 2025 Pazar - 10:02
Dağcılar, Sarıgöl’ün gizli tarihini keşfetti
Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, 3 bin yıllık tarım teraslarından Herodot’un su içtiği çeşmeye uzanan kültürel yolculukta Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerini keşfetti. Sarıgöl ilçesini 50 kişilik bir ekiple ziyaret eden Manisa Anemon Dağcılık Kulübü üyeleri, ilçenin kültürel mirasını yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, Sarıgöl Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’ne (SADER) ait Etnografya Müzesi’nde yapılan kahvaltı ile başladı. Dernek Başkanı Harita Mühendisi Salih Yapıcı, misafirlere Sarıgöl’ün tarihi geçmişi, kültürel değerleri ve doğal zenginlikleri hakkında bilgi verdi. Kahvaltının ardından Baharlar Köyü’nün doğu sınırını oluşturan Derbent Boğazı’na giden grup, koruma altına alınmış 3 bin yıllık Tarım Terasları’nı gezdi. Ardından üzüm bağları arasında yürüyüş yapan dağcılar, güzergah üzerindeki 1000 yıllık Pırnal ağacının önünde fotoğraf çektirdi. Yürüyüş rotasının bir sonraki durağı, "Tarihin Babası" olarak bilinen Herodot’un su içtiği Dola Çeşmesi oldu. Bölgede yer alan Kallatebos Antik Kenti ve Pers Kralı I. Serhas’ın MÖ 470 yılında çeşmenin yanındaki çınar ağacına altın tacını asmasıyla ilgili tarihi bilgilerin paylaşılmasının ardından Baharlar Köyü’ne kadar yürüyen kulüp üyeleri, daha sonra otobüsle Sarıgöl merkezine dönerek ilçenin meşhur kesikli pidelerini tattı ve Sarıgöl Kadın Kooperatifi’nden yöresel ürünlerinden satın aldı. Doktor, mühendis, bankacı, profesör ve farklı meslek gruplarından oluşan kulüp üyeleri, Sarıgöl’ün tarihi zenginliklerinden etkilendiklerini belirterek, "Etkileyici bir program oldu, Sarıgöl hakkında çok şey öğrendik. Kaliteli ihracatlık üzümün merkezi olduğunu yerinde gördük." ifadelerini kullandı. SADER Başkanı Salih Yapıcı ise, "Misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Karşılıklı fikir alışverişiyle ilçemizin kültürüne yeni değerler kattık." dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 00:08
62. Altın Portakal’a ‘Tavşan İmparatorluğu’ 7 ödülle damga vurdu
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Cam Piramit’te gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 21:34
Altın Portakal’ın kapanışında sinemanın yıldızları kırmızı halıda buluştu
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ödül töreni öncesi kırmızı halı geçişiyle sona yaklaştı. Festivalde yarışan filmlerin ekipleri ve sinema dünyasının ünlü isimleri hem heyecanlarını hem de duygularını paylaştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 62’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, kapanış galası ve ödül töreni öncesinde kırmızı halı geçişiyle sinema dünyasını yeniden bir araya getirdi. Ulusal ve uluslararası seçkide yarışan filmlerin ekipleri, oyuncular, yönetmenler ile Antalyalı sinemaseverler kapanış töreninde buluştu. Ulusal Film Yarışması Jüri Başkanı yönetmen Ömer Vargı, festivalin sinema için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Festival yaşadık, güzeldi. Filmleri tek tek izleyip değerlendirdik. Festival, filmciliğin bir parçasıdır ve filmlerin izleniyor olmasının önemi çok yüksek. Bu yıl öğrenci filmleri ve farklı bölümler de vardı. Uygulama açısından izlenebilirliği yüksek bir festival olduğunu düşünüyorum" dedi. "Yeni yetenekler keşfedilecek" Jüri üyesi oyuncu Beren Saat, salonlarda izleyiciyle buluşmanın verdiği heyecana vurgu yaparak, "Katılım çok yüksekti, aynı salonda seyirciyle birlikte izledik. Ödüllere dair içim çok rahat. Çok iyi performanslar vardı. Bu festivalden yeni yetenekler de çıkacaktır. Herkesi tebrik ediyorum" diye konuştu. Kanto ekibinden iddialı mesaj Ulusal seçkide yarışan "Kanto" filminin yönetmeni Ensar Altay, filme olan güvenini şu sözlerle dile getirdi: "Festivalde izlediğim en iyi performans bizim oyunculardı. 2025 yılında Türkiye’de çekilmiş en iyi filmleri izledik. Kanto’nun o filmler arasında yer alması gurur verici. Çok başarılı yapımlar vardı, tüm kazananları tebrik ederim." Filmin oyuncularından Sinan Albayrak ise, "Filmimizde, sıradan başlayan bir hikaye, sıradışı bir boyuta taşınıyor. Biz bile izlerken hangi dünyanın içinde olduğumuzu hayretle fark ediyoruz" dedi. "Sinemanın nöbeti tutuluyor" Oyuncu Mehmet Aslantuğ, festivalin kültürel misyonuna dikkat çekarak, "Türkiye’de ve uluslararası alanda 62 yıllık bir festival geleneği çok kıymetli. Bütün zorluklara rağmen sanatın nöbeti tutuluyor. Film, toplumun dilini geleceğe taşıyan bir eylemdir. Bu yüzden festivaller yalnızca bir eğlence değildir; kültürel hafızanın da ev sahipliğidir" şeklinde konuştu. "Her genç oyuncunun hayalidir Antalya" Ulusal seçkide yarışan Erken Kış filminde rol alan Leyla Tanlar ise, "Filmi çekeli bir buçuk yıl oldu ve hep aklımdaydı. Antalya’da olmak her genç oyuncunun hayalidir. Karadeniz kültürü çok besleyici, benim için çok özel bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. "Kim ödül alsa hak ettiği bir seçki" Ulusal yarışmada "Sahibinden Rahmet" filminin yönetmeni Emre Sert, "Güzel bir hafta geçirdik. Birbirine yakın kalitede filmler vardı. Kim ödül alsa hak etti diyeceğimiz bir seçki oldu. Emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi. Kırmızı halı geçişinin ardından davetliler, Cam Piramit’te düzenlenen ödül törenine geçti. Festivalde ödül alan yapımlar, gecenin ilerleyen saatlerinde açıklandı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 17:47
Edebiyatın kalbi Bursa’da atıyor
Bursa’nın kültürel hayatına yeni bir soluk getiren Osmangazi Kitap Fuarı, Osmangazi Meydanı’nda kitapseverlerle buluştu. Osmangazi Belediyesi ve Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle düzenlenen fuar, 9 Kasım’a kadar sürecek. Açılış törenine Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ile Selçuk Türkoğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yerel yöneticiler, yazarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, fuarın edebiyatı, sanatı ve özgür düşünceyi destekleyen bir platform olacağını vurguladı. Açılış gününde sevilen yazar Tuna Kiremitçi’nin katılımıyla gerçekleşen söyleşi büyük ilgi gördü. Katılımcılar, yazarla sohbet etme ve kitaplarını imzalatma fırsatı buldu. Yüzlerce vatandaş hayranı oldukları yazarlara kitap imzalatabilmek için stantların önünde kuyruk oldu. Açılışın ardından söyleşiler, imza günleri, çocuk atölyeleri ve müzikli etkinlikler gibi birçok kültürel aktivite kitapseverlere keyifli dakikalar yaşattı. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden fuarın, Bursa’nın edebiyatla buluştuğu önemli bir merkez haline geldi. Kurdele kesimi sonrası tek tek kitap stantlarını gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Belediye tarafından yapılan Bursa’ya özgü süt helvası tepsilerinin başına geçip açılışa gelen kitapseverlere süt helvası ikram etti. Vatandaşlarla bol bol sohbet eden Aydın, fuara katılan bir karikatüriste kendisinin resmini çizdirdi. Birincisi düzenlenen kitap fuarını geleneksel hale getireceklerinin altını çizen başkan Aydın, "Bundan sonra artık devamlı burada Osmangazi’de 1 milyona yakın vatandaşlarımızı, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapla buluşturmak istiyoruz. Konjonktürel olarak hem ülkemize hem de dünyamıza baktığımızda cehaleti yenmenin bir tek yolu var kitap ve eğitim. Bu yol çocuklarımızı ve gençlerimizi çok küçük yaşlarda buna alıştırmaktan geçiyor. Kelimelerin gücü bilginin aydınlığı ve edebiyatın birleştirici ruhu bizi daha adil daha bilinçli daha umutlu bir dünyaya taşır ve benliğimize nefes olur" dedi. Başkan Aydın kitap fuarı boyunca 80 den fazla yayın evi, 156 yayın evi markası, 60 yazar, 40 keyifli söyleşiyle vatandaşların keyifli zaman geçirmesi için her türlü organizasyonu hazırladıklarını sözlerine ekledi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 17:21
Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi!
1 Kasım Çorlu’nun düşman işgalinden kuruluşunun 103. yıldönümü kutlamaları kapsamında Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde kurulan yedinci ve son akrotim ekibi Türk Yıldızları Çorlu şemalarında gösteri uçuşu gerçekleştirdi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 16:59
Başkan Yılmaz: "Nesillere ilham verecek"
Yıldırım Belediyesi’nin, ilçeye kazandırdığı Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın katıldığı törenle açıldı. Yıldırım Belediyesi’nin, ilçeye kazandırdığı Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde düzenlenen açılışa; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Refik Özen, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, AK Parti Yerel YönetimlerBaşkan Yardımcısı Recep Altepe, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Alev Alatlı’nın kızı Funda Aktan, Keles Belediye Başkanı Ferhat Erol, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ, Bursa Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, Karaağaç Mahalle Muhtarı Sema Pamukçular, akademisyenler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. "Nesillere ilham verecek" Bursa’nın kültür, sanat ve fikir hayatına yön verecek Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nin açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Bugün Bursa’mız; tarih, kültür, sanat ve düşüncenin aynı çatı altında yeniden hayat bulduğu çok müstesna bir ana şahitlik ediyor. Şehrimizin kültürel hafızasını canlı tutacak, fikir üretimini teşvik edecek, gelecek nesillere ilham verecek Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nin açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Yıldırım Belediyesi olarak bir yandan şehrimizin fiziki dönüşümünü sürdürürken; diğer yandan medeniyetimizin ruhunu diri tutan kültürel ve fikrî altyapıyı güçlendirmeyi asli vazifemiz olarak görüyoruz. Zira bizim medeniyet tasavvurumuzda şehir yalnızca binalardan ibaret değildir. Şehir; okulu olan, kütüphanesi olan, medresesi olan; ilmi ve irfanı kuşanan yerdir. Nitekim bugün eğitim ile parlayan Yıldırım’da üniversiteler, kütüphaneler ve bilginin üretildiği merkezler hızla çoğalıyor" ifadelerini kullandı. Medeniyet laboratuvarı Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nin ortaya çıkış sürecinden de söz eden Başkan Oktay Yılmaz; "Sivil mimarimizin seçkin örneklerinden tarihi Osman Fevzi Efendi Konağı’nı; 2022 yılında başlayan titiz çalışmalar neticesinde 2024 yılında tamamladığımız restorasyonla gün yüzüne çıkardık. Bahçesi ve giriş katı Yıldırım Kafe ile sosyal hayatın can damarı olurken; üst katlarda yer alan kütüphane, okuma salonu, sergi ve toplantı alanları ile burası yeni bir fikrî canlılığın kapılarını aralıyor. Bu yapıyı yalnızca mimari açıdan ihya etmedik; fonksiyonel olarak da yeniden şehre kazandırdık. Bugün bu mekân;şehre dair kalıcı düşünceler üretmeyi,akademik çalışmalar ile şehir pratiklerini buluşturmayı,geleneğin birikimi ile geleceğin vizyonu arasında köprü kurmayı,şehrin kültürel sermayesini artırmayı hedefleyen önemli bir entelektüel platformdur. Biz burayı yalnızca bir mekân olarak değil;fikirlerin mayalandığı, sanatın hayat bulduğu, düşüncenin derinleştiği bir medeniyet laboratuvarı olarak kurguladık" dedi. "Alev hoca’nın hakkı ödenmez" AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala ise açılışta yaptığı konuşmada; "Böyle değerli bir güne hoşgeldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu güzel eseri Alev Hoca’nın ismiyle Bursa’ya kazandıran Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Alev Hoca için ne yapsak görevimizi yerine getiremeyiz. Entelektüel fakirliğin diz boyu olduğu, İslam dünyasının üstüne karabasan gibi çöktüğü bir dönemde Alev Hoca bir çağlayan gibi doğdu. Alev Hoca nadir bulunan, namuslu bir aydındı. Bize kendimizi, Doğu’yu, Batı’yı anlattı. Çok çaba sarf etti. Bugün yakıcı bir insanlık dramı ile karşı karşıyayız. Gazze’de yaşananlar ortada. Filistin mücadelesinde de AlevHoca en ön saftaydı. Filistin meselesini 1980’lerin başından beri gündeme getirdi. Filistin sorununu biz onun emekleriyle anladık. Alev Hoca’yı anlatmaya zaman yetse, kelimeler yetmez. Kelimeler yetse duygular yetmez. Biz onu anlatmaya değil anlamaya çalışıyoruz. Biz Alev Hoca’nın hakkını ödeyemeyiz" ifadelerini kullandı. "Bu eseri yaşatmalıyız" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise açılışta yaptığı konuşmada; "Sözlerimin hemen başında bu eseri medeniyetler şehri Bursa’ya kazandıran vizyoner belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Alev Hoca anlatılmaz yaşanır. Kendisi önemli bir fikir insanıydı. Herkesin yaşamına dokunan eserler verdi. Bu fikirleri ve eserleri yaşatmak bizlerin borcu. Onun fikirlerinin ve isminin burada yaşatılması bizler için gurur verici. Bugün burada fikir üreten, düşünce üreten kişiler yetişecek. Ne mutlu bizlere ki bu önemli eseri Bursa’ya kazandıran bir belediye başkanımız var. Hepimiz buraya katkı vermeli, bu eseri yaşatmalıyız. Burada fikir, düşünce ve sanat üretmeliyiz. Tüm Bursa’ya hayırlı uğurlu olsun" dedi. Başkan Yılmaz’a teşekkür Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’ni Bursa’ya kazandıran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Vali Erol Ayyıldız da; "Bu güzel eseri Bursa’ya kazandıran değerli Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a iki kere teşekkür etmek istiyorum. Biri bu eser için diğeri ise buraya Alev Alatlı ismini vermesinden dolayı. Tüm Bursa’ya ve Yıldırım’a hayırlı uğurlu olsun" dedi. Annesinin fikirlerinin ve adının yaşayacağı bir mekana kavuştuğunu belirten, Alev Alatlı’nın kızı Funda Aktan ise; "Bu mekan annemin adının ve düşüncelerinin yaşayacağı, yeniden hayat bulacağı yer olacak. Bu önemli esere annemin adını veren Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a çok teşekkür ediyorum" dedi. Karaağaç Mahalle Muhtarı Sema Pamukçular da, Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’ni Yıldırım’a kazandıran Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder