Son Dakika
|
İsrail ordusu: "İran’da 30’dan fazla hedef vuruldu"
Sürgündeki Rıza Pehlevi: "Hamaney’in ölümüyle, İran rejimi fiilen sona erdi"
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı
ABD ordusu, İran’a karadan gerçekleştirilen saldırıların görüntülerini yayınladı
Beyaz Saray, Trump’ın İran saldırılarını izlediği anlara dair fotoğrafları paylaştı
İsrail-İran gerginliği uluslararası uçuşları etkiledi: 227 uçuş iptal edildi
ABD ve İsrail'in İran saldırıları New York'ta protesto edildi
İran saldırılarında Dubai Havalimanı da hasar aldı: 4 yaralı
Trump, İran’ın yeni lideri ile ilgili olarak: "Çok iyi bir fikrimiz var"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İran Başkonsolosluğu’nda bayrak yarıya indirildi
Trump’tan İran’a uyarı: "Daha önce hiç görülmemiş bir güçle vururuz"
Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini hayatını kaybetti
İran ordusu, ABD ve İsrail’e ait 12 İHA düşürdüklerini açıkladı
Putin, Güvenlik Konseyi üyeleri ile toplantı yaptı
Bakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Macaristan Dışişleri Bakanları ile telefonda görüştü
İletişim Başkanı Duran: "Sıcak çatışma kabul edilemez bir durumdur"
KÜLTÜR SANAT
Nilüfer Belediyesi’nden Kurtuluş Müzesi için ’ortak hafıza’ çağrısı
01 Mart 2026 Pazar - 10:10:42
Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek. Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihi hafızayı görünür kılmayı hedefliyor. Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihe veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi. Tarihi tanıklık eden aile yadigarı eserlerini bu anlamlı müzede gelecek nesillerle buluşturmak isteyenler, 0224 486 62 74 numaralı telefondan detaylı bilgi alabiliyor. Ayrıca koleksiyona katkı sunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Nilüfer Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan (https://form.nilufer.bel.tr/form/kurtulus-mucadelesi-bursada-muzesine-kavusuyor-acik-cagri-/) adresi üzerinden çevrimiçi kolayca gerçekleştirebiliyor.
01 Mart 2026 Pazar - 09:59
Türkçe popun dilinde acı var
2000’li yılların hit Türk pop şarkıları yalnızca aşkı anlatmadı; kadın ve erkek arasındaki güç ilişkilerini de yeniden kurdu. Yaşar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı akademik araştırma, dönemin popüler şarkılarında erkeklerin kendini "mağdur", kadınların ise "öfkeli ama güçlü" bir anlatı içinde konumlandırdığını ortaya koyarak pop müziğin toplumsal cinsiyet söylemindeki rolünü gözler önüne serdi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de liste başı olan pop şarkılarındaki aşk temasını inceleyen akademik makalesi, Birleşik Krallık merkezli yayıncılık şirketi Taylor & Francis Group’un prestijli dergilerinden Popular Music and Society’de yayımlandı. Araştırma, popüler aşk şarkılarının yalnızca duyguları değil; toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın-erkek ilişkilerini yeniden ürettiğini ortaya koydu. Çalışmaya göre 2000’ler Türk pop müziğinde erkekler genel olarak "mağdur", kadınlar ise "öfkeli" bir anlatı içinde konumlandırılıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir’in 2000-2010 yılları arasında Türkiye’de zirveye çıkan 55 pop şarkısının incelediği çalışmada; 25’i erkek, 30’u kadın sanatçıya ait şarkı sözleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirildi. Dr. Öğr. Üyesi Özdemir araştırma keşifleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Erkek sanatçıların şarkılarında kendilerini acı çeken, pişman, bekleyen ve affedilmek isteyen figürler olarak sunduğunu gözlemledim. Ancak bu "mağduriyet" dili çoğu zaman emir kipleri, ısrarcı ifadeler ve şiddet hatırlatması yapan sözlerle kuruluyor. "Affet", "geri dön", "sensiz ölürüm" gibi ifadeler, romantik bir çerçeve içinde sunulsa da reddi kabul etmeyen bir erkek diline işaret ediyor. Kadın sanatçıların şarkılarında ise erkekler yalancı ve güvenilmez olarak betimlenirken; kadın anlatıcılar kendilerini güçlü ve bilinçli bireyler olarak konumlandırmış. Ancak bu güç vurgusu fazlalıkla geçmişte yaşanan ihanetlere ve hayal kırıklıklarına verilen tepkiler üzerinden kuruluyor." Kadınlar güçlü ama öfkeli Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dabak Özdemir kadın şarkılarında öfkenin baskın duygu olarak öne çıktığını belirterek, "Bu öfke çoğu zaman hesap soran fakat sonucu değiştirmeyen bir anlatı düzeyinde kalıyor. Araştırmamın dikkat çeken keşiflerinden biri de kadın sanatçıların yalnızca sevgiliye değil, başka kadınlara ve kendilerine seslenen şarkılar üretmesi. Erkek sanatçılarda ise bu tür bir söyleme neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu durum bana göre, kadınların pop müzik aracılığıyla bir dayanışma ve farkındalık alanı kurmaya çalıştığı anlamını taşıyor" diye konuştu. Toplumsal iklim müziğe yansıyor Dr. Öğr. Üyesi Özdemir bu konuda, "Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artışıyla birlikte, kadınların dayanışma ve farkındalık arayışının şarkı sözlerinde daha belirgin hale geldiği görülüyor. Sonuç olarak çalışma, 2000’ler Türk pop müziğinin yüzeyde romantik ve duygusal görünen şarkılar aracılığıyla erkek egemen toplumsal yapıyı yeniden ürettiğini; buna rağmen kadınlar açısından bu yapıya yönelik bir itiraz ve farkındalık alanı da sunduğunu ortaya koyuyor "dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 09:50
49 yıldır oymacı sandık ustalığı yapıyor
Kahramanmaraş’ta, 16 yaşında başladığı meslekte 49 yılı geride bırakan oymacı sandık ustası Adem Durdi, el oyması sandık geleneğini yaşatıyor. Dulkadiroğlu ilçesinde yaşayan Durdi, 65 yaşında olduğunu ve mesleğe 16 yaşında başladığını belirterek, ustası Nuri Gülaçtı’nın akrabası olduğunu, onun yanıda çırak olarak mesleğe başladığını söyledi. Durdi, "Ustam önce ağabeyime öğretti, ardından biz de ağabeyimin yanında çalışarak mesleği öğrendik. Oymacılık gerçekten çok zevkli bir meslek" dedi. Durdi, Maraş oymasını, farklı motif ve tekniklerle yaptıklarına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Rumi, Selçuklu motifleri var. Ama Maraş’a özgü hassas oyma teknikleri özellikle ‘tırnaklı’ dediğimiz ince işçilikle yapılır. Selçuklu ve Rumi oymaları ise daha düz hatlara sahiptir." Geçmişte Maraş’ta ustalığıyla tanınan zanaatkarların işlerini inceleyerek kendini geliştirdiğini ifade eden Durdi, bu geleneği yaşatmanın kendisi için bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Durdi, çeyiz kültürüne de değinerek, "Eskiden nişanlanan kızlar için sandık almak önemliydi. Nişan olduğunda ilk olarak annesi çeyiz sandığını alırdı. Maraş’ta bu sandık olmazsa olmazdı. Çünkü el oyması sandık hem geleneğin hem de emeğin simgesiydi" diye konuştu. Meslek hayatı boyunca yaptığı çalışmaların Türkiye’nin önemli isimlerine kadar ulaştığını anlatan Durdi, şunları kaydetti: "Alparslan Türkeş, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Erdal İnönü ve Deniz Baykal adına isim yazılı ve özel işlemeli çalışmalar yaptım. Ustalık para için değil, tutkuyla yapılması gerekir. Bu mesleği para için öğrenmedim. Ustamın izinden giderek sanatı yaşatmayı amaçladım. O zamanlar ‘kaç para alacağım’ diye düşünmezdik. Önce işi öğrenmek, ustalığa ulaşmak önemliydi. Ama bugün maalesef ilk sorulan şey, ‘Ne kadar para kazanacağım?’ oluyor." Genç nesillere uyarıda bulunan Durdi, "Bu meslek yaşatılmalı. Gençlerimiz bu tür mesleklere yönelmeli ki sanatımız unutulmasın" dedi.
01 Mart 2026 Pazar - 09:44
Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor
Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Şubat 2026 Cumartesi- 12:53
Bergama’da tarihi hamamdan Parşömen Müzesi’ne uzanan yolculuk
2
24 Şubat 2026 Salı- 11:30
Tozlu araç görünce dayanamıyor, camları sanat eserine dönüştürüyor
3
26 Şubat 2026 Perşembe- 16:18
Tokat Belediyesi’nden üretken belediyecilikle Ramazan buluşması
4
26 Şubat 2026 Perşembe- 14:25
Sinop’ta denizin çöpü atölyede sanata dönüşüyor
5
28 Şubat 2026 Cumartesi- 10:31
Eskişehir’de iftar sonrası Osmanlı geleneği canlandırıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:36
8,5 asırlık çivisiz camide restorasyon başlıyor
Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaklaşık 8,5 asır önce inşa edilen ve Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen Göğceli Çivisiz Camii, kapsamlı bir restorasyondan geçirilecek. Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülecek çalışma kapsamında, Selçuklu döneminde Karadeniz Bölgesi’nde kullanılan ahşap yapım sistemlerinden "çantı tekniği (çivisiz)" ile inşa edilen cami, özgün mimarisine uygun şekilde restore edilecek. Minaresi bulunmayan cami, çivisiz ve "kurt boğazı" geçme tekniğiyle yapılmış olmasıyla dikkat çekiyor. Çarşamba ilçesi Hasbahçe Mahallesi’nde, Göğceli Mezarlığı içerisinde yer alan caminin çatı örtüsünün özgün hali olan "hartama" sistemine dönüştürülmesi planlanıyor. Restore çalışması çerçevesinde şu işlemler yapılacak: Çatı örtüsü hartama ile yenilenerek, bu aşamada yapının ve kalem işlerinin dış hava şartlarından korunabilmesi için koruyucu çatı yapılacak. Statik problemleri olan caminin onaylı projeleri doğrultusunda restorasyonu yapılacak. Ahşap yüzeyler üzerine koruyucu malzeme sürülecek olup ahşaplar haşerelere karşı ilaçlanacak. Elektrik tesisatı projesine uygun olarak yenilenecek ve jeneratör yapılacak. Yangına karşı önlem olarak saha tipi yangın dolabı konulacak. Cami içi taban döşemesi yenilenecek. UNESCO Geçici Kültürel Miras Listesi’ne teklif edilecek Tavan iç döşemesi üzerine kök boya ile yapılan süslemeler ise ender kültürel miras öğeleri arasında yer alıyor. Deprem takozu sistemi sayesinde bölgede meydana gelen birçok depremden etkilenmeden günümüze kadar ulaşan cami, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Yurt dışından gelen akademisyen ve profesörlerin de hayranlıkla incelediği yapı, restorasyonun tamamlanmasının ardından UNESCO Geçici Kültürel Miras Listesi’ne teklif edilecek. Asırlara meydan okuyan Göğceli Çivisiz Camii’nin, yapılacak çalışmalarla özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 12:17
Ayvacık’ta Sanatla Değişen Hayatlar Sergisi Açıldı
Ayvacık Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlülerin yaptığı eserlerin yer aldığı "Sanatla Değişen Hayatlar Sergisi" açılışı gerçekleştirildi. Ayvacık Belediyesi Yazlık Düğün Salonu’nda düzenlenen serginin açılış törenine Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Gürdoğan, Ayvacık Kaymakamı Mustafa Karali, Ayvacık Garnizon Komutanı Olgun Parlar, Ayvacık Belediye Başkan Vekili Sevinç Avseren, Ayvacık Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Sami Öztemel, protokol üyeleri, adliye çalışanları ile vatandaşlar katıldı. Sergi açılışında konuşan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Gürdoğan, sergide emeği geçenlere teşekkür etti. Ayvacık Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Sami Öztemel ise cezaevinde hükümlülerin meslek edindirme ve topluma kazandırma çalışmaları kapsamında el emeği ürünlerinden oluşan serginin 2 gün boyunca açık olacağını belirtti. Sergide ahşap oyma, mobilya, seramik ve çini, geleneksel el işleri, takı, süs eşyası ve hediyelik objeler yer alıyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 12:13
Şehzadeler’de Manisa’nın musiki değerleri anıldı
Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kurulan Musaffa Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu, düzenlediği programda kentin önemli musiki değerlerinin eserlerini seslendirerek sanatseverlere anlamlı bir gece yaşattı. Şehzadeler’de faaliyet gösteren Musaffa Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu, ‘Musaffa Meşkleri’ adı altındaki ikinci programını Yunusemre Belediyesi İrfan Meclisi’nde gerçekleştirdi. Programda Manisa’nın musiki değerleri olan Müftü Alim Efendi, Asım Molla, Hasan Kenzi, Bekir Visali, Hafız Ahmed Efendi ve Ahmed Esad Uğurlu’nun eserleri icra edildi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mustafa Yıldırım’ın sohbetiyle devam etti. Geceye Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Gencay, Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur, Yunusemre İlçe Müftüsü Ali Efe, Mevlithanlar Derneği Başkanı Ali Gülfidan, Anadolu İrfanı Derneği yönetimi, Balıkesirliler Derneği Başkanı Mümin Şafak ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, Musaffa Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu Sanat Yönetmeni, Ege Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Öğretim Görevlisi Kaşif Demiröz riyasetinde seslendirilen eserler büyük beğeni topladı. ‘Musaffa Meşkleri’ programını Manisa’da belirli aralıklarla sürdürmeyi planladıklarını belirten Yiğitbaş Gençlik Merkezi Yöneticisi Mukaddes Dilbaz, mekân desteği sağlayan Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür etti. Öte yandan topluluk, Manisa’nın Şehzadeler İlçe Müftülüğüne bağlı ve Kur’an kursu hizmeti de verilen tarihi binada faaliyet gösteren Yiğitbaş Gençlik Merkezi bünyesinde kuruldu. 2019 yılından bu yana sürdürülen ‘İçimde Sanat Var’ ve ‘Erdem-Sanat’ projeleri kapsamında, Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle verilen musiki ve makam dersleri sonucunda eğitim alan gençlerden oluşturulan topluluk, tasavvuf musikisi alanında çalışmalarını sürdürüyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 12:05
Bayburt’ta ‘Gülümseten Hatıralar’ programı izleyicisiyle buluştu
Bayburt Belediyesi tarafından düzenlenen ’Faruk Sofuoğlu ile Gülümseten Hatıralar’ programı, Çoruh Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Oyuncu Faruk Sofuoğlu’nun sahne aldığı programda 80’li ve 90’lı yıllara ilişkin hatıralar paylaşıldı, döneme ait şarkılara yer verildi. Katılımcılar nostalji temalı etkinlikte keyifli anlar yaşadı. Program sonunda Sofuoğlu’na sergilediği başarılı performanstan dolayı hediye takdim edildi.
13 Şubat 2026 Cuma - 11:59
Büyükşehir’den Sevgililer Günü’ne Edis konseri
Aydın Büyükşehir Belediyesi, 14 Şubat Sevgililer Günü etkinlikleri kapsamında Efeler Atatürk Kent Meydanı’nda ünlü sanatçı Edis’i Aydınlılarla buluşturacak. Aydın Büyükşehir Belediyesi, 14 Şubat Sevgililer Günü etkinlikleri kapsamında ünlü sanatçı Edis’i Aydınlılarla buluşturacak. Efeler ilçesinde bulunan Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenecek konserin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Sevgililer Günü dolayısıyla Aydın’da yaşayan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı etkinlikle unutulmaz bir akşam yaşayacak. Etkinlik kapsamında sahne alacak olan Edis, sevilen şarkılarını Aydınlılar için seslendirecek. Konserin saat 20.30’da başlayacağı öğrenilirken, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ise tüm vatandaşları etkinliğe davet etti.
13 Şubat 2026 Cuma - 11:46
Binlerce yıllık surlara gelişigüzel yazılar yazdılar
Diyarbakır’da binlerce yıllık geçmişi bulunan surlara yazılan yazılar, vatandaşların tepkisine neden oldu. Yaklaşık 5 buçuk kilometrelik uzunluğuyla Çin seddinin ardından dünyadaki en uzun ve geniş savunma duvarı olarak bilinen, 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine dahil eden, 2015’te ise UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilen tarihi Diyarbakır surlarına, kimliği belirsiz kişilerce tarih, kalp, yazı yazılıp çeşitli şekiller çizildi. Vatandaşlar, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunan Diyarbakır surlarının geçmişten günümüze geldiğini, kendilerinin de en güzel şekilde geleceğe aktarmak zorunda olduklarını belirterek, surların korunması gerektiği çağrısında bulundu.
13 Şubat 2026 Cuma - 11:44
9. Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı
Erdemir’in bu yıl "Sonsuz İnsan, Sonsuz Form" temasıyla düzenlediği Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı. Heykel sanatının gelişimine katkı sunmayı ve genç yetenekleri desteklemeyi amaçlayan yarışma, aynı zamanda Türkiye’deki sanat eğitiminin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Erdemir, Türkiye’nin dört bir yanındaki güzel sanatlar fakültelerinde eğitim gören genç heykeltıraşları üretime teşvik etmeye devam ediyor. Dokuzuncu kez düzenlenen yarışmanın ön başvuru süreci 6 Mart Cuma günü sona erecek. Bu yılki tema doğrultusunda, çeliğin insan hayatındaki vazgeçilmez yerinin sanat yoluyla anlatılması ve genç sanatçıların üretim süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. Yarışma, Türkiye’deki üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinin heykel bölümlerinde lisans ve lisansüstü eğitimlerine devam eden öğrencilerin katılımına açık olacak. Eser gönderim süreci 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Yarışmanın ödül töreni ise 16 Haziran’da OYAK Maden Metalürji Konferans ve Fuaye Alanı’nda yapılacak. "Sonsuz İnsan, Sonsuz Form" Bu yılın teması, insanın üreticiliğini çeliğin dönüşebilirliği ve teknolojinin insan kimliği üzerindeki etkileriyle birlikte ele alıyor. Seçici Kurul, ödül kazanan eserleri belirleyecek Yarışmada Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda birinci, ikinci ve üçüncü derece ödülleri sahiplerini bulacak. Ayrıca Mansiyon Ödülü, Erdemir Özel Ödülü ve Jüri Özel Ödülleri kapsamında toplam 18 eser sahibi ödüllendirilecek. Daha fazla bilgiye erdemir.com.tr web sitesi üzerinden ulaşılabilecek.
13 Şubat 2026 Cuma - 11:12
Maarif Orkestrasından ’Kış Konseri’ ile sanat dolu gece
Niğde İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan Maarif Orkestrası, Korosu ve Halk Dansları Topluluğu tarafından düzenlenen Kış Konseri sanatseverlerle buluştu. Türküler ve halk oyunlarının sahnelendiği programa İl Millî Eğitim Müdürü Elif Özbek, Belediye Başkan Vekili Bilal Vural, Vali Nedim Akmeşe’nin eşi Hacer Akmeşe, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konser öncesinde konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek; Maarif Modeli’nden ilhamla ortaya çıkan bu sanat çalışmasının Mayıs 2024’te başladığını ve kısa sürede ülke geneline yayıldığını belirtti. 2025-2026 eğitim öğretim yılında Niğde’de hayata geçirilen sanat topluluğunun, kentin kültür ve sanat hayatına değer katmayı amaçladığını vurgulayan Özbek, Maarif Modeli’nin sanattan, kültürden ve değerlerden beslenen bir anlayışı temsil ettiğini ifade etti. Özbek, sanatla iç içe olan öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerinin güçleneceğini, bunun en güzel yansımasının da öğrencilerde görüleceğini dile getirerek, öğretmen ve öğrencilerin aynı sahnede buluşmasının eğitim ile estetiğin birleştiği güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Konserde Maarif Korosu ve Orkestrası türküleri, Maarif Halk Dansları Topluluğu’nun gösterileriyle eş zamanlı olarak sahnelendi. Gecede, Manastır Türküsü, Bülbülüm Altın Kafeste, Selanik Türküsü, Niğde Bağları ve Bağa Girdim Üzüme gibi eserler seslendirilirken, yöresel halk oyunları da sahnede yer aldı. Türküler arasında aktarılan hikayeler ve anlatımlar katılımcılar tarafından beğeni aldı. Program sonunda protokol üyeleri tarafından sahne alan öğretmen ve sanatçılara çiçek takdim edildi.
13 Şubat 2026 Cuma - 11:08
Yunusemre’de Sevgililer Günü’ne özel muhteşem konser
Yunusemre Belediyesi, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde düzenlediği özel konserle sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Türk Sanat Müziği’nin seçkin eserlerinin seslendirildiği konserde duygu dolu anlar yaşandı, salon alkışlarla yankılandı. Sanata ve sanatçıya verdiği destekle takdir toplayan Yunusemre Belediyesi, Sevgililer Günü Konseri ile vatandaşları bir araya getirdi. Sunuculuğunu Fadime Ezel ile Mustafa Başgülşen’in üstlendiği gecede, koro şefliğini Oya İzci yaptı. 32 korist ve 12 kişilik saz ekibinden oluşan Yunusemre Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Türk Sanat Müziği’nin sevilen ve hafızalara kazınmış eserlerini büyük bir başarıyla seslendirdi. Dinleyiciler zaman zaman şarkılara eşlik ederek geceye renk kattı. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonu’nda düzenlenen konsere, Semih Balaban ve eşi Serap Balaban, belediye başkan yardımcıları Emine Özge Arslan ve Hakan Gürtunca ile CHP il ve ilçe yöneticileri katıldı. Etkinlik, izleyicilerden yoğun alkış alırken; sanatseverler böylesine özel bir günde düzenlenen konser dolayısıyla Belediye Başkanı Semih Balaban ve emeği geçenlere teşekkür etti.
13 Şubat 2026 Cuma - 10:55
Asırlık kültür: Yumurta topuk ayakkabı
Samsun Çarşamba’nın tescilli kültürel zenginliklerinden olan ve geleneksel yöntemlerle imal edilen yumurta topuk ayakkabı, asırlar geçse de unutulmuyor. Çarşamba’nın en önemli kültürel değerleri arasında yer alan, 1970’li ve 1980’li yılların vazgeçilmezi olan yumurta topuk Çarşamba ayakkabısı, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alarak özgünlüğünü resmileştirmişti. Aradan geçen yıllara rağmen bu kültürel simge, vatandaşlar tarafından ilgi ve beğeniyle tercih edilmeye devam ediyor. Çarşamba ilçesinde 15 yıldır yumurta topuk ayakkabı imalatı yapan Oğuzhan Gülşen, bu işin ata mesleği olduğunu ve 80 senedir sürdürüldüğünü söyledi. Çarşamba ayakkabısının ilçe turizmi ve kültürü için çok önemli bir değer olduğunu belirten Gülşen, tarihinin çok eski dönemlere dayandığını ifade etti. Yaklaşık 50 yıl önce ilçede 250’nin üzerinde ayakkabı imalatçısı olduğunu ancak bu sayının günümüzde 6-7’ye kadar düştüğünü açıklayan usta Gülşen, "2020 yılında belediye başkanı ve ticaret odası başkanıyla birlikte yumurta topuk ayakkabının tescilini aldık. Ancak imalatçı sayısı azaldı. Eskiden büyükşehirlerde fabrikasyon ayakkabı olmadığından ayakkabılar elde yapılıyordu. Bu nedenle çok sayıda ayakkabıcımız vardı. Ülkemiz sanayileştikçe ve ayakkabılar makinelerde üretilmeye başladıkça el yapımı ayakkabılar piyasadan çekilmeye başladı. Şu an 6-7 imalatçı kaldı. Biz de bu kültürü unutturmamak adına çalışıyoruz" dedi. "Alışan bir daha bırakamaz" Çarşamba ayakkabısını giymeye alışmış insanların başka ayakkabı giyemediğini ifade eden Gülşen, ayakkabının yalnızca Çarşamba’da üretildiğine dikkat çekerek, "Bu ayakkabı diğer illerde üretilmiyor. 81 ile kargo ile gönderiyoruz. İnsanlar gayet memnun kalıyor ancak artık insanlarımız genel olarak spor ayakkabıyı tercih ediyor. Bizim ayakkabılarımız özel günlerde, eski kültürleri yaşatmak için kullanılıyor. Sürekli giyen amcalarımız halen var. Ayrıca süs eşyası olarak küçük minyatür ayakkabılar da yapılmaya başlandı. Biz de üretmeye başladık, yoldan geçenler hediyelik olarak alıyor. İlçemizin simgesi olduğu için tercih ediliyor" ifadelerine yer verdi. "İlçemize heykel kazandırdık" Çarşamba Tarihi Köprüsü’nün yanında bulunan ayakkabı heykelini ilçeye kazandırdıklarını belirten Gülşen, "Coğrafi işaret tescil belgesi alınmadan önce kültürel ayakkabı heykelimizi tarihi köprümüzün yanına koymayı başardık" diye konuştu. Yumurta topuk ayakkabı ve sekiz köşeli kasket, Çarşambalılar yoğun ilgi göstermeye devam edecek gibi görünüyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 10:49
Burhaniye’de Ramazan ayı Kur’an ziyafeti ile karşılanıyor
Burhaniye ilçesinde, Ramazan ayı yaklaşırken, Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camiinde Kur’an ziyafeti verilecek. 15 Mart Pazar akşamı düzenlenecek etkinliğe, hafız Ali Turhan, Alpcan Çelik ve Ahmet Yüksel’in katılacağı açıklandı. Cumhuriyet Mahallesi Merkez Camiinde Lala Paşa Cami imamı Ali Turhan, Barbaros Hayrettim Paşa Cami imamı Alpcan Çelik ve Hacı Mustafa Gültekin Cami imamı Ahmet Yüksel Kur’an ziyafeti verecek. Programın 15 Şubat Pazar Günü yatsı namazı sonrasında icra edileceğini kaydeden Cumhuriyet Mahallesi Merkez Cami Müezzini Halil İbrahim Gök, " Ramazan ayını Kur’an ziyafeti ile karşılayacağız. Dünya birincisi hafızlarımız Kur’an okuyacak. Burhaniyelileri programımıza bekliyoruz" dedi.
13 Şubat 2026 Cuma - 10:49
Mudurnu’daki Kanuni Sultan Süleyman Camisi asırlara meydan okuyor
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1546 yılında yaptırılan tarihi cami, yaklaşık 5 asırdır ibadete ev sahipliği yapıyor. Büyükcami Mahallesi’nde bulunan ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli eserlerden biri olan Kanuni Sultan Süleyman Camisi, bölgenin kültürel mirasının yaşayan örnekleri arasında gösteriliyor. Ahşap tavan ve taş duvarlarla inşa edilen caminin duvar kalınlığı 90 santimetreye ulaşıyor. Selçuklu mimarisinden izler taşıyan ve "açma tavan" tekniğiyle oluşturulan yapının, tek şerefeli tuğla minaresi bulunuyor. Yaklaşık 500 yıldır ayakta kalan cami, hem ibadet mekanı hem de tarihi miras olarak varlığını sürdürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder