Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
KÜLTÜR SANAT
Mesir Fener Alayı şölene dönüştü
26 Nisan 2026 Pazar - 11:40:26
486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Fener Alayı, binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölene dönüştü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen Halk Dansları Gala Gecesi ise 12 ülkeden gelen misafirlerin performanslarıyla festivale uluslararası bir renk kattı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan köklü gelenek, bir hafta süren etkinliklerle kentte büyük bir heyecana neden oldu. Festivalin en görkemli anlarından biri olan fener alayı, Kafe Sera önünden başlayarak Manisa sokaklarını adeta bir karnaval alanına çevirdi. Yürüyüşe; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Özge Arslan, belediye meclis üyeleri, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir merkezinde halkın yoğun sevgi gösterileri eşliğinde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın devamında düzenlenen Halk Dansları Gala Gecesi, tam bir görsel şölene ev sahipliği yaptı. 12 farklı ülkeden Manisa’ya gelen dans grupları, kendi kültürlerine özgü performanslarını sergiledi. Renkli kostümleri ve etkileyici koreografileriyle izleyenleri büyüleyen ekipler, festivalin evrensel kardeşlik mesajını sahnede bir kez daha perçinledi. Gala gecesinde konuk ülke temsilcilerine plaket takdim eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Tam mesirin ruhuna uygun; tiyatrosu, doğa sporları, gastronomisi ve misafir ülkelerden gelen halk oyunlarıyla dopdolu bir festival yaşıyoruz. Manisa’yı bir kültür şölenine çeviren tüm misafirlerimize ‘hoş geldiniz’ diyor, onları en iyi şekilde ağırlayan hemşehrilerime teşekkür ediyorum." Başkan Dutlulu, pazar günü öğle saatlerinde Sultan Camii külliyesinde gerçekleştirilecek tarihi saçım törenine de tüm halkı davet ederek, "486 yıldır ecdadımızdan miras kalan bu güzel geleneği, hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu büyük coşkuya ortak olmaya bekliyoruz" dedi. Kortejden galaya uzanan bu renkli geceyle festival coşkusu zirveye taşınırken, Manisalılar tarihi miraslarına sahip çıkmanın gururunu bir kez daha yaşadı.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:38
Barış Manço’nun şarkılarından esinlenilerek yapılan eserler sanatseverlerle buluştu
Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde gerçekleştirilen ArtıKÜME ODAK 2025 seçkisi kapsamındaki "Mümkün" sergisi, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun hatırasını sanatla buluşturdu. Kaligrafi sanatçısı tarafından Barış Manço’nun ölümsüz şarkı sözlerinden ilhamla hazırlanan 50 eser, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Doğukan Manço, "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. İstanbul’un tarihi mekanlarından Karaköy Palas’ta; ArtıKÜME 2025 seçkisi ile Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına alan ODAK projesinin tanıtım sergisi aynı çatı altında buluştu. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda sanatın üretimiyle, kültürün verisi yan yana geldi. "Mümkün" isimli sergi de 25 sanatçının eserleri sanat severlerle buluştu. Barış Manço şarkıları kaligrafiyle hayat buldu Serginin en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türk müziğinin efsane ismi Barış Manço’nun unutulmaz eserlerinden esinlenerek hazırlanan özel koleksiyon oluşturuyor. Kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay imzasını taşıyan ve sanatçının şarkı sözlerini görsel bir şölene dönüştüren 50 tablo, ziyaretçileri nostaljik bir yolculuğuna çıkarıyor. Sergi alanını ziyaret eden Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, babasının eserlerinin kaligrafi sanatıyla yorumlandığı tabloları incelerken duygu dolu anlar yaşadı. Eserler hakkında sanatçı Erhan Olcay’dan detaylı bilgi alan Manço, projenin babasının mirasını yaşatmak adına çok değerli olduğunu ifade etti. "Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor" Heyecanlı ve duygu dolu anlar yaşadığını ifade eden Şarkıcı ve DJ Doğukan Manço, "Burada Barış Manço’yu ciddi bir tema olarak işlemişler. Barış Manço’nun bizlere anlattığı o eserleri kendi yorumuyla görselleştiren ve bize bunları aktaran çok değerli bir serginin içerisindeyiz. Bu sergi insan oğlunun var oluşundan başlıyor ta ki ölümüne kadar. Bunları başka bir ağızdan dinliyor olmakla resmedilmiş halini görüyorum. Çok büyük bir heyecanla bakıyorum. Burada dört kapı eserinin yorumlanmasını görüyoruz. Ben bile dört kapıyı dinlerken bir dakika dur bir daha başka bir gözle bakayım diyorum. Barış Manço eserleri her yaş dilimine farkı mesajlar veriyor. İşte o mesajların burada farklı yorumlanmasını görüyorum. Bu bana ayrı bir heyecan veriyor. Bu oluşumun içerisinde olmaktan çok duygulandım çok mutlu oldum" dedi. "50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım" Sergide bulunan 50 eserinin hepsinde de Barış Manço’nun şarkılarından esinlendiğini belirten kaligrafi sanatçısı Erhan Olcay, "Sergimin ismi yolculuk. 3 yıldır üzerinde çalıştığım bir proje 50 parçadan oluşuyor. 2 bölüme ayırdım sergiyi birincisi insanın yolculuğunu anlattığım bir seçki diğeri de müzikal grafi diye adlandırdığım çalışmalardan oluşuyor. 50 parçanın hepsinde de Barış Manço’yu baz aldım. Sergimin ismi yolculuk o da Barış Manço’nun 2023, 2024 ikinci yolculuk, 2025 son yolculuk diye şarkıları var. Ben de eserlerimi o yıllarda oluşturduğum için aynı zamanda sergime isim vermiş oldu bu şarkılar. Her şarkıya bir eser yaptım" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:27
Manisa’nın tarihi ve lezzet mirası ön plana çıktı
486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, bu yıl kültür, sanat ve gastronomiyi buluşturan etkinlikleriyle dikkat çekti. Usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç’ın katıldığı söyleşiler ile ünlü şef Danilo Zanna’nın yer aldığı gastronomi programları, kentin tarihi ve lezzet mirasını ön plana çıkardı. Festival kapsamında düzenlenen söyleşide, moderatörlüğünü Utku Yılmaz’ın yaptığı programda usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, Manisa’nın köklü geçmişine ve zengin mutfak kültürüne vurgu yaptı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan sanatçılar, Manisa’nın her köşesinin ayrı bir hikaye barındırdığını belirterek kentin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması gerektiğini ifade etti. Söyleşiye katılan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise Manisa’nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirterek, "Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı, Sardes Antik Kenti ve Spil Dağı Milli Parkı gibi değerlerimizle turizm potansiyelimizi her geçen gün artırıyoruz. Kadın kooperatifleri ve yerel üretim projeleriyle kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Festivalin gastronomi etkinlikleri de gün boyu yoğun ilgi gördü. "Yeni Gastronomi Akımı: Hızlı Tüketimden Sağlıklı ve Geleneksel Lezzetlere Dönüş" başlıklı söyleşide yerel mutfakların sürdürülebilirliği ele alınırken, "41 Bitkinin Bugünkü Karşılığı" panelinde mesir macunundaki şifalı bitkiler bilimsel açıdan değerlendirildi. Ulupark Gastronomi Arenası’nda düzenlenen "Manisa’nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri" programında ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna konuşmacı olarak yer aldı. Programda, 17 ilçeye özgü coğrafi işaretli ürünler ve yöresel lezzetler tanıtıldı. "Lezzetiyle Yaşayan Festival" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte; Akhisar köftesi, Salihli odun köftesi, Alaşehir kapama, keşkek, Manisa kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok yöresel ürün katılımcıların beğenisine sunuldu. Şef Danilo Zanna, Manisa’ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini belirterek bu lezzeti MasterChef programına taşıyacağını söyledi. Programda konuşan Başkan Besim Dutlulu, Mesir Festivali’nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "486 yıllık bu köklü geleneği bilim, sanat ve gastronomiyle zenginleştirdik. Gastronomi panayırı, doğa sporları, fitoterapi konferansları ve kültürel etkinliklerle dolu bir program hazırladık. Mesir, 41 çeşit baharatın birleşimiyle oluşan şifalı bir mirastır" dedi. Şef Danilo Zanna ise Manisa’nın gastronomik açıdan büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa’ydı. Bu lezzet mirasını yerinde deneyimlemek benim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Bu yıl düzenlenen etkinliklerle 486 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getirerek kentin tanıtımına da önemli katkı sundu.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:15
Kahramanlık türküleri yankılandı
Düzce Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Berat Talat Karakoç tarafından hazırlanan "Kahramanların Türküleri" başlıklı konser, gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda akademisyenlerin ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, Türk halk müziğinin hafızasında yer eden kahramanlık temalı eserleri dinleyicilerle buluşturdu. Konser programında; Çökertme Türküsü, Yemen Türküsü, İzmir’in Kavakları ve Sarı Zeybek gibi kültürel mirasımızın önemli örnekleri seslendirilirken, katılımcılar duygu yüklü anlar yaşadı. Konserde klasik kemençede Öğr. Gör. Hande Taşçeşme, kemanda Öğr. Gör. Fatih Adalı, kavalda Öğr. Gör. Dr. Kemal Akdemir, çelloda Öğr. Gör. Dr. Aykut Büyükköse yer alırken; bağlamada Ali Eren Ürün, Şahin Şengül, Halil Yılmaz ve Melek Delen performans sergiledi. Bateride Taha Yaser Yıldız, elektrogitarda Tuğrul Çağrı Öztürk, gitarda Ege İrem Şakar ve klavyede Bahadır Kutlu programa eşlik etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
"Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:59
Eskişehir’de kadın zeybeklerin ’Meşk Gecesi’ güzel geçti
4
23 Nisan 2026 Perşembe- 18:21
Burhaniye’de 23 Nisan coşkuyla kutlandı
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 21:21
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
26 Ekim 2025 Pazar - 11:17
Nilüfer Kent Tiyatrosu’ndan "Lüküs Hayat" ile görkemli sezon açılışı
Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), 2025-2026 sezonunu Türk tiyatrosunun klasiği "Lüküs Hayat" müzikali ile açtı. Nazım Hikmet Kültürevi’ndeki prömiyeri, Türk tiyatrosunun efsane ismi Haldun Dormen ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de izledi. Oyun, izleyicilerden tam not alarak ayakta alkışlandı. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), yeni tiyatro sezonuna Türk müzikal tarihinin klasiklerinden "Lüküs Hayat" ile "merhaba" dedi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen prömiyer, tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Prömiyere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen katıldı. Salonu tamamen dolduran izleyiciler, oyuncuların başarılı performansını ayakta alkışladı. 1933 yılında Cemal Reşit Rey’in bestelediği, Ekrem Reşit Rey’in güftelerini yazdığı eser, Oğuz Utku Güneş’in yönetmenliğinde yeniden yorumlandı. Güncel metin, Güneş’in yanı sıra Arzu Daştan Mutlu ve Gökçe Işıl Tuna tarafından kaleme alınırken, müzik direktörlüğünü Nadir Kaya, koreografisini Pınar Ataer üstlendi. Sahne tasarımını Samet Sert, kostüm tasarımını ise Deniz Göl’ün yaptığı müzikal, renkli sahneleri ve özgün yorumuyla dikkat çekti. Oyunun ardından sahneye çıkan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ekibi tebrik ederek çiçek takdim etti. Nilüfer’in bir sanat kenti olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "90 yıl önceki bir hayatın aynasını günümüze yansıttılar. Önemli olan bizim değerlerimiz. Nilüfer’in değerleri gülmek, paylaşmak, üretmek üzerine kurulu. Bu nedenle Nilüfer’de olmak her zaman farklıdır. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu, uzun yıllardır Türkiye’de marka olmuş bir tiyatrodur" dedi. Yönetmen Oğuz Utku Güneş, çocukluğundan beri hayran olduğu Haldun Dormen ile özdeşleşmiş "Lüküs Hayat" oyununu onun önünde sergilemenin kendisi için büyük bir onur olduğunu belirtti. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü ise oyunun başarısının ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak tüm kadroyu kutladı. Gecede, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, oyunun sponsoru olan Yılmazipek Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmazipek’e adına dikilen ağacın sertifikasını verdi. Müzik, dans ve mizah dolu sahneleriyle izleyenleri hem güldüren hem düşündüren "Lüküs Hayat" müzikali, sezon boyunca tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.
26 Ekim 2025 Pazar - 10:51
Diyarbakır’daki kitap fuarı, yazar ve okuyucuları buluşturdu
Mezopotamya Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen Diyarbakır 9. Kitap Fuarında yazar ve okuyucular buluştu. Diyarbakır’da 18 Ekimde kapılarını açan 9. Kitap Fuarı bugün sona eriyor. Birçok yayınevinin stant açtığı fuar 7’den 70’e ziyaretçi ağırladı. Fuarda ayrıca yazarlar da okuyucuları ile buluşup kitaplarını imzaladı. İmza günü etkinliği olan yazar Muraz Arslan da ikinci kitabı olan ‘Takunyalı Rahvan Atlar’ kitabı için okurların karşısına çıktı. Arslan, ’’Diyarbakır’da düzenlenen 9. Kitap Fuarına katılmaktan dolayı gayet mutluyum. Her fırsatta kentleri gezmeye gayret ediyorum. Bugün de Diyarbakır’dayım ve Takunyalı Rahvan Atlar kitabımın imza günü etkinliğine katıldım. Bu eser, birbiriyle ilişkili on beş bölümden oluşan uzun bir mozaik öykü. Kitap şiirsel imgeleri ve araya serpiştirilen şiirleriyle, okuru fantastik ve sembolik dünyalarda gezdiriyor. Varoluş sorunlarından kimlik arayışına, felsefi sorgulamalardan mistik betimlemelere uzanan Kadim’in yolculuğunu anlatıyor. Topraktan tarihe uzanan bir belleğin resmini çizmeye çalıştım. Keyifli okumalar dilerim’’ dedi.
26 Ekim 2025 Pazar - 10:07
Kültürel miras Talas’ta yaşatılıyor
Talas Belediyesi; tarihsel ve kültürel değerleri geleceğe aktarma vizyonunu sanatla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Talas Su Medeniyetleri Galerisi, ’Kültürel Mirasın Aktarımı Eğitimleri ve Semineri’ çerçevesinde hazırlanan özel bir sergiye ev sahipliği yaptı. TÜBİTAK tarafından desteklenen proje, Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Talas Belediyesi ve Kayseri Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirildi. İki günlük uygulamalı eğitimlerin sonunda ortaya çıkan eserler, ’Kültürel Mirasın İzinde’ başlığıyla sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergide; Türk süsleme sanatlarında motif analizi ve seramik yüzeylerde geleneksel çini uygulama metotları ele alındı. Katılımcılar, geleneksel Türk çini sanatının estetik inceliklerini, tarihsel köklerini ve çağdaş yorumlarını yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinliğin açılışında konuşan ERÜ Rektörlük Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Mehpare Yağlıcı, öğrencilerin heyecanını paylaşarak şunları söyledi; "İkinci Kültürel Mirası projemizin açılış sergisine hoş geldiniz. İki günlük bir proje sonunda öğrencilerimiz ilk defa ortaya çıkarttılar ve biz de sizlerle paylaşmak istedik. Bize paydaşlık yapan ve her türlü desteği veren Talas Belediyesine teşekkür ederiz." Güzel Sanatlar Bölümü Başkanı Öğretim Görevlisi Nihal Şengün ise Talas Belediyesinin kültürel desteklerine dikkat çekerek; "Bu projede yüksek lisans ve doktora aşamasındaki öğrencilerden oluşan 10’ar kişilik iki ayrı grup teorik ve uygulamalı eğitimler aldı. Bu çıktıları halkla buluşturmak istedik. Kültür ve sanat eğitimleriyle ilgili destek o kadar önemli ki; bunların yaşatılabilmesi, gelecek nesillere aktarılabilmesi ve gelişip büyümesi adına birçok kurumun destek çıkması gerekiyor. Bu nedenle özellikle bizden desteklerini esirgemeyen Mustafa Yalçın Beye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da konuşmasında kültürel mirasın korunmasına dair önemli mesajlar verdi; "Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu işin değerini bilenler kıymetini biliyor. Biz de kültür ve sanata ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti ifade ediyoruz. Ali Saip Paşa Sokağı, yani burası, bir kültür sokağı. Yüzyıllar öncesi burada bir kültür yaşamış. Bizden önceki nesillerin kullandığı suyla ilgili araç gereçler Su Medeniyetleri Galerisi’nde sergileniyor. Görenler anneannesinin, babasının kullandığı araçları görmenin mutluluğunu yaşıyor. Bir eşyanın hatırası ve hafızası olur. Burası da bu anlamda çok özel bir mekân haline geldi. Aynı zamanda bu tür sanat faaliyetleri kapsamında kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Nice güzel günlerde buluşmak dileğiyle." Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından serginin kurdelesi kesilerek açılış gerçekleştirildi. Ziyaretçiler, üç gün boyunca Türk süsleme sanatının eşsiz örneklerini inceleme fırsatı buldu.
26 Ekim 2025 Pazar - 10:03
Kemaliye’de 1. Karanlık Kanyon Taşyolu Yürüyüşü yapıldı
Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde Kemaliye Günleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Kemaliye Taş Yolu Yürüyüşü ve "Kemaliye’de Yaşam" temalı fotoğraf sergisi, doğa, tarih ve sanat tutkunlarını Karanlık Kanyon’da buluşturdu. Katılımcılar, taş tünellerin gölgesinde kanyonun büyüleyici manzaraları eşliğinde yürüyerek hem tarihin izlerini hem doğanın huzurunu aynı anda hissetti. Yürüyüşün ardından Taş Yolu güzergâhında açılan sergide, Kemaliye’nin doğal ve kültürel zenginlikleri sanatçıların objektifinden yansıtıldı. Hazırlanan müzik konseri etkinliğe renk kattı. Katılımcılar, doğa, sanat ve müziğin iç içe geçtiği günde keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe; Kaymakam Emirhan Arıkan, eşi Gizem Arıkan, Kemaliye Belediye Başkanı Erdem Atmaca, ilçe protokolü, çok sayıda Kemaliyeli ve üniversite öğrencileri katıldı.
26 Ekim 2025 Pazar - 09:27
700 yıl sonra fetih Yıldırım’da canlandı
Yıldırım Belediyesi 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu, Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü vesilesiyle "Beylikten cihan devletine" temasıyla açıldı. Yıldırım Belediyesi 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nun açılış törenini Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Bu yıl Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü olması vesilesiyle sezonun teması "Beylikten cihan devletine" olarak belirlendi. Törenin yapıldığı kültür merkezi önünde dev plato kurularak Bursa’nın fetih günleri canlandırıldı. Sezonun açılış programına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Osman Mesten, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve sanatseverler katıldı. Programın sunuculuğunu İbrahim Sadri üstlenirken, Bursa’yı anlatan eşsiz şiirleri de dinleyicilerle buluşturdu. Ardından sahneyi dizi, sinema ve tiyatro gösterileriyle hafızalara kazınan ünlü oyuncu Gürkan Uygun devraldı. Uygun’un "Balaban Bey" isimli tek kişilik tiyatral gösterisi sanatseverlerden tam not aldı. Program müzisyen İrfan Gürdal’ın eşsiz türküleri seslendirmesiyle sona erdi. "Yıl boyunca birbirinden güzel etkinliklerle, Bursa’nın fethini yeniden canlandıracağız" 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nun açılış töreni öncesi konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu açılışında sizlerle beraber olmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu yıl Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak bu vesileyle kültür sanat sezonumuzun mottosunu ’Beylikten cihan devletine’ olarak belirledik. Bugün burada kıymetli sanatçılarımızla birlikte o tarihi anları yaşatacağız, hemşehrilerimizle birlikte o ruhu yaşayacağız. Hem kültür merkezimizin içerisinde hem de dışında kurduğumuz platoyla birlikte o dönemin kültürünü yansıtmaya gayret ettik. Yıl boyunca birbirinden güzel etkinliklerle, programlarla inşallah Bursa’nın fethini yeniden canlandıracağız. Fethimiz, şanlı cumhuriyetimiz kutlu olsun. Ve ben kıymetli sanatçılarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün davetimize icabet ettikleri için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Konsept ve içerik olarak çok zengin ve özel bir program" Açılış töreninin dolu dolu geçeceğini belirten İbrahim Sadri ise, "Yıldırım Belediyesi’nin 2025-2026 kültür sezonu açılış programı için bu heyecan verici programı için bu akşam bir araya geldik. Hakikaten hem konsept olarak hem içerik olarak çok zengin ve özel bir program inşallah bu akşam Bursalı kıymetli sanatsever dostlarla buluşacak. Ben Yıldırım Belediyesi’ne bu önemli etkinliğe imza attıkları için ve bu kadar. Kapsamlı bir etkinliğe imza attıkları için de hem kendi adıma hem tüm sanatçı arkadaşlarımız, dostlarımız adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Bursa fethindeki önemli isim olan Balaban Bey’i Gürkan Uygun canlandırdı Sezon için iyi dileklerini ileten Gürkan Uygun, "Bursa’nın fethinde önemli bir rol oynayan sur komutanlarından bir tanesi Balaban Bey’i oynayacağım. Yıldırım Belediyesi’ne ve Oktay Başkanımıza teşekkür ediyorum böyle bir organizasyonunun yapımcısı olduğu için. Gerçekten de kültür sanat sezonunun beylikten cihan devletine gidecek kadar büyük bir süreç geçirmesini dilerim. Umarım kalıcı bir organizasyon olur ve gerçekten de kendimize dair hikayelerimizi Yıldırım Belediyesi’nin sahnelerinde gösterebiliriz" şeklinde konuştu. "Görkemli ve heyecan verici bir program" "Beylikten cihan devletine" temasının sezon için anlamlı olduğunu kaydeden İrfan Gürdal, "Yıldırım Belediyesi’ni ve başkanımızı tebrik etmek istiyorum. Çok önemli bir tema ’beylikten cihan devleti’ne bu Türk milletinin aslında tarih boyunca mottosu diyebiliriz. Dolayısıyla görkemli ve heyecanlı bir program olacağını düşünüyorum. Tüm Bursalılara selamlar, saygılar" diye konuştu.
26 Ekim 2025 Pazar - 09:25
700 yıl sonra fetih Yıldırım’da canlandı
Yıldırım Belediyesi 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu, Bursa’nın fethinin 700’üncü yıldönümü vesilesiyle "Beylikten cihan devletine" temasıyla açıldı. Yıldırım Belediyesi 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nun açılış törenini Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Bu yıl Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü olması vesilesiyle sezonun teması "Beylikten cihan devletine" olarak belirlendi. Törenin yapıldığı kültür merkezi önünde dev plato kurularak Bursa’nın fetih günleri canlandırıldı. Sezonun açılış programına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Osman Mesten, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve sanatseverler katıldı. Programın sunuculuğu İbrahim Sadri üstlenirken, Bursa’yı anlatan eşsiz şiirleri de dinleyicilerle buluşturdu. Ardından sahneyi dizi, sinema ve tiyatro gösterileriyle hafızalara kazınan ünlü oyuncu Gürkan Uygun devraldı. Uygun’un "Balaban Bey" isimli tek kişilik tiyatral gösterisi sanatseverlerden tam not aldı. Program müzisyen İrfan Gürdal’ın eşsiz türküleri seslendirmesiyle sona erdi. "Yıl boyunca birbirinden güzel etkinliklerle, Bursa’nın fethini yeniden canlandıracağız" 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nun açılış töreni öncesi konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi 2025-2026 kültür sanat sezonu açılışında sizlerle beraber olmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu yıl Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak bu vesileyle kültür sanat sezonumuzun mottosunu "Beylikten cihan devletine" olarak belirledik. Bugün burada kıymetli sanatçılarımızla birlikte o tarihi anları yaşatacağız, hemşehrilerimizle birlikte o ruhu yaşayacağız. Hem kültür merkezimizin içerisinde hem de dışında kurduğumuz platoyla birlikte o dönemin kültürünü yansıtmaya gayret ettik. Yıl boyunca birbirinden güzel etkinliklerle, programlarla inşallah Bursa’nın fethini yeniden canlandıracağız. Fethi’miz şanlı cumhuriyetimiz kutlu olsun. Ve ben kıymetli sanatçılarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün davetimize icabet ettikleri için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Konsept ve içerik olarak çok zengin ve özel bir program" Açılış töreninin dolu dolu geçeceğini belirten İbrahim Sadri, "Yıldırım Belediyesi’nin 2025-2026 kültür sezonu açılış programı için bu heyecan verici programı için bu akşam bir araya geldik. Hakikaten hem konsept olarak hem içerik olarak çok zengin ve özel bir program inşallah bu akşam Bursalı kıymetli sanatsever dostlarla buluşacak. Ben Yıldırım Belediyesi’ne bu önemli etkinliğe imza attıkları için ve bu kadar. Kapsamlı bir etkinliğe imza attıkları için de hem kendi adıma hem tüm sanatçı arkadaşlarımız, dostlarımız adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Bursa fethindeki önemli isim olan Balaban Bey’i Gürkan Uygun canlandırdı Sezon için iyi dileklerini ileten Gürkan Uygun, "Bursa’nın fethinde önemli bir rol oynayan sur komutanlarından bir tanesi Balaban Bey’i oynayacağım. Yıldırım Belediyesi’ne ve Oktay Başkanımıza teşekkür ediyorum böyle bir organizasyonunun yapımcısı olduğu için. Gerçekten de kültür sanat sezonunun beylikten cihan devletine gidecek kadar büyük bir süreç geçirmesini dilerim. Umarım kalıcı bir organizasyon olur ve gerçekten de kendimize dair hikayelerimizi Yıldırım Belediyesi’nin sahnelerinde gösterebiliriz" şeklinde konuştu. "Görkemli ve heyecan verici bir program" " Beylikten Cihan Devleti’ne" temasının sezon için anlamlı olduğunu kaydeden İrfan Gürdal, "Yıldırım Belediyesi’ni ve başkanımızı tebrik etmek istiyorum. Çok önemli bir tema Beylikten Cihan Devleti’ne bu Türk milletinin aslında tarih boyunca mottosu diyebiliriz. Dolayısıyla görkemli ve heyecanlı bir program olacağını düşünüyorum. Tüm Bursalılara selamlar, saygılar" diye konuştu.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 23:18
Altın Portakal’da "Onur, Emek, Başarı" ödülleri sahiplerini buldu
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılış galasında, oyuncular Serap Aksoy ve Settar Tanrıöğen Onur Ödülü, senarist-yazar Feride Çiçekoğlu Emek Ödülü, oyuncular Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı Başarı Ödülleri, senarist-yönetmen Cansu Baydar Genç Sinemacı Başarı Ödülü’nün sahibi oldu.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 21:22
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kırmızı halı geçişiyle başladı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kırmızı halı seremonisinde birbirinden ünlü isimler yer aldı. Oyuncu Fikret Kuşkan, festivalin geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirirken, başarı ödülü alacak olan oyuncu Merve Dizdar ise Antalya seyircisinin sinemaya olan ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılış töreni öncesi kırmızı halı seremonisi, görkemli görüntülere sahne oldu. Festivalde yer alan filmlerin dünyaca ünlü yönetmenleri, oyuncular, Türk sinema ve televizyon dünyasının yıldızları ile çok sayıda sinemasever kırmızı halı geçişinde buluştu. Ünlü isimler, kırmızı halıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Bu eve dönüş, tüylerim diken diken" Altın Portakal Film Festivali’nin eski direktörlerinden Elif Dağdeviren, festivalin kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını belirterek, "Benim için bir kere bu eve dönüş. Biliyorsunuz eski direktörüyüm, fakat gurur duyuyorum ki yine muazzam bir ekiple çalışıyor Antalya. Tüylerim diken diken. Çünkü hakikaten Antalya, Türkiye içinde, sektörün içindeki en önemli sinema buluşma merkezi. İnşallah çok güzel bir festival geçireceğiz hep beraber" dedi. Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Jüri Üyesi Mehmet Kurtuluş ise, "Çok mutluyum. Gördüğünüz ve duyduğunuz her şey kalpten. Bu yıl da uluslararası jürilik nasip oldu. Yarından itibaren filmleri izlemeye başlayacağız. Arkadaşlarımın, yani yurtdışındaki meslektaşlarımızın nasıl film yaptığını çok merak ediyorum. Ve gelecek hafta ödülleri layık olana takdim etmeye çalışacağız. Uluslararası jürimizde bir Filistinli yazar, senarist ve yönetmenimiz var. O yüzden çok mutluyum" dedi. "Altın Portakal benim için onur ve gurur kaynağı" Oyuncu Fikret Kuşkan, festivalin geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Özellikle çok uzun yıllardır neredeyse kasaba festivali gibi bir noktadan, uluslararası bir noktaya dönmüş bir festivaldeyiz. Bu onur verici ve benim için daha da önemli bir şey var. 1990’da Antalya’da en iyi erkek oyuncu ödülünü aldığımda 24 yaşındaydım. Benim için yükselen ve giderek sıçrayan bir festivalle karşı karşıyayız. Döneminde buraya insanları getirtmek, götürmek, organizasyonu sağlamak olabildiğince güçken, şimdi dünyanın her tarafından insanları getirebiliyoruz. Bu çok onur ve gurur verici bir şeydir. Tekrar burada olmaktan çok mutluyuz. Sağlıklı, güzel geçsin ve iyi olsun. Her daim devamını dilerim" ifadelerini kullandı. "Antalya’nın seyircisi inanılmaz" Açılış töreninde başarı ödülü alacak olan oyuncu Merve Dizdar, 2022 yılında "Kar ve Ayı" filmiyle aldığı ödülün ardından yeniden Antalya’da olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "2022’de Kar ve Ayı filmiyle en iyi kadın oyuncu ödülü almıştım Altın Portakal’da. Şimdi tekrar burada olmak çok güzel. Antalya’nın seyircisi inanılmaz. Böyle bir seyirciye sahip oldukları için çok şanslılar çünkü herkes çok ilgili filmlere, buraya gelen katılımcı ekiplere. Tekrar burada olmak çok güzel. Ödül almak elbette mutluluk verici, ama görülmek de çok değerli bir şey. Başarı ödülünün altında kalmamak lazım, çalışmaya devam etmek lazım" dedi. "Festivalin devam ediyor olması çok önemli" Festivalin Ulusal Film Kategorisi Jüri Başkanı Ömer Vargı ise, "Festivalin yaşanıyor olması, hala devam ediyor olması çok önemli ve güzel bir durum. Ben de onur duyuyorum jüri başkanı olmaktan. Umarım çok güzel geçer, umarım çok güzel filmler izleyeceğiz" ifadelerine yer verdi. Kırmızı halı geçişinin ardından Cam Piramit’te düzenlenen açılış törenine geçildi.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 18:18
Antalya sokaklarında "Altın Portakal" coşkusu
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 62’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin geleneksel kortejinde, Settar Tanrıöğen, Serap Aksoy ve Ezel Akay gibi ünlü isimler vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Sokakları dolduran Antalyalılar, sanatçıları görmek için adeta birbirleriyle yarıştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 62’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin korteji, Cam Piramit önünden başlayan renkli görüntülerle kenti adeta bir açık hava sahnesine çevirdi. Kortejde sinema ve televizyon dünyasının sevilen isimleri Settar Tanrıöğen, Serap Aksoy ve yönetmen-senarist Ezel Akay’ın yanı sıra çok sayıda sanatçı yer aldı. Üstü açık klasik otomobillerle halkı selamlayan ünlü isimlere, samba dansçıları, Yeşilçam maskotları ve bando takımları eşlik etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir de Serap Aksoy ile birlikte klasik otomobilden vatandaşları selamlayarak çiçek dağıttı. Festival korteji Cam Piramit’ten başlayarak 100. Yıl Bulvarı, Güllük Caddesi, Cumhuriyet Meydanı ve Işıklar Caddesi güzergahını takip etti. Karaalioğlu Parkı girişinde sona eren kortej boyunca, vatandaşlar ellerinde telefonlarla sanatçıları görüntüledi, bazıları çiçek atarken bazıları da alkışlarla tempo tuttu. Evlerinin balkonundan izleyenler ile esnaflar da dükkanlarının önüne çıkarak kortej heyecanına ortak oldu. Kalabalık arasında yeni doğmuş bebeğiyle gelenler, tekerlekli sandalyesiyle korteji izleyenler ve Eskişehir’den sadece festival coşkusunu yaşamak için gelen sinemaseverler de dikkat çekti. Vatandaşların ilgisinden duygulanan sanatçılar, sık sık durarak hayranlarıyla fotoğraf çektirdi. Ünlü oyuncu Settar Tanrıöğen, gördüğü ilgiden etkilendiğini belirterek, "Çok şaşkınım ve çok mutluyum. Çok kalabalık" dedi. 62’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu akşam saat 19.00’da kırmızı halı geçişiyle başlayacak açılış töreniyle resmen perdelerini aralayacak.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 17:54
Azeri kadınlar Eskişehir’in kültürünü keşfetti
İstanbul’da yaşayan Azeri kadınlar, turistik gezileri kapsamında Eskişehir’in tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. İstanbul Türkiye Azerbaycan Derneği (İSTAD) Kadın Kolları, Eskişehir’e yönelik bir kültür gezisi organize etti. Dernek üyelerinin talebi üzerine düzenlenen geziye 16 kişilik bir grup katıldı. Eskişehir’in tarihi ve turistik mekanlarını keşfeden dernek üyeleri, şehrin kültürünü yakından tanıma fırsatı bularak keyifli anlar yaşadı. "Eskişehir bir eğitim ve yetişme şehri" Geziye ilişkin konuşan İSTAD Kadın Kolları Başkanı Nebahat Ayrım Kirman, "Şu an 16 kişilik bir grubumuz var. Eskişehir deyince, burası bir eğitim şehri. Yani çok öğrencimiz, üniversite öğrencileri burada okuyup yetişiyor; burası bir yetişme şehri. Zaten ben Eskişehir’e çok yabancı değilim. Kardeşim burada yerleşik olduğu için sık sık geldiğim bir şehir. Havasıyla ve her türlü turistik yerleriyle gayet güzel bir şehir. Merkezi bir yer. İstanbul’a, Ankara’ya, her yere yakın bir şehir ve Eskişehir’i seviyoruz. Eskişehir’in de hakikaten kültürümüze katkı sunacağı böyle güzel yerleri var" dedi. "Eskişehir çok sakin bir şehir" Eskişehir’de bulunmanın mutluluğunu aktaran Kader Topçu, "Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Zengin tarihi geçmişe sahip Eskişehir’i gezmekten dolayı çok mutluyuz. İstanbul’da ki aşırı trafik yoğunluğu burada yok. Çok sakin bir şehir. Bir de böyle tarihi bir havası var. Şu anda Balmumu Müzesi’ni gezdik. Oradaki yapılan eserler birebir canlı gibi duruyor. Yani içeride çok gurur verici bir gezi yaptım, mutluyum" ifadelerini kullandı.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:39
Bergama’da sanatın ’Döngü’sü
Bergama’nın tarihi izlerinden esinlenerek sanatçı Ayşe Yavuzyılmaz tarafından yapılan ‘Döngü’ sergisi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda sanatseverlerle buluşacak. Bergama’nın binlerce yıllık tarihinden ilham alan sanatçı Ayşe Yavuzyılmaz, "Döngü" adlı sergisiyle antik izleri çini sanatına taşıyor. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Haluk Elbe Toplantı Salonu’nda açılışı yapılacak sergi, geçmiş ile günümüz arasında görsel bir köprü kuruyor. Sergi, Rumi deseninin sonsuzluk ve akış fikrinden yola çıkarak, Antik Pergamon’un izlerini çağdaş bir yorumla yeniden hayat bulduruyor. Yavuzyılmaz’ın yürüttüğü bu proje, Bergama’nın kültürel mirasını sanatın dönüştürücü gücüyle görünür kılmayı amaçlıyor. Sanatçı Yavuzyılmaz, serginin sadece bir estetik deneyim değil, aynı zamanda bir kültürel döngü olduğunu vurgulayarak, "Binlerce yıllık Bergama tarihinin derin izleri, çininin zarif yüzeyinde yeniden canlanıyor" dedi. Sergi, 28 Ekim - 02 Kasım tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Açılış günü olan 29 Ekim’de saat 12.00’de gerçekleşecek etkinlik, Bergama’nın sanatseverlerini ve tarih meraklılarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:16
Türk profesör, Asya’da ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru"nu anlattı
Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu’nun memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde 1999’da dünyadaki sayılı örneklerden biri olan ve Asya kıtasında ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru" olarak bilinen "Mosasaurus hofmanni" fosilini nasıl keşfettiğini anlattı. Kastamonu Kent Tarihi Müzesi tarafından 13’üncüsü düzenlenen Bilim Günleri’nin konuğu Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeliğinden emekli olan Prof. Dr. Cemal Tunoğlu oldu. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen Bilim Günleri’nde emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, Kastamonu’nun da aralarında bulunduğu dünya genelinde 7 lokasyonda tespit edilen "denizlerin dinozoru" veya "dinozorların kuzeni" olarak adlandırılan "Mosasaurus hofmanni" fosiline ulaşma hikayesini ve özelliklerini anlattı. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinin Beyler Barajı üst savak noktasında 1999 yılında çene ve 5-7 santimetre uzunluğunda bir dizi sivri, konik dişlerden oluşan fosil kalıntıları buldu. Tunoğlu, incelediği fosilin yaklaşık 65-70 milyon yıl öncesine ait Mosasaurus hoffmanni olduğunu tespit etti. Türkiye’de o tarihten sonra başka bir örneği bulunmayan ve Hacettepe Üniversitesi’nde sergilenen "Denizlerin dinozoru", dünya genelinde bulunan 7 örnekten biri olarak dikkat çekmeyi sürdürüyor. "Asya kıtasında tek fosil, başka bir keşif yok" Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, "Devrekâni bölgesinde yaklaşık 450 kilometrekarelik veya jeolojik olarak 3 paftalık bir bölgede doktora tezi yaptım. Doktora tezimi bitirdikten sonra bölgede dolaşmaya, gezmeye, bilimsel olarak araştırmalara devam ettim. Sadece Türkiye’de değil koskoca Asya’da 44 milyon kilometrekarelik büyük bir Asya coğrafyasında tek fosil, başka bir keşif yok. Bu bölgede Mosasaurus hoffmanni, özellikle Kastamonu için, Devrekani için mutlaka sahiplenilmesi gereken önemli bir fosildir. Dolayısıyla burasını önemli fosil sit noktası haline de mutlaka getirmemiz lazım. Dünyada burası altıncı lokalite. Daha sonra 2014 yılında İtalya’da da bulundu ve yedinci bir lokalite oluyor. Bizim bulduğumuz fosil, Anadolu’da ve Asya’da ilk olma özelliğini korumaya devam ediyor. Dünyada sadece 95 milyon yıl ile 65 milyon yıl arasında 30 milyon yıl dünyada hakimiyetini sürdürmüş ve 65 milyon yıl önce de yeryüzünden silinmiş, bir daha görünmüyor" dedi. 26 yıl önce 1999 yılında Devrekani’de Beyler Barajı üst savak bölgesinde fosili bulduklarını söyleyen Tunoğlu, "Taşkın savak dediğimiz bir barajın inşaat alanında bulunmuş olan bir fosil, yani iskelet yapısı koskoca 17 metre uzunluğunda. Çene bölgesinden kuyruk bölgesine kadar devasa bir candı, o dönemin okyanuslarında ve denizlerin en büyük canlısı, en iri canlısı. Bu lokalite kazılmaya başlayıp kamyonlara dolduruldu. İş makineleri tarafından büyük bir kısmı, o devasa kemikler, kaburga kemikleri, kuyruk kemikleri ve kafatasının diğer parçaları kamyonlara doldurularak götürülmüş ve bir yere bırakılmış, atılmış. Ben tesadüfen o kamyondan mı düştü yoksa kepçeden mi düştü bilemiyorum, o 60-70 santimetrelik 2 parça ile 30 santimetrelik 2 parçayı tesadüfen buldum. Baktım birtakım materyaller var, şüphelendim ve onun üzerine çekicim ile kırmaya başladım. Çekicimle kırmaya başlayınca görüntülerle karşılaştım. Çene ve çeneye bağlı 6-7 santimetre uzunluğunda dişlerle karşılaştım" diye konuştu. "Mosasaurus hoffmanni, Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir" Keşfi yaptıktan sonra kendisinin Mosasaurus hoffmanni üzerinde uzman olmadığını belirten Tunoğlu, "Fransa’da bilim insanı olan Paris Tabiat Tarihi Müzesi’nde Dr. Nathalie Bardet ile temasa geçtim. Kendisini Türkiye’ye davet ettim. Hacettepe Paleontoloji Laboratuvarında fosili inceledi, dişlerden bir tanesini 2 gün çalışarak ortaya çıkardık. Çünkü o tek diş çok önemliymiş. Söz konusu fosil parçaların Mosasaurus hoffmanni olduğunu ve Türkiye’de ve Asya’da ilk keşif olduğunu söyledi. Bu fosil hala günümüzde devasa Asya kıtasında bile şimdiye kadar bulunmuş değil. Böylelikle 6 farklı lokalite de fosili bulmuş olduk. Şu ana kadar Hollanda, Belçika, Fransa, Polonya, Bulgaristan ve Türkiye bulunmuştu, son olarak İtalya’da da bulundu. Dünya üzerinde toplam 7 lokalite de bulunmuş oldu. "Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" Mosasaurus hoffmanni, ilk kez 1780 yılında Belçika’da bulunduğunu anlatan Tunoğlu, "Okyanusların ve denizlerin en iri ve en büyük canlısı, dinozorlarla kıyaslanıyor. Bu canlılar denizlerdeki balıklarla, yengeçlerle besleniyorlar. Bu canlılar, karasal canlılar gibi kısa dönem solunum gerçekleştiriyorlar. Mosasaurus hoffmanni, 1999 yılında 26 yıl önce Devrekani’de keşfedilmiştir. Lokalitesi de Devrekani Beyler Barajının üst savak bölgesidir. Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir. Bu yani 45 milyon kilometrekarelik Asya kıtasında, Türkiye’de yapılan ilk keşiftir. Şimdiye kadar sadece Kuzey yarım kürede bulunmuş, güney yarım kürede hiç bulunmamıştır. Mosasaurus hoffmanni, bu yüzden de güney yarım kürede yapılan ilk keşiftir. Ülkemiz 6’ıncı lokalite de yer almaktadır. 65 milyon yıl öncesinde yani en geç kretase dönemi dediğimiz dönemde yaşamıştır. Yaş olarak da çok önemlidir ve Mosasaurus hoffmanni yeryüzü okyanuslarında 30 milyon yıl hüküm sürmüşlerdir. Yani 95 ila 65 milyon yıl arasında hüküm sürmüşlerdir. Dinozorlar ise 65 milyon ile 150 milyon yıllık bir yaşam periyoduna sahiptir. Şimdiye kadar bulunmuş en genç Mosasaurus hoffmannidir. Yani şimdiye kadar 7 lokalite de bulunan Mosasaurus hoffmanni fosilleri arasında en gencidir. En genç derken yani en son yok olan anlamında söylüyorum. Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" şeklinde konuştu. "Dünyadaki en önemli olan bu keşfi, şehrin kentsel imajı haline getirmeliyiz" Kastamonu Kent Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu ise "Kastamonu’nun kesinlikle evrene bir armağanı ve bu armağan maalesef başta Kastamonu olmak üzere çok fazla bilinmiyor. 1999 yılında bugün konuşmacımız olan çok değerli hocamız aynı zamanda hemşehrimiz Cemal Tunoğlu tarafından muazzam bir keşif yapıldı. 19. yüzyılda keşifler çağı bitti aslında. 20. yüzyılda bir kaşif ile tanışıyor olmak, onunla yan yana olmakta ayrı bir onur hepimiz açısından ve 1999 yılında 70 milyon yaşında evrenin jeolojik tarihi, sessiz tanıklarından bir tanesi değerli hocamızın mahlasıyla çekiciyle gün yüzüne çıkartıldı ve bilim dünyasına sunuldu. Bu keşif boyutları bakımından dünyanın en büyük olması nedeniyle gerçekten çok önemli, müzemizde ki en büyük ikinci odayı biz, Mosasaurus hoffmanni’ye ayırdık. Mesele oradaki grafik uygulamalarımız ya da imitasyonlarımız ya da haritalarımızı insanlara eğlenceli vakit geçirmek ya da sadece bilgilendirmek değil, dünyadaki en önemli olan bir buluntuyla aslında bir kentsel imajı oluşturma çabasının içinde olmamızdır. Çok fazla değerimiz var ama değerlerimizin büyük birçoğunu hem Anadolu’ya hem de dünyayla da paylaşıyoruz. Eğer, siz bir kentsel imajı oluşturmak istiyorsanız sizin ünik bir buluntunuz, ünik bir özelliğiniz olması gerekiyor ve biz de bunu düşünerek Mosasaurus’a böylesine önemli bir yer ayırdığımızı da düşünüyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder