Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
ABD basını Beyaz Saray yemeğine silahlı saldırıda bulunan şüphelinin manifestosunu paylaştı
İngiltere Kralı Charles'ın ABD'ye ziyareti planlandığı gibi gerçekleşecek
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
İsrail Lübnan'da ateşkesi ihlal etti: 7 ölü
Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor
KÜLTÜR SANAT
Gazeteci Mürsel Acay İzmir Kitap Fuarında okurlarıyla buluştu
26 Nisan 2026 Pazar - 19:35:42
Gazeteci-yazar Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgali sırasında tanık olduğu bir yaşamdan esinlenerek kaleme aldığı romanı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı", İzmir Kitap Fuarında okurlardan büyük ilgi gördü. Gazeteci Mürsel Acay’ın, 2003 Irak işgalini sahada takip ederken karşılaştığı 15 yaşındaki bir kızın yaşam öyküsünden yola çıkarak kaleme aldığı "Leyla / Kayıp Yolların Kızı" romanı, İzmir Kitap Fuarında dikkat çeken eserler arasında yer aldı. Savaşın yıkıcı etkileri arasında hayatta kalma mücadelesi veren genç bir kadının hikayesini anlatan roman, fuar süresince yoğun ilgi gördü. Okurlarıyla İzmir Kültür Parkta bulunan Mavi Nefes Yayınları standında bir araya gelen Acay, kitabını imzalayarak okuyucularıyla sohbet etti. Eserinde yalnızca bireysel bir dramı değil, aynı zamanda savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini de gözler önüne serdiğini belirten Acay, Ortadoğu coğrafyasında kadın olmanın zorluklarına dikkat çekti. Acay, "Bölgede nice Leyla var. Zor şartlarda yaşam mücadelesi veren birçok genç kız bulunuyor. Ortadoğu’da, Gazze’de, Lübnan’da, İran’da ve Afganistan’da ayakta kalmaya çalışan sayısız kadın var" ifadelerini kullandı. Romanına gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getiren Acay, "Bu kitap yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda bir işgalin siviller üzerindeki etkisini anlatan tarihsel bir tanıklık. Bölgede genç bir kız olarak yaşamak ve var olabilmek oldukça zor" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 18:40
Ses yarışmasının kazananları belli oldu
Afyonkarahisar Gençlik Merkezinde düzenlenen 11. Gençler Arası Kültür ve Sanat Yarışmaları çerçevesinde gerçekleştirilen ses yarışması il finalleri tamamlandı. Toplam 59 gencin katıldığı yarışmada, yapılan ön elemenin ardından il finali gerçekleştirildi. Finalde Solo Popüler Müzik kategorisinde Buse Bülbül birinci olurken, Solo Türk Müziği kategorisinde ise Berfin Demir birinciliği elde etti. Kategorilerinde birinci olan yarışmacılar, 12 Mayıs’ta Muğla’da düzenlenecek bölge finallerinde Afyonkarahisar’ı temsil edecek. Program sonunda dereceye giren yarışmacılara başarı belgeleri ve hediye çekleri takdim edildi. Yarışmanın jüri üyelerine teşekkür belgeleri ve plaket verilirken, sahne alan saz ekibine de teşekkür belgeleri sunuldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:51
17’nci Yörük-Türkmen toyu için hazırlıklar sürüyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 17’ncisi düzenlenecek Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yıl Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde yapılacak olan Yörük-Türkmen Toyu, 6-7 Haziran’da Menteşe ilçesindeki Yılanlı Yörük Ormanı’nda gerçekleştirilecek. 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu, 16 derneğin katılımıyla düzenlenecek. Derneklerin oy birliğiyle oluşturduğu tertip komisyonunda; Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve tanıtılması adına ulusal ve uluslararası çalışmalara öncülük eden İsmail Uzunoğlu, Orhan Akcan, Ramazan Kıvrak ve Mevlüt Kiriş yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen toyun bu yılki ana teması, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yörük Türkmen Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle ‘Ocaktan Saca, Sütten Aşa: Göçer Kültürde Yeme İçme Geleneği’ olarak belirlendi. İki gün sürecek etkinlik boyunca kültürel gösteriler, yerel lezzetler ve geleneksel yaşam pratikleriyle Yörük-Türkmen mirası bir kez daha geniş kitlelerle buluşturulacak. Başkan Aras: "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır" Yörük-Türkmen kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Yörük-Türkmen kültürü bizim kökümüz, hafızamızdır. Bu kadim geleneği yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu da bu kültürü yaşatan, birlik ve dayanışmamızı güçlendiren en anlamlı buluşmalardan biri. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi 6-7 Haziran’da Yılanlı Yörük Ormanı’nda düzenleyeceğimiz 17’nci Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu’na bekliyoruz" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 15:08
Manisa’da mesir coşkusu
Manisa’da asırlardır süren mesir geleneği bu yıl da büyük coşkuya sahne oldu. Tarihi Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerden saçılan 10 ton mesir macunu için on binlerce kişi aynı anda harekete geçince meydanda izdiham yaşandı, ortaya çarpıcı görüntüler çıktı. Kortej yürüyüşü ise tam bir karnaval havasında yaşandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali tarihi Sultan Camii kubbe, şerefeleri ve çevre binaların balkonlarından 10 ton mesir macununun saçılmasıyla sona erdi. Osmanlı tarihinde, Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharatın karışımıyla yapılan, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Ayşe Hafsa Sultan’a şifa olan mesir macunu, Ayşe Hafsa Sultan’ın fermanıyla 486 yıldır vatandaşlara da şifa olması nedeniyle tarihi Sultan Camii kubbeleri, şerefeleri ve çevre binaların balkanlarından saçılmaya devam ediyor. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en eski geleneklerinden biri olan Manisa Mesir Macunu Festivali karnaval havasında gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından Sultan Camii’nin kubbe, minare ve çevredeki binalardan saçılan mesir macunlarından kapabilmek için on binlerce insan izdihama neden oldu. 44 farklı noktadan 10 ton mesir macununu kapabilmek için vatandaşlar adeta birbirinin üzerine çıktı. Karnaval havasında kortej yürüyüşü Manisa Hükümet Konağı önünde kortej yürüyüşü ile başlayan festivale, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, TBMM Yeni Yol Grup Başkanvekili, Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, çevre illerin milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Ukrayna, Sırbistan, Endonezya, Litvanya, Slovakya, Polonya, Kazakistan, Yunanistan, KKTC ve İtalya’nın delegasyonları, halk oyunları ekipleri ve on binlerce vatandaş katıldı. Kortejde temsili Merkez Efendi’yi geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da ünlü oyuncu Kubilay Pembeklioğlu canlandırırken, Hafsa Sultan ve nedimeleri ile Manisa’da yetişip tahta çıkan temsili Osmanlı padişahları, şehzadeleri, yabancı ülkelerden gelen ekipler bulundu. Geniş güvenlik önleminin alındığı festivalde, mehter takımının marşları ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi’nde ilerleyen kortej, Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam edip Sultan Camii’ne ulaştı. Yabancı ülkelerden ve Türkiye’den katılan dans toplulukları kortej boyunca gösterileriyle festivale karnaval havası kattı. Protokol üyeleri, evlerinin balkonları ve yol kenarlarında toplanarak korteje eşlik eden halkı selamlarken, kortej sonunda Sultan Camii önünde toplanan on binlerce kişi heyecanla mesir macunu saçımını bekledi. İlk mesir saçıldı insan seli hareketlendi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncularından seçilen temsili Hafsa Sultan ve nedimeleri ile temsili Merkez Efendi’nin mesir macunu saçılması için berat vermesinin ardından protokol üyeleri temsili Hafsa Sultan ile birlikte ilk mesir macunlarını halka saçmaya başladı. Sultan Camii’nin minare, kubbeleri ve çevredeki binaların balkonlarından 44 farklı noktadan 10 ton mesir macunu halka saçıldı. Her sene olduğu gibi bu yıl da macunlardan kapmaya çalışan yüzlerce kişi ezilme tehlikesi geçirdi, izdiham yaşandı. Her festivalde olduğu gibi şemsiyelerini ve ceketlerini ters açarak mesir macunlarını ağaç veya elektrik direklerinin tepelerinde kapmaya çalışanlar da renkli görüntüler oluşturdu. Mesir macununun tarihi Türkiye’de Kırkpınar yağlı güreşlerinden sonra en eski gelenek olan Mesir Festivali, 485 yıl önce ortaya çıktı. Amansız bir hastalığa yakalanan Yavuz Sultan Selim’in eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Sultan Camii Külliyesi’nde idareci olarak görev yapan devrin ünlü hekimi Merkez Efendi’nin 41 çeşit baharatın karışımıyla hazırladığı mesir macunuyla şifa buldu. Hafsa Sultan, hastalığa şifa olan macunun her nevruz günü halka saçılmasını istedi. O günden sonra her yıl mesir macunu saçılarak bugün 484 yılı bulan bir gelenek haline geldi. Mesir macununun hazmı kolaylaştırıcı, kuvvet verici, cinsel uyarıcı, iştah açıcı, yorgunluk giderici, zehirli hayvanların zehirlerine karşı bağışıklık kazandırıcı özelliği yanı sıra birçok derde şifa olduğuna inanılıyor. Macunun sırrı 41 çeşit baharat Şifalı mesir macunu içinde yer alan 41 çeşit baharat ise şöyle: "Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, akbiber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
"Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:33
Kırşehir’de Sakura Festivali ve Plastik Sanatlar Sergisi Açıldı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:59
Eskişehir’de kadın zeybeklerin ’Meşk Gecesi’ güzel geçti
5
26 Nisan 2026 Pazar- 12:38
Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü
24 Ekim 2025 Cuma - 10:44
Yeşilyurt’ta ailelerin hikayesi perdeye taşınıyor
Yeşilyurt Belediyesi, 2025 yılı "Aile Yılı" etkinlikleri kapsamında 1-30 Kasım tarihleri arasında "Gençlik ve Ailem" temalı ödüllü kısa film yarışması düzenliyor. Yeşilyurt Belediyesi, Gençlik ve Spor Hizmetleri ile AR-GE Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştireceği yarışmada, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra sinemayla ilgilenen amatör ve profesyonel sanatseverler yer alabilecek. Yarışmaya katılacak adaylar, en fazla 10 dakika uzunluğundaki özgün kısa filmlerini YouTube’a "liste dışı" (kapalı link) olarak yükleyip, 1 Kasım - 30 Kasım 2025 tarihleri arasında kısafilm.yesilyurt@bel.tr adresine gönderebilecek. Ödül töreni 22 Aralık’ta düzenlenecek Yarışmada dereceye giren filmler, alanında uzman yönetmenler ve sinema yazarlarından oluşan jüri tarafından değerlendirilecek. 22 Aralık’ta gerçekleştirilecek ödül töreninde; Ortaokul ve lise kategorisinde birinciye 30 bin TL, ikinciye 20 bin TL, üçüncüye 15 bin TL, Üniversite ve serbest kategori birincisine 50 bin TL, ikinciye 30 bin TL, üçüncüye 20 bin TL ödül verilecek. Her iki kategoride de jüri özel ödülü olarak birer fotoğraf makinesi takdim edilecek. Başkan Geçit, "Sanatın birleştirici gücüne inanıyoruz. Gençlerimizin üretim yapması, fikirlerini özgürce ifade etmesi bizim için çok kıymetli. Herkesin anlatacak bir hikâyesi var; biz de o hikâyelere perde aralıyoruz" ifadelerini kullandı. Yarışmaya Malatya genelindeki ortaokul, lise, üniversite öğrencileri ile serbest kategoride yer alan sanatseverler katılabilecek. Filmler 1-10 dakika uzunluğunda, MP4 formatında hazırlanacak. Cep telefonu ile çekilen 16:9 (yatay) formatındaki filmler de kabul edilecek. Her katılımcı yalnızca bir film ile yarışmaya başvurabilecek. Telif ihlali, reklam, siyasi içerik veya marka kullanımı içeren filmler değerlendirmeye alınmayacak. Yarışmada filmler; özgünlük, tema uyumu, anlatım dili, teknik kalite, toplumsal fayda kriterlerine göre değerlendirilecek.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:38
Sagalassos Antik Kenti ışıklarıyla gece müzeciliğine hazırlanıyor
Burdur’un Ağlasun ilçesindeki bulunan "aşkların ve imparatorların şehri" olarak anılan ve gece müzeciliğine hazırlanan Sagalassos Antik Kenti ışıklandırılma işlemleri sona gelinmesinin ardından havadan dron ile görüntülendi. Ağlasun ilçesinde kurulan ve ilk yerleşim izleri günümüzden 12 bin yıl öncesine kadar uzanan antik kenti ziyaret edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Gündüzleri ziyaretin ardından artık ziyaretçiler antik kenti gece de ziyaret edebilecek. Bu çerçevede yürütülen çalışmalarda antik kentin ışıklandırılma işlemlerinde sona gelindi. Gece müzeciliğine hazırlanan antik kent dron ile havadan görüntülendi. Antik kentte bu yıl tamamlanacak aydınlatma projesiyle 2026 yılı yaz sezonundaki ’Gece müzeciliği’ ile ziyaretçi sayının artması hedefleniyor. Geçen yıl 114 bin kişinin gezdiği Sagalassos Antik Kenti’nin bu yıl 21 Ekim itibarıyla ziyaretçi sayısı 117 bin 903 oldu. Haftanın her günü ziyarete açık olan Sagalassos Antik Kenti’ne girişi ücreti 170 TL olduğu ve Müze Kartının ise geçerli olduğu öğrenildi.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:22
Türk Müziği Müzesi kapılarını açtı
Türk müziğinin köklü mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan Türk Müziği Müzesi, Palet Türk Müziği İlkokulu’nda düzenlenen törenle resmi olarak açıldı. Burada açıklamalarda bulunan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bu müzemizin, özellikle ortaokul nesli çocuklarımızın ziyaret etmesiyle Türk müziğimizin derinliğinden, tarihi köklerinden, zenginliğinden biraz daha haberdar olmalarını amaçlıyoruz" dedi. Alanında tek olma özelliği taşıyan tematik müzede; Türk müziği tarihinden enstrüman bilgisine, ses kayıt tarihinden bestecilere, formlara ve usullere kadar Türk müziğinin hemen her alanına temas eden bölümler yer alıyor. Müze, teknolojik donanımı ve uluslararası müzecilik anlayışıyla sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Müzenin açılışın ardından "Türk Müziği Çocuk Enstrümanları Yapım Yarışması Ödül Töreni" düzenlendi. Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren enstrümanlar sergilendi ve Palet Türk Müziği İlkokulu öğrencileri kazanan enstrümanlarla kısa bir konser verdi. Yarışma kapsamında, 7-14 yaş arası çocuklara özel ölçülerle geleneksel Türk müziği enstrümanlarının yapımı hedeflendi. Değerlendirme süreci; akademisyenler, sanatçılar ve enstrüman yapım ustalarından oluşan jüri tarafından yürütüldü. Jüri üyeleri, enstrümanları ses kalitesi, yaş grubuna uygunluk, malzeme kullanımı, işçilik, estetik görünüm, tasarım ve geleneksel yapım tekniklerine uygunluk kriterleri üzerinden değerlendirdi. Tören, ödül takdimlerinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. "Öğrencilerimizin kendimize ait olan bu tarihi mirastan haberdar olmalarını istiyoruz" Program sonu açıklamalarda bulunan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Bu müzemizin, özellikle ortaokul nesli çocuklarımızın ziyaret etmesiyle Türk müziğimizin derinliğinden, tarihi köklerinden, zenginliğinden biraz daha haberdar olmalarını amaçlıyoruz. Milli Eğitim Müdürü’müzle de çalışıyoruz. Özellikle yakın Üsküdar bölgesindeki öğrencilerin müzemizi ücretsiz olarak gezmelerini ve kendimize ait olan bu tarihi mirastan haberdar olmalarını istiyoruz. Çünkü gerçekten çocuklarımız kanun, ud, ney, tambur, rebab, kabak kemane, klasik kemençe deyince bunları bilemeyebiliyor, sesini tanıyamayabiliyor veya bu enstrümanlarla ne tür eserler dinleyebileceğini, ne tür müzikler icra edilebileceğini bilemeyebiliyor. Dolayısıyla biz, Çamlıca’daki okulumuzda çocuklarımızın kendi müzemizden haberdar olması için bu müzeyi sanatseverlerin hizmetine sunmuş olduk" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimizin 7-8 yaşından itibaren enstrüman çalmaya başlamasını hedefliyoruz" Erdoğan, öğrencilerin 7-8 yaşından itibaren enstrüman çalmaya başlamasını hedeflediklerini ifade ederek, "Öte yandan bir ‘Çocuk Çalgıları Yapım Yarışması’ düzenlemiştik. Tabii çocuk çalgıları, özellikle kendi Türk müziği çalgılarımızla ilgili çok fazla derinleşilmiş, ustalaşılmış bir alan değil. Genelde çocuklarımız zaten çok erken yaşta Türk müziği enstrümanlarıyla tanışmadıkları için böyle bir ihtiyaç da bugüne kadar belki ortaya çıkmamıştı. Ama biz, okulumuzda ilkokul öğrencilerimizin 7-8 yaşından itibaren enstrüman çalmaya başlamasını hedeflediğimiz ve sistemi o şekilde kurguladığımız için, çocukların boyuna göre çalgıların yapılması bir gereklilik halini almıştı. Bununla ilgili tertip ettiğimiz yapım yarışmasının da ödüllerini bu akşam yapımcılarına tevdi ettik. Aynı zamanda, ödülleri alan enstrümanları öğrencilerimiz sahnede icra ettiler. Katılımcılar da çok keyif aldılar, çocuklarımızın ne kadar başarılı icracılar olarak yetiştiklerini gördükleri için. Biz, Türk müziğinin, kendi enstrümanlarımızın, kendi tınılarımızın, kendi müzik estetiğimizin daha geniş kitleler tarafından bilinmesi ve tanınması için Palet Türk Müziği İlkokulu olarak çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:17
Kanadalı turistler Babadağ’ı gezdi
Kanada’dan Denizli’ye turistik geziye gelen Kanadalı turist kafilesi, Babadağ’ı gezerek dokuma kültürüne yoğun ilgi gösterdi. Kanada’dan Türkiye’ye gelen turist kafilesi Denizli gezileri kapsamında Babadağ’a geldi. İlçeyi sokak sokak gezen turistlerin Babadağ’ın kendisine has renkli motifleriyle dikkat çeken evlerinin önünde bolca hatıra fotoğrafı çektirdiği görüldü. İlçenin önemli kültürleri arasında yer alan dokuma ürünleri de inceleyen Kanadalı turistler minyatür dokuma tezgahı üzerinde dokumaların nasıl yapıldığına dair bilgilendirildi. Kanadalı turistlerin dokuma ürünlere yoğun ilgisi ise dikkatlerden kaçmadı.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:13
Tarihteki ilk kral Sargon’un iki heykeli Diyarbakır Müzesi’nde ziyarete açıldı
Tarihteki ilk kral olarak bilenen Sargon’un iki heykeli, Diyarbakır Müzesi’nde ziyarete açıldı. "Medeniyetler Yolu Projesi" kapsamında Diyarbakır Müzesi’nin bahçesinde tarihi taş eserler ve heykeller sergilenmeye başlandı. En dikkat çeken eserler ise tarihin ilk kralı olarak bilinen Kral Sargon’un iki heykeli oldu. Kireç taşından yapılan heykeller, Sargon’un yüz hatlarını birebir yansıtıyor. Sümerler döneminde yaşamış olan Kral Sargon, şehir devletlerini ele geçirerek Basra Körfezi’nden Akdeniz’e, İç Anadolu’dan Filistin’e kadar uzanan geniş bir bölgeyi hakimiyeti altına aldı. Tarihteki ilk kral olarak bilinen Sargon, askeri ve ticari reformlarıyla sonraki krallara da örnek oldu. Medeniyetler Yolu Projesi canlılık kattı Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en eski ve köklü müzelerinden biri olduğunu söyledi. Gizligöl, "1934 yılında kurulmuş müzemizde 36 bin 352 tane eserimiz var. Bunlardan çok sayıda eserimiz de taş eser olarak nitelendirdiğimiz eserlerdi. Tabii ki bunların sadece bin 600 tanesini sergileme şansına sahibiz fiziki koşullardan dolayı. Fakat çok büyük bir bahçemiz olduğu için bu bazı taş eserleri müze bahçesine koymayı uygun gördük. Bütün vatandaşlarımız gelip bunları görsün istedik. Bir çalışma başlattık. Daha önce de duyurusunu yapmıştık. ’Medeniyetler Yolu’ dediğimiz bir yol yapacaktık. Müzemizin bahçesinde ’Medeniyetler Yolu’ olarak planladığımız bir projemiz vardı. Bu proje kapsamında da 9 tane heykeli bu yolun çeşitli yerlerine koymayı düşünüyorduk. Bunlardan 2 tanesi de Sargon olarak nitelendirdiğimiz eser. Müzemizin envanterinde 2 tane Sargon heykeli dediğimiz heykelimiz mevcut. Bunlar kireç taşından yapılmış. Yüzler belirgin bir şekilde verilmiş. Tarihteki Sargon karakterine baktığımızda ölçüleri, yüz hatları birebir bunun Sargon olduğunu işaret etmekte" dedi. Tarihteki ilk kral Kral Sargon’un hayat hikayesi hakkında bilgi veren Gizligöl, şunları söyledi: ’’Tabii ki Sargon kim? Öncelikle bundan da bahsetmek gerekiyor. Sargon esasında Sümerli olmayan bir karakter. Sümer şehir devletlerinde yaşıyor. Doğumu enteresandır. Bir sepete konuluyor, sepet nehre bırakılıyor. Daha sonra Kish şehrinin yöneticisi onu alıyor, sarayda büyütüyor. Hatta ona kadeh sunumu görevi veriyor. Yani suikast düzenlenmesin diye önce kadehinden o içiyor. Ya da eğer bir sunum yapılacağı zaman yani içecek ikram edileceği zaman bunu tamamen Sargon’a devrediyor. Yani çok güvenli bir adam. Daha sonra Sargon, Sümerlilerde önemli bir karakter haline geldikten sonra önce Kish şehrinin imparatoru oluyor. Daha sonra bütün Sümer kentlerini ele geçiriyor. Yani Basra Körfezi’nden Akdeniz’e, hatta İç Anadolu Bölgesi’ne, güneyde Filistin bölgesine kadar bütün bereketli hilal olarak adlandırdığımız Orta Doğu’nun neredeyse tamamını ele geçiriyor. Bu şekilde şehir devletlerinden imparatorluğa geçişi sağlayan ilk kişidir. Yani aslında ilk imparatorluk kralıdır. İlk kraldır zaten. Çünkü önceleri Sümerler ve Sümerlerden önce sadece şehir devletleri vardı ve şehirlerin imparatorlukları vardı. Sargon ele geçirdiği bütün bölgelerde hakimiyet kuruyor. Yani tarihteki ilk büyük kraldır ve gelmiş geçmiş en büyük kraldır esasında. Dolayısıyla bu önemli şahsiyetin heykellerini müze bahçemize koymayı uygun gördük. 2 tane heykel koyduk. Vatandaşlar gelip ziyaret edebilirler. Çünkü tarihteki en önemli figürlerden biridir. Kendisinden sonraki medeniyetlere referans olmuş. Kendisinden sonraki krallara referans olmuş. Askeri anlamda, ticaret anlamında önemli reformlar yapmış. Ve onun takipçileri Sargon’u ’büyük kral’, ’büyük imparator’ olarak kabul etmişlerdir. Ve gerek Akat imparatorları, gerek Asur imparatorları, Babil imparatorları Sargon’un izinden gelmiştir."
24 Ekim 2025 Cuma - 10:12
Tuz taşı olarak keçilere yalatılan kayaların, Türk beyliklerinin savaş alanındaki mezar taşları olduğu anlaşıldı
Tokat’ın Reşadiye ilçesindeki Tomağan Mezarlığı, Anadolu’daki beylikler döneminin kanlı savaşını ve kayıp askerlerini gün yüzüne çıkardı. Orta Karadeniz’in köklü tarihine ışık tutan önemli bir olay, yapılan yeni araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılmasının ardından bölgede kurulan ikinci dönem Anadolu beyliklerinden Tacettinoğulları ile Hacıemiroğulları arasında yaşanan kanlı mücadele, Tokat yöresinde bulunan Tomağan (Tümen) Mezarlığı tarihe tanıklık ediyor. Baba-oğul mücadelesi savaşa dönüştü Kaynaklara göre Hacıemiroğulları Beyliği hükümdarı Hacı Emir İbrahim Bey, hastalanması üzerine oğlu Süleyman Bey’i beyliğin başına getirmişti. Ancak iyileştikten sonra yönetimi geri almak isteyince baba-oğul arasında siyasi bir mücadele başladı. Bu iç çekişmeden faydalanmak isteyen Tacettinoğulları Beyi Tacettin Bey, Niksar’dan yaklaşık 12 bin kişilik ordusuyla harekete geçti. Tomağan’da kurulan pusu tarihi değiştirdi Süleyman Bey, Tacettin Bey’in ilerlediği haberini alınca ordusuyla birlikte Tomağan Mezarlığı civarında pusu kurdu. Gerçekleşen çarpışmada Tacettin Bey’in ordusu ağır kayıplar verdi. Yaklaşık 3 bin askeriyle birlikte Tacettin Bey de savaşta hayatını kaybetti. Bu olayla birlikte bölgedeki güç dengesi Hacıemiroğulları lehine değişti. Mezar taşları tuz taşı olarak kullanılmış Yüzyıllar boyunca halk arasında "gavur mezarlığı" olarak anılan bölgede, mezar taşlarının bir dönem hayvanlara tuz yalatma taşı olarak kullanıldığı biliniyor. Ancak son yıllarda yapılan arkeolojik ve tarihi incelemeler, buradaki mezarların Tacettin Bey’in askerlerine ait olduğunu ortaya koydu. Artık Türk-Müslüman mezarlığı olarak kabul ediliyor Yaklaşık 100 mezarın yeri kesin olarak tespit edildi. Uzmanlara göre mezarlık, Anadolu’daki beylikler arası mücadelelerin somut tanıklarından biri. Tacettin Bey’in naaşının ise muhtemelen sağ kalan askerleri tarafından Niksar’a taşındığı ve oraya defnedildiği düşünülüyor. "Türk-İslam mezarlığı olarak tespit edildi" Tacettinoğulları ve Hacıemiroğulları beyliği arasındaki savaş hakkında bilgiler veren Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İsmail Turan, "Hacı Emir İbrahim Bey’in hastalığı sonrası yerine geçen oğlu Süleyman Bey ile yaşadığı taht mücadelesinden yararlanmak isteyen Tacettin Bey, Niksar’dan 12 bin kişilik ordusuyla sefere çıkar. Ancak Tomağan Mezarlığı’nda Süleyman Bey’in kurduğu pusu sonucu 3 bin askeriyle birlikte hayatını kaybettiği bilinmektedir. Daha önce "gavur mezarlığı" olarak bilinen yerin yapılan araştırmalarla Türk-Müslüman mezarlığı olarak tespit edildi. Yaklaşık 100 mezarın yeri kesin olarak belirlendi" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:10
ESOGÜ’de Uluslararası Türk Halk Oyunları Kongresi düzenlendi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Türk Halk Oyunları Federasyonu iş birliği ile Uluslararası Türk Halk Oyunları Kongresi gerçekleştirildi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongrenin açılış töreni, ESOGÜ Halkbilim Uygulama ve Araştırma Merkezi (HAMER) orkestrasının Türk halk oyunları müziklerine ait ezgilerden oluşan konseri ile başladı. Ardından, HAMER Halk Oyunları Ekibi tarafından ’Eskişehir Yöresi’ gösterisi gerçekleştirildi. Açılış konuşmaları ESOGÜ Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, Gençlik İl ve Spor Müdürü Hasan Kalın, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler ve Almanya Bonn Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ann Rosalind David tarafından yapıldı. Türk kültürü hakkında önemli bilgiler paylaşıldı Oyun, dans, müzik, eğitim, kültür, tarih, felsefe ana temalarını içeren, disiplinlerarası çalışmaların yer aldığı kongrede, yurt dışı ve yurt içinden katılan akademisyenler bildiriler sundu. Türk kültürünün zengin unsurlarından olan Türk halk oyunlarının tarihi, gelişim ve değişimi ile ilgili güncel sorunlar hakkında bilgiler verildi. Kongre ile Türk kültürünün köklü ve zengin unsuru olan Türk halk oyunlarının gelişen dünya karşısında orijinalliğini koruyarak değişime uyum göstermesi ve kültürün sürekliliğine katkı sağlaması hedeflendi. Kongreye; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eskişehir Gençlik İl ve Spor Müdürü Hasan Kalın, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler katıldı.
24 Ekim 2025 Cuma - 10:09
Nizami Gencevî uluslararası sempozyumu Atatürk üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi
Atatürk Üniversitesi, Türk-İslam düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Nizami Gencevî’nin fikir dünyasını bilimsel bir zeminde ele almak amacıyla "Türk Felsefi Düşüncesinin Dehası Nizami Gencevî Uluslararası Sempozyumu"na ev sahipliği yaptı. Atatürk Üniversitesi, Azerbaycan Kültür Merkezi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türk Kültür ve Mirası Vakfı ile Nizami Gencevi Vakfı iş birliği ile Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonunda gerçekleştirilen sempozyumun açılış törenine Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Azerbaycan Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Mecidli, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem ile vakıf yöneticileri ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci katıldı. "Nizami Gencevî, Türk-İslam Medeniyetinin Ortak Vicdanıdır" Açılışta konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Nizami Gencevî’nin sadece Azerbaycan’ın değil, bütün Türk dünyasının ortak değeri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Nizami Gencevî, insanı merkeze alan düşünce yapısı, tasavvufi yaklaşımı ve evrensel mesajlarıyla yüzyıllar ötesine seslenen bir bilgedir. Onun eserleri, Türk-İslam medeniyetinin vicdanını, insan sevgisini ve hikmet anlayışını yansıtır. Bugün burada, Nizami’nin fikir dünyasından hareketle ortak kültürel köklerimizi yeniden anlamlandırıyoruz." Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, Azerbaycan Kültür Bakanlığı ve Nizami Gencevî Vakfı’nın desteğiyle yürütülen "Nizami Gencevî’nin Hamse’sinin Türkçeye Kazandırılması Projesi"nin, iki kardeş ülke arasında bilimsel ve kültürel köprü kurduğunu vurgulayarak: "Edebiyat Fakültemiz bünyesindeki Çağdaş Türk Lehçeleri Bölümünde bir sınıfa Nizami Gencevî’nin adını veriyoruz. Böylece hem onun ilim ve irfanını yaşatmayı hem de öğrencilerimize ortak kültürel miras bilincini kazandırmayı hedefliyoruz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Bilim İnsanları Nizami Gencevî’yi Çok Yönlü Ele Aldı Açılış konuşmalarının ardından söz alan Azerbaycan Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Mecidli, iki ülke arasındaki dostluk ve kültürel bağların Nizami Gencevî gibi ortak değerlerle güçlendiğini belirtti. Ardından, sempozyumun akademik çerçevesi hakkında bilgi vermek üzere Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nimet Yıldırım kürsüye çıktı. Günün ilk oturumu, Dr. Şeyda Arısoy moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Bu oturumda; Prof. Dr. Nimet Yıldırım, "Nizami Gencevî’nin Eşsiz Başyapıtı Hamse’nin Türkçeye Çevrilmesi" başlıklı sunumunda eserin çeviri süreci ve edebî önemi üzerinde durdu. Esmethanım Memmedova, "Nizami Gencevî Yaratıcılığı Üzerine Filolojik Araştırmalar" konulu sunumunda şairin dil zenginliğini değerlendirdi. Ağa Hacıbeyli, "Nizami Gencevî Yaratıcılığında Hakîkî Aşk: Leyla’dan Mevla’ya Yol Alan Sevda" başlıklı konuşmasında, aşkın metafizik boyutunu ele aldı. Ferid Hüseyn, "Nizami Gencevî Yaratıcılığında Ölüm Felsefesi" üzerine yaptığı sunumda, bilgenin varlık ve yokluk anlayışını irdeledi. Ekber Necef, "Şiir Hukuku: Nizami Gencevî’nin Şiiri Meşrulaştırma Çabası" başlıklı bildirisiyle şiirin felsefi zeminini tartıştı. Doç. Dr. Recai Kızıltunç ise "Nizami’nin Dünya Kültür Mirasına Bıraktıkları" adlı sunumuyla oturumu tamamladı. Öğle arasının ardından ikinci oturum, Arzu Tebrizli moderatörlüğünde yapıldı. Bu oturumda; Prof. Ferruh Rüstemov, "Nizami Gencevî’nin Ahlak Dersleri", Tehmine Bedelova, "Nizami Gencevî’nin Eserlerinde Türkistan’ın Sınırları", Dr. Şeyda Arısoy, "Türkiye’de Nizami Bibliyografisi", Elimuhtar Muhtarov, "Nizami Gencevî ve Gence", Doç. Dr. Coşkun Erdoğan, "Gence, Nizami Gencevî ve Şeyh Nizami Vakfı Üzerine Araştırmalar" başlıklı bildirilerini sundular. Bilim ve Kültürün Ortak Dili: Nizami Gencevî Azerbaycan ve Türkiye’den birçok akademisyenin katılımıyla gerçekleşen sempozyum, iki ülkenin kültürel ve akademik dayanışmasının en somut örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Katılımcılar, Nizami Gencevî’nin fikir mirasının yalnızca tarihsel bir değere sahip olmadığını, aynı zamanda çağdaş düşünce dünyasına da yön verecek evrensel bir niteliğe sahip olduğunu vurguladı. Program, müzakerelerin ardından sona erdi ve günün anısına düzenlenen akşam yemeği ile etkinlik tamamlandı.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:59
Demirci’nin 16 çeşitli tarhanası kışa hazırlanıyor
Manisa’nın Demirci ilçesinde şifa kaynağı olarak bilinen 16 çeşit sebze ve meyvenin harmanlanarak yapıldığı Demirci Tarhanası kadınların maharetli ellerinde kış için hazırlanıyor. Kış aylarının vazgeçilmez çorbası olan tarhana, Demirci ilçesinde 16 çeşit sebze ve meyve ile imece usulü ile hazırlanıyor. İlçeye bağlı Akdere Mahallesinde kadınlar kış mevsiminin yaklaşması ile kışlık olarak tüketilecek ürünleri imece usulü ile el birliği halinde hazırlıyorlar. Kırmızı biber, domates, nohut ve fasulyenin yanı sıra sarımsak, soğan, patates, patlıcan, kabak, alıç, kuşburnu, kızılcık, ayva, elma, nane ve maydanoz gibi 16 çeşit meyve ve sebzenin kullanıldığı tarhananın harcı odun ateşinde hazırlanıyor. Odun ateşinde pişirilen tarhana harcı bir gün bekletildikten sonra hamurla 16 gün boyunca her gün yoğruluyor. 16’ıncı günün sonunda tarhana harcı parçalara bölünerek bez üstüne serilmesinin ardından kurutulmaya bırakılıyor. Kurutulan tarhanalar ufalanarak toz haline getirilerek, elekten geçirilip bir süre bekletildikten sonra hazır hale geliyor. Akdere Mahallesinden Asya Yaraşan yaptığı açıklamada, "Kış tarhanası yapıyoruz. İçerisine soğan, kuşburnu, hünnap, alıç, kızılcık, sarımsak katıyoruz. Hepsini kazanda kaynattıktan sonra soğumasının ardından hamurla yoğuruyoruz. 15 gün boyunca her gün yoğurup bekletiyoruz. 15’inci günün sonunda komşularımızla birlikte imece ile tarhanayı öğütüyoruz. Bizim tarhanamız çok güzel ve çok şifalı. Her yörenin farklıdır ama Demirci tarhanasının tadı ve lezzeti bir başka. İstanbul, İzmir ve Manisa gibi illere gönderim yapıyoruz" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:37
Ordu’da 13 yaşındaki öğrenci, doğadan aldığı ilhamı tuvallere yansıtıyor
Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi, 9 yaşında öğretmeninin desteğiyle tanıştığı resim sanatını tutkuyla sürdürüyor. Doğadan aldığı ilhamı tuvallerine yansıtan genç yetenek, gelecekte kendi atölyesini kurup sergi açmayı hedefliyor. Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu son sınıf öğrencisi olan Tuğba Samar, resim yapmaya ilkokuldan ortaokula geçtiği dönemde başladı. Öğretmeninin yönlendirmesiyle katıldığı resim kursunda ilk tuvalini yapan Tuğba, zamanla karakalem çalışmalarına yöneldi. Evinde kendine küçük bir resim alanı oluşturan Samar, çevresinde gördüğü manzaraları fotoğraflayarak daha sonra tuvallerine aktarıyor. "Doğadan aldığım ilhamla kendi işimi kurmak istiyorum" diyen Samar, "Resim yapmaya 9 yaşında başladım. İlk olarak kuru ve pastel boyalarla çalışıyordum. Kursa başladığımda yapamayacağımı düşünüyordum ama ilk tuvalimi tamamladım ve sonrasında karakaleme geçtim. Şimdi çevremde gördüğüm manzaraları önce fotoğraflıyorum, sonra resmini yapıyorum" dedi. Duygularını en iyi karakalemle ifade ettiğini söyleyen Samar, "Üzüldüğüm zamanlarda karakalem yapıyorum. Bazı çalışmalarımı isteyenlere hediye ettim, bazılarını da ücret karşılığında verdim. En büyük hayalim sergi açmak, kendi atölyemi kurmak ve bu sanattan kendi işimi kurmak" ifadelerini kullandı. Tuğba Samar, resim tutkusunu destekleyen ailesine teşekkür ederek, "Annem ve babam her zaman yanımda oldular. Kursa yazıldığımda bana tüm malzemeleri alacaklarını söylediler, bu da beni çok mutlu etti" diye konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:30
Esenyurt’ta sanat dolu bir akşam: Hayati İnanç’tan "Hayata Şiirden Bakmak" söyleşisi
Esenyurt Belediyesi’nin ekim ayı kültür sanat etkinlikleri kapsamında Yazar Hayati İnanç, "Hayata Şiirden Bakmak" konulu söyleşide vatandaşlarla buluştu. Yazar Hayati İnanç, "Hayata Şiirden Bakmak" konulu söyleşi ile vatandaşlarla buluştu. Şehit Erol Olçok Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Sözün, şiirin ve hikayelerin büyülü dilini içten bir üslupla paylaşan İnanç, salondaki samimi atmosferle dinleyicilere adeta başka bir dünyanın kapılarını araladı. Esenyurt Belediyesi yetkilileri, kültür ve sanat etkinliklerinin yıl boyunca devam edeceğini, her yaştan vatandaşı bu buluşmalara davet ettiklerini belirtti. "Gençlerin klasik edebiyatımıza bu denli ilgi göstermesi ümit verici" Etkinlik boyunca klasik edebiyatın inceliklerinden, kültürel mirasın öneminden ve gençliğin edebiyata olan ilgisinden söz eden İnanç, "Hakikaten muhteşemdi. Çok büyük ilgi vardı ve yaş ortalaması oldukça düşüktü, gençler çoğunluktaydı. Bu beni çok sevindirdi. Gençlerin klasik edebiyatımıza bu denli ilgi göstermesi ümit verici. Milletimizden hiçbir zaman umudumu kesmedim. Modernitenin hastalıkları, sosyal medyanın arızaları olabilir ama insanımızın mayası yerli yerinde. Güzel sözler konuşuldukça, güzel insanlar anlatıldıkça dinleyenler eksik olmuyor" dedi. "Büyük bir ilgiyle dinlediler" İnanç, programın hazırlanmasında emeği geçen Esenyurt Belediyesi’ne teşekkür ederek, "Katılım çok anlamlı ve değerliydi. Gençler buraya gelirken biliyorlardı ki burada top yok, pop yok, eğlence yok. Buna rağmen iki saati aşkın bir süre büyük bir ilgiyle dinlediler. Kapasitenin iki katı kadar katılım oldu. Bu da gerçekten heyecan verici ve ümit artırıcı bir tablo" ifadelerini kullandı.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:15
175 yıllık kemanla büyüleyen performans
Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası, dünyaca ünlü Slovenyalı keman sanatçısı Tanja Sonc ile yeni akademik yıla merhaba dedi. Slovenya Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gerçekleşen konserde, gecenin solisti Tanja Sonc, 175 yıllık Jean-Baptiste Vuillaume yapımı kemanı ile dinleyenlere eşsiz bir müzik deneyimi yaşattı. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlenen Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası 2025-2026 Akademik Yıl Açılış Konseri’ni, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Şef Prof. Mehmet Can Özer yönetti. Uluslararası yarışmalarda pek çok birincilik elde eden Tanja Sonc, orkestra eşliğinde Mozart’ın 4 numaralı Keman Konçertosu’nu etkileyici bir yorumla seslendirdi. Programda ayrıca Mozart’ın Idomeneo Uvertürü ve Beethoven’ın 1. Senfonisi yer aldı. Avrupa’nın önde gelen orkestralarıyla sahne alan Tanja Sonc, İzmirli dinleyiciler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Sanatçı bis olarak Mozart’ın Türk Marşı düzenlemesini seslendirerek dinleyicilere sürpriz yaptı ve bu anlamlı jest, dinleyenlerden uzun süre alkış aldı. Dünyaca ünlü sanatçılar Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, orkestranın verdiği konserlerle değerli isimleri İzmirli sanatseverlerle buluşturmaya devam ettiğini söyledi. Prof Dr. Kandiller sözlerini şöyle sürdürdü: "Kurucumuz ve Ebedi Onursal Başkanımız Sayın Selçuk Yaşar’ın vizyonu, girişimi ve üniversitemizin sanata olan desteğiyle oda orkestrası olarak temelleri 2006 yılında atılan Yaşar Üniversitesi Senfoni Orkestrası, son 10 yıldır verdiği değerli konserlerle İzmirli sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Bu vesileyle kurucumuzu saygı ve minnetle anıyoruz. Senfoni Orkestramız konserlerinde birbirinden değerli usta isimleri de ağırlıyor. İdil Biret, Suna Kan, Ruşen Güneş, Gülsin Onay, Alexander Rudin, Emre Elivar, Kerem Görsev, Şefika Kutluer aklıma ilk gelenler. Bu geceyi özel kılan Solist Tanja Song’u burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Slovenya Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Dr. Mazhar İzmiroğlu başta olmak üzere tüm Slovenya Cumhuriyeti diplomatik misyonuna teşekkürlerimi sunarım."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder