KÜLTÜR SANAT
01 Mart 2026 Pazar - 15:32 Burhaniye’de akademik ve idari personel iftarda buluştu Burhaniye ilçesinde, BAÜN Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesinde akademik ve idari personel İftar Yemeğinde buluştu. Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban’ın ev sahipliğinde, Ramazan ayı dolayısıyla Fakülte Yönetimi tarafından verilen iftar yemeğinde fakülte akademik ve idari personeli bir araya geldi. Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi yönetimi tarafından verilen iftar yemeğine; Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt ve Prof. Dr. Fatih Satıl, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, Burhaniye MYO Müdürü Prof. Dr. Muammer Bezirgan, Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ile fakülte akademik ve idari personeli katıldı. Ayrıca Özbekistan’daki Alfraganus Üniversitesinden gelen misafir öğretim elemanları da iftar yemeğinde yer aldı. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştiren manevi atmosferinde gerçekleştirilen iftar yemeğinde katılımcılar aynı sofrada bir araya geldi. Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlan, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürünü güçlendiren önemli bir dönem olduğunu belirterek, akademik ve idari personelin bu tür buluşmalarla bir araya gelmesinin kurumsal birlikteliğe katkı sağladığını ifade etti. İftar yemeği, gerçekleştirilen sohbetlerin ardından sona erdi.
01 Mart 2026 Pazar - 12:12 Ramazan akşamları Osmangazi’de bir başka güzel Ramazan ayının mutluluk ve sevincini vatandaşlarla paylaşmak için çeşitli etkinliklere imza atan Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda düzenlediği birbirinden güzel aktivitelerle çocuklara ve ailelerine keyifli Ramazan akşamları yaşatmaya devam ediyor. Ramazan ayı boyunca Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda vatandaşları pek çok organizasyonla buluşturan Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Osmangazi Ramazan Sokağı" etkinlikleri, her akşam renkli programlara ev sahipliği yaparak çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşatıyor. Bu doğrultuda Ramazan’ın onuncu akşamında da Osmangazi Meydanı’ndaki Karagöz gölge oyunu ile ateş gösterisi, çocukların ve ailelerin hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir zaman geçirmelerini sağladı. Karagöz ile Hacivat’ın eğlenceli diyalogları minik izleyicileri kahkahaya boğarken, aileler de ateş gösterisini büyük bir keyifle izledi. Gecede seslendirilen ilahiler, meydanı dolduran vatandaşları, Ramazan’ın huzur veren ezgileriyle kucakladı. Osmangazi Meydanı’nda sahnelenen Karagöz gölge oyunu ve ateş gösterisini büyük bir ilgiyle izlediklerini dile getiren Osmangazili vatandaşlar, "Ramazan akşamları Osmangazi’de çok güzel geçiyor. Meydanlarda her gün birbirinden özel gösteriler düzenleniyor. Bu programları kaçırmamak için her akşam iftardan sonra Osmangazi ve Üftade Meydanı’na geliyoruz. Ramazan ayı, Osmangazi Belediyesi’nin hazırladığı birbirinden özel etkinliklerle daha eğlenceli ve unutulmaz hale geliyor. Düzenlenen etkinliklerle güzel Ramazan akşamları yaşamamızı sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Osmangazi ve Üftade Meydanı’ndaki etkinliklere katılan çocuklar ve aileleri, gösterilerin ardından meydanlarda kurulan stantlardan alışveriş yapma imkanı da buluyor.
"Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki" izleyiciyle buluşuyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 13:05 "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki" izleyiciyle buluşuyor Uygulayıcı yapımcılığını SM Sanat’ın üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki" izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Çağdaş Türk resim sanatının önde gelen temsilcilerinden Devrim Erbil’in üretici dünyası beyaz perdeye taşınıyor. SM Sanat’ın uygulayıcı yapımcılığında hayata geçen, yapımcılığını Picus Film’in üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki", sanatçının çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerinden izler taşıyan yarı biyografik bir anlatıyla izleyiciyle buluşuyor. Yönetmen ve yapımcı Durmuş Akbulut’un yönettiği filmin, yaklaşık 120 yıllık Türk sinema tarihinde kurmacaya dayalı ilk uzun metrajlı ressam filmlerinden biri olma özelliğini taşıdığı belirtildi. Film, sanatçının hayatından seçilmiş dönemleri birebir biyografi anlatısıyla değil; anılar, duygular ve görsel çağrışımlar üzerinden ilerleyen özgün bir sinema diliyle ele alıyor. Geçmişin izinde bir içsel yolculuk hikâyesi Film, sanatçının atölyesine gelen gizemli bir telefonla başlayan ve çocukluğunun geçtiği Balıkesir’e uzanan içsel bir yolculuğa odaklanıyor. Erbil’in sanatsal bakış açısının erken izleri, filmin anlatı omurgasını oluşturuyor. İstanbul ise kuşbakışı manzaraları, ağaçlar ve kuşlarla bütünleşen tarihi yarımadasıyla filmin görsel dünyasında önemli bir yer tutuyor. Çekimleri Balıkesir, İstanbul, Bodrum ve Kıyıköy’de gerçekleştirilen yapım; Erbil’in resimlerindeki kuşbakışı perspektifi ve ritmik çizgileri sinematografik bir görsel şölene dönüştürüyor. "Bu filmin, Türk sineması açısından çok özel bir yerde durduğuna inanıyoruz" SM Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Oğuz, filme dair şu değerlendirmede bulundu: "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki’, sadece bir biyografi çalışması değil; Türk sinema tarihinde bir ressamın dünyasına kurmaca diliyle yaklaşan ilk uzun metrajlı yapım olması bakımından bir milat niteliği taşıyor. SM Sanat olarak, Türkiye’nin kültürel belleğinde derin izler bırakan usta isimlerin mirasını, çağdaş anlatılarla yeni nesillere aktarmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu filmle, resmin durağan estetiğini sinemanın dinamizmiyle harmanlayarak izleyiciye alışılmışın dışında, çok katmanlı bir deneyim sunmayı hedefledik. Devrim Erbil’in çizgilerindeki ritmi ve doğa tutkusunu beyaz perdeye taşımak, ülkemizin kültür-sanat ekosistemine sürdürülebilir bir değer katma vizyonumuzun en somut ve heyecan verici adımlarından biri. İnanıyoruz ki bu yapım, sanatın farklı disiplinlerinin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü bir dil oluşturabileceğini bir kez daha kanıtlayacak." İstanbul’da yapılacak gala gösteriminin ardından film; sanatçının hayatında önemli yer tutan Balıkesir ve Bodrum’daki özel gösterimlerle izleyiciyle buluşacak. Yapımın vizyon ve festival sürecinin yaklaşık iki yıllık bir takvimde ilerlemesi, ardından televizyon ve dijital platform gösterimleriyle daha geniş kitlelerle buluşturulması hedefleniyor. Filmin uluslararası satışları için yabancı dağıtım firmalarıyla da temaslar sürüyor.
Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:07 Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor Televizyon platformu Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor. Şubat ayında ‘La La Land’, ‘Bizimle Başladı Bizimle Bitti’, ‘Venüs’te Görüşürüz’, ‘Aşk İş Başında’, ‘Şeflerin Aşkı’ gibi romantik yapımlar Tivibu’da seyirciyle buluşuyor. Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, aşk, eğlence ve hayal gücünü bir araya getirdiği birbirinden farklı içeriği izleyicilerle buluşturuyor. Sevgililer Günü’ne özel romantik filmler Tivibu’da izlenebiliyor. Tivibu ekranlarında izleyicilerle buluşan "La La Land", Sevgililer Günü’ne yakışan romantik ve duygusal bir sinema keyfi sunacak. Başrollerini Ryan Gosling ile Emma Stone’nun paylaştığı film, Los Angeles’ta başlayan bir aşk hikâyesini anlatıyor. Aşk ile kariyer arasında yapılan seçimleri ele alan La La Land, platformda özel bir seçenek olarak öne çıkıyor. Platformda öne çıkan yapımlardan biri olan "Şeflerin Aşkı", aşkı ve tutkuyu kelimelerden çok tatlar üzerinden anlatan bir film olarak öne çıkıyor. 19. yüzyıl Fransa’sında geçen hikâye, ünlü gurme Dodin ile onunla yıllardır birlikte çalışan yetenekli aşçı Eugénie arasındaki derin bağı merkeze alıyor. Film, mutfağı sadece yemek yapılan bir alan olarak değil; sevginin, bağlılığın ve sessiz bir aşkın ifadesi olarak sunuyor. Tivibu’da yer alan "Aşk İş Başında", zıt karakterlerin bir araya gelmesiyle filizlenen eğlenceli ve romantik bir hikâyeyi anlatıyor. Profesyonel bir fitness eğitmeni ile ünlü bir sinema aktörünün istemeden yollarının kesişmesiyle bol atışmalı ama bir o kadar da keyifli anlar ortaya çıkıyor. Efsane aşk yeniden platformda Platform, romantik fantastiğin efsaneleşmiş yapımlarından "Alacakaranlık" serisini ekranlara getiriyor. Kristen Stewart ve Robert Pattinson’ın başrollerinde yer aldığı film; Bella ile gizemli vampir Edward arasında filizlenen yasak ve tutkulu aşkı, kurt adamlar ve vampirlerin hüküm sürdüğü ölümsüz bir dünyanın tam ortasında nefes kesici bir hikâyeye dönüştürüyor. Sevgililer Günü’nde "Aynı Yıldızın Altında" Tivibu’nun arşivinde "Aynı Yıldızın Altında" kategorisinde yer alan "Venüs’te Görüşürüz", "Bizimle Başladı Bizimle Bitti", "Love Reset", "Güneşi Söndürmem Gerek" ve çok daha fazla romantik yapım 14 Şubat’a özel izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Kayıp, iyileşme ve beklenmedik bir aşk üzerine kurulu "Venüs’te Görüşürüz" duygusal bir yolculuğu anlatıyor. Annesini kaybettikten sonra içindeki boşlukla baş etmeye çalışan Mia’nın, biyolojik annesini bulmak için İspanya’ya uzanan yolculuğu, gizemli ve mesafeli Kyle ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir hâl alıyor. Film, iki gencin geçmişleriyle yüzleşirken birbirlerine tutunmalarını, romantizmi sakin ve samimi bir dille ele alarak izleyiciyle buluşturuyor. "Bizimle Başladı Bizimle Bitti", Colleen Hoover’ın dünya çapında büyük ilgi gören aynı adlı romanından uyarlanan duygusal yönü bir romantik drama olarak dikkat çekiyor. Yeni bir hayat kurmaya çalışan Lily’nin, çekici ve karizmatik Ryle ile yaşadığı ilişki üzerinden ilerleyen film; aşk, geçmiş travmalar ve zorlayıcı ilişki dinamiklerini ele alıyor. Filmin başrollerini Blake Lively ile Justin Baldoni paylaşıyor.
Nilüferli öğrenciler yazar Melis Sena Yılmaz ile buluştu
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:05 Nilüferli öğrenciler yazar Melis Sena Yılmaz ile buluştu Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Çocuklara Kitap Söyleşileri"nin konuğu Melis Sena Yılmaz oldu. Yılmaz, söyleşi sonunda son kitabı "Yapboz Evi"ni imzaladı. Nilüfer Belediyesi’nin "Çocuklara Kitap Söyleşileri"nin konuğu Bursalı yazar Melis Sena Yılmaz oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilen etkinlikte ortaokul öğrencileri, yazar Yılmaz’a kitaplar ve yazarlık ile ilgili sorular sordu. Yıllar önce üniversite sınavına aynı çatı altındaki Şiir Kütüphanesi’nde hazırlandığını belirterek söze başlayan Yılmaz, şimdi bir yazar olarak aynı mekanda çocuklarla buluşmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. "Kitap kurduyum" Yazar Yılmaz, küçük yaşlardan itibaren kitap kurdu olduğunu dile getirerek, "Lisede sürekli roman okuyordum. Birer sayfalık öyküler yazıyordum. Üniversite yıllarımda bir kopuş yaşadım. Ancak sonrasında öğrenciyken bir oyunda asistanlık yaptım. O noktada eski hayalimi tekrar hatırladım ve yeniden yazmaya başladım" dedi. İlk yazmaya başladığında utandığı için yazılarını kimseyle paylaşmadığını anlatan Yılmaz, bir süre sonra ailesine okutmaya başladığını ve onların çok destek olduğunu söyledi. Söyleşi sonunda Nilüfer Belediye Başkan Vekili Gökçe Güney, yazar Melis Sena Yılmaz’a hediye takdim etti. Etkinlik sonunda Yılmaz, çocuklara son kitabı "Yapboz Evi"ni imzaladı. Ardından Melis Sena Yılmaz, Gezici Kütüphane’de rotasındaki Konaklı’daki öğrencilerle de buluştu.
Manisa’da Gençlik Senfoni Orkestrası ilk konserinde büyüledi
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:50 Manisa’da Gençlik Senfoni Orkestrası ilk konserinde büyüledi Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Gençlik Senfoni Orkestrası, ilk konserinde salonu dolduran sanatseverlere unutulmaz bir müzik gecesi yaşattı. Konserde, vefat eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın fotoğraflarının sahneye yansıtıldığı ve "Lal" adlı eserin seslendirildiği anlar, salonda duygusal anlara sahne oldu. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin kültür ve sanat hayatına katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Manisa Büyükşehir Belediyesi Gençlik Senfoni Orkestrası (MAGSO), ilk konserinde sahne alarak dinleyicilerden tam not aldı. Şef İhsan Canbazoğlu yönetiminde gerçekleştirilen gala niteliğindeki konsere; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, belediye bürokratları ve çok sayıda sanatsever katıldı. Genç yeteneklerden oluşan orkestranın dünyaca ünlü bestecilerin ölümsüz eserlerini başarıyla seslendirdiği konserde salon tamamen dolarken, dinleyiciler program sonunda genç müzisyenleri uzun süre ayakta alkışladı. Konserde ayrıca, vefat eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın fotoğraflarının sahneye yansıtıldığı ve "Lal" adlı eserin seslendirildiği anlar, salonda duygusal anlara sahne oldu. İki başkanın anısına yapılan bu özel bölüm, izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı. Konser sonrası açıklamalarda bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuna vurgu yaparak, "Gençlik Senfoni Orkestrası, Ferdi Başkanımızın ‘Bu şehir bunu hak ediyor’ diyerek kurduğu en büyük hayallerinden biriydi. Bugün burada şehrin vizyonuna estetik bir değer katıldığını görmekten büyük gurur duyuyoruz. Ferdi Başkanımızın bu şehre kazandırmak istediği bin kişilik kültür merkezi projesi için de çalışmalarımız hızla devam ediyor. Tamamlandığında merkezin adı Ferdi Zeyrek Kültür Merkezi olacak" dedi. Orkestra Şefi İhsan Canbazoğlu ise kısa sürede yoğun bir emekle orkestrayı kurduklarını belirterek, "Yaklaşık bir buçuk ay önce temellerini attığımız bu orkestra, rahmetli Ferdi Başkanımızın bizlere bıraktığı bir mirastır. Bu sürece büyük destek veren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Program, Orkestra Şefi İhsan Canbazoğlu’na çiçek takdimi ve günün anısına hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.
Tarihi semtte tarihi ısıtma sistemi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:57 Tarihi semtte tarihi ısıtma sistemi Giresun’un tarihi Zeytinlik semtinde bulunan tescilli konaklardaki ısınma sistemi, üzerinden geçen bir asra rağmen görenleri hayran bırakıyor. Günümüzün merkezi ısıtma sistemlerine taş çıkaran 120 yıllık ‘çift yönlü’ düzenek, tek bir noktadan yakılan ateşle koca bir konağı ısıtabiliyor. Giresun’un sivil mimari mirasının en değerli örneklerini barındıran Çınarlar Mahallesi Zeytinlik semtinde eski dönemlerin mühendislik zekasını yansıtan tarihi ısıtma sistemleri günümüzde kullanılmasa da bazı binalarda korunmaya devam ediyor. Yaklaşık 120 yıl önce inşa edilen konaklarda kullanılan ve halk arasında "peç" olarak da bilinen bu sistem, hem tasarrufu hem de estetiği bir arada sunuyor. Tek ateşle tüm bina ısınıyor Zeytinlik semtinde bir dönem hükümet konağı, karakol, okul, günümüzde ise kütüphane olarak kullanılan tarihi binada korunan sistemin bugünkü kalorifer sistemlerinin atası olduğu belirtildi. Peç sistemiyle ilgili bilgi veren kütüphane görevlisi Yetgin Yılmaz, "Sistemin en dikkat çekici özelliği ise duvarın içine gömülü, çift taraflı bir yapıya sahip olması. Yanma işlemi bir odadan gerçekleştirilmektedir. Bu sistem çift yönlüdür. Bir tarafta yanma düzeneği varken, arka tarafta sadece dekoratif bir gövde devam eder. Odaları arkalı önlü ısıtmasının yanı sıra, bacanın gidişatı sayesinde üst katları da ısıtabiliyordu" dedi. 4.85 metrelik tavanlara özel çözüm Tarihi konakların yüksek tavan yapısı nedeniyle ısınmanın zor olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Buranın tavan yüksekliği 4 metre 85 santimetre civarında. Isı önce tavanı ısıtır, sonra aşağıya iner. O zamanın şartlarında meşe ve gürgen gibi kalorisi yüksek odunla yakılan bu sistem, bu kadar geniş hacimli odaları mükemmel şekilde ısıtabiliyormuş. Hala bu verimliliğe şaşırıyoruz. Duvarlarda herhangi bir patlama ya da çatlama görünmüyor. Zeytinlik semtinde modern doğalgazlı sistemler yaygınlaşmadan önce bu sistem kentin lüks ve konfor sistemi olarak kullanılıyordu" dedi.
Tarihi semtte, tarihi ısıtma sistemi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:56 Tarihi semtte, tarihi ısıtma sistemi Giresun’un tarihi Zeytinlik Semtinde bulunan tescilli konaklardaki ısınma sistemi, üzerinden geçen bir asra rağmen görenleri hayran bırakıyor. Günümüzün merkezi ısıtma sistemlerine taş çıkaran 120 yıllık ‘çift yönlü’ düzenek, tek bir noktadan yakılan ateşle koca bir konağı ısıtabiliyor. Giresun’un sivil mimari mirasının en değerli örneklerini barındıran Çınarlar mahallesindeki Zeytinlik Semtinde, eski dönemlerin mühendislik zekasını yansıtan tarihi ısıtma sistemleri günümüzde kullanılmasa bazı binalarda korunmaya devam ediyor. Yaklaşık 120 yıl önce inşa edilen konaklarda kullanılan ve halk arasında "Peç" olarak da bilinen bu sistem, hem tasarrufu hem de estetiği bir arada sunuyor. Tek ateşle tüm bina ısınıyor Zeytinlik Semtinde bir dönem hükümet konağı, karakol, okul günümüzde ise kütüphane olarak kullanılan tarihi binada korunan sistemin bugünkü kalorifer sistemlerinin atası olduğunu belirtildi. Peç sistemiyle ilgili bilgi veren kütüphane görevlisi Yetgin Yılmaz, "Sistemin en dikkat çekici özelliği ise duvarın içine gömülü, çift taraflı bir yapıya sahip olması. Yanma işlemi bir odadan gerçekleştirilmektedir. Bu sistem çift yönlüdür. Bir tarafta yanma düzeneği varken, arka tarafta sadece dekoratif bir gövde devam eder. Odaları arkalı önlü ısıtmasının yanı sıra, bacanın gidişatı sayesinde üst katları da ısıtabiliyordu" dedi. 4.85 METRELİK TAVANLARA ÖZEL ÇÖZÜM Tarihi konakların yüksek tavan yapısı nedeniyle ısınmanın zor olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Buranın tavan yüksekliği 4 metre 85 santimetre civarında. Isı önce tavanı ısıtır, sonra aşağıya iner. O zamanın şartlarında meşe ve gürgen gibi kalorisi yüksek odunla yakılan bu sistem, bu kadar geniş hacimli odaları mükemmel şekilde ısıtabiliyormuş. Hala bu verimliliğe şaşırıyoruz. Duvarlarda herhangi bir patlama ya da çatlama görünmüyor. Zeytinlik semtinde modern doğalgazlı sistemler yaygınlaşmadan önce bu sistem kentin lüks ve konfor sistemi olarak kullanılıyordu"dedi.
Ressam Hatice Aydoğan SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açacak
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:14 Ressam Hatice Aydoğan SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açacak Ressam Hatice Aydoğan, "Hatice Aydoğan ile Mavi Nefes" resim sergisini 13 Şubat Cuma günü SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Hatice Aydoğan, sergide kent, bellek ve kimlik kavramlarını soyut ve figüratif bir anlatım dili üzerinden bir araya getirdiğini söyledi. Eserleri, bireysel hafıza ile kolektif mekân arasında kurulan ilişkiyi, süreklilik ve kopuş kavramları üzerinden ele aldığını anlatan Aydoğan, "Bu yaklaşım, izleyiciyi kent simgeleri ve insan yüzleri arasında dolaşan çok katmanlı görsel okumaya davet ediyor. Sergi, çağdaş resim pratiği içinde mekân ve figür arasındaki dönüşen ilişkiye dair bir alan açmayı amaçlıyor" dedi. Hatice Aydoğan’ın 35 eserinin yer alacağı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisinde yarın (13 Şubat) saat 17.30’da ziyarete açılacak. Hatice Aydoğan 1956 yılında İzmir Yelki köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve lise eğitimini İzmir de tamamladı. 1977 yılında İzmir Buca Eğitim Fakültesi Resim-Grafik bölümünden mezun oldu, 20 yıllık çalışma sonrası 1997 yılında emekli oldu ve resim çalışmalarına ağırlık verdi. Şimdiye kadar 11 kişisel sergi açtı, 100’e yakın karma serginin yanı sıra, katıldığı Devlet Resim ve Heykel, Ankara Şefik Bursalı ve İzmir Turgut Pura resim yarışmalarına eserleri sergilendi, 2 mansiyon ödülü kazandı. Çalışmaları yurt içi ve yurt dışı koleksiyonlarda yer alan sanatçı, Türkiye’nin yanı sıra, Azerbaycan, Bulgaristan ve Makedonya’da çalıştaylara katılarak eserlerini sergiledi. Çok sayıda sergi küratörlüğü yapan ve İzmir Balçova Belediye Kültür Merkezine küratör hizmeti veren sanatçı, çalışmalarını İzmir’deki atölyesinde sürdürüyor.
Menteşe’nin gönüllü gençleri Bodrum’da sanata doydu
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:35 Menteşe’nin gönüllü gençleri Bodrum’da sanata doydu Muğla Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesindeki Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, "Gençlik Yılı" etkinlikleri kapsamında Bodrum’un tarihi ve kültürel atmosferinde sanat dolu bir gün geçirdi. Menteşe Uluslararası Gençlik Merkezi, gençlerin kültürel mirasa olan farkındalığını artırmak ve sanatsal becerilerini açık havaya taşımak amacıyla düzenlenen "Sanat Her Yerde" programıyla Bodrum’u rotasına ekledi. Gönüllü gençler; tarih, müzik ve resmin iç içe geçtiği etkinlikte hem öğrendi hem de üretti. Programın ilk ayağında gençler, Türk sanat müziğinin efsane ismi Zeki Müren’in anısını yaşatan Zeki Müren Sanat Müzesi’ni ziyaret etti. Sanatçının kişisel eşyaları, sahne kostümleri ve eserlerini yakından inceleyen gençler, Türkiye’nin sanat tarihine yön veren figürlerden birini derinlemesine tanıma fırsatı buldu. Müze ziyaretinin ardından rotayı Bodrum Kalesi’ne çeviren ekip, kalenin mimari yapısı ve stratejik önemi hakkında bilgi aldı. Tarihi dokunun büyüleyici atmosferinde kağıt ve kalemlerine sarılan gençler, sanat eğitmenleri eşliğinde karakalem çizim çalışması gerçekleştirdi. Etkinliğin son durağı ise Bodrum’un simgelerinden olan tarihi Yel Değirmenleri oldu. Doğal güzelliklerin ve mimari mirasın birleştiği bu noktada peyzaj temalı çizimler yapan gönüllüler, sanatın sadece atölyelerde değil, hayatın her alanında var olduğunu deneyimledi.
Adana, sıkma ve yüksük çorbası için tescil bekliyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:30 Adana, sıkma ve yüksük çorbası için tescil bekliyor Adana’ya özgü lezzetlerden sıkma ve yüksük çorbası, Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde usta öğreticilerin ellerinde gelecek kuşaklara öğretiliyor. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Adana sıkması ve yüksük çorbası için tescil beklediklerini belirterek, "Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar lezzetli sıkmayı ve yüksük çorbasını bulamazlar. Bu bizim zenginliğimiz" dedi. Adana Ticaret Odası (ATO) tarafından 2004 yılında Adana Kebabı, 2020 yılında ise şalgama coğrafi işaret tescili alındı. ATO’nun girişimlerinin ardından tescil alınan Adana ürünleri; Adana kebabı, şalgam, içli köfte, analı kızlı, aşlama, bici bici, karakuş, taş kadayıf, halka tatlı ve şırdan oldu. Türk Patent Enstitüsü’nde tescil için yapılan başvuruda bekleyen 2 Adana lezzeti daha bulunuyor. Bunlardan biri Adana sıkması diğer ise yüksük çorbası. Yüreğir Belediyesi de Adana’nın mutfak kültürünü ve zengin kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Merkezi ziyaret ederek yüksük çorbası döken Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Adana sıkması ve yüksük çorbası için yapılan başvurunun ardından tescil beklediklerini söyledi. "Adana’da birçok lezzet var" Yüreğir Gastronomi Merkezi’nin amacının tarihi kültürü yarınlara taşımak olduğunun altını çizen Başkan Ali Demirçalı, "Adana’da birçok lezzet var. Bugün 2 tane lezzetimizi Türkiye’ye tanıtmak istiyoruz. Biri yüksük çorbası, diğeri de Adana sıkması. Türkiye’de sıkma ve yüksük çorbası Adana’da, Adana’da da Yüreğir’de yenir. Sıkmanın doğduğu yer zaten bizim Misis bölgesi. Adana’ya gelenler mutlaka Yüreğir ilçesine gelsinler, Misis’te ayranını içip sıkmasını yesinler. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar lezzetli sıkmayı ve yüksük çorbasını bulamazlar. Bu bizim zenginliğimiz. Bu iki ürünümüzün patent başvuruları yapıldı. Yakında da onaylanacak. Patent almış olacağız. Adana’da birçok lezzet var. Adana’nın şalgamı, içli köfte, Adana kebabı, bici bici bunun gibi yüzlerce lezzetimiz var. Bu lezzetleri, tarihten gelen bu kültürü yarınlara taşımak için biz Yüreğir Belediyesi olarak elimizden geleni yapıyoruz" şeklinde konuştu Dünyanın her yerinden misafirleri ilçeye beklediklerini söyleyen Başkan Demirçalı, "Bugün bu gastronomi merkezinde Adana’da birçok gencimize eğitim veriyoruz. Aşçı yetiştiriyoruz. Adana’da zaten yeteri kadar lezzet var. Adana’da yemek yemeyen birisi yemek yedim demesin. Sıkma yedim demesin. Kebap yedim demesin. Adana’ya gelir. Sıcak sıcak yenir bu lezzetler" diye konuştu. "Süreç devam ediyor, tescil bekleniyor" Usta Öğretici Sebahat Çelik, Adana’ya özgü olan yüksük çorbası ve sıkmaya tescil beklediklerini kaydederek, "Adana’da yüksük çorbası atalarımızdan gelen bir gelenektir aslında. Kalabalık ortamlarda, düğünlerde, bayramlarda, cenazelerde toplu yemek olarak çıkartılır ve tam bir paylaşım yemeğidir. Kadınlar bir araya gelerek hem sohbet ederler, hem bir taraftan çorbasını dökerler. Ve Adana’nın geçmişten günümüze aktarılan en güzel örneklerinden biridir. Adana sıkması da aslında tam bir yokluk yemeğidir. Eskiden misafir geldiğinde evde hiçbir şey yoksa direkt hamur yoğurulur ve sıkma yapılır. Daha pratik olduğu için, daha kolay yapılan bir ürün olduğu için daha çok tercih edilirdi. Kahvaltıların vazgeçilmez ürünüdür Adana’da. Başka yerlerde de bilinen yerler vardır ama Adana bunun merkezi diyebiliriz. Tescil için başvuru yapıldı ve süreç devam ediyor. Tescil bekleniyor" ifadelerini kullandı.
Damak çatlatan tescilli lezzet: Çarşamba Pidesi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:30 Damak çatlatan tescilli lezzet: Çarşamba Pidesi Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenerek ’Dünyanın en iyi turtası’ seçilen Çarşamba’nın coğrafi tescilli lezzeti Çarşamba pidesi, vatandaşların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın en iyi turtalar listesinde ilk sırada yer alan tescilli lezzet Çarşamba pidesinin tadı yiyenlerin damağında kalıyor. Bölgenin en önemli kültürel yiyeceklerinden olan Çarşamba pidesinin püf noktalarını 10 yıllık pide ustası Oğuzhan Gülşen anlattı. "Odun ateşinde pişmeli" Çarşamba pidesinin diğer pidelerden farklı olduğunu belirten pide ustası Oğuzhan Gülşen, "Tescilli Çarşamba pidesi 2018 yılında tescillendi. Hamuru ince yapılır. Çiğ kıyma odun ateşinde kendi yağında pişiyor. En önemli özelliği budur. Çıtır ve lezzetlidir" dedi. Pidenin kıvamını yakalaması için mutlaka 250 derecede pişmesi gerektiğini belirten Gülşen, "Pidenin önce hamuru yoğurulur, kendi hamurumuz. Sıvı ve sulu hamurdur. Yağına ve tuzuna dikkat edilmeli. 250 derecede pişmesi. Buna dikkat edilmeli" diye konuştu. "Kapalı pide tercih ediliyor" Bölge halkının daha çok kapalı pideyi tercih etmesine vurgu yapan Gülşen, "Çarşamba’da en çok kapalı kıymalı tercih edilir. Açıklarda karışık, kuşbaşı, çiğ kıyma; hepsinden olur." diyerek Çarşamba halkının ilgisine dikkat çekti. Gülşen, Çarşamba ve Terme pidelerinin ayrı özelliklere sahip olduğunu ve karıştırılmaması gerektiğini söyledi. İlk defa yiyenlerin çok beğendiğini ve yurt dışından da gelenler olduğunu söyleyen tecrübeli usta, herkesin farklı bir damak zevki olduğunu belirtti. Çarşamba pidesinin herkesin denemesi gerektiğini söyledi. 2018 yılında Türk Patent ve Tescil Kurumu tarafından tescil altına alınan Çarşamba pidesinin ünü, bölgeyi aşarak ulusal çapta yayılmaya başladı.