KÜLTÜR SANAT
Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:08:33 Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:01 Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi için çalıştay düzenlendi Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yayınlanacak Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi için istişare toplantısı gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi Genel İstişare Toplantısı’, geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi Danışma Kurulu ve Yazı Kurulu üyelerinin yanı sıra yurt içi ve yurt dışından toplam 82 akademisyen, inanç önderi ve araştırmacı katıldı. Toplantıda Alevilik ve Bektaşilik geleneğinin köklü irfan mirasını bilimsel yöntemlerle ele almayı hedefleyen ansiklopedi çalışması kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, çalışmanın yalnızca bir yayın projesi olmanın ötesinde kültürel hafızanın korunması ve doğru bilginin sistemli biçimde kayıt altına alınması açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Bilgi dağınıklığına karşı bilimsel çerçeve vurgusu Çalıştayda, Alevilik ve Bektaşilik alanında mevcut bilgi dağınıklığı ve kavramsal karmaşaya dikkat çekildi. Bilimsel temelden yoksun çalışmaların doğru bilgiye erişimi zorlaştırdığına işaret edilirken, sözlü gelenekle bugüne ulaşan birikimin akademik yöntemlerle incelenmesi ve kayıt altına alınmasının gerekliliği vurgulandı. Ansiklopedinin kavramlardan şahsiyetlere, erkandan tarihi süreçlere kadar geniş bir içeriği kapsayan kalıcı bir başvuru kaynağı olması hedefleniyor. Farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla yürütülen çalışmanın çoğulcu ve bilimsel yaklaşım temelinde şekillendirileceği belirtildi. Toplantıda ayrıca yürütülen istişare sürecinin ansiklopedinin kapsamının genişletilmesine, yöntemsel çerçevenin güçlendirilmesine ve içerik kalitesinin artırılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Çalıştayda Alevilik ve Bektaşilik Ansiklopedisi’nin kültürel mirası koruyan ve gelecek nesillere aktaran temel bir başvuru eseri olmasının hedeflendiği dile getirildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Atakum’da "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri Samsun’un Atakum Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Salih Gündoğdu ve Sinan Ayyıldız, Ata Sahne’de seslendirdikleri türkülerle izleyenleri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürdü. Atakum Belediyesi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin(TBMM) 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri, Ata Sahne Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdüren sanatçılar, farklı yörelere ait seçkin eserleri güçlü yorumlarıyla seslendirdi. ‘Ayaş Yolları’, ‘Altım Üstüm Kaç Kuruşluk’ ve ‘Divaneyim’ gibi eserlerin yanı sıra bağlama resitalleri de dinleyicilerden büyük alkış aldı. Konser sırasında konuşan Salih Gündoğdu, izleyicilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, uzun süredir birlikte sahne aldıkları Sinan Ayyıldız ile müziğin akışına kendilerini bıraktıklarını ifade etti. Ayyıldız ise yıllar sonra memleketinde sahne almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayarak, dünyanın farklı noktalarında konserler verdiklerini ancak bu topraklarda aynı duyguları paylaşmanın çok daha özel olduğunu söyledi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel konuşmasında "23 Nisan programımız kapsamında Türk halk müziğine değerli katkılarda bulunan Samsunlu iki büyük sanatçımızı halkımızla buluşturduk. Akademik ve sanatsal çalışmalarıyla, halk müziğine kattıkları değerlerle gönüllerimizde taht kuran, Anadolu ezgilerini dünyaya tanıtan Dr. Öğr. Üyesi Salih Gündoğdu ve Doç. Dr. Sinan Ayyıldız ile ne kadar gurur duysak azdır. Muhteşem bir konsere imza attılar ve 23 Nisan coşkusunu bir kez daha yaşattılar. Sanatçılarımıza, halkımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç ise konserin kendilerinde derin izler bıraktığını dile getirerek, sanatçıları her zaman ağırlamak istediklerini söyledi.
Vanlı diş hekimi filmleriyle uluslararası ödüller aldı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:23 Vanlı diş hekimi filmleriyle uluslararası ödüller aldı Van’da görevini sürdüren Diş Hekimi Tahsin Aytekin, çocukluk yıllarından bu yana insan hikâyelerine duyduğu ilgiyi sinemaya taşıyarak, ulusal ve uluslararası birçok festivalde ödül alan filmler çekti. Van’da diş hekimi olarak hastalara şifa dağıtan Dt. Tahsin Aytekin, sinemaya olan ilgisiyle de dikkat çekiyor. Çocukluğunun bir bölümünü geçirdiği Tarsus’taki insan hikâyeleri ve yaşam gözlemleri Dt. Aytekin’i yıllar sonra sinemaya yöneltti. Aytekin’in kendi kaleminden çıkan filmler, Türkiye’de ve yurt dışında birçok festivalde gösterilerek ödüllerle buluştu. Sanata ilgisi lise yıllarında şekillenen Aytekin, ilk olarak Tamara ve Kördüğüm adlı romanlarıyla edebiyat dünyasına adım attı. Ardından 2019 yılında çektiği ‘Oyuncak’ adlı kısa filmle sinemaya yöneldi. Sadece birkaç kişilik bir ekiple çekilen film, kısa süre içinde Amerika’daki bir festivale seçilerek Aytekin’e ilk uluslararası başarısını kazandırdı. Daha sonra Van’ın Başkale ilçesinde belgesel-kurgu tarzında bir film çeken Aytekin, bu yapımıyla da İsveç ve Amerika’daki festivallerde finale kaldı. 2020’nin sonlarında çektiği Tutsak filmi Türkiye’de ödül alırken, New York ve Kaliforniya’daki festivallerde mansiyon ödüllerine layık görüldü. "Kısa filmim Amerika’daki bir festivale gönderildi" İHA muhabirine konuşan Diş Hekimi Tahsin Aytekin, çocukluğunun geçtiği Tarsus’daki yaşamın, Federico Fellini’nin Amarcord filmindeki gibi, kalabalık ve renkli bir ortama sahip olduğunu belirtti. O dönemde insanlar arasında hem neşe hem de hüznün yoğun olduğunu ifade eden Dt. Aytekin, "İnsan halleri, çocukluğumdan beri dikkatimi çekerdi. Bu ilgim, zamanla beni edebiyata yöneltti. Lise yıllarında sanat ve edebiyatla yoğun bir şekilde ilgilendim. Diş hekimi olduktan sonra, 2015 yılında ‘Tamara’ ve ‘Kördüğüm’ adlı iki roman yazdım. Ancak bu kitaplar çok fazla insana ulaşmadı. Daha sonra, kitle iletişim araçlarının geniş bir etki gücüne sahip olduğunu fark ettim ve 2018-2019 yıllarında yazdığım senaryoları sinemaya aktarmaya başladım. 2020’den itibaren ise aktif olarak film çekmeye başladım. 2019-2020 yıllarında ilk kez ‘Oyuncak’ adlı kısa filmimi çektim. Filmi bir odada, yalnızca üç kişiyle gerçekleştirdik. 4-5 dakikalık bu kısa film, küçük bir ekiple çekilmesine rağmen Amerika’daki bir festivale gönderildi ve yalnızca 10 gün sonra seçkiye alındı. Bu gelişme, sinema yolculuğumda bana büyük bir cesaret verdi" dedi. "Çektiğim film finale kalınca sinemaya olan ilgim daha da arttı" Şu ana kadar çektiği filmlerin finallere kalmasıyla sinemaya olan ilgisinin arttığını anlatan Aytekin, "Ardından yeni filmler çekmeye başladım. 2020 yılı içinde Van’ın Başkale ilçesinde, belgesel-kurgu tarzında bir film çektik. Bu film de yurt dışında bir festivale seçildi. Daha sonra ‘Meyvesiz Ağacın Hikâyesi’ adlı yaklaşık 10 dakikalık bir kısa film çektim. Bu film de İsveç ve Amerika’daki festivallerde finale kalınca, sinemaya olan ilgim daha da arttı. 2020’nin sonlarına doğru ‘Tutsak’ adlı filmi çektim. Bu film Türkiye’de ödül aldı, ayrıca New York ve Kaliforniya’da Hungtinton Beach Film Festivali’nde mansiyon ödüllerine layık görüldü. Bu başarılar hem beni hem de çevremdeki insanları motive etti. Van’daki ve diğer şehirlerdeki arkadaşlarımın da ilgisini çekmeye başlayınca, sinemaya verilen destekler arttı. Böylece diş hekimliği dışında sinemayı yavaş yavaş profesyonel bir alana taşımaya başladım. 2021 yılında ‘Dilencinin Kızı’ adlı filmi çektim. Bu film de İsveç’te bir festivalde finale kaldı" diye konuştu. İran Yeni Dalga Sineması’nın sinemaya farklı bir gerçekçilik kazandırdığını ve kendisinin de bundan etkilendiğini ifade eden Aytekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gerçekçilik, benim gibi birçok sinemacıyı derinden etkilemiştir. Çünkü bu akım, çok sade bir hikâyeyi özgün bir biçimde anlatma gücüne sahiptir ve bu yönüyle dünya sinemasının izleyicilerini derinden etkileyen bir tarz oluşturmuştur. Özellikle ‘Define’ filminde zor şartlarda yaptığımız çekimlerde görüntü yönetmenimiz Hasan Küçükyazıcı’nın disiplinli çalışması, ileri görüşlülüğü ve sinemaya adanmış otantik yapısı işimizin başarıya ulaşmasında büyük pay sahibidir." Öte yandan, Tahsin Aytekin ve ekibi kısa süre içinde iki uzun metrajlı film projesi üzerinde çalışacak. Projelerden biri ‘İskender’, diğeri ise ‘Bir Balığın Hikâyesi’ adıyla sinemaseverlerle buluşmayı hedefliyor.
Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:12 Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Üç çocuk annesi Akkuş, eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. 4 yıl önce eşini kaybeden Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak bu sanatı profesyonel olarak öğrenmeye başladı. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Elanur Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı. "Kültürümüzü yaşatmak istedim" Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki, bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi; ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı." "Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım" Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor. "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım" Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın, 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim." Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı, yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor. (DMA-NK)
Bakan Ersoy: "Başkent, artık yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının da kültür ve turizm vitrini"
21 Ekim 2025 Salı - 17:31 Bakan Ersoy: "Başkent, artık yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının da kültür ve turizm vitrini" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: "Anadolu’nun kalbinde yükselen bu kadim Başkent artık yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının da kültür ve turizm vitrini" dedi. Türk Devletleri Teşkilatı tarafından 2026 yılında ‘Türk Dünyası Turizm Başkenti ‘seçilen Ankara’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda etkinlik düzenlendi. Bakan Yardımcısı Serdar Çam’ın katılım sağladığı etkinlikte ‘Ankara 2026’ resmi logosunun tanıtımı yapıldı. Türk Devletleri Teşkilatı tarafından bu yılın mayıs ayında Ankara’ya layık görülen bu unvan ile başkentin Türk dünyasıyla kültürel ve turistik bağların pekişeceği ve kardeş ülkeler arasındaki iş birliğinin güçleneceği belirtildi. "Tarihiyle, kültürüyle, ruhuyla bu unvan Ankara’mıza çok yakışmıştı" Sosyal medya hesabından ‘Ankara 2026’ resmi logosu hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, bu logonun Türk dünyasının birlik ve kardeşliğini birleştireceğini belirterek, "Tarihiyle, kültürüyle, ruhuyla bu unvan Ankara’mıza çok yakışmıştı. Bakan Yardımcımız Sayın bugün hem etkinlik programımızı paylaştı hem de ‘Ankara 2026’ resmi logosunun ilk kez tanıtımını yaptı. Türk dünyasının birlik ve kardeşliğini, Ankara’nın köklü mirasıyla buluşturan bu sembol, 2026 boyunca düzenlenecek tüm etkinliklerin simgesi olacak. Ankara’mızı tek ses ve tek güç olarak çok daha kuvvetli bir şekilde tanıtmak üzere tüm paydaşlarımıza da 2026 yılında gerçekleştirmeyi planladıkları etkinlikleri Bakanlığımız ile paylaşmaları çağrısında bulunduk. Hititlerden Selçuklulara, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü geçmişiyle tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Ankara’mız zengin mirası, müzeleri, sanat kurumları ve kültürel çeşitliliğiyle Türk dünyasının ortak hafızasını yansıtan nadide şehirlerimizden biri. Anadolu’nun kalbinde yükselen bu kadim başkent, artık yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının da kültür ve turizm vitrini. 2026 yılı boyunca Ankara’yı hep birlikte yeniden keşfedeceğiz, başkentimizin sahip olduğu değerleri kardeş halklarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
Teknolojinin nabzı Şehitkamil’de atacak
21 Ekim 2025 Salı - 17:15 Teknolojinin nabzı Şehitkamil’de atacak Şehitkamil Belediyesi ile Google Developers Group (GDG) Gaziantep iş birliğinde düzenlenecek DevFest Gaziantep 2025, teknoloji dünyasının kalbini Gaziantep’te attıracak. Etkinlik, yazılım geliştiricilerden teknoloji girişimcilerine, öğrencilerden sektörel uzmanlara kadar geniş bir kitleyi bir araya getirecek. Şehitkamil Belediyesi ile Google Developers Group (GDG) Gaziantep iş birliğinde gerçekleştirilecek DevFest Gaziantep 2025 25 Ekim Cumartesi günü Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde teknoloji tutkunlarını bir araya getirecek. Organizasyon, Google teknolojilerine ve yazılım geliştirme ekosistemine ilgi duyan katılımcılara bilgi dolu bir gün sunacak. Etkinlik boyunca mobil uygulama geliştirme, bulut teknolojileri, yapay zekâ, makine öğrenimi, veri bilimi ve analitik çözümler gibi birçok konuda alanında uzman konuşmacılar sunumlar yapacak. Teknoloji tutkunları için büyük fırsat DevFest Gaziantep 2025, sadece bir konferans olmanın ötesinde, öğrenme ve deneyim paylaşımı açısından da önemli bir platform oluşturacak. Katılımcılar, sektördeki yenilikleri yakından tanıma, başarılı projelerin hikâyelerini dinleme ve geleceğin teknolojileri hakkında fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakalayacak. Tüm teknoloji meraklılarına açık olan DevFest Gaziantep 2025 etkinliği ücretsiz olarak düzenlenecek etkinliğe dileyen herkes katılabilecek. Yılmaz’dan davet Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, teknoloji ve inovasyonun artık çağın vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi. Yılmaz, "Gençlerimizin ve teknolojiyle ilgilenen tüm vatandaşlarımızın gelişimine katkı sunacak projelere büyük önem veriyoruz. İlçemiz, sadece sosyal ve kültürel değil, teknolojik gelişmelerin de merkezi haline geliyor. Şimdiden tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum. Geleceğin yazılımcılarına ve girişimcilerine ilham verecek herkesi bu önemli organizasyona davet ediyorum" diye konuştu.
Cumhuriyet Kadınları Bandosu Ankara yolcusu
21 Ekim 2025 Salı - 15:53 Cumhuriyet Kadınları Bandosu Ankara yolcusu Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bando Takımı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Ankara’da özel program gerçekleştirecek. Türkiye’de kurulan ilk üniformalı Cumhuriyet Kadınları Bandosu olma özelliği taşıyan takım, başkentte Cumhuriyet’in ilan edilişinin 102. yıl dönümüne özel gösteri sunacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde başlayacak olan program, Tandoğan Meydanı’nda devam edecek. Bando sesleriyle Ankara sokaklarını arşınlayacak olan ekip, kentte ritim dolu anlar yaşatacak. Cumhuriyet Kadınları Bandosu üyeleri programın ardından Anıtkabir’i ziyaret ederek Ata’nın huzuruna çıkacak. Bagetleriyle, cumhuriyet kadınlarının sesini ulusal ve uluslararası platformlarda duyuran bando takımı, farklı yaş ve meslekten 45 kadından oluşuyor. Sergiledikleri performansla gittikleri her şehirde büyük beğeni toplayan ekip, 29 Ekim program hazırlıklarını Atakum Belediyespor Stadyumunda gerçekleştiriyor. Kurucu üyeler Ayşegül Tekay ve Mine Yavuzel’in şefliğinde son hız devam eden provalar, eğlenceli ve renkli anlara sahne oluyor. Kurucu Üye ve Bando Şefi Ayşegül Tekay, Cumhuriyet’in 102. yıl dönümünü kutlamanın heyecanını ve gururunu taşıdıklarını belirterek etkinlik hakkında şöyle konuştu: "Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bandosu, Cumhuriyet’in temel değerlerini müziğin evrensel dili ile buluşturarak kadınların sanatta, toplumda ve kültürel yaşamda güçlü bir şekilde yer almasını hedeflemektedir. Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda faaliyet gösteren Cumhuriyet Kadınları Bando Takımı disiplin estetik ve dayanışma anlayışıyla, Cumhuriyetimizin kazanımlarını her performansında yaşatmaktadır. Cumhuriyet kadınları olarak, 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünde son derece anlamlı ve özel bir etkinlik gerçekleştireceğiz."
5. Uluslararası Piyano Günleri’nin açılışı gerçekleştirildi
21 Ekim 2025 Salı - 15:17 5. Uluslararası Piyano Günleri’nin açılışı gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 21 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek olan 5. Uluslararası Piyano Günleri’nin açılış konseri, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında masterclass’lar, caz konserleri, resitaller ve bir serginin de yer aldığı toplam 17 etkinlik düzenlenecek. Konsere, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Köksal Büyük, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Erkan Erdemir, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, öğretim üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Konserin açılış konuşmaları, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük ile Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz tarafından yapıldı. Prof. Dr. Köksal Büyük: "Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’de sanatın kalbi olarak görev yapıyor ve bu durumdan gurur duyuyoruz" Anadolu Üniversitesi’nde bu tür etkinliklerin daha sık yapılmasını arzu ettiklerini belirten Prof. Dr. Köksal Büyük, konuşmasında şunları söyledi: "Dünyaca ünlü sanatçımız Gülsin Onay bugün bizi yalnız bırakmadı; bu, bizim için büyük bir onur. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’de sanatın kalbi olarak görev yapıyor ve bu durumdan gurur duyuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tür etkinliklerin daha sık düzenlenmesini istiyoruz. Anadolu Üniversitesi olarak çok güzel bir kampüse sahibiz. Fiziki güzelliğinin yanı sıra kültürel anlamda da çok zengin bir kampüste olduğumuz için çok şanslıyız. Bu organizasyonda bizi yalnız bırakmadığınız ve salonumuzu doldurduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Hüseyin Bülent Akdeniz: "Bu özel etkinlik, müzikseverleri bir araya getiren bir platform" 5. Uluslararası Piyano Günleri’nin katılımcılar için ilham kaynağı olmasını temenni eden Prof. Dr. Hüseyin Bülent Akdeniz ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bu özel etkinlik, müziğin evrensel dilini kullanarak farklı kültürleri, sanatçıları ve müzikseverleri bir araya getiren bir platform olma amacını taşıyor. Bu yılki programımızda, dünyanın çeşitli coğrafyalarından gelen seçkin piyanistler, sanatçılar ve alanlarında uzman eğitmenler yer alıyor. Ayrıca, Çalgı Yapım ve Onarım Bölümümüzün özel sergisi de etkinliğimize ayrı bir değer kattı. Katılımcılarımız; sahne performansları, resitaller, caz konserleri ve oda müziği etkinliklerinin yanı sıra ustalık sınıflarıyla bizleri müziğin derinliklerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Bu tür etkinliklerin sürdürülebilir olmasını sağlayan değerli sponsorlarımıza da teşekkür ediyorum." Açılış konuşmalarının ardından, etkinliğe verdikleri katkılar dolayısıyla sponsorlara plaket takdim edildi. Ana sponsor Viyana Kültürel Buluşma Noktası Eğitim ve Kültür Kurumu Genel Müdürü Alican Güzel, Müzik Ofis’in kurucusu Umur Sağdıç, Güvenısı Şirketi’nin sahibi Mehmet Güvendi ve Baterist Akademi’nin sahibi Attila Ersin Dumlu’ya plaketleri, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından sunuldu. Plaket takdiminin ardından, Şef Murat Sümer yönetiminde; Devlet Sanatçısı Gülsin Onay ve Prof. Oytun Eren’in, Yunus Emre Oda Orkestrası eşliğinde gerçekleştirdiği konser, dinleyicilere keyifli anlar yaşattı. Konserin ardından sanatçılara da plaketleri takdim edildi. Uluslararası Piyano Günleri’nin açılış etkinliği, Devlet Sanatçısı Gülsin Onay’ın Öğrenci Merkezi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirdiği imza etkinliğiyle sona erdi. Ayrıca, açılış konserinden önce Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü tarafından hazırlanan tanıtım sergisi, Öğrenci Merkezi Fuaye Alanı’nda sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi, beş gün boyunca ziyarete açık olacak.
Yıldırım Belediyesi’nden kültür ve sanata yeni bir soluk
21 Ekim 2025 Salı - 14:34 Yıldırım Belediyesi’nden kültür ve sanata yeni bir soluk Yıldırım Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek önemli bir projeyi hayata geçirdi. İncirli Kültür Merkezi’nde başlatılan Bursa Edebiyat Mahfili programları, sanat ve edebiyat tutkunlarını bir araya getiriyor. 18 Ekim’de başlayan ve 27 Aralık’a kadar devam edecek olan programlar, edebiyatın güçlü isimlerini Bursalılarla buluşturmayı hedefliyor. Okuma kültürünün yaygınlaşması, gençlerin sanata yönelmesi ve toplumun kültürel hafızasının güçlenmesi amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında; Beşir Ayvazoğlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Hasan Erdem, Mustafa Muharrem, Güray Süngü ve Mücahit Koca gibi önemli isimler edebiyat meraklıları ile bir araya gelecek. Ahmet Şevki Şakalar’ın moderatörlüğünde iki haftada bir cumartesi günleri gerçekleştirilecek söyleşi programlarında, hem derinlikli sohbetler yapılacak hem de edebiyatseverler yazarlarla birebir etkileşim kurma imkânı bulacak. Bursa Edebiyat Mahfili ile kültürel yolculuk Bursa Edebiyat Mahfili programı ile kentin edebiyat, kültür ve sanat yaşamına önemli bir katkı sunacaklarını vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak kültür ve sanatı, toplumsal gelişimin vazgeçilmez bir parçası olarak görüyoruz. Bursa Edebiyat Mahfili ile edebiyata gönül vermiş kardeşlerimizi, gençlerimizi ve halkımızı da kültürel bir yolculuğa çıkarmak istiyoruz. Bu programlarla, okuma kültürünü teşvik ederken, şehrimizin entelektüel birikimine de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.