KÜLTÜR SANAT
İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu 30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18:55 Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18 Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:14 Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:14 İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
Canikli Gençler Ecdadın İzinde Projesi: 12’nci sınıflar Çanakkale yolcusu
13 Ekim 2025 Pazartesi - 14:03 Canikli Gençler Ecdadın İzinde Projesi: 12’nci sınıflar Çanakkale yolcusu Samsun’un Canik Belediyesi’nin "Canikli Gençler Ecdadın İzinde Projesi" kapsamında 12’nci sınıf öğrencileri törenle Çanakkale’ye uğurlandı. Canik Belediyesi, milli ve manevi yönleri güçlü nesilleri yetiştirmek amacıyla 3 yılı aşkın süredir ilçedeki tüm 12’nci sınıf (lise son) öğrencilerini şehitler diyarı Çanakkale’ye götürüyor. "Canikli Gençler Ecdadın İzinde Projesi" kapsamında şimdiye kadar 5 bin 555 lise son öğrencisi Çanakkale’ye gönderilirken, bugün de 2025 yılının ilk öğrenci kafilesi, projenin tanıtım etkinliğinden sonra yolcu edildi. Uğurlama töreni öncesinde Seyid Onbaşı’nın Çanakkale Savaşı’nda kaldırarak topa yerleştirdiği 276 kiloluk merminin aynı ağırlıktaki benzerinin olduğu alan hem protokol hem de programa gelenlerin dikkatini çekti. Sırayla mermiyi yerinden kaldırmaya çalışan protokol ve meraklılar, bunda muvaffak olamadılar. O anlar ise ilginç görüntüler oluşturdu. Projenin bu yılki tanıtım toplantısında konuşan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "3 yılı aşkın süredir bu programı gerçekleştiriyoruz. Dünya kuruldu kurulalı, inananla inanmayanın mücadelesinin devam ettiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu vesileyle biz hep bir tarafta olduk ve olmaya da devam edeceğiz kıyamete kadar. Dolayısıyla belediyeciliğin yanında yapmamız gereken başka vazifelerimiz de var. O da geçmişi öğretmek. Geçmişini bilmeyen, gelecek inşa edemez. Sevgili gençler; bu vesileyle en azından liseyi bitirmeden bugünlere nasıl gelindi, bu coğrafyalar, bu topraklar bize nasıl emanet edildi, yerinde gidip görün istedik. Bu vesileyle bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz etkinlikle tüm gençlerimizi atalarıyla, şühedayla buluşturmak istedik. Bu sene de inşallah startını bugün verdik. Bu etkinliğin bir gezi olarak kalmasını arzu etmiyoruz. ’Gittiğiniz gibi asla geri gelmeyin. Düşmanlar bugün de gelseler geçemez’ şekliyle geri dönmenizi arzu ediyoruz. Buna inancımız tam" dedi. "Siz gençlerin dönemi, bugünün Türkiye’sini yönetmekten çok daha zor olacak" Savaşların da şeklinin değiştiğine değinen Başkan Sandıkçı, "Eskiden savaşlar süngüyle, tüfekle yapılıyordu. 1918’de öyle oldu. Yakın zamanda gördünüz Hindistan-Pakistan savaşı yaşandı değil mi? Yine İran-İsrail savaşı yaşandı. Çanakkale’de bizim bir rivayete göre 250 bin, bir rivayete göre 400 bine yakın şehidimiz var. Ama son bir yıl içerisinde yaşanan Hindistan-Pakistan savaşlarında kâtil İsrail ve İran savaşında sahada hiç asker gördünüz mü? Televizyonu izlediniz. Hiç asker gördünüz mü? Cephede birbirine mermi atan, süngü takan yok değil mi? Devir değişti, zaman değişti, teknoloji değişti, araçlar değişti ve savaş şartları da değişti. O zaman ne yapacağız? Biz de günün ihtiyaçları, günün gereksinimlerine göre kendimizi yetiştirmek durumundayız. Artık süngüyle tüfekle savaş dönemi bitti. Tamamen yazılımla, bir tuşa basarak ülkeler birbirleriyle savaşıyorlar. O açıdan bu alanda da kendinizi yetiştirmek durumundasınız. Bugünün Türkiye’sini yönetmekten çok daha zor olacak sizin döneminiz. Allah yar ve yardımcınız olsun diyorum. Çünkü biz yaşlandığımızda bizi idare edecek olan, bu ülkeyi size devrettiğimizde aldığınız yerden daha yukarıya taşıyacak olan sizler olacaksınız. Bu açıdan bu teknolojik kısmı da asla atlamayın. Bu alanda belediye olarak bizler üzerimize düşeni yapmaya gayret ediyoruz. Hatta bununla alakalı eğer programda bir aksilik olmazsa sadece sizlerin önüne model oluşturma anlamında Japonya’da bir robot fuarına katılmayı düşünüyoruz. Oradan temin edeceğimiz bu insansı robotlarla getirip sizlerin önüne model koyalım istiyoruz. Çünkü yarın artık bu teknolojiyle devam edecek" diye konuştu. Programda açılış konuşmalarının ardından Çanakkale Savaşı’nı anlatan tiyatro gösterisi sergilendi. Etkinliğin sonunda, bu yılın ilk öğrenci kafilesi otobüslerle Çanakkale’ye uğurlandı.
Kayseri’nin bir bölümü Kapadokya Alan Başkanlığı’na bağlandı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:49 Kayseri’nin bir bölümü Kapadokya Alan Başkanlığı’na bağlandı Kapadokya Alan Başkanlığı Kayseri Hizmet Binası Kayseri’de düzenlenen törenle açıldı. Tarihi Kayseri Mahallesi’ndeki Kapadokya Alan Başkanlığı Kayseri Hizmet Binası, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan törende konuşan Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını ileterek, Kapadokya Alan Başkanlığı hakkında bilgiler verdi. Aslanbay, Kayseri bölgesinde hizmet binasını açtıklarını ve turizme hizmet edeceklerini kaydetti. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ise Kayseri’nin turizm alanındaki önemine vurgu yaparak, "Kayseri’de, özellikle valimizin geldiği dönemden beri turizmde ‘biz de varız’ anlayışı içerisinde yaptığımız çalışmaları daha da önemseyen bir yaklaşım içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Erciyes Kayak Merkezi en önemli turizm destinasyonu iken, Yüksek İrtifa Kamp Merkezimiz ile 12 aya hitap edecek çalışmalarla gönüllerde taht kuruyor. Ayrıca Kayseri’nin Kapadokya ile bütünleşik destinasyon olarak değerlendirilmesi de zenginliklere vesile oluyor. Özellikle Murat Cahid Cıngı milletvekilimizin de mecliste katkıları ve yönlendirmeleri ile iyi bir noktaya taşındı. Amacımız Kayseri’nin tanınması, bilinmesi ve bu güzellikleri ile ihmal edilmemesidir. Her türlü çalışmalarda biz de varız. Alan başkanlığımızın Kayseri’de temsilciliği ile sayın bakanımızın talimatlarıyla, değerli alan başkanımızın bizleri yüreklendiren ve sahip çıkan yaklaşımıyla eski Kayseri Mahallesi olarak bilinen bu güzel semtimize değer katan yaklaşımıyla yer alması bizleri sevindirmiştir" şeklinde konuştu. Milletvekilleri, valilik gerekse büyükşehir belediyesinin, Erdemli ve Soğanlı vadilerinin Kapadokya alanı içerisinde yer almasını kayıtsız şartsız desteklediklerine değinen Başkan Büyükkılıç, bu faaliyetlerin, çalışmalara zenginlik katacağını da vurguladı. Başkan Büyükkılıç, "İnşallah bu çalışmalarımızı daha da ileriye taşımak suretiyle Kapadokya’mızın Nevşehir’imizin yanı sıra, Aksaray’ımızla, Niğde’mizle, Kırşehir’imizle, hatta Yozgat’ımızla ve Kayseri’mizle el ele gönül gönüle vermek suretiyle daha da zenginleştirilmesi gerektiğini buradan paylaşıyorum. Zaten Kapadokya kralının mezarı malumunuz Kayseri’mizde, Kapadokya’ya geçmiş dönemde başkentlik yapmış olan bir şehirdeyiz. Öyleyse bu merkezin Kayseri’de olması kadar doğal bir şey olamazdı. Bu anlayış içerisinde değerlendirilmesinin doğru olacağını paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da Erciyes A.Ş.’nin kurulur kurulmaz, Erciyes turizminin şehrin amiral gemisi olduğunu belirterek, o dönem pazarlama planının Erciyes merkezli, Kayseri ve Kapadokya bölgesini içerisine alacak şekilde yapıldığını anlattı. Soğanlı Vadisi ve Erdemli Vadisi’nde Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile ciddi bir noktaya geldiğini kaydeden Milletvekili Cıngı, alan başkanlığından o bölgede hizmetler beklediklerini ifade etti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de; kentin önemli bir kısmının Kapadokya’nın giriş kapısı olduğunu, Kapadokya ile birlikte turizmi canlandırmak için faaliyetler yürüttüklerini söyleyerek, şöyle konuştu: "Bakanımızı ziyarete gittiğimizde Büyükşehir Belediye Başkanımız, alan başkanlığının şehrin merkezinde ulaşılabilir olmasının daha uygun olacağını söylediğinde, bakanımızda ‘güzel bir yerde hizmet verelim’ demişti, bugün onun açılışını yapıyoruz. Birlikte hareket etmenin gücünden yararlanacağız" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sonsuz desteğinin olduğunu belirten Vali Çiçek, Kapadokya Alan Başkanlığı’ndan hem proje hem de hizmet anlamında şehrin çok büyük destek beklediğini söyledi. Konuşmaların ardından kurdele kesimi ile bina açılışı gerçekleştirildi. Tarihi dokusu ve kültürel kimliğiyle öne çıkan mahallede açılan hizmet binası, özgün mimarisiyle Kapadokya’nın tarihi dokusuna uyum sağlayacak. Hizmet binası, vatandaşlara daha hızlı, etkin ve konforlu hizmet sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bölgedeki turizm hareketliliğine de katkı sağlayacak olan proje, Kayseri’nin kültür odaklı kalkınma vizyonuna hizmet edecek.
Antalya Kitap Fuarı’nı 1 milyon 103 bin kişi ziyaret etti
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:39 Antalya Kitap Fuarı’nı 1 milyon 103 bin kişi ziyaret etti Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 15. Antalya Kitap Fuarı, 10 gün boyunca 1 milyon 103 bin 846 kitapseveri ağırladı. Fuarda 260 yazar ve 220 yayınevi okuyucularla buluştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Antalya Kitap Fuarı, kitapseverlerden yoğun ilgi gördü. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, "Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe…" temasıyla 10 gün boyunca Antalyalıları kültürle buluşturdu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, 15. Antalya Kitap Fuarı’nı 10 gün boyunca 1 milyon 103 bin 846 kitapseverin ziyaret ettiğini söyledi. Ünlü yazarlar okurlar ile buluştu Antalya Kitap Fuarı’nın son gününde Türkiye’nin tanınmış yazarları okurlarıyla buluştu. Kitap fuarında, ‘Edebiyatın müziği, müziğin edebiyatı’ konulu söyleşisiyle Tuna Kiremitçi okurlarıyla keyifli bir edebiyat söyleşisi gerçekleştirdi. Nobel Barış Ödülü adayı ünlü yazar Akif Manaf, ‘Nadide Adalet’ konulu söyleşisiyle roman yazarı Serhat Kaya ve yazar Gürkan Dank sevenleriyle bir araya geldi. Fuarda, Işık Öğütçü, Ahmet Telli, Engin Alan, Burcu Bahar ve Şükrü Erbaş gün boyu kitaplarını imzaladı. 10’uncu günde indirimli kitap almak isteyen vatandaşlar gün boyu fuarı gezerek, keyifli vakit geçirdi. "Bizleri yalnız bırakmayan sadece Antalya’dan değil’’ Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de fuar katılımcılarına geleneksel tatlı ikramı yaptı. Özdemir, Kitap Fuarı’na gösterilen ilgiden dolayı tüm kitapseverlere teşekkür ederek, "Bizleri yalnız bırakmayan sadece Antalya’dan değil, çevre illerden de gelerek bu fuarı büyük bir kültür buluşmasına çeviren herkese teşekkür ederim. Öncelikle bu fuarı çadırlarda başlatıp şimdi Cam Piramit’e sığmayan bir kültür şölenine dönüştüren fuarımızın mimarı Muhittin Böcek Başkanımıza sonsuz teşekkürler. Onun sevgisi iradesi ve kalbi burada bizlerle birlikte. 260 yazarımıza ve 220 ulusal ve uluslararası yayınevi temsilcimize de teşekkür ediyorum" diye konuştu. 16. Kitap Fuarı 2 -11 Ekim 2026’da 15’inci Antalya Kitap Fuarına rekorla kapattıklarını söyleyen Büşra Özdemir, "Bu yıl fuarı 1 milyon 103 bin 846 kişi ziyaret etti. 16’ıncı Antalya Kitap Fuarı’nı da 2-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceğiz. Gelecek yıl Muhittin Böcek başkanımızın da aramızda olacağına yürekten inanıyorum" dedi.
Osmaniye’de Yörük Türkmen Şenliği çoşkuyla kutlandı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:23 Osmaniye’de Yörük Türkmen Şenliği çoşkuyla kutlandı Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bu yıl 6’ncısı düzenlenen Yörük Türkmen Şenliği, yağmurlu havaya rağmen vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Toprakkale Yüksel Uluğ Stadyumu’nda düzenlenen şenliğe, çevre illerden gelen çok sayıda Yörük derneği ve vatandaş katıldı. Etkinlik, Temsili Göç ve Develerle Mehteran Kortej Yürüyüşü ile başladı. Gün boyunca süren şenlikte konserler, halk oyunları ve geleneksel yarışmalar renkli görüntülere sahne oldu. Yörük kültürünün yaşatıldığı etkinlikte, misafirlere sıkma, börek ve kavurma ikramı yapıldı. Toprakkale Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı ve Yörük derneklerinin iş birliğiyle düzenlenen şenlikte katılımcılar, Türk kültürünün simgelerinden olan Yörük yaşamını yakından tanıma fırsatı buldu. Yörük kültürüyle kara çadırda büyüdüğünü söyleyen Fettah Sarısoy, "Ben böyle etkinlikleri çok severim. Eskiden dağlarda büyüdük böyle toplum yoktu, kara çadırda büyüdük. Bıraktık kara çadırı ama bırakmıyor gönlüm burada. Kara çadırın içine bayılırım. ." ifadelerini kullandı. "Kültürümüzü yaşatmak için dokuyoruz" Yerli uçağımız Anka’yı kilim motifine dokuyarak kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkıyoruz diyen Toprakkale Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatif Başkanı Şule Çukadar, "Biz bu Yörük Türkmen şenliğine bu kültürü yaşatmak için katıldık. Kilimin ve kıl çadırın Yörükler de ve Türkmenlerde ayrı bir değeri vardır. Bu kültürü yaşatmak için yeni bir kooperatif kurduk. Yaşatmak adına elimizden geleni çabalıyoruz, kilimden çok olamayacak bir resmi buraya dokuduk. Anka uçağımızı üzerine yazımız ve bayrağımızla, bunu Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’ndan bizim adımıza Musa Gönül alıp oraya vakıfa bağış yaptı. Bu bizim için çok önemliydi. Kilimden neler yapabileceğimizi, daha farklı şeyler üretebileceğimizi anlamamız için çok değerliydi. Kilimi günümüzde de farklı şeylere uyarlayarak çanta, kilim, anahtarlık ve farklı alanlarda da kullanıyoruz." Diye konuştu.
Anatolian Goes Jazz Grubu Şanlıurfa’da sanatseverlerle buluştu
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:12 Anatolian Goes Jazz Grubu Şanlıurfa’da sanatseverlerle buluştu Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen konserde Anadolu ezgilerini caz ile harmanlayan Anatolian Goes Jazz Grubu, sanatseverlerle buluştu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından, Almanya’nın resmi kültür kurumu Goethe Enstitüsü ve UNESCO Müzik Şehri unvanına sahip Almanya’nın Hannover kentinin Belediyesi iş birliğiyle Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen konsere yoğun ilgi gösterildi. Sanatseverlerin salonu doldurduğu geceye Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, Romanya Şanlıurfa Fahri Konsolosu Mehmet Erdem, Harran Üniversitesi akademisyenleri, Şanlıurfa’da çekimleri devam eden Halef: Köklerin Çağrısı dizisi oyuncuları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Almanya’da yetişmiş, güçlü sesiyle tanınan vokalist Ayda Kırcı ve deneyimli Alman caz müzisyenlerinden oluşan Anatolian Goes Jazz Grubu, Türk halk müziğinin efsane isimlerinden Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif ve Zülfü Livaneli’nin eserlerini caz müziği ile harmanlayarak izleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sundu. Grubun caz tınılarıyla yeniden yorumladığı eserler, dinleyicilerden büyük alkış alırken; ritmik ezgiler konser boyunca zaman zaman coşkunun en yüksek noktasına ulaşmasını sağladı. Konserin ardından konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sait Ağan, UNESCO Müzik Şehri unvanının hakkını veren etkinlikler düzenlemeye devam ettiklerini belirterek, "Anatolian Goes Jazz gibi farklı tarzları Anadolu’nun köklü müzik kültürüyle buluşturan değerli grupları, Şanlıurfa’da ağırlamak bizler için büyük bir mutluluk. Katılan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Grubun solisti Ayda Kırcı ise Şanlıurfa’da sahne almaktan büyük heyecan duyduklarını ifade ederek, "Şanlıurfa’ya aşık olduk. Burası sadece tarihi değil, müzikal anlamda da çok büyük bir kültür hazinesine sahip. Bu hazineyle tanışmak bizler için bir şereftir. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’a bu anlamlı davet için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaleiçi dört gün boyunca sanat, müzik ve kültürle renklendi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 12:31 Kaleiçi dört gün boyunca sanat, müzik ve kültürle renklendi Muratpaşa Belediyesi’nin, bir yanı Akdeniz’e, diğer yanı konakları ve begonvillerle sarılı sokakları ve meydanlarıyla tarihe uzanan Antalya’nın tarihi kent merkezinde düzenlediği Kaleiçi Old Town Festivali sona erdi. 21 ülkeden 26 şehrin katılımıyla gerçekleştirilen festival, dört gün boyunca konserlerden sergilere, sokak performanslarından dans gösterilerine uzanan zengin programıyla Kaleiçi’nin tarihi atmosferine renk kattı. Festival programı, bir otelde gerçekleştirilen gala yemeğiyle başladı. Açılış gecesi, 21 ülkeden 26 şehrin temsilcilerini bir araya getirerek şehirlerarası dostluk köprülerinin kurulduğu bir buluşma noktası oldu. Konuk belediye başkanları ve heyetler, Kaleiçi Old Town Festivali’ni "Şehirler arasında dostluk ve işbirliğini güçlendiren örnek bir çalışma" olarak değerlendirdi. "Masalsı kortejle büyüleyen bir gece" Festivalin ikinci gecesinde Kaleiçi sokakları, her yıl merakla beklenen geleneksel kortej geçişiyle bir masal sahnesine dönüştü. Tahtabacaklar, jonglörler, ateş sihirbazları ve rengarenk kostümleriyle bando ekipleri korteje eşlik etti. Eski Büyükşehir Belediyesi önünden başlayan kortej, Kaleiçi’nin tarihi dar sokakları boyunca ilerlerken büyük ilgi gördü. Renkli kortej, Karaalioğlu Parkı’nda Gripin konseriyle son buldu. Konser alanı, saatler öncesinden dolarken gençler Gripin’in şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Barış Deklarasyonu imzalandı Festivalin üçüncü gününde Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde konuk heyetlerle "Barış" temalı bir forum düzenlendi. Heyetler, kendi şehirlerinde uyguladıkları barış politikalarını paylaşırken forumun sonunda barış deklarasyonu imzalandı. Ayrıca Muratpaşa Belediyesi, Ukrayna’dan Kamianets-Podilski ve İtalya’dan Noto şehirleriyle iş birliği protokolü imzaladı. Konuk belediye başkanları ve heyetler festivalin dördüncü günü gerçekleştirilen veda yemeğinin ardından ülkelerine uğurlandı. Kaleiçi’nde sanatın kalbi attı Festival süresince Kaleiçi’nin farklı noktalarında resim, seramik, heykel, keçe ve fotoğraf atölyeleri kuruldu. Sokak performansları, dans gösterileri ve sergiler, Kaleiçi’nin tarihi sokaklarını bir açık hava sahnesine dönüştürdü. Katılımcılar hem ürettikleri eserlerle festivale renk kattı hem de tarihi atmosferde sanatın farklı dallarını deneyimleme fırsatı buldu. Tarihi sokaklarda oryantiring heyecanı Bu yıl festivalin en dikkat çekici etkinliklerinden biri de oryantiring yarışması oldu. Kaleiçi’nin labirenti andıran sokaklarında gerçekleşen yarışmaya, 40’ı Muratpaşa Belediye Spor Kulübü sporcusu olmak üzere çok sayıda yarışmacı katıldı. Konuk heyetlerin de ilgi gösterdiği yarışmada sporcular, harita ve pusula yardımıyla yön bulma becerilerini sergiledi. Renkli görüntülere sahne olan yarışmada dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.
Akdeniz Belediyesinden anneler ve kızlarına kamp sürprizi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 12:03 Akdeniz Belediyesinden anneler ve kızlarına kamp sürprizi Akdeniz Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, mahallelerde faaliyet gösteren Kültür Sanat Evlerinde eğitim alan kadın kursiyerleri ve kızlarını, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün desteğiyle Silifke ilçesi Kapızlı’da bulunan Yıldırım Beyazıt Gençlik Kampı’nda 3 gün boyunca misafir etti. Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edilmesi sebebiyle Akdeniz Belediyesinin kadınlara ve ailelere yönelik sosyal projeleri kapsamında organize edilen kampta, 85 anne ve kızı, doğayla iç içe keyifli bir hafta sonu geçirdi. Katılımcılar gündüz saatlerinde okçuluk, yürüyüş, el sanatları, spor ve yarışmalar gibi çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklere katıldı, akşamları ise sahilde türküler söyleyip, birlikte vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Etkinlik boyunca anneler ve kızları hem stres attı hem de yeni dostluklar kurarak dayanışma ruhunu pekiştirdi. Akdeniz Belediyesinin, özellikle kadınların sosyal yaşamda daha aktif rol almasını ve aile içi iletişimin güçlenmesini hedefleyen çalışmaları kapsamında düzenlenen kamp, katılımcılardan büyük beğeni topladı. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, kadınların ve gençlerin sosyal hayata daha fazla katılımını önemsediklerini belirterek şunları söyledi: "Kadınların ve çocuklarının, günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşıp birlikte kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak bizim için çok değerli. Ailelerimiz için bu tür etkinliklerimizi sürdürmeyi hedefliyoruz." Katılımcı anneler ve kızları da unutulmaz anılarla dolu kamp için Akdeniz Belediyesine teşekkür ederek, bu tür etkinliklerin devam etmesini diledi.