Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
KÜLTÜR SANAT
İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18:55
Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18
Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor
Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:14
Kütahya’da ney geleneği sürdürülüyor
Kütahya’da faaliyet gösteren Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından bu yana sürdürdüğü ney eğitimleriyle hem Türk musikisini hem de tasavvuf kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Dernekte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş gruplarından ve seviyelerden öğrencilerle düzenli eğitimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın, her hafta yapılan derslerde, klasik Türk musikisi repertuarından seçilen eserler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aydın, bu süreçte öğrencilerin sadece teknik anlamda değil, aynı zamanda müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte oluşturulan repertuar doğrultusunda konserler düzenlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Derneğin bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiğini vurgulayan Aydın, bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney hocalığı yapanların, farklı şehirlerde konserler verenlerin ve sanat yolculuğunu profesyonel düzeye taşıyan isimlerin bulunduğunu dile getirdi. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Aydın, yeni öğrencilerle bu geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi. Neyin yalnızca bir enstrüman olmadığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın derin bir manevi anlam taşıdığını ifade etti. Kamışlıkta yetişen bir kamışın, çeşitli işlemlerden geçirilerek bir enstrümana dönüşmesini anlatan Aydın, bu sürecin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması, ateşle dağlanması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Neyin tarihi kökenlerine de değinen Aydın, bu sazın Anadolu’da asıl anlamını Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kâmilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlatan Aydın, bu yaklaşımın yüzyıllardır etkisini sürdürdüğünü belirtti. Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk musikisinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren, stres azaltan ve iç huzuru sağlayan bir müzik aleti olduğunu dile getirerek, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu ifade etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:14
İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu
Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Nisan 2026 Salı- 10:57
Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı
2
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:49
EBB Dil Ve Edebiyat Konağı’nda Kut’ül Amâre Zaferi kutlandı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:20
Üniversite öğrencilerinden "Anadolu Halk Kültüründe Ritüeller" sergisi
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:55
Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü polis teşkilatı için sahnelenen ‘Maskeliler’ oyunu ilgi gördü
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:57
Başkan Kahveci: "Kütahya’mız tarih boyunca sanatın ve maneviyatın şehri olmuştur"
Kütahya Belediyesi tarafından kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Şah’a Aşk Olsun" konseri, sanatsever vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Gecede sahne alan Evliya Çelebi Türk Müziği Topluluğu, tasavvuf geleneğinin derin izlerini taşıyan eserleriyle dinleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sundu. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, konser sonrası yaptığı konuşmada kültürel mirasın yaşatılmasına verdikleri önemi vurgulayarak, "Kütahya’mız tarih boyunca sanatın ve maneviyatın şehri olmuştur. Etkinliğimiz, topraklarımızın köklü kültürünü ve derin irfanını bir kez daha bizlere hatırlattı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:55
Kütahya’da "Ormanın Koruyucuları" minik izleyicilerle buluştu
Kütahya Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Ormanın Koruyucuları" adlı müzikli çocuk oyunu, bir kez daha minik izleyicilerle buluştu. Hezar Dinari Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyun, çocuklara doğa ve çevre bilincini eğlenceli bir şekilde aktardı. Renkli dekorları, müzikleri ve başarılı oyunculuklarıyla büyük beğeni toplayan oyun, izleyen çocuklara hem keyifli anlar yaşattı hem de çevreyi korumanın önemine dair farkındalık kazandırdı. Yazar ve yönetmenliğini Yasin Namaz’ın üstlendiği oyunun ışık ve ses yönetimini Zeynep Çakır gerçekleştirdi. Sahnedeki performanslarıyla izleyiciden tam not alan oyuncular arasında Aysel Arpa Ülkr, Beyhan Özyurt, Çağatay Mirza Çolak, Emine Nur Aslan, Keder Yavuz Akpınar, Kayra Ege Albayrak, Nesrin Özyürek, Özkan Kara ve Zekeriya Aslan yer aldı.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:50
4. Alanya Tropikal Meyve Festivali sona erdi
Alanya Belediyesi’nin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Alanya Tropikal Meyve Festivali sona erdi. Üç gün süren festival, son gününde vatandaşların yoğun katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Alanya Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Alanya Tropikal Meyve Festivali, Eski Belediye Binası arkasında gerçekleştirildi. Üç gün boyunca tropikal meyvelerle dolu stantlar, çocuk oyun alanları, fotoğraf sergisi ile ünlü isimlerin sahne aldığı atölye ve söyleşilerle geçen festivale vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Alanya tarımını desteklemek, tropikal meyve üretimine teşvikleri artırmak ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla düzenlenen Alanya Tropikal Meyve Festivali, son gününde de usta isimleri ağırladı. Meksika Mutfağından Alanya Avokadolu Tarifleri ile Gastronometre Ürün Geliştirme Şefi Gökhan Sehlikoğlu ile başlayan program, Atıksız Tropikal Meyve Turşuları tarifleriyle büyük beğeni toplayan Sanatçı ve Çevre Aktivisti Zeliha Sunal’ın atölyesi ile devam etti. Yemek Kitabı Yazarı Şef Şükran Kaymak, Özel Kremasıyla 2 Lezzetli Tropikal Kavanoz Tatlı tarifi verdiği atölyesini yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. Şef Aydın Demir ise Türk Mutfağını Tropikal Meyvelerle Yorumlayan Tarifleri ile festivale renk kattı. Cazı Mutfakla Buluşturan Tarifleri ile Yüksek Mimar, İnşaat Mühendisi ve Caz Sanatçısı Selen Beytekin ise mutfaktaki marifetleri ve sesiyle izleyenleri büyüledi. Programın sunuculuğunu yapan Elif Korkmazel, Tropikal Meyveli Bowl Tarifleri ile festival sahnesinin kapanışın gerçekleştirdi. Stantlar fark oluşturdu Festival kapsamında açılan stantlara vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Birçok tropikal meyvelerle yapılmış tariflerin yer aldığı stantlarda festivale katılan vatandaşlar alışveriş yaptı. Vatandaşlar çeşitli tropikal meyveleri de ilk kez tatma imkânı yakaladı. Üreticiler de alanda ürünlerini tanıtırken, diğer üreticilerle tanışma imkanı buldu. Alanya Belediyesi Tarım ve Hayvancılık Komisyonu ve Alanya Ziraat Odası iş birliğiyle "Gelenekten Geleceğe: Yerel Tohumlarımız" standı da festivalde yer aldı. Ata tohumlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Alanya’nın köklü tarım kültürünü yansıtan yerel tohumlar, festival ziyaretçileriyle ücretsiz paylaşıldı. Yine ALTSO, Alanya Ziraat Odası ve birçok üretici birliğinin standı da festivalde yerini aldı. Vatandaşlar festivale özel alanlarda keyifli vakit geçirdi Festivale Türkiye’nin dört bir yanından katılan vatandaşlar kendileri için özel hazırlanan alanlarda keyifli vakit geçirdi. Alanya Belediyesi Kreş ve Çocuk Akademilerinin öğretmenleri gözetiminde Çocuk Oyun Alanındaki etkinler festival boyunca devam etti. Ücretsiz olan alanda; boyama, çanta süsleme, keçe atölyesi, parkur oyunları ve daha birçok etkinlik yer aldı. Çocuklar eğlenirken aileler de tropikal atmosferin tadını çıkardı. Alanya Belediyesi tarafından festivale özel pek çok fotoğraf alanı da oluşturuldu. Bu alanlarda aileleri ve arkadaşları ile fotoğraf çektiren ziyaretçiler, bu anları l ölümsüzleştirdi. Siyah Beyaz Fotoğraflar Sergisi de festival alanında sergilenerek, katılımcıları geçmiş yıllara götürdü ve büyük ilgi gördü. Nar ayıklama yarışmasında kıyasıya mücadele vardı Bu yıl ilk kez düzenlenen nar ayıklama yarışması da büyük bir mücadeleye sahne oldu. Katılımcılar arasından seçilen yarışmacılar, belirlenen süre zarfında ellerindeki narı ayıkladı. Yarışmanın üçüncüsü Hanım Gökdoğan, ikincisi Esma Erin, kazananı ise Sultan Yabav oldu. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, festival alanında stant açan esnafları tek tek ziyaret etti. Kolay gelsin dileklerini ileten Başkan Özçelik’le, vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirdi. Atölyeleri de takip eden Başkan Özçelik, "Muhteşem bir 3 günü geride bıraktık. Buraya katılarak bizlere kıymetli bilgilerini aktaran şeflerimize, sanatçılarımıza, stant açan ve festivalimize katkı sağlayan üreticilerimize, festivalin gerçekleşmesinde bizlere büyük katkılar sağlayan kurum ve kuruluşlar ile sponsorlarımıza teşekkür ediyorum. Emeği geçen herkese en çokta 3 gün boyunca bizleri yalnız bırakmayan siz kıymetli vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Çiftçilerimizin emekleri ve herkesin desteğiyle hem ülkemize hem de dünyaya kentimizdeki tropikal meyveleri tanıtmaya devam edeceğiz" dedi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:50
Halk oyunları topluluğu yeni üyelerini seçti
Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun yeni dönem seçmeleri Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Sınavda başarılı olan adaylar, topluluk kadrosunda yer alma hakkı kazanacak. Konyaaltı Belediyesi, kentin kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun yeni dönem seçmeleri yoğun ilgi gördü. 19-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen başvurularda 16-50 yaş arası 300’ü aşkın aday, topluluğun yeni dönem kadrosunda yer almak için birbirleriyle yarıştı. Seçme sınavı öncesinde adaylara topluluk eğitmenleri tarafından temel ritim, koordinasyon ve müzik bilgisi üzerine eğitim verildi. Ardından Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılan sınavda, müzik kulağı, ritim duygusu ve sahne uyumu değerlendirildi. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen sınavda başarılı olan dansçılar, topluluk bünyesinde yer almak hakkı kazanacak. "Halk oyunlarına ilgiyi artıracağız" Seçmelere olan yoğun katılımdan dolayı memnuniyetlerini dile getiren Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu Eğitmeni Mehmet Bağcı, "Topluluğumuz, katıldığımız her etkinlikte vatandaşlarımızdan büyük bir ilgi ve takdir görüyor. Bu yılki seçmelere olan yoğun katılım, çalışmalarımızın karşılığını aldığımızı ve doğru bir yolda ilerlediğimizi gösteriyor. Belediye Başkanımız Cem Kotan’ın kültür ve sanata verdiği güçlü destek sayesinde, halk oyunları alanında Konyaaltı’nın adını hem ulusal hem de uluslararası platformlarda duyurmaya devam edeceğiz. Kültürümüzü yaşatmak, gençlerimize aktarmak ve her etkinlikte Konyaaltı’nı en iyi şekilde temsil etmek en büyük hedefimiz. Önümüzdeki dönemde yeni projelerimizle halk oyunlarına olan ilgiyi daha da artırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:40
Malatya Kültür Yolu Festivali Alişan konseriyle sona erdi
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Malatya’da sahne alan ünlü sanatçı Alişan, sağanak yağmura rağmen sevenlerine unutulmaz bir konser verdi. Kültür Yolu Festivali’nin son gününde Malatya 100. Yıl Kent Parkı’nda sahneye çıkan Alişan, kuvvetli yağışa rağmen alanı dolduran binlerce hayranıyla buluştu. Mikrofonun ıslanmaması için şemsiye ile konserini sürdüren ünlü şarkıcı, "Fark Atıyor", "Olay Bitmiştir", "Var Ya" gibi sevilen parçalarının yanı sıra Malatya yöresine ait türkülerle de izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Yağmura aldırış etmeyen kalabalık, konser boyunca Alişan’a hep bir ağızdan eşlik etti. Sağanak nedeniyle konserini erken sonlandırmak zorunda kalan sanatçı, sahnede yaptığı konuşmada dinleyicilerine teşekkür etti. Alişan, "Yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Çok ıslandınız, kimse hasta olmasın. Malatya’ya bir konser borcum var. Sizi çok seviyorum Malatya" diye konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:40
Malatya’da Kültür Yolu Festivali kapanışı görkemli oldu
Malatya Kültür Yolu Festivali’nde dokuz günlük kültür sanat maratonu sona erdi. Festivalin son gününde Usta sanatçı Cengiz Özkan, bağlamasıyla Malatyalı Fahri’ye duyulan özlemi türkülerle dile getirdi. Malatya Kültür Yolu Festivali son gününde de birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Sevilen şarkıcı Murat Doğru, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda sahne alarak performansıyla büyük beğeni toplarken ünlü halk müziği sanatçısı Cengiz Özkan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Kemal Sunal Salonu’nda düzenlenen "Sarı Kurdelam Sarı: Malatyalı Fahri Anısına" adlı konserinde sahne aldı. Usta sanatçı, bağlamasıyla seslendirdiği türkülerde Malatyalı Fahri’ye duyulan özlemi dile getirdi. Aynı merkezde düzenlenen bir diğer etkinlikte, tarihçi-yazar Koray Şerbetçi, "Tarih Sohbetleri" başlıklı söyleşide bilgi ve birikimlerini katılımcılarla paylaştı. Söyleşinin moderatörlüğünü Eda Cabul Işık üstlendi. Etkinlik, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında Malatya 100. Yıl Kent Parkı’nda kurulan Çocuk Köyü de minik misafirlerini son kez ağırladı. Çeşitli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin ve tiyatro oyunlarının yer aldığı alanda çocuklar, "Meddah Gösterisi" ve "Ege ile Gaga Çocuk Tiyatrosu" ile doyasıya eğlendi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:34
Kırmızı Karavan’ın ev sahipliği yaptığı Çocuk Festivali gerçekleşti
Akiş GYO’nun 20’nci yılı kapsamında, Simay Bülbül’ün kurucusu olduğu Kırmızı Çocuklar Derneği iş birliğiyle başlayan Kırmızı Karavan’ın ev sahipliği yaptığı Çocuk Festivali sanat, müzik ve eğlence odaklı bir atmosferde gerçekleşti. Festivalde, ünlü annelerin çocuklarının hayalleri ile ortaya çıkan birbirinden renkli resimler, Umut Renkleri Sergisi’nde sanatseverlerle buluştu. Gün boyu süren etkinliklerden elde edilen tüm gelir, Kırmızı Çocuklar Derneği’nin çocuklar için yürüttüğü projelere aktarılacak. Akiş GYO ve Kırmızı Çocuklar Derneği’nin birlikte başlattığı Kırmızı Karavan projesi, toplumsal dayanışmayı sanatın, müziğin ve çocukların üreticiliğiyle bir araya getirdi. Kırmızı Karavan, çocukların yarınlarına umut taşımak için çıktığı yolculukta Akasya’daki Çocuk Festivali’nde ziyaretçileri bir araya getirdi. 11 Ekim 2025 tarihinde Akasya’da düzenlenen Kırmızı Karavan Çocuk Festivali, müzik, sanat ve eğlence dolu bir atmosferde ziyaretçileri ağırladı. 12.00’da başlayan ve 17.00’a kadar süren festivalde, çocuklar üreticiliklerini keşfederken, aileler de iyiliğin birleştirici gücüne ortak oldu. Ünlü annelerin çocukları hayallerini çizdi İyilik elçisi Tanem Sivar’ın desteğiyle gerçekleşen festivalde, gönül elçisi ünlü anneler Gamze Erçel, Tuba Ünsal, Özge Lokmanhekim, Oben Alkan, Narot Çetinkaya Pekküçükyan ve Amine Kamburoğlu çocuklarıyla birlikte festivale renk kattı. Ünlü annelerin çocuklarının hayalleri ile ortaya çıkan birbirinden renkli resimler, ‘Umut Renkleri Sergisi’nde yerini aldı. Çocukların hayallerindeki umudu anlatan resimler, Kırmızı Karavan’da kartpostal olarak da satışa sunuldu. Minikler Onur Erol konseriyle eğlendi Festival boyunca birbirinden eğlenceli etkinlikler gerçekleştirildi. Tuğba Özdinç Kater ile ‘Rengarenk Kapı Süsü Atölyesi’ ve Hilal Arslantürk Erk’in ‘Maske Tasarım Atölyesi’nde el becerilerini kanıtlayan minikler, etkinlikte sahne alan Onur Erol’un enerjisiyle Akasya’yı tam bir festival alanına çevirdi. İlki düzenlenen festivalde çocuklar çekilişlerle birbirinden güzel hediyelerin sahibi oldu. Müzik şöleninden oyunlardan atölyelere kadar sürprizlerle dolu etkinlikten elde edilen tüm gelir, Kırmızı Çocuklar Derneği’nin yine çocuklar için çalıştığı projelere aktarılacak. Birbirinden ünlü isimler iyilik için buluştu Projeye destek veren gönül elçisi ünlü anneler ise şöyle: Tanem Sivar, Başak Dizer Tatlıtuğ, Pelin Akil, Songül Öden, Burcu Biricik, Özge Özpirinçci, Doğa Rutkay, Seda Bakan, Ece Vahapoğlu, Pınar Tezcan Özçapkın, Tuba Ünsal, Müge Boz, Tuvana Büyükçınar, Gamze Erçel, Billur Saatçi, Özüm Kasapoğlu, Meriç Küçük, Akasya Asıltürkmen, Burçin Ünaldı, Ayşe Tolga, Serli Keçoğlu, Burcu Kara, Nihan Peker, Güneş Mutlu, Hande Taviloğlu, Sibel Şakir, Melis İşiten, Özge Lokmanhekim, Narot Çetinkaya Pekküçükyan, Merve İpek Öztürk, Amine Kamburoğlu, Oben Alkan, Lorin Yüncül Zurnacı, Ayşecan Tatari, Nazlı Altaş, İrem Sent, Çağla Ardak, Gökçe İrten, Hande Gülşen.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:29
Gümüşhane’de üretiliyor, Avrupa’da çalıyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde hurda musluklardan üretilen ziller, Türkiye’nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor. İlçeye bağlı Cami Yanı Mahallesinde yıllardır süregelen bu özel zanaat, geri dönüşümün en sanatsal örneklerinden birini teşkil ediyor. Hurdacılardan toplanan eski musluklar, bataryalar ve pirinç içeren diğer atık metaller yüksek ateşte eritilerek sıvı hale getiriliyor. Ustalar vadiye adını veren Harşit Çayı’nın yatağından topladıkları özel kumu kullanarak zillerin kalıplarını büyük bir titizlikle hazırlıyor. Eritilen sıcak metal, ustaların ayaklarıyla çiğneyerek sıkılaştırdıkları bu kum kalıplara dökülerek zilin ilk hali oluşturuluyor. Bu zanaatı özel kılan en önemli aşama "akort" olarak da bilinen ses ayarlaması. Her bir zil, istenen net ve yankılı sesi vermesi için ustalar tarafından özel tekniklerle ayarlanıyor. Geleneksel olarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanların boynuna takılan bu ziller, son yıllarda otantik bir dekorasyon objesi olarak da büyük ilgi görüyor. Kürtün’de kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaat mahalle sakinlerinin en önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürürken üretilen ziller Türkiye’nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Kürtün’den dünyaya yayılan melodi Ustaların atık malzemelerden yaptığı bu sanat eserleri hem sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor hem de bölgenin kültürel mirasını geleceğe taşıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aday gösterilebilecek bu zanaatla Kürtün’de yapılan ziller atık bir metalin nasıl değerli bir melodiye dönüşebileceğinin en etkileyici kanıtı olarak çınlamaya devam ediyor. Mahallede 35 yıldır geleneksel zil üretimi yapan Salim Düzgün (53), "Bu sanat baba mesleği. 35 senedir yapıyorum. Eski hurda muslukları eritip çana, zile döndürüyoruz. Ben bu sanatı babamı seyrederek öğrendim. Alıştığım için bana zor gelmiyor artık. Önce kalıp yapıyoruz, sonra metalleri eritip kalıba döküyoruz. Bu sürecin tamamı ince işçilik gerektiriyor. Bu yaptığımı zilleri Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. Yurt dışına da gönderiyoruz" dedi. 23 yaşındaki genç usta: Emre Düzgün Ailesiyle birlikte zil ustalığı yapan 23 yaşındaki Emre Düzgün de lise eğitiminin ardından babası ve amcasıyla birlikte bu işi yapmaya başladığını belirterek, "Burada bir iki yıl kurs gördüm. Babam ve amcamdan öğrendim. Bir iki senenin sonunda sosyal medya hesabına geçiş yaptık. Araçla gezmek zorunda kalıyorduk, satılmıyordu. Şimdi teknoloji geliştikçe, internetten satımı daha kolay oldu. Şu an müşteri durumumuz gayet iyi. Abim ve amcamla birlikte aynı aileden 4 kişi çalışıyoruz. Ben bu mesleği devam ettireceğim. Önceden beri böyle işlere, ticarete hevesim vardı" diye konuştu. "Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz" Eski muslukların zile dönüşme sürecini anlatan Düzgün, şunları söyledi: "Biz bu muslukları Trabzon’dan alıyoruz. Parça halinde ısıtıp kırıyoruz. Ardından toprak demir potanın içine koyuyoruz. Bin derecelik ocakta fan sistemiyle, körük sistemiyle çalışan ocakta kaynatıyoruz. Sonra kumdan yaptığımız kalıplarımıza modellerimizi diziyoruz. 40 modelimiz var. Hepsinin ayrı ayrı kalıpları, hepsinin ayrı ayrı üstleri var. Sarının ayarını yapıyoruz. Bakır gerekiyorsa bakır katıyoruz çinko gerekiyorsa çinko katıyoruz. Sonra aktarma işlemi yapıyoruz. Bu işlemden sonra model bu şekilde dönüşüyor. Sonra da tornada parlatıyoruz. Ötmesini sağlayan bir toka takıyoruz. Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz." "Bulgaristan’dan duyulmuş oraya da gönderiyoruz" Ürettikleri zilleri genellikle Türkiye ve yurt dışına sattıklarını ifade eden Düzgün, "Biz genelde büyük esnafa veriyoruz. Kimi zaman perakende veriyoruz çobanlara, hayvancılık yapanlara. Müşterinin isteğine göre ince ses ya da kalın ses yapıyoruz. Bulgaristan ve bazı Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Ben ilk başta bu işi yaparken Türkiye’de satıyordum. 20-23 santimlik zil dökmeye başlayınca Bulgaristan’dan duyulmuş. Oraya gidenler 3-4 kiloluk ziller oluyor. Onları genelde deveye takıyorlar ya da dekorasyonda kullanıyorlar. Bunlar boy boydur. Hepsinin kullanım alanları farklıdır. Tamamen bir zevk meselesi. Oltada kullanılıyor. Kimisi hayvanda kullanıyor, kimisi evinde kullanıyor, kimisi kapı zili ile yapıyor. İsteyen istediği gibi kullanabiliyor" ifadelerini kullandı. Genç usta Emre Düzgün, dede mesleğini sürdüreceğini belirterek, "Babamlar dedemden öğrenmiş. Ben de babamla amcamdan öğrendim. Ben bu işi sürdürmeyi planlıyorum. Devam ediyorum. Allah’a şükür işimizden memnunuz. Zor bir meslek. Herkesin yapabilecek olduğu bir meslek değil" dedi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 09:24
Gümüşhane’de üretiliyor, Avrupa’da çalıyor... Eski musluklar bu ilçede zile dönüşüyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve bataryaları usta ellerde yeniden hayat bularak Türkiye’nin dört bir yanına ve hatta yurt dışına ulaşan eşsiz bir tınıya dönüşüyor. Asırlık el yapımı zil üretimi ilçe halkı için de önemli bir geçim kapısı oluyor. İlçeye bağlı Cami Yanı mahallesinde yıllardır süregelen bu özel zanaat, geri dönüşümün en sanatsal örneklerinden birini teşkil ediyor. Hurdacılardan toplanan eski musluklar, bataryalar ve pirinç içeren diğer atık metaller yüksek ateşte eritilerek sıvı hale getiriliyor. Ustalar vadiye adını veren Harşit Çayı’nın yatağından topladıkları özel kumu kullanarak zillerin kalıplarını büyük bir titizlikle hazırlıyor. Eritilen sıcak metal, ustaların ayaklarıyla çiğneyerek sıkılaştırdıkları bu kum kalıplara dökülerek zilin ilk hali oluşturuluyor. Bu zanaatı özel kılan en önemli aşama "akort" olarak da bilinen ses ayarlaması. Her bir zil, istenen net ve yankılı sesi vermesi için ustalar tarafından özel tekniklerle ayarlanıyor. Geleneksel olarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanların boynuna takılan bu ziller, son yıllarda otantik bir dekorasyon objesi olarak da büyük ilgi görüyor. Kürtün’de kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaat mahalle sakinlerinin en önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürürken üretilen ziller Türkiye’nin farklı illerine gönderilmesinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de ilgi görüyor. Kürtün’den dünyaya yayılan melodi Ustaların atık malzemelerden yaptığı bu sanat eserleri hem sürdürülebilir bir üretim modeli sunuyor hem de bölgenin kültürel mirasını geleceğe taşıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aday gösterilebilecek bu zanaatla Kürtün’de yapılan ziller atık bir metalin nasıl değerli bir melodiye dönüşebileceğinin en etkileyici kanıtı olarak çınlamaya devam ediyor. Mahallede 35 yıldır geleneksel zil üretimi yapan Salim Düzgün (53), "Bu sanat baba mesleği. 35 senedir yapıyorum. Eski hurda muslukları eritip çana, zile döndürüyoruz. Ben bu sanatı babamı seyrederek öğrendim. Alıştığım için bana zor gelmiyor artık. Önce kalıp yapıyoruz, sonra metalleri eritip kalıba döküyoruz. Bu sürecin tamamı ince işçilik gerektiriyor. Bu yaptığımı zilleri Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. Yurt dışına da gönderiyoruz" dedi. 23 yaşındaki genç usta: Emre Düzgün Ailesiyle birlikte zil ustalığı yapan 23 yaşındaki Emre Düzgün de lise eğitiminin ardından babası ve amcasıyla birlikte bu işi yapmaya başladığını belirterek "Burada bir iki yıl kurs gördüm. Babam ve amcamdan öğrendim. Bir iki senenin sonunda sosyal medya hesabına geçiş yaptık. Araçla gezmek zorunda kalıyorduk, satılmıyordu. Şimdi teknoloji geliştikçe, internetten satımı daha kolay oldu. Şu an müşteri durumumuz gayet iyi. Çalışıyoruz abim, ben, amcamla birlikte aynı aileden 4 kişi çalışıyoruz biz. Ben bu mesleği devam ettireceğim. Önceden beri böyle işlere, ticarete hevesim vardı" diye konuştu. "Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz" Eski muslukların zile dönüşme sürecini anlatan Düzgün, şunları söyledi: "Biz bu muslukları Trabzon’dan alıyoruz. Parça halinde ısıtıp kırıyoruz. Kırdıktan sonra toprak demir potanın içine koyuyoruz. 1000 derecelik ocakta fan sistemiyle, körük sistemiyle çalışan ocakta kaynıyor bu. Önce bunu kaynatıyoruz. Sonra kumdan yaptığımız kalıplarımıza modellerimizi diziyoruz. 40 tane modelimiz var bizim. Hepsinin ayrı ayrı kalıpları, hepsinin ayrı ayrı üstleri var. Sarının ayarını yapıyoruz. Bakır gerekiyorsa bakır katıyoruz çinko gerekiyorsa çinko katıyoruz. Sonra aktarma işlemi yapıyoruz. Bu işlem yaptıktan sonra model bu şekilde dönüşüyor. Bundan sonra da tornada parlatıyoruz. Ötmesini sağlayan bir toka takıyoruz. Sesinin ince ayarını müşteri isteğine göre yapıyoruz." "Bulgaristan’dan duyulmuş oraya da gönderiyoruz" Ürettikleri zilleri genellikle Türkiye ve yurt dışına sattıklarını ifade eden Düzgün, "Biz genelde büyük esnaflara veriyoruz. Kimi zaman perakende veriyoruz çobanlara, hayvancılık yapanlara. Müşterinin isteğine göre ince ses isteyen olsa ince ses, kalın ses isteyen olsa kalın ses yapıyoruz. Bulgaristan ve bazı Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Ben ilk başta bu işi yaparken Türkiye’de satıyordum. 20-23 santimlik zil dökmeye başlayınca Bulgaristan’dan duyulmuş. Oraya gidenler 3-4 kiloluk ziller oluyor. Onları genelde deveye takıyorlar ya da dekorasyonda kullanıyorlar. Bunlar boy boydur. Hepsinin kullanım alanları farklıdır. Tamamen bir zevk meselesi. Oltada kullanılıyor. Kimisi hayvanda kullanıyor, kimisi evinde kullanıyor, kimisi kapı zili ile yapıyor. İsteyen istediği gibi kullanabiliyor" ifadelerini kullandı. Genç usta Emre Düzgün, dede mesleğini sürdüreceğini belirterek, "Babamlar dedemden öğrenmiş. Ben de babamla amcamdan öğrendim. Ben bu işi sürdürmeyi planlıyorum. Devam ediyorum. Allah’a şükür işimizden memnunuz. Zor bir meslek. Herkesin yapabilecek olduğu bir meslek değil" dedi.
12 Ekim 2025 Pazar - 17:46
Ankara’da ‘Otomobil Festivali Güzellik ve Desibel Yarışması’ renkli görüntülere sahne oldu
Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen Sincan Otomobil Festivali Güzellik ve Desibel Yarışması’na otomobil tutkunları yoğun ilgi gösterdi. Sincan Park’ta düzenlenen Sincan Otomobil Festivali Güzellik ve Desibel Yarışması, otomobil tutkunlarını bir araya getirdi. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’ın da katıldığı festivalde, Türkiye’nin dört bir yanından gelen modifiye severler, kendi tasarladıkları araçlarla güzellik ve desibel kategorilerinde yarıştı. Yüksek desibelli ses sistemleriyle festival alanını renklendiren katılımcılar, müzik ve otomobil tutkusunu bir arada yaşattı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte dereceye giren araç sahiplerine ödülleri verildi. "Gençlerin festivale büyük ilgisi var" Festivale olan yoğun ilgiden dolayı mutlu olduğunu aktaran Sincan Belediyesi Başkanı Murat Ercan, "Serin havaya ve yağmura rağmen 2 gündür burası dolup taşıyor. Burada daha önce hiç olmayan bir şey yaptık. Modifiyeli araç festivali diyebileceğimiz bir festival. Burada çok sayıda ve her şekilde modifiye edilmiş araçlar var. Ses sisteminden, motorundan, kaportasına kadar çok farklı kategorilerde de yarışmalar oldu. Dereceğe giren arkadaşlara biraz önce kupalarını takdim ettik. Gerçekten çok güzel bir organizasyon, çok ilginç bir organizasyon ve bu işe meraklı bu kadar çok insan olduğunu görmek de beni şaşırtmadı desem yalan olur. Gençlerin festivale büyük ilgisi var. Bir aracın ne kadar modifiye edilebileceğinin cevabını burada rahatça bulabilirsiniz. Bir aracın motorunu, kaportasını, ne kadar yükseltebilirsiniz maksimum sınırlarını burada görüyoruz. Gerçekten söylenecek bir şey yok, tüm herkesi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. "Aracımda en üst kalitede malzemeler kullandım" Hobi olarak aracını modifeye ettiğini söyleyen Can Ağdaşan, "Mağazacılık işiyle uğraşıyorum, hobi olarak araç ses sistemleriyle ilgileniyorum. Festivale katılıp, ödülleri almak için gerekli tüm çalışmaları yaptım. Aracımda en üst kalitede malzemeler kullandım. Çocukluk hevesim, hobi olarak yapıyorum bu işi. Bu aracımda sadece fuardan fuara götürüyorum. Rekorumuz bu arabada 155 desibel oldu ve bu kategoride birincilik, 2’ncilik, 3’üncülük kupalarını aldık" açıklamalarında bulundu. Bu konuda gençlere örnek olmak istiyorum Aracıyla çeşitli otomobil festivallerine katıldığını ve birincilik kazandığını ifade eden Bülent Atasoy, "Modifiye üzerin hobim var. Şehirlerarası yapılan tüm fuarlarda güzellik yarışmalarına katılıyorum. Çoğu şehirde birincilik, 2’nciliklerim var. Normalde ben muhasebecilik yapıyorum ama araba modifiye işine gönül verdim. Aracımı gördüğünüz şekilde dizayn ettim, çok ilgi çekti. Bu konuda gençlere örnek olmak istiyorum" diye konuştu.
12 Ekim 2025 Pazar - 17:23
Gercüş’te 4. Bağ Bozumu ve Gastronomi Festivali
Batman’ın Gercüş ilçesinde 4. ‘Bağ Bozumu ve Gastronomi Festivali’ düzenlendi. Bağlarbaşı Mahallesi’nde düzenlenen festivalde, ilçeye özgü yöresel ürünlerin bulunduğu stantlarda cevizli sucuk, üzüm şerbeti, pirinç pilavı, mercimek çorbası, mazrone üzümü gibi çok farklı ürün vatandaşlara ikram edildi. Festivale, Vali Ekrem Canalp ve eşi Dr. Ayten Canalp, İlçe Kaymakamı Muhammed Öztaş, AK Parti Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, ilçe ve belde belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, ilçe halkı ve çok sayıda davetli katıldı. İlçe girişinde üzüm bağında gerçekleştirilen üzüm hasadıyla başlayan etkinlik, ilçe merkezinde kurulan stantlarda devam etti. Festivalde konuşan Vali Ekrem Canalp, "Gercüş ilçemizde şuanda bağ bozumu festivalimizi yapıyoruz. Her beş ilçemizde de festival yapıyoruz ve aynı şekilde Batman merkezde de festivallerimiz var. Geçen yıl festivallerimize 1,5 milyon katılımcı ve ziyaretçi geldi. Bu yılda her geçen sene ziyaretçi sayısı katlanıyor ve bu festivaller Batman’ın ekonomisine de kültürü nede sosyoloji sinede katkı sağlıyor.Bi defa her şeyden önce köylerimiz burada kendi yöresel ürünlerini direk doğrudan pazarlama imkanına kavuşuyor. Diğer taraftan bu geleneksel ürünlerimizi hem Batmanlılara aynı zamanda Türkiye’den gelen her misafirlerimizde tanıtma imkanına kavuşuyoruz" dedi. Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş da, "Bugün 4. Bağ Bozumu ve Gastronomi Festivalinin kutlamasının sevincini yaşıyoruz. Gercüşümüz bölgemizin incisi ve göz bebeğidir. Gercüş insanımız misafir perverliği ile samimiyeti ile bugün misafirlerine gönüllerini ve sofralarını açmıştır. Bizler mazrone üzümünden ürettiğimiz ürünlerimizi vatandaşlarımıza ikram edeceğiz ve sofralarımızı açacağız. Festivalin ilçemize ve ülkemizi hayırlı olsun" diye konuştu. Festival sonunda vatandaşlar kemençe eşliğinde oynadı.
12 Ekim 2025 Pazar - 17:17
Şehitkamil’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu sporla başlıyor
Şehitkamil Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yıldönümü bu yıl da coşkuyla kutlanacak. Kutlamalar kapsamında düzenlenen sportif etkinlikler 13 Ekim Pazartesi Voleybol Turnuvası ile başlayacak. Gaziantep Valiliği koordinasyonunda Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Şehitkamil Belediyesi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle, Cumhuriyetin 102. yılı büyük bir coşku ve heyecanla kutlanacak. Cumhuriyet Bayramı’nın anlam ve ruhuna yakışır biçimde hazırlanan etkinlikler, gençlerin enerjisiyle birleşerek Şehitkamil’de unutulmaz anlara sahne olacak. Cumhuriyetin 102. yılı dolayısıyla gerçekleştirilecek kutlamalar, sadece bir bayram coşkusunu değil aynı zamanda Cumhuriyetin kazanımlarını, gençliğin dinamizmini ve milli birlik ruhunu bir araya getirecek. Bu kapsamda Şehitkamil Belediyesi, gençleri sporun birleştirici gücüyle buluşturacak etkinliklere ev sahipliği yapacak. Turnuvalar 13 Ekim’de başlıyor Cumhuriyet coşkusunu sporla bütünleştirmek amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında 13-14 Ekim tarihlerinde Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde Voleybol Turnuvası, 18-19 Ekim tarihlerinde yine aynı merkezde Satranç Turnuvası, 21-22 Ekim tarihlerinde Badminton Turnuvası, 22 Ekim’de İbrahimli Spor Merkezi’nde Akıl ve Zeka Oyunları (Mangala) Turnuvası, 25-26 Ekim tarihlerinde Alleben 1 Yüzme Havuzu’nda Yüzme Turnuvası ve aynı tarihlerde Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde Taekwondo Turnuvası düzenlenecek. Her biri farklı yaş gruplarına hitap eden bu etkinliklerle, öğrenciler hem yeteneklerini sergileyecek hem de Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu hep birlikte yaşayacak. Cumhuriyet, en çok gençlerle güçlüdür Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Cumhuriyet Bayramı’nın yalnızca bir tarih değil, bir milletin yeniden doğuşunun simgesi olduğunu belirterek, "Cumhuriyet, özgürlük, eşitlik ve millet iradesinin en büyük zaferidir. Bu büyük değeri gençlerimizin enerjisiyle, onların azmi ve başarısıyla taçlandırmak istiyoruz. Cumhuriyetimizi bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı, gençliğin dinamizmiyle, sporun birleştirici gücüyle kutlayacağız" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder