KÜLTÜR SANAT
En acı yarışmada altın için mücadele ettiler 01 Mayıs 2026 Cuma - 22:43:03 Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen acı biber yeme yarışmasında 3 dakika içerisinde erkeklerde 474 gram, kadınlarda ise 146 gram biber yiyen yarışmacılar yarım altın kazandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde düzenlenen Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen acı biber yarışmasına 3’ü kadın 36 yarışmacı katıldı. Yarışmacılar, etkinlik öncesi yarışmada yiyecekleri biberleri jüri üyeleri huzurunda tartarak teslim aldı. Jalapone çeşidi acı biberleri alıp yarışma standına geçen yarışmacılar en fazla biberi yiyerek altın ödülünü alabilmek için mücadele etti. Biberlerin açısına dayamayan yarışmacılar acıyı bastırmak için ayran içip domates yedi. 3 dakika boyunca domates ve ayran eşliğinde acı biber tüketen yarışmacıların çektikleri acı zaman zaman yüzlerine yansıdı. Yarışma sonucunda erkeklerde 474 gram acı biberi yiyen Celal Derin birinci olurken, 370 gram acı biber yiyen Yetkin Tuncer ikinci, 322 gram acı biber yiyen Mehmet Yılmaz üçüncü oldu. Yarışmaya katılan 3 kadın arasında 146 gram ile en çok acı biber yiyen Nazime Sartık ise kadınlar kategorisinde birincisi oldu. Nazime Sartık’a da yarım altın verildi. Yarışmanın birincisi Celal Derin’e yarım altın, yarışmanın ikincisi Yetkin Tuncer’e çeyrek altın, yarışmanın üçüncüsü Mehmet Yılmaz’a da gram altın hediye edildi ayrıca tüm yarışmacılara katılım madalyalarını ve hediyelerini protokol üyeleri verdi. Bazı yarışmacılar biberlerin çok acı olduğu gerekçesiyle yarışmaya bir daha katılmayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda da birinci olduğunu belirten yarışmanın birincisi Celal Derin, "Geçen sene birinci olmuştum, gelecek sene yine katılacağım ve 3 kez üst üste birinci olduktan sonra bırakacağım" dedi. Etkinlikte baba-oğul rolüyle yarışmaya katılan Mehmet Karakaya ve Cahit Karataş’ın şovu ilgi çekti. Acı biberin açısına dayamayan Mehmet Karakaya alana gelen itfaiye eri tarafından köpük sıkılarak serinletildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 22:20 Düzce turizmde küresel pazarı hedefliyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehirde başlattığı turizm yatırım atağını tanıtım çalışmaları ile sürdürüyor. Düzce için hazırlanan Turizm Master Planı çerçevesinde TÜRSAB yönetiminden acente sahibi ve aynı zamanda çalışma grubu üyeleri ile bir araya gelen Başkan Özlü, keşfedilmeyi bekleyen turistik mekanları konuklarına bizzat anlattı, Düzce’nin gezi güzergahlarına eklenmesi için çalışma yapıldığını belirtti, sektör temsilcileri ile otel yatırımcılarının önerilerini aldı. Başkan Faruk Özlü, çok yönlü turizm yatırımlarının koordinasyonunu üstlenmesinin yanı sıra sektör temsilcilerini Düzce’de ağırlayarak tanıtım faaliyetlerini çeşitlendirme çalışmalarına öncülük etmeye devam ediyor. Düzce’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal ve tarihi zenginliklerini ulusal ve uluslar arası turların güzergahlarına dahil etmek amacıyla hazırlanan Düzce Turizm Master Planı çerçevesinde düzenlenen organizasyonda TÜRSAB üyesi çok sayıda acente sahibi, sektör temsilcisi ve akademisyen Başkan Özlü’nün himayesinde Düzce’yi deneyimledi. İki günlük program dolu dolu geçti Başkan Özlü, ulusal ve uluslararası turlar organize eden operatörlerin sahiplerini Düzce’de misafir etti. En büyük hedefinin Düzce’yi ulusal ve uluslar arası tur güzergahları arasına dahil etmek olduğunu her fırsatta dile getiren Özlü, turizm yatırımlarının hem Düzce Belediyesi kaynakları hem de özel girişimlerle eş zamanlı olarak yürütüldüğünü ifade etti. Heyet ilk gün Güzeldere Şelalesi, Efteni Gölü, Aydınpınar Şelalesi, Akçakoca Yukarı Mahalle, Ceneviz Kalesi, Saklıkoy Otel’i ziyaret etti. Organizasyonun ikinci gününde ise; Konuralp Antik Kenti, Konuralp Müzesi, Sarıkaya Mağarası, Korugöl Tabiat Parkı ziyaret edildi. Ardından Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında bir araya gelen heyet, ev sahibi ve misafir misyonları ile görüşlerini paylaştı. "Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturalım" Faruk Özlü, turizmde yol haritasını belirlemek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirterek, TÜRSAB ile ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Tur operatörleri ile otel yöneticilerini buluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Özlü, toplantının ana hedefinin Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturmak olduğunu vurguladı. Özlü, Düzce’nin turizm açısından henüz yeterince değerlendirilmemiş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, konaklama altyapısındaki eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Bölgedeki turizm faaliyetlerini canlandırmak istediklerini kaydeden Başkan Özlü, bu süreçte sektör temsilcilerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Düzce Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ise kentin turizm potansiyelinin herkes tarafından kabul edildiğini belirterek, önemli olanın bu potansiyelin doğru şekilde pazarlanması olduğunu ifade etti. Yerel yönetimlerin bu konudaki kararlı yaklaşımının sürece büyük katkı sağladığını dile getiren Cinbir, Düzce’de turizmi geliştirmeye yönelik güçlü bir irade ortaya konduğunu kaydetti. Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık da kentin tanıtımı için farklı platformlarda yoğun çaba harcadıklarını belirtti. Turizmde özellikle nitelikli konaklama tesislerinin önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bıyık, toplantıda ortaya çıkan görüşler doğrultusunda yeni bir yol haritası belirleyeceklerini ifade etti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:51 Mardin’de "Tespih Fuarı" açıldı Mardin’de bu yıl ikincisi düzenlenen "Tespih Fuarı" ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Mardin’de, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Mardin Antika Tespih ve Gümüşçüler Derneği iş birliğinde Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen etkinliğin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile davetliler katıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek sergilenen ürünleri inceledi. Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in barış, kardeşlik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, "Bu coğrafya sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda önemli sanat ve zanaatlarıyla da dikkat çekiyor. Gümüş ve telkari işçiliğinin yanı sıra kehribar ve farklı materyallerden yapılan tespihler de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Tespih, sabrın sanata dönüştüğü, geçmişin mirasını modern tasarımla buluşturan önemli bir değerdir" dedi. Fuarın hem ustaları hem de meraklıları bir araya getirdiğini ifade eden Akkoyun, 1-3 Mayıs tarihleri arasında açık olacak etkinliğe tüm vatandaşları davet ederek, bu tür organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Federasyon Başkanı Rezan Yılmaz da fuarın sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, "Mardin’e yakışır bir organizasyon oldu. Valimizin destekleriyle esnafımız burada buluştu. Tüm tespih severleri fuarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardin Antika Tespih ve Gümüş Derneği Başkanı Ümit Demir ise kehribarın Baltık Denizi’nden çıkarıldığını ve işlenerek Türkiye’ye ithal edildiğini belirterek, "Türkiye genelinde bayilerimize dağıtım yapıyoruz, aynı zamanda ihracat da gerçekleştiriyoruz. Bu fuar sektör açısından oldukça verimli geçiyor. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından katılım var. Tespih sektörü, Mardin turizmine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi. Satıcı Muhammed Akkurt ise fuarda ağırlıklı olarak antika ve özel koleksiyon ürünlerinin yer aldığını ifade ederek, "Osmanlı dönemine ait, 100 yılı aşkın geçmişe sahip tespihler sergileniyor. Mikro art sanatı tekniğiyle, aylar süren çalışmalar sonucu hazırlanan özel koleksiyonlar da bulunuyor. Fuarda ayrıca yaklaşık 50 bin dolar değerinde, Esmaül Hüsna motifli özel bir tespih de yer alıyor" diye konuştu. Tespih satıcısı Hakan Şidim ise 15 yıldır sektörde olduğunu ifade ederek, "Mardin esnafının büyük bölümü tespih ve antika ile ilgileniyor. Mardin denince akla ilk gelenlerden biri kehribar tespihlerdir. Fuardan memnun kaldık" dedi. Şidim, Osmanlı dönemine ait "alman sıkması" olarak bilinen tespihlerin antika kategorisinde yer aldığını belirterek, "Bu ürünler gramla satılıyor ve gram fiyatı 100 ile 150 dolar arasında değişiyor. En düşük fiyatlı tespihlerimiz 1000 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.
Erzurum’da Mevlid-i Nebi konferansı düzenlendi
09 Ekim 2025 Perşembe - 09:28 Erzurum’da Mevlid-i Nebi konferansı düzenlendi Erzurum İl Müftülüğü "1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası" münasebetiyle "Mevlidi Nebi’nin 1500. Yılı Gölgesinde Camiler ve Din Görevlileri Haftası" konulu konferans düzenlendi. İl Müftülüğü tarafından "1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası" dolayısıyla İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda konferans düzenlendi. Lalapaşa Cami İmam Hatibi Musa Dağ’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Mevlid-i Nebi ve Din Görevlileri Haftası Sinevizyon gösterimi ile devam etti. Konferansa konuşmacı olarak katılan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, "Müminlerin iman bakımından en olgunu ahlakça en güzel olanıdır." Hadisine dikkat çekti. İl Müftüsü, çağımızın en büyük problemi olan eylem-söylem çelişkisini ortadan kaldıracak çabalar içerisinde olunması gerektiğine değindi. İl Müftüsü Çapçı, konuşmalarını Mevlidi Nebi’nin 1500. Yılı gölgesinde camiler ve din görevlilerinin hayattaki önemli yerini örnekler vererek tamamladı. Konferansa; Erzurum İl Müftü yardımcıları, şube müdürleri, şefler, müftülük personeli, merkez ve köy cami görevlileri ile Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Konferansın ardından Müftü Çapçı, Kadınlar Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma kategorisinde Türkiye Birincisi olan Yenişehir Kız Kur’an Kursu Öğreticisi Hamide Çalık ve Erkekler Hafızlık kategorisinde Türkiye ikincisi olan Ebu İshak Cami İmam Hatibi Yusuf Ürker’e plaket takdiminde bulundu.
İletişim Başkanı Duran: "Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır"
09 Ekim 2025 Perşembe - 00:13 İletişim Başkanı Duran: "Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Cumhurbaşkanımızın, ’Ortak Türk Alfabesi’yle ilk eserleri Türkiye olarak basacağımızı duyurması, bu anlamda kıymetli bir başlangıç olmuştur. Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya alanındaki çalışmalarımıza da yeni yollar açacaktır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Avaz’ın Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen yeni yayın dönemi tanıtım programına katıldı. Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, siyasi partilerin temsilcileri, üniversite rektörleri ve milletvekilleri katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Avaz’ın 4,5 milyon kilometrekareyi aşan geniş bir coğrafyada Türk dünyasını oluşturan 300 milyondan fazla insana hitap ettiğine değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı, Azerbaycan’ın Gebele şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın 12. Zirvesi’nden bahseden Duran, zirvede Türk Devletleri Teşkilatı Üye ve Gözlemci Devletleri’nin tamamının yer aldığını aktardı. Zirvenin aile meclisinin tüm üyelerinin katılımıyla gerçekleşmesinin, Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliği açısından dışarıdaki tüm taraflara yönelik önemli bir mesaj olduğunu vurgulayan Duran, "Teması, ’Bölgesel Barış ve Güvenlik’ olan zirve, teşkilatın hızla genişleyen ve çeşitlenen faaliyet alanları, görünürlüğü ve itibarı açısından yeni bir aşamayı kaydettik. Bu çerçevede Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal yapısı daha da tahkim oldu ve üye ülkeler arasındaki iş birliklerini daha fazla güçlendirme yönünde görüşmeler yapıldı" diye konuştu. "Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır" Türk Devletleri Teşkilatı’nın 12. Zirvesi’nde alınan kararların Türk halkları, gönül coğrafyası ve insanlık için hayır getirmesini dileyen Duran, şöyle konuştu: "Bildiğiniz üzere temeli 1992’de atılan ve 2021 yılında İstanbul Zirvesi ile nihai yapısına kavuşan Türk Devletleri Teşkilatı, kısa sürede Avrasya kıtasında yükselen stratejik bir güç odağı haline geldi. Bu birlikteliğin amacı Türk Devletleri arasında kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmaktır. Türk Devletleri Teşkilatı, işte bu amaçlar yolunda çok önemli adımlar atmaktadır. Malum olduğu üzere küresel sistem her geçen gün yeni sınamalar ve tehditlerle bizim önümüzde. Böyle bir dönemde ortak dil, tarih ve kültürün taşıyıcısı olduğumuz Türk halklarıyla dayanışmaya daha fazla önem veriyoruz. Dayanışmanın temeli ortak dildir ve elbette ortak dilin inşa ettiği özgün düşünce mimarisidir. Dün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, ’Ortak Türk Alfabesi ile ilk eserleri Türkiye olarak basacağımızı duyurması, bu anlamda kıymetli bir başlangıç olmuştur. Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya alanındaki çalışmalarımıza da yeni yollar açacaktır." "TRT Avaz, ortak bir hafızayı kardeşlik ve birlik çağrısı haline getirmiştir" Duran, İletişim Başkanlığı’nın Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri ve gözlemci üye ülkelerle medya, iletişim ve enformasyon alanlarında 6 anlaşmaya imza attıklarını söyledi. Duran, "İşbirliklerimizi çok daha ileriye taşımak ve derinleştirmek için de kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kararlılığın arkasında ne yatıyor? Türk dünyası sadece bir haritadan ibaret değildir. Türk dünyası, derin ve ulvi bir ideali temsil eden ortak dil, tarih, kültür ve gönül bağıyla birleşmiş bir medeniyet tasavvurudur. Bu ideal, geçmişin mirasını geleceğe taşıyarak Türk halklarının birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde yükselmesini hedeflemektedir. Bu Türk dünyasının ortak hedefidir. Hepimizin geleceği için vardır. TRT Avaz, bu yüce idealin sesi, kültürel köprüsü ve ortak bir hafızayı Türk dünyasının kalbinden yükselen bir kardeşlik ve birlik çağrısı haline getirmiştir" ifadelerini kullandı. TRT Genel Müdürü Sobacı ise konuşmasında, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin bölgesel barış, ekonomik kalkınma ve kültürel iş birliği anlamında giderek daha da hayati bir önem kazandığını belirterek, "İşte bu bağlamda, 2009 yılında TRT Avaz kanalımızın kurulmasıyla TRT, çok büyük bir boşluğu doldurdu. Büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın ’dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesini düstur edinen kanalımız, Türk soylu halkların yaşadığı bu geniş coğrafyanın ortak sesi olma misyonunu üstlendi. TRT ailesi olarak o günden bugüne, Türkiye ile Türk dünyası arasında ’gönül köprüleri’ kurmayı, ortak değerlerimizi, tarihi mirasımızı ve kültürel zenginliklerimizi ekranlara taşımayı sürdürüyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından tanıtım videoları, konser ve stand-up gösterisi yapıldı.
Metin Celal, şiirin estetik değerini anlattı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 17:37 Metin Celal, şiirin estetik değerini anlattı Usta yazar Metin Celal, Nilüfer Belediyesi’nin konuğu olarak katıldığı "Şairin Şiir Evreni" söyleşisinde, şiirin bir slogan olmadığını, her şeyden önce estetik nitelikler taşıması gereken bir sanat eseri olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi’nin Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlediği "Şairin Şiir Evreni" başlıklı söyleşi, usta yazar Metin Celal’in katılımıyla gerçekleşti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz da takip etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanı Güney Özkılınç’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Celal, şiir sanatının inceliklerini ve kendi edebi yolculuğunu dinleyicilerle paylaştı. Sözlerine ailesinin kökenlerine değinerek başlayan Metin Celal, Kafkasya’dan göç eden Çerkez bir ailenin ferdi olduğunu ve ailesinin ilk olarak Bursa’nın Zeyniler köyüne yerleştiğini anlattı. Soyadının hikayesini de paylaşan Celal, ailesi daha sonra Yozgat’a göç etse de dedesinin Bursa’ya ve Zeyniler köyüne duyduğu özlemle "Zeynioğlu" soyadını aldığını belirtti. "Şiir araç değil, amaçtır" Şiirin siyasi sloganlara indirgendiği 12 Eylül Darbesi öncesi dönemden bahseden Celal, o dönemde şiirin duvarlara yazılabilecek bir slogan düzeyine düştüğünü ifade etti. Kendi sanat anlayışlarının bu yaklaşıma bir karşı duruş olduğunu belirten Celal, "Bizim savunduğumuz görüş, ‘Sanat sanat içindir, şiir toplum içindir’ gibi durumlar değil. Öncelikle şiirini yaz; o kadar maharetliysen duvara da yazsınlar, slogan olarak da söylesinler ama öncelikle şiir olsun" dedi. Nazım Hikmet ve Necip Fazıl gibi en politik şairlerin bile öncelikle slogan yazmak amacıyla değil, şiir olsun diye yazdıklarını vurgulayan Celâl, sanat eserinin biricik olması gerektiğini, sloganın ise tekrarlanabilir olduğunu söyleyerek ikisi arasındaki temel farka dikkat çekti. Celal, "Bazı yazarlar, ‘Benim bir hedefim var. Onu yapayım. Şiir de burada bir araçtır’ diye düşünüyor. Ama şiir araç değil amaçtır. Biz öncelikle bir sanat eseri oluşturmak istiyoruz" diyerek konunun altını çizdi. "Kendinden öncekileri reddetmek için bile bilmek zorundasın" Genç şairlere tavsiyelerde de bulunan Metin Celal, bir sanat dalında eser üreten kişinin, kendinden öncekilerin ne yaptığını bilmek zorunda olduğunu belirtti. "Onları reddetmek için bile bilmek zorundasınız ki tekrar aynı şeyi yapmayasınız" diyen Celal, Türk şiirinin köklerini bilmenin önemine değindi. Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’den başlayarak Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Atilla İlhan ve Can Yücel gibi isimlere uzanan bir edebi soyağacı olduğunu ve bu zinciri anlamadan günümüz şiirini kavramanın zor olduğunu ifade etti. Kendi edebi hayatında lise öğretmeni Mehmet Başaran’ın ve tanıştığı ilk şair olan Atilla İlhan’ın büyük etkisi olduğunu belirten Celal, keyifli söyleşinin sonunda dinleyicilerin sorularını yanıtlayarak, kitaplarını imzaladı. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Furkan Yavuz, günün anısına Metin Celal’e hediye takdim etti.
Bakan Tekin: "Çocuklarımız dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi daha erken yaşlarda eğitim öğretim süreçlerini tamamlasınlar ve normal hayatın içerisinde toplumsal hayata dahil olsunlar"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 17:35 Bakan Tekin: "Çocuklarımız dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi daha erken yaşlarda eğitim öğretim süreçlerini tamamlasınlar ve normal hayatın içerisinde toplumsal hayata dahil olsunlar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Çocuklarımız dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi daha erken yaşlarda eğitim öğretim süreçlerini tamamlasınlar ve normal hayatın içerisinde toplumsal hayata dahil olsunlar" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da gerçekleşen Ankara Kitap Fuarı; söyleşiler, imza günleri, kültürel ve çocuk etkinlikleri yer aldı. Bunun yanı sıra yüzlerce yayınevi ve binlerce kitap okurlarla buluştu. Her yaştan okurun ilgisini çekecek programla dolu olan fuar, kitap dünyasının en önemli isimlerini bir araya getirdi. Etkinliklerin yanı sıra, çeşitli yayınevlerinin stantları aracılığıyla okurlar, yeni kitapları keşfetme ve favori yazarlarıyla tanışma fırsatı buldu. Düzenlenen fuara Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de eşlik ederek stantları gezdi ve vatandaşlarla sohbet etti. Ayrıca Bakan Tekin, Orion standında kendi yazdığı kitapları imzalayarak gençlere hediye etti. "Yaşanan tartışmalara cevap vermek yerine spekülatif şeyler söylemeye devam etsinler" Fuar gezisinin ardından yeni eğitim modeli ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, yeni eğitim modeli hakkında muhalefet tarafından gelen eleştiriye karşı, "Özellikle ana muhalefet; toplumda doğruyu, gerçeği, demokrasiyi bir eğitimci rolü olarak da oynaması gerekiyor. Dolayısıyla kendi kişisel pozisyonlarını güçlendirmek için, meşru tartışmalı genel başkanlığını gölgelemek için, belediyelerindeki yolsuzluk iddialarını gölgelemek için çocuklarımızla, gençlerimizle ezbere, bilmeden, hüküm yürüterek, bilmeden, konuşmadan, bizimle herhangi bir şey tartışmadan böyle cümleler sarf etmesi olgunluk açısından gerçekten üzüntü verici. İçinde bulundukları tartışma ortamı bir şekilde süreci manipüle etmeyi, gerçekler üzerinde konuşmak yerine spekülatif şeyler söylemeye devam etsinler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelerde yürüyen yolsuzluklar, çöplerle ilgili İzmir’de yaşanan tartışmalara cevap vermek yerine bu türden spekülatif şeyler söylemeye devam etsinler" ifadelerini kullandı. "Modern ülkelerde yürütülen süreç her neyse biz de Türkiye’de yapmaya çaba sarf ediyoruz" Türkiye’deki eğitim modelinin çağdaş bir boyuta ulaştırmayı hedeflediklerini vurgulayan Bakan Tekin, şu açıklamalara yer verdi: "12 yıllık zorunlu eğitim dahil olmak üzere attığımız bütün adımlarda, dünyada genel anlamda bizim muadilimiz olan modern ülkelerde yürüyen tartışmalar, yürüyen süreç her neyse biz de Türkiye’de aynı şeyleri yapmaya çaba sarf ediyoruz. Bunu geçtiğimiz yıl müfredatla ilgili çalışmalarda yapmıştık. Bu yıl zorunlu eğitimle ilgili tartışmalarda da aynı şeyi yapıyoruz. Küçük yaşta çocukların gidip ‘onların’ ifade ettikleri gibi çocuk işçiliği teşvik edecek şekilde çalışmaları hiç ifade etmedik. Biz tam tersine çocuklarımızın beceri kazanmasını istiyoruz. Hayata bir an önce hatırlayabilecek düzeyden, yaşamdan kopmadan, yaşamın ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmalarını istiyoruz. Muhalefet boş konuşmalar yerine kendi pozisyonlarını, kendi meşruiyetlerini gölgeleyecek tartışmalar yerine, gerçek şeyler üzerinde odaklanmalarını tavsiye ediyorum. Çocuklarımız dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi daha erken yaşlarda eğitim öğretim süreçlerini tamamlasınlar ve normal hayatın içerisinde toplumsal hayata dahil olsunlar. Arzumuz bu. Bununla ilgili önerilerimiz var bizim. Bu öneriler kabinede konuşacağız."
Çiçek Abbas, yıllar sonra minibüsüyle buluştu
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:16 Çiçek Abbas, yıllar sonra minibüsüyle buluştu Türk sinemasının usta ismi İlyas Salman, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile birlikte DokumaPark’taki Araba Müzesi’ni gezdi. Salman, yıllar önce "Çiçek Abbas" filminde kullandığı minibüse binerek eski günleri andı. Samimi sohbetlerin yaşandığı gezide vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Türk sinemasının efsane oyuncusu İlyas Salman’ı Dokuma Park’ta ağırladı. Ziyarette Başkan Kocagöz ile İlyas Salman, Araba Müzesi’ni gezdi. Salman, "Çiçek Abbas" filminde yer alan ünlü minibüsü görünce duygusal anlar yaşadı. Minibüse binerek eski günleri hatırlayan usta sanatçı, Başkan Kocagöz ile filmden unutulmaz replikleri canlandırdı. Müze ziyaretinde sıcak ve samimi bir ortam oluşurken, vatandaşlar da bu anlara büyük ilgi gösterdi. Film repliklerinin söylendiği anlarda müzede bulunan ziyaretçiler alkışlarla eşlik etti. Vatandaşlar, Başkan Kocagöz ve İlyas Salman’la hatıra fotoğrafı çektirerek bu anlamlı buluşmayı ölümsüzleştirdi. Usta sanatçıyı duygulandıran an Usta sanatçı Salman, "Bu araba Ali Beyköy-Aksaray hattında bir yıl boyunca gidip geldi. Acemiliğimi bu arabada yendim, araba kullanmayı öğrendim. Hayatım boyunca hep yönetildim; okulda öğretmen, evde babam, gişede patron, askerde komutan. Ama ilk defa kendimi yönettiğim bir işin içinde buldum. ‘Çiçek Abbas’ filmi benim için çok özel. Sevgili Başkanım Mesut Başkan’a bana bu jesti yaptığı için teşekkür ederim, desem de ödeyemem; alacağın olsun Başkan" sözleriyle duygularını paylaştı. Başkan Kocagöz: ‘’iyi ki varsınız’’ Başkan Kocagöz ise İlyas Salman’a duyduğu saygı ve sevgiyi, "İyi ki varsınız, Allah size uzun ömür versin. Gerçekten Türkiye’de hiçbir zaman unutulmayacak bir insansınız. Hepimizi çocukken heyecanla izleten, gençlerimize hâlâ ilham veren bir sanatçısınız. Ayrıca bu müzeyi oluşturan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" sözleriyle dile getirdi. Dokuma Park’taki buluşma, hem nostalji hem de sanat dolu anlara sahne oldu.
Emekli öğretmen yazdığı kitaplarıyla kent kültürüne hizmet ediyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:13 Emekli öğretmen yazdığı kitaplarıyla kent kültürüne hizmet ediyor Denizli’de 31 yıllık mesleğini sağlık sorunları nedeniyle bırakmak zorunda kalan öğretmen Muhammet Kahraman, yazdığı kitaplarla kent kültürüne hizmet ediyor. Şuana kadar 17 kitabı bulunan Kahraman, 20 kitaba ulaşmayı hedefliyor. Denizli’de 31 yıllık meslek yaşamının son 10 yılını Tavas Hacı Ali Bilal Cumhuriyet Ortaokulunda geçiren 65 yaşındaki Türkçe öğretmeni Muhammet Kahraman, sağlık sorunları nedeniyle geçtiğimiz Haziran ayında çok sevdiği mesleğine veda etmek zorunda kaldı. Geçirdiği rahatsızlığın ardından 3 aylık tedavisinde öğrencilerinden ayrı kalan emektar öğretmen, doktor tavsiyesiyle emekliye ayrıldı. Mesleki yaşamı boyunca öğrencileri kadar kültürel değerlerin yaşatılmasına da büyük önem veren Kahraman, emeklilik yaşamını da milli ve manevi değerlerin yaşatılmasına adadı. Emekli olmadan bir hafta önce "Yumurtacı Bekir’in Oğlu" isimli kitabı çıkan emekli öğretmen Muhammet Kahraman, emekliliğinin ilk günlerinde "Hatırda kalanlar" isimli kitabını okuyucularla buluşturdu. Eşiyle birlikte bölge kültüre hizmet etmeye devam eden Kahraman, "Kahve Tadında" isimli ikinci şiir kitabını ve Yörük kültürünü şiirlerle destekli olarak anlatan "Kıl Çadırın Öyküsü" adlı kitabını edebiyat dünyasına kazandırdı. Bu güne kadar 17 kitabı kaleme alan ve sağ olduğu müddetçe de yazmaya ve kültüre hizmet etmeye devam edeceğini belirten Muhammet Kahraman, "31 yıllık meslek hayatımı öğrencilerime ve zengin kültürümüzün tanıtılmasına adadım. Ani bir rahatsızlıktan dolayı okulumdan ve çocuklarımdan ayrılmak zorunda kaldım ama eşimle birlikte kültüre hizmet etmeye devam ediyoruz. Şuanda basıma hazır 3 tane daha kitabım var. Hedefim en az 20 kitap sayısına ulaşmak. 2026 yılında çalışmalarımın devam ettiği ve Tavas’ın simgesi haline gelmiş ‘Köpekçi Nuri Efe’nin hayatını konu alan kitabımı çıkaracağım. Bu kitabımın çalışmalarında bana destek olan Tavas Belediye Başkanımız Kadir Tatık’a şükranlarımı sunuyorum" dedi.
62. Altın Portakal Film Festivali "Kalpten" temasıyla 24 Ekim’de başlıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:00 62. Altın Portakal Film Festivali "Kalpten" temasıyla 24 Ekim’de başlıyor Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında "Kalpten" temasıyla gerçekleştirilecek. Bu yıl "Sınırlardan Sınırsızlığa" bölümüyle Filistin’e uzanan güçlü bir dayanışma çağrısı yapılacak festivalde Filistinli bir yazar ve yapımcı uluslararası jüride yer alırken, Filistin filmleri de özel seçki kapsamında gösterilecek. Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, "Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını ve Gazze’ye yardım götürmek isteyen Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" dedi. Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı ise, "Bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en köklü sinema etkinliği olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi sunmayı hedefliyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir’in ev sahipliğinde 24 Ekim’de başlayacak olan festivalne ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Bason toplantısında Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı, 62. Altın Portakal Onur Ödülü sahipleri Serap Aksoy ve Settar Tanrıöğen, Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de yer aldı. "Sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyoruz" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir, "Bu yılki festivalimizin basın toplantısını sizlerle beraber gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşarken, diğer yandan da Muhittin Böcek Başkanımızın aramızda olmayışının boşluğunu derinden hissediyoruz. Küçüklüğünden başlayan sinema tutkusu hiç sönmeyen, Altın Portakalı özüne döndürmek ve daha üst noktalara taşımak için büyük mücadele veren Muhittin Başkanımız bugün aramızda olamasa da onun sanata, sinemaya ve Antalya’ya duyduğu büyük sevgi burada hissediliyor. Onun bıraktığı yerden aynı kararlılıkla sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyor, en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına olan inancımızı koruyoruz" dedi. Özdemir, festivalin sadece bir sinema etkinliği olmadığını belirterek, "Altın Portakal sadece bir film festivali değildir; aynı zamanda Antalya’nın sanatla, özgürlükle buluştuğu büyük bir kültür şölenidir. Bu festival, 1964’ten bu yana nice ustaları, genç yetenekleri, cesur hikâyeleri ve özgün bakış açılarını sahnesinde ağırlamış; Türk sinemasının gelişiminde öncü bir rol üstlenmiştir" dedi. Festivalin bu yılki jüri kadrosuna ilişkin de bilgi veren Özdemir, "Festivalimizin 62. yılında Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürimize bizleri onurlandıran yapımcı ve usta yönetmen Sayın Ömer Vargı başkanlık edecektir. Kendisine festivalimize jüri başkanı olmayı kabul ettiği için çok teşekkür ediyoruz. Jürimizde eleştirmen sinema yazarı Sevin Okyay, sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu, görüntü yönetmeni ve yapımcı Aydın Sarıoğlu, müzisyen Mircan Kaya, sinema oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Beren Saat, yönetmen ve tiyatro oyuncusu Engin Alkan yer alacaktır. Bugün bizimle burada olan Settar Tanrıöğen ve Serap Aksoy’a Onur Ödülü, ayrıca sinemaya verdiği eşsiz emeklerden ötürü Feride Çiçekoğlu’na Emek Ödülü takdim edilecektir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festival komitemiz, yurtiçi ve yurtdışında ülkemizi temsil eden genç sinemacılarımızın başarılarını taçlandırmak adına Merve Dizdar, Selahattin Paşalı ve Cansu Baydar’ı Başarı Ödüllerine layık görmüştür" ifadelerini kullandı. Sinemaya verilen desteğin artarak süreceğini vurgulayan Özdemir, "Geçen yıl kazananlara verdiğimiz 6,2 milyon TL ödül desteğimizi, Muhittin Başkanımızın verdiği söz doğrultusunda 9 milyon TL’ye çıkardık. Bundan sonra da sinemaya olan desteğimiz artarak devam edecektir" dedi. "Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" Festivalin bu yılki temasının "Kalpten" olduğunu vurgulayan Özdemir, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu yıl ‘Kalpten’ diyerek yola çıktık. Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını, Gazze’ye yardım götürmek isteyen Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz. Kalpten üreten sanatçılara, kalpten hisseden seyircilere, kalpten inanan herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki sanatın iyileştirici gücü, en çok kalpten gelen işlerde saklıdır. Biliyorum ki 62. Altın Portakal Film Festivali, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha dünyaya gösterecek." "Keşke çok daha fazlasını yapabilsek" Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı ise konuşmasında sinemanın geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Antalya Film Festivali bu ülkenin çok önemli bir festivalidir. Sinema bir bütündür; oyuncular, sanatçılar, teknisyenler, yapımcılar, eleştirmenler ve festivaller bu bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Tüm dünyada sinemada büyük bir değişim yaşanıyor. Filmlerin nerede izleneceğini bilemediğimiz bir dönemde böyle bir festivalin güçlü şekilde varlığını sürdürmesi sinemanın geleceği açısından çok önemlidir" diye konuştu. Vargı, Filistin’de yaşananlara da vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dünyada İkinci Dünya Savaşı’ndan beri görmediğimiz bir vahşet yaşanıyor. En azından bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması, bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır. Keşke çok daha fazlasını yapabilsek." "Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur" Onur Ödülü alan Serap Aksoy, Filistin’de yaşanan katliama değinerek, "Onur Ödülü almak bir oyuncunun kariyerinin taçlandırılması gibi. Geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntıların, olumlu-olumsuz anıların yeniden hatırlanmasına sebep oluyor. Bu vesileyle ben de haykırmak istiyorum ki dünya uluslararası hukuku ve insancıl hukuku başarısızlığa uğramıştır. Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur. Yeter artık bu bombalar sussun, çocuklar, hayvanlar ölmesin. Açgözlülük ve sevgisizlik bitsin istiyoruz" dedi. Onur Ödülü sahibi Settar Tanrıöğen ise, "Onur Ödülü gerçekten benim için çok değerli. Çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Altın Portakal, sinema sanatının hafızasıdır" Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, festivale ilişkin şu bilgileri verdi: "Sinema yaşamımızın en köklü film festivalinin sorumluluğu çok derin ve bu derinlik hassas ve adil kararlar almayı gerektiriyor. Festivalin kurucusu Dr. Avni Tolunay’ın başlattığı bu gelenek, bugün dünyanın sayılı festivalleri arasında yer alıyor. Geçen yıl 99 filmle seyirciyle buluştuk, bu yıl yerli ve yabancı 104 film göstereceğiz. 70 film Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Festivalin klasikleşen bölümleri olan Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film, Belgesel ve Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması bölümlerinde toplam 52 film ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Ayrıca Türk sinemasında ilk kez izleyici karşısına çıkacak 12 sinema eseri, Ömer Vargı başkanlığındaki jürimiz tarafından değerlendirilecek." Yavuz, bu yıl ilk kez düzenlenecek "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisini ise şu şekilde aktardı: "Bu bölüm, Filistinli bir yazar ve yapımcının yer alacağı uluslararası jüriyle değerlendirilecek. Filistin yapımı filmler ile bölgede yaşanan trajedilere ışık tutan toplam 5 film, sinemanın vicdani yönünü öne çıkaracak. Festival komitemizin kararıyla hazırlanan bu seçki, sinemanın birleştirici gücünü en çarpıcı şekilde yansıtacak." "Hind Rajab’ın Sesi festivalde gösterilecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, festival programına ilişkin yaptığı açıklamada, "Festivalimiz 24 Ekim’de açılacak, 25 Ekim’de geleneksel kortejimizle başlayacak. Açılış ve kapanış gecelerimiz düzenlenecek. Festivalimiz 2 Kasım’daki ödül töreniyle sona erecek. Büyük acıların yaşandığı Filistin’e kayıtsız kalmadık. Bölge sinemacılarına ve onların son dönem yapıtlarına yer verdiğimiz ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisini sinemaseverlerle buluşturacağız. Bu yıl eylül başında gerçekleşen Venedik Film Festivali’nde büyük ses getiren ‘Hind Rajab’ın Sesi (The Voice of Hind Rajab)’ filminin de aralarında bulunduğu beş film bu bölümde gösterilecek" ifadelerini kullandı. Tuncer, festivalde usta yönetmen Şerif Gören’in anılacağını belirterek, "Geçen yıl kaybettiğimiz Türk sinemasının büyük değeri Şerif Gören’i, başrollerinde Şener Şen ve Lale Mansur’un yer aldığı ‘Amerikalı’ filmiyle anacağız. Film, negatif kopyasından dijital versiyona aktarıldı ve festivalde gösterilecek" dedi. Festivalin bütçesini açıklayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, "Festivalin bütçesi 114 milyon 200 bin TL. Altın Portakal’ı Antalya Büyükşehir Belediyesi destek olmadan yapıyor" dedi. Tuncer ise bilet fiyatlarının öğrenciler için 10 TL, tam biletin ise 20 TL olarak belirlendiğini açıkladı. Böcek anılacak Basın toplantısında İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in festivalde anılıp anılmayacağı sorusu üzerine Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir, "25 Ekim Muhittin Başkanımızın doğum günü. Biz bu yıl ‘Kalpten’ diyerek festival yoluna çıktık. Birçok dile getiremediğimiz, bastırdığımız, acısını yaşadığımız, umut ettiğimiz duygumuz yüreğimizde. İşte o bütün duygularımızı bu sene kalpten aktarıyoruz. Açılış günümüz başkanımızın doğum günü, tüm davetlilerle birlikte bir organizasyonumuz olacak" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de, "En kısa sürede aramızda olacağına inancımız tam, belki o gün aramızda olacak" ifadelerini kullandı.