Son Dakika
|
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır, 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa’da inşaatta kavga: İşçiler birbirine girdi
Eczacıbaşı Dynavit finalde
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
KÜLTÜR SANAT
Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:10:47
Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:08
Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
03 Mayıs 2026 Pazar - 11:46
"Kütahya’nın Psikocoğrafyası" semineri ilgi gördü
Kütahya’da düzenlenen etkinlikte, mühendis ve yazar Abdullah Reha Nazlı, "Kütahya’nın Psikocoğrafyası" konulu seminer verdi. Kütahya Kültür ve Sanat Derneği’ndeki seminerde Kütahya’nın coğrafi yapısı, tarihi gelişimi, mimari dokusu ve kültürel birikimi bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Nazlı, şehrin yüzyıllar içinde oluşan mekânsal hafızasına dikkat çekerek, günümüzde kullanılan şehir içi güzergâhların geçmişteki izlerini, unutulmuş yolları ve tarihi sokak dokusunu detaylı örneklerle anlattı. Harita üzerinde yaptığı çizimlerle sunumunu somutlaştıran Nazlı, Kütahya’nın yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel bir deneyim alanı olduğuna vurgu yaptı. Psikocoğrafya kavramı çerçevesinde kentin insan üzerindeki etkilerini değerlendiren sunum, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Seminerde ayrıca Kütahya’nın tarihi komşuluk ilişkileri, içinden geçen antik yollar, kale kapıları ve topoğrafik özellikleri de ele alındı. Arşiv niteliğindeki eski fotoğraflar üzerinden kentin geçirdiği dönüşüm gözler önüne serildi. Nazlı, yaklaşık beş yıllık bir çalışmanın ürünü olan proje kapsamında, Kütahya’nın tarihi merkezindeki sokak dokusunun Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı dönemleri boyunca nasıl şekillendiğini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını ifade etti. Konuşmasında disiplinlerarası yaklaşıma da değinen Nazlı, bir gıda fabrikasının üretim organizasyonu, insan beynindeki nöron ağları ve şehirlerin sokak sistemleri arasında benzer örüntüler bulunduğunu belirtti. Bu kapsamda geliştirilen "Kütahya’nın Psikocoğrafyası" projesinin; kentin tarihi mirasının korunması, turizm stratejilerinin geliştirilmesi ve şehir içi ulaşım planlamaları gibi alanlarda kullanılabilecek özgün bir model sunduğunu dile getirdi. Etkinlik sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Abdullah Reha Nazlı’ya teşekkür edildi. Katılımcılar, Kütahya’nın tarihi ve kültürel değerlerini çok yönlü ele alan bu tür çalışmaların artırılması gerektiğini vurgulayarak organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 11:31
Şırnak’ta dünyaevine giren gelin, asırlık gelenekle baba evinden alındı
Şırnak’ta dünyaevine giren bir çift, asırlık geleneği sürdürdü. Gelin, yöresel kıyafetli davetliler eşliğinde at sırtında baba evinden alındı. Kent merkezinde dünyaevine giren 23 yaşındaki Nazlı Kadırhan ile 25 yaşındaki Yunus Baysal çifti, düğünlerini modern alışkanlıkların dışında, geçmişten bugüne uzanan örf ve adetlere bağlı kalarak gerçekleştirdi. Çift, son dönemde düğün harcamaları ve sadeleşme tartışmalarının gündemde olduğu kentte, geleneksel düğün tercihiyle dikkat çekti. Düğün töreninde herhangi bir çalgı kullanılmadı, program mevlüt ile başladı. Gelin, baba evinden at sırtında alınarak damat evine getirildi. O anlar davetliler tarafından ilgiyle izlenirken, törene katılan kadınların rengarenk kıras-fistan, erkeklerin ise geleneksel şal-u şapik giymesi düğüne renk kattı. Şırnak’ın kültürel zenginliğini yansıtan bu görüntüler, düğünü adeta geçmişe uzanan bir zaman yolculuğuna dönüştürdü. Kürtçe yöresel türküler eşliğinde gerçekleşen törende, geleneksel motifler ön plana çıktı. Düğün boyunca sergilenen kültürel detaylar, genç kuşaklara örnek olacak nitelikte bulundu. Damat Yunus Baysal, atalarından miras kalan bu geleneği sürdürmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Dedelerimizden duyduğumuz kadarıyla eskiden gelinler atla getirilirdi. Ailece karar aldık ve örf-adetimizi yeniden canlandırmak istedik. Bu bizim için sadece bir düğün değil, kültürümüzü yaşatma meselesidir" dedi. Damadın ağabeyi Muhyettin Baysal, eski örf ve adetleri yaşatmak istediklerini belirterek, "Bugün kardeşimin düğününü eski geleneklerimize göre yapıyoruz. Gelinimizi beygir ile getirmeyi düşündük. Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. Darısı tüm bekar gençlerimizin başına" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:57
Erzurum coğrafi işarette yarışı bırakmıyor
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
Restore edilen Livapaşa Konağı Etnografya Müzesi törenle açıldı
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:19
Muş’ta "1071’in İzinden Fotoğraf Maratonu" yoğun katılımla başladı
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:50
Erzurumlular Ümraniye’de dayanışma gecesinde buluştu
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 11:02
Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu
05 Ekim 2025 Pazar - 16:21
Hisarcık Yukarı Yoncaağaç köyünde 13 yıldır sürdürülen hayır yemeği geleneği
Kütahya’nın Hisarcık ilçesine bağlı Yukarı Yoncaağaç köyünde geleneksel 13’üncü hayır yemeği düzenlendi. Köy meydanında düzenlenen hayır yemeği öncesi köyde gönüllülerden oluşturulan 3 kişilik yardım komitesince köy halkından toplanan maddi yardımlarla yaklaşık bin kişiye çorba, tas kebabı, pilav, ayran ve tatlı ikram edildi. 2020 yılından itibaren pandemi döneminde 4 yıl ara verdikleri hayır yemeği etkinliğinin bu yıl 13.’sünü düzenlediklerini söyleyen Köy Muhtarı Ömer Altın, "Köyümüzde 2009 yılından beri kaza ve belalara karşı düzenlenmeye başlanan hayır yemeği geleneğini bizler her yıl devam ettiriyoruz. Hayır yemeğinde din görevlileri tarafından verilen dini sohbetlerin ardından mevlit okunup, ilahiler söylendi. Topluca kılınan öğle namazından sonrada dua yapıldı. Hayır yemeğine katılan ve katkıda bulunan herkesten Allah razı olsun" dedi.
05 Ekim 2025 Pazar - 15:40
Bursa Şehir Tiyatrosu, sezona ‘merhaba’ dedi
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sanat sezonuna Ken Kesey’in dünyaca ünlü eserinden sahneye uyarlanan "Guguk Kuşu" adlı oyunla merhaba dedi. Sezon prömiyeri ‘Guguk Kuşu’ ile yapıldı Bursa’da onlarca yerli ve yabancı oyunu sanatseverlerle buluşturan Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 2025-2026 sanat sezonunu da önemli bir eserle açtı. Genel Sanat Yönetmenliğini Ali Düşenkalkar’ın üstlendiği Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 2025-2026 sanat sezonuna Ken Kesey’in unutulmaz eserinden uyarlanan ‘Guguk Kuşu’ adlı oyunla ‘merhaba’ dedi. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki sezon prömiyerine, sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. Şakir Gürzumar’ın yönetmenliğini yaptığı oyun; delilik, özgürlük ve isyan temalarını işleyen modern klasik, güçlü oyuncu kadrosuyla sahneye taşındı. İzleyiciler, akıl sağlığı kurumlarına eleştirel bir bakış sunan oyunda, unutulmaz karakter Randle P. McMurphy’nin etkileyici hikâyesine tam not verdi. Bursa Şehir Tiyatrosu’nun yeni sanat sezonunun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, tüm oyuncuları performanslarından dolayı tebrik etti. Büyükşehir Belediyesi’nin sanatı kentin her yerine yaymaya devam edeceğini belirten Yıldız, tüm sanatseverleri Şehir Tiyatrosu’nun oyunlarına davet etti.
05 Ekim 2025 Pazar - 12:18
Sakarya’da Karadeniz rüzgarı: Yüzlerce kişi horon teperek coştu
Sakarya’nın Hendek ilçesinde bu sene dördüncüsü düzenlenen Karadeniz Kültür ve Sanat Festivali’nde yöresel ürünlerin tanıtımının yanı sıra yüzlerce kişi kol kola girerek horon tepti. Hendek Karadeniz Havalisi Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından bu sene dördüncüsü düzenlenen Karadeniz Kültür ve Sanat Festivali Akova Barış Stadı’nda gerçekleşti. 3 gün süren festivalde yöresel ürünlerin tanıtımının yanı sıra yöresel şarkıcılarda sahne aldı. Kemençe, davul ve zurna eşliğinde katılımcılar doyasıya eğlenirken yüzlerce vatandaş, kol kola girip horon tepti. Festivale katılımın yoğun olduğunu belirten Karadeniz Havalisi Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Erol Çetinkala, "Festivalimizin dördüncüsünü düzenliyoruz. Bu festival, insanları bir araya getirdiğimiz, kültürümüzü yaşattığımız bir festival. Burada 70 adet stant ve 21 sanatçı var, çocuklarımız için ücretsiz oyun gruplarının olduğu bu alanda vatandaşlara hizmet sunuyoruz" dedi.
05 Ekim 2025 Pazar - 11:44
Malatya Kültür Yolu Festivali’nde ilk gün heyecanı
İlk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan Malatya’da festivalin ilk gününde gerçekleşen birbirinden renkli etkinliklere ilgi yoğundu. Festival kapsamında, şehrin dört bir yanında yayılan farklı disiplinlerden sergiler kenti adeta yaşayan bir sanat galerisine dönüştürdü. Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen "Anadolu’nun Renkleri" konseri, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Kemal Sunal Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Solistler Şen Sılay Erman, Işılay Meriç Karataş, Erdi Can Aybaş ve Muhammet Yusuf Yıldız’ın Anadolu’nun köklü türkülerini modern bir müzikal dille yeniden yorumladığı konsere piyanist Onur Altıparmak’ın tınıları eşlik etti. Ubeydullah Sezikli ve Elif Avcı, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda gerçekleştirdikleri performansla dinleyicileri manevi bir atmosferde buluşturdu. Fotoğraf tutkunları için düzenlenen "FotoMaraton Malatya" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinliklerinde, her yaştan onlarca fotoğrafçı festivalin en özel karelerini yakalamak için yarıştı. "Arslantepe’de 65 Yıllık Araştırma: Orduzu’dan UNESCO’ya ve Ötesine Bir Yolculuk" başlıklı konferans, Malatya Müzesi Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Marcella Frangipane, Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli ve Dr. Öğr. Üyesi Varlık İndere, Arslantepe Höyüğü’ne dair bilimsel birikimlerini ve yıllara yayılan kazı deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Çocukların festivali başladı Malatya 100. Yıl Kent Parkı’nda kurulan, birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı "Çocuk Köyü" minik misafirlerini ağırlamaya başladı. Çocuklar festivalin ilk gününde "Özgür Özgülgün ile Tarihe Yolculuk" etkinliğinde tarihe keyifli bir pencereden bakarken "Rafadan Tayfa" çocuk tiyatrosu ile en sevdikleri çizgi film kahramanlarını sahnede canlı izleme fırsatı buldu. Çocuklar, Malatya Park Yeşil Sinema’da gerçekleşen TÜRSAK ile 21. Çocuk Filmleri Festivali kapsamında gerçekleşen atölyeler ve film gösterimleri ile sinema sanatını keşfettikleri yeni deneyimler yaşadı. "Hayal Tuncer ile Hikaye Serüveni" Parlak Gelecekler Derneği iş birliğiyle Malatya 100. Yıl İl Halk Kütüphanesi’nde minikleri hayal gücüyle dolu bir yolculuğa çıkardı. Sanat sokağı taştı Festival kapsamında Malatya Park AVM’ye yerleştirilen piyanolarda gençler, "Sen de Çal" projesi kapsamında yeteneklerini sergilerken "Sen de Söyle" kabininde ise Malatya’nın yeni yıldızı olabilmek için ilk adımlarını attı. Sanat Sokağı ve Kernek Meydanı’nda kurulan sokak sahnede genç müzisyenler performanslarını dinleyicilerle buluşturdu.
05 Ekim 2025 Pazar - 11:34
Eker, Sanko Sanat Galerisi’nde sergi açtı
Fatoş Tatar Eker, "Benim Yolculuğum" isimli sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, sergi açılışında yaptığı konuşmadaGaziantep’in geçmiş dönemde de sanat, sanatçılar ve sanatseverler açısından özel bir şehir olduğunu belirterek, "Gaziantep gastronomi ve sanayi şehri olmanın dışında aynı zamanda sanat şehridir" dedi. Gaziantep’te sergi açmak çok özel Fatoş Tatar Eker ise sergilediği eserlerinde tasavvufun soyut ve modern sanatla buluştuğu, kendi ruhundan yansıyan renklerin tuvalde birer hikâyeye dönüştüğünü söyledi. Çalışmalarında doku olarak kullandığı dantellerin eserlerine kattığı zarafetin fark oluşturduğunu anlatan Eker, "Suluboya tekniğiyle çalıştığım İstanbul manzaralarının da sanatseverlerde farklı bir vizyon oluşturduğuna inanıyorum" dedi. Çocukluğundan beri renkler, çizgiler ve fırçanın tuvalde bıraktığı izlerle kendini anlatmaya çalıştığını ifade eden Eker, "Zaman zaman hayatın koşuşturması, sorumluluklarım, annelik sorumluluğum ve günlük yaşam yoğunluğu bu yolculuğu yavaşlatsa da resim sanatı hep gönlümdeydi. Eserlerim birer resimden ziyade yaşamımın farklı dönemlerinden izler, hislerim, özlemlerim ve umutlarımın yansımasıdır. Köklerim ve anılarım Gaziantep’te, eserlerimi burada sergileyip sanatseverler ile buluşturmak benim için çok özel anlam taşıyor" şeklinde konuştu. Eserlerini Gaziantepli sanatseverlerle buluşturmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Eker, "Eserlerime ev sahipliği yapan SANKO Sanat Galerisi Yönetimine teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Gaziantep Lisesi Mezunları Vakfı Başkanı Emin İnce de SANKO Sanat Galerisi’nin birbirinden değerli sanatçıları Gaziantepli sanatseverler ile buluşturduğunu hatırlatarak, "Sanayi yatırımlarının yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de Gazi şehrimize ve ülkemize katkı sunan Konukoğlu Ailesi ve SANKO yönetimine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, ve Gaziantep Lisesi Emekli Tarih Öğretmeni Sabri Turan, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Fatoş Eker Tatar’a takdim etti. Sergi açılışına SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Can Gizir, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek ve sanatseverler katıldı. Sergi açılışında Trio Ton Müzik Grubu da sanatseverlere müzik dinletisi sundu. Müzisyenlerin seslendirdiği eserlere Fatoş Tatar Eker de şarkıları ile eşlik etti. (LO-Y) Fatoş Tatar Eker’in 35 eserinin yer aldığı "Benim Yolculuğum" isimli sergi SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 24 Ekim 2025 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 arasında gezilebilecek. FATOŞ TATAR EKER Fatoş Tatar Eker, 1970 yılında Berlin’de doğdu. 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Gaziantep’e dönüş yaptı. İlk, orta ve lise eğitim ve öğretimini Gaziantep’te tamamladı. Üç çocuk annesi olan Eker, mevcut yeteneklerini geliştirmek için birtakım eğitimler almaya başladı. Eşinin işleri ve kendi çalışmalarından dolayı Gaziantep, İstanbul ve Almanya’da yaşıyor. Eker, resim çalışmaları dışında Türk sanat müziği ile de amatör olarak ilgileniyor. İlk kişisel sergisini İstanbul Akatlar Kültür Merkezinde 2019 yılında açan sanatçı, İstanbul, Gaziantep ve yurtdışında birçok karma sergi ile 2023 yılında ArtAnkara ve ArtContactİstanbul Uluslararası fuarlarına katıldı. Modern soyut çalışmaları benimseyen sanatçı, akrilik ve suluboya tekniği ile yaptığı eserlerinden oluşan sergisini Gaziantep’te ilk kez sanatseverler ile buluşturdu.
05 Ekim 2025 Pazar - 11:29
Malatya Kültür yolu festivalinde Ebru Yaşar’dan görkemli başlangıç
Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Malatya’da sahne alan ünlü sanatçı Ebru Yaşar, hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılandı. Sevilen şarkıcı Ebru Yaşar, Malatya Kültür Yolu Festivali’nin ilk gününde, Malatya 100.Yıl Kent Parkı’nda kendisini dinlemeye gelen on binlerce hayranına unutulmaz bir gece yaşattı. Ünlü sanatçı şarkılarını gece boyunca Malatyalılarla tek bir ağızdan söyledi. Ünlü sanatçı konserinde, "Sanmadan Git"’, "Kafamın İçi", "Havadan Sudan", "Kalmam", "Seni Anan Benim için Doğurmuş" gibi geçmişten günümüze en sevilen şarkılarını seslendirdi. Yaşar’ın söylediği eğlenceli türküler ise dinleyenleri coşturdu. Malatya’ya özel repertuvar hazırlayan sanatçı, "Malatya Bulunmaz Eşin" türküsünde vokalistleriyle beraber sahnede halay çekti. Yaşar sahnede, "Kalbimin en derin, en güzel yerindesiniz. Her şeyimizi sizlere borçluyuz. Memleketimizin çok çeşitli yerlerinde inanılmaz güzel kalabalıklarla buluştuk. Benim hayal edemeyeceğimiz güzellikte insanlarla karşılaştık. O yüzden bu akşam kıymetli bir akşam. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok teşekkür ediyorum." diye konuştu
05 Ekim 2025 Pazar - 10:47
Unutulmaya yüz tutan sokak oyunları ’Sokak Oyunları Festivali’nde canlandı
Ankara Keçiören Belediyesi, unutulmaya yüz tutan sokak oyunlarını canlandırmak için ’Sokak Oyunları Festivali’ni düzenledi. Keçiören Belediyesi ile Sokak Oyunları Federasyonu iş birliğiyle, unutulmaya yüz tutan sokak oyunlarını yeniden canlandırmak ve yeni nesillere aktarmak amacıyla ’Sokak Oyunları Festivali’ gerçekleştirildi. Festival, Yeşiltepe Pazar Yeri’nde gerçekleştirilirken etkinlik boyunca çocuklar; seksek, yumurta yarışı, halat çekme, çuval yarışı, at tut atışı, misket, ip atlama ve topaç gibi geleneksel oyunlarda doyasıya eğlendi. "Ailelerimiz ve çocuklarımız için keyifli etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz" Geleneksel değerleri gelecek nesillere aktarmak için eğlenceli bir etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Geleneksel sokak oyunlarımızı çocuklarımızla buluşturduğumuz için mutluyuz. Çocuklarımız hem eğlendi hem de geçmişten gelen değerlerimizi yaşattı. Çocuklarımızın mutluluğu, bizim için en büyük ödül. Keçiören’de her zaman ailelerimiz ve çocuklarımız için böyle keyifli etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz" dedi. Yarışmalar düzenlendi, hediyeler verildi Festival alanı, çocukların neşesi ve heyecanı ile renkli görüntülere sahne oldu. Aileler de çocuklarının mutluluğuna ortak olurken, etkinlik boyunca düzenlenen yarışmalarda dereceye giren çocuklara uçurtma ve topaç gibi nostaljik hediyeler verildi. Etkinlik, hem çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı hem de geleneksel sokak oyunlarının yaşatılmasına katkı sağladı. Etkinlikte çocuklara patlamış mısır ve pamuk şekeri de ikram edildi.
05 Ekim 2025 Pazar - 10:18
98 yaşındaki Haldun Dormen, ’Hisseli Harikalar Kumpanyası’ ile rekor kırdı
Tiyatro efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yönetmen koltuğuna oturarak ’Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı yeniden sahneye taşıdı. İzmir’de Sahne Tozu Tiyatrosu’nda kapalı gişe oynayan müzikal, hem seyirci rekoru kırdı hem de Türk tiyatro tarihinde bir ilke imza attı. Türk tiyatrosunun efsane ismi Haldun Dormen, 98 yaşında yönetmen koltuğuna oturarak "Hisseli Harikalar Kumpanyası" müzikalini yeniden sahneye taşıdı. İzmir’de Sahne Tozu Tiyatrosu’nda perde açan oyun, kapalı gişe oynayarak seyirci rekoru kırdı. 1980 yılında müzikal oyun olarak sahnelenen, 1988’de ise TRT 1’de Haldun Dormen’in yönetmenliğinde televizyon dizisi haline gelen "Hisseli Harikalar Kumpanyası", bu kez İzmirli tiyatroseverlerle buluştu. Usta sanatçı Haldun Dormen’in yazıp yönettiği yapım, uzun yıllar sonra yeniden büyük bir prodüksiyonla tiyatro sahnesine taşındı. Oyun öncesinde seyirciler, usta yönetmenle fotoğraf çektirip sohbet etme fırsatı buldu. Gösteri, izleyicilerin tezahüratları eşliğinde başladı. Her replikte kahkahalara boğulan seyirci oyunu izlerken keyif dolu anlar yaşadı. Tam 101 kostümle sergilenen dev prodüksiyon seyircilerden tam not aldı. Oyun sonunda Haldun Dormen de sahneye çıkarak ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’nın unutulmaz şarkısını seyircilerle birlikte tekrar tekrar söyledi. Oyun kadrosu seyirciler tarafından ayakta alkışlandı. "Bir 100 sene daha çalışmak istiyorum" Gösteri öncesinde konuşan Haldun Dormen, büyük bir mutluluk içinde olduğunu belirterek, "Çok sevinçliyim çünkü çok sevdiğim bir oyun. İnşallah yine çok beğenilecek. Tezahüratla karşılandık, bu beni çok mutlu ediyor. 98 yaşında olduğumu hatırlatıp duruyorsunuz ama ne gerek var, bir 100 sene daha çalışmak istiyorum, Allah kısmet ederse" dedi. "Bu bir rekor, Türkiye’de bir ilk" Sahne Tozu Tiyatrosu Kurucusu Çağlar İşgören ise oyunun kendisi için özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, "Hisseli Harikalar Kumpanyası ilk sahnelendiğinde ben yeni doğmuştum. Bugün kendi tiyatromda, hocam Haldun Dormen’in yönetiminde bu oyunu sahnelemek tarifsiz bir duygu. 98 yaşında bir yönetmenin böyle bir büyük müzikali yönetmesi Türkiye’de bir ilk. Bu aslında Cumhuriyetimizin 103. yılına doğru ilham veren bir rekor" dedi. "Çocukluk hayalim gerçek oldu" Oyunun müzik direktörü Serpil Günseli ise çocukken bu müzikali izleyip büyülendiğini söyleyerek, "Küçükken babamla Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı izlemiştim ve ‘bir gün bu müzikalde çalışmak istiyorum’ demiştim. Yıllar sonra Haldun Dormen’le yollarımız kesişti. 30 yıldır birlikte çalışıyoruz. 35 yıl sonra bu eserin yeniden sahnelenmesinde yer almak kalbime dokunan bir mutluluk" dedi. Günseli, oyunun müziklerinin Erol Evgin’in seslendirdiği unutulmaz şarkılardan oluştuğunu hatırlatarak, "Sahne Tozu Tiyatrosu İzmir’e imzasını atmış bir tiyatro. Burada olmak, bu efsanevi oyunu yeniden canlandırmak bizim için gurur verici" diye konuştu. Haldun Dormen’in yönetmenliğinde yeniden hayat bulan "Hisseli Harikalar Kumpanyası", yeni sezonda da İzmir’de seyirciyle buluşmaya devam edecek.
05 Ekim 2025 Pazar - 10:05
Hayatını kaybeden sanatçıların sazları "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü Bedel’e emanet
Burdur’da 40 yıldır babasından öğrendiği gibi müzik aletlerini yapan ve çeşitli çalgılardan oluşan bir koleksiyon meydana getirdiği evinin bir kısmını müzeye dönüştürüp 2017 yılında Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görülen, 2020 yılında yapılan törenle ödülünü alan Mehmet Bedel, hayatını kaybetmiş sanatçıların sazlarını alarak koleksiyon oluşturuyor. Burdur’da yaşayan Mehmet Bedel (61), çocukluğunda babasından öğrendiği müzik aletleri yapımına 40 yıldır devam ediyor. Türkiye’nin dört bir yanına ürettiği müzik aletlerini gönderen Bedel, çeşitli çalgılardan oluşan bir koleksiyon meydana getirdi ve evinin bir kısmını müzeye dönüştürdü. Bedel, 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında UNESCO Bilim Kurulu tarafından verilen Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görüldü ve 2020 yılında yapılan törenle ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Hem müzik aletlerini yapan hem de çalan Bedel, iki oğluna da sanatını aktardı. Şimdilerde hayatını kaybetmiş sanatçıların sazlarını alan Bedel, atölyesinin bir odasını koleksiyon haline getirdi. Çöpe atılmaktan kurtardığı sazları koleksiyon haline getiren Bedel’in hedefi daha düzenli bir şekilde eserleri sergilemek istiyor. Bu sayede hem Teke yöresinde kullanılan sazların unutulmasının önüne geçeceğini ifade eden Bedel, sazlara yapımcıların isimlerini vererek yaşatmak istiyor. "Nesilden nesile, kuşaktan kuşağa kültürümüzü taşıyoruz" Babası sayesinde müzik aletlerini yapımına başladığını belirten Mehmet Bedel, "Babam müzik aletleri yapıyordu. Tabii ki ondan bizde de bu istek oluştu. Küçük yaşlarda babamı dinleyerek bizde de heves başladı. Daha sonrasında ben yapmaya başladım. Ortaokul ve lisede de yaparak ve aynı zamanda çalarak bu işi daha sonrasında işim haline getirdim. Talepler artıkça da biz de yoğun çalışma başladı. Sipsi başta olmak üzere çoban kavalı ağırlıkla o şekilde devam etti. Sonrasında da yapıp Türkiye’nin dört bir yanına göndermeye başladık. 40 yıldır da atölye ortamında müzik aletleri yapmaya devam ediyorum. Ben babamdan öğrendiğim gibi 2 çocuğum da başladı. 2 oğlum da hem yapıyor hem de çalıyor. Nesilden nesile, kuşaktan kuşağa bu kültürümüzü taşıyoruz" dedi. "Sazların kimisini eskiciden, hurdacıdan topladım" Koleksiyona başlama hikayesinin 30 yıl öncesine dayandığını söyleyen Bedel, "Koleksiyona babamın yaptığı bağlama ile başladım. Ondan sonra eski kişilerin bu sazları tabii ki çalan kişilerin vefat etmesi üzerine ben de bunları elde etmeye başladım. Bunların kıymetini bilmiyorlar. Kimisini eskiciden, hurdacıdan topaldım. Bu şekilde toplamaya başladım ve bir koleksiyon oldu. Sadece burada olanlar değil, başka yerlerde de sazlarım var. Bunları önümüzdeki günlerde düzenli bir şekilde sergilemek istiyorum. Bunları koleksiyon olarak bir yerde sergilemek istiyorum" şeklinde konuştu. "Çöpe atılacak olan sazları toplayıp yapımcıların isimleriyle yaşatmak istiyorum" Koleksiyonunda her türlü müzik aletinin olduğunu belirten Bedel, "Koleksiyonumda nefesli sazların her türlüsü var. Artık bu durum bizim Teke yöresini de aştı. Ulusal boyda sazlar vardı. Yurt dışından koleksiyonuma sazlar da geldi. Benim asıl amacım yerli ve Teke yöresinde kullanılan sazlar. Çeşit olarak da nefesli, yaylı, vurmalı, telli gibi her türlü saz var. Ben de bu sazları bu şekilde topluyorum. Yaşlı bir sanatçımızın sazı vardı, yakınları çöpe atmış. Ben çöpe atılacak olan sazları toplayıp yapımcıların isimleri ile yaşatmak istiyorum" diye konuştu.
05 Ekim 2025 Pazar - 09:41
Nizami Gencevi’nin eşsiz başyapıtı "Hamse"si Türkiye Türkçesinde
Büyük bilge, sufi şair, düşünür Nizami Gencevi’nin "Hamse"sinin "Sırlar Hazinesi" ve "İskendername" adlı eserlerinin Türkçe çevirileri Türkiye’de, Erzurum’da Türkçeye çevrildi. Bu başyapıtların tanıtım töreni, Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen XI. Uluslararası Kitap Fuarı kapsamında Bakü Fuar Merkezi’nin "Üzeyir Hacıbeyli Tanıtım Alanı’nda gerçekleştirildi. "Hamse"nin Türkçeye çevrilmesi ve yayımlanması, Azerbaycan Türkiye Büyükelçiliği bünyesindeki Azerbaycan Kültür Merkezi projesi kapsamında gerçekleştirildi. Azerbaycan Kültür Merkezi Müdürü Samir Abbasov, Azerbaycanlı dâhi şair Gencevi’nin zengin mirası, dünya edebiyatı üzerindeki etkisi, Azerbaycan ve Türk dünyasına katkıları hakkında açıklamalarda bulundu. Atatürk Merkezi Müdürü Akademisyen Nizami Caferov ve Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Profesör Mahira Nağigizi Hüseynova, Nizami Gencevi’nin zengin yaratıcılığı, "Hamse"si ve edebiyata katkıları hakkında konuştular ve şairin mirasını tanıtmak için Türkiye’de yürütülen projeleri takdir ettiler. Nizami Gencevi’nin eserlerini Türkçeye çeviren Erzurum Atatürk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Nimet Yıldırım, projenin hayata geçirilmesi ve şairin eserleri hakkında bilgi verdi. Nizami Gencevi’nin eserlerinin zengin bir dil ve Engin anlam örgüsüne sahip olduğunu belirterek şairin yüksek felsefi görüşlerinin edebiyatımızda yeni bir rönesansın temellerini oluşturduğunu, eserlerinin Türkiye’de sevilerek okunduğu hikmetli dizelerinin atasözleri ve özlü sözler olarak ölümsüzleştiğini kaydetti. Etkinlikte, Nizami Gencevi’nin eserlerinin günümüzde de güncelliğini koruduğu ve bunların çeşitli dillere çevrilerek dünya çapındaki okuyuculara ulaştırılmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
05 Ekim 2025 Pazar - 09:28
Yüzyılların çeliği Damascus Malatya’da ziyaretçileriyle buluşuyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan Yaşayan Miras Damascus Çeliği Sergisi ziyaretçilerle buluştu. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4-12 Ekim tarihleri arasında gezilebilecek olan sergide, Damascus (Şam) çeliğinden yapılan kılıç, hançer ve çeşitli eserler sergileniyor. Yüzeyindeki dalga desenleri ve dayanıklılığıyla tanınan bu özel çelik, tarih boyunca efsanelere konu olmuş bir mirası günümüze taşıyor. Damascus çeliğini yaşatan önemli merkezlerden biri olan Malatya’da, usta Yusuf Bayyiğit’in eserleri dikkat çekiyor. Bayyiğit, çeliği dövme, bükme ve katlama teknikleriyle şekillendirerek eşsiz desenlere sahip kılıç ve hançerler üretiyor. Tarihte özellikle Haçlı Seferleri döneminde Avrupa’da ün kazanan Damascus çeliği, 19. yüzyıldan itibaren kaybolmaya yüz tutsa da günümüzde yeniden hayat buluyor. Damascus çeliğinin en belirgin farkı, yüksek sertliğe rağmen kırılmadan esneklik sağlaması. Yüzeyinde beliren sulanmış desenler ve ustaların farklı üretim teknikleri sayesinde her ürün tek ve eşsiz bir karaktere sahip oluyor. Türk burgusu tekniğiyle üretilen örnekler ise hem dayanıklılığı hem de estetik görünümüyle öne çıkıyor. Günümüzde yeniden canlandırılıyor Geçmişte hammadde ve ulaşım zorlukları nedeniyle üretimi azalan Damascus çeliği, günümüzde yeniden canlandırılıyor. Uluslararası alanda William F. Moran, J. D. Verhoeven, A. H. Pendray, Pavel Petrovich Anosov gibi ustalar öne çıkarken, Türkiye’de ise Yusuf Bayyiğit son 20 yıldır bu geleneği sürdürerek özgün tasarımlarla günümüze taşıyor.
05 Ekim 2025 Pazar - 09:12
Çeşit çeşit Erzurum yöresel ürünü Konya’da
Konya’da üçüncüsü düzenlenen ‘Erzurum Günleri’nde yöresel lezzetler vatandaşlara tek tek tanıtılıyor. Mevlana Kültür Merkezi otoparkına kurulan festival alanında meşhur cağ kebabı başta olmak üzere Erzurum mutfağının sevilen lezzetleri, yöresel ürünler ve tatlılar ziyaretçilere sunuluyor. Erzurum’un kültürünü ve damak zevkini tanıtmayı amaçladıklarını anlatan Erzurumlular Dayanışma Derneği Başkanı Muammer Yazıcı, "Bu organizasyonlardaki amacımız Erzurum kültürünü yeni gelen gençliğimize tanıtmak ve Erzurum kültürünün yaşamasını sağlamak. Ayrıca Konyalılara da Erzurum kültürünü tanıtıp Erzurumluları sevdirmek. Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık ilişkilerinin, bağlarının kuvvetlenmesini sağlamak. Bundan dolayı böyle bir çalışmamız var. Konya’da bu üçüncüsü oluyor. Geçen yıl da yapmıştık, mayıs ayında ikincisini yaptık, üçüncüsü de bu program. 2-12 arasında 10 gün sürecek şekilde Erzurum yöresel ürünler ve kültürel açıdan tanıtımını yapıyoruz. Burada Erzurum yiyecekleri, Erzurum Oltu Taşı, Cağ Kebap’tan başlayan en önemli yiyeceğimiz olan kadayıf dolması, dünyaca meşhur İspir fasulyesi, tatlı pestil, ekşi pestil, bal, yağ, küflü peynir, peynir çeşitleri, yayık yağı, yayık ayranı gibi ürünlerimizi buraya getirdiler Erzurum’dan arkadaşlarımız sağ olsun. Onları burada Konyalılara tattırmaya çalışıyoruz" dedi. Festivalde bulunan esnaf Konya’da bulunan tüm vatandaşları lezzetleri tatmaları için alana davet ederek yoğun ilgileri için vatandaşlara teşekkür etti. Lezzetleri tatmaya gelen vatandaşlar ise, farklı lezzetlerden memnun olduklarını söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder