KÜLTÜR SANAT - 03 Mayıs 2026 Pazar 12:10

Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak

A
A
A
Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak

Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek.


Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti.



Kilisenin bir bölümü ziyarete açık


Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı.


Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.



Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya İlkokul çağındayken çırak olarak başladı, yarım asrı aşkın süredir bisiklet tamir ediyor Sakarya’da yarım asrı aşkın süredir bozulan bisikletleri hayata döndüren emektar tamirci İhsan Vatan, zamana direniyor. Eski bisikletlere ilginin azaldığını ve sadece tamiratla geçinmenin artık mümkün olmadığını vurgulayan 64 yıllık usta, mesleğin geleceği için teknolojiye ayak uydurmanın şart olduğuna dikkati çekti. Mesleğe 1962 yılında amcasının yanında adım atan İhsan Vatan (64), yılların getirdiği birikimle arızalı ve eskiyen bisikletleri onararak yeniden kullanıma sunuyor. Ancak değişen tüketim alışkanlıkları ve yeni neslin talepleri, yarım asrı aşan ustanın mesleğinin dinamiklerini de değiştirdi. "Sadece tamirle ev geçindirmek çok zor" Ailelerin onarımdan ziyade yeni bisiklet almaya yöneldiğini ifade eden Vatan, sadece eski usul tamiratla ayakta kalmanın artık mümkün olmadığını söyledi. Bugün yeni bir bisikletin 15-20 bin lira civarında satıldığını aktaran Vatan, "Eski bisikletlere bakan yok. Herkes yeni bisiklet alma eğiliminde. Çocuklar da ailelerine daima yeni bisiklet aldırmaya çalışıyor. Bu zamanda yine para kazanılır ancak yeni bisiklet satarsanız, acentelik yaparsanız veya motosiklet ile elektrikli bisiklet tamiri de yaparsanız ayakta kalırsınız. Elektrikli bisikletler şu anda çok revaçta. Sadece tek bir işle, onarımla ev geçindirmek çok zor" dedi. "Sektöre girecek gençler yeniliklere açık olmalı" Mesleği sürdürmek isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan usta tamirci, çağa ve teknolojinin getirdiği yeniliklere ayak uydurmanın önemine dikkati çekti. Vatan, dükkan açacak gençlerin meraklı ve gelişime açık olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Kendilerini geliştirmeliler. Sadece tamir değil, yeni bisikletler satacak, şarjlı ve elektrikli bisikletlerden de anlayacaklar. Her ikisini de bir arada yürütmek zorundalar. Ayrıca malzemeye ağırlık verecekler. Dükkanda her türlü yedek parçayı, lastiği, donanımı bulundurmak zorundalar ki müşteri geldiğinde mağdur olmasın, anında çözüm bulabilsin."
Bartın BARÜ ile Fırat Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı Bartın Üniversitesi (BARÜ) ile Fırat Üniversitesi arasında üniversite-sanayi iş birliğini ve ortak çalışmaları güçlendirmek amacıyla iş birliği protokolü yapıldı. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) bilimsel araştırma ve akademik iş birliklerini güçlendirmeye yönelik adımlar atılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda son olarak BARÜ ile Fırat Üniversitesi arasında ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi ve nitelikli akademik çıktılar üretilmesi hedefiyle iş birliği protokolü yapıldı. Araştırma-geliştirme projelerinde üretkenliği artırmayı amaçlayan "Bilimsel Araştırma Projeleri İş Birliği Protokolü", BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş tarafından imzalandı. Protokol kapsamında üniversite-sanayi iş birliği başta olmak üzere farklı alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek. İki üniversitenin ortak araştırma projeleri geliştirmesine yönelik belirli sayıda proje desteklenecek. Proje süreçleri, BARÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü ile Fırat Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından yürütülecek. Protokolün bilimsel üretkenliği artırma ve ortak araştırma kültürünü geliştirme hedeflerine önemli katkılar sunacağını belirten Rektör Akkaya, yakın ilgileri dolayısıyla Rektör Göktaş’a teşekkürlerini ifade etti.
Bartın BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş 11 yaşındaki Almina’nın son yolculuğunda annenin ağıtları yürek yaktı Kahramanmaraş’ta okula düzenlenen saldırıda ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu, düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna gözyaşları arasında uğurlandı. Almina’nın annesinin cenaze töreninde "Çok güzel anne kız olmuştuk. Cennette seninle yine kavuşacağız aşkım" diye ağıt yakması yürekleri dağladı. Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci hayatını kaybetmiş, 17 öğrenci de yaralanmıştı. Olayda saldırgan da ölmüştü. Saldırıda kafasının arkasına iki kurşun isabet ederek ağır yaralanan Almina Ağaoğlu tedavi gördüğü hastanede bu sabah vefat etti. Almina’nın cenazesi Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi morgunda ailesine teslim edildikten sonra cenaze törenine geçildi. Abdülhamit Han Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Tören sırasında anne Gülten Ağaoğlu’nun kızının tabutuna sarılıp, "Ne mutlu ki Allah’ım sen bu kızı bana nasip ettin. Kuzum Türk bayrağımızı çok severdi. Çok güçlü durdun annem, Peygamber Efendimize komşu oldun. Canım kızım sen cennet kuşu mu oldun? Sen çok seviyorum. Çok güzel anne-kız olmuştuk. Cennette seninle yine kavuşacağız aşkım. Anne gitme dedim. Sen de, ’anne bir şey olmaz’ dedin. Ama kızgın değilim. Hakkım sana sonuna kadar helal olsun" diye ağıt yakması yürekleri yaktı. Törende Almina’nın ağabeyi ve babası Ahmet Miraç Ağaoğlu’nun da tabuta son bir kez dokunup onu gözyaşları içinde uğurladıkları görüldü. Ayrıca, Almina’nın sınıf arkadaşları da törene katıldı. Sıra arkadaşı Zeynep Davarcı, Almina’nın tatubuna dokunarak helallik istedi. Arkadaşlarının tören sırasında gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü. Saldırıda hayatını kaybeden ve Osmaniye’de toprağa verilen Adnan Göktürk Yeşil’in annesi Sonay Yeşil de cenazeye katıldı. Anne Yeşil, cenaze sırasında acılı anneyi teskin etmeye çalıştı. Tabuta dokunan anne Yeşil, "Selam söyle oğluma" diye gözyaşlarını tutamadı. Törene Almina’nın yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazını Kahramanmaraş İl Müftüsü Hasan Hüseyin Güler kıldırdı. Namaz kılındıktan sonra Almina son yolculuğuna uğurlandı. Almina’nın cenazesi Kapıçam Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
Ankara Kuveyt Dışişleri Bakanı Al-Sabah Türkiye’ye geliyor Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı ile yapacağı görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri düzeye taşınmasını teminen mevcut iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile 4 Mayıs’ta Ankara’da bir araya gelecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde, Türkiye-Kuveyt ilişkilerinin geliştirilmesi, savunma ve bağlantısallık alanlarında iş birliği, Gazze başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ve ABD-İran hattındaki süreç ele alınacak. Görüşmelerde ayrıca, bölgedeki güncel gelişmeler çerçevesinde askeri, savunma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin önemi vurgulanacak, artan bölgesel ve küresel sınamalar karşısında birlikte hareket edilmesinin gerekliliğine dikkat çekilecek. Bakan Fidan’ın temaslarında, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu sonuçlanmasının önemine işaret etmesi, Türkiye’nin taraflarla temas halinde olarak sürece yapıcı katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, Körfez’de İran’ın saldırılarından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Kuveyt’in sağduyulu tutumunun çatışmaların yayılmasını engellediğini vurgulaması ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Fidan ve Al-Sabah görüşmelerde, İsrail’in bölgedeki çatışmaları yaymaya yönelik politikaları, Gazze’de ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki gelişmelerin de ele alınması beklenirken, iki devletli çözüm perspektifinin korunmasının gerekliliği vurgulanacak. Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve insani şartların iyileştirilmesi konularının da gündeme gelmesi, bu kapsamda iki ülkenin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Barış Kurulu’nun çalışmalarının istişare edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, uluslararası toplumun İsrail’in Lübnan’daki faaliyetlerinin bölgesel istikrarsızlığı artırmasına izin vermemesi gerektiğinin de görüşmelerde dile getirileceğini aktardı. İkili ilişkilerde hedef 5 milyar dolar Türkiye ile Kuveyt’in bölgesel ve uluslararası konularda yakın eş güdümünü sürdürdüğünü belirten kaynaklar, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 sonu itibarıyla 1 milyar doların üzerinde olduğunu bildirdi. Kaynaklar, ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini, Türkiye-Körfez İşbirliği Serbest Ticaret Anlaşması’nın sonuçlandırılmasıyla birlikte ikili ticaret ve yatırımlarda artış beklendiğini kaydetti.